İran’dan ABD’ye Rest: ‘Savaşmaya Mecbur Kalırsak Savaşırız’

9 Dakika Okuma
İran'dan ABD'ye Rest: 'Savaşmaya Mecbur Kalırsak Savaşırız'

İran, Washington’un sunduğu savaşı sonlandırma teklifini Pakistan üzerinden resmen geri çevirirken, Tahran masaya savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması ve el konulan varlıkların iadesini koydu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD’nin teklifini “teslimiyet” olarak nitelendirerek reddettiklerini açıkladı. Bekayi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş, savaşın sona erdirilmesi ve bloke edilen varlıkların serbest bırakılmasını talep etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında, İran’ın ABD’ye sunduğu teklif, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, İsrail’in bölgedeki faaliyetleri, ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) tutumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki görüşme ve İran’ın ABD’nin teklifine verdiği cevaba yönelik tepkilere ilişkin yaptığı açıklamada, “Bizim talep ettiğimiz tek şey İran’ın meşru haklarıdır. İran’ın savaşın sona erdirilmesi ve İran gemilerine yönelik deniz haydutluğunun durdurulması yönündeki talebi mi aşırılıktır? Yıllardır haksız yere bloke edilen ve İran halkına ait olan varlıkların serbest bırakılması yönündeki talep mi aşırılıktır? Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanmasına yönelik önerimiz mi aşırılıktır? Bölgede ve Lübnan’ın kuzeyinde güvenliğin sağlanması mı aşırılıktır?” dedi.

“ABD, Mantık Dışı Taleplerinde Israr Ediyor”

İran’ın Pakistan aracılığıyla ABD’ye ilettiği cevaba değinen Bekayi, “Biz yalnızca İran’ın ulusal çıkarlarını değil, aynı zamanda tüm bölgenin ve dünyanın çıkarlarını gözeten makul ve cömert öneriler sunduk. Tüm bu başlıkların öneri paketinde ele alınması gerekiyordu ancak ne yazık ki ABD tarafı hala İsrail rejiminin oluşturduğu mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor” dedi.

“Yabancı Güçlerin Varlığı Güvensizliği Artırıyor”

Mısır’ın İran’a savaş uçağı göndererek İran İHA’larını hedef aldığı yönündeki iddialara değinen Bekayi, “Bizim Mısır ile ilişkilerimiz karşılıklı saygı temelindedir. Bölge güvenliğine ilişkin meseleler bölge ülkelerini ilgilendirir. Bölge güvenliğine zarar verecek her türlü müdahale bizim açımızdan kabul edilemez ve bunun hangi ülke tarafından yapıldığı da fark etmez. Bölgenin güvenliği, bölge ülkeleri tarafından sağlanmalıdır. Yabancı güçlerin varlığına dayanan bir güvenlik anlayışı yalnızca güvensizliği derinleştirir ve bölgemize hiçbir şekilde istikrar getirmez” ifadelerini kullandı.

“ABD’nin Bölgedeki Varlığı Şiddet Döngüsünün Kaynağıdır”

ABD’nin İran’a yönelik suçlamalarına da cevap veren Bekayi, “İran, bölgede sorumluluk sahibi bir güç olduğunu kanıtlamıştır. Biz zorba değil, zorbalığa karşı duran bir ülkeyiz. İran’ın tutumuna bakmak yeterlidir. Bölgeye askeri yığınak yapan biz miyiz? Batı yarımküresindeki ülkelere baskı uygulayan biz miyiz? Müzakere sürecinde iki kez suikast gerçekleştiren biz miyiz? ABD’nin bölgedeki varlığı başlı başına bir şiddet ve istikrarsızlık döngüsünün kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

“Savaşmaya Mecbur Kaldığımızda Savaşacağız”

Bekayi, ABD’nin yeniden saldırması halinde İran’ın hem askeri hem diplomatik seçenekleri kullanacağını belirterek, “Savaşmaya mecbur kaldığımızda savaşacağız, ne zaman İran halkının hak ve çıkarlarını korumak için diplomasi silahını kullanmamız gerektiğine inanırsak o yolu tercih ederiz. Başkalarının memnuniyeti bizim için ölçü değildir. Diplomatik süreçlerde yer alan taraflar, kararlarını kendi ulusal çıkarlarına göre vermelidir. İran, ulusal çıkarlarını ve meşru haklarını savunma konusunda ciddi olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda iyi niyetli ve makul bir çerçevede diplomatik girişimlerde bulunuyor. Karşı tarafın da ciddiyetini ortaya koyması gerekiyor ancak şu ana kadar bu konuda başarısız oldu” ifadelerini kullandı.

“İran Kendisini Nasıl Savunacağını Iyi Biliyor”

Bekayi, Trump’ın İran’a karşı nükleer silah kullanma tehdidine değinerek, “Bu konu, ABD’li yetkililerin söylemlerinin bir parçasıdır ve onların İran halkına ve uluslararası hukuka bakış açısını göstermektedir. Bu tür tehditler uluslararası hukuk ilkelerine aykırıdır ve başka ülkelere karşı tehditte bulunmaya hakları yoktur. Ayrıca içiniz rahat olsun, İran kendisini nasıl savunacağını iyi biliyor” dedi.

“Bölgede Siyonist Rejimin Saldırganlıklarına Ilişkin Hiçbir Ihtimali Dışlamıyoruz”

Bekayi, İsrail’in Irak topraklarında İran’a yönelik saldırılarda kullanıldığı öne sürülen gizli askeri üsler kurduğuna ilişkin iddialara da değinerek, “Bölgede Siyonist rejimin saldırganlıklarına ilişkin hiçbir ihtimali dışlamıyoruz ve her iddia ciddiyetle ele alınmalıdır. Bu önemli bir konudur ve mutlaka Iraklı yetkililerle gündeme getirilecektir. Siyonist rejimin bölgedeki geçmişi açıkça gösteriyor ki, bölge ülkelerine zarar vermek, ülkeler arasında ayrılık oluşturmak ve İran’ın çıkarlarını hedef almak için hiçbir sınır ve kırmızıçizgi tanımıyorlar. Bu konu da, Siyonist rejimin bölge ülkelerinin topraklarını ve imkanlarını kötüye kullandığına dair elimize ulaşan diğer raporlarla birlikte mutlaka incelenecektir” dedi.

“Avrupa, Uluslararası Barış ve Güvenliğe Karşı Atılan Adımların Parçası Haline Gelmemeli”

Bazı Avrupa ülkelerinin bölgeye savaş gemisi gönderme yaklaşımlarına ilişkin de konuşan Bekayi, “Avrupa’ya çok açık şekilde, ABD ve Siyonist rejimin kışkırtmalarının kendilerini istemeden, hiçbir faydası olmayan bir krizin içine sürüklemesine izin vermemeleri gerektiğini ilettik. Bu savaşın yasa dışı olduğuna dair gerekli farkındalığın mevcut olduğuna inanıyoruz. Avrupa’nın, en azından açık biçimde, uluslararası barış ve güvenliğe karşı atılan adımların parçası haline gelmemesi gerekir. Uluslararası barış ve güvenlik konusunda sorumluluk taşıdığını düşünen her ülke, baskısını Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri aksatan tarafa yöneltmelidir” dedi.

“Şu An Müzakerelerde Savaşın Sona Erdirilmesi Konuşuluyor”

İran uranyumunun ABD’ye transfer edilmesi konusunun müzakerelerde gündeme gelip gelmediğine ilişkin soruya yanıt veren Bekayi, “Müzakerelerin mevcut aşamasında savaşın sona erdirilmesi konuşuluyor. Bu konu, zamanı geldiğinde konuşulacaktır” ifadelerini kullandı.

“Grossi Görev Çizgisinden Uzaklaştı”

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’ye sert tepki gösteren Bekayi, “İran’ın nükleer tesislerinin savaş dışı yöntemlerle ortadan kaldırılması mı planlanıyordu ki Grossi bu tür açıklamalar yapıyor? Bu ifadeler, uzun süredir dile getirdiğimiz Grossi’nin görev çizgisinden uzaklaştığı gerçeğini bir kez daha doğruluyor. Ajansın itibarını ve rolünü yeniden güçlendirecek olan şey, Grossi’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları açık şekilde kınamasıdır. İran’ın nükleer tesisleri Ajansın denetimi altındaydı ve ajans başkanının bu gerçeği görmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Hürmüz Boğazı Konusunda Alınan Kararlar Uluslararası Hukuka Uygundur”

Dışişleri Bakanlığı’nın Hürmüz Boğazı konusundaki açıklamalarının ülkenin resmi tutumundan farklı olduğu yönündeki iddiaları da reddeden Bekayi, “Dışişleri Bakanlığı, İslam Cumhuriyeti sisteminin bir parçasıdır ve devlet hiyerarşisi doğrultusunda alınan kararlar Bakanlık açısından tamamen bağlayıcıdır. Hürmüz Boğazı konusunda zaman zaman gerçeği tam yansıtmayan bazı ifadeler kullanılıyor. Daha önce de defalarca vurguladığım gibi, İran’ın 28 Şubat’tan itibaren ABD ve Siyonist rejimin askeri saldırıları ile bazı ülkelerin desteği sonrasında aldığı tedbirler, hem uluslararası hukuk hem de iç hukuk çerçevesindedir. Askeri saldırıya uğramış kıyı devleti konumundaki bir ülkenin, bu su yolunun kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla tedbir alması doğaldır. Dışişleri Bakanlığı’nın tutumu nettir. Bakanlık, ülkenin karar alma ve egemenlik mekanizmasından ayrı değildir” dedi.

“Hürmüz Boğazı Açık Kalmalı Söylemi Gerçeği Görmezden Geliyor”

Bekayi, ülkelerle yapılan temaslar ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin ise, “Hiçbir ülkenin Basra Körfezi bölgesindeki güvensizliğin devamını desteklediğini düşünmüyorum. Görüşmelerde tüm ülkeler bu durumun sona ermesi gerektiğini kabul ediyor. Ancak herkesin cesur şekilde bu tablonun asıl nedenini görmesi gerekiyor. Şu anda benzer bir durumla karşı karşıyayız. Sürekli Hürmüz Boğazı açık kalmalı söyleminin tekrar edilmesi, bazı ülkelerin mevcut durumun ortaya çıkmasındaki asıl rolü oynayan ABD ve Siyonist rejimin etkisini bilinçli şekilde görmezden geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

İran ABD’nin Teklifinin Kabul Etmedi

İran, ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik son teklifine verdiği cevabı Pakistan üzerinden ABD’ye iletmişti. İran, ABD’nin savaşı sonlandırmaya yönelik teklifini “teslimiyet” olarak nitelendirmiş ve kabul etmediğini bildirmişti. İran, bunun yerine ABD’den İran’a savaş tazminatı ödenmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tamamen kabul edilmesi, yaptırımların kaldırılması ve el konulan İran varlıklarının iade edilmesi talebinde bulunduğunu bildirmişti. İran ayrıca, ABD’yi “Deniz ablukasını sona erdirmeye, daha fazla saldırı olmayacağına dair garanti sağlamaya ve İran petrol satışlarına yönelik ABD yasağını kaldırmaya” çağırmıştı. . ABD Başkanı Donald Trump ise, İran’ın cevabını incelediğini belirterek, “İran’ın sözde ‘temsilcilerinden’ gelen cevabı az önce okudum. Hiç hoşuma gitmedi. Kesinlikle kabul edilemez” açıklamasında bulunmuştu.

KAYNAKLAR:iha