İmamoğlu davasının tutuksuz sanığı Süleyman Atik, 500 bin dolarlık rüşvetin nasıl elden ele taşındığını mahkemede tek tek anlattı: “Arabadan arabaya teslim eder, işimize devam ederdik, sohbet olmazdı.”
- Marmara’daki Duruşmada Etkin Pişmanlık İfadesi
- “Tanıdığım Ertan Yıldız’ı Ziyaret Ederek, Bu Konuda Desteğine İhtiyacım Olduğunu Söyledim”
- “Fatih Keleş Belli Bir Ya Sosyal Destek Ya Bir Nakit Üzerinden Bir Şey İletirdi Bana”
- “Bu Para Ne Parasıydı” Sorusuna “Yapılacak Olan İşlemlere Göz Yumulması İçindi” Cevabı
- “Arabadan Arabaya Teslim Eder, İşimize Devam Ederdik”
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Süleyman Atik, bir oteldeki işlemlere göz yumulması karşılığında istenen 250 bin doların yaklaşık 150 bin dolarını E-5 üzerinde bir noktada teslim aldığını duruşmada ifade etti.
Marmara’daki Duruşmada Etkin Pişmanlık İfadesi
Sanık Atik, bir oteldeki işlemlere göz yumulması karşılığında istenen 250 bin doların yaklaşık 150 bin dolarını E-5 üzerinde bir noktada teslim aldımğını da duruşmada ifade etti. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 23’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen duruşmada etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Süleyman Atik savunma yaptı. Atik hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün başta Boğaziçi Öngörünüm alanı olmak üzere İstanbul genelinde imar, iskan, tadilat izinleri kapsında örgüt yöneticileri ve örgüt üyesi Yakup Öner’in taşınmaz sahipleriyle yaptıkları görüşme sonrasında varılan anlaşma üzerine paranın teslim alınması ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş’e teslim edilmesi noktasında görevli olduğu, belediyelere ya da Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne başvuru yapan talep sahiplerinin Atik’e yönlendirildiği, örgüt adına pazarlığın Atik tarafından yürütüldüğü belirtilmişti.
“Tanıdığım Ertan Yıldız’ı Ziyaret Ederek, Bu Konuda Desteğine İhtiyacım Olduğunu Söyledim”
Avukat olan Atik savunmasında 2010’dan beri ticaret ile uğraştığını söyleyerek, “Turizm ve restoran işletmeciliği yapmaktayım. 2015 yılıyla beraber danışmanlık işini de beraberinde yürütmekteyim. Özellikle Boğaziçi öngörünüm ve eski eser yapılarla alakalı uzmanlık alanım bulunmaktadır. 2015’ten beri bu konuda danışmanlık yapmaktayım. 2019’da Boğaziçi ön görünümde müvekkillerin iki tane dosyası mevcuttu ve bunlarla alakalı süreci takip ederken seçimlerden sonra müdüriyette değişiklikler oldu. Daha önceden de tanıdığımız, yine Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nde görev yapan bir tanıdığımız müdire hanım oldu. Kendisinin benim dosyalarımla alakalı olumsuz rapor verip reddetmesi sonucu tanıdığım Ertan Yıldız’ı (İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı) ziyaret ederek, bu konuda desteğine ihtiyacım olduğunu söyledim. Kendisi beni Fatih Keleş (İBB Spor Kulübü Başkanı) ile tanıştırdı. Fatih Keleş’le tanıştıktan sonra kendisine durumu izah ettim. Aradan bir 3 ay geçtikten sonra Fatih Keleş dosyalarda gelen raporda haklı olmadığımı ve buna ruhsat ve iskân da veremeyeceğini söyledi. ‘Raporun yanlış olduğunu size izah etmeme müsaade edin’ dediğimde, ‘bu konularda çok anlamam’ dedi ve beni Yakup Öner’e (İBB Harita Mühendisi) yönlendirdi. Yakup Öner’le tanışıklığımız burada başladı” ifadelerini kullandı.
“Fatih Keleş Belli Bir Ya Sosyal Destek Ya Bir Nakit Üzerinden Bir Şey İletirdi Bana”
Atik, duruşmada savcı tarafından “Savcılıkta bir takım beyanlar vermişsiniz. Eylem bazlı ve örgüt bağlantısına ilişkin sorular soracağım. Yakup Öner ile Fatih Keleş’in Boğaziçi İmar’da resmi görevi var mıdır?” sorusuna, “Yoktur. Şimdi şöyle olurdu. Boğaziçi’ne, benim götürdüğüm bir dosya ret olursa bu konuyu alıp Yakup Öner’e götürüyordum. Yakup Öner bunu teknik açıdan, siyasi açıdan incelerdi tekrar. Çoğunu ret ederdi. Olabilecek konuları da ‘tamam, bunda yardımcı olabiliriz’ derdi. Ben de Fatih Bey’den randevu talep eder giderdim. Fatih Bey belli bir ya sosyal destek ya bir nakit adı altında bir şey iletirdi bana. Müvekkilimle görüşürdüm. Kabul etmesi durumunda süreci başlatırdık” yanıtını verdi.
“Bu Para Ne Parasıydı” Sorusuna “Yapılacak Olan İşlemlere Göz Yumulması İçindi” Cevabı
Sanık Atik, bir oteldeki işlemlere göz yumulması karşılığında istenen 250 bin doların yaklaşık 125-150 bin dolarını E-5 üzerinde bir noktada teslim aldığını da duruşmada anlattı. Atik, “Fatih Keleş 2020-2021 yıllarında ziyarete gittiğimde veya beni davet ettiğinde bölgeyle alakalı bazı sorular sorardı. ‘Burayla ilgili burada bir bilgin var mı?’ dedi. Fikirlerimi söyledim ve kendisi ‘tamam’ dedi. Bir gün bir otel hakkında soru sordu. ‘Buranın arkasında odalar var’ dedim. ‘İnşaat dönemi yapılıp kapatıldığını biliyorum ama şu anki durumunu bilmiyorum’ dediğimde, ‘evet konu o’ dedi. Rakamlar üzerinde konuştuk, belli bir rakam söyledi. Hatta ‘abi çok düşük değil mi bu rakam?’ dedim. O dedi ki, ‘Başkan Bey bir ara Malatya ziyaretinde kendisiyle tanışmış. Kendisinin de depremde destekleri olmuş. O yüzden böyle oldu’ dedi. ‘Tamam’ dedim konuyu kapattım” şeklinde konuştu. Atik, “Kendisiyle bir görüşmemizde bana ‘Süleyman, burayla alakalı bir tahsilat söz konusu. Sen o bölgedesin, yardımcı olabilir misin?’ dedi. ‘Tamam abi’ dedim. Kendileri bana bir numara verdi. Aradığımda E-5 üstü tarafında bir yerde ödemenin yarısını aldım. Geri kalan taksitiyle alakalı ben müsait olamadım. Kendileri bunu hallettiler ama nasıl hallettikleri konusunda bilgim yok” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının ifadelerindeki 250 bin dolar iddiası hakkında, “Bu para ne parasıydı, ne kadar kısmını siz almıştınız bu paranın?” sorusuna Atik, “Orada daha önceden yapılmış olan aykırılıkların açığa çıkarılması içindi. Orada yapılacak olan işlemlere göz yumulması içindi. Yarısını aldım 150 bin civarı olması lazım” cevabını verdi. Savcının, “Zafer Keleş’e para teslimi verilen Florya’da bulunan Plevne Sokak var. Burayı niye tercih ettiniz?” sorusuna Atik, “Bu teslimatı yapacağımızda, ‘Basınköy’de buluşalım mı, olur mu?’ dedi. ‘olur abi’ dedim. ‘O taraftan geliyorum ben de sabah erkenden. Orada buluşuruz, sonra dağılırız’ dedi. ‘İyi, tamam’ dedim. Buna istinaden böyle bir şey söyledim. O tarafta buluşuyorduk genelde” yanıtını verdi.
“Arabadan Arabaya Teslim Eder, İşimize Devam Ederdik”
Savcının “Teslimat nasıl olurdu? Plevne Sokak’ta saat 09.00’da buluşacaksınız. Size bir konum mu gelirdi?” sorusuna Atik, “Yok. Sokağı söylerdi. Hiç birbirimizi aramazdık. ‘Tam 09.00’da oradayım abi’ derdim, 09.00’da buluşurduk” dedi. Savcının, “Plevne Sokak ulu orta bir yer. Niye burası tercih edildi, para teslimi nasıl olurdu?” sorusuna ise sanık Atik, “Arabadan arabaya teslim eder, işimize devam ederdik sohbet olmazdı” şeklinde cevap verdi.

