Günün Tarihi / 4 Ekim
4 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ: ONLARIN DA YAŞAM HAKKI VAR
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, yalnızca evimizdeki kedi ve köpekleri değil, sokak hayvanlarından çiftlik hayvanlarına ve yaban hayatına kadar bütün hayvanların yaşam koşullarını düşünmek için ayrılmış bir gün. Günün hikâyesi 1925’te Alman hayvan hakları savunucusu Heinrich Zimmermann’ın Berlin’de düzenlediği ilk Dünya Hayvan Günü etkinliğine uzanıyor. Kutlama 1929’dan itibaren 4 Ekim’de yapılmaya başlandı; 1931’de Floransa’daki uluslararası hayvan koruma kongresinde bu tarihin dünya çapında benimsenmesi kabul edildi. 4 Ekim’in seçilmesinde, hayvanlara ve doğaya sevgisiyle tanınan Assisili Francesco’nun anma günü olması da etkiliydi.
Türkiye’de de hayvanları koruma hareketinin kökleri 1912’ye uzanıyor. Türkiye’deki ilk hayvan koruma derneği İstanbul Himâye-i Hayvânât Cemiyeti, 1912’de kuruldu. Cemiyetin doğuşunda, 1910’da İstanbul’un on binlerce sokak köpeğinin Sivriada’ya götürülerek açlık ve susuzluğa terk edilmesinin yarattığı büyük tepkinin önemli payı vardı. Savaş yıllarında faaliyetleri kesintiye uğrayan kuruluş, Cumhuriyet döneminde yeniden örgütlendi ve 6 Mart 1924’te resmen faaliyete başladı. Bugünkü Türkiye Hayvanları Koruma Derneğinin geçmişi bu cemiyete dayanıyor.
Kocaeli’de bugünün somut karşılıklarından biri Patilik Mutlu Sokak Hayvanları Kasabası. İzmit-Kandıra yolu üzerindeki tesiste sahipsiz hayvanların bakım ve tedavileri yapılıyor; hayvanlar ücretsiz olarak sahiplenilebiliyor. Tesis haftanın yedi günü 10.00-15.00 arasında ziyaretçilere açık. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi geçen yıl 4 Ekim’de çocukları Kocaeli Atlı Eğitim Merkezi’nde atlarla buluşturan bir etkinlik de düzenlemişti.
DÜNYA UZAY HAFTASI BAŞLIYOR: 2026’NIN TEMASI “ROKET DEVRİMİ”
4 Ekim aynı zamanda Dünya Uzay Haftası’nın ilk günü. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen hafta 4-10 Ekim arasında kutlanıyor. Başlangıç tarihinin özel bir anlamı var: İnsanlığın uzay çağını başlatan ilk yapay uydu Sputnik 1, 4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliği tarafından uzaya gönderildi. Haftanın bitiş tarihi olan 10 Ekim ise uzayın barışçıl kullanımına ilişkin temel uluslararası metinlerden Dış Uzay Antlaşması’nın 1967’de yürürlüğe girdiği gün.
2026 Dünya Uzay Haftası’nın teması “Rocket Revolution”, yani “Roket Devrimi”. Yeniden kullanılabilen roketlerden özel uzay şirketlerine, üniversite ekiplerinden yeni uzay programları geliştiren ülkelere kadar uzaya erişimin nasıl hızla değiştiği bu yılın ana konusu.
DÜNYA YÜRÜYÜŞ GÜNÜ: BUGÜN BİR YERE YÜRÜYEREK GİDİN
Türkiye’de 3-4 Ekim, Dünya Yürüyüş Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Herkes İçin Spor Federasyonu TAFISA’nın 1991’de başlattığı hareket, insanları günlük hayatlarında daha fazla fiziksel aktiviteye teşvik etmeyi amaçlıyor. Üstelik 2026’da 4 Ekim pazar gününe denk geliyor; dünyadaki geleneksel kutlamaların yapıldığı ekimin ilk pazarıyla Türkiye’de kullanılan tarih bu yıl aynı güne rastlıyor.
Kocaeli’de de 2025’te Milli İrade Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, İzmit Yürüyüş Yolu boyunca devam etmiş; sağlık çalışanları, öğrenciler ve vatandaşlar “Her Gün 10.000 Adım” mesajıyla yürümüştü.
LESOTHO’NUN BAĞIMSIZLIK GÜNÜ: “DAĞLAR KRALLIĞI” 60 YAŞINDA
Afrika’nın güneyindeki Lesotho, 4 Ekim’de bağımsızlık gününü kutluyor. Eski adı Basutoland olan ülke, 4 Ekim 1966’da İngiltere’den bağımsızlığını kazandı. Dolayısıyla 2026’daki kutlama ülkenin bağımsızlığının 60. yıldönümü. Tamamen Güney Afrika topraklarıyla çevrili Lesotho, yüksek rakımlı coğrafyası nedeniyle sık sık “Gökyüzündeki Krallık” ya da “Dağlar Krallığı” olarak anılıyor.
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI: 2026 TEMASI “CAMİ VE SOSYAL HAYAT”
1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası 4 Ekim’de de devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 temasını “Cami ve Sosyal Hayat” olarak belirledi. Bu yıl camilerin yalnızca ibadet mekânları değil, eğitimden yardımlaşmaya ve toplumsal dayanışmaya kadar tarih boyunca üstlendikleri sosyal işlevler de gündeme taşınıyor.
EMZİRME HAFTASI: İLK ALTI AY YALNIZCA ANNE SÜTÜ
Türkiye’de 1-7 Ekim Emzirme Haftası da sürüyor. Sağlık Bakanlığı, bebeklerin doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede emzirilmeye başlanmasını, ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmesini, altıncı aydan sonra uygun ek besinlerle birlikte emzirmenin iki yaş ve ötesine kadar sürdürülmesini öneriyor. Türkiye’de “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” 1991’den beri yürütülüyor.
4 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
İSVEÇ’İN EN TATLI GÜNÜ: TARÇINLI ÇÖREKLER SAHNEDE
İsveç’te 4 Ekim Kanelbullens Dag, yani Tarçınlı Çörek Günü. İsveç’in ünlü “fika” geleneğinin vazgeçilmezlerinden olan tarçınlı çöreğe özel gün ayırma fikri 1999’da İsveç Evde Pişirme Konseyinden çıktı. Kutlama öylesine benimsendi ki Visit Sweden verilerine göre 4 Ekim’de ülkede yaklaşık 10 milyon tarçınlı çörek satılıyor ya da evlerde pişiriliyor. Kahve molasını neredeyse kültürel bir kuruma dönüştüren İsveçliler için bundan daha uygun bir bayram bulmak zor.
10-4 GÜNÜ: “ANLAŞILDI, MESAJ ALINDI”
ABD’de tarihler ay-gün sırasıyla yazıldığı için 4 Ekim “10/4” oluyor. Telsiz dilinde “10-4” ise “mesaj alındı” ya da “anlaşıldı” anlamına gelen en ünlü kodlardan biri. Bu tesadüf nedeniyle 4 Ekim, CB telsiz meraklıları arasında “Ten-Four Day” ya da CB Radio Day olarak anılıyor. Özellikle 1970’lerde Amerikan kamyon şoförlerinin telsiz kültürü sayesinde “10-4” gündelik dile kadar girmişti.
ŞİŞENİN İÇİNDE GEMİ GÜNÜ: ORAYA NASIL GİRDİ?
4 Ekim, ABD merkezli özel gün takvimlerinde Şişede Gemi Günü olarak da geçiyor. Bu minyatür gemilerin sırrı, geminin hazır halde şişenin ağzından geçirilmesi değil. Direkler ve yelkenler gövdenin üzerine yatırılıyor, model şişenin içine yerleştirildikten sonra dışarıda bırakılan iplerle direkler yeniden kaldırılıyor. Günün kökeni çok iyi belgelenmiş değil ancak Şişede Gemi Derneği çevresinde 4 Ekim uzun süredir bu el sanatını kutlama günü olarak kullanılıyor.
OFİSİNİ İYİLEŞTİR GÜNÜ: MASANIZI TOPLAMAK İÇİN BAHANE HAZIR
Masanın üzerinde aylardır duran kâğıtlar, birbirine dolanmış kablolar, artık çalışmayan kalemler… 4 Ekim, gayriresmî takvimlerde “Ofisini İyileştir Günü” olarak geçiyor. Kurucusu ve başlangıç tarihi bilinmiyor; fikir basit: Çalışma alanını temizlemek, düzenlemek, ergonomisini iyileştirmek ve günün önemli bölümünü geçirdiğiniz yeri biraz daha yaşanabilir hale getirmek. 2026’da 4 Ekim’in pazar gününe denk gelmesi ise ofiste çalışanlar için günü kutlamanın en kolay biçimini sunuyor: Ofise hiç gitmemek.
KENDİ BORUNU ÇALMA GÜNÜ: BUGÜN BİRAZ ÖVÜNEBİLİRSİNİZ
International Toot Your Flute Day adıyla geçen 4 Ekim kutlamasının flüt çalmakla pek ilgisi yok. İngilizcedeki “toot your own horn” deyimi gibi, insanın kendi başarılarından söz etmesi ve kendisiyle gurur duyması fikrine dayanıyor. Kökeni belli olmayan bu gayriresmî gün, yıl boyunca tevazu göstermeye çalışanlara 24 saatlik bir istisna tanıyor: Yaptığınız iyi bir şey varsa bugün anlatabilirsiniz.
TAKO GÜNÜ’NE DİKKAT: ESKİ TAKVİMLER ARTIK YANLIŞ
İnternetteki çok sayıda listede 4 Ekim’i hâlâ “Ulusal Tako Günü” olarak görebilirsiniz. Ancak bu artık doğru değil. Taco Bell ile National Day Calendar, 2024’te tarihi kalıcı olarak ekimin ilk salı gününe taşıdı. Amaç, Tako Günü’nün her yıl “Taco Tuesday” ile aynı güne gelmesiydi. Bu nedenle 2026’da Ulusal Tako Günü 4 Ekim’de değil, 6 Ekim Salı günü. Eski internet listelerini kopyalayan takvimler ise hâlâ 4 Ekim’i göstermeye devam ediyor.
4 EKİM’DE NELER OLDU?
1363 – TARİHİN EN BÜYÜK DENİZ SAVAŞLARINDAN BİRİ BİTTİ: ÇİN’İ 276 YIL YÖNETECEK MİNG HANEDANI’NIN YOLU AÇILDI
4 Ekim 1363’te Çin’deki Poyang Gölü’nde haftalardır süren ve tarihin en büyük deniz savaşlarından biri kabul edilen mücadele Zhu Yuanzhang’ın zaferiyle sonuçlandı. Sayıca çok daha büyük olan rakibi Chen Youliang’ın dev savaş gemilerine karşı daha küçük ve hareketli tekneler kullanan Zhu’nun kuvvetleri, ateş gemilerinden de yararlanarak rakip filoyu dağıttı; Chen Youliang çatışmada öldürüldü.
Zafer yalnızca bir deniz savaşını bitirmedi. Zhu Yuanzhang’ın en güçlü rakibini ortadan kaldırarak Yangtze Vadisi üzerindeki hâkimiyetini sağlamlaştırdı ve Moğol kökenli Yuan Hanedanı’na karşı mücadelede onu başlıca güç haline getirdi. Beş yıl sonra Yuan yönetimi devrildi, Zhu kendisini imparator ilan ederek Ming Hanedanı’nı kurdu. Mingler yaklaşık üç yüzyıl boyunca Çin’i yönetecek; Çin’in siyasal, ekonomik, kültürel ve denizcilik tarihinde belirleyici bir dönem yaratacaktı.
1535 – KUTSAL KİTAP’IN İLK EKSİKSİZ İNGİLİZCE BASKISI YAYIMLANDI
4 Ekim 1535’te Miles Coverdale’ın hazırladığı Kutsal Kitap, Anvers’te basıldı. “Coverdale Bible” adıyla bilinen eser, Eski Ahit ve Yeni Ahit’in tamamını içeren ilk basılı İngilizce Kutsal Kitap oldu. Coverdale, William Tyndale’ın daha önce yaptığı çevirilerden de yararlanmıştı. Eser, İngilizce Kutsal Kitap geleneğinin gelişmesinde önemli bir dönüm noktası oldu ve birkaç yıl sonra İngiltere’de resmî izinle yayımlanacak çevirilerin yolunu açtı.
1582 – TAKVİMDEN 10 GÜN SİLİNDİ: 4 EKİM’İN ERTESİ 15 EKİM OLDU
4 Ekim 1582, İspanya, Portekiz ve İtalya’nın büyük bölümü gibi Gregoryen takvime ilk geçen ülkelerde Jülyen takviminin son günü oldu. Takvimin mevsimlerle giderek artan uyumsuzluğunu düzeltmek amacıyla 10 gün atlandı ve ertesi gün 5 Ekim değil, 15 Ekim 1582 olarak kabul edildi. Papa XIII. Gregorius’un adıyla anılan yeni takvim daha sonra başka ülkelere de yayıldı ve bugün dünyanın büyük bölümünde kullanılan miladi takvimin temelini oluşturdu.
1675 – HUYGENS MODERN CEP VE KOL SAATLERİNİN YOLUNU AÇAN SPİRAL YAY SİSTEMİNİ PATENTLEDİ
4 Ekim 1675’te Hollandalı bilim insanı Christiaan Huygens’in geliştirdiği spiral balans yaylı saat düzeni için patent süreci tamamlandı. Huygens’in sistemi, sarkaç yerine küçük bir spiral yay ve balans çarkı kullanarak saatlerin çok daha hassas çalışmasını ve cepte taşınabilecek kadar küçülmesini mümkün hale getiriyordu. Bu yenilik, modern cep ve kol saatlerinin gelişimindeki temel adımlardan biri oldu. Ancak buluşun önceliği konusunda İngiliz bilim insanı Robert Hooke ile uzun süren bir tartışma yaşandı; Hooke benzer fikri daha önce geliştirdiğini savunuyordu.
1830 – BELÇİKA BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETTİ
4 Ekim 1830’da Belçika Geçici Hükümeti, Hollanda Birleşik Krallığı’na karşı başlayan ayaklanmanın ardından Belçika eyaletlerinin bağımsız bir devlet oluşturduğunu ilan etti. Brüksel’deki çatışmalarda Hollanda birliklerinin geri çekilmesinden sonra gelen karar, modern Belçika’nın kuruluşunun temel adımı oldu. Yeni anayasa Şubat 1831’de kabul edildi; Saksonya-Coburg Prensi Leopold da aynı yıl Belçika’nın ilk kralı oldu.
1853 – OSMANLI DEVLETİ RUSYA’YA SAVAŞ İLAN ETTİ: KIRIM SAVAŞI BAŞLADI
4 Ekim 1853’te Osmanlı Devleti, Rusya’ya resmen savaş ilan etti ve Kırım Savaşı başladı. Çar I. Nikola’nın Osmanlı topraklarındaki Ortodoksların himayesi konusunda ayrıcalık talep etmesi ve Rus birliklerinin Eflak ile Boğdan’ı işgal etmesi üzerine diplomatik girişimler sonuçsuz kalmıştı. Başlangıçta Osmanlı-Rus savaşı olan çatışmaya 1854’te İngiltere ve Fransa da Osmanlı Devleti’nin yanında katıldı. 1856’ya kadar süren savaş, Karadeniz ve Avrupa’daki güç dengelerini değiştiren 19. yüzyılın en önemli uluslararası çatışmalarından birine dönüştü.
1883 – ORIENT EXPRESS İLK SEFERİNE ÇIKTI
4 Ekim 1883’te, daha sonra efsaneye dönüşecek Orient Express ilk seferine Paris’ten başladı. Lüks vagonlarıyla dikkat çeken tren, dönemin Avrupa seçkinlerini Doğu’ya bağlayan ünlü demiryolu hattının başlangıcı oldu. İlk yolculukta hat henüz bütünüyle tamamlanmadığı için yolcular İstanbul’a yalnızca trenle değil, yolun bazı bölümlerinde gemi bağlantılarıyla ulaşıyordu. Buna rağmen Orient Express, kısa sürede Paris ile İstanbul arasındaki yolculuğun en prestijli simgelerinden birine dönüştü ve edebiyattan sinemaya kadar popüler kültürde kalıcı bir yer edindi.
1905 – BİR UÇAK İLK KEZ YARIM SAATTEN FAZLA HAVADA KALDI
4 Ekim 1905’te Orville Wright, kardeşi Wilbur ile geliştirdiği Wright Flyer III ile 33 dakika boyunca havada kaldı. Böylece motorlu bir uçak ilk kez yarım saat sınırını aşmış oldu. Wright kardeşler yalnızca iki yıl önce ilk motorlu uçuşlarını birkaç saniyelik denemelerle gerçekleştirmişti; artık uçak havada uzun süre kalabiliyor, dönüşler yapabiliyor ve kontrollü biçimde indirilebiliyordu. Ertesi gün Wilbur Wright yaklaşık 39 dakika ve 39 kilometrelik uçuşla rekoru daha da ileri taşıdı.
1911 – LONDRA METROSU’NDA İLK YÜRÜYEN MERDİVENLER HİZMETE GİRDİ
4 Ekim 1911’de Londra’daki Earl’s Court metro istasyonunda, kentin yeraltı ulaşım sisteminin ilk yürüyen merdivenleri kullanılmaya başlandı. O dönemde yolcular için oldukça alışılmadık ve hatta ürkütücü görünen bu yeni sistem, istasyonlarda kullanılan asansörlerin yerini zamanla büyük ölçüde aldı. Earl’s Court’taki iki merdivenin ardından 1915’e kadar dokuz istasyona 20 yürüyen merdiven daha kuruldu.
1914 – BURDUR VE ISPARTA’YI YIKAN BÜYÜK DEPREM
4 Ekim 1914’ün ilk dakikalarında Burdur ve Isparta çevresini yaklaşık 7 büyüklüğünde çok şiddetli bir deprem vurdu. Burdur’da evlerin büyük bölümü yıkılırken Isparta, Dinar ve çevredeki çok sayıda yerleşim ağır hasar gördü. Can kaybına ilişkin rakamlar kaynaklara göre değişiyor; modern kayıtlarda 2 bin 344 ile yaklaşık 4 bin arasında kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Deprem, 20. yüzyılın başlarında Anadolu’da yaşanan en yıkıcı afetlerden biri olarak kayıtlara geçti.
1922 – MUSTAFA KEMAL BÜYÜK TAARRUZ ZAFERİNİ MECLİSTE ANLATTI
4 Ekim 1922’de Mustafa Kemal Paşa, TBMM’de yaptığı konuşmada 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’u, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni ve 9 Eylül’de İzmir’in alınmasıyla sonuçlanan harekâtı değerlendirdi. Zaferin yalnızca askerî bir başarı olmadığını vurgulayan Mustafa Kemal, Anadolu’daki mücadelenin bir milletin ortak bir amaç etrafında birleştiğinde ortaya çıkarabileceği gücü gösterdiğini söyledi. Konuşma yapılırken Mudanya’da ateşkes görüşmeleri başlamıştı; bir hafta sonra, 11 Ekim’de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla silahlı mücadele dönemi büyük ölçüde sona erecek ve Milli Mücadele’nin diplomasi aşaması başlayacaktı.
1923 – İSTANBUL’DA İŞGAL YILLARINDAN KALAN SANSÜR KALDIRILDI
4 Ekim 1923’te İstanbul’da basın üzerindeki sansür kaldırıldı. İtilaf Devletlerinin son askerleri iki gün önce, 2 Ekim’de kentten ayrılmıştı; Türk ordusu ise 6 Ekim’de İstanbul’a girecekti. Böylece yaklaşık beş yıl süren işgal döneminin basın üzerindeki denetimi de sona ererken İstanbul, birkaç gün içinde fiilen yeni döneme geçti.
1923 – TÜRK ORTODOKSLARIN LİDERİ PAPA EFTİM MİLLÎ HÜKÜMETİ DESTEKLEDİ
4 Ekim 1923’te Anadolu’daki Türk Ortodokslarının lideri Papa Eftim, Ankara’daki Millî Hükümeti destekleyen bir beyanname yayımladı. Asıl adı Pavli Karahisarlıoğlu olan Papa Eftim, Millî Mücadele yıllarında Fener Rum Patrikhanesinin izlediği siyasete karşı çıkmış, Anadolu’daki Ortodoksları Ankara Hükümetinin yanında yer almaya çağırmıştı. Daha sonra Türk Ortodoks Patrikhanesinin kurucusu olan Papa Eftim, Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen en dikkat çekici gayrimüslim din adamlarından biri olarak tarihe geçti.
1926 – CUMHURİYETİN YENİ HUKUK DÜZENİ HAYATA GEÇTİ: MEDENİ KANUNLA BERABER BORÇLAR VE TİCARET KANUNLARI DA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
4 Ekim 1926’da Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi. Cumhuriyet’in hukuk alanındaki en büyük dönüşümlerinden biri böylece yalnızca aile ve miras hukukunu değil, kişiler arasındaki borç ilişkilerinden ticari hayata kadar geniş bir alanı yeniden düzenledi. İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan Medeni Kanun’la resmî nikâh ve tek eşlilik esas oldu; kadın ve erkeğe mahkeme yoluyla boşanma hakkı tanındı, kız ve erkek çocukların miras payları eşitlendi. Aynı gün yürürlüğe giren Borçlar ve Ticaret kanunlarıyla da ekonomik ve ticari ilişkilerin yeni hukuk düzeni içindeki temel çerçevesi oluşturuldu.
1927 – RUSHMORE DAĞI’NA DÖRT ABD BAŞKANININ PORTRELERİ OYULMAYA BAŞLANDI
4 Ekim 1927’de ABD’nin Güney Dakota eyaletindeki Rushmore Dağı’na dört Amerikan başkanının dev portrelerini oyma çalışmaları başladı. George Washington, Thomas Jefferson, Abraham Lincoln ve Theodore Roosevelt’in yüzlerinin yer aldığı anıtın yapımı 14 yıl sürdü ve 1941’de tamamlandı. Yaklaşık 400 kişinin çalıştığı projede dağın büyük bölümü dinamitle şekillendirildi.
Bugün ABD’nin en tanınmış simgelerinden biri olan Rushmore Dağı aynı zamanda tartışmalı bir anıt. Çünkü Black Hills bölgesi Lakota halkı için kutsal kabul ediliyor ve bölgenin ABD yönetimi tarafından ele geçirilmesi, anıtın tarihine yönelik eleştirilerin de temelini oluşturuyor.
1940 – HİTLER VE MUSSOLİNİ SAVAŞIN YENİ HAMLELERİNİ KONUŞTU
4 Ekim 1940’ta Adolf Hitler ile Benito Mussolini, Almanya ile İtalya sınırındaki Brenner Geçidi’nde yaklaşık üç saat süren bir görüşme yaptı. İki lider İspanya’nın savaşa katılması ve Mihver devletlerinin bundan sonraki stratejisini konuştu. Mussolini görüşmede Yunanistan’a yönelik sert ifadeler kullansa da birkaç hafta sonra başlatacağı işgal planını Hitler’e açıklamadı. İtalya 28 Ekim’de Yunanistan’a saldırınca Hitler de müttefikinin beklemediği bu hamlesiyle karşı karşıya kaldı.
1957 – İNSANLIĞIN İLK YAPAY UYDUSU UZAYA FIRLATILDI: UZAY ÇAĞI BAŞLADI
4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliği, dünyanın ilk yapay uydusu Sputnik 1’i uzaya fırlattı. Yaklaşık 58 santimetre çapında ve 84 kilogram ağırlığındaki metal küre, Dünya’nın çevresini yaklaşık 98 dakikada dolaşıyor ve uzaydan düzenli radyo sinyalleri gönderiyordu. İnsanlığın ilk kez kendi yaptığı bir cismi Dünya yörüngesine yerleştirmesi, uzay çağını başlattı ve ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışını hızlandırdı. Sputnik’in yarattığı büyük sarsıntının ardından ABD uzay çalışmalarına çok daha büyük kaynak ayırdı; NASA da ertesi yıl kuruldu.
1958 – FRANSA’DA BUGÜNKÜ SİYASAL SİSTEMİN TEMELİ ATILDI
4 Ekim 1958’de Fransa’nın yeni anayasası yürürlüğe girdi ve Beşinci Cumhuriyet dönemi başladı. Cezayir Savaşı’nın yarattığı ağır siyasi kriz ve sık sık hükümet değişmesine yol açan istikrarsızlık üzerine hazırlanan yeni sistem, cumhurbaşkanının yetkilerini güçlendirdi ve yürütmeye daha güçlü bir yapı kazandırdı. Charles de Gaulle birkaç ay sonra Beşinci Cumhuriyet’in ilk cumhurbaşkanı oldu. 1958 Anayasası, çok sayıda değişiklik geçirmesine rağmen bugün de Fransa’nın yürürlükteki anayasası.
1958 – ATLANTİK İLK KEZ TARİFELİ YOLCU JETİYLE GEÇİLDİ
4 Ekim 1958’de İngiliz hava yolu BOAC, Londra ile New York arasında dünyanın ilk tarifeli transatlantik jet seferini başlattı. De Havilland Comet 4 uçakları iki kentten karşılıklı olarak havalandı. New York’tan Londra’ya giden uçak Atlantik’i 6 saat 11 dakikada geçerken, ters yöndeki uçuş karşı rüzgârlar nedeniyle Newfoundland’da yakıt ikmali yaptı. Jet motorlarının devreye girmesiyle Avrupa ile Amerika arasındaki yolculuk süresi dramatik biçimde kısaldı ve uzun mesafeli hava ulaşımında yeni bir dönem başladı.
1959 – TÜRK GÜREŞÇİLERİ DÜNYA İKİNCİSİ OLDU: 6 MADALYA GELDİ
4 Ekim 1959’da Tahran’daki Dünya Serbest Güreş Şampiyonası sona ererken Türkiye, 2 altın, 2 gümüş ve 2 bronz olmak üzere 6 madalya kazandı ve takım halinde dünya ikincisi oldu. Hüseyin Akbaş 57 kiloda, Mustafa Dağıstanlı ise 62 kiloda dünya şampiyonluğuna ulaştı. Ahmet Bilek ve Hamit Kaplan gümüş, Hayrullah Şahin ile İsmail Ogan bronz madalya aldı. Türk güreşinin dünya minderlerinde en güçlü olduğu dönemlerden birinin önemli başarılarından biri böylece Tahran’da geldi.
1964 – ALTIN PORTAKAL İLK KEZ DÜZENLENDİ: İLK BÜYÜK ÖDÜL “GURBET KUŞLARI”NIN OLDU
4 Ekim 1964’te Antalya Belediyesi öncülüğünde ilk Antalya Altın Portakal Film Festivali başladı. 10 Ekim’e kadar süren festivalde Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filmi En İyi Film seçilirken Refiğ En İyi Yönetmen, Türkan Şoray Acı Hayat ile En İyi Kadın Oyuncu, İzzet Günay da Ağaçlar Ayakta Ölür ile En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. 1950’li yıllardan beri Aspendos’ta düzenlenen kültür ve sanat etkinliklerinden doğan Altın Portakal, sonraki yıllarda Türk sinemasının en önemli ve en uzun soluklu festivallerinden birine dönüştü.
1965 – BİR PAPA İLK KEZ ABD’YE GİTTİ VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE SESLENDİ
4 Ekim 1965’te Papa VI. Paul New York’a giderek görevdeki bir papanın ABD’ye ve Amerika kıtasına yaptığı ilk ziyareti gerçekleştirdi. Aynı gün Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap eden ilk papa da oldu. BM’nin 20. kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmanın ana konusu savaşların önlenmesi ve uluslararası iş birliğiydi. Bu ziyaret, Vatikan’ın II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası diplomasiyle kurduğu ilişkinin önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1978 – ABD AMBARGOSU KALKTI, TÜRKİYE’DEKİ DÖRT ORTAK SAVUNMA TESİSİ YENİDEN AÇILDI
4 Ekim 1978’de Bülent Ecevit hükümeti, ABD’nin 1975’ten beri Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasının ardından Sinop, Pirinçlik, Belbaşı ve Kargaburun’daki Türk-Amerikan ortak savunma tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesine karar verdi. Tesisler 9 Ekim’den itibaren bir yıllık geçici statüyle çalışmaya başladı. Karar, Kıbrıs Harekâtı sonrasında bozulan Türkiye-ABD askerî ilişkilerinin yeniden normalleşmesindeki önemli adımlardan biri oldu.
1983 – JET MOTORLU OTOMOBİL SAATTE 1.019 KİLOMETREYLE DÜNYA REKORU KIRDI
4 Ekim 1983’te İngiliz Richard Noble, Nevada’daki Black Rock Çölü’nde jet motorlu Thrust2 ile saatte 1.019,47 kilometre hıza ulaşarak dünya kara hız rekorunu kırdı. Noble’ın rekoru yaklaşık 14 yıl boyunca geçilemedi. Thrust2’de savaş uçaklarında kullanılan Rolls-Royce Avon jet motorunun geliştirilmiş bir versiyonu bulunuyordu. Dünya kara hız rekoru ancak 1997’de, yine Noble’ın yönettiği bir proje olan ThrustSSC’nin ses duvarını aşmasıyla yeniden kırıldı.
1985 – ÖZGÜR YAZILIM VAKFI KURULDU: BUGÜNKÜ AÇIK YAZILIM KÜLTÜRÜNÜN TEMELLERİNDEN BİRİ ATILDI
4 Ekim 1985’te Richard Stallman ve arkadaşları Free Software Foundation, yani Özgür Yazılım Vakfını kurdu. Vakfın temel fikri, bilgisayar kullanıcılarının kullandıkları yazılımı çalıştırabilmesi, nasıl çalıştığını inceleyebilmesi, değiştirebilmesi ve başkalarıyla paylaşabilmesiydi. Kuruluş, Stallman’ın başlattığı GNU Projesinin geliştirilmesine destek verdi ve daha sonra Linux’tan özgür yazılım lisanslarına kadar bugünkü bilgisayar dünyasının önemli bir bölümünü etkileyen hareketin kurumsal merkezi haline geldi.
1990 – “BEVERLY HILLS, 90210” EKRANA GELDİ: 1990’LARIN GENÇLİK DİZİLERİ DÖNEMİ BAŞLADI
4 Ekim 1990’da Beverly Hills, 90210 Amerikan televizyonunda ilk kez yayımlandı. Başlangıçta reytingleri çok güçlü olmayan dizi, yaz aylarında yeni bölümler yayımlamasıyla genç izleyiciler arasında hızla popülerleşti. Shannen Doherty, Jason Priestley, Luke Perry ve Jennie Garth gibi oyuncuları yıldızlaştıran yapım 10 sezon sürdü; aşk, okul, uyuşturucu, AIDS, genç yaşta hamilelik ve aile sorunları gibi konuları işledi. Daha sonra Dawson’s Creek ve The O.C. gibi çok sayıda gençlik dizisinin yolunu açan yapımlardan biri oldu.
1992 – KANAL 6 YAYINA BAŞLADI: ÖZEL TELEVİZYON DÖNEMİ HIZLANDI
4 Ekim 1992’de Ahmet Özal’ın kurduğu Kanal 6 düzenli yayına başladı. TRT tekelinin fiilen kırıldığı ve özel kanalların birbiri ardına ekrana geldiği yıllarda Kanal 6; Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Kayahan, Bülent Ersoy ve İbrahim Tatlıses gibi çok sayıda ünlü ismi yüksek ücretlerle kadrosuna kattı ve kısa sürede Star 1’in önemli rakiplerinden biri oldu. Bir gün sonra yayına başlayan Mahallenin Muhtarları da yıllarca sürecek televizyon macerasına Kanal 6 ekranında başladı.
1993 – RUSYA’DA ORDU PARLAMENTO BİNASINI TANKLARLA VURDU
4 Ekim 1993’te Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin’e bağlı ordu birlikleri, haftalardır süren siyasi krizin ardından Moskova’daki parlamento binasına tanklarla ateş açtı ve binayı ele geçirdi. Yeltsin 21 Eylül’de parlamentoyu feshetmiş, parlamento ise bu kararı kabul etmeyerek Yeltsin’i görevden alma girişiminde bulunmuş ve Başkan Yardımcısı Aleksandr Rutskoy’u devlet başkanı ilan etmişti. 3 Ekim’de çatışmaların büyümesinin ardından 4 Ekim sabahı ordu müdahale etti; Rutskoy ve parlamento başkanı Ruslan Hasbulatov tutuklandı. Çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi yaralandı. Krizin ardından Aralık 1993’te kabul edilen yeni anayasa cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerini belirgin biçimde güçlendirdi.
2001 – NATO, 11 EYLÜL’DEN SONRA ABD’YE ASKERÎ DESTEK KARARI ALDI
4 Ekim 2001’de NATO, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’yi desteklemek amacıyla sekiz önlem kabul etti. Üye ülkelerin liman ve havaalanlarının terörle mücadele operasyonlarına açılması, istihbarat paylaşımının artırılması ve NATO’nun erken uyarı uçaklarının ABD’ye gönderilmesi bu kararlar arasındaydı. Kararın ardından 9 Ekim’de başlayan Eagle Assist Harekâtı kapsamında NATO’nun AWACS radar uçakları aylar boyunca ABD hava sahasında devriye gezdi. Böylece NATO tarihinde ilk kez ittifakın askerî araçları 5. Madde kapsamında doğrudan bir üye ülkenin savunmasına destek vermek için kullanıldı.
2004 – ÖZEL BİR UZAY ARACI İKİ HAFTADA İKİ KEZ UZAYA ÇIKTI: UZAY TURİZMİNİN YOLU AÇILDI
4 Ekim 2004’te özel sermayeyle geliştirilen SpaceShipOne, iki haftadan kısa süre içinde ikinci kez 100 kilometrenin üzerine çıkarak 10 milyon dolarlık Ansari X Prize’ı kazandı. Yarışmanın şartı, devlet desteği olmadan geliştirilen yeniden kullanılabilir insanlı bir uzay aracının iki hafta içinde iki kez uzaya ulaşmasıydı. Burt Rutan’ın ekibinin başarısı, özel şirketlerin de insanlı uzay uçuşu gerçekleştirebileceğini kanıtladı. SpaceShipOne’ın teknolojisi daha sonra Richard Branson’ın Virgin Galactic şirketine lisanslandı ve ticari uzay turizmine giden yolun önemli kilometre taşlarından biri oldu.
2012 – AKÇAKALE SALDIRISININ ERTESİ GÜNÜ SURİYE TEZKERESİ KABUL EDİLDİ
4 Ekim 2012’de TBMM, Suriye’deki gelişmeler nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilebilmesi için hükümete bir yıl süreyle yetki veren tezkereyi kabul etti. Kapalı oturumda yapılan oylamada tezkere 320 kabul, 129 ret oyuyla geçti. Karar, bir gün önce Suriye tarafından atılan top mermisinin Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine düşmesi ve 5 sivilin hayatını kaybetmesinin ardından alınmıştı.
KOCAELİ TARİHİNDE 4 EKİM
1872 – HAYDARPAŞA-İZMİT DEMİRYOLUNUN İLK BÖLÜMÜ HİZMETE GİRDİ
4 Ekim 1872’de Haydarpaşa-İzmit demiryolu projesinin ilk bölümü olan 35 kilometrelik Haydarpaşa-Tuzla hattı törenle hizmete açıldı. Hattın inşasına Gebze ve Darıca’dan da başlanmış, malzeme taşımak için Eskihisar ve Diliskelesi dahil çeşitli iskeleler kullanılmıştı. Demiryolu 3 Mayıs 1873’te İzmit’e ulaştığında İstanbul ile İzmit arasındaki ulaşımda yeni bir dönem başlayacaktı. Bu nedenle 4 Ekim, Kocaeli’yi demiryoluyla İstanbul’a bağlayacak büyük projenin ilk somut adımlarından biriydi.
1919 – YAHYA KAPTAN MUSTAFA KEMAL’DEN DOĞRUDAN TALİMAT ALDI
4 Ekim 1919’da Yahya Kaptan, Kuşçalı Telgrafhanesi’nden Mustafa Kemal Paşa’ya ulaşarak kendisini “iki gün evvel İzmit’ten tavsiye edilen Yahya” diye tanıttı ve emirlerini beklediğini bildirdi. İstanbul üzerinden göndermeye çalıştığı ilk telgraf engellenmişti. Mustafa Kemal aynı gün Yahya Kaptan’a Kocaeli Yarımadası’nda güçlü bir teşkilat kurmasını, Adapazarı Kaymakamı Tahir Bey aracılığıyla Heyet-i Temsiliye ile bağlantısını sürdürmesini ve hazır durumda beklemesini emretti. Böylece Yahya Kaptan’ın Kocaeli’de yürüteceği Millî Mücadele faaliyetleri doğrudan Mustafa Kemal’in talimatına bağlanmış oldu.
2000 – DEPREMDEN SONRA KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ’NİN YENİ YUVASI UMUTTEPE’DE TEMEL ATILDI
4 Ekim 2000’de Kocaeli Üniversitesi’nin yeni Umuttepe Yerleşkesi’nin temeli, Üçtepeler bölgesindeki yaklaşık 6 bin 500 dönümlük alanda atıldı. Üniversite, 17 Ağustos 1999 depreminde maddi varlığının yaklaşık yüzde 75’ini kaybetmiş; eğitim bir süre çadır, prefabrik yapılar ve onarılan binalarda sürdürülmüştü. Depremden yalnızca 14 ay sonra başlayan Umuttepe projesi dört yıl içinde büyük ölçüde tamamlandı ve 2004-2005 öğretim yılında üniversite yeni yerleşkesine taşındı. Bugün Kocaeli’nin en büyük eğitim ve sağlık merkezlerinden biri olan Umuttepe’nin hikâyesi böyle başladı.
2025 – KOCAELİSPOR 16 YIL SONRA DÖNDÜĞÜ SÜPER LİG’DE İLK GALİBİYETİNİ ALDI
4 Ekim 2025’te Kocaelispor, Süper Lig’in 8. haftasında Eyüpspor’u Kocaeli Stadyumu’nda 1-0 yenerek sezonun ilk galibiyetini aldı. Yeşil-siyahlılara üç puanı getiren golü 85. dakikada penaltıdan Bruno Petković attı. Karşılaşmanın Kocaeli futbol tarihi açısından ayrı bir anlamı vardı: Son olarak 2008-2009 sezonunda Süper Lig’de mücadele eden Kocaelispor, 16 sezonluk aranın ardından 2025’te yeniden en üst lige dönmüş; ilk yedi haftayı galibiyetsiz geçirdikten sonra dönüşünün ilk zaferini tam 4 Ekim’de kazanmıştı.
4 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
1923 – KOCAELİ’NİN RESMÎ GAZETESİ DEMİRYOLUNUN YANINDAKİ MATBAADA BASILIYORDU
4 Ekim 1923 tarihli Kocaeli gazetesinin künyesi, Cumhuriyet’in ilanına yalnızca 25 gün kala kent basınının nasıl çalıştığına dair küçük bir belge bırakıyor. İzmit sancağının resmî gazetesi olan Kocaeli, o tarihte hâlâ İzmit Demiryolu civarındaki İdare-i Hususiye Matbaası’nda basılıyordu. 1918’de yayın hayatına başlayan gazete, resmî karar ve ilanların yanında İzmit ve çevresinden haberlere de yer veriyordu. Bir yıl sonra matbaa Saray Bahçesi’ne taşınacaktı.
1934 – KARAMÜRSEL’DEKİ “ŞİFALI SU” GAZETELERE KONU OLDU
4 Ekim 1934 tarihli Cumhuriyet, Karamürsel’in Akpınar köyü yakınlarında bir yıl önce bulunduğu belirtilen suyu uzun uzun anlatıyordu. Haberde yöre halkının suyun özellikle mide rahatsızlıklarına iyi geldiğini söylediği, hatta ağır hasta olduğu anlatılan “Deli Mehmet” adlı bir köylünün bu su sayesinde iyileştiğinin ileri sürüldüğü aktarılıyordu. Gazete, suyun bulunduğu yere yol açılması gerektiğini de savunuyordu. Bunlar dönemin gazetesinde yer alan iddialardı; elbette bugünün ölçüleriyle bilimsel veya tıbbi olarak doğrulanmış bilgiler değil.
1944 – TÜRKİYE’DE KÂĞIT SANAYİSİNİ KURAN MEHMET ALİ KÂĞITÇI, SÜMERBANK’LA MAHKEMELİKTİ
4 Ekim 1944 tarihli Cumhuriyet ve Vakit, İzmit Kâğıt Fabrikasının kurucu müdürü Mehmet Ali Kâğıtçı ile Sümerbank arasındaki karşılıklı tazminat davasının İstanbul Birinci Ticaret Mahkemesi’nde sürdüğünü yazıyordu. Kâğıtçı 1941’de fabrikadaki görevinden uzaklaştırılmış, 1944’te İzmit Selüloz Sanayii Müessesesi tarafından hakkında dava açılmıştı. Suçlamalar arasında fabrikaya ait bazı planları ve şeref defterini götürdüğü iddiası da bulunuyordu; Kâğıtçı ise bunlara karşı çıkıyor ve kendisi de Sümerbank’a karşı talepte bulunuyordu. Davanın nihai sonucuna ilişkin sağlam bir kayıt bulunmuyor.
1950 – İZMİT’İ SEL BASTI: EVLER VE KÂĞIT FABRİKASI SU ALTINDA KALDI
4 Ekim 1950 tarihli Vatan ve Son Posta, günlerdir süren şiddetli yağışların İzmit ve çevresinde yol açtığı hasarı haber yapıyordu. Araştırmalarda dönemin Milliyet haberlerine dayanılarak Bostanlar Sokağı’nda 4 evin oturulamaz hale geldiği, 10 evin bodrumuna su dolduğu; İzmit Kâğıt Fabrikasının selüloz bölümüyle İkinci Kâğıt Fabrikasını da su bastığı aktarılıyor. Demiryolu hatlarında meydana gelen arızalar yüzünden Ankara, Erzurum, Samsun ve Adapazarı yönlerinden gelen trenler saatlerce gecikmişti.
4 EKİM’DE DOĞANLAR
1633 – BERNARDINO RAMAZZINI: Modern işyeri hekimliğinin kurucusu kabul edilen İtalyan doktor Bernardino Ramazzini doğdu. İş ile hastalık arasındaki ilişkiyi sistemli biçimde inceleyen ilk hekimlerden olan Ramazzini, işçilerin çalışma ortamlarını bizzat gözlemledi ve 1700’de yayımladığı eseriyle meslek hastalıklarını ayrı bir tıp alanına dönüştürdü.
1720 – GIOVANNI BATTISTA PIRANESI: İtalyan mimar, arkeolog ve gravür sanatçısı Giovanni Battista Piranesi doğdu. Antik Roma’yı olağanüstü ayrıntılı gravürlerle belgeleyen Piranesi’nin özellikle hayalî ve devasa hapishaneleri betimlediği Carceri serisi, mimarlık ve görsel sanat tarihinde kalıcı iz bıraktı.
1814 – JEAN-FRANÇOIS MILLET: Fransız ressam Jean-François Millet doğdu. Köylülerin gündelik yaşamını anıtsal bir ciddiyetle resmeden Millet’nin Başak Toplayan Kadınlar ve Angelus gibi tabloları 19. yüzyıl sanatının en tanınmış eserleri arasına girdi.
1816 – EUGÈNE POTTIER: Fransız şair ve devrimci Eugène Pottier doğdu. 1871 Paris Komünü’nün ardından yazdığı “Enternasyonal” şiiri daha sonra bestelenerek dünya işçi hareketinin en tanınmış marşlarından birine dönüştü.
1890 – OSMAN CEMAL KAYGILI: Türk edebiyatının renkli isimlerinden Osman Cemal Kaygılı doğdu. İstanbul’un kenar mahallelerini, tulumbacıları, çingeneleri ve gündelik hayatın sıradan insanlarını eserlerine taşıyan Kaygılı, İstanbul’un halk kültürünü edebiyata aktaran özgün yazarlardan biri oldu.
1895 – BUSTER KEATON: Sessiz sinemanın en büyük komedi ustalarından Buster Keaton doğdu. Hiç değişmeyen yüz ifadesi, tehlikeli akrobatik sahneleri ve dönemi için şaşırtıcı görsel fikirleriyle sinema komedisinin dilini değiştirdi; General ve Sherlock Jr. bugün de klasikler arasında.
1895 – RICHARD SORGE: 20. yüzyılın en ünlü casuslarından Richard Sorge doğdu. Tokyo’da gazeteci kimliğiyle çalışan Sovyet ajanı, Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne saldıracağını Moskova’ya bildirdi; ayrıca Japonya’nın Sovyetlere saldırmayacağı yönündeki istihbaratı savaşın kritik aşamalarında önem kazandı.
1903 – JOHN VINCENT ATANASOFF: Bilgisayar tarihinin öncü isimlerinden John Vincent Atanasoff doğdu. Öğrencisi Clifford Berry ile geliştirdiği Atanasoff-Berry Computer, ikili sayı sistemini ve elektronik anahtarlamayı kullanan ilk dijital hesaplama makinelerinden biri oldu ve daha sonra ENIAC’tan önce geliştirildiği hukuken de kabul edildi.
1910 – CAHİT SITKI TARANCI: Türk şiirinin unutulmaz isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı doğdu. “Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder” dizeleriyle kuşaklar boyunca hafızalarda kalan şair, ölüm, yaşama sevinci, yalnızlık ve zaman temalarını yalın ve güçlü bir Türkçeyle işledi.
1916 – VİTALİ GİNZBURG: Sovyet fizikçi Vitali Ginzburg doğdu. Süperiletkenlik ve süperakışkanlık üzerine çalışmaları modern fiziğin gelişimine önemli katkı sağladı ve 2003 Nobel Fizik Ödülü’nü Aleksey Abrikosov ve Anthony Leggett ile paylaştı.
1918 – KENİÇİ FUKUİ: Japon kimyager Keniçi Fukui doğdu. Kimyasal reaksiyonların nasıl gerçekleştiğini açıklayan “sınır orbital teorisi”yle modern teorik kimyayı etkiledi ve Roald Hoffmann ile birlikte 1981 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.
1921 – ALEKSANDR KEMURCİYAN: Uzay araştırmalarının görünmeyen kahramanlarından Sovyet mühendisi Aleksandr Kemurciyan doğdu. Ay yüzeyinde hareket eden ilk uzaktan kumandalı araçlardan Lunohod 1’in baş tasarımcılarından olan Kemurciyan, daha sonra Çernobil felaketinde yüksek radyasyon altında çalışabilecek robotların geliştirilmesine de öncülük etti.
1923 – CHARLTON HESTON: Hollywood’un epik filmlerle özdeşleşen yıldızlarından Charlton Heston doğdu. On Emir’de Musa’yı, Ben-Hur’da Judah Ben-Hur’u canlandırdı; Ben-Hur’daki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.
1928 – ALVIN TOFFLER: Amerikalı yazar ve gelecek bilimci Alvin Toffler doğdu. 1970 tarihli Gelecek Şoku kitabında teknolojik ve toplumsal değişimin hızının insanlarda yaratabileceği uyum sorunlarını tartıştı; bilgi toplumu ve değişimin hızlanması üzerine fikirleri dünya çapında yankı buldu.
1931 – RICHARD RORTY: 20. yüzyılın etkili Amerikalı filozoflarından Richard Rorty doğdu. Felsefenin değişmez ve evrensel doğruları bulma iddiasını sorgulayan Rorty, özellikle Philosophy and the Mirror of Nature kitabıyla çağdaş pragmatizmin önde gelen isimlerinden biri oldu.
1932 – ÖZKER YAŞIN: Kıbrıs Türk edebiyatının önemli şair ve yazarlarından Özker Yaşın Lefkoşa’da doğdu. Şiir, roman ve gazetecilik çalışmalarının yanı sıra Kıbrıs Türk toplumunun siyasal ve toplumsal mücadelelerini eserlerine taşıdı; milletvekilliği ve Kurucu Meclis üyeliği de yaptı.
1935 – İLHAN CAVCAV: Türk futbolunun en uzun soluklu kulüp başkanlarından İlhan Cavcav doğdu. 1978’den 2017’deki ölümüne kadar Gençlerbirliği başkanlığını yürüten Cavcav, özellikle genç ve az tanınan futbolcuları keşfedip yetiştirme politikasıyla Türk futbolunda kendine özgü bir model oluşturdu.
1936 – İOANNA KUÇURADİ: Türkiye’nin önde gelen filozoflarından İoanna Kuçuradi doğdu. Etik, insan hakları ve değer felsefesi alanındaki çalışmalarıyla uluslararası ölçekte tanınan Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumunun da uzun yıllar başkanlığını yürüttü.
1936 – CHRISTOPHER ALEXANDER: Mimar ve tasarım kuramcısı Christopher Alexander doğdu. A Pattern Language adlı çalışmasında insanların yaşadığı mekânları daha işlevsel ve insani hale getiren tekrar eden tasarım kalıplarını tanımladı; fikirleri yalnızca mimarlığı değil, yıllar sonra yazılım tasarımını da etkiledi.
1941 – ANNE RICE: Amerikalı yazar Anne Rice doğdu. Vampirle Görüşme ile başlayan Vampir Günceleri serisi, vampir edebiyatını modern popüler kültürde yeniden canlandıran en etkili eserlerden biri oldu.
1946 – CAHİT OBEN: Türk rock müziğinin ilk kuşak isimlerinden gitarist, besteci ve şarkıcı Cahit Oben doğdu. 1960’ların başında kurduğu Cahit Oben 4 grubunda Fikret Kızılok, Erol Ulaştır ve Koray Oktay’la birlikte çalıştı; grup Batı’daki beat müziğini Türk halk müziğiyle buluşturmaya çalışan öncü topluluklardan biri oldu. Kocaeli açısından hoş bir ayrıntı da grubun ilk 45’liklerinden birinin bir yüzünde Fikret Kızılok bestesi “Hereke”nin yer almasıydı.
1946 – SUSAN SARANDON: Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu Susan Sarandon doğdu. Thelma & Louise, Dead Man Walking, The Rocky Horror Picture Show ve Lorenzo’s Oil gibi filmlerle sinemanın en tanınmış oyuncularından biri haline geldi.
1948 – ENGİN ARIK: Türk parçacık fizikçisi Prof. Dr. Engin Arık doğdu. CERN’deki ATLAS ve CAST deneylerinde görev alan Arık, Türkiye’nin CERN çalışmalarına daha güçlü biçimde katılması ve hızlandırıcı teknolojileri geliştirmesi için çalışan bilim insanlarının başında geliyordu. 2007’de Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybetti.
1953 – TCHÉKY KARYO: İstanbul doğumlu Fransız oyuncu Tchéky Karyo doğdu. Luc Besson’un Nikita’sından GoldenEye, Bad Boys ve The Patriot’a kadar çok sayıda uluslararası yapımda rol alan Karyo, son yıllarında The Missing ve Baptiste dizilerindeki dedektif Julien Baptiste karakteriyle yeni bir kuşağın da tanıdığı isim oldu.
1956 – CHRISTOPH WALTZ: Avusturyalı oyuncu Christoph Waltz doğdu. Quentin Tarantino’nun Soysuzlar Çetesi ve Zincirsiz filmlerindeki performanslarıyla iki kez En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.
1957 – BILL FAGERBAKKE: SüngerBob KareŞort’un ayrılmaz karakteri Patrick Yıldız’ın sesi Bill Fagerbakke doğdu. 1999’dan beri Patrick’i seslendiren oyuncu, How I Met Your Mother’da Marshall’ın babası Marvin Eriksen rolüyle de televizyon izleyicisinin karşısına çıktı.
1967 – LIEV SCHREIBER: Amerikalı oyuncu Liev Schreiber doğdu. Scream filmleri, Spotlight ve özellikle yedi sezon süren Ray Donovan dizisiyle geniş kitlelere ulaştı.
1974 – KUBAT: Türk halk müziği sanatçısı Kubat doğdu. Anadolu türkülerini modern düzenlemelerle yorumlayan sanatçı, 1990’lı yıllardan itibaren halk müziğini geniş kitlelere taşıyan isimlerden biri oldu.
1976 – ALICIA SILVERSTONE: Amerikalı oyuncu Alicia Silverstone doğdu. 1995 yapımı Clueless filmindeki Cher Horowitz karakteriyle 1990’ların gençlik sinemasının simge yüzlerinden biri haline geldi.
1976 – UELI STECK: “İsviçre Makinesi” lakabıyla tanınan dağcı Ueli Steck doğdu. Alplerin en zorlu duvarlarında gerçekleştirdiği inanılmaz hızlı tırmanışlarla birçok rekor kırdı; 2017’de Everest yakınlarında yaptığı antrenman sırasında düşerek hayatını kaybetti.
1988 – CANER ERKİN: Türk millî futbolcu Caner Erkin doğdu. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Inter gibi kulüplerde forma giyen Erkin, uzun yıllar Türkiye A Millî Takımının da sol beklerinden biri oldu.
1988 – DERRICK ROSE: Amerikalı basketbol yıldızı Derrick Rose doğdu. 2011’de henüz 22 yaşındayken NBA’in En Değerli Oyuncusu seçilerek ödülü kazanan en genç oyuncu oldu.
1989 – DAKOTA JOHNSON: Amerikalı oyuncu Dakota Johnson doğdu. Fifty Shades of Grey serisiyle dünya çapında tanındı; daha sonra Suspiria ve The Lost Daughter gibi farklı türlerdeki yapımlarla kariyerini çeşitlendirdi.
1991 – GÖZDE MUTLUER: İzmit doğumlu oyuncu Gözde Mutluer doğdu. Melekler Korusun ile başladığı televizyon kariyerinde Lale Devri, Asla Vazgeçmem ve Kördüğüm gibi dizilerde rol aldı; özellikle 4N1K serisindeki Yaprak karakteriyle genç izleyiciler arasında geniş bir tanınırlık kazandı.
1993 – HALİT ÖZGÜR SARI: Türk oyuncu Halit Özgür Sarı doğdu. Diriliş Ertuğrul, Şampiyon, Kardeşlerim ve Yabani gibi dizilerle son yılların tanınan genç oyuncularından biri oldu.
2005 – EMİR BERKE ZİNCİDİ: Oyuncu Emir Berke Zincidi doğdu. Henüz çocuk yaşta Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisindeki Osman karakteriyle Türkiye’nin en tanınmış çocuk oyuncularından biri haline geldi.
4 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1582 – AVİLALI TERESA: İspanyol rahibe, mistik ve yazar Avilalı Teresa hayatını kaybetti. Ölüm tarihi aynı zamanda takvim tarihinin en ilginç tesadüflerinden birine denk geldi: Gregoryen takvime geçiş nedeniyle 4 Ekim 1582’nin ertesi günü 5 Ekim değil, 15 Ekim oldu. Teresa’nın Katolik Kilisesindeki anma günü de bugün 15 Ekim’de.
1669 – REMBRANDT: Hollandalı ressam Rembrandt van Rijn, 63 yaşında Amsterdam’da hayatını kaybetti. Gece Devriyesi, Dr. Tulp’un Anatomi Dersi ve çok sayıdaki otoportresiyle ışık, gölge ve insan yüzünü kullanma biçimini değiştiren Rembrandt, Batı resim tarihinin en büyük ustalarından biri kabul ediliyor.
1859 – KARL BAEDEKER: Modern seyahat rehberlerinin öncülerinden Alman yayıncı Karl Baedeker hayatını kaybetti. Hazırladığı ayrıntılı ve güvenilir gezi kitapları öylesine ünlendi ki “Baedeker” adı uzun yıllar Avrupa’da seyahat rehberiyle neredeyse eş anlamlı kullanıldı.
1904 – FREDERIC AUGUSTE BARTHOLDI: Özgürlük Heykeli’nin yaratıcısı Fransız heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi hayatını kaybetti. Fransa’nın ABD’ye armağan ettiği ve bugün New York’un simgelerinden biri olan Özgürlük Heykeli’nin tasarımı onun imzasını taşıyor.
1947 – MAX PLANCK: Kuantum fiziğinin kurucularından Alman fizikçi Max Planck, 89 yaşında hayatını kaybetti. Enerjinin sürekli değil belirli paketler, yani kuantalar halinde yayıldığını öne süren çalışması modern fiziğin kapısını açtı ve ona 1918 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı.
1964 – AHMET TARIK TEKÇE: Yeşilçam’ın unutulmaz karakter oyuncularından Ahmet Tarık Tekçe, 43 yaşında hayatını kaybetti. 300’e yakın filmde rol alan Tekçe, özellikle sert adam, kabadayı ve kötü adam karakterleriyle Türk sinemasının en tanınan yüzlerinden biri olmuştu. Safranbolu yakınlarında geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.
1970 – JANIS JOPLIN: Rock tarihinin en güçlü ve özgün kadın seslerinden Janis Joplin, 27 yaşında hayatını kaybetti. Piece of My Heart, Cry Baby ve Me and Bobby McGee gibi şarkılarla 1960’ların karşı kültürünün simge isimlerinden biri oldu ve ölümünden sonra “27’ler Kulübü” diye anılan müzisyenler arasında yer aldı.
1974 – ANNE SEXTON: Amerikalı şair Anne Sexton, 45 yaşında hayatını kaybetti. Kişisel travmaları, aile yaşamını ve kadın deneyimini şiire taşıyan “itirafçı şiir” akımının önde gelen isimlerinden olan Sexton, 1967’de Pulitzer Şiir Ödülü’nü kazanmıştı.
1978 – SEZGİN BURAK: Türk çizgi romanının en önemli isimlerinden Sezgin Burak hayatını kaybetti. 1967’de yarattığı Hun savaşçısı Tarkan, “Atıl kurt!” sözüyle birlikte Türkiye’nin en tanınmış çizgi roman kahramanlarından birine dönüştü; maceraları sinemaya da uyarlandı. Burak aynı zamanda Bizimkiler adlı bant karikatürün de yaratıcısıydı.
1982 – GLENN GOULD: Kanadalı piyanist Glenn Gould, 50 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle Bach yorumlarıyla klasik müzik kayıtlarının en sıra dışı ve etkili isimlerinden biri haline gelen Gould, konser salonlarını genç yaşta bırakarak çalışmalarını tamamen stüdyo kayıtlarına yöneltmişti.
1984 – MUAZZEZ TAHSİN BERKAND: Cumhuriyet döneminin en çok okunan popüler romancılarından Muazzez Tahsin Berkand hayatını kaybetti. Aşk, aile ve toplumsal hayat üzerine yazdığı romanların birçoğu sinemaya uyarlandı; uzun yıllar Türk okurunun en tanınmış kadın yazarlarından biri oldu.
1989 – GRAHAM CHAPMAN: İngiliz komedyen, oyuncu ve yazar Graham Chapman, 48 yaşında hayatını kaybetti. Monty Python ekibinin kurucularından olan Chapman, özellikle Monty Python and the Holy Grail’deki Kral Arthur ve Life of Brian’daki Brian rolleriyle komedi tarihinin unutulmaz isimlerinden biri oldu.
1990 – AGOP ARAD: Ermeni asıllı Türk ressam, çizer ve gazeteci Agop Arad hayatını kaybetti. Yeniler Grubu’nun üyelerinden olan Arad, özellikle İstanbul’un sokaklarını, balıkçılarını, kahvelerini ve gündelik hayatını resmetti; uzun yıllar gazetelerde ressam ve çizer olarak da çalıştı.
1992 – DENNY HULME: Formula 1’in 1967 dünya şampiyonu Yeni Zelandalı Denny Hulme, 56 yaşında hayatını kaybetti. Üstelik ölümü de yarış sırasında geldi: Avustralya’daki Bathurst 1000’de otomobil kullanırken kalp krizi geçirdi, aracı kontrollü biçimde yol kenarına çekti ve hayatını kaybetti. Hulme, bugüne kadar Formula 1 dünya şampiyonu olmuş tek Yeni Zelandalı pilot.
1992 – ZOLTAN BAY: Macar asıllı fizikçi ve mühendis Zoltan Bay hayatını kaybetti. Bay’ın yönettiği ekip, 1946’da radyo dalgalarını Ay’a gönderip yansımasını yeniden algılamayı başaran ilk araştırma gruplarından biri oldu. Bu deney, radar astronomisinin ve Dünya dışındaki cisimlerin radarlarla incelenmesinin önünü açtı.
1996 – MASAKI KOBAYASHI: Japon sinemasının büyük yönetmenlerinden Masaki Kobayashi, 80 yaşında hayatını kaybetti. Harakiri, Kwaidan, Samurai Rebellion ve yaklaşık dokuz saatlik The Human Condition üçlemesiyle savaş, otorite ve bireyin vicdanı üzerine Japon sinemasının en güçlü filmlerinden bazılarını çekti.
1997 – GUNPEI YOKOI: Video oyun tarihinin en önemli tasarımcılarından Japon mühendis Gunpei Yokoi, 56 yaşında trafik kazasında hayatını kaybetti. Nintendo’da Game & Watch ve Game Boy’un geliştirilmesine öncülük eden Yokoi, Metroid ve Kid Icarus gibi oyunların ortaya çıkmasında da önemli rol oynadı. Bugün elde taşınabilir oyun konsollarının tarihinden söz ederken adı atlanamayacak isimlerden biri.
2000 – MICHAEL SMITH: Kanadalı biyokimyacı Michael Smith hayatını kaybetti. DNA’nın belirli noktalarında kontrollü değişiklikler yapılmasını sağlayan “site-directed mutagenesis” yönteminin geliştirilmesindeki çalışmaları nedeniyle 1993 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Yöntem, genetik ve biyoteknoloji araştırmalarının temel araçlarından biri haline geldi.
2009 – MERCEDES SOSA: Latin Amerika müziğinin en büyük seslerinden Arjantinli Mercedes Sosa, 74 yaşında hayatını kaybetti. “La Negra” lakabıyla tanınan sanatçı, Nueva Canción hareketinin sembollerinden oldu; müziğinde yoksulluk, özgürlük ve insan haklarını öne çıkardı.
2011 – MUZAFFER TEMA: Yeşilçam’ın önemli jönlerinden Muzaffer Tema, 92 yaşında hayatını kaybetti. 1950’lerde Türk sinemasının en tanınmış erkek oyuncularından biri olan Tema, kariyerinin bir döneminde Hollywood’a giderek A Certain Smile ve 12 to the Moon filmlerinde de rol aldı.
2013 – VO NGUYEN GIAP: Vietnam’ın bağımsızlık savaşlarının efsane komutanı Vo Nguyen Giap, 102 yaşında hayatını kaybetti. Fransa’ya karşı Dien Bien Phu zaferini yöneten Giap, daha sonra ABD’ye karşı Vietnam Savaşı’nın da başlıca askerî stratejistlerinden biri oldu.
2014 – JEAN-CLAUDE DUVALIER: Haiti’yi 1971’den 1986’ya kadar yöneten Jean-Claude “Baby Doc” Duvalier, 63 yaşında hayatını kaybetti. Babası François Duvalier’den devraldığı otoriter yönetim döneminde siyasi baskılar, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk iddiaları ülke tarihinin en tartışmalı dönemlerinden birini oluşturdu.
2018 – WILL VINTON: Amerikalı animasyon yönetmeni Will Vinton hayatını kaybetti. Kil animasyon tekniğini popülerleştiren isimlerden olan Vinton, “Claymation” sözcüğünün de isim babasıydı; California Raisins karakterleriyle 1980’lerin popüler kültüründe büyük iz bıraktı.
2019 – DIAHANN CARROLL: Amerikalı oyuncu ve şarkıcı Diahann Carroll, 84 yaşında hayatını kaybetti. Julia dizisinde başrol oynayarak Amerikan televizyonunda hizmetçi gibi stereotip rollerin dışında çağdaş ve profesyonel bir siyah kadını merkezine alan ilk büyük televizyon yıldızlarından biri oldu.
2020 – KENZO TAKADA: Kenzo moda markasının kurucusu Japon-Fransız tasarımcı Kenzo Takada, 81 yaşında hayatını kaybetti. Japon estetiğini renkli desenler ve Avrupa modasıyla birleştirerek Paris moda dünyasında kendine özgü bir stil yarattı.
2022 – LORETTA LYNN: Amerikan country müziğinin efsane isimlerinden Loretta Lynn, 90 yaşında hayatını kaybetti. Yoksul bir madenci ailesinden çıkıp dünya çapında yıldız olan Lynn, Coal Miner’s Daughter başta olmak üzere kadınların gündelik hayatını ve sorunlarını açık sözlü biçimde anlatan şarkılarıyla country müziğinin yönünü değiştiren sanatçılardan biri oldu.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


