Günün Tarihi / 12 Ağustos
12 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?
Uluslararası Gençlik Günü
Birleşmiş Milletler tarafından 1999’da ilan edilen 12 Ağustos, her yıl Uluslararası Gençlik Günü olarak kutlanıyor. Günün amacı gençlerin eğitimden istihdama, siyasete katılımdan iklim değişikliğine kadar kendilerini doğrudan ilgilendiren toplumsal meselelerde daha fazla söz sahibi olmasına dikkat çekmek. Birleşmiş Milletler, gençleri yalnız geleceğin yetişkinleri olarak değil, bugünün karar alma süreçlerine katılması gereken önemli bir toplumsal güç olarak görüyor; 12 Ağustos’ta dünyanın farklı ülkelerinde gençlik örgütleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum tarafından etkinlikler düzenleniyor.
Türkiye’de de Gençlik ve Spor Bakanlığı 12 Ağustos’u BM Uluslararası Gençlik Günü olarak anıyor. Bakanlık, günün gençlerin düşünce, eylem ve girişimlerinin görünür hâle gelmesi ve karar alma mekanizmalarına anlamlı biçimde katılmalarına dikkat çekmesi bakımından önem taşıdığını vurguluyor.
Dünya Fil Günü
12 Ağustos, Afrika ve Asya fillerinin karşı karşıya bulunduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla Dünya Fil Günü olarak anılıyor. İlk kez 12 Ağustos 2012’de Elephant Reintroduction Foundation ile Kanadalı belgeselci Patricia Sims’in girişimiyle düzenlenen gün; kaçak avcılık, fildişi ticareti, doğal yaşam alanlarının kaybı ve insanlarla filler arasındaki çatışmaları dünya gündemine taşımayı amaçlıyor. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî bir gün değil ancak dünyanın çok sayıda doğa koruma kuruluşunun katıldığı uluslararası bir farkındalık hareketine dönüşmüş durumda.
Tayland Anneler Günü ve Kraliçe Sirikit’in Doğum Günü
Tayland’da 12 Ağustos hem ülkenin Anneler Günü hem de 1932’de bu tarihte doğan Kraliçe Ana Sirikit’in doğum yıldönümü olarak kutlanıyor. Sirikit’in doğum günü 1976’da ulusal tatil ilan edildi ve aynı tarih Tayland’da Anneler Günü olarak benimsendi. Ülkenin geleneksel simgelerinden yasemin çiçeği de anneliği temsil eden çiçek olarak bu kutlamalarda yaygın biçimde kullanılıyor. Sirikit 24 Ekim 2025’te hayatını kaybetmesine rağmen Tayland’ın 2026 resmî tatil takviminde 12 Ağustos hâlâ Kraliçe Ana Sirikit’in doğum yıldönümü ve Ulusal Anneler Günü olarak yer alıyor.
12 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ
Aşağıdaki günlerin uluslararası ya da resmî bir statüsü bulunmuyor. Bazıları Amerikan özel gün takvimlerinden, bazıları ise oldukça eski toplumsal geleneklerden doğmuş eğlencelik veya sıra dışı kutlamalar.
Ortanca Çocuk Günü
Ailenin ilk çocuğuna “ilk göz ağrısı”, en küçüğüne “evin küçüğü” denirken arada kalanların da sonunda özel bir günü olmuş: 12 Ağustos, ABD’de Ortanca Çocuk Günü olarak kutlanıyor. Günü 1980’lerde Elizabeth Walker adlı, kendisi de ortanca çocuk olan bir kadın başlattı. Walker’ın düşüncesi, ailelerde büyük ve küçük kardeşlerin daha fazla ilgi gördüğü, ortanca çocukların ise zaman zaman gözden kaçtığı düşüncesinden hareketle onlara da bir gün ayırmaktı. Kutlama başlangıçta ağustos ayının ikinci cumartesisindeyken zamanla 12 Ağustos’a yerleşti.
Plak Günü
12 Ağustos, müziği dijital dosyadan değil plağı pikaba koyup iğneyi üzerine indirerek dinlemeyi sevenler için Vinyl Record Day, yani Plak Günü. Kaliforniyalı müzik tutkunu Gary Freiberg tarafından 2002’de başlatılan günün tarihi, Thomas Edison’un fonograf üzerindeki çalışmalarının 12 Ağustos 1877’ye bağlanmasından esinlenerek seçildi. Amaç yalnız plak koleksiyonculuğunu değil, insanların belirli şarkılarla bağlantılı anılarını ve analog müzik kültürünü de hatırlatmak. Dijital müzik çağında plakların yeniden popülerleşmesiyle günün başlangıçtaki nostaljik anlamı da beklenmedik biçimde güncellik kazandı.
İncecik Patates Kızartması Günü
Amerikan özel gün takvimleri patates kızartmasını bile kendi hâline bırakmamış. 12 Ağustos, National Julienne Fries Day, yani jülyen biçimde kesilmiş ince patates kızartması günü. “Julienne”, yiyeceklerin kibrit çöpü gibi uzun ve ince şeritler hâlinde kesildiği mutfak tekniğinin adı; bu şekilde hazırlanan patatesler daha ince ve çıtır oluyor. Kutlamayı kimin başlattığı ya da neden özellikle 12 Ağustos’un seçildiği bilinmiyor. Zaten bu tür Amerikan yemek günlerinin önemli bölümünde tarihsel açıklama aramak, kutlanan yemekten daha zahmetli.
İngilizlerin “Muhteşem 12 Ağustos”u
Britanya’da 12 Ağustos’un oldukça eski ve bugün hayli tartışmalı bir adı var: “Glorious Twelfth”, yani Muhteşem 12 Ağustos. İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da kızıl orman tavuğu av sezonunun geleneksel başlangıç tarihi 12 Ağustos. Kökeni 18. yüzyıla uzanan ve 1831 tarihli av yasasıyla yerleşen gelenek, özellikle İngiliz aristokrasisi ve büyük malikânelerle özdeşleşti. Eskiden sabah İskoçya’da vurulan kuşların aynı akşam Londra’nın lüks restoranlarında servis edilmesi bile günün gösterişli geleneklerinden biriydi. Günümüzde ise avcılık, yaban hayatı ve bozkır ekosistemlerinin yönetimi konusundaki tartışmalar nedeniyle çevreciler aynı tarihi ironik biçimde “Inglorious Twelfth” – Utanç Verici 12 Ağustos diye de anıyor.
1499 – Osmanlı donanmasının Venedik’e üstünlük sağladığı Sapienza Deniz Muharebesi başladı
- Bayezid döneminde Osmanlı-Venedik Savaşı sürerken, Kaptan-ı Derya Küçük Davud Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Antonio Grimani yönetimindeki Venedik filosu 12 Ağustos 1499’da Mora açıklarındaki Sapienza ve Zonchio çevresinde karşı karşıya geldi. Günlere yayılan deniz savaşlarında Kemal Reis ve Burak Reis gibi Osmanlı denizcileri önemli rol oynadı. Osmanlı donanmasının üstünlüğüyle sonuçlanan mücadele, Venedik’in Doğu Akdeniz’deki gücüne ağır darbe vurdu ve Osmanlıların bölgede güçlü bir deniz devleti hâline gelmesinin önemli aşamalarından biri oldu.
Muharebenin en dramatik olaylarından biri Burak Reis’in gemisi çevresinde yaşandı. Venedik gemilerinin saldırısına uğrayan Burak Reis’in büyük savaş gemisi çıkan yangının cephaneye ulaşmasıyla infilak etti; Burak Reis ve çok sayıda denizci hayatını kaybederken saldıran Venedik gemileri de ağır kayıp verdi.
1687 – İkinci Mohaç yenilgisi Osmanlıların Macaristan’daki hâkimiyetinin çözülmesini hızlandırdı
Osmanlı ordusu ile Habsburg kuvvetleri, 12 Ağustos 1687’de Macaristan’daki Nagyharsány yakınlarında, tarihe İkinci Mohaç Muharebesi adıyla geçen savaşta karşı karşıya geldi. 1683’teki II. Viyana Kuşatması’nın başarısızlığından sonra üstünlüğü ele geçiren Habsburg ordusu Lorraine Dükü Charles komutasındaydı; Osmanlı kuvvetlerini ise Sadrazam Sarı Süleyman Paşa yönetiyordu. Gün boyunca süren çatışmalarda Osmanlı saldırıları durduruldu, ardından Habsburg karşı taarruzu Osmanlı hatlarını dağıttı. Osmanlı ordusu ağır kayıplar vererek geri çekilirken çok sayıda top, silah ve sancak da Habsburgların eline geçti.
İkinci Mohaç yenilgisi, yalnızca kaybedilmiş bir meydan savaşı olmadı. 1686’da Budin’in düşmesinin ardından gelen bu ağır yenilgi, Osmanlıların Macaristan’daki yaklaşık bir buçuk asırlık hâkimiyetinin hızla çözülmesini ve Habsburgların bölgede üstünlük kurmasını kolaylaştırdı. Savaşın ardından Osmanlı ordusunda büyük karışıklık çıktı; Sadrazam Sarı Süleyman Paşa görevden alındı ve yaşanan siyasi kriz birkaç ay sonra IV. Mehmed’in tahttan indirilmesine kadar uzandı.
1848 – Demiryollarının dünyayı değiştirmesinde öncü rol oynayan İngiliz mühendis George Stephenson öldü
Sanayi Devrimi’nin en önemli mühendislerinden George Stephenson, 12 Ağustos 1848’de 67 yaşında hayatını kaybetti. Kömür madenlerinde çalışırken lokomotif teknolojisine yönelen Stephenson, 1814’te ilk lokomotiflerinden Blücher’ı yaptı; 1825’te açılan Stockton-Darlington ve ardından Liverpool-Manchester demiryollarının geliştirilmesinde belirleyici rol oynadı. Onun kullandığı 1.435 milimetrelik ray açıklığı zamanla “standart hat açıklığı” hâline gelerek bugün dünya demiryollarının büyük bölümünde kullanılmaya devam etti. Bu nedenle Stephenson sık sık “demiryollarının babası” olarak anılıyor. Oğlu Robert Stephenson’ın başlıca tasarımcısı olduğu ünlü Rocket lokomotifi ise 1829’daki Rainhill Yarışları’nı kazanarak buharlı lokomotiflerin geleceğini şekillendiren araçlardan biri oldu.
1851 – Isaac Singer’ın patentini aldığı geliştirilmiş dikiş makinesi hazır giyim ve ev yaşamını değiştiren araçlardan birine dönüştü
Amerikalı mucit Isaac Merritt Singer, 12 Ağustos 1851’de geliştirdiği dikiş makinesi için ABD’de 8.294 numaralı patenti aldı. Singer dikiş makinesini icat eden ilk kişi değildi; ancak düz hareket eden iğne, mekik sistemi ve kullanımı kolaylaştıran mekanik düzenlemelerle mevcut tasarımları daha hızlı, güvenilir ve seri üretime uygun hâle getirdi. Singer markasının makineleri kısa sürede fabrikalardan evlere kadar yayıldı; giysi üretiminin hızlanmasına ve hazır giyim sektörünün büyümesine büyük katkı sağladı. Şirketin taksitle satış gibi yöntemleri yaygınlaştırması da pahalı ev makinelerinin geniş kitlelere ulaşmasında etkili oldu.
1877 – Asaph Hall Mars’ın ilk keşfedilen uydusu Deimos’u buldu
Amerikalı astronom Asaph Hall, Washington’daki ABD Deniz Gözlemevinde Mars çevresinde yaptığı gözlemler sırasında gezegenin küçük uydusu Deimos’u keşfetti. Keşif Washington yerel saatine göre 11 Ağustos 1877 gecesi, evrensel zamana göre ise 12 Ağustos’ta gerçekleşti. Hall altı gece sonra Mars’ın diğer uydusu Phobos’u da buldu. İki uyduya savaş tanrısı Ares’in oğullarının adları verildi; Deimos “dehşet”, Phobos ise “korku” anlamına geliyor. Böylece o tarihe kadar uydusu olmadığı düşünülen Mars’ın aslında iki küçük doğal uydusu bulunduğu ortaya çıktı.
1898 – ABD ile İspanya arasındaki savaş sona erdi; Amerika’nın küresel güç hâline gelmesinin yolu açıldı
ABD ve İspanya temsilcileri 12 Ağustos 1898’de Washington’da bir barış protokolü imzalayarak İspanyol-Amerikan Savaşı’ndaki çatışmaları durdurdu. Küba’daki İspanyol yönetimine karşı başlayan ayaklanmanın ardından savaşa giren ABD, yalnız birkaç ay içinde İspanya’yı yenilgiye uğratmıştı. Aralık ayında imzalanacak Paris Antlaşması’yla İspanya Küba üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçecek; Porto Riko, Guam ve Filipinler ABD’nin denetimine geçecekti. Savaş böylece İspanya’nın Amerika kıtasındaki sömürge imparatorluğunun sonunu getirirken, ABD’nin Karayipler ve Pasifik’e yayılan küresel bir askerî ve siyasi güç hâline gelmesinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1910 – Türkiye’nin ilk tenis kortu İstanbul’un Moda semtinde açıldı
Türkiye’de 1900’lü yılların başında özellikle İstanbul ve İzmir’de yaşayan İngilizler arasında oynanmaya başlayan tenis, 12 Ağustos 1910’da önemli bir adım attı ve İstanbul’un Küçük Moda semtinde Türkiye’nin ilk tenis kortu açıldı. Aynı çevrede Whittall, Whitenhouse, Sleger, Simonde, Binns, Basil ve Weiss gibi İstanbul’da yaşayan yabancılar tarafından Moda Tennis Club da kuruldu. Tenis sonraki yıllarda Türk sporcular arasında yaygınlaşırken Fenerbahçe bünyesindeki çalışmalar ve Cumhuriyet döneminde kurulan federasyonla örgütlü bir spor dalına dönüştü. Moda’daki kort böylece Türkiye tenis tarihinin başlangıç noktalarından biri oldu.
1914 – İngiltere’nin Avusturya-Macaristan’a savaş ilan etmesi Avrupa’daki büyük güçlerin cepheleşmesini tamamladı
Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından iki hafta sonra Birleşik Krallık, 12 Ağustos 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na savaş ilan etti. Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a saldırmasıyla başlayan kriz; Almanya, Rusya, Fransa ve İngiltere’nin peş peşe savaşa katılmasıyla bütün Avrupa’ya yayılmıştı. İngiltere’nin bu kararı, İtilaf Devletleri ile Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın başını çektiği İttifak güçleri arasındaki cepheleşmenin daha da belirginleştiği adımlardan biri oldu.
1921 – Mustafa Kemal Paşa Başkomutan olarak Polatlı’ya giderek Sakarya Savaşı öncesinde ordunun başına geçti
TBMM’nin 5 Ağustos’ta geniş yetkilerle Başkomutanlığa getirdiği Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile birlikte 12 Ağustos 1921’de Ankara’dan ayrılarak Polatlı’daki Batı Cephesi Karargâhı’na geçti. Türk ordusu, Kütahya-Eskişehir yenilgilerinin ardından Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiş, Yunan ordusu ise Ankara yönünde ilerlemeye hazırlanıyordu. Mustafa Kemal cepheye gelerek savunma hazırlıklarını ve birliklerin sevk ve idaresini doğrudan üstlendi.
On bir gün sonra, 23 Ağustos’ta başlayacak Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün 22 gece sürecek ve Yunan ordusunun ilerleyişinin durdurulduğu Millî Mücadele’nin en kritik dönüm noktalarından biri olacaktı. Mustafa Kemal’in 12 Ağustos’ta Polatlı’ya gelişi bu nedenle yalnız bir karargâh değişikliği değil, Başkomutan olarak savaşın fiilî yönetimini üstlendiği önemli bir eşikti.
1930 – Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu ve Cumhuriyet’in ikinci çok partili hayat denemesi başladı
Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikiyle Ali Fethi Okyar’ın başkanlığında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, 12 Ağustos 1930’da resmen faaliyete geçti. Cumhuriyet Halk Fırkası’nın uzun süredir tek başına iktidarda bulunduğu dönemde yeni partinin amacı, hükûmeti Meclis içinde denetleyecek ve özellikle ekonomik politikalar konusunda alternatif oluşturacak bir muhalefet yaratmaktı. Liberal ekonomi politikalarını savunan parti, laiklik ve cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağını açıkladı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası kısa sürede beklenenden çok daha büyük toplumsal destek gördü; özellikle Fethi Okyar’ın İzmir gezisi sırasında yaşanan olaylar, partinin kontrollü bir muhalefet hareketinin ötesine geçebileceğini gösterdi. Siyasi gerilimin hızla yükselmesi üzerine Fethi Okyar, yalnızca üç ay sonra 17 Kasım 1930’da partiyi feshetti. Kısa ömrüne rağmen Serbest Cumhuriyet Fırkası, Türkiye’nin çok partili demokrasiye geçiş arayışlarının önemli erken denemelerinden biri olarak tarihe geçti.
Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşu Kocaeli’de de kısa sürede karşılık buldu. Kocaeli Milletvekili İbrahim Tolon yeni partiye katılırken Salih Zeki Bey, Kocaeli Vilayeti Merkez Ocağını kurarak teşkilatlanmayı başlattı. Parti yalnız İzmit’te değil, o tarihte Kocaeli Vilayeti sınırlarında bulunan Gebze, Kandıra, Adapazarı, Karamürsel ve Geyve ilçeleriyle Darıca ve Şeyhler nahiyelerinde de örgütlendi ve yerel yönetim seçimlerine katıldı. Böylece yalnız üç ay yaşayacak Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın ülke çapında yarattığı siyasi hareketlilik Kocaeli’de de güçlü biçimde hissedildi.
1935 – Baba filminin Fredo’su John Cazale doğdu; sadece beş film çevirdi, beşi de En İyi Film Oscar’ına aday oldu
Sinema tarihinin en sıra dışı kariyerlerinden birine sahip Amerikalı oyuncu John Cazale, 12 Ağustos 1935’te doğdu. Cazale yedi yıl içinde beş sinema filminde rol aldı: The Godfather, The Conversation, The Godfather Part II, Dog Day Afternoon ve The Deer Hunter. İnanılması güç biçimde bu beş filmin tamamı En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterildi; üçü ödülü kazandı. Özellikle Baba serisindeki kırılgan ve trajik Fredo Corleone karakteriyle sinema tarihine geçti. Akciğer kanserine yakalanmasına rağmen The Deer Hunter’ın çekimlerini tamamlayan Cazale, 1978’de yalnız 42 yaşında öldü. Son yıllarında hayat arkadaşı olan Meryl Streep de hastalığı boyunca onun yanından ayrılmadı.
1936 – “Taş Bebek” lakabıyla tanınan Türk sanat müziğinin ünlü sesi Gönül Yazar doğdu
Türk sanat müziği sanatçısı ve sinema oyuncusu Gönül Yazar, 12 Ağustos 1936’da İzmir’de doğdu. Asıl adı Mürşide Gönül Özyenginer olan Yazar, henüz genç yaşta katıldığı Ege Ses Kraliçesi Yarışması’nı kazanarak sanat hayatına adım attı. Ankara Radyosu’nda çalıştıktan sonra gazino sahnelerinin en tanınmış isimlerinden biri oldu; güçlü yorumu, sahne tarzı ve “Taş Bebek” lakabıyla uzun yıllar Türk müziği ve magazin dünyasının öne çıkan sanatçıları arasında yer aldı. Sinemada da çok sayıda filmde rol aldı.
1936 – Gırgır’la Türkiye’nin mizah dilini değiştirecek Oğuz Aral doğdu
Türk karikatürünün en etkili isimlerinden Oğuz Aral, 12 Ağustos 1936’da İstanbul’un Silivri ilçesinde doğdu. Asıl büyük çıkışını 1972’de yayın hayatına başlayan ve yönetimini üstlendiği Gırgır dergisiyle yaptı. Gündelik hayatı, siyaseti, sınıfsal çelişkileri ve sokak dilini karikatüre taşıyan Gırgır, Cumhuriyet tarihinin en çok satan mizah dergilerinden birine dönüşürken Türkiye’de yeni bir mizahçı kuşağının yetiştiği okul işlevi gördü. Aral’ın Avanak Avni başta olmak üzere yarattığı karakterler geniş kitlelerin hafızasına yerleşti; onun çevresinde yetişen çizerler sonraki yıllarda Türkiye’nin mizah dergiciliğini şekillendirdi.
1944 – Kennedy ailesinin başkan olması beklenen büyük oğlu gizli bir “uçan bomba” görevinde öldü
ABD Başkanı John F. Kennedy’nin ağabeyi Joseph P. Kennedy Jr., 12 Ağustos 1944’te İkinci Dünya Savaşı’nın en tehlikeli ve sıra dışı gizli operasyonlarından birinde hayatını kaybetti. Kennedy ailesinin en büyük çocuğu olan Joe Jr.’dan büyük siyasi beklentiler vardı; gençliğinden beri bir gün ABD’nin ilk Katolik başkanı olacağından söz ediliyordu. Savaşta 25 görev tamamlayıp ülkesine dönme hakkı kazandığı hâlde bir kez daha gönüllü oldu. Bu kez görevi, tonlarca patlayıcı yüklenmiş bir bombardıman uçağını havalandırmak, uzaktan kumandayı devreye sokmak ve uçaktan paraşütle atlamaktı; ardından insansız uçak Alman hedefinin üzerine yönlendirilecekti.
ABD Donanmasının Operation Anvil adlı projesi kapsamında havalanan patlayıcı yüklü uçak, Kennedy ve yardımcı pilot Wilford Willy henüz atlayamadan İngiltere üzerinde infilak etti; ikisi de öldü. Joe Jr.’ın ölümü Kennedy ailesinin kaderini de değiştirdi. Ailenin siyasi umutları giderek küçük kardeş John’a yöneldi ve John F. Kennedy 16 yıl sonra ABD başkanı seçildi.
1945 – Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olacak Nihat Erim Kocaeli milletvekili olarak parlamento hayatına başladı
Kandıra doğumlu hukukçu ve akademisyen Nihat Erim, 1945 ara seçimlerinde Kocaeli milletvekili seçilerek 12 Ağustos 1945’te parlamento hayatına başladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde profesör olan ve aynı yıl Birleşmiş Milletlerin kuruluşuyla sonuçlanan San Francisco Konferansı’na Türk heyetinin hukuk müşaviri olarak katılan Erim, sonraki yıllarda Bayındırlık Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Kocaeli’yi uzun yıllar TBMM’de temsil eden Erim, 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında kurulan hükûmetin başına geçerek Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlarından biri oldu.
1949 – Sivilleri, yaralıları ve savaş esirlerini koruyan dört Cenevre Sözleşmesi kabul edildi
İkinci Dünya Savaşı’nın milyonlarca sivili ve askeri hedef alan yıkımından çıkarılan dersler sonucunda hazırlanan dört Cenevre Sözleşmesi, 12 Ağustos 1949’da kabul edildi. Sözleşmeler savaş sırasında yaralanan ve hastalanan askerleri, denizde kazaya uğrayan silahlı kuvvet mensuplarını, savaş esirlerini ve savaşın ortasında kalan sivilleri koruyan temel kuralları belirledi. İşkence, insanlık dışı muamele ve sivillere yönelik çok sayıda uygulamaya karşı hukuki sınırlar getiren düzenlemeler, bugün uluslararası insancıl hukukun temel taşını oluşturuyor. Neredeyse bütün dünya devletlerinin taraf olduğu Cenevre Sözleşmeleri, savaşın bile sınırsız olmadığı düşüncesinin uluslararası hukuktaki en güçlü ifadelerinden biri hâline geldi.
1952 – Stalin’in “Öldürülen Şairler Gecesi”nde Sovyet Yahudi kültürünün önemli isimleri idam edildi
Sovyetler Birliği’nde Stalin döneminin en karanlık kültürel tasfiyelerinden biri 12 Ağustos 1952 gecesi yaşandı. Aralarında dönemin önemli Yidiş şairleri, yazarları ve aydınlarının bulunduğu 13 Sovyet Yahudisi, aylar süren sorgulamalar ve kapalı bir davanın ardından “milliyetçilik” ve “casusluk” suçlamalarıyla idam edildi. Öldürülenler arasında Peretz Markish, Dovid Bergelson, Itsik Fefer, Leyb Kvitko ve Dovid Hofshteyn gibi Sovyet Yidiş edebiyatının önde gelen isimleri bulunuyordu.
Olay daha sonra “Öldürülen Şairler Gecesi” adıyla anılmaya başlandı. Stalin yönetiminin Yahudi aydınlara yönelik baskılarının simgelerinden birine dönüşen dava, Stalin’in ölümünün ardından yeniden incelendi ve mahkûmiyetler iptal edildi. 12 Ağustos bugün de Yidiş kültür dünyasında kaybedilen yazar ve sanatçıların anıldığı tarihlerden biri.
1953 – Sovyetler Birliği ilk termonükleer silahını deneyerek ABD’yle nükleer yarışta yeni bir aşamaya geçti
Sovyetler Birliği, 12 Ağustos 1953’te Kazakistan’daki Semipalatinsk nükleer deneme sahasında RDS-6s adlı termonükleer silahını patlattı. Yaklaşık 400 kiloton TNT gücündeki patlama, Hiroşima’ya atılan atom bombasından onlarca kat daha güçlüydü. Andrey Saharov’un da geliştirilmesinde önemli rol oynadığı silah, fisyon ve füzyon yakıtlarının katmanlar hâlinde kullanıldığı özel bir tasarıma sahipti ve Sovyetler Birliği’nin termonükleer silah teknolojisine ulaştığını gösterdi.
ABD’nin bir yıl önce gerçekleştirdiği Ivy Mike denemesinin ardından gelen Sovyet testi, iki süper güç arasındaki nükleer silahlanma yarışını daha da hızlandırdı. Ancak RDS-6s, daha sonra geliştirilecek iki aşamalı gerçek hidrojen bombalarından teknik olarak farklıydı; bu nedenle “Sovyetlerin ilk hidrojen bombası” ifadesi yaygın olsa da “ilk termonükleer silah denemesi” demek daha doğru.
1953 – Kefalonya ve Zakintos’u yıkan Büyük İyonya depremi Yunanistan’ın en ağır afetlerinden birine dönüştü
Günlerdir süren sarsıntıların ardından 12 Ağustos 1953’te meydana gelen büyük deprem, Yunanistan’ın İyonya Adaları’nı vurdu. Özellikle Kefalonya ve Zakintos’ta yerleşimlerin büyük bölümü yıkılırken yüzlerce insan hayatını kaybetti, binlerce kişi evsiz kaldı. Depremin şiddeti Kefalonya adasının bazı bölümlerinde kalıcı yer değiştirmeye neden olacak kadar büyüktü. Afetten sonra adalardan büyük bir göç dalgası yaşandı; çok sayıda insan Yunanistan’ın başka bölgelerine, Avustralya ve Kuzey Amerika’ya göç etti. 1953 İyonya depremi, modern Yunanistan tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olarak hafızada kaldı.
1955 – 20. yüzyıl Alman edebiyatının büyük ustalarından Nobel ödüllü Thomas Mann öldü
Buddenbrooks, Büyülü Dağ, Venedik’te Ölüm ve Doktor Faustus gibi eserleriyle modern Avrupa edebiyatının en etkili yazarlarından biri olan Thomas Mann, 12 Ağustos 1955’te Zürih’te 80 yaşında hayatını kaybetti. Burjuva toplumunun çözülüşünü, bireyin ahlaki çatışmalarını ve Avrupa’nın kültürel krizlerini romanlarında işleyen Mann, 1929’da Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü.
Nazilerin iktidara gelmesinin ardından Almanya’dan ayrılan Mann, sürgün yıllarında Nazi rejimine karşı açık tavır aldı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı radyo konuşmalarıyla Alman halkına seslendi. Savaş sonrasında Avrupa’ya dönen yazar, yaşamının son yıllarını İsviçre’de geçirdi.
1960 – Echo 1A’nın fırlatılması uydu üzerinden haberleşmenin mümkün olduğunu dünyaya gösterdi
NASA, 12 Ağustos 1960’ta Echo 1A adlı dev balon biçimindeki uyduyu uzaya fırlattı. Yaklaşık 30 metre çapındaki ince metal kaplı küre, kendi başına yayın yapmıyor; Dünya’dan gönderilen radyo, telefon ve televizyon sinyallerini yüzeyinden başka bir noktaya yansıtıyordu. Aynı gün California’daki Goldstone istasyonundan gönderilen bir sinyal, Echo’dan yansıtılarak New Jersey’deki Bell Laboratuvarları tesisinde alındı. Böylece kıtalararası uydu haberleşmesinin uygulanabilir olduğu gösterildi. Echo 1A, daha sonra aktif haberleşme uydularının ve bugünkü küresel uydu iletişim sistemlerinin gelişmesine giden yolun öncülerinden biri oldu.
1961 – İstanbul’un Avrupa yakasında 92 yıllık tramvay dönemi sona erdi
İstanbul’un Avrupa yakasında hizmet veren tramvaylar, 12 Ağustos 1961’de son kez yolcu taşıyarak kent ulaşımındaki uzun bir dönemi kapattı. Osmanlı döneminde atlı tramvaylarla başlayan ve daha sonra elektrikli tramvaylara dönüşen sistem, onlarca yıl boyunca İstanbul’un gündelik hayatının en tanıdık parçalarından biri olmuştu. Dönemin basını, İstanbulluların tramvayları “güle güle” sözleriyle uğurladığını yazdı. Avrupa yakasındaki hatların kaldırılmasının ardından Anadolu yakasındaki tramvaylar bir süre daha çalışmayı sürdürdü ve İstanbul’daki eski tramvay sistemi 1966’da tamamen sona erdi. Yıllar sonra tramvay yeniden kente dönecek; Taksim-Tünel arasındaki nostaljik tramvay 1990’da yeniden işletilmeye başlanacaktı.
1964 – Apartheid politikaları nedeniyle Güney Afrika Olimpiyatlardan dışlandı ve 28 yıllık spor boykotu başladı
Uluslararası Olimpiyat Komitesi, 12 Ağustos 1964’te Güney Afrika’nın ırk ayrımına dayanan apartheid politikaları nedeniyle Tokyo Olimpiyatları’na katılmasına izin vermedi. Güney Afrika’daki spor sistemi de beyazlarla siyahları ayırıyor, ülkenin Olimpiyat takımlarının seçimi ırk ayrımcılığı temelinde yapılıyordu. IOC’nin ayrımcılığın kaldırılması yönündeki taleplerinin karşılanmaması üzerine Güney Afrika uluslararası Olimpiyat hareketinden dışlandı.
Güney Afrika 1970’te IOC üyeliğinden tamamen çıkarıldı ve apartheid rejiminin sona ermesine kadar Olimpiyatlara dönemedi. Ülke, 28 yıl aradan sonra 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda yeniden yarıştı. Spor alanındaki bu uzun boykot, apartheid yönetimine karşı uygulanan uluslararası baskının en görünür simgelerinden biri hâline geldi.
1964 – James Bond’u yaratarak casusluk edebiyatını ve sinemasını değiştiren Ian Fleming öldü
İngiliz yazar ve gazeteci Ian Fleming, 12 Ağustos 1964’te 56 yaşında hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz Deniz İstihbaratında görev yapan Fleming, savaş yıllarında edindiği deneyimlerden de yararlanarak 1953’te yayımlanan Casino Royale ile James Bond’u edebiyat dünyasına kazandırdı. “007” kod adlı İngiliz ajanının maceraları kısa sürede büyük başarı elde etti ve Bond, romanlardan sinemaya taşınarak dünyanın en tanınmış kurmaca karakterlerinden birine dönüştü.
Fleming, Bond serisinin yanı sıra çocuklar için Chitty-Chitty-Bang-Bang adlı kitabı da yazdı. Ölümünden sonra da yeni Bond romanları yazılmaya ve filmleri çekilmeye devam etti; yarattığı evren casusluk türünün yanı sıra moda, otomobil, müzik ve popüler kültür üzerinde onlarca yıl sürecek bir etki bıraktı.
1964 – Türkiye Kıbrıs üzerindeki askerî uçuşlarını durdurdu ve Erenköy çatışmalarında BM gözetiminde ateşkes dönemi başladı
Kıbrıs Türklerine yönelik saldırıların yoğunlaşması üzerine 8 ve 9 Ağustos’ta Erenköy ve çevresindeki Rum mevzilerine hava harekâtı düzenleyen Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ateşkes çağrılarının ardından 12 Ağustos 1964’te Ada üzerindeki askerî uçuşlarını durdurdu. Güvenlik Konseyi 9 Ağustos’ta bütün taraflara derhâl ateşkes çağrısı yapmış, 11 Ağustos’ta da Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal eden bütün askerî uçuşların sona erdirilmesini istemişti. Konsey ayrıca Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün ateşkesi denetlemesini ve son çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki birliklerini güçlendirmesini kararlaştırdı.
Erenköy çatışmaları, 1963 sonunda başlayan Kıbrıs krizinde Türkiye’nin ilk kez doğrudan askerî güç kullandığı en kritik aşamalardan biri oldu. Harekât sırasında uçağı düşürülen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Rumların eline düştükten sonra hayatını kaybetmiş, Türkiye’nin Kıbrıs’taki ilk hava harp şehidi olmuştu. BM’nin devreye girmesiyle geniş çaplı çatışmalar durduruldu ancak Kıbrıs sorunundaki Türk-Rum gerilimi sona ermedi.
1964 – Cengiz Topel için ilk cenaze töreni Kıbrıs’ta yapıldı
Kıbrıs’taki Erenköy çatışmaları sırasında uçağı düşürüldükten sonra Rum kuvvetlerinin eline geçen ve hayatını kaybeden Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel için ilk tören 12 Ağustos 1964’te Lefkoşa Türk Hastanesi önünde düzenlendi. Naaşı daha sonra Türk bayrağına sarılı tabutuyla Ankara’ya, oradan İstanbul’a getirildi ve 14 Ağustos’ta Sultanahmet Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı’daki Hava Şehitliği’ne defnedildi. İzmit doğumlu Topel, Türkiye’nin Kıbrıs’taki ilk hava harp şehidi olarak tarihe geçti.
1964 – Büyük Tren Soygunu’nun hükümlüsü cezaevinden film gibi kaçırıldı
İngiltere tarihinin en ünlü soygunlarından 1963 Büyük Tren Soygunu’na katıldığı için 30 yıl hapse mahkûm edilen Charlie Wilson, cezasının yalnızca dört ayını yatmışken 12 Ağustos 1964’te cezaevinden kaçtı. Üç kişilik bir ekip Birmingham’daki Winson Green Cezaevi’ne girerek Wilson’ın kaçmasını sağladı. Bir yıl önce Glasgow-Londra posta treninden çalınan milyonlarca sterlin nedeniyle bütün ülke soyguncuları konuşurken, firar haberi çeteyi yeniden manşetlere taşıdı.
Wilson İngiliz polisinden yaklaşık dört yıl kaçmayı başardı. Sahte kimlikle eşi ve çocuklarıyla Kanada’da yaşayan soyguncu, 1968’de Quebec’te yakalanarak İngiltere’ye geri gönderildi. Yıllar sonra İspanya’ya yerleşen Wilson’ın hayatı da bir suç filmi finalini andırdı: 1990’da Marbella’daki evinin önünde vurularak öldürüldü.
1970 – Fransa’nın ve dünya futbolunun en tanınmış kulüplerinden Paris Saint-Germain kuruldu
Paris Saint-Germain, 12 Ağustos 1970’te Paris Football Club ile Stade Saint-Germain’in birleşmesiyle resmî kimliğine kavuştu. Paris Emniyet Müdürlüğünün kulübün adını Paris Saint-Germain Football Club olarak onayladığı bu tarih, PSG tarafından kulübün resmî doğum günü kabul ediliyor. İlk yıllarında mütevazı bir yapılanmayla başlayan kulüp, sonraki on yıllarda Fransa’nın en başarılı takımlarından birine dönüştü; özellikle 2011’den sonra yapılan büyük yatırımlarla Zlatan Ibrahimović, Neymar, Kylian Mbappé ve Lionel Messi gibi dünya yıldızlarını kadrosuna kattı. PSG bugün yalnız bir futbol kulübü değil, Paris’i küresel spor ve popüler kültürde temsil eden en güçlü markalardan biri hâline gelmiş durumda.
1970 – Batı Almanya ile Sovyetler Birliği’nin Moskova Antlaşması Soğuk Savaş’ta yumuşamanın önünü açtı
Batı Almanya Başbakanı Willy Brandt ile Sovyet yönetimi arasında yürütülen görüşmeler sonucunda Moskova Antlaşması 12 Ağustos 1970’te imzalandı. Taraflar birbirlerine karşı güç kullanmama ilkesini kabul ederken Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan sınırların dokunulmazlığına saygı göstereceklerini açıkladı. Antlaşma, Brandt’ın Doğu Avrupa ve Doğu Almanya’yla ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan Ostpolitik politikasının en önemli adımlarından biri oldu. Moskova Antlaşması’nı Polonya, Doğu Almanya ve diğer Doğu Bloku ülkeleriyle kurulan yeni ilişkiler izledi; böylece Avrupa’daki Soğuk Savaş geriliminin azaltılmasına giden diplomatik yol genişledi.
1972 – Türkiye’ye ilk Eurovision birinciliğini getiren şarkının yaratıcılarından Demir Demirkan doğdu
Rock müzisyeni, gitarist ve besteci Demir Demirkan, 12 Ağustos 1972’de Adana’da doğdu. Pentagram’ın önemli dönemlerinde gitarist ve besteci olarak yer alan Demirkan, Şebnem Ferah ve Sertab Erener başta olmak üzere çok sayıda sanatçıyla çalıştı. Türkiye’nin hafızasına ise özellikle 2003 Eurovision Şarkı Yarışması’yla kazındı. Sertab Erener’in seslendirdiği “Everyway That I Can”ın sözlerini Demirkan yazdı, bestesini ise Sertab Erener’le birlikte yaptı. Şarkı Riga’daki yarışmayı 167 puanla kazanarak Türkiye’ye Eurovision tarihindeki ilk ve bugüne kadarki tek birinciliğini getirdi.
1977 – Uzay mekiği Enterprise taşıyıcı uçaktan ayrılarak ilk kez kendi başına uçtu
NASA’nın uzay mekiği programının ilk test aracı Enterprise, 12 Ağustos 1977’de bir Boeing 747’nin sırtından ayrılarak ilk serbest uçuşunu gerçekleştirdi. Astronotlar Fred Haise ve Gordon Fullerton’ın kullandığı Enterprise’ın motorları yoktu; araç yaklaşık 7 kilometre yükseklikte taşıyıcı uçaktan bırakıldı, bir planör gibi süzülerek Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’ne indi. Bu test, uzaydan dönecek mekiklerin atmosferde kontrol edilip pist üzerine güvenle indirilebileceğini göstermesi açısından programın kritik aşamalarından biriydi. Enterprise’ın adının da ayrı bir popüler kültür hikâyesi vardı: NASA araca başlangıçta Constitution adını vermeyi planlamış, ancak Star Trek hayranlarının yoğun mektup kampanyası sonucunda adı dizinin efsanevi uzay gemisinden esinlenerek Enterprise olarak değiştirilmişti.
1979 – Leyla Atakan’ın babası, Kurtuluş Savaşı komutanlarından Hasan Fehmi Atakan öldü
Maşukiye doğumlu orgeneral ve siyasetçi Hasan Fehmi Atakan, 12 Ağustos 1979’da hayatını kaybetti. Harp Okulu ve Harp Akademisini bitiren Atakan, Kurtuluş Savaşı sırasında çeşitli komuta görevlerinde bulundu; askerî kariyerini orgeneral rütbesine kadar yükselerek sürdürdü. İstiklal Madalyası sahibi olan Atakan, 1964-1966 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Cumhuriyet Senatosu üyeliği de yaptı. Emekli olduktan sonra ailesiyle Maşukiye’ye dönerek burada yaşamayı sürdürdü.
Hasan Fehmi Atakan’ı Kocaeli tarihi açısından daha da özel kılan ise kızıydı. Atakan, 1968’de İzmit Belediye Başkanı seçilerek Türkiye’nin halk tarafından doğrudan seçilen ilk kadın il belediye başkanı olan ve 1971’de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Leyla Atakan’ın babasıydı.
1981 – IBM’in ilk kişisel bilgisayarını tanıtması bugün kullandığımız “PC” dünyasının temelini attı
IBM, 12 Ağustos 1981’de New York’taki Waldorf Oteli’nde IBM Personal Computer 5150’yi tanıttı. Kişisel bilgisayarlar daha önce de vardı; ancak dünyanın en büyük bilgisayar şirketlerinden IBM’in bu pazara girmesi, bilgisayarı yalnız meraklıların kullandığı bir cihaz olmaktan çıkarıp işyerleri ve evler için ciddi bir ürün hâline getirdi. İlk model 4,77 MHz Intel 8088 işlemci kullanıyor, 16 kilobayt bellekle satılıyor ve Microsoft’un geliştirdiği PC-DOS işletim sistemini çalıştırıyordu.
IBM’in bilgisayarın mimarisini büyük ölçüde standart parçalara dayandırması, kısa sürede çok sayıda üreticinin “IBM uyumlu” bilgisayarlar geliştirmesinin önünü açtı. Böylece “PC” sözcüğü zamanla belirli bir IBM ürününün adından bütün bir kişisel bilgisayar sınıfını ifade eden kavrama dönüştü; Microsoft işletim sistemlerinin ve Intel işlemcilerin bilgisayar dünyasındaki uzun süreli hâkimiyetinin temelleri de bu ekosistem içinde atıldı.
1983 – Hürrem Sultan rolüyle Türkiye sınırlarını aşan bir üne kavuşan Meryem Uzerli doğdu
Türk-Alman oyuncu Meryem Uzerli, 12 Ağustos 1983’te Almanya’nın Kassel kentinde doğdu. Almanya’da oyunculuk eğitimi alan Uzerli, Türkiye’deki büyük çıkışını 2011’de başlayan Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Hürrem Sultan karakteriyle yaptı. Rolü, dizinin çok sayıda ülkede yayımlanmasıyla Uzerli’ye uluslararası tanınırlık kazandırdı. Daha sonra Gecenin Kraliçesi, Annemin Yarası, Cingöz Recai, Kovan ve RU gibi yapımlarda rol aldı.
1985 – Japan Airlines’ın 123 sefer sayılı jumbo jetinin düşmesi havacılık tarihinin tek uçaklı en ölümcül kazasına dönüştü
Tokyo’dan Osaka’ya giden Japan Airlines’a ait Boeing 747SR, 12 Ağustos 1985’te kalkışından yaklaşık 12 dakika sonra arka basınç bölmesinin parçalanması sonucu ani basınç kaybı yaşadı. Patlama benzeri hasar uçağın dikey kuyruğunun büyük bölümünü kopardı ve hidrolik sistemlerin devre dışı kalmasına yol açtı. Mürettebat yaklaşık yarım saat boyunca neredeyse kontrol edilemez hâle gelen uçağı motorların gücüyle yönlendirmeye çalıştı ancak uçak sonunda Gunma bölgesindeki Osutaka Dağı sırtlarına çarptı. 524 kişiden 520’si hayatını kaybetti, yalnızca 4 kişi kurtuldu.
Soruşturma, kazanın temel nedeninin uçağın yıllar önce hasar gören arka basınç bölmesine yapılan hatalı onarım olduğunu ortaya çıkardı. Yanlış gerçekleştirilen tamir, metal yorgunluğunun zaman içinde ilerlemesine ve basınç bölmesinin uçuş sırasında parçalanmasına yol açmıştı. JAL 123 faciası, bakım ve onarım hatalarının yıllar sonra bile nasıl felaketle sonuçlanabileceğini gösteren havacılık tarihinin en önemli güvenlik derslerinden biri hâline geldi. Faciada hayatını kaybedenler arasında Japon pop müziğinin dünyada tanınan ilk büyük yıldızlarından Kyu Sakamoto da bulunuyordu. Sakamoto’nun Japonca söylediği ve Batı’da “Sukiyaki” adıyla yayımlanan şarkısı, 1963’te ABD Billboard Hot 100 listesinin zirvesine çıkarak üç hafta bir numarada kalmış; Sakamoto böylece bu listeyi zirvede tamamlayan ilk Asyalı sanatçı olmuştu.
1988 – Jean-Michel Basquiat 27 yaşında öldü; eserleri yıllar sonra yüz milyonlarca dolara ulaşacaktı
New York sokaklarına yazdığı grafitilerden dünyanın en önemli çağdaş sanatçılarından birine dönüşen Jean-Michel Basquiat, 12 Ağustos 1988’de Manhattan’daki evinde aşırı doz uyuşturucu nedeniyle 27 yaşında öldü. 1970’lerin sonunda “SAMO” imzasıyla New York sokaklarında tanınmaya başlayan Basquiat, birkaç yıl içinde galerilerin ve sanat koleksiyoncularının peşinden koştuğu genç bir yıldız hâline geldi. Andy Warhol’la kurduğu dostluk ve birlikte yaptıkları çalışmalar da dönemin New York sanat ortamının simgelerinden birine dönüştü.
Basquiat’nın ünü ölümünden sonra daha da büyüdü. Irk, sınıf, güç, sömürgecilik ve siyah kimliği gibi meseleleri graffiti estetiğiyle birleştiren eserleri çağdaş sanatın ikonları arasına girdi. 1982 tarihli isimsiz tablolarından biri 2017’de 110,5 milyon dolara satılarak o tarihte müzayedede satılan en pahalı Amerikan sanat eserlerinden biri oldu. Basquiat böylece 27 yıl süren kısa hayatının ardından sanat piyasasının da en değerli isimlerinden birine dönüştü.
1988 – Yaklaşık 450 gram doğan Tyson Fury dünya ağır sıklet şampiyonuna dönüştü
İngiliz boksör Tyson Fury, 12 Ağustos 1988’de Manchester’da yaklaşık üç ay prematüre ve yalnızca 1 pound, yani yaklaşık 450 gram ağırlığında doğdu. Doktorların yaşama şansının düşük olduğunu söylediği bebeğe babası John Fury, o sırada dünya ağır sıklet boksunun zirvesinde bulunan Mike Tyson’dan esinlenerek “Tyson” adını verdi. Çocuk hayatta kalmak için verdiği ilk mücadeleden yıllar sonra yaklaşık 2,06 metre boyunda bir ağır sıklet boksörüne dönüşecekti.
Fury, 2015’te uzun yıllardır yenilmeyen Wladimir Klitschko’yu mağlup ederek dünya ağır sıklet şampiyonu oldu; sonraki yıllarda WBC ağır sıklet kemerini de kazandı. Böylece doğduğunda yarım kiloya bile ulaşmayan ve yaşaması beklenmeyen çocuk, dünyanın en tanınmış ağır sıklet şampiyonlarından birine dönüştü.
1989 – Transistorun geliştirilmesine öncülük ederek modern elektronik çağının temellerini atan Nobel ödüllü William Shockley öldü
Amerikalı fizikçi William Bradford Shockley, 12 Ağustos 1989’da 79 yaşında hayatını kaybetti. Bell Laboratuvarlarında John Bardeen ve Walter Brattain’le birlikte yarı iletkenler üzerinde çalışan Shockley, transistor teknolojisinin geliştirilmesinde belirleyici rol oynadı. Üç bilim insanı, yarı iletkenler üzerine araştırmaları ve transistor etkisinin keşfi nedeniyle 1956 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. Transistorların vakum tüplerinin yerini alması, elektronik cihazların küçülmesini ve ucuzlamasını sağladı; bilgisayarlardan cep telefonlarına kadar modern elektronik dünyasının önünü açtı.
Shockley ayrıca 1956’da Kaliforniya’da Shockley Semiconductor Laboratory’yi kurarak daha sonra Silikon Vadisi olarak anılacak yarı iletken endüstrisinin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Ancak bilimsel mirası, hayatının ilerleyen dönemlerinde savunduğu ırkçı görüşleri nedeniyle ciddi biçimde gölgelendi.
1990 – Körfez Krizi sırasında TBMM Hükûmete asker gönderme ve yabancı asker kabul etme yetkisi verdi
Irak’ın 2 Ağustos’ta Kuveyt’i işgal etmesiyle başlayan Körfez Krizi büyürken TBMM, 12 Ağustos 1990’da olağanüstü ve kapalı oturumda toplandı. Görüşmelerin ardından kabul edilen 107 sayılı Meclis Kararıyla Hükûmete, Türkiye’ye yönelik bir saldırı ihtimaline karşı gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerini yabancı ülkelere gönderme ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi verildi. Karar, Türkiye’nin Körfez Krizi’nde yalnız diplomatik ve ekonomik değil, askerî seçenekleri de gündemine aldığını gösteren önemli adımlardan biri oldu.
Kriz ilerledikçe TBMM 5 Eylül 1990 ve 17 Ocak 1991’de yeni kararlar alarak Hükûmetin askerî yetkilerini genişletti. Türkiye doğrudan kara savaşına asker göndermedi ancak İncirlik ve diğer üslerin kullanımı, yabancı hava unsurlarının Türkiye’de konuşlandırılması ve daha sonra Kuzey Irak’a yönelik operasyonlar, Körfez Savaşı’nın Türkiye açısından uzun süre devam edecek askerî ve siyasi sonuçlarını doğurdu.
1990 – Dünyanın en ünlü Tyrannosaurus rex fosillerinden “SUE” Güney Dakota’da bulundu
Fosil avcısı Sue Hendrickson, 12 Ağustos 1990’da Güney Dakota’da bir kayalığın yamacından çıkan büyük kemikleri fark etti. Yapılan kazılarda kemiklerin olağanüstü derecede iyi korunmuş bir Tyrannosaurus rex iskeletine ait olduğu ortaya çıktı. Keşfedicisinin adı verilen “SUE”, bulunan en büyük ve en eksiksiz T. rex örneklerinden biri oldu; iskeletin yaklaşık yüzde 90’ı korunmuştu. Fosilin kime ait olduğu konusunda yıllarca süren hukuki mücadeleden sonra SUE 1997’de açık artırmada 8 milyon doların üzerinde bir bedelle Chicago’daki Field Museum tarafından satın alındı. Bugün paleontologlara T. rex’in büyümesi, yaralanmaları, hastalıkları ve yaşam biçimi konusunda eşsiz bilgiler sağlayan dünyanın en ünlü dinozor fosillerinden biri.
1992 – ABD, Kanada ve Meksika NAFTA görüşmelerini tamamlayarak Kuzey Amerika’yı tek bir büyük serbest ticaret alanına dönüştürecek anlaşmada uzlaştı
ABD, Kanada ve Meksika, yaklaşık 14 ay süren müzakerelerin ardından 12 Ağustos 1992’de Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın, yani NAFTA’nın metni üzerinde uzlaştıklarını açıkladı. Anlaşma, üç ülke arasındaki gümrük vergilerini ve çok sayıda ticaret engelini aşamalı olarak kaldırarak dünyanın en büyük serbest ticaret bölgelerinden birini oluşturmayı amaçlıyordu. NAFTA 17 Aralık 1992’de resmen imzalandı ve 1 Ocak 1994’te yürürlüğe girdi; sonraki çeyrek yüzyıl boyunca Kuzey Amerika ekonomisinin temel çerçevelerinden biri oldu ve 2020’de yerini ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’na, yani USMCA’ya bıraktı.
1996 – Türkiye ile İran arasında imzalanan doğal gaz anlaşması iki ülke arasında çeyrek yüzyıllık enerji hattının temelini attı
Başbakan Necmettin Erbakan’ın İran ziyareti sırasında Türkiye ile İran arasında uzun vadeli doğal gaz alımına ilişkin anlaşma 12 Ağustos 1996’da Tahran’da imzalandı. Anlaşma, İran doğal gazının boru hattıyla Türkiye’ye taşınmasını ve yıllık miktarın aşamalı olarak artırılarak 10 milyar metreküpe ulaşmasını öngörüyordu. Türkiye böylece Rusya’ya dayalı doğal gaz tedarikini çeşitlendirecek önemli bir yeni kaynak elde ederken, İran da büyük bir bölgesel enerji pazarına açıldı.
Anlaşma kapsamında Doğu Anadolu Doğal Gaz Ana İletim Hattı inşa edildi ve İran’dan Türkiye’ye doğal gaz akışı 2001’de başladı. Anlaşma, imzalandığı sırada ABD’nin İran’a yönelik yaptırım politikasının hemen ardından gelmesi nedeniyle uluslararası tartışma da yarattı; buna rağmen Türkiye-İran ekonomik ilişkilerinin en kalıcı unsurlarından birine dönüştü.
1996 – Yıldızların günümüzde de oluşmaya devam ettiğini gösteren astrofizikçi Viktor Ambartsumian öldü
Sovyet-Ermeni astrofizikçi Viktor Ambartsumian, 12 Ağustos 1996’da 87 yaşında hayatını kaybetti. Sovyetler Birliği’nde teorik astrofiziğin kurucularından sayılan Ambartsumian, genç yıldızların oluşturduğu “yıldız birlikleri” üzerine yaptığı çalışmalarla yıldız oluşumunun yalnız evrenin uzak geçmişinde gerçekleşmediğini, günümüzde de devam ettiğini ortaya koydu. 1946’da Ermenistan’daki Byurakan Astrofizik Gözlemevi’ni kuran bilim insanı, galaksi çekirdeklerinin etkinliği üzerine çalışmalarıyla da modern astrofiziğin gelişimine önemli katkıda bulundu.
1999 – “Yılkı Atı”yla Anadolu insanını ve bozkırın sert hayatını edebiyata taşıyan Abbas Sayar öldü
Yazar, şair, gazeteci ve ressam Abbas Sayar, geçirdiği beyin kanamasının ardından 12 Ağustos 1999’da 76 yaşında hayatını kaybetti. Asıl ününü, Orta Anadolu insanının yoksullukla, doğayla ve toplumsal düzenle mücadelesini anlattığı romanlarıyla kazandı. 1970’te yayımlanan Yılkı Atı TRT Sanat Ödülleri’nde başarı ödülüne değer görülürken, Çelo ile 1973 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü, Can Şenliği ile de 1975 Madaralı Roman Ödülü’nü aldı. Yozgat’ta uzun yıllar yayımladığı Bozok gazetesiyle gazetecilik de yapan Sayar, Türk edebiyatında özellikle bozkır yaşamını içeriden anlatan özgün romancılardan biri olarak yer edindi.
1999 – Türk şiirinin en özgün ve aykırı seslerinden Can Yücel öldü
Şair ve çevirmen Can Yücel, 12 Ağustos 1999’da 72 yaşında hayatını kaybetti. Hasan Âli Yücel’in oğlu olan Can Yücel, Cambridge’de Latince ve Yunanca eğitimi gördü; BBC Türkçe Servisi’nde çalıştı ve daha sonra hayatını şiir ve çeviriye adadı. Halk dilini, argoyu, mizahı, politik taşlamayı ve gündelik hayatın sıcaklığını şiirinde kendine özgü bir üslupla birleştirerek Türk şiirinin en kolay tanınan seslerinden biri oldu. Sevgi Duvarı, Bir Siyasinin Şiirleri, Rengâhenk ve Mekânım Datça Olsun eserleri arasında yer aldı.
Yücel aynı zamanda Shakespeare, Lorca, Brecht ve başka birçok dünya yazarını Türkçeye çevirdi; çevirilerinde sözcüğü sözcüğüne bağlılıktan çok Türkçenin canlılığını öne çıkaran özgür yaklaşımıyla tanındı. Hayatının son yıllarını geçirdiği Datça’ya gömülen Can Yücel, şiirleri kadar sivri dili, siyasi tavrı ve sıra dışı kişiliğiyle de Türkiye’nin kültür hayatında kalıcı bir iz bıraktı.
2000 – Rus nükleer denizaltısı Kursk’un batması 118 denizcinin hayatına mal olan büyük bir askerî faciaya dönüştü
Rusya’nın en modern nükleer denizaltılarından K-141 Kursk, 12 Ağustos 2000’de Barents Denizi’nde büyük bir donanma tatbikatına katıldığı sırada torpido bölümünde meydana gelen patlamaların ardından denizin dibine battı. Patlamalarda mürettebatın büyük bölümü hemen hayatını kaybetti; ancak daha sonra bulunan notlar, 23 denizcinin denizaltının kıç bölümündeki bir kompartımanda bir süre daha hayatta kaldığını ortaya koydu. Kurtarma çalışmalarının gecikmesi ve Rusya’nın ilk aşamada yabancı yardım tekliflerini kabul etmemesi dünya çapında büyük tepki yarattı. Gemideki 118 kişinin hiçbiri kurtarılamadı.
Soruşturma, ilk patlamanın arızalı bir torpidodan sızan hidrojen peroksitin reaksiyona girmesiyle meydana geldiği, ardından diğer torpidoların da patlayarak denizaltıyı ağır biçimde parçaladığı sonucuna vardı. Kursk faciası yalnız Rus donanmasının en ağır barış dönemi kazalarından biri değil, Vladimir Putin’in devlet başkanlığının ilk aylarında kriz yönetimi konusunda karşılaştığı en büyük sınavlardan biri olarak da tarihe geçti.
2000 – “Bizimkiler”in babaanne Leyla Hanım’ı Güzin Özipek öldü
Türk tiyatro, sinema ve televizyonunun emektar oyuncularından Güzin Özipek, 12 Ağustos 2000’de 75 yaşında hayatını kaybetti. Sanat yaşamına 1940’lı yıllarda operetle başlayan Özipek, tiyatro sahnelerinin yanı sıra çok sayıda filmde rol aldı; ancak geniş kitlelerin hafızasına özellikle Bizimkiler dizisinde 12 yıl boyunca canlandırdığı Leyla Hanım, yani apartmanın sevecen babaannesi olarak yerleşti. 56 yılı aşan sanat yaşamıyla tiyatrodan Yeşilçam’a, televizyondan operete uzanan kuşağın tanınmış karakter oyuncularından biri oldu.
2002 – Gebze’nin il yapılması için TBMM’ye kanun teklifi verildi
Kocaeli Milletvekili Kemal Köse, 12 Ağustos 2002’de TBMM Başkanlığına “Gebze İlinin Kurulması Hakkında Kanun Teklifi”ni sundu. Teklif, hızla büyüyen nüfusu ve sanayi yoğunluğu nedeniyle Gebze’nin Kocaeli’den ayrılarak ayrı bir il hâline getirilmesini öngörüyordu. 2/1038 esas numarasıyla İçişleri ile Plan ve Bütçe komisyonlarına gönderilen teklif yasalaşamadı ve yasama döneminin sona ermesiyle hükümsüz kaldı. Gebze’nin il olması tartışması sonraki yıllarda da zaman zaman yeniden gündeme gelirken, 12 Ağustos 2002 tarihli teklif bu konunun TBMM gündemine taşındığı somut girişimlerden biri olarak kayıtlara geçti.
2004 – Bilgisayarlı tomografiyi geliştirerek tıpta teşhis yöntemlerini değiştiren Nobel ödüllü Godfrey Hounsfield öldü
İngiliz elektrik mühendisi Godfrey Hounsfield, 12 Ağustos 2004’te 84 yaşında hayatını kaybetti. EMI laboratuvarlarında çalışan Hounsfield, X ışınlarından elde edilen verileri bilgisayar yardımıyla kesitsel görüntülere dönüştüren ilk klinik bilgisayarlı tomografi cihazını geliştirdi. Böylece doktorlar, ameliyat yapmadan beynin ve daha sonra vücudun diğer organlarının iç yapısını ayrıntılı biçimde görebilmeye başladı. Bu buluş, tıbbi görüntülemede X ışınlarının keşfinden sonraki en büyük sıçramalardan biri kabul edilir.
Hounsfield, bilgisayarlı tomografinin geliştirilmesine yaptığı katkılar nedeniyle fizikçi Allan Cormack’la birlikte 1979 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü aldı. Bugün CT görüntülerinde dokuların yoğunluğunu ifade etmek için kullanılan “Hounsfield birimi” de onun adını taşıyor.
2005 – Sri Lanka Dışişleri Bakanı Lakshman Kadirgamar’ın keskin nişancı tarafından öldürülmesi ülkedeki barış sürecini ağır darbe vurdu
Sri Lanka Dışişleri Bakanı Lakshman Kadirgamar, 12 Ağustos 2005 gecesi başkent Colombo’daki evinin havuzundan çıktıktan sonra bir keskin nişancının ateşiyle ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Tamil kökenli olmasına rağmen ayrılıkçı Tamil Kaplanları örgütü LTTE’nin en sert siyasi karşıtlarından biri olan Kadirgamar, örgütün uluslararası alanda terör örgütü olarak tanınması ve yasaklanması için yoğun diplomatik faaliyet yürütüyordu. Sri Lanka yönetimi suikasttan LTTE’yi sorumlu tuttu; olayın ardından ülkede olağanüstü hâl ilan edildi. Kadirgamar’ın öldürülmesi, 2002’den beri süren kırılgan ateşkesin giderek çöktüğü ve Sri Lanka iç savaşının yeniden büyük çatışmalara sürüklendiği dönemin en önemli siyasi suikastlarından biri oldu.
2005 – Mars’ı olağanüstü ayrıntıyla inceleyecek Mars Reconnaissance Orbiter uzaya fırlatıldı
NASA’nın Mars Reconnaissance Orbiter uzay aracı, 12 Ağustos 2005’te Florida’daki Cape Canaveral’dan Atlas V roketiyle fırlatıldı. Mart 2006’da Mars yörüngesine giren araç, gezegenin yüzeyini, atmosferini ve yeraltı yapısını önceki Mars görevlerinden çok daha ayrıntılı incelemek üzere tasarlanmıştı. Özellikle HiRISE adlı güçlü kamerası sayesinde metrelerce büyüklükteki yüzey ayrıntıları görüntülenebildi; eski su izlerinden buz yataklarına, kumullardan çığlara kadar Mars’ın sürekli değişen yüzeyi yakından izlendi. MRO ayrıca Mars yüzeyindeki araçlarla Dünya arasında güçlü bir haberleşme köprüsü görevi üstlenerek sonraki Mars görevlerinin altyapısının önemli parçalarından biri oldu.
2005 – TCG Yarhisar Gölcük’te sancağını indirerek yaklaşık kırk yıllık askerî hizmetini tamamladı
Türk Deniz Kuvvetlerinin uzun yıllar görev yapan karakol gemilerinden TCG Yarhisar, 12 Ağustos 2005’te Gölcük’te düzenlenen sancak indirme töreniyle askerî hizmetten ayrıldı. 1960’ların ortalarında Türk donanmasına katılan gemi, Marmara, Ege ve Akdeniz’de görev yaptı; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Ege safhasına katılması nedeniyle gazi unvanı aldı. Hizmet dışına çıkarılmasının ardından Gölcük Belediyesine tahsis edilen Yarhisar, Kavaklı sahiline taşınarak müze gemiye dönüştürüldü. Böylece yıllarca donanmada görev yapan savaş gemisi askerî geçmişinin ardından Gölcük’ün denizcilik hafızasının parçalarından biri hâline geldi.
2016 – Singapurlu yüzücü, çocukluk kahramanı Michael Phelps’i yenerek ülkesine tarihindeki ilk olimpiyat altınını getirdi
Singapurlu yüzücü Joseph Schooling, 12 Ağustos 2016’da Rio Olimpiyatları erkekler 100 metre kelebek finalinde tarihin en başarılı olimpiyat sporcusu Michael Phelps’i mağlup etti. Schooling yarışı 50,39 saniyelik olimpiyat rekoruyla kazanırken Phelps, Chad le Clos ve László Cseh aynı dereceyle ikinci sırayı paylaştı. Daha da önemlisi, Schooling’in madalyası Singapur’un olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyasıydı.
Hikâyenin güzel tarafı, Schooling’in yıllar önce henüz çocukken Michael Phelps’le tanışıp birlikte fotoğraf çektirmiş olmasıydı. Hayranlık duyduğu yüzücüyü olimpiyat finalinde yenerek ülkesinin spor tarihini değiştiren Schooling, Rio 2016’nın en unutulmaz sürprizlerinden birine imza attı.
2018 – Güneş’e “dokunmak” için yola çıkan Parker Solar Probe uzaya fırlatıldı
NASA’nın Parker Solar Probe uzay aracı, 12 Ağustos 2018’de Cape Canaveral’dan fırlatılarak insan yapımı hiçbir aracın daha önce gitmediği kadar Güneş’e yaklaşacağı yolculuğuna başladı. Görevin amacı Güneş’in milyonlarca dereceye ulaşabilen dış atmosferi koronanın neden yüzeyden çok daha sıcak olduğunu ve Güneş rüzgârının nasıl hızlandığını anlamaktı. Araç, Güneş’in kavurucu sıcaklığından özel bir karbon-kompozit ısı kalkanıyla korunuyor. Parker Solar Probe daha sonra Güneş’in koronasının içine girerek bu bölgeden doğrudan ölçüm yapan ilk uzay aracı oldu ve “Güneş’e dokunmak” sözü mecaz olmaktan çıkarak uzay araştırmaları tarihinin gerçek kilometre taşlarından birine dönüştü.
2022 – “Şeytan Ayetleri” nedeniyle onlarca yıl ölüm tehdidi altında yaşayan Salman Rushdie sahnede bıçaklandı
İngiliz-Hint yazar Salman Rushdie, 12 Ağustos 2022’de New York eyaletindeki Chautauqua Institution’da konuşma yapmak üzere sahneye çıktığı sırada bir saldırgan tarafından defalarca bıçaklandı. Rushdie, 1988’de yayımlanan Şeytan Ayetleri romanından sonra İran lideri Ayetullah Humeyni’nin 1989’da yayımladığı ve öldürülmesini isteyen fetva nedeniyle yıllarca koruma altında yaşamıştı. Ağır yaralanan yazar saldırıdan sağ kurtuldu ancak bir gözünün görme yetisini kaybetti ve uzun bir tedavi sürecinden geçti. Otuz yılı aşkın süre sonra gerçekleştirilen saldırı, edebiyat, ifade özgürlüğü ve siyasi-dinî şiddet üzerine dünya çapındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

