Yer yer gerçekleşen sarsıntılar sonrası insanlar “Şener Üşümezsoy deprem tahminleri 2026, Şener Üşümezsoy deprem son dakika, Naci Görür deprem için ne dedi?” gibi araştırmalar yapıyor. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy 2026 yılı genelinde ve özellikle Eylül ayında yaşanan son sismik hareketliliklerin ardından Türkiye’nin farklı bölgeleri için önemli yapısal analizler ve sismik risk değerlendirmeleri yapmıştır. Peki, nerede deprem bekleniyor 2026? İşte Şener Üşümezsoy deprem beklediği yerler.
- Nerede Deprem Bekleniyor 2026?
- Şener Üşümezsoy’un Deprem Beklediği Yerler
- Şener Üşümezsoy Deprem Tahminleri 2026
- Ege Bölgesi (Pamukkale ve Simav Fay Hatları)
- Marmara ve İstanbul Değerlendirmesi
- Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa ve Bozova Fayı)
- Şener Üşümezsoy Deprem Son Dakika
- Şener Üşümezsoy Deprem Açıklaması
- Naci Görür Deprem İçin Ne Dedi?
- Artçı Depremler Neyin Habercisi?
- Peş Peşe Olan Depremler Neden Olur?
Nerede Deprem Bekleniyor 2026?
Yer bilimcilerin 2026 yılındaki güncel değerlendirmelerine göre Türkiye’de deprem riski yüksek olan ve hareketlilik beklenen başlıca bölgeler Bingöl-Tunceli-Erzincan hattı (Yedisu segmenti), Marmara Denizi (İstanbul açıkları), Ege Bölgesi (Denizli ve Kütahya çevreleri) ve 6 Şubat depremlerinin ardından stres transferi yaşayan Doğu Anadolu ile Göksun-Adana hattıdır.
Şener Üşümezsoy’un Deprem Beklediği Yerler
Şener Üşümezsoy’un güncel olarak deprem beklediği alanların başında Ege Bölgesi’ndeki Pamukkale Fay Hattı gelmektedir. Bu hattın Buldan, Karahayıt ve Denizli merkeze uzanan kısmının 6,5 ile 7,0 büyüklüğü arasında bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtmektedir.
Kütahya’daki Simav fayı hattının (Simav-Sındırgı-Gediz) stresini tam boşaltmadığını ve riskli olduğunu savunurken Marmara’da ise Adalar fayının ölü olduğunu, riskin sadece Silivri-Kumburgaz arasındaki küçük segmentlerde maksimum 6,0-6,5 civarında kalacağını ileri sürmektedir.
Şener Üşümezsoy Deprem Tahminleri 2026
Şener Üşümezsoy’un tahminleri, belirli bir gün veya saat içeren nokta atışı tarih tahminleri olmayıp fay hatlarının jeolojik geçmişine ve stres haritalarına dayanan büyüklük potansiyeli analizleridir. Öne çıkan açıklamaları şu bölgelerde yoğunlaşmaktadır:
Ege Bölgesi (Pamukkale ve Simav Fay Hatları)
Eylül 2026’da yaptığı en güncel açıklamada Üşümezsoy, Ege Bölgesi’nde sismik risk taşıyan en önemli yapılardan birinin Pamukkale fayı olduğunu belirtmiştir. Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattı boyunca uzanan bu fay sisteminin geçmişteki tarihsel depremler ve jeotermal kaynaklarla ilişkili olduğunu vurgulayarak bölgenin 6,5 ile 7 büyüklüğü arasında bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etmiştir.
Ayrıca 2026’nın ilk yarısında Kütahya civarında yaptığı değerlendirmelerde, Simav fayının stresini henüz boşaltmadığını ve Simav-Sındırgı-Gediz hattında 6,5 büyüklüğünde bir deprem potansiyeli bulunduğunu dile getirmiştir.
Marmara ve İstanbul Değerlendirmesi
Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen 7’nin üzerindeki “Büyük İstanbul Depremi” senaryolarına karşı mesafeli duruşunu 2026 yılında da sürdürmektedir. Adalar fayı gibi hatların ölü veya yaşlı olduğunu, buralardaki mikro depremlerin büyük bir kırılmaya işaret etmediğini savunmaktadır.
Marmara’daki Silivri ve Kumburgaz arasındaki segmentlerin aşırı stres biriktirmediğini veya mevcut gerilimleri küçük sarsıntılarla (creep mekanizmasıyla) tahliye ettiğini belirterek, İstanbul yakınlarında gelecekte olabilecek depremlerin maksimum 6,0 ile 6,5 civarında kalacağını tahmin etmektedir. Büyük bir riskin Adalar hattında değil, daha doğudaki Düzce tarafında olduğunu iddia etmektedir.
Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa ve Bozova Fayı)
Eylül 2026’da Şanlıurfa Karaköprü’de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından konuşan Üşümezsoy, 2023’teki büyük depremlerden sonra Atatürk Barajı güneyindeki ve özellikle 55 kilometre uzunluğundaki Bozova fayı üzerindeki stres birikimine daha önce dikkat çektiğini hatırlatmıştır. Şanlıurfa’daki bu sarsıntının ardından bölgede yeni ve yıkıcı bir büyük deprem beklemediğini, o hatlardaki stresin bu tür depremlerle dengelendiğini ifade etmiştir.
Şener Üşümezsoy Deprem Son Dakika
Şener Üşümezsoy’un yaptığı son dakika açıklamasında Şanlıurfa Karaköprü depremini önceden öngördüğünü hatırlatarak rotayı batıya çevirmiş ve Ege havzasına yönelik ciddi uyarılarda bulunmuştur. Jeolojik veriler ışığında batıdaki bazı kırık sistemlerinin risk seviyesinin yükseldiğini duyurmuştur.
Şener Üşümezsoy Deprem Açıklaması
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye’deki fay hatlarının stres haritalarını inceleyerek kamuoyunda korku yaratan büyük senaryoların aksine daha bölgesel ve sınırlı kırılmalar üzerinden değerlendirmeler yapmaktadır. Üşümezsoy, fayı oluşturan mekanizmaların iyi analiz edilmesi gerektiğini savunmakta ve her sarsıntının büyük bir felaketin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade etmektedir.
Naci Görür Deprem İçin Ne Dedi?
Prof. Dr. Naci Görür, son olarak Şanlıurfa Karaköprü’de yaşanan sarsıntının ardından 6 Şubat depremlerinin Doğu Anadolu Fayı’nı kırması sebebiyle Arap Levhası ve Güneydoğu bindirme kuşağında enerji birikiminin sürdüğünü belirtmiştir. Görür, en kritik yıkıcı deprem beklentisinin Bingöl-Karlıova ile Erzincan arasındaki Yedisu fayı üzerinde olduğunu ve bu hattın er ya da geç kırılacağını vurgulayarak Türkiye’nin siyaset üstü bir anlayışla acilen deprem dirençli hale getirilmesi gerektiği uyarısını yinelemektedir.
Artçı Depremler Neyin Habercisi?
Artçı depremler, ana depremin ardından kırılan fay hattı ve çevresindeki yer kabuğunun yeni bir denge durumuna ulaşmaya çalıştığının habercisidir. Büyük bir depremle boşalan sismik enerjinin kalan kısımlarının tahliye edildiğini gösterirler ve zaman içinde azalarak biterler. Ancak nadir durumlarda komşu fay hatlarına stres transfer ederek yeni sarsıntıları tetikleyebilecek güce de sahip olabilirler.
Peş Peşe Olan Depremler Neden Olur?
Peş peşe meydana gelen depremler, genellikle “deprem fırtınası” veya birbirini tetikleyen sismik aktiviteler olarak adlandırılır. Bir fay segmenti kırıldığında açığa çıkan devasa enerji, fayın uç noktalarına veya komşu olan diğer canlı fay hatlarına yüklenir (stres transferi); bu durum zaten kırılma sınırına gelmiş olan diğer fayların da zincirleme şekilde kısa zaman aralıklarıyla harekete geçmesine neden olur.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


