Günün Tarihi / 5 Ekim
5 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ: BU YIL TÜRKİYE’DEN İKİ PROJE DÜNYA FİNALİNDE
5 Ekim, 1994’ten beri UNESCO öncülüğünde Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Tarihin seçilmesinin nedeni, öğretmenlerin hakları, sorumlulukları, çalışma koşulları ve mesleki statüsüne ilişkin UNESCO-ILO tavsiye kararının 5 Ekim 1966’da kabul edilmiş olması. 2026 ise bu belgenin 60. yılı. Bu nedenle bu yılın teması da öğretmenlik mesleğinin korunması, statüsünün güçlendirilmesi ve geleceğin şekillendirilmesindeki rolü üzerine kuruldu. Türkiye’de resmî Öğretmenler Günü 24 Kasım’da kutlansa da 5 Ekim uluslararası Dünya Öğretmenler Günü olarak Millî Eğitim Bakanlığının takviminde de yer alıyor.
Üstelik 2026’nın Türkiye açısından özel bir tarafı var. UNESCO-Hamdan Öğretmen Gelişimi Ödülü için dünyadan seçilen 10 finalist proje arasında Türkiye’den iki çalışma bulunuyor: Öğretmen Akademisi Vakfının öğretmenlerin mesleki gelişimini yine öğretmenlerin yönettiği ÖRAV Eğitim Şenliği ile Köy Okulları Değişim Ağının kırsalda görev yapan öğretmenleri bir araya getiren Öğretmen Toplulukları Programı. Üç kazanan, 5 Ekim’de Paris’teki UNESCO merkezinde açıklanacak.
DÜNYA HABİTAT GÜNÜ: 2026’NIN GÜNDEMİ “HERKES İÇİN YETERLİ KONUT”
Birleşmiş Milletler tarafından her yıl ekimin ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Habitat Günü, 2026’da tam 5 Ekim’e denk geliyor. Günün amacı, kentlerin ve yerleşimlerin durumuna dikkat çekmek ve herkesin güvenli, sağlıklı ve yeterli bir konutta yaşama hakkını hatırlatmak. 2026’nın teması da doğrudan bu soruna işaret ediyor: “Herkes İçin Yeterli Konut.” Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada milyarlarca insan yeterli konut koşullarına erişemiyor; yaklaşık 1,1 milyar kişi ise gecekondu ve kayıt dışı yerleşimlerde yaşıyor. Bu yılki ana etkinlikler 5-8 Ekim arasında Umman’ın başkenti Maskat’ta düzenleniyor.
Kocaeli açısından konu fazlasıyla güncel. Deprem gerçeğiyle yaşayan kentte kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, Cedit Kentsel Dönüşüm Projesinde 2026’da konut teslim aşamasına geçildi; Büyükşehir Belediyesinin gündeminde ayrıca kent genelinde 5 bin bağımsız birimi kapsayan yeni dönüşüm programı bulunuyor. Dolayısıyla Dünya Habitat Günü’nün “yeterli ve güvenli konut” başlığı Kocaeli için soyut bir dünya günü olmaktan çok, doğrudan kentin bugünkü meselelerinden biri.
DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ: “KONUT İNSAN HAKKIDIR. ONU İNŞA EDİN”
5 Ekim 2026 aynı zamanda Dünya Mimarlık Günü. Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından 1985’te oluşturulan gün, Dünya Habitat Günü’yle birlikte her yıl ekimin ilk pazartesisinde kutlanıyor. 2026’nın sloganı ise oldukça doğrudan: “Housing is a Human Right. Build It”, yani “Konut bir insan hakkıdır. Onu inşa edin.” Tema, mimarlığın yalnız güzel ya da dikkat çekici binalar tasarlamakla değil; güvenli, ulaşılabilir ve karşılanabilir konut üretmekle de ilgili olduğunu hatırlatıyor. Deprem riski, dönüşüm ihtiyacı ve hızla değişen kent dokusuyla Kocaeli, bu tartışmanın Türkiye’de en somut biçimde görülebileceği şehirlerden biri.
DÜNYA MENENJİT GÜNÜ: SAATLER İÇİNDE HAYATİ TEHLİKEYE DÖNÜŞEBİLİYOR
5 Ekim Dünya Menenjit Günü, beynin ve omuriliğin çevresindeki zarların iltihaplanmasına yol açan ve bazı türleri çok hızlı ilerleyebilen menenjite karşı farkındalık oluşturmak amacıyla düzenleniyor. İlk kez 2009’da başlatılan gün, 2022’den itibaren 5 Ekim’de kutlanmaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü de bakteriyel menenjit salgınlarını ortadan kaldırmayı, hastalığa bağlı ölümleri ve kalıcı sakatlıkları azaltmayı hedefleyen “Menenjiti 2030’a Kadar Yenme” yol haritasını yürütüyor.
Dünya Menenjit Günü kampanyasının verilerine göre hastalık dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişiyi etkiliyor. 2026’da da dünyanın farklı ülkelerinde yerel saatle 20.30’da ışık yakılması isteniyor; 20.30 saati, hastalığın 2030’a kadar yenilmesi hedefini simgeliyor.
5 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
JAMES BOND GÜNÜ: 007 SİNEMADA 64 YAŞINDA
5 Ekim, resmî Küresel James Bond Günü. Çünkü Sean Connery’nin James Bond’u canlandırdığı serinin ilk filmi Dr. No, 5 Ekim 1962’de Londra’da dünya prömiyerini yaptı. Bond filmlerinin 50. yılı olan 2012’de 5 Ekim özel bir kutlama günü haline getirildi ve gelenek sonraki yıllarda da sürdü. Böylece 2026’da sinemanın en uzun ömürlü kahramanlarından 007’nin beyazperde macerası 64 yaşına basıyor. Aynı tarih, gayriresmî takvimlerde Bond’un kusursuz takım elbiselerinden esinlenen “Şık Casus Günü” olarak da geçiyor.
İYİ BİR ŞEY YAP GÜNÜ: BÜYÜK KAHRAMANLIKLARA GEREK YOK
ABD merkezli gayriresmî takvimlerde 5 Ekim, “Do Something Nice Day”, yani “İyi Bir Şey Yap Günü”. Kurucusu ve başlangıç tarihi kesin olarak bilinmiyor; günün fikri ise son derece basit: Birine kapıyı tutmak, sıranızı vermek, birini aramak, bir arkadaşınıza kahve ısmarlamak ya da hiç tanımadığınız birine küçük bir iyilik yapmak. Yılın en kolay kutlanan özel günlerinden biri olabilir; üstelik hediye, tören ya da hazırlık da gerektirmiyor.
FUNKY OLMA GÜNÜ: FİKİR BİR KASIRGADAN SONRA DOĞDU
5 Ekim aynı zamanda National Get Funky Day, kabaca “Biraz Funky Ol Günü”. Florida’daki Funkytown Fitness adlı spor merkezi tarafından ortaya atılan günün hikâyesi, 2016’da bölgeyi vuran Matthew Kasırgası’na dayanıyor. Felaketin ardından insanların tanımadıkları kişilere yardım etmek için bir araya gelmesinden etkilenen merkez, insanların günlük rutinlerinden çıkmasını, dans etmesini, eğlenmesini ve çevresine biraz enerji yaymasını teşvik eden bir gün tasarladı. Kutlama 2017’den itibaren her 5 Ekim’de yapılmaya başladı.
APPLE BETTY GÜNÜ: ELMALI TATLININ DA ÖZEL GÜNÜ VAR
Amerika’da 5 Ekim’in daha iştah açıcı kutlamalarından biri Apple Betty Day. Apple Betty ya da Brown Betty; dilimlenmiş elmaların şeker, tarçın ve tereyağlı ekmek kırıntılarıyla fırınlanmasıyla hazırlanan, crumble benzeri eski bir Amerikan tatlısı. Tatlının geçmişi sömürge dönemine kadar götürülüyor. Özel günün kim tarafından başlatıldığı bilinmese de sonbaharın tam ortasına denk gelmesi elma ve tarçınlı sıcak bir tatlı için zamanlama açısından pek de kötü sayılmaz. Üstelik Brown Betty’nin Ronald ve Nancy Reagan’ın Beyaz Saray’daki favori tatlılarından biri olduğu da anlatılıyor.
BİR GÜREŞÇİYİ ÖP GÜNÜ: İNTERNET TAKVİMLERİ BAZEN FAZLA İLERİ GİDİYOR
Ve 5 Ekim’in açıklaması en zor günlerinden biri: National Kiss a Wrestler Day, yani “Bir Güreşçiyi Öp Günü”. Kim tarafından ve neden başlatıldığına ilişkin güvenilir bir köken hikâyesi yok; çeşitli özel gün takvimlerinde uzun süredir 5 Ekim’e yazılmış durumda. Profesyonel güreş hayranlarına favori güreşçilerine sevgilerini göstermeleri öneriliyor. Elbette günün adını fazla ciddiye almamak ve özellikle tanımadığınız bir güreşçiye sarılmadan önce izin istemek muhtemelen iyi bir fikir.
5 EKİM’DE NELER OLDU?
869 – İSTANBUL’DA IV. KONSTANTİNOPOLİS KONSİLİ TOPLANDI
5 Ekim 869’da İstanbul’da başlayan konsilde Patrik Fotios görevden alındı, İgnatios yeniden patrik olarak tanındı. Roma ile Konstantinopolis arasındaki yetki ve kilise yönetimi tartışmalarını büyüten bu süreç, yüzyıllar sonra 1054’te kesinleşecek Doğu-Batı Kiliseleri ayrılığının önemli aşamalarından biri oldu.
1450 – HRİSTİYAN OLMAYI REDDEDEN YAHUDİLER BAVYERA’DAN SÜRÜLDÜ
5 Ekim 1450’de Bavyera-Landshut Dükü IX. Louis, Hristiyanlığa geçmeyi reddeden Yahudilerin topraklarını terk etmesini emretti. Karar, Orta Çağ Avrupa’sında Yahudilere yönelik din değiştirme baskısı, mal varlığına el koyma ve sürgün uygulamalarının örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
1526 – MOHAÇ’TAN SONRA MACAR DİRENİŞİNE BİR DARBE DAHA: BEÇNE ZAFERİ
5 Ekim 1526’da Kanuni Sultan Süleyman’ın Mohaç Zaferi’nin ardından sürdürdüğü Macaristan seferinde, Beçne’de Osmanlı kuvvetleriyle Macar birlikleri karşı karşıya geldi. Şiddetli çatışma Osmanlı zaferiyle sonuçlandı; böylece Mohaç sonrasında bölgede devam eden önemli Macar direnişlerinden biri daha kırıldı. Kanuni, seferin ardından Erdel Voyvodası Yanoş Zapolya’yı Osmanlı desteğiyle Macar tahtına çıkaracaktı.
1789 – PARİSLİ KADINLAR VERSAILLES’A YÜRÜDÜ, KRALI PARİS’E GÖTÜRDÜ
5 Ekim 1789’da ekmek kıtlığı ve yüksek fiyatları protesto eden, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu yaklaşık 6-7 bin kişilik kalabalık Paris’ten Versailles Sarayı’na yürüdü. Ertesi gün saraya giren göstericilerin baskısıyla Kral XVI. Louis, Marie Antoinette ve kraliyet ailesi Paris’e taşınmak zorunda kaldı. Kralın Versailles’dan bir daha dönememesi, Fransız Devrimi’nde monarşinin gücünü kaybettiği en önemli dönüm noktası oldu; Versailles Sarayı da böylece kraliyet ikametgâhı olma özelliğini yitirdi.
1795 – NAPOLYON PARİS’TEKİ AYAKLANMAYI TOP ATEŞİYLE BASTIRDI, YÜKSELİŞİ BAŞLADI
5 Ekim 1795’te Paris’te monarşi yanlılarının Ulusal Konvansiyon’a karşı başlattığı büyük ayaklanmayı bastırma görevi genç General Napolyon Bonapart’a verildi. Napolyon, topları Paris sokaklarına yerleştirerek sayıca çok üstün isyancıları dağıttı. “13 Vendémiaire” adıyla tarihe geçen zafer, o güne kadar geniş çevrelerce pek tanınmayan Napolyon’un siyasi ve askerî yükselişindeki dönüm noktalarından biri oldu; birkaç ay sonra İtalya Ordusu’nun başına getirilecekti.
1864 – KALKÜTA’YI VURAN SİKLONDA 60 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ
5 Ekim 1864’te Bengal kıyılarını vuran çok şiddetli siklon, Kalküta’yı ve çevresindeki geniş bölgeyi sular altında bıraktı. Hugli Nehri’nin taşması ve fırtına kabarmasıyla yerleşimler ve limanlar büyük zarar gördü; bölge genelinde 60 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Felaket, 19. yüzyılın en ölümcül tropikal siklonlarından biri olarak tarihe geçti.
1877 – 126 GÜN KAÇTILAR, KANADA SINIRINA 65 KİLOMETRE KALA TESLİM OLDULAR
Topraklarından çıkarılmak istenen Nez Perce halkından yaklaşık 800 kişi, kadınlar ve çocuklarla birlikte ABD ordusundan kaçarken 126 günde yaklaşık 1.900 kilometre yol aldı. Özgürlüğe ulaşmak için Kanada’ya geçmeye çalışıyorlardı; ancak 5 Ekim 1877’de sınırdan yalnızca 65 kilometre uzakta kuşatıldılar. Beş günlük çatışmanın ardından Şef Joseph teslim oldu ve kendisine atfedilen “Artık savaşmayacağım” sözleri Amerikan tarihinin en ünlü teslimiyet ifadelerinden birine dönüştü. Hayatta kalanların çoğu daha sonra kendi topraklarına değil, uzak bölgelere sürüldü.
1892 – RED KİT’İN DALTONLARINA İLHAM VEREN ÇETENİN SONU GELDİ
5 Ekim 1892’de gerçek Dalton Çetesi, Kansas’ın Coffeyville kasabasında iki bankayı aynı anda soymaya kalktı. Kasaba halkının silahlanarak karşı koyduğu çatışmada Bob ve Grat Dalton ile çetenin iki üyesi öldürüldü; ağır yaralanan Emmett Dalton ise hayatta kaldı ve tutuklandı. Olay, Dalton Çetesi’nin sonunu getirdi. Yıllar sonra Morris ve René Goscinny’nin yarattığı Red Kit’in ünlü Dalton kardeşleri, bu gerçek hayattaki kanun kaçaklarından esinlenecekti.
1905 – UÇAK ARTIK BİR DENEY DEĞİLDİ: WRIGHT KARDEŞLER 39 DAKİKA HAVADA KALDI
5 Ekim 1905’te Wilbur Wright, Wright Flyer III ile 39 dakika boyunca havada kaldı ve kapalı bir parkur üzerinde yaklaşık 39 kilometre uçtu. Wright kardeşler iki yıl önce motorlu uçuşu yalnızca birkaç saniyelik denemelerle başarmıştı; bu kez uçak dönüş yapabiliyor, uzun süre havada kalabiliyor ve pilot tarafından güvenilir biçimde kontrol edilebiliyordu. Smithsonian’a göre bu uçuşun ardından Wright kardeşlerin elinde artık gerçek anlamda “kullanılabilir bir uçak” vardı.
1908 – OSMANLI BALKANLAR’DA AYNI GÜN İKİ BÜYÜK DARBE ALDI
5 Ekim 1908’de Bulgaristan Prensi Ferdinand, Tırnova’da yayımladığı manifestoyla ülkesinin Osmanlı Devleti’nden tamamen bağımsız olduğunu ilan ederek kendisini “Bulgarların Çarı” ilan etti. Aynı gün Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph de 1878’den beri fiilen yönettiği ancak hukuken Osmanlı toprağı sayılan Bosna-Hersek’i imparatorluğuna kattığını açıkladı. Böylece Osmanlı Devleti Balkanlar’daki iki önemli toprak üzerindeki hukuki hâkimiyetini aynı anda kaybetme sürecine girerken, gelişmeler Avrupa’da aylar sürecek Bosna Krizi’ni başlattı ve Balkanlardaki gerilimi daha da artırdı. Altı yıl sonra Avusturya-Macaristan veliahtı Franz Ferdinand’ın Saraybosna’da öldürülmesi, Birinci Dünya Savaşı’nı başlatacak zincirin ilk halkasını oluşturacaktı. İlhakın ardından Osmanlı ülkesinde başlayan Avusturya malları boykotunda fes özellikle simgeleşti; Avusturya yapımı fesler boykot edilirken Hereke Fabrikası’nda üretilen yerli feslere talep büyük ölçüde arttı.
1910 – PORTEKİZ’DE 767 YILLIK MONARŞİ SONA ERDİ
5 Ekim 1910 sabahı, bir gün önce başlayan ayaklanmanın ardından José Relvas Lizbon Belediye Sarayı’nın balkonundan cumhuriyeti ilan etti. Böylece Portekiz’de yaklaşık 767 yıllık monarşi sona erdi ve Birinci Cumhuriyet dönemi başladı. Yeni yönetim daha sonra ülkenin bayrağını ve millî marşını da değiştirdi; ilk cumhuriyet anayasası ise 1911’de kabul edildi.
1911 – İTALYANLAR TRABLUS’A GİRDİ, OSMANLI’NIN KUZEY AFRİKA’DAKİ SON TOPRAKLARI İÇİN SAVAŞ BAŞLADI
5 Ekim 1911’de İtalyan birlikleri, günler süren deniz bombardımanının ardından Osmanlı yönetimindeki Trablus kentini işgal etti; aynı gün Tobruk da İtalyanların eline geçti. İtalya kısa sürede kıyı kentlerini ele geçirse de iç bölgelerde Osmanlı subayları ve yerel halkın direnişiyle karşılaştı. Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi genç Osmanlı subaylarının gizlice bölgeye giderek örgütlediği direnişle uzayan Trablusgarp Savaşı, 1912’de Uşi Antlaşması’yla sona erecek ve Osmanlı Devleti Kuzey Afrika’daki son büyük topraklarını kaybedecekti.
1914 – TARİHTEKİ İLK RESMÎ HAVA MUHAREBESİ ZAFERİ KAZANILDI
5 Ekim 1914’te Fransız pilot Joseph Frantz ile makineli tüfekçi Louis Quénault, Voisin III uçaklarıyla bir Alman Aviatik uçağını Reims yakınlarında düşürdü. Smithsonian kayıtlarında olay, ilk resmî hava muharebesi zaferi olarak kabul ediliyor. Birinci Dünya Savaşı’nın başında daha çok keşif amacıyla kullanılan uçakların artık birbirleriyle savaşmaya başlaması, modern hava savaşlarının doğuşunu haber veriyordu.
1915 – BULGARİSTAN İTİLAF DEVLETLERİYLE BAĞLARINI KOPARDI
5 Ekim 1915’te Rusya’nın verdiği ültimatoma yanıt alamamasının ardından İtilaf Devletleri temsilcileri Sofya’dan ayrıldı ve Bulgaristan’ın Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı Devleti safına geçişi artık açık hale geldi. Bulgaristan dokuz gün sonra, 14 Ekim’de Sırbistan’a savaş ilan ederek Birinci Dünya Savaşı’na resmen katıldı. Bulgar ordusunun savaşa girmesi, Almanya’dan İstanbul’a uzanan kara bağlantısının kurulması açısından İttifak Devletleri için büyük stratejik önem taşıdı.
1921 – DÜNYANIN EN BÜYÜK YAZAR ÖRGÜTLERİNDEN PEN KURULDU
5 Ekim 1921’de İngiliz yazar Catharine Amy Dawson Scott’ın girişimiyle Londra’nın Soho semtindeki bir restoranda düzenlenen akşam yemeğinde PEN kuruldu; ilk başkanı Nobel ödüllü yazar John Galsworthy oldu. Adını başlangıçta “Poets, Playwrights, Editors, Novelists” sözcüklerinin baş harflerinden alan kuruluş, kısa sürede uluslararası bir yazar ağına dönüştü; edebiyatın sınırları aşması ve ifade özgürlüğünün savunulması PEN’in temel amaçları arasına girdi.
1923 – HUBBLE ANDROMEDA’DA BİR YILDIZ BULDU, EVREN BİR ANDA BÜYÜDÜ
5 Ekim 1923’te Amerikalı astronom Edwin Hubble, Andromeda’da bir Sefeid değişen yıldızı tespit etti. Bu tür yıldızların parlaklıklarından uzaklıklarının hesaplanabilmesi, Hubble’ın Andromeda’nın Samanyolu’nun içinde değil, çok daha uzakta bulunan ayrı bir galaksi olduğunu göstermesine imkân verdi. Böylece insanlığın evren tasavvuru kökten değişti: Samanyolu artık evrenin tamamı değil, sayısız galaksiden yalnızca biriydi.
1925 – İLK CUMHURİYET ALTINI BASILDI, İLK SİKKE ATATÜRK’E GÖNDERİLDİ
5 Ekim 1925’te Cumhuriyet’in ilk altın parası İstanbul Darphanesi’nde düzenlenen törenle basıldı. Beş liralık olarak basılan ilk Cumhuriyet altını, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’ya sunulmak üzere Maliye Vekili Abdülhalik Renda’ya teslim edildi. İlk basımda 226 adet üretilen altınların bir yüzünde “Türkiye Cumhuriyeti”, diğer yüzünde ise Cumhuriyet’in kuruluşuna gönderme yapan “Ankara 23 Nisan 1336” ibaresi yer alıyordu. Bugün gündelik hayatın vazgeçilmezlerinden biri olan Cumhuriyet altınının hikâyesi böyle başladı.
1926 – TRENLER İSTANBUL BOĞAZI’NI VAPURLA GEÇMEYE BAŞLADI
5 Ekim 1926’da İstanbul’un iki yakası arasında ilk tren vapuru seferi yapıldı. Haydarpaşa ile Sirkeci arasındaki bağlantıda lokomotif ve vagonlar raylı vapurlara yüklenerek Boğaz’ın karşı kıyısına taşınıyor, ardından yeniden demiryoluna indiriliyordu. Böylece Avrupa ve Anadolu demiryolu hatları deniz üzerinden birbirine bağlanmış oldu. Tren ferileri yıllarca bu görevi sürdürdü.
1930 – TÜRK KADINLARI YEREL SEÇİMLERDE İLK KEZ SÖZ SAHİBİ OLDU, İLK KADIN BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLDİ
1930’da çıkarılan Belediye Kanunu’yla kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı ve aynı yıl yapılan seçimlerde kadınlar ilk kez sandığa gidip belediye meclislerine girdi. 5 Ekim 1930’da Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya’da Sadiye Hanım belediye başkanı seçilerek Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı oldu. Türk kadınlarının milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazanmasına ise dört yıl daha vardı.
1930 – BALKAN ANTANTI’NA GİDEN YOLDA İLK BALKAN KONFERANSI TOPLANDI
5 Ekim 1930’da Atina’da Türkiye’nin de katıldığı Birinci Balkan Konferansı başladı. Balkan ülkelerinin siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğini geliştirmesini, anlaşmazlıkları barışçı yollarla çözmesini amaçlayan konferanslar sonraki yıllarda devam etti. Türkiye ile Yunanistan’ın öncülük ettiği yakınlaşma, 1934’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanacak Balkan Antantı’nın oluşmasına giden yolun önemli adımlarından biri oldu.
1930 – DÜNYANIN EN BÜYÜK HAVA GEMİSİ İLK UZUN YOLCULUĞUNDA DÜŞTÜ
5 Ekim 1930’da İngiliz R101 hava gemisi, İngiltere’den Hindistan’a yaptığı ilk uzun mesafeli yolculuk sırasında Fransa’nın Beauvais kenti yakınlarında bir tepeye çarparak alev aldı. Gemideki 54 kişiden 48’i hayatını kaybetti. Döneminin en büyük ve en iddialı hava araçlarından biri olan R101’in faciası, İngiltere’nin hava gemileriyle kıtalararası yolcu taşımacılığı programının da sonunu getirdi.
1931 – TÜRKİYE İLE YUNANİSTAN ARASINDA YENİ DOSTLUK DÖNEMİ BAŞLADI
5 Ekim 1931’de Başbakan İsmet İnönü ile Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ın Atina ziyareti sırasında, bir yıl önce Ankara’da imzalanan Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaştırma ve Hakemlik Antlaşması’nın onay belgeleri karşılıklı olarak verildi ve antlaşma yürürlüğe girdi. Yalnızca dokuz yıl önce savaşmış iki ülke arasındaki bu yakınlaşma, Atatürk ve Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos döneminde başlayan yeni ilişkilerin en önemli adımlarından biri oldu; sonraki yıllarda Balkan Antantı’na uzanacak iş birliğinin de temelini oluşturdu.
1938 – NAZİ ALMANYASI YAHUDİLERİN PASAPORTLARINI GEÇERSİZ SAYDI
5 Ekim 1938’de Nazi Almanyası İçişleri Bakanlığı, Yahudilere ait Alman pasaportlarını geçersiz ilan etti. Pasaportların yeniden kullanılabilmesi için yetkili makamlara teslim edilmesi ve üzerlerine Almancada “Yahudi” anlamına gelen Jude sözcüğünü temsil eden kırmızı bir “J” damgası vurulması gerekiyordu. Karar, Yahudileri toplumun geri kalanından resmî belgeler üzerinden de ayıran sistematik ayrımcılık politikalarının önemli adımlarından biriydi; yalnızca bir ay sonra Kristallnacht pogromları başlayacaktı.
1945 – HOLLYWOOD’DA KARA CUMA: WARNER BROS. ÖNÜNDE SET İŞÇİLERİYLE POLİS ÇATIŞTI
5 Ekim 1945’te Hollywood’daki set dekoratörleri ve diğer stüdyo çalışanlarının aylardır süren grevi, Warner Bros.’un Burbank’taki stüdyoları önünde şiddetli çatışmaya dönüştü. Grevcilerle işe girmeye çalışan işçiler, güvenlik görevlileri ve polis arasında çıkan olaylarda coplar, göz yaşartıcı gaz ve yangın hortumları kullanıldı; onlarca kişi yaralandı. Sinema tarihine “Hollywood Kara Cuması” ya da “Kanlı Cuma” olarak geçen olay, Hollywood’daki sendikal mücadelelerin en sert günlerinden biri oldu.
1947 – TÜRK ATLETİZMİ ATİNA’DA AKDENİZ ŞAMPİYONU OLDU
5 Ekim 1947’de Atina’da sona eren Doğu Akdeniz Atletizm Şampiyonası’nda Türkiye, 197 puan toplayarak 193 puanlı Yunanistan’ı geride bıraktı ve takım halinde birinci oldu; Filistin 69 puanla üçüncü sırada kaldı. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından gelen bu başarı, Türk atletizminin uluslararası alandaki önemli takım zaferlerinden biri olarak dönemin gazetelerinde geniş yer buldu.
1947 – BEYAZ SARAY’DAN TELEVİZYONDAN İLK KEZ BAŞKANLIK KONUŞMASI YAPILDI
5 Ekim 1947’de ABD Başkanı Harry Truman, Beyaz Saray’dan televizyonda yayımlanan ilk başkanlık konuşmasını yaptı. Truman, savaş sonrası Avrupa’daki gıda sıkıntısına dikkat çekerek Amerikalılardan yiyecek tasarrufu yapmalarını istedi. Televizyon henüz milyonlarca eve girmemişti; ancak bu yayın, siyasetin radyodan televizyona taşınacağı yeni dönemin erken simgelerinden biri oldu.
1952 – STALİN’İN KATILDIĞI SON SOVYET PARTİ KONGRESİ BAŞLADI
5 Ekim 1952’de Moskova’da Sovyetler Birliği Komünist Partisinin 19. Kongresi başladı. 1939’dan beri ilk kez düzenlenen kongre, Josef Stalin’in katıldığı son parti kongresi oldu; Stalin beş ay sonra hayatını kaybedecekti. Kongrede partinin adı “Tüm Birlik Komünist Partisi (Bolşevik)”ten Sovyetler Birliği Komünist Partisine çevrildi, Politbüro’nun adı da Prezidyum olarak değiştirildi.
1953 – TÜRKİYE BM GÜVENLİK KONSEYİ’NE SEÇİLDİ
5 Ekim 1953’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan seçimlerde Türkiye, sekizinci turda 40 oy alarak 1954-1955 dönemi için BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyeliğine seçildi. Polonya’nın 19 oy aldığı son turda Türkiye gerekli üçte iki çoğunluğa tam 40 oyla ulaştı. Böylece Türkiye, 1951-1952 döneminin ardından ikinci kez Güvenlik Konseyi’nde yer alma hakkı kazandı.
1960 – GÜNEY AFRİKA’DA SADECE BEYAZLARIN OY KULLANDIĞI REFERANDUMDA CUMHURİYET KABUL EDİLDİ
5 Ekim 1960’ta Güney Afrika’da yapılan referandumda yalnızca beyaz seçmenler oy kullandı ve yüzde 52’lik çoğunluk monarşinin kaldırılarak cumhuriyete geçilmesini destekledi. Ülke 31 Mayıs 1961’de resmen cumhuriyet oldu; Kraliçe II. Elizabeth’in devlet başkanlığı sona erdi ve Güney Afrika aynı dönemde apartheid politikalarına yönelik tepkilerin de etkisiyle İngiliz Milletler Topluluğu’ndan ayrıldı.
1962 – BEATLES’IN HİKÂYESİNİ BAŞLATAN İLK PLAK ÇIKTI
5 Ekim 1962’de The Beatles’ın ilk single’ı “Love Me Do”, İngiltere’de yayımlandı. John Lennon ile Paul McCartney’nin yazdığı ve arka yüzünde “P.S. I Love You”nun bulunduğu plak, ilk çıkışında İngiltere listelerinde 17’nciliğe kadar yükseldi. Henüz dünyayı kasıp kavuran “Beatlemania” başlamamıştı; ancak bu mütevazı plak, birkaç yıl içinde müzik tarihinin en büyük gruplarından birine dönüşecek Beatles’ın profesyonel kayıt kariyerinin başlangıcı oldu. Şarkı 1964’te ABD’de yeniden yayımlandığında bu kez liste başına çıktı.
1969 – MONTY PYTHON EKRANA ÇIKTI, KOMEDİNİN DİLİNİ DEĞİŞTİ
5 Ekim 1969 gecesi BBC1’de Monty Python’s Flying Circus ilk kez yayımlandı. Graham Chapman, John Cleese, Terry Gilliam, Eric Idle, Terry Jones ve Michael Palin’den oluşan ekip; skeçlerin yapısını, televizyon parodisini ve absürt mizahı baştan aşağı değiştirdi. Dört sezonluk program daha sonra filmlere, sahne gösterilerine ve sayısız taklide dönüşürken “Pythonesque” sözcüğü bile absürt ve gerçeküstü durumları tanımlamak için dile yerleşti.
1979 – ARAFAT ANKARA’YA GELDİ, FKÖ TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI
5 Ekim 1979’da Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat Ankara’ya geldi ve FKÖ’nün Türkiye’deki temsilciliği resmen açıldı. Böylece Türkiye ile Filistin arasındaki resmî ilişkiler kurumsal bir yapıya kavuştu. Açılış, Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde gerçekleşti ve Türkiye, FKÖ’ye resmî temsil bürosu açma izni veren ilk NATO ülkesi oldu. Türkiye daha sonra 1988’de ilan edilen Filistin Devleti’ni tanıyacak, 1991’de Filistin temsilciliğinin statüsünü büyükelçilik düzeyine yükseltecekti.
1979 – BİR AŞK SKANDALI İÇİŞLERİ BAKANI’NI KOLTUĞUNDAN ETTİ
5 Ekim 1979’da Hafta Sonu gazetesi, İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ile Yeşilçam oyuncusu Aynur Aydan arasındaki ilişkiyi manşetine taşıdı. Haber ülke gündemine bomba gibi düşerken Güneş, ertesi gün Başbakan Bülent Ecevit’e istifasını sundu. Olay, 1970’lerin en çok konuşulan siyaset-magazin hadiselerinden biri olarak hafızalarda kaldı.
1986 – İSRAİL’İN NÜKLEER PROGRAMINA İLİŞKİN EN BÜYÜK İFŞALARDAN BİRİ YAYIMLANDI
5 Ekim 1986’da İngiliz Sunday Times, İsrail’in Dimona tesisinde çalışmış nükleer teknisyen Mordechai Vanunu’nun verdiği bilgiler ve fotoğraflara dayanan kapsamlı dosyasını yayımladı. Haber, İsrail’in resmen doğrulamadığı nükleer silah kapasitesine ilişkin o güne kadarki en ayrıntılı kamuoyu bilgilerinden birini ortaya çıkardı. Vanunu’nun açıklamaları, İsrail’in nükleer politikası üzerindeki uluslararası tartışmaları yıllarca sürecek biçimde değiştirdi.
1988 – CEZAYİR’DE HALK AYAKLANDI, TEK PARTİ DÜZENİ SARSILDI
5 Ekim 1988’de ekonomik kriz, işsizlik ve hayat pahalılığına karşı başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Ordunun müdahalesinde yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı. Olayların ardından yönetim siyasi reformlara yöneldi; 1989 Anayasası’yla bağımsızlıktan beri süren tek parti düzeninin yerini çok partili sisteme bırakan süreç başladı.
1989 – DALAI LAMA NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NE LAYIK GÖRÜLDÜ
5 Ekim 1989’da Nobel Barış Ödülü’nün Tibet’in ruhani lideri 14. Dalai Lama’ya verileceği açıklandı. Nobel Komitesi, Dalai Lama’nın Çin yönetimiyle yaşanan çatışmada şiddeti reddederek hoşgörü ve karşılıklı saygıya dayalı barışçı çözümleri savunmasını ödülün gerekçesi olarak gösterdi. Dalai Lama ödülünü 10 Aralık’ta Oslo’da aldı.
1991 – LINUX DÜNYAYA AÇILDI
5 Ekim 1991’de Finlandiyalı üniversite öğrencisi Linus Torvalds, geliştirdiği Linux çekirdeğinin 0.02 sürümünü internet üzerindeki comp.os.minix grubunda duyurarak kaynak kodlarını daha geniş kullanıma açtı. Torvalds o gün sistemin henüz çok erken bir aşamada olduğunu söylüyordu; ancak bu küçük proje zamanla dünyanın en önemli açık kaynak yazılım hareketlerinden birine dönüştü. Bugün Linux; internet sunucularından süper bilgisayarlara, otomobillerden Android telefonlara kadar milyarlarca cihazın temelinde çalışıyor.
1991 – SOVYETLER BİRLİĞİ IMF İLE İLK RESMÎ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASINI YAPTI
5 Ekim 1991’de Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov ile IMF Başkanı Michel Camdessus’un mektup teatisiyle SSCB ile Uluslararası Para Fonu arasında “Özel Ortaklık” anlaşması yürürlüğe girdi. Anlaşma, Sovyet ekonomisinin IMF tarafından incelenmesini ve ülkeye ekonomik politika danışmanlığı ile teknik destek verilmesini öngörüyordu. Sovyetler Birliği henüz IMF üyesi değildi; hatta anlaşmanın imzalanmasından yalnızca birkaç ay sonra, Aralık 1991’de tamamen dağılacaktı.
1992 – “MAHALLENİN MUHTARLARI” EKRANA GELDİ: TEMEL, FADİME VE MUHTAR BEY’İN 337 BÖLÜMLÜK HİKÂYESİ BAŞLADI
5 Ekim 1992’de Mahallenin Muhtarları, Kanal 6’da ilk kez yayımlandı. Temel, Fadime, Muhtar Bey ve mahalle sakinlerinin hikâyesini anlatan dizi daha sonra atv, Kanal D ve Star TV’ye geçti; toplam 337 bölüm sürdü. 1990’ların televizyon hafızasının en kalıcı yapımlarından biri böylece 5 Ekim’de izleyiciyle buluşmuş oldu.
1997 – FERZAN ÖZPETEK İLK FİLMİ “HAMAM”LA ALTIN PORTAKAL’I KAZANDI
5 Ekim 1997’de sona eren 34. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ferzan Özpetek’in ilk uzun metraj filmi Hamam, En İyi Film seçildi; Özpetek aynı zamanda En İyi Yönetmen ödülünü aldı. Zeki Demirkubuz’un Masumiyet filmi Jüri Özel Ödülü’nü kazanırken Derya Alabora En İyi Kadın Oyuncu, Haluk Bilginer de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçildi. Festival, sonraki yıllarda Türk sinemasının en önemli yönetmen ve filmleri arasında yer alacak isimlerin buluştuğu dikkat çekici yıllardan biri oldu.
1999 – 17 AĞUSTOS’UN KORKUSU SÜRERKEN MARMARİS DEPREMLE SARSILDI
5 Ekim 1999 sabaha karşı Marmaris açıklarında meydana gelen ve Kandilli Rasathanesinin 5,2 büyüklüğünde ölçtüğü deprem, Muğla’nın turistik ilçesinde büyük paniğe yol açtı. Binalarda ciddi bir yıkım yaşanmazken 100’den fazla kişi yaralandı; yaralanmaların önemli bölümü korkuyla pencere ve balkonlardan atlayanlardan oluşuyordu. Depremin, on binlerce kişinin öldüğü 17 Ağustos Marmara Depremi’nden yalnızca yedi hafta sonra meydana gelmesi, Türkiye’de henüz çok taze olan deprem korkusunu yeniden gündeme taşıdı.
2000 – BELGRAD’DA HALK SOKAĞA DÖKÜLDÜ, MİLOSEVİÇ İKTİDARI ÇÖKTÜ
5 Ekim 2000’de yüz binlerce kişi, devlet başkanlığı seçimlerinde muhalefet adayı Vojislav Kostunica’nın zaferinin tanınmasını isteyerek Belgrad sokaklarını doldurdu. Göstericiler Yugoslav Parlamentosu ile devlet televizyonu binasını ele geçirirken polis büyük ölçüde geri çekildi. “5 Ekim Devrimi” ya da bir iş makinesinin devlet televizyonu binasına yönelmesi nedeniyle “Buldozer Devrimi” olarak anılan olaylar, Slobodan Miloseviç’in 13 yıllık iktidarını fiilen sona erdirdi. Miloseviç iki gün sonra seçim yenilgisini kabul ederek Kostunica’nın devlet başkanlığını tanıdı.
2001 – 11 EYLÜL’DEN ÜÇ HAFTA SONRA ABD’DE ŞARBON SALDIRILARININ İLK CAN KAYBI
5 Ekim 2001’de Florida’da çalışan fotoğraf editörü Robert Stevens, solunum yoluyla bulaşan şarbon nedeniyle hayatını kaybetti. Stevens, 11 Eylül saldırılarının hemen ardından ABD’de medya kuruluşlarına ve senatörlere gönderilen şarbon sporlu mektupların ilk ölümcül kurbanıydı. Saldırılarda toplam beş kişi öldü, 17 kişi hastalandı; olay FBI tarafından ABD tarihinin en ağır biyolojik saldırısı olarak nitelendirildi.
2012 – FENERBAHÇE BOSTON CELTICS’İ YENDİ, BİR NBA TAKIMINI DEVİREN İLK TÜRK TAKIMI OLDU
5 Ekim 2012’de Fenerbahçe Ülker, İstanbul’da oynanan NBA Europe Live karşılaşmasında NBA’in efsane kulüplerinden Boston Celtics’i 97-91 mağlup etti. Böylece Fenerbahçe, bir NBA takımını yenen ilk Türk basketbol takımı olarak tarihe geçti. Celtics kadrosunda Kevin Garnett, Paul Pierce ve Rajon Rondo gibi yıldızlar bulunuyordu.
2015 – KANUNİ’NİN ZİGETVAR’DAKİ KAYIP TÜRBESİNİ BULACAK KAZI BAŞLADI
5 Ekim 2015’te Macaristan’ın Zigetvar kentinin kuzeydoğusundaki Üzüm Tepesi’nde, Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm yerinin ve burada kurulan Osmanlı türbe kompleksinin izlerini bulmak amacıyla arkeolojik kazılar başladı. Macar ve Türk bilim insanlarının ortak çalışması kısa süre sonra Osmanlı dönemine ait anıtsal yapı kalıntılarını ortaya çıkardı; araştırmalar Kanuni’nin ölümünden sonra burada kurulan türbe, cami ve tekke çevresindeki Osmanlı yerleşiminin yeniden keşfedilmesini sağladı.
2017 – WEINSTEIN DOSYASI YAYIMLANDI, #METOO KÜRESEL BİR HAREKETE DÖNÜŞTÜ
5 Ekim 2017’de The New York Times, Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki cinsel taciz suçlamalarını ayrıntılarıyla ortaya koyan araştırmasını yayımladı. Haber, kısa süre içinde başka kadınların da yaşadıklarını açıklamasına yol açtı ve Tarana Burke’ün yıllar önce başlattığı Me Too hareketinin dünya çapında yayılmasındaki en önemli kırılma noktalarından biri oldu. Sinema dünyasında başlayan dalga, siyasetten iş hayatına kadar birçok alanda cinsel taciz ve güç ilişkilerinin tartışılma biçimini değiştirdi.
2018 – 1 MİLYON STERLİNE SATILDI, ÇEKİÇ İNER İNMEZ KENDİNİ PARÇALADI
5 Ekim 2018’de Banksy’nin ünlü Girl with Balloon eseri Sotheby’s müzayedesinde yaklaşık 1 milyon sterline satıldı. Satışın tamamlandığını gösteren çekiç iner inmez tablonun çerçevesine gizlenmiş mekanizma çalıştı ve eser aşağı doğru kayarak parçalanmaya başladı. Sanat dünyasını şaşkına çeviren olayın ardından Banksy esere Love is in the Bin adını verdi; parçalanmış tablo daha sonra başlı başına yeni ve çok daha değerli bir sanat eserine dönüştü.
2020 – HEPATİT C VİRÜSÜNÜN KEŞFİ NOBEL GETİRDİ
5 Ekim 2020’de Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nün Harvey J. Alter, Michael Houghton ve Charles M. Rice’a verileceği açıklandı. Üç bilim insanının çalışmaları, daha önce nedeni bilinmeyen kan yoluyla bulaşan hepatit vakalarının arkasındaki Hepatit C virüsünün tanımlanmasını sağladı. Keşif sayesinde geliştirilen kan testleri ve tedaviler milyonlarca insanın hayatını etkiledi.
2023 – ABD F-16’SI SURİYE’DE BİR TÜRK SİHA’SINI DÜŞÜRDÜ
5 Ekim 2023’te bir ABD F-16 savaş uçağı, Suriye’nin Haseke bölgesinde Amerikan askerlerinin bulunduğu alana yaklaşan silahlı bir Türk insansız hava aracını düşürdü. Pentagon, SİHA’nın ABD askerleri için potansiyel tehdit oluşturduğunu ve olayın Türkiye’nin Amerikan askerlerini hedef aldığı anlamına gelmediğini açıkladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise ertesi gün yaptığı açıklamada, “çatışmasızlık mekanizmasındaki farklı teknik değerlendirmeler nedeniyle bir SİHA’nın kaybedildiğini” bildirdi. NATO müttefiki iki ülkenin askerî unsurlarını doğrudan karşı karşıya getirmesi nedeniyle olay dikkat çekiciydi.
KOCAELİ TARİHİNDE 5 EKİM
1919 – YAHYA KAPTAN GEBZE’DE KUVAYIMİLLİYE OTORİTESİNİ KURMAYA BAŞLADI
Mustafa Kemal Paşa’dan bir gün önce Kocaeli Yarımadası’nda güçlü bir teşkilat kurması yönünde talimat alan Yahya Kaptan, 5 Ekim 1919’da artık kendisini “İzmit, Gebze ve havalisi Kuvayımilliye kumandanı” olarak tanıtıyordu. O gün bölgede silahlı adamları bulunan Küçük Arslan’a gönderdiği mektupla kendisine katılmasını istedi; Küçük Arslan bu çağrıyı kabul etmedi. Yahya Kaptan’ın 6 Ekim’de düzenlenen törenle Kuvayımilliye teşkilatına resmen bağlanmasından hemen önceki bu girişim, Gebze ve çevresinde Millî Mücadele otoritesinin kurulmasının önemli adımlarından biriydi.
1923 – İSTANBUL’U TESLİM ALACAK III. KOLORDUNUN VAPURU HEREKE’YE GELDİ
5 Ekim 1923’te İstanbul’u İtilaf Devletlerinden teslim almakla görevlendirilen Şükrü Naili Paşa komutasındaki III. Kolorduyu taşıyacak Pendik vapuru Hereke İskelesi’ne geldi. Yaklaşık bir yıldır Hereke’de bulunan Şükrü Naili Paşa ve kolordu erkânı vapura yerleşirken Fabrika-i Hümayun Müdürü Agâh Bey askerler için bir veda daveti verdi. Ertesi sabah Hereke halkının coşkuyla uğurladığı vapur İstanbul’a hareket etti; III. Kolordu 6 Ekim’de şehre girerek İstanbul’un işgal dönemini fiilen sona erdirdi. Böylece bugün “İstanbul’un Kurtuluşu” olarak kutlanan tarihî 6 Ekim yolculuğunun son hazırlıkları Kocaeli’nin Hereke kıyısında yapıldı.
1923 – MİLLÎ MÜCADELE’DE İSTANBUL’U ANKARA’YA BAĞLAYAN İZMİT HAT KOMİSERLİĞİ KALDIRILDI
5 Ekim 1923’te, Millî Mücadele boyunca İstanbul ile Ankara arasındaki en önemli gizli ve açık bağlantı merkezlerinden biri olan İzmit Askerî Hat Komiserliği kaldırıldı. Komiserlik; İstanbul’dan Anadolu’ya silah, cephane, araç, para, gıda ve sağlık malzemesi aktarılmasında, istihbarat faaliyetlerinde ve Anadolu’ya geçmek isteyenlerin güvenli biçimde sevk edilmesinde kritik görev üstlenmişti. İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Halide Edip Adıvar, Mehmet Akif Ersoy ve Yunus Nadi gibi isimlerin Anadolu’ya geçişlerinde de İzmit hattı önemli rol oynadı. Millî Mücadele sona erip görevini tamamlayınca teşkilat, Cumhuriyet’in ilanından yalnızca 24 gün önce kapatıldı.
1988 – GEBZE SANAYİ VE TİCARET ODASI FAALİYETE BAŞLADI
5 Ekim 1988’de Gebze Sanayi ve Ticaret Odası fiilen çalışmaya başladı. Gebze’de ticaret odası örgütlenmesinin geçmişi 1935’te İzmit Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı bir ajanlığın kurulmasına kadar gidiyordu. Sanayileşmeyle birlikte hızla büyüyen ilçenin bağımsız bir odaya kavuşması için 1980’lerde yürütülen girişimler sonunda sonuç verdi ve kuruluş izninin 8 Ağustos 1988’de alınmasının ardından oda 5 Ekim’de faaliyete geçti. Kocaeli Sanayi Odasının 1989’da kurulmasından sonra kurumun adı Gebze Ticaret Odası oldu. Bugün Türkiye’nin en yoğun sanayi ve ticaret bölgelerinden birinin kurumsal ekonomik tarihinde 5 Ekim önemli bir dönüm noktası olarak duruyor.
1999 – DEPREMDEN 48 GÜN SONRA: KOCAELİ’DE 205 OKUL ONARIM BEKLİYORDU
17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden yalnızca 48 gün geçmişti. 5 Ekim 1999’da Kocaeli Milletvekili Halil Çalık, TBMM kürsüsünden kentte eğitimin karşı karşıya kaldığı tabloyu anlattı. Çalık’ın verdiği bilgilere göre Kocaeli’de Millî Eğitim Bakanlığına bağlı 461 kurumdan 205 okulun onarıma ihtiyacı vardı; deprem nedeniyle Kocaeli ve Sakarya’da eğitim normal tarihinde başlayamamıştı. Çalık ayrıca Kocaeli Üniversitesinin merkez binası ile Aslanbey Yerleşkesi’nin büyük ölçüde yıkıldığını, yaklaşık 20 bin üniversite öğrencisinin eğitim sorunuyla karşı karşıya kaldığını söyledi. 5 Ekim tarihli Meclis tutanakları, depremden haftalar sonra Kocaeli’de hayatın neden hâlâ normale dönemediğini rakamlarla gösteren çarpıcı belgelerden biri.
2008 – GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİNİN TEMELLERİNİ ATAN KURUCU REKTÖR AHMET AYHAN HAYATINI KAYBETTİ
5 Ekim 2008’de Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsünün kurucu rektörü Prof. Dr. Ahmet Ayhan hayatını kaybetti. Jeoloji mühendisi olan Ayhan, 1993’te GYTE’nin kurucu rektörlüğüne getirildi ve kurumun kuruluşundan kampüsünün gelişimine kadar geçen dönemde önemli rol oynadı. Bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu oluşturulması, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi ve Gebze’nin yalnızca bir sanayi merkezi değil, aynı zamanda araştırma ve teknoloji merkezi haline gelmesi için çalıştı. Daha sonra Gebze Teknik Üniversitesine dönüşecek GYTE’nin kurumsal temellerini atan isimlerden biri olan Prof. Dr. Ahmet Ayhan’ın 5 Ekim’deki ölümü, Kocaeli’nin bilim ve yükseköğretim tarihinde de önemli bir tarih olarak yerini aldı.
2020 – AKILLI TARIM İÇİN ÜNİVERSİTE-BAKANLIK İŞ BİRLİĞİNİN İLK ADIMI GEBZE’DE ATILDI
5 Ekim 2020’de Tarım ve Orman Bakanlığı ile Gebze Teknik Üniversitesi arasında “Akıllı Tarım Uygulamaları İş Birliği Protokolü” imzalandı. Bakanlığın üniversitelerle altyapı ve eğitim alanındaki akıllı tarım çalışmalarının ilk adımı olarak tanımladığı proje kapsamında GTÜ’nün araştırma arazilerinde dronlarla veri toplama ve ilaçlama uygulamaları gerçekleştirildi. Amaç, Gebze’de hem yeni tarım teknolojilerinin uygulanacağı hem de bunların eğitimlerinin verileceği bir merkez oluşturmaktı. Sanayi ve teknolojiyle özdeşleşen Gebze, böylece dijital tarım çalışmalarının da deneme alanlarından biri haline geldi.
5 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
1938 – KOCAELİ LİGİ BAŞLADI, DAHA İLK MAÇTA KRİZ ÇIKTI
5 Ekim 1938 tarihli Son Posta, Kocaeli mıntıkasında futbol liglerinin başladığını yazıyordu; ancak ilk hafta pek de sorunsuz geçmemişti. Akyeşilspor ile İdmanyurdu arasındaki karşılaşma çıkan anlaşmazlık nedeniyle oynanamadı ve Akyeşilspor hükmen mağlup sayıldı. Gölcük ile Adapazarı Gençay 1-1 berabere kalırken Adapazarıspor-Kâğıdspor maçı da yapılamadı; bu kez Kâğıdspor hükmen yenik ilan edildi. Daha ilk haftadan iki hükmen mağlubiyet, 1930’ların Kocaeli futbolunda da saha dışı tartışmaların eksik olmadığını gösteriyor.
1940 – İZMİT’TE EKMEK BULUNAMADI, BELEDİYE ZAM YAPTI
5 Ekim 1940 tarihli Son Posta, İzmit’te birkaç gündür “ekmek buhranı” yaşandığını bildiriyordu. Bir gün önce fırınlarda ekmek bulunamamış, özellikle pazar için çevreden kente gelenlerle birlikte talep artınca halk ekmeksiz kalmıştı. Fırıncıların zam talebini kabul eden belediye, ekmeğin kilosuna 20 para zam yaptı ve fiyat 11 kuruş 20 paraya çıktı. Küçük görünen bu haber, İkinci Dünya Savaşı Türkiye’ye ulaşmamış olsa bile savaş ekonomisinin İzmit’te gündelik hayatı nasıl etkilemeye başladığının erken işaretlerinden biriydi.
1942 – İZMİT’TE ZEYTİNYAĞI 220 KURUŞA ÇIKTI, EKMEK 300 GRAMDI
Savaş yıllarının hayat pahalılığı iki yıl sonra çok daha görünür hale gelmişti. Cumhuriyet gazetesinin 5 Ekim 1942 tarihli haberine göre İstanbul’daki fiyat artışları kısa sürede İzmit’e yansıyor; İstanbul’da 200 kuruşa çıkan zeytinyağının etiketi İzmit’te hemen 210-220 kuruşa değişiyordu. Belediye ekmeği karneyle dağıtmaya devam ediyor, kişi başına günlük miktar 300 gram olarak uygulanıyordu. Gazete, belediyenin elindeki stoklar sayesinde yaklaşık 15 gün daha ekmek fiyatının artırılmayacağını bildiriyordu.
1950 – KOCAELİ’NİN TUZLA-ÇAYIROVA TEKNİK TARIM OKULU ÖĞRENCİ ARIYORDU
5 Ekim 1950 tarihli Son Posta’da, dönemin idari sınırları içinde Kocaeli’ye bağlı olarak anılan Tuzla-Çayırova’daki Teknik Tarım Okuluna öğrenci alınacağı duyuruluyordu. Haberde okulun 1943’te yaklaşık 5 milyon lira harcanarak kurulduğu belirtiliyor, yeni eğitim dönemi için öğrenci kabul koşulları anlatılıyordu. Bugün İstanbul ve Kocaeli arasında yoğun bir sanayi kuşağı olarak bildiğimiz bölgenin yalnızca birkaç kuşak önce büyük bir tarımsal eğitim yatırımıyla anılması, Çayırova ve çevresinin geçirdiği dönüşümü göstermesi bakımından ayrıca dikkat çekici.
1961 – İZMİT’TE TAHİN-HELVA FABRİKASI SATILIĞA ÇIKTI
5 Ekim 1961 tarihli Milliyet’teki küçük bir ilan, dönemin İzmit sanayisinden ilginç bir kesit sunuyor: Kentte 2 bin 200 metrekare arazi üzerinde tahin, helva ve şekerleme tesisleri bulunan komple bir fabrika satışa çıkarılmıştı. Fabrikanın adı ilanda belirtilmiyordu; ancak bugünün ağır sanayi kenti imgesinin yanında, İzmit’in gıda üretiminden küçük ve orta ölçekli sanayiye uzanan daha çeşitli ekonomik geçmişini hatırlatan hoş bir gazete ayrıntısı olarak kayıtlarda duruyor.
5 EKİM’DE DOĞANLAR
1713 – DENIS DIDEROT: Aydınlanma Çağı’nın en önemli düşünürlerinden Fransız yazar ve filozof Denis Diderot doğdu. Diderot, dönemin bilimsel ve düşünsel bilgisini bir araya getiren dev Encyclopédie projesinin baş editörlüğünü yaptı; eser, Avrupa’da düşünce ve bilginin yayılmasında büyük rol oynadı.
1864 – LOUIS LUMIÈRE: Sinemanın doğuşuyla özdeşleşen Fransız mucit Louis Lumière doğdu. Ağabeyi Auguste Lumière ile birlikte geliştirdiği sinematograf ve 1895’te gerçekleştirdikleri halka açık film gösterimleri, sinemanın bir eğlence ve sanat biçimine dönüşmesinin başlangıç noktalarından biri kabul ediliyor.
1864 – ARTHUR ZIMMERMANN: Birinci Dünya Savaşı’nın en ünlü diplomatik belgelerinden birine adını verecek Alman devlet adamı Arthur Zimmermann doğdu. Almanya Dışişleri Bakanı olduğu dönemde hazırlanan Zimmermann Telgrafı, Meksika’ya ABD’ye karşı ittifak öneriyor; mesajın ortaya çıkması, ABD kamuoyunun savaşa bakışını değiştirerek ülkenin 1917’de Birinci Dünya Savaşı’na girmesinde etkili oluyordu.
1879 – FRANCIS PEYTON ROUS: Amerikalı patolog Francis Peyton Rous doğdu. Bazı kanserlerin virüslerle bağlantılı olabileceğini gösteren öncü çalışmaları, kanser araştırmalarında yeni bir alan açtı ve Rous’a 1966 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı.
1882 – ROBERT H. GODDARD: Modern roketçiliğin öncülerinden Amerikalı fizikçi Robert Goddard doğdu. Goddard, 1926’da dünyanın ilk başarılı sıvı yakıtlı roketini fırlattı; geliştirdiği birçok teknik daha sonra uzay araçlarının temel teknolojileri arasına girdi.
1887 – RENÉ CASSIN: Fransız hukukçu René Cassin doğdu. 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin hazırlanmasında başlıca isimlerden biri olan Cassin, insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle 1968 Nobel Barış Ödülü’nü kazandı; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de başkanlığını yaptı.
1902 – RAY KROC: McDonald’s’ı küçük bir hamburger işletmesinden dünyanın en büyük restoran zincirlerinden birine dönüştüren Amerikalı iş insanı Ray Kroc doğdu. Kroc, McDonald kardeşlerin restoranıyla 1954’te tanıştı, franchise sistemini hızla büyüttü ve daha sonra şirketi satın aldı.
1902 – LARRY FINE: Amerikan komedi tarihinin en ünlü ekiplerinden The Three Stooges’un kıvırcık saçlı üyesi Larry Fine doğdu. Gerçek adı Louis Feinberg olan Fine, Moe ve Curly Howard’la birlikte onlarca yıl boyunca kısa filmler ve televizyon gösterileriyle slapstick komedinin simge isimlerinden biri oldu.
1908 – MEHMET ALİ AYBAR: Türk hukukçu, düşünür ve siyasetçi Mehmet Ali Aybar doğdu. Türkiye İşçi Partisinin genel başkanlığını yapan Aybar, Türkiye sosyalist hareketinin önemli isimlerinden biri oldu. Daha az bilinen yönü ise başarılı bir atlet olmasıydı; 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etti ve millî takımda koştu.
1922 – JOSÉ FROILÁN GONZÁLEZ: Arjantinli Formula 1 pilotu José Froilán González doğdu. González, 1951 Britanya Grand Prix’sini kazanarak Ferrari’ye Formula 1 tarihindeki ilk Grand Prix zaferini getiren pilot oldu.
1936 – VÁCLAV HAVEL: Çek oyun yazarı, muhalif ve devlet adamı Václav Havel doğdu. Komünist rejime karşı mücadelenin önde gelen isimlerinden olan Havel, 1989 Kadife Devrimi’nin ardından Çekoslovakya’nın son, Çek Cumhuriyeti’nin ise ilk cumhurbaşkanı oldu.
1943 – STEVE MILLER: Amerikalı gitarist ve şarkıcı Steve Miller doğdu. Kurduğu Steve Miller Band ile The Joker, Fly Like an Eagle, Rock’n Me ve Abracadabra gibi şarkılara imza atan Miller, Amerikan rock müziğinin uzun soluklu isimlerinden biri oldu.
1947 – BRIAN JOHNSON: AC/DC’nin unutulmaz solisti Brian Johnson doğdu. Bon Scott’ın ölümünün ardından 1980’de gruba katılan Johnson’ın vokallerini yaptığı ilk albüm Back in Black, rock tarihinin en çok satan albümlerinden birine dönüştü.
1951 – KAREN ALLEN: Amerikalı oyuncu Karen Allen doğdu. Steven Spielberg’in Kutsal Hazine Avcıları filminde Indiana Jones’un karşısındaki Marion Ravenwood karakteriyle dünya çapında tanındı; daha sonra serinin başka filmlerinde de aynı role döndü.
1951 – BOB GELDOF: İrlandalı müzisyen ve aktivist Bob Geldof doğdu. The Boomtown Rats grubuyla tanındıktan sonra 1984’te Band Aid’i, 1985’te ise Etiyopya’daki kıtlık için yardım toplamak amacıyla tarihin en büyük yardım konserlerinden Live Aid’i örgütledi.
1952 – CLIVE BARKER: İngiliz korku ve fantastik edebiyat yazarı Clive Barker doğdu. Books of Blood öyküleriyle ün kazanan Barker’ın eserlerinden Hellraiser ve Candyman gibi modern korku sinemasının önemli yapımları doğdu; Hellraiser’ın ilk filmini kendisi yönetti.
1957 – BERNIE MAC: Amerikalı komedyen ve oyuncu Bernie Mac doğdu. Stand-up gösterilerinden televizyona geçen Mac, The Bernie Mac Show ve Ocean’s Eleven serisindeki Frank Catton rolüyle geniş kitlelere ulaştı.
1958 – NEIL deGRASSE TYSON: Amerikalı astrofizikçi ve bilim iletişimcisi Neil deGrasse Tyson doğdu. Hayden Planetaryumu’nun yöneticiliğini üstlenen Tyson, kitapları, televizyon programları ve Cosmos serisiyle astronomiyi geniş kitlelere anlatan dünyanın en tanınmış bilim insanlarından biri haline geldi.
1958 – SUNGUN BABACAN: Türkiye’nin en tanınmış seslendirme sanatçılarından Sungun Babacan doğdu. Tom Hanks, Tom Cruise, John Travolta, Brad Pitt ve Mel Gibson gibi çok sayıda Hollywood yıldızını Türkçe seslendiren Babacan, televizyon reklamlarından çizgi filmlere kadar kuşakların hafızasında kalan seslerden biri oldu.
1959 – CEM ÖZER: Oyuncu, şovmen ve televizyon programcısı Cem Özer doğdu. Özellikle Laf Lafı Açıyor programıyla 1990’lı yılların televizyon dünyasının en tanınan isimlerinden biri haline gelen Özer, sinema ve dizilerde de çok sayıda rol üstlendi.
1959 – MAYA LIN: Amerikalı mimar, sanatçı ve tasarımcı Maya Lin doğdu. Henüz 21 yaşında Yale Üniversitesi öğrencisiyken Washington’daki Vietnam Gazileri Anıtı için açılan yarışmayı kazandı; siyah granitten oluşan yalın tasarımı daha sonra çağdaş anıt mimarisinin en etkili örneklerinden birine dönüştü. Lin daha sonra Montgomery’deki Sivil Haklar Anıtı başta olmak üzere birçok önemli kamusal esere imza attı.
1960 – CARECA: Brezilya futbolunun önemli golcülerinden Careca doğdu. Brezilya Millî Takımıyla iki Dünya Kupası’nda oynayan Careca, Napoli’de Diego Maradona ile birlikte forma giyerek kulübün 1980’lerin sonundaki başarılı döneminin önemli parçalarından biri oldu.
1967 – GUY PEARCE: İngiliz doğumlu Avustralyalı oyuncu Guy Pearce doğdu. L.A. Confidential, Christopher Nolan’ın Memento’su, The King’s Speech ve Iron Man 3 gibi yapımlarla uluslararası sinemanın tanınan karakter oyuncularından biri haline geldi.
1972 – SERGEN YALÇIN: Türk futbolunun en yetenekli “10 numara”larından biri kabul edilen Sergen Yalçın doğdu. Beşiktaş altyapısından yetişen Sergen; Beşiktaş, İstanbulspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor başta olmak üzere çok sayıda kulüpte forma giydi, Türkiye Millî Takımıyla EURO 1996 ve EURO 2000’de mücadele etti; futbolculuğunun ardından teknik direktörlüğe geçti.
1972 – GRANT HILL: Amerikalı basketbol yıldızı Grant Hill doğdu. Detroit Pistons’la NBA’e giren Hill yedi kez All-Star seçildi, 1996’da ABD ile olimpiyat altını kazandı ve 2018’de Basketbol Şöhretler Müzesi’ne kabul edildi.
1975 – KATE WINSLET: Oscar ödüllü İngiliz oyuncu Kate Winslet doğdu. Titanic’teki Rose karakteriyle dünya çapında yıldızlaşan Winslet; Eternal Sunshine of the Spotless Mind, The Reader ve Revolutionary Road gibi filmlerle kuşağının en önemli oyuncularından biri oldu.
1976 – CEYHUN YILMAZ: Türk komedyen, şair, radyo ve televizyon programcısı Ceyhun Yılmaz doğdu. Radyo programları, stand-up gösterileri ve televizyon çalışmalarıyla özellikle 1990’ların sonundan itibaren geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
1979 – İBRAHİM SELİM: Oyuncu, sunucu ve şovmen İbrahim Selim doğdu. Tiyatro çalışmalarının yanı sıra Şahsiyet, Uysallar ve Erşan Kuneri gibi yapımlarda rol aldı; “İbrahim Selim ile Bu Gece” programıyla da geniş kitlelerce tanındı. Tek kişilik Bunu Ben de Yaparım! oyunundaki performansıyla Afife Tiyatro Ödülü kazandı.
1983 – JESSE EISENBERG: Amerikalı oyuncu, yazar ve yönetmen Jesse Eisenberg doğdu. The Social Network filminde Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’i canlandırarak Oscar’a aday gösterildi; Zombieland ve Sihirbazlar Çetesi serileriyle de geniş kitlelere ulaştı.
1992 – KEVIN MAGNUSSEN: Danimarkalı yarış pilotu Kevin Magnussen doğdu. Formula 1 kariyerine 2014’te McLaren ile başlayan Magnussen, daha ilk yarışında podyuma çıkarak dikkat çekti; sonraki yıllarda Haas başta olmak üzere farklı takımlarla Formula 1’de mücadele etti.
5 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1522 – HAYIR BEY: Osmanlı Devleti’nin ilk Mısır beylerbeyi Hayır Bey hayatını kaybetti. Memlük yönetiminde Halep valisiyken Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinde Osmanlılarla iş birliği yapan Hayır Bey, Mısır’ın fethinin ardından 1517’de beylerbeyi olarak görevlendirildi ve beş yıldan fazla süre bölgeyi yönetti.
1791 – GRİGORİ POTYOMKİN: Rus general ve devlet adamı Grigori Potyomkin hayatını kaybetti. Çariçe II. Katerina’nın en yakınındaki isimlerden biri olan Potyomkin, Rusya’nın Karadeniz’e ve Kırım’a doğru genişlemesinde önemli rol oynadı; adı daha sonra gerçekte olduğundan daha parlak gösterilen işler için kullanılan “Potemkin köyü” deyimiyle de tarihe geçti.
1813 – TECUMSEH: Kuzey Amerika yerli direnişinin en önemli liderlerinden Şavni şefi Tecumseh, İngilizlerle Amerikalılar arasındaki 1812 Savaşı sırasında Thames Muharebesi’nde öldürüldü. Farklı yerli halkları ABD’nin toprak genişlemesine karşı ortak bir konfederasyon altında birleştirmeye çalışan Tecumseh’in ölümü, bu büyük direniş hareketinin de dağılmasında belirleyici oldu.
1880 – JACQUES OFFENBACH: Operet türünün en büyük bestecilerinden Jacques Offenbach hayatını kaybetti. Orpheus Yeraltında ve Güzel Helena gibi eserleriyle 19. yüzyıl Paris eğlence hayatına damga vuran Offenbach’ın Orpheus Yeraltında eserindeki ünlü “Galop Infernal”, bugün dünyada “can-can” müziği denildiğinde akla gelen melodilerden biri oldu.
1918 – ROLAND GARROS: Adını dünyanın en ünlü tenis turnuvalarından birine veren Fransız havacılık öncüsü Roland Garros, Birinci Dünya Savaşı’nda uçağı vurularak 29 yaşında hayatını kaybetti. Garros aslında bir tenisçi değildi; 1913’te Akdeniz’i uçakla durmaksızın geçen ilk pilot olmuş, savaş sırasında da pervanenin arasından makineli tüfek ateşlenebilmesine yönelik öncü bir sistem geliştirmişti. Paris’teki tenis stadına 1928’de arkadaşının anısına onun adı verildi.
1927 – SAM WARNER: Warner Bros.’u kardeşleri Harry, Albert ve Jack ile birlikte kuran Sam Warner hayatını kaybetti. Üstelik ölüm tarihi sinema açısından çarpıcı bir tesadüfe denk geldi: Warner, sesli sinemanın önünü açacak The Jazz Singer filminin New York galasından yalnızca bir gün önce öldü. Ses teknolojisine yatırım yapılmasını kardeşlerine kabul ettiren isimlerden biri de Sam Warner’dı.
1931 – SELMA RIZA: İlk Türk kadın gazeteci kabul edilen yazar Selma Rıza hayatını kaybetti. Paris’te Meşveret ve Şûrâ-yı Ümmet gazetelerinde çalışan Rıza, İttihat ve Terakki Cemiyetinin tek kadın üyesiydi. Hilâl-i Ahmer’de görev yaptı, kızların eğitimi için mücadele etti ve Kandilli’deki Adile Sultan Sarayı’nın kız lisesine dönüştürülmesinde rol oynadı. 1890’larda kaleme aldığı Uhuvvet adlı romanı ise ölümünden onlarca yıl sonra yayımlandı.
1934 – JEAN VIGO: Fransız sinemasının yalnızca 29 yaşında hayatını kaybeden büyük yönetmeni Jean Vigo öldü. Çok kısa kariyerine rağmen Hal ve Gidiş Sıfır ve özellikle L’Atalante ile sinema tarihini etkiledi; özgür ve şiirsel anlatımı sonraki yıllarda Fransız Yeni Dalgası yönetmenlerinin de önemli esin kaynaklarından biri oldu.
1941 – LOUIS BRANDEIS: ABD Yüksek Mahkemesine atanan ilk Yahudi yargıç Louis Brandeis hayatını kaybetti. 1916-1939 arasında mahkemede görev yapan Brandeis, özellikle ifade özgürlüğü, bireysel haklar ve özel hayatın korunması konularındaki hukuk yaklaşımıyla Amerikan hukuk tarihinde kalıcı iz bıraktı.
1962 – SYLVIA BEACH: Paris’in efsanevi Shakespeare and Company kitabevinin kurucusu Amerikalı yayıncı ve kitapçı Sylvia Beach hayatını kaybetti. Ernest Hemingway, F. Scott Fitzgerald ve Ezra Pound gibi yazarların buluşma noktası olan dükkânı yöneten Beach, yayınevlerinin basmaya cesaret edemediği James Joyce’un Ulysses romanını 1922’de yayımlayarak edebiyat tarihine geçti.
1973 – MILUNKA SAVİÇ: Sırp asker Milunka Saviç hayatını kaybetti. Balkan Savaşları’na erkek kılığında katılan Saviç, kimliği ortaya çıktıktan sonra da savaşmaya devam etti ve Birinci Dünya Savaşı’nda gösterdiği cesaret nedeniyle Fransa ve Sırbistan başta olmak üzere çok sayıda madalya aldı. Dünyanın en çok madalya alan kadın askerlerinden biri olarak tarihe geçti.
1981 – GLORIA GRAHAME: Hollywood’un klasik döneminin önemli oyuncularından Gloria Grahame hayatını kaybetti. It’s a Wonderful Life, The Big Heat ve Crossfire gibi filmlerde rol alan Grahame, The Bad and the Beautiful filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanmıştı.
1983 – EARL TUPPER: Mutfak dolaplarının dünyadaki en tanınmış isimlerinden birine dönüşen Tupperware ürünlerinin mucidi Earl Tupper hayatını kaybetti. 1940’larda geliştirdiği hava geçirmez plastik saklama kapları, Brownie Wise’ın geliştirdiği ev toplantılarıyla satış modeli sayesinde dünya çapında yayıldı; “Tupperware” zamanla plastik saklama kabıyla neredeyse eş anlamlı hale geldi.
1986 – HAL B. WALLIS: Hollywood’un en önemli yapımcılarından Hal B. Wallis hayatını kaybetti. Warner Bros.’ta yüzlerce filmin yapımını yöneten Wallis’in adı özellikle Casablanca ile özdeşleşti; daha sonra Elvis Presley’nin birçok filmi de dahil olmak üzere onlarca büyük yapımda yapımcı olarak çalıştı.
1992 – EDDIE KENDRICKS: Motown efsanesi The Temptations grubunun kurucularından ve karakteristik ince sesinin sahibi Eddie Kendricks, 52 yaşında hayatını kaybetti. “The Way You Do the Things You Do”, “Get Ready” ve “Just My Imagination” gibi Temptations klasiklerinde baş vokali üstlenen Kendricks, daha sonra başarılı bir solo kariyer de yaptı.
1996 – SEYMOUR CRAY: “Süper bilgisayarların babası” olarak anılan Amerikalı mühendis Seymour Cray hayatını kaybetti. CDC 6600 gibi döneminin en güçlü bilgisayarlarını tasarlayan Cray, 1972’de kendi şirketi Cray Research’ü kurdu; geliştirdiği makineler bilimsel araştırmadan hava tahminlerine kadar yüksek işlem gücü gerektiren alanlarda bilgisayar teknolojisinin sınırlarını değiştirdi.
2004 – MAURICE WILKINS: DNA’nın yapısının anlaşılmasındaki çalışmalarıyla tanınan fizikçi ve moleküler biyolog Maurice Wilkins hayatını kaybetti. Wilkins, DNA üzerindeki X ışını kırınım çalışmalarının ardından Francis Crick ve James Watson ile birlikte 1962 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı; Rosalind Franklin’in çalışmaları da bu keşfin temel parçalarından biriydi.
2004 – RODNEY DANGERFIELD: Amerikan komedisinin unutulmaz isimlerinden Rodney Dangerfield, 82 yaşında hayatını kaybetti. Sürekli küçümsenen ve şanssız adam karakterini sahneye taşıyan komedyenin “I don’t get no respect” sözü Amerikan popüler kültürünün en ünlü komedi repliklerinden birine dönüştü; Caddyshack ve Back to School gibi filmlerde de rol aldı.
2011 – GÖKŞİN SİPAHİOĞLU: Dünya foto muhabirliğinin önemli Türk isimlerinden Gökşin Sipahioğlu, Paris’te hayatını kaybetti. 1961 Küba Füze Krizi sırasında Küba’ya girmeyi başaran ender Batılı gazetecilerden biri olan Sipahioğlu, 1968 Paris olaylarını da fotoğrafladı. 1973’te kurduğu Sipa Press, dünyanın önde gelen fotoğraf ajanslarından birine dönüştü ve çok sayıda uluslararası foto muhabiri yetiştirdi.
2011 – STEVE JOBS: Apple’ın kurucularından Steve Jobs, 56 yaşında hayatını kaybetti. Macintosh’tan iPod’a, iPhone’dan iPad’e uzanan ürünlerle kişisel bilgisayar, müzik ve cep telefonu sektörlerinin dönüşümünde başlıca isimlerden biri olan Jobs, Apple’ın yanı sıra NeXT’i kurdu ve Pixar’ın da büyümesinde belirleyici rol oynadı.
2011 – FRED SHUTTLESWORTH: ABD’de siyahların eşit hak mücadelesinin önemli liderlerinden Baptist rahip Fred Shuttlesworth hayatını kaybetti. Martin Luther King Jr. ile birlikte Southern Christian Leadership Conference’ın kurucuları arasında yer alan Shuttlesworth, evinin bombalanmasına, saldırılara ve defalarca tutuklanmasına rağmen ırk ayrımcılığına karşı mücadelesini sürdürdü.
2015 – CHANTAL AKERMAN: Belçikalı yönetmen Chantal Akerman hayatını kaybetti. Özellikle Jeanne Dielman, 23 quai du Commerce, 1080 Bruxelles filmiyle sinema dilini, gündelik hayatın ve kadın deneyiminin beyazperdede anlatılma biçimini etkileyen Akerman, feminist ve deneysel sinemanın en önemli yönetmenlerinden biri kabul ediliyor.
2015 – TOMRİS İNCER: Türk tiyatro, sinema ve televizyonunun güçlü karakter oyuncularından Tomris İncer, 67 yaşında hayatını kaybetti. 1974’te İstanbul Şehir Tiyatrolarına katılan İncer; Gizli Yüz, Tersine Dünya ve Çamur gibi filmlerin yanı sıra Bir İstanbul Masalı ve Binbir Gece gibi dizilerdeki rolleriyle geniş kitlelerce tanındı.
2015 – HENNING MANKELL: İsveçli polisiye yazarı Henning Mankell, 67 yaşında hayatını kaybetti. Müfettiş Kurt Wallander’ı merkezine alan romanları dünya çapında on milyonlarca sattı ve televizyona uyarlandı; Mankell’in karanlık atmosferi ve toplumsal eleştirileri, daha sonra “Nordic noir” adıyla dünya çapında popülerleşecek İskandinav polisiyesinin en önemli örneklerinden biri oldu.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


