Günün Tarihi / 31 Ağustos
31 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?
AFRİKA KÖKENLİ İNSANLAR ULUSLARARASI GÜNÜ
Birleşmiş Milletler, 31 Ağustos’u Afrika Kökenli İnsanlar Uluslararası Günü olarak anıyor. BM Genel Kurulu, 16 Aralık 2020’de aldığı kararla günü ilan etti; ilk uluslararası anma 31 Ağustos 2021’de gerçekleştirildi. Amaç, Afrika kökenli insanların dünya toplumlarının kültürüne, bilimine, ekonomisine ve tarihine yaptığı katkıları görünür kılmak; aynı zamanda ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadeleye dikkat çekmek.
BM, kölelik ve sömürgeciliğin mirasının bugün de ekonomik ve toplumsal eşitsizlikler, sistematik ayrımcılık ve ırkçılık biçiminde sürdüğünü vurguluyor. Gün bu nedenle yalnız geçmişin anılması değil, Afrika diasporasının hakları ve eşitliği konusunda devam eden mücadelenin de uluslararası günü niteliğinde.
ULUSLARARASI AŞIRI DOZ FARKINDALIK GÜNÜ: 2026’DA 25. YIL
31 Ağustos, dünyada Uluslararası Aşırı Doz Farkındalık Günü olarak anılıyor. Günün amacı uyuşturucu ve ilaç aşırı dozları nedeniyle hayatını kaybedenleri anmak, ailelerinin yaşadığı damgalanmayı azaltmak ve önlenebilir ölümlere karşı farkındalık oluşturmak. İlk etkinlik 2001’de Avustralya’nın Melbourne kentinde Salvation Army’ye bağlı bir merkezde küçük bir anma buluşması olarak düzenlendi; zamanla küresel bir kampanyaya dönüştü.
31 Ağustos tarihinin seçilmesinin de ilginç bir nedeni var. Avustralya’da kışın son günü olan 31 Ağustos hem kaybedilenleri anmayı hem de ertesi gün başlayan ilkbaharla birlikte umut ve yeni başlangıç fikrini simgeliyordu. 2026 kampanyası, günün 25. yılı nedeniyle “25 Years On. Still Needed” – “25 Yıl Sonra, Hâlâ Gerekli” temasıyla düzenleniyor.
KIRGIZİSTAN BAĞIMSIZLIK GÜNÜ: 2026’DA 35. YIL
Türk dünyasının önemli ülkelerinden Kırgızistan, 31 Ağustos’ta Bağımsızlık Günü’nü kutluyor. Kırgızistan, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etti; tarih ülkenin en önemli devlet bayramı haline geldi.
2026, Kırgızistan’ın bağımsızlığının 35. yılı. Ülkenin Merkez Bankası da yıldönümü dolayısıyla üzerinde ulusal simgelerden kar leoparının bulunduğu “Kırgız Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığının 35. Yılı” adlı özel altın koleksiyon parasını tedavüle çıkardı.
MALEZYA’DA “MERDEKA”: İNGİLİZ YÖNETİMİNDEN BAĞIMSIZLIĞIN GÜNÜ
Malezya’da 31 Ağustos Hari Merdeka, yani Ulusal Gün olarak kutlanıyor. 31 Ağustos 1957 sabahı Kuala Lumpur’daki Merdeka Stadyumu’nda Tunku Abdul Rahman, Malaya Federasyonu’nun İngiliz yönetiminden bağımsızlığını ilan etti ve kalabalığın önünde yedi kez “Merdeka!” diye seslendi. Malezya Ulusal Arşivleri de bağımsızlık ilanını açıkça 31 Ağustos 1957 tarihine kaydediyor.
Burada küçük ama önemli bir tarih ayrımı var: 31 Ağustos 1957 bugünkü Malezya devletinin kuruluş tarihi değil, Malaya Federasyonu’nun bağımsızlık tarihi. Malaya, Sabah, Sarawak ve Singapur’un birleşmesiyle Malezya 16 Eylül 1963’te kuruldu; bu tarih de ülkede ayrıca “Malezya Günü” olarak anılıyor. 2026’da 31 Ağustos bağımsızlığın 69. yıl dönümü.
TRİNİDAD VE TOBAGO BAĞIMSIZLIK GÜNÜ
Karayip ülkesi Trinidad ve Tobago da bağımsızlığını 31 Ağustos 1962’de kazanması nedeniyle her yıl bu tarihi ulusal bayram olarak kutluyor. Britanya yönetiminin sona erdiği gece İngiliz bayrağı indirildi, yeni ülkenin kırmızı-siyah-beyaz bayrağı göndere çekildi; bağımsızlığın ilk gününde yeni parlamentonun açılışı ve ülkenin ilk genel valisinin yemin töreni gerçekleştirildi.
Trinidad ve Tobago daha sonra 1976’da cumhuriyet oldu ancak 31 Ağustos bağımsızlık günü olarak önemini korudu. 2026’da ülke bağımsızlığının 64. yılını kutluyor.
POLONYA’DA DAYANIŞMA VE ÖZGÜRLÜK GÜNÜ: KOMÜNİZMİN SONUNU HAZIRLAYAN ANLAŞMA
Polonya’da 31 Ağustos, Dayanışma ve Özgürlük Günü adıyla devlet günü olarak anılıyor. Tarih, 31 Ağustos 1980’de Gdańsk Tersanesi’ndeki grev komitesi ile komünist Polonya hükümeti arasında imzalanan Gdańsk Anlaşması’nın yıl dönümü. Anlaşma, bağımsız sendika kurulmasına izin verilmesinin yolunu açtı ve kısa süre sonra Lech Wałęsa önderliğindeki Solidarność – Dayanışma Sendikası doğdu.
Solidarność birkaç yıl içinde milyonlarca üyeye ulaşarak Doğu Bloku’nun en büyük bağımsız toplumsal hareketlerinden birine dönüştü ve Polonya’da komünist rejimin sona ermesine uzanan sürecin temel aktörlerinden oldu. Polonya Parlamentosu, 2005’te çıkardığı özel kanunla 31 Ağustos’u resmen Dayanışma ve Özgürlük Günü ilan etti.
ROMENCE GÜNÜ: PRUT’UN İKİ YAKASINDA AYNI TARİH
31 Ağustos hem Moldova’da hem Romanya’da Romence Günü olarak kutlanıyor. Tarihin kökeni Sovyet döneminin son yıllarına uzanıyor. Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde yükselen ulusal hareketin ardından 31 Ağustos 1989’da devlet dili ve Latin alfabesine dönüşle ilgili tarihî dil yasaları kabul edildi. 31 Ağustos daha sonra Moldova’da “Limba Noastră – Dilimiz” adıyla ulusal bayram haline getirildi.
Romanya ise 2013 tarihli yasayla 31 Ağustos’u resmen Ziua Limbii Române – Romence Günü ilan etti. Moldova’da günümüzde de büyük kültür etkinlikleri düzenleniyor; 2026 programında binlerce kişinin Kişinev’de aynı anda katılacağı “Büyük Ulusal Dikte” etkinliği bulunuyor.
AFRİKA GELENEKSEL TIP GÜNÜ
Dünya Sağlık Örgütü Afrika Bölgesi, her yıl 31 Ağustos’u Afrika Geleneksel Tıp Günü olarak anıyor. Günün tarihi, Afrika ülkelerinin sağlık bakanlarının 31 Ağustos 2000’de geleneksel tıbbın sağlık sistemlerindeki rolünün geliştirilmesine ilişkin bölgesel stratejiyi kabul etmesine dayanıyor; ilk bölgesel kutlama 2003’te yapıldı.
WHO’nun yaklaşımı geleneksel uygulamaları sorgusuz biçimde teşvik etmek değil; kullanılan yöntem ve ürünlerin güvenlik, etkinlik ve kalite açısından bilimsel olarak değerlendirilmesi, gerektiğinde düzenlenmesi ve güvenilir olanların sağlık sistemleriyle doğru biçimde ilişkilendirilmesi.
31 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ
Aşağıdaki günlerin uluslararası kuruluşlar veya devletler tarafından ilan edilmiş resmî günler olmadığını özellikle belirtelim. Büyük bölümü ABD’de ortaya çıkmış internet ve popüler kültür takvimi günleri.
YÜRÜYÜŞÇÜ ATIŞTIRMALIĞININ GÜNÜ: TRAIL MIX GÜNÜ
ABD’de 31 Ağustos Ulusal Trail Mix Günü. Kuruyemiş, kuru meyve, tahıl ve bazen çikolatanın karıştırılmasıyla hazırlanan, özellikle yürüyüşçüler ve kampçılar arasında popüler olan enerji karışımına ayrılmış bir gün. İlginç olan, günün yaratıcısının kim olduğunun bilinmemesi. National Day Calendar da araştırmalarına rağmen 31 Ağustos’un neden Trail Mix Günü seçildiğini tespit edemediğini belirtiyor.
Trail mix’in kendisi elbette bu özel günden çok daha eski. 1958’de yayımlanan Jack Kerouac romanı The Dharma Bumsda bile dağ yürüyüşü için kuru üzüm ve kuruyemiş karışımından söz ediliyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’da benzer karışımın “scroggin” adıyla bilinmesi de işin küçük kültürlerarası ayrıntısı.
MASAYI DIŞARI TAŞI: DIŞARIDA YEMEK YEME GÜNÜ
31 Ağustos’un basit ama sempatik gayriresmî günlerinden biri Eat Outside Day – Dışarıda Yemek Yeme Günü. Kuralı son derece açık: kahvaltı, öğle veya akşam yemeğinden birini evin ya da işyerinin dışında yemek. Park, bahçe, balkon, piknik alanı veya açık hava restoranı fark etmiyor.
Günün kim tarafından ortaya çıkarıldığı bilinmiyor. Tarihin yaz mevsiminin sonuna denk gelmesi nedeniyle, sıcak havalar bitmeden insanları dışarı çıkarmaya yönelik modern bir eğlence günü olarak yaygınlaştığı düşünülüyor.
ÇÖPÇATANLARIN DA BAYRAMI VAR
31 Ağustos ABD’de Ulusal Çöpçatan Günü – National Matchmaker Day olarak da kutlanıyor. Gün yalnız profesyonel evlilik aracılığı yapanlara değil, çevresindeki iki insanı birbirine tanıştırıp “Siz aslında çok iyi anlaşırsınız” diyerek aşk hayatına müdahale eden bütün amatör çöpçatanlara adanmış.
Başarılı evliliklere yol açan tanıştırmalar kadar felaketle sonuçlanan kör randevuların da günün mizahının bir parçası olduğu özellikle vurgulanıyor. Yani 31 Ağustos’ta eski bir arkadaşınız “Seni biriyle tanıştıracağım” diye ararsa takvim ona fazlasıyla uygun.
MİLYONLARCA YILLIK MİKROSKOBİK CANLILARIN TOPRAĞININ BİLE ÖZEL GÜNÜ VAR
31 Ağustos’un en tuhaf başlıklarından biri kuşkusuz Ulusal Diyatomlu Toprak Günü. Diyatomlu toprak ya da diyatomit; milyonlarca yıl boyunca sularda yaşamış mikroskobik diyatomların silisli kabuklarının birikmesiyle oluşan doğal bir tortul malzeme. Filtrelemeden emicilere, bazı endüstriyel ürünlerden böcek kontrolüne kadar şaşırtıcı derecede geniş bir kullanım alanı bulunuyor.
Bu özel günün kökeni de gizemli değil: diyatomit üreticisi EP Minerals, 2016’da National Day Calendar’a başvurarak 31 Ağustos’u National Diatomaceous Earth Day olarak oluşturdu. Yani takvimdeki bazı “ulusal günlerin” yüz yıllık geleneklerden değil, doğrudan bir şirketin birkaç yıl önce yaptığı başvurudan doğabileceğinin güzel örneklerinden biri.
“31/08” BİRAZ UĞRAŞINCA “BLOG”A BENZİYOR: BLOG GÜNÜ
İnternetin daha masum çağlarından kalma en yaratıcı özel günlerden biri de Blog Günü. İsrailli blog yazarı Nir Ofir, 2005’te “31 Ağustos”un rakamlarla yazılışı olan 3108 sayısının biraz hayal gücüyle “BLOG” kelimesine benzediğini fark etti ve 31 Ağustos’u BlogDay ilan etti.
İlk BlogDay’in kuralı da internetin erken dönem ruhuna uygundu: Her blog yazarı kendi çevresinin dışından beş yeni blog önerecek, böylece insanların sürekli aynı siteler arasında dolaşması yerine farklı ülkelerden ve kültürlerden yeni yazarlar keşfetmesi sağlanacaktı. Sosyal medyanın blogların yerini büyük ölçüde aldığı yıllarla birlikte gün eski popülerliğini kaybetti; ancak 31/08’i “BLOG”a çevirme fikri internet tarihinin hoş küçük tuhaflıklarından biri olarak kaldı.
31 AĞUSTOS’TA NELER OLDU?
1876 – V. MURAD 93 GÜN SONRA TAHTTAN İNDİRİLDİ, II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ BAŞLADI
Osmanlı tahtında yalnızca 93 gün kalabilen V. Murad, sağlık durumunun hükümdarlık görevlerini yerine getirmesine engel olduğu gerekçesiyle 31 Ağustos 1876’da tahttan indirildi; yerine kardeşi II. Abdülhamid geçti. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre V. Murad’ın iyileşme ihtimalinin çok düşük olduğunu belirten yerli ve yabancı doktor raporlarının ardından Vükelâ Meclisi 30 Ağustos’ta taht değişikliğine karar verdi; ertesi sabah hal fetvası okunarak karar uygulandı.
- Abdülhamid, tahta çıkmadan önce Midhat Paşa ve meşrutiyet yanlısı devlet adamlarıyla anayasal yönetime geçilmesi konusunda anlaşmıştı. Nitekim yaklaşık dört ay sonra, 23 Aralık 1876’da Kanun-ı Esasi ilan edilerek Osmanlı Devleti’nin ilk anayasal dönemi olan I. Meşrutiyet başladı. Ancak Abdülhamid 1878’de Meclis-i Mebusan’ı süresiz tatil edecek ve 1908’de II. Meşrutiyet’e kadar ülkeyi çok daha merkeziyetçi bir yönetimle idare edecekti. V. Murad ise tahttan indirildikten sonra Çırağan Sarayı’nda göz hapsinde tutuldu.
1888 – KARINDEŞEN JACK’E ATFEDİLEN İLK KURBAN BULUNDU
Londra’nın Whitechapel semtinde Mary Ann “Polly” Nichols’ın cesedi 31 Ağustos 1888 sabahı bulundu. Mary Ann “Polly” Nichols, Karındeşen Jack’e atfedilen ve araştırmacıların büyük ölçüde üzerinde uzlaştığı beş ana kurbanın ilki kabul ediliyor. Sonraki iki ayda işlenen benzer cinayetler Londra’yı paniğe sürükledi ve tarihin en ünlü faili meçhul suç dosyalarından birini yarattı.
1891 – AFRİKA KÖLE TİCARETİNE KARŞI BRÜKSEL GENEL SENEDİ YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
Köle ticaretinin özellikle Afrika ve Hint Okyanusu güzergâhlarında bastırılmasını amaçlayan Brüksel Genel Senedi, 31 Ağustos 1891’de yürürlüğe girdi. Belge aslında 2 Temmuz 1890’da Brüksel’de imzalanmıştı. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Belçika, Rusya ve Osmanlı Devleti’nin de aralarında bulunduğu ülkeler; köle ticaretinin önlenmesi, köle taşıyan gemilerin denetlenmesi ve Afrika’daki köle ticaretini besleyen güzergâhların kontrol altına alınması konusunda ortak tedbirler kabul etti.
Anlaşmanın Osmanlı tarihi açısından da özel bir yönü vardı. Metnin 68. maddesinde, II. Abdülhamid yönetiminin 1889’da Afrika köle ticaretine karşı çıkardığı kanun özellikle övülüyor ve Osmanlı makamlarından başta Arabistan’ın batı kıyıları olmak üzere köle ticaretine karşı denetimlerini sürdürmeleri isteniyordu. Brüksel Genel Senedi köleliği dünyada bir anda sona erdirmedi; ancak köle ticaretine karşı uluslararası iş birliğinin gelişmesindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1897 – İSTANBUL DENİZ MÜZESİ KURULDU
Türkiye’nin en önemli denizcilik müzelerinden İstanbul Deniz Müzesi, 31 Ağustos 1897’de Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’nın emriyle Tersane-i Âmire’de “Müze ve Kütüphane İdaresi” adıyla kuruldu. Binbaşı Süleyman Nutki’nin oluşturduğu ilk koleksiyon zamanla saltanat kayıkları, gemi modelleri, sancaklar, silahlar, haritalar ve Osmanlı denizcilik tarihine ait binlerce eseri kapsayan büyük bir müzeye dönüştü.
1897 – EDISON HAREKETLİ GÖRÜNTÜ KAMERASININ PATENTİNİ ALDI
Thomas Edison’a 31 Ağustos 1897’de kinetografik kamera için ABD patenti verildi. Edison ve yardımcısı William Kennedy Laurie Dickson’ın geliştirdiği sistem, hareketli görüntülerin kaydedilmesi ve izlenmesine yönelik erken teknolojilerin en önemlilerinden biriydi. Sinemanın doğuşu tek bir mucide bağlanamasa da kinetograf ve kinetoskop, modern film teknolojisine giden yolun temel basamakları arasında yer aldı.
1907 – İNGİLTERE VE RUSYA “BÜYÜK OYUN”DA ANLAŞTI
İngiltere ile Rusya, 31 Ağustos 1907’de St. Petersburg’da İngiliz-Rus Antlaşması’nı imzaladı. İki büyük güç İran’daki nüfuz alanlarını belirledi; Rusya Afganistan’daki İngiliz nüfuzunu kabul etti, Tibet konusunda ise tarafların müdahaleden kaçınması kararlaştırıldı.
Anlaşma, 19. yüzyıl boyunca Orta Asya’da sürdürülen ve “Büyük Oyun” adı verilen İngiliz-Rus rekabetinin yumuşamasında önemli bir dönüm noktası oldu. Fransa, İngiltere ve Rusya arasındaki yakınlaşmayı tamamlayarak I. Dünya Savaşı öncesindeki İtilaf blokunun şekillenmesine de katkıda bulundu.
1909 – FRENGİ TEDAVİSİNİ DEĞİŞTİREN “606” BULUNDU
Paul Ehrlich ve Japon bilim insanı Sahachiro Hata’nın çalışmalarında 31 Ağustos 1909’da büyük bir tıbbi dönüm noktası yaşandı. Hata’nın frengi bulaştırılmış bir tavşanda denediği 606 numaralı arsenik bileşiğinin hastalık etkenini ortadan kaldırdığı görüldü. Madde daha sonra Salvarsan adıyla kullanıma girdi ve penisilin bulunana kadar frenginin en önemli tedavilerinden biri oldu.
Ehrlich’in belirli bir hastalık etkenini hedefleyen “sihirli mermi” düşüncesi modern ilaç geliştirme anlayışının öncülerinden sayılıyor. Buradaki “kemoterapi” kavramı bugünkü yalnızca kanser tedavisi anlamında değil, hastalığı kimyasal maddelerle hedefleyerek tedavi etme anlamında kullanılıyordu.
1909 – 500 MİLYON YILLIK YAŞAMI ANLAMAMIZI DEĞİŞTİREN FOSİLLER BULUNDU
Amerikalı paleontolog Charles Doolittle Walcott, Kanada Kayalıkları’nda 31 Ağustos 1909’da Burgess Shale’in olağanüstü yumuşak dokulu fosillerinden büyük bir grup topladı. Walcott saha defterine “olağanüstü bir Phyllopod kabuklu grubu” bulduğunu yazdı ve bugün Marrella, Waptia ve Naraoia olarak bilinen canlıların çizimlerini yaptı.
Yaklaşık 505 milyon yıllık Burgess Shale fosilleri; yalnız kemik ve kabukları değil, normalde fosilleşmesi son derece zor yumuşak vücut yapılarını da koruyordu. Buluntular, Kambriyen dönemindeki hayvan çeşitliliğine ilişkin bilimsel anlayışı kökten değiştiren paleontolojik hazinelerden birine dönüştü.
1910 – MKE ANKARAGÜCÜ’NÜN TEMELLERİ İSTANBUL’DA ATILDI
Bugün Ankara’nın en köklü spor kulüplerinden biri olan MKE Ankaragücü’nün temelleri, 31 Ağustos 1910’da İstanbul’da atıldı. İmalat-ı Harbiye Mektebi öğrencilerinin girişimiyle Şükrü Abbas öncülüğünde Turan Sanatkarangücü, Agâh Orhan öncülüğünde ise Altınörs İdmanyurdu aynı gün iki ayrı kulüp olarak kuruldu. Her iki kulübün de kökleri, Zeytinburnu’ndaki İmalat-ı Harbiye çevresinde çalışan işçilere ve burada yetişen gençlere dayanıyordu.
İmalat-ı Harbiye mensupları Millî Mücadele yıllarında Ankara’ya geçerek ordunun silah ve cephane ihtiyacının karşılanmasında görev aldı; futbolcular ve yöneticiler de mücadeleye destek verdi. İki kulübün devamı niteliğindeki yapılar 31 Ağustos 1923’te Sanatkarangücü adı altında birleşti; kulüp 1933’te ilk kez Ankaragücü adını, 1969’da ise bugünkü MKE Ankaragücü adını aldı. Böylece İstanbul’daki bir askerî sanayi çevresinde başlayan futbol hikâyesi, zamanla başkentin en güçlü spor kimliklerinden birine dönüştü.
1913 – BATI TRAKYA’DA TÜRKLER KENDİ YÖNETİMLERİNİ KURDU
İkinci Balkan Savaşı’nın ardından Batı Trakya’nın Bulgaristan’a bırakılması üzerine bölgedeki Türkleri korumak amacıyla harekete geçen gönüllü kuvvetler, 31 Ağustos 1913’te Gümülcine’yi ele geçirdi. Aynı gün Gümülcine merkezli Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi kuruldu. Yönetimin başına Müderris Salih Hoca getirilirken, Süleyman Askerî Bey ve Kuşçubaşı Eşref gibi isimler askerî ve siyasi yapılanmada önemli rol oynadı. Günümüzde bu kısa ömürlü devlet yapılanması çoğunlukla Batı Trakya Türk Cumhuriyeti adıyla anılıyor.
Osmanlı hükümeti, büyük devletlerle ve Bulgaristan’la yeni bir savaşı göze almak istemediği için hareketi resmen desteklemedi ve bölgedeki kuvvetlerin geri dönmesini istedi. Batı Trakya yönetimi ise daha sonra bağımsızlığını ilan ederek Garbî Trakya Hükûmet-i Müstakilesi adını aldı. Ancak Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında 29 Eylül 1913’te imzalanan İstanbul Antlaşması’yla bölgenin Bulgaristan’a bırakılması kabul edilince yönetimin ömrü çok kısa sürdü; Bulgar birliklerinin ekim sonunda bölgeye girmesiyle yaklaşık iki aylık Batı Trakya yönetimi sona erdi.
1918 – OSMANLI TARİHİNİN SON KILIÇ KUŞANMA TÖRENİ YAPILDI
Osmanlı Devleti’nin son padişahı VI. Mehmed Vahdettin için 31 Ağustos 1918’de Eyüp Sultan’da kılıç kuşanma töreni düzenlendi. Vahdettin aslında ağabeyi V. Mehmed Reşad’ın ölümünün ardından 4 Temmuz 1918’de tahta çıkmıştı; yaklaşık iki ay sonra gerçekleştirilen bu tören ise Osmanlı tarihinde bir padişah için yapılan son kılıç alayı oldu.
Yeni padişaha kılıcı, Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı direnişin önde gelen isimlerinden Şeyh Ahmed eş-Şerif es-Senûsî kuşandırdı. Yüzyıllardır yeni Osmanlı padişahlarının hükümdarlık sembollerinden biri olan bu gelenek, Vahdettin’in ardından bir daha tekrarlanmadı. Törenin yapıldığı sırada Osmanlı Devleti hâlâ I. Dünya Savaşı içindeydi; yalnızca iki ay sonra, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanacaktı.
1922 – BÜYÜK ZAFER’İN ERTESİ GÜNÜ FEVZİ ÇAKMAK MAREŞAL OLDU
Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi’ndeki başarının ardından Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın rütbesi 31 Ağustos 1922’de mareşalliğe yükseltildi. Böylece Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Paşa’dan sonra Millî Mücadele’nin mareşallik rütbesine ulaşan ikinci komutanı oldu.
Fevzi Çakmak Cumhuriyet döneminde de uzun yıllar Genelkurmay Başkanlığı görevini sürdürdü ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin iki mareşalinden biri olarak kaldı.
1922 – BÜYÜK TAARRUZ SÜRERKEN MUSUL CEPHESİNDE İNGİLİZLER YENİLDİ
Batı Anadolu’da Yunan ordusunun yenilgiye uğratıldığı günlerin hemen ertesinde, Musul bölgesinde de önemli bir çatışma yaşandı. TBMM Hükümeti adına bölgede faaliyet gösteren Özdemir Bey’in kuvvetleri, 31 Ağustos 1922’de Derbent Muharebesi’nde İngiliz kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.
Özdemir Bey’in kuvvetleri dört İngiliz uçağını düşürdü; iki top ve altı makineli tüfek ele geçirdi. Zafer, İngilizlerde Türk kuvvetlerinin Musul’a ilerleyebileceği endişesini artırdı. Ancak Musul meselesi daha sonra Lozan görüşmelerine ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının en büyük dış politika sorunlarından birine taşınacaktı.
1928 – BRECHT’İN “ÜÇ KURUŞLUK OPERA”SI İLK KEZ SAHNELENDİ
Bertolt Brecht’in metnini yazdığı, müziklerini Kurt Weill’ın bestelediği Üç Kuruşluk Opera, 31 Ağustos 1928’de Berlin’deki Theater am Schiffbauerdamm’da ilk kez sahnelendi. John Gay’in 18. yüzyılda yazdığı The Beggar’s Opera’dan yola çıkan eser; dilenciler, suçlular, fahişeler ve çıkar ilişkileri üzerinden dönemin burjuva toplumunu sert bir hicivle eleştiriyordu. Prömiyerin yönetmenliğini Erich Engel üstlenirken sahne tasarımını Caspar Neher yaptı.
Başlangıçta provaları oldukça sorunlu geçen oyun, beklenmedik biçimde Weimar Cumhuriyeti döneminin en büyük tiyatro başarılarından birine dönüştü. Kurt Weill’ın caz, kabare ve opera öğelerini birleştiren müzikleri de eserin ününü sahnenin dışına taşıdı. Özellikle “Mackie Messer” şarkısı daha sonra “Mack the Knife” adıyla Louis Armstrong, Bobby Darin ve Ella Fitzgerald gibi sanatçılar tarafından yorumlanarak dünya çapında bir popüler müzik klasiği haline geldi.
1939 – NAZİLER POLONYA SALDIRISINI MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN SAHTE BİR SALDIRI DÜZENLEDİ
- Dünya Savaşı’nın başlamasından yalnızca saatler önce, 31 Ağustos 1939 gecesi Nazi Almanyası’nın güvenlik güçleri Gleiwitz’deki Alman radyo istasyonuna düzmece bir saldırı düzenledi. Polonyalı saldırganlar gibi gösterilen SS ve SD mensupları istasyonu ele geçirerek Lehçe kısa bir yayın yaptı; amaç, Almanya’nın Polonya tarafından saldırıya uğradığı görüntüsünü yaratmaktı. Olay, bugün Polonya sınırları içindeki Gliwice kentinde gerçekleşti ve tarihe Gleiwitz Vakası olarak geçti.
Gleiwitz, Nazi yönetiminin aynı dönemde düzenlediği bir dizi sahte sınır olayının en ünlüsüydü. Ertesi sabah, 1 Eylül 1939’da Almanya Polonya’yı işgal ederek Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nı başlattı. Hitler, Reichstag’daki konuşmasında Almanya’nın Polonya saldırılarına karşılık verdiğini öne sürdü; Nazi propagandası da saldırıyı Almanya’yı mağdur gösteren savaş gerekçelerinden biri olarak kullandı.
1970 – AKDENİZ OYUNLARI İÇİN YAPILAN HALKAPINAR SPOR TESİSLERİ YANDI
İzmir’in ev sahipliği yapacağı 1971 Akdeniz Oyunları için inşa edilen Halkapınar Spor Tesisleri’nde 31 Ağustos 1970’te büyük bir yangın çıktı. Alevler özellikle yapımı süren stadyum bölümündeki kalıp ve inşaat malzemelerine ağır zarar verdi. Ertesi günkü Cumhuriyet gazetesi, yangının yaklaşık 10 milyon liralık zarara yol açtığının tahmin edildiğini ve yetkililerin stadyumun zamanında yetişmesi konusunda ciddi kaygı duyduğunu yazıyordu.
Yangın, Türkiye’nin o güne kadarki en büyük uluslararası spor organizasyonlarından birine hazırlanmakta olan İzmir’de büyük yankı uyandırdı. Ancak korkulan olmadı; tesisler yoğun çalışmalarla tamamlandı ve 1971 Akdeniz Oyunları 6 Ekim’de İzmir’de başladı. Daha sonra İzmir Atatürk Stadyumu adını alan yapı da oyunların merkezlerinden biri oldu.
1980 – SAHADAN ÇEKİLEN MERSİN İDMAN YURDU, 1. LİG TARİHİNDE PUANI SİLİNEN İLK TAKIM OLDU
Beşiktaş ile Mersin İdman Yurdu arasında 31 Ağustos 1980’de oynanan lig karşılaşması Türk futbol tarihinin sıra dışı olaylarından birine dönüştü. Hakem kararlarına tepki gösteren Mersin İdman Yurdu futbolcuları sahadan çekildi; karşılaşma Beşiktaş lehine 3-0 hükmen tescil edildi.
Federasyon ayrıca Mersin İdman Yurdu’nun iki puanını sildi. Böylece kulüp, o zamanlar Türkiye 1. Ligi olan Süper Lig tarihinde puan silme cezası alan ilk takım olarak kayıtlara geçti.
1985 – “NIGHT STALKER”I POLİSTEN ÖNCE MAHALLELİ YAKALADI
Los Angeles ve çevresini aylarca korkutan seri katil Richard Ramirez, 31 Ağustos 1985’te fotoğrafının gazetelerde yayımlanmasının ardından East Los Angeles’ta vatandaşlar tarafından tanındı. Kaçmaya ve otomobil çalmaya çalışan Ramirez’in peşine mahalle sakinleri düştü; yakalayıp dövdükten sonra polise teslim ettiler.
“Night Stalker” adıyla ünlenen Ramirez daha sonra 13 cinayetten ve onlarca başka ağır suçtan suçlu bulundu. Bir seri katilin geniş çaplı polis operasyonundan çok, kendisini gazetede tanıyan mahalle sakinleri tarafından yakalanması Amerikan suç tarihinin en sıra dışı sonlarından biri oldu.
1986 – İKİ UÇAK HAVADA ÇARPIŞTI: 82 KİŞİ ÖLDÜ, HAVA GÜVENLİĞİ KURALLARI DEĞİŞTİ
Aeroméxico’nun 498 sefer sayılı DC-9 yolcu uçağı ile özel bir Piper PA-28, 31 Ağustos 1986’da Kaliforniya’nın Cerritos kenti üzerinde havada çarpıştı. Los Angeles’a yaklaşmakta olan yolcu uçağında 64, küçük uçakta üç kişi bulunuyordu; iki uçaktaki 67 kişinin tamamı hayatını kaybetti. Uçakların yerleşim bölgesine düşmesi sonucu yerde de 15 kişi öldü ve toplam can kaybı 82’ye ulaştı.
ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu NTSB, kazanın temel nedeninin hava trafik kontrol sisteminin çarpışmayı önlemedeki yetersizlikleri olduğunu belirledi. Küçük uçağın izinsiz biçimde Los Angeles kontrollü hava sahasına girmesi de kazaya katkıda bulunan etkenler arasındaydı. Cerritos faciasının ardından hava araçlarının birbirlerine tehlikeli biçimde yaklaşmasını pilotlara otomatik olarak bildiren TCAS çarpışma önleme sisteminin yaygınlaştırılması ve belirli yolcu uçaklarında zorunlu hale getirilmesi için yeni düzenlemeler yapıldı. Böylece facia, modern ticari havacılığın güvenlik sistemlerini değiştiren kazalardan biri oldu.
1986 – “ADMİRAL NAHİMOV” 8 DAKİKADA BATTI: 423 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Sovyet yolcu gemisi Admiral Nahimov, 31 Ağustos 1986 gecesi Novorossiysk’ten Soçi’ye doğru yola çıktıktan kısa süre sonra Karadeniz’de kuru yük gemisi Pyotr Vasev ile çarpıştı. Saat 23.12’de meydana gelen çarpışmada yük gemisinin pruvası Admiral Nahimov’un sancak tarafında büyük bir yarık açtı. Yolcu gemisi hızla su almaya başladı ve yalnızca 7-8 dakika içinde battı.
Gemide yolcu ve mürettebatla birlikte 1.243 kişi bulunuyordu; 423 kişi hayatını kaybetti. Facianın bu kadar ağırlaşmasında çarpışmanın gece meydana gelmesi, geminin son derece hızlı batması ve bazı su geçirmez kapılarla alt güvertelerdeki lombozların açık bulunması etkili oldu. Soruşturma, her iki geminin kaptanının da hatalı davranışlarının kazada rol oynadığı sonucuna vardı; iki kaptan daha sonra 15’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Admiral Nahimov faciası, Sovyetler Birliği tarihinin ve Karadeniz’in en ağır barış dönemi deniz kazalarından biri olarak hafızaya kazındı.
1987 – MICHAEL JACKSON “BAD” ALBÜMÜNÜ YAYIMLADI
Michael Jackson’ın Thriller’dan sonraki stüdyo albümü Bad, 31 Ağustos 1987’de yayımlandı. Quincy Jones ve Jackson’ın birlikte hazırladığı albümde “Bad”, “The Way You Make Me Feel”, “Man in the Mirror”, “Dirty Diana” ve “Smooth Criminal” gibi pop müziğin klasikleşen şarkıları yer aldı.
Bad, aynı albümden beş şarkının Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya çıktığı ilk albüm olarak da pop müzik tarihine geçti. Jackson, albümün ardından çıktığı dünya turnesiyle 1980’lerin küresel pop kültüründeki yerini daha da büyüttü.
1988 – SARP SINIR KAPISI AÇILDI: TÜRKİYE KAFKASYA’YA YENİDEN KARAYOLUYLA BAĞLANDI
Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki Sarp Sınır Kapısı, 31 Ağustos 1988’de yeniden uluslararası geçişlere açıldı. Türkiye tarafındaki Sarp köyü ile o dönem Sovyet Gürcistanı sınırları içindeki Sarpi köyünü birbirine bağlayan kapının açılması, 6 Temmuz 1988’de Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan sınır ve kıyı ticareti anlaşmasının ardından gerçekleşti. Gürcistan o tarihte henüz bağımsız bir devlet değildi; bağımsızlığını 1991’de ilan edecekti.
Yaklaşık yarım yüzyıllık kesintinin ardından açılan Sarp, kısa sürede Türkiye’nin Kafkasya’ya ve daha sonra bağımsızlığını kazanacak eski Sovyet cumhuriyetlerine açılan en önemli kara kapılarından birine dönüştü. Sınır ticareti, turizm ve taşımacılığın hızla büyümesi özellikle Hopa ve çevresinin ekonomik hayatını değiştirdi; kapıdan Türkiye’ye giriş yapanların sayısı 1988’de yalnızca 356 iken 1991’de yarım milyonu geçti.
1995 – “COMMAND & CONQUER” STRATEJİ OYUNLARININ TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ
Westwood Studios tarafından geliştirilen Command & Conquer, yaygın kaynaklarda 31 Ağustos 1995’te piyasaya çıkan oyunlar arasında gösteriliyor. Oyuncunun üs kurduğu, kaynak topladığı ve ordularını gerçek zamanlı olarak yönettiği yapım; Global Defense Initiative (GDI) ile Brotherhood of Nod arasındaki savaşı ve dünyaya yayılan gizemli Tiberium mineralini konu alıyordu. Oyun, farklı özelliklere sahip iki tarafı, canlı oyuncularla çekilmiş ara videoları ve hızlı oynanışıyla gerçek zamanlı strateji türünün geniş kitlelere ulaşmasında belirleyici rol oynadı.
Ancak oyunun kesin çıkış tarihi konusunda kaynaklar arasında uyuşmazlık bulunuyor. 31 Ağustos tarihi uzun yıllardır birçok oyun veritabanında kullanılırken, Westwood Studios’a ait 26 Eylül 1995 tarihli bir basın bülteni oyunun o tarihte piyasaya çıkarıldığını ve 200 bin kopyasının sevk edildiğini bildiriyor. Electronic Arts’ın kendi tarihçesi ise kesin günü vermeden ilk Command & Conquerın Ağustos 1995’te çıktığını kaydediyor. Bu nedenle 31 Ağustos tarihi yaygın kabul görse de kesinliği tartışmalı.
1996 – SADDAM’IN ORDUSU KÜRT İÇ SAVAŞINA GİRDİ, ERBİL EL DEĞİŞTİRDİ
Irak Kürdistanı’nda Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasında süren iç savaş, 31 Ağustos 1996’da Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ordusunun müdahalesiyle yeni bir boyuta ulaştı. KDP’nin yardım çağrısı üzerine Irak birlikleri Erbil’e girdi ve KDP güçleriyle birlikte KYB’nin kontrolündeki kenti ele geçirdi. Human Rights Watch, operasyon sırasında yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ve çok sayıda kişinin yargısız infaz edildiğini kaydediyor.
Irak ordusu 2 Eylül’e kadar Erbil’den çekilse de Irak istihbarat görevlileri kentte kaldı. Saddam Hüseyin’in 1991 Körfez Savaşı’ndan sonra fiilen Bağdat’ın denetimi dışına çıkan kuzey Irak’a yeniden asker sokması Washington’da büyük tepki yarattı. ABD, buna karşılık 3 Eylül’de Çöl Saldırısı Harekâtı’nı (Operation Desert Strike) başlatarak Irak’ın güneyindeki hedeflere seyir füzeleri fırlattı. Erbil’in düşmesi, 1994-1998 arasındaki Kürt iç savaşının en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1997 – PRENSES DIANA PARİS’TEKİ TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ
Galler Prensesi Diana ile arkadaşı Dodi Fayed’i taşıyan Mercedes, 31 Ağustos 1997 gecesi Paris’teki Pont de l’Alma alt geçidinde yüksek hızla giderken bir sütuna çarptı. Dodi Fayed ile aracın sürücüsü Henri Paul olay yerinde hayatını kaybetti; ağır yaralanan Diana ise La Pitié-Salpêtrière Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Araçtaki koruma Trevor Rees-Jones kazadan sağ çıkan tek kişi oldu. İngiliz Kraliyet Ailesi’nin resmî tarihçesi Diana’nın ölüm tarihini 31 Ağustos 1997 olarak kaydediyor.
Diana’nın henüz 36 yaşındaki ölümü dünya çapında olağanüstü bir yas dalgasına yol açtı; Kensington Sarayı’nın önü milyonlarca çiçekle kaplandı ve 6 Eylül’de Westminster Abbey’de düzenlenen cenaze töreni dünyanın dört bir yanında izlendi. Kazanın ardından paparazzilerin rolü ve Diana’nın özel hayatının medya tarafından takibi uzun yıllar tartışıldı. 2008’de tamamlanan İngiliz soruşturmasında jüri; kazaya Mercedes’i aşırı hızlı kullanan ve alkolün etkisindeki Henri Paul’ün ağır ihmali ile aracı takip eden bazı araçların sürüş biçiminin birlikte katkıda bulunduğu sonucuna vardı. Diana ve Dodi Fayed’in ölümleri “hukuka aykırı öldürme” olarak değerlendirildi; suikast ve devlet komplosu iddialarını destekleyen kanıt bulunmadı.
1998 – KUZEY KORE İLK UYDUSUNU FIRLATMAYA ÇALIŞTI, ROKET JAPONYA’NIN ÜZERİNDEN GEÇTİ
Kuzey Kore, 31 Ağustos 1998’de Kwangmyongsong-1 adlı ilk uydusunu uzaya göndermek amacıyla üç aşamalı Taepodong-1 roketini fırlattı. Musudan-ri üssünden ateşlenen roketin ilk aşaması Japon Denizi’ne düşerken ikinci aşaması Japonya’nın ana adası Honşu’nun üzerinden geçerek Pasifik Okyanusu’na ulaştı. Fırlatma, Kuzey Kore’nin o tarihe kadar sergilediği en ileri uzun menzilli roket teknolojisi olması nedeniyle özellikle Japonya ve ABD’de büyük alarma yol açtı.
Pyongyang birkaç gün sonra uydunun başarıyla yörüngeye yerleştirildiğini ve buradan devrimci marşlar yayımladığını açıkladı. Ancak ABD Uzay Komutanlığı yörüngede herhangi bir uydu tespit edemedi; sonraki değerlendirmelerde roketin üçüncü aşamasının arızalandığı ve uyduyla birlikte Pasifik’e düştüğü sonucuna varıldı. Buna rağmen 31 Ağustos fırlatması, Kuzey Kore’nin daha sonra geliştireceği uzun menzilli füze ve uzay programının önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1999 – PİLOTLAR KALKIŞ ALARMINI DİKKATE ALMADI: LAPA FACİASINDA 65 KİŞİ ÖLDÜ
Arjantinli LAPA havayollarının Buenos Aires’ten Córdoba’ya gidecek 3142 sefer sayılı Boeing 737-200 uçağı, 31 Ağustos 1999 akşamı Jorge Newbery Havalimanı’ndan kalkışı sırasında havalanamayarak pistten çıktı. Havalimanı çitlerini aşan uçak bir yolu geçti, bir otomobile ve yol yapım makinelerine çarptıktan sonra alev aldı. Uçaktaki 63 kişi ile yerde bulunan 2 kişi hayatını kaybetti; toplam can kaybı 65’e ulaştı.
Kazanın soruşturması, faciayı daha da çarpıcı hale getirdi. Pilotlar kalkıştan önce kanat flaplarını gerekli konuma getirmemişti; üstelik gaz kolları ileri itildiğinde yanlış kalkış konfigürasyonunu bildiren sesli alarm çalmasına rağmen kalkıştan vazgeçmediler. Resmî soruşturma, mürettebatın kokpit disiplinindeki ciddi eksikliklerin yanı sıra havayolu şirketinin yönetim ve denetim sistemlerindeki sorunlara da dikkat çekti. LAPA 3142 faciası, Arjantin sivil havacılık tarihinin en ölümcül kazalarından biri olarak kaldı.
2005 – BAĞDAT’TA “CANLI BOMBA” SÖYLENTİSİ İZDİHAMA YOL AÇTI: YAKLAŞIK 1.000 KİŞİ ÖLDÜ
Şiilerin kutsal kabul ettiği İmam Musa el-Kâzım’ın ölüm yıl dönümü için Bağdat’taki Kazımiye Camii’ne yürüyen yüz binlerce kişi, 31 Ağustos 2005’te Dicle Nehri üzerindeki El-Eimme Köprüsü’nde büyük bir izdihama yakalandı. Kalabalığın içinde bir canlı bomba bulunduğuna ilişkin söylentinin yayılması üzerine insanlar paniğe kapıldı. Köprüde sıkışanların bir bölümü ezilerek veya boğularak hayatını kaybederken, korkulukların çökmesiyle yüzlerce kişi Dicle’ye düştü. Olay günü Irak Sağlık Bakanlığı 956 ölümü doğrularken sonraki kaynaklarda can kaybı yaklaşık 1.000 kişi olarak verildi; kurbanların önemli bölümünü kadınlar ve çocuklar oluşturuyordu.
Facianın ortasında mezhep çatışmalarının yaşandığı Irak için unutulmaz bir dayanışma hikâyesi de ortaya çıktı. Köprünün Sünni nüfusun yoğun olduğu Azamiye tarafındaki halk, nehre atlayarak Şii hacıları kurtarmaya çalıştı. Genç Sünni Othman Ali el-Ubeydi de birkaç kişiyi sudan çıkardıktan sonra yorularak boğuldu ve Irak’ta mezhep ayrımlarının ötesinde bir kahraman olarak anıldı. Bağdat köprü faciası, 2003’teki ABD işgalinden sonraki Irak’ın o tarihe kadarki en büyük tek günlük can kayıplarından biri oldu.
2006 – ÇALINAN “ÇIĞLIK” VE “MADONNA” TABLOLARI İKİ YIL SONRA BULUNDU
Edvard Munch’un dünyaca ünlü Çığlık ve Madonna tabloları, 31 Ağustos 2006’da Norveç polisinin düzenlediği operasyonla bulundu. İki eser, 2004’te Oslo’daki Munch Müzesi’ne giren silahlı soyguncular tarafından ziyaretçilerin gözü önünde çalınmış ve iki yıldır kayıptı.
Polis tabloların nerede ve nasıl bulunduğunun ayrıntılarını açıklamadı; ancak eserlerin korkulandan daha iyi durumda olduğu belirtildi. Munch Müzesi için büyük bir travmaya dönüşen soygun böylece sanat tarihinin en çok konuşulan kayıp eser dosyalarından birinin mutlu sonuyla kapandı.
2010 – OBAMA, ABD’NİN IRAK’TAKİ MUHARİP GÖREVİNİN SONA ERDİĞİNİ AÇIKLADI
ABD Başkanı Barack Obama, 31 Ağustos 2010’da Beyaz Saray’daki Oval Ofis’ten yaptığı konuşmayla Amerikan ordusunun Irak’taki muharip görevinin sona erdiğini açıkladı. Obama, 2003’te başlayan Operation Iraqi Freedom’ın sona erdiğini ve Irak’ın güvenliğinde başlıca sorumluluğun artık Irak güçlerine geçtiğini duyurdu. Göreve geldiğinden beri yaklaşık 100 bin Amerikan askerinin Irak’tan çekildiğini, yüzlerce üssün Irak makamlarına devredildiğini de belirtti.
Ancak bu açıklama Irak Savaşı’nın veya ABD’nin ülkedeki askerî varlığının tamamen sona erdiği anlamına gelmiyordu. Yaklaşık 50 bin Amerikan askeri, Irak güvenlik güçlerini eğitmek ve desteklemek, terörle mücadele operasyonlarına katılmak ve ABD personelini korumak amacıyla ülkede kaldı; yeni görev dönemi Operation New Dawn adıyla sürdürüldü. ABD’nin kalan birliklerinin büyük bölümü ancak Aralık 2011’de Irak’tan çekildi. Bu nedenle 31 Ağustos 2010, savaşın bitişinden çok ABD’nin Irak’taki geniş çaplı muharip operasyonlarının resmen sona erdiği tarih olarak kabul edilmeli.
2014 – HOLLYWOOD’UN EN BÜYÜK DİJİTAL MAHREMİYET SKANDALLARINDAN BİRİ PATLADI
Jennifer Lawrence başta olmak üzere çok sayıda ünlü kadına ait çalınmış özel fotoğraflar 31 Ağustos 2014’te internette yayıldı. Lawrence’ın temsilcisi görüntülerin çalındığını doğrularken olayı açık bir mahremiyet ihlali olarak nitelendirdi; olay daha sonra “Celebgate” adıyla anıldı.
Skandal, bulut depolama sistemlerinin güvenliği ve dijital mahremiyet konusunda dünya çapında tartışma yarattı. Apple daha sonraki soruşturmasında kendi sistemlerinde genel bir güvenlik açığı bulunmadığını, bazı ünlülerin hesaplarının kullanıcı adı, parola ve güvenlik sorularını hedefleyen saldırılarla ele geçirildiğini açıkladı.
2016 – BREZİLYA’NIN İLK KADIN DEVLET BAŞKANI DILMA ROUSSEFF GÖREVDEN ALINDI
Brezilya Senatosu, 31 Ağustos 2016’da 61’e karşı 20 oyla Dilma Rousseff’in devlet başkanlığı görevinden alınmasına karar verdi. Rousseff bütçe mevzuatıyla ilgili “sorumluluk suçları”ndan mahkûm edilirken, siyasi haklarını sekiz yıl kaybetmesi yönündeki ayrı oylama kabul edilmedi.
Rousseff ve destekçileri süreci “parlamenter darbe” olarak nitelendirirken görevden alınmasını destekleyenler anayasal bir impeachment süreci olduğunu savundu. Aynı gün Michel Temer resmen Brezilya Devlet Başkanı oldu.
2022 – BM, UYGURLARLA İLGİLİ TARİHÎ SİNCAN RAPORUNU YAYIMLADI
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 31 Ağustos 2022’de Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları uygulamalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmesini yayımladı. Raporda Uygurlar ve diğer çoğunluğu Müslüman topluluklara yönelik keyfî ve ayrımcı gözaltıların boyutunun “uluslararası suçlar, özellikle insanlığa karşı suçlar teşkil edebileceği” değerlendirmesine yer verildi.
Çin yönetimi rapordaki suçlamaları reddetti ve Sincan’daki politikalarını terörizm ve aşırıcılıkla mücadele çerçevesinde savundu. Buna rağmen BM raporu, Uygurların durumuna ilişkin uluslararası tartışmalarda en önemli resmî belgelerden biri haline geldi.
2025 – AFGANİSTAN’DA 6,0 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM: 1.992 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Afganistan’ın doğusunu 31 Ağustos 2025 gecesi 6,0 büyüklüğünde bir deprem vurdu. Kunar, Nangarhar ve Laghman vilayetlerindeki dağ köyleri ağır yıkıma uğradı. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve diğer kurumların daha sonra hazırladığı ortak değerlendirmeye göre 1.992 kişi hayatını kaybetti, 3.631 kişi yaralandı ve 8.300’den fazla ev yıkıldı veya hasar gördü.
Dağlık arazide yolların heyelanlarla kapanması kurtarma çalışmalarını zorlaştırdı. Deprem, zaten uzun süredir savaş, yoksulluk ve insani krizle mücadele eden Afganistan’ın son yıllardaki en ölümcül doğal afetlerinden biri oldu.
KOCAELİ TARİHİNDE 31 AĞUSTOS
1840 – İZMİTLİ ESNAF VE TÜCCARDAN FAZLADAN GÜMRÜK VERGİSİ ALINMAMASI İSTENDİ
Osmanlı arşivlerinde bulunan 31 Ağustos 1840 tarihli bir belge, 19. yüzyıl İzmit’inin ticari hayatına ilişkin dikkat çekici bir ayrıntı taşıyor. Belgede İzmit halkının önemli bölümünün sanat ve ticaretle uğraştığı belirtilerek, esnaf ve tüccarın alıp sattığı mallardan belirlenen tarifenin dışında fazladan gümrük vergisi alınmaması istendi.
Kocaeli Ansiklopedisi’nin aktardığı ve Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde C.ML. 320/13193 numarasıyla kayıtlı belge, İzmit’in henüz sanayi kentine dönüşmeden önce de bölgesel ticaret açısından önemli bir merkez olduğunu gösteren küçük ama değerli şehir tarihi kayıtlarından biri.
1893–1906 – 31 AĞUSTOS, KOCAELİ’DE OKUL AÇILIŞLARININ ÖZEL GÜNÜNE DÖNÜŞTÜ
- Abdülhamid döneminde 31 Ağustos’un padişahın tahta çıkış yıl dönümü olması, Kocaeli’de yeni okul binalarının açılışı için de özellikle tercih edilen bir tarih haline geldi. Bunun ilk dikkat çekici örneklerinden biri Gebze’de yaşandı. Halkın katkılarıyla yeniden yaptırılan Gebze Erkek Rüşdiye Mektebi’nin yeni binası 31 Ağustos 1893’te törenle açıldı ve yapıya “Mekteb-i Osmaniye ve Hamidiye” adı verildi.
Aynı gelenek sonraki yıllarda da sürdü. Kandıra Erkek Rüşdiye ve İbtidai Mektebi’nin yeni binası 31 Ağustos 1905’te, özellikle Abdülhamid’in cülûs yıl dönümüne denk getirilerek hizmete açıldı. Bir yıl sonra 31 Ağustos 1906’da Karamürsel Kız İbtidai Mektebi törenle açıldı. Okulun ilk başöğretmeni Necibe Havva Hanım’dı. Böylece yalnızca birkaç yıl içinde Gebze, Kandıra ve Karamürsel’de üç önemli eğitim kurumunun açılışının aynı güne denk gelmesi, 31 Ağustos’u Abdülhamid döneminde Kocaeli’nin eğitim tarihinde özel bir tarihe dönüştürdü.
1922 – BÜYÜK ZAFER’İN ERTESİ GÜNÜ KOCAELİ GRUBU’NA BURSA’YA İLERLEME EMRİ VERİLDİ
Başkomutan Meydan Muharebesi’nin Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanmasından yalnızca bir gün sonra, 31 Ağustos 1922 saat 09.00’da Batı Cephesi Komutanlığı Kocaeli Grup Komutanlığı’na yeni bir harekât emri gönderdi. Kocaeli Grubu’ndan hızla Orhangazi yönünde ilerlemesi, Bursa’ya ulaşması ve çekilmekte olan Yunan kuvvetlerinin Bursa-İzmir bağlantısını kesmeye çalışması istendi.
Halit Bey’in, namıdiğer Deli Halit Paşa’nın komutasındaki Kocaeli Grubu, Büyük Taarruz’dan önce de bölgedeki Yunan kuvvetlerini oyalayarak bunların Afyon cephesine kaydırılmasını engellemişti. 30 Ağustos zaferinin ardından verilen yeni emirle grup bu kez kuzeyden takip harekâtına katıldı. Böylece Dumlupınar’daki Büyük Zafer’in etkileri, ertesi sabah Kocaeli’den Bursa’ya uzanan cephede de doğrudan hissedilmeye başladı.
1969 – LEYLA ATAKAN VEREMLE MÜCADELE İÇİN ABD’YE GİTTİ
İzmit Belediye Başkanı Leyla Atakan, 31 Ağustos 1969’da Uluslararası Verem Savaş Derneği’nin daveti üzerine 15 günlük bir ziyaret için ABD’ye hareket etti. Atakan’ın bu yolculuğu sıradan bir belediye dış gezisi değildi; Türkiye’nin doğrudan halk tarafından seçilen ilk kadın belediye başkanı olan Atakan, siyasete girmeden önce de uzun yıllar Kocaeli’de veremle mücadele çalışmalarının içinde yer almıştı.
Kocaeli Verem Savaş Derneği’nde aktif görev üstlenen Atakan’ın ABD ziyareti, onun bugün daha az hatırlanan sosyal hizmet yönünü de ortaya koyuyor. Belediye başkanlığında İzmit’in altyapı ve kentleşme sorunlarıyla uğraşan Atakan, aynı zamanda sağlık ve sosyal yardım alanındaki gönüllü çalışmalarını sürdüren önemli yerel figürlerden biriydi.
1980 – İSMET PAŞA STADI’NDA İLK KEZ 1. LİG MAÇI OYNANDI
Tarihinde ilk kez Türkiye’nin en üst futbol ligine yükselen Kocaelispor, 31 Ağustos 1980’de İzmit’te Gaziantepspor’u ağırladı. İsmet Paşa Stadı’nda oynanan ve 0-0 sona eren karşılaşma, statta gerçekleştirilen ilk Türkiye 1. Ligi (bugünkü Süper Lig) maçı olarak kayıtlara geçti.
Kocaelispor’un en üst ligdeki ilk karşılaşması aslında bir hafta önce deplasmanda Mersin İdman Yurdu’na karşı oynanmıştı. 31 Ağustos karşılaşmasının Kocaeli tarihi açısından önemi, İzmit’in ilk kez en üst düzey lig futboluna ev sahipliği yapmasıydı.
1999 – 17 AĞUSTOS’TAN 14 GÜN SONRA KOCAELİ YİNE ŞİDDETLE SARSILDI
17 Ağustos Marmara Depremi’nin yaraları henüz sarılmaya çalışılırken, 31 Ağustos 1999’da Gölcük-İzmit bölgesinde yaklaşık 5,1–5,2 büyüklüğünde güçlü bir artçı deprem meydana geldi. Ana depremden yalnızca 14 gün sonra yaşanan sarsıntı, 17 Ağustos’un en büyük artçılarından biri oldu. Uluslararası deprem kayıtlarına göre bir kişi hayatını kaybetti, 166 kişi yaralandı; daha önce ağır hasar gören bazı yapılar da çöktü.
Kocaeli’de halk hâlâ çadır kentlerde yaşarken meydana gelen deprem büyük paniğe yol açtı. Aynı gün Körfez Belediye Başkanı Mehmet Turgut, artçıların sürmesi nedeniyle ilçedeki bütün inşaatların ikinci bir emre kadar durdurulmasını istedi. Yine 31 Ağustos 1999’da yürürlüğe giren 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile deprem bölgesindeki hasar tespitleri, hak sahipliği işlemleri, yeni yerleşim alanları ile geçici ve kalıcı konutların yapımını hızlandırmak amacıyla yeni düzenlemeler getirildi. Böylece 31 Ağustos, deprem felaketini yaşayan Kocaeli için hem yeni bir korkunun hem de yeniden yapılanma sürecinin önemli tarihlerinden biri oldu.
2007 – GEBZE’NİN İKİ DÖNEM BELEDİYE BAŞKANI AHMET PENBEGÜLLÜ HAYATINI KAYBETTİ
Gebze’nin yakın dönem siyasi ve yerel tarihinin en tanınmış isimlerinden Ahmet Penbegüllü, 31 Ağustos 2007’de hayatını kaybetti. 1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nden, 1999’da ise Fazilet Partisi’nden Gebze Belediye Başkanı seçilen Penbegüllü, 10 yıl boyunca iki dönem kenti yönetti.
Özellikle hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin yarattığı sorunlarla mücadele ettiği belediye başkanlığı yıllarında sosyal belediyecilik çalışmaları, parklar, spor yatırımları ve altyapı projeleriyle tanındı. Penbegüllü’nün en çok hatırlanan siyasi girişimlerinden biri ise yıllarca sürdürdüğü “Gebze il olsun” kampanyasıydı. Ölümünün ardından Gebze’de önemli bir bulvara adı verilen Penbegüllü, bugün de kentin yerel siyasi hafızasında “efsane başkan” olarak anılan isimlerden biri.
31 AĞUSTOS’TA DOĞANLAR
12 – ROMA’NIN EN KÖTÜ ŞÖHRETLİ İMPARATORLARINDAN CALIGULA DOĞDU
Roma İmparatoru Caligula, 31 Ağustos 12’de doğdu. 37-41 yılları arasındaki kısa saltanatı; acımasızlık, savurganlık ve sıra dışı davranışlarına ilişkin anlatılar nedeniyle Roma tarihinin en tartışmalı dönemlerinden biri oldu. 28 yaşındayken kendi muhafızları tarafından öldürüldü.
161 – “GLADYATÖR İMPARATOR” COMMODUS DOĞDU
Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un oğlu Commodus, 31 Ağustos 161’de doğdu. Gladyatör dövüşlerine tutkusu ve kendisini Herkül’le özdeşleştirmesiyle ünlenen hükümdar, popüler kültürde özellikle Gladiator filmindeki kurgusal versiyonuyla tanınıyor.
1569 – BABÜR İMPARATORU CİHANGİR DOĞDU
Babür hükümdarı Ekber Şah’ın oğlu Cihangir, 31 Ağustos 1569’da doğdu. 1605-1627 arasında hüküm süren Cihangir döneminde Babür İmparatorluğu gücünü korurken saray sanatı ve özellikle minyatür büyük gelişme gösterdi.
1821 – FİZİK İLE TIP ARASINDA KÖPRÜ KURAN HELMHOLTZ DOĞDU
Alman hekim ve fizikçi Hermann von Helmholtz, 31 Ağustos 1821’de Potsdam’da doğdu. Enerjinin korunumu ilkesinden görme ve işitme fizyolojisine, sinirlerdeki iletim hızının ölçülmesinden optiğe kadar pek çok alanda öncü çalışmalar yaptı; 19. yüzyıl biliminin en etkili isimlerinden biri oldu.
1868 – TÜRK TİYATROSUNUN ÖNCÜ YAZARLARINDAN MUSAHİPZADE CELAL DOĞDU
Oyun yazarı Musahipzade Celal, 31 Ağustos 1868’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Efendisi ve Fermanlı Deli Hazretleri gibi eserleriyle Osmanlı toplumunu mizah ve hicivle sahneye taşıdı; Türk tiyatrosunun önemli yerli yazarlarından biri oldu.
1870 – EĞİTİMDE BİR EKOL YARATAN MARIA MONTESSORI DOĞDU
İtalyan doktor ve eğitimci Maria Montessori, 31 Ağustos 1870’te doğdu. Çocuğun kendi hızında öğrenmesine, bağımsızlığına ve deneyim yoluyla gelişmesine dayanan Montessori eğitim yöntemi, bugün dünyanın dört bir yanındaki okullarda uygulanıyor.
1908 – PULITZER ÖDÜLLÜ WILLIAM SAROYAN DOĞDU
Ermeni asıllı Amerikalı yazar William Saroyan, 31 Ağustos 1908’de California’da doğdu. Ailesi Osmanlı döneminde Bitlis’ten ABD’ye göç etmişti. The Time of Your Life ile Pulitzer kazanan Saroyan, The Human Comedy ile de sinema dünyasında büyük başarı elde etti.
1917 – 1983 SEÇİMLERİNİN TANINAN İSMİ TURGUT SUNALP DOĞDU
Emekli Orgeneral Turgut Sunalp, 31 Ağustos 1917’de doğdu. 12 Eylül sonrasında kurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin genel başkanı olarak 1983 genel seçimlerine girdi; seçimleri Turgut Özal’ın ANAP’ı kazandı.
1928 – HOLLYWOOD’UN “SERT ADAMI” JAMES COBURN DOĞDU
Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu James Coburn, 31 Ağustos 1928’de doğdu. Yedi Silahşörler, Büyük Kaçış ve Demir Haç gibi filmlerle sinemanın unutulmaz sert adamlarından biri haline geldi.
1945 – KEMANIN YAŞAYAN EFSANELERİNDEN ITZHAK PERLMAN DOĞDU
Dünyaca ünlü kemancı Itzhak Perlman, 31 Ağustos 1945’te doğdu. Çok sayıda Grammy kazanan sanatçı, klasik müziğin dünya çapında en tanınmış virtüözlerinden biri oldu.
1945 – “BROWN EYED GIRL”ÜN YARATICISI VAN MORRISON DOĞDU
Kuzey İrlandalı şarkıcı ve besteci Van Morrison, 31 Ağustos 1945’te doğdu. “Brown Eyed Girl” ve Astral Weeks gibi eserlerle rock, blues, soul ve folk müziğin en etkili isimlerinden biri haline geldi.
1948 – SCORPIONS’IN KURUCUSU RUDOLF SCHENKER DOĞDU
Alman gitarist Rudolf Schenker, 31 Ağustos 1948’de doğdu. 1965’te kurduğu Scorpions, “Still Loving You”, “Rock You Like a Hurricane” ve “Wind of Change” gibi parçalarla dünyanın en tanınmış rock gruplarından birine dönüştü.
1948 – FENERBAHÇE’NİN EFSANE İSİMLERİNDEN SERKAN ACAR DOĞDU
Eski millî futbolcu Serkan Acar, 31 Ağustos 1948’de doğdu. Futbolculuk kariyerini Fenerbahçe’de geçiren Acar, sarı-lacivertli formayla beş lig şampiyonluğu yaşadı; daha sonra kulüpte yöneticilik ve genel müdürlük yaptı.
1949 – HOLLYWOOD YILDIZI RICHARD GERE DOĞDU
Amerikalı oyuncu Richard Gere, 31 Ağustos 1949’da doğdu. American Gigolo, An Officer and a Gentleman ve özellikle Julia Roberts’la başrolü paylaştığı Pretty Woman ile Hollywood’un en tanınmış yıldızlarından biri oldu.
1955 – 122 YARIŞ ÜST ÜSTE KAYBETMEYEN EDWIN MOSES DOĞDU
Amerikalı atlet Edwin Moses, 31 Ağustos 1955’te doğdu. 400 metre engellide iki Olimpiyat altını kazanan Moses, 1977-1987 arasında 122 yarış üst üste yenilmeyerek atletizm tarihinin en sıra dışı serilerinden birine imza attı.
1970 – ÜRDÜN KRALİÇESİ RANIA DOĞDU
Ürdün Kraliçesi Rania el Abdullah, 31 Ağustos 1970’te Kuveyt’te doğdu. 1993’te dönemin Prensi Abdullah’la evlenen Rania; eğitim, kadın ve çocuk hakları alanındaki çalışmalarıyla dünyanın en tanınan kraliyet ailesi üyelerinden biri oldu.
1971 – “BITİRİM İKİLİ”NİN YILDIZI CHRIS TUCKER DOĞDU
Amerikalı oyuncu ve komedyen Chris Tucker, 31 Ağustos 1971’de doğdu. Jackie Chan’le başrolünü paylaştığı Rush Hour/Bitirim İkili filmlerindeki Dedektif James Carter rolüyle dünya çapında tanındı.
1977 – OYUNCU VE MANKEN ARZU YANARDAĞ DOĞDU
Arzu Yanardağ, 31 Ağustos 1977’de İstanbul’da doğdu. Modellikle başladığı kariyerini oyunculukla sürdüren Yanardağ, çok sayıda televizyon dizisi, sinema filmi ve tiyatro yapımında rol aldı.
1985 – TÜRKİYE’NİN İKİ MICHELIN YILDIZLI ŞEFİ FATİH TUTAK DOĞDU
Şef Fatih Tutak, 31 Ağustos 1985’te İstanbul’da doğdu. Dünyanın önemli mutfaklarında çalıştıktan sonra İstanbul’da açtığı TURK Fatih Tutak, Michelin Rehberi’nde iki yıldız alan Türkiye’nin öncü restoranlarından biri oldu.
1985 – MABEL MATİZ DOĞDU
Gerçek adı Fatih Karaca olan Mabel Matiz, 31 Ağustos 1985’te Mersin’de doğdu. Diş hekimliğini bırakarak müziğe yönelen sanatçı; kendine özgü sözleri, müzik tarzı ve sahne dünyasıyla son yılların en dikkat çekici Türk pop müziği isimlerinden biri oldu.
1985 – SUUDİ ARABİSTAN VELİAHT PRENSİ MUHAMMED BİN SELMAN DOĞDU
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, 31 Ağustos 1985’te Riyad’da doğdu. 2017’de veliaht prens olan Bin Selman, ekonomik dönüşüm programı Vision 2030 ve ülkenin iç ve dış politikasındaki belirleyici rolüyle günümüz Orta Doğu’sunun en etkili siyasi figürlerinden biri haline geldi.
31 AĞUSTOS’TA HAYATINI KAYBEDENLER
870 – “SAHİH-İ BUHÂRΔNİN YAZARI BUHÂRÎ ÖLDÜ
İslam dünyasının en önemli hadis âlimlerinden İmam Buhârî, 31 Ağustos’u 1 Eylül 870’e bağlayan gece Semerkant yakınlarındaki Hartenk’te hayatını kaybetti. el-Câmiu’s-Sahîh, Sünni İslam geleneğinin en güvenilir hadis kaynaklarından biri kabul ediliyor.
1811 – ADINI BEGONVİLE VEREN BOUGAINVILLE ÖLDÜ
Fransız denizci ve kâşif Louis Antoine de Bougainville, 31 Ağustos 1811’de öldü. Dünyayı dolaşan ilk Fransız seferlerinden birini yönetti; bugün bahçelerde gördüğümüz begonvil bitkisinin bilimsel adı da onun onuruna verildi. Bitkiyi keşfeden ise seferindeki botanikçi Philibert Commerson ve Jeanne Baret’ti.
1867 – “KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ”NİN ŞAİRİ BAUDELAIRE ÖLDÜ
Modern şiirin en etkili isimlerinden Charles Baudelaire, 31 Ağustos 1867’de Paris’te 46 yaşında öldü. Kötülük Çiçekleri ile şiirin dilini ve modern kent insanının edebiyattaki temsilini değiştirdi.
1920 – DENEYSEL PSİKOLOJİNİN KURUCULARINDAN WILHELM WUNDT ÖLDÜ
Alman bilim insanı Wilhelm Wundt, 31 Ağustos 1920’de hayatını kaybetti. 1879’da Leipzig Üniversitesi’nde kurduğu laboratuvar, genellikle dünyanın ilk deneysel psikoloji laboratuvarı kabul ediliyor; bu nedenle Wundt modern psikolojinin kurucu isimlerinden sayılıyor.
1927 – OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNİN TARTIŞMALI İSMİ ANDRANİK OZANYAN ÖLDÜ
Şebinkarahisar doğumlu Ermeni askerî lider Andranik Ozanyan, 31 Ağustos 1927’de ABD’de öldü. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı’ya karşı savaşan Ermeni gönüllü birliklerinin önde gelen komutanlarından olan Andranik, Ermenistan’da bugün de millî kahraman kabul edilen ancak Türk-Ermeni tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri.
1951 – TÜRKİYE’DE MODERN PSİKİYATRİNİN ÖNCÜSÜ MAZHAR OSMAN ÖLDÜ
Ordinaryüs Prof. Dr. Mazhar Osman Usman, 31 Ağustos 1951’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Türkiye’de modern psikiyatri ve nörolojinin temellerini atan isimlerden olan Mazhar Osman, Toptaşı Bimarhanesi’ni bugünkü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne dönüştüren hekimdi.
1963 – PİCASSO İLE KÜBİZMİ YARATAN GEORGES BRAQUE ÖLDÜ
Fransız ressam Georges Braque, 31 Ağustos 1963’te öldü. Pablo Picasso’yla birlikte geliştirdiği kübizm, 20. yüzyıl sanatının en büyük kırılmalarından birini yarattı.
1968 – “KÜÇÜK KARA BALIK”IN YAZARI SAMED BEHRENGİ ARAS’TA ÖLDÜ
Türkiye’de de kuşaklar boyunca okunan Küçük Kara Balık’ın yazarı Samed Behrengi, 31 Ağustos 1968’de henüz 29 yaşındayken Aras Nehri’nde boğularak hayatını kaybetti. İran Azerbaycanı’nda öğretmenlik yapan Behrengi’nin ölümü yıllarca kuşkulu bulundu ve siyasi cinayet olduğu iddiaları tartışıldı; ancak bu iddialar kesin olarak kanıtlanamadı.
1969 – HİÇ YENİLMEYEN AĞIR SIKLET ŞAMPİYONU ROCKY MARCIANO UÇAK KAZASINDA ÖLDÜ
Boks efsanesi Rocky Marciano, 31 Ağustos 1969’da küçük bir uçağın Iowa’da düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Ertesi gün 46 yaşına girecekti. Marciano profesyonel kariyerini 49 maçta 49 galibiyetle tamamlayarak ağır sıklet dünya şampiyonu olarak yenilgisiz emekli olmuştu.
1973 – SİNEMA TARİHİNİN DEV YÖNETMENİ JOHN FORD ÖLDÜ
The Grapes of Wrath, Stagecoach ve The Quiet Man gibi filmlerin yönetmeni John Ford, 31 Ağustos 1973’te hayatını kaybetti. Ford, En İyi Yönetmen Oscar’ını dört kez kazanarak bu kategorinin hâlâ rekor sahibi olan isimlerinden biri.
1985 – ORGAN NAKLİNİN BİLİMSEL TEMELLERİNE KATKI SAĞLAYAN NOBEL ÖDÜLLÜ BURNET ÖLDÜ
Avustralyalı virolog ve immünolog Frank Macfarlane Burnet, 31 Ağustos 1985’te hayatını kaybetti. Bağışıklık sisteminin kendi dokularıyla yabancı dokuları ayırt etmeyi nasıl öğrendiğine ilişkin “kazanılmış immünolojik tolerans” çalışmaları nedeniyle Peter Medawar’la birlikte 1960 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı. Bu çalışmalar daha sonra organ nakli bağışıklığının anlaşılmasında temel önem taşıdı.
1997 – PRENSES DIANA VE DODI FAYED PARİS’TE HAYATINI KAYBETTİ
Prenses Diana ve Dodi Fayed, 31 Ağustos 1997’de Paris’te meydana gelen trafik kazasında hayatlarını kaybetti. Diana’nın 36 yaşındaki ölümü dünya çapında büyük bir yas dalgasına ve paparazzilerin özel hayatı takip yöntemleri üzerine uzun yıllar sürecek tartışmalara yol açtı.
2005 – ATOM BOMBASI PROJESİNİ VİCDANEN TERK EDEN NOBELLİ FİZİKÇİ ROTBLAT ÖLDÜ
Fizikçi Joseph Rotblat, 31 Ağustos 2005’te 96 yaşında öldü. Manhattan Projesi’nde atom bombası üzerinde çalışırken Almanya’nın bomba geliştiremeyeceğinin anlaşılması üzerine projeden ayrıldı; hayatının geri kalanını nükleer silahsızlanmaya adadı ve 1995’te Nobel Barış Ödülü’nü aldı.
2019 – FORMULA 2 PİLOTU ANTHOINE HUBERT SPA’DAKİ KAZADA ÖLDÜ
Fransız yarış pilotu Anthoine Hubert, 31 Ağustos 2019’da Belçika’daki Spa-Francorchamps pistinde yapılan Formula 2 yarışındaki büyük kazada hayatını kaybetti. Henüz 22 yaşındaki Hubert’in ölümü Formula 1 ve alt serilerde güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
2020 – “TOMBALACI MEHMET” HALDUN BOYSAN SET İÇİN GİTTİĞİ ÜRGÜP’TE ÖLDÜ
Oyuncu ve seslendirme sanatçısı Haldun Boysan, 31 Ağustos 2020’de dizi çekimleri için bulunduğu Ürgüp’te geçirdiği kalp krizi sonucu 62 yaşında hayatını kaybetti. Boysan özellikle Kurtlar Vadisi’ndeki Tombalacı Mehmet rolüyle geniş kitlelerin hafızasına yerleşmişti.
2021 – TÜRK SANAT MÜZİĞİNİN USTA SESİ İNCİ ÇAYIRLI ÖLDÜ
Türk Sanat Müziği yorumcusu ve koro şefi İnci Çayırlı, 31 Ağustos 2021’de 86 yaşında hayatını kaybetti. Uzun yıllar TRT İstanbul Radyosu’nda çalışan Çayırlı, 1998’de Devlet Sanatçısı unvanı almıştı.
2021 – FERHAN ŞENSOY HAYATINI KAYBETTİ
Türk tiyatrosunun en özgün yazar ve oyuncularından Ferhan Şensoy, 31 Ağustos 2021’de 70 yaşında hayatını kaybetti. Ortaoyuncular’ın kurucusu olan Şensoy, yıllarca sahnelediği Ferhangi Şeyler ve kendine özgü dil oyunlarıyla Türk tiyatrosunda ayrı bir ekol yarattı; Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkul’dan devralıp Rasim Öztekin’e teslim etmişti.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

