Tarihin Kırılma Noktası 17 Şubat: Medeni Kanun’dan Deep Blue Zaferine

6 Dakika Okuma
Tarihin Kırılma Noktası 17 Şubat: Medeni Kanun’dan Deep Blue Zaferine

17 Şubat tarihi, modern Türk hukukunun temel taşı olan Medeni Kanun’un kabulünden Giordano Bruno’nun bilim uğruna verdiği mücadeleye kadar pek çok simgesel olaya ev sahipliği yapmıştır. Tarihin bu yaprağında; Molière’in sahnedeki son vedası, İzmir İktisat Kongresi’nin açılışı ve Kasparov’un yapay zekaya karşı kazandığı satranç zaferi gibi dünyayı değiştiren anları sizler için derledik…

1600 – Giordano Bruno Roma’da diri diri yakılarak idam edildi: İtalyan filozof Bruno, dönemin kilise dogmalarına aykırı görülen düşünceleri nedeniyle Engizisyon tarafından “sapkın” ilan edildi; Roma’da Campo de’ Fiori’de idam edilmesi, Avrupa entelektüel tarihinde simgesel bir kırılma olarak anılır.

1673 – Molière hayatını kaybetti: Fransız tiyatrosunun kurucu isimlerinden Molière (Jean-Baptiste Poquelin), saray çevresinden sokak seyircisine uzanan geniş bir alanda komediyi “toplumsal eleştiri”ye dönüştüren en etkili kalemlerden biri sayılır. Ölümü de tiyatro tarihine “sahne üstünde veda” olarak geçti: Hastayken oynadığı “Hastalık Hastası” (Le Malade imaginaire) temsili sırasında fenalaştı, kısa süre sonra yaşamını yitirdi. Tartuffe, Cimri, Kibarlık Budalası, Mizantrap gibi eserleri; ikiyüzlülüğü, sınıf kibirini ve sahte dindarlığı hedef alırken, Avrupa’da klasik komedinin ana damarını belirleyen bir miras bıraktı.

1855 – Otto Liman von Sanders doğdu: I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusu içinde kritik görevler üstlenen Alman General Liman von Sanders, Osmanlı askeri tarihinde tartışmalı ama etkili figürlerden biridir.

1869 – Süveyş Kanalı deniz trafiğine açıldı: Süveyş Kanalı, Akdeniz–Kızıldeniz hattını birleştirerek dünya ticaret rotalarını kökten değiştirdi.

1895 – “Kuğu Gölü” balesinin bugün dünyada en çok bilinen versiyonu sahnelendi: Çaykovski’nin müziğiyle, St. Petersburg’daki Mariinsky’de sahnelenen 1895 yapımı koreografi (Petipa–Ivanov) Kuğu Gölü’nün “klasik kanon” hâline gelmesinde belirleyici kabul edilir.

1916 – Doğu Cephesi: Rus kuvvetleri Muş’u işgal etti: I. Dünya Savaşı’nın Kafkas/Doğu hattında, bölgedeki sivil nüfusu ve göç dalgalarını da etkileyen işgal sürecinin kilometre taşlarından biridir.

1917 – Mustafa Kemal, Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı görevini kabul etmedi: Mustafa Kemal Paşa, 17 Şubat 1917’de Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı’na atanınca, Hicaz’a taarruz fikrine karşı çıktı; Medine’nin eldeki kuvvetleri tüketmeden boşaltılıp kuvvetlerin Filistin/Anadolu hattına kaydırılmasını savundu. Hicaz çöllerinde insan ve lojistik kaybının artacağını, asıl savunma hattının daha kuzeyde kurulması gerektiğini düşündüğü için bu şartlarda komutanlığı üstlenmenin anlamlı olmadığını bildirerek görevi fiilen reddetti.

1920 – Osmanlı Mebusan Meclisi, Misak-ı Millî’nin basında yayımlanmasını ve yabancı parlamentolara bildirilmesini kararlaştırdı: Böylece Millî Mücadele’nin hedefleri, yalnızca iç kamuoyuna değil, dış dünyaya da “devlet iradesi” olarak iletilmek üzere açık bir diplomatik hatta taşındı.

1921 – Ankara dışındaki İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı: Savaş koşullarında kurulan mahkemelerin kapsamı daraltıldı; yargı rejimindeki değişim, dönemin iç güvenlik ve siyasal düzenleme başlıklarıyla birlikte okunur.

1923 – İzmir İktisat Kongresi başladı: Cumhuriyet’in ekonomik yol haritasını şekillendiren kongre, “nasıl bir kalkınma modeli?” sorusuna dönemin şartları içinde toplumsal bir mutabakat arayışı olarak kayda geçti.

1925 – Aşar Vergisi kaldırıldı: Köylünün ürün üzerinden ödediği verginin kaldırılması, kırsal ekonomi açısından “yükün hafifletilmesi” olarak dönemin basınında da güçlü bir reform diliyle yer buldu.

1926 – Türk Medeni Kanunu kabul edildi: İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu, 17 Şubat 1926’da kabul edildi. Düzenleme; evlilik, boşanma, miras, velayet, mülkiyet gibi alanlarda modern bir hukuk çerçevesi getirirken, özellikle kadın–erkek eşitliği bakımından dönemin en köklü toplumsal dönüşüm adımlarından biri olarak uygulamaya alındı.

1935 – İstanbul’da kartopu oynamak yasaklandı: 1930’ların kışında İstanbul’da kartopu “çocuk oyunu” olmaktan çıkıp, kalabalık caddelerde cam kırılması, yaralanma ve trafik aksaması gibi şikâyetlerle belediye ve zabıta gündemine girdi. Dönemin yerel idari düzeni içinde alınan yasak kararı, sokakta eğlencenin “kontrol edilebilir sınırı” tartışmasına da dönüştü: Bir yanda kışın neşesi, diğer yanda “şehir disiplini”. Kısacası, kartopu yasağı bugün komik dursa da, o günün İstanbul’unda kamu düzeni ve güvenlik refleksinin küçük ama sembolik örneklerinden biri olarak kayda geçti.

1939 – Hatay Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını Hatay Devleti kanunları olarak kabul etti: Hatay’ın Türkiye’ye katılım sürecinde, hukukî uyumun hızlandırıldığı kritik kararlardan biri.

1949 – Türkiye, Avrupa Kalkınması İcra Konseyi’ne katıldı: Türkiye, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın yeniden yapılanma sürecinde kurulan ekonomik iş birliği mekanizmaları içinde yer almak üzere Avrupa Kalkınması İcra Konseyi’ne katıldı; böylece dönemin kalkınma ve koordinasyon programlarında resmî olarak taraf oldu.

1959 – Menderes’i Londra’ya götüren THY uçağı düştü: Başbakan Adnan Menderes’i Londra’ya götüren Türk Hava Yolları uçağı, Gatwick Havalimanı yakınlarında düştü. Kazada, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık’ın da bulunduğu 14 kişi hayatını kaybetti; Menderes ise kazadan sağ kurtuldu.

1973 – Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü’ne ilk kez bir kadın atandı: Şeyda Odyakmaz’ın genel müdür olması, kamu-özel kesişimindeki üst yönetim pozisyonlarında kadın temsili açısından dönemin dikkat çeken gelişmelerindendi.

1984 – Neşe Erberk Avrupa güzeli seçildi: Türkiye güzeli Neşe Erberk, Avusturya’da yapılan Avrupa güzellik yarışmasında birinci oldu; birincilik haberi Türkiye’de magazin ve kültür-sanat sayfalarında geniş biçimde yer aldı.

1987 – (Kocaeli/İzmit) Toplatılan yayınlar SEKA’da imha edildi: 12 Eylül sonrası toplatılan 39 ton kitap, dergi ve gazetenin İzmit’teki SEKA tesislerine götürülerek imha edilmesi, yakın tarihimizin “kültürel tasfiye” tartışmalarında simgesel bir olay olarak anılıyor. 

1996 – Kasparov, Deep Blue’yu yendi: Dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, IBM’in geliştirdiği Deep Blue adlı bilgisayara karşı oynadığı ilk maç serisini kazandı. Karşılaşma, bilgisayarların “insan zekâsına yaklaşması” tartışmasını ana akıma taşıdı; satrançta yapay zekâ/hesaplama gücünün sınırlarının nereye gideceğine dair büyük bir merak dalgası yarattı.