Türk bilim insanları, dünyanın en kuzeyindeki deniz buzu hattına ulaşarak 81 derece kuzey enleminde küresel iklim değişikliğini yerinde inceledi.
6’ncı Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’ne katılan Türk ekibi, 81 derece kuzey enlemindeki deniz buzu hattına ulaştı. TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğündeki sefer, yaklaşık 3 bin deniz mili yol kat ederek 80’i aşkın örnekleme noktasında veri topladı.
81 Derece Kuzeyde 12 Projeli Bilim Seferi
Cumhurbaşkanlığı himayesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen 6’ncı Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’ne katılan Türk ekibi, 81 derece kuzey enlemindeki deniz buzu hattına ulaştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde inceleyen bilim insanlarımız, oşinografiden atmosfere, biyolojiden uydu sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede 12 farklı bilimsel projeyi uluslararası araştırmacılarla birlikte yürütüyor. Yaklaşık 3 bin deniz mili yol kat eden ekibimiz, 80’i aşkın örnekleme noktasında elde ettiği verilerle kutup araştırmalarındaki bilimsel kapasitemizi güçlendirirken, geleceğin araştırmalarına da yön verecek önemli çıktılar üretiyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla bilimi yalnızca laboratuvarlarda değil, dünyanın en zorlu coğrafyalarında da icra ediyor; kutuplardan elde ettiğimiz bilgiyle hem ülkemizin bilimsel birikimine hem de insanlığın ortak geleceğine katkı sunmayı sürdürüyoruz.”
12 Bilim İnsanıyla Küresel İklim Değişiklikleri Araştırılıyor
Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 farklı bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirildiği sefere 12 bilim insanı katılıyor. Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak üzere yola çıkan bilim heyetinde 3 yabancı araştırmacı da bulunuyor. Bilim ekibi, bu yıl da ‘Ulusal Kutup Bilim Stratejisi’ kapsamında küresel iklim değişikliği, tehdit altındaki ekosistemler ve insan kaynaklı etkiler gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip öncelikli bilimsel temalar üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Sefer, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da güncellenen çevre protokolleri doğrultusunda doğada minimum iz bırakılması prensibiyle gerçekleştiriliyor.
