28 Mart Tarihte Bugün

14 Dakika Okuma
28 Mart Tarihte Bugün

Günün Tarihi / 28 Mart

1868 | Nijni Novgorod – Maksim Gorki doğdu.
28 Mart 1868’de doğan Maksim Gorki, Rus edebiyatının yoksulluğu, emeği ve alt sınıfların hayatını merkeze taşıyan en etkili yazarlardan biriydi. Çocukluğu ağır yoksulluk içinde geçti. Bu hayat tecrübesi daha sonra hem öykülerine hem romanlarına doğrudan yansıdı. Ana, Benim Üniversitelerim, Çocukluğum gibi eserleriyle yalnız edebiyatta değil, 20. yüzyıl siyaset dünyası üzerinde de büyük etki bıraktı. Sosyalist gerçekçiliğin öncü figürlerinden biri sayılmasının nedeni de burada yatıyor.

1919 | Paris – Fırıncılara gece çalışmayı sınırlayan yasa, bagetin yaygınlaşmasının önünü açtı.
28 Mart 1919’da Fransa’da ekmek üretimini düzenleyen bir iş yasası kabul edildi ve fırıncıların gece 10 ile sabah 4 arasında çalışması sınırlandı. İlk bakışta bu yalnız çalışma saatleriyle ilgili bir düzenleme gibi görünüyordu. Oysa sonuçları mutfak tarihine kadar uzandı. Çünkü o güne kadar Fransa’da en yaygın ekmek tipi, hazırlanması ve soğuması uzun süren büyük, yuvarlak ve ağır somunlardı. Gece çalışması kısıtlanınca fırıncılar, daha kısa sürede hazırlanıp pişirilebilen, çabuk soğuyan ve sabah satışa yetişebilen uzun ince ekmeklere yöneldi. Bagetin hızla yaygınlaşmasının nedenlerinden biri de buydu. Üstelik savaş sonrası dönemde buharlı fırınlar, karıştırıcılar ve ticari maya gibi yeni teknik imkânlar da bu değişimi kolaylaştırdı. Sonraki yıllarda baget, sadece pratik bir çözüm olmaktan çıktı ve Fransa’nın en tanınan günlük simgelerinden birine dönüştü. Bugün baget denince akla yalnız ekmek değil, bir ülkenin sofra kültürü, sokak görüntüsü ve gündelik hayatı geliyor. 1919’daki bu yasa da küçük görünen bir çalışma düzenlemesinin, zamanla bir ulusal simgenin yaygınlaşmasına nasıl yol açabildiğinin en ilginç örneklerinden biri haline geldi.

1920 | Gaziantep – Şahin Bey öldü.
Asıl adı Mehmet Sait olan Şahin Bey, Yemen’den Trablusgarp’a, Balkan cephesinden Sina’ya kadar savaş görmüş eski bir Osmanlı askeriydi. Bu yüzden Mondros sonrasında Antep’te yaklaşan tehlikeyi, doğrudan memleketin işgali olarak görüyordu. Mondros’tan sonra önce İngiliz, ardından 25 Ekim 1919’dan itibaren Fransız işgaline giren Antep’te Fransızların yanında Ermeni lejyonerlerin de bulunması, halkta işgal korkusunu daha da artırıyordu. Tam bu ortamda Şahin Bey, Kilis-Antep yolunu tutarak Fransız birliklerinin Antep’le bağlantısını kesmeye çalıştı. Amacı Antep’teki direniş hazırlığına mümkün olduğunca zaman kazandırmaktı. Şubat ve Mart 1920 boyunca kurduğu savunma hatlarıyla Fransızları ciddi biçimde zorladı. Öyle ki Antep’e ilerleyen kuvvetler bu hatta beklediklerinden çok daha sert bir dirençle karşılaştı. Sonunda 28 Mart’ta Elmalı Köprüsü civarında kuşatıldı ve son ana kadar çatışarak öldü. Şahin Bey’in ölümü, halk nezdinde direnişi kırmak yerine daha da güçlendiren psikolojik bir motivasyon yarattı. Nitekim onun ölümünden hemen sonra, 1 Nisan 1920’den itibaren şehir içi direniş daha örgütlü hale geldi ve Kılıç Ali, Özdemir Bey, Karayılan gibi isimlerle Antep savunması uzun ve kanlı bir kuşatma savaşına dönüştü. Popüler hafızada Şahin Bey’in bu kadar güçlü yer tutmasının sebebi biraz da budur. O, tek başına destan yazan bir efsane gibi anlatılır; tarihsel olarak bu anlatı abartılı olsa bile, direnişin sembolü haline gelmesi tesadüf değildir. Çünkü bu hikâye, sayıca ve silahça üstün bir kuvvete karşı, kaybedeceğini bile bile direnmeye çalışan bir adamın hikâyesidir. Sonraki yıllarda adının Gaziantep’in en büyük ilçesine verilmesi de boşuna değildir; Şahin Bey, düzenli ordunun henüz tam kurulmadığı Millî Mücadele safhasında halk direnişinin ve fedakârlığın en güçlü sembollerinden biri haline dönüşmüştür.

1930 | Ankara – Türkiye, yabancı ülkelerden özellikle İstanbul ve Ankara için Türkçe adlarını kullanmalarını resmen istedi.
28 Mart 1930 tarihinde Türkiye hükümeti yabancı devletlerden ve uluslararası kuruluşlardan Türkiye’deki şehirlerin Türkçe adlarını kullanmalarını resmen istedi. Bu karara göre uzun süre dış dünyada kullanılan Constantinople ve Angora gibi adların yerine İstanbul ve Ankara adları kullanılacaktı. Aynı dönemde posta idaresi de eski adlarla gönderilen mektupları kabul etmemeye ve doğru Türkçe adlarla yazılmayan adresleri dağıtmamaya başladı. Bu yalnızca Türkçe meselesi değildi. Genç Cumhuriyet savaşlardan çıkmış, yeni sınırlarını ve yeni kimliğini kurmuş bir devlet olarak kendi şehirlerini kendi diliyle adlandırma hakkını da dünyaya kabul ettirmek istiyordu.

1933 | Berlin – Hitler, Yahudilere yönelik boykot çağrısını başlattı.
28 Mart 1933, Nazi Almanyası’nda Yahudi karşıtı ekonomik baskının açık devlet politikası haline geldiği günlerden biridir. Boykot çağrısı birkaç gün sonra ülke çapında uygulamaya sokuldu. Yahudi dükkânları, doktorlar ve avukatlar hedef haline getirildi. Başta bu adım kısa süreli bir baskı hamlesi gibi görünse de sonradan gelecek dışlama, mal gaspı, vatandaşlıktan çıkarma ve imha politikasının erken bir habercisiydi.

1938 | İstanbul – Genco Erkal doğdu.
28 Mart 1938’de doğan Genco Erkal, Türk tiyatrosunun en güçlü politik ve entelektüel seslerinden biri oldu. Dostlar Tiyatrosu’yla tiyatroyu memleket meselelerini tartışan, seyirciyi sarsan bir alan haline getirdi. Nazım Hikmet, Brecht, Aziz Nesin ve çağdaş politik metinleri sahneye taşıması, onu sadece oyuncu değil, kamusal vicdan taşıyan bir tiyatro insanı yaptı. Dünya Tiyatro Günü’ne denk gelen doğum tarihi de onun hayat hikâyesiyle tuhaf biçimde örtüşür.

1939 | Madrid – Franco güçleri kenti ele geçirdi, İspanya İç Savaşı fiilen bitti.
28 Mart 1939’da Madrid’in General Franco’nun kuvvetlerinin eline geçmesiyle İspanya İç Savaşı fiilen sona erdi. Cumhuriyetçi cephe aylar süren askerî ve siyasî çözülme yüzünden artık dayanamaz hale gelmişti. Madrid’in düşüşü, Avrupa’da faşist ve otoriter rejimlerin yükseliş çağında bir büyük cumhuriyet deneyiminin yenilgisi anlamına geliyordu. Sonrasında Franco diktatörlüğü on yıllarca sürdü.

1941 | Rodmell – Virginia Woolf öldü.
28 Mart 1941’de ölen Virginia Woolf, modern edebiyatın en büyük isimlerinden biriydi. Mrs DallowayDeniz FeneriKendine Ait Bir Oda gibi eserleriyle romanın dilini, zaman algısını ve iç dünyayı anlatma biçimini değiştirdi. Onu büyük yapan şey yalnızca kullandığı bilinç akışı tekniği değildi, aynı zamanda kadınların düşünsel özgürlüğünü, yazma hakkını ve kamusal alandaki yerini büyük berraklıkla savunmasıydı.

1943 | Beverly Hills – Sergey Rahmaninov öldü.
28 Mart 1943’te ölen Sergey Rahmaninov, geç romantik dönemin en büyük bestecilerinden ve piyano virtüözlerinden biriydi. Aile kökenlerinde Tatar ya da Türk soylu bir geçmişe işaret eden rivayetler de bulunur. Onu büyük yapan şey yalnız teknik ustalığı değil, ağır duyguları, güçlü melodileri ve gösterişli piyano stilini çok etkileyici biçimde birleştirmesiydi. 2. Piyano KonçertosuPaganini’nin Bir Teması Üzerine RapsodiVokaliz ve prelüdleri bugün de klasik müzik repertuvarının en sevilen eserleri arasında yer alır. 1917 Devrimi’nden sonra ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Avrupa ve Amerika’da daha çok piyanist olarak yaşadı, bu yüzden besteciliği bir dönem arka planda kaldı. Buna rağmen adı, 19. yüzyılın büyük romantik müzik damarını 20. yüzyıla taşıyan son dev isim olarak anılır.

1947 | Cenevre – Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
28 Mart 1947’de kurulan BM Avrupa Ekonomik Komisyonu, savaş sonrası Avrupa’nın yeniden ayağa kaldırılması için oluşturulan ilk uluslararası ekonomik koordinasyon yapılarından biriydi. Amaç yalnız ticaret değil; altyapı, ulaşım ve ekonomik işbirliği alanlarında kıtayı yeniden işler hale getirmekti. Sonraki Avrupa bütünleşmesinin doğrudan öncülü olmasa da savaş sonrası ortak kurum kültürünün önemli halkalarından biri oldu.

1950 | Ankara – Türkiye, İsrail’i resmen tanıdı.
28 Mart 1950’de Türkiye, İsrail’i resmen tanıdı. Bu karar Türkiye’yi, Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında İsrail’i erken tanıyan devletlerden biri yaptı. Bu adımla Türkiye, Batı blokuna yaklaşırken Orta Doğu’daki yeni güç dengelerinde de kendine yer açmaya çalışıyordu. Sonraki on yıllarda Türkiye-İsrail ilişkileri birçok kez gerildi ve yeniden kuruldu ama başlangıç noktası olarak 1950 kararı hep önemini korudu.

1961 | Ankara – Anayasa’nın halkoyuna sunulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
28 Mart 1961’de kabul edilen düzenleme, 1961 Anayasası’nın referanduma götürülmesinin yolunu açtı. 27 Mayıs darbesinden sonra hazırlanan yeni anayasa, Türkiye’nin siyasal rejimini yeniden kurma girişimiydi. Halkoyuna sunulması da askerî müdahale sonrası meşruiyet arayışının parçasıydı. Sonraki referandum ve anayasa düzeni, Türkiye siyasetini uzun yıllar etkiledi.

1965 | Montgomery – Martin Luther King öncülüğünde on binler yürüdü.
28 Mart 1965’te Alabama’da Martin Luther King Jr.’ın öncülüğünde yaklaşık 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü. Selma’dan Montgomery’ye yürüyüşün doruk noktası olan bu gün, siyah Amerikalıların oy hakkı mücadelesinde büyük bir etki yarattı. Devlet şiddeti, ırkçılık ve sistematik dışlamaya rağmen sürdürülen bu yürüyüş, birkaç ay sonra Oy Hakkı Yasası’nın çıkmasına giden yolu güçlendirdi.

1966 | Ankara – Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçildi.
28 Mart 1966’da Cemal Gürsel’in görev süresinin sona ermesiyle Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi. Sunay’ın seçilmesi, 27 Mayıs sonrası kurulan siyasî-askerî dengenin devamı niteliğindeydi. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamının o yıllarda yalnız sembolik değil, rejim istikrarı ve asker-siyaset ilişkileri açısından da kritik olduğunu gösteren tarihlerden biridir.

1970 | Gediz – Deprem ilçeyi yerle bir etti, binden fazla kişi öldü.
28 Mart 1970’te Kütahya’nın Gediz ilçesinde meydana gelen deprem, Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri oldu. Şiddetli sarsıntı yalnız Gediz merkezini değil, çevredeki çok sayıda köyü de ağır biçimde vurdu. Resmî kayıtlara göre 1.086 kişi hayatını kaybetti, binlerce ev yıkıldı ya da oturulamaz hale geldi, on binlerce insan açıkta kaldı. O gün yaşanan yıkımın en çarpıcı tarafı, kırsal yerleşimlerdeki yapıların depreme karşı ne kadar dayanıksız olduğunun açıkça ortaya çıkmasıydı. Kerpiç ve yığma evlerin büyük bölümü çöktü, yollar ve altyapı zarar gördü, barınma ve yardım sorunu çok kısa sürede büyüdü. Depremin ardından Gediz’in yeniden nasıl kurulacağı da büyük tartışma konusu oldu. Yeni konut alanları, yeni yapı anlayışı ve afet sonrası iskân politikaları açısından Gediz uzun süre örnek gösterilen yerlerden biri haline geldi.

1980 | Develi – Ayvazhacı’da gece meydana gelen heyelan onlarca kişinin ölümüne yol açtı.
1980 yılının Mart ayının son günlerinde Kayseri’nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, günlerdir süren yağışlar ve eriyen karların zemini gevşetmesiyle büyük bir heyelan meydana geldi. Gece saatlerinde Evliya Dağı yamacından kopan büyük toprak kütlesi köyün bir bölümünü önüne kattı, çok sayıda evi yıktı ve aileleri uykusunda yakaladı. Heyelan yalnız evleri değil, hayvanları, tarım düzenini ve köyün günlük hayatını da altüst etti. Sonrasında afetzedeler için yeni konutlar yapıldı ve bölge zamanla ağaçlandırma çalışmalarıyla yeniden düzenlenmeye çalışıldı.

2004 | Türkiye – Yerel seçimlerde AK Parti açık ara birinci çıktı.
28 Mart 2004 yerel seçimleri, Türkiye’de 2000’lerin siyasî dengesini yerelde de kesinleştiren sonuçlar verdi. AK Parti yüzde 41,67 oyla birinci oldu; CHP ikinci, MHP üçüncü sırada kaldı. Bu tablo, 2002 genel seçiminin geçici bir dalga olmadığını, iktidar partisinin yerel yönetimlerde de güçlü toplumsal taban kurduğunu gösterdi. Sonraki belediyecilik ve merkez-yerel siyaset dengesi açısından bu seçimler çok önemlidir.

2004 | Cenevre – Peter Ustinov öldü.
28 Mart 2004’te ölen Peter Ustinov, oyuncu, yönetmen, yazar ve anlatıcı kimlikleriyle tanınan çok yönlü bir sanatçıydı. İki kez Oscar kazanan Ustinov, Türkiye’de de Türk edebiyatı ve İstanbul’la kurduğu bağ üzerinden yakından tanınıyordu. Yaşar Kemal’in romanından uyarlanan İnce Memed filmini hem yönetti hem senaryo çalışmalarında yer aldı hem de filmdeki Abdi Ağa rolünü canlandırdı. Yapımın Türkiye’de çekilmesi planlanmış, ancak dönemin şartları nedeniyle çekimler Yugoslavya’da yapılmıştıı. Ustinov’un Türkiye ile ilişkisini güçlendiren bir başka önemli çalışma da Topkapı filmi oldu. İstanbul’da çekilen bu yapımda rol alan Ustinov, performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı. Böylece Peter Ustinov, hem Yaşar Kemal’in dünyasını sinemaya taşıdı hem de İstanbul’un uluslararası sinemanın önemli mekânlarından biri olarak tanınmasını sağladı.

2006 | Diyarbakır – Cenaze töreni sonrası başlayan olaylarda 14 kişi öldü.
28 Mart 2006’da Diyarbakır’da, PKK ile bağlantılı HPG mensuplarının cenazeleri sırasında başlayan gerginlik kısa sürede sokak olaylarına dönüştü. Gösteriler yalnız kent merkeziyle sınırlı kalmadı, birkaç gün boyunca Diyarbakır’ın farklı mahallelerine yayıldı; güvenlik güçlerinin müdahalesi, taşlı saldırılar, barikatlar ve çatışmalar yaşandı. Dört gün süren olaylarda 14 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı ve yüzlerce kişi gözaltına alındı.

2015 | İdlib – Kentin merkezi muhalif güçlerin eline geçti.
28 Mart 2015’te İdlib Muharebesi’nin sona ermesiyle şehir merkezi, Fetih Ordusu çatısı altındaki muhalif grupların kontrolüne geçti. Bu, Suriye iç savaşında rejimin kuzeydeki en önemli kayıplarından biriydi. İdlib’in düşmesi, Türkiye sınırına yakın bölgelerde güç dengesini değiştirdi ve sonraki yıllarda Türkiye’yi de doğrudan etkileyecek yeni göç, güvenlik ve askerî denge sorunlarının önünü açtı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.