14 Mart Tarihte Bugün

11 Dakika Okuma
14 Mart Tarihte Bugün

14 Mart | Tıp Bayramı – Modern tıp eğitiminin başlangıcı ile işgal altındaki tıbbiyelilerin direniş hafızası aynı günde birleşti.

14 Mart’ın Türkiye’de Tıp Bayramı olarak kutlanmasının iki temel nedeni vardır. İlki, 14 Mart 1827’de, II. Mahmud döneminde, hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin girişimleriyle Osmanlı’da modern tıp eğitiminin çekirdeğini oluşturan Tıbhane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire’nin açılmasıdır; bu adım, geleneksel hekimlikten farklı olarak düzenli ders programı, kurumsal eğitim ve yeni orduya yetişmiş tabip sağlama hedefiyle atıldı ve daha sonra Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane çizgisine dönüştü. İkinci ve bugünkü bayram hafızasını asıl güçlendiren neden ise 14 Mart 1919’da İstanbul işgal altındayken, Tıbbiye öğrencilerinin okulun kuruluş yıldönümünü sıradan bir tören olarak değil, işgale karşı bir tavır günü olarak sahiplenmesidir. Hikmet Boran ve arkadaşları, işgal kuvvetlerinin baskısına rağmen okulda toplanarak yabancı işgale karşı açık bir duruş sergiledi; böylece 14 Mart, yalnız tıp eğitiminin başlangıcını değil, hekimlik camiasının memleket meseleleri karşısındaki sorumluluk duygusunu da simgeleyen bir tarihe dönüştü. Sonraki yıllarda bu iki hat birleşti ve 14 Mart, Türkiye’de hem modern tıp okulunun kuruluş günü hem de tıbbiyelilerin işgal karşısındaki onurlu tavrının hatırlandığı Tıp Bayramı olarak benimsendi.

Pi Günü | 14 Mart’ta neden kutlanıyor, pi sayısı ne işe yarıyor?

14 Mart, Amerikan tarih formatında 3/14 diye yazıldığı için Pi Günü olarak anılıyor; çünkü pi sayısının ondalık açılımı 3,14159… diye başlar. Pi, en basit anlatımla bir dairenin çevresinin çapına oranıdır. Yani bir dairenin çevresini ölçüp çapına böldüğünüzde, daire ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun hep yaklaşık aynı sayı çıkar: 3,14159… diye sonsuza giden bu sayı, kısaca π (pi) harfiyle gösterilir. Pi’nin önemi sadece okul matematiğinde görülmez; daire, çember ve eğri hareket içeren her hesapta karşımıza çıkar. Bir tekerleğin dönüşünü, bir borunun çevresini, bir kürenin hacmini, bir yapının eğrisini, hatta fizikte dalga ve yörünge hesaplarını yaparken pi kullanılır. Bu yüzden pi, yalnız matematikçilerin sevdiği bir sayı değildir; mühendislikten mimariye, fizikten uzay bilimlerine kadar birçok alanda iş gören temel bir sabittir. 14 Mart’ın Pi Günü olarak kutlanması da bu sayının hem bilim tarihindeki yerini hem de matematiğin gündelik hayatın görünmeyen altyapılarından biri olduğunu hatırlatır.

1794 | ABD – Eli Whitney pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.

14 Mart 1794’te Eli Whitney’nin patentini aldığı “cotton gin” diye anılan pamuk ayrıştırma makinesi, kısa lifli pamuğun tohumdan çok daha hızlı ayrılmasını sağladı; böylece daha önce zahmetli ve yavaş olan işlem bir anda büyük ölçekli üretime uygun hale geldi. Sonuç, yalnız tekstil hammaddesinin artması şeklinde olmadı. ABD’nin güneyinde pamuk üretimi patladı, İngiliz ve Amerikan tekstil sanayisi için devasa bir hammadde akışı oluştu. Ancak bu gelişmenin karanlık tarafı da vardı; pamuk kârlı hale geldikçe köle emeğine dayalı plantasyon sistemi daha da büyüdü. Yani Whitney’nin patenti bir yandan sanayi devrimini hızlandırdı, diğer yandan ABD’de kölelik düzeninin ekonomik ömrünü uzatan unsurlardan biri oldu.

1879 | Almanya – Albert Einstein doğdu.

14 Mart 1879’da doğan Albert Einstein, 20. yüzyılın bilim anlayışını kökten değiştiren isimlerin başında gelir. Özel ve genel görelilik kuramlarıyla uzay, zaman, kütle ve enerji ilişkisini yeniden tanımladı; ışığın davranışına ilişkin çalışmaları da kuantum fiziğinin temellerine büyük katkı verdi. 1921 Nobel Fizik Ödülü’nü görelilik için değil, fotoelektrik etkiyi açıklaması nedeniyle aldı; bu da onun yalnız bir teorik deha değil, modern teknolojinin arkasındaki fizik düşüncesini de dönüştüren bir isim olduğunu gösterir. Sonrasında Einstein, yalnız bilimin değil, 20. yüzyıl entelektüel hayatının da sembolüne dönüştü.

1883 | Londra – Karl Marx öldü.

14 Mart 1883’te hayatını kaybeden Karl Marx, sanayi çağının sınıf yapısını, sermaye düzenini ve emek sömürüsünü açıklamak için geliştirdiği kuramla modern siyasi düşüncenin en etkili isimlerinden biri oldu. Yaşamı boyunca sürgün, yoksulluk ve yoğun entelektüel mücadele içinde yaşadı; Friedrich Engels’le birlikte yazdığı metinler ve özellikle Kapital, 19. ve 20. yüzyılın işçi hareketlerinden devrimci partilerine kadar çok geniş bir etki alanı yarattı. Marx’ın ölümü bir düşünce akımını sonlandırmadı; tam tersine, ölümünden sonra fikirleri Avrupa’dan Rusya’ya, Çin’den Latin Amerika’ya kadar siyaseti, iktisadı ve sendikal hareketleri şekillendiren küresel bir güce dönüştü.

1919 | Paris – Yunanların İzmir’e çıkarma planı kabul edildi.

14 Mart 1919’da Paris Barış Konferansı çevresinde yapılan değerlendirmelerde, Yunanistan’ın İzmir’e asker çıkarma talebi büyük güçler tarafından kabul görmeye başladı; bu süreç, birkaç hafta sonra Mayıs 1919’daki işgale giden yolu açtı. İngiltere Başbakanı Lloyd George, Fransa Başbakanı Georges Clemenceau, İtalya Başbakanı Vittorio Emanuele Orlando ve ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın bulunduğu karar mekanizması, Osmanlı topraklarının paylaşımına ilişkin daha sert bir aşamaya geçti. Bu kabul, yalnız İzmir’in işgaliyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki milli direnişi hızlandıran en önemli uluslararası dönemeçlerden biri oldu. Millî Mücadele’nin psikolojik ve siyasal zemini, bu tür kararlarla oluştu.

1923 | Ankara – Gençlerbirliği kuruldu.

14 Mart 1923’te Ankara’da kurulan Gençlerbirliği, Cumhuriyet’ten önce doğan ve başkentle en güçlü bağ kuran spor kulüplerinden biri oldu. Kulüp, dönemin gençleri tarafından okul çevresinden yükselen bir girişimle kuruldu; tüzüğünde yer alan kurucu kadro, Ankara’nın eğitimli genç kuşağının sporu yalnız oyun değil, karakter ve dayanışma alanı olarak gördüğünü de gösterir. Kırmızı-siyah renklerle yola çıkan Gençlerbirliği, sonraki yıllarda sadece futbol sahasında değil, Ankara’nın modern şehir kimliğinde de yer edindi; başkentte sporun kurumsallaşmasında, gençlik kültürünün örgütlenmesinde ve Türk futbolunda köklü kulüp fikrinin yerleşmesinde pay sahibi oldu.

1939 | Hatay – Meclis Türk lirasını resmî para olarak kabul etti.

14 Mart 1939’da Hatay Meclisi’nin Türk lirasını resmî para olarak kabul etmesi, bölgenin Türkiye ile bütünleşme sürecinde ekonomik ve sembolik açıdan çok önemli bir adımdı. Öncesinde Hatay Devleti kısa süreli bağımsız bir yapı olarak varlığını sürdürüyordu; ancak para biriminin Türkiye’ye bağlanması, idarî ve siyasal yakınlaşmanın artık gündelik ekonomik hayata da indiğini gösterdi.

1951 | Kore – Birleşmiş Milletler kuvvetleri Seul’ü geri aldı.

14 Mart 1951’de BM kuvvetlerinin Seul’ü yeniden ele geçirmesi, Kore Savaşı’nda cephe çizgisinin sürekli el değiştirdiği en kritik evrelerden birinin parçasıydı. Kuzey Kore, Çin müdahalesi ve Amerikan komutasındaki BM güçleri arasında süren savaşta Seul birkaç kez el değiştirmişti; bu geri alış, savaşın kısa sürede bitmeyeceğini ama dengeyi yeniden kurma çabasının sürdüğünü gösterdi. Türkiye açısından da Kore Savaşı, aynı dönemde Batı blokuyla askerî yakınlaşma ve NATO üyeliğine giden süreçte önemli bir arka plan oluşturuyordu.

1980 | Adana / İncirlik – ABD’ye ait C-130 tipi askerî uçak düştü.

14 Mart 1980’de İncirlik Hava Üssü’ne iniş yapmaya çalışan ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-130 tipi askerî nakliye uçağı düştü. Kazada 18 Amerikan askeri hayatını kaybetti. Olay, Soğuk Savaş döneminde Türkiye’deki askerî üslerin ve ortak güvenlik altyapısının ne kadar yoğun kullanıldığını da hatırlatan acı bir not olarak kaldı.

1983 | Ankara – Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni öngören tasarı Danışma Meclisi’nde kabul edildi.

14 Mart 1983’te Danışma Meclisi’nde kabul edilen düzenleme, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kurulmasına giden sürecin kritik aşamalarından biri oldu. 12 Eylül sonrasının güvenlikçi hukuk anlayışı içinde şekillenen bu mahkemeler, devletin iç güvenliğini ilgilendiren suçlar için özel yargı mekanizması kurma arayışının ürünüydü. Sonraki yıllarda DGM’ler Türkiye’de en çok tartışılan yargı kurumlarından biri haline geldi; özellikle ifade özgürlüğü, siyasal davalar ve adil yargılanma hakkı üzerinden yoğun eleştiri aldı.

1998 | Türkiye – YÖK, başörtüsü konusunda sert bir açıklama yaptı.

14 Mart 1998’de YÖK’ün başörtüsü takmanın ve taktırmanın suç olduğuna ilişkin açıklaması, 28 Şubat sürecinin yükseköğretim alanındaki en sert yansımalarından biriydi. Öncesinde üniversitelerde kıyafet tartışması zaten büyümüştü; bu açıklama ise meselenin idari uygulama sınırını aşıp ceza ve disiplin başlıkları altında ele alındığını gösterdi. Sonrasında başörtüsü meselesi, Türkiye’de uzun yıllar eğitim hakkı, laiklik, kamu düzeni ve temel haklar ekseninde en sert tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürdü.

2003 | Ankara – 59. Hükûmet Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kuruldu.

14 Mart 2003’te Türkiye’nin 59. Hükûmeti Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kuruldu. Siirt yenileme seçimiyle Erdoğan’ın TBMM’ye girmesinin ardından gerçekleşen bu hükümet değişikliği, yürütme gücünün fiilî lideri ile resmî başbakanlığın aynı kişide birleştiği yeni dönemi başlattı. Sonrasında bu hükümet, Türkiye siyasetinde uzun yıllar sürecek iktidar döneminin başlangıç halkası oldu.

2012 | Dünya – Encyclopaedia Britannica, basılı yayını durdurma kararı aldı.

14 Mart 2012’de Encyclopaedia Britannica, 244 yıllık basılı ansiklopedi geleneğini sona erdirdiğini açıkladı. 1768’den beri yayımlanan ve bir dönem dünyanın en saygın başvuru kaynaklarından biri sayılan Britannica, özellikle 20. yüzyılda evlerde, kütüphanelerde ve okullarda cilt cilt bilgi fikrinin en güçlü temsilcilerindendi; Türkiye’de de uzun yıllar ansiklopedi sahibi olmak bir tür kültürel sermaye göstergesi sayılmış, pek çok evde bu kalın ciltler başköşede yer almıştı. Basılı baskının durdurulmasının arkasında, internetin ve dijital aramanın günlük bilgi edinme alışkanlıklarını değiştirmesi vardı; insanlar artık bir maddeye ulaşmak için raflardan cilt indirmek yerine ekrana bakıyordu. Britannica basılı yayını kapattı ama dijital yayıncılığa devam ediyor.

2018 | İngiltere – Stephen Hawking öldü.

14 Mart 2018’de hayatını kaybeden Stephen Hawking, kara delikler, tekillikler ve evrenin yapısı üzerine çalışmalarıyla 20. yüzyıl sonu ile 21. yüzyıl başının en tanınan teorik fizikçilerinden biri oldu. ALS hastalığına rağmen onlarca yıl bilim alanında üretmeyi sürdürmesi ve A Brief History of Time gibi kitaplarla kozmolojiyi geniş okur kitlesine taşıması, onu yalnız akademik bir figür değil, çağdaş bilimin popüler simgelerinden biri haline getirdi.