16 Eylül Tarihte Bugün

57 Dakika Okuma
16-eylul-tarihte-bugun
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 16 Eylül

16 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?

TÜRKİYE’DE AHİLİK VE İLKÖĞRETİM HAFTALARI DEVAM EDİYOR

Türkiye’de 39. Ahilik Haftası, 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında 81 ilde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Ahiliğin merkezi kabul edilen Kırşehir’de törenler, esnaf buluşmaları, şed kuşatma gösterileri, meslek yarışmaları ve geleneksel Ahi pilavı ikramları düzenlenirken; farklı illerde de yılın ahisi, kalfası ve çırağı seçiliyor. Ahilik geleneği, ticarette dürüstlüğü, meslek ahlakını, dayanışmayı ve usta-çırak ilişkisini esas alıyor.

16 Eylül aynı zamanda Türkiye’de İlköğretim Haftası içinde bulunuyor. Millî Eğitim Bakanlığının “Belirli Gün ve Haftalar” çizelgesinde eylül ayının üçüncü haftası İlköğretim Haftası olarak kabul ediliyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başladığından 16 Eylül, milyonlarca öğrenci açısından yeni ders yılının üçüncü günü.

AVRUPA HAREKETLİLİK HAFTASI BAŞLIYOR

Her yıl 16-22 Eylül arasında düzenlenen Avrupa Hareketlilik Haftası bugün başlıyor. Avrupa Komisyonunun 2002’den beri yürüttüğü kampanya; otomobile bağımlılığı azaltmayı, yürümeyi, bisikleti ve toplu taşımayı teşvik etmeyi amaçlıyor. 2026’nın ana teması “Herkes için Hareketlilik”, özel odağı ise “Nesiller Arası Adalet”. Amaç, çocuklardan yaşlılara, engellilerden düşük gelirli gruplara kadar herkesin ulaşım sistemlerinden eşit biçimde yararlanabilmesi. Hafta 22 Eylül’de “Arabasız Gün”le sona erecek.

Bu başlığın Kocaeli açısından da özel bir karşılığı var. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi geçmiş yıllarda Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında İzmit ve Karamürsel’i kapsayan bisiklet turları, yürüyüşler ve Arabasız Gün etkinlikleri düzenledi. Kocaeli Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında yapılan bir haftanın açılışında 150’den fazla bisikletli Sekapark’tan Karamürsel’e uzanan etkinliğe katılmıştı.

DÜNYA OZON TABAKASINI KORUMA GÜNÜ

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Ozon Tabakasını Koruma Günü her yıl 16 Eylül’de kutlanıyor. Tarih, ozon tabakasını incelten kimyasalların kullanımını azaltmayı amaçlayan Montreal Protokolü’nün 16 Eylül 1987’de imzalanmasının yıldönümü. Protokol, uluslararası çevre politikasının en başarılı örneklerinden biri kabul ediliyor ve ozon tabakasının iyileşme sürecine girmesinde belirleyici rol oynadı. 2026 temasının adı “Daha serin bir gezegen için küresel eylem”. Bu yıl ayrıca güçlü sera gazları olan HFC’leri azaltmayı hedefleyen Kigali Değişikliği’nin kabulünün 10. yılı.

ULUSLARARASI GİRİŞİMSEL KARDİYOLOJİ GÜNÜ

16 Eylül, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Girişimsel Kardiyoloji Günü olarak da kabul ediliyor. Günün tarihi rastgele seçilmedi: Alman kardiyolog Andreas Grüntzig, 16 Eylül 1977’de Zürih’te ilk başarılı koroner balon anjiyoplastisini gerçekleştirdi. Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan daralmış kalp damarının kateter ve balon yardımıyla açılması, kalp hastalıklarının tedavisinde yeni bir çağ başlattı. BM Genel Kurulu, kardiyovasküler hastalıklar ve erken müdahale konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 2022’de 16 Eylül’ü uluslararası gün ilan etti.

GÜNEY İÇİN BİLİM, TEKNOLOJİ VE İNOVASYON ULUSLARARASI GÜNÜ

Birleşmiş Milletlerin daha yeni özel günlerinden biri de Güney için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Uluslararası Günü. G77 ülkeleri ve Çin’in 2023’te Havana’da yaptığı zirvede ortaya çıkan öneri, BM Genel Kurulu tarafından 2024’te kabul edildi. Gün; gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye, bilimsel bilgiye, araştırma altyapısına ve inovasyon imkânlarına daha eşit biçimde erişebilmesine dikkat çekiyor. BM verilerine göre küresel araştırma-geliştirme harcamalarının çok büyük bölümü hâlâ yüksek gelirli ülkelerde yoğunlaşıyor.

MEKSİKA BAĞIMSIZLIK GÜNÜ

Meksika’nın en büyük ulusal bayramı 16 Eylül Bağımsızlık Günü. Rahip Miguel Hidalgo y Costilla, 16 Eylül 1810 sabaha karşı Dolores kasabasında kilise çanını çaldı ve halkı İspanyol sömürge yönetimine karşı ayaklanmaya çağırdı. “Grito de Dolores” olarak tarihe geçen bu çağrı Meksika Bağımsızlık Savaşı’nın başlangıcı kabul ediliyor. Bağımsızlık ancak 1821’de tamamlandı; ancak ülkenin ulusal bayramı savaşın başladığı 16 Eylül oldu. Kutlamalar geleneksel olarak 15 Eylül gecesi başlıyor ve devlet başkanının tarihî “Grito”yu canlandırmasıyla doruğa ulaşıyor.

MALEZYA GÜNÜ

Malezya’da 16 Eylül, Malaysia Day adıyla resmî tatil. 16 Eylül 1963’te Malaya Federasyonu, Sabah, Sarawak ve Singapur’un birleşmesiyle Malezya Federasyonu kuruldu. Singapur iki yıl sonra federasyondan ayrıldı; ancak 16 Eylül, bugünkü Malezya devletinin kuruluş günü olarak kutlanmaya devam ediyor. Malezya’nın 31 Ağustos’taki bağımsızlık bayramıyla karıştırılmaması gerekiyor: 31 Ağustos Malaya’nın Britanya’dan bağımsızlığını, 16 Eylül ise Malezya’nın kuruluşunu anıyor.

PAPUA YENİ GİNE BAĞIMSIZLIK GÜNÜ

Papua Yeni Gine de 16 Eylül’de bağımsızlığını kutluyor. Avustralya yönetimindeki ülke, 16 Eylül 1975’te bağımsız bir devlet haline geldi. Anayasanın yürürlüğe giriş tarihi de doğrudan 16 Eylül 1975 olarak belirlendi. Yüzlerce farklı dilin konuşulduğu ve dünyanın kültürel açıdan en çeşitli ülkelerinden biri olan Papua Yeni Gine için bu tarih ülkenin en önemli ulusal bayramı.

 

16 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ

Bu bölümde yer alan günlerin çoğu resmî bayram değil; şirketler, sivil girişimler veya popüler “özel gün” takvimlerinden çıkmış gayriresmî kutlamalar.

DUVAR KÂĞIDI TEMİZLEYİCİSİNDEN OYUN HAMURUNA: DÜNYA PLAY-DOH GÜNÜ

16 Eylül, Dünya Play-Doh Günü. Hasbro bugünü ABD’de 2006’dan itibaren “National Play-Doh Day” olarak kutlamaya başladı; 2015’te etkinliği dünya çapına taşıdı. Fakat günün asıl güzel tarafı Play-Doh’nun hikâyesi: Çocuk oyuncağı olarak icat edilmedi. İlk hali, kömür sobalarının bıraktığı isi duvar kâğıtlarından temizlemek için üretilen yumuşak bir temizlik maddesiydi. Evlerde kömür kullanımı azalınca ürünün pazarı çöktü; bir anaokulu öğretmeninin malzemeyi çocuklara model yaptırmak için kullanması üzerine temizlik ürünü 1956’da Play-Doh adıyla oyuncağa dönüştürüldü.

SEATTLE’DAN UZAK DURMA GÜNÜ

Gerçekten böyle bir gün var: “Stay Away From Seattle Day” yani “Seattle’dan Uzak Durma Günü”. Hikâyesi 1980’lerin sonunda Seattle’ın hızla büyümesine ve kente dışarıdan gelenlere yönelik yarı ciddi, yarı mizahi tepkilere dayanıyor. Seattle Times yazarı Emmett Watson özellikle Kaliforniyalıların kente taşınmasına karşı esprili bir kampanya yürütünce, Tom Roy adlı bir “özel gün mucidi” 1991’de 16 Eylül’ü Seattle’dan Uzak Durma Günü ilan etti. Pek işe yaramadığı söylenebilir: Takip eden yıllarda Seattle’a gelen turist sayısı azalmadı, tam tersine arttı.

BURUŞUK YAĞMURLUK GÜNÜ: COLUMBO’YA SELAM

Özel gün takvimlerinin belki de en tuhaf başlıklarından biri “Wrinkled Raincoat Day” – Buruşuk Yağmurluk Günü. 16 Eylül’ün seçilmesi tesadüf değil: Televizyon tarihinin en ünlü dedektiflerinden Columbo’yu canlandıran Peter Falk, 16 Eylül 1927’de doğdu. Columbo’nun üzerinden neredeyse hiç çıkarmadığı buruşuk bej yağmurluk karakterin simgelerinden biriydi. Günün resmî bir statüsü olmadığı gibi kökeni de pek belgeli değil; ancak popüler özel gün listelerinde Falk ve Columbo’yla özdeşleştiriliyor.

GUACAMOLE GÜNÜ

ABD’de 16 Eylül aynı zamanda Guacamole Günü. Tarihin Meksika Bağımsızlık Günü’yle aynı olması muhtemelen tesadüf değil; ancak günü ilk kimin ortaya attığı konusunda güvenilir bir kayıt bulunmuyor. Avokado, domates, soğan, acı biber ve limonla hazırlanan guacamole’nin geçmişi ise özel gününden çok daha eski: Avokado temelli ezmeler, İspanyol fethinden önce Orta Amerika’nın yerli halklarının mutfağında bulunuyordu. Modern “Guacamole Günü” büyük ölçüde restoran kampanyaları ve sosyal medya sayesinde yaygınlaşmış görünüyor.

TAŞ TOPLAMA GÜNÜ

16 Eylül’ün bir başka gayriresmî etkinliği Taş Toplama Günü – Collect Rocks Day. Kimin başlattığı bilinmiyor. İnsanlardan sahilde, parkta veya doğada yürürken farklı taşlar toplamaları, kayaçların nasıl oluştuğunu araştırmaları ve biraz jeoloji öğrenmeleri isteniyor. Dünyanın milyarlarca yıllık geçmişini kutlamanın en düşük bütçeli yollarından biri olduğu söylenebilir: Eğilip yerden bir taş almanız yeterli.

DÜNYA BERBERLER GÜNÜ

16 Eylül ayrıca Dünya Berberler Günü. 2017’de İrlanda’da başlatılan girişimde berberlerden o gün mesleklerini bir sosyal yardım aracına dönüştürmeleri isteniyor; kimi dükkânlar gelirlerinin bir bölümünü hayır kurumlarına bağışlıyor, kimi ücretsiz saç kesimi yapıyor, kimi yerel yardım kampanyalarına destek veriyor. Günün sloganı kabaca şu fikre dayanıyor: “Her saç kesimi bir iyiliğe dönüşebilir.” 2026 etkinliği de 16 Eylül’de dünya genelindeki berberleri yerel sosyal yardım projelerine destek olmaya çağırıyor.

 

16 EYLÜL’DE NELER OLDU?

1620 – MAYFLOWER AMERİKA’YA DOĞRU YOLA ÇIKTI

ABD tarihinin en ünlü yolculuklarından birini gerçekleştiren Mayflower, bugünkü Gregoryen takvime göre 16 Eylül 1620’de İngiltere’nin Plymouth limanından 102 yolcusuyla Amerika’ya doğru yola çıktı. Dini baskılardan kaçan İngiliz Protestan ayrılıkçıların yanı sıra farklı amaçlarla Yeni Dünya’ya gitmek isteyen yolcuları da taşıyan gemi, 66 günlük zorlu yolculuğun ardından Cape Cod’a ulaştı. Yolcuların kurduğu Plymouth kolonisi ve daha gemideyken imzaladıkları Mayflower Compact, sonraki Amerikan siyasi kültürünün önemli simgelerine dönüştü. Ancak bugün Mayflower hikâyesi yalnız “Amerika’nın kuruluş efsanesi” olarak değil, Avrupa kolonizasyonunun yerli halklar üzerindeki ağır sonuçlarıyla birlikte ele alınıyor. İngiltere’nin o tarihte kullandığı Jülyen takviminde yolculuğun başlangıcı 6 Eylül, modern Gregoryen takvimde ise 16 Eylül’dür.

1810 – “DOLORES’İN ÇIĞLIĞI” MEKSİKA BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’NI BAŞLATTI

Katolik rahip Miguel Hidalgo y Costilla, 16 Eylül 1810 sabahı Dolores kasabasında kilisenin çanını çaldırarak halkı İspanyol sömürge yönetimine karşı ayaklanmaya çağırdı. Daha sonra “Grito de Dolores” (Dolores’in Çığlığı) adıyla anılacak bu çağrı, Meksika Bağımsızlık Savaşı’nın başlangıcı kabul edildi. Mücadele 11 yıl sürdü ve Meksika bağımsızlığını 1821’de kazandı; ancak ülkenin ulusal bayramı, isyanın başladığı 16 Eylül olarak kaldı.

1863 – ROBERT KOLEJ DÖRT ÖĞRENCİYLE KAPILARINI AÇTI

Türkiye eğitim tarihinin en köklü kurumlarından Robert Kolej, 16 Eylül 1863’te İstanbul Bebek’te eski bir ahşap binada yalnızca dört öğrenciyle eğitime başladı. Amerikalı eğitimci Cyrus Hamlin ile New Yorklu tüccar ve hayırsever Christopher Rhinelander Robert tarafından kurulan okul, ABD dışında kesintisiz faaliyet gösteren en eski Amerikan eğitim kurumu olarak kabul ediliyor. Kurumun yükseköğretim bölümünün bulunduğu Rumelihisarı kampüsü 1971’de Türk devletine devredildi ve aynı yerde Boğaziçi Üniversitesi kuruldu.

1873 – FRANSA’DAKİ ALMAN İŞGALİ SONA ERDİ

1870-1871 Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından Fransa’nın bazı bölgelerini işgal altında tutan son Alman birlikleri, 16 Eylül 1873’te ülkeyi terk etti. Frankfurt Antlaşması uyarınca Fransa, Almanya’ya beş milyar frank savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiş; Alman askerlerinin çekilmesi de bu ödemenin tamamlanmasına bağlanmıştı. Fransa borcu öngörülenden önce kapatınca tahliye hızlandı ve son birliklerin Verdun çevresinden ayrılmasıyla iki yılı aşkın süren işgal sona erdi. Ancak savaş sonunda Almanya’ya bırakılan Alsace ve Lorraine’ın bir bölümü Fransa’ya geri verilmedi; bu topraklar 1918’e kadar Alman İmparatorluğu’nun parçası olarak kaldı.

1893 – 100 BİNDEN FAZLA KİŞİ TOPRAK KAPMAK İÇİN AYNI ANDA KOŞTU

ABD tarihinin en büyük “land run”larından biri 16 Eylül 1893 öğle vakti Oklahoma’daki Cherokee Outlet’in yerleşime açılmasıyla başladı. 100 binden fazla insan, verilen işaretle yaklaşık 6,36 milyon dönümlük arazi üzerinde kendisine toprak kapmak için atlarla, arabalarla ve trenlerle harekete geçti. Ancak uzun yıllar Amerikan popüler kültüründe romantik bir “yeni hayat kurma yarışı” olarak anlatılan olayın arkasında başka bir gerçek bulunuyordu: Arazi, Cherokee Nation’ın elindeki topraklardan ABD hükümeti tarafından yoğun baskı altında satın alınmıştı. 1893 koşusu Oklahoma tarihindeki en büyük arazi yarışı oldu; beraberinde büyük çaplı usulsüzlük, çatışma ve ölümler de getirdi.

1908 – GENERAL MOTORS KURULDU

Otomotiv tarihinin en büyük şirketlerinden General Motors, 16 Eylül 1908’de ABD’de William C. Durant tarafından kuruldu. O dönemde Buick’in başında bulunan Durant’ın fikri, farklı otomobil üreticilerini tek bir holding çatısı altında toplamaktı. GM kısa sürede Oldsmobile, Cadillac ve Oakland gibi markaları bünyesine kattı; Oakland daha sonra Pontiac adını aldı. Durant’ın büyüme hamlesi o kadar iddialıydı ki 1909’da Ford’u da 8 milyon dolara satın almaya çalıştı, ancak gerekli finansmanı sağlayamayınca anlaşma gerçekleşmedi. General Motors sonraki on yıllarda dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden birine dönüşerek küresel otomotiv sanayisinin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.

1919 – BALIKESİR KONGRESİ YENİDEN TOPLANDI

Batı Anadolu’da Yunan işgaline karşı Kuvâ-yi Milliye direnişini örgütleyen Balıkesir Kongresi, 16 Eylül 1919’da Hacim Muhiddin Bey başkanlığında yeniden toplandı. Kongrede, bir ay önce yapılan Alaşehir Kongresi’nde alınan teşkilatlanma kararlarının Balıkesir ve çevresinde uygulanması görüşüldü; Ayvalık, Soma ve Akhisar cephelerindeki millî kuvvetlerin örgütlenmesine ilişkin kararlar alındı. Toplantının en önemli gündemlerinden biri ise Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Eylül’de gönderdiği telgraftı. Sivas Kongresi’nin ardından Anadolu’daki millî hareketleri ortak bir yapı altında toplamaya çalışan Mustafa Kemal, Balıkesir’den kurulması düşünülen genel Anadolu meclisine temsilci gönderilmesini istedi. Kongre bu çağrı üzerine yedi temsilci seçti. Böylece Batı Anadolu’daki yerel direniş hareketi ile Anadolu çapında gelişen Millî Mücadele örgütlenmesi arasındaki bağ güçlenmeye başladı.

1920 – WALL STREET’TE AT ARABASINA YERLEŞTİRİLEN BOMBA PATLADI

New York’un finans merkezinde 16 Eylül 1920 günü öğle saatlerinde, J. P. Morgan binasının karşısına bırakılan at arabasındaki bomba patladı. Patlayıcıya metal parçaları da doldurulmuştu; 30’dan fazla kişi olay yerinde öldü, toplam can kaybı daha sonra 38’e yükseldi ve yaklaşık 300 kişi yaralandı. Olay, ABD tarihinin o tarihe kadarki en ölümcül terör saldırılarından biriydi. FBI’ın öncülü olan Soruşturma Bürosu yıllarca çalışmasına rağmen saldırganları hiçbir zaman kesin olarak belirleyemedi; eldeki kanıtlar İtalyan anarşist Luigi Galleani’nin çevresindeki bir grubu işaret etti. Wall Street bombalaması bugün hâlâ resmen çözülememiş bir dosya.

1922 – ÇEŞME YUNAN İŞGALİNDEN KURTULDU

Büyük Taarruz’un ardından Batı Anadolu’daki Yunan kuvvetlerinin çekilişi sürerken Fahrettin Altay Paşa komutasındaki Türk birlikleri 16 Eylül 1922’de Çeşme’ye girdi ve ilçedeki işgal sona erdi. İzmir’in 9 Eylül’de kurtarılmasının ardından Türk ordusunun Ege kıyılarındaki ilerleyişi devam etmiş; Çeşme, Batı Anadolu’da işgalin sona erdiği son önemli merkezlerden biri olmuştu. İlçe bugün de 16 Eylül’ü kurtuluş günü olarak kutluyor.

1935 – CUMHURİYET’İN BÜYÜK SANAYİ HAMLELERİNDEN KAYSERİ BEZ FABRİKASI AÇILDI

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın en önemli yatırımlarından Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, 16 Eylül 1935’te törenle açıldı. Sovyetler Birliği’nin kredi ve teknik desteğiyle kurulan dev tesisin temeli 20 Mayıs 1934’te atılmış, inşaatı yaklaşık 16 ayda tamamlanmıştı. Ekonomi Bakanı Celâl Bayar ile Sovyet heyetinin de katıldığı açılışın ardından binlerce işçinin çalışacağı fabrika üretime geçti. Yaklaşık bin dokuma tezgâhına sahip tesis yalnızca bez üretmedi; lojmanları, okulu, sağlık ve spor tesisleriyle Kayseri’nin ekonomik ve toplumsal yapısını da değiştirdi. Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, Cumhuriyet’in devlet eliyle sanayileşme politikasının en önemli simgelerinden biri haline geldi.

1935 – TÜRK GÜREŞÇİLER BALKAN ŞAMPİYONU OLDU

İstanbul’da düzenlenen 4. Balkan Güreş Şampiyonası, 16 Eylül 1935 gecesi Taksim Stadı’ndaki final karşılaşmalarıyla sona erdi ve Türk Millî Güreş Takımı takım halinde Balkan şampiyonluğunu kazandı. Türkiye 17 puanla ilk sırayı alırken Romanya 11 puanla ikinci, Yunanistan 10 puanla üçüncü oldu. Türk güreşçiler yedi sıkletin beşinde birinciliğe ulaşınca törende Türk bayrağı beş kez göndere çekildi ve İstiklâl Marşı beş kez çalındı. Dönemin gazeteleri başarıyı ertesi gün “Balkan güreş şampiyonluğunu kazandık” ve “Balkan güreşlerinde yine şampiyon olduk” başlıklarıyla duyurdu.

1941 – RIZA ŞAH TAHTTAN ÇEKİLDİ, İRAN’DA YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve Sovyet birliklerinin İran’ı işgal etmesinin ardından Rıza Şah Pehlevi, 16 Eylül 1941’de tahttan çekilerek yerini 22 yaşındaki oğlu Muhammed Rıza Pehlevi’ye bıraktı. İran savaşta tarafsız kalmak istemişti; ancak ülkenin Sovyetler Birliği’ne malzeme taşınabilecek stratejik bir koridor olması ve İran’daki Alman varlığı Müttefiklerin müdahalesine yol açtı. Rıza Şah’ın çekilmesiyle tahta çıkan Muhammed Rıza Şah, 1979 İran Devrimi’ne kadar ülkenin hükümdarı olarak kalacaktı.

1941 – KİEV’DE YÜZ BİNLERCE SOVYET ASKERİNİ KUŞATAN ÇEMBER KAPANDI

Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ni işgal ettiği Barbarossa Harekâtı sırasında Alman 1. ve 2. Panzer gruplarının öncü birlikleri, 16 Eylül 1941’de Kiev’in yaklaşık 120 kilometre güneydoğusunda birleşerek Sovyet Güneybatı Cephesi’nin büyük bölümünü kuşatma altına aldı. Böylece Kiev çevresindeki yüz binlerce Sovyet askeri dev bir çember içinde kaldı. Sonraki günlerde süren çatışmalar Kızıl Ordu için savaşın en ağır yenilgilerinden birine dönüştü; Sovyet kuvvetleri çok büyük kayıplar verdi ve yüz binlerce asker esir düştü. Alman birlikleri Kiev’e 19 Eylül’de girdi. Kiev Muharebesi, II. Dünya Savaşı tarihinin en büyük askerî kuşatmalarından biri olarak kabul ediliyor.

1948 – TÜRK SAHNE SANATKÂRLARI DERNEĞİ KURULDU

Tiyatro ve sahne sanatçılarının mesleki örgütlenme tarihinin önemli kuruluşlarından Türk Sahne Sanatkârları Derneği, 16 Eylül 1948’de kuruldu. Dernek, tiyatro ve gösteri dünyasında çalışan sanatçıların mesleki ve sosyal haklarının korunması ve dayanışmanın geliştirilmesi amacıyla oluşturuldu.

1950 – TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ TALEBİNE YİNE OLUMSUZ YANIT ÇIKTI

Türkiye’nin Batı savunma sistemine katılma çabasındaki önemli dönemeçlerden biri 16 Eylül 1950’de yaşandı. Türkiye ile Yunanistan’ın NATO’ya üyelik talebi, ittifakın bakanlar düzeyindeki görüşmelerinde kabul edilmedi; iki ülkenin NATO üyeliği yerine Doğu Akdeniz güvenliği içinde değerlendirilmesi fikri ağır bastı. Türkiye’nin Kore Savaşı’na asker gönderdiği bir dönemde gelen ret kararına rağmen Ankara üyelik girişimlerinden vazgeçmedi ve Türkiye, Yunanistan’la birlikte 18 Şubat 1952’de NATO’ya katıldı.

1953 – SİNEMADA GENİŞ EKRAN ÇAĞI BAŞLADI

Sinemanın görüntüsünü kökten değiştiren CinemaScope formatındaki ilk uzun metrajlı film The Robe (Kutsal Hazine), 16 Eylül 1953’te New York’taki Roxy Theatre’da gösterime girdi. Richard Burton, Jean Simmons ve Victor Mature’un başrollerini paylaştığı tarihî film, geleneksel sinema perdesinden çok daha geniş 2.55:1 görüntü oranıyla seyirci karşısına çıktı. Televizyonun hızla yaygınlaştığı ve sinema salonlarının seyirci kaybettiği yıllarda Hollywood, büyük ve geniş görüntüyü televizyon karşısındaki en önemli kozlarından biri olarak görüyordu. The Robe’un başarısının ardından CinemaScope kısa sürede Hollywood’un standartlarından birine dönüştü ve 1950’lerden itibaren sinemanın görsel dilini değiştiren geniş ekran çağını hızlandırdı.

1955 – PERÓN’U DEVİRECEK ASKERÎ DARBE ARJANTİN’DE BAŞLADI

Arjantin’de askerî birlikler 16 Eylül 1955’te Devlet Başkanı Juan Domingo Perón’u devirmek amacıyla ayaklandı. “Revolución Libertadora” adı verilen hareket, ordunun bazı birlikleriyle donanmanın büyük bölümünün katıldığı kanlı çatışmalara dönüştü. Yaklaşık bir hafta içinde darbeciler üstünlük sağladı, Perón ülkeyi terk etmek zorunda kaldı ve ardından Peronist hareket yıllarca yasaklandı. Arjantin Ulusal Hafıza Arşivi, çatışmalarda en az 150 kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. Darbe, Arjantin’in sonraki yirmi yılına damga vuracak askerî müdahaleler ve siyasi istikrarsızlık döneminin önemli kırılmalarından biri oldu.

1959 – FOTOKOPİ MAKİNESİ OFİS HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Bugünkü fotokopi makinelerinin atası sayılan Xerox 914, 16 Eylül 1959’da New York’taki Sherry-Netherland Oteli’nde kamuoyuna tanıtıldı. Chester Carlson’ın geliştirdiği xerografi yöntemini kullanan 914, sıradan kâğıda otomatik olarak hızlı kopya çıkarabilen ilk başarılı ticari makineydi. Library of Congress, 16 Eylül’deki tanıtımı iş dünyası tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Makine o kadar başarılı oldu ki şirketin adını da günlük dile taşıdı; belge çoğaltmak dünyanın pek çok yerinde yıllarca “xerox çekmek” diye anıldı. İlk tanıtımın küçük bir ironisi de vardı: Gösteride kullanılan iki makineden biri alev aldı, diğeri çalıştı.

1959 – DE GAULLE CEZAYİR’E “KENDİ KADERİNİ TAYİN” HAKKINI TANIDI

Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, 16 Eylül 1959’da yaptığı radyo ve televizyon konuşmasında Cezayir halkının kendi geleceğini belirleme hakkını ilk kez açık biçimde kabul etti. Cezayir Savaşı beşinci yılına girerken de Gaulle, çatışmalar sona erdikten sonra Cezayirlilere bağımsızlık dahil farklı seçeneklerin sunulacağı bir referandum yapılacağını açıkladı. Birleşmiş Milletler kayıtları bu açıklamayı Fransa’nın Cezayir politikasında “belirleyici bir değişim” olarak değerlendiriyor. Savaş 1962’de Cezayir’in bağımsızlığıyla sona erecekti.

1961 – FATİN RÜŞTÜ ZORLU VE HASAN POLATKAN İDAM EDİLDİ

27 Mayıs 1960 askerî darbesinin ardından Yassıada’da yargılanarak ölüm cezasına çarptırılan eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan, 16 Eylül 1961 sabaha karşı İmralı Adası’nda idam edildi. Yüksek Adalet Divanı bir gün önce 15 sanık hakkında idam kararı vermiş; Millî Birlik Komitesi bunlardan yalnızca Başbakan Adnan Menderes, Zorlu ve Polatkan hakkındaki cezaların infazını onaylamıştı. Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın cezası yaşı nedeniyle müebbet hapse çevrildi. Menderes’in infazı ise 15 Eylül’deki intihar girişiminin ardından sağlık durumu nedeniyle ertelendi; doktorların infaza engel bulunmadığına karar vermesinden sonra 17 Eylül’de idam edildi. Yassıada idamları, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en ağır kırılmalarından biri olarak kaldı.

1966 – NEW YORK’UN YENİ METROPOLITAN OPERASI KAPILARINI AÇTI

Dünyanın en önemli opera kurumlarından Metropolitan Opera’nın Lincoln Center’daki yeni binası 16 Eylül 1966’da açıldı. Açılış gecesinde Samuel Barber’ın bu tören için bestelediği Antony and Cleopatra operasının dünya prömiyeri yapıldı; başrolde Leontyne Price vardı. Eski Metropolitan binasının yaklaşık 80 yıllık dönemini kapatan yeni yapı, Marc Chagall’ın dev duvar resimleri ve teknik olanaklarıyla New York kültür hayatının simgelerinden biri haline geldi.

1969 – TÜRKİYE’NİN İLK UÇAK KAÇIRMA OLAYI: OYUNCAK TABANCAYLA SOFYA’YA

Türk Hava Yolları’nın “SEÇ” adlı Vickers Viscount yolcu uçağı, 16 Eylül 1969’da İstanbul’dan Ankara üzerinden Samsun’a giderken 27 yaşındaki hukuk öğrencisi Sadi Toker tarafından Sofya’ya kaçırıldı. Yeşilköy’den havalanan uçağın kokpitine giren Toker, sonradan oyuncak olduğu anlaşılan tabancayla pilotları tehdit ederek uçağın Bulgaristan’a yönelmesini istedi. SEÇ, Sofya’ya indikten sonra yolcuları ve mürettebatıyla Türkiye’ye döndü; Toker ise birkaç gün sonra Bulgar makamları tarafından Türkiye’ye teslim edildi. Dönemin gazeteleri Toker’in daha önce psikiyatrik tedavi gördüğünü yazdı; Türkiye’ye getirildikten sonra da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. Olay, Türk Hava Yolları tarihinde kayda geçen ilk uçak kaçırma vakası olarak tarihe geçti.

1973 – VÍCTOR JARA, ŞİLİ DARBESİNİN ARDINDAN ÖLDÜRÜLDÜ

Şili’nin en önemli halk müziği sanatçılarından, besteci ve tiyatro yönetmeni Víctor Jara, 11 Eylül 1973’te Augusto Pinochet önderliğindeki askerî darbenin ardından gözaltına alındı; Estadio Chile’de günlerce işkence gördü ve kurşunlanarak öldürüldü. Şili Ulusal Kütüphanesi Jara’nın ölüm tarihini 16 Eylül olarak kaydediyor; resmî insan hakları kayıtlarına göre ise sanatçı 15 Eylül’de son kez canlı görüldü ve cesedi 16 Eylül sabahı Santiago’daki bir mezarlığın yakınında bulundu. Otopsi kayıtlarında vücudunda çok sayıda kurşun yarası tespit edildi. Salvador Allende hükümetini açıkça destekleyen ve Şili’nin “Nueva Canción” hareketinin simgelerinden biri olan Jara, ölümünden sonra askerî diktatörlüğün baskı ve işkencelerinin dünya çapındaki sembollerinden birine dönüştü. İşkence gördüğü Estadio Chile bugün onun adını taşıyor.

1978 – İRAN’DAKİ TABAS DEPREMİNDE 20 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ

İran’ın doğusundaki Tabas kenti ve çevresi, 16 Eylül 1978 akşamı meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremle neredeyse tamamen yıkıldı. Yaklaşık 90 köyün yıkıldığı veya ağır hasar gördüğü felakette can kaybına ilişkin tahminler 15 bin ile 25 bin arasında değişiyor; bilimsel çalışmalarda 20 binden fazla kişinin öldüğü kabul ediliyor. Yıkımın merkezindeki Tabas’ta yaklaşık 13 bin kişilik nüfusun 11 bini hayatını kaybetti. Kerpiç yapıların ağır çatılarla birlikte çökmesi kayıpları büyüttü; binlerce ev ve bölgenin geleneksel yeraltı su kanalları da yok oldu. Tabas depremi, İran’ın 20. yüzyılda yaşadığı en ölümcül doğal afetlerden biri olarak tarihe geçti.

1979 – İKİ AİLE EVLERİNDE YAPTIKLARI BALONLA DOĞU ALMANYA’DAN KAÇTI

Soğuk Savaş’ın en inanılmaz kaçış hikâyelerinden biri 16 Eylül 1979 gecesi yaşandı. Strelzyk ve Wetzel ailelerinden toplam sekiz kişi, gizlice diktikleri kumaşlardan yaptıkları sıcak hava balonuyla Doğu Almanya’dan havalandı. Yaklaşık 28 dakika ve 18 kilometrelik uçuşun ardından sınırı geçerek Batı Almanya’nın Bavyera bölgesindeki Naila yakınlarına indiler. Ailelerin daha önceki bir kaçış denemesi başarısız olmuş ve bulunan balon nedeniyle Stasi onları aramaya başlamıştı. Buna rağmen üçüncü yaptıkları balonla kaçmayı başardılar. Alman Federal Arşivi, olayı Doğu Almanya’dan gerçekleştirilen en spektaküler kaçışlardan biri olarak nitelendiriyor. Hikâye daha sonra sinemaya da uyarlandı.

1980 – KENAN EVREN DARBEDEN SONRA İLK KEZ BASININ KARŞISINA ÇIKTI

12 Eylül askerî darbesinden dört gün sonra Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren, 16 Eylül 1980’de yerli ve yabancı basın mensuplarının katıldığı ilk basın toplantısını düzenledi. Evren, müdahalenin amacının “demokrasiyi ortadan kaldırmak değil, işlemeyen demokrasiyi yeniden işler hale getirmek” olduğunu savundu; anayasa, siyasi partiler ve seçim yasalarının yeniden düzenleneceğini, belirli bir sürenin ardından sivil yönetime dönüleceğini açıkladı. Toplantı, 12 Eylül yönetiminin hem Türkiye kamuoyuna hem de dış dünyaya kendi gerekçelerini ve yol haritasını anlatmaya başladığı ilk kapsamlı açıklamalardan biri oldu.

1982 – SABRA VE ŞATİLLA KATLİAMI BAŞLADI

Lübnan İç Savaşı’nın en karanlık olaylarından biri olan Sabra ve Şatilla Katliamı, 16 Eylül 1982 akşamı başladı. İsrail ordusunun Batı Beyrut’u kontrol altına almasının ardından, İsrail’le müttefik Lübnanlı Hristiyan Falanjist milisler Sabra ve Şatilla’daki Filistinli mülteci kamplarına girdi. Katliam 18 Eylül’e kadar sürdü; kamplarda kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dahil yüzlerce sivil öldürüldü. Kesin can kaybı bugün hâlâ tartışmalı olmakla birlikte, Birleşmiş Milletler gözlemcileri 18 Eylül sabahı kamplarda gruplar halinde öldürülmüş çok sayıda sivilin cesedini tespit etti. İsrail’de olayın ardından kurulan Kahan Komisyonu, Savunma Bakanı Ariel Şaron’un olası bir katliam tehlikesini öngörmemesi ve gerekli önlemleri almaması nedeniyle kişisel sorumluluk taşıdığı sonucuna vardı; Şaron daha sonra Savunma Bakanlığı görevinden ayrıldı.

1983 – ADİLE NAŞİT İKİNCİ KEZ EVLENDİ

Türkiye’nin “Masalcı Teyze”si Adile Naşit, ilk eşi Ziya Keskiner’in ölümünden yaklaşık bir yıl sonra, 16 Eylül 1983’te Cemal İnce ile evlendi. Naşit’in hayatının daha az bilinen bu döneminde gerçekleşen evlilik, sanatçının 1987’deki ölümüne kadar sürdü.

1984 – MIAMI VICE TELEVİZYONUN GÖRÜNTÜSÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

Don Johnson ve Philip Michael Thomas’ın başrollerini paylaştığı Miami Vice, 16 Eylül 1984’te NBC’de iki saatlik pilot bölümüyle yayın hayatına başladı. Pastel renkli takım elbiseleri, Ferrari’leri, dönemin pop ve rock şarkılarını hikâyenin parçası haline getiren müzik kullanımı ve sinemayı andıran görüntüleriyle dizi 1980’lerin görsel kültürünü etkiledi. Television Academy, yapımın televizyonu, modayı ve hatta Miami’nin dünya çapındaki imajını dönüştürdüğünü belirtiyor. Miami Vice beş sezon sürdü ve “televizyon dizisi sinema gibi görünebilir” fikrinin öncülerinden biri oldu.

1992 – “KARA ÇARŞAMBA”: İNGİLTERE STERLİNİ SAVUNAMADI

İngiltere, 16 Eylül 1992’de sterlinin değerini Avrupa Döviz Kuru Mekanizması’nın belirlediği sınırlar içinde tutabilmek için milyarlarca sterlin harcadı ve faizleri yükseltme kararı aldı; ancak piyasalardaki büyük satış dalgasını durduramadı. Hükümet aynı gece sterlini sistemden çekmek zorunda kaldı. Tarihe “Black Wednesday – Kara Çarşamba” olarak geçen kriz, İngiliz ekonomi ve siyaset tarihinde derin iz bıraktı. İngiltere Merkez Bankası, müdahalelerin kamu hazinesine maliyetinin 3 milyar sterlini aştığının tahmin edildiğini belirtiyor.

2011 – TAKSİM MEYDANI’NI VE GEZİ PARKI’NI DEĞİŞTİRECEK PROJE KABUL EDİLDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, 16 Eylül 2011’de Taksim Meydanı ve çevresinin yayalaştırılmasına ilişkin imar planı değişikliklerini oy birliğiyle kabul etti. Projeye göre Tarlabaşı Bulvarı ile Cumhuriyet Caddesi arasındaki araç trafiği yer altına alınacak, meydan ve çevresinde yaklaşık 98 bin metrekarelik kesintisiz yaya alanı oluşturulacaktı. Plan değişikliğinde ayrıca 1940’larda yıkılan Taksim Topçu Kışlası’nın yeniden yapılmasına ilişkin düzenleme de yer aldı. Proje daha sonra koruma kurullarının ve mahkemelerin gündemine taşındı; Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülmesine başlanması üzerine Mayıs 2013’te başlayan protestolar kısa sürede Türkiye çapında büyük bir toplumsal harekete dönüştü. Böylece 16 Eylül 2011’de alınan belediye meclisi kararı, iki yıl sonra Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en büyük protesto hareketlerinden birine uzanacak sürecin önemli aşamalarından biri oldu.

2022 – MAHSA AMİNİ’NİN ÖLÜMÜ İRAN’DA “KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK” İSYANINI BAŞLATTI

İran’da başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle “ahlak polisi” tarafından gözaltına alınan 22 yaşındaki Kürt kadın Mahsa (Jina) Amini, 16 Eylül 2022’de Tahran’daki hastanede hayatını kaybetti. Amini üç gün önce gözaltına alınmış, kısa süre sonra komaya girmişti. İran makamları ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiğini savunurken, ailesi ve görgü tanıkları Amini’nin gözaltında şiddet gördüğünü ileri sürdü. Ölüm haberi aynı gün İran’ın çeşitli kentlerinde protestoları başlattı; gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı. “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla simgeleşen hareket, zorunlu başörtüsü uygulamasından kadın haklarına ve İran’daki siyasal sisteme yönelik daha geniş bir itiraza dönüştü. Güvenlik güçlerinin sert müdahalelerinde yüzlerce kişi öldü, on binlerce kişi gözaltına alındı; Amini’nin ölümü dünya çapında da büyük dayanışma gösterilerine yol açtı.

2024 – HAMİLELİK BOYUNCA İNSAN BEYNİNİN İLK AYRINTILI HARİTASI ÇIKARILDI

Nature Neuroscience dergisinde 16 Eylül 2024’te yayımlanan bir araştırma, insan beyninin hamilelik boyunca nasıl değiştiğini ilk kez haftalar halinde izleyen ayrıntılı bir harita ortaya koydu. Araştırmacılar bir kadının beynini hamilelik öncesinden başlayarak yaklaşık iki haftada bir görüntüledi ve doğumdan sonraki iki yıla kadar takip etti. Beyindeki gri madde hacmi ve korteks kalınlığında yaygın azalmalar, beyaz madde yapısında ise geçici güçlenmeler görüldü. Araştırma yalnızca bir kişinin yoğun biçimde izlenmesine dayandığı için sonuçların bütün kadınlara genellenemeyeceği özellikle vurgulandı; buna rağmen çalışma hamileliğin yetişkin beyninde büyük bir nöroplastisite dönemi olduğunu gösteren önemli bir başlangıç oldu.

2025 – KONYA’DA 5 BİN YILLIK “İNSAN YÜZLÜ” ÇÖMLEK PARÇASI BULUNDUĞU DUYURULDU

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 5 bin yıllık insan yüzü betimli çömlek parçası, 16 Eylül 2025’te kamuoyuna duyuruldu. Kalkolitik Çağ’ın sonlarına tarihlendirilen buluntunun üzerinde gözler, burun ve ağız belirgin biçimde işlenmişti. Gökhöyük’te 2023’te yeniden başlayan kazılar, Orta Anadolu’nun tarih öncesi yerleşim kültürünü anlamaya yönelik yeni veriler sağlıyor. Burada tarihi doğru ifade etmek önemli: Eserin tam olarak 16 Eylül’de topraktan çıkarıldığını bilmiyoruz; buluntu 16 Eylül’de haberleştirilip kamuoyuna açıklandı.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 16 EYLÜL

16 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ: PAMUKOVA’NIN ADI, KÖRFEZDE 5 BİN KİŞİ, KANDIRA KETENİ VE YENİ CUMA’YA USTA ARAYIŞI

Eski gazetelerin 16 Eylül sayfaları, Kocaeli’nin farklı dönemlerinden birbirine hiç benzemeyen küçük hayat parçaları bırakıyor. 16 Eylül 1937 tarihli Türk Yolu, o yıllarda Kocaeli vilayetine bağlı olan Geyve’nin Akhisar nahiyesinin yeni adını duyuruyordu: “Pamuk Ova.” Bugün Sakarya’nın ilçesi olan Pamukova’nın adı böylece dönemin İzmit basınında yerini alıyordu. Üç yıl sonra, 16 Eylül 1940 tarihli gazetelerin Kocaeli gündeminde ise spor vardı. İzmit Körfezi’nde Seymen sahili ile Belediye Gazinosu arasındaki 2 bin metrelik parkurda Marmara kürek şampiyonası yapılmış; Galatasaray, Güneş, Beykoz, İzmit Kâğıtspor ve Herekespor yarışlara katılmıştı. Ulus, kıyıda 5 binden fazla seyircinin yarışları izlediğini yazıyor; İstanbul bölgesi birinci, Kocaeli bölgesi ikinci oluyordu.

16 Eylül 1941’de Vatan’ın sayfalarında bu kez Kandıra vardı. Gazete, ketenin bölge köylüsü için ne kadar önemli bir gelir kaynağı olduğunu uzun uzun anlatıyor; keten tohumu, elyafı, hatta sapından çıkan kıtık ve artıkların bile alıcı bulduğunu yazıyordu. Fiyatların tüccardan tüccara değişmesinden yakınan köylüler için çözüm önerisi de açıktı: Kandıra merkezli bir “keten kooperatifi” kurulmalıydı. Haberde Kandıra keteni için neredeyse gurur dolu bir ifade kullanılıyor ve bölgenin Türkiye’nin başka yerlerinde bulunmayan değerli bir ürüne sahip olduğu savunuluyordu. Böylece bugün daha çok yoğurdu ve sahilleriyle bilinen Kandıra’nın, bir dönem önemli bir keten üretim merkezi olduğu da eski gazete sayfalarından çıkıyor.

Yirmi yıl sonra 16 Eylül 1960 tarihli Türk Yolu ise İzmit’in simge yapılarından Yeni Cuma Camii’yle ilgileniyordu. Caminin fırtınada zarar gören minare külahının yenilenmesi sırasında minarenin iç ve dış bölümlerinin de kapsamlı biçimde onarılacağı, tarihî şadırvanın tamir edileceği yazılıyordu. İşin küçük ama güzel ayrıntısı birkaç ay önceki haberlerde saklıydı: Minarenin külahını yapacak usta İzmit’te bulunamamış, İstanbul ve Ankara’dan usta getirilmesi gündeme gelmişti. Böylece 16 Eylül tarihli gazete sayfaları yan yana konulduğunda karşımıza; adı değişen nahiyesi, binlerce kişinin kıyıya toplandığı kürek yarışları, keteninin hakkını arayan Kandıra köylüsü ve minaresine usta arayan Yeni Cuma’sıyla bambaşka dönemlerden bir Kocaeli çıkıyor.

1935 – DERİNCE LİMANI’NIN TRANSİT SİLOLARI TAMAMLANDI

Cumhuriyet’in ilk yıllarında hızla büyütülen Derince Limanı’ndaki transit siloların inşası 16 Eylül 1935’te tamamlandı. Dönemin Türk Yolu gazetesi haberi bu tarihte duyuruyordu. Devlet Demiryolları’na ait limandaki boş ambarların silo haline getirilmesi için bir yıl önce çalışmalara başlanmış; yabancı mühendis ve uzmanların da görev aldığı projeyle Derince’nin yük depolama kapasitesi artırılmıştı. 1930’larda travers fabrikası, elektrik santrali ve yeni liman tesisleriyle hızla gelişen Derince, genç Cumhuriyet’in dış ticaret ve ulaşım ağındaki önemli noktalardan birine dönüşüyordu. Bugünkü Derince kent merkezinin büyümesinde de liman ve çevresinde kurulan bu tesisler belirleyici rol oynadı.

1953 – İZMİTLİ CENGİZ TOPEL KULELİ ASKERÎ LİSESİ’NDEN MEZUN OLDU

Türkiye’nin yakın tarihinde Kıbrıs’la özdeşleşecek isimlerden Cengiz Topel, 16 Eylül 1953’te Kuleli Askerî Lisesi’nden mezun oldu. 2 Eylül 1934’te İzmit’te doğan Topel, iki yıl sonra Kara Harp Okulu’nu bitirdi; ardından Hava Kuvvetleri’ne geçti ve Kanada’da pilotaj eğitimi aldı. 8 Ağustos 1964’te Kıbrıs’ta düzenlenen hava harekâtına katıldığı sırada kullandığı F-100 uçağı vuruldu; paraşütle atladıktan sonra Rum kuvvetlerinin eline geçti ve hayatını kaybetti. Cengiz Topel’in adı sonraki yıllarda Türkiye’nin pek çok yerinde okul, cadde ve tesislere verilirken, doğduğu Kocaeli’de de kent hafızasının en tanınmış isimlerinden biri haline geldi.

1968 – TÜRK PİRELLİ İLKOKULU 42 EVLER’DE AÇILDI

Kocaeli sanayisinin kent yaşamıyla kurduğu ilişkinin erken örneklerinden biri 16 Eylül 1968’de İzmit 42 Evler’de açıldı. Türk Pirelli tarafından yaptırılan altı derslikli Türk Pirelli İlkokulu’nun bütün inşaat masraflarını şirket üstlenmişti. Eğitim Haftası’nın ilk günü yapılan açılışa Kocaeli Vali Yardımcısı, İzmit Belediye Başkanı, Millî Eğitim Müdürü, şirket yöneticileri, öğrenciler ve veliler katıldı. Dönemin Pirelli dergisinde aktarılan küçük bir ayrıntı da günün havasını taşıyor: Açılıştan sonra öğrencilere birer okul çantası hediye edildi. Fabrikaların yalnızca üretim tesisi değil, okuldan spor kulübüne kadar kentin sosyal altyapısını da şekillendirdiği sanayi Kocaeli’sinin güzel örneklerinden biri böyle doğdu.

1970 – 15-16 HAZİRAN’IN ARDINDAN KOCAELİ’DE ÜÇ AYLIK SIKIYÖNETİM SONA ERDİ

Türkiye işçi hareketinin en büyük kitlesel eylemlerinden 15-16 Haziran 1970 olaylarının ardından İstanbul ile Kocaeli merkez ve Gebze’de ilan edilen sıkıyönetim, 16 Eylül 1970’te sona erdi. İşçilerin sendikal haklarını sınırlayacağını düşündükleri yasa değişikliğine karşı başlayan yürüyüş ve iş bırakmalar özellikle İstanbul-Gebze-İzmit sanayi hattında büyük boyutlara ulaşmıştı. 16 Haziran gecesi ilan edilen ve başlangıçta bir ay sürmesi öngörülen sıkıyönetim uzatılarak üç aya kadar devam etti; bu dönemde grev ve gösteriler yasaklandı, sendikacılar gözaltına alındı ve çok sayıda işçi işten çıkarıldı. Kocaeli açısından tarihin ayrıca çarpıcı bir devamı vardı: Sıkıyönetimin kalkmasından yalnızca bir gün sonra, 17 Eylül’de İPRAŞ Rafinerisi’nde grev başladı; hükümet grevi ertesi gün “millî güvenlik” gerekçesiyle 30 gün erteledi.

1999 – DEPREMDE HASAR GÖREN TARİHÎ DEĞİRMENDERE CAMİSİ KORUMA ALTINA ALINDI

17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden henüz bir ay geçmişken, Yukarı Değirmendere’deki tarihî Hacı Davut Ağa Camii, 16 Eylül 1999’da İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edildi. Köyün eski camisi Millî Mücadele yıllarında bölgedeki yıkımlarda zarar görmüş, yapı 1929’da Hacı Davut Ağa Vakfı tarafından yeniden inşa edilmişti. 17 Ağustos depreminde minaresi hasar gören cami, 5270 sayılı kurul kararıyla birinci derece korunması gereken anıt olarak kayda geçirildi ve bakım sorumluluğu Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne verildi. Karar, büyük depremin ardından yalnızca insanların ve yapı stokunun değil, Kocaeli’nin tarihî mirasının da korunması gerektiğini hatırlatan küçük ama anlamlı bir kent hafızası kaydı oldu.

2022 – 39. KOCAELİ RALLİSİ KENT MERKEZİNDEN START ALDI

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın en köklü organizasyonlarından Kocaeli Rallisi’nin 39’uncusu, 16 Eylül 2022’de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi önündeki seremonik startla başladı. Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan yarışa yaklaşık 70 otomobil ve 140 sporcu katıldı; ekipler sonraki iki gün İzmit, Kandıra ve Derince çevresindeki etaplarda mücadele etti. Toplam parkuru 400 kilometreyi aşan organizasyon, otomotiv üretiminin Türkiye’deki merkezlerinden Kocaeli’de motor sporlarının da uzun yıllara uzanan geleneğini sürdürdü.

 

16 EYLÜL’DE DOĞANLAR

1853 – ALBRECHT KOSSEL: Modern biyokimya ve genetik tarihinin öncü isimlerinden Alman bilim insanı Albrecht Kossel, 16 Eylül 1853’te doğdu. Hücre çekirdeğindeki maddeler ve nükleik asitlerin kimyası üzerine yaptığı araştırmalar, daha sonra DNA ve RNA’nın yapısının anlaşılmasına giden yolu açtı. Kossel bu çalışmaları nedeniyle 1910 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı.

1887 – NADIA BOULANGER: 20. yüzyıl müziğinin belki de en etkili öğretmenlerinden Nadia Boulanger, 16 Eylül 1887’de Paris’te doğdu. Aaron Copland, Philip Glass, Astor Piazzolla ve Quincy Jones gibi çok farklı müzisyenlerin yetişmesinde rol oynayan Boulanger’in Türkiye açısından da özel bir bağlantısı var: İdil Biret, yedi yaşında Paris’e gönderildiğinde onun öğrencisi oldu.

1888 – W. O. BENTLEY: Dünyanın en ünlü lüks otomobil markalarından birine adını veren İngiliz mühendis Walter Owen “W. O.” Bentley, 16 Eylül 1888’de Londra’da doğdu. Demiryollarında başladığı mühendislik hayatında motosiklet yarışlarından savaş uçağı motorlarına uzanan Bentley, 1919’da kendi otomobil şirketini kurdu. Markası 1920’lerde Le Mans yarışlarına damga vurdu ve Bentley adı bir asır sonra hâlâ yüksek performanslı lüks otomobillerle özdeşleşiyor.

1891 – KARL DÖNITZ: Nazi Almanyası’nın donanma komutanı Karl Dönitz, 16 Eylül 1891’de doğdu. Alman denizaltı filosunun II. Dünya Savaşı’ndaki stratejisinin başındaki isim olan Dönitz, Adolf Hitler’in siyasi vasiyetinde halefi ilan edildi ve Hitler’in intiharının ardından savaşın son günlerinde Almanya’nın devlet başkanı oldu. Nürnberg’de saldırı savaşı yürütmek ve savaş suçlarıyla ilgili suçlamalardan mahkûm edilerek 10 yıl hapis cezası aldı.

1893 – ALBERT SZENT-GYÖRGYI: Macar fizyolog Albert Szent-Györgyi, 16 Eylül 1893’te Budapeşte’de doğdu. Askorbik asidin C vitamini olduğunu göstermesi ve biyolojik yanma süreçleri üzerine araştırmaları ona 1937 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı. İlginç ayrıntılardan biri, C vitamini açısından son derece zengin olan kırmızı biberi araştırmalarında önemli bir kaynak olarak kullanmasıydı.

1923 – LEE KUAN YEW: Modern Singapur’un kurucu lideri kabul edilen Lee Kuan Yew, 16 Eylül 1923’te Singapur’da doğdu. 1959’dan 1990’a kadar başbakanlık yapan Lee döneminde küçük ve doğal kaynakları sınırlı Singapur; eğitim, sanayi, dış yatırım ve sıkı devlet yönetimi politikalarıyla dünyanın önemli finans ve ticaret merkezlerinden birine dönüştü. Singapur’un resmî kültür portalı da onu doğrudan ülkenin “kurucu babası” olarak tanımlıyor.

1924 – LAUREN BACALL: Hollywood’un altın çağının simge oyuncularından Lauren Bacall, 16 Eylül 1924’te New York’ta doğdu. To Have and Have Not, The Big Sleep ve Key Largo gibi klasiklerde rol alan Bacall, kendine özgü sesi ve ekran duruşuyla sinema tarihinin ikonik yıldızlarından birine dönüştü. Humphrey Bogart’la hem perdede kurduğu ortaklık hem de evlilikleri Hollywood tarihinin en ünlü ilişkilerinden biri oldu.

1925 – B.B. KING: “Blues’un Kralı” B.B. King, 16 Eylül 1925’te Mississippi’de doğdu. “Lucille” adını verdiği gitarı, kendine özgü vibrato tekniği ve The Thrill Is Gone gibi parçalarıyla yalnız blues’u değil, sonraki kuşak rock gitaristlerini de derinden etkiledi. Kariyeri boyunca 15 Grammy kazanan King, modern blues tarihinin tartışmasız büyük isimlerinden biri oldu.

1925 – CHRISTIAN CABROL: Fransız kalp cerrahı Christian Cabrol. 16 Eylül 1925’te doğan Cabrol, 27 Nisan 1968’de Paris’te Avrupa’nın ilk insan kalp naklini gerçekleştirdi. Daha sonra Avrupa’daki ilk kalp-akciğer nakli ve ilk geçici yapay kalp uygulamalarından birine de öncülük etti.

1927 – PETER FALK: Televizyon tarihinin en sevilen dedektiflerinden Columbo’yu canlandıran Peter Falk, 16 Eylül 1927’de New York’ta doğdu. Buruşuk pardösüsü, eski Peugeot’su ve “Bir şey daha…” diyerek geri dönmesiyle hafızalara kazınan Falk, Columbo rolüyle dört Emmy ve bir Altın Küre kazandı. Üç yaşında kanser nedeniyle sağ gözünü kaybetmesine rağmen oyunculukta dünya çapında bir kariyer kurması da hayat hikâyesinin dikkat çekici taraflarından biri.

1944 – ALEV ALATLI: Türk edebiyatı ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Alev Alatlı, ağırlıklı kaynaklara göre 16 Eylül 1944’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. Ekonomi eğitiminin ardından felsefe, sosyoloji ve düşünce tarihi üzerine çalışan Alatlı; Or’da Kimse Var mı?, Schrödinger’in Kedisi ve çok sayıda roman, deneme ve araştırma eseriyle tanındı. 2014’te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

1944 – UĞURTAN SAYINER: Türk televizyon izleyicisinin hafızasında Bizimkiler dizisinin Cemil’i olarak kalan Uğurtan Sayıner, 16 Eylül 1944’te doğdu. 1989’dan itibaren yıllarca oynadığı Cemil karakteri ve balkondan bağırdığı “Sevim koş!” repliği dönemin televizyon kültürünün unutulmazlarından biri haline geldi. Sayıner 2021’de 77 yaşında hayatını kaybetti.

1950 – MEHMET ALİ ŞAHİN: Türk siyasetçi ve hukukçu Mehmet Ali Şahin, 16 Eylül 1950’de Karabük’ün Ovacık ilçesinde doğdu. Fatih Belediye Başkanlığı, milletvekilliği, Başbakan Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunan Şahin, 2009’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçildi.

1956 – DAVID COPPERFIELD: Modern illüzyon sanatının en ünlü isimlerinden David Copperfield, 16 Eylül 1956’da New Jersey’de doğdu. Özgürlük Heykeli’ni “yok etmesi”, Çin Seddi’nin içinden geçmesi ve Büyük Kanyon üzerinde uçması gibi televizyon gösterileriyle sihirbazlığı dev bir eğlence sektörüne dönüştürdü. Copperfield henüz 12 yaşındayken Society of American Magicians’a kabul edilen en genç üyeydi.

1963 – YONCA EVCİMİK: Türkiye’de 1990’ların pop müzik ve dans kültürünün öncü isimlerinden Yonca Evcimik, 16 Eylül 1963’te İstanbul’da doğdu. Konservatuvarda bale eğitimi alan Evcimik, müzikten önce Şan Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare gibi topluluklarda çalıştı; ardından pop müzik kariyerine yöneldi. Abone ile geniş kitlelere ulaşırken Çılgın Bediş dizisiyle de bir kuşağın televizyon hafızasında yer etti.

1968 – MARC ANTHONY: Salsa ve Latin pop müziğinin dünya çapındaki en büyük yıldızlarından Marc Anthony, 16 Eylül 1968’de New York’ta Porto Riko kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğdu. İspanyolca müzikle uluslararası başarı yakalayan Anthony, Grammy ve Latin Grammy ödüllerinin yanı sıra oyunculuk çalışmalarıyla da tanındı. Jennifer Lopez’le evliliği nedeniyle uzun yıllar magazin dünyasının da en çok konuşulan isimlerinden biriydi.

1983 – KIRSTY COVENTRY: Zimbabveli yüzme efsanesi Kirsty Coventry, 16 Eylül 1983’te doğdu. Olimpiyatlarda yedi madalya kazanan Coventry’nin hikâyesi 2025’te yeni bir boyut kazandı: Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin ilk kadın ve ilk Afrikalı başkanı seçildi ve 23 Haziran 2025’te görevi devraldı.

1992 – NICK JONAS: Amerikalı şarkıcı ve oyuncu Nick Jonas, 16 Eylül 1992’de doğdu. Çocuk yaşta Broadway’de sahneye çıkan Jonas, ağabeyleri Kevin ve Joe’yla kurduğu Jonas Brothers sayesinde Disney kuşağının en büyük pop yıldızlarından birine dönüştü; daha sonra solo müzik ve oyunculuk kariyerini de sürdürdü.

 

16 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1736 – DANIEL GABRIEL FAHRENHEIT: Bugün hâlâ ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde kullanılan sıcaklık ölçeğine adını veren fizikçi ve alet yapımcısı Daniel Gabriel Fahrenheit, 16 Eylül 1736’da hayatını kaybetti. Hassas termometrelerin geliştirilmesinde önemli rol oynayan Fahrenheit, cıvalı termometreyi güvenilir bir ölçüm aracına dönüştüren isimlerden biri oldu. Ölümünün üzerinden yaklaşık üç yüzyıl geçmesine rağmen adı her gün milyonlarca termometre ve hava durumu ekranında yaşamaya devam ediyor.

1925 – ALEXANDER FRIEDMANN: Modern kozmolojinin öncü isimlerinden Rus matematikçi ve fizikçi Alexander Friedmann, 16 Eylül 1925’te henüz 37 yaşındayken tifodan öldü. Einstein’ın genel görelilik denklemlerinden yola çıkarak evrenin durağan olmak zorunda olmadığını, genişleyebileceğini veya büzülebileceğini matematiksel olarak gösterdi. Daha sonra Edwin Hubble’ın gözlemleriyle desteklenecek genişleyen evren fikrinin matematiksel temelini atan Friedmann’ın adı bugün kozmolojinin temel denklemlerinde yaşıyor.

1931 – ÖMER MUHTAR: İtalya’nın Libya’daki sömürge yönetimine karşı yaklaşık yirmi yıl süren direnişin simge ismi Ömer Muhtar, 16 Eylül 1931’de İtalyan yönetimi tarafından idam edildi. 11 Eylül’de yakalanan Muhtar, askerî mahkemede yargılanmasının ardından binlerce Libyalının gözü önünde asıldı. “Çöl Aslanı” adıyla anılan direniş liderinin hayatı, 1981 yapımı Lion of the Desert filminde Anthony Quinn tarafından canlandırıldı; Muhtar bugün de Libya’nın ulusal sembollerinden biri.

1932 – RONALD ROSS: Sıtmanın sivrisinekler aracılığıyla bulaştığını ortaya koyarak tıp tarihini değiştiren İngiliz hekim Ronald Ross, 16 Eylül 1932’de Londra’da öldü. Ross’un çalışmaları sıtmayla mücadelede sivrisineklerin kontrol altına alınmasının önemini gösterdi ve kendisine 1902 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı. Böylece tıp alanında Nobel alan ilk Britanyalı oldu.

1959 – SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN: Türkiye’de özellikle Kur’an eğitimi faaliyetleriyle tanınan din âlimi ve vaiz Süleyman Hilmi Tunahan, 16 Eylül 1959’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cumhuriyet’in ilk dönemindeki din eğitimi sınırlamaları içinde özel ders halkaları ve daha sonra yatılı Kur’an kursları oluşturan Tunahan’ın öğrencileri, sonraki yıllarda Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde eğitim faaliyetlerini sürdürdü. Cenazesinin Fatih Camii haziresine defnedilmesi için izin verilmedi ve Karacaahmet Mezarlığı’na gömüldü.

1961 – FATİN RÜŞTÜ ZORLU VE HASAN POLATKAN: Yassıada yargılamalarının ardından ölüm cezasına mahkûm edilen eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan, 16 Eylül 1961 sabaha karşı İmralı Adası’nda idam edildi. Başbakan Adnan Menderes’in infazı ise sağlık durumu nedeniyle bir gün ertelendi ve 17 Eylül’de gerçekleştirildi. Üç idam, Türkiye’nin demokrasi tarihindeki en ağır kırılmalardan biri olarak kaldı.

1965 – FRED QUIMBY: Dünyanın en ünlü çizgi film ikililerinden Tom ve Jerry’nin yapımcısı Fred Quimby, 16 Eylül 1965’te hayatını kaybetti. MGM’nin çizgi film stüdyosunun başındaki Quimby, William Hanna ve Joseph Barbera’nın yarattığı Tom ve Jerry kısa filmlerinin yapımcılığını üstlendi. Quimby’nin adıyla Oscar’a sunulan Tom ve Jerry filmleri yedi kez En İyi Animasyon Kısa Film Akademi Ödülü’nü kazandı.

1977 – MARIA CALLAS: 20. yüzyıl opera tarihinin en büyük yıldızlarından Maria Callas, 16 Eylül 1977’de Paris’teki evinde 53 yaşında hayatını kaybetti. Olağanüstü ses tekniği kadar dramatik oyunculuğuyla da operayı dönüştüren Callas, Norma, Tosca, La Traviata ve Medea gibi eserlerle özdeşleşti. Aristotle Onassis’le yaşadığı ilişki de onu klasik müzik dünyasının sınırlarını aşarak dönemin en büyük magazin yıldızlarından birine dönüştürdü.

1977 – MARC BOLAN: Aynı gün müzik dünyası bir başka büyük ismi daha kaybetti. Glam rock’ın kurucu yıldızlarından, T. Rex’in solisti Marc Bolan, 16 Eylül 1977 sabaha karşı Londra’da geçirdiği trafik kazasında 29 yaşında öldü. Get It On, Hot Love, Telegram Sam ve 20th Century Boy gibi şarkılarla 1970’lerin İngiliz pop kültürünün simgelerinden biri olmuştu. Ölümüne yalnızca iki hafta kala 30 yaşına girmeye hazırlanıyordu.

1980 – JEAN PIAGET: Çocukların düşünme biçimini bilimsel araştırmanın merkezine yerleştiren İsviçreli psikolog Jean Piaget, 16 Eylül 1980’de Cenevre’de hayatını kaybetti. Çocukların zihinsel gelişiminin belirli aşamalardan geçtiğini öne süren çalışmaları psikoloji kadar eğitim anlayışını da değiştirdi. “Nesne sürekliliği”, “soyut işlemler” ve bilişsel gelişim evreleri gibi bugün eğitim bilimlerinde temel kabul edilen pek çok kavram onun araştırmalarıyla yaygınlaştı.

1984 – BİKİNİYE ADINI VEREN LOUIS RÉARD ÖLDÜ: Fransız mühendis ve tasarımcı Louis Réard, 16 Eylül 1984’te İsviçre’de hayatını kaybetti. Aslen otomotiv mühendisi olan Réard, annesinin iç giyim işini devraldıktan sonra moda dünyasına geçti ve 1946’da modern bikiniyi tanıttı. Yeni mayoya, birkaç gün önce atom bombası denemesinin gerçekleştirildiği Bikini Atolü’nün adını verdi; tasarımının moda dünyasında bir “patlama” yaratmasını umuyordu. Bikini gerçekten de savaş sonrası popüler kültürün en güçlü simgelerinden birine dönüştü.

2005 – GORDON GOULD: Lazer teknolojisinin geliştirilmesindeki öncü isimlerden Amerikalı fizikçi Gordon Gould, 16 Eylül 2005’te hayatını kaybetti. “LASER” sözcüğünü -“Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation”- ilk kullanan isimlerden biri olan Gould, lazer teknolojisine ilişkin patentleri için ABD Patent Ofisi’yle yaklaşık 30 yıl süren hukuk mücadelesi verdi. Geliştirilmesine katkı sağladığı lazer teknolojisinin yıllar sonra kendi retina ameliyatında da kullanılmasını hayatının ironilerinden biri olarak anlatmıştı.

2007 – ROBERT JORDAN: Fantastik edebiyatın en büyük serilerinden The Wheel of Time – Zaman Çarkı’nın yazarı Robert Jordan, 16 Eylül 2007’de hayatını kaybetti. Jordan seriyi tamamlayamadan öldüğünde geride bıraktığı notlardan hareketle son üç kitabı Brandon Sanderson yazdı. Zaman Çarkı dünya çapında on milyonlarca sattı ve daha sonra büyük bütçeli bir televizyon dizisine uyarlandı. Yayıncısı Macmillan seriyi modern fantastik edebiyatın en önemli ve en çok satan dizilerinden biri olarak tanımlıyor.

2016 – TARIK AKAN: Türk sinemasının unutulmaz yıldızlarından Tarık Akan, 16 Eylül 2016’da İstanbul’da 66 yaşında hayatını kaybetti. Hababam Sınıfı‘ndaki Damat Ferit ve Ah Nerede gibi romantik rollerle büyük bir yıldız haline gelen Akan, daha sonra Maden, Sürü, Yol ve Karartma Geceleri gibi toplumsal ve politik filmlere yöneldi. Kariyeri boyunca 111 sinema filminde rol aldı ve Yeşilçam’ın yakışıklı jönlüğünden Türkiye’nin en önemli karakter oyuncularından birine uzanan kariyeriyle sıra dışı bir dönüşüm yaşadı.

2016 – ÜNLÜ ŞEYTAN ÇIKARICI GABRIELE AMORTH ÖLDÜ: Roma Piskoposluğu’nun en tanınmış şeytan çıkarma rahiplerinden Gabriele Amorth, 16 Eylül 2016’da 91 yaşında hayatını kaybetti. Uluslararası Şeytan Çıkarıcılar Birliği’nin kurucularından olan Amorth, kariyeri boyunca on binlerce şeytan çıkarma seansına katıldığını iddia ediyor ve modern Katolik dünyasının en tartışmalı din adamlarından biri olarak tanınıyordu. Hayatı ve yazıları daha sonra popüler kültüre de taşındı; ölümünden yıllar sonra adı The Pope’s Exorcist gibi yapımlarla yeniden geniş kitlelerin gündemine geldi.

2016 – EDWARD ALBEE: Modern Amerikan tiyatrosunun büyük yazarlarından Edward Albee de 16 Eylül 2016’da 88 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle Who’s Afraid of Virginia Woolf? ile dünya çapında ün kazanan Albee; A Delicate Balance, Seascape ve Three Tall Women ile üç Pulitzer Ödülü aldı. Amerikan ailesinin, evliliğin ve toplumsal rollerin altındaki şiddet ve yabancılaşmayı sahneye taşıyan en etkili oyun yazarlarından biriydi.

2021 – CLIVE SINCLAIR: Ev bilgisayarının milyonlarca insanın evine girmesinde büyük rol oynayan İngiliz mucit Sir Clive Sinclair, 16 Eylül 2021’de 81 yaşında öldü. ZX80, ZX81 ve özellikle ZX Spectrum, 1980’lerde bir kuşağın ilk bilgisayarı oldu ve Britanya’daki oyun ve yazılım sektörünün doğuşunda önemli rol oynadı. Sinclair ayrıca cep hesap makineleri, minyatür televizyonlar ve büyük ticari başarısızlığıyla meşhur elektrikli Sinclair C5 gibi sıra dışı ürünler geliştirdi.

2021 – “DUDA” IVKOVIC HAYATINI KAYBETTİ: Avrupa basketbolunun efsane teknik direktörlerinden Dusan “Duda” Ivkovic, 16 Eylül 2021’de Belgrad’da hayatını kaybetti. Yugoslavya’yı dünya ve Avrupa şampiyonluklarına taşıyan Ivkovic, kulüp kariyerinde iki kez EuroLeague şampiyonu oldu. Türkiye basketbolseverleri onu ayrıca Anadolu Efes’in başındaki döneminden yakından tanıyordu. 2017’de FIBA Hall of Fame’e kabul edilen Sırp antrenör, Avrupa basketbolunun en etkili teknik adamlarından biri kabul ediliyor.

2024 – TRABZONSPOR’UN EFSANE BAŞKANI ŞAMİL EKİNCİ ÖLDÜ: Trabzonspor tarihinin en başarılı başkanlarından Mustafa Şamil Ekinci, 16 Eylül 2024’te 83 yaşında hayatını kaybetti. Ekinci’nin beş yıllık başkanlığı döneminde Trabzonspor dört lig şampiyonluğu, iki Türkiye Kupası, beş Cumhurbaşkanlığı Kupası ve iki Başbakanlık Kupası kazandı. İstanbul’un üç büyük kulübünün uzun süreli lig egemenliğini kıran Trabzonspor kuşağının yöneticisi olan Ekinci, Türk futbol tarihinin önemli isimlerinden biri olarak anılıyor.

2025 – ROBERT REDFORD: Hollywood’un en büyük yıldızlarından oyuncu, yönetmen ve yapımcı Robert Redford, 16 Eylül 2025’te Utah’taki evinde 89 yaşında hayatını kaybetti. Butch Cassidy and the Sundance Kid, The Sting, All the President’s Men ve Out of Africa gibi filmlerin yıldızı olan Redford, Ordinary People ile En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandı. Ancak sinema tarihindeki belki de daha kalıcı mirası, Sundance Institute’u kurarak bağımsız sinemanın dünya çapındaki en önemli destek ve buluşma merkezlerinden birini yaratmasıydı. Sundance, ölümünün ardından Redford’un “bağımsız sesler için bir alan yaratma” fikrinin Amerikan ve dünya sinemasını değiştirdiğini vurguladı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.