Günün Tarihi / 30 Ağustos
30 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜNÜ
Türkiye, 30 Ağustos’ta Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünü kutluyor. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un belirleyici aşaması, Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat yönettiği 30 Ağustos Başkomutan Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Dumlupınar çevresinde kuşatılan Yunan ordusunun büyük bölümü etkisiz hale getirildi; zafer, Türk ordusunun İzmir’e kadar sürecek ilerleyişinin önünü açarak Kurtuluş Savaşı’nın askerî sonucunu belirledi. Mustafa Kemal’in ünlü “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emri ise 1 Eylül’de verildi.
30 Ağustos ilk kez 1924’te Dumlupınar’da “Başkumandan Zaferi” adıyla resmî törenle kutlandı; 1926’da çıkarılan kanunla Zafer Bayramı haline geldi. Bugün aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri Günü olarak kutlanıyor. 30 Ağustos dolayısıyla Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı temsilciliklerinde törenler düzenleniyor.
ZORLA KAYBEDİLME MAĞDURLARI ULUSLARARASI GÜNÜ
Birleşmiş Milletler, 30 Ağustos’u Zorla Kaybedilme Mağdurları Uluslararası Günü olarak anıyor. BM Genel Kurulu 2010 yılında aldığı kararla bugünü ilan etti ve ilk uluslararası anma 2011’de gerçekleştirildi. Amaç; devlet görevlileri ya da onların desteğiyle gözaltına alınan, kaçırılan ve daha sonra akıbetleri gizlenen insanların durumuna ve yakınlarının yaşadığı belirsizliğe dikkat çekmek. 2026 ayrıca Zorla Kaybedilmelere Karşı Uluslararası Sözleşme’nin kabulünün 20. yılı.
DÜNYANIN EN BÜYÜK BALIĞININ GÜNÜ: ULUSLARARASI BALİNA KÖPEKBALIĞI GÜNÜ
30 Ağustos, Uluslararası Balina Köpekbalığı Günü. Dünyanın yaşayan en büyük balık türü olan ve insanlara karşı saldırgan olmayan balina köpekbalığının korunmasına dikkat çeken gün, 2008’de Meksika’nın Isla Holbox adasında düzenlenen II. Uluslararası Balina Köpekbalığı Konferansı’nda ilan edildi. Tür; gemi çarpmaları, balıkçılık faaliyetleri ve yaşam alanlarının bozulması gibi nedenlerle tehdit altında bulunuyor.
DOĞU TİMOR’DA BAĞIMSIZLIĞIN YOLUNU AÇAN REFERANDUMUN GÜNÜ
Doğu Timor’da 30 Ağustos, 1999 Halk Oylaması’nın yıl dönümü olarak anılıyor. Birleşmiş Milletler gözetiminde 30 Ağustos 1999’da yapılan referandumda halkın yüzde 78,5’i Endonezya’dan ayrılma yönünde oy verdi. Şiddet olaylarıyla geçen zorlu bir sürecin ardından Doğu Timor 2002’de bağımsızlığını kazandı. Ülke hükümeti 2026’da referandumun 27. yıl dönümü için 28-30 Ağustos arasında özel anma ve kutlama programları düzenliyor.
PERU’DA SANTA ROSA DE LIMA GÜNÜ
Peru’da 30 Ağustos, Santa Rosa de Lima adına ulusal tatil. 1586’da Lima’da doğan Isabel Flores de Oliva, daha sonra Santa Rosa de Lima adıyla tanındı ve 1671’de azize ilan edildi. Latin Amerika’da doğup Katolik Kilisesi tarafından azize ilan edilen ilk kişi kabul edilen Santa Rosa, Peru’nun ve Lima’nın koruyucu azizlerinden biri. 30 Ağustos, 2026 yılında da Peru’nun resmî ulusal tatilleri arasında.
YASIN FARKLI BİÇİMLERİNE DİKKAT ÇEKİLEN GÜN
ABD merkezli gayriresmî farkındalık günlerinden Ulusal Yas Farkındalık Günü de 30 Ağustos’ta. Angie Cartwright tarafından 2014’te oluşturulan gün, insanların kayıp ve yas süreçlerini aynı biçimde veya aynı sürede yaşamadığına dikkat çekmeyi amaçlıyor. Resmî bir federal gün değil; özellikle yas yaşayan insanlara destek konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla yaygınlaşmış bir sosyal girişim.
30 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ
Buradaki günlerin resmî ya da uluslararası kurumlarca tanınmış günler olmadığını özellikle belirtelim. Büyük bölümü ABD’de ortaya çıkan popüler kültür ve internet takvimi günleri.
FRANKENSTEIN GÜNÜ: ASLINDA CANAVARIN DEĞİL YAZARIN DOĞUM GÜNÜ
30 Ağustos Frankenstein Günü, çünkü Frankensteinın yazarı Mary Shelley 30 Ağustos 1797’de doğdu. Shelley henüz 18 yaşındayken romanın temelini kurdu; eser 1818’de yayımlandı ve modern bilimkurgunun öncü yapıtlarından biri haline geldi. Günün küçük ironisi ise popüler kültürde “Frankenstein” denilen yaratığın romanda aslında bir adı olmaması: Frankenstein, yaratığın değil onu yaratan Victor Frankenstein’ın soyadı.
SLINKY GÜNÜ: MERDİVENDEN İNEN OYUNCAĞA ÖZEL BİR GÜN
30 Ağustos aynı zamanda Slinky Günü. Bir merdivenden basamak basamak kendi kendine ilerleyebilen helezon biçimindeki oyuncak Slinky, 1940’larda Amerikalı deniz mühendisi Richard James’in gemilerde kullanılacak yaylar üzerinde çalışırken bir yayı yanlışlıkla yere düşürmesi sonucunda ortaya çıktı. Slinky zamanla 20. yüzyılın en tanınmış oyuncaklarından birine dönüştü; ona ayrılan 30 Ağustos ise tamamen gayriresmî bir popüler kültür günü.
KIZARMIŞ MARSHMALLOW GÜNÜ
ABD’de 30 Ağustos, Ulusal Kızarmış Marshmallow Günü olarak da kutlanıyor. Özellikle kamp ateşinde çubuğa geçirilerek kızartılan marshmallowlara ayrılmış bugünün kim tarafından ve neden 30 Ağustos’a yerleştirildiğine ilişkin güvenilir bir kayıt bulunmuyor. Yani tarihi eski bir geleneğe değil, modern “özel gün” takvimlerine dayanıyor.
PLAJ GÜNÜ: EĞLEN AMA ÇÖPÜNÜ DE TOPLA
Ulusal Plaj Günü, 30 Ağustos’ta ABD’de kutlanan başka bir gayriresmî gün. Benzer isimli bir gün 1929’da denenmiş ancak unutulmuş; bugünkü haliyle günü Colleen Paige 2014’te yeniden oluşturdu. Amaç yalnız plaja gitmek değil, yaz sezonunun sonunda sahillerde bırakılan çöplere ve bunların deniz canlılarına verdiği zarara da dikkat çekmek.
BÜTÜNCÜL EVCİL HAYVAN GÜNÜ
30 Ağustos’un daha tuhaf başlıklarından biri Ulusal Bütüncül Evcil Hayvan Günü. Gün; evcil hayvanların sağlığını yalnız hastalandıklarında tedavi etmek yerine beslenme, hareket, çevre ve zihinsel ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirmeyi teşvik ediyor. Bu da devlet ya da veteriner hekimliği kuruluşlarının ilan ettiği resmî bir gün değil; yine özel gün takvimlerinde yaygınlaşmış gayriresmî bir farkındalık günü.
30 AĞUSTOS’TA NELER OLDU?
1914 – ÇANAKKALE SAVUNMASINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN 160 ALMAN ASKERÎ UZMAN GELDİ
Osmanlı Devleti henüz I. Dünya Savaşı’na fiilen girmemişken, 30 Ağustos 1914’te General Merten idaresindeki yaklaşık 160 kişilik Alman askerî heyeti Çanakkale’ye geldi. Aralarında subaylar, topçular, torpidocular ve telefoncular bulunan personel; Orhaniye, Dardanos, Anadolu ve Rumeli Hamidiye ile Namazgâh tabyalarına dağıtılarak Türk askerlerinin eğitimine ve Boğaz savunmasının güçlendirilmesine katıldı. Bu çalışmalar, birkaç ay sonra İngiliz ve Fransız donanmalarının saldırılarına karşı verilecek Çanakkale savunmasının hazırlık aşamalarından biriydi.
1914 – TANNENBERG’DE BİR RUS ORDUSU NEREDEYSE TAMAMEN YOK EDİLDİ
- Dünya Savaşı’nın henüz ilk ayında gerçekleşen Tannenberg Muharebesi, 30 Ağustos 1914’te Almanya’nın kesin zaferiyle sonuçlandı. Doğu Prusya’ya giren General Aleksandr Samsonov komutasındaki Rus 2. Ordusu, Alman 8. Ordusu tarafından kuşatıldı ve neredeyse bütünüyle etkisiz hale getirildi. Birinci Dünya Savaşı Uluslararası Ansiklopedisi’ne göre Ruslar yaklaşık 120 bin kayıp verdi; bunların yaklaşık 95 bini esir düştü. Yenilginin boyutunu gören Samsonov ise intihar etti.
Zafer, Alman komutanlar Paul von Hindenburg ve Erich Ludendorff’u bir anda savaşın en ünlü askerleri arasına soktu. Muharebe aslında tarihî Tannenberg köyünün yakınında yapılmamıştı; Hindenburg, 1410’da Töton Şövalyelerinin Polonya-Litvanya kuvvetlerine yenildiği Tannenberg Savaşı’nın rövanşı görüntüsünü yaratmak için bu adı özellikle seçti. Böylece askerî zafer, Almanya’da yıllarca yaşayacak güçlü bir milliyetçi mite de dönüştü.
1916 – SHACKLETON, BUZLAR ARASINDA MAHSUR KALAN 22 ADAMINI DA KURTARDI
Kâşif Ernest Shackleton’ın Antarktika seferi, gemisi Enduranceın buzlar tarafından ezilip batmasıyla tarihin en büyük keşif felaketlerinden birine dönüşmüştü. Mürettebat aylarca buz üzerinde yaşadıktan sonra Elephant Adası’na ulaşmayı başardı. Shackleton yardım bulmak için beş adamıyla küçücük James Caird filikasına binerek yaklaşık 1.300 kilometrelik ölümcül bir deniz yolculuğuna çıktı; Güney Georgia’ya ulaşmasının ardından arkadaşlarını kurtarmak için birkaç kez geri dönmeye çalıştı.
Sonunda Şili hükümetinin gönderdiği Yelcho gemisi 30 Ağustos 1916’da Elephant Adası’na ulaşmayı başardı. Adada 137 gündür bekleyen 22 adamın tamamı sağ kurtarıldı. Böylece Endurance gemisindeki 28 kişilik Weddell Denizi grubundan hiç kimse hayatını kaybetmedi. Shackleton eşine gönderdiği mesajda sonucu birkaç kelimeyle özetledi: “Başardım. Bir tek can bile kaybetmedik.” Olay bugün hâlâ liderlik ve hayatta kalma tarihinin en olağanüstü hikâyelerinden biri kabul ediliyor.
1918 – LENİN SUİKASTTAN AĞIR YARALI KURTULDU
Bolşevik lider Vladimir Lenin, 30 Ağustos 1918’de Moskova’daki Michelson fabrikasında yaptığı konuşmanın ardından silahlı saldırıya uğradı. Sosyalist Devrimci Parti üyesi Fanny Kaplan’ın ateş ettiği kurşunlardan ikisi Lenin’e isabet etti; biri omzuna, diğeri boyun bölgesine girdi. Ağır yaralanan Lenin saldırıdan sağ kurtuldu. Kaplan kısa süre sonra yakalandı ve yargılanmadan idam edildi.
Suikast girişimi, zaten iç savaşın içinde bulunan Rusya’da Bolşevik yönetimin baskı politikalarını daha da sertleştirdi. Olayın ardından siyasi muhaliflere yönelik kitlesel tutuklama ve infazların yoğunlaştığı “Kızıl Terör” dönemi başladı. Bu nedenle saldırı, Rus Devrimi’nin giderek daha şiddetli bir rejime dönüşmesindeki önemli eşiklerden biri olarak kabul ediliyor.
1922 – BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ KAZANILDI: MİLLÎ MÜCADELE’NİN SONUCU BELİRLENDİ
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un belirleyici safhası, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar çevresinde Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Zafertepe’den bizzat yönettiği muharebede kuşatılan Yunan kuvvetlerinin büyük bölümü imha edildi ya da esir alındı; kalan birlikler Batı Anadolu yönünde çekilmeye başladı. Böylece Millî Mücadele’nin askerî sonucu büyük ölçüde belirlenirken Türk ordusunun İzmir’e kadar sürecek takip harekâtının önü açıldı.
Savaşın ardından Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emri 1 Eylül’de yayımlandı. Yunan komutanı Nikolaos Trikupis 2 Eylül’de Çalköy civarında esir alındı. 30 Ağustos zaferi daha sonra Başkomutan Meydan Muharebesi adıyla anıldı ve Türkiye’nin en önemli millî bayramlarından Zafer Bayramı’nın tarihî temelini oluşturdu.
1922 – BÜYÜK ZAFER’İN AYNI GÜNÜNDE KÜTAHYA DA KURTULDU
Başkomutan Meydan Muharebesi’nin Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandığı 30 Ağustos 1922’de Kütahya kent merkezi de Yunan işgalinden kurtarıldı. Kütahya Valiliğinin resmî tarih kronolojisi, 17 Temmuz 1921’de başlayan işgalin 30 Ağustos 1922 saat 18.00’de sona erdiğini kaydediyor.
Böylece Büyük Taarruz’un simge günü yalnız Dumlupınar’daki askerî zaferin değil, yaklaşık 13,5 ay işgal altında kalan Kütahya’nın yeniden Türk yönetimine geçmesinin de tarihi oldu. Türk ordusunun ilerleyişi sonraki günlerde Gediz, Emet ve Tavşanlı üzerinden Batı Anadolu’ya doğru devam etti.
1924 – ATATÜRK, DUMLUPINAR’DA MEÇHUL ASKER ANITI’NIN TEMELİNİ ATTI
Mustafa Kemal Paşa, Başkomutan Meydan Muharebesi’nin ikinci yıl dönümü olan 30 Ağustos 1924’te Dumlupınar’a gelerek Meçhul Asker Anıtı’nın temelini attı. Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü’nün de katıldığı törende yaptığı tarihî konuşmada 30 Ağustos Zaferi’nin yalnız Türk tarihi için değil, dünya tarihi açısından da büyük bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Millî Savunma Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı kayıtları temel atma tarihini açıkça 30 Ağustos 1924 olarak veriyor.
Tören, 30 Ağustos Zaferi’nin ilk büyük resmî anmalarından biri olması açısından da önem taşıyordu. Mustafa Kemal konuşmasının sonunda gençlere seslenerek Cumhuriyet’in geleceğini onlara emanet etti; Dumlupınar’daki anıtın da savaşta hayatını kaybeden askerlerle birlikte Türk milletinin fedakârlığını temsil edeceğini söyledi.
1924 – TÜRKİYE İŞ BANKASI İLK İŞLEMİNİ YAPARAK FAALİYETE BAŞLADI
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk millî bankası olarak 26 Ağustos 1924’te kurulan Türkiye İş Bankası, 30 Ağustos 1924’te Ankara’daki ilk şubesinde işlemlere başlayarak fiilen faaliyete geçti. Dönemin Cumhuriyet gazetesi ertesi gün, bankanın Dumlupınar Zaferi’nin yıl dönümünü “muamelatına başlamaya en müsait gün” kabul ederek 30 Ağustos sabahı işe başladığını duyurdu. Banka 1 milyon lira kuruluş sermayesiyle yola çıktı; ilk genel müdürü Celal Bayar’dı. İş Bankası, Cumhuriyet’in siyasi bağımsızlığını ekonomik bağımsızlıkla tamamlamayı amaçlayan en önemli kurumlardan biri haline geldi.
1925 – ATATÜRK: “EN DOĞRU VE EN HAKİKİ TARİKAT, MEDENİYET TARİKATIDIR”
Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos 1925’te Kastamonu’da yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in modernleşme anlayışını anlatırken tekke ve tarikatlara ilişkin en bilinen sözlerinden birini söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir.” Mustafa Kemal, insanların maddi ve manevi mutluluğu şeyhlerin yol göstermesinde değil, bilimde ve çağdaş uygarlıkta araması gerektiğini savundu.
Konuşma, Mustafa Kemal’in 23 Ağustos-1 Eylül 1925 arasındaki Kastamonu gezisi sırasında ve Şapka Devrimi’nin topluma anlatıldığı günlerde yapıldı. Yaklaşık üç ay sonra, 30 Kasım 1925’te çıkarılan kanunla tekke ve zaviyeler kapatıldı; şeyhlik, dervişlik gibi unvanların kullanılması yasaklandı. Bu nedenle 30 Ağustos konuşması, Cumhuriyet’in laikleşme ve toplumsal modernleşme politikalarının en açık ifadelerinden biri olarak tarihe geçti.
1930 – ANKARA-SİVAS DEMİRYOLU TAMAMLANDI, SİVAS İSTASYONU AÇILDI
Ankara’dan doğuya uzanan demiryolu hattı, 30 Ağustos 1930’da Sivas’a ulaştı; Kayseri-Sivas kesimi ve Sivas İstasyonu Başbakan İsmet İnönü’nün katıldığı törenle hizmete açıldı. Ankara-Kayseri bölümü 1927’de işletmeye alınmıştı; böylece yaklaşık 600 kilometrelik Ankara-Sivas bağlantısı tamamlanmış oldu. Dönemin Hâkimiyet-i Milliye gazetesi de 31 Ağustos tarihli sayısında “Sivas İstasyonu dün büyük merasimle açıldı” diye yazdı.
Hat, genç Cumhuriyet’in Anadolu’yu demiryollarıyla birbirine bağlama ve doğuya ulaşma politikasının en önemli aşamalarından biriydi. Sivas’tan sonra demiryolunun Erzurum yönünde ilerletilmesi hedeflendi; böylece yalnız ulaşım değil, ekonomik ve askerî bütünleşme açısından da Türkiye’nin doğu-batı bağlantısı güçlendirildi.
1937 – SABİHA GÖKÇEN ASKERÎ PİLOTLUK DİPLOMASINI ALDI
Türkiye’nin ilk kadın askerî pilotu Sabiha Gökçen’e, 30 Ağustos 1937’de Eskişehir Tayyare Mektebi’nde düzenlenen törenle pilotluk diploması ve askerî uçuş brövesi verildi. 1935’te Türkkuşu’nda havacılık eğitimine başlayan, ertesi yıl Eskişehir Tayyare Mektebi’ne geçen Gökçen; av ve bombardıman uçakları üzerinde eğitim gördü ve 1937’de askerî harekâtlara katıldı. Diploma töreninde Orgeneral Fahrettin Altay da hazır bulundu ve Türk ordusu adına Gökçen’e teşekkür etti. Gökçen, bu başarısıyla dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak anılan öncü havacılardan biri haline geldi.
1937 – VAN GÖLÜ’NDE CUMHURİYET DÖNEMİNİN YENİ VAPUR SEFERLERİ BAŞLADI
Van Gölü İşletmesi için yaptırılan “Bitlis” adlı yolcu ve yük gemisi, 30 Ağustos 1937’de düzenlenen törenle hizmete girdi. İstanbul’daki Haliç tesislerinde parçalar halinde üretilen gemi, demiryolu ve kara yoluyla Van Gölü kıyısına taşınarak burada birleştirildi. Bitlis’in ardından aynı proje kapsamında yapılan “Van” gemisi de gölde hizmet vermeye başladı. Yeni vapurlar, Cumhuriyet’in doğu illerinde ulaşım ağını geliştirme ve Van Gölü’nü bölgesel taşımacılığın önemli bir parçası haline getirme çabasının ürünleriydi.
1941 – II. DÜNYA SAVAŞI’NDA LENİNGRAD’IN SON DEMİRYOLU BAĞLANTISI KESİLDİ
Alman ordusu, 30 Ağustos 1941’de Leningrad’ın güneydoğusundaki stratejik Mga demiryolu kavşağını ele geçirerek kentin Sovyetler Birliği’nin geri kalanıyla olan son demiryolu bağlantısını kesti. Aynı gün Alman birliklerinin Neva Nehri’ne ulaşmasıyla Leningrad’ın çevresindeki çember daha da daraldı. Bu gelişme, Nazi Almanyası’nın kenti ele geçirmek yerine kuşatarak açlığa mahkûm etme stratejisinin en önemli aşamalarından biriydi.
8 Eylül 1941’de Almanların Şlisselburg’u ele geçirerek kentin son kara bağlantısını da kesmesiyle Leningrad Kuşatması resmen başladı. Kuşatma 27 Ocak 1944’e kadar 872 gün sürdü; açlık, dondurucu soğuklar, bombardımanlar ve hastalıklar yüz binlerce insanın ölümüne yol açtı. II. Dünya Savaşı’nın en uzun ve en ölümcül kuşatmalarından biri olan Leningrad’ın yaşadığı felaketin ilk kritik eşiklerinden biri böylece 30 Ağustos’ta aşılmış oldu.
1945 – GENERAL MacARTHUR JAPONYA’YA AYAK BASTI
- Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Müttefik Kuvvetler Başkomutanı General Douglas MacArthur, 30 Ağustos 1945’te Tokyo yakınlarındaki Atsugi Havaalanı’na indi. Harry S. Truman Başkanlık Kütüphanesi, MacArthur’ın Japonya’ya gelişini gösteren tarihî fotoğrafları doğrudan 30 Ağustos 1945 olarak kaydediyor.
Japonya İmparatorluğu’nun resmî teslim belgesi üç gün sonra, 2 Eylül’de USS Missouri zırhlısında imzalandı. Ancak MacArthur’ın Atsugi’ye gelişi, Japonya’nın Müttefik işgali altında geçireceği ve ülkenin siyasal, askerî ve toplumsal yapısının köklü biçimde değişeceği dönemin sembolik görüntülerinden biri haline geldi.
1952 – AZİZİYE KAHRAMANLARI İÇİN YAPILAN ANIT NENE HATUN’UN KATILIMIYLA AÇILDI
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Erzurum’un savunulmasında hayatını kaybedenlerin anısına yaptırılan Aziziye Şehitleri Anıtı, 30 Ağustos 1952’de törenle açıldı. Aziziye Tabyası’nın önüne dönemin 3. Ordu Komutanı Orgeneral Nurettin Baransel tarafından yaptırılan anıtın açılışına, 1877’de halkla birlikte tabyaların savunmasına koşarak destanlaşan Nene Hatun da katıldı. Kesme taştan yapılan anıtın üzerindeki plakada, Aziziye’yi savunan genç kızların, kadınların, yaşlıların ve erkeklerin Türk milletinin şan ve şerefi için mücadele ettikleri vurgulanıyor.
1963 – ABD İLE SOVYETLER ARASINDA “KIRMIZI TELEFON” HATTI AÇILDI; AMA ASLINDA TELEFON DEĞİLDİ
Küba Füze Krizi sırasında Washington ile Moskova arasındaki mesajların saatler sürmesinin dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmesi üzerine kurulan doğrudan iletişim hattı, 30 Ağustos 1963’te devreye girdi. Popüler kültürde “kırmızı telefon” olarak bilinse de ilk sistemde telefon kullanılmıyordu; liderlerin yanlış anlamaya yol açabilecek sözlü görüşmeleri yerine yazılı mesaj gönderen teleprinter cihazları tercih edilmişti. ABD tarafındaki ana terminal Beyaz Saray’da değil Pentagon’daydı ve mesajlar Beyaz Saray’a aktarılıyordu. İlk testte Washington’dan Moskova’ya klavyedeki bütün harf ve rakamları sınamak için ünlü “The quick brown fox…” cümlesi gönderildi. Hat, Soğuk Savaş boyunca iki nükleer süper güç arasında krizlerin kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla kullanılan en önemli güvenlik mekanizmalarından biri oldu.
1965 – BOB DYLAN ROCK MÜZİĞİN DİLİNİ DEĞİŞTİREN “HIGHWAY 61 REVISITED”I YAYIMLADI
Bob Dylan’ın altıncı stüdyo albümü Highway 61 Revisited, 30 Ağustos 1965’te yayımlandı. Albümde “Like a Rolling Stone”, “Ballad of a Thin Man”, “Desolation Row” ve albüme adını veren “Highway 61 Revisited” gibi daha sonra rock tarihinin klasikleri arasına girecek parçalar bulunuyordu.
Dylan daha önce büyük ölçüde akustik folk müziğin yıldızı olarak tanınırken bu albümde elektrikli rock, blues ve şiirsel anlatımı çok daha radikal biçimde bir araya getirdi. Highway 61 Revisited, rock şarkısının yalnız gençlik eğlencesi değil edebî ve düşünsel bir anlatım biçimi olabileceğini gösteren dönüm noktalarından biri haline geldi.
1967 – ABD YÜKSEK MAHKEMESİNİN İLK SİYAH YARGICI THURGOOD MARSHALL OLDU
ABD Senatosu, 30 Ağustos 1967’de Thurgood Marshall’ın Yüksek Mahkeme üyeliğini 69’a karşı 11 oyla onayladı. Marshall böylece Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesinde görev yapan ilk siyah yargıç oldu.
Marshall daha önce avukat olarak da Amerikan tarihini değiştirmişti. Irk ayrımcılığına karşı yürütülen hukuk mücadelesinin önde gelen isimlerinden biri olan Marshall, özellikle devlet okullarındaki ırk ayrımını anayasaya aykırı bulan 1954 tarihli Brown v. Board of Education davasındaki rolüyle tanındı. Yüksek Mahkeme üyeliği 1991’e kadar sürdü.
1968 – “HEY JUDE” İNGİLTERE’DE YAYIMLANDI: BEATLES’IN APPLE DÖNEMİ BAŞLADI
The Beatles’ın en ünlü şarkılarından “Hey Jude”, “Revolution”ın B yüzünde yer aldığı single olarak 30 Ağustos 1968’de İngiltere’de yayımlandı. Plak dört gün önce, 26 Ağustos’ta ABD’de çıkmıştı; bu nedenle 30 Ağustos tarihi özellikle İngiltere baskısının yayımlanma tarihi. Aynı zamanda grubun kendi kurduğu Apple Records etiketiyle çıkardığı ilk Beatles single’ıydı.
Paul McCartney’nin John Lennon’ın oğlu Julian’ı anne ve babasının ayrılığı sırasında teselli etmek amacıyla yazmaya başladığı şarkı, yedi dakikayı aşan süresiyle dönemi için alışılmadık derecede uzundu. Buna rağmen dünya çapında büyük başarı kazandı; ABD listesinde dokuz hafta bir numarada kaldı ve Beatles kataloğunun en tanınan parçalarından birine dönüştü.
1971 – TRT İSTANBUL TELEVİZYONU DENEME YAYINLARINA BAŞLADI
TRT İstanbul Televizyonu, 30 Ağustos 1971’de deneme yayınlarına başladı. Yayın, TRT’nin henüz kendi İstanbul stüdyosu bulunmadığı için İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Maçka’daki stüdyo ve verici altyapısından yararlanılarak gerçekleştirildi; ilk gece Zafer Bayramı programları, haberler, Atatürk konulu bir belgesel ve Ayhan Işık’ın oynadığı Allahaısmarladık İstanbul filmi ekrana geldi. TRT’nin resmî tarihçesi de Ankara’dan sonra 1970’te İzmir, 1971’de İstanbul Televizyonu’nun faaliyete geçtiğini doğruluyor. İTÜ, İstanbul’da televizyon yayınlarını daha 1952’de başlatmıştı. 30 Ağustos 1971’in önemi, TRT’nin İstanbul yayınlarının başlaması.
1974 – BM, KIBRIS’TA EVLERİNDEN EDİLENLERİN GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE DÖNMELERİNE İZİN VERİLMESİNİ İSTEDİ
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 30 Ağustos 1974’te Kıbrıs’taki insani krizle ilgili 361 sayılı kararı oy birliğiyle kabul etti. Fransa, İngiltere ve Avusturya tarafından sunulan kararda; çatışmalar nedeniyle evlerinden olan insanların durumundan duyulan kaygı vurgulandı, taraflardan insani yardımı kolaylaştırmaları ve dönmek isteyen kişilerin evlerine güven içinde dönebilmelerine izin vermeleri istendi. Karar ayrıca BM Genel Sekreteri’nden Kıbrıs’taki mülteci ve yerinden edilmiş kişilere yönelik acil insani yardım çalışmalarını sürdürmesini talep etti.
1977 – KENAN EVREN KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA GETİRİLDİ
Ege Ordu Komutanı Orgeneral Kenan Evren, 30 Ağustos 1977’de Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirildi; görevi 5 Eylül’de resmen devraldı. Atama, Başbakan Süleyman Demirel ile Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk arasında haftalar süren komutanlık krizinin ardından gerçekleşti. Tarafların üzerinde uzlaşamadığı daha kıdemli generallerin görev sürelerinin dolması, Evren’in önünü açtı. Evren yalnızca altı ay sonra, 7 Mart 1978’de Genelkurmay Başkanı oldu; bu görevdeyken 12 Eylül 1980 askerî darbesinin başındaki isim olarak Türkiye tarihinin en tartışmalı figürlerinden birine dönüştü.
1981 – İRAN’DA DEVLETİN ZİRVESİNE BOMBALI SUİKAST: CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN ÖLDÜRÜLDÜ
İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ile Başbakan Muhammed Cevad Bahonar, 30 Ağustos 1981’de Tahran’daki Başbakanlık binasında düzenlenen bombalı saldırıda öldürüldü. Bir toplantı sırasında çantaya yerleştirilen bombanın patlamasıyla iki liderin yanı sıra başka devlet görevlileri de hayatını kaybetti. Recai, cumhurbaşkanlığı görevine yalnızca 28 gün önce başlamıştı. İran yönetimi saldırının arkasında Halkın Mücahitleri Örgütü’nün bulunduğunu ve bombayı güvenlik sistemine sızmış Mesud Keşmiri’nin yerleştirdiğini açıkladı; ancak saldırının bütün ayrıntıları ve sorumluluğuna ilişkin tartışmalar sonraki yıllarda da sürdü. Suikast, 1979 İran Devrimi’nden sonraki iktidar mücadelesinin en kanlı dönemlerinden birinin simge olaylarından biri oldu.
1983 – GUION BLUFORD UZAYA ÇIKAN İLK SİYAH AMERİKALI OLDU
NASA’nın Challenger uzay mekiği, STS-8 görevi için 30 Ağustos 1983 sabahı Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. Mürettebattaki Guion “Guy” Bluford, bu uçuşla uzaya çıkan ilk Afrikalı-Amerikalı olarak tarihe geçti.
STS-8 aynı zamanda Uzay Mekiği programının ilk gece fırlatılışıydı; görev 5 Eylül’de programın ilk gece inişiyle tamamlandı. Vietnam Savaşı’nda savaş pilotluğu da yapmış bir havacılık mühendisi olan Bluford daha sonra üç uzay uçuşuna daha katılarak toplam 688 saatten fazla uzayda kaldı.
1985 – AF ÖRGÜTÜ, BULGARİSTAN TÜRKLERİNE YÖNELİK BASKILARI BM’YE TAŞIDI
Uluslararası Af Örgütü, 30 Ağustos 1985’te Bulgaristan’daki Türk azınlığa yönelik zorla asimilasyon uygulamalarını Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu bünyesindeki Azınlıkların Korunması Alt Komisyonu’nun gündemine taşıdı. Örgüt, Todor Jivkov yönetiminin 1984 sonunda başlattığı ve Türklerin Müslüman-Türkçe isimlerini Bulgar isimleriyle değiştirmeye zorlandığı kampanya sırasında çok sayıda kişinin tutuklandığını, sürgüne gönderildiğini ve bazı kişilerin güvenlik güçlerince öldürüldüğüne ilişkin bilgiler aldığını bildirdi. Af Örgütü ayrıca isim değiştirmeyi reddettikleri için tutuklanan bazı Türkleri “düşünce mahkûmu” kabul etti; Belene kampında tutulan kişiler ile camisi kapatıldıktan sonra tutuklanan bir imamın durumuna özellikle dikkat çekti. 1985’te uluslararası kamuoyunun gündemine taşınan bu baskılar, Bulgaristan Türklerinin 1989’daki kitlesel göçüne uzanan “Yeniden Doğuş Süreci”nin en ağır aşamalarından biriydi.
1987 – STEFKA KOSTADINOVA’NIN DÜNYA REKORU TAM 37 YIL DAYANDI
Bulgar atlet Stefka Kostadinova, Roma’daki Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 30 Ağustos 1987’de yüksek atlamada 2,09 metreyi geçerek dünya rekoru kırdı ve dünya şampiyonu oldu.
Rekorun asıl olağanüstü yanı ne kadar uzun yaşadığıydı. Hiçbir kadın atlet 37 yıl boyunca 2,09’u aşamadı. Ukraynalı Yaroslava Mahuchikh ancak 7 Temmuz 2024’te Paris’te 2,10 metreyi geçerek Kostadinova’nın rekorunu kırabildi.
1987 – BEN JOHNSON 9,83’LE DÜNYA REKORU KIRDI; İKİ YIL SONRA DERECESİ TARİHTEN SİLİNDİ
Aynı Roma şampiyonasında 30 Ağustos 1987’de atletizm tarihinin en tartışmalı yarışlarından biri koşuldu. Kanadalı Ben Johnson, 100 metre finalinde Carl Lewis’i geçerek 9,83 saniyelik dünya rekoruyla şampiyon oldu. Ancak görünen hikâye iki yıl sonra tamamen değişecekti.
Johnson, 1988 Seul Olimpiyatları’nda 100 metreyi 9,79’la kazandıktan sonra doping testinde stanozolol adlı steroide rastlanınca diskalifiye edildi. Daha sonra geçmiş yıllardaki doping kullanımı da ortaya çıkınca 1987 Roma’daki 9,83’lük derecesi ve dünya şampiyonluğu da iptal edildi; yarışın resmî galibi Carl Lewis oldu. Böylece 30 Ağustos’ta kırılan dünya rekoru iki yıl sonra resmî kayıtlardan silindi.
1988 – TÜRKİYE SINIRI AÇTI, BİNLERCE IRAKLI KÜRT HAKKÂRİ’YE SIĞINDI
Irak ordusunun Enfal Harekâtı’nın son saldırılarından kaçarak Türkiye sınırına yığılan binlerce Iraklı Kürt için Türkiye, 30 Ağustos 1988’de sınırı açma kararı aldı. Sınırı geçenler başta Hakkâri’nin Çukurca ve o tarihte Hakkâri’ye bağlı olan Uludere çevresine yerleştirildi. Takip eden günlerde Türkiye’ye sığınan Iraklı Kürtlerin sayısı 50 bini aştı. Saddam Hüseyin yönetiminin kuzey Irak’taki askerî harekâtı, köylerin boşaltılması ve kimyasal silah kullanıldığına ilişkin haberlerle büyüyen göç, Türkiye’nin 1980’lerde karşı karşıya kaldığı en büyük kitlesel sığınma hareketlerinden biri oldu.
1990 – TATARİSTAN DEVLET EGEMENLİĞİ BİLDİRGESİ’Nİ KABUL ETTİ
Tataristan Yüksek Sovyeti, Sovyetler Birliği’nin çözülmeye başladığı dönemde 30 Ağustos 1990’da Tataristan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Devlet Egemenliği Bildirgesi’ni kabul etti. Belge, o zamana kadar özerk cumhuriyet statüsündeki Tataristan’ın devlet egemenliğini ilan ediyor ve resmî adını “Tatar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti – Tataristan Cumhuriyeti” olarak belirliyordu.
Ancak burada önemli bir ayrım var: Bu belge Rusya’dan bağımsızlık ilanı değildi. Tataristan daha sonraki yıllarda Moskova ile yetki ve egemenlik konusunda uzun pazarlıklar yürüttü ve Rusya Federasyonu içinde kaldı. Buna rağmen 30 Ağustos 1990 bildirgesi, modern Tataristan’ın siyasi tarihinde en önemli dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.
1991 – AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞINI YENİDEN TESİS ETME YOLUNDA TARİHÎ ADIMI ATTI
Azerbaycan Yüksek Sovyeti, 30 Ağustos 1991’de “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığının Yeniden Tesisi Hakkında Bildiri”yi kabul etti. Sovyetler Birliği’nin çözülme sürecinde alınan karar, Azerbaycan’ın 1918’de kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin mirasına dayanarak yeniden bağımsız bir devlet olmasının önünü açtı.
Bağımsızlığın hukuki süreci 18 Ekim 1991’de kabul edilen “Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasal Akt” ile tamamlandı; 29 Aralık’taki referandumda da halk bağımsızlığı onayladı. Bu nedenle 30 Ağustos Azerbaycan’ın resmî bağımsızlık günü diye değil, bağımsızlığın yeniden tesis edilmesi yönündeki tarihî bildirinin kabul edildiği gündür.
1991 – MIKE POWELL 8,95 METRE ATLADI: REKOR 35 YILDIR HÂLÂ KIRILAMADI
Tokyo’daki Dünya Atletizm Şampiyonası’nın 30 Ağustos 1991’deki uzun atlama finali, atletizm tarihinin en büyük düellolarından birine sahne oldu. Amerikalı Mike Powell, beşinci hakkında 8,95 metre atlayarak Bob Beamon’ın 1968 Meksiko Olimpiyatları’nda kırdığı 8,90 metrelik efsanevi dünya rekorunu tarihe gömdü.
Powell aynı yarışta Carl Lewis’i de yenerek dünya şampiyonu oldu. Daha da çarpıcısı, 30 Ağustos 1991’de kırılan 8,95 metrelik rekor 2026 itibarıyla hâlâ erkekler uzun atlama dünya rekoru.
1992 – İRAN SINIRINDAN GELEN YAKLAŞIK 300 PKK’LI ALAN KARAKOLU’NA SALDIRDI
İran sınırından Türkiye’ye giren yaklaşık 300 PKK mensubu, 30 Ağustos 1992 sabahı Hakkâri’nin Şemdinli ilçesindeki Alan Jandarma Sınır Karakolu’na saldırdı. Roketatar ve ağır silahların da kullanıldığı çatışma yaklaşık 10 saat sürdü. Resmî açıklamalara göre bölgede 43 PKK mensubunun cesedi bulundu; çok sayıda ölü ve yaralının İran tarafına götürüldüğü bildirildi ve toplam PKK kaybının 100’e yakın olabileceği açıklandı. Çatışmada 10 güvenlik görevlisi şehit oldu, 12 güvenlik görevlisi yaralandı. Olay, PKK’nın 1992’de İran sınırı üzerinden gerçekleştirdiği en büyük saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.
1995 – NATO, BOSNALI SIRP HEDEFLERİNE BÜYÜK HAVA HAREKÂTI BAŞLATTI
NATO, 30 Ağustos 1995 sabahı Bosnalı Sırp kuvvetlerine karşı “Kararlı Güç Harekâtı”nı (Operation Deliberate Force) başlattı. Operasyonun doğrudan tetikleyicisi, iki gün önce Saraybosna’daki Markale pazarına düzenlenen ve NATO kayıtlarına göre 38 sivilin öldüğü havan saldırısıydı. NATO uçakları Bosnalı Sırpların komuta merkezlerini, hava savunma sistemlerini, mühimmat depolarını ve diğer askerî hedeflerini vurdu. Harekât boyunca 3.515 sorti gerçekleştirildi ve 1.026 bomba 338 hedefe bırakıldı.
Yaklaşık iki hafta süren hava harekâtı, Bosna Savaşı’nın askerî ve siyasi dengesini değiştirdi. NATO kendi değerlendirmesinde operasyonun Bosnalı Sırp liderliğini müzakere masasına getiren ve savaşın sona ermesinin önünü açan temel etkenlerden biri olduğunu belirtiyor. Süreç birkaç ay sonra Dayton Barış Anlaşması’yla sonuçlandı.
2015 – KANYE WEST SAHNEDE “2020’DE BAŞKANLIĞA ADAYIM” DEDİ; SONRA GERÇEKTEN ADAY OLDU
Kanye West, Los Angeles’ta 30 Ağustos 2015’te düzenlenen MTV Video Müzik Ödülleri’nde Michael Jackson Video Vanguard Ödülü’nü almak için sahneye çıktı. Üstelik ödülü ona, altı yıl önce canlı yayında konuşmasını böldüğü Taylor Swift verdi. West yaklaşık 13 dakika süren sıra dışı konuşmasının sonunda sürpriz bir açıklama yaparak 2020’de ABD başkanlığına aday olacağını ilan etti.
O gece açıklama büyük ölçüde yeni bir Kanye West şovu gibi görüldü. Ancak işin tuhaf tarafı, West’in beş yıl sonra sözünü gerçekten tutmasıydı: 2020 ABD başkanlık seçimlerinde aday oldu ve bazı eyaletlerde oy pusulasına girmeyi başardı. Böylece 30 Ağustos 2015’in popüler kültür şakası birkaç yıl sonra gerçek bir siyasi kampanyaya dönüştü.
2017 – KANSER TEDAVİSİNDE YENİ ÇAĞ: İLK CAR-T TEDAVİSİ ONAYLANDI
ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 30 Ağustos 2017’de Kymriah (tisagenlecleucel) adlı tedaviyi onaylayarak kanser tedavisinde tarihî bir adım attı. Kymriah, FDA’nın onayladığı ilk CAR-T hücre tedavisi ve ABD’de kullanıma giren ilk gen temelli hücresel tedavilerden biri oldu. İlk onay, belirli şartları taşıyan 25 yaş ve altındaki dirençli veya tekrarlayan B hücreli akut lenfoblastik lösemi hastalarını kapsıyordu.
Yöntemin devrimci tarafı, ilacın fabrikada herkese aynı biçimde üretilmemesiydi. Hastanın kendi T hücreleri vücuttan alınıyor, laboratuvarda genetik olarak değiştirilerek kanser hücrelerini tanıyıp saldıracak hale getiriliyor ve yeniden hastaya veriliyordu. FDA dönemin açıklamasında bunu tıbbın “yeni bir sınırı” olarak nitelendirdi. CAR-T teknolojisi sonraki yıllarda başka kan kanserlerinin tedavisinde de kullanılmaya başladı.
2021 – SON ABD ASKERİ AFGANİSTAN’DAN AYRILDI, 20 YILLIK SAVAŞ SONA ERDİ
ABD’nin Afganistan’daki son askerlerini taşıyan C-17 nakliye uçağı, 30 Ağustos 2021 gecesi Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’ndan kalktı. Uçağa binen son Amerikan askeri, 82. Hava İndirme Tümeni Komutanı Tümgeneral Chris Donahue oldu. Böylece ABD’nin 7 Ekim 2001’de 11 Eylül saldırılarının ardından başlattığı ve yaklaşık 20 yıl süren Afganistan’daki askerî varlığı sona erdi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin de aynı gün yaptığı açıklamada Amerikan savaşının ve askerî tahliye operasyonunun tamamlandığını duyurdu.
Çekilme, Taliban’ın 15 Ağustos’ta Kabil’i ele geçirerek yeniden iktidara dönmesinden yalnızca iki hafta sonra tamamlandı. Son günlerde gerçekleştirilen dev hava tahliyesiyle 120 binden fazla kişi Afganistan’dan çıkarılırken, ABD’nin ülkeden ayrılışı 2001’de devirdiği Taliban’ın yeniden yönetimi ele geçirmesi nedeniyle Amerikan dış politikasının en çok tartışılan sonuçlarından biri olarak tarihe geçti.
KOCAELİ TARİHİNDE 30 AĞUSTOS
1908 – YUVACIK, ARSLANBEY VE DAĞKÖY’DE ALTI ERMENİ OKULUNA RUHSAT VERİLDİ
Osmanlı döneminde bugünkü Başiskele ve Kartepe çevresindeki eğitim hayatının dikkat çekici kayıtlarından biri 30 Ağustos 1908’e ait. Yuvacık’taki Vartanyan Erkek, Vartusyan Kız ve Hırpsimyan karma mektepleri ile Arslanbey’deki Nersesyan Erkek ve Hırpsimyan Kız mekteplerinin de aralarında bulunduğu altı Ermeni okuluna aynı gün resmî ruhsat verildi. Okulların büyük bölümü aslında yıllardır faaliyetteydi; ruhsat işlemleri mevcut eğitim kurumlarını resmîleştirdi. Yalnız Yuvacık’taki Vartanyan ve Vartusyan okullarında 1911 yılında toplam 540 öğrenci bulunması, bölgenin bugün büyük ölçüde unutulmuş çok kültürlü eğitim hayatının boyutunu gösteriyor.
1922 – BÜYÜK ZAFER, KOCAELİ’DEKİ İNGİLİZ BİRLİKLERİNİ ALARMA GEÇİRDİ
30 Ağustos 1922’de Başkomutan Meydan Muharebesi’nin Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanması, Kocaeli Yarımadası’ndaki İngiliz kuvvetlerinde de büyük endişe yarattı. İzmit çevresinde Türk birlikleriyle karşı karşıya bulunan İngilizler için Londra hükümeti, Türk kuvvetlerinin Kocaeli Yarımadası’na saldırması halinde buradaki birliklerin geri çekilmesini; İstanbul’a yönelinmesi durumunda ise bütün güçle karşı konulmasını kararlaştırdı. Böylece Dumlupınar’daki zaferin etkisi aynı gün yüzlerce kilometre uzakta, İzmit ve İstanbul’un geleceği üzerinde de hissedilmeye başladı.
1926 – İZMİT’TE 30 AĞUSTOS “ZAFER VE TAYYARE BAYRAMI” OLARAK KUTLANMAYA BAŞLANDI
Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmit’te 30 Ağustos kutlamalarının merkezi, bugün 42 Evler çevresinde kalan sahildeki Tayyare Meydanı’ydı. 1926’dan itibaren Zafer Bayramı ile Tayyare Bayramı birlikte kutlanmaya başlayınca askerler, öğrenciler, sporcular, esnaf ve halk burada toplanıyor; uçakların da katıldığı törenler düzenleniyordu. Kocaelililerin bağışlarıyla alınan uçaklara il ve ilçe adlarının verilmesi de bu törenlerde gerçekleştiriliyordu.
O gün doğan bir İzmitlinin adı bile bayramdan geldi: 30 Ağustos 1926’da dünyaya gelen Tayyar Kobak’a ailesi, Zafer ve Tayyare Bayramı nedeniyle “Tayyar” adını verdi. Kobak daha sonra İzmit Kemalpaşa Mahallesi’nde üç dönem muhtarlık yaparak kentin tanınan simalarından biri oldu.
1936 – 30 AĞUSTOS’TA İZMİT TAYYARE MEYDANI’NDA BÜYÜK AT YARIŞLARI YAPILDI
Atatürk’ün himayesinde düzenlenen büyük at yarışları, 30 Ağustos 1936’da İzmit Tayyare Meydanı’nda gerçekleştirildi. Dönemin gazete ilanlarında yarışların Yüksek Yarış ve Islah Encümeni adına yapılacağı duyurulurken Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki sonuç cetvelleri, İzmit’in yanı sıra Gebze, Bursa, Geyve, Karacabey ve İstanbul’dan at sahiplerinin dereceye girdiğini gösteriyor. Yarışlardan biri ise özellikle Kocaeli çevresinde doğup yetişmiş yerli atlara ayrılmıştı. 1930’ların İzmit’inde 30 Ağustos’un yalnız resmî törenlerden değil, kalabalıkları meydana çeken spor ve eğlence etkinliklerinden de oluştuğunu gösteren renkli bir şehir tarihi kaydı.
1940 – İZMİT 30 AĞUSTOS’U FENER ALAYI VE KÂĞIT FABRİKASINDA SABAHA KADAR BALOYLA KUTLADI
30 Ağustos 1940’ta İzmit, dönemin gazetelerinin anlatımıyla “şimdiye kadar görülmemiş” kalabalıklarla Zafer ve Tayyare Bayramı’nı kutladı. Kent Türk bayrakları, yeşillikler ve zafer taklarıyla süslendi; askerî resmigeçit büyük ilgi gördü, gece fener alayları düzenlendi. Kutlamaların en renkli bölümlerinden biri ise İzmit Kâğıt Fabrikası salonlarında verilen ve sabaha kadar süren balo oldu. Son Posta gazetesi ertesi gün İzmitlilerin caddeleri doldurduğunu ve kentin büyük bayram günlerinden birini yaşadığını yazıyordu.
1999 – DEPREMİN 13. GÜNÜNDE KOCAELİ 30 AĞUSTOS’U YAS İÇİNDE KARŞILADI
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden yalnızca 13 gün geçmişken gelen 30 Ağustos Zafer Bayramı, Kocaeli’de olağan yıllardan tamamen farklı bir atmosferde yaşandı. Deprem felaketi nedeniyle ülke genelindeki coşkulu Zafer Bayramı programları iptal edildi veya en aza indirildi; geleneksel büyük geçit törenleri yapılmadı. On binlerce binanın yıkıldığı, binlerce insanın hayatını kaybettiği ve özellikle Gölcük’ün ağır bir yıkım yaşadığı Kocaeli’de 30 Ağustos 1999, zafer sevincinden çok depremde kaybedilenlerin yasının hâkim olduğu bir gün oldu. Dönemin gazeteleri bayramı “buruk kutlama” başlıklarıyla duyurdu.
2003 – İZMİTLİ ÖZDEN ÖRNEK DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI OLDU
İzmit doğumlu Oramiral Özden Örnek, 30 Ağustos 2003’te yürürlüğe giren Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla Donanma Komutanlığından Deniz Kuvvetleri Komutanlığına getirildi. 1943’te İzmit’te doğan ve ilk ve orta öğrenimini kentte tamamlayan Örnek, Deniz Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra Türk Deniz Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde görev yaptı.
2001’de oramiralliğe yükselerek Donanma Komutanı olan Özden Örnek, 30 Ağustos 2003’ten 2005’teki emekliliğine kadar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüttü. Böylece İzmit’te doğup yetişen bir asker, Türk Deniz Kuvvetlerinin en üst görevine ulaşmış oldu.
2007 – KOCAELİ’DE DOĞAN KUZEY TUNÇELLİ TÜRK YÜZME SPORUNUN TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ
Kuzey Tunçelli, 30 Ağustos 2007’de İzmit’te doğdu ve yüzmeye sekiz yaşında Kocaeli’deki Yıldızlar Yüzme Kulübü’nde başladı. Paris 2024’te 1500 metre serbestte finale çıkarak Olimpiyatlarda yüzme finaline kalan ilk Türk sporcu oldu ve yarışı beşinci tamamladı. 2025’te ise Dünya Gençler Şampiyonası’nda hem 800 hem 1500 metre serbestte yeniden dünya şampiyonluğuna ulaştı.
2010 – VICTORIA’S SECRET YILDIZI ALESSANDRA AMBROSIO KERPE’YE HELİKOPTERLE GELDİ
Dünyanın en tanınmış modellerinden Alessandra Ambrosio, 30 Ağustos 2010’da Koton’un mayo kataloğu çekimleri için Kandıra’nın Kerpe sahiline geldi. İstanbul’dan helikopterle Kerpe’ye getirilen Brezilyalı model, önce Nikomedya Otel’e geçti; ardından Kartalkaya kayalıklarında fotoğrafçı Koray Birand’ın objektifinin karşısına çıktı. Çekim alanının çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken gazetecilerin ve meraklıların bölgeye yaklaşmasına izin verilmedi. Bir gün süren çekimler, Kerpe’nin uluslararası moda dünyasının yıldızlarından birine doğal plato olduğu sıra dışı bir 30 Ağustos hatırası olarak kaldı.
2022 – ATATÜRK VE MİLLÎ MÜCADELE ANI EVİ 30 AĞUSTOS’TA AÇILDI
İzmit’in Hacı Hasan Mahallesi’ndeki Atatürk ve Millî Mücadele Anı Evi, Büyük Taarruz’un 100. yıl dönümü olan 30 Ağustos 2022’de törenle açıldı. Anı evinde Millî Mücadele kahramanlarının kişisel eşyaları, dönemin gazete ve dergileri, askerî belgeler, madalyalar, orijinal Atatürk fotoğrafları ve İzmitli Millî Mücadele kahramanlarına ilişkin eserler sergilenmeye başladı. Açılış tarihinin özellikle Büyük Zafer’in 100. yılına denk getirilmesi, yapıya Kocaeli’nin Millî Mücadele hafızası açısından ayrıca sembolik bir anlam kazandırdı.
30 AĞUSTOS’TA DOĞANLAR
1748 – FRANSIZ DEVRİMİ’NİN RESSAMI JACQUES-LOUIS DAVID DOĞDU
Fransız ressam Jacques-Louis David, 30 Ağustos 1748’de Paris’te doğdu. Horatius Kardeşlerin Yemini, Marat’nın Ölümü ve Napolyon’un Taç Giyme Töreni gibi eserleriyle neoklasik resmin en büyük temsilcilerinden biri oldu. David yalnız sanatçı değildi; Fransız Devrimi sırasında siyasetin doğrudan içinde yer aldı, Robespierre çevresinde görev yaptı ve daha sonra Napolyon’un resmî ressamına dönüştü. Louvre, onun çağındaki sanatsal etkisinin Avrupa çapında benzersiz olduğunu vurguluyor.
1797 – “FRANKENSTEIN”IN YAZARI MARY SHELLEY DOĞDU
İngiliz yazar Mary Shelley, 30 Ağustos 1797’de Londra’da doğdu. Henüz 18 yaşındayken yazmaya başladığı ve 1818’de yayımlanan Frankenstein, yalnız gotik edebiyatın değil, modern bilimkurgunun da öncü eserlerinden biri kabul ediliyor. Romanın yarattığı Frankenstein ve canavarı, iki yüzyılı aşkın süredir sinema, tiyatro, çizgi roman ve popüler kültürün en tanınmış figürleri arasında.
1852 – TARİHİN İLK NOBEL KİMYA ÖDÜLÜ SAHİBİ VAN ’T HOFF DOĞDU
Hollandalı kimyager Jacobus Henricus van ’t Hoff, 30 Ağustos 1852’de doğdu. Moleküllerin üç boyutlu yapısının anlaşılmasına öncülük eden çalışmalarıyla modern stereokimyanın ve fiziksel kimyanın kurucularından biri oldu. Osmotik basınç ve kimyasal dinamik üzerine çalışmaları ona 1901’de verilen tarihin ilk Nobel Kimya Ödülü’nü kazandırdı.
1871 – ATOMUN ÇEKİRDEĞİNİ ORTAYA ÇIKARAN ERNEST RUTHERFORD DOĞDU
Modern nükleer fiziğin kurucularından Ernest Rutherford, 30 Ağustos 1871’de Yeni Zelanda’da doğdu. Radyoaktivite üzerine çalışmalarıyla alfa ve beta ışınımını birbirinden ayırdı; daha sonra yaptığı deneylerle atomun kütlesinin büyük bölümünün küçücük bir çekirdekte toplandığını ortaya koyarak atom anlayışını kökten değiştirdi. Rutherford, 1908’de Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.
1879 – LOZAN HEYETİNDEKİ TARTIŞMALI İSİM RIZA NUR DOĞDU
Hekim, siyasetçi ve yazar Rıza Nur, 30 Ağustos 1879’da Sinop’ta doğdu. Osmanlı Meclis-i Mebusanı ve TBMM’de milletvekilliği yaptı, Cumhuriyet hükümetinin ilk Maarif Vekillerinden biri oldu; Moskova ve Lozan görüşmelerinde Türk heyetinde yer aldı. Daha sonraki siyasi görüşleri ve özellikle anıları nedeniyle Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri olarak kaldı.
1907 – ENIAC’IN MİMARLARINDAN JOHN MAUCHLY DOĞDU
John William Mauchly, 30 Ağustos 1907’de doğdu. J. Presper Eckert ile birlikte geliştirilen ENIAC’ın başlıca tasarımcılarından olan Mauchly, elektronik sayısal bilgisayarların gelişiminde temel rol oynadı. İkili daha sonra ilk ticari bilgisayarlardan UNIVAC’ı geliştirdi ve ilk bilgisayar şirketlerinden Eckert-Mauchly Computer Corporation’ı kurdu.
1912 – NÜKLEER MANYETİK REZONANSIN ÖNCÜSÜ EDWARD PURCELL DOĞDU
Amerikalı fizikçi Edward Mills Purcell, 30 Ağustos 1912’de doğdu. Felix Bloch’tan bağımsız olarak geliştirdiği nükleer manyetik rezonans (NMR) yöntemi nedeniyle 1952 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. NMR daha sonra kimyadan biyolojiye sayısız alanda temel araştırma aracına dönüştü; tıpta kullanılan MR görüntüleme teknolojisinin bilimsel temellerinden biri de bu çalışmalara dayanıyor.
1912 – GESTAPO’NUN “BEYAZ FARE” DEDİĞİ NANCY WAKE DOĞDU
- Dünya Savaşı’nın en ünlü kadın direnişçilerinden Nancy Wake, 30 Ağustos 1912’de Wellington’da doğdu. Fransa’nın Nazi işgalinden sonra kaçış ağlarında görev yaptı, Müttefik askerlerinin ülkeden çıkarılmasına yardım etti ve daha sonra İngiliz Özel Harekât İdaresi adına Fransız Direnişiyle çalıştı. “Beyaz Fare” lakabıyla tanınan Wake, savaşın en çok madalya alan kadınlarından biri oldu.
1919 – MİLYONLARCA HAYATI KURTARAN AŞI BİLİMCİSİ MAURICE HILLEMAN DOĞDU
Amerikalı mikrobiyolog 30 Ağustos 1919’da doğdu ve kariyeri boyunca üç düzineden fazla aşının geliştirilmesine öncülük etti. Kızamık, kabakulak, hepatit A ve B, suçiçeği ve MMR aşılarında belirleyici rol oynayan Hilleman için ABD Ulusal Mucitler Onur Listesi, 20. yüzyılın en üretken aşı bilimcisi ifadesini kullanıyor. Çalışmalarının milyonlarca insanın hayatını kurtardığı kabul ediliyor.
1925 – YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ YARDIMCI OYUNCUSU SAMİ HAZİNSES DOĞDU
Gerçek adı Samuel Uluç olan Sami Hazinses, 30 Ağustos 1925’te Diyarbakır’da doğdu. 1950’lerden itibaren yüzlerce filmde rol alan Hazinses, başrol oyuncusu olmamasına rağmen yüzü ve kendine özgü oyunculuğuyla Yeşilçam’ın en tanınan karakter oyuncularından birine dönüştü.
1928 – TÜRK TİYATROSUNUN DUAYENLERİNDEN ALTAN KARINDAŞ DOĞDU
Tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı Altan Karındaş, 30 Ağustos 1928’de doğdu. Muhsin Ertuğrul’un Küçük Sahne’sinde başlayan kariyerinde Şehir Tiyatroları, Ulvi Uraz, Gen-Ar ve Arena gibi önemli topluluklarda çalıştı; kendi tiyatrosunu da kurdu. Yetmiş yıla yaklaşan sanat hayatıyla Türk tiyatrosunun uzun soluklu kadın oyuncularından biri oldu.
1930 – DÜNYANIN EN ÜNLÜ YATIRIMCILARINDAN WARREN BUFFETT DOĞDU
Warren Buffett, 30 Ağustos 1930’da Omaha’da doğdu. Küçük bir tekstil şirketi olan Berkshire Hathaway’i sigorta, enerji, demiryolu, tüketim ürünleri ve çok sayıda büyük şirkette hisseleri bulunan dev bir yatırım holdingine dönüştüren Buffett, uzun vadeli “değer yatırımı” anlayışının dünyadaki en tanınmış temsilcisi oldu. Servetinin yüzde 99’undan fazlasını hayır işlerine bağışlamayı taahhüt etmesiyle de tanınıyor.
1937 – ADINI FORMULA 1’İN DEV TAKIMINA VEREN BRUCE McLAREN DOĞDU
Yeni Zelandalı yarış pilotu ve mühendis Bruce McLaren, 30 Ağustos 1937’de Auckland’da doğdu. Formula 1’de yarış kazanmasının yanı sıra 1966 Le Mans 24 Saat’i kazandı ve 1963’te kendi adını taşıyan McLaren yarış takımını kurdu. 1970’te yalnızca 32 yaşındayken test sürüşünde hayatını kaybetmesine rağmen kurduğu takım Formula 1 tarihinin en başarılı markalarından birine dönüştü.
1938 – HOLLYWOOD YILDIZLARININ YÜZÜNÜ DEĞİŞTİREN MAX FACTOR ÖLDÜ
Bugün adı bir kozmetik markası olarak yaşayan Max Factor, 30 Ağustos 1938’de Beverly Hills’te hayatını kaybetti. Polonya doğumlu Maksymilian Faktorowicz, ABD’ye göç ettikten sonra Hollywood’a yerleşmiş; sessiz sinema döneminden itibaren kamerada doğal görünecek yeni makyaj ürünleri geliştirerek sinema makyajının öncü isimlerinden biri olmuştu. ABD Ulusal Park Servisi de Factor’ı ülkeye göç ederek Amerikan kültüründe iz bırakan önemli isimler arasında gösteriyor.
Factor’ın ürünleri Mary Pickford’dan Jean Harlow’a dönemin yıldızlarının görünümünün oluşmasında etkili oldu. Film teknolojisi siyah-beyazdan renkliye geçtikçe kameraya uygun yeni kozmetik ürünleri geliştirdi; 1930’larda hazırladığı Pan-Cake makyajı daha sonra günlük kullanım için de satılmaya başladı. Böylece yalnız Hollywood makyajını değil, modern kozmetik endüstrisini de biçimlendiren isimlerden biri haline geldi.
1940 – TİYATRONUN VE “AVRUPA YAKASI”NIN USTA OYUNCUSU SUNA KESKİN DOĞDU
Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Suna Keskin, 30 Ağustos 1940’ta Biga’da doğdu. Haldun Dormen’in teşvikiyle profesyonel tiyatroya başlayan Keskin; Dormen Tiyatrosu’ndan Gen-Ar’a uzanan uzun sahne kariyerinin yanı sıra sinema ve televizyonda da geniş kitlelere ulaştı. Yeni kuşak seyirciler onu özellikle Avrupa Yakası gibi dizilerdeki rolleriyle tanıdı.
1942 – “RIZA BABA” ZAFER ERGİN DOĞDU
Türk tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı Zafer Ergin, 30 Ağustos 1942’de İstanbul’da doğdu. Yıllarca tiyatro ve dublaj alanında çalışan Ergin, Kurtlar Vadisi’ndeki Mehmet Karahanlı ve özellikle 2006’dan beri canlandırdığı Arka Sokaklar’ın Rıza Baba’sı ile Türkiye’nin en tanınmış televizyon oyuncularından biri haline geldi.
1944 – YEŞİLÇAM’IN HAFIZASINDAKİ MÜZİKLERİN ARDINDAKİ ZAFER DİLEK DOĞDU
Besteci, aranjör ve gitarist Zafer Dilek, 30 Ağustos 1944’te Adana’da doğdu. 1970’lerde hazırladığı enstrümantal eserlerin pek çoğu Kapıcılar Kralı, Süt Kardeşler, Sakar Şakir ve Çöpçüler Kralı gibi filmlerde kullanıldı; melodileri Yeşilçam komedilerinin işitsel hafızasının bir parçası haline geldi. Çok sayıda ünlü sanatçının albümünde de aranjör ve müzisyen olarak çalışan Dilek, 2025’te hayatını kaybetti.
1961 – ZAFER ALGÖZ DOĞDU
Tiyatro ve sinema oyuncusu Zafer Algöz, 30 Ağustos 1961’de Kars’ta doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı’nı bitirdikten sonra Devlet Tiyatroları’nda çalışmaya başlayan Algöz, sinemada özellikle Cem Yılmaz’ın A.R.O.G., Pek Yakında, Arif V 216 gibi yapımları ve Erşan Kuneri dizisindeki rolleriyle geniş kitlelere ulaştı.
1970 – MEHMET ÖZGÜR DOĞDU
Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Mehmet Özgür, 30 Ağustos 1970’te Antalya’nın Korkuteli ilçesinde doğdu. Tiyatrodan yetişen Özgür, Suskunlar, Muhteşem Yüzyıl, Vuslat, Uyanış: Büyük Selçuklu, Alparslan ve Ölümlü Dünya gibi birbirinden farklı yapımlardaki karakter rolleriyle son yılların en tanınan oyuncularından biri oldu.
1972 – CAMERON DIAZ DOĞDU
Hollywood yıldızı Cameron Diaz, 30 Ağustos 1972’de doğdu. Henüz büyük bir oyunculuk deneyimi yokken 1994 yapımı The Mask/Maske ile Jim Carrey’nin karşısında dünya çapında tanındı; ardından There’s Something About Mary, Charlie’s Angels, Gangs of New York ve Shrek serisi gibi yapımlarla 1990’lar ve 2000’lerin en popüler sinema yıldızlarından biri haline geldi.
1972 – BALLON D’OR SAHİBİ PAVEL NEDVĚD DOĞDU
Çek futbolunun büyük yıldızlarından Pavel Nedvěd, 30 Ağustos 1972’de doğdu. Lazio ve Juventus formalarıyla Avrupa futbolunun en güçlü orta saha oyuncularından biri haline gelen Nedvěd, Çek Cumhuriyeti’ni EURO 1996 finaline taşıyan kuşağın da önemli ismiydi. 2003’te Ballon d’Or’u kazanarak dünyanın en iyi futbolcusu seçildi.
1982 – ABD’NİN SON ERKEK GRAND SLAM ŞAMPİYONLARINDAN ANDY RODDICK DOĞDU
Amerikalı tenisçi Andy Roddick, 30 Ağustos 1982’de doğdu. Güçlü servisiyle tanınan Roddick, 2003 ABD Açık’ı kazanarak dünya 1 numarasına yükseldi ve üç kez Wimbledon finaline çıktı. 2017’de Uluslararası Tenis Onur Listesi’ne kabul edildi.
1998 – TÜRK RAP’İN POPÜLER İSİMLERİNDEN UZI DOĞDU
Gerçek adı Utku Cihan Yalçınkaya olan Uzi, 30 Ağustos 1998’de İstanbul’da doğdu. 2020’lerin başında Makina, Krvn ve Paparazzi gibi parçalarla geniş kitlelere ulaşarak Türkiye’de yeni kuşak rap ve trap müziğinin ticari açıdan en başarılı isimlerinden biri haline geldi.
30 AĞUSTOS’TA HAYATINI KAYBEDENLER
526 – ROMA’DAN SONRA İTALYA’YI YÖNETEN OSTROGOT KRALI TEODERİK ÖLDÜ
Ostrogot Kralı Büyük Teoderik, 30 Ağustos 526’da Ravenna’da hayatını kaybetti. Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından İtalya’nın hâkimi olan Teoderik, Roma’nın idari kurumlarının önemli bölümünü korurken Got yönetimini yaklaşık 30 yıl boyunca ayakta tuttu. İtalya’nın yanı sıra Vizigotlar üzerinde de nüfuz kuran hükümdarın Ravenna’daki anıt mezarı bugün hâlâ ayakta.
1483 – FRANSA’YI MERKEZÎ BİR DEVLETE DÖNÜŞTÜREN XI. LOUIS ÖLDÜ
Fransa Kralı XI. Louis, 30 Ağustos 1483’te hayatını kaybetti. Diplomasi, ittifaklar ve rakip soylular arasındaki çekişmeleri ustaca kullanması nedeniyle “Evrensel Örümcek” lakabıyla da anılan Louis, büyük feodal hanedanların gücünü kırarak Fransız monarşisinin merkezileşmesinde önemli rol oynadı. Yerine 13 yaşındaki oğlu VIII. Charles geçti.
1928 – SICAK CİSİMLERİN RENGİYLE SICAKLIĞI ARASINDAKİ BAĞI BULAN WILHELM WIEN ÖLDÜ
Alman fizikçi Wilhelm Wien, 30 Ağustos 1928’de Münih’te hayatını kaybetti. Isıtılan bir cismin yaydığı ışığın dalga boyuyla sıcaklığı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Wien Yasası, yıldızların sıcaklıklarının ışıklarından hesaplanabilmesinden modern termal görüntülemeye kadar pek çok alanda temel önem taşıdı. Wien bu çalışmaları nedeniyle 1911 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.
1935 – TÜRK RESMİNİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN NAMIK İSMAİL ÖLDÜ
Ressam ve eğitimci Namık İsmail, 30 Ağustos 1935’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Paris’te sanat eğitimi gören Namık İsmail, I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde bulundu; savaşın ardından Şişli Atölyesi çevresinde Türk resminin modernleşmesine katkıda bulundu. 1927’den ölümüne kadar Sanayi-i Nefise Mektebi’nin, bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin müdürlüğünü yaptı. Ölümü de sıra dışıydı: Kadıköy’den vapurla karşıya geçerken kalp krizi geçirdi.
1940 – ELEKTRONU KEŞFEDEN J.J. THOMSON ÖLDÜ
İngiliz fizikçi Joseph John Thomson, 30 Ağustos 1940’ta hayatını kaybetti. Thomson, 1897’de katot ışınlarının atomdan çok daha küçük, negatif elektrik yüklü parçacıklardan oluştuğunu göstererek elektronu keşfetti. Bu çalışma atomun bölünemez olduğu düşüncesini yıktı ve modern atom fiziğinin temelini attı. Thomson 1906’da Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı; öğrencileri arasında Ernest Rutherford gibi geleceğin büyük bilim insanları da bulunuyordu.
1963 – “CAMBRIDGE BEŞLİSİ” CASUSLARINDAN GUY BURGESS MOSKOVA’DA ÖLDÜ
Guy Burgess, 30 Ağustos 1963’te Moskova’da hayatını kaybetti. İngiliz diplomasi çevrelerinin içine kadar giren Burgess, Sovyetler Birliği adına çalışan ünlü Cambridge Beşlisi casusluk ağının üyelerinden biriydi. 1951’de Donald Maclean ile birlikte Sovyetler Birliği’ne kaçması İngiliz istihbarat tarihinin en büyük skandallarından birine dönüştü ve Londra-Washington istihbarat ilişkilerine ağır zarar verdi.
1970 – JFK SUİKASTININ EN ÜNLÜ GÖRÜNTÜSÜNÜ ÇEKEN ABRAHAM ZAPRUDER ÖLDÜ
Amerikalı iş insanı Abraham Zapruder, 30 Ağustos 1970’te hayatını kaybetti. Zapruder tarihe bir yönetmen ya da gazeteci olarak değil, 22 Kasım 1963’te tesadüfen çektiği 26 saniyelik filmle geçti. Dallas’ta Başkan John F. Kennedy’nin aracını amatör kamerasıyla görüntülerken suikastı da kaydetti. “Zapruder filmi”, Kennedy suikastına ilişkin soruşturmaların ve onlarca yıldır süren tartışmaların en önemli görsel kanıtlarından biri oldu.
1971 – BARBAROS ANITI’NIN HEYKELTIRAŞI ALİ HADİ BARA ÖLDÜ
Türk heykel sanatının öncü isimlerinden Ali Hadi Bara, 30 Ağustos 1971’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Zühtü Müridoğlu ile birlikte Beşiktaş’taki Barbaros Hayreddin Paşa Anıtı’nı yapan Bara, Cumhuriyet döneminde Türk heykel sanatının figüratif anlayıştan soyuta yönelmesinin önemli temsilcilerinden biri oldu. Anıtkabir’in heykel ve kabartma çalışmalarında da görev aldı.
1979 – “SERSERİ ÂŞIKLAR”IN YILDIZI JEAN SEBERG’İN TRAJİK ÖLÜMÜ
Fransız Yeni Dalgası’nın simge oyuncularından Jean Seberg, 30 Ağustos 1979’da Paris’te kayboldu; cesedi 8 Eylül’de otomobilinde bulundu. Polis ölümü yüksek doz barbitürata bağlı intihar olarak değerlendirdi ve ölüm tarihi genel olarak 30 Ağustos kabul edildi. Godard’ın À bout de souffle/Serseri Âşıklar filmiyle sinema tarihine geçen Seberg’in yaşamının son yılları, Siyah özgürlük hareketlerine verdiği destek nedeniyle FBI tarafından yürütülen itibarsızlaştırma kampanyasının da etkisiyle ağır biçimde sarsılmıştı. FBI, ölümünden sonra Seberg hakkında yalan haber yaydırıldığını kabul etti.
1988 – BEDRİ RAHMİ’NİN EŞİ, RESSAM EREN EYÜBOĞLU ÖLDÜ
Ressam Eren Eyüboğlu, 30 Ağustos 1988’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Romanya’da doğan ve Paris’te sanat eğitimi gören Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu ile evlendikten sonra Türkiye’ye yerleşti. Anadolu’yu dolaşarak köyleri, insanları ve gündelik yaşamı resmeden sanatçı, uzun süre yalnız “Bedri Rahmi’nin eşi” olarak anılsa da bugün Türk modern resminin özgün kadın sanatçılarından biri olarak değerlendiriliyor.
1994 – “IF….” FİLMİNİN PALMİYE ÖDÜLLÜ YÖNETMENİ LINDSAY ANDERSON ÖLDÜ
İngiliz yönetmen Lindsay Anderson, 30 Ağustos 1994’te Fransa’da hayatını kaybetti. İngiliz Yeni Dalgası ve Free Cinema hareketinin öncülerinden Anderson’ın Malcolm McDowell’lı if…. filmi, 1969 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandı. Savaş sonrası Britanya sinemasının en etkili ve muhalif yönetmenlerinden biri kabul ediliyor.
1995 – BLACK-SCHOLES FORMÜLÜNÜN YARATICILARINDAN FISCHER BLACK ÖLDÜ
Finans teorisini değiştiren ekonomist Fischer Black, 30 Ağustos 1995’te 57 yaşında hayatını kaybetti. Myron Scholes ile geliştirdiği Black-Scholes modeli, hisse senedi opsiyonlarının fiyatlandırılmasına matematiksel bir temel kazandırdı ve modern finans piyasalarının gelişimini derinden etkiledi. Scholes ve Robert Merton 1997’de Nobel Ekonomi Ödülü’nü alırken Nobel Komitesi, Black’in iki yıl önce öldüğü için ödüle dahil edilemediğini açıkça belirtti.
1995 – VELVET UNDERGROUND’IN GİTARİSTİ STERLING MORRISON ÖLDÜ
Aynı gün rock tarihinde de önemli bir kayıp yaşandı. Velvet Underground’ın kurucu gitaristi Sterling Morrison, 30 Ağustos 1995’te, 53. doğum gününün ertesi günü hayatını kaybetti. Lou Reed, John Cale ve Moe Tucker’la birlikte kurduğu Velvet Underground ilk döneminde büyük satış rakamlarına ulaşmasa da punk, alternatif rock ve deneysel müzik üzerinde olağanüstü bir etki bıraktı. Grup Morrison’ın ölümünden bir yıl sonra Rock and Roll Hall of Fame’e kabul edildi.
2000 – ERDAL TOSUN’UN KARDEŞİ GÜRDAL TOSUN 33 YAŞINDA ÖLDÜ
Tiyatro ve sinema oyuncusu Gürdal Tosun, 30 Ağustos 2000’de yalnızca 33 yaşında hayatını kaybetti. Necdet Tosun’un oğlu, Erdal Tosun’un kardeşi olan sanatçı; Bir Demet Tiyatro, Otogargara ve Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü? gibi yapımlarda rol aldı; Aslan Kral, Oyuncak Hikâyesi ve Herkül gibi animasyonlarda seslendirme yaptı. Kısa yaşamına rağmen özellikle BKM’nin ilk döneminin hatırlanan oyuncularından biri oldu.
2003 – HOLLYWOOD’UN “SERT ADAMI” CHARLES BRONSON ÖLDÜ
Amerikalı oyuncu Charles Bronson, 30 Ağustos 2003’te 81 yaşında hayatını kaybetti. The Magnificent Seven, The Great Escape, The Dirty Dozen ve özellikle Death Wish/Öldürme Arzusu serisiyle 1970’ler ve 80’lerin en tanınmış aksiyon yıldızlarından biri haline geldi. Uzun yıllar küçük rollerde oynadıktan sonra 50’li yaşlarında dünya çapında yıldızlaşması da Hollywood için sıra dışı bir kariyer örneğiydi.
2006 – NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ ALAN İLK ARAP YAZAR NECİB MAHFUZ ÖLDÜ
Mısırlı yazar Necib Mahfuz, 30 Ağustos 2006’da Kahire’de hayatını kaybetti. Kahire’nin sokaklarını, ailelerini, yoksulluğunu ve değişen toplumsal yapısını romanlarına taşıyan Mahfuz, 1988’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk Arapça yazan yazar oldu. Otuzdan fazla roman ve yüzlerce öykü bıraktı; eserlerinin önemli bölümü sinemaya uyarlandı.
2013 – NOBELLİ ŞAİR SEAMUS HEANEY ÖLDÜ
İrlandalı şair Seamus Heaney, 30 Ağustos 2013’te Dublin’de hayatını kaybetti. Kuzey İrlanda’nın kırsal yaşamını, tarihini ve siyasi çatışmalarını şiirine taşıyan Heaney, çağdaş İngilizce şiirin en önemli isimlerinden biri kabul edildi. 1995 Nobel Edebiyat Ödülü, “lirik güzellik ve etik derinlik” taşıyan eserleri nedeniyle kendisine verildi.
2015 – FREDDY KRUEGER VE “SCREAM”İN YARATICISI WES CRAVEN ÖLDÜ
Korku sinemasını birkaç kez yeniden tanımlayan yönetmen Wes Craven, 30 Ağustos 2015’te 76 yaşında hayatını kaybetti. Craven, A Nightmare on Elm Street ile Freddy Krueger’ı, Scream serisiyle ise Ghostface’i popüler kültüre kazandırdı. Directors Guild of America, ölümünün ardından Craven’ın her on yılda bir korku türünün kurallarını yeniden yazdığını vurguladı.
2015 – NÖROLOJİYİ HİKÂYEYE DÖNÜŞTÜREN OLIVER SACKS ÖLDÜ
Aynı gün dünyaca ünlü nörolog ve yazar Oliver Sacks da 82 yaşında hayatını kaybetti. Sacks, alışılmadık nörolojik vakaları kuru tıp raporları yerine insan hikâyeleri olarak anlattığı Karısını Şapka Sanan Adam, Uyanışlar ve Musicophilia gibi kitaplarıyla bilim yazarlığını değiştirdi. Uyanışlar daha sonra Robin Williams ve Robert De Niro’nun oynadığı filme uyarlandı.
2016 – YEDİ OLİMPİYAT ALTINI KAZANAN VĚRA ČÁSLAVSKÁ ÖLDÜ
Çekoslovak jimnastik efsanesi Věra Čáslavská, 30 Ağustos 2016’da hayatını kaybetti. 1964 Tokyo ve 1968 Meksiko Olimpiyatlarının yıldızlarından olan Čáslavská, kariyerinde 7 altın ve 4 gümüş Olimpiyat madalyası kazandı. 1968’de Sovyetlerin Çekoslovakya’yı işgaline açıkça karşı çıktığı için komünist yönetim tarafından yıllarca kamusal hayattan dışlandı; böylece yalnız sporun değil, siyasi direnişin de simgelerinden biri oldu.
2016 – “YÜREĞİM REHİN”İN BESTECİSİ NAŞİDE GÖKTÜRK ÖLDÜ
Şair, söz yazarı, besteci ve yorumcu Naşide Göktürk, 30 Ağustos 2016’da Bodrum’da 51 yaşında hayatını kaybetti. 1990’larda “Yüreğim Rehin” ile geniş kitlelerce tanınan Göktürk, kendi albümlerinin yanı sıra başka sanatçılar için de çok sayıda şarkı sözü yazdı. Hastaneden yapılan açıklamada sanatçının yaklaşık bir yıldır kanser tedavisi gördüğü bildirildi.
2022 – SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN SON LİDERİ MİHAİL GORBAÇOV ÖLDÜ
Mihail Gorbaçov, 30 Ağustos 2022’de Moskova’da 91 yaşında hayatını kaybetti. 1985’te Sovyetler Birliği’nin lideri olan Gorbaçov, glasnost ve perestroyka politikalarıyla sistemi reforme etmeye çalıştı; Doğu Avrupa’daki komünist yönetimlerin çöküşüne askerî müdahaleyle karşı çıkmadı ve Soğuk Savaş’ın barışçıl biçimde sona ermesinde belirleyici rol oynadı. Bu nedenle 1990 Nobel Barış Ödülü’nü aldı; ancak Sovyetler Birliği’nin dağılmasına yol açan süreçteki rolü Rusya’da bugün bile son derece tartışmalı.
2023 – HARRODS’UN ESKİ SAHİBİ MOHAMED AL-FAYED ÖLDÜ
Mısır doğumlu iş insanı, 30 Ağustos 2023’te 94 yaşında hayatını kaybetti. Harrods mağazasını ve Fulham Futbol Kulübü’nü uzun yıllar yöneten Al-Fayed, oğlu Dodi Fayed’in Prenses Diana ile birlikte 1997’de Paris’te ölmesinin ardından İngiliz kraliyet ailesi ve güvenlik servisleri hakkında yıllarca komplo iddialarında bulundu. İlginç tesadüf: Al-Fayed, oğlunun ölümünün tam 26 yıl öncesinin bir gün öncesinde hayatını kaybetti.
2025 – USTA OYUNCU ANTA TOROS HAYATINI KAYBETTİ
Tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Anta Toros, 30 Ağustos 2025’te Bodrum’da 77 yaşında hayatını kaybetti. 1960’larda tiyatroyla başlayan kariyerinde Gülriz Sururi-Engin Cezzar, Ali Poyrazoğlu ve Nisa Serezli-Tolga Aşkıner gibi önemli topluluklarla çalıştı; daha geniş kitleler onu Mahallenin Muhtarları, Kara Melek, Acı Hayat, Adanalı, Çocuklar Duymasın ve Adını Feriha Koydum gibi dizilerden tanıdı.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

