20 Ağustos Tarihte Bugün

41 Dakika Okuma
20 Ağustos Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 20 Ağustos

20 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?

Dünya Sivrisinek Günü

20 Ağustos, Dünya Sivrisinek Günü olarak anılıyor. Günün tarihi, İngiliz doktor Ronald Ross’un 20 Ağustos 1897’de sıtmanın sivrisinekler aracılığıyla bulaştığını gösteren keşfine dayanıyor. Ross daha sonra bu çalışmaları nedeniyle 1902 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı.

Adı eğlenceli görünse de günün arkasındaki konu oldukça ciddi. Sivrisinekler; sıtmanın yanı sıra dang humması, sarıhumma ve Zika gibi hastalıkları taşıyabiliyor. Dünya Sivrisinek Günü de bu hastalıklarla mücadeleye ve sivrisineklerin kontrolüne dikkat çekmek amacıyla kullanılıyor.

Macaristan’ın kuruluş günü: Aziz István Günü

20 Ağustos, Macaristan’ın resmî devlet bayramı. Gün, ülkenin kurucusu kabul edilen ilk Macar kralı I. István’ı (Aziz Stephen) ve yaklaşık bin yıl önce kurulan Macar devletini anıyor. Macaristan Anayasası da 20 Ağustos’u devletin kuruluşunun ve kurucu kralın anıldığı resmî devlet bayramı olarak tanımlıyor.

Budapeşte’de törenler, konserler ve Tuna üzerindeki büyük havai fişek gösterileri günün gelenekleri arasında. Ayrıca yeni hasadın unundan yapılan “yeni ekmeğin” kesilmesi de 20 Ağustos kutlamalarının eski geleneklerinden biri.

Estonya Bağımsızlığın Yeniden Kazanılması Günü

Estonya’da 20 Ağustos, Bağımsızlığın Yeniden Kazanılması Günü olarak kutlanıyor. Sovyetler Birliği çözülürken Estonya parlamentosu 20 Ağustos 1991’de ülkenin bağımsızlığının yeniden tesis edildiğini ilan etti.

Estonya aslında ilk bağımsızlığını 1918’de kazanmıştı. Bu nedenle 20 Ağustos, yeni bir devletin kuruluşundan çok, Sovyet işgalinin ardından 1918’de kurulan Estonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına yeniden kavuşması olarak anılıyor.

Fas’ta Kral ve Halk Devrimi Günü

Fas’ta 20 Ağustos, Kral ve Halk Devrimi Günü adıyla ulusal bayram olarak kutlanıyor. Gün, Fransız sömürge yönetiminin 20 Ağustos 1953’te Sultan V. Muhammed’i tahttan indirerek sürgüne göndermesinin ardından büyüyen bağımsızlık mücadelesini anıyor.

Sultan’ın sürgüne gönderilmesi beklenenin tersine direnişi bastırmadı; Fas milliyetçiliğini güçlendirdi. V. Muhammed 1955’te ülkeye döndü, Fas da 1956’da bağımsızlığını kazandı. Fas yönetimi 20 Ağustos’u bu nedenle kral ile halkın sömürge yönetimine karşı birlikte verdiği mücadelenin sembolü olarak kabul ediyor.

 

20 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ

Dünya Tembellik Günü

20 Ağustos’un en güzel bahanesi Kolombiya’dan geliyor: Dünya Tembellik Günü. Ama internetteki pek çok “dünya günü”nün aksine bunun gerçekten ilginç bir geçmişi var. Kolombiya’nın Itagüí kentinde 1980’lerin ortalarından beri düzenlenen etkinlikte insanlar yataklarını, şezlonglarını ve hamaklarını sokaklara çıkararak hiçbir şey yapmamayı kutluyor.

Etkinliğin amacı aslında tembelliği yüceltmekten çok, sürekli çalışma ve koşuşturma kültürüne karşı insanlara biraz dinlenmeyi hatırlatmak. Yani 20 Ağustos’ta koltuğa uzanıp hiçbir şey yapmayanların artık tarihsel bir mazereti var.

Ulusal Radyo Günü

ABD’de 20 Ağustos Ulusal Radyo Günü olarak anılıyor. Ancak resmî bir devlet günü değil ve günü kimin başlattığı kesin olarak bilinmiyor. National Day Calendar da kökenini belirleyemediğini açıkça belirtiyor.

Ama fikir kötü değil: Televizyon, internet ve cep telefonundan önce insanların haberden müziğe, spordan eğlenceye dünyayla bağlantısını sağlayan en önemli araçlardan biri radyoydu. UNESCO’nun Dünya Radyo Günü ise bununla karıştırılmamalı; o gün 13 Şubat’ta kutlanıyor.

Limonata Günü

ABD’de 20 Ağustos’un gayriresmî özel günlerinden biri de Limonata Günü. Özel gün takvimlerinde yıllardır bu tarihte yer alıyor; hatta Lemonade Day kuruluşu da 20 Ağustos’un limonatanın kendisini kutlayan gün olarak kullanıldığını belirtiyor.

Amerikan kültüründe limonatanın ayrıca çocukların yol kenarında kurduğu küçük “lemonade stand” tezgâhlarıyla girişimciliğin ilk adımı gibi romantik bir yeri var. Türkiye’de ise bugünü kutlamanın yöntemi daha basit: Ağustos sıcağında bir bardak buzlu limonata yeter.

Çikolatalı Pekan Turtası Günü

Amerikalıların neredeyse her yiyeceğe bir gün ayırma alışkanlığının 20 Ağustos’taki temsilcilerinden biri Ulusal Çikolatalı Pekan Turtası Günü. Pekan ceviziyle yapılan klasik Amerikan turtasının çikolatalı çeşidine ayrılmış, tamamen gayriresmî bir yemek günü.

Aynı tarihte ABD’de Pastırma/Bacon Severler Günü de bulunuyor. Ancak 20 Ağustos’a birden fazla Amerikan yiyecek günü yığmak yerine, tuhaflık kontenjanını çikolatalı pekan turtasına vermek daha makul görünüyor.

 

20 AĞUSTOS’TA NELER OLDU?

636 – Yarmuk Savaşı’nda Bizans yenildi; Suriye ve Filistin’in yolu Müslümanlara açıldı

Bizans İmparatorluğu ile Raşidun Halifeliği orduları arasında altı gün süren Yarmuk Savaşı, 20 Ağustos 636’da Müslüman ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Savaşın en etkili komutanlarından Halid bin Velid’in özellikle süvari birliklerini kullanmadaki başarısı, Bizans ordusunun bozguna uğramasında belirleyici oldu. Muharebe, bugünkü Suriye-Ürdün sınırına yakın Yarmuk Nehri çevresinde gerçekleşti.

Yarmuk, yalnızca büyük bir askerî zafer değildi. Bizans’ın bölgede yeniden hâkimiyet kurma girişimi ağır darbe aldı; ardından Şam başta olmak üzere Suriye ve Filistin’de Bizans egemenliğinin sona erme süreci hızlandı ve bölge İslam dünyasının hâkimiyetine girdi. Bu nedenle Yarmuk Savaşı, İslam fetihlerinin ve Orta Doğu tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.

917 – Bulgarlar Achelous Muharebesi’nde Bizans ordusunu ağır yenilgiye uğrattı

Bulgar Çarı I. Simeon’un ordusu, 20 Ağustos 917’de Karadeniz kıyısındaki Achelous Nehri yakınlarında Bizans kuvvetleriyle karşılaştı. Bizans ordusunun Bulgarları kesin biçimde yenerek Balkanlar’daki gücünü kırma girişimi tersine döndü; Bulgarların karşı saldırısı sonucunda Bizans kuvvetleri ağır bir bozguna uğradı. Muharebe, Orta Çağ’daki Bizans-Bulgar savaşlarının en büyük ve kanlı çatışmalarından biri kabul ediliyor.

Zafer, I. Simeon dönemindeki Bulgaristan’ı Balkanlar’ın en güçlü devletlerinden biri haline getirdi ve Bizans’ın Bulgarları askerî güçle durdurma umutlarına büyük darbe vurdu. Simeon’un orduları daha sonra Konstantinopolis çevresine kadar ilerledi; ancak Bizans başkenti ele geçirilemedi.

1648 – Lens Savaşı’nda Fransızlar kazandı; Otuz Yıl Savaşları’nın son büyük muharebesi yaşandı

Fransa ile İspanya kuvvetleri, 20 Ağustos 1648’de bugünkü Fransa’nın kuzeyindeki Lens yakınlarında karşı karşıya geldi. Prens Condé komutasındaki Fransız ordusu, Avusturya Arşidükü Leopold Wilhelm’in yönettiği İspanyol kuvvetlerini ağır yenilgiye uğrattı. Lens Savaşı, 1618’den beri Avrupa’yı kasıp kavuran Otuz Yıl Savaşları’nın son büyük meydan muharebesi olarak kabul ediliyor.

Fransız zaferi, savaşın sonlandırılması için yürütülen barış görüşmelerini hızlandırdı. Ancak “20 Ağustos’ta Otuz Yıl Savaşları sona erdi” demek doğru değil. Savaş resmen 24 Ekim 1648’de imzalanan Vestfalya Barışı ile sona erdi. Fransa ile İspanya arasındaki savaş ise devam etti ve ancak 1659’daki Pireneler Antlaşması’yla bitti.

1858 – Darwin ve Wallace’ın doğal seçilim kuramı ilk kez basılı olarak yayımlandı

Charles Darwin ile Alfred Russel Wallace’ın birbirlerinden bağımsız olarak geliştirdikleri doğal seçilim yoluyla evrim düşüncesini ortaya koyan ortak çalışma, 20 Ağustos 1858’de Londra Linne Derneği’nin bilimsel dergisinde yayımlandı. Çalışma aslında 1 Temmuz’da derneğin toplantısında okunmuştu; 20 Ağustos ise bu devrim niteliğindeki düşüncenin ilk kez basılı olarak bilim dünyasına ulaştığı tarih oldu.

Darwin bir yıl sonra, 1859’da yayımladığı Türlerin Kökeni ile kuramı çok daha ayrıntılı biçimde açıklayacaktı. Evrim düşüncesi biyolojiyi kökten değiştirdi; bugün modern yaşam bilimlerinin temel taşlarından biri kabul ediliyor.

1866 – ABD Başkanı Andrew Johnson Amerikan İç Savaşı’nın sona erdiğini resmen ilan etti

ABD Başkanı Andrew Johnson, 20 Ağustos 1866’da yayımladığı bildirgeyle ülkenin tamamında isyanın sona erdiğini, barış ve sivil yönetimin yeniden sağlandığını ilan etti. Böylece Amerikan İç Savaşı’nın askerî olarak 1865’te büyük ölçüde sona ermesinden yaklaşık bir buçuk yıl sonra, savaşın bittiği federal hükümet tarafından resmen duyurulmuş oldu.

Aslında Johnson 2 Nisan 1866’da eski Konfederasyon eyaletlerinin çoğunda isyanın sona erdiğini açıklamıştı; ancak Teksas bu kapsamın dışında bırakılmıştı. 20 Ağustos bildirgesiyle Teksas da dahil edilince, “isyanın bütün Amerika Birleşik Devletleri’nde sona erdiği” ilan edildi.

1882 – Çaykovski’nin ünlü 1812 Uvertürü ilk kez seslendirildi

Rus besteci Pyotr İlyiç Çaykovski’nin bugün en tanınmış klasik müzik eserlerinden biri olan 1812 Uvertürü, 20 Ağustos 1882’de Moskova’daki Tüm Rusya Sanat ve Sanayi Sergisi kapsamında ilk kez seslendirildi. Orkestrayı Ippolit Altani yönetti.

Eser, Napolyon ordusunun 1812’de Rusya’yı işgal girişiminin yenilgiyle sonuçlanmasını anlatıyor. Özellikle finalindeki kilise çanları ve top atışları nedeniyle klasik müziğin en gösterişli eserlerinden biri haline geldi; açık hava konserlerinde gerçek topların kullanıldığı gösterişli icralarıyla da ün kazandı.

1914 – Alman ordusu Brüksel’i işgal etti

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından yalnızca haftalar sonra Alman birlikleri 20 Ağustos 1914’te Belçika’nın başkenti Brüksel’e girdi. Belçika ordusu iki gün önce kentten çekilmişti. Şehir içinde büyük bir çatışma ve sivil katliam yaşanmasını önlemek isteyen Brüksel yönetimi barikatları kaldırdı ve sivil muhafız birliklerini dağıttı; böylece Alman ordusu başkenti ciddi bir direnişle karşılaşmadan işgal etti.

Belçika’nın tarafsızlığına rağmen Almanya tarafından işgal edilmesi, İngiltere’nin savaşa girmesinin başlıca nedenlerinden biri olmuştu. Brüksel’in düşmesiyle Belçika’nın büyük bölümü Alman işgali altına girdi; ancak Belçika ordusu tamamen teslim olmadı ve ülkenin batısında savaşı sürdürdü. Brüksel ise savaşın sonlarına kadar, Kasım 1918’e dek Alman işgali altında kaldı.

1920 – Bugünkü NFL’nin ilk çekirdeği bir otomobil galerisinde kuruldu

ABD’nin Ohio eyaletindeki Canton kentinde dört profesyonel Amerikan futbolu takımının temsilcileri 20 Ağustos 1920’de bir otomobil galerisinde buluşarak American Professional Football Conference adlı oluşumu kurdu. Toplantıda takımlar arasındaki oyuncu kapma yarışının ve ücretlerin kontrol altına alınması gibi ortak kurallar üzerinde anlaşmaya varıldı.

Bir ay sonra, 17 Eylül’de daha fazla takımın katıldığı ikinci toplantıda organizasyon American Professional Football Association adını aldı; 1922’de ise bugünkü adını kullanmaya başladı: National Football League – NFL. Bugün ABD’nin en büyük spor organizasyonlarından biri olan NFL’nin ilk adımlarından biri böylece 20 Ağustos’ta atılmış oldu.

1920 – Detroit’te başlayan radyo yayını iletişim tarihinde yeni bir dönemin habercisi oldu

Detroit News gazetesinin kurduğu 8MK adlı radyo istasyonu, 20 Ağustos 1920’de ilk yayınını yaptı. Daha sonra adı WWJ olan istasyon, ABD’de düzenli ve ticari radyo yayıncılığının öncü kuruluşlarından biri kabul ediliyor. Üstelik Detroit News, kendi radyo istasyonuna sahip dünyadaki ilk gazetelerden biri oldu.

20 Ağustos’un bugün ABD’de Ulusal Radyo Günü olarak anılması düşünüldüğünde tarih ayrıca hoş bir tesadüf taşıyor. Radyo birkaç yıl içinde haber, müzik, spor ve eğlenceyi milyonlarca eve ulaştıran ilk büyük elektronik kitle iletişim araçlarından birine dönüşecekti.

1922 – Mustafa Kemal, Büyük Taarruz’un 26 Ağustos sabahı başlaması emrini verdi

Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyecek Büyük Taarruz için hazırlıklar son derece gizli yürütülüyordu. Mustafa Kemal Paşa, 20 Ağustos 1922 günü saat 16.00’da Akşehir’deki Batı Cephesi Karargâhına ulaştı. Kısa bir görüşmenin ardından Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya genel taarruzun 26 Ağustos sabahı başlatılması emrini verdi. Mustafa Kemal bu anı daha sonra Nutuk’ta da anlattı.

Taarruz hazırlıklarının düşman tarafından öğrenilmemesi için büyük bir aldatmaca da uygulanıyordu. Mustafa Kemal’in cephede olduğu gizlenirken Ankara’daki gazetelerde 21 Ağustos’ta Çankaya Köşkü’nde bir çay ziyafeti vereceği duyurulmuştu. Oysa gazete okurları Mustafa Kemal’i Ankara’da sanırken Başkomutan Akşehir’de Türk ordusunun son büyük saldırısının emrini veriyordu. Altı gün sonra başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin yenilmesine ve ardından İzmir’in kurtuluşuna uzanacaktı.

1940 – Troçki Meksika’da buz baltasıyla ağır yaralandı

Sovyet lideri Josef Stalin’le iktidar mücadelesini kaybettikten sonra sürgünde yaşayan Rus devrimci Leon Troçki, 20 Ağustos 1940’ta Meksiko’daki evinde saldırıya uğradı. Troçki’nin çevresine sızmayı başaran İspanyol komünist Ramón Mercader, çalışma odasında başına gizlediği bir dağcılık buz baltasıyla vurdu. Ağır yaralanan Troçki hastaneye kaldırıldı ancak ertesi gün, 21 Ağustos’ta hayatını kaybetti.

Suikast Sovyet gizli servisi tarafından düzenlenmişti ve Troçki, Stalin’in yurtdışındaki en önemli siyasi rakiplerinden biriydi. İlginç biçimde saldırı Troçki’yi hemen öldürmedi; korumaları Mercader’i etkisiz hale getirdiğinde Troçki, saldırganın öldürülmemesini ve sorgulanmasını istedi. Mercader daha sonra Meksika’da 20 yıl hapis yattı.

1941 – Drancy kampı açıldı; Fransa’daki Yahudilerin toplama ve sürgün merkezine dönüştü

Nazi işgali altındaki Fransa’da, Paris yakınlarındaki Drancy’de 20 Ağustos 1941’de Yahudiler için bir toplama ve gözaltı kampı açıldı. Aynı gün Paris’te düzenlenen büyük bir operasyonda 4 binden fazla Yahudi erkek tutuklandı ve ilk mahkûmlar Drancy’ye getirildi. Kamp başlangıçta ağır ve sağlıksız koşullara sahip bir gözaltı merkeziydi.

Drancy, 1942’den itibaren Fransa’daki Yahudilerin Auschwitz-Birkenau ve diğer ölüm merkezlerine gönderilmeden önce toplandığı başlıca transit kampına dönüştü. Yaklaşık 63 bin Yahudi Drancy üzerinden ölüm kamplarına sevk edildi. Kamp 1943’e kadar Fransız polisi tarafından, Alman güvenlik güçlerinin denetiminde yönetildi; daha sonra doğrudan SS kontrolüne geçti.

1947 – Nazi doktorlarının yargılandığı davada karar açıklandı; Nürnberg Kodu doğdu

İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kampı mahkûmları üzerinde ölümcül deneyler yapan Nazi doktorlarının yargılandığı Nürnberg Doktorlar Davası’nda 20 Ağustos 1947’de karar açıklandı. Yargılanan 23 sanıktan 16’sı suçlu bulundu; yedisi ölüm cezasına çarptırıldı.

Davanın dünya tarihi açısından belki de en büyük mirası, insan üzerinde yapılacak bilimsel deneylerin hangi ahlaki kurallara bağlı olması gerektiğini ortaya koyan Nürnberg Kodu oldu. Kodun temel ilkelerinden biri çok açıktı: Bir insan üzerinde deney yapılabilmesi için kişinin özgür iradesiyle ve bilgilendirilmiş biçimde rıza göstermesi gerekiyordu. Bu yaklaşım modern tıp ve araştırma etiğinin temel taşlarından birine dönüştü.

1953 – Sovyetler Birliği hidrojen bombası denediğini dünyaya açıkladı

Sovyetler Birliği, 20 Ağustos 1953’te yaptığı resmî açıklamayla bir hidrojen bombası denemesini başarıyla gerçekleştirdiğini duyurdu. Deneme aslında sekiz gün önce, 12 Ağustos’ta Kazakistan’daki Semipalatinsk nükleer deneme sahasında yapılmıştı. Batı’da “Joe-4” adı verilen Sovyet termonükleer düzeneği yaklaşık 400 kilotonluk patlama gücüne ulaştı.

Bu gelişme Soğuk Savaş’taki nükleer silahlanma yarışını yeni bir aşamaya taşıdı. ABD bir yıl önce ilk termonükleer düzeneğini denemişti; Sovyetlerin başarısı Washington’ın bu alandaki üstünlüğünün uzun sürmeyeceğini gösterdi. Ancak teknik olarak Joe-4, daha sonra geliştirilecek çok daha güçlü iki aşamalı “gerçek” hidrojen bombalarından farklı, “katmanlı” bir tasarımdı. Sovyetler tam ölçekli iki aşamalı termonükleer bombayı 1955’te deneyecekti.

1962 – Berlin Duvarı’nda öldürülen Peter Fechter için 5 bin kişi sokağa çıktı

Doğu Berlin’den Batı Berlin’e kaçmaya çalışırken 17 Ağustos 1962’de vurulan 18 yaşındaki Peter Fechter’in ölümü, Berlin Duvarı’nın en sembolik trajedilerinden birine dönüştü. Fechter, sınır muhafızlarının açtığı ateşle yaralandıktan sonra duvarın dibinde yaklaşık bir saat yardım alamadan kan kaybederek hayatını kaybetti.

Olayın ardından Batı Berlin’de büyük öfke patladı. 20 Ağustos 1962’de yaklaşık 5 bin kişi, Fechter’in ölümünü ve Doğu Alman sınır rejimini protesto etmek için Berlin Duvarı çevresinde gösteri yaptı. Fechter’in ölümü, Soğuk Savaş boyunca Berlin Duvarı’nın yalnızca siyasi bir sınır değil, insanların hayatına mal olan bir rejimin sembolü olarak görülmesinde belirleyici olaylardan biri oldu.

1968 – Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı orduları Çekoslovakya’yı işgal etti

Sovyetler Birliği öncülüğündeki Varşova Paktı kuvvetleri, 20 Ağustos’u 21 Ağustos’a bağlayan gece Çekoslovakya’yı işgal etmeye başladı. Operasyonun amacı, Komünist Parti lideri Alexander Dubček’in “insani yüzlü sosyalizm” adı verilen reformlarını ve basın özgürlüğünden ekonomik değişikliklere kadar uzanan Prag Baharı sürecini durdurmaktı. Sovyet birliklerine Polonya, Macaristan ve Bulgaristan kuvvetleri de katıldı.

Tanklar Prag’a girdiğinde halk geniş çaplı silahlı bir direniş yerine sokak gösterileri, barikatlar, yön levhalarını değiştirme ve askerlerle tartışma gibi yöntemlerle karşı koydu. Dubček ve diğer reform yanlısı yöneticiler gözaltına alınarak Sovyetler Birliği’ne götürüldü. İşgal, Prag Baharı’nı fiilen sona erdirdi ve Çekoslovakya’da uzun sürecek sertleşme dönemini başlattı.

1975 – Viking 1 Mars yolculuğuna başladı

NASA’nın Viking 1 uzay aracı, 20 Ağustos 1975’te Mars’a doğru fırlatıldı. Görev, Mars’ın yüzeyini ayrıntılı biçimde incelemek, atmosferini araştırmak ve özellikle gezegende yaşam belirtisi bulunup bulunmadığını test etmek amacıyla hazırlanmıştı.

Viking 1 yaklaşık 11 aylık yolculuğun ardından Mars’a ulaştı; iniş aracı 20 Temmuz 1976’da Chryse Planitia bölgesine başarıyla indi. Böylece ABD’nin Mars yüzeyine sağlam biçimde indirip uzun süre çalıştırdığı ilk uzay aracı oldu. Viking 1’in gönderdiği fotoğraflar ve bilimsel veriler, Mars hakkındaki bilgimizi kökten değiştirdi ve sonraki Mars görevlerinin temelini oluşturdu.

1977 – Voyager 2 uzaya fırlatıldı; dört dev gezegeni ziyaret eden tek araç oldu

NASA’nın Voyager 2 uzay aracı, 20 Ağustos 1977’de Florida’daki Cape Canaveral’dan Titan-Centaur roketiyle uzaya fırlatıldı. Görevin ilk hedefi Jüpiter ve Satürn’dü; ancak araç daha sonra yolculuğunu sürdürerek Uranüs ve Neptün’ü de ziyaret etti. Böylece Voyager 2, Güneş Sistemi’nin dört dev gezegeni olan Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yakınından geçen tek uzay aracı olarak tarihe geçti.

Görev için 1970’lerin sonunda yaklaşık 175 yılda bir gerçekleşen özel bir gezegen diziliminden yararlanıldı. Voyager 2 bir gezegenin çekim gücünü kullanarak hız ve yön kazanıyor, ardından bir sonrakine ilerliyordu. Araç 1979’da Jüpiter’e, 1981’de Satürn’e, 1986’da Uranüs’e ve 1989’da Neptün’e ulaştı.

İsmi biraz yanıltıcıdır: Voyager 2, Voyager 1’den önce fırlatıldı. Voyager 1 iki hafta sonra, 5 Eylül 1977’de yola çıktı; ancak daha hızlı bir rota izlediği için Jüpiter ve Satürn’e önce ulaştı ve bu nedenle “Voyager 1” adını aldı.

1980 – Reinhold Messner Everest’e tek başına ve oksijen tüpü kullanmadan çıktı

İtalyan dağcı Reinhold Messner, 20 Ağustos 1980’de Everest’in zirvesine tek başına ulaşarak bunu başaran ilk insan oldu. Üstelik yanında oksijen tüpü de yoktu. 6 bin 500 metre yükseklikteki kampından başlayan son tırmanışı yaklaşık üç gün sürdü.

Messner zaten iki yıl önce Peter Habeler’le birlikte Everest’e oksijen desteği olmadan çıkan ilk insanlardan biri olmuştu. 1980’deki yalnız tırmanışı ise dağcılık tarihinde uzun süre imkânsız kabul edilen iki şeyi aynı anda gerçekleştirdi: Dünyanın en yüksek dağına tek başına ve yapay oksijen olmadan çıkmak.

1982 – Bülent Ecevit yeniden cezaevine girdi

12 Eylül askeri yönetimi döneminde siyasi faaliyetleri, konuşmaları ve yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açılan eski Başbakan Bülent Ecevit, 20 Ağustos 1982’de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’ne girdi. Ecevit, Hollanda televizyonuna verdiği demeç ve Alman Der Spiegel dergisinde yayımlanan yazısı nedeniyle, eski siyasetçilerin görüş açıklamasını yasaklayan Milli Güvenlik Konseyi’nin 52 numaralı bildirisine aykırı davranmakla suçlanmış ve 2 ay 27 gün hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Ancak cezanın infazı sırasında, önceki mahkûmiyetinin deneme süresi dolmadan yeniden suç işlediği gerekçesiyle cezasına bir ay daha eklendi. Böylece Ecevit bu dönemde toplam 3 ay 27 günlük hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı. 12 Eylül sonrasında konuşma ve yazı yasağını defalarca ihlal ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan ve tutuklanan Ecevit’in bu cezaevi süreci, askeri yönetimin eski siyasi liderlere uyguladığı yasakların en bilinen örneklerinden biri oldu.

1988 – Sekiz yıllık İran-Irak Savaşı ateşkesle sona erdi

1980’den beri süren İran-Irak Savaşı, 20 Ağustos 1988’de yürürlüğe giren ateşkesle fiilen sona erdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 598 sayılı kararı temelinde sağlanan ateşkes, BM gözlemcilerinin denetiminde uygulanmaya başladı. Böylece sekiz yıl boyunca yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine ve iki ülkenin ekonomilerinin ağır biçimde yıpranmasına yol açan savaşın silahlı çatışma dönemi kapandı.

Savaş boyunca cephe hatları defalarca değişmesine rağmen taraflardan hiçbiri belirleyici bir zafer kazanamadı. İran, BM’nin ateşkes çağrısını Temmuz 1988’de kabul etti; 20 Ağustos’ta ateşkes yürürlüğe girdi. Ancak barış görüşmeleri ve esir değişimleri yıllarca sürdü. Savaşın Irak’a bıraktığı büyük borç yükü ise iki yıl sonra Saddam Hüseyin yönetiminin Kuveyt’le yaşadığı krizin ve 1990’daki Kuveyt işgaline uzanan sürecin önemli nedenlerinden biri oldu.

1993 – İsrail ile FKÖ arasındaki gizli Oslo görüşmelerinde tarihi uzlaşmaya varıldı

Aylar boyunca Norveç’in başkenti Oslo’da gizlice yürütülen görüşmelerin ardından İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), 20 Ağustos 1993’te daha sonra Oslo Anlaşması olarak anılacak metin üzerinde uzlaşmaya vardı. “Geçici Özyönetim Düzenlemeleri Hakkında İlkeler Bildirgesi” adlı metin gizli bir törende paraflandı. Görüşmeler, İsrail ile FKÖ temsilcilerinin doğrudan müzakere ettiği ilk büyük anlaşma sürecini oluşturdu.

Anlaşma, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’nın bazı bölgelerinden kademeli olarak çekilmesini ve Filistinlilerin sınırlı bir özerk yönetim oluşturmasını öngörüyordu. Taraflar arasındaki karşılıklı tanıma sürecinin ardından Oslo metni 13 Eylül 1993’te Washington’daki Beyaz Saray’da, İsrail adına Şimon Peres ve FKÖ adına Mahmud Abbas tarafından resmen imzalandı; törende İsrail Başbakanı İzak Rabin ile FKÖ lideri Yaser Arafat’ın ABD Başkanı Bill Clinton’ın önünde el sıkışması dönemin en unutulmaz siyasi görüntülerinden biri oldu.

Oslo süreci İsrail-Filistin çatışmasına kalıcı barış getiremedi; ancak Filistin Yönetimi’nin kurulmasına giden yolu açması ve İsrail ile FKÖ arasında doğrudan siyasi müzakereyi başlatması nedeniyle Orta Doğu tarihinin en önemli diplomatik girişimlerinden biri olarak kaldı.

2009 – Usain Bolt 200 metrede 19.19’la dünya rekoru kırdı

Jamaikalı sprinter Usain Bolt, Berlin’de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 20 Ağustos 2009’da koşulan 200 metre finalini 19.19 saniyede tamamlayarak kendi dünya rekorunu kırdı ve altın madalya kazandı. Bolt böylece bir yıl önce Pekin Olimpiyatları’nda kırdığı 19.30’luk rekoru tam 0.11 saniye geliştirdi.

Daha da çarpıcısı, Bolt yalnızca dört gün önce aynı şampiyonada 100 metreyi 9.58 saniyede koşarak dünya rekoru kırmıştı. Böylece Berlin’de hem 100 hem de 200 metre dünya rekorlarını yenileyerek atletizm tarihinin en unutulmaz şampiyonalarından birine imza attı. 19.19’luk 200 metre derecesi bugün de dünya rekoru olarak duruyor.

2016 – Gaziantep’te düğüne düzenlenen bombalı saldırıda 57 kişi hayatını kaybetti

Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde 20 Ağustos 2016 gecesi bir sokak düğününe düzenlenen intihar saldırısında 57 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Ölenlerin önemli bir bölümünü çocuklar oluşturuyordu. Saldırı, Türkiye’nin 2015-2017 döneminde karşı karşıya kaldığı en kanlı terör eylemlerinden biri oldu.

Dönemin Türk makamları saldırının IŞİD bağlantılı olduğunu açıkladı; örgüt ise saldırıyı resmen üstlenmedi. Düğünün Kürt bir aileye ait olması ve saldırının Suriye sınırına yakın Gaziantep’te gerçekleştirilmesi, olayın hem Türkiye’de hem dünyada büyük yankı uyandırmasına neden oldu.

2018 – Greta Thunberg’in tek başına başlattığı okul grevi küresel harekete dönüştü

Henüz 15 yaşındaki İsveçli öğrenci Greta Thunberg, 20 Ağustos 2018’de okula gitmek yerine Stockholm’deki İsveç Parlamentosu’nun önüne oturdu. Yanında kendi yaptığı “İklim için okul grevi” yazılı bir pankart vardı. İlk gün protestoyu tek başına gerçekleştirdi.

Thunberg’in küçük protestosu sosyal medya aracılığıyla hızla yayıldı ve kısa süre içinde dünyanın birçok ülkesindeki öğrenciler tarafından benimsendi. Böylece Fridays for Future – Gelecek İçin Cumalar adı verilen küresel gençlik iklim hareketi ortaya çıktı; milyonlarca genç iklim değişikliğine karşı hükümetleri harekete geçirmek için gösterilere katıldı.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 20 AĞUSTOS

1915 – İngiliz denizaltısından çıkan subay Eskihisar’da demiryolunu sabote etmeye çalıştı

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz E11 denizaltısının ikinci kaptanı Guy D’Oyly-Hughes, 20 Ağustos’u 21 Ağustos’a bağlayan gece patlayıcılarla Eskihisar kıyısına çıktı. Hedefi, İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan ve savaş sırasında askerî sevkiyat için büyük önem taşıyan demiryolu hattındaki bir viyadüğü havaya uçurmaktı.

Nöbetçiler nedeniyle viyadüğe ulaşamayınca patlayıcıları raylara yerleştiren İngiliz subayı fark edildi ve ateş altında kıyıya kaçtı. Denize girerek yeniden E11’e ulaşmayı başardı. Patlama demiryoluna zarar verdi ancak hattın tamamen yok edilmesi planı başarısız oldu. Olay, Gebze-Eskihisar kıyılarının Birinci Dünya Savaşı sırasında nasıl doğrudan savaş sahasına dönüştüğünü gösteren ilginç örneklerden biri olarak Kocaeli tarihine geçti.

1920 – Servetiye’de Kuvâ-yi Milliye ile Yunan kuvvetleri saatlerce çatıştı

Millî Mücadele sırasında Kocaeli’nin önemli direniş merkezlerinden biri olan Servetiye Cephesi’nde 20 Ağustos 1920’de Yunan birlikleri ile Kuvâ-yi Milliye güçleri arasında yaklaşık beş saat süren çatışma yaşandı.

Başiskele çevresindeki köylülerin de destek verdiği millî kuvvetler saldırıya karşı koydu; Yunan birlikleri çatışmanın ardından İzmit yönüne çekildi. Ancak mücadele bitmedi ve ertesi gün daha büyük Yunan birlikleri topçu ve uçak desteğiyle Servetiye’ye yeniden saldırdı. Servetiye, Kocaeli’de halkın doğrudan silaha sarılarak işgal kuvvetlerine karşı cephe kurduğu yerlerin simgelerinden biri oldu.

1957 – İzmit’in yeni Belediye Sarayı hizmete açıldı

İzmit’in Hürriyet Caddesi’nde inşa edilen yeni Belediye Sarayı, 20 Ağustos 1957’de hizmete açıldı. Dönemin modern mimarisini yansıtan bina, açıldığı yıllarda İstanbul ve Ankara’dan sonra Türkiye’nin en modern belediye yapılarından biri olarak tanıtılıyordu.

Zemin katında Sümerbank şubesi ve Yerli Mallar Pazarı gibi işletmelerin de bulunduğu yapı uzun yıllar İzmitlilerin kent hafızasının bir parçası oldu. 17 Ağustos 1999 depreminde hasar gören eski Belediye Sarayı daha sonraki yıllarda boşaltıldı ve sonunda yıkıldı.

1975 – İzmit’in “Tercüman Ahmet”i hayatını kaybetti

Millî Mücadele yıllarının Kocaeli’deki ilginç isimlerinden Ahmet Fuat Çeviren, İzmitlilerin kullandığı adıyla “Tercüman Ahmet”, 20 Ağustos 1975’te hayatını kaybetti. Fransızca, Rumca, Sırpça, Bulgarca ve Arapça bilen Çeviren, işgal yıllarında Fransız denetim heyetinde tercüman olarak görev yaptı ve bulunduğu konumu İzmitlilerin yararına kullanmaya çalıştı.

En dikkat çekici olaylardan biri 1921’de yaşandı. 435 muhacir ile Anadolu’ya götürülecek mühimmatı taşıyan Hale vapurunun Yunanlar tarafından alıkonulması üzerine devreye giren Çeviren, Fransızların müdahalesini sağlayarak geminin serbest bırakılmasında rol oynadı. Daha sonra işbirlikçilik suçlamasıyla İstiklal Mahkemesi’nde yargılandığında ise İzmitliler onun lehine çok sayıda telgraf gönderdi ve Çeviren serbest bırakıldı.

1997 – TCG Gayret, Türkiye’nin ilk müze gemisi olarak İzmit’te açıldı

İzmit sahilinin simgelerinden TCG Gayret, 20 Ağustos 1997’de Türkiye’nin ilk müze gemisi olarak ziyarete açıldı. Gemi ilk olarak 1946’da ABD Donanması’nda USS Eversole adıyla hizmete girmiş; Kore ve Vietnam savaşlarında görev yaptıktan sonra 1973’te Türk Deniz Kuvvetleri’ne devredilmişti.

Yaklaşık 22 yıl Türk donanmasında görev yapan gemi 1995’te hizmet dışına çıkarıldı. Daha sonra İzmit sahiline getirilen TCG Gayret, müzeye dönüştürüldü ve böylece Kocaeli’nin denizcilik tarihine yaşayan bir hatıra olarak kazandırıldı.

1999 – Depremden sonra başlayan TÜPRAŞ yangını kontrol altına alındı

17 Ağustos Marmara Depremi’nin ardından İzmit TÜPRAŞ Rafinerisi’nde başlayan büyük yangınla mücadele günlerce sürdü. Deprem enkazlarında arama-kurtarma çalışmaları devam ederken rafinerideki yangın, Kocaeli’de ikinci bir büyük felaket yaşanabileceği endişesine yol açtı.

Birleşmiş Milletler’in dönemin afet raporlarına göre TÜPRAŞ yangını 20 Ağustos 1999’da kontrol altına alındı. Böylece depremden üç gün sonra Kocaeli’yi tehdit eden en büyük risklerden biri büyük ölçüde ortadan kaldırılmış oldu.

2008 – Türkiye, İsmetpaşa Stadı’nda Şili’yi 1-0 yendi

Türkiye A Millî Futbol Takımı, 20 Ağustos 2008’de İzmit İsmetpaşa Stadı’nda Şili ile oynadığı hazırlık maçını 1-0 kazandı. Karşılaşmanın tek golünü 74. dakikada Halil Altıntop attı.

Maçın Kocaeli futbol tarihi açısından ayrı bir anlamı vardı. Türkiye, yalnızca birkaç hafta önce EURO 2008’de yarı finale çıkarak ülke çapında büyük heyecan yaratmıştı ve Şili karşılaşması millî takımın turnuva sonrasında oynadığı ilk maçtı. Böylece Avrupa Şampiyonası’nın yıldızlarını görmek isteyen Kocaelililer, millî takımı İsmetpaşa’da ağırladı.

 

20 AĞUSTOS’TA DOĞANLAR

1377 – Şahruh: Timur’un oğlu ve Timur İmparatorluğu’nun en güçlü hükümdarlarından biri. Babasının ölümünden sonra yaşanan taht mücadelelerinin ardından imparatorluğun büyük bölümünde hâkimiyet kurdu. Başkent yaptığı Herat, onun döneminde bilim, sanat ve edebiyatın önemli merkezlerinden birine dönüştü. (ö. 1447)

1561 – Jacopo Peri: İtalyan besteci ve şarkıcı. Müzik tarihindeki önemi çok büyük: ilk opera olarak kabul edilen Dafne’nin bestecisiydi. Günümüze müziği ulaşan en eski operalardan Euridice de onun eseriydi. Böylece 17. yüzyıldan itibaren bütün Avrupa’ya yayılacak opera sanatının öncülerinden biri oldu. (ö. 1633)

1778 – Bernardo O’Higgins: Şili’nin İspanya’dan bağımsızlık mücadelesinin önderlerinden ve ülkenin kurucu isimlerinden. Askerî zaferlerin ardından bağımsız Şili’nin ilk yıllarında ülkeyi yönetti; bugün Şili tarihinin en önemli millî kahramanlarından biri kabul ediliyor. (ö. 1842)

1779 – Jöns Jakob Berzelius: İsveçli kimyager ve modern kimyanın kurucularından. Bugün elementleri H, O, C, Fe gibi harflerle gösterdiğimiz kimyasal sembol sisteminin geliştirilmesinde başlıca rolü oynadı. Atom ağırlıklarını belirledi; “kataliz”, “izomeri” ve “allotropi” gibi kimya kavramlarının yerleşmesine katkı sağladı. (ö. 1848)

1858 – Ömer Muhtar: Libya’nın İtalyan işgaline karşı verdiği direnişin efsanevi lideri. Yaklaşık 20 yıl boyunca İtalyan birliklerine karşı mücadele eden Ömer Muhtar, “Çöl Aslanı” adıyla tanındı. 1931’de yakalanarak İtalyan sömürge yönetimi tarafından idam edildi; Müslüman dünyasında sömürgeciliğe karşı direnişin simgelerinden biri haline geldi. (ö. 1931)

1890 – H. P. Lovecraft: Amerikalı korku ve fantastik edebiyat yazarı. Yaşarken geniş bir şöhrete ulaşamadı ancak ölümünden sonra eserleri modern korku kültürünü derinden etkiledi. Cthulhu mitosu başta olmak üzere yarattığı evren, sinemadan bilgisayar oyunlarına kadar sayısız esere ilham verdi; bugün “Lovecraftvari korku” diye ayrı bir kavram bulunuyor. (ö. 1937)

1910 – Eero Saarinen: Finlandiya doğumlu Amerikalı mimar ve tasarımcı. St. Louis’teki dev Gateway Arch, New York JFK Havalimanı’ndaki ünlü TWA terminali ve Tulip sandalye gibi 20. yüzyıl tasarımının simge eserlerine imza attı. İlginç biçimde, yine ünlü bir mimar olan babası Eliel Saarinen de 37 yıl önce, 20 Ağustos 1873’te doğmuştu. (ö. 1961)

1913 – Roger Sperry: Amerikalı nörobilimci. Beynin sağ ve sol yarımkürelerinin farklı görevlerde uzmanlaşmasını ortaya koyan ünlü “ayrık beyin” deneylerinin öncüsü oldu. Beynin çalışma biçimine ilişkin anlayışı değiştiren araştırmaları ona 1981 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı. (ö. 1994)

1931 – Don King: Amerikan boks tarihinin en ünlü ve tartışmalı organizatörlerinden. Muhammed Ali, George Foreman ve Mike Tyson gibi efsanelerin büyük maçlarında rol aldı; “Rumble in the Jungle” ve “Thrilla in Manila” gibi boks tarihine geçen karşılaşmaların organizasyonunda yer aldı. Kabarık saçları da en az boks dünyasındaki şöhreti kadar tanındı.

1941 – Slobodan Milošević: Sırp ve Yugoslav siyasetçi. 1990’larda Yugoslavya’nın parçalanması sırasında yaşanan Bosna ve Kosova savaşlarının merkezindeki en tartışmalı siyasi liderlerden biri oldu. Görevden ayrıldıktan sonra savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Lahey’de yargılanırken hayatını kaybetti. (ö. 2006)

1942 – Isaac Hayes: Amerikalı soul müziği sanatçısı, besteci ve oyuncu. Shaft filminin unutulmaz tema müziğiyle Oscar kazandı ve soul müziğinin en etkili isimlerinden biri oldu. Yeni kuşaklar onu ayrıca South Park dizisindeki Chef karakterinin sesi olarak tanıdı. (ö. 2008)

1944 – Rajiv Gandhi: Hint siyasetçi. Annesi Başbakan İndira Gandhi’nin 1984’te suikast sonucu öldürülmesinin ardından henüz 40 yaşındayken Hindistan Başbakanı oldu ve ülke tarihinin en genç başbakanı olarak görev yaptı. 1991’de kendisi de bir intihar saldırısında öldürüldü. (ö. 1991)

1948 – Robert Plant: İngiliz rock müzisyeni ve Led Zeppelin’in solisti. “Stairway to Heaven”, “Whole Lotta Love” ve “Kashmir” gibi rock tarihinin klasikleşen parçalarındaki vokalleriyle bütün bir müzisyen kuşağını etkiledi.

1966 – Dimebag Darrell: Asıl adı Darrell Lance Abbott olan Amerikalı gitarist ve Pantera grubunun kurucularından. Heavy metal tarihinin en etkili gitaristlerinden biri kabul ediliyor. 2004 yılında sahnede konser verirken silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. (ö. 2004)

1970 – Berna Laçin: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu ve sunucu. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren rol aldığı diziler ve sunduğu televizyon programlarıyla Türkiye’nin geniş kitlelerce tanınan ekran yüzlerinden biri oldu.

1971 – Ke Huy Quan: Vietnam doğumlu Amerikalı oyuncu. Çocuk yaşta Indiana Jones and the Temple of Doom ve The Goonies filmleriyle ün kazandı. Yıllarca oyunculuktan uzak kaldıktan sonra yaptığı sıra dışı dönüşle Everything Everywhere All at Once filmindeki performansı sayesinde 2023’te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.

1974 – Amy Adams: Amerikalı oyuncu. Arrival, American Hustle, The Fighter ve Enchanted gibi filmlerle Hollywood’un önde gelen oyuncularından biri oldu ve kariyeri boyunca altı kez Oscar’a aday gösterildi.

1983 – Andrew Garfield: İngiliz-Amerikalı oyuncu. Dünya çapında özellikle The Amazing Spider-Man filmlerindeki Peter Parker/Spider-Man rolüyle tanındı. The Social Network, Hacksaw Ridge ve Tick, Tick… Boom! gibi filmlerdeki performanslarıyla da büyük övgü topladı.

1983 – İbrahim Büyükak: Türk oyuncu, komedyen ve senarist. BKM Mutfak ve Çok Güzel Hareketler Bunlar ile geniş kitlelerce tanındı; daha sonra yazdığı ve rol aldığı komedi filmleriyle sinema kariyerini sürdürdü.

1990 – Öykü Karayel: Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Kuzey Güney dizisiyle geniş kitlelerin tanıdığı bir oyuncu haline geldi; özellikle Bir Başkadır dizisindeki performansıyla da dikkat çekti.

1992 – Demi Lovato: Amerikalı şarkıcı ve oyuncu. Disney yapımlarıyla başlayan kariyerinin ardından dünya çapında milyonlarca albüm satan bir pop yıldızına dönüştü; “Skyscraper”, “Heart Attack” ve “Sorry Not Sorry” gibi şarkılarla tanındı.

1992 – Neslihan Atagül: Türk oyuncu. Fatih Harbiye ve özellikle Kara Sevda dizisiyle Türkiye’nin yanı sıra birçok ülkede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Kara Sevda, Uluslararası Emmy Ödülü kazanan ilk Türk dizisi olarak da televizyon tarihine geçti.

 

20 AĞUSTOS’TA HAYATINI KAYBEDENLER

1085 – İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî: Büyük Selçuklu döneminin önemli İslam âlimlerinden. Nizâmiye Medresesi’nde ders verdi ve özellikle İmam Gazâlî’nin hocası olarak İslam düşünce tarihinde önemli bir yer edindi. Fıkıh ve kelam alanındaki eserleri yüzyıllar boyunca etkisini sürdürdü. (d. 1028)

1912 – William Booth: İngiliz din adamı ve sosyal yardım öncüsü. Londra’nın yoksul mahallelerinde başlattığı çalışmalar zamanla Kurtuluş Ordusu (Salvation Army) adıyla dünya çapında faaliyet gösteren büyük bir yardım kuruluşuna dönüştü. Kuruluş bugün de evsizlerden afet mağdurlarına kadar milyonlarca insana destek sağlıyor. (d. 1829)

1915 – Carlos Finlay: Kübalı doktor ve bilim insanı. Sarıhummanın insanlara sivrisinekler aracılığıyla bulaştığını savunan ilk bilim insanlarından biri oldu ve özellikle Aedes aegypti sivrisineğini taşıyıcı olarak işaret etti. Bu fikir daha sonra doğrulandı ve sarıhumma ile mücadelede büyük bir dönüm noktası yarattı. (d. 1833)

1915 – Paul Ehrlich: Alman doktor ve bilim insanı. Bağışıklık sistemi üzerine çalışmalarıyla 1908 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı; ayrıca hastalığa yol açan etkene doğrudan saldıran “sihirli mermi” düşüncesiyle modern ilaç tedavisinin ve kemoterapinin öncülerinden biri oldu. Frengi tedavisinde kullanılan ilk etkili ilaçlardan Salvarsan’ın geliştirilmesinde de önemli rol oynadı. (d. 1854)

1917 – Adolf von Baeyer: Alman kimyager ve Nobel Kimya Ödülü sahibi. Özellikle doğal indigo boyasının yapısını çözmesi ve sentetik olarak üretilebilmesine giden yolu açmasıyla tanındı. Bugün özellikle kot pantolonlarla özdeşleşen indigo mavisinin sanayi ölçeğinde üretilebilmesinde onun çalışmalarının büyük payı vardı. (d. 1835)

1951 – İzzettin Çalışlar: Türk asker ve siyasetçi. Çanakkale Savaşı sırasında Mustafa Kemal’in 19. Tümen Kurmay Başkanı olarak görev yaptı; daha sonra Kurtuluş Savaşı’nda önemli komutanlıklarda bulundu ve Büyük Taarruz sürecinde 1. Kolordu’yu yönetti. Cumhuriyet döneminde milletvekilliği de yaptı. (d. 1882)

1957 – Halil Kut: Osmanlı askeri ve Kut’ül Amâre Zaferi’nin komutanlarından. Birinci Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi’nde İngiliz ordusuna karşı kazanılan Kut zaferinde önemli rol oynadı. Bu başarı, Osmanlı ordusunun savaş boyunca İngiltere’ye karşı kazandığı en büyük askerî zaferlerden biri olarak tarihe geçti. (d. 1882)

1980 – Joe Dassin: Amerikalı-Fransız şarkıcı. Fransızca pop müziğin dünya çapında tanınan seslerinden biri oldu. “Les Champs-Élysées” ve “Et si tu n’existais pas” gibi şarkıları Fransa’nın çok ötesinde sevildi ve Türkiye’de de geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Tahiti’de henüz 41 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. (d. 1938)

1990 – Ayla Dikmen: Türk pop müziğinin 1960 ve 70’lerdeki önemli kadın seslerinden. “Nereye Payidar”, “Yanan Mum” ve özellikle “Anlamazdın” gibi şarkılarıyla tanındı. “Anlamazdın”, ölümünden yıllar sonra Issız Adam filminde kullanılmasıyla yeniden büyük ilgi gördü ve yeni kuşaklar tarafından da keşfedildi. (d. 1944)

1991 – Nadir Nadi: Türk gazeteci ve siyasetçi. Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’nin oğlu olan Nadir Nadi, uzun yıllar Cumhuriyet’in başyazarlığını ve yöneticiliğini yaptı. Milletvekilliği ve Cumhuriyet Senatosu üyeliği de bulunan Nadi, Cumhuriyet dönemi Türk basınının en etkili isimlerinden biri oldu. (d. 1908)

2013 – Elmore Leonard: Amerikalı romancı ve senarist. Polisiye ve suç edebiyatının en güçlü yazarlarından biri kabul edilen Leonard’ın eserleri sinema ve televizyona da defalarca uyarlandı. Jackie Brown, Get Shorty, Out of Sight ve Justified gibi çok bilinen yapımların temelinde onun hikâyeleri ve romanları bulunuyor. (d. 1925)

2017 – Jerry Lewis: Amerikalı oyuncu, komedyen, yönetmen ve şarkıcı. Dean Martin’le oluşturduğu Martin & Lewis ikilisiyle büyük şöhret kazandı; daha sonra The Nutty Professor gibi filmlerle kendi başına da komedi sinemasının yıldızlarından biri oldu. Fiziksel komedi anlayışı sonraki kuşakları etkiledi. (d. 1926)

2022 – Civan Canova: Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, oyun yazarı ve yönetmen. Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar sahneye çıktı; sinema ve televizyon dizileriyle geniş kitlelerce tanındı. Oyunculuğunun yanında yazdığı tiyatro oyunlarıyla da Türk sahne sanatlarında önemli bir yer edindi. (d. 1955)

2025 – Brent Hinds: Amerikalı gitarist, vokalist ve Mastodon grubunun kurucularından. Grammy ödüllü grubun sert ama deneysel müzik anlayışında belirleyici rol oynadı ve modern metal müziğin en özgün gitaristlerinden biri olarak kabul edildi. 20 Ağustos 2025’te Atlanta’da geçirdiği motosiklet kazasında 51 yaşında hayatını kaybetti. (d. 1974)

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.