Günün Tarihi / 27 Eylül
27 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA TURİZM GÜNÜ
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından her yıl 27 Eylül’de Dünya Turizm Günü kutlanıyor. Tarihin seçilmesinin nedeni, Dünya Turizm Örgütü’nün kuruluş statüsünün 27 Eylül 1970’te kabul edilmiş olması; ilk Dünya Turizm Günü ise 1980’de kutlandı. Turizm bugün dünyada yaklaşık her on kişiden birine istihdam sağlayan dev bir sektör.
2026 yılının teması “Turizmi Yeniden Tasarlamak için Dijital Gündem ve Yapay Zekâ.” Bu yıl özellikle yapay zekânın insanların tatil yeri seçmesinden rezervasyonlara, küçük turizm işletmelerinin görünürlüğünden destinasyonların yönetimine kadar seyahati nasıl değiştirdiği tartışılıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de yapay zekânın turizme yeni imkânlar sunarken turistleri sürekli aynı yerlere yönlendirme ve daha küçük destinasyonları görünmez bırakma riskine dikkat çekiyor.
Kocaeli açısından da günün ayrı bir anlamı var. Sanayi kenti kimliğinin gölgesinde kalsa da Kartepe ve Maşukiye’den Kerpe, Kefken ve Pembe Kayalar’a, Ormanya’dan Körfez kıyılarına kadar kent ciddi bir doğa ve hafta sonu turizmi potansiyeline sahip. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 programında sadece Ormanya için yıllık 4 milyon 250 bin ziyaretçi hedeflenmesi bile bu potansiyelin büyüklüğünü gösteriyor.
DÜNYA NEHİRLER GÜNÜ
Her yıl eylül ayının dördüncü pazar günü kutlanan Dünya Nehirler Günü, 2026’da 27 Eylül’e denk geliyor. Gün; nehirlerin ekolojik, ekonomik ve kültürel değerine dikkat çekmek, kirlilik ve yanlış kullanım karşısında korunmalarını teşvik etmek amacıyla düzenleniyor. İlk kez 2005’te kutlanan etkinliğin fikir babası Kanadalı çevreci Mark Angelo. Bugün 100’den fazla ülkede milyonlarca kişinin çeşitli etkinliklerle katıldığı küresel bir çevre hareketine dönüşmüş durumda.
2026’DA İŞİTME ENGELLİLER HAFTASI 27 EYLÜL’DE SONA ERİYOR
Dünya Sağırlar Federasyonu’nun düzenlediği Uluslararası İşitme Engelliler Haftası, 2026’da 21-27 Eylül tarihleri arasında kutlanıyor. Bu yılın ana teması, işitme engelli bireylerin insan haklarının ve ulusal işaret dillerinin tanınmasına odaklanıyor. Haftanın son günü olan 27 Eylül’ün özel teması ise federasyonun kuruluşunun 75. yılı dolayısıyla “75 Yıllık İnsan Hakları”. Dünya Sağırlar Federasyonu 23 Eylül 1951’de Roma’da kurulmuştu.
DÜNYA GÖÇMENLER VE MÜLTECİLER GÜNÜ
Katolik Kilisesi tarafından düzenlenen Dünya Göçmenler ve Mülteciler Günü de 2026’da 27 Eylül’e denk geliyor. 112’ncisi düzenlenen günün bu yılki teması özellikle göç ve savaş nedeniyle yerinden edilen çocuklara dikkat çekiyor: “Bu çocuklardan yalnız biri bile…” Günün geçmişi 1914’e kadar uzanıyor ve günümüzde her yıl eylül ayının son pazar günü anılıyor.
ETİYOPYA’DA MESKEL BAYRAMI
27 Eylül, Etiyopya’da yılın en renkli ve önemli dinî bayramlarından Meskel’in de günü. Etiyopya Ortodoks geleneğinde Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğine inanılan “Gerçek Haç”ın bulunmasını anan bayramda büyük meydanlarda demera adı verilen dev ateşler yakılıyor, törenler ve geçitler düzenleniyor. Meskel kutlamaları 2013’ten beri UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde bulunuyor; 27 Eylül de Etiyopya’da resmî tatil.
27 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
Aşağıdakiler BM tarafından ilan edilmiş resmî dünya günleri değil; büyük bölümü ABD’de ortaya çıkmış, markalar ve özel gün takvimleri aracılığıyla yayılmış eğlenceli kutlamalar.
ÇİKOLATALI SÜT GÜNÜ
27 Eylül, ABD’de National Chocolate Milk Day, yani Çikolatalı Süt Günü olarak kutlanıyor. Arkasında Birleşmiş Milletler kararı, tarihî bir yıldönümü ya da büyük bir toplumsal hareket yok. Mantık çok daha basit: Bir bardak süte kakao veya çikolata ekleyin ve günü kutlayın. Özel gün takvimlerinin insanoğlunun kutlanacak konu bulmakta sınır tanımadığının iyi örneklerinden biri.
KUTU EZME GÜNÜ
Adı ilk duyulduğunda insana biraz öfke kontrolü egzersizi gibi geliyor ama National Crush a Can Day, aslında geri dönüşümü teşvik etmek için ortaya çıkmış. 27 Eylül’de insanlardan boş alüminyum kutuları ezip geri dönüşüme göndermeleri isteniyor. Yani günün amacı kutulardan hınç almak değil, çöpe gidecek metal miktarını azaltmak.
ATKI GÜNÜ
Atkının da günü var. National Scarf Day, New Yorklu aksesuar markası Echo tarafından şirketin 95. yılını kutlamak amacıyla 2018’de başlatıldı. Firma, 27 Eylül’ü insanların en sevdikleri atkı ve fularları takıp fotoğraf paylaşacakları bir moda günü ilan etti. Kısacası insanlık binlerce yıldır atkı kullanıyordu ama özel gününe kavuşması için 2018’i beklemek zorunda kaldı.
CORNED BEEF HASH GÜNÜ
Amerikan mutfağının patates, soğan ve tuzlanmış dana etinin tavada kızartılmasıyla hazırlanan corned beef hash yemeğine de 27 Eylül ayrılmış durumda. Türkiye’den bakınca “Bunun da mı günü var?” dedirten kutlamalardan biri. Üstelik kim tarafından ve neden 27 Eylül’e yerleştirildiği kesin olarak bilinmiyor.
ATALARI TAKDİR GÜNÜ
27 Eylül’ün daha garip isimlerinden biri de Ancestor Appreciation Day – Ataları Takdir Günü. İnsanları aile büyüklerini hatırlamaya, eski fotoğrafları incelemeye, aile hikâyelerini öğrenmeye ve mümkünse soy ağacının peşine düşmeye çağırıyor. “Tuhaf gün” gibi görünse de fikir kötü değil: Büyükanneler ve büyükbabalar hayattayken aile hikâyelerini kaydetmek için iyi bir bahane.
27 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1529 – I. VİYANA KUŞATMASI BAŞLADI
Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusu Viyana’yı kuşattı. 1526’daki Mohaç Zaferi’nin ardından Macaristan üzerindeki Osmanlı-Habsburg mücadelesinin devamı niteliğindeki seferde Osmanlı kuvvetleri 27 Eylül’de Viyana önlerine ulaştı. Ancak sefer boyunca etkili olan şiddetli yağmurlar, yolların çamura dönüşmesi ve ağır kuşatma toplarının önemli bölümünün geride bırakılması Osmanlı ordusunu zorladı. Yaklaşık üç hafta süren kuşatmada şehir alınamadı ve Kanuni ekim ortasında geri çekilme kararı verdi. I. Viyana Kuşatması, Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Avrupa’daki ilerleyişinin en dikkat çekici girişimlerinden biri olarak tarihe geçti.
1540 – CİZVİT TARİKATI PAPALIK TARAFINDAN RESMEN TANINDI
Katolik dünyasının en etkili dinî topluluklarından Cizvitler (İsa Cemiyeti), Papa III. Paulus tarafından resmen tanındı. İspanyol din adamı Ignatius de Loyola ve arkadaşlarının oluşturduğu topluluk, Papa’nın 27 Eylül 1540’ta yayımladığı Regimini Militantis Ecclesiae adlı fermanla Katolik Kilisesi içinde resmî bir tarikat statüsü kazandı. Cizvitler sonraki yüzyıllarda özellikle eğitim, misyonerlik, bilim ve diplomasi alanlarında büyük etki yarattı; Avrupa’dan Asya ve Amerika’ya kadar çok geniş bir coğrafyada okullar ve kolejler kurdu.
1590 – TARİHİN EN KISA SÜRE GÖREV YAPAN PAPASI HAYATINI KAYBETTİ
VII. Urbanus, papa seçilmesinden yalnızca 13 gün sonra Roma’da hayatını kaybetti ve tarihin en kısa süre görev yapan papası oldu. Asıl adı Giovanni Battista Castagna olan Urbanus, 15 Eylül 1590’da papa seçilmişti. Ancak birkaç gün sonra ağır biçimde hastalandı ve taç giyme töreni bile yapılamadan 27 Eylül’de öldü. Böylece papalığı, Katolik Kilisesi tarihinin en kısa pontifikası olarak kayda geçti.
1669 – 21 YILLIK KANDİYE KUŞATMASI SONA ERDİ
Osmanlı tarihinin en uzun ve en yıpratıcı kuşatmalarından Kandiye Kuşatması, 21 yılı aşkın süren mücadelenin ardından sona erdi. Venedik kuvvetlerinin komutanı Francesco Morosini ile Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa arasında 6 Eylül’de teslim şartları kararlaştırıldı; yaklaşık üç hafta süren tahliyenin ardından 27 Eylül 1669’da Kandiye Osmanlıların eline geçti. Böylece Girit’in fethi büyük ölçüde tamamlandı. Ancak Suda, Spinalonga ve Granbusa’daki Venedik kaleleri bir süre daha Osmanlı egemenliği dışında kaldı. 1648’de başlayan Kandiye kuşatması, 21 yılı aşan süresiyle tarihin en uzun kuşatmalarından biri olarak biliniyor.
1821 – MEKSİKA’NIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI FİİLEN SONA ERDİ
On bir yıl süren Meksika Bağımsızlık Savaşı’nın ardından Üç Garanti Ordusu, Agustín de Iturbide ve Vicente Guerrero önderliğinde 27 Eylül 1821’de Mexico City’ye girdi. Bu giriş, Meksika’da bağımsızlık mücadelesinin tamamlandığı tarih olarak kabul ediliyor. Yeni devletin bağımsızlık belgesi ise ertesi gün imzalandı. Bugün Meksika bağımsızlığının başlangıcı 16 Eylül’de kutlanıyor; 27 Eylül ise savaşın sonuçlandığı gün.
1822 – MISIR HİYEROGLİFLERİNİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Fransız dilbilimci Jean-François Champollion, 27 Eylül 1822’de Paris’teki Académie des Inscriptions et Belles-Lettres’de ünlü Lettre à M. Dacier çalışmasını sundu ve Mısır hiyerogliflerinin nasıl okunabildiğini açıkladı. Rosetta Taşı’nın da yardımıyla geliştirdiği yöntem, binlerce yıldır okunamayan Antik Mısır metinlerinin yeniden anlaşılmasını mümkün kıldı. British Museum bu sunumu hiyerogliflerin çözülmesinin dönüm noktası, Louvre ise adeta modern Mısırbilimin doğum belgesi olarak değerlendiriyor.
1825 – DÜNYANIN İLK BUHARLI HALK DEMİRYOLU AÇILDI
İngiltere’deki Stockton-Darlington Demiryolu, 27 Eylül 1825’te resmen hizmete girdi. George Stephenson’ın yaptığı Locomotion No. 1 adlı buharlı lokomotif, kömür vagonlarının yanı sıra yolcu taşıyan vagonları da çekti. Hat, buharlı lokomotif kullanan dünyanın ilk halka açık demiryolu kabul ediliyor. Demiryollarının kısa süre içinde Avrupa’dan Amerika’ya ve Osmanlı topraklarına kadar yayılacak büyük ulaşım devriminin simgesel başlangıçlarından biri böyle yaşandı.
1905 – EINSTEIN’IN E=MC²’YE GİDEN MAKALESİ DERGİYE ULAŞTI
Albert Einstein’ın fizik tarihinin en ünlü bağıntılarından birine giden “Bir Cismin Eylemsizliği Enerji İçeriğine Bağlı mıdır?” başlıklı kısa makalesi, 27 Eylül 1905’te Annalen der Physik dergisinin yazı işlerine ulaştı. Einstein bu çalışmada kütle ile enerjinin birbirine dönüşebileceğini ortaya koydu. Bugün herkesin bildiği E=mc² formülü makalede bu biçimde yazılmamıştı, ancak denklemin ifade ettiği kütle-enerji eşdeğerliği açık biçimde ortaya konmuştu.
1908 – İLK FORD MODEL T ÜRETİLDİ
Otomobilin lüks olmaktan çıkıp geniş kitlelerin ulaşabileceği bir ürüne dönüşmesinin simgesi olan ilk Ford Model T, Detroit’teki Piquette Avenue fabrikasında 27 Eylül 1908’de monte edildi. Araç birkaç gün sonra, 1 Ekim’de satışa çıktı. Model T’nin sonraki yıllarda milyonlarca adet üretilmesi, otomobil kullanımını yaygınlaştırmakla kalmadı; seri üretim yöntemlerinin sanayi dünyasını değiştirmesinde de büyük rol oynadı. Ford’un ilk aracına ait üretim kartı bugün hâlâ Henry Ford Müzesi koleksiyonunda bulunuyor.
1919 – İNGİLİZLER MERZİFON’DAN ÇEKİLDİ
Mondros Mütarekesi’nin ardından 30 Mart 1919’da Merzifon’u işgal eden İngiliz kuvvetleri, yaklaşık altı ay sonra şehirden çekildi. İngilizler 26 Eylül’de ayrılma hazırlıklarına başladı; 27 Eylül’de şehirde gerginlik yaşandı ve 28 Eylül sabahı birlikler Merzifon’u terk etti. İngiliz işgali boyunca şehirde protestolar düzenlenmiş, Millî Mücadele yanlısı örgütlenme de giderek güçlenmişti.
1922 – YUNAN KRALI I. KONSTANTİN TAHTTAN ÇEKİLDİ
Türk ordusunun Büyük Taarruz’da Yunan ordusunu yenilgiye uğratmasının ve Anadolu’daki Yunan harekâtının çökmesinin ardından, Yunanistan’da büyük bir siyasi kriz başladı. Midilli ve Sakız’daki birliklerde başlayan, Albay Nikolaos Plastiras ve Stylianos Gonatas’ın önderlik ettiği askerî hareket Atina’ya ulaşınca Kral I. Konstantin’in tahttan çekilmesi istendi. Konstantin, 27 Eylül 1922’de ikinci kez tahttan feragat ederek yerini büyük oğlu II. Georgios’a bıraktı. Birkaç gün sonra da Yunanistan’dan ayrıldı.
1923 – HARP OKULU YILLAR SONRA İSTANBUL’DAKİ YUVASINA DÖNDÜ
Millî Mücadele sırasında Ankara’ya taşınan Harbiye Mektebi, savaşın kazanılmasının ardından 27 Eylül 1923’te yeniden İstanbul’a nakledildi ve Pangaltı’daki tarihî binasında eğitim vermeye başladı. İstanbul’un işgali sırasında pek çok askerî öğrenci Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katılmış, okulun eğitim faaliyetleri Ankara’daki Abidin Paşa Köşkü’nde sürdürülmüştü. Mekteb-i Harbiye, 1936’da Ankara’daki yeni yerleşkesine taşınana kadar Pangaltı’da kaldı.
1928 – ABD, ÇİN MİLLİYETÇİ HÜKÜMETİNİ TANIDIĞINI AÇIKLADI
ABD, Çan Kay-şek liderliğindeki Nanking merkezli Milliyetçi Hükümeti Çin’in meşru hükümeti olarak tanıdığını kamuoyuna açıkladı. Çin’de yıllar süren siyasi parçalanma ve iç savaşın ardından Milliyetçiler ülkenin büyük bölümünde hâkimiyet kurmuştu. ABD ile Milliyetçi Hükümet arasında 25 Temmuz 1928’de imzalanan gümrük anlaşması teknik olarak diplomatik tanıma anlamına geliyordu; 27 Eylül’de Washington yönetimi bunun tam ve resmî tanıma olduğunu açık biçimde teyit etti. ABD, yeni Milliyetçi yönetimi tanıyan ilk büyük devletlerden biri oldu.
1937 – “LONDRA ASFALTI”NIN YENİ BÖLÜMÜ HİZMETE AÇILDI
İstanbul’u Edirne üzerinden Avrupa’ya bağlayan ve halk arasında uzun yıllar “Londra Asfaltı” olarak bilinen karayolunun yeni yapılan bölümünün açılışı 27 Eylül 1937’de gerçekleştirildi. Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya’nın katıldığı törende İstanbul-Edirne yolunun Lüleburgaz’a kadar tamamlanan kesimi hizmete girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Film Mirasım arşivinde açılış töreninin yaklaşık sekiz dakikalık görüntüleri de bulunuyor.
1939 – VARŞOVA, NAZİ ALMANYASI’NA TESLİM OLMA KARARI ALDI
II. Dünya Savaşı’nın başlamasından 26 gün sonra, yoğun Alman bombardımanı ve topçu ateşi altındaki Varşova’da direniş sona erdi ve şehir 27 Eylül’de teslim olma kararı aldı. Resmî teslim belgesi ertesi gün, 28 Eylül’de imzalandı. Ancak bu, Polonya’nın bütünüyle teslim olduğu anlamına gelmiyordu. Sovyetler Birliği de 17 Eylül’de ülkenin doğusunu işgal etmişti; Polonya’nın diğer birlikleri savaşmaya devam etti ve son düzenli birlik 6 Ekim’de silah bıraktı. Polonya hükümeti ise sürgünde faaliyetini sürdürerek savaş boyunca Müttefiklerin yanında yer aldı.
1940 – ALMANYA, İTALYA VE JAPONYA ÜÇLÜ PAKT’I İMZALADI
II. Dünya Savaşı sürerken Nazi Almanyası, Faşist İtalya ve Japon İmparatorluğu, Berlin’de Üçlü Pakt’ı (Tripartite Pact) imzalayarak Mihver ittifakını resmîleştirdi. Anlaşmada Almanya ve İtalya’nın Avrupa’daki, Japonya’nın ise Doğu Asya’daki liderliği karşılıklı olarak tanınıyor; taraflardan birinin o sırada Avrupa savaşı veya Çin-Japon Savaşı’na katılmamış bir devlet tarafından saldırıya uğraması halinde diğerlerinin siyasi, ekonomik ve askerî yardımda bulunması öngörülüyordu. Pakt, savaşın ilerleyen döneminde Macaristan, Romanya, Bulgaristan gibi başka devletlerin de katılımıyla genişledi ve II. Dünya Savaşı’nın iki büyük blok etrafında şekillenmesinde önemli rol oynadı.
1954 – GECE TELEVİZYONUNUN EN UZUN SOLUKLU MARKALARINDAN “TONIGHT” BAŞLADI
Amerikan televizyon tarihini değiştirecek “Tonight”, Steve Allen’ın sunumuyla NBC’de 27 Eylül 1954’te canlı yayına başladı. Sohbet, müzik, komedi ve ünlü konukları gece kuşağında bir araya getiren program, daha sonra Johnny Carson, Jay Leno ve Jimmy Fallon gibi isimlerle devam etti. Bugünkü late-night talk show formatının temel örneklerinden biri haline gelen The Tonight Show, 70 yılı aşan tarihiyle televizyonun en uzun ömürlü program markalarından biri oldu.
1962 – KUZEY YEMEN’DE MONARŞİ DEVRİLDİ, CUMHURİYET KURULDU
Yemen ordusundaki cumhuriyetçi subayların 26 Eylül gecesi başlattığı askerî darbeyle İmam Muhammed el-Bedir yönetimi devrildi ve ertesi gün Yemen Arap Cumhuriyeti, yani Kuzey Yemen’in cumhuriyet rejimi ilan edildi. Darbenin liderlerinden Albay Abdullah es-Sallal yeni devletin başına geçti. Ancak monarşi yanlıları teslim olmadı; Suudi Arabistan’ın desteklediği kraliyetçilerle, Mısır’ın desteklediği cumhuriyetçiler arasında yıllarca sürecek bir iç savaş başladı. Kuzey Yemen, 22 Mayıs 1990’da Güney Yemen’le birleşerek bugünkü Yemen Cumhuriyeti’ni oluşturdu.
1962 – “SESSİZ BAHAR” YAYIMLANDI, ÇEVRE HAREKETİ DEĞİŞTİ
Amerikalı biyolog ve yazar Rachel Carson’ın “Silent Spring – Sessiz Bahar” adlı kitabı 27 Eylül 1962’de yayımlandı. Carson, özellikle DDT başta olmak üzere tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanımının kuşlar, böcekler, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı. Kitap büyük tartışma yarattı; kimya endüstrisinin sert tepkisiyle karşılaşmasına rağmen modern çevre hareketinin gelişmesinde dönüm noktalarından biri oldu. ABD Çevre Koruma Ajansı da kitabın çevre hareketini hızlandıran başlıca olaylardan biri olduğunu belirtiyor.
1964 – KENNEDY SUİKASTINA İLİŞKİN WARREN RAPORU KAMUOYUNA AÇIKLANDI
ABD Başkanı John F. Kennedy’nin 1963’te öldürülmesini araştıran Warren Komisyonu’nun raporu, 27 Eylül 1964’te kamuoyuna yayımlandı. Komisyon, Lee Harvey Oswald’ın Kennedy’yi öldürürken tek başına hareket ettiği ve suikastın bir komplonun parçası olduğuna ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı sonucuna vardı. Rapor daha sonraki yıllarda yoğun tartışmalara ve alternatif suikast teorilerine konu olmaya devam etti. Nihai rapor Başkan Lyndon Johnson’a üç gün önce, 24 Eylül’de teslim edilmişti.
1970 – ÜRDÜN KRALI HÜSEYİN İLE YASER ARAFAT ATEŞKES İMZALADI
Ürdün ordusu ile Filistinli silahlı örgütler arasında yaşanan ve tarihe “Kara Eylül” olarak geçen kanlı çatışmaların ardından, Arap liderleri Kahire’de olağanüstü zirvede bir araya geldi. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın arabuluculuğunda, Ürdün Kralı Hüseyin ile Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat 27 Eylül’de ateşkes anlaşması imzaladı. Anlaşma çatışmaları geçici olarak durdurdu; ancak Ürdün yönetimi ile Filistinli örgütler arasındaki gerilim sona ermedi. Çatışmalar sonraki aylarda yeniden başladı ve 1971’e gelindiğinde FKÖ’nün silahlı unsurlarının büyük bölümü Ürdün’den çıkarıldı.
1983 – ÖZGÜR YAZILIM HAREKETİNİN TEMELLERİNİ ATAN GNU PROJESİ DUYURULDU
Programcı Richard Stallman, 27 Eylül 1983’te internetin öncülü sayılabilecek haber gruplarına gönderdiği mesajla GNU Projesi’ni duyurdu. Amacı, Unix’le uyumlu fakat kullanıcıların özgürce kullanabileceği, inceleyebileceği, değiştirebileceği ve paylaşabileceği tamamen özgür bir işletim sistemi oluşturmaktı. GNU daha sonra özgür yazılım hareketinin temel projelerinden birine dönüştü ve Linux çekirdeğiyle birlikte bugün kullanılan pek çok sistemin altyapısını oluşturdu.
1996 – TALİBAN KABİL’İ ELE GEÇİRDİ, ESKİ DEVLET BAŞKANI NECİBULLAH ÖLDÜRÜLDÜ
Taliban kuvvetleri 27 Eylül 1996 sabahı Kabil’e girerek Afganistan’ın başkentinin kontrolünü ele geçirdi. Aynı saatlerde, 1992’de iktidardan ayrıldıktan sonra Birleşmiş Milletler yerleşkesine sığınan eski devlet başkanı Muhammed Necibullah, silahlı Taliban mensupları tarafından binadan zorla çıkarıldı. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre Necibullah ve kardeşi Şahpur Ahmedzay daha sonra yargısız biçimde öldürüldü; cesetleri Kabil’de bir meydanda halka teşhir edildi. Olay, Taliban’ın Afganistan’daki ilk iktidar döneminin başlangıcını simgeleyen en çarpıcı gelişmelerden biri oldu.
1997 – MARS PATHFINDER’DAN SON SİNYAL ALINDI
NASA’nın Mars’a indirdiği Mars Pathfinder aracından son veri iletimi 27 Eylül 1997’de alındı. Görev kapsamında çalışan küçük Sojourner, başka bir gezegende hareket eden ilk tekerlekli robot olmuştu. Yalnızca yedi gün çalışması planlanan araç 83 gün boyunca Mars yüzeyinde hareket ederek kaya ve toprakları inceledi. NASA sonraki aylarda bağlantıyı yeniden kurmaya çalıştı; görev resmen Mart 1998’de sona erdirildi.
1998 – GOOGLE’IN KUTLADIĞI DOĞUM GÜNÜ
İnternet tarihini değiştiren Google, bugün 27 Eylül’ü doğum günü olarak kutluyor. Ancak şirketin kuruluş hikâyesindeki tarihler biraz karışık: Larry Page ve Sergey Brin’in geliştirdiği arama motorunun temelleri daha önce atılmış, Google Inc. 4 Eylül 1998’de resmen kurulmuştu. Google da kesin kuruluş gününün tartışmalı olduğunu kabul ediyor; buna rağmen şirket uzun yıllardır doğum gününü 27 Eylül’de özel bir Google Doodle ile kutluyor. 1998’de küçük bir garaj girişimi olarak başlayan Google, sonraki yıllarda internet aramasından e-postaya, haritalardan video ve yapay zekâya kadar dijital hayatın en etkili şirketlerinden birine dönüştü.
2008 – ÇİN İLK UZAY YÜRÜYÜŞÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİ
Çinli astronot Zhai Zhigang, Shenzhou-7 uzay aracından çıkarak ülkesinin ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi. Yaklaşık 14 dakika süren görev sırasında Liu Boming de aracın kapısından destek verdi. Böylece Çin, Sovyetler Birliği/Rusya ve ABD’den sonra kendi insanlı uzay programıyla uzay yürüyüşü gerçekleştiren üçüncü ülke oldu.
2019 – MİLYONLARCA KİŞİ İKLİM İÇİN SOKAĞA ÇIKTI
İklim değişikliğine karşı daha güçlü önlemler alınmasını isteyen milyonlarca kişi, dünyanın dört bir yanında düzenlenen iklim grevlerine katıldı. Greta Thunberg’in başlattığı okul grevi hareketinden büyüyen küresel eylemlerin 27 Eylül’deki ikinci dalgasında, dönemin tahminlerine göre 2.400’den fazla noktada yaklaşık 2 milyon kişi sokağa çıktı. En büyük gösterilerden biri Kanada’nın Montreal kentinde düzenlendi; Greta Thunberg’in de katıldığı yürüyüşe organizatörlerin tahminine göre yaklaşık 500 bin kişi katıldı. 20-27 Eylül boyunca süren küresel protestolar, iklim değişikliğine karşı düzenlenen tarihin en büyük kitlesel eylemlerinden biri haline geldi.
2020 – İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI BAŞLADI
Azerbaycan ile Ermeni güçleri arasında Dağlık Karabağ ve çevresinde geniş çaplı çatışmalar başladı. Taraflar savaşın başlamasından birbirini sorumlu tutarken, 27 Eylül’de başlayan çatışmalar kısa sürede son yılların en büyük Azerbaycan-Ermenistan savaşına dönüştü. Uluslararası hukukta Azerbaycan toprağı olarak kabul edilen Dağlık Karabağ ve çevresindeki bölgelerde 44 gün süren savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti. Azerbaycan, 1990’lardan beri Ermeni güçlerinin kontrolünde bulunan çevre ilçelerin büyük bölümünü ve stratejik önemdeki Şuşa kentini yeniden kontrolüne aldı. Rusya’nın arabuluculuğunda 9-10 Kasım gecesi imzalanan ateşkesle çatışmalar sona erdi ve bölgeye Rus barış gücü konuşlandırıldı.
2022 – MARDİN’DE 12 BİN YILLIK “KAMU BİNASI” ORTAYA ÇIKARILDI
Mardin’in Dargeçit ilçesindeki Boncuklu Tarla kazılarında yaklaşık 12 bin yıllık olduğu değerlendirilen büyük bir yapının kalıntılarına ulaşıldığı 27 Eylül 2022’de kamuoyuna duyuruldu. Kazı ekibi yapıyı, topluluğun ortak kullanımına hizmet etmiş olabileceği için “kamu binası” olarak tanımladı. Neolitik döneme uzanan Boncuklu Tarla, Göbeklitepe ve çevresindeki diğer erken yerleşimlerle birlikte Anadolu ve Mezopotamya’da yerleşik hayatın başlangıcına ilişkin önemli veriler sunuyor.
KOCAELİ TARİHİNDE 27 EYLÜL
1888 – ARMAŞ’TAKİ BÜYÜK YANGIN KÖYÜ VE MANASTIRI HARABEYE ÇEVİRDİ
Bugün İzmit’e bağlı Akmeşe olarak bildiğimiz yerleşimin o dönemki adı Armaş’tı. 17. yüzyıldan itibaren burada bulunan Armaş Manastırı, zamanla önemli bir dinî ve eğitim merkezine dönüşmüş; bünyesinde okul ve matbaa da kurulmuştu. 27 Eylül 1888’de çıkan büyük yangın, Armaş köyünün önemli bir bölümünü ve manastırın Gevontiyants Okulu’nun bulunduğu güney kanadını harabeye çevirdi. Yangından sonra hasarlı bölümler yeniden onarıldı. Bugün sakin bir Kocaeli yerleşimi olan Akmeşe’nin geçmişinde, Osmanlı döneminin önemli Ermeni eğitim ve kültür merkezlerinden birinin bulunduğunu hatırlatan çarpıcı olaylardan biri bu yangındı.
1954 – HEREKE’DE “İSTİKLAL” GAZETESİ YAYIN HAYATINA BAŞLADI
Kocaeli basın tarihinin bugün pek hatırlanmayan gazetelerinden İstiklal, ilk sayısını 27 Eylül 1954’te Hereke’de yayımladı. Kendini “Günlük Siyasi Sabah Gazetesi” olarak tanımlayan gazetenin sahipleri Fahri Üstündağ, Hasan Başaran, Celal Avcı ve Ahmet Özdemir’di. Dizgi ve baskısı Hereke Hükümet Caddesi’ndeki İstiklal Matbaası’nda yapılan gazete beş sütun ve 40×28 santimetre boyutundaydı. Bu küçük ayrıntı bile 1950’lerin Kocaeli’sindeki yerel basının yalnız İzmit merkezden ibaret olmadığını; Hereke gibi sanayi yerleşimlerinde de kendi gazetelerini çıkarabilecek canlı bir yerel kamuoyu bulunduğunu gösteriyor.
1955 – DONANMA GÜNÜ İZMİT, HEREKE, KARAMÜRSEL VE GÖLCÜK’TE KUTLANDI
Preveze Deniz Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen Donanma Günü, 27 Eylül 1955’te Kocaeli kıyılarında geniş katılımlı törenlere sahne oldu. Ertesi günün gazetelerinde İzmit, Hereke, Karamürsel ve Gölcük’te kutlamalar yapıldığı, Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümamiral Fahri Korutürk’ün de gün dolayısıyla bir konuşma yaptığı aktarılıyordu. Yıllar sonra Türkiye’nin altıncı Cumhurbaşkanı olacak Korutürk’ün katıldığı törenler, Gölcük merkezli donanmanın Kocaeli’nin kent kimliğinde ne kadar güçlü bir yere sahip olduğunu da gösteriyordu.
1992 – KOCAELİSPOR, KONYASPOR’U 5-0 YENDİ
Kocaelispor, 27 Eylül 1992’de İzmit’te oynanan Birinci Lig karşılaşmasında Konyaspor’u 5-0 mağlup etti. Bu sonuç iki takımın lig tarihindeki karşılaşmalarında Kocaelispor’un aldığı en farklı galibiyet olarak kayıtlara geçti. Maç, aynı zamanda Kocaelispor’un 1992-93 sezonundaki güçlü başlangıcının parçalarından biriydi; yeşil-siyahlılar o sezon ligi dördüncü sırada tamamlayarak tarihinin en başarılı lig derecelerinden birine ulaşacaktı.
2010 – OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ’NÜN DE YOLUNU AÇAN OTOYOL SÖZLEŞMESİ İMZALANDI
Bugün İstanbul ile İzmir arasındaki yolculuğu kökten değiştiren Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi’nin uygulama sözleşmesi, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ arasında 27 Eylül 2010’da imzalandı. Proje, İzmit Körfez Geçişi ve bağlantı yollarını da kapsıyordu. Böylece Dilovası ile Yalova arasındaki Körfez geçişinin kalbine daha sonra Osmangazi Köprüsü yerleşecekti. Köprünün de bulunduğu Gebze-Gemlik kesimi 2016’da, otoyolun tamamı ise 2019’da hizmete girdi. Kocaeli açısından 27 Eylül 2010, Körfez’in ulaşım coğrafyasını değiştiren dev projenin önemli başlangıç tarihlerinden biri oldu.
2013 – İZMİT DOĞUMLU TUNCEL KURTİZ HAYATINI KAYBETTİ
Türk sinema ve tiyatrosunun en özgün oyuncularından Tuncel Kurtiz, 27 Eylül 2013’te İstanbul’daki evinde 77 yaşında hayatını kaybetti. Kurtiz, 1 Şubat 1936’da İzmit’in Bahçecik nahiyesinde doğmuştu. Haldun Dormen Tiyatrosu’nda başlayan sanat yaşamında Umut, Sürü, Bereketli Topraklar Üzerinde, Tabutta Rövaşata ve Yaşamın Kıyısında gibi önemli filmlerde oynadı; son kuşakların hafızasına ise Ezel dizisindeki Ramiz Dayı olarak yerleşti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık da yapan Kurtiz, Türkiye dışında da pek çok yapımda rol aldı ve uluslararası ödüller kazandı.
27 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ
SAVAŞTA İZMİT KÂĞIDI, BELEDİYEDEN RENK İZNİ VE ÜÇ CAN ALAN YILDIRIMLAR
Eski gazeteler bazen bir kentin tarihini büyük olaylardan daha iyi anlatıyor. 27 Eylül tarihli gazetelerde İzmit’e baktığımızda karşımıza bir fabrikanın savaş yıllarında ülke için neden stratejik hale geldiği, belediyenin bir evin hangi renge boyanacağına kadar karıştığı gündelik hayat ve yıllar sonra kenti vuran ölümcül bir sağanak çıkıyor. Üç gazete sayfası, üç ayrı İzmit.
1939 – “BU SAYIMIZ İZMİT FABRİKASINDA İMAL EDİLEN KÂĞIDA BASILMIŞTIR”
II. Dünya Savaşı henüz 26 gün önce başlamıştı. Avrupa’daki savaş Türkiye’yi fiilen içine çekmemişti ama ithalat yollarının ne olacağı, temel malların bulunup bulunamayacağı konusunda ciddi endişe vardı. Bunlardan biri de gazete kâğıdıydı.
Ulus gazetesinin 27 Eylül 1939 tarihli nüshasının ilk sayfasında dikkat çekici bir not bulunuyordu: “Bu sayımız İzmit fabrikasında imâl edilen kâğıda basılmıştır.” Falih Rıfkı Atay da aynı gün yayımlanan “Ulus’u Millî Kâğıda Basıyoruz” başlıklı yazısında, savaş başlayınca Türkiye’nin kâğıtsız kalma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu, İzmit’te kurulan fabrikanın ise bu noktada ülkenin yardımına yetiştiğini anlatıyordu.
SEKA’nın öncülü olan İzmit Kâğıt Fabrikası’nın neden yalnızca bir fabrika olmadığı, belki de en iyi böyle anlaşılıyor. Avrupa’da savaş başladığında Türkiye’nin gazetelerini basabilmesi bile bir anda İzmit’te üretilen kâğıda bağlı hale gelmişti. Sanayi yatırımı, daha kuruluşunun üçüncü yılında stratejik bir meseleye dönüşmüştü.
1947 – EVİNİ BOYAYACAKSAN ÖNCE BELEDİYEYE SORACAKSIN
Sekiz yıl sonra Türk Yolu gazetesinin 27 Eylül 1947 tarihli sayısında çok daha gündelik fakat bugünden bakınca şaşırtıcı bir belediye uygulamasının izi görülüyor.
1940’ların İzmit’inde belediye, kent görünümünü oldukça sıkı biçimde denetliyordu. Binaların cepheleriyle bahçe parmaklıklarının hangi renklere boyanabileceği belirleniyor; evini boyatmak isteyenlerden işe başlamadan önce belediyeden renk konusunda izin almaları bekleniyordu. Kocaeli kent tarihi üzerine yapılan araştırmada bu uygulamanın kaynaklarından biri olarak Türk Yolu’nun 27 Eylül 1947’de yayımladığı “İzmit Belediye Başkanlığı’ndan” başlıklı ilan gösteriliyor.
Bugün belediyenin “Evinizi o renge boyayamazsınız” dediğini düşünmek biraz tuhaf gelebilir. Ama savaş sonrasının İzmit’inde kent yönetimi yalnız yol, su ve temizlikle değil, şehirde hangi renklerin görüleceğiyle bile ilgileniyordu.
Aynı günün Türk Yolu gazetesinde başka bir İzmit görüntüsü daha var. Dil Bayramı dolayısıyla İzmit Halkevi’nde saat 18.00’de bir program düzenlenmiş; törene mülkî ve askerî yöneticilerle halk katılmıştı. Bir gazete sayfasının bir yanında belediyenin boya talimatı, diğer yanında Cumhuriyet’in dil politikalarının yıldönümü… 1947 İzmit’inin gündelik hayatı böyle yan yana duruyordu.
1968 – ŞİDDETLİ YAĞIŞ VE YILDIRIM İZMİT’TE ÜÇ CAN ALDI
Milliyet’in 27 Eylül 1968 tarihli birinci sayfasında İzmit bu kez bir doğal afet haberiyle yer aldı. Gazete, İzmit, Muğla, İzmir, Sakarya ve Bursa çevrelerinde şiddetli yağışların can ve mal kaybına neden olduğunu bildiriyor; İzmit’te yıldırım nedeniyle üç kişinin hayatını kaybettiğini yazıyordu. Haber, “Şiddetli yağış can ve mal kaybı yarattı” başlığıyla ilk sayfadan duyurulmuştu.
Aynı günkü Milliyet’in ilan sayfasına geçtiğimizde ise bambaşka bir İzmit çıkıyor karşımıza. Sümerbank Boru Endüstrisi TAŞ, fabrikasında bulunan 100 tonluk bir friksiyon presini teklif usulüyle satışa çıkarmıştı. İlgilenenlerin makineyi çalışma saatlerinde fabrikada görebileceği belirtiliyordu.
Aynı gazetenin birinci sayfasında yıldırımların üç can aldığı İzmit, birkaç sayfa sonra ağır sanayi makinelerinin alınıp satıldığı fabrika kenti İzmit olarak karşımıza çıkıyor. Kent tarihinin dönüşümünü bazen bundan daha kısa anlatmak zor.
27 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1389 – COSIMO DE’ MEDICI: Floransa’nın en güçlü ailelerinden Medici hanedanının yükselişindeki kilit isimlerden biri. Bankacı, siyasetçi ve büyük bir sanat hamisi olan Cosimo, resmî olarak hükümdar olmamasına rağmen Floransa siyasetini onlarca yıl yönlendirdi. Rönesans sanatının ve düşüncesinin gelişmesinde Medici desteğinin temellerini atan isimlerden biri oldu.
1722 – SAMUEL ADAMS: Amerikan Bağımsızlık hareketinin önde gelen isimlerinden. İngiliz yönetimine karşı direnişin örgütlenmesinde rol oynadı, Boston Çay Partisi’ne giden sürecin önemli aktörlerinden biri oldu ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ni imzaladı.
1871 – GRAZIA DELEDDA: İtalyan yazar. Sardinya’nın insanlarını, geleneklerini ve sert yaşam koşullarını anlattığı eserleriyle tanındı. 1926 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ve Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk İtalyan kadın oldu.
1883 – HEINRICH KRIPPEL: Türkiye’de hemen herkes eserlerinden en az birini görmüş olsa da adını çok az kişinin bildiği Avusturyalı heykeltıraş. İstanbul Sarayburnu’ndaki ilk Atatürk heykeli, Ankara Ulus Zafer Anıtı, Samsun Onur Anıtı ve Afyonkarahisar Zafer Anıtı onun eserleri arasında. 1925’te Türkiye’ye davet edildi ve uzun yıllar Atatürk anıtları üzerinde çalıştı.
1913 – ALBERT ELLIS: Amerikalı psikolog ve psikoterapist. Akılcı Duygusal Davranış Terapisi’nin (REBT) kurucusu olan Ellis, düşüncelerin duygular ve davranışlar üzerindeki rolünü merkeze alan yaklaşımıyla modern bilişsel davranışçı terapilerin öncülerinden biri oldu.
1918 – MARTIN RYLE: İngiliz radyo astronomu. Radyo teleskoplarının birlikte çalışmasını sağlayarak gökyüzünün çok daha ayrıntılı biçimde haritalanmasına imkân veren yöntemler geliştirdi. Çalışmaları ona 1974 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı.
1922 – ARTHUR PENN: Amerikan sinemasının önemli yönetmenlerinden. Özellikle Warren Beatty ve Faye Dunaway’in başrollerini oynadığı “Bonnie and Clyde” ile 1960’ların Hollywood sinemasındaki dönüşümün simge yönetmenlerinden biri oldu.
1924 – BUD POWELL: Amerikalı caz piyanisti ve besteci Powell, bebop cazın piyano dilini şekillendiren öncü müzisyenlerden kabul ediliyor. Charlie Parker ve Dizzy Gillespie’ın geliştirdiği yeni caz anlayışını piyanoya taşıyarak sonraki kuşakları derinden etkiledi.
1925 – ROBERT G. EDWARDS: İngiliz fizyolog ve tüp bebek yönteminin öncülerinden. Patrick Steptoe ile yürüttüğü çalışmalar sonucunda 1978’de dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu. Edwards, insanlarda tüp bebek tedavisini geliştirdiği için 2010 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı.
1933 – WILL SAMPSON: Kızılderili Creek halkından Amerikalı oyuncu ve ressam. Sinemaseverlerin hafızasına özellikle Jack Nicholson’ın başrolündeki “Guguk Kuşu”nda canlandırdığı Şef Bromden karakteriyle kazındı. Kanunsuz Josey Wales ve Poltergeist II filmlerinde de rol aldı.
1940 – BEDRETTİN CÖMERT: Türk sanat tarihçisi, eleştirmen, yazar ve çevirmen. Hacettepe Üniversitesi’nde görev yapan Cömert, sanat kuramı ve edebiyat üzerine çalışmalarıyla tanındı. 11 Temmuz 1978’de Ankara’da silahlı saldırıyla öldürüldüğünde henüz 37 yaşındaydı.
1943 – RANDY BACHMAN: Kanadalı gitarist ve besteci. The Guess Who ve Bachman-Turner Overdrive gruplarının kurucu isimlerinden olan Bachman, “American Woman” ve “You Ain’t Seen Nothing Yet” gibi rock klasiklerinin arkasındaki müzisyenlerden biri. Dünya çapında on milyonlarca albüm satan kariyeriyle Kanada rock tarihinin önemli figürlerinden.
1947 – ORHAN AYDIN: Tiyatroya Ankara Yenimahalle Halkevi’nde başlayan oyuncu ve yönetmen, yaklaşık yarım yüzyılı aşan sanat yaşamında çok sayıda tiyatro, sinema ve televizyon yapımında görev aldı.
1947 – MEAT LOAF: Asıl adı Marvin Lee Aday olan Amerikalı rock şarkıcısı ve oyuncu. “Bat Out of Hell”, dünya müzik tarihinin en çok satan albümlerinden biri haline geldi. Sahnedeki teatral tarzıyla rock müziğin en sıra dışı yıldızlarından biriydi.
1954 – LARRY WALL: Amerikalı bilgisayar programcısı. 1987’de geliştirdiği Perl programlama dilinin yaratıcısı olarak yazılım dünyasında önemli iz bıraktı. Özellikle internetin ilk dönemlerinde web programlama ve sistem yönetiminde Perl son derece yaygın kullanıldı.
1958 – IRVINE WELSH: İskoç yazar. Eroin bağımlısı bir grup Edinburgh gencini anlattığı “Trainspotting” romanıyla dünya çapında üne kavuştu. Romanın Danny Boyle tarafından çekilen 1996 tarihli sinema uyarlaması da dönemin kült filmlerinden biri oldu.
1960 – JEAN-MARC BARR: Fransız-Amerikalı oyuncu. Türkiye’de de büyük ilgi gören Luc Besson filmi “Derinlik Sarhoşluğu”nda (The Big Blue) serbest dalış tutkunu Jacques Mayol’u canlandırmasıyla tanındı. Daha sonra Lars von Trier’in pek çok filminde rol aldı.
1961 – ANDY LAU: Hong Kong sinemasının ve Cantopop müziğinin en büyük yıldızlarından. Dört yılı aşkın kariyerinde yüzlerce yapımda rol aldı; özellikle “Infernal Affairs” ve House of Flying Daggers gibi filmlerle uluslararası seyirciye ulaştı. Aynı zamanda Asya’nın en başarılı pop şarkıcılarından biri.
1961 – SERAY GÖZLER: Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Uzun yıllar Devlet Tiyatroları’nda görev yaptı; televizyon seyircisinin özellikle “Süper Baba”daki Şule ve Yabancı Damat gibi yapımlardaki rolleriyle tanıdığı isimlerden biri.
1965 – STEVE KERR: Amerikan basketbolunun hem oyuncu hem antrenör olarak en başarılı isimlerinden. Chicago Bulls’ta Michael Jordan’la birlikte şampiyonluklar yaşadı; daha sonra NBA’de antrenör olarak da çok sayıda şampiyonluk kazandı.
1967 – UCHE OKECHUKWU: Nijeryalı eski millî futbolcu. Türkiye’de özellikle Fenerbahçe’de 1993-2002 yılları arasında oynadığı dokuz sezonla hatırlanıyor. Nijerya ile 1994 Afrika Uluslar Kupası’nı ve 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda futbol altın madalyasını kazandı; daha sonra Türk vatandaşlığına geçerek Deniz Uygar adını aldı.
1968 – OKTAY USTA: Asıl adı Oktay Aymelek olan Türk aşçı ve televizyon sunucusu. Özellikle “Yeşil Elma” programıyla yıllarca televizyon ekranlarında yemek tarifleri veren Oktay Usta, Türkiye’de televizyon aşçılığının en tanınan yüzlerinden biri haline geldi.
1972 – GWYNETH PALTROW: Amerikalı oyuncu. Se7en, Emma, Sliding Doors ve Marvel’ın Iron Man filmleriyle tanındı. “Shakespeare in Love”daki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı.
1976 – FRANCESCO TOTTI: İtalyan futbolunun simge isimlerinden. Profesyonel kariyerinin tamamını Roma’da geçiren Totti, kulübün tarihindeki en fazla forma giyen ve en çok gol atan futbolcu oldu. İtalya ile 2006 Dünya Kupası’nı kazandı.
1979 – ASLI GÜNGÖR: Türk pop müziği şarkıcısı ve söz yazarı. Özellikle Ferhat Göçer ile seslendirdiği “Kalp Kalbe Karşı” ve ardından yayımladığı “Son Öpücük” gibi şarkılarla geniş kitlelerce tanındı.
1982 – LIL WAYNE: Amerikalı rapçi. 2000’li yılların hip-hop dünyasının en etkili ve başarılı isimlerinden biri haline geldi; özellikle Tha Carter albüm serisiyle büyük ticari başarı yakaladı.
1984 – AVRIL LAVIGNE: Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. 2002’de yayımlanan ilk albümü “Let Go” ve “Complicated”, “Sk8er Boi” gibi şarkılarla dünya çapında yıldız oldu; 2000’lerin pop-punk akımının simge isimlerinden biri haline geldi.
1990 – MITSKI: Japonya doğumlu Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı. Alternatif ve bağımsız müziğin son yıllardaki en dikkat çekici isimlerinden biri; yalnızlık, kimlik ve ilişkiler üzerine kişisel şarkılarıyla geniş bir uluslararası dinleyici kitlesine ulaştı.
1991 – SIMONA HALEP: Rumen tenisçi. Dünya sıralamasında 1 numaraya yükseldi, 2018 Roland Garros ve 2019 Wimbledon’da şampiyon oldu. Profesyonel tenis kariyerini 2025’te noktaladı.
1992 – GRANIT XHAKA: Kosova kökenli İsviçreli futbolcu. Basel, Borussia Mönchengladbach, Arsenal ve Bayer Leverkusen gibi takımlarda oynadı; uzun yıllar İsviçre Millî Takımı’nın önemli isimlerinden biri oldu.
2002 – JENNA ORTEGA: Amerikalı oyuncu. Çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde dünya çapındaki asıl çıkışını Netflix dizisi “Wednesday”deki Wednesday Addams karakteriyle yaptı; yeni kuşağın en tanınan Hollywood oyuncularından biri haline geldi.
27 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1833 – RAM MOHAN ROY: Hindistan’ın modernleşme ve reform tarihinin öncü isimlerinden. Kadın haklarını savundu, çocuk yaşta evliliğe karşı çıktı ve dul kadınların kocalarının cenaze ateşinde yakılması anlamına gelen “sati” uygulamasının kaldırılması için mücadele etti. Brahmo Samaj adlı reform hareketinin kurucularından olan Roy, 27 Eylül 1833’te İngiltere’nin Bristol kentinde hayatını kaybetti.
1882 – AMEDEO PREZIOSI: İstanbul’un 19. yüzyıldaki gündelik hayatını resimleriyle bugüne taşıyan Maltalı ressam. 1851’de İstanbul’a geldi ve hayatının geri kalanını büyük ölçüde burada geçirdi. Sokak satıcılarından hamallara, kahvehanelerden Boğaziçi manzaralarına kadar Osmanlı İstanbul’unu çok sayıda suluboya ve gravürde belgeledi. 27 Eylül 1882’de bugünkü Yeşilköy’de geçirdiği av kazası sonucu hayatını kaybetti.
1917 – EDGAR DEGAS: Fransız ressam ve heykeltıraş. Özellikle balerinaları, at yarışlarını ve gündelik hayattan sahneleri konu alan eserleriyle empresyonizmin en tanınmış isimlerinden biri oldu. Ölümünden sonra atölyesinde bulunan çok sayıda balmumu heykel daha sonra bronza döküldü. Degas, 27 Eylül 1917’de Paris’te öldü.
1940 – JULIUS WAGNER-JAUREGG: Avusturyalı psikiyatrist ve nörolog. Frenginin ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkan nörolojik hastalıkları hastalara sıtma bulaştırarak yüksek ateş oluşturma yöntemiyle tedavi etmeye çalıştı. Bugün ürkütücü görünen bu yöntem, antibiyotiklerden önce bazı hastalarda sonuç veriyordu ve Wagner-Jauregg’e 1927 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandırdı.
1956 – BABE DIDRIKSON ZAHARIAS: 20. yüzyılın en sıra dışı kadın sporcularından. Atletizm, basketbol ve golfte üst düzey başarılar elde etti; 1932 Los Angeles Olimpiyatları’nda iki altın ve bir gümüş madalya kazandı. Daha sonra profesyonel golfün yıldızlarından biri oldu ve 1950’de “Yarım Yüzyılın Kadın Sporcusu” seçildi. 27 Eylül 1956’da 45 yaşında hayatını kaybetti.
1960 – SYLVIA PANKHURST: İngiliz kadın hakları hareketinin önemli isimlerinden. Annesi Emmeline ve kız kardeşi Christabel Pankhurst ile birlikte kadınların oy hakkı mücadelesine katıldı; ancak zamanla işçi kadınların sorunlarına ve sosyal adalete daha fazla ağırlık verdi. Hayatının son yıllarını Etiyopya’da geçiren Pankhurst, 27 Eylül 1960’ta Addis Ababa’da öldü.
1965 – CLARA BOW: Sessiz sinemanın en büyük yıldızlarından ve 1920’lerin popüler kültür ikonlarından. 1927 yapımı “It” filmindeki rolünün ardından “It Girl” olarak anılmaya başladı; “it girl” ifadesi zamanla çekiciliği ve şöhretiyle öne çıkan genç kadınlar için kullanılan popüler bir kavrama dönüştü. Bow, 27 Eylül 1965’te 60 yaşında öldü.
1967 – FELİKS YUSUPOV: Rus aristokrat. Tarihe esas olarak, Çarlık Rusyası’nın en esrarengiz figürlerinden Grigori Rasputin’in 1916’daki öldürülmesine katılan isimlerden biri olarak geçti. Devrimin ardından Rusya’dan ayrılarak hayatının geri kalanını büyük ölçüde Paris’te geçirdi ve 27 Eylül 1967’de öldü.
1986 – CLIFF BURTON: Metallica’nın ilk dönemlerinin efsanevi bas gitaristi. Ride the Lightning ve “Master of Puppets” gibi grubun klasikleşen albümlerinde çaldı ve Metallica’nın müzikal gelişiminde önemli rol oynadı. İsveç turnesi sırasında grubun tur otobüsünün devrilmesi sonucu 24 yaşında hayatını kaybetti.
1991 – OONA O’NEILL: Nobel ödüllü oyun yazarı Eugene O’Neill’ın kızı ve Charlie Chaplin’in dördüncü ve son eşi. Chaplin’le 18 yaşındayken evlendi; çiftin sekiz çocuğu oldu ve evlilikleri Chaplin’in 1977’deki ölümüne kadar sürdü. Oona Chaplin, 27 Eylül 1991’de İsviçre’de hayatını kaybetti.
1993 – JIMMY DOOLITTLE: Havacılık tarihinin öncü pilotlarından ve II. Dünya Savaşı’nın ünlü Amerikan komutanlarından. 1942’de Japonya ana karasına düzenlenen ve tarihe “Doolittle Baskını” olarak geçen hava harekâtını yönetti. Savaş öncesinde de hız ve uzun mesafe uçuşlarında rekorlar kıran önemli bir test pilotuydu. 27 Eylül 1993’te 96 yaşında öldü.
2003 – DONALD O’CONNOR: Amerikalı oyuncu, dansçı ve şarkıcı. Sinema tarihinin en sevilen müzikallerinden “Singin’ in the Rain”deki “Make ’Em Laugh” performansıyla hafızalara kazındı. Çocuk yaşta başladığı kariyerinde onlarca filmde rol aldı. 27 Eylül 2003’te 78 yaşında hayatını kaybetti.
2003 – ŞEVKİ KORU: Türk atletizminin öncü isimlerinden. 1937’de Türkiye’de düzenlenen ilk maraton yarışını kazandı, Boston Maratonu’nda iki kez yedincilik elde etti ve 1948 Londra Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etti. Aktif spor yaşamından sonra uzun yıllar millî takım antrenörlüğü yaparak çok sayıda atlet yetiştirdi. 27 Eylül 2003’te 90 yaşında hayatını kaybetti.
2004 – HALUK KURDOĞLU: Türk tiyatro ve sinema oyuncusu. Uzun yıllar Devlet Tiyatroları’nda görev yaptı; sahnenin yanı sıra çok sayıda film ve televizyon yapımında rol aldı. Özellikle tarihî dizi ve filmlerde canlandırdığı güçlü karakterlerle tanındı. 27 Eylül 2004’te İstanbul’da 72 yaşında hayatını kaybetti.
2010 – BEKLAN ALGAN: Türk tiyatrosunun en önemli oyuncu, yönetmen ve eğitimcilerinden. Eşi Ayla Algan ile birlikte tiyatroda yeni oyunculuk ve eğitim yöntemlerinin gelişmesine öncülük etti; Muhsin Ertuğrul’la çalıştı ve Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nın kuruluşunda rol aldı. 27 Eylül 2010’da hayatını kaybetti.
2012 – HERBERT LOM: Çek asıllı İngiliz oyuncu. Uzun kariyerinde Napolyon’dan Kaptan Nemo’ya kadar çok farklı karakterleri oynadı; ancak dünya çapında özellikle Pembe Panter filmlerindeki, Müfettiş Clouseau yüzünden giderek aklını yitiren Başmüfettiş Dreyfus rolüyle tanındı. 27 Eylül 2012’de 95 yaşında öldü.
2017 – HUGH HEFNER: Amerikan yayıncılık ve popüler kültür tarihinin en tartışmalı isimlerinden. Playboy dergisini 1953’te kurdu ve dergiyi zamanla televizyon, kulüpler ve lisanslı ürünleri kapsayan büyük bir markaya dönüştürdü. Playboy, 20. yüzyılın ikinci yarısında cinsellik, sansür ve ifade özgürlüğü tartışmalarının merkezinde yer aldı. Hefner, 27 Eylül 2017’de 91 yaşında hayatını kaybetti.
2018 – MARTY BALIN: 1960’ların San Francisco psychedelic rock sahnesinin simge gruplarından Jefferson Airplane’ın kurucularından, solisti ve şarkı yazarlarından. Daha sonra Jefferson Starship’te de yer aldı. 27 Eylül 2018’de 76 yaşında hayatını kaybetti.
2021 – ROGER HUNT: Liverpool tarihinin efsane futbolcularından. Kulüpte 492 maçta 285 gol attı ve Liverpool’un lig tarihindeki en golcü oyuncularından biri oldu. İngiltere’nin 1966 Dünya Kupası’nı kazanan kadrosunda da yer aldı ve finalde ilk 11’de oynadı. 27 Eylül 2021’de 83 yaşında öldü.
2023 – SEDA FETTAHOĞLU: Türk tiyatro, dizi ve seslendirme oyuncusu. İstanbul Şehir Tiyatroları’nda uzun yıllar görev yaptı; televizyon izleyicisinin Sihirli Annem, Yalan Dünya ve “Çocuklar Duymasın” gibi dizilerden tanıdığı isimlerden biriydi. 27 Eylül 2023’te 44 yaşında hayatını kaybetti.
2023 – MICHAEL GAMBON: İrlanda doğumlu İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu. Kariyeri boyunca Shakespeare’den çağdaş tiyatroya kadar çok sayıda önemli rolde oynadı; dünya çapında ise özellikle Harry Potter filmlerinde Albus Dumbledore’u canlandırmasıyla tanındı. 27 Eylül 2023’te 82 yaşında hayatını kaybetti.
2024 – MAGGIE SMITH: İngiliz tiyatro ve sinemasının en büyük oyuncularından. İki Oscar, çok sayıda BAFTA ve Emmy ödülü kazandı. Yeni kuşaklar onu Harry Potter filmlerindeki Profesör McGonagall, televizyon izleyicileri ise Downton Abbey’deki Violet Crawley karakteriyle tanıdı. İlginç bir tesadüfle, Dumbledore’u oynayan Michael Gambon’dan tam bir yıl sonra, yine 27 Eylül’de hayatını kaybetti.
2024 – HASAN NASRALLAH: 1992’den itibaren Lübnan merkezli Hizbullah’ın genel sekreterliğini yürüten Nasrallah, 27 Eylül 2024’te Beyrut’un güney banliyölerine düzenlenen İsrail hava saldırısında öldürüldü. Ölümü ertesi gün Hizbullah tarafından doğrulandı. Nasrallah, onlarca yıl boyunca Lübnan ve İsrail arasındaki çatışmalarda ve bölgesel siyasette öne çıkan aktörlerden biriydi.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

