İran savaşı plastik sektörünü vurdu: Petrol fiyatlarındaki artış maliyetleri uçurdu

3 Dakika Okuma
İran savaşı plastik sektörünü vurdu: Petrol fiyatlarındaki artış maliyetleri uçurdu

Orta Doğu’da alevlenen savaşın fitili sadece enerji hatlarını değil, mutfağımızdaki peynirden elimizdeki su şişesine kadar her ürünün maliyetini belirleyen plastik ve ambalaj sektörünü de yaktı. 2026 yılının Mart ayında ham petrol fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, petrokimya hammadde maliyetlerini %60 seviyelerine taşırken; sanayiciler, üretimin durma noktasına gelmemesi ve zam dalgasının tüketiciyi ezmemesi için kamunun acil “can suyu” desteği vermesini bekliyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, plastik ve ambalaj sektöründe maliyet baskısını artırdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, plastik üretiminde kullanılan petrokimya hammaddelerinin fiyatlarını da yukarı çekti. Sektör temsilcileri, artan enerji ve hammadde maliyetleri nedeniyle plastik ve ambalaj üretiminde maliyetlerin yüzde 50-60 oranında yükseldiğini belirtiyor.

Sanayici Kamu Desteği Bekliyor

Fiyat artışlarının yanı sıra tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar da sanayiciyi zorluyor. Sektör temsilcileri, iç piyasada fiyat artışlarının tüketiciye yansımaması için kamu desteklerinin artırılmasını ve özellikle kamu ihalelerinde maliyet artışlarını dikkate alan düzenlemeler yapılmasını talep ediyor. Savaşın etkisiyle petrol ve petrokimya hammaddelerine erişimde güçlük yaşandığını belirten sanayiciler, yurt içindeki petrokimya endüstrisinin beklenen seviyede hammadde temin edilemediğini ifade ediyor.

Tedarik ve Fiyat Artışı Sorunları Büyüyor

TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, plastik ve ambalaj sektöründeki hammadde krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eroğlu, Plastik üretiminde hammadde olarak kullanılan petrol fiyatları, savaşın etkisiyle yaklaşık yüzde 60 oranında arttı ve artışını her gün sürdürmeye devam ediyor. Plastik ve ambalaj sanayisinde de aynı oranlarda maliyet artışı yaşanıyor. Maliyet artışının yanında tedarik sorunları da sanayiciyi zorluyor ifadelerini kullandı.

Tüketiciye Yansıyacak Zam Oranı: %30’a Kadar Çıkabilir

Bugün doğrudan tüketilen pet şişe su veya peynir gibi ambalajlı ürünlere de bu fiyat artışının yansıyacağını belirten Eroğlu, Bu savaş süreci çözümsüzlük ile devam ederse bu artışların artması bekleniyor. Günlük tükettiğimiz ürünlerin ambalaj fiyatında yüzde 25-30 civarında artışlar meydana geldi. Tüketiciler günlük hayatında tükettiği plastik ve ambalaj içeren her üründe bu artışı hissedecektir diye konuştu.

Vergi ve Gözetim Uygulamaları Askıya Alınmalı

Sürecin Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik önerilerini de paylaşan Eroğlu, Öncelikle sabit fiyatla ihale almış, kamuyla çalışan sanayiciler, hammaddelerde yüzde 50-60 fiyat artışı yaşandığı dönemde kaderlerine terk edilmemeliler. İhalelerin revize edilmesi gerekmektedir. İstihdamın, ihracatın tehlikeye gireceği duruma gelmeden kamu tarafının devreye girmesi gerekmektedir. Kamu; özellikle akaryakıtta tüketiciye destek olmak için bu yükün bir kısmını karşılamıştı. Aynı şekilde sanayiciler olarak da beklentimiz ithal olan hammaddelerin ilave gümrük vergileri, anti-damping vergileri, gözetim uygulamaları gibi ek maliyetleri savaşın yakıcı etkileri gidene kadar askıya alınmasıdır. Bu yükü bu şekilde hafifletirsek sanayicinin yükü bu süreçte azalacaktır, tüketici de fiyat artışlarından minimum düzeyde etkilenecektir şeklinde konuştu.

KAYNAKLAR:iha