Kocaeli’nin Unutulmaya Yüz Tutmuş Yerel Kelimeleri ve Anlamları!

4 Dakika Okuma
Kocaeli’nin Unutulmaya Yüz Tutmuş Yerel Kelimeleri ve Anlamları!

Kocaeli, her ne kadar günümüzde dev bir sanayi kenti olsa da köklerinde derin bir Manav kültürü ve bu kültüre ait oldukça özgün bir ağız yapısı taşır. Özellikle Kandıra, İzmit ve Kartepe’nin eski köylerinde hala duyabileceğiniz bu kelimeler, bölgenin tarihsel dokusunu yansıtır. İşte Kocaeli şivesi ve yöresel kelimeler.

Kocaeli Şivesi

Kocaeli şivesi denildiğinde akla ilk gelen, bölgenin asıl yerlisi olan ve yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Manavların kendine has konuşma tarzıdır. Aslında Kocaeli şivesi, sanayileşmenin getirdiği yoğun göçle birlikte şehir merkezinde yerini “İstanbul Türkçesine” bırakmış olsa da İzmit, Kandıra, Kartepe ve Gölcük’ün eski köylerinde tüm doğallığıyla yaşamaya devam eder.

Bu ağız yapısının en karakteristik özelliği, kelime sonlarındaki “r” harflerinin yutulması ve fiil çekimlerindeki kısalmalardır. Örneğin; “gidiyorum” yerine “gidiyom”, “bakıyor” yerine “bakıyo” denmesi gibi. Ancak Kocaeli şivesini asıl özel kılan, Kuzeybatı Anadolu ağız grubuna dahil olması ve arkaik Türkçe öğelerini barındırmasıdır.

Konuşurken cümlelerin sonu genellikle hafif bir yükselme ve vurguyla biter. Bu da dışarıdan gelen biri için merak uyandırıcı ve melodik bir tını yaratır. Özellikle koz (ceviz), yalabık (parlak) veya zebil (israf) gibi yerel kelimelerle harmanlanan bu şive, Kocaeli’nin gri sanayi kimliğinin altında yatan samimi, köylü ve kadim Anadolu ruhunun bir yansımasıdır. Bugün bu şiveyi duymak, sadece bir dil farklılığına değil, Kocaeli’nin unutulmaya yüz tutmuş kültürel hafızasına tanıklık etmek anlamına gelir.

Kocaeli Yöresel Kelimeler

Kocaeli’nin tozlu raflarında kalmış, duyunca yüzünüzde bir tebessüm oluşturacak o yerel kelimeler aşağıdaki gibidir.

Kocaeli Yerel Sözlüğü: Manav Ağzı

Bu tablo, bölgede en çok kullanılan ancak yeni nesil tarafından yavaş yavaş unutulan kelimeleri içermektedir.

Yerel KelimeStandart Türkçe AnlamıKullanım Alanı / Not
YalabıkParlak, ışıl ışıl“Güneş vurunca deniz yalabık ediyor.”
KertilKöşe, kenar, uçÖzellikle bir nesnenin sivri köşesi için kullanılır.
GüdülKüçük, yuvarlak ekmekTandırda pişirilen küçük ekmeklere denir.
GöynekGömlek / İç çamaşırıEskilerin “atlet” yerine kullandığı terimdir.
PeşkirHavluİşlemeli el havluları için söylenir.
KozCevizKocaeli köylerinde cevize direkt “koz” denir.
DarıMısırBölgede mısır ekimine “darı ekme” denir.
PeyBalkon veya duvar kenarıEvin önündeki yüksekçe oturma yeri.
AbaAblaKadınlar arasında saygı ifadesi olarak da kullanılır.

 

Kandıra Şivesi Kelimeler

Kandıra halk ağzındaki yerel kelimeleri ve anlamları şu şekilde:

  • Pala / Palak / Palamak: Eskimiş, döküntü haline gelmiş giysi, örtü veya kilimler için kullanılan bir sıfattır. Bu kumaşların ince şeritler halinde kesilip dokunmasıyla “pala kilimi” üretilir.
  • Pali / Palibaş: Çocukların bakımsız, taranmadığı için perişan görünen saçlarını ifade eden bir uyarı ve kınama sözüdür.
  • Poçuklu: Giyimine özen göstermeyen, kıyafetinden ip veya cep gibi parçalar sarkan pasaklı kişileri tarif eder. Şefkat içeren kinayeli bir ifadedir.
  • Püsküt: Bisküvi sözcüğünün yöresel telaffuzudur. Eskiden babaların şehirden getirdiği, iki bisküvi arasına lokum konularak yenen popüler köy atıştırmalığını temsil eder.
  • Sampal: Sağa sola sallanarak yürüyen pejmürde kişilere denir. “Sampıl sumpul yürümek” eylemiyle bağlantılı bir nitelemedir.
  • Samıt: Konuşması gereken yerde susan, sessiz ve tepkisiz kalan kişileri ifade eden bir kınama sözüdür.
  • Sergen: Raf anlamının dışında, dışarı taşacak kadar gereğinden fazla uzamış saçlar için kullanılan bir benzetmedir.
  • Siifatlamak: Gelen misafiri selametlemek (uğurlamak) veya bebek/hasta gibi kişilerin giyinme ve soyunma ihtiyaçlarına yardım etmek demektir.
  • Sivtaa: “Önce” veya “evvelce” anlamında kullanılan, “siftah” kelimesinden türemiş bir zarftır.
  • Sivtinmek: Kimseye fark ettirmeden sessizce sıvışmak veya kaçmak anlamında kullanılır.
  • Soğuklamak: Üşütüp hasta olmayı ifade eder ve yerel ağızda “suğuklamak” olarak telaffuz edilir.
  • Susa: Fransızca “şose” kelimesinden türemiş olup, köydeki patika yolların bağlandığı “ana yol” anlamına gelir.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.