Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Zirveye Tüm Müttefikler Lider Düzeyinde İştirak Ettiler”

19 Dakika Okuma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Zirveye Tüm Müttefikler Lider Düzeyinde İştirak Ettiler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır” dedi.

Ankara, iki gün süren NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine ev sahipliği yaptı. İttifakın 32 üyesinin liderlerini bir araya getiren zirvede savunma harcamalarının artırılması, Avrupa-Atlantik güvenliği, savunma sanayi iş birlikleri, Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve ittifakın geleceğine ilişkin başlıklar ele alındı. Liderler oturumları ve ikili temasların ardından zirve sona ererken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da kapanışta düzenlediği basın toplantısında zirvede alınan kararları değerlendirdi ve Türkiye’nin öncelikleri ile bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin mesajlar verdi.

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 22 yıl aradan sonra 2’nci, Ankara’da ise ilk defa düzenlenen NATO Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını belirterek, “İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış bulunuyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz” açıklamasında bulundu.

“Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak ettiler”

Erdoğan, zirve kapsamında geçen sene Lahey’de düzenlenen NATO zirvesi kapsamında alınan kararların hayata geçirilmesi üzerinde durduklarını belirterek, “Genel Sekreter Rutte’de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifaka yönelik çok boyutlu ve tedricen arttırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti. Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak ettiler. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı, bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“NATO’nun harekat ve misyonlarıyla ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız”

Türkiye olarak 1952 yılından beri NATO üyesi olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’ya üye olmakla ittifaka yalnızca 3 kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Gözbebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir. Halihazırda NATO’nun 2’nci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir. Türkiye bu emanete hakkıyla sahip çıkmıştır. İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk. NATO’nun harekat ve misyonlarıyla ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız. İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk F-16 uçaklarının ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacağı bilgisini paylaşarak, “Kosova’daki NATO KFOR (Kosovo Force) Harekatı’nın ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz. 2028-2029 yıllarında ittifak mukabele kuvvetine komuta edeceğiz” dedi.

“Türkiye olarak kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz”

NATO Zirvesi çerçevesinde Türkiye’yle Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi’nin önemine de değinen Erdoğan, “Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı 3 boyutlu derinlik yani üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın en güçlü sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur. Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken, diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimlerinin NATO nezdinde tamamlayıcı olması ve gereksiz tekrarlara yol açmaması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Diğer yandan, müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım. NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır” diye konuştu.

“(Ukrayna-Rusya Savaşı) Adil bir barışın kaybedeni olmaz, tarafları Türkiye’de bir araya getirmeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum”

NATO Zirvesi kapsamında Ukrayna’da 5’inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, “Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş her ay 10 binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Putin hem Zelenski hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum” diye konuştu.

“Her aşamasına destek verdiğimiz İslamabat Mutabakatını büyük bir memnuniyetle karşıladık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’da yaşanan güncel gelişmeleri de NATO Zirvesi kapsamında ele aldıklarını belirterek, “Bizim de her aşamasına destek verdiğimiz İslamabad Mutabakatını büyük bir memnuniyetle karşıladık. Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum. Bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart’tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan’a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor. Şehirler yıkılıyor. Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze’de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğini altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz” dedi.

“Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump başta olmak üzere NATO Zirvesi kapsamında Ankara’ya gelen liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek, “Zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdik. Suriye Cumhurbaşkanı Şara da Ankara’daydı. Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye’nin NATO üyeliğinin 75’inci yıl dönümünü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirve hazırlıkları bağlamında yakın iş birliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum” dedi.

“Bizi izlemeye devam edin”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in F-35 açıklamalarıyla ilgili, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi” dedi.

Ankara, 2 gün süren NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. İttifakın 32 üyesinin liderlerini bir araya getiren zirvede savunma harcamalarının artırılması, Avrupa-Atlantik güvenliği, savunma sanayi iş birlikleri, Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve ittifakın geleceğine ilişkin başlıklar ele alındı. Liderler oturumları ve ikili temasların ardından zirve sona ererken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da kapanışta düzenlediği basın toplantısında zirvede alınan kararları değerlendirdi ve Türkiye’nin öncelikleri ile bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi”

ABD Başkanı Trump’ın dün yapılan basın açıklamasında F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmesine sıcak bakmasını açıklamasının ardından İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis’un olumsuz açıklamalarının sorulması üzerine Erdoğan, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz Sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına niçin bunları aldın veya niçin bunları alıyorsun diye bir düşünce bugüne kadar serf ettik mi? Hayır. Halbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkanımız da olabilirdi. Ama gerek yok. Alabilir de satabilirdi. Türkiye şu anda bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da tabii ki alma hakkına da sahiptir. Ve bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz” diye konuştu.

“Bizi izlemeye devam edin”

Bir gazetecinin “Trump ilk günlerde sizinle görüşmesinde F-35’le ilgili olumlu bir takım sinyaller vardı. Ancak az önce basın toplantısında ‘henüz tamamen kararımı vermedim’ dedi. Size ne söyledi F-35’le ilgili?” sorusuna cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan net bir ifadeyle, “Bizi izlemeye devam edin” dedi.

“Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var”

Çelik Kubbe’nin Türkiye’nin güvenliğini ne derece etkilediğini ve müttefiklerin projeye olan ilgisinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çelik Kubbe projesi aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bir bilek güreşidir. Bütün adımlarımızı attık ve Çelik Kubbe’de de şu anda Türkiye biliyorsunuz her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilenmesini de yaptık. Yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var” ifadelerini kullandı.

Bir gazeteciye soru hakkı verilmesinin ardından gazetecinin Yunanistan basınından olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüyorsun gözlerinden tanırız” ifadelerine yer verdi. Aynı gazetecinin “Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir adım ne olabilir?” sorusuna Erdoğan, “Miçotakis ile özellikle Ege Denizi sorunlarını çözme konusundaki düşünceyi ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah birinci derecede Dışişleri Bakanlarımız daha sonra gerekirse biz de masaya otururuz ve bu konuyu görüşürüz. Ama şunu açık ve net söyleyeyim ki; o suların sorununu çözmek birinci derecede liderlerin görevidir. Bu konuda aynı düşünceyi ben de paylaşıyorum” cevabını verdi. Türkiye’nin İHA-SİHA teknolojilerindeki tecrübesini aktarmak üzere NATO’ya akredite etmeyi planladığı İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmelliyet Merkezi teklifinin NATO’lu müttefikler tarafından nasıl karşılandığının sorulması üzerine

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle cevap verdi: “Tabii bunu şu anda bu Mükemmelliyet Merkezleriyle ilgili çalışmaların içinde olanlar gerekli cevabı gerekli zamanlarda veriyorlar. Bu konuda da Türkiye olarak biz belli bir imkana belli bir güce sahibiz. Ve gerek gücümüzü gerekse imkanımızı gerekse bu Mükemmeliyet Merkezlerimizin çalışmasını ve bunların artışını da tüm dünyaya gösteriyoruz. Göstereceğiz. Bunun için BAYKAR önemli bir adım ve bu süreç devam ediyor. Çok ciddi dünyadan siparişler alıyorlar, almaya devam ediyorlar. Demek ki insansız hava araçlarımız İHA’lar, SİHA’lar dünyada karşılık buldu.”

“F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya ‘Amerika verdiği sözü tuttu diyecek”

“Trump’ın Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ticaret, savunma sanayi ve bölgesel güvenlik alanlarında ne gibi somut adımların atılması bekleniyor?” sorusu üzerine konuya dair bazı örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle tabii ki savunma sanayi önemli adımlardan bir tanesi. Ama bunun yanında ekonomik ilişkiler çok çok önemli. Bu ekonomik ilişkilerimizi Amerika’yla geliştirmek ülkemizin ciddi manada menfaatine. Ve bu aynen Amerika’da kabul ediyor. Ve bu süreci bu şekilde devam ettireceğiz. Bu ikili görüşmelerimizde gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konularda mutabıkız. İşte en önemlisi az önce de gündeme geldi. F-35 konusu. F-35 konusunda da Sayın Trump aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. İnşallah F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya ‘Amerika verdiği sözü tuttu diyecek” ifadelerini kullandı.

“Terörsüz Türkiye sürecini hükümetimiz başardı”

Bir gazetecinin Türkiye’nin geldiği demokrasi süreciyle ilgili sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
“Terörsüz Türkiye sürecini hükümetimiz başardı. Şu anda artık Güneydoğu’da doğuda çobanlarımız yaylada. Çobanlarımız yaylada rahatlıkla yaylak yapıyor. Sürülerini otlatıyor. Ve bakıyorsunuz yavrularına o sürüleri teslim edebiliyor. Böyle bir gündemi artık yakaladık. Aynı şekilde nehirlerde, ırmaklarda herkes yüzebiliyor. Bugünlere geldik. Bölgede toplantılarımızı, mitinglerimizi en geniş anlamda yapıyoruz, yapabiliyoruz. Demek ki süreci Terörsüz Türkiye olarak ciddi bir noktaya taşıdık. Şimdi bizler de örneğin partim bütün ekibiyle mitinglerini yapıyor. Mitinglerimizi yapıyoruz. Ve bu güzelliklere kavuşturan Allah’a hamdolsun diyorum.”

“Şu anda Amerika’nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok”

ABD’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı bazı yaptırımların kaldırılmasına yönelik sorulan soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Amerika’nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok. Yani büyük oranda büyük ölçüde bunlar kalkmış vaziyette. İşte şu anda Milli Savunma Bakanı burada. Genel Kurulma Başkanım burada. Diğer Dışişleri Bakanım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada. Hepsi de bu yaptırımların Türkiye’ye uygulanmadığını bizzat yaşıyorlar, görüyorlar. Böyle bir sıkıntımız yok. Herhangi bir sıkıntı anında da Sayın Trump sağ olsun aradığımız zaman yirmi dört saat içerisinde bize döner. Ve yirmi dört saat içerisinde de gerekli olan cevabı alırız” dedi.

Batılı liderlerin zirveye ilişkin karşılamalarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken ‘Gerçekten muhteşemdi’ dediler. Hatta bazıları ‘Biz Yeniçerilerinizi tanırız’ dediler” ifadelerini kullandı.
Trump’ın İran ile ateşkes bitti açıklamasına ilişkin Erdoğan, “Masa kolay değil. Türkiye’de de altılı masa kurdular, daha kurmadan dağıldı. Bu masa farklı bir masa. Ama biz elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Bütün mesele masayı sağlama almak. Bizim masamız kolay kolay dağılmaz” şeklinde konuştu. Yerli savaş uçağı KAAN ile ilgili soru üzerine Erdoğan, “Bu motorlarla ilgili konuyu Sayın Trump’la daha önce görüştüm. Kendileri olumlu bir yaklaşım sergilediler. İnşallah bir sıkıntı olmayacak” ifadelerinde bulundu.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in “tehdit hissediyoruz” söylemine ilişkin Erdoğan, “Bu casus belli konusunu benim milletimin tamamına yakını bilmez. Ne olduğunu sorsan bilmez. Dolayısıyla bunlarla bence hiç milletimizi oyalamaya da gerek yok. Bizler de bu konuyu zaten Yunanlı dostlarımıza diyoruz ki; bunlarla ne Yunan vatandaşını ne de bizim vatandaşımızı meşgul etmeyelim. Gelin oturalım, konuşalım, işi bitirelim. Bizim adımımız bu. Bu konu her zaman masaya geldiğinde kendilerine bunu söylüyoruz ve yolumuza da bu şekilde devam ediyoruz. Bu casus belli de bu konulardan bir tanesi. Mavi vatan konusuna gelince, mavi vatan konusu da bizim için çok çok önemli bir konu. Onu sadece denizlerde değil yeri geldiği zaman da onu özellikle biz kendi içimizde ve kara sularımızda isim olarak da kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Hürmüz Boğazı konusunda Türkiye olarak çaba gösterildiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nın bir savaş gölüne dönüşmesini istemediğinden bahsetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’nde Gazze konusunu ısrarla gündeme getirdiğini belirterek, Gazze’yi bir Orta Doğu felaketi olarak gördüklerini söyledi. Erdoğan, bölgede bir an önce sulh ve sükûnun sağlanması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, zirvenin organizasyonunun da son derece başarılı geçtiğini belirterek, organizasyonda görev alan tüm personele teşekkür etti. İkramlar ve sunulan hizmetlerden memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, emeği geçen tüm çalışanları tebrik etti.

“Gemi inşa sanayii başta olmak üzere fırkateynler, korvetler ve denizaltılar projelerini görüştük”

ABD ile ortak projelere ve yaptırımların kaldırılması konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Takvim demeyeyim ama Sayın Trump’la bu konuda mutabık kaldık. Özellikle gerek savunma sanayii gerek ekonomi bütün bunlarda müşterek çalışma hatta Türkiye’nin savunma sanayiinde Amerika’ya yönelik adımlar atmasını da aramızda konuştuk. Gemi inşa sanayii başta olmak üzere fırkateynler, korvetler ve denizaltılar projelerini görüştük. Türkiye bunları tersanelerinde yapar, bunları yapmaya da muktedirdir” ifadelerinde bulundu.

Avrupa Birliği oy birliği sorusu üzerine Erdoğan, “Bize düşen görev liderlerle bu konuları görüşmek. Bugün Alman Şansölyesi ile de bu konuyu görüştük. Şimdi de diğer liderlerle gündeme getireceğiz, konuşacağız. Türkiye’ye 53 yıllık bir beklenti bu bir zulümdür. “Artık bu zulümden Türkiye’yi kurtarın” diyeceğiz kendilerine. Temenni ederim ki artık kapıyı aralarlar. Çalışacağız. Hayırlısı olsun” diyerek konuşmasını noktaladı.

KAYNAKLAR:IHA