İstanbul merkezli fon soruşturmasında tutuklanan Alper Öztürk, fon yöneticiliği sıfatının ‘sadece kağıt üzerinde formaliteden ibaret’ olduğunu öne sürdü ve tüm suçlamaları reddederek serbest bırakılmasını istedi.
Alper Öztürk ifadesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında ortaya çıktı. Tutuklanan Öztürk, Vişne Madencilik ve Destek Faktoring halka arzlarında fonların rolüne ilişkin sorulara cevap verirken, fon yöneticiliğinin kağıt üzerinde formaliteden ibaret olduğunu söyledi.
Öztürk, Vişne Madencilik ve Destek Faktoring halka arzlarında fonların rolüne ilişkin sorulara cevap verirken, fon yöneticiliğinin “sadece kağıt üzerinde formaliteden ibaret” olduğunu söyledi.
“Fon Yöneticiliğim Sadece Kağıt Üzerinde Formaliteden İbaretti”
Öztürk, 2022 yılının Ekim ayında Tera PYŞ’de genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını belirterek, “Tera PYŞ’de öncelikle nitelikli bir kadro oluşturdum. Risk yönetimi, denetim, araştırma, portföy yönetimi, iç kontrol, operasyon departmanları kurdum, güçlendirdim ve nitelikli personelin alımını yaptım” dedi.
Öztürk, fonlardaki yöneticilik sıfatına ilişkin ise “Tera PYŞ fonlarının kuruluşunda şirket çalışanının toplamda sayısının 4 olması sebebiyle fonlardaki yöneticilik sıfatı da sayının az olması sebebiyle asgari bir portföy yöneticisi olması gerektiğinden benim yönetici konumunda bulunmamı gerektirdi” ifadelerini kullandı.
“Vişne Hissesinde Herhangi Bir Alım, Satım, İşlem İnsiyatifim Yoktur”
Vişne Madenciliğin halka arzında Tera fonlarının rolü sorulan Öztürk, halka arzın Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek, “Bu halka arzda Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. birinci serbest fon Vişne hissesi almak üzere talepte bulunmuş, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. de buna uygun gördüğü şekilde halka arz sonunda Vişne hissesi tahsis etmiştir” dedi.
Fon yöneticiliğinin fiili karar alma anlamında kendisine ait olmadığını savunan Öztürk, “Her ne kadar burada Tera birinci serbest fon yöneticilerinden biri şahsım görünse de söz konusu alımı Tera Menkul Değerler A.Ş. tarafından tahsis edilen adette diğer yönetici olan Ayşegül Kaya tarafından yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
Öztürk, Ayşegül Kaya’nın bu kararı tek başına alamayacağını belirterek, “Tabii bu Ayşegül Kaya’nın kendi başına aldığı bir karar değildir, böyle bir kararı Ayşegül Kaya’nın alması da mümkün değildir. Bu karar hakim ortağın üst yöneticilerinin verdiği bir karar olup, hakim ortağın iradesinin yansımasıdır” dedi.
Hissenin işlem görmeye başlamasının ardından herhangi bir işlem yapmadığını belirten Öztürk, “Halka arz olup işlem görmeye başladığı tarihten itibaren de şahsım olarak ilgili hissede herhangi bir alım, satım, işlem insiyatifim yoktur” diye konuştu. Vişne hissesi alındıktan sonra ikincil piyasa işlemlerine dikkat edilmesi konusunda şirket çalışanlarını uyardığını ifade eden Öztürk, “Şahsımın da fon yöneticisi olarak görünmesi sebebiyle muhatap olmam nedeniyle endişe duydum. PYŞ yönetim içerisinde bulunan öncelikle portföy yöneticisi olmak üzere tüm çalışanlara uyarıda bulundum” dedi.
Öztürk, söz konusu işlemlerin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından incelendiğini ve idari para cezası uygulandığını belirterek, “Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Vişne pay piyasası işlemleri ile ilgili şirketimiz PYŞ’den savunma talep edilmesi, yönetici olarak beni rahatsız etmiş, bu duyduğum rahatsızlıktan dolayı da PYŞ’deki tüm portföy yöneticisi pozisyonlarından ayrılma kararı aldım” ifadelerini kullandı.
“Destek Faktoring’deki İşlemlerin Bu Şekilde Yapıldığını Düşünüyorum”
Destek Faktoring’in halka arzında Tera fonlarının rolüne ilişkin soruyu da cevaplayan Öztürk, “Bu halka arzda Tera Portföy birinci serbest fon Destek Faktoring hissesi almak üzere talepte bulunmuş, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. de buna uygun gördüğü şekilde halka arz sonunda Destek hissesi tahsis etmiştir” dedi.
Öztürk, Destek Faktoring hisselerinin alımında da fon yöneticiliğinin kendi açısından formaliteden ibaret olduğunu belirterek, “Her ne kadar burada bu fonda yöneticilerinden biri şahsım görünse de söz konusu alımı Tera Menkul Değerler A.Ş. tarafından tahsis edilen adette diğer yönetici olan Ayşegül Kaya tarafından yapılmış olabilir” ifadelerini kullandı.
“Hakim Ortağın İradesinin Yansıması İle Olabilir”
Ayşegül Kaya’nın bu kararı tek başına almasının mümkün olmadığını söyleyen Öztürk, “Bu karar ancak hakim ortağın üst yöneticilerinin verdiği bir karar olup, hakim ortağın iradesinin yansıması ile olabilir. Bu fondaki işlemlerin bu şekilde yapıldığını düşünüyorum. Çünkü bu hisse alımında olayların nasıl geliştiği konusunda doğrudan bilgi sahibi değilim. İşleyişin böyle olabileceğini düşündüğüm için ifade ediyorum” dedi.
Öztürk, halka arzın ardından Destek Faktoring hissesinde kendisinin herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, “Halka arz olup işlem görmeye başladığı tarihten itibaren de şahsım olarak ilgili hissede herhangi bir alım, satım, işlem insiyatifim yoktur. Buna ilişkin olarak da Sermaye Piyasası Kurulu tarafından şahsımın dahil olduğu bir inceleme bulunmamaktadır” diye konuştu.
“Suçlamaların Hiçbirini Kabul Etmiyorum”
Öztürk ifadesinin sonunda, “Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. PYŞ genel müdürlüğü ve fon yöneticiliği yaptığım dönemdeki süreci açık bir şekilde anlattım. Sadece kağıt üzerinde fon yöneticisi sıfatına sahiptim. Suçsuzum. Serbest bırakılmamı talep ederim” dedi.
Fon Soruşturmasında 20 Şüpheliden 17’si Tutuklandı, 3’ü Serbest Kaldı

