Kocaeli’de de Hissedilen Yalova Depremi İçin Üç Uzman Konuştu: 17 Ağustos Ayrıntısı Dikkat Çekti

3 Dakika Okuma
Kocaeli’de de Hissedilen Yalova Depremi İçin Üç Uzman Konuştu: 17 Ağustos Ayrıntısı Dikkat Çekti
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Yalova açıklarında meydana gelen ve Kocaeli ile İstanbul’un Anadolu Yakası’nda da hissedilen 3,5 büyüklüğündeki depremin ardından deprem bilimcilerden peş peşe açıklamalar geldi. Uzmanlar sarsıntının büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilen Adalar Fayı üzerinde olmadığı görüşünde birleşirken, depremin oluştuğu fayın niteliğine ilişkin farklı teknik değerlendirmeler yaptı.

AFAD verilerine göre deprem, 10 Ekim saat 22.08’de Marmara Denizi’nde, Yalova merkezinin yaklaşık 4,66 kilometre açığında meydana geldi. 3,5 büyüklüğündeki sarsıntının derinliği 7,96 kilometre olarak ölçüldü.

Deprem Kocaeli’nin özellikle Gebze çevresinde de hissedildi.

Okan Tüysüz: 17 Ağustos’ta Kırılan Fayın Devamı Olabilir

Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin Çınarcık Çukuru içinde, çok sayıda fayın bulunduğu bir bölgede meydana geldiğini belirtti.

Tüysüz’e göre sarsıntının, 17 Ağustos 1999 depreminde kırılan fayın devamında gerçekleşmiş olma ihtimali bulunuyor. Ancak bunun İstanbul açısından sıkça tartışılan Adalar Fayı olmadığını vurguladı.

Bu değerlendirme, depremin Kocaeli açısından dikkat çekici tarafını da oluşturuyor. Çünkü 17 Ağustos 1999 depreminde kırılan Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’daki devamı, bölgedeki sismik hareketliliğin değerlendirilmesinde temel unsurlardan biri.

Ahmet Ercan: Öncü Deprem Değil

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise sarsıntının büyük bir depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Ercan, depremi “yerel bir gerginlik boşalması” olarak nitelendirerek, mevcut sarsıntı üzerinden yakın vadeli büyük bir deprem beklentisi çıkarılmaması gerektiğini ifade etti.

Üşümezsoy: Büyük Deprem Üretecek Bir Kol Değil

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da Yalova açıklarındaki sarsıntının büyük Marmara depremiyle ilişkilendirilen ana faylardan biri üzerinde gerçekleşmediği görüşünde.

Üşümezsoy, depremin Yalova-Çınarcık kıyısından kuzeye uzanan ikincil fay kollarından birinde meydana geldiğini savundu. Bu kolların 1999 depreminden sonra aktarılan stresle ilişkili olduğunu belirten Üşümezsoy, söz konusu kesimin büyük deprem üretmesini beklemediğini söyledi.

Üşümezsoy’a göre bu tür ikincil kollarda daha büyük sarsıntılar yaşansa bile büyüklüklerin yaklaşık 5 seviyesinde kalması beklenebilir. Bu değerlendirme Üşümezsoy’un tektonik modeline dayanıyor ve bütün deprem bilimcilerin üzerinde uzlaştığı ortak bir tahmin olarak görülmemeli.

Depremden Sonra Küçük Sarsıntılar Sürdü

AFAD kayıtlarında 3,5 büyüklüğündeki ana sarsıntının ardından aynı bölgede daha küçük depremler de görüldü. Gece saatlerinde Yalova açıklarında 2,3 ve 1,5 büyüklüğünde iki sarsıntı daha kaydedildi.

Uzmanların açıklamalarında öne çıkan ortak nokta, 10 Ekim’deki 3,5 büyüklüğündeki depremin tek başına büyük Marmara depreminin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiği oldu. Bununla birlikte Marmara Bölgesi’nin aktif fay sistemi üzerinde bulunması nedeniyle bölgedeki sismik hareketlilik yakından izlenmeye devam ediyor.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.