1 Ekim Tarihte Bugün

57 Dakika Okuma
1 Ekim Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 1 Ekim

1 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?

1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

Birleşmiş Milletler, dünya nüfusunun giderek yaşlanmasına dikkat çekmek amacıyla 1990 yılında 1 Ekim’i Uluslararası Yaşlılar Günü ilan etti. Gün ilk kez 1991’de kutlandı. 2026’nın teması ise “Uzun Ömür Çağı: Daha Uzun Yaşamlar İçin Sistemleri Yeniden Düşünmek.” Çünkü artık mesele yalnızca insanların daha uzun yaşaması değil; sağlık, emeklilik, barınma ve sosyal hayatın da daha uzun ömürlere göre yeniden düzenlenmesi.

Türkiye de hızla yaşlanan ülkelerden biri. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2025’te 10 milyona yaklaştı; başka bir ifadeyle Türkiye’de yaklaşık her 9 kişiden biri 65 yaşın üzerinde. Dünya Yaşlılar Günü nedeniyle 2026’da ayrıca 81 ilde saat 11.00’de eş zamanlı yürüyüş düzenlenecek. Dolayısıyla etkinlik Kocaeli’de de gerçekleştirilecek.

BUGÜN KAHVENİN GÜNÜ; ÜSTELİK 2026’NIN AYRI BİR ÖNEMİ VAR

Türk kahvesinden espressoya, filtre kahveden latteye dünyanın en yaygın içeceklerinden biri olan kahve için 1 Ekim Dünya Kahve Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Kahve Örgütü üyeleri ortak kutlama tarihini 2014’te belirledi ve ilk resmî Dünya Kahve Günü 1 Ekim 2015’te Milano’da düzenlendi.

Ancak 2026 kahve için küçük bir tarihî dönüm noktası oldu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 10 Mart 2026’da aldığı kararla 1 Ekim’i resmen Uluslararası Kahve Günü ilan etti. Böylece yıllardır kutlanan gün ilk kez BM’nin uluslararası günler takvimine de girdi. BM kararında kahvenin yalnızca bir içecek değil, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve dünya çapında büyük bir ekonomik ve kültürel zincirin parçası olduğuna dikkat çekiliyor.

Türkiye açısından küçük bir ayrıntı: 1 Ekim bütün kahvelerin günü. Türk kahvesine özel olarak anılan tarih ise 5 Aralık.

DÜNYA VEJETARYEN GÜNÜ

1 Ekim aynı zamanda Dünya Vejetaryen Günü. Kuzey Amerika Vejetaryen Derneği tarafından 1977’de başlatılan gün, ertesi yıl Uluslararası Vejetaryen Birliği tarafından da benimsendi. Amaç, insanları en azından bir günlüğüne etsiz beslenmeyi denemeye çağırmak ve bitkisel ağırlıklı beslenmenin sağlık, hayvanlar ve çevre üzerindeki etkilerini gündeme getirmek. 1 Ekim aynı zamanda bazı ülkelerde “Vejetaryen Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen ekim ayının başlangıcı.

1 EKİM ULUSLARARASI MÜZİK GÜNÜ

Müziğin de uluslararası bir günü var. Uluslararası Müzik Günü ilk kez 1 Ekim 1975’te, UNESCO’ya bağlı Uluslararası Müzik Konseyi’nin girişimiyle kutlandı. Günün arkasındaki isimlerden biri, dönemin konsey başkanı ve 20. yüzyılın en ünlü kemancılarından Yehudi Menuhin’di. Amaç, müziği toplumun daha geniş kesimlerine ulaştırmak ve farklı kültürler arasında müzik aracılığıyla bağ kurmaktı.

Menuhin’in ilk kutlama için yaptığı önerilerden biri de oldukça ilginçti: Kentlerde birkaç dakikalığına gürültünün susturulması ve meydanlarla parklarda insanların yalnızca müzik dinlemesi.

TÜRKİYE’DE CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI BAŞLIYOR

Türkiye’de 1-7 Ekim tarihleri Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı 1986’dan itibaren bu dönemi önce “Camiler Haftası” olarak kutlamaya başladı; 2003’te din görevlileri de kapsama alınarak bugünkü adına geçildi. Hafta boyunca camilerin toplum hayatındaki yeri ile imam, müezzin, Kur’an kursu öğreticileri ve diğer din görevlilerinin çalışmaları üzerine etkinlikler düzenleniyor.

2026 kapsamında Kocaeli’de de yıl içinde hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışmaları gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

TÜRKİYE’DE 1-7 EKİM EMZİRME HAFTASI

Türkiye’de 1-7 Ekim aynı zamanda Emzirme Haftası olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı, anne sütüyle beslenmenin önemine dikkat çekmek, anneleri desteklemek ve “Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla hafta boyunca çeşitli çalışmalar yürütüyor. İlk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenme, ardından uygun tamamlayıcı besinlerle birlikte emzirmenin sürdürülmesi sağlık kuruluşlarının temel mesajları arasında.

Burada küçük bir tarih ayrıntısı var: Dünyada “World Breastfeeding Week” adıyla bilinen uluslararası hafta ağustos ayında düzenleniyor. 1-7 Ekim ise Türkiye’de yerleşmiş olan Emzirme Haftası uygulaması.

EKİM AYI MEME KANSERİ FARKINDALIK AYI

1 Ekim yalnızca yeni bir ayın başlangıcı değil. Ekim ayı dünya genelinde Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak değerlendiriliyor; Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı ve sağlık kuruluşları ay boyunca erken tanı ve taramanın önemine dikkat çekiyor. Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. Bu nedenle ekim boyunca kullanılan pembe kurdele de meme kanseri farkındalığının uluslararası simgesi haline gelmiş durumda.

 

1 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ

Aşağıdakiler Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî günler değil; büyük bölümü ABD, Kanada, Japonya ve özel gün takvimlerinden çıkmış eğlenceli ya da kültürel kutlamalar.

MASKELİ GECE HIRSIZLARININ DA GÜNÜ VAR: RAKUNLARI TAKDİR GÜNÜ

1 Ekim, Uluslararası Rakunları Takdir Günü. Kuzey Amerika’ya özgü bu hayvanlar gözlerinin çevresindeki siyah tüyler nedeniyle sanki maske takmış gibi görünüyor; geceleri çöpleri karıştırmaları ve yiyecek çalmaları da onlara “küçük haydut” ününü kazandırmış durumda. Günün amacı ise rakunların yalnızca şehirlerde çöp kutularını deviren sevimli baş belaları olmadığını, doğal ekosistemin de bir parçası olduklarını hatırlatmak.

SİYAH KÖPEKLER İÇİN ÖZEL BİR GÜN

ABD’de 1 Ekim Ulusal Siyah Köpek Günü. Gün, hayvan hakları savunucusu Colleen Paige tarafından, barınaklardaki siyah tüylü köpeklerin sahiplenilmesini teşvik etmek amacıyla başlatıldı. Siyah köpeklerin fotoğraflarda daha az dikkat çektiği ya da bazı kültürel önyargılar nedeniyle barınaklarda gözden kaçabildiği düşüncesinden hareket eden günün mesajı basit: Köpeği rengine göre seçmeyin.

JAPONLAR İÇİN BUGÜN “SAKE GÜNÜ”

Japonya’da 1 Ekim Sake Günü – Nihonshu no Hi. Japonya Sake ve Shochu Üreticileri Birliği günü 1978’de ilan etti. Tarihin seçilmesinin pratik bir nedeni var: Pirinç hasadının ardından geleneksel sake üretim sezonu sonbaharda başlıyordu ve eskiden Japon sake üretim takviminin yeni yılı da 1 Ekim kabul ediliyordu. Bugün Japonya’da ve dünyanın çeşitli kentlerinde sake severler günü “Kampai!” diyerek kutluyor.

SONBAHAR GELDİYSE “PUMPKIN SPICE”IN DA GÜNÜ GELDİ

Amerikan özel gün takvimlerinde 1 Ekim Pumpkin Spice Günü. Adında “bal kabağı” geçmesine rağmen pumpkin spice aslında çoğunlukla tarçın, zencefil, karanfil, muskat ve yenibahar gibi baharatların karışımından oluşuyor. ABD’de sonbahar geldiğinde kahveden kurabiyeye, mumdan kahvaltılık gevreğe kadar neredeyse her şeyin “pumpkin spice” çeşidinin çıkması yıllardır başlı başına bir popüler kültür şakasına dönüşmüş durumda.

FIRINI YAKMAK İÇİN BAHANE ARAYANLARA: EV YAPIMI KURABİYE GÜNÜ

ABD’de 1 Ekim’in daha ciddi olmayan kutlamalarından biri de Ulusal Ev Yapımı Kurabiye Günü. Günün kurucusu ya da neden tam 1 Ekim’in seçildiği konusunda sağlam bir tarih bulunmuyor. Yapılması beklenen şey ise son derece açık: Hazır paket yerine kurabiyeyi evde yapın, mümkünse başkalarıyla da paylaşın.

 

1 EKİM’DE NELER OLDU?

MÖ 331 – BÜYÜK İSKENDER, GAUGAMELA’DA PERS ORDUSUNU YENDİ

Makedonya Kralı Büyük İskender, 1 Ekim MÖ 331’de bugünkü Irak’ın kuzeyindeki Gaugamela yakınlarında Pers Kralı III. Darius’un ordusuyla karşılaştı. Darius, süvarilerine ve savaş arabalarına avantaj sağlamak için geniş bir düzlük seçmiş, hatta savaş alanını önceden hazırlatmıştı. Buna rağmen İskender’in ordusu Pers hatlarını yararak kesin bir zafer kazandı; III. Darius savaş alanından kaçmak zorunda kaldı. Gaugamela yenilgisi, Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun askerî gücünü büyük ölçüde kırdı. İskender kısa süre sonra Babil ve Susa’yı ele geçirdi, ardından Pers topraklarının merkezine ilerledi. Savaş, Antik Çağ’ın siyasi haritasını değiştiren en önemli çatışmalardan biri kabul ediliyor.

1795 – FRANSA, BUGÜNKÜ BELÇİKA’YI KENDİ TOPRAKLARINA KATTI

Fransız Devrimi’nin ardından Avrupa’yı sarsan savaşlar sırasında Fransız ordusu, bugünkü Belçika’nın büyük bölümünü ele geçirdi. Bölge o sırada Avrupa’nın yüzyıllarca etkili hanedanlarından Habsburgların Avusturya kolunun yönetimindeydi ve “Avusturya Hollandası” olarak biliniyordu. Fransa, 1 Ekim 1795’te bölgeyi resmen kendi topraklarına kattı ve yeni idarî bölgelere ayırdı. Fransız yönetimi 1814’e kadar sürdü; bugünkü Belçika ise ancak 1830’daki ayaklanmanın ardından bağımsız bir devlet haline geldi.

1827 – RUS ORDUSU ERİVAN’I ELE GEÇİRDİ

Rusya ile İran arasındaki savaş sırasında General İvan Paskeviç komutasındaki Rus ordusu, Ekim 1827 başında Erivan’ı ele geçirdi. Bugünkü Ermenistan’ın başkenti olan Erivan, o sırada İran’daki Kaçar Hanedanı’na bağlı Erivan Hanlığı’nın merkeziydi. Kent ve çevresi daha önce Osmanlılar ile İran arasında defalarca el değiştirmişti. Erivan’ın düşmesi Rusya’nın Güney Kafkasya’daki ilerleyişini hızlandırdı; 1828’de imzalanan Türkmençay Antlaşması’yla Erivan ve Nahçıvan hanlıkları resmen Rusya’ya bırakıldı.

1869 – DÜNYANIN İLK POSTA KARTI AVUSTURYA’DA KULLANIMA GİRDİ

Mektuptan daha kısa ve ucuz bir haberleşme aracı fikrini ortaya atan Avusturyalı iktisatçı Emanuel Herrmann’ın önerisi kısa sürede uygulamaya geçti. Avusturya Postası 1869’da “Correspondenz-Karte” adı verilen ilk resmî posta kartlarını çıkardı. Kartlar büyük ilgi gördü; daha ilk ayda yaklaşık 1,4 milyon adet satıldı. Bugünkü resimli kartpostallar daha sonra ortaya çıkacak, ancak açık biçimde postayla gönderilen bu kısa mesaj kartları modern kartpostalın öncüsü olacaktı.

1880 – EDISON’UN FABRİKASINDA ELEKTRİK AMPULLERİNİN TİCARİ ÜRETİMİ BAŞLADI

Thomas Edison’un ABD’nin New Jersey eyaletindeki Menlo Park laboratuvarının yanında kurduğu Edison Lamp Works, 1 Ekim 1880’de elektrik ampullerinin ticari üretimine başladı. Edison ve ekibi akkor ampulü kullanılabilir ve uzun ömürlü hale getirmek için yıllarca çalışmış; karbon filamanlı lambalarda önemli ilerleme sağlamıştı. Menlo Park’taki tesis, deneysel ampullerin laboratuvardan çıkıp seri üretilebilen bir ürüne dönüşmesinin önemli adımlarından biri oldu. Fabrika kısa süre içinde günde yüzlerce, daha sonra yaklaşık bin ampul üretebilecek kapasiteye ulaştı.

1890 – YOSEMITE MİLLÎ PARK OLDU

ABD’nin ve dünyanın en ünlü doğal alanlarından Yosemite, 1 Ekim 1890’da çıkarılan yasayla millî park ilan edildi. Böylece Yosemite, Yellowstone ve Sequoia’nın ardından ABD’nin üçüncü millî parkı oldu. Bölgenin korunmasına yönelik ilk adım aslında daha önce atılmış, Başkan Abraham Lincoln 1864’te Yosemite Vadisi ile dev sekoya ağaçlarının bulunduğu Mariposa Grove’u koruma altına almıştı. 1890 kararı ise çok daha geniş bir alanı koruyarak modern doğa koruma hareketinin simgelerinden birini ortaya çıkardı.

1891 – STANFORD ÜNİVERSİTESİ İLK ÖĞRENCİLERİNİ KABUL ETTİ

Bugün dünyanın önde gelen araştırma üniversitelerinden biri olan Stanford Üniversitesi, 1 Ekim 1891’de eğitim hayatına başladı. California’nın eski valilerinden Leland Stanford ile eşi Jane Stanford, üniversiteyi 15 yaşında hayatını kaybeden tek çocukları Leland Stanford Jr.’ın anısına kurmuştu. İlk yılında yaklaşık 555 öğrenci kayıt yaptırdı. Üniversite daha sonra özellikle bilim, mühendislik ve teknoloji alanlarında dünyanın en etkili merkezlerinden birine dönüştü; Silikon Vadisi’nin gelişiminde de önemli rol oynadı.

1905 – GALATASARAY SPOR KULÜBÜ KURULDU

Galatasaray Lisesi öğrencisi Ali Sami Yen ve arkadaşları, 1 Ekim 1905’te edebiyat öğretmeni Mehmet Ata Bey’in dersi sırasında bir futbol kulübü kurmaya karar verdi. Amaçlarını Ali Sami Yen daha sonra, “İngilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek” sözleriyle anlatacaktı. Böylece Galatasaray’ın temelleri atıldı. Kulübün ilk spor dalı futboldu; ilk başkanı da Ali Sami Yen oldu. Osmanlı’da o tarihte spor kulüplerini resmen tescil edecek bir dernekler düzeni bulunmadığından Galatasaray’ın yasal kaydı daha sonra, 1913’te yapıldı.

1908 – FORD MODEL T SATIŞA ÇIKTI

Otomobil tarihinin en önemli modellerinden Ford Model T, 1 Ekim 1908’de ABD’de satışa sunuldu. Henry Ford’un amacı, yalnızca zenginlerin satın alabildiği pahalı otomobiller yerine dayanıklı, kullanımı kolay ve geniş kitlelerin erişebileceği bir araç üretmekti. Model T bu hedefi büyük ölçüde gerçekleştirdi; 1927’ye kadar yaklaşık 15 milyon adet üretildi ve otomobilin günlük hayatın parçasına dönüşmesinde büyük rol oynadı. Ford birkaç yıl sonra geliştirdiği hareketli montaj hattıyla üretimi hızlandırıp maliyetleri daha da düşürecekti.

1918 – ŞAM, OSMANLI YÖNETİMİNDEN ÇIKTI

Birinci Dünya Savaşı’nın son haftalarında Osmanlı ordusunun Filistin ve Suriye’den çekilmesi sürerken, 1 Ekim 1918 sabahı Müttefik kuvvetler Şam’a girdi. Kente ilk ulaşan birlikler Avustralya Hafif Süvari birlikleriydi; birkaç saat sonra İngiliz istihbarat subayı T. E. Lawrence, yani “Arabistanlı Lawrence”, Emir Faysal’a bağlı Arap kuvvetleriyle birlikte Şam’a geldi. Böylece yaklaşık dört asırdır Osmanlı yönetiminde bulunan Şam elden çıktı. Kentin kimin tarafından “kurtarıldığı” daha o günlerden itibaren siyasi bir tartışmaya dönüştü; İngiltere, savaş sonrasında Arap yönetiminin meşruiyetini güçlendirmek amacıyla Emir Faysal’ın kuvvetlerinin rolünü özellikle öne çıkardı.

1925 – ATATÜRK, İPEKİŞ FABRİKASININ TEMELİNİ BURSA’DA ATTI

Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sanayileşme hamlelerinden biri 1 Ekim 1925’te Bursa’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa Dokumacılık ve Trikotaj Şirketi tarafından kurulacak ve daha sonra İpekiş adını alacak fabrikanın temelini bizzat attı. Bursa’nın ipekçilik ve dokumacılık birikimini modern sanayiye taşımayı amaçlayan tesis, İş Bankası’nın da desteğiyle kuruldu ve 1927’de üretime geçti. Atatürk temel atma töreninde Bursa’da fabrikaların çoğalmasını istediğini özellikle vurguladı. İpekiş, Cumhuriyet’in erken dönem özel sanayi girişimlerinin en önemli örneklerinden biri oldu.

1936 – FRANCO, İSPANYA’DA MİLLİYETÇİ GÜÇLERİN LİDERİ OLDU

İspanya İç Savaşı’nın başlamasından yaklaşık iki buçuk ay sonra General Francisco Franco, 1 Ekim 1936’da Cumhuriyet hükûmetine karşı savaşan Milliyetçi güçlerin kontrolündeki bölgelerde devlet ve hükûmet yetkilerini devraldı; aynı zamanda ordunun başkomutanı oldu. İspanya’da savaş, Temmuz 1936’da bir grup generalin seçimle işbaşına gelmiş Cumhuriyet yönetimine karşı askerî ayaklanmasıyla başlamıştı. Franco zamanla Milliyetçi cephenin tartışmasız lideri haline geldi; iç savaşın 1939’da Milliyetçilerin zaferiyle sona ermesinin ardından ülkeyi 1975’teki ölümüne kadar yönetti.

1940 – ABD’NİN İLK MODERN SÜPER OTOYOLU TRAFİĞE AÇILDI

ABD’de otomobil ulaşımının yeni dönemini başlatan Pennsylvania Turnpike, 1 Ekim 1940’ta trafiğe açıldı. Yaklaşık 257 kilometrelik ilk bölüm; dört şeritli yolu, kontrollü giriş çıkışları, tünelleri ve dinlenme tesisleriyle dönemi için büyük bir mühendislik projesiydi. “Amerika’nın ilk süper otoyolu” olarak tanıtılan yol, daha sonra ülke genelinde kurulacak modern otoyol sistemlerinin de örneklerinden biri oldu. İlk yıl için 1,3 milyon araç beklenirken yolu yaklaşık 2,4 milyon araç kullandı.

1940 – ALBERT EINSTEIN AMERİKAN VATANDAŞI OLDU

  1. yüzyılın en ünlü bilim insanlarından Albert Einstein, 1 Ekim 1940’ta yemin ederek ABD vatandaşı oldu. Almanya’da Nazilerin iktidara gelmesinin ardından 1933’te ülkesine dönmeyen Einstein, Alman vatandaşlığından çıkmış ve ABD’de Princeton’a yerleşmişti. 1936’da Amerikan vatandaşlığı için başvuran ünlü fizikçi, dört yıl sonra New Jersey’deki törende vatandaşlık belgesini aldı. Einstein hayatının geri kalanını ABD’de geçirdi ve 1955’te Princeton’da öldü.

1942 – SAVAŞ YILLARINDA EĞLENCE YERLERİNE SAAT 22.00 SINIRI GETİRİLDİ

Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na girmemişti ama savaşın yarattığı kıtlık ve enerji sıkıntısı günlük hayatı giderek daha fazla etkiliyordu. 1 Ekim 1942 tarihli gazeteler, kömür ve elektrikten tasarruf amacıyla eğlence yerlerinin geceleri saat 22.00’de kapatılmasını öngören yeni tedbirleri duyurdu. Dükkânların çalışma saatlerinin ve İstanbul’daki vapur, tramvay, tünel ile banliyö trenlerinin seferlerinin de azaltılması planlanıyordu. Böylece savaş, cepheye asker göndermeyen Türkiye’de bile insanların gece kaçta eğlenebileceğinden eve nasıl döneceğine kadar gündelik hayatın içine girmişti.

1946 – NÜRNBERG DAVASI SONA ERDİ, NAZİ YÖNETİCİLERİN CEZALARI AÇIKLANDI

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Nazi Almanyası’nın önde gelen yöneticilerinin yargılandığı Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi, 1 Ekim 1946’da kararların açıklanmasıyla sona erdi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar dahil çeşitli suçlamalarla yargılanan sanıklardan 12’si idama, 3’ü ömür boyu hapse, 4’ü 10 ila 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına mahkûm edildi; 3 sanık ise beraat etti. İdama mahkûm edilenler arasında Hermann Göring, Joachim von Ribbentrop ve Wilhelm Keitel de vardı. Nürnberg yargılamaları, devlet yöneticilerinin işledikleri savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan kişisel olarak sorumlu tutulabilecekleri anlayışının yerleşmesinde ve modern uluslararası ceza hukukunun gelişmesinde temel dönüm noktalarından biri oldu.

1949 – DEVLET TİYATROLARI İLK KEZ PERDELERİNİ AÇTI

Türkiye’de tiyatronun devlet eliyle kurumsallaşmasının en önemli adımlarından biri 1 Ekim 1949’da atıldı. Aynı yıl çıkarılan yasayla kurulan Devlet Tiyatro ve Operası, Muhsin Ertuğrul yönetiminde Ankara’da ilk oyunlarını seyirciyle buluşturdu. Küçük Tiyatro’da Cevat Fehmi Başkut’un “Küçük Şehir”, Büyük Tiyatro’da ise Goethe’nin “Faust” adlı eseri sahnelendi. Böylece Devlet Tiyatroları’nın bugün de devam eden düzenli sahne faaliyetleri başlamış oldu. Büyük Tiyatro da aynı gün Devlet Tiyatroları sahnesi olarak hizmete girdi.

1949 – ÇİN HALK CUMHURİYETİ İLAN EDİLDİ

Çin’de yıllardır süren iç savaşta Komünist Parti’nin üstünlük sağlamasının ardından Mao Zedong, 1 Ekim 1949’da Pekin’de Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Mao bir gün önce yeni devletin Merkezî Halk Hükûmeti Başkanlığına seçilmişti. Böylece Çin ana karasında yönetim Komünist Parti’nin eline geçti; Çan Kay-şek liderliğindeki Milliyetçi yönetim ise güçlerini Tayvan’a çekti. 1 Ekim bugün Çin’de ülkenin en önemli resmî bayramlarından biri olan Ulusal Gün olarak kutlanıyor.

1951 – HAVA HARP OKULU ESKİŞEHİR’DE AÇILDI

Türk Hava Kuvvetlerine kendi bünyesinde subay yetiştirmek amacıyla kurulan Hava Harp Okulu, 1 Ekim 1951’de Eskişehir’de eğitim ve öğretime başladı. Türkiye’de askerî havacılık eğitiminin geçmişi 1912’de Yeşilköy’de açılan Hava Okulu’na kadar uzanıyordu; ancak havacı subaylar uzun süre Kara Harp Okulu üzerinden yetiştiriliyordu. Hava Harp Okulu’nun açılmasıyla bu eğitim bağımsız bir yapıya kavuştu. Okul 1954’te İzmir-Güzelyalı’ya, 1967’de ise İstanbul-Yeşilyurt’taki bugünkü yerleşkesine taşındı.

1952 – GÜNEY KORE’DEKİ ESİR KAMPINDA 56 ÇİNLİ ESİR ÖLDÜRÜLDÜ

Kore Savaşı sürerken Güney Kore’nin Jeju Adası’ndaki savaş esiri kampında 1 Ekim 1952’de çıkan olaylarda Amerikan askerleri ateş açtı; 56 Çinli savaş esiri öldü, yaklaşık 100 kişi yaralandı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü nedeniyle gösteri yapan esirlerin dağılmayı reddetmesi üzerine Amerikan birlikleri kampa girdi. BM Komutanlığı, askerlerin taş, mızrak ve dikenli tellerden yapılmış silahlarla saldırıya uğradığını ve düzeni sağlamak için ateş açıldığını bildirdi. Olay, Kore Savaşı sırasında savaş esirlerinin nasıl geri gönderileceği konusunda zaten büyük gerilim yaşanan kamplardaki en kanlı çatışmalardan biri oldu.

1952 – ET VE BALIK KURUMU KURULDU

Türkiye’de hayvancılığı geliştirmek, üreticinin elindeki hayvanı uygun fiyatla satın almak ve büyük kentlerin et ihtiyacını düzenli biçimde karşılamak amacıyla Et ve Balık Kurumu, 1 Ekim 1952’de kuruldu. Ticaret Bakanlığına bağlı ve 40 milyon lira sermayeli bir devlet kuruluşu olarak faaliyete geçen kurum, sonraki yıllarda ülkenin farklı bölgelerinde et kombinaları ve soğuk hava tesisleri kurdu. İlk et kombinası 1953’te Erzurum’da açıldı. Uzun yıllar Türkiye’de et piyasasının en önemli kamu kuruluşlarından biri olan Et ve Balık Kurumu’nun adı, 2013’te faaliyet alanına sütün de eklenmesiyle Et ve Süt Kurumu olarak değiştirildi.

1958 – NASA RESMEN FAALİYETE GEÇTİ

ABD’nin uzay çalışmalarını yürütecek sivil kurum olan NASA, 1 Ekim 1958’de resmen faaliyete geçti. Sovyetler Birliği’nin bir yıl önce Sputnik’i uzaya göndererek dünyanın ilk yapay uydusunu yörüngeye yerleştirmesi, ABD’de uzay yarışını hızlandırmıştı. Başkan Dwight Eisenhower, NASA’yı kuran yasayı 29 Temmuz’da imzaladı; yeni kurum 1 Ekim’de çalışmalarına başladı. Daha önce havacılık araştırmaları yapan NACA’nın yaklaşık 8 bin çalışanı ve araştırma merkezleri de NASA’ya devredildi. Kurum yalnızca birkaç gün sonra ABD’nin ilk insanlı uzay programı olacak Mercury Projesi üzerinde çalışmaya başladı.

1960 – KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN BAĞIMSIZLIK GÜNÜ BUGÜN KUTLANIYOR

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Bağımsızlık Günü 1 Ekim’de kutlanıyor; ancak İngiliz sömürge yönetiminin sona erdiği asıl tarih 16 Ağustos 1960. Zürih ve Londra anlaşmalarıyla kurulan yeni devlet, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin ortaklığına dayanıyordu. Rum lider Başpiskopos Makarios Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türklerinin lideri Dr. Fazıl Küçük ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.

Ancak ortaklık birkaç yıl içinde ağır bir krize girdi. 1963’ten sonra Kıbrıs Türkleri merkezi yönetimden ayrıldı; 1974’ten itibaren ada fiilen iki ayrı yönetim altında kaldı. Kuzeyde 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi ve KKTC kuruluş yıldönümünü 15 Kasım’da kutluyor. Bu nedenle 1 Ekim bugün KKTC’nin değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmî bayramı.

1960 – NİJERYA İNGİLTERE’DEN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANDI

Afrika’nın en kalabalık ülkesi Nijerya, 1 Ekim 1960’ta İngiliz sömürge yönetiminden çıkarak bağımsızlığını kazandı. Ülkenin ilk Başbakanı Abubakar Tafawa Balewa olurken, İngiliz bayrağının yerini bugün de kullanılan yeşil-beyaz-yeşil Nijerya bayrağı aldı. Nijerya bağımsızlığın ardından İngiliz Milletler Topluluğu içinde kaldı ve II. Elizabeth bir süre daha devlet başkanı sayıldı; ülke tam üç yıl sonra, 1 Ekim 1963’te cumhuriyet oldu. 1 Ekim bugün Nijerya’da Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor.

1964 – DÜNYANIN MODERN HIZLI TREN ÇAĞI SHINKANSEN’LE BAŞLADI

Japonya’nın Tokaido Shinkansen hattı, 1 Ekim 1964’te Tokyo ile Osaka arasında seferlere başladı. İlk trenler saatte 210 kilometre hıza ulaşıyordu; böylece yüksek hızlı demiryolu ulaşımı ilk kez büyük ölçekli ve düzenli bir yolcu sistemi haline geldi. “Mermi tren” olarak da tanınan Shinkansen, daha sonra Japonya’nın teknoloji ve ulaşım başarısının simgelerinden biri oldu ve Fransa’daki TGV başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesindeki hızlı tren sistemlerine örnek oluşturdu.

1971 – BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİYLE İLK HASTA GÖRÜNTÜLENDİ

Modern tıbbın en önemli görüntüleme yöntemlerinden bilgisayarlı tomografi – BT/CT, ilk kez 1 Ekim 1971’de canlı bir hasta üzerinde kullanıldı. Londra’daki Atkinson Morley Hastanesi’nde beyin tümöründen şüphelenilen bir kadın, Godfrey Hounsfield’ın geliştirdiği cihazla tarandı. Görüntülerin bilgisayarda işlenmesi günümüzün aksine iki gün sürdü; fakat sonuç doktorların beynin iç yapısını ameliyatsız ve kesitler halinde görebilmesini sağladı. Hounsfield, CT’nin geliştirilmesindeki çalışmaları nedeniyle Alan Cormack’la birlikte 1979 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı.

1971 – WALT DISNEY WORLD KAPILARINI AÇTI

Dünyanın en büyük eğlence merkezlerinden Walt Disney World, 1 Ekim 1971’de Florida’da açıldı. İlk gün kompleks yalnızca Magic Kingdom ile Contemporary ve Polynesian Village adlı iki otelden oluşuyordu. Walt Disney projeyi planlamış ancak açılışı göremeden 1966’da hayatını kaybetmişti; projenin tamamlanmasını kardeşi Roy Disney üstlendi. Yıllar içinde yeni tema parkları ve oteller eklenen Walt Disney World, dünyanın en çok ziyaret edilen turizm merkezlerinden birine dönüştü.

1972 – CEMAL KAMACI AVRUPA BOKS ŞAMPİYONU OLDU

Türk boksunun unutulmaz isimlerinden Cemal Kamacı, 1 Ekim 1972’de İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda Fransız Roger Zami’yi yenerek 63,5 kiloda Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonu oldu. Yaklaşık 25 bin kişinin izlediği karşılaşma 15 raund sürdü; Kamacı, hakem kararıyla rakibini sayı üstünlüğüyle geçti. Böylece profesyonel boksta Avrupa şampiyonluğuna ulaşan ilk Türk boksör olarak tarihe geçti. Kamacı unvanını 1973’te kaybetti ancak 1975’te yeniden Avrupa şampiyonu oldu.

1975 – MUHAMMAD ALİ İLE JOE FRAZIER “MANİLA’DAKİ GERİLİM”DE KARŞILAŞTI

Boks tarihinin en ünlü karşılaşmalarından Muhammad Ali-Joe Frazier üçüncü maçı, 1 Ekim 1975’te Filipinler’in başkenti Manila’da yapıldı. “Thrilla in Manila” adıyla tarihe geçen karşılaşma olağanüstü sıcak ve ağır şartlarda 14 raund sürdü. Frazier’ın gözleri neredeyse tamamen kapanınca antrenörü 15’inci raunda çıkmasına izin vermedi ve Ali maçı kazandı. Ali daha sonra karşılaşmayı hayatında “ölüme en çok yaklaştığı an”lardan biri olarak tanımlayacaktı. İki efsane arasındaki üç maçlık rekabetin son karşılaşması, boks tarihinin en sert mücadelelerinden biri kabul ediliyor.

1977 – PELÉ FUTBOLA VEDA ETTİ

Futbol tarihinin en büyük yıldızlarından Pelé, 1 Ekim 1977’de New York’taki Giants Stadium’da oynanan özel maçla futbolculuk kariyerini noktaladı. Veda maçında profesyonel kariyerinde formasını giydiği iki kulüp, New York Cosmos ile Brezilya’nın Santos takımı karşı karşıya geldi. Pelé ilk yarıda Cosmos, ikinci yarıda Santos forması giydi; yaklaşık 75 bin kişinin izlediği karşılaşmada bir de gol attı. Tribünlerde Muhammed Ali ve ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger gibi ünlü isimler de vardı. Maçtan önce seyircilere seslenen Pelé, on binlerce kişiye üç kez “Love – Sevgi” diye bağırttı. Brezilya ile üç Dünya Kupası kazanan Pelé, böylece yaklaşık yirmi yıllık olağanüstü futbol kariyerine noktayı koydu.

1982 – İLK CD ÇALAR SATIŞA ÇIKTI, MÜZİKTE DİJİTAL DÖNEM BAŞLADI

Sony, 1 Ekim 1982’de CDP-101 adlı CD çaları Japonya’da satışa sundu. Sony ile Philips’in birlikte geliştirdiği kompakt disk teknolojisini kullanan cihaz, 168 bin yenlik fiyatıyla piyasaya çıktı; aynı gün CBS/Sony de ilk 50 CD albümünü satışa sundu. Plak ve kasetin egemen olduğu müzik dünyasına giren CD, sonraki yıllarda hızla yayılarak 1980’lerin sonlarından itibaren müzik endüstrisinin temel formatlarından biri haline geldi. Sony birkaç yıl sonra taşınabilir CD çaları da piyasaya sürecekti.

1985 – İSRAİL, TUNUS’TAKİ FKÖ KARARGÂHINI BOMBALADI

İsrail savaş uçakları, 1 Ekim 1985’te Tunus’un başkenti yakınlarındaki Filistin Kurtuluş Örgütü – FKÖ karargâhını bombaladı. “Tahta Bacak Operasyonu” adı verilen saldırıda Tunus yönetiminin BM’ye bildirdiği rakama göre 68 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı. İsrail, saldırının birkaç gün önce Kıbrıs’ta üç İsraillinin öldürülmesine karşılık gerçekleştirildiğini ve hedefin FKÖ karargâhı olduğunu açıkladı; Tunus ise saldırının kendi egemenliğinin açık ihlali olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de 4 Ekim’de kabul ettiği 573 sayılı kararla saldırıyı Tunus’un egemenliğine yönelik bir saldırı olarak kınadı.

1988 – GORBAÇOV, SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DEVLET BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ ÜSTLENDİ

Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin 1985’ten beri lideri olan Mihail Gorbaçov, 1 Ekim 1988’de Yüksek Sovyet Prezidyumu Başkanlığına seçildi. Bu makam, o dönemde Sovyetler Birliği’nin devlet başkanlığı görevini yürütüyordu. Böylece Gorbaçov, parti liderliğinin yanı sıra devletin en üst makamını da üstlenerek siyasi gücünü daha da artırdı. “Perestroyka” adı verilen yeniden yapılanma ve “glasnost” olarak bilinen açıklık politikalarını yürüten Gorbaçov, iki yıl sonra oluşturulan Sovyetler Birliği Başkanlığına da seçilecekti. Sovyetler Birliği ise Aralık 1991’de dağıldı.

1992 – PKK’NIN CEVİZDALI KÖYÜ SALDIRISINDA ONLARCA KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

PKK mensupları, 1 Ekim 1992’de Bitlis’in Cevizdalı köyüne saldırdı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 1992 yılı raporuna göre yaklaşık 100 kişilik bir grubun gerçekleştirdiği saldırıda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 37 kişi öldü, 21 kişi yaralandı; köy korucularına ait bazı evler de ateşe verildi. Dönemin ilk gazete haberleri ve bazı daha sonraki kaynaklar ölü sayısını 30 olarak verdiğinden rakamlar arasında farklılık bulunuyor. Cevizdalı saldırısı, 1990’lı yıllarda PKK’nın köylere yönelik gerçekleştirdiği en ağır saldırılardan biri olarak hafızalarda kaldı.

1992 – KADINLARA HARP OKULLARININ YOLU AÇILDI

TBMM, 1 Ekim 1992’de kadınların da harp okullarına öğrenci olarak alınabilmesini sağlayan yasa değişikliğini kabul etti. O tarihe kadar Harp Okulları Kanunu’nda bulunan “erkek öğrenci” şartı nedeniyle kadınlar Kara, Deniz ve Hava Harp okullarına kabul edilmiyordu. 3839 sayılı kanunla bu şart kaldırıldı ve kadınların harp okullarında eğitim görerek subay olmasının önü açıldı. Kanun ertesi gün Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

1992 – CARTOON NETWORK YAYINA BAŞLADI

Çocuk televizyonculuğunu ve animasyon kültürünü değiştiren Cartoon Network, 1 Ekim 1992’de ABD’de yayına başladı. Ted Turner’ın şirketi, MGM ve Hanna-Barbera’dan aldığı dev çizgi film arşivini değerlendirmek amacıyla 24 saat yalnızca animasyon yayımlayan yeni bir kanal kurdu. Başlangıçta Looney Tunes, Tom ve Jerry, Popeye ve Hanna-Barbera çizgi filmleri ağırlıktaydı; sonraki yıllarda Dexter’s Laboratory, Johnny Bravo, Powerpuff Girls ve Courage the Cowardly Dog gibi kendi yapımlarıyla yeni bir kuşağın çocukluk kültürünü şekillendirdi. İlk yayında kanalın erişebildiği Amerikan hane sayısı yaklaşık 2 milyondu.

1995 – DİNAR DEPREMİNDE 90’DAN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesi, 1 Ekim 1995 saat 17.57’de şiddetli bir depremle sarsıldı. Büyüklüğü farklı ölçümlerde 6,1 ile 6,4 arasında verilen depremde 90’dan fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 250 kişi yaralandı. Binlerce bina ağır ya da orta derecede hasar gördü; elektrik, su ve haberleşme sistemi büyük ölçüde aksadı. Depremden önce bölgede hissedilen öncü sarsıntılar nedeniyle çok sayıda kişinin evlerinden çıkmış olması, can kaybının daha da artmasını önledi. Dinar depremi, 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaşanan en yıkıcı depremlerden biri olarak hafızalarda kaldı.

1998 – DEMİREL, SURİYE’Yİ PKK NEDENİYLE AÇIKÇA UYARDI

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 1 Ekim 1998’de TBMM’nin yeni yasama yılını açarken Suriye’yi PKK’ya ve Abdullah Öcalan’a destek vermekle suçlayarak sert biçimde uyardı. Türkiye’nin Suriye’ye karşı karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söyleyen Demirel, “sabrımızın taşmak üzere olduğunu” ilan etti.

Bu açıklama, haftalardır tırmanan Türkiye-Suriye krizinin en kritik aşamalarından biriydi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş 16 Eylül’de Hatay’da benzer bir uyarı yapmıştı. Krizin ardından Abdullah Öcalan 9 Ekim’de Suriye’den ayrıldı; Türkiye ile Suriye arasında 20 Ekim’de imzalanan Adana Mutabakatı ile Suriye, PKK’nın kendi topraklarındaki faaliyetlerini engellemeyi taahhüt etti.

1999 – RUS ORDUSU ÇEÇENİSTAN’A GİRDİ, İKİNCİ ÇEÇEN SAVAŞI BAŞLADI

Birinci Çeçen Savaşı’nın sona ermesinden üç yıl sonra Rus kara birlikleri 30 Eylül’ü 1 Ekim 1999’a bağlayan saatlerde yeniden Çeçenistan’a girmeye başladı. Rusya haftalardır bölgeyi havadan bombalıyordu; kara harekâtıyla birlikte çatışmalar İkinci Çeçen Savaşı’na dönüştü. Moskova operasyonu, Çeçenistan merkezli silahlı grupların Dağıstan’a saldırıları ve Rus kentlerinde yüzlerce kişinin öldüğü apartman bombalamalarının ardından başlattı; Kremlin bombalamalardan Çeçen militanları sorumlu tutarken Çeçen yönetimi suçlamaları reddetti. Rus ordusu sonraki aylarda Grozni’ye ilerledi ve başkenti Şubat 2000’de ele geçirdi. Savaş ve ardından süren çatışmalar on binlerce insanın yerinden edilmesine ve ağır sivil kayıplara yol açtı.

2012 – ALEX DE SOUZA’NIN FENERBAHÇE DÖNEMİ SONA ERDİ

Fenerbahçe’nin unutulmaz futbolcularından Alex de Souza, 1 Ekim 2012’de sarı-lacivertli kulüpten ayrıldı. Teknik direktör Aykut Kocaman tarafından kadro dışı bırakılan Brezilyalı yıldız, aynı gün Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticilerle yaptığı görüşmenin ardından sözleşmesini karşılıklı olarak feshetti. Alex ayrılığı sosyal medyadan, “Hayatımın en üzücü imzası oldu. Fenerbahçe bir oyuncu kaybetti ama bir taraftar kazandı” sözleriyle duyurdu. 2004’ten beri Fenerbahçe forması giyen ve takım kaptanlığı da yapan Alex, ligde attığı 136 golle kulüp tarihinin en önemli futbolcularından biri haline gelmişti. Ayrılık kararı taraftarların büyük tepkisine yol açtı; o gece yüzlerce Fenerbahçeli Alex’in evinin önünde toplanarak yıldız futbolcuya destek verdi.

2017 – KATALONYA’DA TARTIŞMALI BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU YAPILDI

İspanya’nın Katalonya bölgesinde 1 Ekim 2017’de bağımsızlık referandumu düzenlendi. İspanya Anayasa Mahkemesi oylamayı anayasaya aykırı bulmuştu; merkezi hükümet referandumu engellemek amacıyla polis gönderdi ve birçok sandık merkezinde çatışmalar yaşandı. Katalan yönetiminin açıkladığı sonuçlara göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 43’ü oy kullandı ve kullanılan oyların yaklaşık yüzde 90’ı bağımsızlıktan yana çıktı. İspanya Merkezi Seçim Kurulu ise oylamanın yasal bir referandum niteliği taşımadığını ve sonuçların geçerli sayılamayacağını açıkladı. Olay, İspanya’nın onlarca yıldır yaşadığı en ağır anayasal krizlerden birine dönüştü.

2017 – LAS VEGAS’TA KONSER ALANINA ATEŞ AÇILDI: 60 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

ABD’nin Las Vegas kentinde 1 Ekim 2017 gecesi Route 91 Harvest müzik festivalini izleyen binlerce kişinin üzerine ateş açıldı. Mandalay Bay Oteli’nin 32’nci katındaki odasından konser alanına ateş eden 64 yaşındaki Stephen Paddock, yaklaşık 11 dakika içinde binden fazla mermi sıktı. Saldırıda 60 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Paddock, polis odasına ulaşmadan önce intihar etti. Olay, modern ABD tarihinin en fazla can kaybına yol açan kitlesel silahlı saldırısı olarak kayıtlara geçti. FBI’ın kapsamlı incelemesine rağmen saldırganın neden böyle bir eylem gerçekleştirdiğine ilişkin tek ve açık bir neden belirlenemedi.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 1 EKİM

1567 – GECE YARISI GELEN DEPREM İZMİT’TE EVLERİ YIKTI

İzmit’in uzun deprem tarihindeki eski büyük sarsıntılardan biri 1 Ekim 1567 gecesi meydana geldi. Deprem İstanbul ve İzmit’te bazı evlerin yıkılmasına, Sapanca’da ise toprak kaymalarına yol açtı. Olayın en ilginç tanıklıklarından biri, o sırada İzmit’te esir bulunan İsviçreli bir din adamına ait. Sarsıntıya inşaat halindeki bir evin bodrumunda yakalandığını anlatan papaz, binanın temelinden çatısına kadar sallandığını ve içeridekilerin büyük korku yaşadığını yazdı. Modern paleosismoloji araştırmaları da 1567 depremini Kuzey Anadolu Fayı’nın Sapanca-Akyazı kesimindeki tarihsel büyük kırılmalardan biriyle ilişkilendiriyor.

1919 – İZMİT’TE MİLLÎ MÜCADELE İÇİN KRİTİK TOPLANTI GERÇEKLEŞEMEDİ

Sivas Kongresi’nin ardından Anadolu’nun birçok yerinde İstanbul Hükümeti’yle ilişkiler kesilirken İzmit merkezinde durum hâlâ belirsizdi. Mutasarrıf Ali Suat Bey “tarafsız” kalmaya çalışıyordu. Baskıların artması üzerine 1 Ekim 1919’da Belediye binasında müftü, din adamları, belediye heyeti ve kentin ileri gelenlerinin katılacağı bir toplantı yapılmasına karar verildi. Ama toplantıya yalnızca memurlar gelince görüşme 3 Ekim Cuma günü Fevziye Camii’nde yapılmak üzere ertelendi. Bu sırada İstanbul’daki hükümet değiştiği için toplantıya gerek kalmadı.

Aynı gün Heyet-i Temsiliye ülkeye gönderdiği genelgede Kandıra ve Şile’ye kadar uzanan “İzmit havalisinin” Kuvayı Milliye’ye katıldığını duyuruyordu. Buna karşılık Mustafa Kemal Paşa’nın aynı tarihteki yazışmalarında “İzmit’in henüz kazanılmamış bulunduğu” ifadesi geçiyor. Çelişki gibi görünen bu durum aslında dönemin tablosunu iyi anlatıyor: Kocaeli’nin çevresinde Millî Mücadele örgütlenmesi güçlenmişti ancak İzmit merkezindeki mülkî yönetimin tavrı henüz kesinleşmemişti.

1930 – 32 YILDIR İZMİT MÜFTÜSÜ OLAN HASAN FEHMİ MORALI EMEKLİ OLDU

İzmit’in uzun süre görev yapan din adamlarından Hasan Fehmi Moralı, 1 Ekim 1930’da İzmit Müftülüğünden emekliye ayrıldı. 1866’da İzmit’te doğan Moralı, rüştiye ve medrese eğitiminin ardından öğretmenlik yaptı; 1898’de İzmit Müftülüğüne getirildi. Yunan işgali sırasında siyasi nedenlerle İstanbul’a gitmek zorunda kaldı, Millî Mücadele’nin ardından kente dönerek görevini sürdürdü. Böylece kesintiler dışında 32 yıl boyunca İzmit Müftülüğü yaptı. 1940’ta İzmit’te hayatını kaybetti.

1963 – İZMİT’İN EFSANE MEKÂNLARINDAN “SALON SAMİ” FAALİYETE GEÇTİ

Bir dönem İzmit’in sosyal hayatının buluşma noktalarından olan Salon Sami’nin resmî hikâyesi 1 Ekim 1963’te başladı. İzmit Ticaret Odası kayıtlarında işletme, o tarihten itibaren faaliyete geçen “Sami Girgin, Girgin Salonu” olarak yer alıyor. Ticaret sicilindeki faaliyet alanları gazino, pastane ve soğuk büfeydi; fakat İzmitliler resmî adı pek benimsemedi ve mekâna sahibinin adıyla “Salon Sami” demeye başladı.

Bilardo salonun önemli parçalarından biriydi; açılışı da eski İzmit Belediye Başkanı ve iyi bir bilardo oyuncusu olan Osman Gencal yaptı. Zamanla sanatçıların, tiyatrocuların, gazetecilerin, öğrencilerin ve kentin tanınmış isimlerinin uğrak yerine dönüşen Salon Sami’nin özellikle 1964-1986 arasındaki dönemi İzmit kent hafızasında ayrı bir yer edindi.

1976 – KOCAELİ ASKER HASTANESİ DERİNCE’DEKİ YENİ BİNASINA TAŞINDI

Uzun yıllar İzmit merkezinde hizmet veren Kocaeli Asker Hastanesi, 1 Ekim 1976’da Derince’deki yeni binasına taşındı. Hastanenin geçmişi çok daha eskiye uzanıyordu. İkinci Dünya Savaşı sırasında kolordu birliklerinin İzmit’e gelmesi ve salgın hastalıkların artması üzerine yatak kapasitesi 500’e kadar çıkarılmış; 1950’lerden itibaren kentteki deniz birliklerinin personeline de hizmet vermeye başlamıştı. Derince’ye taşındıktan sonra yaklaşık 100 yataklı olarak uzun yıllar faaliyetini sürdürdü.

1982 – İZMİT’TE KÂĞIT SANAYİSİNİ KURAN MEHMET ALİ KÂĞITÇI HAYATINI KAYBETTİ

Türkiye’de modern kâğıt sanayisinin kurucusu Mehmet Ali Kâğıtçı, 1 Ekim 1982’de Heybeliada’da hayatını kaybetti. Kâğıt fabrikasının İzmit’te kurulması için yapılan teknik hazırlıkların merkezinde yer alan Kâğıtçı, 1934’te fabrikanın müdürlüğüne getirildi; 18 Nisan 1936’da Türkiye’nin ilk yerli kâğıdının İzmit’te üretilmesini sağladı. Ancak Kocaeli’yle bağı yalnız fabrikadan ibaret değildi. 1937-1941 arasında İzmit Halkevi Başkanlığı yaptı, 1937’de İzmit Kâğıtspor Kulübü’nü kurdu ve kente katkıları nedeniyle aynı yıl kendisine “Fahri Hemşerilik Belgesi” verildi. Bugün eski SEKA yerleşkesindeki kâğıt müzesinin onun adını taşıması da Mehmet Ali Kâğıtçı’nın İzmit’in sanayi hafızasındaki yerini yaşatıyor.

1998 – SEKA’NIN KAPATILMASINA KARŞI 38 GÜNLÜK DİRENİŞ BAŞLADI

İzmit’in sanayi tarihinin simgesi SEKA için kritik günlerden biri 1 Ekim 1998 oldu. Özelleştirme Yüksek Kurulu 14 Eylül’de SEKA İzmit İşletmesi’nin kapatılmasına, arazisinin bir bölümünün yeşil alan ve spor alanı olarak belediyeye verilmesine ve çalışanların başka kurumlara aktarılmasına karar vermişti. Hükümet kapatma kararının 1 Ekim’de uygulanmasını kararlaştırınca Selüloz-İş öncülüğündeki SEKA işçileri fabrikayı terk etmeme eylemine başladı.

Direniş 38 gün sürdü. İşçiler yalnız işlerini değil, İzmit’le neredeyse özdeşleşmiş bir fabrikanın varlığını savunuyordu. Hükümet ilk kapatma girişimini geri çekmek zorunda kaldı; Özelleştirme Yüksek Kurulu 6 Ekim’de yeniden kapatma kararı verse de uygulama çalışanların istihdam sorunu çözülene kadar ertelendi. 8 Ekim tarihli Cumhuriyet de işçilerin bir haftadır fabrikayı terk etmediğini ve “Bugün SEKA, yarın tüm ülke” sloganıyla eylemi sürdürdüğünü yazıyordu.

 

1 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ

Eski gazetelerde 1 Ekim günü okurun Kocaeli hakkında neler gördüğüne bakınca bambaşka bir kent çıkıyor karşımıza: Yapımı bitmeyen Halkevi, baştan aşağı değişen İzmit sahili, kurulması tasarlanan modern iskele, Körfez’de kaybolan balıklar, üniversite öğrencileri için yurt arayan İzmitliler…

1940 – SON POSTA’DA İZMİT: SAHİL DEĞİŞİYOR, YENİ İSKELE GELİYOR

Son Posta gazetesinin 1 Ekim 1940 tarihli sayfası İzmit’e geniş yer ayırmıştı. Gazeteye göre sahilde yapılan yeni Halkevi binası tamamlanmak üzereydi ve Cumhuriyet Bayramı’nda açılması planlanıyordu. Hemen yanındaki sahilde ise belediye 370 metre uzunluğunda yeni bir rıhtım yaptırmış, çevredeki eski yapılar kamulaştırılarak yıkılmaya başlanmıştı. Gazete, daha önce “bakımsız ve harap” olarak tanımladığı sahil boyunun kentin en güzel yerlerinden birine dönüşmeye başladığını yazıyordu.

Aynı sayfada çok daha büyük bir proje daha anlatılıyordu: “İzmit Transit İskelesi.” L biçimindeki iskelenin iki kolunun yaklaşık 100 ve 75 metre olması; üzerinde yolcu bekleme salonu, vapur acentesi, polis noktaları ve hatta bir gazino bulunması planlanıyordu. Yük taşımak için dekovil hattı ve vinçler de yapılacaktı. Gazetenin verdiği tahmini maliyet 150 bin liraydı.

Halkevi konusunda ise gazetenin öngörüsü tutmadı. İnşaat ekonomik sıkıntılar yüzünden uzadı ve Cumhuriyet Bayramı’nda açılamadı; bugün hâlâ İzmit’in simge yapılarından biri olan bina ancak 22 Şubat 1942’de resmen hizmete girebildi.

1940 – “İZMİT KÖRFEZİ’NDE BALIK KALMADI”

Aynı Son Posta sayfasında bugünün Kocaelilisi için şaşırtıcı derecede tanıdık başka bir mesele vardı. Gazete, bir zamanlar levrek, mercan, barbunya, lüfer ve sardalyasıyla ünlü İzmit Körfezi’nde balığın iyice azaldığından yakınıyordu. Habere göre eskiden Körfez’den çıkan balıklar İstanbul’a bile gönderilirken 1940 sonbaharında İzmitliler balığa hasret kalmış, bulunan birkaç tür de pahalılaşmıştı. Gazete açıkça “İzmit balıkçılığının ihyasına gidilmeli” çağrısı yapıyordu.

1940 – İZMİT’İN TARİHİNİ ÜÇ CİLTTE YAZMAYA GİRİŞTİLER

Yerel Türk Yolu gazetesinin 1 Ekim 1940 tarihli haberine göre, İzmit tarihini kapsamlı biçimde yazmak için Halkevi’nde bir komisyon oluşturuldu ve Mehmet Ali Kağıtçı başkanlığında ilk toplantı yapıldı. Plan oldukça iddialıydı: İzmit tarihi, Osmanlı öncesi dönem, Osmanlı dönemi ve Kurtuluş Savaşı-Cumhuriyet dönemi olmak üzere üç bölüm ve üç cilt halinde hazırlanacaktı. Komisyon iş bölümü yaparak çalışmaya da başlamıştı.

1950 – İZMİTLİ ÜNİVERSİTELİLERİN DERDİ YURT: DERNEĞİN 74 ÜYESİ VARDI

Türk Yolu gazetesinin 1 Ekim 1950 tarihli sayısı, İstanbul’da üniversite okuyan İzmitli gençlerin dayanışmasını haberleştiriyordu. İzmitli yükseköğrenim öğrencilerinin oluşturduğu derneğin daha o tarihte 74 üyesi vardı; merkezi ise İzmit Halkevi’nde kendilerine ayrılan küçük bir odaydı. Amaçlardan biri, maddi durumu iyi olmayan yaklaşık 40 İzmitli öğrencinin İstanbul’daki yurtlarda barınmasını sağlamak, uzun vadede ise öğrencilere ait bir yurt kurmaktı.

Dernek yalnız barınmayla ilgilenmiyordu; kütüphane ve spor alanı kurmak, köy gezileri ve kamplar düzenlemek, öğrencilerin çiftçilerle buluşarak tarımsal çalışmalar yapmasını sağlamak gibi hedefleri de vardı. Bugünkü Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği-KYÖD’ün kökleri de aynı yıllardaki İzmitli yükseköğrenim öğrencilerinin bu örgütlenmelerine uzanıyor; KYÖD kendi tarihçesinde öğrenci derneğinin kuruluş çalışmalarını 1947’ye kadar götürüyor.

1956 – MİLLİYET’İN BİRİNCİ SAYFASINDA İZMİT’TEKİ SİYASİ PARTİ KONGRESİ

Milliyet gazetesinin 1 Ekim 1956 tarihli birinci sayfasında, Cumhuriyetçi Millet Partisi’nin İzmit İl Kongresi de vardı. Gazetenin İzmit muhabirinin haberine göre kongreye 250 delege katıldı. İstanbul’dan gelen konukların konuşmak istemesi üzerine emniyet görevlilerinin yalnız iki kişiye konuşma izni vermesi de haberde özellikle belirtilmişti. Kongrede dönemin muhalefet partileri arasındaki işbirliği tartışmaları öne çıkıyordu.

 

1 EKİM’DE DOĞANLAR

1881 – WILLIAM BOEING: Dünyanın en büyük havacılık şirketlerinden Boeing’in kurucusu Amerikalı sanayici ve havacılık öncüsü. Kereste ticaretinden kazandığı serveti henüz emekleme dönemindeki havacılığa yatırdı; 1916’da kurduğu küçük uçak şirketi zamanla yolcu uçaklarından uzay araçlarına uzanan küresel bir havacılık devine dönüştü.

1903 – VLADIMIR HOROWITZ: 20. yüzyılın en büyük klasik müzik piyanistlerinden biri kabul edilen Ukrayna doğumlu Amerikalı sanatçı. Olağanüstü tekniği ve özellikle Chopin, Rachmaninoff ve Liszt yorumlarıyla müzik tarihine geçti.

1910 – BONNIE PARKER: Büyük Buhran yıllarında sevgilisi Clyde Barrow ile birlikte ABD’de banka ve dükkân soygunları yapan ünlü kanun kaçağı. “Bonnie ve Clyde” çifti polis tarafından 1934’te kurulan pusuda öldürüldü; hikâyeleri daha sonra filmlere, şarkılara ve kitaplara konu olarak popüler kültür efsanesine dönüştü.

1920 – WALTER MATTHAU: Kendine özgü yüzü, huysuz ama sempatik karakterleri ve Jack Lemmon’la oluşturduğu unutulmaz ikiliyle Hollywood’un sevilen oyuncularından. The Odd Couple, Grumpy Old Men ve The Fortune Cookie en bilinen filmleri arasında; The Fortune Cookie ile Oscar kazandı.

1924 – JIMMY CARTER: ABD’nin 39. başkanı. 1977-1981 arasında görev yapan Carter, başkanlığından sonra özellikle seçim gözlemciliği, insan hakları ve barış çalışmalarıyla uzun yıllar kamu yaşamında kaldı. 1 Ekim 2024’te 100 yaşına ulaşarak 100. doğum gününü gören ilk ABD başkanı oldu.

1928 – GEORGE PEPPARD: Türkiye’de bir kuşağın özellikle “A Takımı” dizisinin Hannibal’ı olarak tanıdığı Amerikalı oyuncu. Audrey Hepburn’le başrolü paylaştığı Breakfast at Tiffany’s de sinema kariyerinin en ünlü filmlerinden biri oldu.

1930 – PHILIPPE NOIRET: Fransız sinemasının önemli karakter oyuncularından. Türkiye’de de çok sevilen Cinema Paradiso – Cennet Sineması filmindeki Alfredo karakteriyle geniş kitlelerin hafızasında yer etti.

1930 – RICHARD HARRIS: İrlandalı oyuncu ve şarkıcı. Camelot, A Man Called Horse ve Gladiator gibi filmlerde rol aldı; yeni kuşaklar onu ilk iki Harry Potter filmindeki Profesör Dumbledore olarak tanıdı.

1932 – SEYFİ DURSUNOĞLU: Türkiye’nin en özgün sahne ve televizyon kişiliklerinden. Huysuz Virjin karakteriyle gazinolardan televizyona uzanan yaklaşık yarım yüzyıllık bir kariyer kurdu; sivri dili, doğaçlamaları ve seyirciyle kurduğu ilişkiyle Türk eğlence tarihinin unutulmaz isimlerinden biri oldu.

1935 – JULIE ANDREWS: Sinema ve müzikal tarihinin en tanınmış yıldızlarından. Mary Poppins ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı; The Sound of Music – Neşeli Günler ise kuşaklar boyunca izlenen klasiklerden biri oldu.

1938 – TUNÇ BAŞARAN: Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden. Özellikle cezaevindeki kadınlarla birlikte yaşayan küçük bir çocuğun gözünden anlatılan “Uçurtmayı Vurmasınlar”, Türk sinemasının unutulmaz filmleri arasına girdi.

1943 – JEAN-JACQUES ANNAUD: Fransız yönetmen. The Name of the Rose – Gülün Adı, The Bear – Ayı, Seven Years in Tibet ve Enemy at the Gates gibi dünya çapında ses getiren filmlere imza attı.

1947 – KENAN IŞIK: Tiyatro oyuncusu, yönetmen, gazeteci ve televizyon sunucusu. Uzun yıllar Devlet Tiyatroları’nda görev yaptı; geniş kitleler onu özellikle “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasının sunucusu olarak tanıdı.

1949 – ANDRÉ RIEU: Klasik müziği büyük konser şovlarına taşıyan Hollandalı kemancı ve orkestra şefi. Johann Strauss Orkestrası’yla verdiği gösterişli açık hava konserleri sayesinde klasik müziğin dünya çapında en popüler isimlerinden birine dönüştü.

1952 – NUSRET ÇOLPAN: Geleneksel Türk minyatürünü çağdaş kent görüntüleriyle buluşturan ressam ve mimar. Matrakçı Nasuh’tan etkilenen Çolpan, İstanbul başta olmak üzere pek çok kenti kuşbakışı minyatürlerle resmetti; eserleri metro istasyonlarından büyük mimari yapılara kadar farklı mekânlarda kullanıldı.

1953 – İSAK ANDİÇ: İstanbul doğumlu Türk-İspanyol iş insanı ve dünya çapındaki moda markası Mango’nun kurucusu. Ailesiyle 1969’da İspanya’ya yerleşti; Türkiye’den getirilen ürünleri satarak başladığı ticaret hayatını, 1984’te kurduğu Mango ile uluslararası bir moda şirketine dönüştürdü. 2024’te geçirdiği dağ kazasında hayatını kaybetti.

1956 – THERESA MAY: 2016-2019 yılları arasında Birleşik Krallık Başbakanlığı yapan İngiliz siyasetçi. Margaret Thatcher’dan sonra ülkenin ikinci kadın başbakanı oldu ve görev döneminin büyük bölümünde Brexit süreciyle uğraştı.

1958 – MELİHAT GÜLSES: Klasik Türk müziğinin güçlü yorumcularından. Uzun yıllar TRT İstanbul Radyosu’nda görev yaptı; klasik repertuvarın yanı sıra farklı müzik türleriyle yaptığı çalışmalarla da tanındı.

1959 – YOUSSOU N’DOUR: Senegal müziğini dünya sahnesine taşıyan şarkıcı ve besteci. Türkiye’de de özellikle Neneh Cherry ile söylediği “7 Seconds” şarkısıyla tanındı; Afrika popüler müziğinin uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden biri oldu.

1964 – ZEKİ DEMİRKUBUZ: Türk sinemasında kendine özgü anlatım diliyle tanınan yönetmen, senarist ve yapımcı. Masumiyet, Üçüncü Sayfa, Yazgı, İtiraf, Kader, Yeraltı ve Hayat gibi filmlerinde suçluluk, yalnızlık, kader, aşk ve insanın karanlık tarafını işledi. Sinemaya Zeki Ökten’in yanında asistan olarak başladı.

1966 – GEORGE WEAH: Afrika futbol tarihinin en büyük yıldızlarından. Monaco, Paris Saint-Germain, Milan ve Chelsea gibi kulüplerde oynadı; 1995’te FIFA Dünya Yılın Futbolcusu ödülünü ve Ballon d’Or’u kazanan ilk Afrikalı futbolcu oldu. Futbolun ardından siyasete girdi ve 2018-2024 arasında Liberya Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

1969 – ZACH GALIFIANAKIS: Amerikalı oyuncu ve komedyen. Dünya çapındaki büyük çıkışını The Hangover – Felekten Bir Gece filmlerindeki Alan karakteriyle yaptı; sıra dışı röportaj programı Between Two Ferns ile de tanındı.

1975 – FADİK SEVİN ATASOY: Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, yazar ve yönetmen. İlginç bir tesadüfle, Devlet Tiyatroları’nın perdelerini açtığı gün olan 1 Ekim’de dünyaya geldi. Sanatçı bir ailede büyüyen Atasoy, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da tiyatro ve sinema çalışmaları yaptı.

1976 – ÜMİT KARAN: Türk eski millî futbolcu. Gençlerbirliği’nde yıldızı parladı; özellikle Galatasaray formasıyla attığı goller ve kaptanlık yaptığı dönemle hatırlanıyor. Sarı-kırmızılı takımla üç lig şampiyonluğu yaşadı.

1989 – BRIE LARSON: Amerikalı oyuncu ve yönetmen. Room filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı; Marvel Sinematik Evreni’nde Captain Marvel karakterini canlandırarak dünya çapında tanınırlığını artırdı.

1990 – HAZAL KAYA: Türk dizi ve sinema oyuncusu. Aşk-ı Memnu’daki Nihal ve Adını Feriha Koydum’daki Feriha rolleriyle geniş kitlelere ulaştı; daha sonra Bizim Hikaye başta olmak üzere çok sayıda yapımda başrol oynadı.

1992 – BORAN KUZUM: Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Vatanım Sensin dizisindeki Leon karakteriyle geniş kitlelerce tanındı; ardından Şahin Tepesi, Saygı ve Bihter gibi yapımlarda rol aldı.

1994 – MAHMOUD “TRÉZÉGUET” HASSAN: Mısırlı millî futbolcu. Türkiye’de Kasımpaşa ve Trabzonspor formaları giydi; İngiltere’de Aston Villa’da da oynadı. Mısır Millî Takımı’yla Afrika Uluslar Kupası ve Dünya Kupası’nda mücadele etti.

 

1 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1931 – RUHİ AREL: Türk resim sanatının öncü isimlerinden. 1914 Kuşağı olarak bilinen ressamlar arasında yer aldı; Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğretmenlik yaptı. Portreleri, İstanbul görünümleri ve günlük yaşamdan sahneleriyle tanındı.

1950 – FAİK ALİ OZANSOY: Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti çevrelerinde yer alan Türk şair, eğitimci ve bürokrat. Ünlü şair Süleyman Nazif’in kardeşiydi; şiirin yanı sıra kaymakamlık, mutasarrıflık ve Diyarbakır Valiliği gibi görevlerde bulundu. 1 Ekim 1950’de Ankara’da hayatını kaybetti.

1957 – MUSTAFA ABDÜLHALİK RENDA: Cumhuriyet’in ilk döneminin önemli devlet adamlarından. Maliye ve Millî Savunma bakanlıkları yaptı; 1935’ten 1946’ya kadar 11 yılı aşkın süre TBMM Başkanlığı görevini yürüttü. 1 Ekim 1957’de İstanbul’da hayatını kaybetti.

1972 – LOUIS LEAKEY: İnsanlığın kökenlerini araştıran çalışmaların en etkili isimlerinden İngiliz-Kenyalı paleoantropolog. Tanzanya’daki Olduvai Gorge’da yaptığı çalışmalar, insan evriminin Afrika’da başladığı görüşünün güçlenmesinde büyük rol oynadı. Jane Goodall’ın şempanzeler, Dian Fossey’nin goriller ve Biruté Galdikas’ın orangutanlar üzerine çalışmalarının başlamasına da öncülük etti.

1985 – E. B. WHITE: Amerikan edebiyatının önemli deneme ve çocuk kitabı yazarlarından. Charlotte’s Web ve Stuart Little gibi kitapları dünya çapında milyonlarca okura ulaştı. Aynı zamanda İngilizce yazımın en ünlü başvuru kitaplarından The Elements of Style’ın yazarlarından biriydi.

2004 – RICHARD AVEDON: 20. yüzyıl fotoğrafçılığının en etkili isimlerinden. Moda fotoğrafını durağan stüdyo pozlarından çıkarıp hareketli ve canlı bir görsel dile taşıdı; Marilyn Monroe’dan Audrey Hepburn’e, sanatçılardan siyasetçilere kadar dönemin birçok ünlü isminin unutulmaz portrelerini çekti.

2007 – AL OERTER: Olimpiyat tarihinin sıra dışı atletlerinden. Disk atmada 1956, 1960, 1964 ve 1968 Olimpiyatlarında art arda dört altın madalya kazandı ve her seferinde Olimpiyat rekoru kırdı. Aynı bireysel branşta dört Olimpiyat üst üste şampiyon olan ilk sporcu olarak tarihe geçti.

2012 – BERKANT: Türk pop müziğinin unutulmaz seslerinden. Asıl adı Berkant Akgürgen olan sanatçı özellikle “Samanyolu” şarkısıyla büyük ün kazandı. Bir milyonun üzerinde satan plak Türkiye’de dönemin en büyük müzik başarılarından birine dönüştü; şarkı farklı dillerde de seslendirildi. Berkant, 1 Ekim 2012’de hayatını kaybetti.

2012 – ERIC HOBSBAWM: 20. yüzyılın en etkili tarihçilerinden. Fransız Devrimi’nden sanayi devrimine, milliyetçilikten 20. yüzyıl savaşlarına kadar modern dünya tarihini geniş bir çerçevede ele alan eserleri çok sayıda dile çevrildi. Devrim Çağı, Sermaye Çağı, İmparatorluk Çağı ve Aşırılıklar Çağı en tanınmış kitapları arasında. 95 yaşında hayatını kaybetti.

2013 – TOM CLANCY: Casusluk, askerî teknoloji ve Soğuk Savaş gerilimlerini bir araya getiren romanlarıyla dünya çapında ün kazanan Amerikalı yazar. The Hunt for Red October, Patriot Games ve Clear and Present Danger sinemaya uyarlandı; yarattığı Jack Ryan karakteri de romanlardan sinema ve televizyona uzanan büyük bir seriye dönüştü.

2018 – CHARLES AZNAVOUR: Ermeni kökenli Fransız şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu. Edith Piaf’ın desteğiyle başladığı kariyerinde “La Bohème”, “She” ve “Hier Encore” gibi şarkılarla dünya çapında tanındı; 100 milyondan fazla albüm sattı. Fransız şansonunun en büyük isimlerinden biri kabul edilen Aznavour, 94 yaşında hayatını kaybetti.

2019 – ABDİ ALGÜL: Yeşilçam’ın yüzü çok tanınan ama adı daha az bilinen karakter oyuncularından. Yaklaşık 170 filmde, çoğunlukla kötü adam ve yan karakter rollerinde oynadı; özellikle Kemal Sunal’ın “Tokatçı” filmindeki kara borsacı rolüyle hatırlanıyor. Sakar Şakir, Yedi Bela Hüsnü, Şekerpare ve Köyden İndim Şehire gibi filmlerde de rol aldı.

2019 – TARIK ÜNLÜOĞLU: Türk tiyatro, sinema ve televizyonunun güçlü karakter oyuncularından. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda 20 yılı aşkın süre görev yaptı; televizyon seyircisinin geniş kesimi onu özellikle “Kurtlar Vadisi”ndeki Testere Necmi ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’daki Ünal Kaplan rolleriyle tanıdı. Seslendirme sanatçılığı da yapan Ünlüoğlu, 1 Ekim 2019’da hayatını kaybetti.

2021 – OĞUZHAN ASİLTÜRK: Türk siyasetçi. 1970’li yıllarda İçişleri Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yaptı; uzun yıllar Millî Görüş hareketinin önde gelen siyasetçilerinden biri olarak yer aldı. Hayatının son döneminde Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyordu. 1 Ekim 2021’de 86 yaşında hayatını kaybetti.

2021 – İLHAN DANER: Yeşilçam’ın oyuncu, senarist ve yönetmenlerinden. 1950’lerin sonlarından itibaren sinema ve tiyatroda çalıştı; komedi ağırlıklı filmlerde karakter oyuncusu olarak tanındı. Daha sonraki yıllarda televizyon dizilerinde de rol alan Daner, 1 Ekim 2021’de hayatını kaybetti.

2024 – GÜNERİ CIVAOĞLU: Türk gazeteciliğinin uzun soluklu isimlerinden. Muhabirlikten gazete yöneticiliğine ve köşe yazarlığına uzanan kariyerinde Tercüman, Güneş, Sabah ve Milliyet gibi gazetelerde çalıştı; televizyonda uzun yıllar “Şeffaf Oda” programını sundu. 1 Ekim 2024’te 85 yaşında hayatını kaybetti.

2025 – JANE GOODALL: Şempanzeler üzerine yaptığı çalışmalarla insanın hayvanlar hakkındaki düşüncesini değiştiren İngiliz primatolog ve çevre bilimci. 1960’ta Tanzanya’daki Gombe’de başladığı araştırmalarda şempanzelerin alet yapıp kullandığını gözlemledi; bu keşif o dönemde alet kullanımının yalnız insana özgü olduğu yönündeki yaygın görüşü sarstı. Sonraki yıllarda doğa koruma ve hayvan hakları çalışmalarının dünya çapındaki en tanınmış isimlerinden biri oldu. Jane Goodall, ABD’de bir konuşma turnesindeyken 1 Ekim 2025’te 91 yaşında hayatını kaybetti.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.