1914 | İstanbul – Cemal Paşa, Bahriye Nazırlığına getirildi.
11 Mart 1914’te Cemal Paşa’nın Bahriye Nazırlığına getirilmesi, Osmanlı Devleti’nin savaş öncesi dönemde donanmayı ve deniz idaresini yeniden düzenleme çabasının önemli adımlarından biriydi. Cemal Paşa, bu göreve gelir gelmez Bahriye Nezareti ve donanma içinde yeni düzenlemelere yöneldi; bu durum, Osmanlı’nın yaklaşan büyük savaşa yalnız kara ordusuyla değil, deniz gücüyle de hazırlanma arzusunu gösteriyordu. Ancak birkaç ay sonra patlayacak I. Dünya Savaşı, bu hazırlıkların büyük bölümünü acele ve kriz ortamında yürütülen bir sürece çevirdi. Cemal Paşa’nın daha sonra Kanal Harekâtı ve Suriye-Filistin cephesiyle özdeşleşen askeri-siyasi rolü düşünüldüğünde, 11 Mart 1914 aynı zamanda onun imparatorluk siyasetinde en etkili figürlerden birine dönüşmesinin de eşiğidir.
1914 | İstanbul – Tayyareci Nuri Bey öldü.
Osmanlı havacılığının en erken ve en sembolik isimlerinden olan Tayyareci Nuri Bey’in 11 Mart 1914’te bir uçuş sırasında hayatını kaybetmesi, Türk havacılık tarihinin ilk büyük kayıplarından biridir. Uçak henüz yeni bir teknoloji, pilotluk ise neredeyse deneysel bir cesaret işiydi; bu yüzden Nuri Bey’in ölümü yalnız kişisel bir kayıp değil, Osmanlı’nın havacılık alanında attığı ilk adımların ne kadar riskli ve öncü bir zeminde yürüdüğünü de gösterdi. Bu erken kuşak pilotların açtığı yol, birkaç yıl sonra savaşta ve Cumhuriyet döneminde kurulacak hava gücünün de temelini oluşturdu.
1917 | Bağdat – İngilizler şehri ele geçirdi.
1.Dünya Savaşı’nın Mezopotamya cephesinde 11 Mart 1917, Osmanlı açısından çok ağır bir gündü: İngiliz kuvvetleri Bağdat’a girdi ve şehir Osmanlı yönetiminden çıktı. Daha önce Kut’ül Amare’de büyük bir yenilgi yaşamış olan İngilizler, toparlandıktan sonra yeniden ilerlemiş ve bu kez Mezopotamya’nın en stratejik merkezlerinden birini ele geçirmişti. Bağdat’ın kaybı, Osmanlı’nın Arap topraklarında çözülme sürecini hızlandırdı; aynı zamanda İngiltere’ye, savaş sonrası Ortadoğu düzenini şekillendirecek nüfuz alanlarını sahada kurma imkânı verdi. Bu yüzden Bağdat’ın düşüşü, yalnız bir şehir kaybı değil, imparatorluğun güney cephesindeki siyasi çözülmenin simge tarihlerinden biridir.
1941 | İstanbul – Pera Palas’ta İngiliz Büyükelçisi’ne suikast girişimi düzenlendi.
11 Mart 1941’de Birleşik Krallık’ın Sofya Büyükelçisi Sir George Rendel’e, İstanbul’daki Pera Palas Oteli’nde bombalı suikast girişiminde bulunuldu. Rendel saldırıdan kurtuldu; ancak patlama dört kişinin ölümüne yol açtı. Olayın arka planında II. Dünya Savaşı’nın Balkanlar ve Türkiye üzerinde yarattığı yoğun casusluk, diplomatik rekabet ve istihbarat savaşı vardı. İstanbul, savaş boyunca tarafsızlığın sağladığı açık alan nedeniyle çok sayıda diplomatın, casusun ve karşı istihbarat faaliyetinin buluşma noktası haline gelmişti; Pera Palas saldırısı da bu görünmez savaşın en çarpıcı sahnelerinden biri oldu. Türkiye açısından ise bu olay, savaşın resmen dışında kalsa bile İstanbul’un fiilen büyük güçlerin rekabet alanına dönüştüğünü gösteren sert bir uyarıydı.
1947 | Türkiye – IMF ve Dünya Bankası üyeliği resmileşti.
11 Mart 1947’de Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası üyeliği resmileşti. Bu adım, II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan yeni uluslararası ekonomik düzene, yani para istikrarını ve kalkınma finansmanını ortak kurallarla yürütmeyi amaçlayan Bretton Woods sistemine Türkiye’nin resmen dahil olması anlamına geliyordu. Savaş yıllarında kıt kaynaklar, dış ticaret baskısı ve ağır ekonomik koşullarla ayakta kalmaya çalışan Türkiye, bu üyelikle birlikte dış kredi, mali istikrar ve kalkınma finansmanı gibi alanlarda yeni bir uluslararası çerçevenin parçası haline geldi. Üstelik bu tercih yalnız ekonomik değil, aynı zamanda siyasiydi; çok partili hayata geçilen ve Türkiye’nin Batı dünyasıyla daha yakın ilişki kurduğu bir dönemde, IMF ve Dünya Bankası üyeliği aynı zamanda ülkenin yönünü de gösteren önemli bir işaret oldu.
1954 | Ankara – Devlet Malzeme Ofisi kuruldu.
11 Mart 1954’te 6400 sayılı kanunla Devlet Malzeme Ofisi kuruldu. Bu kurumun çıkış noktası, devletin kâğıt, kırtasiye, büro makinesi ve benzeri ihtiyaçlarını tek elden, daha ucuza ve daha düzenli biçimde karşılayabilme arzusuydu. Öncesinde kamu alımları daha dağınık ve verimsiz bir yapıyla yürüyordu; DMO’nun kurulmasıyla birlikte devletin satın alma kapasitesi merkezileştirildi ve kurumsal bir yapıya bağlandı. Sonrasında DMO, Türkiye’de kamu tedarik rejiminin en önemli aygıtlarından biri haline geldi.
1955 | Londra – Alexander Fleming öldü.
Penisilini keşfeden Alexander Fleming’in 11 Mart 1955’te ölümü, modern tıbbın çağ kapatan figürlerinden birinin vedasıydı. Fleming’in 1928’de laboratuvarda fark ettiği küfün bakterileri öldürdüğünü görmesi, antibiyotik çağını başlatan sürecin ilk büyük kırılması olmuştu. Sonrasında penisilin II. Dünya Savaşı yıllarında seri üretime geçti, milyonlarca insanın hayatını kurtardı ve enfeksiyon hastalıklarının kaderini kökten değiştirdi.
1968 | İstanbul – Haşim İşcan öldü.
İstanbul’un doğrudan seçilen ilk belediye başkanı olan Haşim İşcan’ın 11 Mart 1968’de ölümü, kentin yerel yönetim tarihinde ayrı bir yere sahiptir. İşcan dönemi, İstanbul’un hızlı büyüme, göç ve altyapı baskısıyla baş etmeye çalıştığı yıllara denk geldi. Onun ismi, belediye başkanlığının daha görünür ve siyasi bir kamu görevi haline gelmeye başladığı dönemin sembol isimlerinden biri olarak anılır.
1970 | Bağdat – Saddam Hüseyin ile Mustafa Barzani arasında özerklik anlaşması yapıldı.
11 Mart 1970’te Irak yönetimi ile Mustafa Barzani arasında yapılan özerklik anlaşması, Kürt meselesinin Ortadoğu’da ilk kez açık biçimde siyasi statü başlığıyla konuşulmaya başlamasının en önemli eşiklerinden biri oldu. Anlaşma kısa sürede bozuldu ama etkisi kaldı. Irak’ta Kürt statüsü meselesi bu aşamadan sonra yalnızca bir güvenlik sorunu gibi ele alınamadı. Türkiye açısından da bu gelişme, sınırın hemen ötesinde yeni bir Kürt siyasi alanının oluşabileceğini gösterdi; sonraki yıllarda çatışmaların yeniden başlamasıyla göç, sınır güvenliği ve Irak’ın kuzeyindeki denge Ankara’nın kalıcı gündemlerinden biri haline geldi.
1985 | Moskova – Mihail Gorbaçov Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri oldu.
Konstantin Çernenko’nun ölümünün ardından 11 Mart 1985’te Mihail Gorbaçov’un parti liderliğine gelmesi, Sovyetler Birliği’nde yeni bir dönemin başlangıcıydı. Yaşlanan, hantallaşan ve ekonomik olarak tıkanan Sovyet sistemi, genç sayılabilecek bir liderin eline geçti. Sonrasında Gorbaçov’un glasnost ve perestroyka politikaları yalnız Sovyetler’in iç yapısını değil, Doğu Bloku’nu ve Soğuk Savaş’ın seyrini değiştirdi. Kısa vadede reform umudu doğdu; uzun vadede ise bu açılım, Sovyet sisteminin kendi iç çelişkilerini görünür hale getirerek çözülme sürecini hızlandırdı.
1988 | Türkiye – Montajının tamamı Türkiye’de yapılan ilk F-16 Hava Kuvvetleri’ne teslim edildi.
11 Mart 1988’de montajının tamamı Türkiye’de yapılan ilk F-16 savaş uçağı Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edildi. Bu teslimat, savunma sanayiinde yalnız satın alan değil, belli bir üretim ve montaj kapasitesi geliştiren Türkiye için sembolik ve stratejik bir eşikti. Öncesinde F-16 programı, teknoloji transferi ve ortak üretim üzerinden kurgulanmıştı; sonrasında ise bu deneyim, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiinde daha geniş yerli üretim hedeflerine giden çizgiyi güçlendirdi. Bugün savunma sanayiindeki yerlilik tartışmalarının köklerinden biri bu erken üretim kapasitesinde yatıyor.
1990 | Şili – Augusto Pinochet diktatörlüğü sona erdi.
11 Mart 1990’da Patricio Aylwin’in görevi devralmasıyla, Şili’de Pinochet’nin 1973’ten beri süren askerî diktatörlüğü resmen sona erdi. Bu tarih, bir Latin Amerika ülkesinde otoriter rejimden sandık yoluyla çıkışın sembol günlerinden biri oldu. Rejim sona erdi ama Pinochet’nin ordu üzerindeki etkisi ve anayasal mirası bir süre daha sürdü; bu yüzden 11 Mart, sadece bir devir teslim değil, demokrasinin ağır bir geçmişle yüzleşmeye başladığı gündür.
2003 | Lahey – Uluslararası Ceza Mahkemesi göreve başladı.
11 Mart 2003’te Uluslararası Ceza Mahkemesi resmen göreve başladı. Ruanda ve eski Yugoslavya deneyimlerinin ardından kurulan bu mahkeme, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi en ağır uluslararası suçlar için kalıcı bir yargı mekanizması oluşturma girişimiydi. Öncesinde uluslararası ceza hukuku daha çok geçici mahkemeler üzerinden yürüyordu; sonrasında ise devletler üstü yargı fikri ilk kez bu kadar kurumsal ve kalıcı bir forma kavuştu. Her ne kadar yetki alanı ve siyasi etkisi tartışmalı olsa da ICC’nin göreve başlaması 20. yüzyılın sonundaki cezasızlıkla mücadele arayışının somut sonucu olarak önem taşıdı.
2010 | İstanbul – Turhan Selçuk öldü.
11 Mart 2010’da hayatını kaybeden Turhan Selçuk, Türk karikatürünün yalnızca usta bir çizeri değil, dilini değiştiren isimlerinden biriydi. Yaratığı Abdülcanbaz karakteriyle gündelik hayatı, siyaseti ve modernleşme sancılarını yıllarca çizgiyle anlattı. Onun çizgisi, karikatürü gülmek için bakılan resim olmaktan çıkarıp düşünsel ve estetik ağırlığı olan bir sanat alanına taşıdı.
2011 | Japonya – Sendai depremi ve tsunamisi yaşandı.
11 Mart 2011’de Japonya’nın kuzeydoğusunda meydana gelen büyük deprem ve ardından gelen tsunami, çağdaş tarihin en ağır doğal afetlerinden birine dönüştü. Sarsıntı ve tsunami yalnız binlerce insanın ölümüne yol açmadı; Fukushima nükleer santralinde büyük bir kazayı da tetikledi. Bu olay, doğal afetlerin enerji altyapısı ve nükleer güvenlik gibi alanlarda nasıl zincirleme krizler yaratabileceğini bütün dünyaya gösterdi.
2020 | Dünya / Türkiye – DSÖ pandemiyi ilan etti; Türkiye’de ilk COVID-19 vakası açıklandı.
11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü COVID-19 salgınını pandemi ilan etti. Aynı gün Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğünü açıkladı. Küresel ölçekte bu tarih, salgının artık bölgesel değil, bütün dünya düzenini etkileyecek bir kriz olarak kabul edildiği eşikti. Türkiye açısından ise günlük hayatın, sağlık sisteminin, eğitimin, ekonominin ve siyasetin yeni bir döneme girdiği gün oldu. Sonrasında gelen kapanmalar, uzaktan eğitim, maske düzeni ve sağlık altyapısına yönelik büyük yük, 11 Mart’ı yakın tarihin en belirleyici tarihlerinden biri haline getirdi.
