15 Ekim Tarihte Bugün

79 Dakika Okuma
15 Ekim Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 15 Ekim

15 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?

DÜNYA KIRSAL KADINLAR GÜNÜ: 2026 KADIN ÇİFTÇİLERE ADANDI

Birleşmiş Milletler tarafından 2007’de ilan edilen ve 2008’den bu yana kutlanan Dünya Kırsal Kadınlar Günü, tarımda ve kırsal yaşamda kadınların emeğine dikkat çekiyor. Türkiye’de Dünya Kadın Çiftçiler Günü adıyla da anılan gün, 2026’da ayrı bir önem taşıyor. Çünkü Birleşmiş Milletler, 2026’yı Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan etti. Dünyada tarımsal üretimin önemli bir bölümünü gerçekleştiren kadınlar, pek çok ülkede toprak mülkiyeti, finansman ve eğitim olanaklarına erişimde zorluk yaşıyor. Kandıra’dan Karamürsel’e, Kartepe’den İzmit’in köylerine kadar tarımsal üretimde kadınların önemli rol üstlendiği Kocaeli için de bugünün özel bir anlamı bulunuyor.

DÜNYA BEYAZ BASTON GÜNÜ: BİR BASTONDAN ÇOK DAHA FAZLASI

Her yıl 15 Ekim’de anılan Dünya Beyaz Baston ve Güvenlik Günü, görme engelli bireylerin bağımsız hareket etme ve güvenli ulaşım hakkına dikkat çekiyor. Beyaz baston, görme engellilerin çevrelerindeki engelleri fark etmelerini sağlayan bir yardımcı olmanın yanı sıra bağımsızlığın da simgesi. Bu özel günde kaldırımları kapatan araçlar, işgal edilen hissedilebilir yürüme yüzeyleri ve erişilebilir olmayan toplu taşıma sistemleri yeniden gündeme getiriliyor. Kocaeli’de de kaldırımların, yaya geçitlerinin ve toplu taşıma duraklarının herkes için güvenli olması gerektiğini hatırlatan önemli bir gün.

DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ: SABUNLA YAPILAN KÜÇÜK BİR İŞLEM HAYAT KURTARABİLİYOR

2008’den bu yana her yıl 15 Ekim’de kutlanan Dünya El Yıkama Günü, bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde sabun ve suyun önemini hatırlatıyor. Dünya genelinde yürütülen kampanyanın uzun süreli mesajı, “El Yıkama Kahramanı Ol”. Özellikle tuvalet kullanımından sonra, yemek hazırlamadan önce ve hasta kişilerle temasın ardından ellerin doğru biçimde yıkanması, birçok enfeksiyonun yayılmasını azaltabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü ve sağlık kuruluşları, düzenli el hijyeninin özellikle çocukları ishal ve solunum yolu enfeksiyonlarından korumada etkili olduğunu belirtiyor. Bazen sağlığı korumak için yapılabilecek en önemli şeylerden biri, yalnızca elleri sabunlamak.

DÜNYA MEME SAĞLIĞI GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

Avrupa Meme Kanseri Koalisyonu Europa Donna’nın 2008’de başlattığı Dünya Meme Sağlığı Günü, her yıl 15 Ekim’de anılıyor. Ekim ayı boyunca sürdürülen meme kanseri farkındalık çalışmalarının önemli tarihlerinden biri olan gün, kadınların meme sağlığını korumasına ve düzenli taramalara katılmasına dikkat çekiyor. Meme kanseri, Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü. Erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor. Türkiye’de uygun yaş grubundaki kadınlar, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanabiliyor.

ULUSLARARASI DEPREM TATBİKATI GÜNÜ: 2026’DA 15 EKİM’E DENK GELİYOR

Dünyanın farklı ülkelerinde her yıl ekim ayının üçüncü perşembesi düzenlenen ShakeOut Deprem Tatbikatı Günü, 2026’da 15 Ekim’e denk geliyor. ABD’de başlatılan ve zamanla başka ülkelere de yayılan etkinlikte milyonlarca kişi, deprem sırasında yapılması gerekenleri uygulamalı olarak öğreniyor. Tatbikatların temelinde “Çök, Kapan, Tutun” hareketi bulunuyor. 17 Ağustos 1999 depreminin ağır sonuçlarını yaşamış Kocaeli açısından bugünün ayrı bir önemi var. Deprem anında doğru davranışları önceden öğrenmek ve ailelerin bir acil durum planı hazırlaması, afetlere karşı alınabilecek temel önlemler arasında yer alıyor.

GEBELİK VE BEBEK KAYIPLARINI ANMA GÜNÜ: DÜNYA SAAT 19.00’DA MUM YAKIYOR

15 Ekim, dünyanın birçok ülkesinde gebelik sırasında veya doğumdan kısa süre sonra hayatını kaybeden bebekleri anmak ve ailelerine destek olmak amacıyla özel bir gün olarak kabul ediliyor. “Işık Dalgası” adı verilen etkinlikte aileler, kendi ülkelerinin yerel saatiyle 19.00’da mum yakıyor. Farklı saat dilimlerinde gerçekleştirilen anmalar sayesinde dünyanın çevresinde sembolik bir ışık dalgası oluşturuluyor. Günün amacı, bebek kaybı yaşayan ailelerin duygusal ve psikolojik destek ihtiyaçlarına dikkat çekmek ve çoğu zaman konuşulmayan bu acının toplum tarafından anlaşılmasını sağlamak.

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ GÜNÜ: BUGÜN KAVGALARI BİTİRMEK İÇİN İYİ BİR GÜN!

ABD’deki Uyuşmazlık Çözümü Derneğinin 2005’te başlattığı Uyuşmazlık Çözümü Günü, her yıl ekim ayının üçüncü perşembesinde anılıyor. 2026’da 15 Ekim’e rastlayan etkinlik, anlaşmazlıkların şiddete ve uzun süren davalara dönüşmeden görüşme, arabuluculuk ve uzlaşma yoluyla çözülmesini teşvik ediyor. Aile içi tartışmalardan iş hayatına, komşuluk sorunlarından ticari anlaşmazlıklara kadar pek çok konuda barışçıl çözüm yöntemlerinin önemine dikkat çekiliyor. Günün mesajı oldukça basit: Haklı olduğunuzu anlatmaya çalışırken karşınızdakini dinlemeyi unutmayın.

 

15 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ

Aşağıdaki kutlamalar daha çok ABD ve Kanada’da ortaya çıkan, eğlenceli özel gün takvimlerinde yer alan gayriresmî etkinlikler. Bazıları televizyon karakterlerinden, bazıları da yemek markalarının tanıtım kampanyalarından doğmuş.

SURATSIZLIK GÜNÜ: BUGÜN SOMURTMAK SERBEST!

ABD’de 15 Ekim, Ulusal Suratsızlık Günü (National Grouch Day) olarak kutlanıyor. 1970’li yıllardan beri takvimlerde yer alan bu tuhaf gün, huysuz ve somurtkan insanlara adanmış. Susam Sokağı programında çöp tenekesinde yaşayan ve her şeyden şikâyet eden Oscar karakteri de günün en tanınmış simgelerinden biri. Kutlamanın amacı insanları kavga etmeye teşvik etmekten çok, herkesin zaman zaman huysuzlanabileceğini esprili biçimde hatırlatmak. Bugün birilerine ters davranırsanız özel gün bahanesine sığınabilirsiniz. Ama ertesi gün aynı bahaneyi kullanmak biraz zor.

ŞAVURMA GÜNÜ: KANADA’DA DÖNERE ÖZEL KUTLAMA!

Kanada’da 15 Ekim, dönerin Orta Doğu’daki yakın akrabası şavurmaya adanmış. 2020’de Osmow’s adlı restoran zincirinin başlattığı Ulusal Şavurma Günü (National Shawarma Day), daha sonra özel gün takvimlerine girdi. Dikey şişte pişirilen etin ince dilimlenmesiyle hazırlanan şavurma, Türk dönerine benzeyen ancak baharatları ve sunumuyla farklılaşan bir yemek. Kanada’daki kutlamalarda restoranlar özel kampanyalar düzenliyor, şavurma severler bir araya geliyor. Türk usulü dönerin böylesine güçlü olduğu bir ülkede ayrıca kutlanmasına gerek var mı, orası tartışılır!

MANTAR GÜNÜ: BÜTÜN MANTARLARIN BİR GÜNÜ VAR!

ABD’deki yemek takvimlerinde her yıl 15 Ekim, Ulusal Mantar Günü olarak yer alıyor. Gün, mantarın mutfak kültüründeki yerine dikkat çekmek ve farklı yenilebilir mantar türlerini tanıtmak amacıyla kutlanıyor. Mantarın çorbadan pizzaya, makarnadan ana yemeklere kadar pek çok kullanım alanı bulunuyor. Ancak kutlamanın önemli bir uyarısı da var: Doğadan toplanan mantarların bazıları zehirli türlerle kolayca karıştırılabiliyor. Dolayısıyla bugünü kutlamak için ormana gidip rastgele mantar toplamak yerine güvenilir yerlerden alınmış kültür mantarlarını tercih etmek daha akıllıca.

PUG KÖPEKLERİ GÜNÜ: BURUŞUK SURATLARA ÖZEL KUTLAMA

15 Ekim, ABD’de kısa burunları, iri gözleri ve buruşuk yüzleriyle tanınan pug cinsi köpeklere ayrılmış. Ulusal Pug Günü (National Pug Day), bu küçük köpekleri sevenlerin sosyal medyada fotoğraf paylaşması ve hayvan sahiplenmeye dikkat çekmesiyle kutlanıyor. Çin kökenli ve geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan puglar, sevecen yapılarıyla tanınıyor. Ancak basık burunlu vücut yapıları nedeniyle solunum güçlükleri gibi sağlık sorunları yaşayabiliyorlar. Bu nedenle kutlamalarda sorumlu hayvan sahiplenmenin önemi de hatırlatılıyor.

“I LOVE LUCY” GÜNÜ: 75 YILLIK BİR TELEVİZYON EFSANESİ KUTLANIYOR

ABD’de her yıl 15 Ekim, televizyon tarihinin en ünlü komedi dizilerinden I Love Lucy için özel bir gün olarak anılıyor. Çünkü Lucille Ball’un başrolünde olduğu dizi, ilk kez 15 Ekim 1951’de CBS ekranlarında yayımlanmıştı. Ev yaşamını, evlilik sorunlarını ve Lucy’nin başına açtığı komik işleri anlatan yapım, televizyon komedisinin gelişiminde önemli rol oynadı. Dizinin ilk yayınından bu yana 2026’da tam 75 yıl geçti. Bugün Amerikan televizyon kültüründe hâlâ önemli bir yeri bulunan dizi, milyonlarca izleyici için nostaljik bir kutlama nedeni.

PEYNİR LORUNA BİLE ÖZEL GÜN AYIRDILAR!

ABD’nin Wisconsin eyaletinde sevilen bir atıştırmalık olan taze peynir parçalarının da özel bir günü var. 15 Ekim, Ulusal Peynir Pıhtısı Günü (National Cheese Curd Day) olarak kutlanıyor. Peynir üretimi sırasında oluşan taze parçalar, çoğunlukla pane harcıyla kaplanıp kızartılarak servis ediliyor. 2015’te bir restoran zincirinin başlattığı kutlama, zamanla bölgedeki yemek kültürünün eğlenceli etkinliklerinden biri oldu. Türkiye’de peynir çeşitlerinin zenginliği düşünülürse bizim de birkaç ayrı kutlama günü çıkarmamız pek zor görünmüyor.

MÜŞTERİNİ TANI GÜNÜ: ESNAFA BİR GÜNLÜK ÖDEV!

ABD’deki ticari ve sosyal medya takvimlerinde her üç ayın üçüncü perşembesi, “Müşterini Tanı Günü” olarak anılıyor. 2026’nın ekim ayındaki kutlama 15 Ekim’e denk geliyor. İşletmelerin müşterilerini yalnızca alışveriş yaptıkları kişiler olarak görmeyip görüşlerini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini öğrenmesi amaçlanıyor. Sosyal medyada anketler, mağazalarda sohbetler ve özel etkinliklerle değerlendirilen gün, müşterileriyle yıllardır samimi ilişki kuran mahalle esnafı için pek de yabancı bir düşünce sayılmaz. Kocaeli’de müşterisinin ne alacağını kapıdan girer girmez bilen esnafın bu konuda biraz avantajlı olduğu söylenebilir.

 

15 EKİM’DE NELER OLDU?

1529 – KANUNİ, BİRİNCİ VİYANA KUŞATMASI’NI KALDIRDI

Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman, 15 Ekim 1529’da Viyana Kuşatması’nı sona erdirerek ordusunun geri çekilmesini emretti. Osmanlı kuvvetleri 27 Eylül’de kuşatmaya başlamış, ancak şehrin güçlü savunmasını aşamamıştı. Son büyük hücumun da başarısız olması, ağır yağışlar, yaklaşan kış ve ordunun ikmal sorunları geri çekilme kararında etkili oldu. Viyana’nın alınamaması, Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki ilerleyişinde önemli bir dönüm noktasıydı. Kuşatmanın ardından Avusturyalılar şehrin savunmasını güçlendirmek için yeni surlar ve tahkimatlar inşa etmeye başladı. Osmanlı ordusu, 154 yıl sonra 1683’te Viyana’yı ikinci kez kuşatacaktı.

1582 – TAKVİMDEN 10 GÜN SİLİNDİ: 4 EKİM’DEN DOĞRUDAN 15 EKİM’E GEÇİLDİ

Bugün dünyanın büyük bölümünde kullanılan Gregoryen takvim, 15 Ekim 1582’de bazı Katolik ülkelerde uygulanmaya başlandı. Papa XIII. Gregorius’un hazırlattığı düzenlemeyle eski Jülyen takviminde biriken zaman farkı giderilmek istendi. İspanya, Portekiz, İtalya’nın büyük bölümü ve Polonya-Litvanya’da 4 Ekim Perşembe gününün ardından doğrudan 15 Ekim Cuma gününe geçildi. Böylece takvimden tam 10 gün çıkarılmış oldu. Diğer ülkeler yeni takvimi farklı tarihlerde kabul etti. Türkiye ise bugün kullandığımız miladi takvime 1 Ocak 1926’da geçti.

1783 – İNSAN İLK KEZ BİR BALONLA HAVALANDI

Fransız bilim insanı Jean-François Pilâtre de Rozier, 15 Ekim 1783’te Paris’te gerçekleştirilen deneyde sıcak hava balonuyla yerden yükselen ilk insanlardan biri oldu. Montgolfier kardeşlerin geliştirdiği balon, güvenlik amacıyla halatlarla yere bağlanmıştı. Rozier yaklaşık 25 metre yüksekliğe çıktı ve dört dakika kadar havada kaldı. Günümüzde oldukça mütevazı görünebilecek bu deneme, insanlı havacılık tarihinin başlangıç noktalarından biriydi. Rozier, 21 Kasım’da bu kez Marquis d’Arlandes ile birlikte halatsız olarak uçmayı başaracak ve insanlığın ilk serbest balon yolculuğunu gerçekleştirecekti.

1815 – NAPOLYON, ÖLENE KADAR KALACAĞI SÜRGÜN ADASINA ULAŞTI

Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart’ı taşıyan İngiliz savaş gemisi, 15 Ekim 1815’te Atlas Okyanusu’nun ortasındaki Saint Helena Adası açıklarına ulaştı. Waterloo Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından İngilizlere teslim olan Napolyon, Avrupa’dan binlerce kilometre uzaktaki bu adaya sürgün edilmişti. Gemiden ertesi gün karaya çıkarılan eski imparatorun çevresinde artık ne büyük orduları ne de sarayları vardı. Bir zamanlar Avrupa’nın önemli bir bölümünü yönetmiş olan Napolyon, yaşamının kalan yıllarını küçük ve gözlerden uzak bir adada geçirdi. 5 Mayıs 1821’de de burada hayatını kaybetti.

1905 – II. ABDÜLHAMİD’İN DEMİRYOLU PROJESİNDE YENİ HAT AÇILDI

Osmanlı Devleti’nin önemli demiryolu projelerinden Hicaz Demiryolu’nun Hayfa-Dera bağlantısı, 15 Ekim 1905’te resmen açıldı. Sultan II. Abdülhamid’in emriyle yapılan hat sayesinde Akdeniz kıyısındaki Hayfa Limanı ile Şam arasında demiryolu ulaşımı sağlandı. İlk trenin Hayfa’dan Şam’a hareket ettiği açılış töreninde, Sultan Abdülhamid adına hazırlanan bir anıt da yerleştirildi. Demiryolu, Hicaz hattının inşasında kullanılacak malzemelerin deniz yoluyla taşınmasını kolaylaştırırken bölgedeki ticarete de katkıda bulundu. Osmanlı’nın son dönemindeki büyük ulaşım yatırımlarından biri olan bu hat, bugün farklı devletlerin sınırları içinde kalan toprakları birbirine bağlıyordu.

1905 – ÇİZGİ ROMAN TARİHİNİ DEĞİŞTİREN KÜÇÜK NEMO İLK KEZ YAYIMLANDI

Amerikalı çizer Winsor McCay’in yarattığı Little Nemo in Slumberland adlı çizgi roman, 15 Ekim 1905’te New York Herald gazetesinde yayımlanmaya başladı. Hikâyenin kahramanı küçük Nemo, her gece rüyasında fantastik dünyalara yolculuk ediyor, bölümün sonunda ise genellikle yatağında uyanıyordu. McCay’in renkleri, farklı boyutlardaki çizgi roman karelerini ve olağanüstü mimari tasarımları kullanma biçimi, çizgi roman anlatımında önemli yenilikler getirdi. Daha sonra animasyon çalışmalarına da öncülük eden McCay, sinema ve çizgi film tarihini etkileyen sanatçılardan biri oldu.

1917 – DÜNYANIN EN ÜNLÜ KADIN CASUSU MATA HARİ KURŞUNA DİZİLDİ

Birinci Dünya Savaşı’nın en çok konuşulan isimlerinden Mata Hari, 15 Ekim 1917’de Paris yakınlarında kurşuna dizilerek idam edildi. Gerçek adı Margaretha Geertruida Zelle olan Hollandalı dansçı, Avrupa’nın önemli şehirlerinde sahne alırken siyasetçiler ve askerlerle kurduğu ilişkilerle de tanınıyordu. Fransız askerî mahkemesi tarafından Almanya adına casusluk yaptığı gerekçesiyle ölüme mahkûm edildi. Ancak hakkındaki delillerin ne kadar güçlü olduğu ve savaşın gidişatını gerçekten etkileyip etkilemediği sonraki yıllarda tarihçiler arasında tartışıldı. Mata Hari’nin yaşamı, çok sayıda romana ve sinema filmine konu oldu.

1923 – ALMANYA’DA PARANIN DEĞERİNİ KURTARMAK İÇİN TARİHÎ KARAR ALINDI

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından ağır bir ekonomik krize sürüklenen Almanya, 15 Ekim 1923’te para sistemini yeniden düzenleyecek Alman Rentenbank’ın kurulmasına karar verdi. Ülkede enflasyon öylesine büyümüştü ki insanların günlük alışveriş yapabilmek için milyonlarca, hatta milyarlarca mark taşıması gerekiyordu. Yeni düzenlemeyle çıkarılacak Rentenmark’ın değerinin 1 trilyon eski kâğıt marka eşit olması kararlaştırıldı. Yeni para 15 Kasım’da dolaşıma girdi ve hiperenflasyonun kontrol altına alınmasında önemli rol oynadı. Almanya’daki bu dönem, paranın değer kaybının bir toplumun günlük yaşamını nasıl altüst edebileceğinin en çarpıcı tarihî örneklerinden biri oldu.

1927 – ATATÜRK BÜYÜK NUTUK’U OKUMAYA BAŞLADI: TAM 36 SAAT 33 DAKİKA SÜRDÜ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Fırkasının Ankara’da toplanan İkinci Büyük Kurultayı’nda, 15 Ekim 1927’de tarihî konuşması Nutuk’u okumaya başladı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından 1927’ye kadar yaşanan Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini belgeleriyle anlattığı konuşması altı gün sürdü. Atatürk, toplam 36 saat 33 dakika boyunca kürsüde kaldı ve 20 Ekim’de konuşmasını tamamladı. Türk siyasi tarihinin en önemli belgelerinden biri olan Nutuk’un son bölümünde, Cumhuriyet’in geleceğini Türk gençliğine emanet ettiği ünlü Gençliğe Hitabe yer aldı.

1928 – İZMİT’TE ÖĞRETMENLİK YAPAN YUSUF ZİYA ORTAÇ’IN MEŞ’ALE DERGİSİ KAPANDI

Türk edebiyatında Yedi Meşaleciler olarak bilinen genç şair ve yazarlara yayın olanağı sağlayan Meş’ale dergisinin son sayısı, 15 Ekim 1928’de çıktı. Yusuf Ziya Ortaç’ın sahibi olduğu dergi, 1 Temmuz’dan itibaren yalnızca sekiz sayı yayımlanabilmişti. Yedi Meşaleciler arasında Ziya Osman Saba, Cevdet Kudret ve Yaşar Nabi Nayır gibi daha sonra Türk edebiyatında önemli yer edinecek isimler bulunuyordu. Derginin sahibi Yusuf Ziya Ortaç’ın bir dönem İzmit Sultanisinde edebiyat öğretmenliği yapmış olması, bu kısa ömürlü yayın girişimine Kocaeli açısından da ayrı bir anlam kazandırıyor.

1928 – DEV HAVA GEMİSİ ATLANTİK’İ 111 SAATTE GEÇTİ, AMERİKA’YA ULAŞTI

Almanya’dan havalanan Graf Zeppelin adlı dev hava gemisi, 15 Ekim 1928’de Atlantik Okyanusu’nu aşarak ABD’nin New Jersey eyaletindeki Lakehurst Hava Üssü’ne indi. Yaklaşık 9.900 kilometrelik yolculuk 111 saat 44 dakika sürdü. Uçuş sırasında şiddetli bir fırtınada geminin kuyruk bölümündeki kaplama yırtıldı ve mürettebat havadayken onarım yapmak zorunda kaldı. Üstelik hava gemisine gizlice binen 19 yaşındaki bir kaçak yolcu da bulunuyordu. Havacılık tarihinin bu sıra dışı yolculuğu, Atlantik üzerinde ticari yolcu taşımacılığının gelişmesinde önemli bir adım oldu.

1937 – TÜRKİYE’NİN LATİN HARFLİ İLK KÂĞIT PARASI TEDAVÜLE ÇIKTI

Harf Devrimi’nin ardından Latin harfleriyle hazırlanan ilk Türk banknotu, 15 Ekim 1937’de dolaşıma girdi. 5 liralık banknotun ön yüzünde Mustafa Kemal Atatürk’ün portresi, arka yüzünde ise Ankara’daki Güvenlik Anıtı bulunuyordu. Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde basılan kâğıt paralarda eski Türkçe ve Fransızca ifadeler yer alırken yeni banknotlarda Latin harflerine geçilmişti. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının ikinci emisyon grubuna ait bu para, Cumhuriyet’in ekonomik yaşamında Harf Devrimi’nin önemli simgelerinden biri oldu.

1937 – HEMINGWAY’İN “SAHİP OLMAK YA DA OLMAMAK” ROMANI YAYIMLANDI

Amerikalı yazar Ernest Hemingway’in Sahip Olmak ve Sahip Olmamak (To Have and Have Not) adlı romanı, 15 Ekim 1937’de yayımlandı. Ekonomik bunalım yıllarında Florida ile Küba arasında geçimini sağlamaya çalışan tekne kaptanı Harry Morgan’ın hikâyesini anlatan eser, yoksulluk, suç ve hayatta kalma mücadelesini konu alıyordu. Roman, 1944’te Humphrey Bogart ve Lauren Bacall’ın başrollerinde oynadığı aynı adlı filme de esin kaynağı oldu. Film, iki oyuncunun kamera önünde tanıştığı ve sonrasında başlayan ilişkileriyle de Hollywood tarihinin unutulmaz yapımları arasına girdi.

1945 – NAZİLERLE İŞ BİRLİĞİ YAPAN ESKİ FRANSA BAŞBAKANI İDAM EDİLDİ

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’yla iş birliği yapan Vichy yönetiminin eski başbakanı Pierre Laval, 15 Ekim 1945’te Fransa’da kurşuna dizildi. Alman işgali altındaki Fransa’da görev yapan Laval, savaşın ardından vatana ihanet suçundan yargılanarak ölüm cezasına çarptırılmıştı. İdamından önce zehir alarak intihar etmeye çalıştı ancak doktorların müdahalesiyle hayatta kaldı. Aynı gün infaz mangasının karşısına çıkarıldı. Olay, savaş sonrasında Nazi iş birlikçilerinin yargılandığı dönemin en çok konuşulan davalarından biriydi.

1946 – HİTLER’İN SAĞ KOLU İDAMDAN SAATLER ÖNCE ZEHİR İÇTİ

Nazi Almanyası’nın en güçlü yöneticilerinden Hermann Göring, 15 Ekim 1946 gecesi Nürnberg Hapishanesindeki hücresinde siyanür içerek yaşamına son verdi. Hitler’in yakın çalışma arkadaşı ve Alman Hava Kuvvetlerinin eski komutanı olan Göring, Nürnberg Uluslararası Askerî Mahkemesinde savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan mahkûm edilmişti. Ertesi gün diğer Nazi yöneticileriyle birlikte asılması planlanıyordu. Sıkı güvenlik altındaki hücresine zehri nasıl sokabildiği ise uzun yıllar tartışıldı.

1951 – DOĞUM KONTROL HAPININ TEMELİNİ ATAN BULUŞ GERÇEKLEŞTİ

Meksikalı kimyager Luis Ernesto Miramontes, 15 Ekim 1951’de doğum kontrol haplarının geliştirilmesinde kullanılacak noretisteron adlı maddeyi laboratuvarda sentezlemeyi başardı. Henüz 26 yaşındaki bilim insanı, Carl Djerassi ve George Rosenkranz’ın yürüttüğü çalışmalar kapsamında bu önemli buluşu gerçekleştirdi. Noretisteron, daha sonra geliştirilen ağızdan alınan hormonal doğum kontrol ilaçlarının temel maddelerinden biri oldu. Buluş, kadınların doğurganlıklarını kontrol edebilmesi ve aile planlaması açısından büyük bir değişimin yolunu açtı. Doğum kontrol haplarının yaygınlaşması ise 1960’lı yıllarda gerçekleşti.

1956 – BİLGİSAYAR PROGRAMLAMASINI DEĞİŞTİREN FORTRAN TANITILDI

Bilgisayar teknolojisinin gelişiminde önemli rol oynayan FORTRAN programlama dilinin ilk başvuru kılavuzu, 15 Ekim 1956’da IBM tarafından yayımlandı. Matematiksel formüllerin bilgisayarların anlayabileceği komutlara dönüştürülmesini kolaylaştıran sistem, John Backus liderliğindeki bir ekip tarafından geliştiriliyordu. O dönemde bilgisayar programlamak oldukça karmaşık işlemler gerektirirken FORTRAN, bilim insanlarının ve mühendislerin çalışmalarını büyük ölçüde kolaylaştırdı. İlk derleyicisi 1957’de kullanıma sunulan dil, bilimsel hesaplamalarda uzun yıllar etkili oldu. FORTRAN’ın modern sürümleri bugün de bazı bilimsel araştırmalarda kullanılıyor.

1961 – 27 MAYIS DARBESİNDEN SONRA İLK SEÇİM YAPILDI: KOCAELİ’DE AP BİRİNCİ OLDU

27 Mayıs 1960 askerî darbesinin ardından Türkiye’de ilk genel seçimler 15 Ekim 1961’de gerçekleştirildi. İsmet İnönü’nün liderliğindeki CHP, 173 milletvekiliyle birinci parti olurken Adalet Partisi 158, Yeni Türkiye Partisi 65 ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 54 milletvekilliği kazandı. Hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı ve seçimlerin ardından Türkiye’nin ilk koalisyon hükümeti oluşturuldu. Kocaeli’de ise sonuç ülke genelinden farklıydı. Adalet Partisi yüzde 44,8 oyla birinci olurken CHP yüzde 38,8’de kaldı. Kentin beş milletvekilliğinden üçünü AP, ikisini CHP kazandı.

1966 – AMERİKA’DA KARA PANTERLER PARTİSİ KURULDU

ABD’de siyahların eşit haklar elde etme mücadelesinin en dikkat çekici örgütlerinden Kara Panterler Partisi, 15 Ekim 1966’da Kaliforniya’nın Oakland kentinde kuruldu. Huey Newton ve Bobby Seale tarafından oluşturulan hareket, özellikle polis şiddetine karşı silahlı öz savunma düşüncesini savunuyordu. Zamanla yoksul mahallelerde çocuklara ücretsiz kahvaltı dağıtılması ve sağlık hizmetleri sağlanması gibi sosyal programlar da yürüttü. Amerika’daki ırk ayrımcılığına karşı mücadele tarihinde önemli yer tutan örgüt, siyasi görüşleri ve yöntemleri nedeniyle büyük tartışmalara da konu oldu. Kuruluşunun üzerinden 2026’da 60 yıl geçti.

1969 – MİLYONLARCA AMERİKALI VİETNAM SAVAŞI’NA KARŞI SOKAĞA ÇIKTI

ABD’de 15 Ekim 1969’da Vietnam Savaşı’nı protesto etmek amacıyla ülke çapında gösteriler düzenlendi. Vietnam Savaşı’nı Durdurma Moratoryumu adı verilen eylemlere öğrenciler, öğretmenler, sanatçılar ve farklı meslek gruplarından insanlar katıldı. Yüzlerce şehirde yürüyüşler, toplantılar ve savaş karşıtı etkinlikler gerçekleştirildi. Dönemin ABD Başkanı Richard Nixon’ın savaş politikalarına yönelik toplumsal muhalefetin büyüklüğünü gösteren eylemler, Amerikan tarihinin en geniş katılımlı savaş karşıtı protestolarından biri oldu.

1970 – İSTANBUL’DAKİ SALGIN BÜYÜDÜ: KOLERA PANİĞİ BAŞLADI

İstanbul’un Sağmalcılar semtinde ortaya çıkan ve daha sonra kolera olduğu anlaşılan salgın, 15 Ekim 1970’te gazetelerin önemli gündemlerinden biri haline geldi. İlk günlerde kusma ve ishal şikâyetiyle hastanelere başvuranların sayısı hızla artarken aynı günkü basın haberlerinde hasta sayısının 150’yi aştığı belirtiliyordu. Yetkililer başlangıçta salgının nedenine ilişkin farklı açıklamalar yaptı. İlerleyen günlerde kolera tanısı kesinleşti ve salgın İstanbul dışındaki bazı bölgelere de yayıldı. Dönemin kayıtlarında İzmit’te de kolera hastalarına rastlandığı görülüyor. Salgın, Türkiye’de içme suyu altyapısının ve halk sağlığı önlemlerinin önemini yeniden gündeme getirdi.

1970 – MISIR’DA ENVER SEDAT DÖNEMİNİN YOLU AÇILDI

Mısır’ın uzun yıllar devlet başkanlığını yapan Cemal Abdülnasır’ın ölümünün ardından, 15 Ekim 1970’te Enver Sedat’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı için halk oylaması düzenlendi. Resmî sonuçlara göre seçmenlerin büyük çoğunluğu Sedat’ı destekledi; sonuçların 17 Ekim’de açıklanmasıyla yeni cumhurbaşkanlığı dönemi kesinleşti. Sedat, 1973’te İsrail’e karşı başlatılan savaşta Mısır’ı yönetti, daha sonra İsrail’le barış görüşmelerine başladı. Bu girişimleri nedeniyle 1978’de Nobel Barış Ödülü’nü kazandı. 1981’de ise askerî geçit töreni sırasında düzenlenen suikastta hayatını kaybetti.

1970 – DEV KÖPRÜ İNŞAATI ÇÖKTÜ: 35 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

Avustralya’nın Melbourne kentinde yapımı süren West Gate Köprüsü, 15 Ekim 1970’te büyük bir faciaya sahne oldu. Köprünün 112 metrelik bölümü aniden çökerek 35 işçinin ölümüne, 18 işçinin yaralanmasına yol açtı. Yaklaşık 2 bin ton ağırlığındaki çelik ve beton yapı, Yarra Nehri’ne ve inşaat alanındaki işçi barakalarının üzerine düştü. Avustralya tarihinin en ağır iş kazalarından biri olan felaketin ardından yapılan incelemelerde tasarım ve inşaat yöntemlerindeki ciddi kusurlar ortaya çıkarıldı. Olay, ülkede iş güvenliği kurallarının yeniden düzenlenmesinde önemli rol oynadı.

1976 – SEKA’NIN BALIKESİR FABRİKASININ TEMELİ ATILDI

Türkiye’nin kâğıt sanayisinde önemli yer tutan SEKA’nın Balıkesir Fabrikası’nın temeli, 15 Ekim 1976’da atıldı. İzmit’te başlayan ve zamanla Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan SEKA yatırımlarının yeni halkası olan tesis, odun hamuru ve gazete kâğıdı üretmek amacıyla tasarlanmıştı. Yıllık 100 bin ton gazete kâğıdı üretim kapasitesi hedeflenen fabrikada ilk kâğıt 8 Ocak 1981’de üretildi. Balıkesir’deki bu yatırım, İzmit’in öncülük ettiği kâğıt sanayisinin Türkiye’nin diğer şehirlerine yayılmasını gösteren önemli örneklerden biriydi.

1978 – ANKARA’DA “ÇUVAL CİNAYETİ”: İKİ GENÇ SİYASİ ŞİDDETİN KURBANI OLDU

Türkiye’de sağ ve sol gruplar arasındaki siyasi çatışmaların yoğunlaştığı 1970’li yılların en sarsıcı olaylarından biri, 14-15 Ekim 1978’de Ankara’da yaşandı. Sol görüşlü Veli Güneş ve Halim Kaplan, siyasi görüşleri nedeniyle sorgulanıp darbedildikten sonra başlarına çuval geçirilerek kaçırıldı ve öldürüldü. Olayla ilgili yargılanan sağ görüşlü Fikri Arıkan ve Kemal Özdemir hakkında ölüm cezası verildi. Kamuoyunda “Çuval Cinayeti” olarak anılan olay, 12 Eylül 1980 askerî darbesi öncesindeki siyasi şiddetin ağır örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

1987 – AFRİKA’NIN GENÇ DEVRİMCİ LİDERİ THOMAS SANKARA SUİKASTLA ÖLDÜRÜLDÜ

Burkina Faso Devlet Başkanı Thomas Sankara, 15 Ekim 1987’de düzenlenen askerî darbe sırasında öldürüldü. Henüz 37 yaşındaki lider, ülkesinde yolsuzlukla mücadele, kadın hakları, okuryazarlık ve tarımsal kalkınma alanlarında başlattığı çalışmalarla tanınıyordu. 1984’te ülkesinin adını Yukarı Volta’dan Burkina Faso’ya değiştirmişti. Darbenin ardından eski silah arkadaşı Blaise Compaoré iktidara geldi. Sankara’nın öldürülmesi, Afrika’nın yakın siyasi tarihinde önemli iz bıraktı.

1990 – SOĞUK SAVAŞ’IN SONA ERMESİNE KATKISI NEDENİYLE GORBAÇOV’A NOBEL VERİLDİ

Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, 15 Ekim 1990’da Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Nobel Komitesi, Gorbaçov’un Doğu ile Batı arasındaki ilişkilerin değişmesine ve silahlanma yarışının yavaşlamasına sağladığı katkıları ödülün gerekçesi olarak açıkladı. Glasnost ve Perestroyka adı verilen reformlarıyla tanınan Sovyet lideri, Doğu Avrupa’daki siyasi dönüşümlerde de önemli rol oynadı. Ödülün açıklanmasından yaklaşık bir yıl sonra Sovyetler Birliği dağıldı.

1991 – UZAYDAN GELEN PARÇACIK BİLİM İNSANLARINA “AMAN TANRIM!” DEDİRTTİ

ABD’nin Utah eyaletinde kurulan Fly’s Eye adlı gözlemevi, 15 Ekim 1991 gecesi uzaydan gelen olağanüstü yüksek enerjili bir kozmik ışın parçacığını tespit etti. Daha önce gözlemlenenlerden çok daha yüksek enerji taşıyan bu parçacık, bilim insanlarını şaşkına çevirdi ve “Oh-My-God Particle” (Aman Tanrım Parçacığı) adıyla tanındı. Tek bir atom altı parçacığın taşıdığı enerjinin, yere düşen bir bowling topunun hareket enerjisiyle karşılaştırılabilecek düzeyde olması dikkat çekiciydi. Keşif, evrende böylesine güçlü parçacıkları hangi gök cisimlerinin üretebildiği sorusunu gündeme getirdi. Bu sorunun bütün ayrıntıları bugün bile çözülmüş değil.

1993 – NELSON MANDELA VE DE KLERK NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NÜ PAYLAŞTI

Güney Afrika’da ırk ayrımcılığına dayalı apartheid rejiminin sona erdirilmesi için yürütülen çalışmalar, 15 Ekim 1993’te Nobel Barış Ödülü’yle ödüllendirildi. Ödül, siyahların özgürlük mücadelesinin lideri Nelson Mandela ile Güney Afrika Devlet Başkanı Frederik Willem de Klerk’e verildi. İki isim, ülkede demokratik seçimlerin yapılmasının ve ırk ayrımcılığı yasalarının kaldırılmasının yolunu açan müzakerelerde önemli rol oynamıştı. Mandela, 1994’te gerçekleştirilen seçimlerin ardından Güney Afrika’nın ilk siyah cumhurbaşkanı oldu.

1997 – SATÜRN’E YOLCULUK BAŞLADI: CASSINI-HUYGENS UZAYA FIRLATILDI

NASA ve Avrupa Uzay Ajansının ortak çalışmasıyla hazırlanan Cassini-Huygens uzay aracı, 15 Ekim 1997’de ABD’nin Florida eyaletinden fırlatıldı. Yaklaşık yedi yıl süren yolculuğun ardından 2004’te Satürn’e ulaşan araç, gezegenin halkalarını ve uydularını ayrıntılı biçimde incelemeye başladı. Yanında taşıdığı Huygens sondası ise 2005’te Satürn’ün en büyük uydusu Titan’a inerek tarihî bir başarıya imza attı. Görev boyunca Satürn’ün uydularından Enceladus’taki buz ve su buharı püskürmeleri de incelendi. Cassini’nin gönderdiği bilgiler, Güneş Sistemi hakkındaki bilimsel bilgileri önemli ölçüde genişletti.

1999 – SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NÜ KAZANDI

Savaş, salgın ve doğal afet bölgelerinde sağlık hizmeti sunan Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, 15 Ekim 1999’da Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. 1971’de Fransa’da kurulan örgüt, siyasi sınırları ve çatışmaları gözetmeden ihtiyaç sahiplerine tıbbi yardım ulaştırmayı amaçlıyordu. Nobel Komitesi, kuruluşun farklı kıtalarda yürüttüğü öncü insani yardım çalışmalarını ödülün gerekçesi olarak açıkladı. Örgüt, günümüzde de savaşların ve insani krizlerin yaşandığı bölgelerde faaliyetlerini sürdürüyor.

2003 – ÇİN İLK KEZ UZAYA İNSAN GÖNDERDİ

Çin, 15 Ekim 2003’te Şıncou 5 (Shenzhou 5) uzay aracını fırlatarak ilk insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Yang Livey (Yang Liwei) adlı astronotun bulunduğu araç, Dünya’nın çevresinde 14 tur attı ve yaklaşık 21 saatlik görevin ardından güvenli biçimde geri döndü. Böylece Çin, Sovyetler Birliği ve ABD’nin ardından kendi imkânlarıyla uzaya insan gönderen üçüncü ülke oldu. Bu tarihî görev, Çin’in sonraki yıllarda uzay istasyonu kurmasına ve Ay araştırmalarını genişletmesine uzanan programın önemli adımlarından biriydi.

2003 – AZERBAYCAN’DA İLHAM ALİYEV İLK KEZ CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ

Azerbaycan’da 15 Ekim 2003’te gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini, görevden ayrılan Haydar Aliyev’in oğlu İlham Aliyev kazandı. Resmî sonuçlara göre oyların yaklaşık yüzde 77’sini alan Aliyev, 31 Ekim’deki yemin töreninin ardından cumhurbaşkanlığı görevine başladı. Seçim süreci uluslararası gözlemciler tarafından usulsüzlükler ve demokratik standartlar açısından eleştirildi. Bu seçim, Azerbaycan’ın bağımsızlık sonrası siyasi tarihinde önemli bir iktidar değişimine işaret ediyordu.

2013 – FİLİPİNLER’DE 7,2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM: 222 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Filipinler’in Bohol Adası yakınlarında 15 Ekim 2013’te meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem, büyük yıkıma yol açtı. Depremde 222 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve on binlerce yapı hasar gördü. Yüzyıllardır ayakta duran tarihî kiliseler de ağır zarar gördü. Depremin ardından bölgede daha önce haritalanmamış bir fay hattı belirlendi. Felaket, deprem tehlikesi bulunan yerleşimlerde yapı güvenliğinin ve afet hazırlığının önemini bir kez daha gösterdi.

2016 – DÜNYA, KÜRESEL ISINMAYI AZALTMAK İÇİN YENİ BİR ANLAŞMA YAPTI

Yaklaşık 200 ülkenin temsilcileri, 15 Ekim 2016’da Ruanda’nın Kigali kentinde iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir anlaşmaya vardı. Kigali Değişikliği adı verilen düzenlemeyle buzdolapları, klimalar ve soğutma sistemlerinde kullanılan bazı hidroflorokarbon gazlarının üretim ve tüketiminin kademeli olarak azaltılması kararlaştırıldı. Bu gazlar, atmosferde güçlü sera etkisi oluşturabiliyor. Birleşmiş Milletler, anlaşmanın tam olarak uygulanmasının yüzyıl sonuna kadar küresel ısınmayı yarım dereceye kadar azaltmaya katkı sağlayabileceğini açıkladı. Düzenleme, sanayi ve soğutma teknolojilerinin dönüşümü açısından da önem taşıyor.

2017 – BİR OYUNCUNUN PAYLAŞIMIYLA #METOO DÜNYA GÜNDEMİNE YERLEŞTİ

Amerikalı oyuncu Alyssa Milano, 15 Ekim 2017’de sosyal medya hesabından yaptığı çağrıyla cinsel taciz ve saldırıya uğrayan kişilerin deneyimlerini #MeToo etiketi altında paylaşmasını istedi. Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki iddiaların gündemde olduğu günlerde yapılan çağrı, kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştı. Aslında “Me Too” hareketi, kadın hakları savunucusu Tarana Burke tarafından 2006’da başlatılmıştı. Milano’nun paylaşımı ise hareketin sosyal medyada dünya çapında yayılmasını sağladı. Sinema dünyasında başlayan tartışmalar, iş hayatından siyasete kadar pek çok alanda taciz ve güç ilişkilerinin sorgulanmasına yol açtı.

2024 – HATAY’DA ANTİK KENTİN SU ŞEBEKESİNDEN 12 BORU ORTAYA ÇIKARILDI

15 Ekim 2024’te yayımlanan arkeoloji haberlerinde, Hatay’daki Antiocheia Antik Kenti kazılarında ortaya çıkarılan eski su şebekesi kalıntılarına yer verildi. Hatay Arkeoloji Müzesi başkanlığında, tarihî Saint Pierre Kilisesi’nin bulunduğu bölgede yürütülen çalışmalarda Geç Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen 12 pişmiş toprak su borusu bulunduğu açıklandı. Künk adı verilen bu boruların, Habib-i Neccar Dağı’ndaki kaynaklardan kente su taşımak için kullanıldığı düşünülüyor. Bulgular, yaklaşık 1.500 yıl önce Antakya’da suyun nasıl dağıtıldığına ve antik kentin altyapısına ilişkin önemli bilgiler sağlıyor.

2024 – ÇİN’DE 5 BİN YILLIK MEZARDAN YEŞİM TAŞINDAN EJDERHA ÇIKTI

15 Ekim 2024 tarihli arkeoloji haberleri, Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki bir mezarda bulunan yaklaşık 5 bin yıllık yeşim taşı ejderha figürüne dikkat çekiyordu. Hongshan kültürüne ait dairesel mezarda bulunan 15,8 santimetre uzunluğundaki figür, bu kültürün bilinen büyük ejderha tasvirlerinden biri olarak değerlendirildi. Aynı mezarda insan kalıntıları ve çeşitli seramik kaplar da ortaya çıkarıldı. Buluntu, Çin kültüründe ejderha figürünün sanılandan çok daha eski dönemlere uzandığını gösteren arkeolojik kanıtlardan biri oldu.

2025 – FATİH ÜREK KALP KRİZİ GEÇİRDİ, AYLARCA SÜRECEK TEDAVİSİ BAŞLADI

Türk müziğinin ve televizyon dünyasının tanınmış isimlerinden Fatih Ürek, 15 Ekim 2025’te İstanbul’daki evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Evinde aniden fenalaşan sanatçının kalbi durdu, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yeniden çalıştırıldı. Yoğun bakımda tedaviye alınan Ürek’in durumuyla ilgili gelişmeler, sonraki aylarda magazin gündeminde geniş yer buldu. Ancak sanatçının sağlık durumu düzelmedi. Yaklaşık üç buçuk ay süren hastane tedavisinin ardından 30 Ocak 2026’da, 59 yaşında hayatını kaybetti.

2025 – 1,5 MİLYON YILLIK EL KEMİKLERİ İNSANIN EVRİMİNE YENİ IŞIK TUTTU

Uluslararası bir bilim ekibinin, insanın uzak akrabalarından Paranthropus boisei türüne ait yaklaşık 1,5 milyon yıllık el ve ayak kemiklerini incelediği araştırma, 15 Ekim 2025’te Nature dergisinde yayımlandı. Kenya’daki Turkana Gölü yakınlarında daha önceki yıllarda bulunan fosiller, bu türün elleriyle nesneleri güçlü biçimde kavrayabildiğini gösteriyordu. Araştırmacılar, söz konusu özelliklerin basit taş aletleri yapmaya veya kullanmaya elverişli olabileceğini belirtti. Bulgular, alet kullanımının insanın ait olduğu Homo cinsi dışında da gelişmiş olabileceğine ilişkin tartışmalara önemli yeni kanıtlar sundu.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 15 EKİM

1889 – İZMİT MUTASARRIFI GÖREVDEN ALINDI, PADİŞAH ÜÇ GÜN SONRA KARARINDAN VAZGEÇTİ

İzmit’in tarihî yöneticilerinden Selim Sırrı Paşa, 15 Ekim 1889’da görevinden alındı. 1887’de İzmit Mutasarrıflığına atanan Paşa’nın azledilmesine, bölgede devam eden eşkıyalık faaliyetleri karşısında yeterince başarılı bulunmaması gerekçe gösterilmişti. Ancak Sultan II. Abdülhamid, üç gün sonra kararından vazgeçerek Selim Sırrı Paşa’nın görevine devam etmesini uygun gördü. İzmit’te yol yapımı ve imar çalışmalarıyla tanınan, bugün adını taşıyan konağıyla da hatırlanan Selim Sırrı Paşa, 1895 yılına kadar mutasarrıflık yaptı. Görevden alınması kadar kısa sürede geri dönmesi de Osmanlı’nın son dönemindeki İzmit yönetiminin ilginç olaylarından biriydi.

1919 – MUSTAFA KEMAL, KARTAL’DAKİ MİLLÎ MÜCADELE TEŞKİLATINI İZMİT’E BAĞLAMAYI GÜNDEME GETİRDİ

Mustafa Kemal Paşa, 15 Ekim 1919’da Kartal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Binbaşı Necati Bey’e bir telgraf gönderdi. Telgrafta, Kartal’daki Millî Mücadele teşkilatının İzmit’teki teşkilata bağlanmasının uygun görüldüğünü belirterek Necati Bey’in düşüncesini sordu. Bu öneri, İstanbul’un Anadolu yakası ile Kocaeli Yarımadası’ndaki direniş örgütlerinin tek merkezden yönetilmesi çabalarının bir parçasıydı. Ancak görüşmelerin ardından Kartal teşkilatının doğrudan Heyet-i Temsiliye ile haberleşmesine karar verildi. Yazışma, İzmit’in Millî Mücadele sırasında İstanbul çevresindeki örgütlenme bakımından da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

1920 – YUNAN ASKERLERİ TAVŞANCIL’I İŞGAL ETTİ, KÖYÜN ERKEKLERİNİ CAMİDE TOPLADI

Kocaeli’nin bugünkü Dilovası ilçesine bağlı Tavşancıl, 15 Ekim 1920’de Yunan birliklerinin işgaline uğradı. İşgal kuvvetleri, yerleşimin ileri gelenlerini ve silah kullanabilecek durumdaki erkeklerini II. Abdülhamid Camii’nde topladı. Burada bazı kişilere işkence yapıldığı da tarihî kayıtlarda yer alıyor. Osmanlı döneminde yeniden yaptırılan ve bugün de Tavşancıl’ın tarihî yapıları arasında bulunan cami, böylece Millî Mücadele yıllarının acı olaylarından birine sahne oldu. Bu olay, Kocaeli’nin kurtuluş geçmişinin yalnızca İzmit merkezinden ibaret olmadığını hatırlatıyor.

1922 – HEREKE’DE İŞGAL RESMEN SONA ERDİ, TÜRK ORDUSU KARARGÂH KURDU

15 Ekim 1922, Hereke’nin kurtuluş tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Mudanya Mütarekesi’nin yürürlüğe girmesiyle Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu, Hereke’ye resmen konuşlandı. Bölgede Türk kuvvetleri tarafından fiilî kontrol 3 Ekim’de sağlanmıştı; 15 Ekim ise askerî konuşlanmanın resmiyet kazandığı tarih oldu. İngilizlerin karargâh ve tutukevi olarak kullandığı Hereke Hamidiye Rüştiyesi, Türk birliklerinin karargâhına dönüştürüldü. Kolordu yaklaşık bir yıl boyunca burada kaldı. Böylece daha önce işgal kuvvetlerine hizmet eden bir okul binası, Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk ordusuna ev sahipliği yaptı.

1945 – İZMİTLİLER TİYATROYLA BULUŞTU: SAHNEDE “O KADIN” VARDI

İzmit’in kültür ve sanat yaşamında önemli yeri bulunan Halkevi, 15 Ekim 1945’te İstanbul’dan gelen Ertuğrul Sadi Tek tiyatro topluluğunu ağırladı. Topluluk, ilk akşam O Kadın adlı komediyi sahneledi. Ertesi gün ise Bir Muhasip Aranıyor adlı oyun seyirciyle buluştu. Daha önce de İzmit’e gelen Ertuğrul Sadi Tek ve arkadaşları, kentte tiyatro oyuncularının yetişmesine ve sahne sanatlarının gelişmesine katkı sağlamıştı. Profesyonel tiyatro topluluklarının büyük şehirler dışında düzenli olarak sahne bulmakta zorlandığı yıllarda, bu gösteriler İzmit’in kültür hayatı açısından önemli etkinliklerdi.

1950 – KOCAELİ’DE İL GENEL MECLİSİ SEÇİMLERİNİN TAMAMINI DEMOKRAT PARTİ KAZANDI

15 Ekim 1950’de yapılan il genel meclisi seçimlerinde Demokrat Parti, Kocaeli’deki bütün üyelikleri kazandı. Mayıs ayında gerçekleştirilen genel seçimlerde iktidara gelen DP, yerel seçimlerde de başarısını sürdürüyordu. Dönemin Hürsöz ve Türk Yolu gazetelerine yansıyan sonuçlara göre İzmit’te DP adayları Kâmil İpek, Nazif Horoz, Rafet Özbek ve Dursun Erol en yüksek oy alan isimler arasında yer aldı. İlginç ayrıntılardan biri ise Cedit Mahallesi’ndeki 8 numaralı sandıkta, CHP’nin temsilcileri bulunmasına rağmen partiye hiç oy çıkmamasıydı. Ayrıca Türkiye’nin öncü kadın hekimlerinden, İzmit’le güçlü bağları bulunan Dr. Mediha Eldem de CHP tarafından il genel meclisi üyeliğine aday gösterilmişti.

1955 – SEKA’YI BÜYÜTMEK İÇİN MİLYONLUK YATIRIMLAR AÇIKLANDI

Dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan, 15 Ekim 1955’te toplanan Demokrat Parti Dördüncü Büyük Kongresi’nde İzmit’teki kâğıt ve selüloz fabrikalarının genişletilmesine ilişkin önemli bilgiler verdi. Polatkan, 1950’den bu yana yaklaşık 28 milyon lira harcanarak üretim kapasitesinin artırıldığını açıkladı. Ayrıca 40 milyon liralık kraft selüloz yatırımı ve 60 milyon liralık yeni bir selüloz ve kâğıt fabrikası kurulması yönündeki planları anlattı. Türkiye’nin ithal kâğıda bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bu yatırımlar, SEKA’nın büyüme döneminin önemli adımları arasındaydı. İzmit, yalnızca kâğıt üreten bir şehir olmanın ötesinde, Türkiye’nin sanayi politikasında özel bir konuma sahipti.

1958 – KARAMÜRSEL’İN EFSANE BAŞPEHLİVANI AHMET TAŞÇI DOĞDU

Türk yağlı güreş tarihinin en başarılı sporcularından Ahmet Taşçı, 15 Ekim 1958’de Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde doğdu. Gençliğinde İzmit’teki bir lastik fabrikasında işçi olarak çalışan Taşçı, güreşe oldukça geç, 20’li yaşlarının ortalarında başladı. Buna rağmen kısa sürede büyük başarılar kazandı. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde sekiz kez başpehlivan oldu ve iki altın kemer kazandı. 1990-1992 ile 1995-1997 yılları arasında üst üste üçer kez başpehlivan olarak bu önemli unvanları elde etti. Karamürsel’in yetiştirdiği en önemli sporculardan biri olan Taşçı, 2026’da 68 yaşına giriyor.

1999 – DEPREMDEN SONRA KOCAELİ’DE İMAR KURALLARI YENİDEN DÜZENLENDİ

17 Ağustos Marmara Depremi’nin ardından Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, 15 Ekim 1999’da deprem bölgesindeki yapılaşmayı ilgilendiren önemli bir genelge yayımladı. 10 numaralı genelge, Kocaeli başta olmak üzere depremden etkilenen illerde imar planlarının yeniden değerlendirilmesini, sakıncalı zeminlerin yapılaşmaya kapatılmasını ve jeolojik etütlerin dikkate alınmasını öngörüyordu. Aynı gün yayımlanan Resmî Gazete’deki başka bir düzenlemeyle Kocaeli, Sakarya ve Yalova il özel idarelerine ayrılan payların geçici olarak beş katına çıkarılması kararlaştırıldı. Böylece bir yandan yıkılan kentlerin yeniden inşası için kaynak sağlanmaya, diğer yandan gelecekte benzer felaketlere yol açabilecek yapılaşma hatalarının önüne geçilmeye çalışılıyordu.

2005 – KOCAELİ’NİN YEREL BASININA YENİ BİR GAZETE KATILDI

Kocaeli’nin yerel basın kuruluşlarından Son Nokta gazetesi, kuruluş tarihini 15 Ekim 2005 olarak kayıtlara geçirdi. Gebze ve Dilovası başta olmak üzere bölgenin gündemini takip eden yayın organı, yerel siyaset, ekonomi, sanayi ve günlük yaşam haberlerine yer veren gazeteler arasında bulunuyor. Basın tarihinin yalnızca büyük ulusal gazetelerden oluşmadığı Kocaeli’de, ilçelerin sorunlarını ve yerel gelişmelerini izleyen yayın kuruluşları da kent hafızasının oluşmasında önemli rol oynuyor.

2021 – İZMİT KÖRFEZİ’NİN KIYILARININ NASIL DEĞİŞTİĞİ BİLİMSEL OLARAK ORTAYA KONDU

Coğrafyacı Murat Uzun’un İzmit Körfezi kıyılarındaki insan kaynaklı değişimleri incelediği araştırma, 15 Ekim 2021’de yayımlandı. Çalışmada 1975-2020 yılları arasındaki uydu görüntüleri, eski haritalar ve arazi gözlemleri karşılaştırıldı. Körfez kıyılarında yaklaşık 6,15 kilometrekarelik birikim alanı ve 0,53 kilometrekarelik kıyı aşınım alanı tespit edildi. Araştırmaya göre incelenen değişim alanlarının yüzde 90’ı doğrudan insan faaliyetlerinin etkisiyle oluşmuştu. Özellikle İzmit, Körfez, Dilovası, Gölcük ve Altınova kıyılarındaki dolgu ve sanayi faaliyetleri, Körfez’in doğal görünümünü önemli ölçüde değiştirmişti.

 

15 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ

Eski gazetelerin 15 Ekim tarihli sayfalarına baktığımızda Kocaeli’nin çok farklı yüzleriyle karşılaşıyoruz. Kış gelmeden kömür almaya çalışan okullar, çay davetinde buluşan siyasetçiler, başka şehirlerden İzmit’e oyun sergilemeye gelen öğretmenler ve kendi kooperatiflerini kuran SEKA işçileri… Daha yakın tarihlerde ise depremzedelerin yaşadıkları çaresizliği mizahla anlattıkları çadır mahalleleri, ulaşım sorunları, kitap fuarları ve sinema biletlerinin fiyatları gündemde.

1938 – KOCAELİ’DEKİ OKULLARIN KIŞLIK KÖMÜRÜ GAZETE İLANIYLA ALINIYORDU

15 Ekim 1938 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, Kocaeli Vilayeti tarafından verilen ilginç bir ihale ilanı bulunuyordu. Valilik, İzmit ve Adapazarı’ndaki ilkokulların ve bazı kamu kurumlarının kışlık yakacak ihtiyacı için 82 ton Türk antrasiti satın alacaktı. İhale yoluyla temin edilecek yakacak için yaklaşık 2.296 liralık bedel öngörülmüştü. Bugün pek çok okul doğalgazla ısınırken Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitim kurumlarının kışa hazırlanması, büyük miktarlarda kömür alınmasını gerektiriyordu. Küçük bir gazete ilanı, o dönemin okul ve kamu binalarının gündelik ihtiyaçları hakkında fikir veriyor.

1942 – İZMİT’TE PARTİ KONGRELERİ BİTTİ, HALKEVİNDE ÇAY DAVETİ VERİLDİ

15 Ekim 1942 tarihli Son Posta gazetesi, İzmit’teki Cumhuriyet Halk Partisi ocak kongrelerinin tamamlandığını duyuruyordu. Habere göre kongreler büyük ilgi görmüş, vatandaşlar kentle ve günlük yaşamlarıyla ilgili isteklerini dile getirmişti. Ocak yönetimlerine seçilen üyeler, Halkevinde düzenlenen bir toplantıda partinin yeni müfettişi olan Bolu Milletvekili Celâl Said Siren ile tanıştırılmıştı. Toplantının ardından bir çay daveti verilmişti. Türkiye’de henüz çok partili siyasi yaşama geçilmediği bu dönemde, parti ocaklarının toplantıları ve Halkevi etkinlikleri yerel basının önemli gündemleri arasındaydı.

1943 – ADAPAZARLI ÖĞRETMENLER İZMİT’TE TİYATRO OYNADI, GAZETEDEN ÖVGÜ ALDI

15 Ekim 1943 tarihli Türk Yolu gazetesi, Adapazarı Halkevi tarafından İzmit’te sahnelenen Necip Fazıl Kısakürek’in Tohum adlı oyununu değerlendirdi. Oyunda görev alan öğretmenlerin başarılı performansları övgüyle anlatılırken İzmitli öğretmenlerin de benzer çalışmalara katılması temenni ediliyordu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında kültür ve sanat faaliyetlerinin sınırlı olanaklarla sürdürüldüğü Kocaeli’de, komşu ilçelerden gelen tiyatro toplulukları büyük önem taşıyordu. Üstelik o tarihte Adapazarı henüz ayrı bir ilin merkezi değildi; Kocaeli vilayetine bağlıydı.

1963 – SEKA İŞÇİLERİ KENDİ ALIŞVERİŞ DÜZENLERİNİ GAZETEDE ANLATIYORDU

15 Ekim 1963 tarihli SEKA Postası, fabrika çalışanlarının kurduğu tüketim kooperatifinin esas sözleşmesine yer ayırdı. SEKA Memur ve İşçileri İstihlak Kooperatifi, çalışanların ve ailelerinin günlük ihtiyaçlarını daha uygun koşullarda karşılamalarını amaçlıyordu. Kooperatifte ürünlerin raflarda sergilenmesi, fiyat etiketleri, ayrı satış bölümleri ve fiş kullanımı gibi o dönemin İzmit’i için yenilik sayılabilecek alışveriş uygulamaları bulunuyordu. İşçilerin yalnızca çalışma koşullarıyla değil, evlerine götürdükleri ekmeğin ve alışverişlerinin maliyetiyle de ilgilendikleri bu girişim, SEKA’nın kent yaşamına etkisini gösteren güzel örneklerden biriydi.

1964 – SEKA SENDİKACISI AMERİKA’YI GEZDİ, İZLENİMLERİNİ İZMİTLİ İŞÇİLERE ANLATTI

15 Ekim 1964 tarihli SEKA Postası gazetesinde, Kâğıt-İş Sendikası Başkanı Rıdvan Gülşen’in Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı ziyaretle ilgili yazısı yayımlandı. Gülşen, Türk-İş tarafından düzenlenen program kapsamında üç ay boyunca ABD’deki sendikal faaliyetleri incelemişti. Gazetedeki yazısında bu geziden edindiği izlenimleri fabrika çalışanlarıyla paylaşıyordu. Türkiye’de toplu sözleşme ve grev haklarının yeni yasal düzenlemelerle şekillendiği yıllarda, Kocaeli’deki sendikacıların yurt dışındaki işçi örgütlerini takip etmesi dikkat çekici bir gelişmeydi.

1999 – DEPREMZEDELER ÇADIRLARININ ADRESİNİ “YANDIM ANAM MAHALLESİ” KOYDU

15 Ekim 1999 tarihli Kırmızı Kocaeli gazetesinde, 17 Ağustos depreminin ardından ortaya çıkan çaresizliği anlatan acı bir mizah haberi bulunuyordu. Gölcük’ün İhsaniye Çiftlik Mahallesi’nde evlerini kaybeden bazı vatandaşlar, boş bir araziye kurdukları çadırlarda yaşam mücadelesi veriyordu. Yardımların ve ilginin yetersizliğinden yakınan depremzedeler, kurdukları geçici yerleşimin adresini “Yandım Anam Mahallesi, Kurtar Beni Caddesi, No: Allah’a Emanet” olarak belirlemişti. Bu çarpıcı protesto, depremin üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen insanların yaşadığı barınma sorununu ve devletten beklentilerini anlatıyordu.

2016 – KOCAELİ’NİN MAHALLELERİNDE DEPREM EĞİTİMİ İÇİN HAZIRLIK YAPILIYORDU

15 Ekim 2016 tarihli Kocaeli Öncü gazetesi, Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve AFAD arasında imzalanan afet eğitim protokolünü duyuruyordu. Bir gün önce kamuoyuna yansıyan protokol kapsamında “Kocaeli Mahalleleri Afete Hazırlanıyor” projesinin uygulanması planlanmıştı. Pilot bölge olarak İzmit Cumhuriyet Mahallesi seçilmişti. Vatandaşlara temel afet bilinci, ilk yardım, yangınla mücadele, hafif arama kurtarma ve psikolojik ilk yardım eğitimleri verilmesi hedefleniyordu. 17 Ağustos felaketini yaşamış bir kentte afet hazırlığının mahalle ölçeğine taşınması, dikkat çekici bir girişimdi.

2016 – KOCAELİ TRAFİĞİ İÇİN GAZETEDE İSYAN: BU SORUNU KİM ÇÖZECEK?

15 Ekim 2016 tarihli Nefes gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısı, Kocaeli’nin giderek ağırlaşan trafik sorununu gündeme getiriyordu. Yazıda özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde yaşanan yoğunluğun sürücülerin günlük yaşamını olumsuz etkilediği anlatılıyordu. Yöneticilerin trafik sorununu yeterince ele almadığı savunulurken çözüm bulunmaması halinde sıkıntıların büyüyeceği belirtiliyordu. Aradan yıllar geçmesine rağmen kent gündeminde kalmaya devam eden trafik sorunu, bu eski yazıyı bugün de ilginç kılıyor.

2023 – KOCAELİ KİTAP FUARI’NDA KOMEDİ GÖSTERİSİ GAZETELERE KONU OLDU

15 Ekim 2023 tarihli Kocaeli gazeteleri, 13. Kocaeli Kitap Fuarı’nın son günündeki renkli etkinlikleri haberleştiriyordu. Oyuncular Onur Atilla ve Doğan Akdoğan, Abur Cubur Show adlı gösterileriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Aynı gün tarihçi, yazar ve akademisyenlerin söyleşileri de fuar sayfalarında yer buldu. Kitap fuarının yalnızca kitap alışverişi yapılan bir etkinlik olmaktan çıkarak tiyatro, mizah, müzik ve sohbet programlarını buluşturan geniş kapsamlı bir kültür organizasyonuna dönüşmesi, Kocaeli’nin sosyal yaşamındaki değişimi yansıtıyordu.

2024 – KOCAELİ KİTAP FUARI İLK KEZ BİR MİLYON ZİYARETÇİYİ AŞTI

15 Ekim 2024 tarihli Özgür Kocaeli gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısı, 14. Kocaeli Kitap Fuarı’nın ziyaretçi rekorunu değerlendiriyordu. Açıklanan rakamlara göre 5-13 Ekim tarihleri arasında düzenlenen fuarı 1 milyon 23 bin 514 kişi ziyaret etmişti. Böylece Kocaeli Kitap Fuarı, ilk kez bir milyon ziyaretçi sınırını aşmıştı. Gazetede fuarın yoğun katılımla gerçekleşmesinin yanı sıra gelecekte kullanılacak mekânın yeterliliği de tartışılıyordu. Yalnızca sanayisiyle tanınan Kocaeli’nin kültür etkinliklerinde de büyük kitlelere ulaşabildiğini gösteren bu sonuç, kent açısından önemliydi.

2024 – KOCAELİ’DE KÖYLERİN YÜZDE 70’İNE DOĞALGAZ ULAŞTIĞI AÇIKLANDI

15 Ekim 2024 tarihli Star Kocaeli gazetesinde, kentin kırsal mahallelerine doğalgaz ulaştırılmasıyla ilgili çalışmalar yer alıyordu. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, doğalgaz hizmetinden yararlanan kırsal yerleşim oranının yüzde 70’e ulaştığını açıkladı. Kent merkezlerinde uzun yıllardır kullanılan doğalgazın köylere götürülmesi, ısınma ve günlük yaşam koşulları açısından önemli bir değişimdi. Bir zamanlar kışlık odun ve kömür hazırlığının gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu Kocaeli köylerinde, altyapı yatırımlarıyla birlikte ısınma alışkanlıkları da değişiyordu.

2024 – KOCAELİLİ KADIN MUHTARLAR TELEFERİKTE BULUŞTU

15 Ekim 2024 tarihli yerel basında, Kocaeli’deki kadın muhtarlar için düzenlenen teleferik gezisi de yer aldı. Kartepe Teleferiği’ne binen muhtarlar, yolculuk sırasında hem İzmit Körfezi’ni hem de Sapanca Gölü’nü görebildikleri manzarayı izledi. Yerel yönetimlerde görev yapan kadınların bir araya geldiği etkinlik, Kocaeli’nin yeni turizm yatırımlarından birinin tanıtılmasına da vesile oldu. Bir dönem yalnızca kayak merkeziyle tanınan Kartepe’nin teleferikle birlikte dört mevsim ziyaret edilebilen bir turizm noktasına dönüşmesi, bu tür etkinliklerde de kendini gösteriyordu.

2025 – İZMİT’İN TARİHÎ LİSESİ YENİDEN YAPILIYORDU

15 Ekim 2025 tarihli Özgür Kocaeli gazetesi, İzmit Namık Kemal Anadolu Lisesinin yeni binasındaki çalışmaları haberleştirdi. Eski binası depreme dayanıksız olduğu için 2022’de yıkılan okulun yerine yapılan yapıda çalışmaların yüzde 80’den fazlasının tamamlandığı belirtiliyordu. Dış cephe ve yalıtım işlemleri bitirilmiş, pencere montajları büyük ölçüde gerçekleştirilmişti. Yeni okulun 2025-2026 eğitim öğretim yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyordu. Haber, Kocaeli’de deprem güvenliği nedeniyle yenilenmesi gereken eğitim yapılarının uzun ve zahmetli inşaat süreçlerini gösteriyordu.

2025 – KOCAELİ’NİN BİNA ENVANTERİ DEPREM MÜHENDİSLİĞİ KONFERANSINDA ANLATILDI

15 Ekim 2025 tarihli Özgür Kocaeli gazetesi, Kocaeli’nin yapı stokuna ilişkin hazırlanan envanter çalışmasının bir deprem mühendisliği konferansında sunulduğunu duyuruyordu. İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali Akgün, çalışmanın il genelini kapsaması bakımından Türkiye’deki örneklerden ayrıldığını belirtiyordu. Araştırmadan elde edilen verilerin kentte planlanan kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanıldığını anlatan Akgün, akademisyenlerin ve mühendislerin katkılarına dikkat çekmişti. 1999 depreminin üzerinden 26 yıl geçtikten sonra da Kocaeli’nin en önemli konularından biri, yapıların güvenliğiydi.

 

15 EKİM’DE DOĞANLAR

MÖ 70 – ROMA İMPARATORLUĞUNUN EFSANEVİ DESTANINI YAZAN VERGİLİUS DOĞDU

Antik Roma’nın en önemli şairlerinden Publius Vergilius Maro, bugünkü İtalya’nın kuzeyinde, Mantua yakınlarında doğdu. Roma’nın efsanevi kuruluş hikâyesini anlattığı Aeneis destanıyla tanındı. Truva Savaşı’ndan kaçan Aeneas’ın İtalya’ya ulaşmasını konu alan eser, Roma İmparatorluğu’nun kültürel kimliğinin oluşmasında etkili oldu. Vergilius’un şiirleri, Avrupa edebiyatını yüzyıllar boyunca etkiledi ve Dante’nin İlahi Komedya eserinde de önemli bir yere sahip oldu.

1608 – BAROMETREYİ İCAT EDEN EVANGELISTA TORRICELLI DOĞDU

İtalyan fizikçi ve matematikçi Evangelista Torricelli, 15 Ekim 1608’de doğdu. Galileo’nun öğrencilerinden olan bilim insanı, 1643’te cıva kullanarak atmosfer basıncını ölçebilen ilk barometreyi geliştirdi. Bu buluş, havanın da bir ağırlığı ve basıncı olduğunu deneylerle ortaya koydu. Torricelli’nin çalışmaları, meteoroloji biliminin gelişmesinde önemli rol oynadı. Bugün hava durumu tahminlerinde kullanılan basınç ölçümlerinin temeli, onun geliştirdiği yönteme dayanıyor.

1829 – MARS’IN İKİ UYDUSUNU KEŞFEDEN ASAPH HALL DOĞDU

Amerikalı astronom Asaph Hall, 15 Ekim 1829’da doğdu. Washington’daki ABD Deniz Gözlemevinde çalışan Hall, 1877 yılında Mars gezegeninin iki doğal uydusunu keşfetti. Phobos ve Deimos adı verilen bu küçük gök cisimleri, daha önce teleskoplarla tespit edilememişti. Hall’un araştırmaları, Güneş Sistemi hakkındaki bilgilerin genişlemesine katkı sağladı. İlginç bir ayrıntı da var: Hall, araştırmasını bırakmayı düşündüğü sırada eşi Angelina’nın ısrarıyla gözlemlerini sürdürmüş ve keşfi gerçekleştirmişti.

1844 – “TANRI ÖLDÜ” SÖZÜYLE TANINAN FRIEDRICH NIETZSCHE DOĞDU

Alman filozof Friedrich Nietzsche, 15 Ekim 1844’te doğdu. Geleneksel ahlak anlayışını, dinin toplum üzerindeki etkisini ve insanın kendi değerlerini yaratma gücünü sorgulayan düşünceleriyle modern felsefenin önemli isimlerinden biri oldu. Böyle Buyurdu Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde ve Ahlakın Soykütüğü Üzerine gibi eserler yazdı. En çok bilinen “Tanrı öldü” sözüyle geleneksel inançların modern toplumdaki etkisinin zayıflamasını tartışmaya açtı. Felsefesi, edebiyattan psikolojiye pek çok alanı etkiledi.

1881 – İNGİLİZ MİZAH EDEBİYATININ USTASI P. G. WODEHOUSE DOĞDU

İngiliz yazar Pelham Grenville Wodehouse, 15 Ekim 1881’de doğdu. İngiliz aristokrasisini, zengin ailelerin tuhaflıklarını ve gündelik yaşamın komik çelişkilerini anlattığı roman ve öyküleriyle büyük ün kazandı. Özellikle saf ve sakar Bertie Wooster ile onun her soruna çözüm bulan zeki uşağı Jeeves karakterleri, mizah edebiyatının unutulmaz ikilileri arasına girdi. Çok sayıda roman, öykü ve tiyatro oyunu yazan Wodehouse’un eserleri, televizyon dizilerine ve sinema filmlerine de uyarlandı.

1887 – TİTANİK’İ BATIRAN BUZDAĞINI İLK GÖREN GÖZCÜ FREDERICK FLEET DOĞDU

İngiliz denizci Frederick Fleet, 15 Ekim 1887’de Liverpool’da doğdu. Fleet, 14 Nisan 1912 gecesi Titanik gemisinin gözcü kulesinde görev yapıyordu. Saat 23.40 sıralarında geminin önündeki buzdağını fark ederek tehlike zilini çaldı ve köprüüstüne haber verdi. Ancak yapılan manevra çarpışmayı önlemeye yetmedi. Titanik’in batmasından kurtulan Fleet, kazayla ilgili soruşturmalarda da ifade verdi. Tarihin en ünlü deniz kazalarından birinin ilk tanıklarından biri olarak hatırlanıyor.

1907 – NAZİLERDEN KAÇAN 2 BİN KİŞİYİ KURTARAN VARIAN FRY DOĞDU

Amerikalı gazeteci Varian Fry, 15 Ekim 1907’de New York’ta doğdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Avrupa’dan kaçmaya çalışan sanatçı, yazar ve düşünürlere yardım etmek amacıyla Fransa’ya gitti. Marsilya’da oluşturduğu gizli yardım ağı sayesinde yaklaşık 2 bin kişinin kurtulmasına öncülük etti. Kurtardıkları arasında ressam Marc Chagall, filozof Hannah Arendt ve sürrealist sanatçı Max Ernst gibi ünlü isimler bulunuyordu. Fry, savaştan yıllar sonra Yahudileri kurtarmak için hayatını riske atan kişilere verilen “Uluslararası Dürüstler” unvanıyla onurlandırıldı.

1920 – “BABA” ROMANININ YAZARI MARIO PUZO DOĞDU

Amerikalı yazar ve senarist Mario Puzo, 15 Ekim 1920’de New York’ta doğdu. İtalyan kökenli bir ailenin çocuğu olan Puzo, 1969’da yayımlanan Baba (The Godfather) romanıyla dünya çapında ün kazandı. İtalyan-Amerikan mafya ailesi Corleonelerin güç ve iktidar mücadelesini anlatan roman, Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlandı. Puzo, Baba ve Baba II filmlerinin senaryolarını Coppola ile birlikte yazarak iki Oscar kazandı. Yarattığı karakterler, sinema ve edebiyat tarihinin en tanınmış kahramanları arasına girdi.

1920 – TEKİRDAĞ’DA DOĞAN, FRANSIZ SİNEMASININ ÜNLÜ YÖNETMENİ HENRI VERNEUIL DOĞDU

Fransız sinemasının önemli yönetmenlerinden Henri Verneuil, 15 Ekim 1920’de Tekirdağ’da doğdu. Asıl adı Aşod Malakyan olan Ermeni kökenli sanatçı, çocuk yaşta ailesiyle Fransa’ya göç etti. Sinemaya yöneldikten sonra Jean Gabin, Alain Delon ve Jean-Paul Belmondo gibi Fransız sinemasının büyük yıldızlarıyla çalıştı. Sicilyalılar Çetesi, Şehrin Korkusu ve İkarus’u Ararken gibi filmleriyle tanındı. Fransız sinemasında uzun ve başarılı bir kariyer sürdüren Verneuil, doğduğu Tekirdağ’la da Türkiye sinema tarihi açısından ilginç bir bağ taşıyor.

1923 – “GÖRÜNMEZ KENTLER”İN YAZARI ITALO CALVINO DOĞDU

İtalyan edebiyatının önemli isimlerinden Italo Calvino, 15 Ekim 1923’te Küba’da doğdu. Çocukluğunda ailesiyle İtalya’ya yerleşen Calvino, gerçeklikle hayal gücünü birleştiren roman ve öyküleriyle tanındı. Görünmez Kentler, Ağaca Tüneyen Baron, İkiye Bölünen Vikont ve Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu gibi eserlerinde alışılmadık anlatım biçimleri kullandı. Özellikle Marco Polo’nun Kubilay Han’a anlattığı hayalî şehirlerden oluşan Görünmez Kentler, modern edebiyatın en özgün eserleri arasında yer alıyor.

1924 – FORD MUSTANG’İ YARATAN, CHRYSLER’I İFLASTAN KURTARAN LEE IACOCCA DOĞDU

Amerikan otomotiv sanayisinin en tanınmış yöneticilerinden Lee Iacocca, 15 Ekim 1924’te doğdu. Ford şirketinde yükselerek 1970’te başkanlığa kadar ulaşan Iacocca, 1964’te piyasaya sürülen efsanevi Ford Mustang modelinin geliştirilmesinde öncü rol oynadı. Ford’dan ayrıldıktan sonra mali kriz yaşayan Chrysler’ın başına geçti ve şirketin yeniden kâra geçmesini sağladı. Otomobil tasarımı, pazarlama ve sanayi yönetimi konusundaki başarılarıyla tanınan Iacocca, Kocaeli gibi otomotiv üretiminin önemli olduğu kentler açısından da dikkat çekici bir isim.

1926 – İKTİDAR VE TOPLUM ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİYLE TANINAN MICHEL FOUCAULT DOĞDU

Fransız filozof ve düşünür Michel Foucault, 15 Ekim 1926’da doğdu. Hapishaneler, hastaneler, okullar ve diğer toplumsal kurumlar üzerinden iktidarın insanlar üzerindeki etkisini inceledi. Deliliğin Tarihi, Disiplin ve Ceza ve Cinselliğin Tarihi gibi kitaplarıyla sosyal bilimler ve felsefe dünyasında büyük etki yarattı. Foucault’nun düşünceleri bugün de siyaset, hukuk, sosyoloji ve kültür araştırmalarında tartışılıyor. 2026’da doğumunun 100. yılı dolayısıyla Fransa’da sergiler, konferanslar ve akademik etkinlikler düzenleniyor.

1932 – “KURTULUŞ” VE “CUMHURİYET”İN MÜZİKLERİNİ BESTELEYEN MUAMMER SUN DOĞDU

Türk besteci ve müzik eğitimcisi Muammer Sun, 15 Ekim 1932’de Ankara’nın Çubuk ilçesinde doğdu. Ahmed Adnan Saygun’un öğrencisi olarak yetişen Sun, Türk halk müziği ezgilerini çağdaş müzik anlayışıyla birleştiren eserler verdi. TRT’nin tarihî yapımları Kurtuluş ve Cumhuriyet için hazırladığı müziklerle geniş kitlelerce tanındı. Çocukların müzik eğitimine yönelik kitaplar da hazırlayan Sun, Türkiye’de müzik eğitiminin gelişmesi için uzun yıllar çalıştı. 2021’de hayatını kaybetti.

1938 – “VURGUN” VE “YA EVDE YOKSAN” ŞİİRLERİNİN YAZARI CEMAL SAFİ DOĞDU

Türk şair Cemal Safi, 15 Ekim 1938’de Samsun’da doğdu. Aşk, ayrılık, özlem ve yalnızlık üzerine yazdığı şiirlerle tanındı. Özellikle Orhan Gencebay tarafından bestelenen şiirleri, Türk müziğinin unutulmaz şarkıları arasına girdi. Vurgun, Ya Evde Yoksan, Sende Kalmış ve Kıyamete Kırk Kala gibi eserleriyle geniş bir okur ve dinleyici kitlesine ulaştı. Şiirlerinin önemli bir bölümü farklı besteciler ve yorumcular tarafından şarkıya dönüştürülen Safi, 2018’de hayatını kaybetti.

1938 – AFROBEAT MÜZİĞİNİN YARATICISI FELA KUTI DOĞDU

Nijeryalı müzisyen ve insan hakları savunucusu Fela Kuti, 15 Ekim 1938’de doğdu. Afrika ritimleri, caz, funk ve geleneksel müziği birleştirerek Afrobeat adı verilen müzik türünün ortaya çıkmasına öncülük etti. Nijerya’daki askerî yönetimleri ve yolsuzlukları eleştiren şarkıları nedeniyle defalarca tutuklandı. Buna rağmen müziği aracılığıyla siyasi eleştirilerini sürdürdü. 1997’de hayatını kaybeden sanatçının geliştirdiği müzik anlayışı, günümüzde birçok Afrikalı ve uluslararası sanatçıyı etkilemeye devam ediyor.

1940 – BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN SIRLARINI ÇÖZEN NOBELLİ PETER DOHERTY DOĞDU

Avustralyalı bilim insanı Peter C. Doherty, 15 Ekim 1940’ta doğdu. İsviçreli araştırmacı Rolf Zinkernagel ile birlikte bağışıklık sisteminin virüs bulaşmış hücreleri nasıl tanıdığını ortaya koyan çalışmalar gerçekleştirdi. Araştırmaları, T hücrelerinin vücudu enfeksiyonlardan koruma mekanizmasının anlaşılmasını sağladı. İki bilim insanı bu buluşları nedeniyle 1996 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı. Çalışmaları, enfeksiyon hastalıkları, bağışıklık sistemi ve kanser araştırmalarında önemli bir bilimsel temel oluşturdu.

1943 – HOLLYWOOD’DA 100 MİLYON DOLAR SINIRINI AŞAN İLK KADIN YÖNETMEN PENNY MARSHALL DOĞDU

Amerikalı oyuncu ve yönetmen Penny Marshall, 15 Ekim 1943’te New York’ta doğdu. Önce Laverne & Shirley adlı televizyon dizisiyle tanındı, ardından yönetmenliğe geçti. Tom Hanks’in başrolünde oynadığı 1988 yapımı Büyük (Big) filmiyle, ABD gişelerinde 100 milyon dolar sınırını aşan bir filmi yöneten ilk kadın oldu. Uyanışlar ve Kızlar Sahada gibi filmlere de imza atan Marshall, Hollywood’da kadın yönetmenlerin başarısına öncülük eden isimlerden biri olarak tarihe geçti.

1946 – THE CARPENTERS GRUBUNUN KURUCUSU RICHARD CARPENTER DOĞDU

Amerikalı müzisyen ve besteci Richard Carpenter, 15 Ekim 1946’da doğdu. Kız kardeşi Karen Carpenter ile kurduğu The Carpenters grubuyla 1970’li yılların en sevilen pop müzik topluluklarından birine imza attı. Close to You, Yesterday Once More ve We’ve Only Just Begun gibi şarkılar, grubun dünya çapında tanınmasını sağladı. Richard’ın piyano düzenlemeleri ve Karen’ın kendine özgü sesi, The Carpenters’ın müziğinin temelini oluşturdu. Karen Carpenter’ın 1983’teki ölümünün ardından da müzik çalışmalarını sürdüren Richard, 2026’da 80 yaşına giriyor.

1947 – “SESSİZ GEMİ”DEN “AVRUPA YAKASI”NA HÜMEYRA DOĞDU

Türk şarkıcı, besteci ve oyuncu Hümeyra, 15 Ekim 1947’de doğdu. 1970’li yıllarda Kördüğüm, Sessiz Gemi ve Otuz Beş Yaş gibi şarkılarla müzik dünyasının sevilen isimlerinden oldu. Daha sonra tiyatro, sinema ve televizyon oyunculuğunda da başarılı bir kariyer sürdürdü. Avrupa Yakası dizisinde canlandırdığı İffet Sütçüoğlu karakteriyle yeni kuşakların da tanıdığı bir isim haline geldi. Babam ve Oğlum, Unutursam Fısılda ve Şahsiyet gibi yapımlardaki rolleriyle dikkat çekti.

1948 – “LADY IN RED” ŞARKISIYLA DÜNYAYI ETKİLEYEN CHRIS DE BURGH DOĞDU

İrlandalı şarkıcı ve söz yazarı Chris de Burgh, 15 Ekim 1948’de Arjantin’de doğdu. 1970’li yıllarda başladığı müzik kariyerinde özellikle romantik şarkılarıyla tanındı. 1986’da yayımladığı The Lady in Red, dünya çapında büyük başarı kazanarak pek çok ülkede müzik listelerinin zirvesine çıktı. Don’t Pay the Ferryman ve Missing You gibi şarkılarla da tanınan sanatçı, uzun yıllar boyunca geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

1953 – MICHAEL JACKSON’IN AĞABEYİ TITO JACKSON DOĞDU

Amerikalı müzisyen Tito Jackson, 15 Ekim 1953’te doğdu. Michael Jackson’ın ağabeyi olan sanatçı, kardeşleriyle birlikte kurdukları Jackson 5 grubunun gitaristlerinden biriydi. I Want You Back, ABC ve I’ll Be There gibi şarkılarla dünya çapında ün kazanan grup, 1970’li yılların pop müziğini etkiledi. Tito Jackson, sonraki yıllarda kendi müzik kariyerini de sürdürdü. 2024’te 70 yaşında hayatını kaybetti.

1968 – HEM FUTBOLCU HEM TEKNİK DİREKTÖR OLARAK DÜNYA KUPASI KAZANAN DIDIER DESCHAMPS DOĞDU

Fransız futbolunun önemli isimlerinden Didier Deschamps, 15 Ekim 1968’de doğdu. 1998 Dünya Kupası’nı kazanan Fransa Millî Takımı’nın kaptanlığını yaptı. 2000 Avrupa Şampiyonası’nda da kupaya uzanan kadroda yer aldı. Futbolculuğunun ardından teknik direktör olan Deschamps, Fransa’yı 2018 Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıdı. Böylece Mario Zagallo ve Franz Beckenbauer’in ardından hem futbolcu hem teknik direktör olarak Dünya Kupası kazanan üçüncü kişi oldu.

1973 – ARABESK MÜZİĞİN SEVİLEN SESİ GÜLLÜ DOĞDU

Türk arabesk ve fantezi müziğinin tanınmış yorumcularından Güllü, 15 Ekim 1973’te doğdu. Gerçek adı Gül Tut olan sanatçı, genç yaşta düğün salonlarında şarkı söylemeye başladı. 1990’lı yıllarda “Kasımpaşalı Güllü” adıyla tanındı; Oyuncak Gibi ve Değmezmiş Sana gibi şarkılarıyla geniş kitlelere ulaştı. Güçlü sesi ve kendine özgü yorumuyla arabesk müziğin sevilen isimlerinden biri olan Güllü, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesinde hayatını kaybetti. Sanatçı, 2026’da 53 yaşına girecekti.

1988 – REAL MADRID VE ARSENAL’DEN FENERBAHÇE’YE MESUT ÖZİL DOĞDU

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil, 15 Ekim 1988’de Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde doğdu. Schalke 04 ve Werder Bremen’de oynadıktan sonra Real Madrid’e transfer oldu. Arsenal’deki uzun kariyerinde İngiltere’nin önemli futbol yıldızlarından biri haline geldi. Almanya Millî Takımı ile 2014 Dünya Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2021’de Fenerbahçe’ye transfer olarak Türk futboluna adım attı, ardından Başakşehir’de oynadı. 2023’te profesyonel futbolculuğu bıraktı.

1989 – OLİMPİYAT ŞAMPİYONLUĞUNDAN DÜNYA AĞIR SIKLET ZİRVESİNE ANTHONY JOSHUA DOĞDU

İngiliz boksör Anthony Joshua, 15 Ekim 1989’da Watford’da doğdu. Nijerya kökenli bir ailenin çocuğu olan Joshua, 2012 Londra Olimpiyatları’nda süper ağır sıklette altın madalya kazandı. Profesyonel boksa geçtikten sonra dünya ağır sıklet şampiyonluğuna ulaştı. Özellikle 2017’de Wembley Stadı’nda Ukraynalı efsane boksör Vladimir Kliçko’yu mağlup ettiği karşılaşmayla dünya çapında büyük ilgi gördü. Joshua, modern boksun en tanınmış ve en çok konuşulan yıldızlarından biri oldu.

 

15 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1564 – MODERN ANATOMİNİN KURUCULARINDAN ANDREAS VESALIUS ÖLDÜ

Tıp tarihinin en önemli isimlerinden Andreas Vesalius, 15 Ekim 1564’te Yunanistan’ın Zakintos Adası’nda hayatını kaybetti. İnsan vücudunun yapısını inceleyen Flaman hekim, 1543’te yayımladığı İnsan Vücudunun Yapısı Üzerine adlı eseriyle anatomi biliminde yeni bir dönem başlattı. Dönemin hekimleri büyük ölçüde eski Yunan kaynaklarına dayanırken Vesalius, insan bedenini doğrudan inceleyerek pek çok yanlış bilgiyi düzeltti. Ayrıntılı çizimlerle hazırladığı kitabı, modern tıp eğitiminin temel eserlerinden biri oldu.

1817 – İKİ KITANIN ÖZGÜRLÜK KAHRAMANI TADEUSZ KOŚCIUSZKO ÖLDÜ

Polonyalı asker ve bağımsızlık mücadelesi lideri Tadeusz Kościuszko, 15 Ekim 1817’de İsviçre’de hayatını kaybetti. Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında George Washington’un ordusunda görev yaptı, askerî savunma hatlarının hazırlanmasına katkı sağladı. Ülkesine döndükten sonra 1794’te Polonya’nın bağımsızlığını korumak amacıyla Rusya ve Prusya’ya karşı ayaklanma başlattı. Mücadelesi başarısızlıkla sonuçlansa da hem Polonya’da hem ABD’de özgürlük kahramanı olarak anılmaya devam etti.

1930 – DÜNYANIN EN BÜYÜK KİMYA ŞİRKETLERİNDEN BİRİNİ KURAN HERBERT DOW ÖLDÜ

Amerikalı kimyager ve sanayici Herbert Henry Dow, 15 Ekim 1930’da hayatını kaybetti. 1897’de kurduğu Dow Chemical şirketiyle modern kimya sanayisinin gelişiminde önemli rol oynadı. Özellikle tuzlu sulardan brom elde edilmesini sağlayan üretim yöntemleri geliştirdi. Kimyasal maddelerin daha düşük maliyetle üretilmesine yönelik çalışmaları, şirketinin uluslararası ölçekte büyümesinin önünü açtı. Dow’un kurduğu şirket zamanla plastik, kimya ve malzeme teknolojileri alanlarında dünyanın önde gelen üreticilerinden biri haline geldi.

1958 – TÜRK ŞİİRİNİN SIRA DIŞI İSMİ ÂSAF HÂLET ÇELEBİ ÖLDÜ

Türk şiirinin özgün isimlerinden Âsaf Hâlet Çelebi, 15 Ekim 1958’de İstanbul’da hayatını kaybetti. He, Lamelif ve Om Mani Padme Hum gibi eserlerinde tasavvuf, Doğu felsefesi ve çocukluk anılarını alışılmadık bir şiir diliyle birleştirdi. Fransızca, Farsça ve Doğu kültürlerine olan ilgisiyle tanınan şair, Mevlânâ ve eski edebiyat üzerine araştırmalar da yaptı. Yaşadığı dönemde anlaşılması güç bulunan şiirleri, sonraki yıllarda modern Türk edebiyatının önemli örnekleri arasında değerlendirildi.

1959 – UKRAYNALI MİLLİYETÇİ LİDER STEPAN BANDERA SUİKASTLA ÖLDÜRÜLDÜ

Ukraynalı milliyetçi hareketin tartışmalı liderlerinden Stepan Bandera, 15 Ekim 1959’da Almanya’nın Münih kentinde suikast sonucu hayatını kaybetti. Sovyet yönetimine karşı Ukrayna’nın bağımsızlığını savunan Bandera, İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki siyasi faaliyetleri ve örgütünün şiddet eylemleri nedeniyle de tartışmalı bir isimdi. Sovyet istihbaratı adına çalışan bir ajan tarafından siyanür kullanan özel bir silahla öldürüldü. Bandera’nın tarihsel mirası, Ukrayna’da günümüzde de farklı değerlendirmelere konu oluyor.

1964 – BROADWAY’İN UNUTULMAZ ŞARKILARINI YAZAN COLE PORTER ÖLDÜ

Amerikalı besteci ve söz yazarı Cole Porter, 15 Ekim 1964’te hayatını kaybetti. Night and Day, I’ve Got You Under My Skin ve I Get a Kick Out of You gibi dünya çapında tanınan şarkıları besteledi. Kiss Me, Kate adlı müzikaliyle Broadway tarihine geçti. Esprili şarkı sözleri ve zarif melodileriyle tanınan Porter’ın eserleri Frank Sinatra’dan Ella Fitzgerald’a kadar çok sayıda ünlü sanatçı tarafından seslendirildi. Besteleri, ölümünden onlarca yıl sonra da müzikallerde ve sinema filmlerinde kullanılmaya devam ediyor.

1976 – NEW YORK MAFYASININ EN GÜÇLÜ PATRONLARINDAN CARLO GAMBINO ÖLDÜ

Amerikan organize suç tarihinin en tanınmış isimlerinden Carlo Gambino, 15 Ekim 1976’da New York’ta hayatını kaybetti. Sicilya doğumlu Gambino, uzun yıllar New York’taki beş büyük mafya ailesinden birini yönetti. Daha sonra kendi adıyla anılacak Gambino suç ailesi, kumardan yasa dışı bahis faaliyetlerine kadar çeşitli alanlarda etkili oldu. Kamuoyundan uzak durması ve gösterişli bir yaşamdan kaçınmasıyla diğer mafya liderlerinden ayrılan Gambino, Amerikan suç tarihinin en çok araştırılan isimleri arasında yer aldı.

1978 – JAPONYA’DAKİ CIVA FELAKETİNİ DÜNYAYA GÖSTEREN FOTOĞRAFÇI ÖLDÜ

Amerikalı foto muhabiri W. Eugene Smith, 15 Ekim 1978’de hayatını kaybetti. Life dergisi için hazırladığı fotoğraf röportajlarıyla ün kazanan Smith, özellikle Japonya’nın Minamata kentindeki cıva zehirlenmesini belgelediği çalışmasıyla tanındı. Sanayi atıkları nedeniyle hastalanan insanların yaşamlarını gösteren fotoğrafları, çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini dünyaya duyurdu. Minamata’da çektiği fotoğraflar, gazeteciliğin toplumsal sorunların görünür hale gelmesindeki gücünün önemli örneklerinden biri oldu.

1989 – “ÖLÜLER ANSİKLOPEDİSİ”NİN YAZARI DANILO KİŞ ÖLDÜ

Yugoslav edebiyatının önemli isimlerinden Danilo Kiş, 15 Ekim 1989’da Paris’te hayatını kaybetti. Savaş, totaliter rejimler, kimlik ve insan hafızası üzerine yazdığı roman ve öykülerle tanındı. Boris Davidoviç İçin Bir Mezar ve Ölüler Ansiklopedisi adlı eserlerinde tarihî olayları kurmaca anlatılarla birleştirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında ailesinin yaşadığı trajediler, yazarlığını derinden etkiledi. Eserleri çok sayıda dile çevrilen Kiş, çağdaş Avrupa edebiyatının önemli yazarları arasında yer aldı.

1993 – TÜRKİYE’DE BİLİM TARİHİNİN ÖNCÜSÜ AYDIN SAYILI ÖLDÜ

Türk bilim tarihçisi Prof. Dr. Aydın Sayılı, 15 Ekim 1993’te Ankara’da hayatını kaybetti. Harvard Üniversitesinde bilim tarihi alanında doktora yaparak bu alanda dünyadaki öncü akademisyenlerden biri oldu. Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Üniversitesinde bilim tarihi çalışmalarının kurumsallaşmasına katkı sağladı. İslam dünyasında astronomi, matematik ve tıp tarihi üzerine önemli araştırmalar yaptı. Aydın Sayılı’nın portresi bugün 5 liralık Türk banknotlarının arka yüzünde bulunuyor.

1998 – “SUÇLUYU KAZIYINIZ, ALTINDAN İNSAN ÇIKAR” DİYEN HUKUKÇU FARUK EREM ÖLDÜ

Türk hukukçu ve yazar Prof. Dr. Faruk Erem, 15 Ekim 1998’de hayatını kaybetti. Ceza hukuku alanındaki çalışmaları ve insan haklarını savunan görüşleriyle tanındı. Türkiye Barolar Birliğinin kuruluşuna öncülük etti ve ilk başkanı oldu. Bir Ceza Avukatının Anıları adlı kitabında mahkeme salonlarında karşılaştığı insan hikâyelerini anlattı. “Suçluyu kazıyınız, altından insan çıkar” sözüyle hatırlanan Erem, özellikle ölüm cezasına karşı yürüttüğü çalışmalarla hukuk tarihimizde önemli bir yer edindi.

2000 – KOLESTEROLÜN VÜCUTTA NASIL ÜRETİLDİĞİNİ AÇIKLAYAN NOBELLİ BİLİM İNSANI ÖLDÜ

Alman asıllı Amerikalı biyokimyacı Konrad Emil Bloch, 15 Ekim 2000’de hayatını kaybetti. İnsan vücudunun kolesterolü ve yağ asitlerini nasıl ürettiğini ortaya koyan araştırmalarıyla tanındı. Çalışmaları, kolesterol metabolizmasının anlaşılmasına ve kalp-damar hastalıkları üzerine yapılan sonraki araştırmalara önemli katkılar sağladı. Bloch, bilim insanı Feodor Lynen ile birlikte 1964 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı. Araştırmaları, modern biyokimyanın temel çalışmalarından biri kabul ediliyor.

2005 – İZMİT LİSESİNDE DE OKUYAN YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ KÖTÜ ADAMI BİLAL İNCİ ÖLDÜ

Türk sinemasının en tanınmış karakter oyuncularından Bilal İnci, 15 Ekim 2005’te hayatını kaybetti. Adana’da doğan ve öğreniminin bir bölümünü İzmit Lisesinde sürdüren İnci, Yeşilçam’da özellikle zalim ağa, acımasız baba ve sert mizaçlı kötü adam rolleriyle tanındı. Gönül Yarası, Umut ve Kınalı Yapıncak gibi çok sayıda yapımda rol aldı. Güçlü oyunculuğuyla seyircinin hafızasında yer eden İnci, ünlü oyuncu Kemal İnci’nin ağabeyiydi.

2008 – TÜRK ŞİİRİNİN BÜYÜK USTASI FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÖLDÜ

Türk edebiyatının en üretken şairlerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca, 15 Ekim 2008’de İstanbul’da 94 yaşında hayatını kaybetti. Çocuk ve Allah, Üç Şehitler Destanı, Çakır’ın Destanı ve İstiklâl Savaşı gibi eserleriyle tanındı. Çocuklardan Millî Mücadele’ye, insanın varoluşundan toplumsal sorunlara kadar geniş bir dünyayı şiirlerine taşıdı. Eserleri çok sayıda dile çevrilen Dağlarca, Türkçenin olanaklarını genişleten şairlerden biri olarak kabul edildi.

2012 – TÜRK TİYATROSUNUN GÜLER YÜZÜ EROL GÜNAYDIN ÖLDÜ

Türk tiyatro ve sinemasının sevilen oyuncularından Erol Günaydın, 15 Ekim 2012’de 79 yaşında hayatını kaybetti. 1950’li yıllarda başladığı oyunculuk kariyerinde tiyatrodan sinemaya, televizyon dizilerinden seslendirmeye kadar pek çok alanda çalıştı. Geleneksel meddahlık sanatını yaşatan son büyük ustalardan biri olarak tanındı. Çiçek Taksi, Cennet Mahallesi ve Akasya Durağı gibi dizilerdeki rolleriyle farklı kuşakların sevgisini kazandı. Kendine özgü sesi, doğaçlamaları ve anlattığı hikâyelerle Türk sahne sanatlarında iz bıraktı.

2013 – HARIBO ŞEKERLEMELERİNİ DÜNYAYA TANITAN HANS RIEGEL ÖLDÜ

Dünyaca ünlü Haribo şekerleme şirketinin yöneticisi Hans Riegel, 15 Ekim 2013’te 90 yaşında hayatını kaybetti. Babası Hans Riegel’in 1920’de Almanya’da kurduğu şirketin yönetimini İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kardeşiyle birlikte üstlendi. Özellikle ayıcık biçimindeki jelibonların dünya çapında yaygınlaşmasında önemli rol oynadı. Küçük bir aile işletmesini uluslararası bir markaya dönüştüren Riegel, şekerleme sektörünün en tanınmış iş insanlarından biri oldu.

2013 – TARİHÎ KENTLERİ KORUMAK İÇİN MÜCADELE EDEN MİMAR OKTAY EKİNCİ ÖLDÜ

Türk mimar, gazeteci ve yazar Oktay Ekinci, 15 Ekim 2013’te hayatını kaybetti. Mimarlar Odasında üstlendiği görevler ve Cumhuriyet gazetesindeki yazılarıyla, tarihî yapıların ve kent kimliğinin korunması için uzun yıllar çalıştı. Yanlış şehircilik uygulamalarını ve kültürel mirasa zarar veren projeleri eleştirdi. Kocaeli’nin tarihî yapılarından Sırrı Paşa Konağı’nın restorasyonu, onun da içinde bulunduğu tarihî kentleri koruma çevrelerinin önem verdiği çalışmalar arasında yer aldı.

2018 – BILL GATES İLE MICROSOFT’U KURAN PAUL ALLEN ÖLDÜ

Microsoft’un kurucu ortaklarından Paul Allen, 15 Ekim 2018’de 65 yaşında hayatını kaybetti. Çocukluk arkadaşı Bill Gates ile birlikte 1975’te Microsoft’u kurarak kişisel bilgisayar teknolojisinin gelişiminde önemli rol oynadı. MS-DOS ve Windows dönemine uzanan bilgisayar devriminde şirketin kuruluş çalışmalarına katkı sağladı. Daha sonra teknoloji yatırımlarına, bilimsel araştırmalara, uzay projelerine ve hayırseverlik faaliyetlerine yöneldi. Allen, modern bilgisayar endüstrisinin ortaya çıkmasını sağlayan öncü girişimciler arasında yer aldı.

2020 – OSCAR KAZANAN İLK HİNT SANATÇI BHANU ATHAIYA ÖLDÜ

Hint kostüm tasarımcısı Bhanu Athaiya, 15 Ekim 2020’de 91 yaşında hayatını kaybetti. Richard Attenborough’nun yönettiği 1982 yapımı Gandhi filminin kostümlerini tasarlayarak 1983’te Oscar kazandı. Böylece Oscar ödülüne layık görülen ilk Hint sanatçı oldu. Hint sinemasında onlarca yıl çalışan Athaiya, geleneksel kıyafetleri ve tarihî dönemleri yansıtan tasarımlarıyla tanındı. Özellikle Bollywood’un büyük yapımlarında hazırladığı kostümlerle sinema tarihine önemli katkılar sağladı.

2022 – OYUNCU VE SUNUCU BİLLUR KALKAVAN HAYATINI KAYBETTİ

Türk oyuncu ve televizyon sunucusu Billur Kalkavan, 15 Ekim 2022’de 59 yaşında hayatını kaybetti. Henüz çocuk yaşta kamera karşısına çıkan Kalkavan, sinema filmlerinin ardından televizyon dizileri ve sohbet programlarıyla tanındı. Sultan Makamı, Ey Aşk Nerdesin? ve Ihlamurlar Altında gibi yapımlarda rol aldı. Açık sözlü tavrı ve televizyon programlarındaki yorumlarıyla sık sık magazin gündemine gelen sanatçı, bir süredir akciğer kanseri nedeniyle tedavi görüyordu.

2024 – SURVIVOR’IN SEVİLEN YARIŞMACISI HASAN YALNIZOĞLU ÖLDÜ

Türk dansçı, oyuncu ve eski sporcu Hasan Yalnızoğlu, 15 Ekim 2024’te 50 yaşında hayatını kaybetti. Bir dönem mankenlik yapan Yalnızoğlu, Anadolu Ateşi dans topluluğundaki performansıyla tanındı. 2007 ve 2012 yıllarında katıldığı Survivor yarışmasıyla geniş kitlelerin sevgisini kazandı. Karaoğlan ve Av Mevsimi gibi sinema filmlerinde de rol aldı. Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Yalnızoğlu’nun ölümü, sanat ve televizyon dünyasında üzüntü yarattı.

2025 – AZERBAYCAN’IN EFSANEVİ TAR USTASI RAMİZ GULİYEV ÖLDÜ

Azerbaycan’ın önemli müzisyenlerinden Ramiz Guliyev, 15 Ekim 2025’te 78 yaşında hayatını kaybetti. Geleneksel Türk ve Azerbaycan müziğinin temel çalgılarından tarı ustalıkla icra eden Guliyev, Azerbaycan Halk Sanatçısı unvanına sahipti. Uzun yıllar müzik eğitimi verdi ve farklı ülkelerde konserler düzenledi. Tar çalgısının uluslararası alanda tanınmasına katkı sağlayan sanatçı, Azerbaycan müzik kültürünün en önemli temsilcilerinden biri olarak anılıyor.

2025 – OSCAR ADAYI HOLLYWOOD YILDIZI SAMANTHA EGGAR ÖLDÜ

İngiliz oyuncu Samantha Eggar, 15 Ekim 2025’te 86 yaşında hayatını kaybetti. 1965 yapımı Koleksiyoncu (The Collector) filmindeki rolüyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı ve Oscar’a aday gösterildi. Ardından Doktor Dolittle, The Brood ve çeşitli televizyon yapımlarında rol aldı. Disney’in Herkül animasyonunda Hera karakterini de seslendiren Eggar, sinema ve televizyonda altmış yılı aşan bir kariyere sahipti.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.