3 Ekim Tarihte Bugün

59 Dakika Okuma
3 Ekim Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 3 Ekim

3 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?

DÜNYA YÜRÜYÜŞ GÜNÜ: EN BASİT EGZERSİZ İÇİN İKİ GÜN

Türkiye’de 3-4 Ekim, Dünya Yürüyüş Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Herkes İçin Spor Federasyonu TAFISA’nın 1991’de başlattığı hareket, fiziksel hareketsizliğe karşı insanları gündelik yaşamlarında daha fazla yürümeye teşvik ediyor. Uluslararası etkinlikler geleneksel olarak ekimin ilk hafta sonu çevresinde düzenlenirken Türkiye’de 3 ve 4 Ekim tarihleri benimsenmiş durumda. Sağlık Bakanlığı da yürüyüşü, özel ekipman gerektirmeyen ve günlük hayata kolayca eklenebilen en erişilebilir fiziksel aktivitelerden biri olarak öne çıkarıyor.

Kocaeli de bugüne yabancı değil. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü, 3 Ekim 2025’te Milli İrade Meydanı’ndan başlayan ve İzmit Yürüyüş Yolu boyunca devam eden geniş katılımlı bir yürüyüş düzenlemişti. Sağlık çalışanları, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı etkinlikte “Her Gün 10.000 Adım” mesajı öne çıkarılmıştı.

3 EKİM TÜRK DEVLETLERİ İŞBİRLİĞİ GÜNÜ: NAHÇIVAN’DA ATILAN İMZA BUGÜNKÜ TEŞKİLATA DÖNÜŞTÜ

3 Ekim, Türk Devletleri İşbirliği Günü olarak kutlanıyor. Tarihin seçilmesinin nedeni, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurucu belgesi sayılan Nahçıvan Anlaşması’nın 3 Ekim 2009’da imzalanmış olması. Türk devletleri arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal iş birliğini kurumsallaştıran bu süreç, sonraki yıllarda bugünkü Türk Devletleri Teşkilatı’na dönüştü. 2026, anlaşmanın 17. yıl dönümü. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 3 Ekim’i resmen Türk Devletleri İşbirliği Günü olarak anıyor.

ALMAN BİRLİĞİ GÜNÜ: İKİ ALMANYA’NIN AYRILIĞI RESMEN SONA ERDİ

3 Ekim Almanya’nın millî bayramı, Alman Birliği Günü. Doğu Almanya’nın beş eyaletinin 3 Ekim 1990’da Federal Almanya Cumhuriyeti’ne katılmasıyla, II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan iki Almanyalı dönem hukuken sona erdi. Berlin Duvarı yaklaşık 11 ay önce, 9 Kasım 1989’da yıkılmıştı; 3 Ekim ise siyasi birleşmenin resmî tarihi oldu.

2026’da birleşmenin 36. yılı kutlanıyor. Bu yılki merkezî kutlamalara Bremen ev sahipliği yapıyor; Alman federal hükümetinin 2-4 Ekim arasında düzenlediği programda konserlerden sergilere, siyasetçilerle halka açık buluşmalardan çeşitli etkinliklere kadar geniş bir program bulunuyor.

IRAK’IN ULUSAL GÜNÜ: 1932’DE BAĞIMSIZ DEVLET OLARAK TANINDI

Irak, 3 Ekim’i Ulusal Gün olarak kutluyor. 3 Ekim 1932’de Irak’ın Milletler Cemiyeti’ne bağımsız bir devlet olarak kabul edilmesiyle İngiliz manda dönemi sona erdi. Bugün 3 Ekim, Irak’ın modern devlet olarak uluslararası alanda bağımsızlığını kazanmasının yıldönümü olarak resmî tatil.

GÜNEY KORE’DE “GÖĞÜN AÇILDIĞI GÜN”

Güney Kore’de 3 Ekim, Ulusal Kuruluş Günü yani Gaecheonjeol. Gün, tarihsel olarak kanıtlanmış bir kuruluş tarihinden çok, Kore’nin geleneksel kuruluş efsanesine dayanıyor. Efsaneye göre Dangun, MÖ 2333’te Kore’nin ilk krallığı kabul edilen Gojoseon’u kurdu. “Gaecheonjeol” sözcüğü kabaca “göğün açıldığı gün” anlamına geliyor ve bugün Güney Kore’de resmî tatil olarak kutlanıyor.

Türkiye’de ayrıca 1-7 Ekim Emzirme Haftası ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası 3 Ekim’de de devam ediyor.

 

3 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ

“MEAN GIRLS” GÜNÜ: “BUGÜN 3 EKİM”

2004 yapımı kült gençlik komedisi Mean Girls hayranları için 3 Ekim özel bir gün. Filmde Aaron Samuels’in Cady Heron’a tarihi sorduğu sahnede Cady’nin cevabı “3 Ekim” olur. Birkaç saniyelik bu sahne yıllar içinde internette öylesine büyüdü ki 3 Ekim, resmî olmayan “Mean Girls Day” olarak anılmaya başladı. Film vizyona gireli 20 yılı aşmasına rağmen her 3 Ekim’de sosyal medya aynı sahne, replikler ve pembe kıyafetlerle yeniden doluyor. Günün herhangi bir resmî statüsü yok; bütünüyle popüler kültürün yarattığı bir “bayram”.

SEVGİLİLER GÜNÜ YETMEDİ: 3 EKİM “ERKEK ARKADAŞ GÜNÜ”

ABD kaynaklı gayriresmî gün takvimlerinde 3 Ekim, National Boyfriend Day yani Erkek Arkadaş Günü olarak geçiyor. Sevgililer Günü’nün aksine yalnızca erkek sevgiliyi hatırlamaya ayrılan günün kim tarafından ve ne zaman ortaya çıkarıldığı kesin olarak bilinmiyor. İnternet ve sosyal medya sayesinde yaygınlaşan gün; birlikte vakit geçirmek, küçük bir sürpriz yapmak ya da sevgiliye teşekkür etmek için bahane üreten modern takvim günlerinden biri.

VİRÜSLERİ TAKDİR ETME GÜNÜ: EVET, VİRÜSLERİN DE GÜNÜ VAR

3 Ekim, Virüsleri Takdir Etme Günü olarak da anılıyor. İlk anda kulağa salgın hastalıkları kutlamak gibi gelse de fikir bundan farklı: Amaç, bütün virüslerin yalnızca hastalık yapan düşmanlar olmadığını hatırlatmak. Virüsler ekosistemlerde mikroorganizma nüfuslarını düzenliyor, evrimde rol oynuyor; bazı virüsler ise gen tedavisinde taşıyıcı olarak ve bakterilere karşı geliştirilen faj tedavilerinde araştırılıyor. Günün kurucusu ve başlangıç tarihi net biçimde belgelenmiş değil; dolayısıyla bu da bilim meraklıları arasında yayılmış gayriresmî günlerden biri.

TEKNOLOJİ UZMANLARI GÜNÜ: BİLGİSAYAR BOZULUNCA KIYMETİ ANLAŞILANLAR

3 Ekim, ABD’de Techies Day yani Teknoloji Uzmanları Günü olarak da anılıyor. Günün amacı yalnızca bilgisayar tamir edenleri kutlamak değil; gençleri teknoloji, mühendislik ve bilişim alanlarındaki mesleklere yönlendirmek. İlk kez 1999’da teknoloji sektörü çevrelerinin girişimiyle ortaya çıkan gün resmî bir Amerikan bayramı değil; zamanla yazılımcılardan sistem yöneticilerine kadar teknoloji alanında çalışanlara teşekkür edilen eğlenceli bir güne dönüştü.

AŞK VAR AMA KARŞINIZDAKİ KİŞİ GERÇEK Mİ?

3 Ekim aynı zamanda Dünya Romantik Dolandırıcılıkları Önleme Günü. İnternetten tanıştığı kişiye âşık olduğunu düşünürken parasını, kişisel bilgilerini ya da kimliğini kaptıran insanların sayısının artması üzerine başlatılan farkındalık günü ilk kez 2023’te düzenlendi. Dolandırıcıların haftalar, hatta aylar boyunca güven kazanabildiğine dikkat çekilen günün amacı, özellikle çevrim içi ilişkilerde para talebi, sürekli görüntülü konuşmadan kaçınma ve gerçek kimliği doğrulanamayan profiller gibi tehlike işaretlerini hatırlatmak. 2026’da günün dördüncüsü düzenleniyor.

BU YIL 3 EKİM’E DENK GELDİ: DÜNYA EL YAPIMI KART GÜNÜ

WhatsApp mesajlarının çağında biraz eski usul bir gün: Dünya Kart Yapma Günü, her yıl ekimin ilk cumartesi günü kutlanıyor ve 2026’da 3 Ekim’e denk geliyor. 2006’da Paper Crafts dergisinin girişimiyle başlayan gün, insanları hazır bir kart satın almak yerine kâğıt, kalem, boya ve makasla kendi tebrik kartlarını yapmaya teşvik ediyor. Başlangıçta küçük bir hobi etkinliği olan kutlama zamanla uluslararası kâğıt sanatları topluluğuna yayıldı; 2026 aynı zamanda günün ortaya çıkışının 20. yılı.

 

3 EKİM’DE NELER OLDU?

MÖ 52 – JÜL SEZAR ALESIA’DA GALYA DİRENİŞİNİ KIRDI

MÖ 52’de, modern kronolojilerde 3 Ekim’e tarihlenen teslimle, Galya kabilelerini Roma’ya karşı birleştiren Vercingetorix, Alesia’daki yenilginin ardından Jül Sezar’a teslim oldu. Sezar’ın ordusu kuşatma sırasında tarihin en dikkat çekici askerî düzenlerinden birini kurmuş; içerideki Galya kuvvetlerini hapsetmek için bir savunma hattı, onları kurtarmaya gelen büyük Galya ordusuna karşı da dışa dönük ikinci bir hat inşa etmişti. Roma zaferi, Sezar’ın yıllardır sürdürdüğü Galya Savaşları’nın belirleyici dönüm noktası oldu ve bölgedeki örgütlü direnişi büyük ölçüde kırdı; askerî harekâtlar 51’e kadar sürse de Galya giderek Roma hâkimiyetine girdi. Vercingetorix ise yıllarca Roma’da esir tutulduktan sonra MÖ 46’da Sezar’ın zafer alayında teşhir edildi ve ardından idam edildi.

1605 – OSMANLI ESTERGON KALESİ’Nİ 10 YIL SONRA GERİ ALDI

3 Ekim 1605’te Sadrazam Lala Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, 35 gün süren kuşatmanın ardından Estergon Kalesi’ni Habsburglardan geri aldı. Osmanlıların ilk kez 1543’te Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethettiği kale, 1595’te kaybedilmişti. Lala Mehmed Paşa önce çevredeki Ciğerdelen, Vişegrad ve Tepedelen kalelerini ele geçirerek Estergon’un savunmasını zayıflattı; ardından kaleyi teslim aldı ve bu zaferden sonra “Estergon Fatihi” diye anıldı. Tuna üzerindeki stratejik konumu nedeniyle “Budin’in anahtarı” sayılan Estergon, 1683’e kadar Osmanlı hâkimiyetinde kaldı.

1739 – OSMANLI İLE RUSYA ARASINDA NİŞ ANTLAŞMASI İMZALANDI

3 Ekim 1739’da Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Niş’te, birkaç hafta önce varılan barışın sınır hükümlerini düzenleyen bir antlaşma imzalandı. 1735’ten beri süren savaşın sonunda Rusya, Karadeniz’de donanma bulundurma ve bölgedeki hâkimiyetini genişletme hedeflerine ulaşamadı; Azak askerî bakımdan etkisiz hale getirildi ve Osmanlı-Rus sınırına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. 1739 barışı, Osmanlı Devleti’nin Rusya ve Avusturya karşısında 18. yüzyıldaki son büyük diplomatik başarılarından biri kabul edilir; ancak savaşı esasen sona erdiren barış düzenlemelerinin 18 Eylül’de Belgrad’da yapıldığını da belirtmek gerekir.

1849 – EDGAR ALLAN POE BALTIMORE’DA PERİŞAN HALDE BULUNDU

3 Ekim 1849’da Amerikalı yazar Edgar Allan Poe, Baltimore’da ağır ve kendinde olmadığı bir halde bulundu. Bir meyhane ve aynı zamanda seçim noktası olarak kullanılan Ryan’s Fourth Ward Polls adlı yerde bulunan Poe, Washington College Hospital’a kaldırıldı. Dört gün sonra, 7 Ekim’de 40 yaşında hayatını kaybetti.

Poe’nun ölümüne neyin yol açtığı bugün bile kesin olarak bilinmiyor. Hastalık, alkol, zehirlenme ve dönemin seçimlerinde insanların kaçırılıp farklı kılıklara sokularak defalarca oy kullandırıldığı “cooping” uygulaması dahil birçok teori ortaya atıldı. Yaygın anlatının aksine Poe’nun bir sokak oluğunda bulunduğuna ilişkin güvenilir bir kanıt da yok. Korku ve polisiye edebiyatının en büyük isimlerinden birinin kendi ölümü de yazdığı öyküler kadar gizemli kaldı.

1912 – BALKAN DEVLETLERİ OSMANLI’YA ÜÇ GÜNLÜK NOTA VERDİ

3 Ekim 1912’de Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ, Osmanlı Devleti’ne ortak bir nota vererek üç gün içinde Eski Sırbistan, Makedonya, Arnavutluk ve Girit’e özerklik verilmesini istedi. Sürenin dolmasının ardından taleplerini yineleyen Balkan devletleri, istekleri kabul edilmezse bunları silah zoruyla kabul ettireceklerini de bildirdi.

Gerilim birkaç gün içinde savaşa dönüştü. Karadağ, 8 Ekim 1912’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ederek I. Balkan Savaşı’nı başlattı; Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan da kısa süre içinde savaşa katıldı. Osmanlı Devleti, Balkanlar’daki topraklarının büyük bölümünü kaybedeceği ağır bir savaşın içine girmiş oldu.

1922 – MUDANYA KONFERANSI BAŞLADI: SAVAŞ MEYDANINDAN MÜZAKERE MASASINA

3 Ekim 1922’de, Millî Mücadele’nin askerî safhasını sona erdirecek Mudanya Mütarekesi’nin görüşmeleri başladı. TBMM Hükümetini Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil ederken İngiltere adına General Charles Harington, Fransa adına General Georges Charpy ve İtalya adına General Ernesto Mombelli masaya oturdu. Yunanistan temsilcileri ise görüşmelere doğrudan katılmayarak Mudanya açıklarındaki bir İngiliz gemisinde bekledi.

Görüşmelerin en önemli konusu Doğu Trakya’nın Yunan kuvvetleri tarafından boşaltılarak Türkiye’ye teslim edilmesi ve barış antlaşmasına kadar İstanbul ile Boğazlar bölgesinde uygulanacak düzenlemelerdi. Zaman zaman kesilme noktasına gelen müzakereler 11 Ekim’de Mudanya Mütarekesi’nin imzalanmasıyla sonuçlandı. Böylece Doğu Trakya ve Edirne savaşılmadan geri alındı, Millî Mücadele’nin askerî dönemi büyük ölçüde kapanırken Lozan’a uzanan diplomasi süreci başladı.

1926 – TÜRKİYE’NİN İLK ATATÜRK HEYKELİ SARAYBURNU’NDA AÇILDI

3 Ekim 1926’da Türkiye’de dikilen ilk Atatürk heykeli, İstanbul Sarayburnu’nda törenle açıldı. Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’in yaptığı bronz heykelde Mustafa Kemal Atatürk, askerî üniformayla değil sivil kıyafetlerle tasvir edilmişti. Heykel Viyana’da hazırlanmış, parçalar halinde İstanbul’a getirilerek Sarayburnu’ndaki kaidesine yerleştirilmişti.

Heykelin temeli 25 Ağustos 1925’te atılmış, açılış törenine İstanbul’un yöneticileri, milletvekilleri ve yüzlerce kişi katılmıştı. Törenden sonra İstanbul Şehremini Muhiddin Bey, Mustafa Kemal’e bir telgraf göndererek açılışı bildirdi. Mustafa Kemal de 6 Ekim’de verdiği cevapta İstanbul halkına, heykelini ilk kez yaptırarak gösterdikleri kadirşinaslık nedeniyle teşekkür etti. Sarayburnu Anıtı, Cumhuriyet döneminde kamusal alandaki anıt heykel anlayışının da ilk önemli örneklerinden biri oldu.

1929 – SIRP, HIRVAT VE SLOVEN KRALLIĞI’NIN ADI YUGOSLAVYA OLDU

3 Ekim 1929’da Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı’nın adı Yugoslavya Krallığı olarak değiştirildi. I. Dünya Savaşı’nın ardından 1918’de kurulan devlet; Sırpları, Hırvatları, Slovenleri ve başka toplulukları aynı çatı altında toplamış ancak özellikle yönetimin merkeziyetçi yapısı konusunda ciddi siyasi anlaşmazlıklar yaşamıştı.

Kral I. Aleksandar, 6 Ocak 1929’da parlamentoyu feshetmiş, anayasayı yürürlükten kaldırmış ve siyasi partileri yasaklayarak doğrudan kraliyet yönetimi kurmuştu. 3 Ekim’deki isim değişikliği de farklı ulusal ve bölgesel kimliklerin üzerinde ortak bir “Yugoslav” kimliği yaratmayı amaçlayan bu politikanın parçasıydı. Aynı düzenlemeyle ülke, çoğuna nehir adları verilen dokuz “banovina” adı verilen idari bölgeye ayrıldı. Ancak yeni isim ve idari düzenleme, ülkedeki Sırp, Hırvat ve diğer topluluklar arasındaki siyasi anlaşmazlıkları ortadan kaldıramadı.

1931 – TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI FAALİYETE BAŞLADI

3 Ekim 1931’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ankara’da faaliyetlerine başladı. Bankanın kuruluşunu sağlayan 1715 sayılı kanun, 11 Haziran 1930’da TBMM’de kabul edilmiş ve 30 Haziran’da Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. Böylece para ve kredi politikalarıyla ilgili daha önce farklı kurumlar tarafından yürütülen başlıca görevler tek bir merkezde toplanmaya başladı.

Merkez Bankası, devletin doğrudan bir kurumu değil, bağımsızlığını vurgulamak amacıyla anonim şirket statüsünde kuruldu. İlk kanuna göre bankanın görevleri arasında para piyasasını ve dolaşımdaki para miktarını düzenlemek, reeskont oranlarını belirlemek, Hazine işlemlerini yürütmek ve Türk parasının değerini korumaya yönelik önlemler almak bulunuyordu. Bankaya banknot çıkarma yetkisi de verildi.

1932 – IRAK’TA İNGİLİZ MANDASI SONA ERDİ, BAĞIMSIZLIK GELDİ

3 Ekim 1932’de Irak, Milletler Cemiyetine kabul edildi ve ülkedeki İngiliz manda yönetimi resmen sona erdi. Böylece Kral I. Faysal yönetimindeki Irak Krallığı, bağımsız bir devlet olarak uluslararası sisteme katıldı. Irak, Milletler Cemiyetinin manda yönetiminden çıkarak bağımsızlığa ulaşan ilk devlet oldu.

Ancak İngiltere’nin Irak üzerindeki etkisi bağımsızlıkla tamamen ortadan kalkmadı. 1930’da imzalanan ve 3 Ekim 1932’de yürürlüğe giren İngiltere-Irak Antlaşması, iki ülke arasında askerî ittifakı sürdürüyor ve İngiltere’ye Irak’taki bazı askerî üsleri kullanma hakkı tanıyordu. Bu nedenle 3 Ekim, Irak’ın hukuken bağımsızlığını kazandığı tarih olsa da İngiliz nüfuzunun sona erdiği tarih değildi.

1935 – FAŞİST İTALYA ETİYOPYA’YI İŞGAL ETMEYE BAŞLADI

3 Ekim 1935’te Benito Mussolini yönetimindeki Faşist İtalya, o dönemde Habeşistan adıyla da bilinen Etiyopya’ya saldırarak işgal harekâtını başlattı. İtalyan kuvvetleri kuzeyde Eritre’den, güneyde İtalyan Somalisi’nden ilerlerken aynı gün Adwa ve Adigrat gibi yerleşimler İtalyan uçakları tarafından bombalandı. Saldırı, Afrika’da bağımsızlığını koruyan az sayıdaki devletten biri olan Etiyopya’yı İtalya’nın sömürge imparatorluğuna katma amacı taşıyordu.

Milletler Cemiyeti İtalya’yı saldırgan devlet olarak kabul ederek ekonomik yaptırımlar uyguladı ancak savaşı durduramadı. İtalya savaş sırasında zehirli gaz da kullandı ve Mayıs 1936’da başkent Addis Ababa’yı ele geçirdi. Etiyopya’nın işgali, Milletler Cemiyetinin saldırganlığı önlemekteki yetersizliğinin en çarpıcı örneklerinden biri olurken Mussolini İtalya’sının Nazi Almanyası’na yaklaşmasını da hızlandırdı.

1942 – V-2 ROKETİ İLK BAŞARILI UÇUŞUNU YAPTI

3 Ekim 1942’de Nazi Almanyası’nın Peenemünde’de geliştirdiği A-4, daha sonra bilinen adıyla V-2 roketi ilk başarılı deneme uçuşunu gerçekleştirdi ve yaklaşık 84,5 kilometre yüksekliğe ulaştı. V-2, daha sonra binlerce insanın ölümüne yol açan bir savaş silahına dönüştü ve üretiminde toplama kampı mahkûmları zorla çalıştırıldı; Smithsonian’a göre üretim koşullarında ölen işçilerin sayısı, V-2 saldırılarında ölenlerden bile fazlaydı. Savaşın ardından ele geçirilen V-2 teknolojisi ise hem ABD’nin hem Sovyetler Birliği’nin füze ve uzay programlarının gelişmesinde önemli rol oynadı.

1952 – İNGİLTERE İLK ATOM BOMBASINI PATLATTI: DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ NÜKLEER GÜCÜ OLDU

3 Ekim 1952’de Birleşik Krallık, Avustralya’nın kuzeybatı kıyılarındaki Monte Bello Adaları’nda ilk atom bombası denemesini gerçekleştirdi. “Hurricane” kod adlı denemede yaklaşık 25 kiloton gücündeki bomba, HMS Plym adlı eski bir fırkateynin gövdesinin içine yerleştirilerek patlatıldı.

Denemenin başarıya ulaşmasıyla Birleşik Krallık, ABD ve Sovyetler Birliği’nin ardından nükleer silah geliştiren ve deneyen dünyanın üçüncü ülkesi oldu. İngiltere sonraki yıllarda Avustralya’daki Emu Field ve Maralinga bölgeleri ile Pasifik Okyanusu’nda başka nükleer denemeler de gerçekleştirdi.

1953 – DUMLUPINAR FACİASININ DAVASINDA İLK KARAR ÇIKTI

3 Ekim 1953’te Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi, altı ay önce 81 denizcinin hayatını kaybettiği Dumlupınar faciasıyla ilgili kararını açıkladı. TCG Dumlupınar, 4 Nisan gecesi Çanakkale Boğazı’nda Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Naboland şilebiyle çarpışarak batmıştı. Mahkeme, Naboland’ın kaptanı Oscar Ferdinand Lorentzon’u tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu kazaya yol açmaktan önce bir yıl ağır hapis ve 500 lira para cezasına mahkûm etti.

Lorentzon’un kazanın ardından denize düşenlerin kurtarılması için gösterdiği çaba dikkate alınarak cezası 6 ay ağır hapis ve 250 lira para cezasına indirildi. Yaklaşık altı aydır tutuklu olduğu için aynı gün tahliye edildi. Dumlupınar Komutanı Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu ise mahkeme tarafından kazada tedbirsizlik, dikkatsizlik ya da mesleki kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettirildi. Ancak bu karar davanın son noktası olmadı; dosya daha sonra temyize taşındı.

1955 – MICKEY MOUSE CLUB TELEVİZYONDA BAŞLADI

3 Ekim 1955’te Walt Disney’in hazırladığı Mickey Mouse Club, Amerikan ABC televizyonunda ilk kez yayımlandı. Çocuklardan oluşan “Mouseketeers” kadrosunun şarkılar, danslar, skeçler ve Disney çizgi filmleri sunduğu program kısa sürede dönemin en popüler çocuk yapımlarından birine dönüştü. Dört sezon süren orijinal seri, Disney’in televizyon kültüründeki en kalıcı markalarından birinin de başlangıcı oldu.

1960 – YASSIADA YARGILAMALARINI YAPACAK YÜKSEK ADALET DİVANI AÇIKLANDI

3 Ekim 1960’ta Millî Birlik Komitesi, 27 Mayıs Darbesi’nin ardından eski Demokrat Parti yöneticilerini Yassıada’da yargılayacak Yüksek Adalet Divanının üyelerini açıkladı. Divanın başkanlığına Salim Başol getirildi; kurul 8 asıl ve 6 yedek üyeden, savcılık makamı ise Başsavcı Altay Ömer Egesel ile 11 yardımcısından oluşuyordu. Yassıada duruşmaları 14 Ekim 1960’ta başladı.

1965 – FİDEL CASTRO CHE GUEVARA’NIN VEDA MEKTUBUNU AÇIKLADI

3 Ekim 1965’te Küba lideri Fidel Castro, aylardır ortalarda görünmeyen Che Guevara’nın kendisine bıraktığı veda mektubunu kamuoyu önünde okudu. Guevara mektubunda Küba Komünist Partisindeki görevlerinden, bakanlıktan, askerî rütbesinden ve Küba vatandaşlığından vazgeçtiğini belirtiyor, dünyanın başka bölgelerinde mücadele etmek için Küba’dan ayrıldığını bildiriyordu.

Guevara aslında o sırada çoktan Afrika’ya gitmişti. 1965 baharında Kübalı bir grupla Kongo’daki isyancılara destek vermek üzere gizli bir gerilla harekâtına katılmıştı. Castro’nun açıklaması, Che’nin kayboluşuyla ilgili aylardır süren söylentilere ilk resmî yanıt oldu ancak nerede bulunduğunu açıklamadı. Guevara’nın Kongo girişimi başarısızlıkla sonuçlandı; daha sonra Bolivya’ya geçti ve 1967’de burada öldürüldü.

1966 – ANADOLU YAKASINDA TRAMVAYLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ SON SEFERİNİ YAPTI

3 Ekim 1966’da İstanbul’un Anadolu Yakası’nda çalışan tramvay hatlarının büyük bölümü törenle hizmetten kaldırıldı. Kadıköy-Kısıklı, Üsküdar-Kısıklı ve Kadıköy-Feneryolu hattındaki tramvaylar bayraklar ve defne dallarıyla süslenerek son seferlerini yaptı ve ardından Kuşdili deposuna çekildi. Tramvayların kaldırılmasında giderek artan otomobil ve otobüs trafiği içinde yavaş kaldıkları ve trafik sıkışıklığına yol açtıkları düşüncesi etkili olmuştu.

Ancak Anadolu Yakası’nda tramvay dönemi 3 Ekim’de tamamen sona ermedi. Kadıköy-Üsküdar ve Kadıköy-Hasanpaşa hatları bir süre daha çalıştı ve 14 Kasım 1966’da yapılan son seferlerle İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki eski tramvay işletmesi bütünüyle kapandı. Tramvay, yıllar sonra 2003’te Kadıköy-Moda Nostaljik Tramvayı ile yeniden Kadıköy sokaklarına dönecekti.

1967 – KUZEY VİETNAM ABD’NİN BARIŞ GÖRÜŞMELERİ ÖNERİSİNİ REDDETTİ

3 Ekim 1967’de Kuzey Vietnam’ın resmî gazetesi Nhan Dan, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson’ın birkaç gün önce açıkladığı Vietnam Savaşı’nı müzakere yoluyla sona erdirme teklifinin reddedildiğini duyurdu. Johnson, Kuzey Vietnam’a yönelik hava ve deniz bombardımanını durdurmaya hazır olduklarını, ancak bunun kısa sürede verimli görüşmelere yol açmasını ve Hanoi’nin bombardımanın durdurulmasından askerî avantaj sağlamamasını beklediklerini söylemişti.

Kuzey Vietnam yönetimi ise ABD’nin bombardımanı sürdürürken kendisinden askerî faaliyetlerini sınırlamasını istemesini kabul etmedi. Hanoi’nin temel talebi, Kuzey Vietnam’a yönelik bombardımanın koşulsuz ve kesin biçimde sona erdirilmesiydi. Taraflar arasındaki görüş ayrılığı devam etti ve kapsamlı barış görüşmelerine ancak 1968’de Paris’te başlanabildi.

1967 – X-15 MACH 6,7’YE ULAŞTI: İNSANLI UÇAK HIZ REKORU

3 Ekim 1967’de ABD’li test pilotu William “Pete” Knight, roket motorlu X-15A-2 ile saatte 4 bin 520 mile, yaklaşık 7 bin 274 kilometreye ve Mach 6,7 hıza ulaştı. Bu, insanlı ve motorlu bir uçakla ulaşılan en yüksek hız olarak tarihe geçti. X-15 programından elde edilen hipersonik uçuş, ısınma ve atmosferden yeniden giriş verileri daha sonra Amerikan uzay programlarında, özellikle Apollo ve Uzay Mekiği çalışmalarında kullanıldı.

1970 – İSKENDERUN DEMİR ÇELİK FABRİKASI’NIN TEMELİ ATILDI

3 Ekim 1970’te Türkiye’nin en büyük sanayi yatırımlarından biri olacak İskenderun Demir ve Çelik Fabrikası’nın temeli, İskenderun’un 17 kilometre kuzeyindeki Payas yöresinde atıldı. Tesis, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1967’de yapılan teknik ve ekonomik işbirliği anlaşması kapsamında projelendirilmişti. İlk aşamada yılda 1,1 milyon ton çelik blum üretmesi planlanıyordu.

İnşaat ve montaj çalışmalarının ardından üretim tesisleri 1975’ten itibaren kademeli olarak işletmeye alındı. İsdemir, Karabük ve Ereğli’nin ardından Türkiye’nin üçüncü büyük entegre demir çelik tesisi oldu ve yalnızca İskenderun’un değil, çevresindeki sanayi ve istihdam yapısının da dönüşmesinde önemli rol oynadı. Şirket bugün 3 Ekim 1970’i kuruluş tarihi olarak kabul ediyor.

1972 – ABD İLE SSCB ARASINDAKİ SALT I ANLAŞMALARI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

3 Ekim 1972’de ABD ile Sovyetler Birliği arasında nükleer silahlanma yarışını sınırlamayı amaçlayan SALT I anlaşmaları yürürlüğe girdi. Taraflar anlaşmaları 26 Mayıs’ta Moskova’da imzalamıştı. Paket, balistik füzelere karşı savunma sistemlerini sınırlayan ABM Antlaşması ile kıtalararası ve denizaltından fırlatılan stratejik saldırı füzelerinin sayısını donduran beş yıllık Geçici Anlaşma’dan oluşuyordu.

SALT I, ABD ile Sovyetler Birliği’nin stratejik nükleer silahlanma yarışına ilk kez karşılıklı ve bağlayıcı sınırlamalar getirmesi bakımından Soğuk Savaş’ın önemli dönüm noktalarından biri oldu. Ancak anlaşmalar nükleer başlıkların sayısını doğrudan sınırlamıyor, stratejik bombardıman uçaklarını da kapsamıyordu. Bu nedenle silahlanma yarışını sona erdirmedi, fakat iki süper güç arasında sonraki nükleer silahsızlanma görüşmelerinin önünü açtı.

1973 – 75 YILLIK ARAYIŞIN ARDINDAN TRAKYA’DA İLK PETROL BULUNDU

3 Ekim 1973’te Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının Lüleburgaz yakınlarındaki Deveçatağı-1 kuyusunda petrol bulduğu açıklandı. Lüleburgaz’ın yaklaşık 22 kilometre kuzeyindeki kuyuda, 1500 metre dolayındaki derinlikten kendiliğinden yüzeye çıkan yüksek kaliteli petrolün ilk testlerde günlük verimi yaklaşık 1200 varil olarak ölçüldü. Bölgede petrol arama çalışmalarının 1898’den beri sürdüğü düşünüldüğünde, keşif yaklaşık 75 yıllık arayışın ilk olumlu sonucu oldu.

Bulunan petrolün parafin oranının yüksek olması, özellikle madeni yağ üretimi açısından değer taşımasını sağlıyordu. Keşfin ardından rezervin büyüklüğünü belirlemek için yeni kuyular açılmasına karar verildi. Deveçatağı-1, Trakya’daki ilk petrol sahası olarak üretime hazırlanırken TPAO sonraki aylarda Lüleburgaz çevresindeki aramalarını genişletti.

1981 – KUZEY İRLANDA’DAKİ AÇLIK GREVİ 10 ÖLÜMÜN ARDINDAN SONA ERDİ

3 Ekim 1981’de Kuzey İrlanda’daki Maze Hapishanesi’nde cumhuriyetçi mahkûmların sürdürdüğü açlık grevi sona erdi. Bobby Sands’in 1 Mart’ta başlattığı ve yedi ayı aşan protestoda 10 mahkûm hayatını kaybetti. Bunların 7’si IRA, 3’ü ise İrlanda Ulusal Kurtuluş Ordusu INLA üyesiydi. Sands, açlık grevi sırasında İngiltere Parlamentosuna milletvekili seçilmiş, 5 Mayıs’ta 66 günlük açlığın ardından hayatını kaybetmişti.

Mahkûmlar, kendilerine siyasi tutuklu statüsüne yakın haklar tanınmasını istiyor; kendi kıyafetlerini giyebilmek, hapishane işlerinde çalışmaya zorlanmamak, diğer mahkûmlarla serbestçe görüşebilmek gibi beş temel talepte bulunuyordu. Açlık grevinin sona ermesinde, grevi sürdüren mahkûmların ailelerinin bilinçlerini kaybetmeleri halinde tıbbi müdahale isteyeceklerini açıklaması belirleyici oldu. 3 Ekim’de greve devam eden altı mahkûm eylemi bırakma kararı aldı.

1990 – DOĞU VE BATI ALMANYA YENİDEN BİRLEŞTİ

3 Ekim 1990’da Doğu Almanya’nın Federal Almanya Cumhuriyeti’ne katılmasıyla Almanya’nın 45 yıllık bölünmüşlüğü sona erdi. 1949’dan beri ayrı devletler olarak varlığını sürdüren Federal Almanya Cumhuriyeti ile Alman Demokratik Cumhuriyeti, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından yaklaşık 11 ay sonra yeniden tek devlet çatısı altında birleşti. Doğu Almanya hukuken sona ererken Brandenburg, Mecklenburg-Vorpommern, Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Thüringen Federal Almanya’nın eyaletleri oldu.

Birleşme, 31 Ağustos 1990’da imzalanan Birleşme Antlaşması ve iki Almanya ile ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Fransa arasında yürütülen diplomatik görüşmeler sonucunda gerçekleşti. 3 Ekim gece yarısında Berlin’deki Reichstag binası önünde Alman bayrağı göndere çekildi ve ülkenin yeniden birleşmesi kutlandı. Bu tarih o günden beri Almanya’da Alman Birliği Günü adıyla ulusal bayram olarak kutlanıyor.

1992 – SINEAD O’CONNOR CANLI YAYINDA PAPA’NIN FOTOĞRAFINI YIRTTI

3 Ekim 1992’de İrlandalı şarkıcı Sinead O’Connor, Saturday Night Live programında Bob Marley’nin War şarkısını söyledikten sonra Papa II. Jean Paul’ün fotoğrafını kameraya gösterip parçaladı. O’Connor, şarkının sözlerini çocuk istismarına gönderme yapacak şekilde değiştirmiş ve eylemini Katolik Kilisesindeki istismar vakalarını protesto etmek amacıyla gerçekleştirmişti. Program ekibinin önceden bilmediği protesto büyük tepki yarattı; O’Connor yıllarca bu olayla anıldı.

1993 – HAYDAR ALİYEV AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ

3 Ekim 1993’te Haydar Aliyev, Azerbaycan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak devlet başkanı oldu. Sovyetler Birliği döneminde uzun yıllar üst düzey görevlerde bulunan Aliyev, Haziran 1993’te ülkede yaşanan ağır siyasi kriz sırasında yeniden Bakü’deki yönetimin başına geçmiş ve cumhurbaşkanlığı yetkilerini üstlenmişti. 2003’e kadar Azerbaycan’ı yöneten Aliyev’in ardından cumhurbaşkanlığına oğlu İlham Aliyev seçildi.

1993 – MOGADİŞU MUHAREBESİ BAŞLADI: “BLACK HAWK DOWN”IN GERÇEK HİKÂYESİ

3 Ekim 1993’te ABD özel kuvvetlerinin Somali’nin başkenti Mogadişu’da düzenlediği operasyon büyük bir şehir çatışmasına dönüştü. İki Amerikan Black Hawk helikopteri düşürüldü; 3-4 Ekim boyunca süren çatışmalarda 18 Amerikan askeri öldü, 73’ü yaralandı ve çok sayıda Somalili hayatını kaybetti. Olay, ABD’nin Somali politikasını derinden etkilerken yıllar sonra kitap ve 2001 yapımı Black Hawk Down filmiyle dünya çapında tanındı.

1994 – İSTANBUL’DA NÜKLEER KARŞITI HAFTA BAŞLADI

3 Ekim 1994’te İstanbul’da II. Nükleer Karşıtı Hafta başladı. Çernobil faciasının ardından Türkiye’de büyüyen nükleer enerji tartışmalarını gündeme taşıyan bir haftalık programda paneller, film gösterimleri, sokak etkinlikleri ve konser düzenlendi; II. Nükleer Karşıtı Kongre ise 8 Ekim’de toplandı.

1995 – O.J. SIMPSON BERAAT ETTİ, TAM 13 YIL SONRA AYNI GÜN BAŞKA BİR DAVADA SUÇLU BULUNDU

3 Ekim 1995’te eski Amerikan futbolu yıldızı O.J. Simpson, eski eşi Nicole Brown Simpson ile Ronald Goldman’ın öldürülmesiyle ilgili dokuz ay süren ve televizyonlardan canlı yayımlanan davada beraat etti. Karar ABD’de milyonlarca insan tarafından canlı izlendi ve ülkenin en büyük medya olaylarından birine dönüştü. Tarihin garip tesadüfü ise tam 13 yıl sonra yaşandı: Simpson, 3 Ekim 2008’de bu kez Las Vegas’taki tamamen ayrı bir silahlı soygun ve adam kaçırma davasında suçlu bulundu.

2003 – ROY HORN’U DOĞUM GÜNÜNDE KAPLAN ISIRDI, SIEGFRIED & ROY GÖSTERİSİ SONA ERDİ

3 Ekim 2003’te Las Vegas’ın ünlü illüzyon ikilisi Siegfried & Roy’un Mirage Oteli’ndeki gösterisi sırasında beyaz kaplan Mantacore, Roy Horn’u boynundan ısırarak sahneden sürükledi. Üstelik o gün Horn’un 59. doğum günüydü. Ağır yaralanan sanatçının uzun süreli sağlık sorunları yaşamasının ardından, Las Vegas’ın en ünlü ve pahalı sahne gösterilerinden biri olan Siegfried & Roy gösterisi de sona erdi.

2005 – TÜRKİYE İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA ÜYELİK MÜZAKERELERİ BAŞLADI

3 Ekim 2005’te Türkiye ile Avrupa Birliği arasında tam üyelik müzakereleri Lüksemburg’da yapılan Hükümetlerarası Konferans ile resmen başladı. AB liderleri, Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde karşıladığına karar vererek müzakerelerin bu tarihte açılmasını Aralık 2004’te kararlaştırmıştı. Türkiye’nin onlarca yıla yayılan Avrupa Birliği sürecinde yeni bir dönemi başlatan müzakerelerin ilk teknik aşaması olan tarama süreci ise 20 Ekim’de başladı.

2006 – THY UÇAĞI HAVA KORSANI TARAFINDAN KAÇIRILDI

3 Ekim 2006’da Tiran’dan İstanbul’a giden Türk Hava Yolları’nın TK 1476 sefer sayılı Boeing 737-400 uçağı, yolculardan Hakan Ekinci tarafından Yunanistan hava sahasında kaçırıldı. Roma’ya giderek Papa XVI. Benediktus’a ulaşmak istediğini söyleyen Ekinci’nin bulunduğu uçak, Yunan ve İtalyan savaş uçaklarının takibi altında İtalya’nın Brindisi Havalimanı’na indirildi. Uçaktaki 107 yolcu ve 6 mürettebat zarar görmeden kurtulurken Ekinci teslim oldu.

2008 – AKTÜTÜN KARAKOLU’NA SALDIRI: 17 ASKER ŞEHİT OLDU

3 Ekim 2008’de PKK mensupları, Hakkâri’nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Sınır Karakolu ve çevresindeki üs bölgelerine ağır silahlarla saldırdı. Saatler süren çatışmada 17 asker şehit oldu, 21 asker yaralandı. Türkiye’de büyük tepki yaratan saldırı, 2000’li yılların en ağır PKK saldırılarından biri olarak yakın tarihe geçti.

2008 – ABD MALİ KRİZE KARŞI 700 MİLYAR DOLARLIK KURTARMA YASASINI ÇIKARDI

3 Ekim 2008’de ABD Başkanı George W. Bush, küresel mali krizin en ağır günlerinde Acil Ekonomik İstikrar Yasası’nı imzaladı. Yasa, finans sistemindeki sorunlu varlıkların satın alınması ve bankaların desteklenmesi amacıyla TARP adı verilen programa 700 milyar dolara kadar kaynak kullanma yetkisi veriyordu. Lehman Brothers’ın çöküşünden birkaç hafta sonra gelen karar, 2008 küresel finans krizine karşı alınan en büyük devlet müdahalelerinden biri oldu.

2009 – TÜRK KONSEYİ NAHÇIVAN ANLAŞMASI’YLA KURULDU

3 Ekim 2009’da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan, Nahçıvan’da Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin kurulmasını öngören Nahçıvan Anlaşması’nı imzaladı. Kısaca Türk Konseyi olarak bilinen örgüt, Türk devletleri arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliğini kurumsal bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyordu. Kuruluş, 2021’de Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı.

2010 – ALMANYA I. DÜNYA SAVAŞI’NDAN KALAN SON BORCUNU ÖDEDİ

3 Ekim 2010’da Almanya, I. Dünya Savaşı sonrasında Versay Antlaşması’yla başlayan savaş tazminatları sürecinden kalan son mali yükümlülüğünü ödedi. Ödenen tutar, 1920’lerde tazminatların finansmanı için çıkarılan Dawes ve Young tahvillerinin 1945-1952 yılları arasında ertelenen faizlerinden kaynaklanıyordu. Almanya’nın 1990’da birleşmesiyle yeniden ödeme kapsamına giren bu borcun son taksitinin ödenmesiyle, I. Dünya Savaşı’nın bitiminden yaklaşık 92 yıl sonra mali hesap da kapanmış oldu.

2012 – SURİYE’DEN ATILAN TOP MERMİSİ AKÇAKALE’DE 5 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ

3 Ekim 2012’de Suriye tarafından ateşlenen bir top mermisi Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine düştü; aynı aileden bir anne ile üç çocuğun da aralarında bulunduğu 5 sivil hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. Türk Silahlı Kuvvetleri saldırının ardından Suriye tarafındaki hedeflere topçu ateşiyle karşılık verdi. Türkiye’nin talebi üzerine NATO Konseyi de aynı gece 4. madde kapsamında olağanüstü toplandı. Olay, Suriye iç savaşının Türkiye sınırındaki güvenlik krizini ciddi biçimde tırmandıran dönüm noktalarından biri oldu.

2013 – LAMPEDUSA AÇIKLARINDA GÖÇMEN TEKNESİ BATTI: 368 KİŞİ ÖLDÜ

3 Ekim 2013’te Libya’dan Avrupa’ya ulaşmaya çalışan, çoğu Eritreli yaklaşık 500 kişiyi taşıyan tekne İtalya’nın Lampedusa Adası açıklarında battı. 368 mülteci ve göçmen hayatını kaybetti. Avrupa’daki göç ve Akdeniz’deki ölümler tartışmasının simge olaylarından birine dönüşen facianın yıldönümü, İtalya’da daha sonra Ulusal Anma ve Kabul Günü olarak kabul edildi.

2015 – KUNDUZ’DAKİ SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR HASTANESİ VURULDU

3 Ekim 2015’te Afganistan’ın Kunduz kentindeki Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesi, ABD hava saldırılarında defalarca vuruldu. Daha sonra kesinleşen bilançoya göre 24 hasta, 14 MSF çalışanı ve 4 hasta yakını olmak üzere 42 kişi hayatını kaybetti. Bölgenin başlıca travma merkezlerinden biri olan hastane tamamen kullanılamaz hale geldi.

2021 – PANDORA PAPERS YAYIMLANDI: 11,9 MİLYON BELGE DÜNYAYA AÇILDI

3 Ekim 2021’de Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu ICIJ ve 150 medya kuruluşu, Pandora Papers adı verilen dev araştırmayı yayımlamaya başladı. 14 offshore hizmet sağlayıcısından sızdırılan 11,9 milyondan fazla belge, 35 mevcut veya eski ülke lideri ile 330’dan fazla siyasetçi ve üst düzey kamu görevlisinin de aralarında bulunduğu kişilerin offshore şirket ve varlık bağlantılarını ortaya koyuyordu. Belgelerde yer almak tek başına yasadışı bir işlem yapıldığı anlamına gelmiyordu; araştırmanın önemi, küresel offshore finans sisteminin şimdiye kadarki en kapsamlı görünümlerinden birini sunmasıydı.

2022 – NEANDERTAL DNA’SINI ÇÖZEN SVANTE PAABO NOBEL TIP ÖDÜLÜ’NÜ KAZANDI

3 Ekim 2022’de Nobel Tıp Ödülü, soyu tükenmiş insan akrabalarının DNA’sını inceleyen İsveçli bilim insanı Svante Paabo’ya verildi. Paabo, Neandertal genomunu dizilemeyi başarmış, Sibirya’daki küçük bir kemik parçasından daha önce bilinmeyen Denisova insanını ortaya çıkarmış ve modern insanlarla bu eski insan grupları arasında gen alışverişi yaşandığını göstermişti. Çalışmaları paleogenomik adı verilen yeni bir bilim alanının doğmasına öncülük etti.

2024 – CEM GARİPOĞLU’NUN MEZARI AÇILDI

3 Ekim 2024’te Münevver Karabulut’u öldürdükten sonra cezaevinde 2014’te intihar ettiği açıklanan Cem Garipoğlu’nun Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı, yıllardır süren “mezarda gerçekten o mu var?” iddialarının araştırılması amacıyla açıldı. Kemik ve diş örnekleri Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Beş gün sonra açıklanan DNA incelemesinde mezardaki kalıntıların Garipoğlu’nun anne ve babasıyla uyumlu olduğu ve 2014’te otopsisi yapılan kişiye ait DNA profiliyle birebir eşleştiği bildirildi.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 3 EKİM

1919 – İZMİT’TE MİLLÎ MÜCADELENİN YEREL TEŞKİLATI KURULDU

3 Ekim 1919’da İzmit’te Heyet-i Temsiliye’nin yerel teşkilatı oluşturuldu. Yeni örgütlenmenin amaçları kentteki İngiliz temsilcisine, Rum Metropolitine ve Ermeni piskoposuna da anlatıldı. Mustafa Kemal Paşa aynı günlerde İzmit’teki millî teşkilata silahlı müfrezelerin düzenli biçimde kurulmasını, 1. Fırka Komutanlığı ile birlikte hareket edilmesini ve çapulculuğa kesinlikle izin verilmemesini bildiriyordu. Böylece İstanbul’un hemen yanı başındaki Kocaeli Yarımadası, Millî Mücadele’nin örgütlenmesinde kritik bölgelerden biri haline geliyordu.

1920 – İZMİT DAHA VİLAYET OLMADAN VALİSİ ATANDI

3 Ekim 1920’de Muhyiddin Paşa, henüz hukuken kurulmamış olan “İzmit Vilayeti”ne vali olarak atandı. İşin ilginç yanı, İzmit’i vilayete dönüştüren kararname ancak 16 Ekim’de yayımlanacaktı. Üstelik Muhyiddin Paşa’nın yerine daha kararname çıkmadan, 13 Ekim’de Sami Bey atandı. İzmit Vilayeti projesi de uzun ömürlü olmadı; karar 3 Kasım’da iptal edilerek İzmit yeniden mutasarrıflık statüsüne döndürüldü. Kısacası İzmit’in, resmen kurulmadan valisi bulunan kısa ömürlü bir “vilayet” macerası vardı.

1922 – TÜRK BİRLİKLERİ KOCAELİ YARIMADASI’NDA KONTROLÜ SAĞLADI

3 Ekim 1922’de, Mudanya Konferansı’nın başladığı gün, Türk birlikleri Kocaeli Yarımadası’nda Şile, Gebze ve Darıca hattına kadar kontrolü sağlamıştı. İngiliz birliklerinin tarafsız bölgeden çekilmesinin ardından ilerleyen 3. Kolordu ve Mürettep Kolordu, İzmit ve çevresindeki mevzilerine yerleşti. Kocaeli tarihi üzerine yapılan çalışmalarda Hereke’nin de bu tarihte fiilen Türk denetimine geçtiği, hukuki kurtuluşunun ise Mudanya Mütarekesi’nin yürürlüğe girdiği 15 Ekim’de gerçekleştiği belirtiliyor.

1953 – 28 HAZİRAN İLKOKULU KENDİ BİNASINDA EĞİTİME BAŞLADI

3 Ekim 1953’te İzmit Kadıköy Mahallesi’ndeki 28 Haziran İlkokulu kendi binasında eğitime başladı. Adını İzmit’in 28 Haziran 1921’deki kurtuluşundan alan altı sınıflı okulun temeli bir yıl önce atılmıştı. İlk eğitim yılının sonunda 35 öğrenci mezun eden okul, sonraki yıllarda yeni binalarla büyüdü ve bugün de 28 Haziran İlkokulu ile 28 Haziran Ortaokulu olarak eğitim hayatını sürdürüyor.

1961 – KOCAELİ HALK BANKASI, KOCAELİ BANKASI ADINI ALDI

3 Ekim 1961’de, 1927’de İzmit’te yerel girişimciler tarafından kurulan Kocaeli Halk Bankası’nın adının “Kocaeli Bankası” olarak değiştirilmesine izin verildi. Banka 1982’ye kadar bu adla faaliyet gösterdi; daha sonra Çolakoğlu Grubu tarafından satın alınarak Türk Ekonomi Bankası, yani bugünkü TEB adını aldı ve merkezi İstanbul’a taşındı. Bugün Türkiye çapında faaliyet gösteren TEB’in kökleri böylece 1927 İzmit’ine ve Kocaeli’nin yerel bankasına uzanıyor.

1985 – İZMİT’E OKUL YAPTIRAN DR. FERDİ KOÇAL HAYATINI KAYBETTİ

3 Ekim 1985’te hekim ve hayırsever Dr. Ferdi Koçal 92 yaşında hayatını kaybetti. 1917’de Haydarpaşa Tıp Fakültesinden mezun olan Koçal, yaklaşık 60 yıllık hekimliğinin ardından 1982’de İzmit Tepeköy’de kendi imkânlarıyla beş sınıflı bir ilkokul yaptırmıştı. Bugün hâlâ eğitim veren Dr. Ferdi Koçal İlkokulu onun adını taşıyor.

 

3 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ

1940 – “İZMİT BALIKÇILIĞI İHYA EDİLEMEZ Mİ?”

3 Ekim 1940 tarihli Vakit gazetesi, İzmit Körfezi’ndeki balıkçılığın eski günlerinden çok uzaklaştığını yazıyordu. Habere göre bir zamanlar körfezden bol miktarda çıkan ve İstanbul’a da gönderilen levrek, mercan, barbunya ve lüfer artık neredeyse bulunamıyor, sardalya bile zor ve pahalıya elde ediliyordu. Vilayet yeni gelen göçmenlere balıkçılık malzemesi dağıtmış ancak beklenen sonuç alınamamıştı. Seksen yılı aşkın süre önce yayımlanan haber, İzmit Körfezi’nde balıkçılığın gerilemesi tartışmasının hiç de yeni olmadığını gösteriyor.

1940 – YENİ HALKEVİ VE 370 METRELİK RIHTIM CUMHURİYET BAYRAMINA HAZIRLANIYORDU

Aynı gazete, İzmit’te yapımı süren yeni Halkevi binasının tamamlanmak üzere olduğunu ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılmasının planlandığını duyuruyordu. Belediye aynı bölgede 370 metre uzunluğunda yeni bir rıhtımın düzenlenmesine de başlamıştı. Haberde, daha önce bakımsız ve harap durumda olduğu belirtilen sahil şeridinin bu çalışmalarla yeniden düzenleneceği anlatılıyordu.

1940 – İZMİT’İN TÜRK YOLU GAZETESİ 16 YAŞINDAYDI

3 Ekim 1940 tarihli Vakit’in İzmit haberlerinden biri de kentin önemli yerel gazetelerinden Türk Yolu’nun 16. yılına ayrılmıştı. Vakit, Türk Yolu’nu İstanbul gazeteleriyle yarışabilecek hacim ve teknik düzeyde bir gazete olarak tanımlıyor; yıldönümü dolayısıyla özel sayı çıkarıldığını ve gazetenin matbaasında bir tören düzenlendiğini bildiriyordu. Haber, Kocaeli’deki yerel basın geleneğinin Cumhuriyet’in ilk yıllarında ulaştığı düzeyi gösteren küçük ama değerli bir belge.

1960 – İZMİT’TE 300 KİLO AFYONUN BULUNDUĞU EROİN İMALATHANESİ BASILDI

3 Ekim 1960 tarihli Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri, İzmit’te ortaya çıkarılan büyük bir uyuşturucu imalathanesini manşetlerine taşıdı. Polis baskınında 300 kilo ham afyon, 2 kilo baz morfin ile eroin üretiminde kullanılan araç ve gereçler ele geçirildi; Ali Kanbur ve iki kişi yakalandı. Dönemin gazetelerinde olay, İzmit’te üretilen uyuşturucunun başka bölgelere de gönderildiği iddiasıyla geniş yer buldu.

1987 – KOCAELİ’DEKİ MÜZE PROGRAMINA GİDEN GAZETECİLER TUZLA’DA KALDI

3 Ekim 1987 tarihli Cumhuriyet’in “Sanat Kulisi” köşesi, Kocaeli’ye yapılacak bir kültür gezisinin aksiliklerini mizahi bir dille anlatıyordu. Gazeteciler ve davetliler, İzmit’teki Saatçi Ali Efendi Konağı ile Gebze’deki Osman Hamdi Bey Evi’ndeki programlara götürülmek üzere Mimar Sinan Üniversitesinin önünde toplandı. Otobüs bir saat gecikmeyle hareket etti, ardından daha İzmit’e ulaşamadan Tuzla yakınlarında su kaynattı. Kocaeli’nin iki önemli müzesine uzanan yolculuk, gazeteye kültür haberinden çok bir ulaşım macerası olarak yansıdı.

1997 – MİLLİYET’İN MANŞETİ: “GURURUMUZ KOCAELİ”

3 Ekim 1997 tarihli Milliyet, Kocaelispor’un Avrupa başarısını “Gururumuz Kocaeli” başlığıyla birinci sayfasına taşıdı. Kupa Galipleri Kupası’nda National Bükreş’i İzmit’teki ilk maçta 2-0 yenen yeşil-siyahlılar, Romanya’daki rövanşı da Nuri’nin 79. dakikada attığı golle 1-0 kazandı ve ikinci tura yükseldi. Gazete, Kocaelispor’un o sezon Avrupa kupalarında Fenerbahçe ve Trabzonspor’un başaramadığını başardığını özellikle vurguluyordu.

 

3 EKİM’DE DOĞANLAR

1889 – CARL VON OSSIETZKY: Alman gazeteci ve barış aktivisti Carl von Ossietzky doğdu. Almanya’nın gizli silahlanma faaliyetlerini ortaya çıkardığı için hapse giren Ossietzky, Nazi döneminde toplama kampına gönderildi ve 1935 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

1895 – SERGEY YESENİN: Rus şiirinin en tanınmış isimlerinden Sergey Yesenin doğdu. Köy yaşamını, aşkı ve devrim sonrası Rusya’nın değişimini şiirlerine taşıyan Yesenin, yalnızca 30 yaşında hayatını kaybetmesine rağmen Rus edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı.

1897 – LOUIS ARAGON: Fransız şair ve romancı Louis Aragon doğdu. Sürrealizmin kurucu çevresinde yer alan Aragon, daha sonra Fransız Komünist Partisine katıldı ve 20. yüzyıl Fransız edebiyatının önemli isimlerinden biri oldu.

1898 – LEO McCAREY: Amerikalı yönetmen Leo McCarey doğdu. Marx Kardeşler klasiği Duck Soup’u yöneten McCarey, The Awful Truth ve Going My Way filmleriyle iki kez En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandı.

1900 – THOMAS WOLFE: Amerikan edebiyatının önemli romancılarından Thomas Wolfe doğdu. Büyük ölçüde kendi yaşamından beslenen Look Homeward, Angel ile tanınan Wolfe, yalnızca 37 yaşında ölmesine rağmen Amerikan edebiyatının etkili isimleri arasına girdi.

1901 – HİLMİ ZİYA ÜLKEN: Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Hilmi Ziya Ülken doğdu. Felsefe, sosyoloji ve düşünce tarihi alanlarında çalışan Ülken, Türkiye’de modern sosyal bilimlerin gelişmesine önemli katkılarda bulundu.

1904 – CHARLES J. PEDERSEN: Amerikalı kimyager Charles J. Pedersen doğdu. Molekülleri belirli iyonları yakalayabilecek biçimde tasarlamaya imkân veren “taç eterleri” keşfeden Pedersen, bu çalışmasıyla 1987 Nobel Kimya Ödülü’nü paylaştı. İlginç olan, Nobel kazanan az sayıdaki doktora derecesi olmayan bilim insanından biriydi.

1905 – TEKİN ARIBURUN: Türk asker ve siyasetçi Tekin Arıburun doğdu. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Cumhuriyet Senatosu Başkanlığı yapan Arıburun, Çanakkale’de 57. Alay’ın komutanı olarak şehit düşen Hüseyin Avni Bey’in oğluydu.

1916 – FRANK PANTRIDGE: Modern acil tıbbın seyrini değiştiren Kuzey İrlandalı kardiyolog Frank Pantridge doğdu. Pantridge ve ekibi 1966’da dünyanın ilk hastane öncesi koroner bakım birimlerinden birini kurdu; ardından ambulanslarda ve olay yerinde kullanılabilecek ilk gerçekten taşınabilir defibrilatörlerden birini geliştirdi. Bugün havalimanlarında, alışveriş merkezlerinde ve spor salonlarında gördüğümüz otomatik harici defibrilatörlerin yaygınlaşmasına uzanan yolun öncü isimlerinden biriydi.

1916 – JAMES HERRIOT: Gerçek adı James Alfred Wight olan İngiliz veteriner ve yazar James Herriot doğdu. Yorkshire’daki veterinerlik yıllarından beslenen hayvan ve insan hikâyeleri milyonlarca okura ulaştı; kitapları All Creatures Great and Small adıyla defalarca televizyona ve sinemaya uyarlandı.

1919 – JAMES M. BUCHANAN: Amerikalı iktisatçı James M. Buchanan doğdu. Siyasetçilerin ve bürokratların da ekonomik çıkar ve teşviklerle hareket ettiğini inceleyen “kamu tercihi teorisinin” öncülerinden olan Buchanan, 1986 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandı.

1924 – HARVEY KURTZMAN: Amerikalı karikatürist Harvey Kurtzman doğdu. 1952’de MAD dergisini yaratan ve ilk yıllarında yöneten Kurtzman, Amerikan mizahının, çizgi romanın ve popüler kültürün sonraki kuşaklarını derinden etkiledi.

1925 – GORE VIDAL: Amerikalı romancı, senarist ve deneme yazarı Gore Vidal doğdu. Tarih, siyaset ve Amerikan toplumunu keskin bir dille ele alan Vidal, romanları kadar televizyon tartışmalarındaki sivri üslubuyla da tanındı.

1935 – CHARLES DUKE: Apollo 16 astronotu Charles Duke doğdu. 1972’de Ay yüzeyine ayak basan Duke, bunu gerçekleştiren 10. insan oldu ve 36 yaşında Ay’da yürüyen en genç kişi olarak tarihe geçti.

1936 – STEVE REICH: Amerikalı besteci Steve Reich doğdu. Tekrarlanan ritimler ve küçük ses değişimleri üzerine kurduğu eserleriyle minimal müziğin öncü isimlerinden biri oldu.

1938 – EDDIE COCHRAN: Rock’n roll’un ilk kuşağının önemli isimlerinden Eddie Cochran doğdu. Summertime Blues ve C’mon Everybody gibi şarkılarıyla gençlik kültürünün seslerinden biri olan Cochran, 1960’ta henüz 21 yaşındayken trafik kazasında öldü.

1941 – CHUBBY CHECKER: Amerikalı şarkıcı Chubby Checker doğdu. 1960’ta seslendirdiği The Twist yalnızca büyük bir hit olmakla kalmadı, aynı adı taşıyan dansı dünya çapında bir çılgınlığa dönüştürdü.

1944 – CELİLE TOYON: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Celile Toyon doğdu. Uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahne alan Toyon, sinema ve televizyon yapımlarında da geniş kitlelerin tanıdığı isimlerden biri oldu.

1947 – FRED DeLUCA: Dünyanın en yaygın restoran zincirlerinden Subway’in kurucularından Fred DeLuca doğdu. Üniversite masraflarını karşılamak isteyen DeLuca, 17 yaşındayken aile dostu Peter Buck’tan aldığı 1000 dolarla ilk sandviç dükkânını açtı; küçük işletme zamanla küresel bir zincire dönüştü.

1949 – LINDSEY BUCKINGHAM: Fleetwood Mac’in gitaristi, solisti ve bestecilerinden Lindsey Buckingham doğdu. Grubun milyonlarca satan Rumours albümünün oluşumunda önemli rol oynayan Buckingham, Go Your Own Way gibi klasikleşen şarkılara imza attı.

1951 – KATHRYN SULLIVAN: Amerikalı astronot ve jeolog Kathryn Sullivan doğdu. 1984’te uzay yürüyüşü yapan ilk Amerikalı kadın oldu; yıllar sonra Mariana Çukuru’ndaki Challenger Deep’e inerek Dünya’nın en derin noktasına ulaşan ilk kadın unvanını da aldı.

1954 – STEVIE RAY VAUGHAN: Blues rock tarihinin en etkili gitaristlerinden Stevie Ray Vaughan doğdu. 1980’lerde blues müziğinin yeniden geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynayan Vaughan, 1990’da 35 yaşındayken helikopter kazasında hayatını kaybetti.

1955 – BUKET UZUNER: Türk edebiyatının tanınmış isimlerinden Buket Uzuner doğdu. Kumral Ada Mavi Tuna, İki Yeşil Susamuru ve Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları gibi romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.

1959 – FRANK STEPHENSON: Otomobil tasarımının önemli isimlerinden Frank Stephenson doğdu. Yeni MINI, ilk BMW X5, Ferrari F430, Maserati MC12 ve McLaren P1 gibi birbirinden çok farklı otomobillerin tasarımında imzası bulunan Stephenson, özellikle otomotiv kenti Kocaeli’nin okuru için dikkat çekici bir isim.

1962 – TOMMY LEE: Mötley Crüe grubunun kurucularından ve davulcusu Tommy Lee doğdu. Sahnedeki gösterişli performanslarıyla 1980’ler ve 1990’ların hard rock kültürünün en tanınmış isimlerinden biri haline geldi.

1964 – CLIVE OWEN: İngiliz oyuncu Clive Owen doğdu. Closer, Children of Men, Sin City ve Inside Man gibi filmlerle tanınan Owen, Closer’daki performansıyla Oscar’a aday gösterildi.

1967 – ROB LIEFELD: Amerikalı çizgi roman sanatçısı Rob Liefeld doğdu. Marvel’ın en popüler karakterlerinden Deadpool’un yaratıcılarından biri olan Liefeld, daha sonra Image Comics’in kurucuları arasında yer aldı.

1969 – GWEN STEFANI: Amerikalı şarkıcı Gwen Stefani doğdu. Önce No Doubt grubunun solisti olarak Don’t Speak gibi hitlerle dünya çapında ün kazandı, ardından başarılı bir solo kariyer kurdu.

1971 – KEVIN RICHARDSON: Backstreet Boys’un üyelerinden Kevin Richardson doğdu. 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında dünyanın en büyük pop gruplarından birine dönüşen Backstreet Boys, Türkiye’de de dönemin gençlik kültürünün en tanınmış gruplarındandı.

1973 – LENA HEADEY VE NEVE CAMPBELL: Aynı gün iki ünlü oyuncu dünyaya geldi. Lena Headey, Game of Thrones’taki Cersei Lannister rolüyle küresel üne kavuşurken Neve Campbell, Scream serisinin Sidney Prescott’u olarak korku sinemasının en tanınmış karakterlerinden birini canlandırdı.

1976 – SEANN WILLIAM SCOTT: Amerikalı oyuncu Seann William Scott doğdu. Özellikle American Pie serisindeki Steve Stifler karakteriyle 1990’ların sonu ve 2000’lerin gençlik komedilerinin unutulmaz yüzlerinden biri oldu.

1981 – ZLATAN IBRAHIMOVIC: İsveçli futbol yıldızı Zlatan Ibrahimoviç doğdu. Ajax, Juventus, Inter, Barcelona, Milan, Paris Saint-Germain ve Manchester United gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinde forma giyen Zlatan, kendine özgü kişiliği ve sıra dışı golleriyle futbolun en tanınmış isimlerinden biri oldu.

1983 – TESSA THOMPSON: Amerikalı oyuncu Tessa Thompson doğdu. Creed filmleri, Westworld dizisi ve Marvel Sinematik Evreni’nde canlandırdığı Valkyrie karakteriyle geniş kitlelere ulaştı.

1988 – ASAP ROCKY VE ALICIA VIKANDER: Amerikalı rapçi ASAP Rocky ile İsveçli oyuncu Alicia Vikander aynı gün doğdu. Vikander, The Danish Girl filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanırken ASAP Rocky çağdaş hip-hop’ın öne çıkan isimlerinden biri oldu.

1990 – TUVANA TÜRKAY: Türk oyuncu ve şarkıcı Tuvana Türkay doğdu. Yer Gök Aşk, Kara Para Aşk ve Kağıt Ev gibi televizyon dizilerinin yanı sıra çeşitli sinema filmlerinde rol aldı.

1990 – MICHELE MORRONE: İtalyan oyuncu, model ve şarkıcı Michele Morrone doğdu. 2020 yapımı 365 Days filmiyle dünya çapında tanındı ve filmin devam yapımlarında da Massimo Torricelli karakterini canlandırdı.

1995 – AYO EDEBIRI: Amerikalı oyuncu, komedyen ve senarist Ayo Edebiri doğdu. The Bear dizisindeki Sydney Adamu rolüyle uluslararası üne kavuştu ve bu performansıyla Emmy kazandı.

1997 – BANG CHAN: Güney Kore merkezli Stray Kids grubunun lideri Bang Chan doğdu. Avustralya’da büyüyen sanatçı; şarkıcılık, rap, söz yazarlığı ve prodüksiyon çalışmalarıyla K-pop’ın dünya çapında tanınan isimlerinden biri haline geldi.

2004 – NOAH SCHNAPP: Kanadalı-Amerikalı oyuncu Noah Schnapp doğdu. Çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyerinde dünya çapındaki çıkışını Stranger Things dizisindeki Will Byers karakteriyle yaptı.

 

3 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1226 – ASSİSİLİ FRANCESCO: Fransisken Tarikatı’nın kurucusu Assisili Francesco hayatını kaybetti. Yoksulluk, sadelik ve doğayla kurduğu ilişkiyi inancının merkezine taşıyan Francesco, Hristiyanlık tarihinin en etkili dinî kişiliklerinden biri oldu; hayvanlara ve doğaya duyduğu sevgiyle de yüzyıllardır anılıyor.

1838 – KARA ŞAHİN: Sauk halkının önderlerinden Kara Şahin, 71 yaşında hayatını kaybetti. ABD’nin yerli topraklarına doğru genişlemesine karşı direnişin simge isimlerinden biri olan Kara Şahin, adını özellikle 1832’deki Kara Şahin Savaşı’yla tarihe yazdırdı.

1867 – ELIAS HOWE: Modern dikiş makinesinin gelişiminde belirleyici rol oynayan Amerikalı mucit Elias Howe hayatını kaybetti. 1846’da kilit dikiş mekanizmasına ilişkin aldığı patent, dikiş makinesinin seri üretime ve günlük hayata girmesindeki en önemli teknik adımlardan biri oldu.

1896 – WILLIAM MORRIS: İngiliz tasarımcı, yazar ve sanatçı William Morris hayatını kaybetti. Sanayi üretiminin tekdüzeliğine karşı el işçiliğini ve nitelikli tasarımı savunan Arts and Crafts hareketinin öncülerinden olan Morris, mobilyadan duvar kâğıdına ve kitap tasarımına kadar pek çok alanda modern tasarımın yönünü etkiledi.

1929 – GUSTAV STRESEMANN: Alman devlet adamı Gustav Stresemann 51 yaşında hayatını kaybetti. Weimar Cumhuriyeti’nin kısa süre başbakanlığını ve uzun süre dışişleri bakanlığını yapan Stresemann, Almanya ile Fransa arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkısı ve Locarno Antlaşmaları’ndaki rolü nedeniyle Aristide Briand ile birlikte 1926 Nobel Barış Ödülü’nü aldı.

1953 – FLORENCE SABIN: Amerikan tıp tarihinin öncü kadın bilim insanlarından Florence Sabin, 81 yaşında hayatını kaybetti. Johns Hopkins’te bir tıp fakültesinde profesörlüğe yükselen ilk kadınlardan biri olan Sabin, lenf sistemi ve kan hücreleri üzerine öncü araştırmalar yaptı; ABD Ulusal Bilimler Akademisine seçilen ilk kadın oldu ve daha sonra Colorado’nun halk sağlığı sisteminin yeniden düzenlenmesine öncülük etti.

1966 – ROLF SIEVERT: İsveçli tıbbi fizikçi Rolf Sievert hayatını kaybetti. İyonlaştırıcı radyasyonun insan üzerindeki biyolojik etkileri ve radyasyondan korunma konusunda yaptığı öncü çalışmalar nedeniyle, bugün radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkisini ölçmekte kullanılan SI birimi “sievert” onun adını taşıyor.

1967 – WOODY GUTHRIE: Amerikan folk müziğinin en etkili isimlerinden Woody Guthrie, 55 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle “This Land Is Your Land” ile tanınan Guthrie’nin emek, göç, yoksulluk ve toplumsal adaletsizlik üzerine şarkıları Bob Dylan’dan Bruce Springsteen’e kadar sonraki kuşakları etkiledi.

1976 – EMILE BENVENISTE: 20. yüzyıl dilbiliminin önemli isimlerinden Emile Benveniste hayatını kaybetti. Hint-Avrupa dilleri, göstergebilim ve genel dilbilim üzerine çalışan Benveniste, özellikle dilde “ben” ve “sen” gibi kişi kavramlarının nasıl anlam kazandığı üzerine çalışmalarıyla modern dil düşüncesini etkiledi.

1987 – JEAN ANOUILH: Fransız oyun yazarı Jean Anouilh 77 yaşında hayatını kaybetti. En ünlü eseri Antigone’yi 1944’te Nazi işgali altındaki Paris’te sahneye taşıyan Anouilh, bireyin iktidar ve otorite karşısındaki konumunu sorgulayan oyunlarıyla 20. yüzyıl tiyatrosunun önemli yazarlarından biri oldu.

1990 – MUHTEŞEM DURUKAN: Yeşilçam’ın tanıdık karakter oyuncularından, yönetmen ve senarist Muhteşem Durukan hayatını kaybetti. Korkusuz Korkak, Bekçiler Kralı, Tokatçı, Çarıklı Milyoner, Garip ve Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor gibi çok sayıda filmde rol alan Durukan, özellikle Kemal Sunal filmlerindeki sert ve kötü adam tiplemeleriyle hafızalarda kaldı.

1998 – RODDY McDOWALL: İngiliz asıllı Amerikalı oyuncu Roddy McDowall hayatını kaybetti. Çocuk oyuncu olarak başlayan uzun kariyerinin en unutulmaz rolleri, Maymunlar Cehennemi filmlerinde canlandırdığı Cornelius ve Caesar karakterleri oldu.

1999 – AKIO MORITA: Japon teknoloji devi Sony’nin kurucularından Akio Morita, 78 yaşında hayatını kaybetti. Küçük bir elektronik şirketini dünya markasına dönüştüren Morita döneminde Sony; transistorlu radyolardan televizyonlara, Walkman’den taşınabilir müzik kültürüne kadar tüketici elektroniğinin yönünü değiştiren ürünlere imza attı.

2000 – BENJAMIN ORR: Amerikalı rock grubu The Cars’ın bas gitaristi ve solistlerinden Benjamin Orr, 53 yaşında hayatını kaybetti. Grubun en tanınmış parçalarından “Just What I Needed” ve özellikle “Drive”ın ana vokalini Orr seslendirmişti.

2003 – WILLIAM STEIG: Çizer ve çocuk kitapları yazarı William Steig, 95 yaşında hayatını kaybetti. On yıllarca The New Yorker için çizimler yapan Steig’in 1990’da yayımladığı Shrek! adlı çocuk kitabındaki yeşil dev, yıllar sonra sinema tarihinin en başarılı animasyon serilerinden birinin kahramanına dönüştü.

2004 – JANET LEIGH: Amerikalı oyuncu Janet Leigh 77 yaşında hayatını kaybetti. Alfred Hitchcock’un Psycho filmindeki ünlü duş sahnesiyle sinema tarihinin en unutulmaz sekanslarından birinin merkezinde yer alan Leigh, bu rolüyle Oscar’a aday gösterildi.

2005 – NURETTİN ERSİN: Türk Silahlı Kuvvetlerinin 18. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nurettin Ersin 87 yaşında hayatını kaybetti. Uzun askerî kariyerinin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve 1980-1983 arasında Genelkurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu.

2010 – PHILIPPA FOOT: İngiliz filozof Philippa Foot 90 yaşında hayatını kaybetti. Modern ahlak felsefesinin en etkili düşünürlerinden olan Foot, bir tramvayın beş kişiye doğru ilerlediği ve bir kişinin müdahalesiyle başka bir raya yönlendirilebildiği ünlü “tramvay problemi”nin temelini atan düşünce deneyini ortaya koydu.

2014 – BEHÇET NACAR: Yeşilçam’ın unutulmaz kötü adamlarından Behçet Nacar, 80 yaşında hayatını kaybetti. Figüranlıktan başrole yükselen oyuncu, kendisiyle özdeşleşen “Parçala Behçet” karakteriyle öylesine ün kazandı ki bu ad yıllarca kendi isminden bile daha çok kullanıldı.

2017 – CELAL TALABANİ: Irak’ın eski Cumhurbaşkanı Celal Talabani, 83 yaşında Berlin’de hayatını kaybetti. Kürt siyasetinin uzun yıllar önde gelen isimlerinden olan Talabani, 2005’te Irak Cumhurbaşkanı seçildi ve modern Irak tarihinde bu göreve gelen ilk Arap olmayan siyasetçi oldu; görevini 2014’e kadar sürdürdü.

2018 – LEON LEDERMAN: Amerikalı parçacık fizikçisi Leon Lederman, 96 yaşında hayatını kaybetti. Müon nötrinosunun keşfine yol açan çalışmaları nedeniyle Melvin Schwartz ve Jack Steinberger ile birlikte 1988 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.

2018 – YILDIRIM ÖCEK: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Yıldırım Öcek, 66 yaşında hayatını kaybetti. Uzun yıllar tiyatro yapan Öcek, geniş televizyon izleyicisinin hafızasına özellikle Avrupa Yakası’ndaki dergi patronu Saadettin Yerebakan karakteriyle yerleşti.

2022 – KİM JUNG Gİ: Güney Koreli çizer Kim Jung Gi, 47 yaşında Paris’te hayatını kaybetti. Ön çizim yapmadan, yalnızca hafızasını kullanarak dev boyutlarda ve son derece ayrıntılı sahneler çizdiği canlı performanslarıyla dünya çapında ün kazanan sanatçının çizim videoları milyonlarca kez izlendi.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.