Günün Tarihi / 6 Ekim
6 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
İSTANBUL’UN KURTULUŞU: 103 YIL ÖNCE HEREKE’DEN YOLA ÇIKAN VAPUR İŞGALİN SONUNU İLAN ETTİ
6 Ekim, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun yıldönümü. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 13 Kasım 1918’de fiilen başlayan ve 4 yıl 10 ay 23 gün süren işgal, Şükrü Naili Paşa komutasındaki III. Kolordunun 6 Ekim 1923’te İstanbul’a girmesiyle sona erdi. 2026’da İstanbul’un kurtuluşunun 103. yılı kutlanıyor.
Bu tarihin Kocaeli açısından da önemli ve pek bilinmeyen bir tarafı var. III. Kolordu Komutanı Şükrü Naili Paşa ve karargâhı yaklaşık bir yıldır Hereke’de bulunuyordu. 5 Ekim’de birliklerin bir bölümü Hereke İskelesi’ndeki Pendik vapuruna yerleşti; 6 Ekim sabahı ise Hereke halkının coşkulu uğurlamasıyla İstanbul’a doğru yola çıktı. Vapur aynı sabah Sirkeci’ye ulaştı ve Şükrü Naili Paşa’nın İstanbul’a girişi kurtuluşun simgesi oldu. Başka bir deyişle, İstanbul’un 6 Ekim’deki tarihî kurtuluş yolculuğunun başlangıç noktalarından biri Kocaeli’nin Hereke kıyısıydı.
DÜNYA SEREBRAL PALSİ GÜNÜ: 50 MİLYON KİŞİNİN SESİ İÇİN “BENZERSİZ VE BİRLİKTE”
6 Ekim, Dünya Serebral Palsi Günü. 2012’de başlatılan küresel hareket, serebral palsiyle yaşayan insanların haklarına, eğitime ve sağlık hizmetlerine erişimine, istihdamına ve toplumsal hayata eşit katılımına dikkat çekiyor. Dünya Serebral Palsi Günü oluşumuna göre dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişi serebral palsiyle yaşıyor.
2026 kampanyasının sloganı #UniqueANDUnited, yani “Benzersiz ve Birlikte”. Kampanya bu yıl insanların yalnız farkındalık mesajı paylaşmasını değil, hayatlarında görmek istedikleri somut değişikliği söylemesini ve bunu gerçekleştirebilecek kurumlara seslenmesini istiyor. Ayrıca 6 Ekim’in Birleşmiş Milletler tarafından resmen Dünya Serebral Palsi Günü olarak tanınması için uluslararası bir kampanya da yürütülüyor.
Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı da 2026’da “Benzersiz ve Birlikteyiz” çağrısıyla yeşil giyme, yapıları ve logoları yeşil renkle aydınlatma ve serebral palsiyle ilgili kişisel hikâyeleri paylaşma çağrısı yapıyor. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü de önceki yıllarda 6 Ekim’i farkındalık çalışmalarıyla gündeme taşımıştı.
ULUSLARARASI JEOÇEŞİTLİLİK GÜNÜ: 2026’NIN TEMASI “KAPIMIZIN ÖNÜNDEKİ JEOÇEŞİTLİLİK”
UNESCO’nun 2021’de ilan ettiği Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü her yıl 6 Ekim’de kutlanıyor. Jeoçeşitlilik; yalnız kayaları değil, mineralleri, fosilleri, toprakları, mağaraları, vadileri, gölleri, akarsuları ve yeryüzünü biçimlendiren doğal süreçlerin tamamını kapsıyor. UNESCO, bunların tarımdan içme suyuna, şehirlerin yapı malzemelerinden enerji üretimine ve afet risklerinin anlaşılmasına kadar gündelik hayatın temelinde bulunduğunu vurguluyor.
2026’nın teması “Geodiversity On Our Doorstep”, yani “Kapımızın Önündeki Jeoçeşitlilik”. Tema, insanların yaşadıkları çevrenin jeolojik özelliklerine bakmasını öneriyor. Kocaeli bunun için oldukça iyi bir örnek: Gebze’deki Ballıkayalar, kireç taşlarının çözünmesiyle oluşmuş karstik bir boğaz; Kandıra’daki Pembe Kayalar ise özgün jeolojik yapısıyla kentin en dikkat çekici doğal alanlarından biri. Hatta Pembe Kayalar’dan Osmanlı döneminde çıkarılan taşların İstanbul’daki yapılarda kullanıldığı biliniyor.
6 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
TAKO GÜNÜ BU YIL GERÇEKTEN 6 EKİM’DE: TARİHİNİ BİR FAST FOOD ZİNCİRİ DEĞİŞTİRDİ
Daha önce 4 Ekim listelerinde görülen Ulusal Tako Günü, artık ekimin ilk salı günü kutlanıyor. Bunun nedeni oldukça sıra dışı: Taco Bell, günün her yıl “Taco Tuesday”e denk gelmesi için National Day Calendar’la birlikte 2024’te tarihi kalıcı olarak değiştirdi. Bu yüzden 2026’da ilk salı 6 Ekim ve Tako Günü de bugün.
Üstelik 2026’da iş bir adım daha ileri götürüldü. Taco Bell ve dil öğrenme uygulaması Duolingo, 6 Ekim’i ilk kez “Global Taco Day” adıyla uluslararası bir pazarlama etkinliğine dönüştürdü. Gerekçeleri de oldukça basit: “Taco” sözcüğü onlarca dilde neredeyse hiç değişmeden kullanılıyor.
ÇILGIN ŞAPKACI GÜNÜ: TARİHİ BİR ŞAPKADAKİ FİYAT ETİKETİ BELİRLEDİ
6 Ekim, ABD’de Mad Hatter Day, yani “Çılgın Şapkacı Günü”. Lewis Carroll’ın Alice Harikalar Diyarında kitabındaki Çılgın Şapkacı’nın ünlü çiziminde şapkasının üzerinde “10/6” yazıyor. Aslında bu tarih değil, şapkanın fiyatıydı: 10 şilin 6 peni. Ancak Amerikalılar 10/6’yı “6 Ekim” şeklinde okuyunca, Colorado’daki bir grup bilgisayar teknisyeni 1986’da bu tarihi saçmalama, eğlenme ve biraz tuhaf davranma günü ilan etti.
ERİŞTE GÜNÜ: MAKARNA MI, NOODLE MI? BUGÜN TARTIŞMAYA GEREK YOK
ABD merkezli özel gün takvimlerinde 6 Ekim Ulusal Noodle Günü olarak geçiyor. Günün kimin tarafından başlatıldığına ilişkin sağlam bir kayıt yok; ama erişte ve benzeri hamur şeritlerinin Çin’den İtalya’ya, Japonya’dan Almanya’ya kadar çok farklı mutfaklarda binlerce yıllık geçmişi bulunuyor. İngilizcedeki “noodle” sözcüğünün de Almancadaki Nudel kelimesinden geldiği kabul ediliyor. 6 Ekim’in mesajı ise bilimsel olmaktan çok gastronomik: Sosu, unu ve biçimi ne olursa olsun bugün erişte yemek için bahaneniz hazır.
6 EKİM’DE NELER OLDU?
1600 – BUGÜNE ULAŞAN EN ESKİ OPERA İLK KEZ SAHNELENDİ
6 Ekim 1600’de Jacopo Peri’nin Euridice operası, Fransa Kralı IV. Henri ile Maria de’ Medici’nin düğün kutlamaları kapsamında Floransa’daki Pitti Sarayı’nda ilk kez sahnelendi. Peri’nin birkaç yıl önce bestelediği Dafne genellikle ilk opera kabul edilse de müziğinin büyük bölümü kayboldu; Euridice ise bütünüyle günümüze ulaşan en eski opera oldu. Böylece henüz yeni doğmakta olan opera sanatı, Avrupa kültür hayatının kalıcı türlerinden birine dönüşeceği ilk büyük adımlarından birini attı.
1854 – BİR DEPO PATLADI, ATEŞ NEHRİ AŞIP İKİ KENTİ YAKTI
6 Ekim 1854’te İngiltere’nin Gateshead kentinde başlayan yangın, kimyasal maddelerle dolu bir depoya ulaşınca dev bir patlamaya dönüştü. Patlamayla savrulan yanan parçalar Tyne Nehri’nin karşı kıyısındaki Newcastle’a kadar ulaştı; 53 kişi öldü, 500’den fazla kişi yaralandı ve iki kentin nehir kıyısındaki yüzlerce yapı tahrip oldu. Patlama kilometrelerce öteden duyuldu.
1860 – İNGİLİZ VE FRANSIZ ORDULARI PEKİN’İN KAPISINA DAYANDI, YAZLIK SARAY YAĞMALANDI
6 Ekim 1860’ta II. Afyon Savaşı sırasında Pekin’e ilerleyen İngiliz ve Fransız kuvvetleri, Çin imparatorlarının görkemli Yuanmingyuan, yani Eski Yazlık Sarayı’na ulaştı ve sarayı yağmalamaya başladı. Çin yönetimi 13 Ekim’de Pekin’in kapılarını açmak zorunda kaldı; 18 Ekim’de ise İngiliz birlikleri sarayın büyük bölümünü ateşe verdi. Olay, Çin’de 19. yüzyıldaki Batılı müdahalelerin ve “eşitsiz antlaşmalar” döneminin en güçlü simgelerinden biri haline geldi.
1875 – OSMANLI DIŞ BORÇ ÖDEMELERİNİ YARIYA İNDİRDİ: MALİ İFLASIN KAPISI AÇILDI
6 Ekim 1875’te Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın hazırladığı ve Sultan Abdülaziz’in onayladığı Ramazan Kararnamesi yayımlandı. Ağır borç yükü ve büyüyen bütçe açığı karşısında Osmanlı Devleti, iç ve dış borç taksitlerinin yalnızca yarısını nakit ödeyeceğini, kalan yarısı için ise faizli yeni tahviller vereceğini açıkladı. Karar Avrupa finans çevrelerinde büyük sarsıntı yarattı ve Osmanlı’nın borçlarını ödemekte fiilen acze düştüğünün ilanı olarak değerlendirildi. Mali kriz kısa sürede daha da ağırlaştı; 1876’da borç ödemeleri tamamen durdu, süreç 1881’de Düyun-u Umumiye İdaresinin kurulmasına kadar uzandı.
1889 – PARİS’İN EFSANE KABARELERİNDEN MOULIN ROUGE KAPILARINI AÇTI
6 Ekim 1889’da Joseph Oller ve Charles Zidler’in kurduğu Moulin Rouge, Paris’in Montmartre semtinde ilk kez kapılarını açtı. Dev dans pisti, aynaları, bahçesindeki dev fil maketi ve giderek simgesi haline gelecek French Cancan gösterileriyle kısa sürede Belle Époque Paris’inin en ünlü eğlence mekânlarından birine dönüştü. Henri de Toulouse-Lautrec’in afişleriyle ölümsüzleşen kırmızı değirmen, daha sonra filmlerden müzikallere kadar dünya popüler kültürünün en tanınmış Paris simgelerinden biri oldu.
1889 – EDISON LABORATUVARINDA SİNEMANIN İLK DENEYSEL GÖSTERİMLERİNDEN BİRİ YAPILDI
6 Ekim 1889’da Thomas Edison Avrupa gezisinden ABD’ye döndüğünde, yardımcısı William K. L. Dickson ona West Orange’daki laboratuvarda geliştirdikleri hareketli görüntü sisteminin ilk deneylerinden birini gösterdi. Kinetograf adı verilen kamera ve görüntüleri izlemeye yarayan düzenek, birkaç yıl sonra Kinetoskop’a dönüşecek ve sinemanın erken teknolojilerinden biri olacaktı. Ancak bunun halka açık ilk film gösterimi olduğu yönündeki yaygın bilgi doğru değil; o günkü gösteri laboratuvar içindeki deneysel bir sunumdu.
1908 – GİRİT MECLİSİ YUNANİSTAN’A KATILMA KARARI ALDI
6 Ekim 1908’de Girit’teki Rum yönetimi, adanın Yunanistan’la birleştiğini tek taraflı olarak ilan etti. Girit 1898’den beri Osmanlı egemenliği altında özerk bir statüdeydi; ancak fiilen büyük devletlerin koruması altındaydı. Yunanistan o gün ilhakı resmen kabul etmedi ve Osmanlı Devleti de karara karşı çıktı. Girit’in Yunanistan’a kesin katılımı ancak Balkan Savaşları’nın ardından 1913’te uluslararası olarak tanınacaktı.
1910 – VENİZELOS İLK KEZ YUNANİSTAN BAŞBAKANI OLDU
6 Ekim 1910’da Elefterios Venizelos, Yunanistan Başbakanı olarak yemin etti. Girit siyasetinden Atina’ya taşınan Venizelos, kısa sürede Yunan siyasetinin en güçlü isimlerinden birine dönüştü; devlet ve orduda kapsamlı reformlara girişti. Onun döneminde Balkan Savaşları sonunda Yunanistan’ın toprakları ve nüfusu büyük ölçüde genişleyecek, Birinci Dünya Savaşı yıllarında ise ülkede büyük bir siyasi bölünme yaşanacaktı. Venizelos daha sonraki yıllarda yeniden başbakanlık görevine gelecek; Türkiye açısından da Balkan Savaşları, Sevr Antlaşması ve ardından Atatürk’le kurduğu Türk-Yunan yakınlaşması nedeniyle 20. yüzyılın en önemli Yunan siyasetçilerinden biri olacaktı.
1917 – MUSTAFA KEMAL 7. ORDU KOMUTANLIĞINDAN İSTİFA ETTİ
6 Ekim 1917’de Mustafa Kemal Paşa, Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Alman Mareşal Erich von Falkenhayn’la yaşadığı ciddi görüş ayrılıklarının ardından 7. Ordu Komutanlığından istifa etti. Mustafa Kemal, Filistin-Suriye cephesinin savunulması, ordunun sevk ve idaresi ve Alman komutanlığının Osmanlı askerî ve siyasi işlerine müdahalesi konusunda haftalardır Enver Paşa ve Falkenhayn’a eleştirilerini bildiriyordu. Önerilerinin kabul edilmemesi üzerine görevini bıraktı; 9 Ekim’de yeniden 2. Ordu Komutanlığına atanmasına rağmen bu görevi de kabul etmedi ve İstanbul’a döndü.
1920 – BUHARA HALK CUMHURİYETİ İLAN EDİLDİ
6 Ekim 1920’de toplanan Birinci Buhara Halk Vekilleri Kurultayı’nda Buhara Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi ve Feyzullah Hoca yönetimin önde gelen isimlerinden biri oldu. Buhara Emirliği’nin Kızıl Ordu ve Genç Buharalılar hareketi tarafından devrilmesinin ardından kurulan devlet, Türkistan’daki siyasi dönüşümün önemli aşamalarından biriydi; ancak sadece birkaç yıl yaşayabildi ve 1924’te Sovyet Orta Asyası’nın yeniden düzenlenmesi sırasında ortadan kaldırıldı.
1923 – İSTANBUL’UN KURTULDUĞU GÜN DAMAT FERİT PAŞA NICE’TE ÖLDÜ
6 Ekim 1923’te, Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birliklerinin İstanbul’a girerek işgali sona erdirdiği gün, Millî Mücadele döneminin en tartışmalı siyasetçilerinden Damat Ferit Paşa Fransa’nın Nice kentinde hayatını kaybetti. Beş kez sadrazamlık yapan Damat Ferit, Ankara’daki Millî Mücadele yönetimine karşı sert bir siyaset izlemiş, Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkında idam kararlarının çıkartıldığı dönemde hükümetin başında bulunmuştu. Büyük Zafer’in ardından 1922’de Türkiye’den ayrılarak Fransa’ya yerleşmişti; ölümünün İstanbul’un kurtuluşuyla aynı güne rastlaması tarihin dikkat çekici tesadüflerinden biri oldu.
1926 – TÜRKİYE’NİN İLK UÇAK FABRİKASI KAYSERİ’DE AÇILDI
6 Ekim 1926’da Türkiye’nin ilk uçak fabrikası Kayseri’de törenle hizmete girdi. Alman Junkers firmasıyla kurulan TOMTAŞ ortaklığıyla hayata geçirilen fabrikada ilk yıllarda Junkers tipi uçakların montajı, bakım ve onarımı yapıldı; ilerleyen dönemde farklı modellerde askerî uçakların üretimine geçildi. Açılış günü binlerce Kayserili fabrikanın bulunduğu alanda toplanarak gösteri uçuşlarını izledi. Cumhuriyet’in ilanından yalnızca üç yıl sonra gerçekleştirilen yatırım, Türkiye’nin kendi havacılık sanayisini kurma yönündeki ilk büyük adımlarından biri oldu.
1927 – “THE JAZZ SINGER” GÖSTERİME GİRDİ, SESSİZ SİNEMANIN SONU BAŞLADI
6 Ekim 1927’de Warner Bros.’un The Jazz Singer filmi New York’ta ilk kez gösterildi. Al Jolson’ın başrolünde olduğu film tamamen sesli değildi; büyük bölümü sessiz sinema tekniğiyle çekilmişti. Ancak Vitaphone sistemiyle görüntüye senkronize edilen şarkılar ve kısa konuşma sahneleri, uzun metrajlı sinemada yeni bir çağın başladığını gösterdi. Filmin büyük başarısının ardından Hollywood hızla sesli yapımlara yöneldi ve birkaç yıl içinde sessiz sinema dönemi büyük ölçüde sona erdi. İlginç bir tesadüfle, ses teknolojisinin Warner Bros.’taki en büyük savunucularından Sam Warner filmin galasından yalnızca bir gün önce hayatını kaybetmişti.
1939 – POLONYA’DAKİ SON DÜZENLİ BİRLİKLER ALMAN KUVVETLERİNE TESLİM OLDU
6 Ekim 1939’da General Franciszek Kleeberg komutasındaki Bağımsız Polesie Harekât Grubu, Kock Muharebesi’nin ardından mühimmatının tükenmesi üzerine Alman kuvvetlerine teslim oldu. Böylece 1 Eylül’de Nazi Almanyası’nın, 17 Eylül’de ise Sovyetler Birliği’nin saldırısıyla başlayan Polonya Seferi’nde düzenli Polonya ordusunun direnişi sona erdi. Ancak Polonya devleti resmen teslim olmadı; sürgündeki hükümet savaşı Müttefiklerin yanında sürdürdü ve ülke içinde silahlı direniş hareketleri devam etti.
1948 – AŞKABAT DEPREMLE YERLE BİR OLDU, ÖLÜ SAYISI YILLARCA GİZLENDİ
6 Ekim 1948 sabaha karşı Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ı yaklaşık 7,3 büyüklüğünde çok şiddetli bir deprem vurdu. Kentteki yapıların büyük bölümü yıkılırken çevredeki onlarca yerleşim de ağır hasar gördü. Sovyet yönetiminin felaketin boyutlarını uzun süre gizlemesi nedeniyle can kaybı bugün bile kesin olarak bilinmiyor; bilimsel çalışmalarda 10 bin ile 120 bin arasında değişen tahminler bulunurken, yakın dönem araştırmaları yaklaşık 40 bin ölümün daha olası olabileceğini belirtiyor. Türkmenistan’ın resmî anlatılarında ise 100 binin üzerinde can kaybından söz ediliyor. 6 Ekim bugün ülkede felaketin kurbanlarının anıldığı özel bir tarih.
1951 – STALİN SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN ATOM BOMBASINA SAHİP OLDUĞUNU AÇIKÇA DOĞRULADI
6 Ekim 1951’de Josef Stalin, Pravda gazetesine verdiği röportajda Sovyetler Birliği’nde kısa süre önce bir atom bombası denendiğini doğruladı ve farklı güçlerde yeni atom bombalarının da test edileceğini açıkladı. Sovyetler ilk nükleer denemesini 1949’da gerçekleştirmişti; Stalin’in bu açıklaması ise ülkenin nükleer silahlara sahip olduğunu kamuoyu önünde açık biçimde kabul ettiği açıklamalardan biri oldu. ABD’nin atom bombası üzerindeki kısa süreli tekeli böylece artık tartışmasız biçimde sona ermiş, Soğuk Savaş’ın nükleer silahlanma yarışı yeni bir aşamaya geçmişti.
1963 – JACQUELINE KENNEDY, ONASSIS’İN YATIYLA İSTANBUL’A GELDİ
6 Ekim 1963’te ABD Başkanı John F. Kennedy’nin eşi Jacqueline Kennedy, Yunan armatör Aristotle Onassis’in ünlü Christina yatıyla İstanbul’a geldi. Kız kardeşi Lee Radziwill’in de bulunduğu grupla birkaç saat kentte kalan Kennedy, Topkapı Sarayı’nı gezdi; Boğaz’dan geçerken kıyıdakiler kendisine el salladı. Dönemin gazeteleri “Amerika’nın 1 numaralı kadını”nın ziyaretini geniş biçimde haber yaptı. Ziyareti daha da ilginç kılan iki tarihsel ayrıntı vardı: Jacqueline Kennedy, beş yıl sonra Aristotle Onassis’le evlenecek; İstanbul gezisinden yalnızca 47 gün sonra ise Başkan Kennedy Dallas’ta suikasta uğrayacaktı.
1971 – İLK KEZ TÜRKİYE’DE DÜZENLENEN AKDENİZ OYUNLARI BAŞLADI
6 Ekim 1971’de 6. Akdeniz Oyunları, İzmir Atatürk Stadı’nda Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın yaptığı açılışla başladı. 15 ülkeden 1.362 sporcunun katıldığı organizasyon, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı ilk Akdeniz Oyunları oldu. 17 Ekim’e kadar süren yarışmalarda Türkiye 18 altın, 12 gümüş ve 15 bronz olmak üzere 45 madalya kazandı ve genel sıralamada dördüncü oldu. Oyunlar, İzmir’in spor altyapısının gelişmesinde ve Türkiye’nin büyük uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma deneyiminde önemli bir dönüm noktasıydı.
1973 – MISIR VE SURİYE İSRAİL’E SALDIRDI: YOM KİPPUR SAVAŞI BAŞLADI
6 Ekim 1973’te Mısır ve Suriye orduları, İsrail’in 1967 Altı Gün Savaşı’nda ele geçirdiği topraklara eş zamanlı sürpriz saldırı başlattı. Mısır kuvvetleri Süveyş Kanalı’nı geçerek Sina’ya ilerlerken Suriye birlikleri Golan Tepeleri’ne saldırdı. İsrail’de Yom Kippur’a, İslam dünyasında ise Ramazan ayına denk gelen savaşın ilk günlerinde Mısır ve Suriye önemli ilerlemeler sağladı; ancak İsrail daha sonra karşı saldırıya geçti. ABD ve Sovyetler Birliği’nin de dolaylı biçimde karşı karşıya geldiği savaş 22 Ekim’de başlayan ateşkes süreciyle sona erdi; ardından yaşanan petrol ambargosu dünya ekonomisini sarsacak, savaşın diplomatik sonuçları ise yıllar sonra Mısır-İsrail barışına uzanan sürecin önünü açacaktı.
1976 – TAYLAND’DA ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTEDE KATLEDİLDİ, AYNI GÜN DARBE GELDİ
6 Ekim 1976 sabahı Bangkok’taki Thammasat Üniversitesi’nde eski askerî yönetici Thanom Kittikachorn’un ülkeye dönüşünü protesto eden öğrencilere polis ve sağcı paramiliter gruplar saldırdı. Resmî kayıtlarda onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı katliamın ardından aynı gün ordu yönetime el koydu. Olay, Tayland’ın yakın siyasi tarihindeki en travmatik kırılmalardan biri olarak kaldı.
1976 – ÇİN’DE MAO’NUN ÖLÜMÜNDEN BİR AY SONRA DÖRTLÜ ÇETE TUTUKLANDI, KÜLTÜR DEVRİMİ SONA ERDİ
6 Ekim 1976’da Çin lideri Hua Guofeng’in öncülüğündeki yönetim, Mao Zedong’un eşi Jiang Qing ile Wang Hongwen, Zhang Chunqiao ve Yao Wenyuan’dan oluşan “Dörtlü Çete”yi Pekin’de düzenlenen kansız bir operasyonla tutukladı. Mao’nun ölümünden yalnızca bir ay sonra gerçekleşen tasfiye, grubun iktidar mücadelesini sona erdirirken 1966’dan beri Çin’i sarsan Kültür Devrimi’nin de fiilî sonu kabul edildi. Dörtlü Çete üyeleri daha sonra yargılandı; Çin ise yavaş yavaş Mao sonrası yeni döneme geçti.
1979 – PAPA II. IOANNES PAULUS BEYAZ SARAY’I ZİYARET EDEN İLK PAPA OLDU
6 Ekim 1979’da Papa II. Ioannes Paulus, ABD Başkanı Jimmy Carter’ın davetiyle Beyaz Saray’a giderek burayı ziyaret eden ilk papa oldu. Carter ve Papa Oval Ofis’te yaklaşık bir saat görüştü; ardından Beyaz Saray’ın bahçesinde yaklaşık 6 bin kişinin katıldığı törene çıktı. II. Ioannes Paulus, ziyaretinde dünya barışı, insan hakları ve mülteci sorunlarını gündeme getirdi. Papa VI. Paul 1965’te ABD’ye gitmiş ve Birleşmiş Milletlere hitap etmişti; ancak Beyaz Saray’a giren ilk papa II. Ioannes Paulus oldu.
1981 – YOM KİPPUR SAVAŞI’NIN YILDÖNÜMÜNDE ENVER SEDAT SUİKASTLA ÖLDÜRÜLDÜ
6 Ekim 1981’de Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, 1973’te İsrail’e karşı başlatılan savaşın sekizinci yıldönümü dolayısıyla Kahire’de düzenlenen askerî geçit törenini izlerken suikasta uğradı. Teğmen Halid İslambuli’nin öncülüğündeki Mısır İslami Cihadı mensupları tören sırasında tribüne el bombaları atıp otomatik silahlarla ateş açtı; Sedat ve beraberindeki çok sayıda kişi hayatını kaybetti. 1978’de İsrail Başbakanı Menahem Begin’le birlikte Nobel Barış Ödülü alan ve 1979’da İsrail’le barış antlaşması imzalayan Sedat’ın öldürülmesi, Ortadoğu siyasetinin en sarsıcı suikastlarından biri oldu.
1986 – TÜRKİYE TELEVİZYONDA TEK KANALLI DÖNEMDEN ÇIKTI: TRT 2 YAYINA BAŞLADI
6 Ekim 1986’da TRT’nin ikinci televizyon kanalı TRT 2, İstanbul merkezli olarak yayın hayatına başladı. Kültür ve sanat ağırlıklı yayın yapmak üzere kurulan kanalın açılışı İstanbul Televizyonu stüdyolarında Emel Sayın konseriyle, Atatürk Kültür Merkezi’nde ise özel bir konserle kutlandı. İlk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere sınırlı bölgelerde izlenebilen TRT 2’nin yayına başlamasıyla Türkiye’de televizyonun tek kanallı dönemi sona erdi; izleyici ilk kez iki ayrı TRT kanalı arasında seçim yapmaya başladı.
1990 – İLAHİYATÇI VE SİYASETÇİ BAHRİYE ÜÇOK BOMBALI PAKETLE ÖLDÜRÜLDÜ
6 Ekim 1990’da ilahiyatçı, akademisyen ve SHP Parti Meclisi Üyesi Bahriye Üçok, Ankara’daki evine gönderilen bombalı paketi açarken ağır yaralandı ve kaldırıldığı Hacettepe Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde uzun yıllar İslam tarihi dersleri veren Üçok, laiklik, kadın hakları ve dinin siyasetle ilişkisi üzerine görüşleriyle tanınıyordu. Saldırıyı “İslami Hareket” adlı örgüt üstlendi; cinayet Türkiye’de 1990’lı yılların başında aydınlara yönelik suikastların en çok konuşulan örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
1993 – MICHAEL JORDAN ZİRVEDEYKEN BASKETBOLU BIRAKTI
6 Ekim 1993’te Michael Jordan, henüz 30 yaşındayken NBA’den emekli olduğunu açıkladı. Chicago Bulls’u üst üste üç şampiyonluğa taşımış, yedi sezon art arda sayı kralı olmuş ve basketbolun dünya çapındaki en büyük yıldızına dönüşmüştü. Babasının birkaç ay önce öldürülmesinin ardından motivasyonunu kaybettiğini söyleyen Jordan daha sonra profesyonel beyzbol denedi; Mart 1995’te “I’m back” mesajıyla basketbola döndü ve Bulls’la üç şampiyonluk daha kazandı.
1995 – BAŞKA BİR “GÜNEŞ”İN ÇEVRESİNDEKİ İLK GEZEGENİN KEŞFİ AÇIKLANDI
6 Ekim 1995’te İsviçreli astronomlar Mişel Mayor ve Didye Keloz, 51 Pegasi adlı Güneş benzeri yıldızın çevresinde dönen 51 Pegasi b gezegenini keşfettiklerini Floransa’daki bir astronomi konferansında açıkladı. Daha önce pulsar adı verilen ölü yıldızların çevresinde gezegenler bulunmuştu; 51 Pegasi b ise Güneş benzeri normal bir yıldızın çevresinde doğrulanan ilk ötegezegen oldu. Keşif, astronomide yepyeni bir araştırma alanı açtı ve Mayor ile Keloz’a 2019 Nobel Fizik Ödülü’nün yarısını kazandırdı.
1997 – HASTALIK YAPAN “BULAŞICI PROTEİN” KEŞFİ NOBEL GETİRDİ
6 Ekim 1997’de Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nün Stanley Prusiner’e verilmesi kararlaştırıldı. Prusiner, bakteri ya da virüs olmadığı halde başka proteinlerin yapısını bozarak bulaşıcı hastalığa yol açabilen prionları keşfetmişti. Prionlar; Creutzfeldt-Jakob hastalığı, kuru ve “deli dana hastalığı” olarak bilinen BSE gibi ölümcül beyin hastalıklarının anlaşılmasını sağladı ve “bulaşıcı etken mutlaka DNA ya da RNA taşır” düşüncesini temelden değiştirdi.
2000 – SLOBODAN MİLOŞEVİÇ SEÇİM YENİLGİSİNİ KABUL ETTİ, 13 YILLIK İKTİDARI SONA ERDİ
6 Ekim 2000’de Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç, bir gün önce Belgrad’ı dolduran yüz binlerce kişinin protestolarının ardından rakibi Voyislav Koştunitsa’nın devlet başkanlığı seçimlerini kazandığını kabul etti ve iktidarı bıraktı. Böylece Miloşeviç’in Sırbistan ve Yugoslavya siyasetinde 13 yıl süren iktidarı sona erdi. Koştunitsa ertesi gün Yugoslavya Devlet Başkanı olarak yemin etti. Miloşeviç ise 2001’de tutuklanarak savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılanmak üzere Lahey’e gönderilecekti.
2004 – AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE İLE AB ÜYELİK MÜZAKERELERİNİN AÇILMASINI TAVSİYE ETTİ
6 Ekim 2004’te Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini müzakerelerin başlayabilmesi için yeterli ölçüde karşıladığı sonucuna vardı ve Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin açılmasını resmen tavsiye etti. Tavsiyenin ardından Aralık 2004’te AB liderleri müzakerelerin açılmasına karar verecek, Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden üyelik sürecinde yeni dönem 3 Ekim 2005’te resmen başlayacaktı.
2007 – 13 YILDA DÜNYAYI MOTOR KULLANMADAN DOLAŞTI
6 Ekim 2007’de İngiliz maceracı Jason Lewis, hiçbir motorlu ya da rüzgâr gücüyle çalışan araç kullanmadan dünya çevresindeki yolculuğunu tamamladı. 1994’te Greenwich’ten yola çıkan Lewis; bisiklet, paten, yürüyüş, kano, yüzme, kürek ve pedallı tekneyle yaklaşık 75 bin kilometre kat etti. Yolculuk 13 yıldan fazla sürdü ve Guinness tarafından yalnızca insan gücü kullanılarak gerçekleştirilen ilk bireysel dünya çevresi seyahati olarak kayda geçti.
2010 – INSTAGRAM KULLANIMA AÇILDI, SOSYAL MEDYADA FOTOĞRAF ÇAĞI BAŞLADI
6 Ekim 2010’da Kevin Systrom ve Mike Krieger’in geliştirdiği Instagram, iPhone uygulaması olarak Apple App Store’da kullanıma açıldı. Fotoğraf çekip filtre uygulamayı ve saniyeler içinde paylaşmayı kolaylaştıran uygulama daha ilk gününde yaklaşık 25 bin kullanıcıya ulaştı; iki ay içinde kullanıcı sayısı 1 milyonu geçti. Başlangıçta yalnızca küçük bir fotoğraf paylaşım uygulaması olan Instagram, kısa sürede sosyal medyanın metinden görüntüye yönelmesinde belirleyici platformlardan birine dönüştü. Facebook, şirketi 2012’de yaklaşık 1 milyar dolara satın aldı.
2014 – KOBANİ PROTESTOLARI TÜRKİYE GENELİNDE ŞİDDET OLAYLARINA DÖNÜŞTÜ
6 Ekim 2014’te, IŞİD’in Suriye’nin Kobani kentini kuşatmasına karşı Türkiye’de başlayan protestolar, HDP’nin de sokağa çıkma çağrısının ardından birçok kente yayıldı. Günler süren gösteriler sırasında protestocular, karşıt gruplar ve güvenlik güçleri arasında ağır çatışmalar yaşandı; kamu binaları, iş yerleri ve araçlar ateşe verildi. İçişleri Bakanlığının 10 Ekim tarihli açıklamasına göre olaylar 35 ili etkiledi; 31 sivil ve 2 polis hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. “6-8 Ekim olayları” olarak anılan süreç, Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki en kanlı toplumsal şiddet olaylarından biri olarak kaldı ve sonraki yıllarda soruşturma ve davalara da konu oldu.
2025 – KARAHANTEPE’DE 12 BİN YIL ÖNCESİNDEN İNSAN YÜZLÜ DİKİLİTAŞ BULUNDU
6 Ekim 2025’te Kültür ve Turizm Bakanlığı, Şanlıurfa’daki Karahantepe kazılarında ilk kez üzerinde doğrudan insan yüzü işlenmiş T biçimli bir dikilitaşın ortaya çıkarıldığını duyurdu. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’deki T biçimli sütunların insanı temsil ettiği, üzerlerindeki kol ve el kabartmalarından uzun süredir düşünülüyordu; ancak ilk kez bir sütunun üzerine gözler, burun ve yüz hatları doğrudan işlendi. Yaklaşık 12 bin yıllık buluntu, Neolitik çağ insanının kendisini ve insan bedenini nasıl sembolleştirdiğine ilişkin önemli bir kanıt olarak değerlendiriliyor.
KOCAELİ TARİHİNDE 6 EKİM
1919 – YAHYA KAPTAN KUVAYIMİLLİYE’YE RESMEN KATILDI
6 Ekim 1919’da Yahya Kaptan’ın Gebze’de Kuvayımilliye’ye resmen katılımı için tören düzenlendi. Birkaç gün önce Mustafa Kemal Paşa ile doğrudan bağlantı kuran ve Kocaeli Yarımadası’nda güçlü bir teşkilat oluşturma talimatı alan Yahya Kaptan, artık Heyet-i Temsiliye adına hareket ediyordu. Sırrı Bey, Zihni Bey ve Jandarma Müfreze Kumandanı Sabahattin Bey’in de katıldığı tören, Yahya Kaptan’ın Gebze ve çevresinde yürüteceği Millî Mücadele faaliyetlerinin resmî başlangıcı oldu.
1923 – İSTANBUL’U TESLİM ALACAK TÜRK ORDUSU HEREKE’DEN YOLA ÇIKTI
6 Ekim 1923 sabahı Şükrü Naili Paşa komutasındaki III. Kolordu karargâhı, yaklaşık bir yıldır bulunduğu Hereke’den İstanbul’a doğru yola çıktı. Kolordu subaylarını taşıyan Pendik vapuru, iskelede toplanan Herekelilerin coşkulu uğurlamasının ardından Sirkeci’ye hareket etti. Şükrü Naili Paşa ve birlikleri aynı gün İstanbul’a girerek yaklaşık beş yıl süren işgali fiilen sona erdirdi. III. Kolordunun Hereke’de kaldığı dönemde karargâh olarak Fabrika-i Hümayun’a ait yapılar kullanılmış, Şükrü Naili Paşa da Kayzer Wilhelm Köşkü’nü makam olarak değerlendirmişti. Böylece İstanbul’un 6 Ekim’deki kurtuluşunun son yolculuğu Kocaeli kıyısından başladı.
1962 – “GÖLCÜK’ÜN, GÖLCÜKLÜNÜN SESİ” YAYIN HAYATINA BAŞLADI
6 Ekim 1962’de Gölcük adlı günlük yerel gazete ilk sayısını yayımladı. Ahmet Kelebeklioğlu’nun sahibi olduğu gazetenin sorumlu müdürlüğünü Saime Çaylı, neşriyat müdürlüğünü Mustafa Genliol yürütüyordu. Pazartesi dışında her gün çıkan gazete, kendisini “Günlük siyasi tarafsız gazete” ve “Gölcük’ün Gölcüklünün Sesidir” sözleriyle tanıtıyor; Kocaeli ve Gölcük haberlerinin yanı sıra siyasi taşlamalara, spora ve köşe yazılarına yer veriyordu. Yayın hayatı uzun sürmese de 1960’ların Gölcük basın tarihinde önemli bir yer bıraktı.
1974 – KOCAELİSPOR KÖRFEZ DERBİSİNDE SAKARYASPOR’U 1-0 YENDİ
6 Ekim 1974’te Kocaelispor ile Sakaryaspor, bugün “Körfez” ya da “Marmara derbisi” olarak bilinen rekabetin henüz üçüncü resmî maçında karşı karşıya geldi. İzmit’te oynanan 1. Lig karşılaşmasını Kocaelispor 1-0 kazandı. İki komşu kentin onlarca yıl sürecek futbol rekabetinin henüz ilk yıllarında oynanan karşılaşma, Kocaelispor-Sakaryaspor derbilerinin erken dönem kayıtlarından biri olarak kaldı.
1998 – SEKA’YI KAPATMA KARARI DİRENİŞE TAKILDI, UYGULAMA ERTELENDİ
6 Ekim 1998’de Özelleştirme Yüksek Kurulu, SEKA İzmit İşletmesi’nin kapatılmasına ilişkin kararın uygulanmasını çalışanların istihdam sorunu çözülünceye kadar erteledi. Fabrikanın kapatılacağı haberinin ardından SEKA işçileri işyerini terk etmeme eylemine başlamış; Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve KESK’e bağlı çalışanların da katıldığı protestolar kısa sürede kent çapında bir dayanışmaya dönüşmüştü. TBMM’de hükümet adına yapılan açıklamada 6 Ekim kararı, ileride doğabilecek sorunları önlemek amacıyla alınmış bir erteleme olarak anlatıldı. Direniş devam etti ve aynı ayın sonunda kapatma kararı tamamen geri çekildi.
6 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
1938 – HEREKE VE İZMİT, SÜMERBANK’IN SANAYİ VİTRİNİNDEYDİ
6 Ekim 1938 tarihli Servetifünun-Uyanış dergisindeki Sümerbank ilanı, Cumhuriyet’in sanayi haritasında Kocaeli’nin o tarihte ulaştığı yeri gösteriyordu. Bankanın işlettiği tesisler arasında Hereke Yünlü Dokuma Fabrikası ile İzmit Kâğıt Fabrikası birlikte sayılıyor; bunların yanında Feshane, Bünyan, Kayseri ve Nazilli gibi Cumhuriyet sanayisinin büyük tesisleri yer alıyordu. Tek bir reklam bile Kocaeli’nin 1930’ların sonunda Türkiye’nin temel sanayi merkezlerinden birine dönüşmeye başladığını gösteriyordu.
1941 – İZMİT KÖRFEZİ’NİN ZEYTİNLERİ GAZETEYE HABER OLDU
6 Ekim 1941 tarihli Cumhuriyet, İzmit Körfezi’nin iki kıyısında yetişen zeytinleri anlatıyordu. Gazete bölgedeki zeytinleri dönemin diliyle “dünyanın en nadide zeytinleri” arasında gösteriyor; ağaç hastalıklarına karşı yürütülen mücadeleden olumlu sonuç alındığını ve Kocaeli’de zeytinciliğin yeniden canlandırılmaya çalışıldığını yazıyordu. Bugün sanayiyle özdeşleşen Körfez kıyılarının yalnızca birkaç kuşak önce önemli bir zeytin üretim bölgesi olarak gazetelere yansıması, Kocaeli’nin geçirdiği dönüşümün ilginç belgelerinden biri.
1943 – İZMİT’TE BİR YANDA KUYRUK, BİR YANDA YENİ FABRİKA
6 Ekim 1943 gazeteleri savaş yıllarındaki İzmit’in iki ayrı yüzünü gösteriyordu. Son Posta, Yerli Mallar Pazarı’nın önünün sabahtan akşama kadar “mahşer gibi” kalabalık olduğunu yazarken; Vakit, İzmit’te kurulan Klor Fabrikasının yakında faaliyete geçeceğini duyuruyordu. İkinci Dünya Savaşı’nın kıtlık ve tüketim sıkıntıları kent yaşamında hissedilirken, İzmit aynı zamanda yeni kimya ve selüloz yatırımlarıyla büyüyen bir sanayi merkezine dönüşüyordu.
1948 – CUMHURBAŞKANI VE AMERİKALI GENERALLER KOCAELİ ÇEVRESİNDEKİ TATBİKATI İZLİYORDU
6 Ekim 1948 tarihli Vakit, Türk ordusunun Şile ve Kocaeli çevresinde büyük bir askerî tatbikata başladığını manşetine taşıdı. Tatbikatı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Genelkurmay Başkanı’nın yanı sıra Türkiye’de bulunan Amerikalı general ve subaylar da izliyordu. İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden yalnızca üç yıl sonra ve Türkiye’nin NATO’ya katılmasından dört yıl önce yapılan tatbikat, Ankara’nın Batı savunma sistemiyle giderek yakınlaştığı dönemin Kocaeli çevresindeki dikkat çekici yansımalarından biriydi.
1950 – ADAPAZARI HASTANESİNİN MUTFAĞINI KOCAELİ İHALEYE ÇIKARIYORDU
6 Ekim 1950 tarihli Son Posta’da yayımlanan küçük bir resmî ilan, bugünkü idari sınırları unutanlar için ilginç bir hatırlatma içeriyordu: Kocaeli İl Daimî Komisyonu, Adapazarı Hastanesinin mutfak ve tesisat işlerini ihaleye çıkarıyordu. Çünkü Sakarya henüz ayrı bir il değildi; Adapazarı 1954’e kadar Kocaeli vilayetine bağlıydı. Gazetedeki birkaç satırlık ihale ilanı, bugünkü Kocaeli-Sakarya sınırlarının aslında ne kadar yeni olduğunun küçük bir belgesi.
6 EKİM’DE DOĞANLAR
1552 – MATTEO RICCI: İtalyan Cizvit misyoner, matematikçi ve bilim insanı Matteo Ricci doğdu. Çin’de uzun yıllar yaşayan Ricci, Avrupa’daki matematik, astronomi ve haritacılık bilgisini Çinli bilim insanlarıyla buluştururken Çin kültürünü de Avrupa’ya tanıtan öncü isimlerden biri oldu.
1820 – JENNY LIND: “İsveç Bülbülü” lakabıyla tanınan opera sanatçısı Jenny Lind doğdu. Avrupa’da büyük ün kazanan Lind, 1850’de şov dünyasının ünlü girişimcisi P. T. Barnum’un düzenlediği ABD turnesiyle dönemin ilk uluslararası müzik yıldızlarından birine dönüştü.
1846 – GEORGE WESTINGHOUSE: Amerikalı mucit ve sanayici George Westinghouse doğdu. Trenlerde kullanılan hava frenini geliştirerek demiryolu güvenliğinde devrim yaratan Westinghouse, daha sonra Nikola Tesla’nın alternatif akım sistemini destekledi ve Edison’la yaşanan ünlü “akımlar savaşının” başlıca aktörlerinden biri oldu.
1887 – LE CORBUSIER: Modern mimarlığın en etkili isimlerinden İsviçre doğumlu Fransız mimar Le Corbusier doğdu. Betonarme, işlevsel planlama ve modern kent tasarımı üzerine fikirleri 20. yüzyıl mimarisini derinden etkiledi; tasarladığı çok sayıda yapı daha sonra UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.
1888 – ROLAND GARROS: Adını bugün dünyanın en ünlü tenis turnuvalarından birine veren Fransız havacılık öncüsü Roland Garros doğdu. Garros aslında tenisçi değil, 1913’te Akdeniz’i uçakla durmaksızın geçen ilk pilottu. Daha da ilginci, Birinci Dünya Savaşı’nda 29 yaşındayken, 30. doğum gününden yalnızca bir gün önce, 5 Ekim 1918’de uçağının düşürülmesi sonucu hayatını kaybetti.
1903 – ERNEST WALTON: İrlandalı fizikçi Ernest Walton doğdu. John Cockcroft’la geliştirdiği parçacık hızlandırıcı sayesinde 1932’de atom çekirdeğini yapay yollarla parçalamayı başaran ekipte yer aldı; bu çalışma ikiliye 1951 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı.
1905 – HELEN WILLS: Kadın tenisinin ilk dünya yıldızlarından Helen Wills doğdu. Kariyerinde 19 tekler Grand Slam şampiyonluğu kazanan Amerikalı tenisçi, Wimbledon’ı sekiz kez kazandı ve 1920’ler ile 1930’ların kadın sporunun en tanınmış yüzlerinden biri oldu.
1906 – JANET GAYNOR: Amerikalı oyuncu Janet Gaynor doğdu. Gaynor, 1929’da düzenlenen ilk Akademi Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanan ilk kişi olarak sinema tarihine geçti; daha sonra A Star Is Bornun 1937 tarihli ilk sinema uyarlamasında da başrol oynadı.
1908 – CAROLE LOMBARD: Hollywood’un screwball komedilerinin en büyük yıldızlarından Carole Lombard doğdu. My Man Godfrey başta olmak üzere 1930’ların komedileriyle ünlenen Lombard, Clark Gable’la evliliğiyle de dönemin magazin dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biriydi; 1942’de henüz 33 yaşındayken uçak kazasında öldü.
1913 – MERET OPPENHEIM: Sürrealist sanatın özgün isimlerinden Meret Oppenheim doğdu. En ünlü eseri, fincan, tabak ve kaşığı kürkle kapladığı 1936 tarihli Object oldu; sıradan bir gündelik eşyayı tuhaf ve rahatsız edici bir sanat nesnesine dönüştüren eser, sürrealizmin simgelerinden biri haline geldi.
1914 – THOR HEYERDAHL: Norveçli kâşif ve antropolog Thor Heyerdahl doğdu. 1947’de Güney Amerika’dan Polinezya’ya ilkel bir sal üzerinde yolculuk yapılabileceğini göstermek amacıyla Kon-Tiki adlı salıyla Pasifik Okyanusu’nu geçti; 101 gün süren yolculuk dünya çapında büyük ilgi gördü.
1917 – FANNIE LOU HAMER: ABD’de siyahların oy hakkı mücadelesinin önemli isimlerinden Fannie Lou Hamer doğdu. Mississippi’de pamuk işçisi bir ailede büyüyen Hamer, seçmen kaydı yaptırmaya çalıştığı için işinden edildi; daha sonra 1964 Freedom Summer kampanyasının ve Mississippi Freedom Democratic Party’nin önde gelen liderlerinden biri oldu.
1923 – SELAHATTİN İÇLİ: Türk sanat müziği bestecisi ve tıp doktoru Selahattin İçli doğdu. Hekimlik mesleğinin yanında yüzlerce beste yapan İçli, 20. yüzyıl Türk musikisinin önemli bestecileri arasında yer aldı.
1923 – YAŞAR KEMAL: Türk edebiyatının dünya çapında tanınan büyük romancılarından Yaşar Kemal doğdu. Çukurova’yı, yoksulluğu, ağalık düzenini ve Anadolu insanını destansı bir dille anlatan Yaşar Kemal’in İnce Memed romanı onlarca dile çevrildi ve onu uluslararası edebiyatın önemli isimlerinden birine dönüştürdü.
1930 – HAFIZ ESAD: Suriye’yi 1971’den 2000’deki ölümüne kadar yöneten Hafız Esad doğdu. 1970’teki askerî-siyasi iktidar değişiminin ardından devlet başkanlığına yükselen Esad’ın kurduğu yönetim modeli, ölümünden sonra iktidarı devralan oğlu Beşşar Esad dönemine de taşındı ve Suriye’nin yakın tarihini belirleyen başlıca yapılardan biri oldu.
1931 – RICCARDO GIACCONI: İtalyan-Amerikalı fizikçi Riccardo Giacconi doğdu. Kozmik X ışını kaynaklarının keşfinde ve X ışını astronomisinin bağımsız bir bilim dalına dönüşmesinde öncü rol oynayan Giacconi, bu çalışmaları nedeniyle 2002 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.
1934 – MARSHALL ROSENBERG: Amerikalı psikolog Marshall Rosenberg doğdu. İnsanların çatışma sırasında suçlama ve yargılama yerine ihtiyaçlarını açık biçimde ifade etmelerine dayanan Şiddetsiz İletişim yöntemini geliştirdi; yaklaşımı bugün eğitimden aile ilişkilerine ve arabuluculuğa kadar birçok alanda kullanılıyor.
1940 – JOHN WARNOCK: Adobe’un kurucularından bilgisayar bilimci John Warnock doğdu. Charles Geschke ile 1982’de Adobe’u kuran Warnock’un öncülük ettiği PostScript teknolojisi masaüstü yayıncılıkta devrim yarattı; şirket daha sonra PDF, Acrobat, Illustrator ve Photoshop gibi dijital yayıncılığın temel araçlarını geliştirdi.
1942 – BRITT EKLAND: İsveçli oyuncu Britt Ekland doğdu. 1960’lar ve 70’lerin popüler sinema yıldızlarından olan Ekland, özellikle Roger Moore’lu James Bond filmi Altın Tabancalı Adam’daki Mary Goodnight rolüyle tanındı; Peter Sellers’la evliliği de onu dönemin magazin basınının sürekli gündeminde tuttu.
1944 – TANJU KOREL: Yeşilçam oyuncusu, yönetmen ve yapımcı Tanju Korel doğdu. 1960’lardan itibaren çok sayıda filmde rol alan Korel, oyuncu Hülya Darcan’la evlendi; çiftin kızlarından Bergüzar Korel de ilerleyen yıllarda Türkiye’nin tanınmış oyuncularından biri oldu.
1949 – LONNIE JOHNSON: Amerikalı mühendis ve mucit Lonnie Johnson doğdu. NASA’nın Jet Propulsion Laboratory’sinde Galileo uzay görevi üzerinde çalışan Johnson, evinde geliştirdiği bir deney sırasında ortaya çıkan fikirden çocukların dünyaca ünlü su tabancası Super Soaker’ı yarattı. Oyuncağın satışları zamanla 1 milyar doların üzerine çıktı.
1960 – NURSELİ İDİZ: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Nurseli İdiz doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu olan İdiz; Devlet Tiyatroları, Şehir Tiyatroları, sinema ve televizyon yapımlarında uzun yıllar çalışarak Türkiye’nin tanınan karakter oyuncularından biri oldu.
1962 – DAVID BAKER: Amerikalı biyokimyacı David Baker doğdu. Bilgisayar kullanarak doğada daha önce var olmayan yeni proteinler tasarlamayı başaran Baker, hesaplamalı protein tasarımı alanındaki çalışmaları nedeniyle 2024 Nobel Kimya Ödülü’nün yarısını kazandı. Geliştirdiği yöntemler ilaç, aşı ve yeni biyolojik malzemelerin tasarlanmasında kullanılabilecek yeni bir alan açtı.
1963 – ELISABETH SHUE: Amerikalı oyuncu Elisabeth Shue doğdu. Karate Kid, Geleceğe Dönüş II ve III, Cocktail ve Leaving Las Vegas gibi filmlerle tanındı; Leaving Las Vegas’taki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterildi.
1970 – AMY JO JOHNSON: 1990’ların çocuklarının yakından tanıdığı Amerikalı-Kanadalı oyuncu Amy Jo Johnson doğdu. Mighty Morphin Power Rangers dizisindeki Kimberly Hart, yani ilk Pembe Ranger rolüyle dünya çapında tanındı; daha sonra Felicity ve Flashpoint gibi dizilerde oyunculuk yaptı, yönetmenliğe geçti.
1982 – BURCU ALPTEKİN: Türk yönetmen Burcu Alptekin doğdu. Yönetmen yardımcılığından yönetmenliğe geçen Alptekin; Hakan: Muhafız, Atiye, Zeytin Ağacı ve Yalı Çapkını gibi Türkiye’den uluslararası platformlara taşınan ya da yüksek izlenme oranlarına ulaşan dizilerde yönetmen olarak görev yaptı.
1984 – PELİN KARAHAN: Oyuncu Pelin Karahan doğdu. Kavak Yelleri dizisindeki Aslı karakteriyle geniş kitlelerce tanındı; daha sonra Muhteşem Yüzyıl’da Mihrimah Sultan’ı canlandırdı ve çok sayıda televizyon yapımında rol aldı.
1985 – BİRKAN SOKULLU: Türk oyuncu Birkan Sokullu doğdu. Hayat Şarkısı, Masumlar Apartmanı, Yüz Yüze ve Kurt Seyit ve Şura gibi dizilerdeki başrolleriyle son yılların tanınan televizyon oyuncularından biri oldu.
1988 – SİTARE AKBAŞ: Türk oyuncu Sitare Akbaş doğdu. Akasya Durağı ile geniş kitlelerce tanınan Akbaş; Fatmagül’ün Suçu Ne?, Ramo, Kırmızı Oda, Sen Çal Kapımı ve Kızıl Goncalar gibi çok izlenen dizilerde rol aldı.
2000 – ADDISON RAE: Sosyal medya fenomeni, oyuncu ve şarkıcı Addison Rae doğdu. TikTok’un ilk büyük küresel yıldızlarından biri olarak milyonlarca takipçiye ulaşan Rae, daha sonra sinema ve müzik kariyerine yönelerek sosyal medya şöhretini geleneksel eğlence sektörüne taşıyan ilk kuşak internet ünlülerinden biri oldu.
2000 – CENK ÖZKAÇAR: Türk millî futbolcu Cenk Özkaçar doğdu. Altay’dan Fransa’nın Lyon takımına transfer olan savunma oyuncusu, Avrupa’da Leuven ve Valencia formaları giydikten sonra A Millî Takım kadrosunda yer aldı; 2026’da Trabzonspor’a transfer oldu.
6 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1536 – WILLIAM TYNDALE: İncil’in İngilizceye çevrilmesinin öncü isimlerinden William Tyndale, sapkınlık suçlamasıyla bugünkü Belçika topraklarında boğularak idam edildi ve ardından cesedi yakıldı. Yeni Ahit’i doğrudan Yunanca metinden İngilizceye çeviren ilk isimlerden olan Tyndale’ın kullandığı dil, daha sonra İngilizce İncil çevirilerini ve modern İngilizcenin gelişimini derinden etkiledi.
1553 – ŞEHZADE MUSTAFA: Kanuni Sultan Süleyman’ın büyük oğlu Şehzade Mustafa, Nahçıvan Seferi sırasında Konya Ereğlisi yakınlarındaki padişah otağında boğdurularak öldürüldü. Tahtın güçlü adaylarından biri olan Mustafa’nın ölümü orduda ve halk arasında büyük tepki yarattı; Veziriazam Rüstem Paşa görevden alındı ve olay Osmanlı tarihinin en çok tartışılan hanedan kırılmalarından birine dönüştü. Şehzadenin ardından Taşlıcalı Yahya Bey’in yazdığı mersiye de klasik Türk edebiyatının en tanınmış ağıtlarından biri oldu.
1657 – KÂTİP ÇELEBİ: Osmanlı bilim ve düşünce tarihinin en önemli isimlerinden Kâtip Çelebi, İstanbul’da hayatını kaybetti. Tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarında çalışan Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ ve Keşfü’z-Zünûn gibi eserleri Osmanlı dünyasının bilgi birikimini sistemleştiren temel çalışmalar arasında yer aldı; Latince kaynaklardan da yararlanması onu döneminin sıra dışı aydınlarından biri haline getirdi.
1892 – ALFRED TENNYSON: Viktorya döneminin en önemli İngiliz şairlerinden Alfred Tennyson hayatını kaybetti. Uzun yıllar Birleşik Krallık’ın “Poet Laureate”, yani resmî saray şairi olan Tennyson; The Charge of the Light Brigade ve Kral Arthur efsanelerini yeniden yorumladığı Idylls of the King gibi eserleriyle İngiliz şiirinin en tanınmış isimlerinden biri oldu.
1951 – W. K. KELLOGG: Bugün dünyanın en tanınmış kahvaltılık gevrek markalarından birine adını veren Amerikalı sanayici Will Keith Kellogg, 91 yaşında hayatını kaybetti. Kardeşi John Harvey Kellogg’la geliştirilen mısır gevreğini ticari bir ürüne dönüştüren Kellogg, 1906’da kurduğu şirketi küresel bir gıda markasına çevirdi; servetinin önemli bölümünü eğitim ve çocuk sağlığı çalışmalarına ayırdığı vakfına bıraktı.
1951 – OTTO MEYERHOF: Alman-Amerikalı doktor ve biyokimyacı Otto Meyerhof hayatını kaybetti. Kasların enerji üretirken oksijen tüketmesi ve laktik asit oluşturması üzerine yaptığı çalışmalar, hücresel metabolizmanın anlaşılmasında temel rol oynadı ve kendisine 1922 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı.
1962 – TOD BROWNING: Amerikan korku sinemasının öncü yönetmenlerinden Tod Browning hayatını kaybetti. Bela Lugosi’nin Dracula’yı canlandırdığı Dracula filmini yöneten Browning, özellikle gerçek sirk sanatçılarını kullandığı 1932 yapımı Freaks ile döneminde büyük tartışma yarattı; film yıllar sonra korku sinemasının kült yapıtlarından biri kabul edildi.
1968 – SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL: Türk şair, yazar, çevirmen ve psikoloji profesörü Sabri Esat Siyavuşgil hayatını kaybetti. Cumhuriyet döneminin ilk şiir topluluklarından Yedi Meşaleciler arasında yer alan Siyavuşgil, edebiyat çalışmalarının yanında İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji alanında akademik çalışmalar yürüttü; Edmond Rostand’ın Cyrano de Bergerac eserinin Türkçeye kazandırılmasında da önemli rol oynadı.
1969 – DOĞAN NADİ ABALIOĞLU: Gazeteci ve yazar Doğan Nadi hayatını kaybetti. Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’nin oğlu olan Doğan Nadi, uzun yıllar gazetenin başyazarlığını yaptı; günlük siyaset ve toplum hayatına ilişkin yazılarıyla Cumhuriyet basınının etkili kalemlerinden biri oldu.
1973 – FRANSUA SEVERT: Fransız Formula 1 pilotu Fransua Severt, ABD Grand Prix’sinin sıralama turları sırasında Watkins Glen pistinde geçirdiği kazada yalnızca 29 yaşında hayatını kaybetti. Jackie Stewart’ın Tyrrell takımındaki takım arkadaşı ve halefi olarak görülen Severt, iki yıl önce aynı pistte kariyerinin tek Formula 1 zaferini kazanmıştı. Ölümü üzerine Tyrrell takımı yarıştan çekildi.
1979 – ELIZABETH BISHOP: Amerikan şiirinin 20. yüzyıldaki en önemli isimlerinden Elizabeth Bishop hayatını kaybetti. Ayrıntılı gözlemleri, ölçülü dili ve gündelik hayattaki küçük anlardan güçlü şiirler çıkarabilmesiyle tanınan Bishop, 1956’da Pulitzer Şiir Ödülü’nü kazandı; özellikle One Art şiiri dünya çapında en çok bilinen eserlerinden biri oldu.
1985 – NELSON RIDDLE: Amerikalı aranjör ve orkestra şefi Nelson Riddle hayatını kaybetti. Frank Sinatra’nın 1950’lerdeki unutulmaz albümlerinin büyük bölümünün orkestrasyonlarını yapan Riddle, Nat King Cole, Ella Fitzgerald ve Judy Garland gibi yıldızlarla da çalıştı; klasik Amerikan pop müziğinin “büyük orkestra” sesinin yaratıcılarından biri oldu.
1989 – BETTE DAVIS: Hollywood tarihinin en büyük oyuncularından Bette Davis, 81 yaşında hayatını kaybetti. All About Eve, Jezebel ve Whatever Happened to Baby Jane? gibi filmlerdeki güçlü karakterleriyle tanınan Davis iki kez En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı kazandı; özellikle sert, bağımsız ve kusurlu kadın karakterleri canlandırmasıyla Hollywood’un kadın yıldız kalıplarını değiştiren oyunculardan biri oldu.
1993 – NEJAT ECZACIBAŞI: Eczacıbaşı Topluluğunun kurucusu Dr. Nejat Eczacıbaşı hayatını kaybetti. Türkiye’de modern ilaç sanayisinin kurulmasında öncü rol oynayan Eczacıbaşı, yalnız sanayici kimliğiyle değil kültür ve sanat alanındaki yatırımlarıyla da iz bıraktı; İstanbul Kültür Sanat Vakfının kuruluşuna öncülük eden isimler arasındaydı.
1999 – AMALIA RODRIGUES: “Fado’nun Kraliçesi” olarak anılan Portekizli şarkıcı Amalia Rodrigues, 79 yaşında hayatını kaybetti. Geleneksel Portekiz müziği fadoyu dünya çapında tanıtan Rodrigues’in ölümü üzerine Portekiz’de üç günlük ulusal yas ilan edildi; naaşı daha sonra ülkenin en önemli isimlerinin gömüldüğü Ulusal Panteon’a taşındı.
2010 – TARIK MİNKARİ: Türk cerrah, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Tarık Minkari hayatını kaybetti. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde uzun yıllar görev yapan Minkari, cerrahinin yanı sıra sağlık ve insan ilişkileri üzerine yazdığı popüler kitaplarla tıp dünyasının dışındaki okuyucular arasında da tanındı.
2018 – MONTSERRAT CABALLE: Dünyanın en büyük opera sopranolarından İspanyol sanatçı Montserrat Caballe, 85 yaşında hayatını kaybetti. Bel canto repertuvarındaki yorumlarıyla ünlenen Caballe, opera çevrelerinin dışındaysa özellikle Queen solisti Freddie Mercury ile seslendirdiği Barcelona düetiyle milyonlarca insan tarafından tanındı.
2018 – SCOTT WILSON: Amerikalı oyuncu Scott Wilson hayatını kaybetti. In Cold Blood ve The Great Gatsby gibi filmlerde rol alan Wilson, yeni kuşağın hafızasına ise The Walking Dead dizisindeki çiftlik sahibi Hershel Greene karakteriyle yerleşti.
2019 – GINGER BAKER: Rock tarihinin en etkili davulcularından Ginger Baker, 80 yaşında hayatını kaybetti. Eric Clapton ve Jack Bruce’la kurduğu Cream grubunda caz ve Afrika ritimlerini rock müziğine taşıyan Baker, güçlü ve saldırgan davul tekniğiyle sonraki kuşak rock davulcularını derinden etkiledi.
2020 – JOHNNY NASH: Amerikalı şarkıcı Johnny Nash, 80 yaşında hayatını kaybetti. Jamaika reggae müziğinin ABD’de geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynayan Nash, özellikle dünya çapında liste başı olan I Can See Clearly Now şarkısıyla tanındı.
2020 – EDDIE VAN HALEN: Rock tarihinin en etkili gitaristlerinden Eddie Van Halen, 65 yaşında hayatını kaybetti. Kardeşi Alex’le kurduğu Van Halen grubunda geliştirdiği hızlı ve yenilikçi gitar tekniği, özellikle iki elle klavye üzerinde çalma yöntemi olan “tapping”i rock müziğinin temel tekniklerinden birine dönüştürdü. Eruption, Jump ve Panama gibi kayıtlarla kuşaklar boyunca gitaristleri etkiledi.
2024 – JOHAN NEESKENS: Hollanda futbolunun efsane orta saha oyuncularından Johan Neeskens, Cezayir’de Hollanda Futbol Federasyonunun bir eğitim projesi için bulunduğu sırada 73 yaşında hayatını kaybetti. Ajax’la üç kez üst üste Avrupa Kupası kazanan Neeskens, Johan Cruyff’lu Hollanda’nın 1974 ve 1978 Dünya Kupası finallerine çıkan kadrolarının önemli isimlerinden biriydi; Barcelona’da da Cruyff’la birlikte forma giydi.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

