Günün Tarihi / 1 Ağustos
1 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?
1 Ağustos; Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinden emzirmenin anne ve çocuk sağlığındaki önemine, akciğer kanseriyle mücadeleden izcilik dayanışmasına kadar farklı konuların öne çıktığı bir gün.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Toplumsal Direniş Bayramı
Kıbrıs Türk halkı, tarihindeki üç önemli dönüm noktasını 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı adıyla birlikte kutluyor. Kıbrıs’ın Osmanlı hâkimiyetine girişinin 455’inci, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun 68’inci ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 50’nci yıl dönümü olan 1 Ağustos’ta, KKTC genelinde anıt ve şehitliklerde törenler düzenleniyor. Türk Mukavemet Teşkilatı, Kıbrıs Türklerinin adadaki varlığını ve güvenliğini korumak amacıyla 1 Ağustos 1958’de kurulmuş, görevini 1 Ağustos 1976’da Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına devretmişti.
Dünya Emzirme Haftası başlıyor
Anne sütüyle beslenmenin çocuk sağlığı, bağışıklık sistemi ve gelişimi üzerindeki önemine dikkat çeken Dünya Emzirme Haftası, her yıl 1-7 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, sağlık bakanlıkları ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenen haftanın 2026 teması, “Yaşama sürdürülebilir bir başlangıç için emzirme: İşe yarayanı güçlendirelim” olarak belirlendi. Kampanya, başarılı destek programlarının yaygınlaştırılmasını ve annelerin sağlık kuruluşlarından iş yerlerine kadar hayatın her alanında desteklenmesini amaçlıyor.
Dünya Akciğer Kanseri Günü
Akciğer kanserinin önlenmesi, erken teşhisi ve tedavisi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 1 Ağustos Dünya Akciğer Kanseri Günü olarak anılıyor. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2022’de yaklaşık 2,5 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konuldu ve hastalık 1,8 milyon kişinin ölümüne yol açtı. Sigara kullanımı en önemli risk etkeni olmayı sürdürürken hava kirliliği, pasif içicilik, asbest ve bazı mesleki maruziyetler de hastalığa neden olabiliyor. Gün kapsamında özellikle yüksek risk grubundaki kişilerin taranmasının ve hastalığın erken evrede belirlenmesinin önemi vurgulanıyor.
Dünya İzci Fular Günü
Dünyanın farklı ülkelerindeki izciler ve geçmişte izcilik yapmış kişiler, 1 Ağustos’ta izci fularlarını takarak hareketin ortak değerlerini hatırlıyor. Tarih, Robert Baden-Powell tarafından İngiltere’deki Brownsea Adası’nda düzenlenen ve 1 Ağustos 1907’de başlayan ilk izci kampına dayanıyor. 2007’den bu yana yaygınlaşan gün, izci fularını ülke, dil ve kültür sınırlarını aşan bir dayanışma simgesi olarak öne çıkarıyor.
İsviçre Ulusal Günü
İsviçre, ülkenin kuruluş belgesi kabul edilen 1291 tarihli Federal Şart’ı 1 Ağustos’ta anıyor. Uri, Schwyz ve Unterwalden topluluklarının dış saldırılara karşı birbirlerine yardım etme sözü verdiği anlaşma, modern İsviçre Konfederasyonunun başlangıcı kabul ediliyor. Tarih 1891’de ulusal gün olarak benimsendi, 1899’dan itibaren düzenli biçimde kutlanmaya başladı ve 1994’te ülke çapında resmî tatil oldu. Kutlamalarda meydan ateşleri yakılıyor, havai fişek gösterileri düzenleniyor ve evler İsviçre bayraklarıyla süsleniyor.
1 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ
1 Ağustos’un gayriresmî takviminde çizgi roman kahramanlarından doğum tarihi bilinmeyen barınak köpeklerine, hardaldan kumdan kalelere kadar birbirinden ilgisiz kutlamalar yan yana geliyor. Üstelik bunlardan bazılarının kim tarafından ve neden başlatıldığı hâlâ tam olarak bilinmiyor.
Örümcek Adam Günü
Marvel, dünyanın en tanınmış çizgi roman kahramanlarından Örümcek Adam’ı her yıl 1 Ağustos’ta kutluyor. Peter Parker’ın Örümcek Adam olarak ilk kez göründüğü Amazing Fantasy dergisinin 15’inci sayısı Ağustos 1962 tarihini taşıyordu. Ancak derginin gerçek satış tarihiyle 1 Ağustos arasında kesin bir bağ bulunmuyor. Buna rağmen Marvel’ın da benimsediği tarih, kostüm giyen hayranlardan çizgi roman mağazalarına kadar geniş bir çevrede Örümcek Adam’ın doğum günü gibi kutlanıyor.
Doğum günü bilinmeyen köpeklerin ortak doğum günü: DOGust 1st
Barınaklardan sahiplenilen köpeklerin büyük bölümünün gerçek doğum tarihi bilinmediği için, ABD’deki North Shore Animal League America kuruluşu 1 Ağustos’u bütün kurtarma ve barınak köpeklerinin ortak doğum günü ilan etti. “Dog” ve “August” kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulan DOGust 1st, 2014’ten bu yana doğum günü pastaları, şapkalar ve sahiplenme etkinlikleriyle kutlanıyor. Böylece geçmişi bilinmeyen her köpek, yılda en az bir kez doğum günü sahibi oluyor.
Hardal Günü 2026’da 1 Ağustos’a denk geliyor
Her yıl ağustos ayının ilk cumartesi günü kutlanan Hardal Günü, 2026’da 1 Ağustos’a denk geliyor. ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Ulusal Hardal Müzesi tarafından düzenlenen kutlamalarda yüzlerce çeşit hardal tattırılıyor; hardallı dondurma satılıyor, hardal temalı oyunlar oynanıyor ve “Dr. Mustard” adlı tören yöneticisi sahneye çıkıyor. Dünyanın en geniş hardal koleksiyonlarından birine sahip müze, sıradan bir sosu bütün gün süren festivale dönüştürmeyi başarmış durumda.
Kumdan Kale Günü 2026’da 1 Ağustos’ta
Kumdan Kale Günü, her yıl ağustosun ilk cumartesi günü insanları sahile giderek kova ve küreklerle yeniden çocuk olmaya çağırıyor. Tarihi değişen gün, 2026’da 1 Ağustos’a denk geliyor. Kutlamanın belirli bir kurucusu veya resmî kuruluşu bulunmuyor; buna rağmen farklı ülkelerde kumdan kale yarışmaları, dev heykeller ve birkaç saat sonra dalgalar tarafından tamamen silinecek ayrıntılı yapılarla kutlanıyor.
Kız Arkadaşlar Günü ama hangi kız arkadaşlar?
ABD merkezli gayriresmî takvimlerde 1 Ağustos, “Girlfriends Day” olarak geçiyor. Ancak İngilizcedeki “girlfriend” sözcüğü hem kadın arkadaş hem de romantik sevgili anlamına geldiği için, günün tam olarak kimi kutladığı konusunda anlaşma sağlanabilmiş değil. Bazı kaynaklar kadınlar arasındaki dostluğa, bazıları sevgililere odaklanıyor. Günün yaratıcısı konusunda da bir internet sitesi sahibi ile kadın arkadaşlıkları üzerine kitap yazan iki yazar arasında sonuçlanmamış bir sahiplik tartışması bulunuyor.
Tarihi internette bile bulunamayan Dünya Çapında Ağ Günü
1 Ağustos, pek çok özel gün takviminde Dünya Çapında Ağ Günü, yani World Wide Web Day olarak gösteriliyor. Ancak bu tarihin kim tarafından seçildiği ve ağın tarihiyle nasıl ilişkilendirildiği bilinmiyor. Tim Berners-Lee ilk internet ağı önerisini 12 Mart 1989’da sundu, ilk internet sitesi Aralık 1990’da çalışmaya başladı ve ağın kamuoyuna duyurulması 6 Ağustos 1991’de gerçekleşti. Kısacası internet, kendi adına düzenlenen günün neden 1 Ağustos’ta kutlandığını açıklayabilecek bir bilgiye dahi sahip değil.
MÖ 30 – Roma Cumhuriyeti’nin son büyük iktidar savaşını kaybeden Marcus Antonius intihar etti
Romalı general ve devlet adamı Marcus Antonius, İskenderiye’nin Octavianus’un kuvvetlerinin eline geçmesinin ardından yaşamına son verdi. Jül Sezar’ın en güvendiği komutanlardan biri olan Antonius, Sezar’ın öldürülmesinden sonra Octavianus ve Lepidus’la İkinci Triumvirliği kurarak Roma dünyasının doğu bölgelerini yönetmişti. Mısır Kraliçesi Kleopatra’yla kurduğu siyasi ve duygusal ortaklık, onu Octavianus’la karşı karşıya getirdi. Bir yıl önce Aktium Deniz Savaşı’nda yenilen Antonius, Kleopatra’nın öldüğüne ilişkin yanlış haberi alınca kendisini kılıcıyla yaraladı; gerçeği öğrendikten sonra Kleopatra’nın bulunduğu yere götürüldü ve onun yanında öldü. Antonius’un ölümüyle Octavianus Roma dünyasının rakipsiz hâkimi oldu ve birkaç yıl sonra Augustus adını alarak Roma İmparatorluğu dönemini başlattı.
980 – Tıp ve felsefeyi yüzyıllar boyunca etkileyecek büyük bilgin İbn Sînâ doğdu
Kesin doğum günü bilinmeyen, ancak kaynaklarda 980 yılının Ağustos ayında doğduğu kabul edilen İbn Sînâ, Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde dünyaya geldi. Bilim tarihindeki belirleyici önemi nedeniyle 1 Ağustos seçkisine aldığımız İbn Sînâ; tıp, felsefe, mantık, matematik, astronomi ve doğa bilimleri alanlarında çalışarak İslam medeniyetinin en büyük bilginlerinden biri oldu. Batı dünyasında Avicenna adıyla tanınan düşünürün el-Kānûn fi’t-Tıb adlı eseri, hastalıkların teşhis ve tedavisini sistemli biçimde ele aldı ve yüzyıllar boyunca İslam dünyası ile Avrupa’daki tıp eğitiminde temel kaynaklardan biri olarak okutuldu. Felsefe ve bilimleri kapsayan Kitâbü’ş-Şifâ ise Orta Çağ düşüncesinin en etkili eserleri arasında yer aldı.
1326 – Küçük bir uç beyliğinden Osmanlı Devleti’ni doğuran kurucu hükümdar Osman Gazi öldü
Osman Gazi’nin kesin ölüm tarihi bilinmiyor; geleneksel anlatıda 1326 yılı ve 1 Ağustos öne çıkarken, vakfiye kayıtlarına dayanan bazı araştırmalar onun 1323 sonları ile 1324 başları arasında öldüğünü gösteriyor. Söğüt çevresindeki bir Türkmen topluluğunun başındayken Bizans sınırlarında yürüttüğü mücadelelerle güçlü bir uç beyine dönüşen Osman Gazi; Karacahisar, Bilecik, Yarhisar, İnegöl ve Yenişehir çevresinde hâkimiyet kurdu. Türkmen savaşçılarını, alpleri ve yerel güçleri kendi yönetimi altında birleştirdi. 1302’de Bizans kuvvetlerine karşı kazandığı Koyunhisar Savaşı, onun bağımsız bir siyasi güç olarak tanınmasını sağladı ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Yaşamının son yıllarında hastalığı nedeniyle yönetimi ve askerî harekâtları büyük ölçüde oğlu Orhan Bey’e bıraktı. Osmanlı geleneğine göre Bursa kuşatması sürerken öldü ve vasiyeti üzerine, şehrin alınmasının ardından Bursa’ya defnedildi. Ardında henüz sınırları dar fakat düzenli bir yönetim, sürekli genişleyen bir savaşçı topluluğu ve kendi adını taşıyan bir hanedan bıraktı. Oğlu Orhan Bey’in Bursa’yı alarak büyüteceği bu beylik, sonraki yüzyıllarda üç kıtaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu’na dönüşecekti.
1560 – İskoçya’yı Roma’dan koparacak Reform Parlamentosu Edinburgh’da toplandı
İskoç Parlamentosu, ülkedeki dinî ve siyasi düzeni kökten değiştirecek toplantılarına başladı. John Knox öncülüğündeki Protestan reformcuların etkili olduğu parlamento, 17 Ağustos’ta Kalvinist esaslara dayanan İskoç İnanç Bildirisi’ni kabul etti; 24 Ağustos’ta ise Papa’nın İskoçya üzerindeki yetkisini kaldırdı, Katolik ayinini yasakladı ve Roma Kilisesi’yle bağları kopardı. Böylece daha sonra Presbiteryen bir yapıya kavuşacak İskoçya Kilisesinin temelleri atıldı. Katolik İskoçya Kraliçesi Mary yasaları onaylamadığı için düzenlemeler ancak 1567’de kraliyet tarafından resmen yürürlüğe konuldu.
1571 – Osmanlı’nın Doğu Akdeniz’deki hâkimiyetini güçlendiren Kıbrıs’ın fethi Mağusa’nın alınmasıyla tamamlandı
Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, yaklaşık on bir ay boyunca kuşatma altında tuttuğu Mağusa’yı ele geçirerek Kıbrıs’ın fethini tamamladı. Osmanlı harekâtı 1570 yazında başlamış, Lefkoşa 9 Eylül’de alınmış; Venedik Cumhuriyeti’nin adadaki son büyük kalesi olan Mağusa ise güçlü surları ve denizden yardım beklentisi sayesinde direnişini sürdürmüştü. Savunmanın tükenmesi üzerine Venedikli komutan Marcantonio Bragadin 1 Ağustos 1571’de teslim koşullarını kabul etti. Böylece Venedik’in yaklaşık 82 yıllık Kıbrıs egemenliği sona ererken ada üç yüzyılı aşkın süre devam edecek Osmanlı dönemine girdi.
1589 – Fransa Kralı III. Henri’nin öldürülmesi Valois Hanedanı’nı sona erdirdi
Fransa Kralı III. Henri, Paris yakınlarındaki Saint-Cloud’da Dominiken rahip Jacques Clément tarafından karnından bıçaklandı. Katolik Birliği’nin fanatik bir destekçisi olan Clément, krala gizli belgeler getirdiğini söyleyerek huzuruna kabul edilmişti. Saldırının hemen ardından kralın muhafızları tarafından öldürülen Clément olay yerinde hayatını kaybetti; ağır yaralanan III. Henri ise ertesi gün öldü. Tahtın vârisi bulunmayan kralın ölümüyle Valois Hanedanı sona erdi ve Protestan Navarre Kralı Henri, IV. Henri adıyla Fransa tahtının hak sahibi oldu. Suikast, yıllardır Katoliklerle Protestanlar arasında süren Fransa Din Savaşlarının en önemli dönüm noktalarından biri hâline geldi.
1773 – Osmanlı’nın ilk modern denizcilik okulu İstanbul’da açıldı
Sultan III. Mustafa döneminde, Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın girişimleriyle İstanbul Kasımpaşa’da Tersane Hendesehanesi kuruldu. Baron de Tott’un eğitim çalışmalarını yürüttüğü ve başlangıçta bir kalyonda faaliyet gösteren okulda gemi kaptanlarına düzlem geometri, seyir, rota çizme ve yükseklik ölçme dersleri verildi. Daha sonra karaya taşınan kurum, 1784’te Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyun adını aldı ve günümüzdeki Deniz Harp Okuluna uzanan modern denizcilik eğitiminin temelini oluşturdu.
1774 – Joseph Priestley oksijen gazını elde ederek modern kimyanın önünü açtı
İngiliz kimyacı Joseph Priestley, cıva oksidi büyük bir mercekle ısıtarak yanmayı güçlendiren ve canlıların daha rahat solumasını sağlayan renksiz bir gaz elde etti. Dönemin filojiston kuramına bağlı kalan Priestley, bugün oksijen olarak bildiğimiz bu maddeye “filojistonsuz hava” adını verdi. İsveçli Carl Wilhelm Scheele aynı gazı daha önce elde etmiş olsa da bulgularını geç yayımladı; Antoine Lavoisier ise Priestley’nin deneylerinden yararlanarak gazın yanmadaki rolünü açıkladı ve ona “oksijen” adını verdi. Bu çalışmalar, eski filojiston kuramının yıkılmasına ve modern kimyanın doğmasına katkı sağladı.
1786 – Bir kuyruklu yıldız keşfeden ilk kadın Caroline Herschel oldu
Alman asıllı İngiliz astronom Caroline Herschel, teleskobuyla yaptığı gözlemler sırasında daha önce kayıtlara geçmemiş bir kuyruklu yıldız belirledi. Böylece bilim tarihinde kuyruklu yıldız keşfettiği resmen kabul edilen ilk kadın oldu. Ağabeyi William Herschel’in çalışmalarına yardım ederek başladığı astronomi kariyerinde sekiz kuyruklu yıldızın yanı sıra çok sayıda bulutsu ve yıldız kümesi keşfetti. Kadınların bilim kurumlarından büyük ölçüde dışlandığı bir dönemde yaptığı çalışmalarla İngiliz Kraliyet Astronomi Derneğinin madalya verdiği ve onursal üyeliğe kabul ettiği ilk kadınlardan biri oldu.
1798 – İngiliz donanması Fransız filosunu Nil Savaşı’nda yok ederek Napolyon’un Mısır seferini çıkmaza soktu
Amiral Horatio Nelson komutasındaki İngiliz donanması, İskenderiye yakınlarındaki Abukir Körfezi’nde demirlemiş Fransız filosuna akşam saatlerinde saldırdı. İngiliz gemileri, Fransız hattının hem kıyı hem de deniz tarafından geçilebileceğini fark ederek düşman gemilerini iki ateş arasında bıraktı. Gece boyunca süren çatışmada Fransız amiral gemisi L’Orient büyük bir patlamayla parçalandı; Fransız filosunun büyük bölümü batırıldı veya ele geçirildi. 1 Ağustos’ta başlayıp ertesi gün sonuçlanan zafer, Napolyon’un Mısır’daki ordusunu Fransa’dan kopardı, İngiltere’nin Akdeniz’deki gücünü artırdı ve Osmanlı Devleti’nin de Fransa’ya karşı savaşa girmesine zemin hazırladı.
1819 – Moby Dick romanıyla dünya edebiyatına damga vuracak Amerikalı yazar Herman Melville doğdu
Amerikalı yazar Herman Melville, New York’ta dünyaya geldi. Gençliğinde ticaret ve balina gemilerinde çalışarak çıktığı uzun deniz yolculuklarında edindiği deneyimleri romanlarına taşıdı. 1851’de yayımlanan Moby Dick’te Kaptan Ahab’ın beyaz balinayı avlama saplantısını anlatırken insanın doğayla mücadelesini, intikam tutkusunu, kaderi ve kötülüğü sorguladı. Yaşadığı dönemde beklediği ilgiyi göremeyen Melville, yaşamının son yıllarında büyük ölçüde unutuldu; eserleri 1920’lerde yeniden keşfedilince Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biri kabul edildi.
1834 – Britanya sömürgelerinde kölelik kaldırıldı ancak tam özgürlük dört yıl geciktirildi
Britanya Parlamentosunun bir yıl önce kabul ettiği Köleliğin Kaldırılması Yasası yürürlüğe girdi ve başta Karayipler olmak üzere Britanya sömürgelerinde yaklaşık 750 bin köleleştirilmiş insan hukuken özgür ilan edildi. Ancak insanların büyük bölümü, eski sahiplerinin yanında ücretsiz çalışmayı sürdürmelerini öngören “çıraklık” sistemine geçirildi. Köle sahiplerine uğradıkları sözde kayıp karşılığında 20 milyon sterlin tazminat ödenirken köleleştirilen insanlara hiçbir ödeme yapılmadı. Antigua ve Bermuda gibi bazı sömürgeler doğrudan özgürlüğü seçti; zorunlu çıraklık sistemi ise tepkiler üzerine 1 Ağustos 1838’de kaldırıldı ve tam özgürlük ancak o zaman sağlandı.
1861 – İnsanlar ertesi gün havanın nasıl olacağını ilk kez gazeteden öğrendi
Robert FitzRoy tarafından hazırlanan dünyanın ilk düzenli halka açık hava tahmini, İngiliz The Times gazetesinde yayımlandı. Telgrafla farklı bölgelerden toplanan hava basıncı, rüzgâr ve gözlem verilerini karşılaştıran FitzRoy; İngiltere’nin kuzeyi, güneyi ve batısı için ertesi günün hava koşullarını öngörmeye çalıştı. Havanın önceden tahmin edilebileceği düşüncesinin bilim çevrelerinde bile kuşkuyla karşılandığı bir dönemde başlayan uygulama, günlük hava tahminlerinin ve modern meteoroloji hizmetlerinin öncüsü oldu.
1894 – Kore üzerindeki hâkimiyet mücadelesi Birinci Çin-Japon Savaşı’nı başlattı
Japon İmparatorluğu ile Çin’deki Çing Hanedanı, Kore üzerindeki nüfuz mücadelesi nedeniyle birbirlerine resmen savaş ilan etti. Çatışmalar 25 Temmuz’da başlamış olsa da savaş ilanları 1 Ağustos’ta yayımlandı. Japonya’nın kısa sürede üstünlük kurduğu savaş, Çin’in bölgedeki geleneksel gücünü sarsarken Japonya’yı Doğu Asya’nın yükselen askerî ve emperyal devleti hâline getirdi. 1895’te imzalanan Şimonoseki Antlaşması’yla Çin, Kore’nin bağımsızlığını tanıdı; Tayvan ve Penghu Adalarını Japonya’ya bıraktı.
1911 – Gökyüzünün erkeklere ait olmadığını kanıtlayan Harriet Quimby pilot lisansını aldı
Amerikalı gazeteci Harriet Quimby, pilotluk sınavını geçerek ABD’de uçuş lisansı alan ilk kadın oldu. Mor renkli uçuş kıyafeti, cesur gösterileri ve gazetelerde yayımlanan yazılarıyla kısa sürede havacılığın en tanınmış isimleri arasına girdi. Quimby, ertesi yıl İngiltere’den Fransa’ya uçarak Manş Denizi’ni tek başına uçakla geçen ilk kadın olmayı da başardı. Havacılığın henüz ölümcül derecede tehlikeli olduğu bir dönemde kazandığı başarılar, kadınların pilotluk yapamayacağı yönündeki önyargılara güçlü bir darbe vurdu.
1914 – Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan etmesi Birinci Dünya Savaşı’nı Avrupa çapında büyüttü
Alman İmparatorluğu, Rusya’nın Avusturya-Macaristan’a karşı başlattığı genel seferberliği durdurmasını isteyen ültimatomuna olumlu yanıt alamayınca Rus İmparatorluğu’na savaş ilan etti. Aynı gün Almanya’da genel seferberlik başlatıldı. Almanya 3 Ağustos’ta Fransa’ya da savaş açtı; Belçika’nın işgal edilmesi üzerine Büyük Britanya 4 Ağustos’ta Almanya’ya karşı savaşa girdi. Böylece Avusturya-Macaristan ile Sırbistan arasında başlayan çatışma, birkaç gün içinde Avrupa’nın büyük güçlerini ve daha sonra dünyanın geniş bir bölümünü içine alan Birinci Dünya Savaşı’na dönüştü.
1923 – Savaşın ardından İzmit’te askerî sağlık hizmetleri Mevki Hastanesi adıyla yeniden kuruldu
Kurtuluş Savaşı sonrasında Eskişehir’den İzmit’e taşınan 16 Numaralı Seyyar Hastane kaldırıldı. Hastanenin yerine süvari ahırları yenilendi; yapılardan biri hasta servisine, diğeri yönetim binasına dönüştürüldü ve kurum İzmit Mevki Hastanesi adıyla hizmet vermeye başladı. Zamanla yeni servisler, ameliyathaneler ve koğuşlarla genişleyen hastane, yalnızca askerlerin değil bölgedeki sağlık hizmetlerinin de önemli merkezlerinden biri oldu. Daha sonraki yıllarda Kocaeli Asker Hastanesi ve Merkez Hastanesi adlarını alan kurum, 1976’da Derince’deki yeni binasına taşındı.
1927 – Çin Komünistlerinin ilk büyük silahlı ayaklanması Nanchang’da başladı
Çin Komünist Partisinin etkisindeki askerî birlikler, Milliyetçi Kuomintang yönetiminin komünistlere yönelik tasfiye ve saldırılarına karşı Nanchang kentinde ayaklandı. Zhou Enlai, He Long, Ye Ting, Zhu De ve Liu Bocheng gibi isimlerin önderlik ettiği yaklaşık 20 bin kişilik kuvvet şehri kısa süreliğine ele geçirdi. Ayaklanma askerî bakımdan kalıcı başarı sağlayamadı; ancak Çin Komünist Partisinin kendi silahlı gücünü oluşturmasının başlangıcı kabul edildi. Çin Halk Kurtuluş Ordusu kuruluş tarihini bu nedenle 1 Ağustos 1927’ye dayandırıyor.
1933 – Cumhuriyet’in üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi kuruldu
Bir gün önce kapatılan İstanbul Darülfünununun yerine İstanbul Üniversitesi faaliyete geçti. 31 Mayıs 1933’te kabul edilen kanunla gerçekleştirilen reform kapsamında öğretim kadroları ve programlar yeniden düzenlendi; araştırmaya dayalı, çağdaş bir üniversite yapısı kurulması amaçlandı. Nazi Almanyası’ndan ayrılmak zorunda kalan çok sayıda bilim insanının Türkiye’ye gelerek ders vermesi, üniversitenin özellikle tıp, hukuk, fen ve sosyal bilimler alanlarında gelişmesine önemli katkı sağladı. İstanbul Üniversitesi, yeni yapısıyla 18 Kasım 1933’te öğretime başladı ve Cumhuriyet döneminin modern yükseköğretim sisteminin temel kurumlarından biri oldu.
1934 – Halk Ekmek ve tanzim satışlarla İzmit belediyeciliğine yön verecek Erol Köse doğdu
Belediye başkanı ve milletvekili Erol Köse, o tarihte Kocaeli’ye bağlı olan Kandıra-Kaynarca’nın Turnalı köyünde doğdu. Leyla Atakan’ın 1968’de İzmit Belediye Başkanlığına aday gösterilmesinde ve seçim kampanyasının hazırlanmasında belirleyici rol oynadı. Atakan’ın ölümünün ardından 1971’de İzmit Belediye Başkanı seçildi. Başkanlığı döneminde Kocaeli Belediyeler Birliğini kurdu; fırıncılarla yaşanan fiyat tartışmalarının ardından Halk Ekmek üretimini başlattı ve dar gelirli yurttaşlara uygun fiyatlı ürün sunan belediye tanzim satış mağazaları açtı. Daha sonra Kocaeli milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı.
1936 – Nazi Almanyası’nın büyük bir propaganda gösterisine dönüştürdüğü Berlin Olimpiyatları başladı
Adolf Hitler, Berlin Olimpiyat Stadı’nda düzenlenen törenle 11’inci Yaz Olimpiyat Oyunları’nı resmen açtı. Nazi yönetimi, 49 ülkeden sporcuların katıldığı oyunlar boyunca Yahudi karşıtı uygulamalarını ve saldırgan politikalarını geri planda tutarak Almanya’yı dünyaya güçlü, düzenli ve barışçı bir ülke gibi göstermeye çalıştı. Olimpiyat ateşinin Yunanistan’dan ev sahibi şehre koşucularla taşındığı modern meşale yolculuğu da ilk kez bu oyunlarda uygulandı. Siyah Amerikalı atlet Jesse Owens’ın dört altın madalya kazanması Nazi ırkçılığına simgesel bir darbe vursa da oyunlar, Hitler yönetiminin uluslararası saygınlık kazanmasına hizmet eden önemli bir propaganda başarısına dönüştü.
1936 – Manş Denizi’ni uçakla geçen ilk pilot Louis Blériot öldü
Fransız pilot, mucit ve uçak üreticisi Louis Blériot, 64 yaşında Paris’te hayatını kaybetti. Otomobiller için geliştirdiği farlardan kazandığı parayı uçuş deneylerine harcayan Blériot, 25 Temmuz 1909’da kendi tasarladığı Blériot XI uçağıyla Fransa’nın Calais kentinden havalanarak İngiltere’nin Dover kıyısına ulaştı. Yaklaşık 37 dakika süren uçuşuyla Manş Denizi’ni uçakla geçen ilk insan oldu ve havacılığın ülkeler arasında ulaşım sağlayabilecek yeni bir teknoloji olduğunu kanıtladı.
Bu başarıdan sonra Avrupa’nın önde gelen uçak üreticilerinden biri hâline gelen Blériot’nun şirketi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız hava kuvvetleri için çok sayıda uçak üretti. Havacılığın henüz emekleme döneminde olduğu yıllarda tasarladığı araçlar, pilotluk deneyimleri ve üretim faaliyetleriyle modern havacılık sanayisinin öncülerinden biri kabul edilir.
1936 – Modern modanın en etkili tasarımcılarından Yves Saint Laurent doğdu
Fransız moda tasarımcısı Yves Saint Laurent, Fransa yönetimindeki Cezayir’in Oran kentinde dünyaya geldi. Genç yaşta Christian Dior’un modaevinde çalışmaya başladı ve Dior’un ölümünden sonra yalnızca 21 yaşındayken markanın baş tasarımcısı oldu. 1961’de kendi modaevini kuran Saint Laurent; kadınlara uyarladığı “Le Smoking” smokini, safari ceketleri, Mondrian tablolarından esinlenen elbiseleri ve hazır giyim koleksiyonlarıyla modayı değiştirdi. Erkek gardırobuna ait parçaları kadın giyimine taşıyarak kıyafeti özgürlük ve toplumsal değişim aracı hâline getirdi.
1943 – En az beş düşman uçağı düşürerek “as pilot” unvanını alan ilk kadın Lydia Litvyak son görevinde öldü
“Lilya” adıyla tanınan Sovyet pilot Lydia Litvyak, Alman kuvvetlerine karşı çıktığı dördüncü günlük görevinden dönemedi. Yak-1 avcı uçağıyla bombardıman uçaklarına eşlik ederken Alman savaş uçaklarının saldırısına uğrayan Litvyak, bulutların arasında kayboldu; uçağından atladığına veya sağ kurtulduğuna ilişkin bir iz bulunamadı. Henüz 21 yaşındaydı.
Savaş sırasında düşman uçağı düşüren ilk kadın pilot ve dünyanın ilk kadın savaş uçağı ası kabul edilen Litvyak, özellikle Stalingrad üzerindeki hava muharebeleriyle tanındı. Kazandığı zaferlerin kesin sayısı kaynaklara göre değişmekle birlikte kadın savaş pilotları arasında tarihin en başarılı isimlerinden biri oldu. Uzun süre kayıp sayıldığı için verilmeyen Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı, ölümünden yaklaşık 47 yıl sonra 1990’da kendisine verildi.
1944 – Varşova halkı Nazi işgaline karşı 63 gün sürecek büyük ayaklanmayı başlattı
Polonya Yeraltı Devletine bağlı Armia Krajowa birlikleri, Sovyet ordusu Varşova’ya yaklaşırken şehri Alman işgalinden kurtarmak için ayaklandı. Binlerce sivil de barikatlar kurarak, yaralıları taşıyarak ve yeraltı geçitleri açarak direnişe katıldı. Beklenen dış yardımın gelmemesi ve Almanların ağır silahlarla karşı saldırıya geçmesi üzerine ayaklanma 63 gün sonra bastırıldı. On binlerce direnişçi ve sivil hayatını kaybetti; sağ kalan halk şehirden sürüldü ve Varşova’nın büyük bölümü Alman birlikleri tarafından sistemli biçimde yıkıldı.
1944 – Anne Frank yakalanmasından üç gün önce günlüğüne son kez yazdı
Nazi işgali altındaki Amsterdam’da ailesiyle birlikte gizlenen Anne Frank, günlüğüne son metnini yazdı. Anne bu kayıtta, çevresindekilerin gördüğü neşeli ve konuşkan kişiliğiyle yalnız kaldığında ortaya çıkan daha ciddi ve duyarlı iç dünyası arasındaki çatışmayı anlattı. Frank ailesiyle saklandıkları yerde yaşayan diğer dört kişi, üç gün sonra Nazi güvenlik görevlileri tarafından yakalandı. Toplama kamplarına gönderilen Anne Frank, 1945’te Bergen-Belsen’de öldü; günlüğü ise Holokost’un en çok okunan kişisel tanıklıklarından birine dönüştü.
1945 – İzmit tarihini akademik belgelerle inceleyen öncü araştırmacılardan Sabahattin Özel doğdu
Tarihçi ve akademisyen Sabahattin Özel, Sakarya’nın Emirler köyünde dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümünde hazırladığı “XV. ve XVI. Yüzyıllarda İzmit” adlı lisans tezi, İzmit üzerine yapılan ilk akademik tarih çalışmalarından biri oldu. Yüksek lisansında Kocaeli ve Sakarya’daki Millî Mücadele dönemini inceleyen Özel, daha sonra Millî Mücadele’de İzmit-Adapazarı ve Atatürk adlı kitabıyla bölgenin işgal, direniş ve kurtuluş yıllarını ayrıntılı biçimde ortaya koydu. Kocaeli Üniversitesinde de görev yapan Özel, İzmit ve çevresinin tarihini belgeye dayalı çalışmalarla görünür kılan önemli araştırmacılardan biri oldu.
1950 – Türkiye, Batı savunma sistemine katılmak için NATO’ya üyelik başvurusunda bulundu
Demokrat Parti hükûmeti, Türkiye’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatına alınması için resmî başvuru kararı aldı. Sovyetler Birliği’nden gelebilecek tehdide karşı güvenlik güvencesi arayan Türkiye, aynı günlerde Birleşmiş Milletler kuvvetlerine katılmak üzere Kore’ye asker gönderme kararı da vermişti. Türkiye’nin 1 Ağustos’taki ikinci üyelik başvurusu, başta İngiltere olmak üzere bazı ülkelerin itirazları nedeniyle eylül ayında kabul edilmedi. Ancak Kore Savaşı’nda Türk askerinin gösterdiği başarı ve Türkiye’nin stratejik konumu üyelik önündeki direnci kırdı; Türkiye, Yunanistan’la birlikte 18 Şubat 1952’de NATO’ya katıldı.
1951 – Düğünlerin ve yastık altı birikimlerin simgesi Cumhuriyet altınının standartları belirlendi
TBMM, Cumhuriyet altın sikkeleri ile ziynet altınlarının Darphane tarafından hangi ayar, ağırlık ve biçimde üretileceğini düzenleyen kararı kabul etti. Cumhuriyet, yarım, çeyrek, iki buçukluk ve beşlik altınların ağırlıkları ayrı ayrı belirlenirken altınların bir yüzünde Atatürk portresinin, diğer yüzünde Türkiye Cumhuriyeti ibaresi ile basım tarihinin bulunması kararlaştırıldı. Düzenleme, yatırım aracı olmanın yanı sıra düğünlerin, armağan geleneğinin ve yastık altı birikimlerin değişmez parçasına dönüşen Cumhuriyet ve ziynet altınlarının standartlaşmasında temel aşamalardan biri oldu.
1958 – Kıbrıs Türklerini EOKA saldırılarına karşı örgütleyen Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu
Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hedefi taşıyan Enosis hareketine ve EOKA’nın Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarına karşı Türk Mukavemet Teşkilatı, Türkiye’nin desteğiyle resmen kuruldu. Daha önce farklı adlarla faaliyet gösteren Kıbrıs Türk direniş gruplarını aynı çatı altında toplayan TMT, gizli ve disiplinli bir savunma teşkilatı olarak örgütlendi. Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini, yerleşim bölgelerini ve adadaki varlığını korumaya çalışan teşkilat, özellikle 1963’te başlayan toplumlar arası çatışmalardan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar direnişin temel gücü oldu. TMT’nin görev ve teşkilat yapısı, 1 Ağustos 1976’da kurulan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına devredildi.
1970 – Fantezi ve arabesk müziğin en tanınan kadın yorumcularından Sibel Can doğdu
Türk şarkıcı ve oyuncu Sibel Can, İstanbul’un Karagümrük semtinde dünyaya geldi. Henüz 14 yaşındayken oryantal olarak sahneye çıkmaya başladı; kısa süre sonra güçlü sesiyle dikkat çekerek dönemin ünlü gazinolarında solistliğe yükseldi. “Padişah”, “Çakmak Çakmak”, “Kanasın”, “Berivan” ve “Lale Devri” gibi şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Fantezi, arabesk ve Türk sanat müziğini bir araya getiren repertuvarı, sahne gösterileri ve televizyon programlarıyla Türkiye’nin en uzun soluklu popüler müzik kariyerlerinden birini kurdu.
1971 – Rock yıldızları ilk büyük yardım konserinde Bangladeş için aynı sahneye çıktı
George Harrison ile Hintli müzisyen Ravi Shankar, savaş, açlık ve kitlesel göçün etkilediği Bangladeş halkına yardım toplamak amacıyla New York’taki Madison Square Garden’da iki konser düzenledi. Bob Dylan, Eric Clapton, Ringo Starr, Billy Preston ve Leon Russell gibi yıldızların katıldığı etkinlik, insani yardım amacıyla düzenlenen ilk büyük yıldızlar buluşması kabul edilir. Konser, Bangladeş’te yaşanan insani krizi dünya kamuoyunun gündemine taşıdı ve yıllar sonra gerçekleştirilecek Live Aid gibi büyük yardım organizasyonlarına model oldu.
1975 – Doğu ile Batı arasında uzlaşma sağlayan Helsinki Nihai Senedi 35 ülke tarafından imzalandı
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansına katılan 33 Avrupa ülkesi ile ABD ve Kanada’nın liderleri, Helsinki Nihai Senedi’ni imzaladı. Arnavutluk’un katılmadığı zirvede Türkiye’yi Başbakan Süleyman Demirel temsil etti. Belge; devletlerin egemenliğine ve mevcut sınırlara saygı gösterilmesi, anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözülmesi, ekonomik iş birliği, düşünce ve inanç özgürlüğü ile insan haklarının korunması gibi ilkeleri benimsedi. Hukuken bağlayıcı bir uluslararası antlaşma olmamasına rağmen Helsinki Nihai Senedi, Soğuk Savaş’ın yumuşama döneminin en önemli belgelerinden biri oldu ve Doğu Bloku’ndaki insan hakları hareketlerine güçlü bir dayanak sağladı.
1976 – Yanan otomobilinden çıkarılan Niki Lauda 42 gün sonra yeniden yarışacaktı
Formula 1 dünya şampiyonu Niki Lauda, Almanya Grand Prix’sinde Nürburgring pistinde kontrolünü kaybettiği Ferrari’siyle bariyerlere çarptı. Alev alan otomobilde bir süre mahsur kalan Lauda, diğer pilotların müdahalesiyle çıkarıldı; başından ve yüzünden ağır yanıklar aldı, zehirli gaz nedeniyle akciğerleri zarar gördü. Hayatta kalamayacağı düşünülerek kendisine son ayinler yapıldı. Buna rağmen hızla iyileşen Avusturyalı pilot, kazadan yalnızca 42 gün sonra yüzündeki yaralar henüz kapanmamışken İtalya Grand Prix’sinde yeniden direksiyona geçti ve yarışı dördüncü tamamladı.
1980 – Seçimle devlet başkanı olan ilk kadın Vigdís Finnbogadóttir göreve başladı
İzlanda’da yapılan seçimleri kazanan tiyatro yönetmeni Vigdís Finnbogadóttir, ülkenin cumhurbaşkanlığı görevini devraldı. Böylece demokratik bir halk seçimiyle devlet başkanlığına getirilen dünyadaki ilk kadın oldu. Tek başına çocuk büyüten bir anne olan Finnbogadóttir’in adaylığı başlangıçta birçok çevre tarafından ciddiye alınmadı; ancak dört aday arasından seçimi kazanmayı başardı. Daha sonra üç kez yeniden seçilen Finnbogadóttir, 16 yıl boyunca cumhurbaşkanlığı yaparak İzlanda’nın kültür, çevre ve kadın hakları alanındaki uluslararası simgelerinden birine dönüştü.
1981 – MTV yayına başladı, müzik artık yalnızca dinlenen değil izlenen bir şeye dönüştü
Müzik Televizyonu adıyla kurulan MTV, ABD’de yayın hayatına “Hanımlar ve beyler, rock and roll” sözleriyle başladı. Kanalda gösterilen ilk klip, The Buggles grubunun dönemin değişimini adeta önceden haber veren “Video Killed the Radio Star” şarkısı oldu. Başlangıçta sınırlı sayıda haneye ulaşan MTV, kısa sürede müzik kliplerini plak ve radyo kadar önemli bir tanıtım aracına dönüştürdü. Michael Jackson, Madonna, Prince ve Duran Duran gibi sanatçıların yükselişinde belirleyici rol oynayan kanal, müzikte görüntü, moda ve sahne kimliğinin önemini kökten değiştirdi.
1996 – Game of Thrones’u doğuran ilk roman yayımlandı ve Westeros’un kapıları açıldı
Amerikalı yazar George R. R. Martin’in A Game of Thrones adlı romanı yayımlandı. Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ilk kitabı olan eser; Stark, Lannister ve Targaryen ailelerinin iktidar mücadelesini, uzun süren mevsimlerin hüküm sürdüğü Westeros adlı hayalî dünyada anlattı. İlk yayımlandığında büyük bir satış olayı yaratmasa da eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı ve zamanla geniş bir okur kitlesine ulaştı. HBO’nun 2011’de başlayan televizyon uyarlaması, romanı küresel bir popüler kültür olayına dönüştürdü.
1999 – Deli dana krizi nedeniyle yasaklanan İngiliz etinin Avrupa’ya ihracatı yeniden başladı
Avrupa Birliği, 1996’daki deli dana hastalığı krizi nedeniyle İngiltere’ye uygulanan et ihracatı yasağını belirli koşullar altında gevşetti. Yalnızca 1 Ağustos 1996’dan sonra doğmuş, hastalık riski taşımadığı belgelenmiş hayvanlardan elde edilen kemiksiz et ve et ürünlerinin ihraç edilmesine izin verildi. İngiliz etinin ilk sevkiyatı 24 Ağustos’ta yapılırken Fransa ve Almanya kararı uygulamayarak ithalat yasağını sürdürdü. Britanya’dan canlı sığır ve tüm sığır ürünlerine yönelik kalan kısıtlamalar ise ancak 2006’da kaldırıldı.
2001 – İnsan embriyonik kök hücrelerinden atan kalp kası hücreleri üretildi
İsrail’deki Technion Teknoloji Enstitüsü ile Rambam Tıp Merkezinden araştırmacılar, insan embriyonik kök hücrelerini laboratuvar ortamında kalp kası hücrelerine dönüştürmeyi başardıklarını açıkladı. Oluşturulan hücre kümelerinin bir bölümü kendiliğinden kasılarak atmaya başladı; incelemelerde hücrelerin genç kalp kası hücrelerine özgü yapısal, elektriksel ve işlevsel özellikler taşıdığı belirlendi. Çalışma, insan embriyonik kök hücrelerinden kalp kası hücreleri geliştirilebildiğini güçlü biçimde gösteren ilk araştırmalardan biri oldu. Bulgular; kalbin gelişiminin incelenmesi, ilaçların insan hücrelerinde denenmesi ve gelecekte hasarlı kalp dokusunun onarılması açısından yeni bir araştırma alanı açtı.
2008 – Konya’daki ruhsatsız öğrenci yurdu gaz patlamasıyla çöktü, 18 kişi öldü
Konya’nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde, bir öğrenci yurdu olarak kullanılan üç katlı binada LPG tankından sızan gaz birikti. Sabah saatlerinde elektrik düğmesine basılmasıyla meydana gelen patlamada bina çöktü; 17 kız öğrenci ile bir eğitmen hayatını kaybetti, 29 öğrenci yaralandı. Kur’an kursu öğrencilerinin kaldığı binanın ruhsatsız olduğu ve gerekli güvenlik denetimlerinden geçirilmediği ortaya çıktı. Facianın ardından açılan dava yıllarca sürerken ilk mahkeme kararı Yargıtay tarafından bozuldu ve sanıklar hakkında 2024’te yeniden hüküm kuruldu.
2008 – Dünyanın Everest’ten sonraki ikinci en yüksek dağı K2’de peş peşe yaşanan kazalarda 11 dağcı öldü
Dünyanın Everest’ten sonra ikinci yüksek, ancak teknik açıdan en zorlu dağlarından biri kabul edilen K2’de farklı ülkelerden dağcılar zirveye ulaşmaya çalışırken büyük bir facia yaşandı. Zirveye çıkan grubun inişi sırasında “Darboğaz” adı verilen geçitte dev bir buz kütlesi koparak sabit ipleri parçaladı. Bazı dağcılar buzların altında kaldı, bazıları düşerek veya karanlıkta yolunu kaybederek öldü; yukarıda mahsur kalanlar ise oksijensizlik ve aşırı soğukla mücadele etti. Toplam 11 kişinin öldüğü olay, K2 tarihinin en ölümcül tekil faciası oldu.
2010 – Savaş bittikten sonra bile sivilleri öldüren misket bombalarına karşı sözleşme yürürlüğe girdi
Misket bombalarının kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve başka ülkelere devredilmesini yasaklayan uluslararası sözleşme yürürlüğe girdi. Havada açılarak geniş bir alana yüzlerce küçük patlayıcı saçan bu silahların önemli bir bölümü yere düştüğünde patlamıyor; yıllar sonra çocuklar ve siviller tarafından bulunduğunda ölümcül sonuçlara yol açıyordu. Sözleşme, taraf devletlere stoklarını imha etme, patlamamış mühimmatı temizleme ve mağdurlara yardım etme yükümlülüğü de getirdi. Ancak dünyanın bazı büyük askerî güçleri sözleşmeye katılmadı.
2012 – Atatürk’ün çocuk sevgisinin simgelerinden olan manevi kızı Ülkü Adatepe trafik kazasında öldü
Atatürk’ün en küçük manevi kızı Ülkü Adatepe, TEM Otoyolu’nun Sakarya’nın Akyazı ilçesi yakınlarındaki bölümünde geçirdiği trafik kazasında 79 yaşında hayatını kaybetti. Çocukluğunun önemli bir bölümünü Atatürk’ün yanında geçiren Ülkü, onunla birlikte çekilen fotoğraflarıyla Cumhuriyet tarihinin hafızalara kazınan çocuk figürlerinden biri oldu. Atatürk’ün ölümünden sonra yaşamını büyük ölçüde gözlerden uzakta sürdüren Adatepe, katıldığı toplantı ve söyleşilerde çocukluk hatıralarını anlatarak Atatürk’ün özel yaşamına ilişkin tanıklıklarını sonraki kuşaklara aktardı.
2014 – Kadına yönelik şiddetle mücadelede ortak kurallar getiren İstanbul Sözleşmesi yürürlüğe girdi
Kadınlara yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesini amaçlayan İstanbul Sözleşmesi, gerekli onay sayısına ulaşmasının ardından yürürlüğe girdi. Sözleşme; şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması, faillerin cezalandırılması ve devlet kurumlarının eş güdümlü politikalar yürütmesi konusunda taraf ülkelere yükümlülükler getirdi. Kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali ve ayrımcılık biçimi olarak tanımlayan belge, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılmıştı. Türkiye, sözleşmeyi ilk imzalayan ve onaylayan ülke oldu; ancak 1 Temmuz 2021’de sözleşmeden çekildi.
2015 – Türkiye’nin ilk Altın Plaklı sanatçısı “Türkülerin Anası” Muzaffer Akgün öldü
Türk halk müziğinin güçlü yorumcularından Muzaffer Akgün, 90 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Sanat yaşamına 1946’da Ankara Radyosunda başlayan Akgün, daha sonra İstanbul Radyosunda ve dönemin büyük gazinolarında sahneye çıktı. “Kışlalar Doldu Bugün”, “Dane Dane Benleri Var” ve “Yarim İstanbul’u Mesken mi Tuttun” gibi türküleri geniş kitlelere ulaştırdı. Türkiye’nin ilk Altın Plak ödüllü sanatçısı olan Akgün, türküleri geleneksel tavırlarını koruyarak sahneye ve plağa taşıdığı için “Türkülerin Anası” adıyla anıldı.
2017 – İzmit’in kent ulaşımını değiştiren Akçaray ücretli seferlere başladı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Akçaray tramvay hattında ücretsiz deneme döneminin ardından kartlı ve ücretli yolcu taşımacılığı başladı. İzmit Otogar ile Sekapark arasındaki ilk hat, kent merkezindeki toplu taşıma yükünü azaltmak ve doğu-batı yönündeki ulaşımı hızlandırmak amacıyla kurulmuştu. Kısa sürede İzmit’in en yoğun kullanılan ulaşım araçlarından birine dönüşen Akçaray, sonraki yıllarda Plajyolu, Kuruçeşme ve şehir hastanesi yönlerine doğru genişletildi. Tramvayın hizmete girmesi, Kocaeli ulaşımında raylı sistem dönemini başlattı.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

