3 Kasım Tarihte Bugün

32 Dakika Okuma
3 Kasım Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 3 Kasım

3 KASIM’DA NELER KUTLANIYOR?

LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI: KÜÇÜK KAHRAMANLARIN YANINDAYIZ

Türkiye’de 2-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Lösemili Çocuklar Haftası devam ediyor. LÖSEV’in öncülük ettiği hafta, lösemiyle mücadele eden çocukların ve ailelerinin ihtiyaçlarını görünür kılmayı, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyor. Farkındalığın simgesi olan turuncu renk, çocuklara verilen desteği temsil ediyor. Okullardan iş yerlerine kadar pek çok yerde gerçekleştirilen etkinlikler, tedavi sürecinde ailelerin yalnız olmadığını hatırlatıyor.

ORGAN BAĞIŞI HAFTASI (3-9 KASIM)

Türkiye’de her yıl 3-9 Kasım tarihleri, organ bağışının önemini anlatmak ve nakil bekleyen hastalara dikkat çekmek amacıyla Organ Bağışı Haftası olarak değerlendiriliyor. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklerle organ ve doku bağışı hakkında doğru bilgi verilmesi, yanlış inanışların giderilmesi ve bağışın teşvik edilmesi amaçlanıyor. Organ naklinin hayat kurtarabileceği ve hastalara yeni bir yaşam imkânı sağlayabileceği hatırlatılıyor.

NİKOMEDİA’DAN FİLİSTİN’E UZANAN BİR ANMA GELENEĞİ

Hristiyan geleneğinde Aziz Georgios’un, diğer adıyla Aya Yorgi’nin kutsal kalıntılarının Nikomedia’dan, yani bugünkü İzmit’ten, Filistin’deki Lydda’ya taşınması 3 Kasım’da anılıyor. Böylece İzmit’in antik geçmişi, farklı ülkelerde sürdürülen bir dinî anma gününde yaşamaya devam ediyor. Ancak 3 Kasım, kilise takvimindeki anma tarihi. Naklin tarihsel olarak tam o gün gerçekleştiğini gösteren kesin bir belge gibi değerlendirilmemeli.

DÜNYA TEK SAĞLIK GÜNÜ: İNSAN, HAYVAN VE DOĞANIN SAĞLIĞI BİRBİRİNE BAĞLI

Her yıl 3 Kasım’da düzenlenen Tek Sağlık Günü, insan sağlığının hayvanlardan ve yaşadığımız çevreden ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekiyor. 2016’da başlatılan uluslararası kampanya; hekimleri, veteriner hekimleri ve çevre alanında çalışan uzmanları ortak hareket etmeye çağırıyor. Temiz su, güvenli gıda ve hayvanlardan insanlara geçebilen hastalıklarla mücadele, bu yaklaşımın günlük hayatımıza dokunan başlıkları arasında bulunuyor.

ULUSLARARASI BİYOSFER REZERVLERİ GÜNÜ: DOĞAYI KORUYARAK YAŞAMAK

UNESCO’nun ilan ettiği 3 Kasım Uluslararası Biyosfer Rezervleri Günü, doğanın korunmasıyla insanların geçimini birlikte gözeten alanlara dikkat çekiyor. Biyosfer rezervlerinde amaç, doğal zenginlikleri korurken yerel halkın doğayla uyumlu üretimini desteklemek. Türkiye’nin bu alandaki ilk örneği, 2005’te UNESCO ağına katılan Artvin’in Borçka ilçesindeki Camili Havzası. Gün, korumanın yalnızca yasaklarla değil, doğayla uyumlu bir yaşam kurarak da mümkün olduğunu hatırlatıyor.

JAPONYA’DA KÜLTÜR GÜNÜ: SANATA VE BİLİME AYRILAN RESMÎ TATİL

Japonya’da 3 Kasım, “Bunka no Hi”, yani Kültür Günü olarak kutlanıyor. Resmî tatil olan gün çevresinde sergiler, sanat etkinlikleri ve kültürel buluşmalar düzenleniyor; kültür hayatına katkıda bulunan kişiler onurlandırılıyor. Günün temelinde özgürlüğe ve barışa değer vermek, kültürü geliştirmek düşüncesi bulunuyor. Böylece sanat ve bilim, yalnızca uzmanların uğraşı olmaktan çıkıp toplumun ortak kutlamasının konusu oluyor.

 

3 KASIM’IN TUHAF GÜNLERİ

Bu bölümdeki günler, resmî bayramlardan farklı olarak çeşitli ülkelerde, kurumlarda ve eğlenceli gün takvimlerinde yaşatılan tematik kutlamalardır.

SANDVİÇ GÜNÜ: İKİ DİLİM EKMEĞİN ARASINA SIĞAN HİKÂYE

3 Kasım, özellikle ABD’de Sandviç Günü olarak anılıyor. Tarih, sandviçe adını veren Sandwich Kontu John Montagu’nun doğum gününe dayanıyor. Yaygın anlatıya göre kont, oyun masasından kalkmadan yemek yiyebilmek için etin iki dilim ekmek arasında getirilmesini istemişti. Bu hikâyenin ayrıntıları tartışmalı olsa da sandviçin adı onunla özdeşleşti. Bugünün bahanesi ise oldukça basit: Sevdiğiniz malzemeleri ekmeğin arasına koymak.

DÜNYA DENİZANASI GÜNÜ: DENİZİN TUHAF CANLILARINA YAKINDAN BAKIŞ

Kıyıda karşılaşınca çoğumuzun uzak durduğu denizanalarının da bir günü var. 3 Kasım Dünya Denizanası Günü’nde akvaryumlar ve deniz araştırma kuruluşları, bu canlıları tanıtan etkinlikler düzenliyor. Londra’daki SEA LIFE ve ABD’deki Mote Deniz Laboratuvarı gibi kurumlar da günü programlarına alıyor. Amaç, denizanalarını yalnızca yüzücüleri tedirgin eden canlılar olarak değil, deniz yaşamının bir parçası olarak tanımak.

KLİŞE GÜNÜ: “HER ŞEYİN BİR İLKİ VARDIR” DEMENİN TAM ZAMANI

“Zaman her şeyin ilacı”, “Hayat devam ediyor”, “Sana iyi bir haberim, bir de kötü haberim var…” Sık tekrarlanmaktan etkisini yitiren sözler ve hikâye kalıpları, 3 Kasım Klişe Günü’nün konusu. Thomas ve Ruth Roy’un oluşturduğu bu eğlenceli gün, konuşurken ve yazarken farkına varmadan kullandığımız kalıplarla dalga geçme fırsatı sunuyor. Filmlerde gözlüğünü çıkarınca herkesin hayran kaldığı karakterler de bu kutlamanın dışında değil.

 

3 KASIM’DA NELER OLDU?

1793 – KADINLARIN EŞİTLİĞİNİ SAVUNAN OLYMPE DE GOUGES İDAM EDİLDİ

“Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi”nin yazarı Olympe de Gouges, Fransız Devrimi’nin Terör Dönemi’nde giyotinle idam edildi. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmasını, köleliğin kaldırılmasını ve ifade özgürlüğünü savunuyordu. Devrim yönetimine yönelik eleştirileri ve karşı devrimci sayılan yazıları nedeniyle yargılandı. Ardında bıraktığı bildirge, kadın hakları mücadelesinin öncü metinlerinden biri oldu.

1839 – TANZİMAT FERMANI İLAN EDİLDİ: OSMANLI’DA YENİ BİR DÖNEM

Sultan Abdülmecid döneminde hazırlanan Tanzimat Fermanı, Hariciye Nazırı Mustafa Reşid Paşa tarafından İstanbul’da Gülhane’de okundu. Ferman; can, mal ve namus güvenliğinin korunmasını, vergilerin ve askerlik işlerinin kurallara bağlanmasını, yargılama yapılmadan ceza verilmemesini öngörüyordu. Osmanlı yönetimini hukuk temelinde yeniden düzenlemeyi amaçlayan bu adım, Tanzimat döneminin başlangıcı kabul ediliyor. Etkisi devlet yönetiminden eğitime, basından edebiyata kadar pek çok alana yayıldı.

1890 – İSTANBUL’UN AVRUPA’YA AÇILAN KAPISI SİRKECİ GARI AÇILDI

İstanbul’un simge yapılarından Sirkeci Garı’nın bugün tanıdığımız tarihî binası hizmete açıldı. Alman mimar August Jasmund’un tasarladığı yapı, Doğu ve Batı mimarisinden izler taşıyordu. Avrupa’dan İstanbul’a gelen yolcuları karşılayan gar, Şark Ekspresi ile özdeşleşti. Yalnızca bir ulaşım merkezi değil, yolculukların, kavuşmaların ve ayrılıkların yaşandığı bir kent hafızası mekânına dönüştü.

1906 – DENİZLERİN ORTAK YARDIM ÇAĞRISI SOS KABUL EDİLDİ

Berlin’de imzalanan Uluslararası Radyotelgraf Sözleşmesi’nin düzenlemeleriyle SOS, ortak tehlike çağrısı olarak kabul edildi. Mors alfabesinde üç kısa, üç uzun ve üç kısa işaretten oluşan sinyal, tehlikedeki gemilerin yardım istemesini kolaylaştırıyordu. Böylece farklı ülkelerin ve telsiz sistemlerinin aynı acil çağrıyı tanıması amaçlandı. Düzenleme 1908’de yürürlüğe girdi; SOS zamanla denizciliğin ötesinde de yardım çağrısının simgesi oldu.

1906 – ALZHEIMER HASTALIĞI İLK KEZ BİLİM DÜNYASINA ANLATILDI

Alman hekim Alois Alzheimer, Tübingen’deki bilimsel toplantıda, hafıza kaybı ve davranış değişiklikleri yaşayan hastası Auguste Deter üzerinde yaptığı incelemeleri sundu. Hastasının ölümünden sonra beyninde belirgin değişiklikler saptamıştı. Başlangıçta fazla ilgi görmeyen bu sunum, daha sonra Alzheimer adı verilecek hastalığın tanımlanmasında dönüm noktası oldu. Unutkanlığın her zaman yaşlanmanın doğal sonucu olmadığının anlaşılmasına giden yolda önemli bir adım atıldı.

1911 – CHEVROLET KURULDU

Yarış pilotu ve mühendis Louis Chevrolet ile girişimci William Durant, ABD’nin Detroit kentinde Chevrolet Motor Company’yi kurdu. Chevrolet’nin yarış pistlerinden gelen deneyimiyle Durant’ın otomobil üretimindeki birikimi aynı şirkette buluştu. Marka, ilerleyen yıllarda Amerikan otomobil kültürünün tanınmış isimlerinden biri oldu. Türkiye’de de klasik otomobil meraklılarının ilgi gösterdiği Chevrolet modellerinin hikâyesi böyle başladı.

1914 – ÇANAKKALE’DE İLK ŞEHİTLER VERİLDİ

İngiliz ve Fransız savaş gemileri, Çanakkale Boğazı’nın girişindeki Osmanlı tabyalarını bombaladı. Seddülbahir Kalesi’ndeki cephaneliğin isabet alarak patlaması sonucu 5 subay ve 81 er şehit oldu. Çanakkale cephesindeki ilk bombardımanlardan olan saldırı, aylar sonra büyük deniz ve kara muharebelerine dönüşecek mücadelenin başlangıcında yaşandı. Hayatını kaybeden askerler, “Çanakkale’nin ilk şehitleri” olarak anılıyor.

1914 – MODERN SÜTYENİN ÖNCÜ TASARIMLARINDAN BİRİ PATENT ALDI

Amerikalı Mary Phelps Jacob, geliştirdiği sütyen tasarımı için patent aldı. Daha sonra Caresse Crosby adıyla tanınacak Jacob’ın tasarımı, sert korselere kıyasla hafif ve esnek bir seçenek sunuyordu. Özellikle sırtı açık kıyafetlerle kullanılabilecek biçimde hazırlanmıştı. Bu tarih, modern iç giyimin gelişiminde etkili olan tasarımlardan birinin patentle kayda geçtiği gündü.

1928 – YENİ TÜRK HARFLERİNE GEÇİŞ KANUNU YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

TBMM’nin 1 Kasım’da kabul ettiği Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Devlet daireleri ve özel kuruluşlar, yeni harflerle yazılmış başvuruları kabul etmekle yükümlü hale geldi. Gazeteler, kitaplar, tabelalar ve resmî işlemler için aşamalı geçiş tarihleri belirlendi. Böylece Harf Devrimi’nin günlük hayatta uygulanacağı takvim işlemeye başladı. Kanunun kabul tarihi 1 Kasım, yürürlüğe giriş tarihi ise 3 Kasım’dı.

1936 – CUMHURİYET’İN İLK BARAJI ÇUBUK HİZMETE AÇILDI

Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan Çubuk Barajı, Atatürk’ün katıldığı törenle açıldı. Yapımına 1929’da başlanan baraj, büyüyen başkentin içme ve kullanma suyu ihtiyacına çözüm getiren önemli yatırımlardan biriydi. Cumhuriyet döneminin ilk barajı olarak anılan yapı, çevresindeki yeşil alanlarla Ankaralıların dinlenme ve gezinti yerlerinden birine de dönüştü.

1950 – BİRLEŞMİŞ MİLLETLERDE VETOYA KARŞI “BARIŞ İÇİN BİRLİK” YOLU AÇILDI

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, “Barış İçin Birlik” kararını kabul etti. Kore Savaşı sırasında alınan karar, Güvenlik Konseyinin daimî üyeler arasındaki anlaşmazlık yüzünden harekete geçemediği durumlarda Genel Kurulun konuyu ele almasını öngörüyordu. Gerektiğinde 24 saat içinde olağanüstü özel oturum toplanmasının yolu açıldı. Düzenleme, veto nedeniyle tıkanan uluslararası krizlerin daha geniş bir platformda görüşülmesini sağladı.

1954 – GODZILLA SİNEMA PERDESİNE ÇIKTI

İlk Godzilla filmi Japonya’da gösterime girdi. Yönetmen İşiro Honda’nın filmi, nükleer denemelerle ortaya çıkan dev bir yaratığın Tokyo’ya saldırısını anlatıyordu. Ancak hikâyenin arkasında, atom bombalarının yıkımını yaşamış Japonya’nın nükleer silah korkusu bulunuyordu. Godzilla, sonraki yıllarda çok sayıda filme ve farklı uyarlamalara konu olarak dünya sinemasının en tanınmış canavarlarından birine dönüştü.

1956 – “OZ BÜYÜCÜSÜ” İLK KEZ TELEVİZYONDA YAYIMLANDI

Judy Garland’ın başrolündeki 1939 yapımı “Oz Büyücüsü”, ABD’de CBS televizyonunda ilk kez ekranlara geldi. Filmin tamamının gösterilebilmesi için yayın kuşağı iki saate çıkarıldı. Sinemada gösterime girmesinden yıllar sonra gerçekleşen bu yayın, filmin yeni kuşaklarla buluşmasını sağladı. Sonraki televizyon gösterimleriyle “Oz Büyücüsü”, ailelerin birlikte izlediği ve çocukluk anılarında yer eden klasiklerden biri haline geldi.

1957 – LAYKA, DÜNYA YÖRÜNGESİNE ULAŞAN İLK HAYVAN OLDU

Sovyetler Birliği, Layka adlı köpeği taşıyan Sputnik 2’yi uzaya gönderdi. Layka, Dünya yörüngesine ulaşan ilk hayvan olarak uzay araştırmaları tarihine geçti. Ancak araçta onu sağ olarak geri getirecek bir sistem bulunmuyordu; Layka’nın yörüngeye ulaştıktan birkaç saat sonra öldüğü anlaşıldı. Görev, insanlı uzay uçuşlarına giden yolda önemli bir aşama olurken hayvanların deneylerde kullanılması bakımından da acı bir örnek bıraktı.

1969 – TÜRKİYE’NİN İLK SPOR BAKANI GÖREVE BAŞLADI

İkinci Süleyman Demirel Hükümeti’nde sporun ayrı bir bakanlıkla temsil edilmesiyle İsmet Sezgin, Türkiye’nin ilk spor bakanı oldu. Böylece spor yönetimi, hükümet içinde doğrudan bir bakanın sorumluluğuna verildi. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü de sonraki düzenlemeyle bu bakanlığa bağlandı. Karar, sporun devlet yönetimindeki yerinin güçlenmesi bakımından önemli bir değişiklikti.

1971 – TEPEBAŞI DRAM TİYATROSU’NDAN GERİYE KALANLAR DA YANDI

İstanbul’un tiyatro tarihinde önemli yeri bulunan Tepebaşı Dram Tiyatrosu, ikinci bir yangınla tamamen yok oldu. Tarihî ahşap bina, 17 Nisan 1970’teki ilk yangında zaten büyük ölçüde zarar görmüştü. 3 Kasım 1971’de çıkan yangın, yapının kalan bölümlerini de ortadan kaldırdı. Bir dönem Darülbedayi’ye ve Şehir Tiyatrolarına ev sahipliği yapan binayı tiyatro müzesine dönüştürme düşüncesi böylece gerçekleşemedi.

1973 – İLK KEZ MERKÜR’E ULAŞACAK UZAY ARACI YOLA ÇIKTI

NASA’nın Mariner 10 uzay aracı, Venüs ve Merkür’ü incelemek üzere fırlatıldı. Araç, Venüs’ün kütle çekiminden yararlanarak rotasını Merkür’e çevirecekti. Bu yöntem, bir gezegenin çekimini kullanarak başka bir gezegene ulaşmanın öncü uygulaması oldu. Mariner 10, 1974’te Merkür’ün yakınından geçerek gezegenin ilk yakın çekim görüntülerini gönderdi ve aynı görevde iki gezegeni inceleyen ilk uzay aracı oldu.

1983 – ATATÜRK BARAJI’NIN TEMELİ ATILDI

Fırat Nehri üzerinde inşa edilecek Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin temeli törenle atıldı. Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki dev yatırım, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin en önemli parçalarından biri olacaktı. Elektrik üretimi ve tarım alanlarının sulanması amacıyla yapılan baraj, yıllar süren çalışmaların ardından 1992’de enerji üretimine geçti. Proje, Türkiye’nin mühendislik ve altyapı tarihindeki büyük yatırımlar arasında yerini aldı.

1992 – WHITNEY HOUSTON’IN UNUTULMAZ ŞARKISI YAYIMLANDI

Whitney Houston’ın “I Will Always Love You” yorumu tekli olarak yayımlandı. Dolly Parton’ın yazdığı şarkı, Houston’ın Kevin Costner ile başrolü paylaştığı “The Bodyguard” filminin müzikleri arasında yer alıyordu. Şarkı, güçlü vokali ve duygusal yorumuyla dünya çapında büyük başarı kazandı. Türkiye’de de radyolarda ve televizyonlarda sıkça duyulan eser, 1990’ların en tanınan aşk şarkılarından biri oldu.

1996 – SUSURLUK KAZASI TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİRDİ

Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarında bir otomobilin kamyonla çarpışması sonucu polis yöneticisi Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı ve Gonca Us hayatını kaybetti; DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yaralandı. Çatlı’nın üzerinde sahte kimlik bulunması ve aynı araçtaki kişilerin bağlantıları, kazayı sıradan bir trafik olayının ötesine taşıdı. Olay, siyaset, güvenlik görevlileri ve suç örgütleri arasındaki ilişkilerin araştırıldığı Susurluk sürecini başlattı.

2002 – GENEL SEÇİM TÜRKİYE’NİN SİYASİ TABLOSUNU DEĞİŞTİRDİ

Erken genel seçimde AK Parti, yaklaşık yüzde 34,3 oyla 363 milletvekili kazanarak tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaştı. CHP ise yaklaşık yüzde 19,4 oyla 178 sandalye elde etti. Yüzde 10’luk ülke barajını yalnızca bu iki parti aşarken 9 bağımsız aday da Meclise girdi. Seçim, koalisyon hükümetleri döneminin ardından Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

2014 – İKİZ KULELERİN ARDINDAN YENİ DÜNYA TİCARET MERKEZİ AÇILDI

New York’ta, 11 Eylül saldırılarında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi yerleşkesinde inşa edilen One World Trade Center hizmete açıldı. İlk çalışanların binaya taşınmasıyla yıllar süren yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşama tamamlandı. Yeni gökdelen, yalnızca bir iş merkezi olarak değil, saldırıların ardından şehrin yeniden ayağa kalkmasının simgelerinden biri olarak da öne çıktı.

2020 – AYDA GEZGİN ENKAZDAN 91 SAAT SONRA KURTARILDI

İzmir depreminde Bayraklı’daki Rıza Bey Apartmanı’nın enkazında kalan küçük Ayda Gezgin, 91 saat sonra sağ çıkarıldı. Arama kurtarma ekiplerinin ulaştığı Ayda’nın kurtuluşu, Türkiye’nin günlerdir izlediği çalışmalarda umut veren anlardan biri oldu. Bir gün önce Elif Perinçek’in kurtarılmasının ardından gelen bu haber, enkaz başında yakınlarından haber bekleyen aileleri ve ekran başındaki milyonları duygulandırdı.

2025 – UNESCO’DAN TÜRK DİLLERİ İÇİN ORTAK GÜN KARARI

UNESCO Genel Konferansı’nın Semerkant’taki toplantısında 15 Aralık, “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” ilan edildi. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın sunduğu girişim, Türk dillerinin korunmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını desteklemeyi amaçlıyordu. Seçilen tarih, Vilhelm Thomsen’in Orhun Yazıtları’nı çözümlediğini bilim dünyasına duyurduğu 15 Aralık 1893’e dayanıyor. 3 Kasım ise kutlama günü değil, kararın alındığı tarih.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 3 KASIM

1919 – İNGİLİZLER İZMİT’TEKİ ASKERÎ VARLIĞINI GÜÇLENDİRDİ

İngiliz kuvvetleri, 3 Kasım 1919’da İzmit’teki birliklerini takviye etti. Mondros Mütarekesi sonrasında kent üzerindeki askerî baskıyı artıran bu gelişme, İzmit’te bulunan Osmanlı birliklerinin hareket alanını daraltan sürecin bir parçasıydı. Takip eden dönemde 1. Fırka askerleri bulundukları binalardan çıkarılarak çadırlara yerleşmek zorunda bırakıldı. Birlikten ayrılan bazı subay ve erler ise Kuvayı Milliye’ye katıldı.

1920 – İZMİT’İN KISA SÜREN VİLAYET DÖNEMİ SONA ERDİ

İstanbul Hükümeti, İzmit’i geniş sınırları olan bir vilayete dönüştüren 16 Ekim 1920 tarihli kararnameyi iptal etti. Önceki düzenlemeyle Bursa ve Bolu’dan bazı yerler İzmit’e bağlanmış, İzmit ve Adapazarı merkezli iki sancaktan oluşan bir vilayet tasarlanmıştı. Ancak genişleyen sınırların yönetimi zorlaştıracağı ve mali yük getireceği gerekçesiyle karardan dönüldü. İzmit yeniden, doğrudan merkezî yönetime bağlı sancak anlamına gelen müstakil mutasarrıflık statüsüne getirildi.

1920 – İŞGAL ALTINDAKİ İZMİT’TEN ACİL YARDIM ÇAĞRISI

İzmit Sancağı Sağlık Müdürü Doktor Yunus Vasfi Bey, Hilâl-i Ahmer Cemiyetine gönderdiği telgrafla bölge halkı için acil yardım istedi. Yunan işgali altındaki İzmit ve Derince’de yiyecek ve giyecek sıkıntısı yaşanıyor, insanların barınma ihtiyacı karşılanamıyordu. Telgraftaki “insanların telef olmaması” çağrısı, yaşanan çaresizliği ortaya koyuyordu. Kızılay arşivine dayanan bu kayıt, işgalin askerî gelişmelerin ötesinde, sıradan insanların hayatında yarattığı yıkımı gösteriyor.

1942 – KARAMÜRSELLİ PİLOTUN ARDINDAN BİR AĞIT KALDI

Karamürselli pilot Ferit Algüzey, 3 Kasım 1942’de Eskişehir’de eğitim uçuşu sırasında uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Ölümü, yörede “Anne Desem Annem Yok” adlı ağıtla hafızalara yerleşti. Karamürsel halkının gurbette kaybettiği pilot için duyduğu acıyı anlatan eser, bir havacılık kazasının kent kültüründe bıraktığı izi günümüze taşıyor.

1958 – İZMİT’TE TEKNİKER YETİŞTİREN AKŞAM OKULU AÇILDI

İzmit Akşam Tekniker Okulu, Erkek Sanat Enstitüsü binasında eğitime başladı. Üç yıl süren okulda dersler akşam saat 18.00 ile 22.00 arasında yapılıyordu. Sanayinin geliştiği kentte teknik eğitim olanaklarını genişleten okul, gündüz saatleri dışında öğrenim görmek isteyenlere yeni bir kapı açtı. Daha sonraki yıllarda inşaat şubesinin açılması ve ek binaların yapılmasıyla eğitim kapasitesinin artırılması gündeme geldi.

1962 – KOCAELİ TARİHİNİ KİTAPLARA TAŞIYAN ATİLLA ORAL DOĞDU

Araştırmacı ve yazar Atilla Oral, Karamürsel’de doğdu. Hereke ve İzmit’te öğrenim gördü. “Üsküdar Faciası” ve “Atatürk ve Kocaeli” kitaplarıyla kentin geçmişine ilişkin belgeleri ve hikâyeleri okurlarla buluşturdu. Rıfat Yüce’nin “Kocaeli Tarih ve Rehberi” adlı eserini yeniden yayıma hazırladı. Eski fotoğraflar, hatıralar ve arşiv belgeleri üzerinden yaptığı çalışmalarla Kocaeli’nin tarihine önemli katkılar sundu.

1975 – GEBZE UYANIŞ GAZETESİ YAYIN HAYATINA BAŞLADI

Gebze Uyanış gazetesi, ilk sayısıyla okuyucularının karşısına çıktı. Kocaeli basın tarihi araştırmalarında ilk yayın tarihi 3 Kasım 1975 olarak kaydedilen gazete, başlangıçta haftalık yayımlanıyordu. Kendini aktüel, siyasi ve tarafsız bir yayın olarak tanımlayan Gebze Uyanış, 5 Eylül 1986’da günlük yayına geçti. Yayınını 1988’in sonuna kadar sürdüren gazete, Gebze’nin yerel basın geçmişindeki örneklerden biri oldu.

1977 – KOCAELİ’NİN HEKİM MİLLETVEKİLİ ZİYA ATIĞ ÖLDÜ

İzmit doğumlu hekim ve eski Kocaeli Milletvekili Ziya Atığ, 63 yaşında hayatını kaybetti. Kandıra’da hükümet tabipliği yapan Atığ, 1950 ve 1954 seçimlerinde Demokrat Parti’den milletvekili seçilerek Kocaeli’yi Mecliste temsil etti. Siyasetin ardından hekimliğe döndü; İzmit’te İşçi Sigortaları Kurumu Hastanesi ve Sağlık İstasyonunda çalıştı. Kentin hem sağlık hem siyaset tarihinde yer alan Atığ, Bağçeşme Mezarlığı’na defnedildi.

 

3 KASIM’DA GAZETELERDE KOCAELİ

Bu bölümdeki tarihler gazetelerin yayın günüdür. Haberlerde anlatılan gelişmelerin tamamının aynı gün gerçekleştiği anlamına gelmez.

1936 – İZMİT KÂĞIT FABRİKASININ AÇILIŞI GAZETELERDE DUYURULUYORDU

Anadolu gazetesi, Başbakan İsmet İnönü’nün açılış programını aktarırken İzmit Kâğıt Fabrikası’na da yer verdi. Çubuk Barajı’yla birlikte anılan fabrika için açılış hazırlıklarının sürdüğü bildiriliyordu. Haber, İzmit’teki yatırımın ülkenin büyük kalkınma hamleleri arasında görüldüğünü gösteriyor. Buradaki tarih fabrikanın açıldığı gün değil, yaklaşan açılışın okuyuculara duyurulduğu gazetenin tarihi.

1937 – KÖYLERE GİDECEK EĞİTMENLER İZMİT’TE ANT İÇTİ

Tan gazetesi, o dönemde Kocaeli sınırları içinde bulunan Arifiye’deki eğitmenler kursundan 50 kişinin mezun olduğunu yazdı. Mezuniyet dolayısıyla İzmit’te tören yapılmış, Atatürk heykeli önünde ant içilmişti. Eğitmenler kâğıt fabrikasını, imalathaneleri ve çeşitli kurumları da gezmişti. Haberde ayrıca 50 köy okulu yapılması ve Sapanca’da köy kız öğretmen okulu açılması planlarından söz ediliyordu. Küçük haber, köylere eğitim götürme çabasının bölgedeki izlerini taşıyordu.

1942 – GÖLCÜK DENİZ FABRİKALARI GAZETE İLANIYLA USTA ARIYORDU

Vakit gazetesindeki iki iş ilanı, Gölcük Deniz Fabrikalarının ihtiyaç duyduğu meslekleri gösteriyordu. Dökümcülerin yanı sıra buhar makineleri, dizel ve benzin motorlarının onarımında çalışacak birinci sınıf tesviyeciler aranıyordu. Adaylardan çalışma referanslarını ve iyi hâl belgelerini getirerek sınava başvurmaları isteniyordu. İlanlar, savaş yıllarında Gölcük’teki üretim ve bakım faaliyetlerinin arkasında hangi ustalıkların bulunduğunu anlatan küçük ama değerli belgelerdi.

1949 – ÇUBUKLU KÖYLÜLERİNİN POSTA KUTUSU VAR, POSTA HİZMETİ YOKTU

Vatan gazetesinin 3 Kasım tarihli sayısında, İzmit-Kandıra yolu üzerindeki Çubuklu köyü ve çevresinde yaşayanların posta şikâyetine yer verildi. Yol kenarına bir posta kutusu konulmuştu ancak köylüler bu hizmetten yararlanamadıklarını bildiriyordu. Daha önce de gündeme getirilen sorunun aylar sonra hâlâ çözülmediği anlatılıyordu. Küçük bir posta kutusunun hikâyesi, köylerde mektup gönderip almanın bile ne kadar uğraştırıcı olabildiğini gösteriyordu.

 

3 KASIM’DA DOĞANLAR

1604 – GENÇ OSMAN DOĞDU

Osmanlı tarihine Genç Osman adıyla geçen II. Osman, İstanbul’da doğdu. Henüz 13 yaşındayken tahta çıktı. Hotin Seferi sonrasında askerî düzende değişiklik yapmak istemesi, yeniçerilerle arasındaki gerilimi büyüttü. 1622’de çıkan ayaklanmada tahttan indirildi ve Yedikule’de öldürüldü. Kısa saltanatı ve trajik sonuyla Osmanlı tarihinin en çok hatırlanan padişahlarından biri oldu.

1900 – ADİDAS’IN KURUCUSU ADOLF DASSLER DOĞDU

Spor dünyasının en tanınan markalarından Adidas’ı kuran Adolf “Adi” Dassler, Almanya’da doğdu. Spor ayakkabısı üretimine annesinin çamaşır odasında yaptığı denemelerle başladı. Önce kardeşi Rudolf ile ortak çalıştı, ardından 1949’da Adidas’ı kurdu. Sporcuların ihtiyaçlarına göre geliştirdiği ayakkabılar, küçük bir aile atölyesinin dünya çapında bir markaya dönüşmesini sağladı.

1911 – YEŞİLÇAM’IN “HOROZ NURİ”Sİ VAHİ ÖZ DOĞDU

Türk sinemasının unutulmaz komedi oyuncularından Vahi Öz, İstanbul’da doğdu. Tiyatro ve radyoyla başlayan sanat yaşamını sinemaya taşıdı. “Horoz Nuri” tiplemesi, Mualla Sürer’le karşılıklı atışmaları ve “Ama Bedia!” sözüyle hafızalara yerleşti. Oyunculuğun yanında senaryo yazarlığı ve yönetmenlik de yapan Öz, Yeşilçam’ın kendine özgü yüzlerinden biri oldu.

1921 – SİNEMANIN SERT ADAMI CHARLES BRONSON DOĞDU

Charles Bronson, ABD’nin Pensilvanya eyaletinde doğdu. Gençliğinde kömür madenlerinde çalıştı, daha sonra sinemaya yöneldi. “Muhteşem Yedili”, “Büyük Firar” ve “Öldürme Arzusu” gibi filmlerle tanındı. Az konuşan, sert bakışlı karakterleriyle özellikle polisiye ve aksiyon sinemasının en kolay tanınan oyuncularından biri haline geldi.

1928 – ASTRO BOY’UN YARATICISI OSAMU TEZUKA DOĞDU

Japon çizgi romanı ve animasyonunun gelişiminde büyük payı bulunan Osamu Tezuka doğdu. Tıp eğitimi almasına rağmen mesleğini çizgi romanlardan yana seçti. “Astro Boy” başta olmak üzere yarattığı karakterler dünyanın pek çok ülkesinde çocuklarla buluştu. Hikâye anlatımına getirdiği yenilikler, Japon çizgi romanlarının ve çizgi filmlerinin sonraki kuşaklarını etkiledi.

1931 – TİYATRO VE SİNEMA SANATÇISI EROL KESKİN DOĞDU

Oyuncu, yönetmen, senarist ve seslendirme sanatçısı Erol Keskin doğdu. İstanbul Şehir Tiyatrolarında görev yaptı; sahnenin yanında sinema ve televizyon yapımlarında da çalıştı. Sanat yaşamını oyunculukla sınırlamayan Keskin, yönetmenliği ve seslendirmeleriyle de pek çok esere katkıda bulundu. Oyuncu Suna Keskin’in eşiydi.

1933 – JAMES BOND FİLMLERİNE MÜZİKLERİYLE DAMGA VURAN JOHN BARRY DOĞDU

İngiliz besteci John Barry, York’ta doğdu. On bir James Bond filminin müziklerini hazırlayarak serinin kendine özgü atmosferinin oluşmasında önemli rol oynadı. “Benim Afrikam” ve “Kurtlarla Dans” gibi filmlerin de müziklerini besteledi. Kariyeri boyunca beş Oscar kazanan Barry, sinemada görüntü kadar müziğin de hafızalara kazınabileceğini gösteren bestecilerden oldu.

1945 – ALMAN FUTBOLUNUN EFSANE GOLCÜSÜ GERD MÜLLER DOĞDU

Alman futbolcu Gerd Müller, Nördlingen’de doğdu. Bayern Münih ve Batı Almanya Millî Takımı formalarıyla attığı goller sayesinde dünya futbolunun en önemli santrforları arasına girdi. Ceza sahası içindeki bitiriciliğiyle tanınan Müller, kulübünün Avrupa’daki yükselişinde ve ülkesinin kazandığı büyük şampiyonluklarda başrol oynadı.

1955 – “ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ”NİN OYUNCUSU OSMAN ALKAŞ DOĞDU

Kıbrıslı Türk oyuncu Osman Alkaş, Lefkoşa’da doğdu. Lefkoşa Belediye Tiyatrosunun kurucuları arasında yer aldı. Türkiye’de geniş bir izleyici kitlesi tarafından “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisiyle tanındı. “Gölgeler ve Suretler” gibi sinema yapımlarında da rol alan Alkaş, tiyatrodan sinemaya uzanan çalışmalarıyla Kıbrıs Türk sanatının tanınan isimlerinden biri oldu.

1957 – ROCKY’NİN RAKİBİ IVAN DRAGO’YU CANLANDIRAN DOLPH LUNDGREN DOĞDU

İsveçli oyuncu Dolph Lundgren, Stockholm’de doğdu. “Rocky IV” filminde Sylvester Stallone’nin karşısına çıkan Sovyet boksör Ivan Drago rolüyle dünya çapında tanındı. Dövüş sanatlarındaki birikimini sinemaya taşıyarak aksiyon filmlerinin tanınan yüzlerinden biri oldu. Yıllar sonra “Creed II” filminde aynı karakteri yeniden canlandırdı.

1977 – GAZETECİ VE SUNUCU İRFAN DEĞİRMENCİ DOĞDU

Gazeteci ve televizyon sunucusu İrfan Değirmenci doğdu. Mesleğe yerel televizyonda başladı, ardından ulusal kanallarda muhabirlik yaptı. “Çalar Saat” ve “İrfan Değirmenci ile Günaydın” programlarıyla geniş kitlelere ulaştı. Özellikle sabah haberlerinde gündelik hayatın sorunlarını ve vatandaşların sesini ekrana taşıyan yayınlarıyla tanındı.

1979 – OYUNCU VE SUNUCU ALP KIRŞAN DOĞDU

Oyuncu ve sunucu Alp Kırşan doğdu. Modellikle başladığı kariyerini televizyon ve sinemaya taşıdı. “Çılgın Dersane” filmlerindeki Sakar Bekir karakteriyle tanındı. Daha sonra “Yetenek Sizsiniz Türkiye” ve “Survivor” gibi yarışmalardaki sunuculuğuyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

1982 – MİLLÎ FUTBOLCU EGEMEN KORKMAZ DOĞDU

Millî futbolcu Egemen Korkmaz, Balıkesir’de doğdu. Bursaspor’da kaptanlığa kadar yükseldi; ardından Trabzonspor, Beşiktaş ve Fenerbahçe formaları giydi. Savunmadaki mücadeleci oyunuyla tanındı ve A Millî Takım’da da görev yaptı. Türkiye’nin farklı büyük kulüplerinde oynayan, taraftarların yakından tanıdığı savunmacılardan biri oldu.

 

3 KASIM’DA HAYATINI KAYBEDENLER

1676 – KANDİYE’Yİ OSMANLI TOPRAKLARINA KATAN KÖPRÜLÜ FAZIL AHMED PAŞA ÖLDÜ

Osmanlı sadrazamı Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Edirne’ye giderken hayatını kaybetti. Babası Köprülü Mehmed Paşa’nın ardından üstlendiği sadrazamlık görevini yaklaşık 15 yıl sürdürdü. Uzun yıllar kuşatma altında kalan Kandiye’nin 1669’da alınmasını sağlayarak Girit üzerindeki Osmanlı hâkimiyetini güçlendirdi. Askerî başarılarının yanında, kitaplara ilgisi ve Köprülü Kütüphanesinin kuruluşuna katkısıyla da hatırlanıyor.

1954 – MODERN RESMİN ÖNCÜLERİNDEN HENRI MATISSE ÖLDÜ

Fransız ressam Henri Matisse, Nice kentinde hayatını kaybetti. Canlı renkleri ve sadeleştirilmiş biçimleriyle 20. yüzyıl resminin gelişimini etkiledi. İlerleyen yaşlarında boyalı kâğıtları keserek oluşturduğu kompozisyonlarla da özgün eserler üretti. Resimden heykele, desen çalışmalarından kolajlara uzanan üretimiyle modern sanatın en tanınan isimleri arasına girdi.

1969 – MİLLÎ TAKIMIN İLK GOLCÜSÜ ZEKİ RIZA SPOREL ÖLDÜ

Türk futbolunun öncü isimlerinden Zeki Rıza Sporel, İstanbul’da hayatını kaybetti. Türkiye’nin 26 Ekim 1923’te Romanya ile oynadığı ilk millî maçta iki golü de atarak tarihe geçti. Uzun yıllar Fenerbahçe forması giyen Sporel, futbolculuğunun ardından kulüp başkanlığı da yaptı. Adı, hem sarı lacivertli kulübün hem de millî takımın ilk dönem başarılarıyla özdeşleşti.

1990 – ÖMRÜNÜ AFRODİSİAS’A ADAYAN KENAN ERİM ÖLDÜ

Arkeolog Prof. Dr. Kenan Erim, 61 yaşında hayatını kaybetti. Aydın’ın Karacasu ilçesindeki Afrodisias Antik Kenti’nde 1961’den itibaren yürüttüğü kazılarla, kentin görkemli yapılarını ve heykellerini gün ışığına çıkardı. Yaklaşık 30 yılını verdiği Afrodisias’ın uluslararası alanda tanınmasını sağladı. Ölümünün ardından, hayatını adadığı antik kentte toprağa verildi.

1990 – HALK SAĞLIĞININ ÖNCÜ İSMİ NUSRET FİŞEK ÖLDÜ

Hekim ve bilim insanı Prof. Dr. Nusret Fişek hayatını kaybetti. Sağlık hizmetlerinin toplumun bütün kesimlerine ulaşması için çalıştı; koruyucu hekimlik ve aile planlaması alanlarında önemli görevler üstlendi. Türk Tabipleri Birliği başkanlığı da yapan Fişek, sağlık hizmetini herkesin erişebilmesi gereken bir hak olarak savundu. Türkiye’de halk sağlığı eğitiminin ve uygulamalarının gelişmesine katkıda bulundu.

1993 – DOKUNMADAN ÇALINAN ÇALGININ MUCİDİ LEV TERMEN ÖLDÜ

Dünyada Leon Theremin adıyla tanınan Rus mucit Lev Termen, Moskova’da hayatını kaybetti. Geliştirdiği “teremin”, müzisyenin ellerini antenlerin çevresinde hareket ettirmesiyle ses çıkarıyor; çalgıya dokunmak gerekmiyordu. Ellerin konumu, sesin yüksekliğini ve şiddetini değiştiriyordu. Bu sıra dışı buluş, Termen’i elektronik müziğin öncüleri arasına taşıdı.

1997 – HAVA DURUMUNUN UNUTULMAZ İSMİ ALİ ESİN ÖLDÜ

Meteorolog ve televizyon sunucusu Ali Esin hayatını kaybetti. Tek kanallı televizyon döneminde hava tahminlerini kendine özgü anlatımıyla izleyicilere aktardı. Harita başındaki açıklamaları ve “Türkiye’nin hava manzara-i umumiyesi” sözüyle hatırlandı. TRT’nin ardından özel televizyonlarda da çalışan Esin, hava durumu bültenlerini yalnızca rakamlardan oluşan bir yayın olmaktan çıkaran isimlerdendi.

1998 – BATMAN’İN YARATICILARINDAN BOB KANE ÖLDÜ

Amerikalı çizgi roman sanatçısı Bob Kane, 83 yaşında hayatını kaybetti. Yazar Bill Finger ile birlikte ortaya çıkardığı Batman, çizgi romanlardan televizyona ve sinemaya taşınarak dünyanın en tanınan kahramanlarından biri oldu. Uzun yıllar karakterin tek yaratıcısı olarak Kane’in adı öne çıkarılsa da Batman’in görünümünde ve hikâyesinde Finger’ın da belirleyici katkısı vardı.

2005 – DİKİŞ KALIPLARINI DÜNYAYA YAYAN AENNE BURDA ÖLDÜ

Alman yayıncı Aenne Burda, 96 yaşında hayatını kaybetti. Burda Moden dergisindeki modeller ve dikiş kalıpları, kadınların beğendikleri kıyafetleri evlerinde dikebilmesini sağladı. Dergi, en parlak döneminde 120 ülkede satılarak dört milyonun üzerinde tiraja ulaştı. Burda, modayı yalnızca satın alınacak bir ürün olarak sunmak yerine, okurlarının kendi elleriyle üretebilecekleri bir uğraşa dönüştürdü.

2016 – GAZETECİ VE RÖPORTAJ YAZARI METE AKYOL ÖLDÜ

Gazeteci ve yazar Mete Akyol, 81 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Gazetelerde muhabirlik, röportaj yazarlığı ve yöneticilik yaptı; televizyon programları hazırladı. Haber peşinde geliştirdiği yaratıcı yöntemlerle meslektaşları arasında tanındı. Üniversitelerde gazetecilik dersleri veren Akyol, uzun yıllar “Bütün Dünya” dergisinin genel yayın yönetmenliğini de üstlendi.

2024 – MICHAEL JACKSON’IN “THRILLER” ALBÜMÜNÜN YAPIMCISI QUINCY JONES ÖLDÜ

Besteci, aranjör ve müzik yapımcısı Quincy Jones, 91 yaşında hayatını kaybetti. Michael Jackson’ın “Thriller” albümünün yapımcılığını üstlenerek pop müziğin en büyük başarılarından birine imza attı. Frank Sinatra ve Ray Charles gibi isimlerle de çalıştı. Cazdan popa, sinema ve televizyon müziklerine uzanan kariyeri boyunca farklı kuşaklardan sanatçıları buluşturdu.

2025 – DEVEKUŞU KABARE’NİN KURUCULARINDAN AHMET GÜLHAN ÖLDÜ

Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Gülhan, 85 yaşında hayatını kaybetti. Devekuşu Kabare’nin kurucuları arasında yer alan sanatçı, sahnede ve televizyonda canlandırdığı karakterlerle geniş kitlelere ulaştı. “Mesela Muzaffer” ve “Şüpheli Şemsettin” tiplemeleriyle hafızalara yerleşti. Kendine özgü konuşması ve ölçülü komedi oyunculuğuyla Türkiye’nin sevilen sanatçıları arasında yer aldı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.