Günün Tarihi / 25 Eylül
25 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
İTFAİYECİLİK HAFTASI 25 EYLÜL’DE BAŞLIYOR
Türkiye’de 25 Eylül-1 Ekim tarihleri İtfaiyecilik Haftası, diğer adıyla Yangından Korunma Haftası olarak kutlanıyor. Hafta boyunca yangınlara karşı alınabilecek önlemler anlatılıyor, itfaiye teşkilatları tanıtılıyor ve görev sırasında hayatını kaybeden itfaiyeciler anılıyor. Osmanlı’da modern anlamdaki ilk düzenli yangınla mücadele teşkilatının kökleri 18. yüzyıldaki tulumbacılara kadar uzanıyor. Kocaeli’de de Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, İtfaiyecilik Haftası kapsamında yıllardır özellikle çocuklara yönelik eğitim ve tanıtım etkinlikleri düzenliyor.
DÜNYA ECZACILAR GÜNÜ’NÜN FİKRİ TÜRKİYE’DEN ÇIKTI
Her yıl 25 Eylül’de kutlanan Dünya Eczacılar Günü’nün ilginç bir Türkiye hikâyesi var. Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun 2009’da İstanbul’da yapılan toplantısında, 25 Eylül’ün Dünya Eczacılar Günü ilan edilmesini Türk Eczacıları Birliği önerdi ve teklif oy birliğiyle kabul edildi. Tarih de tesadüfen seçilmedi: Uluslararası Eczacılık Federasyonu 25 Eylül 1912’de kurulmuştu. 2026 yılının teması ise “Daha sağlıklı gelecekler için eczacıları güçlendirmek.”
25 EYLÜL DÜNYA AKCİĞER GÜNÜ
25 Eylül, solunum yolu hastalıklarına ve akciğer sağlığının korunmasına dikkat çekmek amacıyla Dünya Akciğer Günü olarak anılıyor. Dünya çapındaki önemli göğüs hastalıkları kuruluşlarını bir araya getiren FIRS tarafından 2017’de başlatılan gün; sigara, hava kirliliği, astım, KOAH ve diğer solunum hastalıkları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. 2026’nın teması “Bir Ömür Boyu Akciğer Sağlığı”; çocukluktan ileri yaşlara kadar akciğerlerin korunması gerektiğini vurguluyor.
NADİR HASTALIKLARA DİKKAT ÇEKİLİYOR: DÜNYA ATAKSİ FARKINDALIK GÜNÜ
Her yıl 25 Eylül’de Uluslararası Ataksi Farkındalık Günü düzenleniyor. Ataksi tek başına bir hastalık adı değil; beynin denge ve hareketi kontrol eden bölümlerini etkileyen çeşitli hastalıkların yol açabildiği, yürüme, konuşma ve koordinasyon bozukluklarıyla kendini gösterebilen bir durum. Dünya genelindeki hasta kuruluşları 25 Eylül’de hem bu nadir hastalıklara dikkat çekmeye hem de araştırmaların desteklenmesini sağlamaya çalışıyor.
25 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
BİR ŞARKIYLA PARLAYIP KAYBOLANLARIN DA GÜNÜ VAR
25 Eylül, ABD’de eğlenceli takvimlerde “Tek Şarkılık Yıldızlar Günü – One-Hit Wonder Day” olarak anılıyor. Gün, müzik listelerinde tek bir büyük şarkıyla zirveye çıkıp aynı başarıyı bir daha tekrarlayamayan sanatçıları hatırlatıyor. Yıllar geçse de şarkıları düğünlerde, filmlerde ya da radyolarda yaşamaya devam eden bu isimler için 25 Eylül, eski listeleri yeniden karıştırmak için bahane olmuş durumda. Günün ilk kez kim tarafından ortaya atıldığı ise kesin olarak bilinmiyor.
25 EYLÜL ÇİZGİ ROMAN GÜNÜ
Süper kahramanlardan bilim kurguya, korkudan mizaha kadar çizgi roman dünyasının tamamı 25 Eylül’de Çizgi Roman Günü adı altında kutlanıyor. ABD’de ortaya çıkan bu gayriresmî gün, çizgi roman okumayı, koleksiyonları paylaşmayı ve bu sanat dalının çizerlerini ve yazarlarını hatırlamayı amaçlıyor. İşin daha tuhaf tarafı, bu kadar yaygınlaşmasına rağmen günün ilk olarak kim tarafından ve neden 25 Eylül’e konduğu bilinmiyor.
MATEMATİĞİ HİKÂYEYLE ANLATMA GÜNÜ
25 Eylül’ün en sıra dışı kutlamalarından biri Matematikle Hikâye Anlatma Günü. Gün, matematikçi ve eğitimci Maria Droujkova’nın 2009’da kendi doğum günü olan 25 Eylül’de matematiği formüllerden çıkarıp hikâyeler, oyunlar, bilmeceler ve masallarla anlatma fikrinden doğdu. Amaç özellikle çocuklara matematiğin yalnızca işlem çözmekten ibaret olmadığını göstermek.
HAYALLERİ ERTELEMEYİN: DÜNYA HAYAL GÜNÜ
25 Eylül aynı zamanda Dünya Hayal Günü – World Dream Day. 2012’de Ozioma Egwuonwu tarafından başlatılan girişim, insanları yalnızca hayal kurmaya değil, gerçekleştirmek istedikleri şeyler için somut bir adım atmaya teşvik ediyor. Bireylerin, okulların ve toplulukların katıldığı etkinliklerle gün artık farklı ülkelerde kutlanıyor. 2026’da da organizasyon 25 Eylül’de dünya çapında çevrim içi ve yerel etkinlikler düzenliyor.
ABD’DE 25 EYLÜL ISTAKOZ GÜNÜ
Amerika Birleşik Devletleri’nde 25 Eylül bir dönem resmî Senato kararlarına bile konu olan Ulusal Istakoz Günü. ABD Senatosu 2021, 2022, 2023 ve 2024 gibi farklı yıllarda 25 Eylül’ü Ulusal Istakoz Günü ilan eden kararlar kabul etti. Kutlamanın arkasında yalnızca yemek merakı yok; özellikle Maine ve çevresinde ıstakoz avcılığının binlerce kişinin geçim kaynağı olması da günün gerekçeleri arasında gösteriliyor.
QUESADILLA’NIN BİLE ÖZEL GÜNÜ VAR
25 Eylül ABD’de ayrıca Quesadilla Günü olarak kutlanıyor. Bu kez köken son derece dünyevi: Gün, Meksika usulü peynir üreten bir Amerikan şirketinin 2019’da başlattığı pazarlama kampanyasından doğdu. Peynir ve çeşitli malzemelerin tortilla arasına konup pişirilmesiyle hazırlanan quesadilla için restoranlar bugün hâlâ 25 Eylül’de özel kampanyalar düzenliyor. Yani bazı özel günler yüzyıllık geleneklerden, bazılarıysa doğrudan reklam departmanlarından çıkıyor.
25 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1066 – VİKİNGLER İNGİLTERE’DE AĞIR YENİLGİYE UĞRADI
İngiltere Kralı Harold Godwinson, 25 Eylül 1066’da Stamford Bridge Muharebesi’nde Norveç Kralı Harald Hardrada’nın Viking ordusunu ağır yenilgiye uğrattı. Hardrada savaşta öldürüldü ve İngiltere üzerindeki büyük Viking istilası sona erdi. Ancak Harold’ın rahatlamaya zamanı olmayacaktı: Ordusunu hızla güneye çevirmek zorunda kaldı ve yalnızca birkaç hafta sonra, 14 Ekim’de Hastings Muharebesi’nde Norman Dükü William’ın karşısına çıktı. Stamford Bridge zaferi böylece İngiliz tarihini değiştirecek başka bir savaşın hemen öncesindeki dönüm noktası oldu.
1396 – YILDIRIM BAYEZİD NİĞBOLU’DA HAÇLI ORDUSUNU YENDİ
Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, 25 Eylül 1396’da bugünkü Bulgaristan sınırları içindeki Niğbolu’da, Macar Kralı Sigismund öncülüğünde toplanan büyük Haçlı ordusunu yenilgiye uğrattı. Avrupa’nın farklı ülkelerinden şövalye ve askerlerin katıldığı seferin amacı, Osmanlıların Balkanlar’daki ilerleyişini durdurmak ve kuşatma altındaki Niğbolu’yu ele geçirmekti. Ancak Bayezid’in ordusu savaşta kesin üstünlük sağladı. Niğbolu Zaferi, Osmanlıların Balkanlar’daki hâkimiyetini güçlendirirken Orta Çağ’ın son büyük Haçlı seferlerinden birini de başarısızlığa uğrattı.
1513 – AVRUPALILAR PASİFİK OKYANUSU’NU İLK KEZ GÖRDÜ
İspanyol kâşif Vasco Núñez de Balboa, 25 Eylül 1513’te bugünkü Panama topraklarında bir dağın zirvesine çıkarak Avrupalıların daha önce bilmediği büyük bir denizi gördü. Balboa’nın “Güney Denizi” adını verdiği bu su kütlesi, bugünkü Pasifik Okyanusu’ydu. Böylece Avrupalılar Amerika kıtasının öte yanında başka bir dev okyanus bulunduğunu ilk kez doğrudan görmüş oldu.
1555 – AVRUPA’DA DİN SAVAŞLARINI DURDURMAYA ÇALIŞAN AUGSBURG BARIŞI İMZALANDI
Kutsal Roma İmparatorluğu’nda Katoliklerle Lutherciler arasındaki uzun çatışmaların ardından Augsburg Barışı, 25 Eylül 1555’te imzalandı. Anlaşmayla imparatorluk içindeki hükümdarlara kendi topraklarında Katoliklik ya da Luthercilik arasında seçim yapma hakkı tanındı. Böylece Avrupa tarihinde ilk kez büyük bir siyasi düzenleme, Katoliklik dışında bir Hristiyan mezhebinin varlığını hukuken kabul etmiş oldu. Ancak din özgürlüğü bugünkü anlamıyla bireylere değil, hükümdarlara tanınıyordu; hükümdarın seçtiği dine uymayanların başka bir yere göç etmesine izin veriliyordu. Augsburg Barışı, Reform hareketinin Avrupa siyasetini kalıcı biçimde değiştirdiği dönüm noktalarından biri oldu.
1690 – AMERİKA’NIN İLK GAZETESİ ÇIKTI; TEK SAYIDAN SONRA YASAKLANDI
Boston’da Publick Occurrences Both Forreign and Domestick adlı gazetenin ilk sayısı 25 Eylül 1690’da yayımlandı. Amerika’daki ilk gerçek gazete kabul edilen yayın, aylık çıkmayı planlıyordu; ancak yöneticilerden izin alınmadan basıldığı ve içerikleri rahatsızlık yarattığı için daha ikinci sayısını göremeden yasaklandı. Bugün ilk sayıdan yalnızca tek nüshanın günümüze ulaştığı biliniyor.
1789 – ABD’DE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN TEMELİ ATILDI
ABD Kongresi, 25 Eylül 1789’da Anayasa’ya eklenmek üzere 12 değişiklik maddesini eyaletlerin onayına sundu. Bunlardan 10’u 1791’de kabul edilerek bugün “Bill of Rights”, yani Haklar Bildirgesi olarak bilinen ilk 10 anayasa değişikliğini oluşturdu. İfade ve din özgürlüğünden adil yargılanma hakkına kadar Amerikan hukukunun temel haklarından pek çoğu bu maddelerle güvence altına alındı.
1890 – DEV SEKOYA AĞAÇLARINI KORUMAK İÇİN MİLLİ PARK KURULDU
ABD Başkanı Benjamin Harrison, 25 Eylül 1890’da California’daki Sequoia Ulusal Parkı’nı kuran yasayı imzaladı. Yellowstone’dan sonra ABD’nin ikinci ulusal parkı olan Sequoia, özellikle dünyanın hacim bakımından en büyük canlıları arasında bulunan dev sekoya ağaçlarını kesilmekten korumak amacıyla oluşturuldu. ABD Ulusal Park Servisi’ne göre burası, özellikle bir canlı türünü korumak amacıyla kurulan ilk Amerikan ulusal parkıydı.
1906 – UZAKTAN KUMANDANIN ATALARINDAN “TELEKINO” HALKIN ÖNÜNDE DENENDİ
İspanyol mühendis Leonardo Torres Quevedo, 25 Eylül 1906’da Bilbao Limanı’nda geliştirdiği Telekino adlı sistemi halka açık biçimde gösterdi. Kıyıda duran Torres Quevedo, radyo dalgalarıyla yaklaşık iki kilometre uzaktaki elektrikli bir tekneyi uzaktan yönlendirdi; teknede insanlar da bulunuyordu. Sistem yalnızca sağa-sola dönüşü değil, motor hızını ve bazı başka işlevleri de uzaktan kontrol edebiliyordu. Telekino bugün modern kablosuz uzaktan kumanda sistemlerinin öncülerinden biri kabul ediliyor.
1915 – İNGİLİZ ORDUSU İLK KEZ ZEHİRLİ GAZ KULLANDI
Birinci Dünya Savaşı’nın Batı Cephesi’ndeki Loos Muharebesi, 25 Eylül 1915’te başladı. İngiliz ordusu savaşta ilk kez Alman birliklerine karşı klor gazı kullandı. Ancak rüzgârın yön değiştirmesi sonucu gazın bir bölümü İngiliz hatlarına geri sürüklendi ve kendi askerlerinin de yaralanmasına yol açtı. Haftalar süren çatışmalarda İngiliz ordusu 50 binden fazla kayıp verdi.
1918 – TÜRK BİRLİKLERİ KARABAĞ’A GİRDİ
Birinci Dünya Savaşı’nın son haftalarında Kafkas İslam Ordusu’na bağlı Türk birlikleri, 25 Eylül 1918’de Karabağ’a girmeye başladı. Osmanlı Harp Tarihi kaynaklarına göre birlikler Ağdam çevresinde toplandı ve daha sonra Şuşa yönünde ilerledi. Ancak harekât uzun ömürlü olmadı; Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim’de Mondros Mütarekesi’ni imzalamasının ardından Türk kuvvetleri Kafkasya’dan çekilmeye başladı. Karabağ’ın sonraki yüzyıla kadar uzanacak siyasi ve askerî tarihinin erken dönüm noktalarından biri olan bu gelişme, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarihsel arka planı açısından da dikkat çekici.
1923 – İSTANBUL İTFAİYESİ BELEDİYEYE DEVREDİLDİ
İstanbul’da yaklaşık yarım yüzyıldır askerî teşkilat olarak çalışan itfaiye, 25 Eylül 1923’te İstanbul Belediyesi’ne devredildi ve böylece bugünkü belediye itfaiyesinin temelleri atıldı. İstanbul İtfaiyesi’nin resmî tarihçesine göre bu tarihle birlikte 49 yıllık askerî itfaiye dönemi sona erdi. Üstelik 25 Eylül’ün bugün İtfaiyecilik Haftası’nın başlangıcına denk gelmesi, tarihe ayrı bir anlam kazandırıyor.
1926 – KÖLELİĞİN KALDIRILMASI İÇİN ULUSLARARASI SÖZLEŞME İMZALANDI
Milletler Cemiyeti’nin hazırladığı Kölelik Sözleşmesi, 25 Eylül 1926’da Cenevre’de imzaya açıldı. Sözleşmeye taraf devletler köleliğin ve köle ticaretinin ortadan kaldırılması için çalışma yükümlülüğü üstlendi. Belge, köleliğin yalnızca tek tek ülkelerin iç meselesi değil, uluslararası hukuk konusu olarak ele alınmasının önemli aşamalarından biri oldu. Türkiye de daha sonra sözleşmeye taraf ülkeler arasına katıldı.
1926 – FORD BEŞ GÜNLÜK ÇALIŞMA HAFTASINA GEÇTİ
Ford Motor Company, 25 Eylül 1926’da sekiz saatlik iş günü ve beş günlük, 40 saatlik çalışma haftasını uygulamaya koydu. O dönemde altı gün çalışmak son derece yaygınken Henry Ford’un bu kararı, modern çalışma hayatının biçimlenmesinde simgesel dönüm noktalarından biri oldu. Üstelik ücretlerde kesintiye gidilmemesi, uygulamanın etkisini daha da artırdı. Beş günlük çalışma haftası daha sonra başka sektörlere ve ülkelere yayıldı.
Bu maddenin Kocaeli için de ayrı bir çağrışımı var: Bugün Ford Otosan’ın en büyük üretim merkezlerinden biri Gölcük’te bulunuyor. Yaklaşık yüz yıl önce Ford’un çalışma düzeninde yaptığı değişiklik, bugün dünyanın en büyük otomotiv üretim kentlerinden biri olan Kocaeli açısından da ilginç bir tarih bağlantısı taşıyor.
1950 – BM KUVVETLERİ SEUL’E GİRDİ, TÜRK TUGAYI AYNI GÜN KORE’YE YOLA ÇIKTI
Kore Savaşı sırasında Birleşmiş Milletler kuvvetleri, 25 Eylül 1950’de Kuzey Kore birliklerinin elindeki Güney Kore’nin başkenti Seul’e girmeye başladı. Amerikan deniz piyadeleri şehrin içine ulaşırken sokak çatışmaları birkaç gün daha sürdü; Seul’deki Kuzey Kore direnişi 28 Eylül’de tamamen sona erdi.
Aynı gün Türkiye’de de Kore Savaşı açısından önemli bir gelişme yaşanıyordu. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 5 binden fazla askerden oluşan Türk Tugayı’nın ilk kafilesi, 25 Eylül’de İskenderun Limanı’ndan Kore’ye doğru yola çıktı. Türk askerleri Seul’un geri alınması sırasında henüz Kore’ye ulaşmamıştı; tugay ekim ayında Busan’a çıktı ve sonraki aylarda savaşın en ağır çatışmalarından bazılarına katıldı.
1956 – ATLANTİK OKYANUSU’NUN ALTINDAN GEÇEN İLK TELEFON HATTI AÇILDI
Dünyanın ilk Atlantik ötesi telefon kablosu TAT-1, 25 Eylül 1956’da hizmete girdi. İskoçya ile Newfoundland arasına döşenen denizaltı kablosu sayesinde İngiltere ile Kuzey Amerika arasında aynı anda onlarca telefon görüşmesi yapılabilir hale geldi. Daha önce okyanuslar arası telefon bağlantıları büyük ölçüde radyo üzerinden gerçekleştiriliyor ve sık sık kesintiye uğruyordu. TAT-1, bugün okyanus tabanından geçen dev fiberoptik internet ağlarının atalarından biri sayılıyor.
1958 – KEMER BARAJI VE HİDROELEKTRİK SANTRALİ AÇILDI
Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 25 Eylül 1958’de Başbakan Adnan Menderes’in de katıldığı törenle resmen açıldı. 1954’te yapımına başlanan tesis; elektrik üretimi, sulama ve taşkın kontrolü amacıyla inşa edilmişti. Cumhuriyet’in 1950’li yıllardaki büyük altyapı yatırımlarından biri olan Kemer Barajı, özellikle Ege Bölgesi’nin tarım ve enerji tarihinde önemli bir yere sahip oldu.
1960 – CELÂL BAYAR YASSIADA’DA İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU
27 Mayıs darbesinin ardından Yassıada’da tutulan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, 25 Eylül 1960’ta kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Görevlilerin müdahalesiyle kurtarılan Bayar’ın, Yassıada’da sanıklar hakkında çekilen propaganda filmi nedeniyle büyük rahatsızlık yaşadığı ve geride ailesine hitaben bir not bıraktığı aktarılıyor. Olay, henüz Yassıada duruşmaları başlamadan önce yaşandı ve 27 Mayıs sonrasındaki tutukluluk döneminin en çok konuşulan gelişmelerinden biri oldu.
1962 – CEZAYİR CUMHURİYETİ RESMEN İLAN EDİLDİ
Yıllarca süren kanlı bağımsızlık savaşının ardından Fransa’dan ayrılan Cezayir’de Demokratik ve Halk Cumhuriyeti, 25 Eylül 1962’de resmen ilan edildi. Kurucu Meclis aynı gün toplandı ve Ferhat Abbas meclis başkanlığına seçildi. Böylece yaklaşık sekiz yıl süren Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın ardından yeni devletin cumhuriyet düzeni resmen şekillenmeye başladı. Cezayir’in bağımsızlık mücadelesi, 20. yüzyıldaki sömürge karşıtı hareketlerin en önemli örneklerinden biri oldu.
1969 – TÜRKİYE’NİN DE KURUCU ÜYESİ OLDUĞU İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI KURULDU
Bugünkü İslam İşbirliği Teşkilatı, 25 Eylül 1969’da Fas’ın başkenti Rabat’ta gerçekleştirilen İslam Zirvesi’nde alınan kararla kuruldu. Kuruluş sürecini, bir ay önce Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya düzenlenen kundaklama saldırısı hızlandırmıştı. Bugün 57 üyesi bulunan teşkilatın Türkiye de kuruluşundan bu yana üyesi. Birleşmiş Milletler’den sonra üyelik sayısı bakımından dünyanın en büyük hükümetler arası örgütlerinden biri olan İİT’nin merkezi Cidde’de bulunuyor.
1974 – BİR AMELİYAT SPORDAKİ TIP ANLAYIŞINI DEĞİŞTİRDİ: İLK “TOMMY JOHN” OPERASYONU
Los Angeles Dodgers beyzbol takımının atıcısı Tommy John, 25 Eylül 1974’te dönemin deneysel sayılabilecek bir dirsek ameliyatına girdi. Takım doktoru Frank Jobe, John’un kopan dirsek bağını vücudunun başka bir yerinden alınan tendonla yeniden oluşturdu. Jobe, oyuncunun yeniden profesyonel spor yapma ihtimalini başlangıçta yalnızca yüzde 1 olarak görüyordu.
Ancak Tommy John sahalara döndü ve yıllarca oynamayı sürdürdü. Bugün onun adıyla bilinen operasyon, özellikle beyzbol başta olmak üzere spor tıbbının en önemli cerrahi tekniklerinden biri haline geldi ve binlerce sporcunun kariyerini kurtardı.
1976 – DÖRT GENÇ BİR MUTFAKTA BULUŞTU, U2 DOĞDU
Dublin’de 14 yaşındaki Larry Mullen Jr., okul panosuna “Grup kurmak için müzisyen aranıyor” ilanı astı. İlana cevap veren gençler 25 Eylül 1976’da Mullen’ın ailesinin mutfağında buluştu. Aralarında Bono, The Edge ve Adam Clayton da vardı. Önce “Feedback” adını kullanan bu acemi topluluk, birkaç yıl sonra U2 adını alacak ve dünyanın en büyük rock gruplarından birine dönüşecekti.
1978 – YOLCU UÇAĞI HAVADA KÜÇÜK BİR UÇAKLA ÇARPIŞTI: 144 KİŞİ ÖLDÜ
ABD’nin San Diego kentinde Pacific Southwest Airlines’ın 182 sefer sayılı Boeing 727 yolcu uçağı, 25 Eylül 1978’de havada küçük bir Cessna eğitim uçağıyla çarpıştı. İki uçak da yerleşim bölgesine düştü. Uçaklardaki 137 kişinin tamamı ile yerdeki 7 kişi hayatını kaybetti; toplam can kaybı 144’e ulaştı.
Facia yalnızca büyük bir havacılık kazası olarak kalmadı. ABD Federal Havacılık İdaresi, bu ve benzer kazaların uçakların birbirini havada otomatik olarak algılayıp pilotları uyaran çarpışma önleme sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırdığını belirtiyor. Bugün modern yolcu uçaklarında kullanılan bu sistemlerin yaygınlaşmasına giden süreçte PSA 182 önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1981 – ABD YÜKSEK MAHKEMESİ’NİN İLK KADIN YARGICI GÖREVE BAŞLADI
Sandra Day O’Connor, 25 Eylül 1981’de yemin ederek ABD Yüksek Mahkemesi’nin tarihinde görev yapan ilk kadın yargıç oldu. Başkan Ronald Reagan tarafından aday gösterilen O’Connor, mahkemede yaklaşık 25 yıl görev yaptı ve 2006’da emekliye ayrıldı.
1983 – “KAÇILAMAZ” DENİLEN HAPİSHANEDEN 38 IRA MENSUBU KAÇTI
Kuzey İrlanda’daki yüksek güvenlikli Maze Hapishanesi, Avrupa’nın en sıkı korunan cezaevlerinden biri kabul ediliyordu. Ancak 25 Eylül 1983’te IRA mensubu 38 mahkûm, silahlarla gardiyanları etkisiz hale getirip bir yemek kamyonunu ele geçirerek kaçış girişiminde bulundu. Olay, Britanya cezaevi tarihinin en büyük firarlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bir cezaevi görevlisi hayatını kaybetti, çok sayıda görevli yaralandı; kaçanların bir bölümü kısa süre içinde yeniden yakalandı.
1992 – NASA 17 YIL SONRA MARS’A YENİDEN UZAY ARACI GÖNDERDİ
NASA’nın Mars Observer uzay aracı, 25 Eylül 1992’de Cape Canaveral’dan fırlatıldı. Görev, ABD’nin 17 yıl aradan sonra Mars’a gönderdiği ilk uzay aracıydı ve gezegenin yüzeyini ayrıntılı biçimde haritalaması planlanıyordu. Ancak araç Mars’a ulaşmasına yalnızca birkaç gün kala, Ağustos 1993’te Dünya ile iletişimini kaybetti ve görev başarısızlıkla sonuçlandı.
2008 – TBMM’DE CANLI YAYINDA SİYASİ “DÜELLO”
25 Eylül 2008’de dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, birbirlerine yönelttikleri iddiaları TBMM’de gazeteci Uğur Dündar’ın yönettiği canlı yayında tartıştı. Yaklaşık bir buçuk saat süren programı çok sayıda televizyon kanalı canlı yayımladı ve olay günlerce siyasi gündemin merkezinde kaldı. Tartışmada taraflar şirketler, mal varlığı ve çeşitli yolsuzluk iddiaları üzerine karşılıklı belge ve açıklamalar sundu.
2008 – ÇİN’İN İLK UZAY YÜRÜYÜŞÜNÜ YAPACAK ARAÇ FIRLATILDI
Çin, üç astronot taşıyan Shenzhou 7 uzay aracını 25 Eylül 2008’de uzaya gönderdi. İki gün sonra astronot Zhai Zhigang araçtan çıkarak Çin tarihinin ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi. Görev, Çin’in insanlı uzay programının önemli dönüm noktalarından biri oldu.
2015 – BM, 2030’A KADAR ULAŞILMASI HEDEFLENEN 17 KÜRESEL AMAÇ BELİRLEDİ
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 25 Eylül 2015’te 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ni kabul etti. Yoksulluğun azaltılması, açlığın sona erdirilmesi, eğitim, sağlık, toplumsal eşitlik ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi alanları kapsayan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ve 169 alt hedef belirlendi. Program, 193 BM üyesi ülke tarafından kabul edildi.
2017 – IRAK KÜRT BÖLGESEL YÖNETİMİ BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNA GİTTİ
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde 25 Eylül 2017’de bağımsızlık referandumu yapıldı. Oylama Irak merkezi hükümeti ile bölgede ciddi bir siyasi krize yol açarken Türkiye de referanduma resmî olarak karşı çıktı ve sonucunu tanımadığını açıkladı. Referandum, Irak’ın kuzeyindeki güç dengelerini ve Türkiye-Irak ilişkilerini doğrudan etkileyen yakın dönem gelişmelerinden biri oldu.
2018 – BILL COSBY CİNSEL SALDIRI DAVASINDA HAPSE MAHKÛM EDİLDİ
Bir dönem Amerikan televizyonunun en ünlü isimlerinden biri olan Bill Cosby, 25 Eylül 2018’de Andrea Constand’a yönelik cinsel saldırı davasında 3 ila 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cosby, aynı yıl jüri tarafından üç ayrı ağırlaştırılmış cinsel saldırı suçlamasından mahkûm edilmişti. Dava, çok sayıda kadının Cosby hakkında benzer iddialarla ortaya çıkmasının ardından #MeToo döneminin en çok konuşulan ünlü davalarından birine dönüştü.
Ancak davanın hukuki sonucu daha sonra değişti. Pennsylvania Yüksek Mahkemesi 2021’de mahkûmiyeti bozdu ve Cosby serbest bırakıldı. Mahkeme, daha önceki bir savcının Cosby hakkında ceza davası açılmayacağı yönündeki taahhüdüne rağmen daha sonra kovuşturma yapılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetti ve yeniden yargılanmasını da engelledi. Karar, Cosby’nin suçsuz olduğuna ilişkin yeni bir maddi bulguya değil, yargılama sürecindeki hukuki ihlale dayanıyordu.
KOCAELİ TARİHİNDE 25 EYLÜL
1898 – İZMİT’İN TİCARET MERKEZİNİ KÜL EDEN BÜYÜK YANGIN
İzmit’in o dönemki en önemli ticaret merkezlerinden Buğday Meydanı, 25 Eylül 1898’de büyük bir yangınla harap oldu. Yaklaşık beş buçuk saat süren yangında dönemin kayıtlarına göre 6 kömür deposu, 38 zahire mağazası, 11 kahvehane, 32 dükkân, 2 zahire ambarı, 12 kereste mağazası, 8 han, bir un fabrikası ve bir cami yandı. Felaket kentte ekmek sıkıntısına bile yol açtı; İstanbul’dan İzmit’e ekmek getirilmek zorunda kalındı. Yangının ardından bölge yeniden planlandı, bazı sokaklar düzeltildi ve çıkmaz yollar kaldırıldı. Bugünkü İzmit şehir merkezinin biçimlenmesinde bu yangının da payı vardı.
1931 – ATATÜRK DERİNCE’DEN TRENLE ANKARA’YA GİTTİ
Mustafa Kemal Atatürk, 25 Eylül 1931’de İstanbul’dan Ertuğrul Yatı ile Derince’ye geldi ve buradan özel trenle Ankara’ya hareket etti. Dönemin kayıtlarında Başbakan İsmet İnönü, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın da yolculukta Atatürk’e eşlik ettiği belirtiliyor. Atatürk’ün İstanbul-Ankara yolculuklarında İzmit ve Derince, deniz ile demiryolunun birleştiği önemli geçiş noktalarından biriydi.
1935 – SEKA’NIN TEMELLERİNDEN TARİH ÇIKTI
İzmit Kâğıt Fabrikası’nın, daha sonra SEKA’ya dönüşecek tesislerin temelleri kazılırken çok sayıda arkeolojik eser ortaya çıktı. 25 Eylül 1935 tarihli kayıtlara göre İl Kültür Müdürlüğü, eserlerin İstanbul’a gönderilmesi için Müzeler Genel Müdürlüğü’ne başvurdu. Buluntular arasında çanak ve testiler, bir yağ kandili, mermer sütunlar, işlemeli taş parçaları ve bir sütun başlığı bulunuyordu. Böylece Cumhuriyet’in en önemli sanayi yatırımlarından birinin temelleri kazılırken, altında yatan çok daha eski İzmit’in izleri de gün ışığına çıktı.
1955 – KOCAELİ SANDIĞA GİTTİ AMA SEÇMENE SANDIK PEK CAZİP GELMEDİ
Kocaeli’de İl Genel Meclisi seçimleri 25 Eylül 1955’te yapıldı. Ancak sandığa katılım son derece düşük kaldı. Akademik çalışmalarda kullanılan dönemin yerel basın kayıtlarına göre İzmit merkezinde katılım yalnızca yüzde 5-10 arasında, köylerde ise yüzde 20-30 düzeyindeydi. Gölcük, Gebze, Karamürsel ve Kandıra’da da benzer biçimde düşük katılım görüldü. Seçimlerde Demokrat Parti adayları ağırlıklı olarak İl Genel Meclisi üyeliklerini kazandı. Rakamlar, 1950’lerin ortasındaki Kocaeli siyasetinin ilginç yerel ayrıntılarından birini oluşturuyor.
1955 – İZMİT DOĞUMLU CENGİZ TOPEL PİLOTLUK YOLUNDA İLK ADIMINI ATTI
Türkiye’nin Kıbrıs tarihinde unutulmayan isimlerinden Cengiz Topel, 25 Eylül 1955’te Hava Kuvvetleri’ne katılarak İzmir Gaziemir Uçuş Okulu’nda pilotluk eğitimine başladı. 1934’te İzmit’te doğan Topel, Kanada’da da eğitim gördükten sonra savaş pilotu oldu. 1964’te Kıbrıs üzerinde görev yaparken uçağı vuruldu; paraşütle atladıktan sonra esir düştü ve hayatını kaybetti. Bugün Kocaeli’de havaalanından okullara ve caddelere kadar pek çok yerde adı yaşayan Cengiz Topel’in havacılık serüveni 25 Eylül’de başlamıştı.
25 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ
1938 – İZMİT’E YENİ POSTA VE TELGRAF MÜDÜRÜ GELDİ
25 Eylül 1938 tarihli Son Posta, “Küçük Memleket Haberleri” sütununda İzmit’teki bir görev değişikliğini duyuruyordu. İzmit Posta ve Telgraf Merkez Müdürü Kenan Bey müfettişliğe atanmış, yerine İstanbul’dan Şükrü Bey getirilmişti. Bugün birkaç satırlık sıradan bir bürokrasi haberi gibi görünüyor; ama telefonun olmadığı ya da çok az olduğu bir dönemde posta ve telgraf müdürlüğü, kentin dış dünyayla iletişiminin en önemli merkezlerinden biriydi.
1950 – YAŞAR DOĞU VE CELÂL ATİK İZMİT’TE MİNDERE ÇIKTI
25 Eylül 1950 tarihli İkdam Gece Postası, İzmit’ten renkli bir spor haberi veriyordu. İzmit Gençlik Kulübü’nün düzenlediği serbest güreş müsabakalarında dönemin iki büyük dünya şampiyonu Yaşar Doğu ve Celâl Atik de mindere çıktı. Celâl Atik, Hayrabolulu Süleyman’ı sayıyla yenerken Yaşar Doğu, Sındırgılı Şerif’i yalnızca üç dakikada tuş etti. İzmitli güreşçi Necmi Yıldız da rakibini yenince tribünlerde büyük sevinç yaşandı. Gazete, İzmitlilerin dünya şampiyonu güreşçilere büyük ilgi gösterdiğini yazıyordu.
1951 – İZMİT BELEDİYESİ YENİ İTFAİYE ARACI ARIYORDU
25 Eylül 1951 tarihli Son Posta’da İzmit Belediyesi’nin oldukça ayrıntılı bir ihale ilanı yer alıyordu. Belediye, 95 beygir gücünde, dakikada binlerce litre su basabilecek pompaya ve altı çıkışa sahip yeni bir arazöz-itfaiye aracı satın almak istiyordu. Bugün ayrıca anlamlı bir rastlantı: 25 Eylül, Türkiye’de İtfaiyecilik Haftası’nın da başlangıcı. 1951 tarihli bu küçük ilan, İzmit’in büyürken yangınla mücadele altyapısını da modernleştirmeye çalıştığını gösteriyor.
1951 – HALKEVİ BİNASININ NE OLACAĞI HÂLÂ TARTIŞILIYORDU
Aynı yılın 25 Eylül tarihli Türk Yolu gazetesi, İzmit Halkevi binasının kaderine ilişkin yıllardır süren tartışmanın başka bir ayrıntısını yazıyordu. CHP’nin binayı boşaltmasının ardından Özel İdare ve Tapu İşleri buraya taşınmıştı; ancak gazete bunun kalıcı olmadığını, kurumların kendi binalarındaki onarım nedeniyle Halkevi’ni geçici olarak kullandığını bildiriyordu. Alt kattaki gazino ise faaliyetini sürdürüyordu. Bugünkü İzmit kent merkezinin simge yapılarından biri olan eski Halkevi’nin, 1950’lerin başında nasıl kullanılacağı bile kent gündeminin önemli meselelerinden biriydi.
1965 – BARBAROS TANKERİ FACİASI GAZETELERİN MANŞETİNDEYDİ
25 Eylül 1965’te ulusal gazetelerin ön sayfalarında İzmit Körfezi’ndeki Barbaros tanker faciası vardı. Tanker iki gün önce Yarımca’daki İPRAŞ Rafinerisi önünde patlayarak alev almıştı. Milliyet o gün 11 kişinin öldüğünü yazarken Cumhuriyet 13, Hürriyet ise 12 kişinin cesedine ulaşıldığını bildiriyordu; ilk günlerin karmaşasında can kaybı rakamları gazeteden gazeteye değişiyordu. Cumhuriyet, ilk incelemelerde patlamanın elektrik kontağı ve petrol buharından kaynaklanmış olabileceğinin belirlendiğini duyuruyordu. Facia, İzmit Körfezi’nin hızla sanayileştiği yıllarda deniz taşımacılığı ile petrol sanayisinin taşıdığı riskleri de acı biçimde ortaya koydu.
1999 – DEPREMDEN 40 GÜN SONRA ENKAZ HÂLÂ KALKMAMIŞTI
17 Ağustos depreminin üzerinden yaklaşık 40 gün geçmişti. Milliyet’in 25 Eylül 1999 tarihli birinci sayfası, Marmara Bölgesi’ndeki durumu “Enkazın 40’ı çıktı” başlığıyla veriyor ve enkaz kaldırma çalışmalarındaki kargaşanın sürdüğünü yazıyordu. Aynı gün gazete, deprem yardımlarına eksik faiz işleten bankalar ile açıklanan bazı yardımların hesaplara yatırılmadığı iddialarını da “Yardıma ihanet” başlığıyla gündeme taşıdı. Kocaeli ve çevresinde binlerce insan hâlâ çadırlarda yaşarken, deprem sonrası tartışma artık kurtarma çalışmalarından yardımların denetlenmesi, enkazın kaldırılması ve yeniden yapılanmanın nasıl yapılacağına kaymıştı.
25 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1644 – IŞIĞIN SONSUZ HIZDA OLMADIĞINI GÖSTEREN OLE RÖMER
Danimarkalı astronom Ole Römer, 25 Eylül 1644’te doğdu. Jüpiter’in uydularının hareketlerini inceleyen Römer, 1676’da ışığın bir yerden başka bir yere ulaşmasının zaman aldığını ortaya koyarak ışık hızının ilk bilimsel tahminini yapan isim oldu. Bugün ışığın hızının ölçülmesine uzanan yolun başlangıç noktalarından biri onun çalışmaları kabul ediliyor.
1866 – GENLERİN KROMOZOMLAR ÜZERİNDE TAŞINDIĞINI GÖSTEREN THOMAS HUNT MORGAN
Amerikalı bilim insanı Thomas Hunt Morgan, 25 Eylül 1866’da doğdu. Meyve sinekleri üzerinde yaptığı deneylerle kalıtsal özelliklerin kromozomlarla bağlantısını ortaya koydu ve modern genetiğin temelinin atılmasına büyük katkı sağladı. Bu çalışmaları ona 1933 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandırdı.
1897 – “SES VE ÖFKE”NİN NOBELLİ YAZARI WILLIAM FAULKNER
Amerikan edebiyatının en önemli romancılarından William Faulkner, 25 Eylül 1897’de doğdu. Ses ve Öfke, Döşeğimde Ölürken ve Abşalom, Abşalom! gibi eserlerinde Amerikan Güneyi’ni, aileleri, ırkçılığı ve geçmişin insanlar üzerindeki ağırlığını anlattı. Faulkner, modern romana yaptığı katkılar nedeniyle 1949 Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.
1903 – DEV RENK ALANLARIYLA MODERN SANATIN SİMGESİNE DÖNÜŞEN MARK ROTHKO
Asıl adı Marcus Rothkowitz olan Mark Rothko, 25 Eylül 1903’te bugünkü Letonya topraklarında doğdu. ABD’ye göç ettikten sonra 20. yüzyıl modern sanatının en tanınmış ressamlarından biri haline geldi. Büyük tuvaller üzerine yerleştirdiği, sınırları birbirine karışan renk bloklarıyla tanınan Rothko’nun eserleri bugün dünyanın önde gelen müzelerinde sergileniyor.
1906 – STALİN DÖNEMİNİN BASKISI ALTINDA MÜZİK YAPAN ŞOSTAKOVİÇ
Rus besteci Dmitri Şostakoviç, 25 Eylül 1906’da doğdu. Senfonileri ve yaylı çalgılar dörtlüleriyle 20. yüzyıl klasik müziğinin en önemli isimlerinden biri oldu. Sovyet yönetimi tarafından kimi dönemlerde sert biçimde eleştirilen besteci, eserlerinde savaşın, baskının ve korkunun izlerini güçlü biçimde yansıttı.
1920 – HİNDİSTAN’IN UZAY PROGRAMINI ŞEKİLLENDİREN SATISH DHAWAN
Satish Dhawan, 25 Eylül 1920’de doğdu. Havacılık ve uzay mühendisi olan Dhawan, 1972-1984 yılları arasında Hindistan Uzay Araştırma Örgütü ISRO’nun başkanlığını yaptı ve ülkenin bugünkü uzay programının kurumsallaşmasında belirleyici rol oynadı. Hindistan’ın önemli uzay fırlatma merkezlerinden biri bugün onun adını taşıyor.
1929 – TÜRK SİNEMASININ “ŞOFÖR NEBAHAT”I SEZER SEZİN
Türk sinemasının öncü kadın yıldızlarından Sezer Sezin, 25 Eylül 1929’da İstanbul’da doğdu. Sinemaya genç yaşta giren Sezin, Lütfi Akad’ın Vurun Kahpeye filmiyle geniş kitlelerce tanındı; özellikle “Şoför Nebahat” karakteriyle Türk sinemasının unutulmaz kadın karakterlerinden birine hayat verdi. Oyunculuğun yanı sıra yapımcılık da yaptı.
1929 – TELEVİZYON HABERCİLİĞİNDE CAM TAVANI KIRAN BARBARA WALTERS
Amerikalı gazeteci Barbara Walters, 25 Eylül 1929’da doğdu. Televizyon haberciliğinin erkek egemen olduğu bir dönemde büyük haber programlarında sunuculuk yapan ilk kadınlardan biri oldu; dünya liderlerinden Hollywood yıldızlarına kadar yüzlerce önemli isimle yaptığı röportajlarla tanındı. Yaklaşık yarım yüzyıl televizyonculuk yaptı ve 12 Emmy kazandı.
1930 – “CÖMERT AĞAÇ”IN YAZARI SHEL SILVERSTEIN
Amerikalı yazar, şair, çizer ve şarkı sözü yazarı 25 Eylül 1930’da doğdu. The Giving Tree – Cömert Ağaç, Where the Sidewalk Ends ve A Light in the Attic gibi kitapları onu çocuk edebiyatının dünya çapındaki klasiklerinden biri yaptı. Üstelik yalnızca çocuk kitabı yazarı değildi; Johnny Cash’in ünlendirdiği “A Boy Named Sue” şarkısını da Silverstein yazdı.
1930 – CERRUTI MARKASINA ADINI VEREN NINO CERRUTI
İtalyan moda tasarımcısı Nino Cerruti, 25 Eylül 1930’da doğdu. Ailesinin 1881’den beri sürdürdüğü kumaş işletmesini modern moda dünyasına taşıdı ve 1967’de Paris’te Cerruti 1881 markasını kurdu. Özellikle erkek giyiminde daha rahat ve modern takım elbise anlayışının yaygınlaşmasında etkili oldu.
1934 – 200’DEN FAZLA FİLMİN EMEKÇİ OYUNCUSU DİLER SARAÇ
25 Eylül 1934’te İzmir’de doğan Saraç, 1960’lardan 2000’lere kadar 230’dan fazla filmde oynadı. Yeşilçam’da özellikle anne ve karakter rollerinin tanınan yüzlerinden biri olan sanatçı, Pisi Pisi filmindeki performansıyla 1976 Altın Portakal’da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.
1935 – “KEŞANLI ALİ”YLE ÖZDEŞLEŞEN ENGİN CEZZAR
Türk tiyatrosunun önemli oyuncu ve yönetmenlerinden Engin Cezzar, 25 Eylül 1935’te doğdu. ABD’de tiyatro eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Cezzar, genç yaşta Hamlet rolüyle dikkat çekti. Gülriz Sururi ile kurduğu tiyatro topluluğunda sahnelediği Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı”ndaki Keşanlı Ali ise kariyerinin en unutulmaz rollerinden biri oldu.
1937 – YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ “VAMP KADINI” SUZAN AVCI
Yeşilçam’ın en tanınmış karakter oyuncularından Suzan Avcı, 25 Eylül 1937’de Bursa’da doğdu. Sarışın, cazibeli ve çoğu kez hikâyenin “kötü kadını” olarak seyircinin karşısına çıkan Avcı, bu kalıbı Türk sinemasının unutulmaz karakterlerinden birine dönüştürdü. Kayıtlarda 200’ü aşkın oyunculuk çalışması bulunuyor.
1944 – İKİ OSCARLI HOLLYWOOD YILDIZI MICHAEL DOUGLAS
Amerikalı oyuncu ve yapımcı Michael Douglas, 25 Eylül 1944’te doğdu. Wall Street, Öldüren Cazibe, Temel İçgüdü ve The Game gibi filmlerle dünya çapında tanındı. Wall Street’teki Gordon Gekko rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanan Douglas, yapımcılığını üstlendiği Guguk Kuşu ile de En İyi Film Oscar’ını alan ekipteydi.
1951 – LUKE SKYWALKER: MARK HAMILL
Mark Hamill, 25 Eylül 1951’de doğdu. 1977’de gösterime giren Star Wars filminde canlandırdığı Luke Skywalker, sinema tarihinin en tanınmış kahramanlarından birine dönüştü. Hamill ayrıca onlarca yıl boyunca animasyon yapımlarında Batman’in baş düşmanı Joker’i seslendirmesiyle de geniş bir hayran kitlesi kazandı.
1952 – BİR KUŞAĞIN SÜPERMEN’İ CHRISTOPHER REEVE
Amerikalı oyuncu Christopher Reeve, 25 Eylül 1952’de doğdu. 1978 yapımı Superman ile Clark Kent/Süpermen karakterini canlandırarak dünya çapında üne kavuştu ve uzun yıllar karakterin sinemadaki en tanınmış yüzü oldu. 1995’te geçirdiği at kazasının ardından boynundan aşağısı felç kalan Reeve, yaşamının geri kalanında omurilik araştırmaları ve engelli hakları için çalıştı.
1955 – ALMAN FUTBOLUNUN EFSANELERİNDEN KARL-HEINZ RUMMENIGGE
Alman futbolcu Karl-Heinz Rummenigge, 25 Eylül 1955’te doğdu. Bayern Münih ve Batı Almanya Milli Takımı’nın yıldızlarından olan Rummenigge, 1980 ve 1981’de art arda iki kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Aktif futbolu bıraktıktan sonra da uzun yıllar Bayern Münih yönetiminde görev yaptı.
1957 – TARANTINO FİLMLERİNİN UNUTULMAZ YÜZÜ MICHAEL MADSEN
Amerikalı oyuncu Michael Madsen, 25 Eylül 1957’de doğdu. Quentin Tarantino’nun Reservoir Dogs filmindeki Mr. Blonde karakteriyle sinema tarihinin unutulmaz kötü adamlarından birini yarattı; daha sonra Kill Bill ve The Hateful Eight gibi Tarantino filmlerinde de rol aldı. Madsen, Temmuz 2025’te 67 yaşında hayatını kaybetti.
1961 – MEHMET ASLANTUĞ DOĞDU
Oyuncu, yönetmen ve yapımcı Mehmet Aslantuğ, 25 Eylül 1961’de Samsun’da doğdu. 1980’lerin ortalarından itibaren sinema ve televizyon yapımlarında rol alan Aslantuğ; Yengeç Sepeti, Akrebin Yolculuğu, Bir İstanbul Masalı ve Hanımın Çiftliği gibi yapımlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Kariyeri boyunca Altın Portakal, Altın Koza ve Altın Kelebek dahil birçok ödül aldı.
1965 – MICHAEL JORDAN’IN YANINDA ALTI ŞAMPİYONLUK: SCOTTIE PIPPEN
NBA tarihinin en önemli oyuncularından Scottie Pippen, 25 Eylül 1965’te doğdu. Michael Jordan ile birlikte Chicago Bulls’un 1990’larda kazandığı altı NBA şampiyonluğunun tamamında yer aldı. Savunma ve hücumdaki çok yönlü oyunuyla tanınan Pippen, NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu arasına da seçildi.
1968 – RAPÇİLİKTEN HOLLYWOOD’UN EN BÜYÜK YILDIZLARINDAN BİRİNE: WILL SMITH
Will Smith, 25 Eylül 1968’de Philadelphia’da doğdu. Kariyerine rap müziğiyle başlayan Smith, The Fresh Prince of Bel-Air dizisiyle televizyona geçti; ardından Bad Boys, Men in Black, Independence Day ve The Pursuit of Happyness gibi filmlerle dünyanın en tanınmış sinema yıldızlarından biri haline geldi. King Richard filmindeki rolüyle 2022’de En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.
1969 – MICHAEL DOUGLAS İLE AYNI GÜN DOĞAN CATHERINE ZETA-JONES
Galli oyuncu Catherine Zeta-Jones, 25 Eylül 1969’da doğdu. Zorro’nun Maskesi, Entrapment ve Chicago gibi filmlerle tanındı; Chicago’daki performansı ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını getirdi. İlginç bir tesadüf olarak eşi Michael Douglas da 25 Eylül doğumlu; aralarında tam 25 yaş bulunuyor.
1970 – TÜRK ROCK MÜZİĞİNİN “ALTIN ÇOCUĞU” YAVUZ ÇETİN
Gitarist, besteci ve şarkıcı Yavuz Çetin, 25 Eylül 1970’te Samsun’da doğdu. Blue Blues Band’de çaldı, MFÖ ile sahneye çıktı ve Türkiye’de blues-rock gitarının en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Hayattayken yalnızca iki solo albüm hazırlayabildi; özellikle ölümünden sonra yayımlanan “Satılık”, onu yeni kuşak dinleyiciler için de kült bir müzisyene dönüştürdü.
1970 – “GAME OF THRONES”UN YARATICILARINDAN DAVID BENIOFF
25 Eylül 1970’te doğan Amerikalı yazar ve senarist, D. B. Weiss ile birlikte Game of Thrones dizisini televizyona uyarlayan ve yaratan iki isimden biri oldu. Ayrıca 25th Hour, Troy ve The Kite Runner filmlerinin senaryolarında çalıştı; daha yakın dönemde 3 Body Problem / 3 Cisim Problemi dizisinin yaratıcıları arasında yer aldı.
1983 – OYUNCU, KOMEDYEN, SENARİST VE RAPÇİ: DONALD GLOVER
Amerikalı Donald Glover, 25 Eylül 1983’te doğdu. Community dizisindeki oyunculuğuyla tanındı; daha sonra yarattığı ve başrolünü üstlendiği Atlanta ile televizyon dünyasının en önemli yaratıcılarından biri haline geldi. Childish Gambino adıyla yaptığı müzik çalışmaları ve “This Is America” şarkısıyla da Grammy ödülleri kazandı.
1992 – FLAMENKOYU MODERN POPLA BULUŞTURAN ROSALÍA
İspanyol şarkıcı Rosalía, 25 Eylül 1992’de doğdu. Geleneksel flamenkoyu pop, elektronik müzik, hip-hop ve Latin müzik türleriyle birleştiren sanatçı, El Mal Querer ve Motomami albümleriyle dünya çapında üne ulaştı ve çok sayıda Grammy ile Latin Grammy kazandı.
25 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1849 – “RADETZKY MARŞI”NIN BESTECİSİ JOHANN STRAUSS ÖLDÜ
Avusturyalı besteci Johann Strauss I, 25 Eylül 1849’da hayatını kaybetti. Vals müziğinin Avrupa’da yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Strauss’un en ünlü eseri, bugün bile konser salonlarında coşkuyla çalınan “Radetzky Marşı” oldu. Oğlu Johann Strauss II ise daha sonra “Mavi Tuna” gibi eserlerle babasının ününü bile aşacaktı.
1958 – DAVRANIŞÇI PSİKOLOJİNİN ÖNCÜLERİNDEN JOHN B. WATSON
Amerikalı psikolog John B. Watson, 25 Eylül 1958’de hayatını kaybetti. İnsan davranışını gözlenebilir ve ölçülebilir tepkiler üzerinden açıklamaya çalışan davranışçılık akımının kurucularından kabul edilen Watson, psikoloji tarihinin en tartışmalı deneylerinden “Küçük Albert” çalışmasıyla da tanınıyor. Bebek üzerinde korkunun öğrenilip öğrenilemeyeceğini araştıran deney, bugün ciddi etik sorunları nedeniyle eleştiriliyor.
1968 – HITCHCOCK’UN “ARKA PENCERE”SİNİN HİKÂYESİNİ YAZAN CORNELL WOOLRICH
Amerikalı polisiye yazarı Cornell Woolrich, 25 Eylül 1968’de hayatını kaybetti. Woolrich’in 1942’de yayımladığı “It Had to Be Murder” adlı öyküsü, Alfred Hitchcock’un James Stewart ve Grace Kelly’nin başrollerini paylaştığı 1954 yapımı klasik filmi “Rear Window – Arka Pencere”nin temelini oluşturdu. Karanlık atmosferi ve sıradan insanların içine düştüğü suç hikâyeleriyle polisiye edebiyatın önemli isimlerinden biri oldu.
1970 – “BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK”UN YAZARI REMARQUE
Alman yazar Erich Maria Remarque, 25 Eylül 1970’te hayatını kaybetti. Birinci Dünya Savaşı deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok”, savaşın kahramanlıktan çok korku, ölüm ve yıkım olduğunu anlatan en etkili savaş karşıtı romanlardan biri haline geldi. Naziler döneminde kitapları yakılan Remarque, Almanya’dan ayrılmak zorunda kaldı.
1980 – LED ZEPPELIN’IN DAVULCUSU JOHN BONHAM ÖLDÜ
Rock tarihinin en etkili davulcularından John Bonham, 25 Eylül 1980’de 32 yaşında hayatını kaybetti. Led Zeppelin’in güçlü ve ağır ritim anlayışının merkezindeki isim olan Bonham’ın çalışı, sonraki kuşak rock ve metal davulcuları üzerinde büyük etki bıraktı. Ölümünün ardından Led Zeppelin, Bonham olmadan devam etmek istemediğini açıklayarak aynı yıl dağıldı.
1980 – AYNI GÜN, REMARQUE’IN ROMANINI SİNEMA KLASİĞİNE DÖNÜŞTÜREN YÖNETMEN DE ÖLDÜ
Sinema yönetmeni Lewis Milestone, John Bonham’la aynı gün, 25 Eylül 1980’de hayatını kaybetti. İlginç olan, Milestone’un en ünlü filminin Erich Maria Remarque’ın “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” romanının 1930 tarihli uyarlaması olması. Remarque da tam on yıl önce yine 25 Eylül’de ölmüştü. Milestone’un filmi En İyi Film Oscar’ını kazanırken kendisi de En İyi Yönetmen seçildi.
1991 – “LYON KASABI” KLAUS BARBIE ÖLDÜ
Nazi Almanyası’nın savaş suçlularından Klaus Barbie, 25 Eylül 1991’de Fransa’da hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Lyon Gestaposu’nun başında bulunan Barbie, Fransız Direnişi üyelerine ve Yahudilere yönelik işkence ve sürgünlerdeki rolü nedeniyle “Lyon Kasabı” olarak anılıyordu. Savaştan sonra Güney Amerika’ya kaçtı; yıllar sonra Fransa’ya iade edildi ve 1987’de insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapse mahkûm edildi.
1999 – ESKİ HAVA KUVVETLERİ KOMUTANI MUHSİN BATUR ÖLDÜ
Türkiye’nin yakın siyasi ve askerî tarihinde etkili olmuş isimlerden Muhsin Batur, 25 Eylül 1999’da hayatını kaybetti. 1969-1973 arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapan Batur, 12 Mart 1971 döneminin öne çıkan askerî aktörlerinden biriydi. Daha sonra Cumhuriyet Senatosu’nda görev yaptı ve 1980’de CHP’nin cumhurbaşkanı adayı oldu; ancak TBMM’de gerekli çoğunluğu sağlayamadı.
2003 – “ORYANTALİZM”İN YAZARI EDWARD SAID
Filistin kökenli Amerikalı düşünür ve edebiyat eleştirmeni Edward Said, 25 Eylül 2003’te New York’ta hayatını kaybetti. 1978’de yayımlanan “Oryantalizm” adlı kitabında Batı dünyasının Doğu’yu nasıl tanımladığı ve temsil ettiği üzerine geliştirdiği eleştiriler, sosyal bilimler ve kültürel çalışmalar üzerinde büyük etki yarattı. Said aynı zamanda Filistin meselesinin uluslararası alandaki en tanınmış entelektüel seslerinden biriydi.
2011 – NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ ALAN İLK AFRİKALI KADIN WANGARI MAATHAI
Kenyalı çevreci ve insan hakları savunucusu Wangari Maathai, 25 Eylül 2011’de hayatını kaybetti. 1977’de kurduğu Yeşil Kuşak Hareketi, özellikle kadınların katılımıyla milyonlarca ağacın dikilmesini sağladı. Çevre, demokrasi ve kadın hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle 2004’te Nobel Barış Ödülü’nü alan ilk Afrikalı kadın oldu.
2012 – “BOZKIRIN TEZENESİ” NEŞET ERTAŞ’I KAYBETTİK
Türk halk müziğinin büyük ustası Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de İzmir’de hayatını kaybetti. Babası Muharrem Ertaş’tan devraldığı Abdal ve bozlak geleneğini kendine özgü bağlama tavrı ve sesiyle bütün Türkiye’ye taşıdı. “Ah Yalan Dünya”, “Gönül Dağı” ve “Neredesin Sen” gibi eserleri kuşaklar boyunca söylendi. “Bozkırın Tezenesi” olarak anılan Ertaş, Türkiye’nin Yaşayan İnsan Hazineleri arasında da yer aldı.
2012 – “MOON RIVER”IN SESİ ANDY WILLIAMS ÖLDÜ
Amerikalı şarkıcı Andy Williams, Neşet Ertaş’la aynı gün, 25 Eylül 2012’de hayatını kaybetti. Özellikle “Moon River” yorumuyla özdeşleşen Williams, 1960’lı ve 1970’li yılların en popüler televizyon ve müzik yıldızlarından biriydi. Yaklaşık sekiz on yıla yayılan kariyerinde 100 milyondan fazla albüm sattı.
2016 – MICHAEL JACKSON’IN “THRILLER”INI YAZAN ROD TEMPERTON ÖLDÜ
İngiliz söz yazarı Rod Temperton, 25 Eylül 2016’da hayatını kaybetti. Adı geniş kitlelerce çok bilinmese de dünyanın en tanınmış pop şarkılarından bazılarını o yazdı: Michael Jackson’ın “Thriller”, “Rock with You” ve “Off the Wall” şarkıları ile George Benson’ın “Give Me the Night”ı bunlar arasındaydı. Pop müzik tarihinin perde arkasındaki en önemli hit yaratıcılarından biriydi.
2018 – OYUNCU YAKUP YAVRU, ÖDÜL ALMAK İÇİN GİTTİĞİ FESTİVALDE HAYATINI KAYBETTİ
Türk sinema ve televizyon oyuncusu Yakup Yavru, 25 Eylül 2018’de Adana’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Yavru, Adana Film Festivali’nde kendisine verilecek Emek Ödülü’nü almak için kente gitmişti. Ödül töreninden önce hayatını kaybedince ödülü törende fotoğrafının yanına bırakıldı ve daha sonra ailesine teslim edildi.
2023 – “NCIS”İN DUCKY’Sİ DAVID McCALLUM ÖLDÜ
Gönderdiğin listede atlanan en dikkat çekici popüler kültür isimlerinden biri David McCallum. İskoç oyuncu, 25 Eylül 2023’te 90 yaşında hayatını kaybetti. 1960’larda The Man from U.N.C.L.E. dizisindeki gizli ajan Illya Kuryakin rolüyle yıldızlaşan McCallum, yeni kuşakların hafızasına ise NCIS dizisindeki adli tıp uzmanı Dr. Donald “Ducky” Mallard olarak yerleşti.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


