Günün Tarihi / 22 Eylül
22 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
BUGÜN DÜNYA ARABASIZ GÜNÜ
22 Eylül, dünyanın birçok kentinde World Car-Free Day – Dünya Arabasız Günü olarak kutlanıyor. Amaç insanları en azından bir gün otomobili evde bırakmaya; yürümeye, bisiklete binmeye ve toplu taşımayı kullanmaya teşvik etmek. Birleşmiş Milletler belgelerinde de 22 Eylül, dünya çapında insanların otomobile alternatif ulaşım yöntemlerini göstermek üzere bir araya geldiği “Carfree Day” olarak kaydediliyor.
Gün aynı zamanda 16-22 Eylül arasında düzenlenen Avrupa Hareketlilik Haftası’nın kapanışına denk geliyor. Avrupa Komisyonu’nun 2026 kampanyasının ana teması “Herkes İçin Hareketlilik”, bu yılki özel vurgu ise “Nesiller Arası Adalet”. Amaç ulaşım sistemlerini yalnız sağlıklı yetişkinlere göre değil; çocukların, gençlerin, yaşlıların, engellilerin ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını da düşünerek tasarlamak. Türkiye’de kampanyanın ulusal koordinasyonunu Türkiye Belediyeler Birliği yürütüyor.
Kocaeli açısından günün oldukça doğrudan bir karşılığı var. Büyükşehir Belediyesi geçmiş yıllarda 22 Eylül’de İzmit’te “Arabasız Gün” düzenledi; Merkez Bankası önünden başlayan yaya ve bisikletli kortej İzmit Kent Meydanı’nda sona erdi. Ağır sanayi, yoğun araç trafiği ve hava kirliliği tartışmalarının iç içe geçtiği Kocaeli’de otomobile bağımlılığın azaltılması yalnız sembolik bir çevre kampanyası değil, doğrudan kent yaşamıyla ilgili bir mesele.
DÜNYA GERGEDAN GÜNÜ
22 Eylül aynı zamanda Dünya Gergedan Günü – World Rhino Day. Gün ilk kez WWF Güney Afrika tarafından 2010’da duyuruldu; 2011’den itibaren Afrika ve Asya’daki bütün gergedan türlerini kapsayan uluslararası bir kampanyaya dönüştü. Bugün siyah, beyaz, Hint, Sumatra ve Cava gergedanı olmak üzere dünyadaki beş gergedan türünün korunmasına dikkat çekiliyor. Kampanyanın önemli hedeflerinden biri de gergedan boynuzunun tıbbi özelliklere sahip olduğu yönündeki yanlış inanışlarla mücadele ederek kaçak avcılığı azaltmak.
DÜNYA NARKOLEPSİ GÜNÜ
22 Eylül, Dünya Narkolepsi Günü olarak da anılıyor. Altı kıtadan 24 hasta örgütünün girişimiyle 2019’da başlatılan gün, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen beyin mekanizmalarını etkileyen kronik nörolojik hastalık narkolepsi konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Kampanyayı yürüten Project Sleep’e göre dünyada yaklaşık 3 milyon kişinin narkolepsiyle yaşadığı tahmin ediliyor; belirtilerin başlamasıyla doğru tanı arasında ortalama 8 ila 15 yıl geçebiliyor. 2026’da gün sekizinci kez düzenleniyor.
22/9 TESADÜF DEĞİL: BUGÜN DÜNYA KML GÜNÜ
22 Eylül’ün en ilginç tarih seçimlerinden biri Dünya Kronik Miyeloid Lösemi Günü – World CML Day. Tarihin 22/9 olarak seçilmesi tesadüf değil: Kronik miyeloid löseminin karakteristik genetik değişikliği, 9. ve 22. kromozomlar arasındaki yer değiştirmeden kaynaklanan ve “Philadelphia kromozomu” olarak bilinen anomalidir. Bu nedenle hasta örgütleri 2008’den beri 22 Eylül’ü KML konusunda farkındalık günü olarak kullanıyor. Gün; erken ve doğru tanının, düzenli moleküler takibin ve etkili tedavilere eşit erişimin önemine dikkat çekiyor.
22 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
Bu bölümdeki günler devletler veya Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî günler değil; hayran topluluklarının, şirketlerin ya da popüler kültür çevrelerinin zaman içinde oluşturduğu gayriresmî kutlamalar.
BUGÜN HOBBİT GÜNÜ: BİLBO VE FRODO’NUN DOĞUM GÜNÜ
J.R.R. Tolkien hayranları 22 Eylül’ü Hobbit Day – Hobbit Günü olarak kutluyor. Nedeni gerçek dünyada yaşanmış bir olay değil: Tolkien’ın yarattığı Orta Dünya takviminde hem Bilbo Baggins hem de Frodo Baggins 22 Eylül’de doğmuştu. Yüzüklerin Efendisi’nin başlangıcındaki ünlü doğum günü şöleni de Bilbo’nun 111’inci, Frodo’nun ise 33’üncü yaş günü için düzenleniyordu. Amerikan Tolkien Society 1978’de 22 Eylül’ü Hobbit Günü, günün içinde bulunduğu haftayı da Tolkien Haftası ilan etti. Hayranlar bugün “ikinci kahvaltı” hazırlayarak, Tolkien okuyarak, kostüm giyerek ve Yüzüklerin Efendisi maratonları düzenleyerek kutlama yapıyor.
BİR KÂĞIT AĞIRLIĞINDAN “FİL TAKDİR GÜNÜ” ÇIKTI
ABD’de 22 Eylül Elephant Appreciation Day – Fil Takdir Günü olarak da kutlanıyor. Günün ortaya çıkış hikâyesi neredeyse günün kendisinden daha tuhaf. Mission Media adlı şirketin sahibi Wayne Hepburn’a kızı fil biçimli bir kâğıt ağırlığı hediye etti. Hepburn fillere öylesine merak sardı ki fil kitapları ve objeleri toplamaya başladı ve sonunda 1996’da fillere özel bir gün oluşturdu. Başlangıcı biraz gülümsetse de kutlama zamanla kaçak fildişi ticareti ve fillerin yaşam alanlarının yok olması gibi ciddi sorunlara dikkat çekmek için de kullanılmaya başladı.
DONDURMA KÜLAHININ DA GÜNÜ VAR
Amerikan gayriresmî özel gün takvimlerinde 22 Eylül National Ice Cream Cone Day – Dondurma Külahı Günü. Tarihin seçimi genellikle New York’ta dondurma satan İtalyan göçmen Italo Marchiony’nin 22 Eylül 1903’te yenilebilir dondurma kapları üreten bir kalıp için patent başvurusunda bulunmasına bağlanıyor. Ancak “dondurma külahını kim icat etti?” sorusunun cevabı bu kadar basit değil: Koni biçimli yenilebilir kaplara ilişkin daha eski tarifler bulunuyor ve 1904 St. Louis Dünya Fuarı’nda külahın ortaya çıkışına dair birbirleriyle yarışan çok sayıda hikâye var. Yani gün belli, mucit konusu hâlâ tartışmalı.
BUGÜN GÜNLÜĞE BİR ŞEYLER YAZMA GÜNÜ
22 Eylül’ün Amerikan özel gün takvimlerindeki daha zararsız tuhaflıklarından biri de Dear Diary Day – Sevgili Günlük Günü. İnsanların eski günlüklerini karıştırması ya da yeniden günlük tutmaya başlaması teşvik ediliyor. Günün kim tarafından ve neden özellikle 22 Eylül’de başlatıldığına ilişkin güvenilir bir tarihçe bulunmuyor; bu yönüyle modern “özel gün takvimlerinin” kökeni belirsiz klasiklerinden biri.
22 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1692 – SALEM CADI YARGILAMALARINDA SON İDAM GÜNÜ: SEKİZ KİŞİ ASILDI
Amerikan tarihinin en karanlık toplumsal histerilerinden Salem Cadı Yargılamaları, 22 Eylül 1692’de son toplu idamlarını gördü. Massachusetts’te Martha Corey, Mary Easty, Alice Parker, Mary Parker, Ann Pudeator, Wilmot Redd, Margaret Scott ve Samuel Wardwell büyücülük suçlamasıyla asıldı. Böylece sekiz kişinin öldürüldüğü 22 Eylül, Salem’deki son idam günü oldu; kısa süre sonra özel mahkeme dağıtıldı ve yargılamaların seyri değişmeye başladı. Salem olayları sonraki yüzyıllarda kanıtsız suçlama, toplumsal paranoya ve kitlesel korkunun hukuk sistemini nasıl etkileyebileceğinin en bilinen tarihsel örneklerinden birine dönüştü.
1789 – BOZE BOZGUNU: OSMANLI ORDUSU RIMNIK’TE AĞIR YENİLGİYE UĞRADI
1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı’nın önemli kırılma noktalarından biri 22 Eylül 1789’da bugünkü Romanya topraklarında yaşandı. Osmanlı kuvvetleri, Rus General Aleksandr Suvorov ile Avusturya Prensi Josias von Coburg’un kuvvetleri karşısında Rımnik Nehri çevresindeki muharebede ağır bir yenilgiye uğradı; Osmanlı kaynaklarında olay Boze Bozgunu adıyla da anılıyor. Geri çekilme sırasında Boze Nehri’ni geçmeye çalışan çok sayıda asker boğuldu. Yenilginin ardından Osmanlı’nın Tuna ve Balkan cephelerindeki durumu daha da ağırlaştı.
1792 – FRANSA’DA BİRİNCİ CUMHURİYET DÖNEMİ BAŞLADI
Fransız Devrimi’nin en önemli dönüm noktalarından biri olan monarşinin kaldırılmasının ertesi günü, 22 Eylül 1792’de Ulusal Konvansiyon bütün resmî belgelerin bundan böyle “Fransız Cumhuriyeti’nin Birinci Yılı” olarak tarihlendirilmesine karar verdi. Böylece yüzyıllardır krallıkla yönetilen Fransa’da Birinci Cumhuriyet dönemi resmen başladı. 22 Eylül daha sonra hazırlanan Fransız Cumhuriyet Takvimi’nin de başlangıç tarihi kabul edildi; gün aynı zamanda o yılın sonbahar ekinoksuna rastlıyordu. Cumhuriyet birkaç ay sonra, 25 Eylül’de ayrıca “bir ve bölünmez” ilan edildi.
1862 – LINCOLN KÖLELİĞİN KALDIRILMASINA GİDEN ÖN ÖZGÜRLÜK BİLDİRGESİ’Nİ YAYIMLADI
ABD Başkanı Abraham Lincoln, İç Savaş sürerken 22 Eylül 1862’de Ön Özgürlük Bildirgesi’ni imzaladı. Bildirge, 1 Ocak 1863’e kadar Birlik’e dönmeyip isyan halinde kalmaya devam eden eyaletlerde köleleştirilmiş insanların özgür ilan edileceğini duyuruyordu. Karar bütün köleleri o anda serbest bırakmadı; ancak savaşın yalnız Birliği koruma amacıyla yürütülmesinden köleliğin kaldırılmasının da açık bir savaş hedefi haline gelmesine giden tarihsel dönüşümü başlattı. Lincoln yüz gün sonra, 1 Ocak 1863’te nihai Özgürlük Bildirgesi’ni yayımladı.
1864 – RUS BİRLİKLERİ ÇİMKENT’İ ELE GEÇİRDİ
Rus İmparatorluğu’nun Orta Asya’ya doğru genişlemesi sırasında General Mihail Çernyayev komutasındaki birlikler, 22 Eylül 1864’te Hokand Hanlığı’nın önemli kalelerinden Çimkent’i, bugünkü Kazakistan’ın Şımkent kentini, şiddetli bir saldırının ardından ele geçirdi. Rus birliklerinin kaleye su kanallarından girerek savunmayı aşmasıyla sonuçlanan çatışma, Rusya’nın Türkistan’daki ilerleyişinin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Çimkent’in düşmesinden sonra Çernyayev Taşkent üzerine yürüdü; ilk girişimi başarısız olsa da Taşkent ertesi yıl Rusların eline geçti. Böylece Rus İmparatorluğu’nun Orta Asya’daki hâkimiyet alanı hızla genişlemeye başladı.
1888 – NATIONAL GEOGRAPHIC’İN İLK SAYISI YAYIMLANDI
Bugün dünyanın en tanınmış bilim, coğrafya ve belgesel markalarından biri olan National Geographic, ilk dergi sayısını 22 Eylül 1888’de yayımladı. National Geographic Society’nin kuruluşundan yalnızca sekiz ay sonra çıkan 98 sayfalık ilk sayı 50 sente satılıyordu ve bugün dergiyle özdeşleşen fotoğraflardan tek bir tane bile içermiyordu; ünlü sarı çerçevesi de henüz yoktu. Başlangıçta küçük bir bilim çevresine yönelik ağırbaşlı bir coğrafya dergisi olan yayın, zamanla foto muhabirliği, keşif, doğa ve bilim anlatıcılığının dünya çapındaki simgelerinden birine dönüştü.
1903 – DONDURMA KÜLAHININ YAYGINLAŞMASINA KATKI SAĞLAYAN PATENT BAŞVURUSU YAPILDI
New York’ta dondurma satan İtalyan göçmen Italo Marchiony, dondurmayı yenilebilir hamur kaplarında servis etmeye yarayan özel bir kalıp için 22 Eylül 1903’te ABD Patent Ofisi’ne başvurdu. Patent 15 Aralık’ta verildi. Marchiony’nin geliştirdiği düzenek, küçük yenilebilir dondurma kaplarının seri biçimde üretilmesini kolaylaştırdı ve dondurma külahının yaygınlaşmasının erken adımlarından biri oldu. Ancak külahın “tek mucidi”nin Marchiony olduğu kesin değil; benzer yenilebilir dondurma kapları için daha eski patentler ve 1904 St. Louis Dünya Fuarı’na uzanan farklı icat hikâyeleri de bulunuyor.
1914 – TEK BİR ALMAN DENİZALTISI ÜÇ İNGİLİZ KRUVAZÖRÜNÜ BATIRDI
Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından haftalar sonra Alman denizaltısı U-9, 22 Eylül 1914’te Kuzey Denizi’nde İngiliz donanmasına ait HMS Aboukir, HMS Hogue ve HMS Cressy zırhlı kruvazörlerini art arda torpilledi. Yaklaşık bir buçuk saat içinde üç savaş gemisi de battı ve 1.459 denizci hayatını kaybetti. Tek bir denizaltının üç büyük yüzey gemisini yok edebilmesi Britanya donanmasında büyük şok yarattı ve denizaltıların modern savaşta yaratabileceği tehdidin yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Olay, deniz savaşları tarihinde denizaltının önemini dramatik biçimde gösteren erken dönüm noktalarından biriydi.
1919 – MUSTAFA KEMAL, AMERİKAN HEYETİ BAŞKANI GENERAL HARBORD’LA GÖRÜŞTÜ
Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1919’da Sivas’ta, ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından Anadolu ve Kafkasya’daki durumu incelemek üzere gönderilen General James Harbord başkanlığındaki Amerikan heyetiyle görüştü. Mustafa Kemal, saatler süren görüşmede Millî Mücadele’nin amaçlarını, Anadolu’daki millî örgütlenmenin nedenlerini, azınlıklar meselesini ve yabancı devletlerin bölgedeki faaliyetlerine ilişkin görüşlerini anlattı. Harbord’un, bütün çabalara rağmen mücadelenin başarısız olması halinde ne yapılacağını sorması üzerine Mustafa Kemal, bir milletin varlığını ve bağımsızlığını kurtarmak için her türlü fedakârlığı yaptıktan sonra başaracağı düşüncesini savundu. Harbord daha sonra hazırladığı raporda Anadolu’daki millî hareketin gücünün dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.
1919 – TÜRKİYE İŞÇİ VE ÇİFTÇİ SOSYALİST FIRKASI KURULDU
Mütareke döneminin hareketli siyasal ortamında, Dr. Şefik Hüsnü, Ethem Nejat ve Kurtuluş dergisi çevresindeki sosyalist aydınlar 22 Eylül 1919’da İstanbul’da Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası’nın kuruluşu için başvuruda bulundu. Almanya’daki Spartakist hareketten etkilenerek yurda dönen genç aydın ve işçilerin de yer aldığı parti, işçi ve köylülerin ekonomik ve siyasal haklarını savunmayı amaçlıyor, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’ye destek veriyordu. Bazı kaynaklara göre partinin resmî kuruluş işlemleri 17 Aralık 1919’da tamamlandı. TİÇSF, sonraki yıllarda Türkiye’deki sosyalist ve komünist hareketlerin gelişiminde etkili olan erken örgütlerden biri oldu.
1923 – GÖKÇEADA LOZAN’IN ARDINDAN TÜRKİYE’YE KATILDI
Bugünkü adıyla Gökçeada, o dönemki adıyla İmroz, Lozan Barış Antlaşması’nın ardından 22 Eylül 1923’te fiilen Türkiye yönetimine geçti. Balkan Savaşları sırasında Yunanistan’ın kontrolüne giren ada, Lozan Antlaşması’yla Türkiye’ye bırakılmıştı; Bozcaada’nın bir gün önce devralınmasının ardından İmroz’da da Türk egemenliği yeniden kuruldu. Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada’nın 22 Eylül’de Türkiye’ye katılması bugün de adada “kurtuluş günü” olarak anılıyor.
1924 – MUSTAFA KEMAL SAMSUN’DA: “EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR, FENDİR”
Mustafa Kemal Paşa, 22 Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlerle yaptığı konuşmada Cumhuriyet tarihinin en bilinen sözlerinden birini söyledi: “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” Konuşmasının devamında bilimin sabit ve değişmez kurallar bütünü olmadığını, bilim ve teknikteki gelişmelerin sürekli izlenmesi gerektiğini de özellikle vurguladı. Cumhuriyet henüz birinci yılını doldurmamışken yapılan konuşma, yeni devletin eğitim ve çağdaşlaşma anlayışında bilime biçilen rolün en açık ifadelerinden biri oldu.
1927 – BOKS TARİHİNİN HÂLÂ TARTIŞILAN “UZUN SAYIM” MAÇI YAPILDI
Ağır sıklet dünya şampiyonu Gene Tunney ile eski şampiyon Jack Dempsey, 22 Eylül 1927’de Chicago’daki Soldier Field’da rövanş maçına çıktı. Dempsey yedinci rauntta Tunney’i yere düşürdü ancak yeni kurala göre tarafsız köşeye gitmesi gerekirken rakibinin başında bekledi; hakem bu nedenle sayıma birkaç saniye geç başladı. Tunney ayağa kalktı ve maçı puanla kazandı. Dempsey taraftarları, gecikme olmasa Tunney’in on saniye içinde kalkamayacağını savundu; “The Long Count Fight – Uzun Sayım Maçı” böylece spor tarihinin yaklaşık bir yüzyıldır tartışılan olaylarından birine dönüştü.
1939 – DİKİLİ DEPREMİ: 60 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
İzmir’in Dikili ilçesi ve çevresi, 22 Eylül 1939’un ilk saatlerinde yıkıcı bir depremle sarsıldı. Kandilli Rasathanesi verilerine dayanan güncel çalışmalarda depremin moment büyüklüğü 6,4, en yüksek şiddeti ise 9 (IX) olarak veriliyor; eski deprem kataloglarında büyüklük 6,5-6,6 olarak da hesaplanmış durumda. Depremde 60 kişi hayatını kaybetti, 1.235 bina ağır hasar gördü; sarsıntı Dikili ve Bergama’nın yanı sıra Karaburun, İzmir ve Balıkesir’in Burhaniye çevresinde de güçlü biçimde hissedildi. Buradaki büyüklük depremin açığa çıkardığı enerjiyi, şiddet ise belirli bir yerde yarattığı yıkım ve etkilerin derecesini gösteriyor.
1940 – “LE JOURNAL D’ORIENT” GAZETESİ YEDİ GÜN KAPATILDI
İstanbul’da Fransızca yayımlanan Le Journal d’Orient, 22 Eylül 1940’ta Bakanlar Kurulu kararıyla yedi gün süreyle kapatıldı. Gerekçe, gazetenin Türkiye’nin resmî dış politikasına aykırı yayın yaptığı iddiasıydı. 1918’de Albert Karasu tarafından kurulan gazete, İstanbul’daki Fransızca basının ve özellikle kentteki Yahudi ve Levanten çevrelerin önemli yayın organlarından biriydi. Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’nda savaşa girmeden tarafsızlığını korumaya çalıştığı dönemde hükûmet dış politika konusunda basına sıkı sınırlamalar uyguluyor; yalnız Le Journal d’Orient değil, Türkçe yayımlanan birçok gazete de geçici olarak kapatılıyordu.
1952 – ILLIAC I ÇALIŞMAYA BAŞLADI: ÜNİVERSİTELERDE BİLGİSAYAR ÇAĞININ ERKEN ADIMLARINDAN BİRİ
Illinois Üniversitesi’nde geliştirilen erken dönem elektronik bilgisayarlardan ILLIAC I, 22 Eylül 1952’de çalışmaya başladı. John von Neumann’ın bilgisayar mimarisi yaklaşımını temel alan yaklaşık beş tonluk makine, 2.800 vakum tüpü kullanıyor ve başlangıçta günde sadece sekiz saat çalıştırılıyordu. ILLIAC I sonraki on yıl boyunca üniversitedeki bilimsel hesaplamalarda, parçacık hızlandırıcıları ve radyo teleskopları gibi araştırma projelerinin geliştirilmesinde kullanıldı. Bugün sıradan bir dizüstü bilgisayarda yapılan işlemlerin oda büyüklüğünde makineler gerektirdiği bilgisayar çağının ilk dönemlerinden çok iyi bir örnek.
1955 – İNGİLTERE’DE TİCARİ TELEVİZYON ÇAĞI BAŞLADI, İLK TV REKLAMI DİŞ MACUNU OLDU
Britanya’nın ilk ticari televizyon servisi ITV, 22 Eylül 1955’te yayına başladı ve BBC’nin televizyon tekeli sona erdi. Aynı akşam saat 20.12’de yayınlanan yaklaşık bir dakikalık Gibbs SR diş macunu reklamı, İngiliz televizyon tarihinin ilk ticari reklamı oldu. Buz kütlesi üzerinde duran bir diş macunu tüpünü gösteren reklam, bugün son derece sade görünüyor; ancak reklamcılığın oturma odasına televizyon aracılığıyla girmesinin başlangıcını temsil ediyordu.
1964 – CEMAL GÜRSEL DÖRT YASSIADA HÜKÜMLÜSÜNÜ SAĞLIK NEDENİYLE AFFETTİ
Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, 22 Eylül 1964’te Yassıada yargılamalarında hüküm giyen Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Nedim Ökmen ve Selim Yatağan’ın cezalarını sağlık gerekçesiyle kaldırdı. 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin ardından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda yargılanan isimlerden Koraltan eski TBMM Başkanı, Erdelhun ise darbe sırasında Genelkurmay Başkanıydı. Dört hükümlünün sağlık durumları Adli Tıp tarafından incelendikten sonra hazırlanan raporlar Cumhurbaşkanlığına sunuldu. Gürsel, 1961 Anayasası’nın 97. maddesinin Cumhurbaşkanına “sürekli hastalık, sakatlık ve kocama” durumlarında kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi veren hükmünü kullanarak affı gerçekleştirdi. Yassıada hükümlülerinin sağlık gerekçesiyle tahliyeleri sonraki yıllarda da devam etti.
1975 – ABD BAŞKANI GERALD FORD 17 GÜNDE İKİNCİ KEZ SUİKAST GİRİŞİMİNDEN KURTULDU
ABD Başkanı Gerald Ford, 22 Eylül 1975’te San Francisco’daki St. Francis Hotel’den çıkarken Sara Jane Moore tarafından vurulmak istendi. Moore’un ateşlediği ilk kurşun Ford’u ıskaladı; çevrede bulunan eski deniz piyadesi Oliver Sipple saldırganın koluna müdahale ederek ikinci atışı engelledi. Olayı sıra dışı kılan ayrıntı, bunun Ford’a karşı yalnızca 17 gün içinde düzenlenen ikinci suikast girişimi olmasıydı; 5 Eylül’de de Lynette “Squeaky” Fromme Sacramento’da Ford’u vurmaya çalışmıştı.
1979 – BİR UYDU GİZEMLİ NÜKLEER DENEMELERE ÖZGÜ “ÇİFTE FLAŞ” YAKALADI: VELA OLAYI HÂLÂ TAM OLARAK ÇÖZÜLEMEDİ
ABD’nin nükleer denemeleri tespit etmek amacıyla kullandığı Vela uydularından biri, 22 Eylül 1979 gecesi Güney Atlantik-Hint Okyanusu bölgesinde nükleer patlamalara özgü olabilen çifte ışık parlaması kaydetti. CIA destekli bilim insanlarından oluşan bir kurul sinyallerin atmosferdeki bir nükleer patlamayla uyumlu olduğu sonucuna varırken, Beyaz Saray’ın daha sonra oluşturduğu başka bir kurul nükleer deneme açıklamasını daha az olası buldu. Olayın gizli bir nükleer deneme olup olmadığı ve eğer öyleyse hangi ülke tarafından gerçekleştirildiği hiçbir zaman kesin biçimde açıklığa kavuşmadı. “Vela Olayı”, Soğuk Savaş döneminin hâlâ tartışılan bilimsel-istihbarat bilmecelerinden biri.
1980 – IRAK İRAN’A SALDIRDI, SEKİZ YILLIK İRAN-IRAK SAVAŞI BAŞLADI
Irak, 22 Eylül 1980’de İran’daki askerî ve sivil havaalanlarına eş zamanlı hava saldırıları düzenleyip sınır boyunca kara harekâtı başlatarak İran-Irak Savaşı’nı başlattı. Saddam Hüseyin yönetimi özellikle iki ülke arasındaki Şattülarap su yolunun denetimi ve sınır anlaşmazlıklarını gerekçe gösterirken, 1979 İran Devrimi’nin ardından iki ülke arasındaki siyasî ve ideolojik gerilim de hızla tırmanmıştı. Irak yönetimi kısa sürede sonuç almayı umuyordu ancak savaş yaklaşık sekiz yıl sürdü; cephe savaşlarının yanı sıra kentlerin ve petrol tesislerinin bombalanmasına, Basra Körfezi’ndeki “Tanker Savaşı”na ve kimyasal silah kullanımına sahne oldu. Birleşmiş Milletler’in uzun süren ateşkes girişimlerinin ardından çatışmalar 20 Ağustos 1988’de yürürlüğe giren ateşkesle sona erdi ve İran-Irak Savaşı, 20. yüzyılın en uzun ve yıkıcı devletlerarası savaşlarından biri olarak tarihe geçti.
1981 – PANCARKÖY FACİASI: SAVAŞ UÇAĞI TATBİKAT YAPAN ASKERLERİN ÜZERİNE DÜŞTÜ
Trakya’daki Sonbahar Tatbikatı sırasında, 22 Eylül 1981’de Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-5 savaş uçağı Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Pancarköy yakınlarında içtima halindeki askerlerin üzerine düştü. Facianın hemen ardından yayımlanan ilk haberlerde daha düşük can kaybı rakamları verilse de sonraki resmî anmalarda kazada 65 askerin şehit olduğu kayda geçirildi. Pancarköy’de daha sonra hayatını kaybeden askerlerin anısına bir şehitlik oluşturuldu. Facia, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en ağır eğitim ve tatbikat kazalarından biri olarak hafızada kaldı.
1985 – BEŞ BÜYÜK EKONOMİ DOLARI AŞAĞI ÇEKMEK İÇİN ANLAŞTI
ABD, Japonya, Batı Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık, 22 Eylül 1985’te New York’taki Plaza Hotel’de sıra dışı bir karar aldı: Aşırı değer kazandığı düşünülen doların değerini birlikte düşürmeye çalışacaklardı. Tarihe Plaza Anlaşması olarak geçen mutabakatın ardından merkez bankaları döviz piyasalarına koordineli biçimde müdahale etti; dolar sonraki iki yılda Japon yeni ve Batı Alman markı karşısında ciddi ölçüde değer kaybetti. Amaç, pahalı dolar yüzünden büyüyen ABD dış ticaret açığını azaltmak ve dünya ekonomisindeki dengesizlikleri hafifletmekti. Plaza Anlaşması, büyük devletlerin döviz kurlarının yönünü değiştirmek için açıkça birlikte hareket ettiği ekonomi tarihinin en dikkat çekici müdahalelerinden biri oldu.
1985 – RUHİ SU’NUN CENAZESİ BİNLERCE KİŞİLİK BİR GÖSTERİYE DÖNÜŞTÜ
20 Eylül’de hayatını kaybeden halk müziği sanatçısı Ruhi Su, 22 Eylül 1985’te Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenazeye binlerce kişi katıldı; Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği, töreni “12 Eylül döneminin ilk büyük kitle gösterisi” olarak tanımlıyor. Tören sırasında 163 kişi gözaltına alındı ve derneğin kayıtlarına göre 15 gün boyunca İstanbul Siyasi Şube’de tutuldu. Ruhi Su’nun cenazesi böylece 1980 darbesinin ardından kamusal alanda gerçekleşen dikkat çekici toplumsal buluşmalardan biri olarak da hafızaya geçti.
1985 – ALTIN PORTAKAL AÇILDI: AJDA PEKKAN ONUR KONUĞU, HÜLYA KOÇYİĞİT ASSOLİST
- Antalya Altın Portakal Film Festivali, 22 Eylül 1985’te başladı. Dönemin Milliyet gazetesi Ajda Pekkan’ın festivalin “onur konuğu”, Hülya Koçyiğit’in ise “assolist” olduğunu yazıyor; yarışmadaki oyuncuların ödül beklentileri de magazin sayfalarının başlıca konularından biriydi. Aynı gün Cumhuriyet, açılış gecesindeki programda Sezen Aksu, Hülya Koçyiğit, Mustafa Topaloğlu ve Huysuz Virjin gibi isimlerin sahne alacağını duyuruyordu. Festival sonunda Dul Bir Kadın en iyi film, Sinan Çetin 14 Numara ile en iyi yönetmen, Zuhal Olcay ve Hakan Balamir de oyunculuk ödüllerinin sahipleri oldu.
1991 – ÖLÜ DENİZ PARŞÖMENLERİ ÜZERİNDEKİ 40 YILLIK ERİŞİM SINIRLAMASI KIRILDI
Kaliforniya’daki Huntington Library, 22 Eylül 1991’de elinde bulunan Ölü Deniz Parşömenlerinin eksiksiz fotoğraf arşivini araştırmacıların sınırsız kullanımına açacağını duyurdu. 1940’ların sonlarından itibaren bulunan, Yahudilik ve erken Hristiyanlık tarihi açısından paha biçilmez kabul edilen parşömenlerin önemli bölümüne o tarihe kadar yalnızca küçük bir editörler grubunun erişimi vardı. Huntington’ın kararı akademik dünyada büyük tartışma yarattı ancak kısa süre içinde diğer arşivlerin de kısıtlamalarının kaldırmasına giden süreci hızlandırdı.
1993 – METROPOLITAN MÜZESİ KARUN HAZİNESİ’Nİ TÜRKİYE’YE İADE ETMEYİ KABUL ETTİ
New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi, 22 Eylül 1993’te imzalanan anlaşmayla Türkiye’den yasa dışı yollarla çıkarılan ve kamuoyunda Karun Hazinesi olarak bilinen Lidya eserlerini Türkiye’ye iade etmeyi kabul etti. Uşak çevresindeki Lidya tümülüslerinden 1960’larda kaçak kazılarla çıkarılan eserler yurt dışına kaçırılmış, Metropolitan Müzesi tarafından satın alınmıştı. Türkiye, müzenin iade talebini reddetmesi üzerine 1987’de New York’ta dava açtı; yıllar süren hukuk mücadelesinde müzenin eserlerin kaçak kazılardan geldiğini bilmiş olabileceğini gösteren belgeler ortaya çıktı. Bunun üzerine müze, mahkemenin nihai kararını beklemeden anlaşmaya gitti ve 363 parçadan oluşan Lidya Hazinesi aynı yıl Türkiye’ye getirildi. Olay, yurt dışına kaçırılan Anadolu kökenli tarihî eserlerin geri alınması mücadelesinin en önemli örneklerinden biri oldu.
1994 – “FRIENDS” İLK KEZ EKRANA GELDİ
Televizyon tarihinin en tanınmış komedi dizilerinden Friends, 22 Eylül 1994’te NBC’de ilk bölümünü yayımladı. New York’ta yaşayan Rachel, Monica, Phoebe, Joey, Chandler ve Ross adlı altı arkadaşın hikâyesini anlatan dizi, başlangıçta büyük yıldızlardan oluşmayan oyuncu kadrosunu kısa sürede dünya çapında ünlü hale getirdi. Friends on sezon sürdü ve 2004’te sona ermesine rağmen tekrar yayınları ve dijital platformlar sayesinde sonraki kuşakların da izlediği küresel bir popüler kültür olgusuna dönüştü.
2001 – DEEP SPACE 1 BİR KUYRUKLUYILDIZIN ÇEKİRDEĞİNİ YAKINDAN GÖRÜNTÜLEDİ
NASA’nın yeni uzay teknolojilerini denemek amacıyla geliştirdiği Deep Space 1, 22 Eylül 2001’de Borrelly kuyrukluyıldızının yaklaşık 2.200 kilometre yakınından geçti. Uzay aracı çekirdeğin ayrıntılı görüntülerini ve çevresindeki gaz, toz ve plazmaya ilişkin ölçümleri Dünya’ya gönderdi; çekilen görüntüler o tarihe kadar bir kuyrukluyıldız çekirdeğinin elde edilmiş en yüksek çözünürlüklü görüntüleriydi. Üstelik Deep Space 1’in ana görevi daha önce tamamlanmış, yıldız izleme sistemi arızalanmış ve NASA mühendisleri uzay aracını yeni yazılımla yeniden kullanılabilir hale getirmişti. Bilimsel başarı kadar “bozulmuş bir uzay aracını yeniden hayata döndürme” hikâyesi de ilginç.
2002 – İSRAİL ORDUSUNUN GAZZE’DEKİ OPERASYONUNDA 9 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
İsrail ordusu, 22 Eylül 2002 sabahı tanklar, zırhlı araçlar, buldozerler ve helikopterlerin desteğiyle Gazze kentinin doğusuna geniş çaplı bir operasyon düzenledi. Çıkan çatışmalarda 9 Filistinli öldü, 40’tan fazla kişi yaralandı. Filistinli kaynaklara göre ölenlerin üçü silahlı örgüt mensubu, altısı sivildi; İsrail ordusu ise operasyonun aranan militanlara ve silahlı grupların altyapısına yönelik olduğunu açıkladı. Olay, 2000’de başlayan İkinci İntifada sırasında İsrail ile Filistinliler arasındaki şiddetin yoğunlaştığı dönemin kanlı günlerinden biri oldu.
2004 – “LOST” BAŞLADI
ABC’nin televizyon anlatımını 2000’lerde büyük ölçüde etkileyen dizilerinden Lost, 22 Eylül 2004’te ilk kez yayımlandı. Pasifik’te gizemli bir adaya düşen Oceanic Flight 815 yolcularının hikâyesi; bilimkurgu, macera, gizem ve karakter dramasını bir araya getirirken internet forumlarında bölüm bölüm teori üretme kültürünü de besledi. Altı sezon süren dizi 2005’te En İyi Drama Dizisi Emmy’sini kazandı ve özellikle karmaşık, uzun soluklu televizyon hikâyelerinin yaygınlaşmasında dönemin simge yapımlarından biri oldu.
2016 – YAHOO 500 MİLYON HESABIN VERİLERİNİN ÇALINDIĞINI AÇIKLADI
Yahoo, 22 Eylül 2016’da yaptığı açıklamayla 2014’te gerçekleşen bir siber saldırıda en az 500 milyon kullanıcı hesabına ait bilgilerin çalındığını duyurdu. İsimler, e-posta adresleri, telefon numaraları, doğum tarihleri ve şifrelenmiş parolalar saldırıda ele geçirilmiş olabilecek veriler arasındaydı; şirket saldırının arkasında devlet destekli olduğuna inandığı bir aktör bulunduğunu açıkladı. Reuters olayın açıklandığı tarihte bunu bilinen en büyük kullanıcı verisi ihlallerinden biri olarak nitelendiriyordu. İnternet çağında kişisel verilerin güvenliği tartışmasının sembol olaylarından birine dönüştü.
2018 – İRAN’DA ASKERÎ GEÇİT TÖRENİNE SİLAHLI SALDIRI: 25 KİŞİ ÖLDÜ
İran’ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde, 22 Eylül 2018’de İran-Irak Savaşı’nın başlangıç yıldönümü dolayısıyla düzenlenen askerî geçit törenine silahlı kişiler ateş açtı. Saldırıda 25 kişi hayatını kaybetti, 60’tan fazla kişi yaralandı; ölenlerin 12’si İran Devrim Muhafızları mensubuydu, kurbanlar arasında siviller de bulunuyordu. Askerî üniforma giyen saldırganların töreni izleyen yetkililerin bulunduğu bölgeye ve askerlerin üzerine ateş açtığı bildirildi. Saldırının sorumluluğunu hem İranlı Arap ayrılıkçı bir grup hem de IŞİD üstlendi; ilk saatlerde bu iddiaları doğrulayacak bağımsız kanıt ortaya konmadı. Olay, İran’da Devrim Muhafızlarını hedef alan en kanlı saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.
KOCAELİ TARİHİNDE 22 EYLÜL
22 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ: YENİ HARFLERDEN FABRİKALARA, DENİZALTI İCADINDAN DEPREM GÖÇÜNE
22 Eylül 1928 tarihli Türk Yolu, Cumhuriyet’in büyük dönüşümlerinden birinin İzmit sokaklarına nasıl indiğini gösteriyordu. Latin esaslı yeni Türk alfabesini kabul eden kanunun çıkmasına daha haftalar vardı ama gazete İzmitlileri şimdiden yeni harfleri öğrenmeye çağırıyordu. Mekteplere, halk dershanelerine ve açılan kurslara başvurulması isteniyor, yeni yazının kısa sürede öğrenilebileceği anlatılıyordu. Ankara’da hazırlanan Harf Devrimi, henüz kanunlaşmadan İzmit’te dershanesi, kursu ve gazete ilanıyla gündelik hayatın içine girmeye başlamıştı.
On yıl sonra, 22 Eylül 1938 tarihli Ulus gazetesinde Kocaeli bu kez bambaşka bir başlıkla yer alıyordu: “İzmit’te ekonomik vaziyet: İzmit vilâyeti bir ticaret ve endüstri merkezi haline geliyor.” Haberde İzmit’teki kâğıt, selüloz ve klor fabrikaları; Gebze’deki çimento fabrikaları, Hereke’deki dokuma sanayisi ve Kandıra’daki un üretimi tek tek sayılıyordu. O tarihte henüz Kocaeli’ye bağlı olan Adapazarı, Geyve, Hendek ve Sapanca’nın tarımsal üretimi de aynı ekonomik tablonun parçasıydı. Gazeteye göre bir önceki yıl İzmit Limanı’na 196 Türk, 79 yabancı bandıralı vapur ve 2 bin 404 yük motoru gelmiş, limandan 223 bin tonun üzerinde yük geçmişti. Bugün “sanayi kenti Kocaeli” dediğimiz yapının, büyük savaş sonrası sanayileşme dalgasından bile önce nasıl şekillenmeye başladığını gösteren olağanüstü bir gazete sayfasıydı.
22 Eylül 1953 gazeteleri ise aynı günün Kocaeli’sinden iki çok farklı hikâye taşıyordu. Akşam gazetesi, Gölcük askerî tersanelerinde çalışan teknisyen Cemal Güler’in batan denizaltıları kurtarmaya yönelik bir düzenek geliştirdiğini ve başarılı denemelerin ardından Amerika’ya davet edildiğini daha önce duyurduğunu hatırlatıyor; bu kez Mustafa Asım Öztüzün adlı başka bir ustanın benzer sistemi kendisinin daha önce geliştirdiğini ileri sürmesini haber yapıyordu. Aynı gün Anadolu gazetesi ise Adapazarı’nın Yaylalar Mahallesi’nde, Zirai Donatım Fabrikası’nda çalışan bir işçinin eşinin sırtlarından birleşik iki kız çocuğu dünyaya getirdiğini yazıyordu. Bugün Sakarya sınırları içinde bulunan Adapazarı o tarihte hâlâ Kocaeli’nin bir ilçesiydi; Sakarya ili ancak 1954’te Kocaeli’den ayrılarak kurulacaktı. Bir gazete sayfasında Gölcük’ün askerî teknolojisi, diğerinde Adapazarı’ndaki sıra dışı bir doğum haberi: 1950’lerin geniş Kocaeli vilayeti böyle bir yerdi.
22 Eylül 1976 tarihli Milliyet ise Kocaeli’nin sanayi kenti kimliğinin başka bir yüzünü gösteriyordu. Devlet Güvenlik Mahkemeleri tartışmaları sırasında DİSK’in öncülüğünde yapılan işçi eylemleri ülkenin büyük sanayi merkezlerine yayılmıştı. Gazetenin Adalet Bakanlığı’ndan aktardığı bilgilere göre İzmit’te 100 kişi hakkında soruşturma açılmış, sekiz kişi tutuklanmıştı; aynı haber İstanbul, İzmir, Bursa ve Adapazarı’ndaki soruşturma sayılarını da veriyordu. Fabrikaların hızla çoğaldığı Kocaeli, artık yalnız üretimin değil, Türkiye’nin işçi hareketleri ve çalışma hayatı tartışmalarının da başlıca merkezlerinden biriydi.
22 Eylül 1987’de Kocaelispor bu kez spor sayfalarından çıkıp Milliyet’in birinci sayfasına taşınmıştı. Bir önceki sezon Birinci Lig’den düşen Kocaelispor’un yaptığı itiraz sonrasında Ankara 2. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş; kararın nasıl uygulanacağı futbol dünyasında ve siyasette büyük tartışma yaratmıştı. Milliyet, ANAP hükûmetinin kararı Kocaelispor’un yeniden Birinci Lig’de yer alması yönünde yorumladığını, muhalefetin ise bunun kısa süre önce yapılan 6 Eylül referandumuyla bağlantılı siyasî bir tercih olduğunu ileri sürdüğünü yazıyordu. Tartışmanın tarafları farklı gerekçeler öne sürüyordu ama sonuçta Kocaelispor o gün yalnız futbolun değil, ülke siyasetinin de birinci sayfa konularından biri olmuştu.
Ve 22 Eylül 1999 tarihli Cumhuriyet. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden yalnızca 36 gün geçmişti. Bir gün önce aynı gazete Kocaeli Üniversitesi için “Çadır üniversitesi kuruluyor” diye yazmıştı; ertesi günkü başlık bu kez “Gölcük’ten göç başladı” oldu. Gazetenin Kocaeli Valiliği’nden aldığı bilgilere göre Kocaeli merkez ve Gölcük’ten deprem sonrasında 2 bin 796 aile başka kentlere göç etmişti. Yalnız Gölcük’te kriz masasına yaklaşık bin aile başvurmuş, 927 ailenin taşınması tamamlanmış, yaklaşık 100 aile de nakliye için bekliyordu. Göç edenlerin önemli bölümünün daha önce Doğu ve Güneydoğu’dan Kocaeli’ye gelmiş aileler olduğu belirtiliyordu. Deprem yalnız binaları ve fabrikaları değil, yıllar boyunca göç alarak büyüyen Kocaeli’nin nüfus hareketini de bir süreliğine tersine çevirmişti.
1933 – İZMİT’TEN ANTALYA’YA UZANAN BÜYÜK DONANMA MANEVRASI SONA ERDİ
Cumhuriyet’in 10. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen büyük deniz manevrası, 22 Eylül 1933’te tamamlandı. Türk donanmasının 2 Eylül’den beri İzmit ile Antalya arasında yürüttüğü tatbikatı Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, başından sonuna kadar Yavuz Muharebe Kruvazöründen takip etti. Manevrada donanmanın savaş, seferberlik ve müşterek harekât kabiliyetiyle kötü hava koşullarına dayanıklılığı gerçek savaş şartlarına yakın biçimde sınandı. Cumhuriyet’in henüz onuncu yılında yapılan tatbikat, aynı zamanda yeni Türkiye’nin deniz gücünde ulaştığı seviyeyi yabancı ülkelere göstermeyi amaçlayan büyük bir askerî gösteriydi.
1935 – İZMİT TAYYARE MEYDANI’NDA KOCAELİ AT KOŞULARI YAPILDI
22 Eylül 1935 Pazar günü İzmit Tayyare Meydanı, bu kez uçaklara değil atlara ayrıldı. Kocaeli Valisi Hamit Oskay’ın himayesinde düzenlenen Kocaeli İli At Koşuları, Tay Koşusu, Halkevi Koşusu ve Kocaeli Koşusu olmak üzere üç kategoride gerçekleştirildi. Dönemin Türk Yolu gazetesi yarışları ayrıntılarıyla duyururken, akademik araştırmalara göre Halkevi Koşusu’nu Ceylan adlı at kazandı; toplam 135 liralık ödül dağıtıldı. Aynı meydanda yalnızca bir hafta önce Atatürk’ün himayesinde Başbakanlık At Yarışları da düzenlenmişti. İzmit Tayyare Meydanı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnız askerî amaçlarla değil, kentin büyük spor ve halk etkinlikleri için de kullanıldığı görülüyor.
1945 – KOCAELİ MİLLETVEKİLİ GENERAL MÜRSEL BAKÜ HAYATINI KAYBETTİ
Millî Mücadele komutanlarından ve Kocaeli Milletvekili Tümgeneral Mürsel Bakü, 22 Eylül 1945’te tedavi için bulunduğu İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 1922’de 1. Süvari Tümeni’nin komutanı olan Bakü, İzmir’e giren Türk süvari birliklerinin komutanlarından biri olarak tanınıyordu. Askerlikten emekli olduktan sonra 1943 seçimlerinde Kocaeli milletvekili seçildi; Meclis’te askerlik ve biniciliğin yanı sıra sıtmayla mücadele ve Kocaeli’de Mudurnu Çayı’nın yol açtığı taşkınlar gibi bölgesel sorunlarla da ilgilendi. Ölümünün ardından açılan Kocaeli milletvekilliği için daha sonra ara seçim yapıldı.
1949 – HÜRSÖZ GAZETESİ İZMİT’TE YAYIN HAYATINA BAŞLADI
Kocaeli basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Hürsöz, Selahattin Telser tarafından 22 Eylül 1949’da İzmit’te yayımlanmaya başladı. Telser yalnız gazetenin sahibi ve başyazarı değildi; Hürsöz’ün basıldığı matbaa makinesinin yapımında da bizzat çalışmış bir radyo ve telsiz teknisyeniydi. Önceleri haftada bir perşembe günleri çıkan gazete, daha sonra günlük bağımsız siyasî gazeteye dönüştü ve yaklaşık yarım yüzyıl boyunca yayımlandı. Hürsöz’ün çıkışı, uzun süredir Türk Yolu’nun hâkim olduğu İzmit yerel basınına ikinci kalıcı sesi kazandırdı; gazetenin son yayın tarihi de dikkat çekici biçimde tam 50 yıl sonra, 22 Eylül 1999 oldu.
1998 – SÜLEYMAN DEMİREL KÜLTÜR MERKEZİ AÇILDI
İzmit Yahyakaptan’daki Süleyman Demirel Kültür Merkezi, 22 Eylül 1998’de dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katıldığı törenle açıldı. Tiyatro ve konser salonlarının yanı sıra kütüphane, küçük sahneler, bale ve dans çalışma alanları ile sergi salonlarını bir araya getiren merkez, döneminin Kocaeli’deki en önemli kültür yatırımlarından biri oldu. Bir yıl sonra 17 Ağustos depreminde SEKA Salonu ağır hasar görünce Kocaeli Şehir Tiyatroları çalışmalarını büyük ölçüde burada sürdürdü. Böylece SDKM, açılışından yalnızca bir yıl sonra kentin tiyatro hayatının ana merkezlerinden birine dönüştü.
2015 – KOCAELİ MİLLETVEKİLİ ALİ HAYDAR KONCA AB BAKANLIĞINDAN İSTİFA ETTİ
- Dönem Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca, 22 Eylül 2015’te Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden istifa etti. Kocaeli’de uzun yıllar hukukçu olarak çalışan ve 1989’da İzmit Belediye Meclisi üyeliği de yapan Konca, 7 Haziran seçimlerinin ardından hükûmet kurulamaması üzerine 1 Kasım seçimlerine kadar görev yapmak üzere oluşturulan geçici seçim hükûmetinde AB Bakanlığına getirilmişti. Konca ile Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan aynı gün istifalarını Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sundu; istifaların kabul edilmesinin ardından AB Bakanlığına Beril Dedeoğlu atandı.
22 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1759 – WILLIAM PLAYFAIR: İskoç mühendis ve siyasal iktisatçı William Playfair doğdu. Bugün haberlerde, sunumlarda ve istatistiklerde neredeyse her gün gördüğümüz çizgi, çubuk ve pasta grafiklerinin öncüsü oldu; 1786’da çizgi ve çubuk grafiklerini, 1801’de ise ilk pasta grafiklerinden birini yayımladı. Bir başka deyişle, sayıları resme dönüştüren modern veri görselleştirmenin kurucularından biriydi.
1791 – MICHAEL FARADAY: Bilim tarihinin en etkili deneysel fizikçilerinden Michael Faraday Londra yakınlarında doğdu. Elektromanyetik indüksiyonu keşfederek elektrik motorları, jeneratörler ve transformatörlerin dayandığı temel fizik ilkelerinden birini ortaya koydu; elektroliz üzerine çalışmaları da modern elektrokimyanın temelini attı. Çok sınırlı örgün eğitim almasına rağmen 19. yüzyıl biliminin en büyük isimlerinden biri haline geldi.
1870 – CHARLOTTE COOPER: İngiliz tenisçi Charlotte Cooper doğdu. 1900 Paris Olimpiyatları’nda kadınlar teklerde birinci olarak Olimpiyat tarihinde bireysel şampiyonluk kazanan ilk kadın oldu; aynı oyunlarda karışık çiftlerde de altın madalya kazandı. Beş kez Wimbledon şampiyonu olan Cooper, kadın sporunun henüz yeni yeni uluslararası sahneye çıktığı dönemin öncü isimlerinden biriydi.
1878 – ŞİGERU YOŞİDA: Japon siyasetçi Şigeru Yoşida doğdu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında birkaç dönem Japonya başbakanlığı yapan Yoşida, savaş sonrası Japon devletinin yeniden yapılanmasında ve ülkenin ABD ile kurduğu yeni güvenlik ve dış politika düzeninde belirleyici isimlerden biri oldu.
1895 – PAUL MUNI: Hollywood’un klasik döneminin önemli karakter oyuncularından Paul Muni doğdu. Scarface, The Life of Emile Zola ve The Story of Louis Pasteur gibi filmlerde rol alan Muni, Louis Pasteur performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı; kariyeri boyunca beş kez aynı dalda aday gösterildi.
1920 – ERIC BAKER: İngiliz insan hakları savunucusu Eric Baker doğdu. Peter Benenson’la birlikte Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International) kuruluşundaki temel isimlerden biri oldu ve örgütün ikinci genel sekreterliğini yaptı. Baker, nükleer silahsızlanma hareketinin örgütlenmesinde de görev aldı.
1939 – JUNKO TABEI: Japon dağcı Junko Tabei doğdu. 1975’te Everest’in zirvesine ulaşarak dünyanın en yüksek dağına çıkan ilk kadın oldu; daha sonra her kıtanın en yüksek zirvesine tırmanmayı da başardı. Kadınların dağcılıkta ciddi engellerle karşılaştığı bir dönemde yalnızca spor tarihi açısından değil, kadın tarihi açısından da simge isimlerden biri haline geldi.
1940 – ANNA KARINA: Fransız Yeni Dalga sinemasının simge oyuncularından Anna Karina Danimarka’da doğdu. Jean-Luc Godard’ın Vivre sa vie, Pierrot le Fou, Alphaville ve Bande à part gibi filmlerinde oynayarak 1960’lar Avrupa sinemasının en tanınan yüzlerinden biri oldu. Daha sonra yönetmenlik, senaristlik ve şarkıcılık da yaptı.
1942 – DAVID STERN: NBA tarihinin en etkili yöneticilerinden David Stern doğdu. 1984-2014 arasında 30 yıl boyunca NBA Komiseri olarak görev yaptı; Michael Jordan, Magic Johnson ve Larry Bird gibi yıldızların küresel ölçekte tanınmaya başladığı dönemde ligin uluslararası pazarlara açılmasında önemli rol oynadı. NBA’nin dünya çapında bir spor ve eğlence markasına dönüşmesi büyük ölçüde Stern döneminde gerçekleşti.
1951 – DAVID COVERDALE: İngiliz rock şarkıcısı David Coverdale doğdu. 1970’lerde Deep Purple’ın solistlerinden biri olduktan sonra Whitesnake’i kurdu; “Here I Go Again” ve “Is This Love” gibi şarkılarla özellikle 1980’lerin hard rock sahnesinin dünya çapındaki yıldızlarından birine dönüştü.
1957 – NICK CAVE: Avustralyalı müzisyen, şarkı yazarı, romancı ve senarist Nick Cave doğdu. Nick Cave and the Bad Seeds grubunun solisti olarak “Red Right Hand”, “Into My Arms” ve “Where the Wild Roses Grow” gibi şarkılarla tanındı; karanlık, edebî anlatımıyla rock müziğin kendine özgü yazar-müzisyenlerinden biri haline geldi.
1958 – JOAN JETT: Amerikalı rock müzisyeni Joan Jett doğdu. Önce tamamı kadınlardan oluşan The Runaways grubuyla, ardından Joan Jett & the Blackhearts ile ün kazandı; “I Love Rock ’n Roll” dünya çapında bir rock klasiğine dönüştü. Erkeklerin ağırlıkta olduğu punk ve hard rock sahnesinde kadın gitarist ve grup liderlerinin önünü açan isimlerden biri olan Jett, 2015’te Rock and Roll Hall of Fame’e kabul edildi.
1958 – ANDREA BOCELLI: İtalyan tenor Andrea Bocelli doğdu. Klasik opera repertuvarıyla popüler müzik arasında kurduğu köprü sayesinde Luciano Pavarotti sonrası dönemin dünya çapında en tanınan tenorlarından biri haline geldi; “Con te partirò” ve Sarah Brightman’la söylediği “Time to Say Goodbye” geniş kitlelere ulaştı.
1959 – SAUL PERLMUTTER: Amerikalı astrofizikçi Saul Perlmutter doğdu. Uzak süpernovalar üzerindeki gözlemleriyle evrenin genişlemesinin yavaşlamadığını, tersine hızlandığını ortaya koyan araştırmanın başlıca isimlerinden biri oldu. Bu keşif nedeniyle Brian Schmidt ve Adam Riess ile birlikte 2011 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.
1964 – HASAN BASRİ GÜZELOĞLU: Türk mülki idare amiri Hasan Basri Güzeloğlu Ankara’da doğdu. Çeşitli kaymakamlık ve valilik görevlerinin ardından 2014-2017 arasında Kocaeli Valisi olarak görev yaptı.
1966 – ERDOĞAN ATALAY: Türk kökenli Alman oyuncu Erdoğan Atalay doğdu. Türkiye’de de uzun yıllar yayımlanan Alman aksiyon dizisi Alarm für Cobra 11 – Kobra Takibi’ndeki polis Semir Gerkhan rolüyle geniş kitlelerce tanındı. 1990’lardan itibaren aynı karakteri yıllarca canlandırarak Alman televizyonunun en uzun soluklu aksiyon yıldızlarından biri oldu.
1970 – EMMANUEL PETIT: Fransız futbolcu Emmanuel Petit doğdu. 1998 Dünya Kupası’nı kazanan Fransa millî takımının önemli oyuncularından olan Petit, finalde Brezilya’ya karşı takımının üçüncü golünü attı. Monaco ve Arsenal’ın yanı sıra Barcelona ve Chelsea formaları da giydi.
1977 – ALİ SUNAL: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Ali Sunal doğdu. Kemal Sunal’ın oğlu olan sanatçı; tiyatro çalışmalarının yanı sıra Propaganda, En Son Babalar Duyar ve Güldür Güldür Show gibi yapımlarla geniş kitlelerce tanındı.
1978 – HARRY KEWELL: Avustralya futbolunun önemli isimlerinden Harry Kewell doğdu. Leeds United ve Liverpool’daki kariyerinin ardından 2008-2011 arasında Galatasaray forması giydi ve Türkiye’de de büyük bir taraftar kitlesi edindi; Liverpool’la 2005 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu yaşadı.
1982 – AYBEN: Türk rap müziğinin öncü kadın isimlerinden Ayben doğdu. Ceza’nın kardeşi olan sanatçı, 2000’lerden itibaren kendi albümleri ve düetleriyle Türkiye’de kadın rapçilerin görünürlüğünün arttığı dönemin önemli isimlerinden biri oldu.
1982 – BILLIE PIPER: İngiliz oyuncu ve şarkıcı Billie Piper doğdu. Genç yaşta pop yıldızı olarak ün kazandıktan sonra oyunculuğa yöneldi; özellikle Doctor Who dizisindeki Rose Tyler karakteriyle dünya çapında tanındı. Daha sonra Secret Diary of a Call Girl ve I Hate Suzie gibi dizilerde başrol oynadı.
1984 – THIAGO SILVA: Brezilyalı futbolcu Thiago Silva doğdu. Milan, Paris Saint-Germain ve Chelsea gibi Avrupa’nın büyük kulüplerinde forma giyen stoper, uzun yıllar Brezilya Millî Takımı’nın kaptanlığını yaptı; Chelsea ile 2021’de UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazandı.
1985 – TATIANA MASLANY: Kanadalı oyuncu Tatiana Maslany doğdu. Orphan Black dizisinde birbirinden tamamen farklı çok sayıda klon karakteri canlandırdığı performansıyla büyük dikkat çekti ve Emmy kazandı; daha sonra Marvel yapımı She-Hulk: Attorney at Law dizisinin başrolünü üstlendi.
1987 – TOM FELTON: İngiliz oyuncu Tom Felton doğdu. Harry Potter film serisindeki Draco Malfoy rolüyle çocuk yaşta dünya çapında tanındı ve sekiz filmlik serinin tamamında aynı karakteri canlandırdı.
1990 – AKIN AKINÖZÜ: Türk oyuncu Akın Akınözü doğdu. Özellikle Hercai dizisindeki Miran Aslanbey karakteriyle Türkiye’nin yanı sıra Latin Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’da da geniş bir izleyici kitlesine ulaştı; daha sonra Kaderimin Oyunu ve Yaban Çiçekleri gibi dizilerde rol aldı.
1995 – NAYEON: Güney Koreli şarkıcı Nayeon doğdu. 2015’te çıkış yapan TWICE grubunun üyelerinden biri olarak K-pop’un dünya çapında yayılmasında büyük rol oynayan kuşağın yıldızlarından biri haline geldi; solo çalışmaları da uluslararası listelere girdi.
2000 – SEUNGMIN: Güney Koreli şarkıcı Seungmin doğdu. Küresel ölçekte büyük bir hayran kitlesine ulaşan Stray Kids grubunun vokalistlerinden biri olarak özellikle genç müzik dinleyicileri arasında tanınıyor.
22 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1520 – YAVUZ SULTAN SELİM: Osmanlı Devleti’nin 9. padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul’dan Edirne’ye giderken 21 Eylül’ü 22 Eylül’e bağlayan gece Çorlu yakınlarında hayatını kaybetti. Yalnızca sekiz yıl süren saltanatında Safevîlerle Çaldıran Savaşı’nı yaptı, Memlük Devleti’ne son vererek Suriye, Filistin ve Mısır’ı Osmanlı topraklarına kattı. Osmanlı Devleti’nin Orta Doğu’daki ağırlığını kökten değiştiren hükümdarlardan biri oldu.
1539 – GURU NANAK: Sih dininin kurucusu ve on Sih gurusunun ilki Guru Nanak, bugünkü Pakistan sınırları içindeki Kartarpur’da hayatını kaybetti. Tek Tanrı inancı, kast ayrımının reddi, çalışma ve paylaşma düşüncesi üzerine kurduğu öğreti, bugün dünya çapında milyonlarca insanın bağlı olduğu Sihizmin temelini oluşturdu. 22 Eylül 1539 tarihi yaygın kabul görmekle birlikte tarihsel kaynaklarda farklı hesaplamalar da bulunuyor.
1776 – NATHAN HALE: Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında İngiliz hatlarının gerisinde istihbarat toplarken yakalanan 21 yaşındaki Amerikan subayı Nathan Hale, New York’ta casusluk suçlamasıyla asıldı. Ölümünden önce söylediği aktarılan “Ülkem için verecek yalnızca bir canım olmasına üzülüyorum” sözü Amerikan tarihinin en bilinen sözlerinden birine dönüştü.
1945 – MÜRSEL BAKÜ: Millî Mücadele komutanlarından Tümgeneral Mürsel Bakü, İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonucu 64 yaşında hayatını kaybetti. İzmir’e giren Türk süvari birliklerinin komutanlarından olan Bakü, askerlikten emekli olduktan sonra Kocaeli milletvekili seçildi; TBMM’de Mudurnu Çayı taşkınları gibi Kocaeli’nin yerel sorunlarını da gündeme taşıdı.
1956 – FREDERICK SODDY: İngiliz kimyager Frederick Soddy hayatını kaybetti. Radyoaktif maddeler üzerine çalışmaları ve “izotop” kavramını ortaya koyması, modern atom fiziği ve kimyasının gelişmesinde önemli rol oynadı; bu çalışmalarıyla 1921 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.
1960 – MELANIE KLEIN: Psikanaliz tarihinin en etkili isimlerinden Melanie Klein Londra’da hayatını kaybetti. Özellikle çocuk psikanalizi, oyun terapisi ve insanın erken çocukluk dönemindeki ilişkilerinin kişilik üzerindeki etkileri konusunda geliştirdiği görüşler, Freud sonrası psikanalizin en önemli ekollerinden birini oluşturdu.
1965 – OTHMAR AMMANN: Modern köprü mühendisliğinin büyük isimlerinden İsviçre doğumlu Amerikalı mühendis Othmar Ammann hayatını kaybetti. New York’taki George Washington, Verrazzano-Narrows, Bayonne ve Bronx-Whitestone köprüleri gibi 20. yüzyıl mühendisliğinin simge yapılarına imza attı; Golden Gate Köprüsü’nün mühendislik kurulunda da görev yaptı.
1989 – IRVING BERLIN: Amerikan popüler müziğinin en üretken besteci ve söz yazarlarından Irving Berlin, 101 yaşında hayatını kaybetti. “White Christmas”, “God Bless America” ve “Puttin’ on the Ritz” dahil 1.200’den fazla şarkı yazdı; Broadway müzikallerinden Hollywood’a kadar 20. yüzyıl Amerikan müzik kültürünün şekillenmesinde büyük rol oynadı.
1996 – DOROTHY LAMOUR: Hollywood’un klasik döneminin ünlü oyuncu ve şarkıcılarından Dorothy Lamour 81 yaşında öldü. Özellikle Bob Hope ve Bing Crosby ile çektiği Road to… komedileri ve 1930’lardan itibaren kendisiyle özdeşleşen “saronglu kadın” imajıyla dönemin en tanınmış sinema yıldızlarından birine dönüştü.
1999 – GEORGE C. SCOTT: Amerikalı oyuncu George C. Scott 71 yaşında hayatını kaybetti. Dr. Strangelove başta olmak üzere pek çok önemli filmde rol aldı; General Patton’ı canlandırdığı Patton ile En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı ancak oyuncuların yarış halinde değerlendirilmesine karşı çıktığı için ödülü kabul etmeyi reddetti.
2001 – FİKRET KIZILOK: Türk müziğinin özgün besteci ve yorumcularından Fikret Kızılok 54 yaşında hayatını kaybetti. Âşık Veysel’den Anadolu türkülerine uzanan geleneksel müziği rock, folk ve deneysel müzikle bir araya getiren Kızılok; “Yumma Gözün Kör Gibi”, “Bu Kalp Seni Unutur mu?”, “Gönül” ve “Zaman Zaman” gibi eserlerle Türkiye’de çağdaş şarkı yazarlığının önemli isimlerinden biri oldu.
2001 – ISAAC STERN: 20. yüzyılın büyük keman virtüözlerinden Isaac Stern New York’ta 81 yaşında hayatını kaybetti. Dünyanın önde gelen orkestralarıyla çalışan Stern, yalnız müzisyenliğiyle değil, 1960’larda yıkılması gündeme gelen Carnegie Hall’un kurtarılması için yürüttüğü mücadeleyle de müzik tarihine geçti; salonun ana konser salonu bugün onun adını taşıyor.
2007 – MARCEL MARCEAU: Pandomim sanatını dünya çapında yeniden popülerleştiren Fransız sanatçı Marcel Marceau 84 yaşında öldü. Beyaz yüzlü, çizgili giysili Bip karakteriyle 60 yılı aşkın süre sahneye çıkan Marceau’nun geliştirdiği “rüzgâra karşı yürüme” hareketi, daha sonra Michael Jackson’ın ünlü moonwalk hareketine de esin kaynaklarından biri oldu.
2008 – HADİ ÇAMAN: Türk tiyatrosunun oyuncu, yönetmen, oyun yazarı ve eğitmenlerinden Hadi Çaman 65 yaşında hayatını kaybetti. Dormen Tiyatrosu’ndan başlayıp kendi kurduğu Yeditepe Oyuncuları’na uzanan yaklaşık yarım yüzyıllık bir tiyatro yaşamı sürdüren Çaman, ALS nedeniyle uzun süre Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde tedavi görmüştü.
2011 – CENGİZ DAĞCI: Kırım Tatarı romancı Cengiz Dağcı Londra’da hayatını kaybetti. Hayatının büyük bölümünü İngiltere’de geçirmesine ve Türkiye’de hiç yaşamamasına rağmen eserlerini Türkiye Türkçesiyle yazdı; Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, Onlar da İnsandı ve O Topraklar Bizimdi gibi romanlarıyla Kırım Tatarlarının yaşadığı savaş, sürgün ve yurt kaybını Türk edebiyatına taşıdı.
2013 – DAVID H. HUBEL: Kanadalı-Amerikalı nörofizyolog David Hubel 87 yaşında öldü. Torsten Wiesel ile yaptığı araştırmalar, beynin görsel bilgileri çizgi, hareket, yön ve kontrast gibi öğelere ayırarak nasıl işlediğini ortaya koydu; bu çalışmalar ona 1981 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı.
2013 – ÁLVARO MUTIS: Kolombiyalı şair ve romancı Álvaro Mutis, Meksiko’da 90 yaşında hayatını kaybetti. Latin Amerika edebiyatının büyük isimlerinden olan Mutis, özellikle Maqroll el Gaviero karakteri etrafında kurduğu şiir ve romanlarıyla tanındı; 1997’de Asturias Edebiyat Ödülü’nü, 2001’de ise İspanyolca edebiyatın en büyük ödüllerinden Cervantes Ödülü’nü kazandı.
2021 – DOĞAN KUBAN: Türkiye’nin önde gelen mimarlık tarihçisi ve koruma uzmanlarından Prof. Dr. Doğan Kuban 95 yaşında hayatını kaybetti. İTÜ’de uzun yıllar çalışan Kuban, Türk, Anadolu ve İslam mimarlığı üzerine yaptığı araştırmalarla mimarlık tarihçiliğinin Türkiye’de akademik bir disiplin olarak gelişmesinde belirleyici isimlerden biri oldu.
2021 – ROGER MICHELL: İngiliz sinema ve tiyatro yönetmeni Roger Michell 65 yaşında hayatını kaybetti. Dünya çapındaki ününü Julia Roberts ve Hugh Grant’ın başrollerini paylaştığı Notting Hill ile kazandı; Persuasion, Venus, Morning Glory ve My Cousin Rachel gibi filmleri de yönetti.
2022 – HILARY MANTEL: İngiliz romancı Hilary Mantel 70 yaşında hayatını kaybetti. Thomas Cromwell’in yükselişini anlattığı Wolf Hall üçlemesiyle tarihî romanın çağdaş ustalarından biri oldu; serinin ilk iki kitabıyla Booker Ödülü’nü iki kez kazanan ilk kadın yazar oldu.
2024 – ROY CLAY SR.: Amerikalı bilgisayar bilimci ve teknoloji öncüsü Roy Clay Sr. 95 yaşında öldü. Hewlett-Packard’ın bilgisayar bölümünün kuruluş kadrosunda yer aldı ve şirketin ilk mini bilgisayarlarından HP 2116A’yı geliştiren ekibi yönetti; aynı zamanda Silikon Vadisi’nin ilk önemli siyah mühendis ve yöneticilerinden biri olarak teknoloji sektöründeki ırksal engellerin aşılmasında öncü oldu.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


