29 Mart Tarihte Bugün

13 Dakika Okuma
29 Mart tarihindeki önemli olaylar ve figürler, savaşlar ve barış süreçleri hakkında bilgi.

Günün Tarihi / 29 Mart 

1430 | Selanik – II. Murad komutasındaki Osmanlı ordusu Selanik’i Venedik’ten aldı.

29 Mart 1430’ta Osmanlı ordusu, yıllardır süren kuşatma ve baskının ardından Selanik’i ele geçirdi. Şehir daha önce Bizans’ın elindeyken savunulamayacağını anlayan yöneticiler tarafından Venedik’e bırakılmıştı. Ancak bu hamle de kenti kurtarmadı. II. Murad döneminde Osmanlı baskısı arttı ve Selanik düştü. Bu fetih ile birlikte Osmanlı, Balkanlar’daki en önemli limanlardan birini kontrol altına aldı ve şehir yaklaşık beş yüzyıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı. Selanik’in sonraki yüzyıllarda büyük bir ticaret, kültür ve Yahudi yerleşim merkezi haline gelmesi de bu yeni dönemin sonucu oldu.  

1883 | Çorlu – Memduh Şevket Esendal doğdu.

29 Mart 1883’te doğan Memduh Şevket Esendal, büyük kahramanlık hikâyelerinden ziyade küçük memurun, mahalle insanının, taşra hayatının, aile içi gerilimlerin ve gündelik konuşma dilinin içindeki insan gerçeğini çok güçlü biçimde edebiyata taşımıştı. Hikâyelerinde gösterişli cümleler yerine konuşur gibi akan bir Türkçe kullanıyordu. Bu yüzden sonraki kuşaklarda Sait Faik çizgisine kadar uzanan sade anlatım damarının önemli öncüllerinden biriydi. Aynı zamanda İttihat ve Terakki çevresinde yer aldı, siyasetle erken dönemde ilişki kurdu, Osmanlı’nın son yıllarına da Cumhuriyet’in kuruluşuna da yakından şahitlik etti. Millî Mücadele yıllarında Ankara hareketini destekleyen kadrolar arasında yer aldı, yeni devletin dış temsil ve bürokrasi kadrolarında görev yaptı, elçiliklerde bulundu, ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel sekreterlik yaptı. 

1903 | Londra ve New York – Marconi’nin telsiz sistemiyle iki kıta arasında düzenli haber akışı başladı.

29 Mart 1903’te Marconi’nin kablosuz telgraf sistemiyle Londra ve New York arasında düzenli haber iletimi başladı. Bu gelişme, iletişim tarihinde büyük bir dönüm noktasıydı. Çünkü o güne kadar kıtalar arası haberleşme büyük ölçüde deniz altına döşenen kablolara bağlıydı. Marconi’nin sistemi ise mesajların kablo olmadan, radyo dalgalarıyla okyanusun ötesine gönderilebileceğini gösterdi. Bu, dünyanın farklı noktaları arasındaki mesafeyi kısaltan, haberin dolaşım hızını artıran ve iletişimi daha esnek hale getiren bir değişimdi. Sonraki yıllarda radyo yayıncılığı, askerî haberleşme, denizcilik güvenliği ve küresel iletişim ağları bu mantığın üzerine kuruldu. 

1936 | Kopenhag – Inge Lehmann, Dünya’nın iç çekirdeğinin katı olduğunu ortaya koydu.

29 Mart 1936’da Danimarkalı sismolog Inge Lehmann, Dünya’nın merkezinin tamamen sıvı olmadığını, onun içinde ayrıca katı bir iç çekirdek bulunduğunu ortaya koyan çalışmasını yayımladı. Bu sonuca, 1929’da Yeni Zelanda’da meydana gelen depremin yaydığı sismik dalgaları inceleyerek ulaştı. O güne kadar bilim dünyasında Dünya’nın iç yapısı konusunda farklı varsayımlar vardı. Lehmann’ın fark ettiği şey, bazı deprem dalgalarının beklenmedik biçimde yön değiştirmesiydi. Bu gözlem, gezegenin merkezinde katı bir çekirdek bulunduğunu gösteriyordu. Sonraki yıllarda gelişen teknoloji bu tespiti doğruladı.  

1938 | Ankara – Nâzım Hikmet, Harp Okulu davasında 15 yıl hapse mahkûm edildi.

29 Mart 1938’de Harp Okulu Komutanlığı Askerî Mahkemesi, Nâzım Hikmet’i askerî öğrencileri üstlerine karşı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı. Ancak Nâzım’ın mahkeme ve cezaevi süreci bununla bitmedi. Aynı yıl açılan Donanma davasında da ayrıca mahkûm edildi ve aldığı cezalar birleşince toplam cezası 28 yıl 4 aya kadar çıktı. Nâzım Hikmet bu kararlar nedeniyle yıllarca hapiste kaldı. Özellikle Bursa Cezaevi dönemi hem edebiyatı hem de kamuoyundaki yeri açısından belirleyici oldu. Serbest bırakılması için yurt içinde ve yurt dışında kampanyalar yürütüldü. 1950’de cezaevindeyken açlık grevine başladı. Bu eylem büyük yankı uyandırdı, annesi Celile Hanım ile Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat gibi isimler de Nazım Hikmet’e destek verdi. Aynı yıl çıkarılan af ve ceza indirimi düzenlemelerinin ardından Nâzım Hikmet özgürlüğüne kavuştu. 

1949 | İzmir – Kayahan doğdu.

29 Mart 1949’da doğan Kayahan, Türk pop müziğinin en etkili besteci, söz yazarı ve yorumcularından biriydi. Kendi sesiyle büyük hitler çıkardı ama etkisi bununla sınırlı kalmadı. Başta Nilüfer olmak üzere birçok önemli sanatçıya verdiği bestelerle Türk popunun hafızasında yer eden şarkılar yazdı. Geceler, Kar Taneleri, Esmer Günler, Mavilim, Yemin Ettim, Ellerin gibi eserler hem kendi kariyerinin hem de Türkçe pop repertuvarının kalıcı parçaları arasında yer aldı. Kayahan’ı özel yapan şey, aşkı, kırgınlığı, bağlılığı ve özlemi, insanların kendi hayatına kolayca yerleştirebildiği bir sadelikle anlatmasıydı. Bu yüzden 1990’lar ve 2000’lerde Türkçe popun ana akım hafızasında çok güçlü bir yer edindi ve şarkıları sonraki kuşaklar tarafından da söylenmeye devam etti. 

1956 | İstanbul – İlk Türk sinemacı olarak kabul edilen Fuat Uzkınay öldü.

29 Mart 1956’da ölen Fuat Uzkınay, 1914’te çektiği Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı nedeniyle ilk Türk filminin yönetmeni ve ilk Türk sinemacı olarak kabul edilir. Filmin kopyası bugün elimizde olmadığı için bu zaman zaman tartışılsa da Uzkınay’ın Türk sinemasının kuruluşundaki yeri değişmez. Çünkü o, bu ülkede ilk kez kamerayı kullanan, görüntü kaydını askerî ve belgesel amaçla değerlendiren, sinemanın bir meslek ve kurum haline gelmesinde rol oynayan ilk isimlerden biriydi. 

1957 | Kıbrıs – EOKA saldırıları ve sokak olayları büyüyünce adada sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

29 Mart 1957’de Kıbrıs’ta sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi, adadaki gerilimin artık günlük hayatı durduracak noktaya geldiğini gösteriyordu. Bunun arkasında birkaç yıllık bir birikim vardı. İngiliz yönetimine karşı 1955’te silahlı eylemlere başlayan EOKA, Enosis yani adanın Yunanistan’a bağlanması hedefiyle saldırılar düzenliyor, İngiliz yönetimi ise buna olağanüstü hâl, baskınlar, toplu gözaltılar ve sert güvenlik önlemleriyle karşılık veriyordu. 1956’da Başpiskopos Makarios’un sürgüne gönderilmesiyle ortam daha da gerildi. 1957’nin ilk aylarında ise saldırılar İngilizlerle beraber Türk toplumuna da yönelmeye başladı. Mart sonunda ilan edilen sokağa çıkma yasağı, kısa vadede sokaktaki hareketliliği bastırmayı amaçlıyordu ama çözmek bir yana, adadaki Türk-Rum ayrışmasının daha da artmasına yol açtı. Sonraki yıllarda önce toplumlar arası güvensizlik büyüdü, ardından 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığı kısa sürede sarsıldı, 1963’te çatışmalar patladı ve Kıbrıs meselesi Türkiye açısından bir millî mesele başlığına dönüştü. 

1968 | İstanbul – Türkiye’de ilk böbrek nakli yapıldı.

29 Mart 1968’de İstanbul’da, Dr. Atıf Taykurt ve ekibi Türkiye’deki ilk böbrek naklini gerçekleştirdi. Ameliyat Beyoğlu Belediye Hastanesi’nde yapıldı. Erzincanlı Recep Ilgar’dan alınan böbrek, hemşehrisi Yusuf Özer’e nakledildi. İlk günlerde kamuoyuna umut veren açıklamalar yapıldı, ancak bu ilk nakil uzun vadeli başarıya ulaşmadı. Türkiye’de ilk başarılı böbrek nakli daha sonra 1975’te Mehmet Haberal ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Buna rağmen 29 Mart 1968, Türk tıbbında yeni bir alanın kapısını açtı. Organ nakli, yoğun bakım, doku uyumu, bağış ve hukuk düzeni gibi başlıklar sonraki yıllarda bu ilk adımın üzerine kuruldu.  

1973 | Saygon – ABD’nin son muharip birlikleri Vietnam’dan ayrıldı.

29 Mart 1973’te Amerikan ordusunun Güney Vietnam’dan çekilmesinin zemini, iki ay önce imzalanan Paris Barış Anlaşması ile hazırlanmıştı. Washington uzun süredir savaştan çıkmanın yolunu arıyordu. Nixon yönetimi bir yandan Kuzey Vietnam’la masaya otururken, bir yandan da Vietnamlaştırma politikasıyla savaş yükünü Güney Vietnam ordusuna bırakmaya çalışıyordu. Yıllar süren bombardıman, on binlerce Amerikan askerinin ölümü, ülke içinde giderek yükselen savaş karşıtı hareket ve siyasal baskı, ABD’yi geri çekilmek zorunda bırakmıştı. 29 Mart günü son birliklerin ayrılmasıyla birlikte Amerika’nın Vietnam Savaşı’ndaki doğrudan askerî müdahalesi sona erdi. Aynı süreçte Amerikalı savaş esirlerinin bir bölümü de serbest bırakıldı ve ABD’nin Güney Vietnam’daki askerî komutanlığı kapatıldı. Ancak bu çekilme savaşın bittiği anlamına gelmedi. Ateşkes kısa sürede delindi, Kuzey Vietnam ile Güney Vietnam arasındaki çatışma yeniden büyüdü ve Güney Vietnam yönetimi Amerikan askerî gücü olmadan giderek zayıfladı. İki yıl sonra, Nisan 1975’te Saygon düştü ve savaş Kuzey Vietnam’ın kesin zaferiyle sonuçlandı. 

1982 | Münih – Carl Orff öldü.

29 Mart 1982’de ölen Carl Orff, özellikle Carmina Burana ile 20. yüzyıl müziğinde çok geniş bir etki yarattı. Bu eser yalnız klasik müzik çevrelerinde değil, sinema, reklam, spor ve popüler kültürde de sürekli yeniden kullanılan bir yapıta dönüştü. Orff’u önemli yapan şey, ritmi ve koro gücünü çok etkili biçimde kullanmasıydı. Müziği hem törensel hem sarsıcı bir etki taşıyordu.  

1989 | Ankara – TBMM’de çıkan silahlı kavgada Abdülrezzak Ceylan öldü.

29 Mart 1989’da TBMM kulislerinde Siirt milletvekilleri arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Olayın merkezinde Bağımsız Siirt Milletvekili Zeki Çeliker ile ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan vardı. Tartışma büyüyünce araya DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan girdi. Bu sırada İdris Arıkan’ın tabancasından çıkan kurşun Ceylan’a isabet etti ve Ceylan hayatını kaybetti. Olay, Meclis çatısı altında yaşandığı için büyük şok yarattı. İlk anda kimin kimi vurduğu konusunda karşılıklı suçlamalar yapıldı. Arıkan, kurşunun kendi silahından çıkmadığını ileri sürdü. Çeliker ise hedefin kendisi olduğunu, ancak Ceylan’ın vurulduğunu söyledi. Ankara Cumhuriyet Savcılığı olay yerinde inceleme yaptı, silahlara el konuldu ve İdris Arıkan gözaltına alındı. Sonraki süreçte milletvekili dokunulmazlığının suçüstü hali nedeniyle uygulanamayacağı değerlendirilerek tutuklandı. Yargılama sonunda olayın kasıtlı cinayet değil kaza sonucu ölüme sebebiyet verme olduğu kabul edildi. Arıkan kısa bir süre hapis yattı, ardından tahliye edildi.  

2000 | İstanbul – Karikatürist Mustafa Eremektar öldü.

29 Mart 2000’de ölen Mustafa Eremektar, Türkiye’de daha çok Mıstık adıyla tanınan ve en sevilen karikatürcülerden biriydi. Çocuk yaşta anne ve babasını kaybetti, Darülaceze’de büyüdü, çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı ve çizgiye tutunarak kendi yolunu açtı. Karikatür dünyasında kullandığı Mıstık imzasını ilk kez Bütün Dünya dergisinde kullanmaya başladı ve zamanla bu ad, kendi isminden daha çok bilinir hale geldi. Uzun yıllar gazetelerde, mizah dergilerinde ve çocuk yayınlarında çalıştı, çizgi romanlar, çocuk kitapları ve karikatür filmler üretti. Bir kuşağın hafızasında Mıstık adı o kadar yer etti ki, Mustafa isimli çok sayıda insan Mıstık lakabıyla anılıyordu.  

2004 | Brüksel – Yedi ülke NATO’ya katıldı.

29 Mart 2004’te Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya NATO’ya kabul edildi. Bu genişleme, Soğuk Savaş sonrası Avrupa güvenlik haritasının nasıl yeniden kurulduğunu gösteren en önemli adımlardan biriydi. Özellikle eski Doğu Bloku ülkelerinin ittifaka katılması, Rusya ile Batı arasındaki yeni gerilim başlıklarının zeminini de güçlendirdi. Türkiye açısından da Karadeniz, Balkanlar ve Baltık hattında yeni NATO dengeleri anlamına geliyordu.  

2005 | Isparta – Orhan Pamuk kitaplarının toplatılması girişimi tepki çekti.

29 Mart 2005’te Isparta’nın Sütçüler ilçesinde kaymakamın Orhan Pamuk’un kitaplarının kütüphane ve kitaplıklardan ayıklanıp imha edilmesine dönük talimat verdiği ortaya çıktı. Olay kısa sürede kamuoyuna yansıdı ve valilik talimatı iptal etti.  

2006 | Tam güneş tutulması Türkiye’de de izlendi.

29 Mart 2006’da tam güneş tutulması Afrika, Akdeniz, Türkiye, Karadeniz ve Orta Asya hattında geniş bir alanda gözlendi. Türkiye de tutulmanın önemli izleme merkezlerinden biri oldu.  

2009 | Türkiye – Yerel seçimlerde AK Parti birinci oldu.

29 Mart 2009’da yapılan yerel seçimlerde AK Parti yüzde 38,39 oyla birinci oldu. CHP yüzde 23,08 ile ikinci, MHP ise yüzde 15,97 ile üçüncü sırada yer aldı. 2007 genel seçimlerinden sonra iktidar partisinin yerelde gücünü ne ölçüde koruduğu ilk kez bu kadar net görüldü. AK Parti ülke genelinde birinci kalmayı başardı ama oy oranında önceki genel seçime göre düşüş yaşadı. CHP özellikle bazı büyükşehirlerde daha görünür hale geldi. MHP ise özellikle İç Anadolu ve bazı taşra illerinde dikkat çeken sonuçlar aldı. Diyarbakır ve çevresinde DTP çizgisinin gücü de açık biçimde ortaya çıktı. Seçim sonuçları, Türkiye’nin siyasal haritasında büyükşehirler, kıyı bölgeleri, İç Anadolu, Kürt illeri ve orta ölçekli kentler arasında belirgin farklar bulunduğunu yeniden gösterdi 

2010 | Moskova – Sabah saatlerinde düzenlenen iki intihar saldırısında 40 kişi öldü.

29 Mart 2010 sabahı Moskova metrosunun en işlek hatlarından ikisinde art arda iki patlama meydana geldi. İlk saldırı Lubyanka istasyonunda, ikincisi kısa süre sonra Park Kultury istasyonunda oldu. Patlamaları kadın intihar bombacıların gerçekleştirdiği açıklandı. Saldırılarda 40 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. Olayın ardından Rusya’daki soruşturma ve güvenlik kurumları saldırıların izini Kuzey Kafkasya’daki silahlı cihatçı yapılarla ilişkilendirdi. Dönemin Çeçen ayrılıkçı liderlerinden Doku Umarov daha sonra saldırının kendi emriyle yapıldığını duyurdu.  

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.