19 Eylül Tarihte Bugün

63 Dakika Okuma
19 Eylül Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 19 Eylül

19 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?

TÜRKİYE’DE GAZİLER GÜNÜ

Türkiye’de 19 Eylül, Gaziler Günü olarak anılıyor. Tarihin seçilmesinin nedeni Sakarya Meydan Muharebesi’nin hemen ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi vermesi. Gün, 2002’de çıkarılan 4768 sayılı kanunla resmen “Gaziler Günü” ilan edildi ve her yıl bütün yurtta gazilerin katıldığı törenlerle anılmaya başlandı.

Kocaeli’de de 19 Eylül’ün güçlü bir karşılığı var. Son yıllarda kentte gaziler, öğrenciler ve protokol üyelerinin katıldığı yürüyüşler düzenleniyor; İzmit Kent Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na Kocaeli Valiliği, Garnizon Komutanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Kocaeli Şubesi tarafından çelenkler sunuluyor. 2025’te yürüyüş Merkez Bankası önünden başlayıp Kent Meydanı’nda sona ermiş, ardından gaziler ve şehit yakınları için buluşmalar düzenlenmişti.

  1. AHİLİK HAFTASI’NIN EN ÖNEMLİ GÜNLERİNDEN BİRİ

Türkiye’de 14-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 39. Ahilik Haftası 19 Eylül’de devam ediyor. Üstelik 2026 programının en önemli töreni tam bugün yapılıyor: Kırşehir’de saat 18.00’de başlayacak resmî törende “Yılın Ahisi”, “Yılın Kalfası” ve “Yılın Çırağı” ödülleri ile Ahilik Hizmet ve Onur Ödülleri sahiplerine verilecek; programda mehter ve bando konserleri ile gösteriler de yer alacak.

Kocaeli’de de Ahilik Haftası için hazırlıklar aylar öncesinden başladı. Valilik bünyesindeki kutlama komitesi haziran ayında toplanarak 2026 programını planladı; kentin “ahisi, kalfası ve çırağı” olacak isimleri belirledi. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Kocaeli’de Ahilik Haftası, küçük esnaf ve zanaatkâr geleneğinin hâlâ yaşayan yüzünü hatırlatması bakımından ayrıca anlam taşıyor.

AVRUPA HAREKETLİLİK HAFTASI DEVAM EDİYOR

16-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Hareketlilik Haftası 19 Eylül’de dördüncü gününe giriyor. Avrupa Komisyonu’nun 2026 teması “Herkes İçin Hareketlilik”, özel odağı ise “Nesiller Arası Adalet”. Amaç çocuklardan yaşlılara kadar herkesin yürüyüş, bisiklet ve toplu taşımaya güvenli, erişilebilir ve ekonomik biçimde ulaşabilmesini teşvik etmek. 2026’da Avrupa genelinde 2 bin 500’den fazla kent ve kasabanın kampanyaya katılması bekleniyor. Kocaeli de önceki yıllarda bisiklet turları, yürüyüşler ve “Arabasız Gün” etkinlikleriyle haftaya katıldı.

ULUSLARARASI YILAN ISIRIĞI FARKINDALIK GÜNÜ

19 Eylül aynı zamanda Uluslararası Yılan Isırığı Farkındalık Günü. Konu kulağa egzotik gelse de Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yılan ısırıkları hâlâ dünyanın en ihmal edilen sağlık sorunlarından biri. Her yıl yaklaşık 5,4 milyon insan yılanlar tarafından ısırılıyor, 80 binden fazla kişi hayatını kaybediyor ve bunun birkaç katı insan kalıcı sakatlıklarla yaşamını sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü 2026’da özellikle yılan zehirlenmelerinin yol açtığı, çoğu zaman kayıtlara bile geçmeyen kalıcı sakatlıklara dikkat çekiyor.

2026’DA 19 EYLÜL, ULUSLARARASI KIYI TEMİZLİĞİ GÜNÜ

Dünyanın en büyük gönüllü çevre hareketlerinden Uluslararası Kıyı Temizliği – International Coastal Cleanup, 2026’da 19 Eylül Cumartesi günü gerçekleştiriliyor. Ocean Conservancy tarafından 1986’da başlatılan hareket kapsamında dünyanın 100’den fazla ülkesinde gönüllüler deniz, göl, akarsu ve sahillerdeki atıkları topluyor. Organizasyonun verilerine göre bugüne kadar yaklaşık 20 milyon gönüllü 180 milyon kilogramı aşan çöpü kıyılardan uzaklaştırdı.

Günün Kocaeli açısından ayrıca anlamı var. Türkiye’nin en yoğun sanayi, liman ve nüfus bölgelerinden İzmit Körfezi’nde yıllardır deniz kirliliğiyle mücadele ediliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin devam eden dip çamuru temizliği projesinde, Körfez’in doğu baseninde toplam 8,5 milyon ton dip çamurunun denizden çıkarılması hedefleniyor. Dolayısıyla dünyanın kıyılarını temizlemek için gönüllülerin sahaya çıktığı 19 Eylül, Kocaeli’nin kendi çevre gündemiyle de doğrudan örtüşüyor.

 

19 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ

Bu bölümdeki günlerin çoğu devletler veya Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî günler değil; sivil kuruluşlar, şirketler, hayran toplulukları veya popüler kültür çevrelerinin yarattığı gayriresmî kutlamalar.

BUGÜN KORSAN GİBİ KONUŞMA GÜNÜ

19 Eylül’ün en eğlenceli gayriresmî günlerinden biri “International Talk Like a Pirate Day – Korsan Gibi Konuşma Günü.” Hikâyesi de günün kendisi kadar tuhaf. John Baur ve Mark Summers adlı iki Amerikalı arkadaş, 1995’te raketbol oynarken içlerinden birinin canı yanınca “Arrr!” diye bağırması üzerine bütün maçı korsan taklidi yaparak geçirdi. Sonra da yılda bir gün herkesin korsan gibi konuşması gerektiğine karar verdiler.

Fakat maçın oynandığı 6 Haziran, Normandiya Çıkarması’nın yıldönümü olduğu için başka bir tarih aradılar. Sonunda 19 Eylül’ü seçtiler; nedeni ise Summers’ın eski eşinin doğum günü olması ve bu yüzden tarihi kolay hatırlamasıydı. Başlangıçta iki arkadaşın kendi aralarında yaptığı bir şaka olan gün, Pulitzer ödüllü mizah yazarı Dave Barry’nin 2002’de köşesinde anlatmasının ardından dünya çapında yayıldı. O günden beri 19 Eylül’de “Hello” yerine “Ahoy!”, “Yes” yerine “Aye!” diyen binlerce insan var.

2026’DA BUGÜN BATMAN GÜNÜ

Çizgi roman tarihinin en ünlü kahramanlarından Batman’ın da artık kendine ait bir günü var. DC Comics’in her yıl düzenlediği Batman Day, 2026’da 19 Eylül’e denk geliyor. Şirket günü dünya çapındaki çizgi roman dükkânları, özel yayınlar ve etkinliklerle kutluyor. 1939’da Detective Comics’in 27. sayısında ortaya çıkan Batman böylece 87 yıl sonra bile yeni çizgi romanların, filmlerin, dizilerin ve oyunların merkezinde kalmaya devam ediyor. DC, 2026 Batman Günü için iki farklı Batman yorumunu buluşturan özel Batman of Two Worlds sayısını da 19 Eylül’de dünya çapında yayımlıyor.

ULUSLARARASI KIZIL PANDA GÜNÜ

Her yıl eylül ayının üçüncü cumartesi günü Uluslararası Kızıl Panda Günü kutlanıyor; 2026’da o gün 19 Eylül’e denk geliyor. Red Panda Network tarafından 2010’da başlatılan gün, Himalayalar ve çevresindeki ormanlarda yaşayan kızıl pandaların korunmasına dikkat çekmeyi amaçlıyor. İlginç olan şu: Adında “panda” geçse de kızıl panda, dev pandanın küçük bir çeşidi değil; Ailuridae adlı ayrı bir memeli ailesinin günümüzde yaşayan tek üyesi. Günümüzde dünyanın dört bir yanındaki hayvanat bahçeleri ve okullar özel etkinliklerle bu türe dikkat çekiyor.

KORSANLAR YETMEDİ: BUGÜN BİR DE “KORSAN GİBİ MİYAVLA” GÜNÜ

“Korsan Gibi Konuşma Günü” yeterince tuhaf değilmiş gibi, 19 Eylül internet kültüründe “Meow Like a Pirate Day – Korsan Gibi Miyavlama Günü” olarak da kutlanıyor. Özellikle kedi sahipleri sosyal medyada kedilerini korsan şapkaları, göz bantları ve “Arrr-meow!” türü korsan-kedi kelime oyunlarıyla paylaşıyor. Ciddiye alınması gereken hiçbir tarafı yok; zaten bütün mesele de bu. 2026 hayvan günleri takvimlerinde de 19 Eylül’de yerini koruyor.

 

19 EYLÜL’DE NELER OLDU?

1356 – POITIERS’DE FRANSA KRALI İNGİLİZLERE ESİR DÜŞTÜ

Yüz Yıl Savaşı’nın en ağır Fransız yenilgilerinden biri 19 Eylül 1356’da Poitiers yakınlarında yaşandı. İngiltere Kralı III. Edward’ın oğlu Kara Prens Edward komutasındaki İngiliz kuvvetleri, sayıca daha üstün olan Fransa Kralı II. Jean’ın ordusunu yenilgiye uğrattı. Savaşın sonunda Fransız kralı ve oğullarından biri İngilizlere esir düştü.

Bir hükümdarın savaş meydanında esir alınması Fransa için yalnızca askerî değil, siyasî bir felaketti. II. Jean’ın serbest bırakılması için çok yüksek bir fidye istendi; yenilgi Fransa’daki yönetim krizini derinleştirdi ve İngiltere’nin Yüz Yıl Savaşı’nın ilk dönemindeki üstünlüğünü pekiştirdi. Poitiers, Crécy ile birlikte İngiliz uzun yaylarının ve Kara Prens’in askerî ününün simgesi haline gelen savaşlardan biri oldu.

1777 – SARATOGA’NIN İLK MUHAREBESİNDE İNGİLİZ İLERLEYİŞİ DURDURULDU

Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın dönüm noktalarından Saratoga Muharebelerinin ilki, 19 Eylül 1777’de Freeman’s Farm’da yapıldı. İngilizler günün sonunda savaş alanını ellerinde tutmayı başarsalar da yaklaşık 600 kayıp verdiler ve Albany yönündeki ilerleyişleri durdu. Birkaç hafta sonra yapılacak ikinci Saratoga Muharebesi ve İngiliz ordusunun teslim oluşuyla sonuçlanacak sürecin ilk büyük çatışması buydu.

1796 – GEORGE WASHINGTON ÜÇÜNCÜ KEZ BAŞKAN ADAYI OLMAYACAĞINI AÇIKLADI

ABD’nin ilk başkanı George Washington’ın ünlü Veda Mesajı, 19 Eylül 1796’da Philadelphia’daki American Daily Advertiser gazetesinde yayımlandı. Washington üçüncü dönem için aday olmayacağını açıklıyor; ülkeyi siyasî kutuplaşma, bölgesel ayrılıklar ve dış devletlerle kalıcı ittifakların yaratabileceği sorunlar konusunda uyarıyordu. Metin bir kürsü konuşması olarak yapılmadı; doğrudan gazetede yayımlandı ve kısa sürede bütün ülkeye yayıldı.

1863 – AMERİKAN İÇ SAVAŞI’NIN EN KANLI MUHAREBELERİNDEN CHICKAMAUGA BAŞLADI

Amerikan İç Savaşı’nın en büyük ve en kanlı çatışmalarından Chickamauga Muharebesi, 19 Eylül 1863’te Georgia’da başladı. General William Rosecrans komutasındaki Kuzey ordusu ile General Braxton Bragg’ın Güney kuvvetleri, stratejik önemdeki Chattanooga kentinin kontrolü için iki gün boyunca savaştı. Ormanlık arazide birliklerin birbirini görmekte bile zorlandığı çatışmalar büyük bir kargaşaya dönüştü; iki tarafta toplam 34 binden fazla asker öldü, yaralandı veya kayboldu.

Muharebenin ikinci günü Güney ordusu Kuzey hatlarında oluşan bir boşluktan ilerleyerek büyük bir yarma harekâtı yaptı ve Kuzey kuvvetlerini Chattanooga’ya çekilmek zorunda bıraktı. Chickamauga, Konfederasyon ordusunun Batı Cephesi’ndeki en önemli zaferlerinden biri oldu; ancak Güney kuvvetleri bu başarıyı kesin bir stratejik sonuca dönüştüremedi ve birkaç ay sonra Chattanooga’nın kontrolü yeniden Kuzey’in eline geçti.

1893 – YENİ ZELANDA, KADINLARA OY HAKKI TANIYAN İLK KENDİ KENDİNİ YÖNETEN ÜLKE OLDU

Yeni Zelanda Genel Valisi Lord Glasgow, 19 Eylül 1893’te yeni Seçim Yasası’nı imzaladı ve ülkedeki yetişkin kadınlara parlamento seçimlerinde oy kullanma hakkı tanındı. Böylece Yeni Zelanda, kadınların ulusal seçimlerde oy kullanabildiği dünyanın ilk kendi kendini yöneten ülkesi oldu. İngiltere ve ABD dahil pek çok ülkede kadınların aynı hakkı kazanması için daha onlarca yıl geçmesi gerekecekti.

Bu tarihi değişikliğin arkasında yıllarca yürütülen güçlü bir kadın hareketi vardı. Kampanyanın en önemli isimlerinden Kate Sheppard, kadınların oy hakkını savunan örgütlenmelerin ve dev dilekçe kampanyalarının öncülüğünü yaptı. 1893’te parlamentoya sunulan dilekçelerde yaklaşık 32 bin kadının imzası bulunuyordu; bu sayı dönemin yetişkin Avrupalı kadın nüfusunun neredeyse dörtte birine karşılık geliyordu. Yasanın kabulünden yalnızca birkaç ay sonra Yeni Zelandalı kadınlar ilk kez genel seçimlerde sandığa gitti.

1899 – DREYFUS AFFEDİLDİ

Fransa Cumhurbaşkanı Émile Loubet, casuslukla suçlanan Yahudi subay Alfred Dreyfus’u 19 Eylül 1899’da affetti. Dreyfus, delillerin tartışmalı olmasına rağmen 1894’te vatana ihanetten mahkûm edilmiş, dava kısa sürede Fransa’yı ikiye bölen büyük bir adalet ve antisemitizm tartışmasına dönüşmüştü. Dreyfus’un affedilmesi davayı hemen kapatmadı; fakat yıllardır süren krizin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

1921 – TBMM, MUSTAFA KEMAL’E “GAZİ” UNVANI VE “MAREŞAL” RÜTBESİ VERDİ

Sakarya Meydan Muharebesi’nin Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmasından altı gün sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi 19 Eylül 1921’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ile “Müşir”, yani Mareşal rütbesi verdi. Kararın alınmasında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın önerileri etkili oldu; 68 milletvekilinin de imzaladığı teklif Meclis’te oybirliğiyle kabul edildi. Düzenleme 153 sayılı kanunla yürürlüğe girdi.

Sakarya’da 22 gün 22 gece süren savaş, Yunan ordusunun Ankara’ya doğru ilerleyişini durdurmuş ve Millî Mücadele’nin askerî gidişatını değiştirmişti. TBMM’nin verdiği “Gazi” unvanı ve Mareşal rütbesi de Mustafa Kemal’in bu zaferdeki başkomutanlık rolünün Meclis tarafından resmen tanınması anlamına geliyordu. 19 Eylül’ün bugün Türkiye’de Gaziler Günü olarak kutlanmasının nedeni de bu tarihî karar.

1934 – “YÜZYILIN SUÇU”NDA ŞÜPHELİ YAKALANDI

Ünlü pilot Charles Lindbergh’in 20 aylık oğlunun 1932’de kaçırılıp öldürülmesi, dönemin Amerikan basınında “yüzyılın suçu” olarak anılmıştı. İki yılı aşkın soruşturmanın ardından Alman asıllı marangoz Bruno Richard Hauptmann, 19 Eylül 1934’te New York’ta yakalandı. Polisin Hauptmann’a ulaşmasını sağlayan kritik ipucu, fidye olarak verilen banknotlardan birini alan benzin istasyonu görevlisinin otomobil plakasını not etmesiydi. Evinde daha sonra fidye parasının büyük bölümü bulundu; Hauptmann yargılanarak mahkûm edildi.

1940 – AUSCHWITZ’E GİREBİLMEK İÇİN KENDİNİ BİLEREK TUTUKLATTI

Polonyalı subay Witold Pilecki, 19 Eylül 1940’ta Varşova’da yapılan Nazi toplamasından kaçabilecek durumdayken saklanmadı ve kendisini bilerek Almanlara tutuklattı. Amacı Auschwitz’e gönderilmek, kampta gizli bir direniş örgütü kurmak ve içeride yaşananları dış dünyaya bildirmekti. Tomasz Serafiński sahte kimliğiyle birkaç gün sonra Auschwitz’e götürülen Pilecki, burada gerçekten bir yeraltı ağı kurdu ve kamptaki suçlarla ilgili bilgiler gönderdi; 1943’te de kamptan kaçmayı başardı.

1941 – NAZİ ALMANYASI’NDA YAHUDİLERE SARI YILDIZ TAKMA ZORUNLULUĞU BAŞLADI

Nazi Almanyası’nda Yahudilerin kamusal alanda kolayca tanınmasını sağlamak amacıyla getirilen sarı yıldız taşıma zorunluluğu 19 Eylül 1941’de uygulanmaya başladı. Altı yaşından büyük Yahudiler, üzerinde Almanca “Jude” yani “Yahudi” yazan sarı Davut Yıldızı’nı giysilerinin sol göğüs kısmına görünür biçimde dikmek zorundaydı.

Uygulama yalnızca bir kimlik işareti değildi; Yahudileri toplumdan ayırmanın, aşağılamanın ve sistematik biçimde hedef haline getirmenin araçlarından biriydi. Sarı yıldız zorunluluğu, Nazi rejiminin Yahudileri gündelik hayatın dışına iten ayrımcı politikalarının giderek kitlesel sürgün ve imhaya dönüştüğü dönemin simgelerinden biri oldu.

1941 – NAZİ ALMANYASI KİEV’İ İŞGAL ETTİ

Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne karşı başlattığı Barbarossa Harekâtı sırasında Alman birlikleri, 19 Eylül 1941’de Ukrayna’nın başkenti Kiev’e girdi. Aylar süren çatışmaların ardından kentin ele geçirilmesi, Doğu Cephesi’nde Almanya’nın o tarihe kadarki en büyük askerî başarılarından biri oldu ve Kiev, Nazi işgali altındaki Ukrayna yönetimine bağlandı.

İşgalin çok daha karanlık sonucu ise yalnızca on gün sonra ortaya çıktı. Savaş öncesinde Kiev’de yaklaşık 160 bin Yahudi yaşıyordu; Alman birlikleri kente girdiğinde bunların yaklaşık 60 bini hâlâ şehirdeydi. 29-30 Eylül’de SS birlikleri, Alman polisi ve yardımcı kuvvetler, Kiev yakınlarındaki Babyn Yar vadisinde 33.771 Yahudiyi iki gün içinde kurşuna dizdi. Babyn Yar, Holokost’un en büyük toplu infaz alanlarından biri haline geldi; sonraki yıllarda aynı bölgede Yahudilerin yanı sıra Romanlar, Sovyet savaş esirleri ve siviller de öldürüldü.

1944 – FİNLANDİYA SOVYETLERLE ATEŞKES İMZALADI, ESKİ MÜTTEFİKİ ALMANYA’NIN KARŞI SAFINA GEÇTİ

  1. Dünya Savaşı sırasında üç yıldır Sovyetler Birliği’yle savaşan Finlandiya, 19 Eylül 1944’te Moskova’da imzalanan ateşkesle savaştan çekildi. Finlandiya ağır şartları kabul etmek zorunda kaldı: Daha önce kaybettiği toprakların yanı sıra Petsamo bölgesini Sovyetler Birliği’ne bıraktı, Helsinki yakınlarındaki Porkkala’yı Sovyetlere askerî üs olarak kiraladı, savaş tazminatı ödemeyi ve ordusunu küçültmeyi kabul etti. Buna karşılık ülke Sovyet işgaline uğramadan bağımsızlığını ve demokratik yönetimini koruyabildi.

Ateşkesin en dikkat çekici şartlarından biri ise Finlandiya’nın topraklarında bulunan Alman askerlerini ülkeden çıkarmasıydı. Daha birkaç ay önce Sovyetler Birliği’ne karşı aynı cephede savaştığı Almanya artık Finlandiya’nın karşısındaydı. Alman birliklerinin kuzeye çekilmesi ve Finlandiya’nın onları silahsızlandırmaya çalışması, Lapland Savaşı olarak bilinen yeni çatışmaya dönüştü. Finlandiya böylece II. Dünya Savaşı’nın son yılında önce Sovyetlerle savaşmış, ardından eski silah arkadaşı Almanya’yla karşı karşıya gelmiş oldu.

1952 – ABD, CHARLIE CHAPLIN’İN GERİ DÖNÜŞÜNÜ ENGELLEDİ

Charlie Chaplin, yeni filmi Limelight’ın Londra galası için ailesiyle gemiyle ABD’den ayrıldıktan sonra, 19 Eylül 1952’de Amerikan Adalet Bakanlığı ülkeye yeniden girişinin otomatik olmayacağını açıkladı. Chaplin’in geri dönebilmesi için göçmenlik makamlarını siyasî ve ahlakî açıdan uygun olduğuna ikna etmesi isteniyordu. İngiliz vatandaşı olan ve onlarca yıldır ABD’de yaşayan Chaplin bunun üzerine İsviçre’ye yerleşti; Amerika’ya ancak 1972’de onur ödülü almak için kısa süreliğine döndü.

1955 – ARJANTİN’DE JUAN PERÓN ASKERÎ DARBE SONUCU İKTİDARDAN ÇEKİLDİ

Arjantin’de 16 Eylül’de başlayan askerî ayaklanma, 19 Eylül 1955’te Cumhurbaşkanı Juan Domingo Perón’un iktidardan çekilmesiyle sonuçlanma aşamasına geldi. Ordu ve donanmanın bazı birliklerinin başlattığı ve kendisini daha sonra “Revolución Libertadora” olarak adlandıran darbe hareketi sırasında ülkenin çeşitli bölgelerinde çatışmalar yaşandı; donanma Buenos Aires ve La Plata çevresini bombalamakla tehdit etti. Perón, daha fazla kan dökülmesini önlemek gerekçesiyle silahlı direnişin durdurulmasını istedi ve görevden ayrılma iradesini askerî komutanlara bildirdi.

Ertesi gün Paraguay Büyükelçiliği’ne giderek siyasi sığınma isteyen Perón, bir süre Buenos Aires limanındaki Paraguay savaş gemisinde kaldı ve ardından ülkeyi terk etti. Böylece 1946’dan beri Arjantin siyasetinin merkezinde bulunan Perón’un ilk iktidar dönemi sona erdi. Peronist hareket ise yasaklanmasına ve Perón’un yıllarca sürgünde kalmasına rağmen Arjantin siyasetindeki etkisini kaybetmedi; Perón 1973’te ülkesine dönerek yeniden cumhurbaşkanı seçildi.

1957 – TAMAMEN YERALTIYLA SINIRLI İLK NÜKLEER PATLAMA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ABD, 19 Eylül 1957’de Nevada Test Sahası’nda “Rainier” kod adlı nükleer denemeyi gerçekleştirdi. 1,7 kilotonluk bomba yer yüzeyinin yaklaşık 275 metre altında patlatıldı ve deney, nükleer patlamanın radyoaktif serpintiyi dışarı çıkarmadan yeraltında tutulabildiğini gösteren ilk başarılı nükleer deneme oldu. Rainier daha sonraki yeraltı nükleer testleri ve nükleer denemelerin denetlenmesi açısından önemli bir dönüm noktasıydı.

1959 – KRUŞÇEV HOLLYWOOD’A GİTTİ AMA DİSNEYLAND’E GİTMESİNE İZİN VERİLMEDİ

Soğuk Savaş’ın en tuhaf diplomasi hikâyelerinden biri 19 Eylül 1959’da yaşandı. Sovyet lideri Nikita Kruşçev, ABD gezisi sırasında Hollywood’a giderek 20th Century Fox stüdyolarını gezdi; Frank Sinatra ve Marilyn Monroe gibi yıldızlarla aynı davete katıldı. Kruşçev’in özellikle görmek istediği Disneyland gezisi ise güvenlik gerekçesiyle iptal edildi. Karara öfkelenen Sovyet liderinin “Orada ne var; roket rampaları mı?” minvalindeki tepkisi ziyaretin en çok hatırlanan anına dönüştü.

1960 – HİNDİSTAN VE PAKİSTAN İNDUS SULARI ANTLAŞMASI’NI İMZALADI

Hindistan Başbakanı Cevahirlal Nehru ile Pakistan Cumhurbaşkanı Eyüp Han, 19 Eylül 1960’ta Karaçi’de İndus Suları Antlaşması’nı imzaladı. Dünya Bankası’nın arabuluculuğunda hazırlanan anlaşma, iki ülke arasında yıllardır süren İndus Nehri sistemi üzerindeki su paylaşımı anlaşmazlığını düzenledi; Dünya Bankası o tarihte yaklaşık 50 milyon insanın geçiminin bu sulara bağlı olduğunu belirtiyordu.

1960 – “THE TWIST” ZİRVEYE ÇIKTI, DANS ÇILGINLIĞI BAŞLADI

Henüz 18 yaşındaki Chubby Checker’ın “The Twist” yorumu 19 Eylül 1960’ta Billboard Hot 100 listesinin bir numarasına çıktı. Şarkının başarısı yalnızca müzik listeleriyle sınırlı kalmadı; partnerlerin birbirine dokunmadan yaptığı “twist” dansı kısa sürede gençlerden yetişkinlere yayılan uluslararası bir çılgınlığa dönüştü. Şarkı 1962’de yeniden bir numaraya çıkarak farklı dönemlerde iki kez zirveye ulaşan sıra dışı hitlerden biri oldu.

1970 – İLK GLASTONBURY FESTİVALİ 1 STERLİNLİK BİLETLERLE BAŞLADI

Bugün dünyanın en büyük müzik festivallerinden biri olan Glastonbury’nin ilki 19 Eylül 1970’te, İngiltere’de çiftçi Michael Eavis’in Worthy Farm adlı çiftliğinde başladı. Yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı etkinliğin bileti yalnızca 1 sterlindi ve bilete çiftlikten bedava süt de dahildi. Sahneye çıkan isimler arasında Marc Bolan ve T. Rex de vardı. Yarım yüzyıl sonra yüz binlerce kişinin katıldığı dev festivalin başlangıcı bundan ibaretti.

1976 – TÜRKİYE SINIRLARI İÇİNDEKİ EN ÖLÜMCÜL UÇAK KAZASINDA 154 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Antalya’ya giden 452 sefer sayılı Boeing 727 uçağı, 19 Eylül 1976 gecesi Isparta yakınlarında dağlık araziye çarptı. “Antalya” adlı uçakta bulunan 146 yolcu ile 8 mürettebatın tamamı, toplam 154 kişi hayatını kaybetti. Kaza, bugüne kadar Türkiye sınırları içinde meydana gelen en ölümcül sivil havacılık kazası olarak kayıtlara geçti.

Kazanın en çarpıcı yanı, uçağın aslında Antalya’ya henüz yaklaşık 100 kilometre uzaktayken inişe başlamasıydı. Uçuş ekibi gece karanlığında Isparta’nın şehir ışıklarını Antalya olarak değerlendirdi ve Antalya Havalimanı’na yaklaştığını düşünerek alçalmaya başladı. Antalya’daki kontrolör uçağı göremediğini bildirmesine rağmen alçalma sürdü; hatanın fark edildiği sırada ise uçak dağlara tehlikeli biçimde yaklaşmıştı. Son anda yeniden yükselmeye çalışıldı ancak Boeing 727, Isparta yakınlarındaki dağlık araziye çarptı.

1976 – TAHRAN’DAKİ KİMLİĞİ BELİRSİZ CİSİM İÇİN SAVAŞ UÇAKLARI HAVALANDI

19 Eylül 1976 gecesi Tahran semalarında parlak ve tanımlanamayan bir cisim görüldüğüne ilişkin ihbarlar üzerine İran Hava Kuvvetleri iki F-4 Phantom savaş uçağını havalandırdı. Daha sonra ABD Savunma makamlarına ulaşan ve bugün resmî olarak erişilebilen rapora göre ilk uçak cisme yaklaşırken haberleşme ve bazı göstergelerini geçici olarak kaybetti; ikinci uçak da benzer elektronik sorunlar bildirdi. Belge olayın gerçekten rapor edildiğini gösteriyor; ancak görülen cismin ne olduğuna dair kesin bir açıklama sunmuyor. Olay, tarihe iyi belgelenmiş tuhaf bir askerî UFO vakası olarak geçti.

1979 – TMMOB’NİN ÇAĞRISIYLA 100 BİNİ AŞKIN ÇALIŞAN İŞ BIRAKTI

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin çağrısıyla mühendis, mimar ve teknik elemanlar 19 Eylül 1979’da Türkiye çapında bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Ücret kayıpları, işsizlik ve çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen eylem 50’yi aşkın ilde yüzlerce kamu işyerine yayıldı; mühendis ve mimarların yanı sıra işçiler, memurlar ve sağlık çalışanlarının da desteğiyle katılımın 100 bini aştığı bildirildi. İşyerlerinin terk edildiği, bazı yerlerde üretimin durduğu, yürüyüş ve toplantıların yapıldığı eylem, TMMOB tarihinin en büyük kitlesel hareketlerinden biri oldu. 19 Eylül, bu eylemin anısına bugün TMMOB tarafından “Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü” olarak anılıyor.

1980 – BÜLENT ERSOY TUTUKLANDI, BUCA CEZAEVİ’NE KONULDU

Bülent Ersoy, evindeki hasar tespiti sırasında görev yapan hâkime hakaret ettiği iddiasıyla 19 Eylül 1980’de tutuklanarak İzmir Buca Cezaevi’ne gönderildi. 21 Eylül tarihli Milliyet, Ersoy’un “önceki gün” nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandığını açıkça yazıyor. Sanatçı daha sonra görevli hâkime hakaretten 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı; tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak cezası ertelendi.

1981 – 19 EYLÜL GAZETELERİNİN MANŞETİ: İBRAHİM TATLISES VE PERİHAN SAVAŞ GÖZALTINDA

19 Eylül 1981 tarihli Milliyet, İzmir Narkotik Bürosu’nun operasyonunda İbrahim Tatlıses, Perihan Savaş ve yaklaşık 20 sanatçının esrar kullandıkları iddiasıyla gözaltına alındığını birinci sayfasından duyurdu. Hürriyet aynı gün rakamı 23 sanatçı olarak veriyordu. Ertesi gün Tatlıses ile Savaş’ın serbest bırakıldığı haberleri yayımlandı.

1982 – 🙂 VE 🙁 DİJİTAL DÜNYAYA GİRDİ

Carnegie Mellon Üniversitesi’nde bilgisayar bilimci Scott Fahlman, 19 Eylül 1982 saat 11.44’te üniversitenin elektronik mesaj panosuna şaka olarak yazılan mesajların yanlış anlaşılmasını önlemek için 🙂 işaretinin kullanılmasını önerdi; ciddi mesajlar için de 🙁 yazılabileceğini ekledi. Modern internet kültüründeki “emoticon” kullanımının başlangıcı kabul edilen mesaj yıllar sonra üniversitenin eski yedeklerinden bulunarak doğrulandı. Bugünkü emojilere uzanan dijital yüzlerin en ünlü atalarından ikisi böyle doğdu.

1985 – ROCK MÜZİĞİNE “UYARI ETİKETİ” TARTIŞMASI ABD SENATOSU’NA TAŞINDI

Amerikan Senatosu’nun Ticaret Komitesi, 19 Eylül 1985’te rock ve pop şarkılarındaki cinsellik, şiddet, uyuşturucu ve benzeri içerikler konusunda kamuya açık bir oturum düzenledi. Parents Music Resource Center’ın taleplerine karşı Frank Zappa, Twisted Sister solisti Dee Snider ve John Denver ifade verdi. Plak şirketleri uyarı etiketi konusunda daha önce prensipte anlaşmıştı; dolayısıyla etiketleri tek başına bu oturumun doğurduğunu söylemek doğru değil. Ancak sonradan albüm kapaklarının tanıdık parçasına dönüşecek “Parental Advisory” tartışmasının popüler kültürde patladığı günlerden biri bu oturumdu.

1985 – MEKSİKO DEPREMİNDE BİNLERCE KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Meksika, 19 Eylül 1985 sabahı ülke tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle uyandı. Pasifik kıyısı açıklarında meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki deprem, merkez üssünden yaklaşık 400 kilometre uzaktaki başkent Meksiko’da büyük yıkıma yol açtı. Resmî ve bilimsel kaynaklarda ölü sayısı konusunda farklı rakamlar bulunmakla birlikte, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu en az 9.500 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 30 bin kişinin yaralandığını ve 100 binden fazla insanın evsiz kaldığını bildiriyor. Bazı tahminlerde can kaybının 35 bine kadar çıkmış olabileceği belirtiliyor.

Felaketin büyüklüğünde Meksiko’nun zemini belirleyici oldu. Kentin önemli bölümü kurutulmuş eski bir göl yatağının yumuşak tortuları üzerine kurulmuştu; bu zemin deprem dalgalarını büyüterek özellikle orta yükseklikteki binaların şiddetle sallanmasına neden oldu. Yüzlerce bina çöktü, binlercesi ağır hasar gördü. 1985 depremi daha sonra yalnız Meksika’da değil, dünyada zemin yapısının ve deprem yönetmeliklerinin hayati önemini gösteren en çarpıcı örneklerden biri haline geldi.

1987 – TÜRK GÜREŞÇİLERİ AKDENİZ OYUNLARI’NDA TAKIM ŞAMPİYONU OLDU

Suriye’nin Lazkiye kentinde düzenlenen 10. Akdeniz Oyunları’nda Türkiye Serbest Güreş Millî Takımı, 19 Eylül 1987’de 6 altın ve 1 gümüş madalyayla takım halinde şampiyonluğa ulaştı. Türkiye’nin oyunlarda kazandığı toplam sekiz altın madalyanın altısı serbest güreşçilerden geldi; millî takım böylece organizasyonun en başarılı branşlarından birinde açık ara öne çıktı. Türkiye, Lazkiye 1987’yi bütün spor dallarında toplam 8 altın, 9 gümüş ve 22 bronz madalyayla tamamladı.

1991 – 5.300 YILLIK “BUZ ADAMI” ÖTZİ ALPLER’DE BULUNDU

Alman turistler Erika ve Helmut Simon, 19 Eylül 1991’de Alpler’de yaklaşık 3.200 metre yükseklikte yürüyüş yaparken buzların arasından çıkan bir insan bedeni fark etti. İlk anda yakın zamanda ölmüş bir dağcı bulunduğu sanıldı. Ancak ceset buzdan çıkarılıp incelendiğinde ortaya olağanüstü bir gerçek çıktı: Adam yaklaşık 5.300 yıl önce, Bakır Çağı’nda yaşamıştı. Bulunduğu Ötztal Alpleri’nden dolayı “Ötzi” adı verilen mumya, vücudu kadar giysileri, yayı, okları ve değerli bakır baltasıyla da günümüze ulaşmıştı. Bugün Ötzi, dünyanın en iyi korunmuş ve en çok araştırılmış tarihöncesi insan kalıntılarından biri kabul ediliyor.

Hikâye yıllar sonra daha da ilginçleşti. 2001’de yapılan röntgende Ötzi’nin sol omzunda bir çakmaktaşı ok ucu bulundu; okun büyük bir damarı parçaladığı ve Ötzi’nin kısa sürede kan kaybından öldüğü anlaşıldı. Başında da ağır bir yara vardı. Yani 1991’de buzların arasından çıkan beden yalnızca bir arkeolojik keşif değil, 5.300 yıllık bir cinayet vakasıydı. Katilinin kim olduğu ve neden öldürüldüğü ise hâlâ bilinmiyor.

1994 – ENGİN CİVAN’IN VURULMASIYLA “CİVANGATE” SKANDALI PATLADI

Eski Emlak Bankası Genel Müdürü Engin Civan, 19 Eylül 1994 akşamı İstanbul’da silahlı saldırıya uğrayarak ağır yaralandı. İlk bakışta bir mafya hesaplaşması gibi görünen saldırının soruşturulması, kısa sürede Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki en büyük yolsuzluk skandallarından birini ortaya çıkardı. İş insanı Selim Edes, Emlak Bankası’ndan alacağını tahsil edebilmek için Civan’a milyonlarca dolar rüşvet verdiğini, ancak istediği sonucu alamayınca parasını geri istediğini ileri sürdü. Civan’ı vuran kişinin Davut Yıldız olduğu belirlendi; soruşturmada yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinin de adı geçti ve olay basında “Civangate” olarak anılmaya başladı.

Aylar süren dava 1995’te sonuçlandı. Mahkeme Engin Civan’ı rüşvet almak suçundan 7 yıl 6 ay hapse, Selim Edes’i ise rüşvet vermenin yanı sıra Civan’ın yaralanmasına azmettirmekten cezaya çarptırdı; saldırıyı gerçekleştiren Davut Yıldız da hapis cezası aldı. Dava sırasında Edes’e rüşvet verdiğine ilişkin belge sorulduğunda söylediği “Rüşvetin belgesi mi olur?” sözü de dönemin siyasi ve toplumsal hafızasına yerleşti. Civangate, Türkiye’de kamu bankaları, siyaset, iş dünyası ve organize suç ilişkilerinin tartışıldığı 1990’ların simge skandallarından biri oldu.

1995 – UNABOMBER’IN MANİFESTOSU GAZETEDE YAYIMLANDI, YAZI ÜSLUBU ONU ELE VERDİ

Yıllardır bombalı saldırılar düzenleyen ve kimliği bulunamayan “Unabomber”, manifestosunun yayımlanması halinde saldırılarını durduracağını bildirmişti. The Washington Post, FBI ve Adalet Bakanlığı’yla yapılan değerlendirmelerin ardından 35 bin kelimelik metni 19 Eylül 1995’te özel ek olarak yayımladı. Yayından sonra on binlerce ihbar geldi; en önemlisi, Ted Kaczynski’nin ailesinin metindeki düşünce ve ifade biçimlerini ona benzetmesiydi. Ailenin avukatı aracılığıyla FBI’a ulaşması, Kaczynski’nin tespit edilmesinde kritik kırılma noktası oldu.

2002 – TEL AVİV’DEKİ İNTİHAR SALDIRISINDA 5 KİŞİ ÖLDÜ, İSRAİL ARAFAT’IN KARARGÂHINI KUŞATTI

İkinci İntifada’nın en şiddetli dönemlerinden birinde, 19 Eylül 2002’de Tel Aviv’in merkezindeki bir belediye otobüsünde düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü, 60’tan fazla kişi yaralandı. Saldırıyı Hamas üstlendi; Filistin Yönetimi ise sivillere yönelik saldırıları kınadığını açıkladı. Aynı gün İsrail ordusu tank ve zırhlı araçlarla Filistin lideri Yaser Arafat’ın Ramallah’taki karargâhını yeniden kuşattı ve yerleşkedeki bazı binaları yıktı. Böylece birkaç haftalık görece sakinliğin ardından İsrail-Filistin çatışmasında gerilim yeniden hızla yükseldi.

2005 – “HOW I MET YOUR MOTHER” İLK KEZ EKRANA GELDİ

Daha sonra dokuz sezon ve 208 bölüme ulaşacak How I Met Your Mother, 19 Eylül 2005’te CBS’de yayımlanan pilot bölümüyle başladı. Ted Mosby’nin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatması üzerine kurulan dizi; Barney, Robin, Marshall ve Lily gibi karakterleriyle 2000’lerin dünya çapında en tanınan sitcomlarından birine dönüştü ve Türkiye’de de geniş bir izleyici kitlesi edindi.

2017 – MEKSİKA, 1985 DEPREMİNİN YILDÖNÜMÜNDE YİNE YIKICI BİR DEPREMLE SARSILDI

1985 felaketinden tam 32 yıl sonra, 19 Eylül 2017’de Meksika bu kez 7,1 büyüklüğünde başka bir depremle sarsıldı. 369 kişi hayatını kaybetti. Daha da ürpertici olanı, depremden yalnızca iki saat önce ülkede 1985 felaketinin yıldönümü nedeniyle ulusal deprem tatbikatı yapılmış olmasıydı.

Tesadüf burada da bitmedi: 19 Eylül 2022’de Meksika’da bu kez 7,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Üç büyük depremin aynı takvim gününe denk gelmesi ülkede doğal olarak “19 Eylül’ün uğursuzluğu” tartışmalarını doğurdu; ancak ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu bunun istatistiksel bir tesadüf olduğunu, Meksika’da depremlerin özellikle 19 Eylül’de meydana gelmesini sağlayan herhangi bir jeolojik mekanizma bulunmadığını belirtiyor.

2021 – “YARGI” İLK BÖLÜMÜYLE EKRANA GELDİ

Sema Ergenekon’un yazdığı, Pınar Deniz ile Kaan Urgancıoğlu’nun başrollerini paylaştığı Yargı, 19 Eylül 2021’de Kanal D’de yayımlanan ilk bölümüyle başladı. Üç sezon süren polisiye-hukuk dizisi daha sonra uluslararası alana açıldı ve 2023’te Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Telenovela kategorisini kazandı.

2022 – KRALİÇE II. ELIZABETH İÇİN DEVLET CENAZESİ DÜZENLENDİ

70 yılı aşkın süre İngiltere tahtında kalan Kraliçe II. Elizabeth’in devlet cenazesi 19 Eylül 2022’de Westminster Abbey’de gerçekleştirildi. Devlet başkanları, kraliyet aileleri ve dünyanın farklı ülkelerinden temsilcilerin katıldığı tören dünya çapında canlı yayımlandı; ardından naaş Windsor’a götürülerek St. George Şapeli’nde yapılan törenin ardından defnedildi.

2023 – AZERBAYCAN DAĞLIK KARABAĞ’DA ASKERÎ OPERASYON BAŞLATTI

Azerbaycan ordusu, 19 Eylül 2023’te Dağlık Karabağ’daki Ermeni silahlı güçlerine karşı geniş çaplı bir askerî operasyon başlattı. Bakü yönetimi harekâtı “yerel terörle mücadele tedbirleri” olarak tanımlayarak amacının bölgedeki silahlı birlikleri etkisiz hale getirmek ve Azerbaycan’ın anayasal düzenini yeniden tesis etmek olduğunu açıkladı. Uluslararası alanda Azerbaycan toprağı kabul edilen Dağlık Karabağ, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana Ermeni nüfusun çoğunlukta olduğu, Bakü’nün fiilî denetimi dışında kalan bir bölgeydi.

Operasyon yaklaşık bir gün sürdü. 20 Eylül’de bölgedeki Ermeni güçleri silah bırakmayı kabul etti ve Azerbaycan kısa süre içinde Dağlık Karabağ’ın tamamında kontrol sağladı. Bunun ardından bölgede yaşayan Ermenilerin çok büyük bölümü evlerini terk etti; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre bir haftadan kısa sürede 100 binden fazla kişi Ermenistan’a geçti. Böylece 19 Eylül 2023’te başlayan harekât, Karabağ’daki onlarca yıllık fiilî Ermeni yönetiminin sona erdiği sürecin başlangıcı oldu.

2023 – TÜRKİYE’NİN İLK UZUN DÖNEM ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ İZLEM POLİKLİNİĞİ AÇILDI

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, çocukluk çağında kanser tedavisi görmüş hastaların yıllar sonra ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının düzenli olarak izlenmesi amacıyla kurduğu Uzun Dönem İzlem Polikliniği’ni 19 Eylül 2023’te açtı. Üniversite, sürekli poliklinik hizmeti verecek bu birimi Türkiye’de alanındaki ilk merkez olarak tanımladı. Böylece çocukluk çağı kanserlerinde yalnız hastalığın tedavisine değil, tedaviden yıllar sonraki yaşam ve sağlık sorunlarına da sistemli biçimde odaklanan yeni bir takip modeli oluşturuldu.

2025 – GÖBEKLİTEPE’DEKİ YENİ İNSAN HEYKELİ 19 EYLÜL’DE DUYURULDU

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 19 Eylül 2025’te Göbeklitepe’de yeni bir insan heykelinin ortaya çıkarıldığını açıkladı. B ve D yapıları arasındaki bir mekânda bulunan heykel, bir duvarın içine yatay biçimde yerleştirilmişti ve arkeologlar bunun bir tür adak olarak bırakılmış olabileceğini değerlendiriyor. Benzer örneklerin Karahantepe’de bulunduğunu belirten kazı ekibi, buluntunun Neolitik Çağ’ın ritüel ve inanç dünyasını anlamaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor.

2025 – BARTH SENDROMU İÇİN İLK İLAÇ TEDAVİSİ ONAYLANDI

ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 19 Eylül 2025’te Forzinity adlı ilaca hızlandırılmış onay vererek Barth sendromu için ilk ilaç tedavisini kabul etti. Mitokondrileri etkileyen, son derece nadir ve ciddi bir genetik hastalık olan Barth sendromu özellikle erkeklerde görülüyor ve kalp yetmezliği ile kas güçsüzlüğüne yol açabiliyor. Onay, en az 30 kilogram ağırlığındaki çocuk ve yetişkin hastaları kapsıyor. Bununla birlikte onayın “hızlandırılmış” olduğunu ve klinik yararın ek çalışmalarla doğrulanmasının istendiğini belirtmek gerekir; FDA doğrulayıcı çalışmanın sürmesini şart koşuyor.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 19 EYLÜL

19 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ: KOZLUK’TA YENİ MAHALLE, GÖLCÜK’TE GEMİLER, GOODYEAR VE İPRAŞ GREVLERİ, 6 BİN ÇADIRLIK AÇIK

19 Eylül 1936 tarihli Son Posta, İzmit’ten bugün küçük bir zaman kapsülü gibi okunabilecek haberler veriyordu. Şehrin ortasından geçen demiryolunun iki yanındaki şose caddelerin asfaltlanmasına karar verilmiş, yangında zarar gören Kozluk civarında “yeni ve asri bir mahalle” kurulması için hazırlıklara başlanmıştı. Deniz kenarında yeni bir Halkevi yapılacağı da duyuruluyordu. Gazete aynı zamanda İzmit’te o yıl meyvenin çok bol olduğunu, Çavuş üzümünün kilosunun 15 kuruşa, Sarımeşe ve Kandıra’dan gelen beş kiloluk bir bakraç yoğurdun ise 30 kuruşa satıldığını yazıyordu. Daha ilginci, İzmit çevresindeki pirinç ekiminin sıtmayla mücadele amacıyla yasaklandığını ve bunun ardından sivrisinek ile sıtmanın azaldığını bildiriyordu. Aynı sayfada Derince’den İzmit’e hareket eden trenin göçmenleri taşıyan bir at arabasına çarparak arabayı parçaladığı; içindeki dört kişinin mucize eseri yara almadan kurtulduğu, ancak atlardan birinin öldüğü haberi de vardı.

19 Eylül 1937 tarihli Ulus’un başlığı “Gölcük tezgâhlarında yeni gemiler yapılacak”tı. Bir gün önce gazetelerin İstanbul’a gelişiyle övgüyle söz ettiği, Gölcük Deniz Fabrikalarında Türk mühendis ve işçilerinin yaptığı “Gölcük” adlı yağ tankerinin ikinci deniz denemelerinin başarıyla tamamlandığı anlatılıyor; 1.250 tonluk geminin teknik özellikleri tek tek sıralanıyordu. Asıl dikkat çekici olan ise fabrikanın geleceğine ilişkin iyimserlikti. 514 tonluk Atak gemisi yakında denize indirilecek, yeni motorlar imal edilecek, ertesi yıl daha birçok geminin yapımına başlanacaktı. Ulus, plan ve çizimlerin Türk mühendisler, gemilerin ise Türk işçiler tarafından yapılmasını özellikle vurguluyordu. 1930’ların Gölcük’ünde yalnız bir tersane değil, Cumhuriyet’in kendi donanmasını kendi imkânlarıyla üretme iddiası da kuruluyordu.

19 Eylül 1964’te Milliyet’in birinci sayfasında bu kez İzmit’in sanayi kenti kimliği vardı. Goodyear Lastik Fabrikası’nda bir aydan uzun süredir devam eden grev sırasında, grevden önce üretilmiş lastiklerin kamyonlarla fabrikadan çıkarılmasını engellemek isteyen işçiler araçların önüne yattı. Güvenlik güçleriyle yaşanan gerginliğin ardından Milliyet, aralarında sendika yöneticileri ve bir avukatın da bulunduğu 14 kişinin “zabıtaya mukavemet” suçlamasıyla tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildiğini yazıyordu. Gazetenin birinci sayfasındaki fotoğrafta ise işçiler fabrika kapısında yere oturmuş, kamyonların çıkışını engellerken görülüyordu. Kocaeli’nin ilerleyen yıllarda çok daha büyük işçi hareketleriyle gündeme gelecek sanayi kimliği, daha 1964’te ülke gazetelerinin manşetlerindeydi.

19 Eylül 1970 tarihli Milliyet’in birinci sayfasında “İpraş grevi 30 gün ertelendi” haberi yer alıyordu. 15-16 Haziran olaylarının ardından İstanbul ve Kocaeli’de aylarca devam eden sıkıyönetim 16 Eylül’de kaldırılmış, İPRAŞ işçileri ertesi gün greve çıkmıştı. Ancak hükûmet, grevin “millî güvenliği bozucu” nitelikte olduğu gerekçesiyle 18 Eylül’de 30 gün ertelenmesine karar verdi; 19 Eylül gazeteleri de kararı ülkeye duyurdu. Böylece Kocaeli’de sıkıyönetimin sona ermesiyle başlayan grev yalnızca bir gün devam edebilmişti.

Altı yıl sonra 19 Eylül 1976 tarihli Milliyet, İPRAŞ’ı yine işçi eylemleri nedeniyle sayfalarına taşıdı. Devlet Güvenlik Mahkemeleri yasa tasarısına karşı DİSK’in başlattığı “Genel Yas” eylemi sırasında üretimin durduğu rafineride 102 işçinin dışarı çıkarıldığı ve bazı ünitelerde yeniden üretime başlandığı bildiriliyor; gazete haberi “İPRAŞ’ta ise bitti” başlığıyla veriyordu. Fakat hikâye burada bitmedi. Ertesi gün aynı gazete, rafineri dışına çıkarılan DİSK’e bağlı işçilerin “Direniş bitmedi” dediğini yazdı. Günlük gazetenin bir gün önce “bitti” dediği olayın ertesi gün hâlâ sürmesi, tarih araştırırken gazete manşetlerinin neden tek başına kesin hüküm olarak kullanılmaması gerektiğini gösteren güzel bir örnek.

Ve 19 Eylül 1999 tarihli Cumhuriyet: 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden bir aydan biraz fazla zaman geçmişti ama Kocaeli hâlâ en temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyordu. Gazetenin birinci sayfasındaki başlık “Yardım dağıtımına tepki: 6 bin çadıra ihtiyaç var”dı. Kocaeli’deki sivil toplum kuruluşları yurtiçinden ve yurtdışından gelen yardımların organizasyonu ve dağıtımında ciddi sorunlar yaşandığını bildiriyor; İzmit Kent Kurultayı Koordinasyon Kurulu Başkanı Mehmet Toker, yardım dağıtımında valilikten yeterli destek göremediklerini söylüyordu. Gazete aynı zamanda İzmit Ticaret Odası’nın, yapımına 1994’te başlanan 2 bin 150 dükkânlık toplu iş merkezini tamamlayabilmek için 15 milyon dolarlık kaynak aradığını yazıyordu. Depremden 33 gün sonra Kocaeli artık enkazdan sağ kurtulanları değil, yaklaşan sonbaharda binlerce insanı nerede barındıracağını ve ekonomik hayatı nasıl yeniden kuracağını konuşuyordu.

1922 – KOCAELİ GRUBU’NA İZMİT’TE TOPLANMA EMRİ VERİLDİ

Büyük Taarruz’un ardından Yunan ordusunu Marmara kıyılarına kadar takip eden Türk birliklerinin harekâtı 18 Eylül 1922’de tamamlandı. Ancak savaşın askerî cephesi kapanırken bu kez İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya meselesi gündeme gelmişti. İtilaf Devletleri birliklerinin bulunduğu Boğazlar bölgesinde yeni bir kriz yaşanması ihtimaline karşı Türk ordusu yeniden mevzilendirilmeye başlandı. 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, 19 Eylül 1922’de Kocaeli Grubu’na İzmit bölgesine ilerleyerek burada toplanma emri verdi.

Böylece birkaç gün önce Erdek ve Kapıdağ’a kadar Yunan kuvvetlerini takip eden Kocaeli Grubu’nun yönü yeniden İzmit’e çevrildi. Amaç, İtilaf Devletleri’yle doğrudan çatışmaya girmeden Türk ordusunu İstanbul ve Boğazlar üzerinde başlayacak diplomatik mücadelenin arkasındaki askerî güç haline getirmekti. Sadece birkaç gün sonra yaşanacak Çanakkale, yani Çanak Krizi, Türkiye ile İngiltere’yi savaşın eşiğine kadar getirecekti.

1951 – İZMİT HALKEVİ BİNASININ YENİ DÖNEMİ BAŞLADI

Halkevlerinin kapatılmasını öngören 5830 sayılı kanunun 11 Ağustos 1951’de yürürlüğe girmesinin ardından İzmit Halkevi de boşaltıldı. Kentin kültür hayatında yaklaşık yirmi yıl önemli bir yer tutan tarihî binanın bundan sonra ne amaçla kullanılacağı bir süre tartışıldı; Kız Enstitüsü ve PTT gibi kurumların binaya taşınması gündeme geldi. Sonunda 19 Eylül 1951’de İl Özel İdaresi ile Tapu İşleri binaya taşınarak burada çalışmaya başladı. Ertesi yıl Defterdarlık da yapının bir bölümüne yerleşti.

İzmit’in sahil siluetinin simge yapılarından biri olan eski Halkevi, sonraki yıllarda kütüphaneden şehir lokantasına, kültür müdürlüğünden öğretmenler lokaline, tiyatrodan eğitim kurumlarına kadar çok farklı amaçlarla kullanıldı. Böylece 19 Eylül 1951, binanın “Halkevi” kimliğinin sona erip Kocaeli’nin farklı kamu ve kültür kurumlarını ağırlayacağı ikinci hayatının başladığı tarih oldu.

1968 – İZMİT’İN İLK TURİSTİK OTELİ OTEL ASYA AÇILDI

İzmit’in kent hafızasının tanıdık yapılarından Otel Asya, 19 Eylül 1968’de ilk müşterilerini kabul ederek hizmete girdi. Temeli 14 Mayıs 1965’te atılan otel, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 329 numaralı işletme belgesiyle İzmit’in ilk turistik tesislerinden, kendi kayıtlarına göre ise kentin ilk turistik oteli oldu. Şahabettin Bilgisu Caddesi üzerindeki çok katlı yapı, sanayileşmeyle hızla büyüyen İzmit’in 1960’larda artık yalnız fabrikalara değil, modern otellere de ihtiyaç duyan bir şehir haline gelişinin işaretlerinden biriydi.

1991 – ÖZGÜR KOCAELİ GAZETESİ İLK KEZ OKURUYLA BULUŞTU

Kocaeli yerel basınının uzun soluklu gazetelerinden Özgür Kocaeli, 19 Eylül 1991’de yayın hayatına başladı. Gazetenin kuruluş kadrosunda daha önce Kocaeli Gazetesi’nde birlikte çalışmış Cevat Çetin, Nazif Çanakçılı, Hazım Özbay, İsmet Çiğit ve Nahit Çiğit gibi kentin basın hayatının tanınmış isimleri bulunuyordu. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti de Özgür Kocaeli’nin kuruluş tarihini 19 Eylül 1991 olarak kaydediyor.

Kuruluş hikâyesinin de hoş bir ayrıntısı var. İsmet Çiğit’in yıllar sonra anlattığına göre ekip yeni gazeteyi çıkarma kararını bir palamut sofrasında aldı; bilgisayarları ve ciddi bir sermayeleri bile yoktu. Buna rağmen 19 Eylül 1991 sabahı ilk sayı çıktı. Çiğit yıllar sonra o günü, uzun süre “her satırını kendim yazdığım Özgür Kocaeli Gazetesi’nin ilk sayısını elime aldım” sözleriyle hatırlayacaktı. Böylece 19 Eylül, Kocaeli basın tarihine de özel bir gün olarak girdi.

2012 – TÜPRAŞ’IN İZMİT’TEKİ AR-GE MERKEZİNİN YAPIMINA BAŞLANDI

Tüpraş’ın İzmit Rafinerisi’ndeki yeni Ar-Ge kampüsünün yapımına 19 Eylül 2012’de başlandı. Yaklaşık 7.500 metrekarelik alanda tasarım ve test merkezi, laboratuvarlar, ofisler ve 200 kişilik konferans salonu bulunan tesis için dönemin rakamlarıyla 32 milyon liralık yatırım yapıldı. Daha sonra hizmete giren merkez, Kocaeli’nin yalnız üretim yapan değil, rafineri ve enerji teknolojisi geliştirmeye çalışan sanayi merkezi kimliğinin de sembollerinden biri oldu.

 

19 EYLÜL’DE DOĞANLAR

86 – Antoninus Pius: Roma İmparatorluğu’nun “Beş İyi İmparator” olarak anılan hükümdarlarından Antoninus Pius doğdu. 138-161 yılları arasındaki yaklaşık 23 yıllık hükümdarlığı, Roma İmparatorluğu’nun en istikrarlı ve görece barışçı dönemlerinden biri kabul edilir. İmparatorluğun sınırlarını büyük savaşlarla genişletmek yerine yönetim, hukuk ve bayındırlık işlerine ağırlık verdi.

1802 – Lajos Kossuth: Macaristan’ın bağımsızlık mücadelesinin simge isimlerinden Lajos Kossuth doğdu. 1848-49 Macar Devrimi’nin yenilgisinin ardından Osmanlı topraklarına sığındı; Avusturya ve Rusya’nın iade taleplerine rağmen Osmanlı Devleti Kossuth’u teslim etmedi. Kossuth 1850-1851 yıllarını Kütahya’da geçirdi; yaşadığı ev bugün müze olarak korunuyor.

1908 – Mika Waltari: Finlandiya edebiyatının en tanınmış isimlerinden Mika Waltari doğdu. Roman, polisiye, tiyatro ve senaryo gibi çok farklı türlerde eserler verdi; ancak dünya çapındaki ününü özellikle eski Mısır’da geçen Mısırlı Sinuhe romanıyla kazandı. Kitap onlarca dile çevrildi ve 1954’te Hollywood tarafından filme uyarlandı.

1909 – Ferry Porsche: Dünyanın en ünlü spor otomobil markalarından Porsche’nin gelişiminde belirleyici rol oynayan Ferry Porsche doğdu. Ferdinand Porsche’nin oğlu olan Ferry Porsche, II. Dünya Savaşı sonrasında şirketin yönetimini üstlendi ve markanın kendi adıyla ürettiği ilk seri otomobil olan Porsche 356’nın ortaya çıkmasını sağladı. Kocaeli gibi otomotiv sanayisinin merkezindeki bir kent için ayrıca ilgi çekici bir isim.

1911 – William Golding: İngiliz yazar William Golding doğdu. İnsan doğasının karanlık tarafını, ıssız bir adada mahsur kalan çocukların giderek şiddete sürüklenmesi üzerinden anlattığı Sineklerin Tanrısı, 20. yüzyıl edebiyatının en çok okunan romanlarından biri oldu. Golding 1983’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.

1921 – Paulo Freire: 20. yüzyılın en etkili eğitim düşünürlerinden Brezilyalı Paulo Freire doğdu. Özellikle Ezilenlerin Pedagojisi adlı eseriyle eğitimin yalnızca bilgiyi öğretmenden öğrenciye aktarmak değil, insanın içinde yaşadığı dünyayı anlamasını ve sorgulamasını sağlayan bir süreç olması gerektiğini savundu. Fikirleri dünyanın birçok ülkesinde yetişkin eğitimi ve okuma-yazma çalışmalarını etkiledi.

1922 – Emil Zátopek: Atletizm tarihinin efsane uzun mesafe koşucularından Çekoslovak Emil Zátopek doğdu. 1952 Helsinki Olimpiyatları’nda 5 bin metre, 10 bin metre ve hayatında ilk kez koştuğu maratonda altın madalya kazanarak aynı olimpiyatta bu üç yarışı kazanan tek atlet oldu. Dayanıklılığı ve sıra dışı antrenman yöntemleri nedeniyle “Çek Lokomotifi” lakabıyla tanındı.

1928 – Adam West: Bir kuşağın hafızasına Batman olarak yerleşen Amerikalı oyuncu Adam West doğdu. 1966’da başlayan Batman televizyon dizisinde pelerinli kahramanı ciddi çizgi roman yorumlarından çok daha renkli, mizahi ve abartılı bir üslupla canlandırdı. Dizi yalnız üç sezon sürmesine rağmen West’in Batman’i popüler kültürün en tanınan yorumlarından biri oldu.

1933 – Behiye Aksoy: Türk sanat müziğinin güçlü kadın seslerinden Behiye Aksoy doğdu. Henüz genç yaşta Ankara Radyosu’na girdi; daha sonra İstanbul gazinolarının en büyük assolistlerinden biri haline geldi. Özellikle 1960 ve 70’lerde Maksim Gazinosu sahnesinin Müzeyyen Senar ve Zeki Müren’le birlikte en çok konuşulan yıldızları arasında yer aldı.

1933 – David McCallum: İskoç oyuncu David McCallum doğdu. 1960’larda The Man from U.N.C.L.E. dizisinin Sovyet ajanı Illya Kuryakin rolüyle uluslararası üne kavuştu; yarım yüzyıl sonra ise NCIS dizisindeki adli tıp uzmanı “Ducky” Mallard karakteriyle yeni bir kuşağın tanıdığı bir oyuncuya dönüştü. 2023’te, 90 yaşında hayatını kaybetti.

1934 – The Beatles’ı dünyaya tanıtan Brian Epstein doğdu: The Beatles’ın menajeri Brian Epstein Liverpool’da doğdu. Grubu 1961’de Cavern Club’da gördüğünde profesyonel menajerlik deneyimi yoktu; buna rağmen Beatles’ı yönetmeye başladı, sahne görüntülerini değiştirdi ve plak şirketi bulmak için kapı kapı dolaştı. Grubun dünya çapında yükselişinin arkasındaki kilit isimlerden biri olan Epstein, 1967’de henüz 32 yaşındayken hayatını kaybetti; Rock and Roll Hall of Fame’e de menajer olarak kabul edildi.

1936 – Al Oerter: Amerikalı disk atıcı Al Oerter doğdu. 1956, 1960, 1964 ve 1968 Olimpiyatlarında üst üste dört kez altın madalya kazanarak aynı bireysel branşta dört olimpiyat şampiyonluğuna ulaşan ilk sporcu oldu. Üstelik dört şampiyonluğunun her birinde Olimpiyat rekoru kırdı.

1940 – Bill Medley: Amerikalı şarkıcı Bill Medley doğdu. Bobby Hatfield’la kurduğu The Righteous Brothers, “You’ve Lost That Lovin’ Feelin’” gibi klasiklerle 1960’lara damga vurdu. Medley’i sonraki kuşaklara taşıyan şarkı ise Jennifer Warnes ile söylediği ve Dirty Dancing filminin unutulmaz finaline eşlik eden “(I’ve Had) The Time of My Life” oldu.

1941 – Cass Elliot: The Mamas & the Papas grubunun unutulmaz sesi Cass Elliot, bilinen adıyla Mama Cass doğdu. “California Dreamin’”, “Monday, Monday” ve “Dream a Little Dream of Me” gibi şarkılarda duyulan güçlü sesi, 1960’ların Amerikan pop ve folk-rock kültürünün simgelerinden biri haline geldi. Elliot 32 yaşında hayatını kaybetti.

1944 – İsmet Özel: Türk şiirinin ve düşünce hayatının tartışmalı ama etkili isimlerinden İsmet Özel Kayseri’de doğdu. 1960’larda sosyalist şiirin önemli temsilcilerinden biri olarak tanınırken sonraki yıllarda düşünsel ve siyasal çizgisinde köklü bir değişim yaşadı. Evet, İsyan, Erbain ve Üç Zor Mesele en bilinen eserleri arasında yer aldı.

1948 – Jeremy Irons: İngiliz oyuncu Jeremy Irons doğdu. Sinema, televizyon ve tiyatroda yarım yüzyılı aşan kariyerinde The French Lieutenant’s Woman, Dead Ringers, The Mission ve The Lion King gibi çok farklı yapımlarda rol aldı. Reversal of Fortune filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı; Oscar, Emmy ve Tony ödüllerinin üçünü de kazanabilen az sayıdaki oyuncudan biri oldu.

1948 – Işıl Özgentürk: Yazar, senarist ve yönetmen Işıl Özgentürk Gaziantep’te doğdu. Edebiyat, tiyatro, gazetecilik ve sinema arasında üretim yapan Özgentürk; At, Yılanı Öldürseler, Su da Yanar ve Balalayka gibi filmlerin senaryo çalışmalarında yer aldı. Yazıp yönettiği Seni Seviyorum Rosa da Türk sinemasında kadın hikâyelerine odaklanan dikkat çekici filmlerden biri oldu.

1949 – Twiggy: 1960’ların moda dünyasının simge yüzlerinden Twiggy, gerçek adıyla Lesley Hornby doğdu. Henüz 16 yaşındayken kısa saçları, iri gözleri ve dönemin alışılmış modellerinden tamamen farklı görünümüyle Londra’nın “Swinging Sixties” kültürünün sembolüne dönüştü. Sonraki yıllarda oyunculuk ve müzik de yapan Twiggy, “süpermodel” kavramının öncülerinden biri kabul ediliyor.

1952 – Nile Rodgers: Modern pop ve dans müziğinin arkasındaki en etkili isimlerden Nile Rodgers doğdu. Chic grubunun gitaristi ve kurucularından biri olarak “Le Freak” ve “Good Times” gibi disko klasiklerine imza attı; yapımcı olarak ise David Bowie’nin Let’s Dance, Madonna’nın Like a Virgin albümlerinde çalıştı. Daft Punk’ın “Get Lucky” şarkısındaki gitar da ona ait.

1958 – Lita Ford: Rock gitaristi ve şarkıcı Lita Ford doğdu. Genç yaşta Joan Jett’in de bulunduğu tamamı kadınlardan oluşan The Runaways grubuna katıldı; ardından 1980’lerin hard rock sahnesinin önde gelen kadın gitaristlerinden biri oldu. Ozzy Osbourne ile söylediği “Close My Eyes Forever” en büyük hitine dönüştü.

1963 – Jarvis Cocker: İngiliz müzisyen Jarvis Cocker doğdu. Pulp grubunun kurucusu ve solisti olarak 1990’ların Britpop döneminin en karakteristik isimlerinden biri haline geldi. Grubun sınıf farklılıklarını mizah ve öfkeyle anlatan “Common People” şarkısı Britpop döneminin klasiklerinden biri kabul ediliyor.

1963 – David Seaman: İngiliz futbolunun tanınmış kalecilerinden David Seaman doğdu. Arsenal formasıyla uzun yıllar İngiltere’nin en önemli kalecilerinden biri olan Seaman, İngiltere Millî Takımı’nda da 75 kez forma giydi. Özellikle 1996 Avrupa Şampiyonası ve 1998 Dünya Kupası döneminin unutulmaz İngiliz futbolcularından biri oldu.

1965 – Şükriye Tutkun: Türk halk müziği sanatçısı Şükriye Tutkun doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda eğitim gören Tutkun, geleneksel halk müziğini kendine özgü yorumuyla geniş kitlelere taşıdı. “Kara Mı Yazı” ve “Güle Yel Değdi” gibi eserlerle tanındı.

1965 – Sunita Williams: Amerikalı astronot Sunita Williams doğdu. Üç ayrı uzay görevinde toplam 608 gün uzayda kaldı ve dokuz uzay yürüyüşünde 62 saati aşarak kadın astronotlar arasında uzay yürüyüşü süresi rekoruna ulaştı. 2024’te Boeing Starliner’ın kısa sürmesi planlanan test uçuşuyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na gitti; aracın teknik sorunları nedeniyle yaklaşık dokuz ay uzayda kaldı ve Mart 2025’te Dünya’ya döndü.

1967 – Aleksandr Karelin: Grekoromen güreş tarihinin en büyük isimlerinden Aleksandr Karelin doğdu. “Rus Ayısı” ve “Deney” lakaplarıyla anılan Karelin, üç Olimpiyat altını ve dokuz dünya şampiyonluğu kazandı; yıllarca uluslararası maç kaybetmedi.

1968 – Tito Vilanova: İspanyol futbolcu ve teknik direktör Tito Vilanova doğdu. Pep Guardiola’nın yardımcısı olarak Barcelona’nın tarihî başarılarında görev aldı; 2012’de takımın teknik direktörlüğünü üstlenerek Barcelona’yı 100 puanla La Liga şampiyonluğuna taşıdı. Kanser nedeniyle görevinden ayrılan Vilanova, 2014’te henüz 45 yaşında hayatını kaybetti.

1974 – Jimmy Fallon: Amerikalı komedyen ve televizyon sunucusu Jimmy Fallon doğdu. Saturday Night Live ile ün kazandıktan sonra 2014’te Amerikan televizyonunun en köklü programlarından The Tonight Show’un sunuculuğunu üstlendi. Ünlülerle yaptığı oyunlar, müzik skeçleri ve viral videolarla klasik talk-show formatını internet çağının popüler kültürüne uyarlayan isimlerden biri oldu.

1990 – Kieran Trippier: İngiliz futbolcu Kieran Trippier doğdu. Tottenham, Atlético Madrid ve Newcastle United gibi kulüplerde oynayan sağ bek, İngiltere Millî Takımı’yla dört büyük turnuvaya katıldı. Türkiye’de de çok hatırlanan anlarından biri, 2018 Dünya Kupası yarı finalinde Hırvatistan’a karşı frikikten attığı goldü. Millî formayı 54 kez giydikten sonra 2024’te uluslararası futbola veda etti.

1996 – Umut Bozok: Türk millî futbolcu Umut Bozok doğdu. Fransa’da yetişen santrfor, 2021-22 sezonunda Kasımpaşa formasıyla Süper Lig gol kralı oldu ve ardından Trabzonspor’a transfer edildi. Türkiye Millî Takımı formasını da giydi.

2001 – Yaroslava Mahuchikh: Ukraynalı yüksek atlamacı Yaroslava Mahuchikh doğdu. 2024’te Paris’te 2,10 metre atlayarak, Bulgar Stefka Kostadinova’nın 1987’den beri 37 yıldır kırılamayan kadınlar yüksek atlama dünya rekorunu geliştirdi. Aynı yıl Paris Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı; böylece henüz 22 yaşındayken hem dünya rekorunun hem de olimpiyat şampiyonluğunun sahibi oldu.

 

19 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1710 – Ole Römer: Danimarkalı astronom Ole Römer hayatını kaybetti. Jüpiter’in uydusu Io’nun hareketlerini gözlemleyerek ışığın belirli bir hızla ilerlediğini 1676’da ilk kez gözlemsel olarak ortaya koydu ve ışık hızının ölçülmesine giden yolu açtı.

1761 – Pieter van Musschenbroek: Hollandalı bilim insanı Pieter van Musschenbroek hayatını kaybetti. Elektrik yükünü depolayabilen ilk düzeneklerden “Leyden şişesi”nin geliştirilmesindeki rolüyle elektrik tarihinin öncüleri arasında yer aldı; bu düzenek günümüz kapasitörlerinin atalarından biri kabul ediliyor.

1812 – Mayer Amschel Rothschild: Avrupa’nın en tanınmış finans ailelerinden Rothschild Hanedanı’nın kurucusu Mayer Amschel Rothschild Frankfurt’ta hayatını kaybetti. Beş oğlunu Avrupa’nın farklı finans merkezlerine yerleştirerek 19. yüzyılın en güçlü uluslararası bankacılık ağlarından birinin temelini attı.

1843 – Gaspard-Gustave Coriolis: Fransız matematikçi ve mühendis Gaspard-Gustave Coriolis hayatını kaybetti. Dünya’nın dönüşünün hareket eden hava ve su kütleleri üzerindeki etkisini açıklarken kullanılan ve bugün kasırgalardan okyanus akıntılarına kadar pek çok olayda karşımıza çıkan “Coriolis etkisi” adını ondan aldı.

1881 – James A. Garfield: Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. Başkanı James Garfield, yaklaşık 80 gün önce uğradığı silahlı saldırının ardından gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetti. Başkanlık görevinde yaklaşık 200 gün kalabilen Garfield, suikast sonucu ölen dört ABD başkanından biri oldu.

1935 – Konstantin Tsiolkovski: Modern roket biliminin kurucu isimlerinden Rus bilim insanı Konstantin Tsiolkovski hayatını kaybetti. İnsanlığın uzaya çıkmasından onlarca yıl önce çok kademeli roketleri, uzay istasyonlarını ve yörünge yolculuklarını bilimsel olarak ele alan çalışmaları, daha sonraki uzay programlarının teorik temellerinden birini oluşturdu.

1942 – Condé Montrose Nast: Bugün adına dünyanın en büyük yayın gruplarından birinin kurulduğu Amerikalı yayıncı Condé Nast hayatını kaybetti. Vogue’u modern bir moda dergisine dönüştüren Nast, Vanity Fair gibi yayınlarla da 20. yüzyıl dergiciliğinin biçimlenmesinde önemli rol oynadı.

1960 – Zakar Tarver: Ermeni asıllı Türk radyoloji uzmanı ve Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Zakar Tarver, tutuklu bulunduğu Yassıada’da hayatını kaybetti. Resmî kayıtlara göre ölüm nedeni kalp kriziydi; ancak daha sonraki tanıklıklarda Yassıada’ya götürülürken kötü muamele gördüğü ileri sürüldü. TBMM kayıtları ölüm tarihini 19 Eylül 1960 olarak veriyor.

1968 – Chester Carlson: Amerikalı mucit Chester Carlson hayatını kaybetti. Patent belgelerini elle çoğaltmaktan bıktığı için geliştirdiği “xerografi” yöntemi, daha sonra Xerox fotokopi makinelerinin temelini oluşturdu ve ofis hayatını değiştiren teknolojilerden birine dönüştü.

1973 – Gram Parsons: Country-rock müziğinin öncülerinden Gram Parsons, 26 yaşında uyuşturucu ve alkolün etkisi sonucu hayatını kaybetti. Ölümünden sonra hikâyesi daha da tuhaflaştı: Daha önceki vasiyet niteliğindeki isteğini yerine getirmek isteyen arkadaşları tabutunu havaalanından kaçırarak Joshua Tree çölüne götürdü ve cesedini burada yakmaya çalıştı.

1985 – Italo Calvino: 20. yüzyıl edebiyatının en özgün yazarlarından Italo Calvino, geçirdiği beyin kanamasının ardından 61 yaşında hayatını kaybetti. Ağaca Tüneyen Baron, Görünmez Kentler ve Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu gibi eserlerinde masal, felsefe ve deneysel anlatıyı bir araya getirdi.

1985 – Sabri Altınel: Türk şair ve öğretmen Sabri Altınel hayatını kaybetti. 1950 kuşağı şiirinin kendine özgü isimlerinden olan Altınel, az sayıda fakat yoğun ve titizlikle işlenmiş şiirleriyle Türk edebiyatında kalıcı bir yer edindi.

2003 – Dursun Akçam: Köy Enstitülü öğretmen, yazar ve gazeteci Dursun Akçam hayatını kaybetti. Ardahan köylerinden başlayıp Cılavuz Köy Enstitüsü’ne uzanan hayatının izlerini taşıyan eserlerinde Anadolu köylüsünün yoksulluğunu, eğitim sorunlarını ve toplumsal eşitsizlikleri anlattı.

2004 – Eddie Adams: Pulitzer ödüllü Amerikalı foto muhabiri Eddie Adams hayatını kaybetti. Vietnam Savaşı sırasında bir Güney Vietnamlı generalin Vietkong tutsağını sokak ortasında vurduğu anı görüntüleyen 1968 tarihli fotoğrafı, savaş karşıtı kamuoyunun simgeleşen karelerinden biri oldu.

2004 – Skeeter Davis: Amerikalı country ve pop şarkıcısı Skeeter Davis hayatını kaybetti. Özellikle 1962’de yayımlanan “The End of the World” şarkısıyla dünya çapında tanındı ve country müziğinden ana akım pop listelerine geçmeyi başaran ilk büyük kadın sanatçılardan biri oldu.

2013 – Hiroshi Yamauchi: Nintendo’yu 53 yıl boyunca yöneten Japon iş insanı Hiroshi Yamauchi hayatını kaybetti. Şirketin oyun kartı üreten küçük bir aile işletmesinden Nintendo, Game Boy, Mario ve Zelda gibi markalarıyla dünya oyun endüstrisinin devlerinden birine dönüşmesinin arkasındaki en önemli isimdi.

2015 – Jackie Collins: İngiliz romancı Jackie Collins 77 yaşında hayatını kaybetti. Hollywood’un şöhret, para, seks ve güç dünyasını anlattığı çok satan romanlarıyla popüler edebiyatın en büyük ticari başarılarından birine ulaştı; kitapları dünya çapında yüz milyonlarca sattı.

2016 – Fehmi Sağınoğlu: Eski millî futbolcu ve teknik direktör Fehmi Sağınoğlu hayatını kaybetti. Beşiktaş formasıyla iki lig şampiyonluğu yaşayan savunma oyuncusu, Türkiye A Millî Takımı’nda da 18 kez forma giydi.

2017 – Jake LaMotta: Dünya orta sıklet boks şampiyonlarından Jake LaMotta 95 yaşında hayatını kaybetti. “Kızgın Boğa” lakaplı LaMotta’nın çalkantılı yaşamı Martin Scorsese’nin Raging Bull filmine uyarlandı; onu canlandıran Robert De Niro bu rolle Oscar kazandı.

2018 – Ferdi Merter: Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Ferdi Merter 79 yaşında hayatını kaybetti. Devlet Tiyatroları’ndan sinemaya uzanan uzun kariyerinin ardından yeni kuşakların da Kurtlar Vadisi Pusu ve Kiralık Aşk gibi dizilerden tanıdığı isimlerden biri oldu.

2018 – Arthur Mitchell: Amerikalı dansçı ve koreograf Arthur Mitchell hayatını kaybetti. New York City Ballet’nin ilk siyah baş dansçısı olan Mitchell, daha sonra Dance Theatre of Harlem’i kurarak klasik baledeki ırksal engellerin aşılmasında öncü rol oynadı.

2019 – Zeynel Abidin Bin Ali: Tunus’u 1987’den 2011’e kadar yöneten eski Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali, sürgünde bulunduğu Suudi Arabistan’da hayatını kaybetti. 2011’de kitlesel protestolar sonucu ülkeyi terk etmesi, Tunus Devrimi’nin ve kısa sürede bölgeye yayılan Arap Baharı sürecinin dönüm noktalarından biri olmuştu.

2019 – Kâmuran Şipal: Yazar ve çevirmen Kâmuran Şipal 92 yaşında hayatını kaybetti. Kafka, Hermann Hesse, Thomas Mann, Rilke, Robert Musil, Brecht, Jung ve Freud gibi pek çok önemli ismi Türkçeye kazandırarak birkaç kuşağın Alman dili edebiyatıyla tanışmasında büyük rol oynadı.

2019 – Barron Hilton: Hilton Hotels’in kurucusu Conrad Hilton’ın oğlu ve şirketin uzun yıllar yöneticiliğini yapan Barron Hilton 91 yaşında hayatını kaybetti. Hilton markasının uluslararası büyümesini hızlandıran iş insanı, Amerikan futbolundaki Chargers takımının da kurucusuydu.

2020 – Lee Kerslake: İngiliz rock davulcusu Lee Kerslake 73 yaşında hayatını kaybetti. Uriah Heep’in uzun yıllar davulculuğunu yapan Kerslake, Ozzy Osbourne’un klasikleşen Blizzard of Ozz ve Diary of a Madman albümlerinin kayıtlarında da yer aldı.

2021 – Jimmy Greaves: İngiliz futbolunun efsane golcülerinden Jimmy Greaves 81 yaşında hayatını kaybetti. Chelsea ve Tottenham formalarıyla yüzlerce gol atan Greaves, İngiltere Millî Takımı’nda 57 maçta 44 gol kaydetti ve 1966 Dünya Kupası’nı kazanan kadroda yer aldı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.