Bir zamanlar Batman Çayı kıyısındaki İkiztepe-Gırbereşk köyü; toprağından bereketli ürünler ve sıcacık insanların yetiştiği ve Batman’a çok şey katan yakın köylerimizden biriydi. O dönemler yeşilin her tonuyla ferahladığımız, kavurucu sıcaklarda yüzerek serinlediğimiz, Batman’ın ruhu olan Elmedina’nın varisi olan o şirin köy petrol şehrinin örnek bölgesiydi…
Bu köydeki liseli arkadaşım iş insanı Metin Güneş’ti. Lisede aynı sırayı paylaşmıştık. TPAO’nun Batman Çayı kıyısında tesislerine su sağlayan Gürbaraj su deposunun olduğu alan ise piknik yapılan sayılı yerlerdendi. Hafta sonu hayallerimiz Site’nin yanı sıra okulların da bahar mevsiminde Gürbaraj’da düzenledikleri piknik günleri bize ayrı bir heyecan veriyordu..
O KÖY YOK ŞİMDİ
Geçen hafta sonu Petrolspor’un şampiyonluk maçının finali vardı.
Final maçına davet edilen isimler arasında Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, iş insanı Muzaffer Nasıroğlu, Metin Güneş, sanatçı Ahmet Güneştekin, Tunceli Valisi Şefik Aygöl ve daha isimlerini saymadığımız gurbetteki Batmanlı bürokrat ve konuklar stadyumdaki yerlerini almışlardı.
9 Yıl aradan sonra günübirlik Batman’a gelen iş insanı arkadaşım Metin Güneş ile Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun kayınbabasının taziyesinde buluştuk.
Zaman çok dardı.
Metin Güneş, kulağıma fısıldadı; İkiztepe-Gırbereşk’teki babası ile annesinin kabristanına gideceğini söyledi.
Esentepe’de Necat Nasıroğlu Külliyesi’nin temeli 9 yıl önce atıldığında gelmişti Batman’a Güneş.
Arkadaşım, dostum, iş insanı Güneş ile ‘Komando Caddesi’ olarak bilinen güzergahtan Batman Lisesine yol alırken, bin bir sıkıntı bizi beklerdi.
Servis araçlarının olmadığı o dönemlerde Komando Caddesi’nde zaman zaman faytonların arkasına asılır, fayton okul yakınlarında yavaşlayınca ustalıkla yere zıplardık.
Bazen de Batman Çayı’ndan kum getiren traktörlerin römorklarına tabii.
Hayalimiz kararlıca okumaktı…
NEREDE O DOĞAL ÜRÜNLER
Güneş ailesi, o zamanlar Maraş ve Adana’dan gelen çiftçilerden sonra, Batman Ovası’na en modern tarımı getiren aileydi.
İkiztepe-Gırbereşk çevresindeki verimli arazilerde en lezzetli doğal ürünler yetişirdi.
Yarı kerpiç, yarı beton yapılar şimdiki villa evlerden çok daha güzeldi.
Neden derseniz…
O dönemler hemen herkesin keyifle oturduğu, derin ve sıcak sohbetler vardı. Eski yapıların çevresinde yetişen doğal ürünlerin de tadına doyum olmazdı.
Betona boğulmamış doğayla iç içe alanlar; yaşlılar için huzurlu bir ortam vardı.
Batman Çayı’nın kıyısı çiçeklerle, ağaçlarla iç içeydi.
Her kuş türünün bulunduğu Batman Çayı kıyısı insana derin bir soluk almasını sağlardı….
O KÖY ARTIK MAHALLE OLDU
İkiztepe-Gırbereşk’te değişmeyen eski okul ve dar sokaklar kalmış….
Elmedina’nın devamı İkiztepe’de ne yazık ki tarım artık yerini hızla beton yapılara bırakmış.
Metin Güneş’in babası merhum Abdulakdir’e İsa’nın yarım asır önce farklı ürünler ektiği o verimli toprakların yerini çoktan beton yapılar almış.
Bir de o bölgede değişmeyen tek şey ince uzun bir yol olan ‘Komando Caddesi’ olarak bilinen güzergah kalmış.
Dönemimizde o güzergah tek şeritti ama bize otoban genişliği gibi gelirdi.
Şimdi ise duble yola dönüşmüş.
Sebze ve Meyve Hali’nin karşısı Hilal Mahallesi adını almış.
Yine eski Gırbereşk köy sınırları içinde olan o verimli arsaları ikiye ayıran 40 metre genişliğindeki yol da yeni çevre yolu kapsamında Batman’ın şimdilerde mahallesi olan İkiztepe-Gırbereşk’e hayat verecek.
İKİZTEPE YAŞANABİLİRDİ…
O zamanlar İkiztepe daha yaşanılır bir yerleşim birimiydi.
Toplu taşımanın olmadığı, araç sayısının ise sınırlı olduğu o dönemler, yayaların ve bisikletlilerin öncelikli olduğu bir İkiztepe vardı.
Batman Çayı kıyısında oturanlar, kent merkezine 10 kilometrelik yolu kat ederken, hiç de şikayetçi değillerdi.
Uzun süredir köyünden uzak yaşayan Metin Güneş, birkaç saatliğine olsa da geçmişi yaşadı.
İlkokulu okuduğu köydeki eski eğitim yuvasını hayıflanarak seyretti.
Güneş, köyde 75 yaşındaki yaşlı anne Latife Akın’ın elini öpmeye çalıştı.
Ama o anne izin vermedi…
Latife Akın onu tanımıyordu ama gençken köyden ayrılan Metin’in birçok kesime yardım ettiğini de söylüyordu ona.
O karşısındakinin Metin olduğunun da farkında değildi.
Latife Akın, annesinden babasından söz etti.
Güneşli bir günde bir saatliğine de olsa İkiztepe’de çocukluğunu ve gençliğini hatırlayan Metin Güneş stada doğru giderken, bir sokağa yöneldi.
Halkta tatlı yapan bir tezgahın önünde durup, çevresindekilere anlatıp durdu Metin;
“Çocukluğumuzda bu halka tatlı ile karnımız doyardı. Tandır ekmeği üzerine salça bizi tok tutardı. Dünyanın en güzel tatlılarından biri de bu halka tatlıdır.”
Tezgahta tatlı atıştıran Metin Güneş’in toprağına veda edeceği saatler yaklaşmıştı.
Petrolspor’un şampiyonluğunun final maçının oynandığı çevre yolundaki şehir stadyumunun ambiyansına hayran kalmıştı Metin.
Ayrılırken de şampiyon olan şehrinin takımına verdiği başarı mesajı da dikkat çekiciydi Metin Güneş’in;
“Birkaç saatliğine olsa da memleket havası her zaman farklıdır. Memleket havası bir başkadır.”
Gırbereşk dışında Batman ve köyleri arasında iç içe geçmiş bir köy olmadığını belirtmek zorundayız;
Batman’ın spor ve iş dünyasında Güneş ve Yanar ailesi, ticarette Akın ailesi, siyasette ise Kılıcıkan ailesi, şehrin her yerinde aktiflerdi.
O yüzden iç içe kavramını, uzağımızda olmayıp hep yanı başımızda olmalarından ötürü kullandık.
Haksız mıyız!

