Günün Tarihi / 8 Ağustos
8 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?
Uluslararası Kedi Günü
Dünyanın en yaygın evcil hayvanlarından kedilerin yaşam koşullarına ve korunmasına dikkat çekmek amacıyla 8 Ağustos, Uluslararası Kedi Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Hayvan Refahı Fonu tarafından 2002’de başlatılan günün çalışmalarını bugün International Cat Care yürütüyor. Kutlama yalnız evlerde yaşayan kedileri sevmekle sınırlı değil; sahipsiz kedilerin korunması, kısırlaştırılması, sağlık hizmetlerine ulaştırılması ve insanların kedilerin davranışlarını daha iyi anlaması gibi konulara da dikkat çekiyor.
ASEAN Günü
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ASEAN’ın kuruluş yıl dönümü, her yıl 8 Ağustos’ta ASEAN Günü olarak kutlanıyor. Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland’ın dışişleri bakanları, 8 Ağustos 1967’de Bangkok Bildirisi’ni imzalayarak örgütü kurdu. Günümüzde Güneydoğu Asya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliği kuruluşu olan ASEAN, yıl dönümünde resmî törenler, kültür etkinlikleri ve bölgesel dayanışmayı öne çıkaran programlar düzenliyor.
Tanzanya Çiftçiler Günü
Tanzanya’da 8 Ağustos, çiftçilerin ülke ekonomisine katkısını kutlayan resmî tatil Nane Nane Günü olarak kabul ediliyor. Svahili dilinde “nane nane”, “sekiz sekiz” anlamına geliyor ve doğrudan 8 Ağustos tarihini ifade ediyor. Günün çevresinde düzenlenen büyük tarım fuarlarında çiftçiler, hayvancılar, balıkçılar, araştırma kurumları ve tarım şirketleri yeni ürünlerini ve teknolojilerini sergiliyor.
Tayvan Babalar Günü
Tayvan’da Babalar Günü, birçok ülkeden farklı olarak 8 Ağustos’ta kutlanıyor. Tarihin seçilmesi bir kelime oyununa dayanıyor: Mandarincede sekiz sayısı “ba” diye okunuyor; 8 Ağustos’u ifade eden “ba ba” sözü de baba anlamına gelen “bàba” sözcüğüne benziyor. Resmî tatil olmayan gün, aile yemekleri, hediyeler ve babalara yönelik kutlamalarla yaygın biçimde yaşatılıyor.
8 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ
Aşağıdaki günlerin resmî veya uluslararası bir statüsü bulunmuyor. Çoğu özel gün takvimleri, ticari kampanyalar ve sosyal medya yoluyla yayılan eğlencelik kutlamalardan oluşuyor.
Mutluluk Olur Günü
“Mutlu İnsanların Gizli Topluluğu” adlı Amerikan oluşumu, 1999’da insanları mutlu olduklarını saklamamaya teşvik etmek amacıyla 8 Ağustos’u önce “Mutlu Olduğunu Kabul Et Günü” ilan etti. Daha sonra adı Mutluluk Olur Günü’ne çevrilen kutlama, insanların küçük sevinçlerini fark etmelerini ve mutluluklarını başkalarıyla paylaşmalarını öneriyor. Tarihin seçilmesinin nedeni, topluluğun ilk üyesinin 8 Ağustos 1998’de kaydolmuş olması.
Komşunun Verandasına Kabak Bırakma Günü
Yaz sonunda bahçesinde tüketebileceğinden fazla sakız kabağı yetiştirenlere çözüm olarak 8 Ağustos, “Komşunun Verandasına Gizlice Kabak Bırakma Günü” olarak kutlanıyor. Pensilvanyalı Tom Roy tarafından ortaya atılan eğlencelik gün, bahçıvanlara fazla ürünlerini gece kimse görmeden komşularının kapısına bırakmalarını öneriyor. Yardımlaşma ile küçük çaplı bir sebze komplosunu birleştiren kutlama, Amerikan özel gün takvimlerinin en tuhaf üyelerinden biri.
Uluslararası Sonsuzluk Günü
Sekiz rakamı yana çevrildiğinde sonsuzluk işaretine benzediği için yılın sekizinci ayının sekizinci günü, Uluslararası Sonsuzluk Günü olarak kutlanıyor. New Yorklu sokak filozofu Jean-Pierre Ady Fenyo’nun 1987’de başlattığı gün; matematiği, felsefeyi, sanatı, özgür düşünceyi ve hayatın anlamı üzerine konuşmayı teşvik ediyor. Kutlamanın resmî bir statüsü bulunmasa da 8/8 tarihinin görsel çağrışımı sayesinde özel gün takvimlerinde kalıcı bir yer edinmiş durumda.
Odie Günü
Garfield’ın saf, neşeli ve sürekli itilip kakılan köpek arkadaşı Odie, ilk kez 8 Ağustos 1978’de Jim Davis’in çizgi bandında göründü. Bu nedenle 8 Ağustos, çizgi roman hayranları tarafından Odie’nin doğum günü kabul ediliyor. Kutlamak isteyenlere eski Garfield bantlarını okumaları, Odie ürünleri toplamaları veya kedi ile köpeklerin aslında anlaşabileceğini hatırlamaları öneriliyor. Kurgusal bir köpeğin ilk göründüğü güne yıllık kutlama ayrılması, başlı başına tuhaf günler listesine girmesi için yeterli.
Dondurulmuş Krema Tatlısı Günü
ABD’de 8 Ağustos, dondurmaya benzeyen ancak yumurta sarısı içermesi nedeniyle daha yoğun ve yumuşak bir kıvama sahip olan “frozen custard” tatlısına ayrılıyor. Günün kim tarafından ve ne zaman oluşturulduğu bilinmiyor; daha çok tatlı dükkânlarının kampanyalarıyla yaşatılıyor. Bir yiyeceğin dondurmadan küçük bir tarif farkıyla ayrılan özel türüne ayrı bir gün verilmesi, kutlamanın “tuhaf” niteliğini yeterince açıklıyor.
870 – Şarlman’ın imparatorluğunun yeniden bölünmesi ileride Fransa ile Almanya’ya dönüşecek iki siyasi dünyanın sınırlarını belirginleştirdi
Şarlman’ın torunları arasında bölünen imparatorluğun ortasında kalan topraklar, hükümdar II. Lothar’ın varis bırakmadan ölmesinin ardından 8 Ağustos 870’te imzalanan Meerssen Antlaşması’yla doğudaki ve batıdaki iki krallık arasında paylaşıldı. Bugünkü Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Fransa ve Almanya’nın bazı bölgelerini kapsayan paylaşım, o tarihte henüz kurulmamış olan Fransa ile Almanya’nın siyasi sınırlarının şekillenmesine katkı sağladı ve iki ülke arasında yüzyıllarca sürecek sınır mücadelelerinin tarihsel zeminlerinden birini oluşturdu.
1503 – İngiltere ile İskoçya’yı aynı hükümdarın yönetiminde buluşturacak hanedan evliliği Edinburgh’da yapıldı
İskoçya Kralı IV. James, İngiltere Kralı VII. Henry’nin 13 yaşındaki kızı Margaret Tudor’la 8 Ağustos 1503’te Edinburgh’daki Holyrood Manastırı’nda evlendi. “Devedikeni ile Gülün Evliliği” olarak anılan bu birliktelikten doğan soyun devamında, çiftin torununun oğlu İskoçya Kralı VI. James, İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth’in varis bırakmadan ölmesi üzerine 1603’te İngiltere tahtına da çıktı. Böylece İngiltere ile İskoçya ayrı devletler olarak kalmayı sürdürse de iki ülkenin taçları ilk kez aynı hükümdarda birleşti; bu gelişme 1707’de Büyük Britanya Krallığı’nın kurulmasına uzanan yolun en önemli adımlarından biri oldu.
1526 – Osmanlı ordusu Macaristan’ın kapılarından Uyluk Kalesi’ni alarak Mohaç’a giden yolu açtı
Kanûnî Sultan Süleyman’ın Macaristan seferi sırasında kuşatılan Uyluk Kalesi, 8 Ağustos 1526’da Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti. Bugün Hırvatistan sınırları içinde bulunan ve İlok adıyla bilinen kale, Tuna çevresindeki geçiş yollarını denetleyen önemli bir savunma noktasıydı. Uyluk’un alınması Osmanlı ordusunun Macaristan içlerine ilerlemesini kolaylaştırdı; Kanûnî’nin kuvvetleri üç hafta sonra Mohaç Ovası’nda Macar ordusunu yenerek Orta Avrupa’nın siyasi dengesini değiştirecek büyük zaferi kazandı.
1553 – Bulaşıcı hastalıkların yayılma yollarını modern mikrop kuramından yüzyıllar önce açıklayan Girolamo Fracastoro öldü
İtalyan hekim, şair ve doğa bilgini Girolamo Fracastoro, bulaşıcı hastalıkların gözle görülemeyen küçük “hastalık tohumları” aracılığıyla yayıldığını savundu. 1546’da yayımladığı eserinde bulaşmanın doğrudan temasla, hastanın kullandığı giysi ve eşyalar üzerinden ya da uzaktan gerçekleşebileceğini belirterek modern enfeksiyon anlayışının öncülerinden biri oldu. Fracastoro ayrıca 1530 tarihli şiirinde kullandığı “Syphilis” adıyla frengi hastalığının bilim dünyasında bugün de kullanılan adını verdi. 8 Ağustos 1553’te hayatını kaybetti.
1648 – Yedi yaşında Osmanlı tahtına çıkan IV. Mehmed’in otuz dokuz yıllık saltanatı başladı
Sultan İbrahim’in devlet adamları ve yeniçerilerin desteğiyle tahttan indirilmesinin ardından oğlu IV. Mehmed, 8 Ağustos 1648’de henüz yedi yaşındayken Osmanlı padişahı oldu. “Avcı” lakabıyla tanınan hükümdarın çocukluk yıllarında yönetim büyükannesi Kösem Sultan, annesi Turhan Sultan ve saray çevresinin elinde kaldı; devlet daha sonra Köprülü sadrazamları döneminde yeniden güç kazandı. Ancak 1683’teki İkinci Viyana Kuşatması’nın yenilgiyle sonuçlanmasının ardından başlayan askerî kayıplar IV. Mehmed’in iktidarını sarstı ve 1687’de tahttan indirilmesine yol açtı.
1786 – Mont Blanc’a ilk kez çıkılması modern dağcılık çağını başlattı
Chamonixli hekim Michel-Gabriel Paccard ile kristal arayıcısı Jacques Balmat, 8 Ağustos 1786’da Alplerin en yüksek zirvesi Mont Blanc’a ulaşmayı başardı. Dönemin insanlarının korkuyla yaklaştığı yüksek dağlardan birinin bilimsel merak ve keşif amacıyla aşılması, modern dağcılığın başlangıç noktalarından biri kabul ediliyor. Paccard zirvede hava basıncını ölçmeye çalışırken ikilinin başarısı Avrupa’da büyük yankı uyandırdı; dağlar zamanla yalnızca tehlikeli engeller değil, keşfedilecek ve tırmanılacak doğa alanları olarak görülmeye başlandı.
1876 – Thomas Edison’ın geliştirdiği delikli şablon sistemi belgelerin ucuza ve hızla çoğaltılmasının önünü açtı
Thomas Edison, elektrikli bir kalemle kâğıt üzerinde delikli şablon hazırlanmasını ve mürekkebin bu deliklerden geçirilerek aynı metnin çok sayıda kopyasının basılmasını sağlayan sisteminin patentini 8 Ağustos 1876’da aldı. Daha sonra geliştirilerek “mimeograph” adıyla satışa sunulan bu yöntem; fotokopi makinelerinden önce okullarda, devlet dairelerinde, şirketlerde ve küçük yayınlarda belgeleri çoğaltmanın en yaygın yollarından birine dönüştü.
1902 – Kuantum fiziğini görelilik kuramıyla birleştirerek antimaddeyi öngören Paul Dirac doğdu
İngiliz fizikçi Paul Dirac, atom ve atomdan daha küçük parçacıkların davranışını açıklayan kuantum fiziğinin kurucu isimlerinden biri oldu. Kuantum fiziğinde günlük hayatta alışık olduğumuz kesinlik geçerli değildir; bir parçacığın nerede bulunacağı veya nasıl davranacağı çoğu zaman tek bir kesin sonuçla değil, ihtimallerle açıklanır. Dirac, bu tuhaf atom altı dünyayı Einstein’ın özel görelilik kuramıyla birleştiren denklemi geliştirdi ve henüz gözlemlenmemişken antimaddenin varlığını öngördü. Çalışmaları kendisine Erwin Schrödinger’le birlikte 1933 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı.
1908 – Wilbur Wright’ın Fransa’daki gösteri uçuşu Avrupa’nın uçağın gerçekten çalıştığına inanmasını sağladı
Wilbur Wright, 8 Ağustos 1908’de Fransa’nın Le Mans kenti yakınlarındaki Hunaudières yarış pistinde Wright uçağıyla Avrupa’daki ilk halka açık gösteri uçuşunu gerçekleştirdi. Wright kardeşlerin 1903’ten beri kontrollü motorlu uçuş yaptıklarına ilişkin haberleri abartı veya aldatmaca sayan Fransız havacılar, uçağın dönüşlerini ve tam denetim altında uçuşunu görünce kuşkularını geri çekti. Gösteri, Wright kardeşleri bir gecede dünya çapında üne kavuşturdu ve insanlığın kontrollü motorlu uçuş çağına kesin olarak girdiğini gösterdi.
1909 – Padişahın yetkilerini sınırlayan anayasa değişiklikleri Osmanlı yönetimini parlamenter sisteme yaklaştırdı
31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasının ardından Kanun-ı Esasi’nin 24 maddesinde yapılan kapsamlı değişiklikler, 8 Ağustos 1909’da kabul edildi. Hükümetin Meclise karşı sorumluluğu güçlendirilirken padişahın Meclisi feshetmesi zorlaştırıldı ve yönetimde parlamentonun ağırlığı artırıldı. Kapsamı nedeniyle bazı hukukçular tarafından “1909 Anayasası” olarak da adlandırılan düzenleme, Osmanlı padişahını büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip anayasal bir hükümdara dönüştürme yönünde atılmış en önemli adım oldu.
1915 – Mustafa Kemal’in Anafartalar Grup Komutanlığına getirilmesi Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştirecek karşı taarruzların önünü açtı
İtilaf kuvvetlerinin Anafartalar ve Conkbayırı yönündeki saldırılarının Çanakkale savunmasını tehdit ettiği sırada Kurmay Albay Mustafa Kemal, 8 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar Grup Komutanlığına getirildi. Bölgedeki birliklerin komutasını devralan Mustafa Kemal, ertesi sabah başlattığı karşı taarruzla İngiliz kuvvetlerinin ilerleyişini durdurdu; 10 Ağustos’taki Conkbayırı hücumuyla düşmanı geri çekilmeye zorladı. Anafartalar zaferleri, Çanakkale Cephesi’nin aşılmasını önlerken Mustafa Kemal’i bütün ülkede tanınan bir komutana dönüştürdü.
1916 – Mustafa Kemal Paşa’nın komutasındaki harekâtla Bitlis, Rus ordusu ve ona bağlı Ermeni birliklerinin işgalinden kurtarıldı
Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus Kafkas Ordusu ve beraberindeki Ermeni birlikleri, aylar süren çatışmaların ardından 3 Mart 1916’da Bitlis’i işgal etti. Şehir halkının büyük bölümü göç etmek zorunda kalırken Bitlis, savaş ve işgal sırasında ağır bir yıkıma uğradı.
- Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Ağustos’ta verdiği taarruz emri üzerine 5. Piyade Tümeni, Şeyh Muhammed Diyauddin, Mutki Aşiret Reisi Hacı Musa Bey ve bölgedeki milis güçlerin desteğiyle ilerledi. Bitlis, 8 Ağustos 1916 sabahı yeniden Osmanlı ordusunun denetimine geçti ve beş ay beş gün süren işgal sona erdi. Kafkas Cephesi’nin önemli başarılarından biri olan bu tarih, Bitlis’te her yıl kentin kurtuluş günü olarak kutlanıyor.
1918 – Amiens Muharebesi Birinci Dünya Savaşı’nı sona erdirecek Yüz Gün Taarruzu’nu başlattı
İngiliz, Fransız, Kanada ve Avustralya birlikleri, 8 Ağustos 1918 sabahı yoğun sisin sağladığı gizlilikten yararlanarak Amiens yakınlarındaki Alman hatlarına büyük bir saldırı başlattı. Tankların, uçakların, topçunun ve piyadenin birlikte kullanıldığı harekât karşısında Alman savunması kısa sürede çözüldü ve binlerce asker esir düştü. Alman komutan Erich Ludendorff, bugünü “Alman ordusunun kara günü” olarak nitelendirdi. Amiens’le başlayan Yüz Gün Taarruzu, Alman ordusunu sürekli geri çekilmeye zorladı ve yaklaşık üç ay sonra imzalanan ateşkesle Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesine giden yolu açtı.
1919 – Yahya Kaptan, hapisten kaçırılan Kutülamare kahramanı Halil Kut Paşa’yı Tavşancıl üzerinden Anadolu’ya geçirdi
İngilizlerin baskısıyla İstanbul’daki Bekirağa Bölüğü’nde tutulan Halil Kut Paşa, Küçük Talat Bey ve Yarbay Şadi Bey, Karakol Cemiyetinin düzenlediği operasyonla 8 Ağustos 1919 sabahı kaçırıldı. Kutülamare’de İngiliz ordusunu teslim alan Halil Paşa ve beraberindekileri Çamlıca’da teslim alan Yahya Kaptan, kafileyi adamlarıyla birlikte Tavşancıl’a götürdü. Burada yaklaşık bir hafta gizlenen kaçaklar daha sonra Kocaeli güzergâhından Anadolu içlerine geçirildi. Halil Paşa, Mustafa Kemal Paşa’yla buluştuktan sonra Millî Mücadele adına Kafkasya ve Sovyet Rusya’yla ilişki kurulmasında görev aldı.
1919 – Rawalpindi Antlaşması Afganistan’ın dış politikasını bağımsız biçimde yürütmesini sağladı
Afganistan ile Britanya yönetimindeki Hindistan arasında imzalanan Rawalpindi Antlaşması, Üçüncü İngiliz-Afgan Savaşı’nı 8 Ağustos 1919’da sona erdirdi. Britanya, Afganistan’ın dış ilişkilerini başka bir devletin denetimi olmadan yürütme hakkını kabul ederek ülkenin tam bağımsızlığını fiilen tanıdı. Buna karşılık Afganistan, İngiliz Hindistanı’yla arasındaki tartışmalı Durand Hattı’nı sınır olarak kabul etti. Antlaşma, Afganistan’ın bağımsız bir devlet olarak uluslararası siyasete katılmasının başlıca dönüm noktalarından biri oldu.
1925 – Ku Klux Klan’ın Washington’daki kitlesel yürüyüşü ırkçı örgütün Amerikan toplumunda ulaştığı ürkütücü gücü gözler önüne serdi
Beyazların üstünlüğünü savunan, siyahları, Yahudileri, Katolikleri ve göçmenleri hedef alan Ku Klux Klan’ın on binlerce üyesi, 8 Ağustos 1925’te beyaz giysileriyle ABD’nin başkenti Washington’da yürüdü. Kongre binasından başlayarak Pennsylvania Bulvarı boyunca ilerleyen gösteri, örgütün yalnızca gizli saldırılar düzenleyen marjinal bir yapı olmadığını; milyonlarca üyeye ulaşmış, siyaset ve toplum üzerinde ciddi etki kurmuş bir kitle hareketine dönüştüğünü ortaya koydu. Amerikan demokrasisinin merkezinde düzenlenen bu gövde gösterisi, ülkedeki ırkçılığın ve ayrımcılığın 1920’lerde ulaştığı boyutun en çarpıcı simgelerinden biri oldu.
1925 – Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesine ve savaş yıllarındaki direnişine önderlik eden Aliya İzzetbegoviç doğdu
Bosnalı siyasetçi, düşünür ve hukukçu Aliya İzzetbegoviç, 8 Ağustos 1925’te Bosanski Şamac’ta doğdu. Yugoslavya döneminde siyasi düşünceleri nedeniyle iki kez hapse giren İzzetbegoviç, 1990’da Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyinin başına geçti. Ülkesinin bağımsızlığını ilan etmesiyle başlayan ve yüz binlerce insanın ölümüne veya yurdundan edilmesine yol açan Bosna Savaşı boyunca devletin siyasi liderliğini yürüttü. 1995’te savaşı sona erdiren Dayton Antlaşması’nı imzalayan İzzetbegoviç, Türkiye’de de “Bilge Kral” adıyla Bosna direnişinin simgelerinden biri olarak tanındı.
1928 – Cumhuriyet’in simgelerinden Taksim Cumhuriyet Anıtı 30 bini aşkın İstanbullunun katıldığı törenle açıldı
İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’nın yaptığı Taksim Cumhuriyet Anıtı, 8 Ağustos 1928’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Kâzım Özalp tarafından açıldı. Kurtuluş Savaşı’nı ve yeni kurulan Cumhuriyet’i iki ayrı cephesinde anlatan anıtın açılışını 30 bini aşkın İstanbullu izledi. Halktan toplanan bağışlarla tamamlanan eser, Cumhuriyet’in ilk büyük figüratif anıtlarından biri olurken Taksim’i de törenlerin, kutlamaların ve siyasal buluşmaların merkezindeki modern bir kent meydanına dönüştürdü.
1929 – Graf Zeppelin’in dünya turu hava yolculuğunun okyanusları ve kıtaları aşabileceğini kanıtladı
Döneminin en gelişmiş hava gemilerinden LZ 127 Graf Zeppelin, Komutan Hugo Eckener yönetiminde 8 Ağustos 1929’da ABD’nin New Jersey eyaletindeki Lakehurst üssünden dünya turuna başladı. Kırk kişilik mürettebatı, 20 yolcusu ve taşıdığı postalarla Atlas Okyanusu’nu, Avrupa’yı, Sovyetler Birliği’ni, Japonya’yı ve Büyük Okyanus’u aşan dev hava gemisi, 21 gün sonra yeniden Lakehurst’e ulaştı. Büyük Okyanus’un kuzeyini durmaksızın geçen ilk hava aracı da olan Graf Zeppelin’in yolculuğu, modern yolcu uçaklarından önce kıtalararası hava ulaşımının mümkün olduğunu göstererek bütün dünyada büyük ilgi uyandırdı.
1930 – Atatürk, bir çınar ağacını kestirmemek için köşkünü raylar üzerinde taşıtacak çalışmayı Yalova’da başlattı
Atatürk’ün Yalova’daki çiftliğinde bulunan köşkün yanındaki ulu çınarın dalları binaya dayanıp duvarlara zarar vermeye başlayınca ağacın kesilmesi gündeme geldi. Atatürk ise “Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak” diyerek dönemi için sıra dışı bir çözüm istedi. İstanbul Belediyesinden getirilen teknik ekip, 8 Ağustos 1930’da köşkün çevresini kazarak temeline ulaştı ve yapının altına tramvay rayları döşedi. Köşk santim santim ilerletilerek çınardan yaklaşık 4,8 metre uzaklaştırıldı; 10 Ağustos’ta tamamlanan çalışma sayesinde hem yapı hem de ağaç korundu. Bina o günden sonra “Yürüyen Köşk” adıyla anılmaya başladı.
1936 – Yeşilçam’ın zarif yıldızlarından ve Türk tiyatrosunun güçlü oyuncularından Çolpan İlhan doğdu
Tiyatro ve sinema oyuncusu Çolpan İlhan, 8 Ağustos 1936’da İzmir’de doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarının Tiyatro Bölümü ile Devlet Güzel Sanatlar Akademisinin Resim Bölümünü bitirdi; arkadaşlarıyla Akademi Tiyatrosunu kurarak sahne çalışmalarına başladı. 1957’de Kamelyalı Kadın filmiyle sinemaya adım atan İlhan, Yalnızlar Rıhtımı, Turist Ömer filmleri ve televizyonun ilk Aşk-ı Memnu uyarlamasındaki Matmazel rolü dahil yaklaşık 300 yapımda oynadı. Sadri Alışık’la kurduğu sanat ailesinin yanı sıra kendi oyunculuk kariyeri ve yetiştirdiği genç sanatçılarla Türk tiyatrosu ve sinemasının kalıcı isimlerinden biri oldu.
1939 – Nazi zulmünden kaçan yüzlerce Yahudi mültecinin İzmir’de karaya çıkarılmaması savaş öncesindeki büyük mülteci trajedisinin Türkiye’ye yansıması oldu
Avrupa’da artan Nazi baskısından kaçarak İngiliz yönetimindeki Filistin’e ulaşmaya çalışan yüzlerce Yahudi mülteciyi taşıyan Panama bandıralı Parita gemisi, suyu, yakıtı ve erzağı tükenmek üzereyken 8 Ağustos 1939’da İzmir’e ulaştı. Türk yetkililer salgın hastalık ve göç mevzuatını gerekçe göstererek yolcuların karaya çıkmasına izin vermedi; limana yaklaşması engellenen gemi günlerce İzmir açıklarında bekledi. Yardım kuruluşları ve İzmir halkından bazı kişiler mültecilere yiyecek ve su ulaştırırken Parita, 14 Ağustos’ta Filistin’e doğru yeniden yola çıktı. Nazi zulmünden kaçan insanların güvenli bir ülke bulamadan limandan limana sürüklenmesi, İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğindeki uluslararası kayıtsızlığın en acı örneklerinden biri oldu.
1942 – Gandhi’nin “Ya yapacağız ya öleceğiz” çağrısıyla Hindistan’dan Çık hareketi başladı
Hindistan Ulusal Kongresi, İngiliz sömürge yönetiminin ülkeden ayrılmasını isteyen Hindistan’dan Çık kararını 8 Ağustos 1942’de Bombay’da kabul etti. Mahatma Gandhi, toplantıda yaptığı konuşmada halka “Ya yapacağız ya öleceğiz” diye seslenerek bağımsızlık için şiddete başvurmadan sonuna kadar direnme çağrısı yaptı. Gandhi ve Kongre yöneticileri ertesi gün tutuklandı; buna rağmen grevler, gösteriler ve yeraltı faaliyetleri bütün ülkeye yayıldı. İngiliz yönetimi hareketi şiddetle bastırdı ancak artık Hindistan’ı savaş sonrasında eski sömürge düzeniyle yönetmenin mümkün olmadığı ortaya çıktı.
1945 – Sovyetler Birliği’nin Japonya’ya savaş ilan etmesi Pasifik Savaşı’nın sonunu hızlandırdı
Sovyetler Birliği, 8 Ağustos 1945’te Japonya’ya savaş ilan ederek iki ülke arasındaki tarafsızlık dönemini sona erdirdi. Yaklaşık bir buçuk milyon Sovyet askeri ertesi gün Japon işgali altındaki Mançurya’ya girerek Japon ordusuna karşı büyük bir saldırı başlattı. Hiroşima’ya atom bombası atılmasından iki gün sonra, Nagasaki bombardımanıyla aynı gün başlayan Sovyet harekâtı Japonya’yı hem askerî yenilgi hem de ülkenin Sovyetler tarafından işgal edilmesi tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Birkaç gün içinde Mançurya’daki Japon savunmasının çökmesi, Tokyo yönetiminin teslim olma kararını hızlandıran başlıca gelişmelerden biri oldu.
1945 – Nürnberg yargılamalarının hukuki temelini kuran Londra Antlaşması imzalandı
ABD, Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve Fransa, Nazi Almanyası’nın önde gelen yöneticilerini yargılamak üzere 8 Ağustos 1945’te Londra Antlaşması’nı imzaladı. Antlaşmaya eklenen Nürnberg Şartı’yla Uluslararası Askerî Mahkeme kuruldu; barışa karşı suçlar, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar mahkemenin yetki alanına alındı. Devlet yöneticilerinin veya askerlerin yalnızca emir aldıklarını söyleyerek sorumluluktan bütünüyle kurtulamayacağı ilkesi güçlendirildi. Bu düzenleme, Nürnberg davalarının yanı sıra sonraki uluslararası ceza mahkemelerinin ve çağdaş savaş suçları hukukunun temelini oluşturdu.
1949 – Türkiye’nin Avrupa’nın demokrasi ve insan hakları sistemine katılmasını sağlayan Avrupa Konseyi üyelik süreci başladı
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruyacak ortak bir yapı oluşturmak amacıyla kurulan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ilk toplantısını 8 Ağustos 1949’da Fransa’nın Strazburg kentinde yaptı. Toplantıda Türkiye, Yunanistan ve İzlanda örgüte katılmaya davet edildi; Türkiye ertesi gün konseye üye olarak toplantılara katıldı. Böylece Türkiye, savaş sonrasında Avrupa’yla kurduğu ilk kurumsal bağlardan birini oluşturdu ve daha sonra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin merkezinde yer alacağı hukuk düzenine dahil oldu.
1951 – Cumhuriyet’in ülke çapındaki halk eğitimi ve kültür ağı Halkevleri Demokrat Parti iktidarında kapatıldı
Okuma yazma kurslarından kütüphanelere, tiyatrodan müziğe, spordan konferanslara kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren Halkevleri ve Halkodalarının kapatılmasını sağlayan 5830 sayılı kanun, 8 Ağustos 1951’de TBMM’de kabul edildi. Demokrat Parti yönetimi, tek parti döneminde kamuya ait taşınmazların CHP’ye aktarılmış olduğunu savunurken CHP, düzenlemeyi Cumhuriyet’in önemli kültür kurumlarından birinin siyasi gerekçelerle tasfiyesi olarak değerlendirdi. Kanunun yürürlüğe girmesiyle ülke genelindeki 478 Halkevi ile 4 bin 322 Halkodasının faaliyetlerine son verildi; binaları ve mal varlıkları eski sahiplerine veya Hazineye devredildi. İzmit Halkevi de bu düzenlemeyle kapatıldı.
1953 – Kocaeli’nin koro ve müzik eğitimine yıllarca emek veren Feridun Aslan doğdu
Koro şefi, akademisyen ve besteci Feridun Aslan, 8 Ağustos 1953’te doğdu. İstanbul Eğitim Enstitüsünden mezun olduktan sonra İpraş 50. Yıl, Mimar Sinan ve İzmit liselerinde müzik öğretmenliği yaptı. Soroptimist Çoksesli Gençlik Korosu ile KYÖD Çoksesli Korosunu kurup yöneten Aslan, 1997’de Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde göreve başladı. Koro ve piyano dersleri verdi, Müzik Bölümü yöneticiliğinde bulundu ve 2006’da Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarının kurucu kadrosunda yer aldı. Besteleri, yetiştirdiği öğrenciler ve kurduğu korolarla Kocaeli’nin müzik yaşamının gelişmesine önemli katkı sağladı.
1963 – Büyük Tren Soygunu planlanışı, milyonluk ganimeti ve kaçak suçlularıyla Britanya’nın en ünlü suç vakalarından birine dönüştü
On beş kişilik bir çete, 8 Ağustos 1963 sabahı Glasgow-Londra posta trenini sahte kırmızı sinyalle durdurdu. Makinisti başından yaralayan soyguncular, yaklaşık 2,3 milyon sterlin taşıyan vagonları yakındaki bir köprüye götürerek 120 çuval dolusu parayı araçlara yükledi. Çetenin saklandığı çiftlikte gerçek paralarla Monopoly oynaması, oyun tahtasında ve bir ketçap şişesinde bıraktıkları parmak izlerinin bulunmasına yol açtı. Soyguncuların çoğu yakalandı; ancak cezaevinden kaçıp yıllarca Brezilya’da yaşayan Ronnie Biggs olayın en tanınmış ismine dönüştü.
1964 – Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi olan İzmit doğumlu Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Kıbrıs’ta esir düştükten sonra öldürüldü
Kıbrıs Rum kuvvetlerinin Erenköy’deki Türk direnişini ortadan kaldırmaya yönelik saldırısını durdurmak amacıyla 8 Ağustos 1964’te düzenlenen hava harekâtına katılan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in F-100 savaş uçağı, yerden açılan uçaksavar ateşiyle vuruldu. Paraşütle atlayarak kurtulan Topel, Rum kuvvetlerince esir alındı ve aynı gün hayatını kaybetti. Rum yönetimi yaralı olarak götürüldüğü hastanede öldüğünü ileri sürerken naaşının teslim edilmesinden sonra yapılan incelemelerde ağır işkence izleri bulundu ve Türkiye, Topel’in savaş hukukuna aykırı biçimde öldürüldüğünü açıkladı. 2 Eylül 1934’te İzmit’te doğan Cengiz Topel, Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi olarak Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin ortak hafızasında yer aldı.
1969 – Müzik tarihinin en tanınmış albüm kapaklarından Abbey Road, Londra’daki bir yaya geçidinde yalnızca altı karede çekildi
The Beatles üyeleri John Lennon, Ringo Starr, Paul McCartney ve George Harrison, 8 Ağustos 1969’da Londra’daki Abbey Road Stüdyolarının önünde bulunan yaya geçidine çıktı. Fotoğrafçı Iain Macmillan, grubun karşıdan karşıya yürüdüğü altı kare çekti ve üyelerin adımlarının en uyumlu göründüğü beşinci fotoğraf albüm kapağı olarak seçildi. Üzerinde grubun veya albümün adının bile bulunmadığı kapak, sayısız sanatçı, turist ve reklam tarafından taklit edilerek popüler kültür tarihinin en tanınan görüntülerinden birine dönüştü.
1974 – ABD tarihinde görevinden ayrılan ilk başkan olan Richard Nixon Watergate skandalı nedeniyle istifa edeceğini açıkladı
ABD Başkanı Richard Nixon, Demokrat Partinin Watergate binasındaki merkezine yapılan baskının Beyaz Saray’la bağlantısını örtbas etmeye çalıştığını gösteren ses kayıtlarının ortaya çıkması ve Kongrede görevden alınmasının kaçınılmaz hâle gelmesi üzerine 8 Ağustos 1974’te televizyondan istifa edeceğini açıkladı. Nixon’ın istifası ertesi gün öğle saatlerinde yürürlüğe girdi ve Başkan Yardımcısı Gerald Ford devlet başkanlığı görevini devraldı. Böylece Nixon, Amerikan tarihinde görevinden istifa eden ilk ve bugüne kadar tek başkan oldu; Watergate skandalı ise basının, yargının ve Kongrenin iktidarı denetleme gücünün en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
1974 – Türk tiyatrosunun kuruluş kuşağında yer alan ve Süt Kardeşler oyunuyla Yeşilçam’a da kaynaklık eden Galip Arcan öldü
Tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, oyun yazarı ve çevirmen İsmail Galip Arcan, 8 Ağustos 1974’te İstanbul’da hayatını kaybetti. On beş yaşında sahneye çıkan Arcan, 1914’te Darülbedayi’ye katıldı; daha sonra İstanbul Şehir Tiyatrolarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. Kral Lear, Cimri, Kral Oidipus ve Bir Kavuk Devrildi gibi çok sayıda oyunda rol aldı; konservatuvarda diksiyon dersleri verdi. Erken dönem Türk sinemasında “Bican Efendi” tiplemesiyle tanınan Arcan’ın 1926’da yayımladığı Süt Kardeşler adlı vodvili, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani romanıyla birleştirilerek Ertem Eğilmez’in 1976 tarihli aynı adlı filmine kaynaklık etti. Arcan, oyunları, çeviri ve uyarlamalarıyla Türk sahne sanatlarının gelişmesine önemli katkıda bulundu.
1975 – Tarihin en ölümcül baraj felaketlerinden biri Çin’de Banqiao Barajı’nın çökmesiyle yaşandı
Nina Tayfunu’nun getirdiği olağanüstü yağışlar, Çin’in Henan eyaletindeki Banqiao Barajı’nın 8 Ağustos 1975’te taşarak çökmesine yol açtı. Barajdan boşalan dev su kütlesi önüne çıkan yerleşimleri yuttu; bölgedeki 61 barajın daha yıkılmasıyla yaklaşık 12 bin kilometrekarelik alan sular altında kaldı ve milyonlarca insan felaketten etkilendi. En az 26 bin kişi sel sırasında hayatını kaybederken ulaşımın, haberleşmenin ve yardım sisteminin çökmesi nedeniyle baş gösteren açlık ve salgın hastalıklarla toplam can kaybının 170 bini aşmış olabileceği, bazı tahminlerde ise 230 bine ulaştığı belirtiliyor. Felaket, yalnız olağanüstü yağışların değil, yetersiz tahliye kapasitesinin, mühendislik kusurlarının ve halkın zamanında uyarılamamasının da sonucuydu.
1981 – Türkiye’nin ilk turistik havalimanı olarak kabul edilen Dalaman Havalimanı, Ege ve Akdeniz kıyılarını dünyaya açtı
Yapımına 1976’da başlanan Dalaman Havalimanı, 8 Ağustos 1981’de hizmete açıldı. Muğla’nın turizm bölgelerine ulaşımı büyük ölçüde kolaylaştıran havalimanı; Marmaris, Fethiye, Dalyan, Göcek ve çevresindeki tatil merkezlerinin doğrudan yurt dışından ziyaretçi kabul etmesinin önünü açtı. Dalaman’ın faaliyete geçmesiyle bölgedeki turizm yatırımları ve uluslararası hava trafiği hızla gelişirken havalimanı, Türkiye’nin güneybatı kıyılarının dünya turizm pazarına bağlanmasında temel ulaşım merkezlerinden birine dönüştü.
1981 – Tenis tarihinin en büyük şampiyonlarından Roger Federer doğdu
İsviçreli tenisçi Roger Federer, 8 Ağustos 1981’de Basel’de doğdu. Zarif oyun tarzı, tek elli backhand vuruşu ve korttaki sakinliğiyle tenis tarihinin en sevilen sporcularından biri olan Federer, kariyerinde 20 Grand Slam tekler şampiyonluğu kazandı. Sekiz Wimbledon zaferiyle erkeklerde turnuva rekorunu kırdı, toplam 103 ATP kupasına ulaştı ve dünya sıralamasının zirvesinde 310 hafta kaldı. Rafael Nadal ve Novak Djokovic’le oluşturduğu büyük rekabet, erkek tenisinin en parlak dönemlerinden birine damga vurdu.
1988 – Myanmar’daki 8.8.88 Ayaklanması askerî yönetime karşı ülke çapında bir demokrasi isyanına dönüştü
Öğrencilerin öncülük ettiği genel grev çağrısı üzerine yüz binlerce insan, tarihin uğurlu sayılan sekizlerden oluşması nedeniyle 8 Ağustos 1988’de Myanmar’ın kentlerinde sokaklara çıktı. İşçiler, memurlar, rahipler, kadınlar ve bazı askerler, 1962’den beri ülkeyi yöneten tek partili askerî rejimin sona ermesini ve çok partili demokrasiye geçilmesini istedi. Güvenlik güçlerinin göstericilere ateş açmasıyla başlayan baskıda can kaybının binlerle ifade edildiği belirtilse de kesin sayı hiçbir zaman belirlenemedi. Ayaklanma bastırıldı ancak Aung San Suu Kyi’nin ve Myanmar demokrasi hareketinin yükselişine zemin hazırladı.
1990 – Irak’ın Kuveyt’i ilhak ettiğini ilan etmesi Körfez krizini savaşa götüren süreci keskinleştirdi
Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak, 2 Ağustos’ta işgal ettiği Kuveyt’in Irak’la “kapsamlı ve ebedî biçimde birleştiğini” 8 Ağustos 1990’da açıkladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ertesi gün aldığı kararla ilhakın hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını ilan ederek Irak’ın derhâl geri çekilmesini istedi. Bağdat yönetiminin kararlara uymaması üzerine ABD öncülüğünde geniş bir uluslararası koalisyon kuruldu ve Ocak 1991’de Körfez Savaşı başladı. Kriz, Türkiye’nin güvenlik politikasını, ekonomisini ve Irak sınırındaki gelişmeleri de uzun yıllar etkileyecek yeni bir dönemin kapısını açtı.
1991 – Ay’da yürüyen sekizinci insan olan ve Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ni arayan James Irwin öldü
Apollo 15 görevinin Ay modülü pilotu James Irwin, 1971’de Ay yüzeyine inerek burada yürüyen sekizinci insan oldu. David Scott’la birlikte Ay’da kullanılan ilk otomobil olan Ay aracına bindi; yaklaşık üç gün süren çalışmalar sırasında kaya ve toprak örnekleri topladı. Uzay yolculuğunun ardından dinî inancı güçlenen Irwin, NASA’dan ayrılarak hayatını Hristiyanlık üzerine konuşmalar yapmaya adadı. Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarını bulmak amacıyla birkaç kez Türkiye’ye geldi ve Ağrı Dağı’nda araştırma gezilerine katıldı. 1982’deki tırmanışlarından birinde düşerek ağır yaralandı ancak aramalarından sonuç alamadı. Irwin, 8 Ağustos 1991’de geçirdiği kalp krizi sonucu 61 yaşında hayatını kaybetti.
1991 – Dünyanın en yüksek yapısı olan Varşova Radyo Kulesi bakım sırasında yapılan bir hata nedeniyle çöktü
Polonya’nın Gąbin kenti yakınlarında bulunan ve Varşova Radyo Kulesi adıyla tanınan 646 metre yüksekliğindeki yayın direği, 8 Ağustos 1991’de taşıyıcı çelik halatlarının değiştirilmesi sırasında çöktü. 1974’te hizmete giren kule, yüksekliğiyle Empire State Binası’nı ve dönemin bütün gökdelenlerini geride bırakarak 17 yıl boyunca dünyanın en yüksek insan yapısı unvanını taşıdı. Polonya devlet radyosunun yayınlarını ülkenin dışına kadar ulaştıran dev yapının yıkılması, mühendislik tarihinin en dikkat çekici bakım kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
1992 – Türkiye’nin en ağır sanayi facialarından biri Çorlu’daki tekstil fabrikasının yemekhanesinde yaşandı
Çorlu-Muratlı yolu üzerindeki Konyalılar Mensucat Fabrikasında, 8 Ağustos 1992’de işçilerin öğle yemeği yediği sırada büyük bir patlama meydana geldi. Yemekhanenin altındaki 1.500 tonluk su deposuna, daha aşağıdaki artezyen kuyusundan sızarak biriken metan gazının tutuşmasıyla binanın zemini çöktü; bazı işçiler patlamada ve enkaz altında, bazıları ise su deposuna düşerek hayatını kaybetti. İlk açıklamalarda 29 kişinin öldüğü ve 86 kişinin yaralandığı bildirildi; sonraki kayıtlarda facianın bilançosu 32 ölü ve 84 yaralı olarak kesinleşti. Teknik incelemelerde gazın muhtemelen yanan bir sigarayla tutuştuğu, denetim ve güvenlik eksikliklerinin de felaketin büyümesinde rol oynadığı belirtildi.
1992 – Metallica solistinin sahnede yanması ve Guns N’ Roses’ın konseri yarıda bırakması Montreal’i savaş alanına çevirdi
Metallica ile Guns N’ Roses’ın ortak turnesi kapsamında Montreal Olimpiyat Stadı’nda düzenlenen konser, 8 Ağustos 1992’de rock tarihinin en büyük sahne felaketlerinden birine dönüştü. Metallica solisti James Hetfield, Fade to Black şarkısı sırasında zamanlaması yanlış anlaşılan piroteknik düzeneğin alevlerinin içine girerek elinde ve kolunda ikinci ve üçüncü derece yanıklar oluşması üzerine hastaneye kaldırıldı. Metallica’nın konseri yarım kaldı; Guns N’ Roses ise uzun bir gecikmenin ardından sahneye çıktı ancak Axl Rose ses ve teknik sorunları gerekçe göstererek dokuz şarkı sonra konseri bitirdi. Öfkelenen seyirciler stadyumda ve çevrede yangınlar çıkardı, araçları devirdi ve polisle çatıştı; gece Montreal’in en kötü şöhretli konser olaylarından biri olarak tarihe geçti.
2000 – Bir savaş gemisini batıran ilk denizaltı H. L. Hunley, 136 yıl sonra denizden çıkarıldı
Amerikan İç Savaşı sırasında Konfederasyon kuvvetlerinin kullandığı el gücüyle çalışan H. L. Hunley, 17 Şubat 1864’te USS Housatonic’i batırarak savaşta bir düşman gemisini imha eden ilk denizaltı oldu. Ancak görevden dönüş yolunda sekiz kişilik mürettebatıyla birlikte kayboldu. Enkazı 1995’te deniz tabanındaki tortuların altında bulunan Hunley, yıllar süren hazırlıkların ardından 8 Ağustos 2000’de özel bir taşıyıcı sistemle bütün hâlinde yüzeye çıkarıldı. Denizaltının içindeki mürettebatın kalıntıları ve kişisel eşyalar, Amerikan İç Savaşı ve denizcilik teknolojisi üzerine önemli bilgiler sağladı.
2005 – Türkiye’de Dallas dizisinin Miss Ellie’si olarak tanınan Barbara Bel Geddes öldü
Amerikalı tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Barbara Bel Geddes, 8 Ağustos 2005’te 82 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’de 1980’li yıllarda TRT ekranlarında büyük ilgiyle izlenen Dallas dizisinde, Ewing ailesinin güçlü ve sağduyulu annesi Miss Ellie’yi canlandırarak tanındı. Bu rolüyle Emmy ve Altın Küre kazanan Bel Geddes, Dallas’tan önce de önemli bir sahne ve sinema kariyerine sahipti. I Remember Mama filmiyle Oscar’a aday gösterilmiş, Tennessee Williams’ın Kızgın Damdaki Kedi oyununun Broadway’deki ilk sahnelenişinde Maggie karakterini canlandırmış ve Alfred Hitchcock’un Vertigo filminde rol almıştı. Akciğer kanseri nedeniyle Maine’deki evinde öldü.
2008 – Pekin Olimpiyatları Çin’in yükselen küresel gücünü dünyaya gösteren görkemli törenle başladı
- Yaz Olimpiyat Oyunları, 8 Ağustos 2008’de Pekin’deki “Kuş Yuvası” olarak tanınan Ulusal Stadyum’da düzenlenen görkemli açılış töreniyle başladı. Yönetmen Zhang Yimou’nun hazırladığı gösteride Çin’in binlerce yıllık tarihi, yazıdan baruta ve pusulaya uzanan buluşları ile modernleşme iddiası yaklaşık 15 bin sanatçı ve görevlinin katıldığı dev bir koreografiyle anlatıldı. 204 ülke ve bölgeden 10 bin 942 sporcunun katıldığı oyunlar, Çin’in ekonomik yükselişini ve dünya sahnesinde üstlenmek istediği yeni rolü sergileyen büyük bir güç gösterisine dönüştü. 24 Ağustos’a kadar süren olimpiyatlarda 302 madalya yarışı düzenlendi; Michael Phelps’in sekiz altın madalyası ve Usain Bolt’un dünya rekorları oyunların unutulmaz başarıları arasında yer aldı.
Türkiye, Pekin Olimpiyatları’na 20’si kadın 68 sporcuyla katıldı. Serbest güreşçi Ramazan Şahin altın, tekvandocu Azize Tanrıkulu gümüş; güreşçi Nazmi Avluca, tekvandocu Servet Tazegül ve boksör Yakup Kılıç bronz madalya kazandı. Oyunlar tamamlandığında Türkiye’nin sekiz madalyası bulunuyordu; ancak halterci Sibel Özkan’ın bir, atlet Elvan Abeylegesse’nin iki gümüş madalyası sonraki yıllarda doping ihlalleri nedeniyle geri alındı ve geçerli toplam beş madalyaya düştü.
2022 – Grease filminde canlandırdığı Sandy karakteriyle kuşakların hafızasına yerleşen Olivia Newton-John öldü
İngiltere’de doğup Avustralya’da büyüyen şarkıcı ve oyuncu Olivia Newton-John, 8 Ağustos 2022’de 73 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’de de büyük ilgi gören 1978 yapımı Grease filminde John Travolta’nın canlandırdığı Danny’nin karşısındaki Sandy rolüyle dünya çapında ün kazandı. Filmde seslendirdiği You’re the One That I Want, Summer Nights ve Hopelessly Devoted to You gibi şarkılar popüler müzik tarihinin unutulmazları arasına girdi. Dört Grammy ödülü kazanan Newton-John, Physical başta olmak üzere solo şarkılarıyla da büyük başarı elde etti. 1992’den beri mücadele ettiği meme kanserinin ardından kanser araştırmalarına ve hastaların desteklenmesine yönelik çalışmalara öncülük etti.
2022 – Gordion adının yazılı olarak geçtiği ilk Frigce kitabe kamuoyuna duyuruldu
Ankara’nın Polatlı ilçesindeki Gordion antik kentinin yakınında bulunan Frigce yazıt, 8 Ağustos 2022’de kamuoyuna tanıtıldı. Yazıt gerçekte 2021 baharında çiftçi Mustafa Sivri tarafından tarla sürülürken bulunmuş, Haziran 2022’de Anadolu Medeniyetleri Müzesine taşınmıştı. Milattan önce üçüncü yüzyıla tarihlenen metinde kentin adı “Gordiyoy” biçiminde yer alıyordu. Böylece Friglerin başkenti olduğu bilinen arkeolojik alanın Gordion olduğu, ilk kez doğrudan o bölgede bulunan yazılı bir belgeyle de doğrulandı.
2022 – Fenerbahçe’nin simgeleşmiş 10 numaralı forması 17 yaşındaki Arda Güler’e verildi
Fenerbahçe, 8 Ağustos 2022’de futbol takımının 10 numaralı formasını altyapısından yetişen 17 yaşındaki Arda Güler’in giyeceğini açıkladı. Kulüp tarihinin Alex de Souza gibi yıldızlarıyla özdeşleşen formanın henüz kariyerinin başındaki genç bir oyuncuya verilmesi büyük ilgi uyandırdı ve Arda’ya duyulan güvenin simgesi olarak yorumlandı. Tekniği, oyun görüşü ve genç yaşta üstlendiği sorumlulukla kısa sürede Türk futbolunun en çok konuşulan isimlerinden birine dönüşen Arda Güler, ertesi yıl Real Madrid’e transfer oldu.
2023 – Hawaii’deki Maui yangını tarihi Lahaina kentini yok ederek ABD’nin son yüzyıldaki en ölümcül orman yangınına dönüştü
Hawaii’nin Maui adasında 8 Ağustos 2023’te başlayan ve şiddetli rüzgârlarla hızla yayılan yangınlar, özellikle tarihi Lahaina kentini birkaç saat içinde büyük ölçüde yok etti. İnsanların dar kıyı yollarında ve denize doğru kaçmaya çalıştığı felakette 102 kişi hayatını kaybetti; 2.200’den fazla yapı yıkıldı veya hasar gördü ve binlerce kişi evsiz kaldı. Yaklaşık 8 bin 800 dönüm alanı yakan Lahaina yangını, Hawaii tarihinin en ağır doğal felaketi ve ABD’de bir yüzyılı aşkın süredir yaşanan en ölümcül orman yangını olarak kayıtlara geçti. Kuraklık, yanıcı otlar, kasırga kaynaklı kuvvetli rüzgârlar, iletişim kesintileri ve tahliye sistemindeki aksaklıklar felaketin büyümesinde etkili oldu.
2025 – Azerbaycan ile Ermenistan’ın barış anlaşması metnini paraflaması Güney Kafkasya’da onlarca yıllık çatışmayı sona erdirme yolunda tarihî bir adım oldu
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 8 Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Washington’da bir araya geldi. İki ülkenin dışişleri bakanları, barışın kurulmasını ve devletler arası ilişkilerin tesisini öngören anlaşmanın üzerinde uzlaşılan metnini paraflarken Aliyev ve Paşinyan da sürecin devamını güvence altına alan ortak bildiriyi imzaladı. Bildiride sınırların karşılıklı tanınması, diplomatik ilişkilerin kurulması ve Azerbaycan’ı Nahçıvan’a Ermenistan üzerinden bağlayacak ulaşım hattının açılması yönündeki irade ortaya konuldu. Nihai anlaşma henüz imzalanmamış olsa da Washington buluşması, Karabağ anlaşmazlığı nedeniyle savaşlara sahne olan Güney Kafkasya’da kalıcı barış yolunda şimdiye kadar atılan en kapsamlı adımlardan biri oldu.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

