29 Temmuz Tarihte Bugün

44 Dakika Okuma
29 Temmuz Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 29 Temmuz

29 TEMMUZ’DA NELER KUTLANIYOR?

29 Temmuz’da dünyanın ortak gündeminde nesli tehlike altındaki kaplanlar ile basit ve ucuz bir tedavi sayesinde önlenebilecek çocuk ölümleri bulunuyor. Tayland kendi dilini, Romanya millî marşını, Faroe Adaları ulusal kimliğini kutlarken Peru’da bağımsızlık şenlikleri büyük bir geçit töreniyle tamamlanıyor.

Yok olmanın eşiğinden döndürülmeye çalışılan kaplanların günü kutlanıyor

29 Temmuz, Küresel Kaplan Günü ya da diğer adıyla Uluslararası Kaplan Günü olarak anılıyor. Gün, doğadaki kaplan sayısının yaklaşık 3 bin 200’e kadar düştüğü 2010 yılında düzenlenen St. Petersburg Kaplan Zirvesi’nde kabul edildi. Kaplanların yaşadığı ya da yakın geçmişte yaşadığı 13 ülke, kaçak avcılıkla mücadele etmek ve doğal yaşam alanlarını korumak amacıyla ortak hareket etme kararı aldı.

Yaklaşık bir yüzyıl önce doğada 100 bin kadar kaplan bulunduğu tahmin edilirken kaçak avcılık, ormansızlaşma ve yaşam alanlarının parçalanması bu sayıyı yüzde 95’e varan ölçüde azalttı. Bazı ülkelerde yürütülen koruma çalışmaları sonuç verse de kaplanın geleceği hâlâ güvence altında değil. Üstelik kaplanları korumak, onların yaşadığı geniş ormanları, su havzalarını ve aynı bölgelerdeki binlerce canlı türünü de korumak anlamına geliyor.

Bir bardak sıvıyla önlenebilecek ölümler için Dünya ORS Günü anılıyor

29 Temmuz, ishal nedeniyle yaşanan sıvı kaybına karşı kullanılan oral rehidratasyon solüsyonunun, kısaca ORS’nin önemini anlatmak amacıyla Dünya ORS Günü olarak anılıyor. Hindistan Pediatri Akademisinin 2001’de başlattığı bu farkındalık günü, Birleşmiş Milletler ya da Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilmiş resmî bir dünya günü değil; ancak özellikle çocuk sağlığı kuruluşları aracılığıyla birçok ülkeye yayıldı.

Doğru miktarda temiz suya karıştırılan glukoz ve tuzlardan oluşan ORS, bağırsakların kaybedilen suyu yeniden emmesini sağlıyor. UNICEF’in 2026 verilerine göre ishal olan çocukların yalnızca yüzde 22’si ORS ile birlikte çinko tedavisine ulaşabiliyor. Oysa bu iki ucuz tedavinin yaygınlaştırılması, çocukluk çağı ishallerine bağlı ölümlerin yüzde 93’e kadarını önleyebilir. Tıp tarihinin en hayat kurtarıcı buluşlarından birinin son derece basit bir karışım olması, günün asıl mesajını oluşturuyor.

Tayland, kendine özgü alfabesi ve dili için Ulusal Tay Dili Günü’nü kutluyor

Tayland’da 29 Temmuz, devlet tarafından kabul edilmiş Ulusal Tay Dili Günü. Tarih, Kral Bhumibol Adulyadej’in 29 Temmuz 1962’de Chulalongkorn Üniversitesinde dil bilimcilerle bir araya gelerek Taycanın doğru, açık ve özenli kullanılması üzerine yaptığı konuşmadan geliyor.

Tayland hükümeti, bu buluşmanın anısına 1999’da 29 Temmuz’u Ulusal Tay Dili Günü ilan etti. Okullarda şiir yazma, güzel konuşma, hikâye anlatma ve okuma yarışmaları düzenleniyor; yabancı sözcüklerin etkisi, yerel ağızların korunması ve dilin yeni kuşaklara aktarılması tartışılıyor. Böylece Tayland, yalnızca dilini değil, başka hiçbir büyük dilin kullanmadığı kendine özgü yazı sistemini de kutluyor.

Romanya, devrim günlerinden kalan millî marşını anıyor

Romanya’da 29 Temmuz, 1998 tarihli yasayla kabul edilen Millî Marş Günü. “Uyan, Rumen!” anlamına gelen Deșteaptă-te, române! adlı marşın, 1848 Devrimleri sırasında 29 Temmuz’da Râmnicu Vâlcea’da ilk kez resmî olarak seslendirildiği kabul ediliyor.

Andrei Mureșanu’nun özgürlük ve ulusal birlik çağrısı yapan şiirinden doğan eser, komünist yönetimin yıkıldığı 1989 günlerinde yeniden meydanlarda söylendi ve ardından Romanya’nın millî marşı oldu. Marş Günü; askerî törenler, konserler ve ülkenin farklı dönemlerde kullandığı marşların seslendirildiği etkinliklerle karşılanıyor.

Faroe Adaları’nın ulusal bayramında parlamento açılıyor, meydanlarda zincir dansı yapılıyor

Danimarka Krallığı bünyesindeki özerk Faroe Adaları, Aziz Olaf’ın anısına düzenlenen ulusal bayramını 28 ve 29 Temmuz’da kutluyor. Bayram, adını 29 Temmuz 1030’da ölen Norveç Kralı Aziz Olaf’tan alıyor. Orta Çağ’dan kalan dinî anma, zamanla Faroe halkının dilini, kültürünü ve ulusal kimliğini sergilediği büyük bir şenliğe dönüştü.

Başkent Torshavn’ın sokakları geleneksel kıyafetler giyen insanlarla doluyor; kürek yarışları, konserler, halk şarkıları ve el ele tutuşularak yapılan zincir dansları düzenleniyor. Viking dönemine kadar uzanan Faroe Parlamentosu da yaz tatilinin ardından 29 Temmuz’da törenle açılıyor. Kutlamalar, gece yarısı binlerce kişinin meydanda birlikte şarkı söylemesiyle sona eriyor.

Peru’nun bağımsızlık kutlamaları büyük geçit töreniyle tamamlanıyor

Peru’da 28 Temmuz’da başlayan bağımsızlık kutlamalarının ikinci günü de resmî tatil. 29 Temmuz’da başkent Lima’da düzenlenen Büyük Sivil-Askerî Geçit Töreni’ne silahlı kuvvetler, polis, tarihî birlikler, sivil kuruluşlar ve ülkenin farklı bölgelerinden kültür toplulukları katılıyor.

1821’de ilan edilen bağımsızlığın 205. yılı dolayısıyla 2026’daki törende de binlerce kişi Lima’nın Avenida Brasil caddesinde yürüyor; tarihî birliklere geleneksel danslar, Peru atları ve halk müziği toplulukları eşlik ediyor. Böylece iki günlük Fiestas Patrias, yalnızca askerî bir gösteriyle değil, Peru’nun farklı kültürlerini bir araya getiren büyük bir ulusal törenle tamamlanıyor.

 

29 TEMMUZ’UN TUHAF GÜNLERİ

Yağmuru bekle, rujunu sür ve tavuk kanatlarını acı sosa bula

29 Temmuz’un eğlenceli takviminde yağmur yağınca sevinen bir kasaba, rujunu bir kutlama gününe dönüştüren kozmetik dünyası ve tavuk kanadını şehir kimliğinin parçası yapan Buffalo bulunuyor. Bunların hiçbiri uluslararası kuruluşlarca kabul edilmiş resmî dünya günleri değil; yerel gelenekler ve ticari kutlama takvimleri aracılığıyla yaygınlaşmış günler.

Yağmur yağarsa kimsenin şemsiyesini açmak istemediği kasabanın günü

ABD’nin Pennsylvania eyaletindeki Waynesburg kasabası, her 29 Temmuz’da Yağmur Günü’nü kutluyor. Yerel anlatıya göre çiftçi Caleb Ely, 19. yüzyılın sonlarında eczacı William Allison’a doğum günü olan 29 Temmuz’da mutlaka yağmur yağdığını söyledi. Allison da bu iddiayı sınamak için her yıl o günkü hava durumunu kaydetmeye başladı.

1874’ten beri sürdürülen kayıtlara göre 2026’ya gelinceye kadar geçen 152 yılın 119’unda, yani yaklaşık yüzde 78’inde 29 Temmuz günü Waynesburg’a yağmur düştü. Kasaba 1979’dan bu yana sokak festivali, “Yağmur Günü Güzeli” seçimi ve ünlülerle yapılan şapka iddiaları düzenliyor. Dünyadaki açık hava festivallerinin çoğu yağmurdan korkarken Waynesburg’da yağmur yağmaması küçük bir hayal kırıklığı sayılıyor.

Buffalo halkı, bir zamanlar çorbaya atılan tavuk kanatlarını kutluyor

29 Temmuz, ABD’de Tavuk Kanadı Günü olarak biliniyor. Buffalo usulü kanatlar; kızartılmış tavuk kanatlarının tereyağı ve acı sosla karıştırılmasıyla hazırlanıyor. Bu tarifin 1964’te Buffalo’daki Anchor Bar’da Teressa Bellissimo tarafından yaygınlaştırıldığı kabul edilse de şehirde daha önce kanat satan başka lokantalar bulunduğu için ilk kimin yaptığı hâlâ tartışılıyor.

Tartışmasız olan bölüm, Buffalo Belediye Başkanı Stan Makowski’nin 1977’de 29 Temmuz’u Tavuk Kanadı Günü ilan etmesi. O döneme kadar genellikle çorba yapımında kullanılan ya da değersiz görülen kanatlar, Buffalo’nun en tanınmış yiyeceğine dönüşmüştü. Kutlamanın temel kuralı oldukça basit: Kanatların ne kadar acı olacağına karar vermek ve sos bulaşmış parmaklarla resmî görünmeye çalışmaktan vazgeçmek.

Ruj, güzellik sektörünün kendi özel gününe kavuşuyor

Kozmetik dünyası 29 Temmuz’u Ruj Günü olarak kutluyor. Günün daha önce de kullanıldığı biliniyor; ancak kimin başlattığı ve neden 29 Temmuz’un seçildiği belli değildi. Huda Beauty’nin kurucusu Huda Kattan, 2016’da özel gün takvimi National Day Calendar tarafından günün “modern kurucusu” olarak tanındı ve kutlamayı büyük bir kozmetik kampanyasına dönüştürdü.

O tarihten bu yana markalar yeni renklerini 29 Temmuz’da piyasaya çıkarıyor, indirimler ve ücretsiz ruj kampanyaları düzenliyor. Dolayısıyla Ruj Günü, tarihî bir gelenekten çok sosyal medya ile büyümüş modern bir pazarlama günü. Yine de kutlamanın önerdiği şey satış rakamlarından daha basit: Her zaman sürmeye cesaret edilemeyen o kırmızı, mor ya da turuncu ruju çekmeceden çıkarıp kullanmak.

 

1798 – Kitabesindeki tarihe göre, Gebze’nin tarihî Papucîzade Ahmed Ağa Çeşmesi yaptırıldı

Gebze’nin Osman Yılmaz Mahallesi’nde bulunan Papucîzade Ahmed Ağa Çeşmesi’nin kitabesinde 15 Safer 1213 tarihi yer alıyor. Bu tarih miladi takvime çevrildiğinde 29 Temmuz 1798’e karşılık geliyor.

Mermerden yapılan üç satırlık kitabe, İnsan Suresi’nin “Rableri onlara tertemiz bir içecek sunmuştur” anlamındaki 21’inci ayetiyle başlıyor; sonraki satırlarda çeşmeyi yaptıran Papucîzade Ahmed Ağa’nın adı ve tarih bulunuyor. Daha önce yazılı kaynaklarda yer almayan yapı, yerel araştırmacı Rıdvan Şükür’ün çalışmalarıyla yeniden gündeme getirildi. Gün, kitabenin takvim dönüşümüne dayandığı için kesin açılış tarihi değil, yapım kaydı olarak değerlendirilmelidir.

1832 – Mısır Valisi Kavalalı İbrahim Paşa, Osmanlı ordusunu Belen’de yenerek Anadolu’nun kapısını açtı

Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, Suriye’de art arda kazandığı zaferlerin ardından Anadolu’ya yöneldi. Mısır ordusu ile Serdar-ı Ekrem Ağa Hüseyin Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, 29 Temmuz 1832’de Antakya ile İskenderun arasındaki stratejik Belen Geçidi’nde karşılaştı.

İbrahim Paşa’nın birlikleri, Osmanlı ordusunun kanatlarını kuşatarak kısa sürede düzenini bozdu ve ağır bir yenilgiye uğrattı. Belen’in aşılmasıyla Çukurova’nın yolu açıldı; Mısır kuvvetleri Adana ve Tarsus’u ele geçirerek Anadolu içlerine ilerledi. Aynı yıl Konya’da kazanacakları yeni zafer, İbrahim Paşa’nın ordusunu İstanbul’u tehdit edebilecek bir güce dönüştürecekti.

1856 – Romantik müziğin en etkili bestecilerinden Robert Schumann hayatını kaybetti

Alman besteci, piyanist ve müzik eleştirmeni Robert Schumann, 29 Temmuz 1856’da Bonn yakınlarındaki Endenich’te, 46 yaşında hayatını kaybetti. “Çocuk Sahneleri”, “Karnaval” ve “Şairin Aşkı” gibi eserleriyle romantik müziğin duygu dünyasını belirleyen isimlerden biri oldu.

Schumann yalnızca besteleriyle değil, kurduğu Neue Zeitschrift für Musik dergisindeki yazılarıyla da müzik tarihini etkiledi. Chopin’in yeteneğini ilk fark eden eleştirmenlerden biri oldu; genç Johannes Brahms’ı geleceğin büyük bestecisi olarak tanıttı. Ağır ruhsal sorunlar yaşayan Schumann, 1854’te Ren Nehri’ne atlayarak yaşamına son vermeye çalışmış ve son iki yılını tedavi altında geçirmişti.

1885 – Sinemanın ilk “vamp kadın” yıldızlarından Theda Bara doğdu

Sessiz sinemanın ilk büyük kadın yıldızlarından Theda Bara, gerçek adıyla Theodosia Goodman, 29 Temmuz 1885’te ABD’nin Cincinnati kentinde doğdu. Baştan çıkarıcı, gizemli ve tehlikeli kadın rolleriyle “vamp” sözcüğünün sinema kültürüne yerleşmesini sağlayan isimlerden biri oldu.

Fox stüdyosu, Ohio’da doğan oyuncu için Mısır’da ya da Sahra’da dünyaya geldiği, büyü ve gizli bilimlerle ilgilendiği yönünde bütünüyle uydurma bir hayat hikâyesi hazırladı. Bara’nın oynadığı 40’tan fazla filmin büyük bölümü, 1937’deki Fox arşiv yangınında yok oldu. Böylece sessiz sinemanın en ünlü yıldızlarından birinin kariyeri, günümüze yalnızca birkaç film ve çok sayıda fotoğrafla ulaşabildi.

1890 – Resimde rengin ve duygunun anlatımını değiştiren Vincent van Gogh 37 yaşında hayatını kaybetti

Hollandalı ressam Vincent van Gogh, 27 Temmuz 1890’da Fransa’nın Auvers-sur-Oise kasabası yakınındaki bir tarlada kendisini göğsünden vurdu. Yaralı hâlde kaldığı hana dönen sanatçı, iki gün sonra, 29 Temmuz’da kardeşi Theo yanındayken hayatını kaybetti. Ertesi gün Auvers-sur-Oise’da toprağa verildi.

27 yaşında ressam olmaya karar veren Van Gogh, yaklaşık on yıllık sanat hayatına 850’den fazla tablo ve yaklaşık bin 300 kâğıt üzerine çalışma sığdırdı. Güçlü renkleri, kalın boya katmanları ve hareketli fırça darbeleriyle modern resmin gelişimini etkiledi. Yaşarken sınırlı ilgi gören sanatçı; “Yıldızlı Gece”, “Ayçiçekleri” ve çok sayıdaki otoportresiyle ölümünden sonra dünya sanatının en tanınmış isimlerinden birine dönüştü.

1899 – Savaş yerine hukuku koymayı amaçlayan Birinci Lahey Barış Konferansı uluslararası yargının temelini attı

Yirmi altı devletin katıldığı Birinci Lahey Barış Konferansı, 29 Temmuz 1899’da imzalanan nihai metinlerle sona erdi. Konferansta devletlerarası anlaşmazlıkların arabuluculuk ve tahkim yoluyla çözülmesi, savaş yöntemlerinin sınırlandırılması ve sivillerin korunması konusunda uluslararası kurallar kabul edildi.

Konferansın en kalıcı sonucu, bugün de faaliyet gösteren Daimî Tahkim Mahkemesinin kurulması oldu. Zorunlu uluslararası mahkeme düşüncesi büyük devletlerin direnci nedeniyle gerçekleşmedi; ancak Lahey düzenlemeleri, savaş ve barışın yalnızca güç ilişkileriyle değil hukuk kurallarıyla da yönetilebileceği fikrini kurumsallaştırdı.

1901 – Göçlerle büyüyen İzmit’te 11 yeni köy kayıt altına alındı

29 Temmuz 1901 tarihli İzmit İdare Meclisi mazbatasında, göçmenlerin yerleştirilmesiyle İzmit merkezine bağlı olarak oluşturulan 11 yeni köy kayda geçirildi. Hamidiye, Mecidiye, Orhaniye, Kadriye, Rahmiye, Sultaniye, Cevherağa, Kazımiye, Hâkimiye, İsmailiye ve Asilbeyli köylerinde toplam 580 hane bulunuyordu.

Bu belge, 19. yüzyılın sonlarından itibaren Kafkasya ve Balkanlardan gelen göçlerin Kocaeli’nin bugünkü yerleşim haritasını nasıl biçimlendirdiğini gösteren önemli kayıtlardan biri oldu. Ancak 29 Temmuz, köylerin kuruluş günü değil, İzmit İdare Meclisi mazbatasının düzenlendiği tarih olarak kabul ediliyor.

1916 – Türk saz musikisinde yeni bir çağ açan Tanburi Cemil Bey hayatını kaybetti

Türk musikisinin en büyük saz virtüözleri ve bestekârları arasında gösterilen Tanburi Cemil Bey, 28 Temmuz’u 29 Temmuz’a bağlayan gece İstanbul’daki evinde verem nedeniyle hayatını kaybetti. Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilen sanatçının mezarının yeri daha sonra kayboldu.

On beş yaşında çalmaya başladığı tanburun geleneksel icra biçimini değiştirerek daha canlı ve hareketli bir üslup geliştiren Cemil Bey; klasik kemençe, lavta ve viyolonselde de ustalaştı. Tanburu yayla çalmasıyla yaylı tanburun gelişmesine öncülük etti; özellikle taksimleriyle Türk saz musikisine yeni bir anlatım gücü kazandırdı. Taş plaklara kaydettiği icralar, onun tavrını gelecek kuşaklara taşıyarak Türk musikisinin en değerli ses miraslarından birine dönüştü.

1921 – Adolf Hitler, Nazi Partisi’nin başına geçerek mutlak liderliğini kurdu

Adolf Hitler, 29 Temmuz 1921’de Münih’te düzenlenen olağanüstü genel kurulda Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisinin başkanlığına getirildi. Parti yönetimiyle çatışarak kısa süre önce istifa eden Hitler, geri dönmek için kurucu başkan Anton Drexler’in yerine geçmeyi ve kendisine sınırsız karar yetkisi verilmesini şart koşmuştu. Partinin en etkili konuşmacısı hâline geldiği için talepleri kabul edildi; Drexler ise yetkisiz bir onursal başkanlığa çekildi.

Bu değişim, Hitler’i Nazi hareketinin tartışmasız lideri yaptı ve partiyi onun iradesine bağlı otoriter bir yapıya dönüştürdü. Irkçı, antisemitik ve yayılmacı Nazi ideolojisinin Almanya’da kitlesel bir harekete dönüşmesinin önünü açan bu gelişme, Hitler’in 12 yıl sonra iktidara gelerek ülkeyi diktatörlüğe, dünyayı savaşa ve milyonlarca insanı sistemli biçimde yok edilmeye sürükleyeceği sürecin önemli dönüm noktalarından biri oldu.

1927 – Osmanlı’nın son şeyhülislâmı Medeni Mehmed Nuri Efendi hayatını kaybetti

Osmanlı Devleti’nin son şeyhülislâmı Medeni Mehmed Nuri Efendi, 67 yaşında Üsküdar’daki yalısında hayatını kaybetti. Mısır kadılığı ve Anadolu kazaskerliği gibi görevlerde bulunan Nuri Efendi, 27 Eylül 1920’de şeyhülislâmlığa getirildi. Saltanatın kaldırılmasının ardından son Osmanlı hükümetinin 4 Kasım 1922’de istifa etmesiyle onun görevi ve yaklaşık beş asırlık şeyhülislâmlık makamı da sona erdi.

Damat Ferit Paşa hükümetinde görev yaptığı gerekçesiyle Cumhuriyet döneminde emekli maaşı bağlanmayan Nuri Efendi, son yıllarını yalnızlık içinde geçirdi. Ailesinin maaş talepleri de sonuçsuz kaldı. Cenazesi Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

1942 – İzmit doğumlu Simantov Cario, Auschwitz’de Nazi zulmünün kurbanı oldu

15 Mayıs 1906’da İzmit’te doğan Musevi Simantov Cario, daha sonra Fransa’ya yerleşti. Fransız vatandaşı olmasına ve Fransız Yabancı Lejyonunda hizmet etmesine rağmen 1941’de tutuklandı; 1942’de Auschwitz toplama kampına gönderildi ve kamp kayıtlarına göre 29 Temmuz 1942’de hayatını kaybetti.

Cario’nun oğlu Jean-Victor ise annesi tarafından Paris dışındaki bir bakıcının yanına verilerek Yahudilere yönelik toplama operasyonlarından kurtarıldı. Simantov Cario’nun hikâyesi, Nazi Almanyası’nın milyonlarca insanı hedef alan soykırımını İzmit’te başlayan bir yaşam üzerinden Kocaeli tarihine bağlıyor.

1947 – Elektronik bilgisayar çağını başlatan ENIAC dokuz aylık aradan sonra yeniden çalıştırıldı

Programlanabilir, tamamen elektronik ve genel amaçlı ilk bilgisayar kabul edilen ENIAC, 9 Kasım 1946’da yenilenmesi, bellek kapasitesinin geliştirilmesi ve Maryland’deki Aberdeen Deneme Sahası’na taşınması için kapatıldı. Yaklaşık 30 ton ağırlığındaki ve 18 bine yakın vakum tüpüyle çalışan dev makine, 29 Temmuz 1947’de yeni yerinde yeniden çalıştırıldı.

ENIAC; topçu atış cetvellerinden hava tahminlerine, atom enerjisi hesaplamalarından rüzgâr tüneli tasarımlarına kadar pek çok alanda kullanıldı. 2 Ekim 1955’te elektriği son kez kesilinceye kadar toplam 80 bin 223 saat çalıştı ve elektronik bilgisayarların bilimsel hesaplamalarda neler yapabileceğini gösterdi.

1948 – Savaşın durdurduğu olimpiyatlar 12 yıl sonra Londra’da başladı, Türkiye güreşçileri altı altın kazandı

  1. Dünya Savaşı nedeniyle 1940 ve 1944’te düzenlenemeyen Yaz Olimpiyatları, 12 yıllık aranın ardından 29 Temmuz 1948’de Londra’da başladı. Savaşın izlerini henüz silemeyen kentte yeni tesis ve sporcu köyü yapılmadı; sporcular okullara ve askerî kışlalara yerleştirildi. Bu nedenle “Kıtlık Oyunları” adıyla da anılan organizasyonda 59 ülkeden 4 bin 104 sporcu, 136 madalya mücadelesine çıktı.

Türkiye, 57 erkek ve tek kadın sporcu Ayşe Üner’den oluşan 58 kişilik kafileyle katıldığı oyunları 6 altın, 4 gümüş ve 2 bronz olmak üzere 12 madalyayla dünya yedincisi olarak tamamladı. Madalyaların 11’i güreşten geldi. Mehmet Oktav ile Ahmet Kireççi grekoromende; Nasuh Akar, Gazanfer Bilge, Celal Atik ve Yaşar Doğu ise serbest stilde olimpiyat şampiyonu oldu.

Güreşçilerin kazandığı madalyalara, üç adım atlamada bronz madalyaya ulaşan Ruhi Sarıalp de eklendi. Sarıalp böylece Türkiye’ye atletizmdeki ilk olimpiyat madalyasını kazandırdı. Londra’da ulaşılan 12 madalyalık Türkiye rekoru, Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda 13 madalya kazanılıncaya kadar 72 yıl boyunca aşılamadı.

1950 – Kore’ye asker gönderilmesine karşı çıkan Türk Barışseverler Cemiyetinin yöneticileri tutuklandı ve faaliyetleri durduruldu

Behice Boran’ın başkanlığında 14 Temmuz 1950’de kurulan Türk Barışseverler Cemiyeti, atom silahlarının yasaklanmasını ve uluslararası anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözülmesini savunuyordu. Hükümetin Türkiye’den Kore Savaşı’na asker gönderme kararını protesto eden cemiyet, TBMM’ye telgraf çekti ve görüşlerini anlatan bir bildiri yayımladı.

Bunun üzerine Behice Boran, Genel Sekreter Adnan Cemgil ve diğer kurucular 29 Temmuz 1950’de tutuklandı; cemiyetin faaliyetleri durduruldu. Hukukî kapatma kararı daha sonra verildi. Yargılama sonunda yöneticiler, Amerika ile ilişkileri bozmak ve halkın hükümete güvenini sarsmak gibi suçlamalarla bir yıl üçer ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.

1951 – Türk futbolunun kurumsallaşmasına öncülük eden Ali Sami Yen hayatını kaybetti

Galatasaray’ın bir numaralı kurucu üyesi ve ilk başkanı Ali Sami Yen, 29 Temmuz 1951’de İstanbul’da 65 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü dilbilimci ve yazar Şemsettin Sami’nin oğlu olan Yen, Galatasaray Lisesinde öğrenciyken arkadaşlarıyla birlikte 1905’te kulübü kurdu. Sarı-kırmızılı formayla orta sahada oynadı ve kulübü iki dönemde toplam 14 yıl yönetti.

Ali Sami Yen, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakının başkanlığını yaparak spor federasyonlarının kurulmasına katkıda bulundu. Türkiye’nin 26 Ekim 1923’te Romanya ile oynadığı ilk millî maçta takımın başında yer alarak A Millî Takım’ın ilk teknik direktörü oldu; 1924 Paris Olimpiyatları’na giden Türk kafilesini yönetti. Türkiye’nin ilk spor müzesini kuran ve ilk futbol kitabını yazan Yen’in adı, ölümünden sonra Galatasaray’ın Mecidiyeköy’deki stadına verildi.

1953 – Devlet demiryolları bugünkü kurumsal kimliğine kavuşarak TCDD İşletmesine dönüştü

Cumhuriyetin millîleştirdiği demir yollarını 1927’den beri yöneten Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğü, 29 Temmuz 1953’te yayımlanan 6186 sayılı kanunla yeniden yapılandırıldı. Kurum, Ulaştırma Bakanlığına bağlı, merkezi Ankara’da bulunan ve tüzel kişiliğe sahip Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi, kısa adıyla TCDD adını aldı.

Bir iktisadi devlet teşekkülüne dönüştürülen TCDD’ye devlet demir yollarını, bunlara bağlı liman, rıhtım ve iskeleleri işletme; mevcut tesisleri yenileme ve genişletme görevi verildi. Önceki idarenin çalışanları, malları, hakları ve yükümlülükleri de yeni kuruma aktarıldı. Kocaeli’deki Derince Limanı da bu düzenlemeyle TCDD’ye devredilerek Haydarpaşa Liman İşletmesine bağlı bir iskele şefliği olarak hizmet vermeyi sürdürdü.

1954 – Modern fantastik edebiyatın seyrini değiştiren “Yüzük Kardeşliği” yayımlandı

J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” eserinin ilk cildi “Yüzük Kardeşliği”, 29 Temmuz 1954’te İngiltere’de yayımlandı. Tolkien’in dillerini, tarihini, coğrafyasını ve mitolojisini ayrıntılarıyla kurduğu Orta Dünya, fantastik edebiyatın sonraki kuşakları için temel bir model hâline geldi.

Tek bir büyük roman olarak tasarlanan eser, basım koşulları nedeniyle üç cilt hâlinde yayımlandı. “Yüzük Kardeşliği”ni “İki Kule” ve “Kralın Dönüşü” izledi. Eser yalnızca edebiyatı değil; sinema, rol yapma oyunları, bilgisayar oyunları ve çağdaş popüler kültürü de derinden etkiledi.

1957 – Nükleer enerjinin barışçı kullanımını güvence altına alacak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı faaliyete geçti

ABD Başkanı Dwight Eisenhower’ın 1953’te Birleşmiş Milletlerde yaptığı “Barış İçin Atom” konuşmasının ardından hazırlanan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Tüzüğü, 29 Temmuz 1957’de yürürlüğe girdi. Böylece Viyana merkezli Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, kısa adıyla UAEA, Birleşmiş Milletler sistemi içinde özerk bir kuruluş olarak faaliyete geçti.

Ajans, nükleer bilim ve teknolojinin barışçı amaçlarla kullanılmasını desteklerken nükleer maddelerin silah üretimine yönlendirilip yönlendirilmediğini denetlemekle görevlendirildi. Türkiye de tüzüğü ilk onaylayan ülkeler arasında yer alarak UAEA’nın kurucu üyelerinden biri oldu. Ajans ile dönemin Genel Direktörü Muhammed el-Baradey, nükleer enerjinin askerî amaçlarla kullanılmasını önlemeye yönelik çalışmaları nedeniyle 2005 Nobel Barış Ödülü’nü paylaştı.

1958 – İnsanlığı Ay’a taşıyacak NASA’nın kuruluş yasası imzalandı

Sovyetler Birliği’nin 1957’de Sputnik 1’i uzaya göndermesi, uzay yarışında geride kaldığını gören ABD’yi harekete geçirdi. Başkan Dwight Eisenhower, 29 Temmuz 1958’de Ulusal Havacılık ve Uzay Yasası’nı imzaladı; böylece askerî olmayan uzay çalışmalarını yürütecek sivil kurum NASA kuruldu.

NASA, 1 Ekim 1958’de resmen faaliyete geçerek 1915’ten beri havacılık araştırmaları yapan NACA’nın laboratuvarlarını, tesislerini, yaklaşık 8 bin çalışanını ve 100 milyon dolarlık bütçesini devraldı. Mercury ve Gemini programlarıyla insanlı uzay uçuşlarının temelini atan kurum, Apollo programıyla 1969’da ilk insanları Ay’a ulaştırdı.

1962 – Modern istatistiğin temellerini atan Ronald Fisher hayatını kaybetti

İngiliz istatistikçi, genetikçi ve evrimsel biyolog Sir Ronald Aylmer Fisher, 29 Temmuz 1962’de Avustralya’nın Adelaide kentinde, kolon kanseri ameliyatının ardından 72 yaşında hayatını kaybetti.

Fisher; deneylerin rastlantısal biçimde düzenlenmesi, varyans analizi, en çok olabilirlik yöntemi ve istatistiksel anlamlılık testleri üzerine çalışmalarıyla modern bilimsel araştırmanın temel araçlarını geliştirdi. Mendel genetiği ile Darwin’in doğal seçilim kuramını matematiksel olarak birleştirerek popülasyon genetiğinin ve modern evrim kuramının kurulmasına da büyük katkı sağladı.

Bilimsel mirası güçlü olmakla birlikte düşünceleri tartışmasız değildi. İnsanların kalıtsal özelliklerine göre sınıflandırılmasını savunan öjeni hareketinin etkin isimlerinden biri oldu; ırklar arasında zekâ farkları bulunduğu yönündeki görüşleri destekledi. Ayrıca giderek güçlenen bilimsel kanıtlara rağmen sigara ile akciğer kanseri arasındaki nedensel ilişkiye karşı çıktı. Bu nedenle Fisher bugün, bilime kazandırdığı yöntemlerle olduğu kadar bilimin önyargılar ve çıkar ilişkileri tarafından nasıl yanlış yönlendirilebileceğini gösteren çelişkili mirasıyla da anılıyor.

1967 – USS Forrestal uçak gemisindeki roket kazası 134 kişinin ölümüne yol açarak deniz havacılığı güvenliğini değiştirdi

Vietnam açıklarında görev yapan Amerikan uçak gemisi USS Forrestal’da, 29 Temmuz 1967’de elektrik dalgalanması nedeniyle bir F-4 Phantom’dan yanlışlıkla Zuni roketi ateşlendi. Roket, uçuş güvertesindeki yakıt dolu bir A-4 uçağının deposunu parçalayınca yangın ve art arda patlamalar başladı.

Faciada 134 denizci hayatını kaybetti, 161 kişi yaralandı; 21 uçak yok oldu, 40 uçak hasar gördü. Güvertedeki yangın bir saat içinde kontrol altına alınsa da geminin alt bölümlerindeki alevler ertesi sabaha kadar sürdü. Felaketin ardından mühimmat güvenliği, uçuş güvertesi düzeni ve mürettebatın yangınla mücadele eğitimi yeniden yapılandırıldı.

1973 – Formula 1 pilotu David Purley rakibini alevlerin arasından kurtarmak için kendi yarışını bıraktı

Hollanda Grand Prix’sinde Roger Williamson’ın otomobili bariyerlere çarparak ters döndü ve alev aldı. Pilotun hâlâ hayatta olduğunu gören David Purley, yarış otomobilini durdurdu, pistin karşısına geçti ve arkadaşını kurtarmaya çalıştı.

Yangına dayanıklı kıyafetleri bulunmayan görevliler yaklaşamazken Purley, tek başına otomobili düz çevirmeye ve yangını söndürmeye uğraştı. Ancak Williamson dumandan boğularak hayatını kaybetti. Purley, kendi yaşamını tehlikeye atan kurtarma girişimi nedeniyle İngiltere’nin önemli cesaret nişanlarından George Madalyası’yla ödüllendirildi.

1974 – Çocukları ciddiye alan öyküleriyle dünya edebiyatında iz bırakan Erich Kästner hayatını kaybetti

Alman yazar, şair ve hiciv ustası Erich Kästner, 29 Temmuz 1974’te Münih’te 75 yaşında hayatını kaybetti. 1929’da yayımlanan “Emil ve Dedektifler” ile çocuk edebiyatına yeni bir soluk getiren Kästner, çocukları yetişkinlerin yönlendirdiği edilgen kahramanlar olarak değil, kendi aklıyla hareket eden bireyler olarak anlattı. “Noktacık ile Anton”, “Uçan Sınıf”, “İkizler Neyin Peşinde?” ve “Hayvanlar Toplantısı” gibi eserleri birçok dile çevrildi ve defalarca sinemaya uyarlandı.

Savaş karşıtı görüşleri, siyasal taşlamaları ve Nazi yönetimine yönelik eleştirileri nedeniyle eserleri 1933’te yasaklandı. Berlin’de düzenlenen kitap yakma töreninde kendi kitaplarının ateşe atılmasını kalabalığın arasından izledi; Gestapo tarafından birkaç kez gözaltına alınıp sorgulandı. Buna rağmen Almanya’dan ayrılmadı ve bazı eserlerini yurt dışında ya da takma adlarla yayımladı. Savaştan sonra Batı Almanya PEN Merkezinin başkanlığını yapan Kästner, çocuk edebiyatının yanında militarizme ve otoriterliğe karşı kaleme aldığı metinlerle de 20. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen isimleri arasında yer aldı.

1975 – İzmit kökenli öncü kadın hekim Dr. Mediha Eldem hayatını kaybetti

Cumhuriyet döneminin öncü kadın hekimlerinden Dr. Mediha Eldem, 29 Temmuz 1975’te Ankara’da hayatını kaybetti. Babası İzmit’in Uzuntarla köyünden olan Eldem, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığının yanı sıra Türkiye’nin ilk kadın hükümet tabiplerinden biri olarak görev yaptı.

Türk Kadınlar Birliğinin kurucuları arasında yer alan Eldem; Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Türkiye Yardım Sevenler Derneğinde uzun yıllar çalıştı. Baba ocağı Uzuntarla’ya elektrik, su ve yol getirilmesi için de çaba gösterdi. 1948’den ölümüne kadar Türkiye Yardım Sevenler Derneğinin genel başkanlığını yürüttü.

1975 – İşçilerinin ödenmeyen maaşları için Ankara Belediye Başkanı Vedat Dalokay açlık grevine başladı

Ankara Belediyesi, merkezî yönetimin kaynak kesintileri nedeniyle 6 bin 500 işçinin ücretini iki ay boyunca ödeyemedi. Belediye Başkanı Vedat Dalokay, Başbakan Süleyman Demirel’den aldığı ödeme sözünün yerine getirilmemesi üzerine 29 Temmuz 1975’te makam odasına bir somya koydurarak üç günlük simgesel açlık grevine başladı.

Hükümet, grevin ikinci gününde işçilerin maaşlarının ödenmesini sağladı; Dalokay ise verdiği söz gereği eylemini üçüncü günün sonunda bitirdi. Aynı dönemdeki kaynak kesintileri İstanbul, İzmir ve İzmit belediyelerini de etkiliyordu. Olay, belediyelerin merkezî yönetime mali bağımlılığını ve iktidarla muhalefet belediyeleri arasındaki gerilimi gösteren çarpıcı örneklerden biri oldu.

1976 – “Son of Sam” cinayet zincirinin ilk can kaybı New York’u bir yıl sürecek korkuya sürükledi

On sekiz yaşındaki Donna Lauria ile arkadaşı Jody Valenti, 29 Temmuz 1976 gecesi Bronx’ta park hâlindeki otomobillerinde otururken silahlı saldırıya uğradı. Lauria hayatını kaybetti, Valenti yaralı kurtuldu. Olay, daha sonra “Son of Sam” adıyla tanınacak David Berkowitz’in cinayetleriyle ilişkilendirilen ilk ölüm oldu.

Berkowitz, sonraki bir yıl boyunca genç kadınlara ve otomobillerdeki çiftlere ateş ederek New York’u korkuya sürükledi. Altı kişiyi öldürdü, yedi kişiyi yaraladı; polis ve gazetelere gönderdiği mektuplarla cinayetleri medya gösterisine dönüştürdü. Ağustos 1977’de, son saldırı yerinin yakınında otomobiline kesilen bir park cezasının izlenmesi sayesinde yakalandı.

1981 – Dünyanın izlediği “masal düğününde” Galler Prensi Charles ile Lady Diana evlendi

Britanya tahtının varisi Galler Prensi Charles ile 20 yaşındaki Lady Diana Spencer, 29 Temmuz 1981’de Londra’daki St. Paul Katedrali’nde evlendi. Yaklaşık 3 bin 500 davetlinin katıldığı töreni, 74 ülkede tahminen 750 milyon kişi televizyondan izledi. Diana’nın sekiz metreye yaklaşan kuyruğuyla dikkat çeken gelinliği de dönemin en unutulmaz moda görüntülerinden birine dönüştü.

“Yüzyılın düğünü” ve “masal evliliği” olarak sunulan birliktelikten Prens William ile Prens Harry dünyaya geldi. Ancak çiftin uyumsuzluğu, sadakatsizlikler ve özel hayatlarının sürekli kamuoyu önünde yaşanması masal görüntüsünü kısa sürede dağıttı. Charles ile Diana 1992’de ayrıldı, 1996’da boşandı; Diana ise bir yıl sonra Paris’te geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Tören sırasında Galler Prensi olan Charles, 2022’de annesi II. Elizabeth’in ölümünün ardından III. Charles adıyla Birleşik Krallık tahtına çıktı.

1982 – Elektronik televizyonun gelişimine yön veren Vladimir Zworykin hayatını kaybetti

Rusya doğumlu Amerikalı mühendis ve mucit Vladimir Kosma Zworykin, 29 Temmuz 1982’de New Jersey eyaletinin Princeton kentinde hayatını kaybetti. 1919’da ABD’ye yerleşen Zworykin, önce Westinghouse’ta, ardından RCA’nın elektronik araştırma laboratuvarında çalıştı.

Televizyon kamerasında görüntüyü elektrik sinyaline dönüştüren ikonoskop ile alıcıdaki görüntüyü oluşturan kineskop üzerinde yaptığı çalışmalar, televizyonun mekanik sistemlerden tamamen elektronik teknolojiye geçmesinde belirleyici rol oynadı. Kızılötesi görüntüleme, elektron mikroskobu ve tıbbi elektronik alanlarında da çalışan Zworykin, yaşamı boyunca 120’den fazla patent aldı.

Sıklıkla “televizyonun babası” olarak anılsa da televizyon tek bir kişinin icadı değildi. Zworykin’in çalışmaları, elektronik televizyonun bir diğer öncüsü Philo Farnsworth’un patentleriyle karşı karşıya geldi ve Farnsworth, RCA’ya karşı yürütülen önemli patent mücadelesini kazandı. Zworykin de televizyonun yüzlerce mucit ve araştırmacının ortak eseri olduğunu kabul ediyordu.

1983 – Yeşilçam’ın unutulmaz karakter oyuncularından Mürüvvet Sim hayatını kaybetti

Türk tiyatro ve sinemasının sevilen oyuncularından Mürüvvet Sim, 29 Temmuz 1983’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Tiyatroya 16 yaşında Raşit Rıza Topluluğunda başlayan Sim; Ses, Karaca ve Şen Ses tiyatrolarında sahneye çıktı. Bir bankanın çocuk tiyatrosunda oyunculuk ve yönetmenlik de yaptı.

1950’de “Onu Affettim” ile başladığı sinema kariyerinde 200’ü aşkın filmde rol aldı. “Cumbadan Rumbaya”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Sinekli Bakkal”, “Neşeli Günler” ve “Gol Kralı” gibi yapımlarda; kimi zaman sevecen, kimi zaman huysuz ve lafını sakınmayan kadın karakterleri kendine özgü sıcaklığı ve güçlü komedi duygusuyla canlandırdı. Seslendirme sanatçılığı da yapan Sim, Yeşilçam’ın başroller kadar filmlerin dünyasını kuran karakter oyuncularından biri olarak hafızalara yerleşti.

1983 – Mafyaya karşı ortak soruşturma modelini kuran yargıç Rocco Chinnici bombalı saldırıyla öldürüldü

Sicilya Mafyası’na karşı yürütülen mücadelenin öncü isimlerinden İtalyan yargıç Rocco Chinnici, 29 Temmuz 1983’te Palermo’daki evinin önünde bomba yüklü bir aracın patlatılmasıyla öldürüldü. Saldırıda iki koruması ile apartman görevlisi de hayatını kaybetti.

Chinnici, mafya soruşturmalarının tek bir savcının elinde kalmaması, bilgi ve sorumluluğun bir ekip tarafından paylaşılması amacıyla “anti-mafya havuzu” modelini geliştirmişti. Bu yöntem daha sonra Giovanni Falcone ve Paolo Borsellino’nun çalışmalarına, oradan da yüzlerce mafya üyesinin yargılandığı tarihî Maxi Davası’na uzandı.

1992 – Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Oramiral Kemal Kayacan evinde öldürüldü

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Kemal Kayacan, 29 Temmuz 1992’de İstanbul Göztepe’deki evine giren üç silahlı saldırgan tarafından eşinin gözleri önünde öldürüldü. 1972–1974 yıllarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan Kayacan, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk Deniz Kuvvetlerinin başındaydı; emekliliğinin ardından CHP milletvekilliği de yapmıştı.

Saldırıdan sonra bir gazeteyi arayan kişi cinayeti Dev-Sol adına üstlendi. Ancak Kayacan’ın ailesi, saldırının gerçek nedeni ve arkasındaki yapının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmadığını savundu. Türkiye’de suikast sonucu öldürülen en yüksek rütbeli emekli askerlerden biri olan Kayacan’ın ölümü üzerindeki tartışmalar yıllar boyunca devam etti.

1994 – Yaşamsal moleküllerin yapısını görünür kılan Nobel ödüllü bilim insanı Dorothy Hodgkin hayatını kaybetti

X-ışını kristalografisinin öncülerinden İngiliz kimyager Dorothy Crowfoot Hodgkin, 29 Temmuz 1994’te 84 yaşında hayatını kaybetti. Hodgkin, moleküllerin üç boyutlu yapılarını X-ışınlarıyla belirleyerek kimya ile tıp arasında yeni bir araştırma alanı açtı.

Penisilinin yapısını 1946’da, B12 vitamininin karmaşık moleküler yapısını 1950’lerde, insülinin yapısını ise onlarca yıl süren çalışmaların ardından ortaya çıkardı. Bu çalışmaları sayesinde 1964 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı ve ödülü alan üçüncü kadın oldu. Bulguları yeni ilaçların geliştirilmesi ve biyolojik moleküllerin anlaşılması açısından kalıcı önem taşıdı.

1999 – Bill Clinton görevdeyken mahkemeye itaatsizlikten sorumlu tutulan ilk ABD başkanı olarak 90 bin 686 dolarlık yaptırımla karşılaştı

ABD Başkanı Bill Clinton, Paula Jones’ın açtığı cinsel taciz davasında Monica Lewinsky ile ilişkisi hakkında yemin altında gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve kaçamak cevaplar verdiği gerekçesiyle 12 Nisan 1999’da mahkemeye itaatsizlikten sorumlu bulundu. Böylece görev başındayken bu yönde bir mahkeme kararı verilen ilk ABD başkanı oldu.

Federal Yargıç Susan Webber Wright, 29 Temmuz’da Clinton’ın Jones’ın avukatlarına 89 bin 484 dolar, mahkemeye de bin 202 dolar olmak üzere toplam 90 bin 686 dolar ödemesine hükmetti. Bu, yalan ifade suçundan verilmiş bir mahkûmiyet ya da klasik anlamda para cezası değil, Clinton’ın yanıltıcı ifadelerinin yol açtığı giderleri karşılamaya yönelik hukukî bir yaptırımdı. Clinton karara itiraz etmedi.

2000 – Koroner bypass ameliyatını modern tıbbın temel yöntemlerinden birine dönüştüren René Favaloro yaşamına son verdi

Arjantinli kalp cerrahı René Favaloro, 29 Temmuz 2000’de Buenos Aires’te 77 yaşında yaşamına son verdi. Favaloro, 1967’de bacakta bulunan safen toplardamarı kullanarak tıkalı kalp damarının çevresinden yeni bir kan yolu oluşturdu ve koroner bypass yönteminin sistemli biçimde uygulanmasını sağladı.

ABD’deki başarılı kariyerini bırakarak ülkesine dönen Favaloro, Arjantin’de araştırma, tedavi ve hekim eğitimi veren bir vakıf kurdu. Ancak kamu kurumlarının biriken borçları ve ülkenin ekonomik krizi vakfı ağır bir mali çıkmaza sürükledi. Geride bıraktığı mektuplar, ölümünün yalnızca kişisel bir trajedi değil, sağlık sistemindeki yolsuzluk ve finansman sorunlarına karşı bir isyan olduğunu gösterdi.

2000 – Brad Pitt ile Jennifer Aniston Hollywood’un en çok konuşulan düğünlerinden biriyle evlendi

Brad Pitt ile “Friends” dizisinin yıldızı Jennifer Aniston, 29 Temmuz 2000’de Malibu’da yaklaşık 200 kişinin katıldığı görkemli bir törenle evlendi. Elli bin çiçeğin kullanıldığı düğün, dört müzik grubu, havai fişek gösterisi ve paparazzilere karşı alınan olağanüstü güvenlik önlemleriyle dönemin magazin basınına damga vurdu.

Hollywood’un “altın çifti” olarak sunulan Pitt ve Aniston’ın evliliği beş yıl sürdü. 2005’te ayrılmaları ve Pitt’in Angelina Jolie ile ilişkisinin başlaması, düğünlerinden bile daha büyük bir magazin olayına dönüştü.

2005 – Gezegen tanımını değiştiren Eris’in keşfi duyurularak Plüton’un konumu tartışmaya açıldı

Gökbilimciler Mike Brown, Chad Trujillo ve David Rabinowitz, 29 Temmuz 2005’te Güneş Sistemi’nin uzak bölgelerinde Plüton büyüklüğünde bir gökcismi keşfettiklerini açıkladı. 2003’te Palomar Gözlemevinde çekilen görüntülerde bulunan cisim, 2003 UB313 geçici adıyla kayda geçirildi ve keşif ekibi tarafından “Xena” diye anıldı. Plüton’dan büyük olduğu düşünüldüğü için kamuoyuna Güneş Sistemi’nin “onuncu gezegen adayı” olarak sunuldu.

Keşif, “gezegen nedir?” tartışmasını yeniden başlattı. Uluslararası Astronomi Birliği, Ağustos 2006’da yeni bir tanım kabul ederek Plüton, Ceres ve 2003 UB313’ü cüce gezegen sınıfına aldı; Güneş Sistemi’ndeki gezegen sayısı sekize düştü. Gökcismine bir ay sonra, yarattığı tartışmaya uygun biçimde, Yunan mitolojisindeki anlaşmazlık tanrıçasından gelen Eris adı verildi.

2009 – Toplumsal gerçekleri öykü, roman ve incelemeleriyle anlatan Demirtaş Ceyhun hayatını kaybetti

Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi yazarlarından Demirtaş Ceyhun, 29 Temmuz 2009’da İstanbul’da, zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.

Mimarlık eğitimi alan Ceyhun, Adana Belediyesinde çalıştı; Ankara ve İzmit belediyelerinde danışmanlık yaptı. Öykü ve romanlarında Çukurova’dan beslenerek yoksulluk, feodal düzen, sanayileşme ve bireyin toplumla çatışması gibi konuları işledi. “Asya” ile 1970 TRT Roman Başarı Ödülü’nü, “Çamasan” ile 1973 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, “Apartman” ile 1975 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandı.

Politika gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen, Edebiyat Cephesi dergisini çıkaran Ceyhun, Türkiye Yazarlar Sendikasında da uzun yıllar yöneticilik yaptı. Öykü ve romanlarının yanı sıra Türkiye’nin toplumsal yapısını, aydınlarını ve edebiyatını sorgulayan çok sayıda inceleme ve deneme bıraktı.

2012 – Çatalhöyük’ü dünyaya tanıtan tartışmalı İngiliz arkeolog James Mellaart hayatını kaybetti

Anadolu arkeolojisinin en etkili ve tartışmalı isimlerinden James Mellaart, 29 Temmuz 2012’de Londra’da, geçirdiği inme ve zatürre nedeniyle 86 yaşında hayatını kaybetti.

Mellaart, 1958’de David French ve Alan Hall’la birlikte Konya’daki Çatalhöyük’ün Neolitik döneme ait büyük bir yerleşim olduğunu belirledi. 1961–1965 yılları arasında yönettiği kazılarda 150’den fazla yapıyı ortaya çıkardı; bulguları, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yerleşik yaşamın önemli merkezlerinden biri olduğunu gösterdi. Sonraki kazılar, yerleşimin yapısı hakkındaki temel tespitlerinin büyük bölümünü doğruladı. Çatalhöyük, Mellaart’ın ölümünden birkaç hafta önce UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.

Ancak Mellaart’ın kariyeri, varlığı hiçbir zaman kanıtlanamayan “Dorak Hazinesi”ni yayımlaması nedeniyle gölgelendi ve Türkiye’de kazı yapması yasaklandı. Ölümünden sonra çalışma odasında bulunan taslaklar, eski Luvice metinlerin çevirilerini ve Çatalhöyük’te bulunduğunu ileri sürdüğü bazı duvar resmi çizimlerini kendisinin ürettiğine dair güçlü kanıtlar ortaya koydu. Böylece Mellaart, Anadolu tarihine büyük katkılar yapan fakat kuramlarını desteklemek için arkeolojik kanıtlar uyduran son derece çelişkili bir bilim insanı olarak tarihe geçti.

2015 – Kayıp MH370 uçağına ait olduğu doğrulanan ilk büyük enkaz parçası Réunion Adası’nda bulundu

Hint Okyanusu’ndaki Réunion Adası kıyısında 29 Temmuz 2015’te bulunan kanat parçasının, daha sonra kayıp Malezya Havayolları uçağı MH370’e ait olduğu kesinleştirildi. Parça, uçağın hareketlerini dengelemeye yarayan “flaperon” bölümünün bir parçasıydı.

MH370, 8 Mart 2014’te Kuala Lumpur’dan Pekin’e giderken 239 kişiyle birlikte kaybolmuştu. Enkazın ana bölümü ve kara kutular bulunamadığı için kazanın nedeni hâlâ tam olarak aydınlatılamadı. Réunion’da bulunan parça, uçağın Hint Okyanusu’na düştüğünü gösteren ilk kesin fiziksel kanıt oldu.

2015 – Microsoft, Windows 10’u ücretsiz yükseltme seçeneğiyle 190 ülkede kullanıma sundu

Microsoft, Windows 10 işletim sistemini 29 Temmuz 2015’te 190 ülkede piyasaya çıkardı. Uygun Windows 7 ve Windows 8.1 kullanıcılarına belirli bir süre ücretsiz yükseltme hakkı verilmesi, şirketin önceki satış politikasından önemli bir kopuştu.

Başlat menüsünü geri getiren sistem; Microsoft Edge, Cortana, Windows Hello ve Xbox uygulaması gibi yenilikler sundu. Daha önemli değişiklik ise Windows’un belli aralıklarla yenisi satın alınan bir ürün olmaktan çıkarılarak sürekli güncellenen bir hizmete dönüştürülmesiydi. Böylece Windows 10, Microsoft’un yazılım geliştirme ve dağıtım anlayışında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

2016 – Çukurca’da yol kontrolü yapan askerlere PKK saldırdı, sekiz asker şehit oldu

PKK mensupları, 29 Temmuz 2016’da saat 17.45 sıralarında Hakkâri–Çukurca kara yolunun Taşbaşı–Doğanlı bölgesinde yol kontrolü yapan askerlere uzun namlulu silahlarla saldırdı. Saldırının ardından bölgede şiddetli çatışmalar çıktı ve hava destekli operasyon başlatıldı.

İlk saatlerde beş olarak açıklanan şehit sayısı, yaralı üç askerin daha hayatını kaybetmesiyle sekize yükseldi. Saldırı ve devamındaki çatışmalarda toplam 25 asker de yaralandı. Şehit askerler ertesi gün Hakkâri’de düzenlenen törenin ardından memleketlerine uğurlandı.

2021 – Yeni bağlanan Nauka modülünün motorları yanlışlıkla çalışınca Uluslararası Uzay İstasyonu yönünü kaybetti

Rusya’nın Nauka laboratuvar modülü, 29 Temmuz 2021’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarıyla kenetlendikten birkaç saat sonra motorlarını beklenmedik biçimde ateşledi. Kontrol dışı itki, dev uzay istasyonunun normal yöneliminden çıkmasına neden oldu.

Yerdeki kontrol merkezleri karşı motorları çalıştırarak istasyonun yönünü yeniden düzeltti. NASA, mürettebatın hiçbir aşamada tehlikede olmadığını açıkladı. Olay, yıllarca gecikmeyle fırlatılan Nauka modülünün sorunlu yolculuğunun uzaydaki son ve en sıra dışı halkası oldu.

2023 – Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesinin simgesi Dr. Sadık Ahmet’in anıtı İzmit’te açıldı

Batı Trakya Türklerinin siyasal ve kültürel hak mücadelesinin öncü isimlerinden Dr. Sadık Ahmet adına yapılan anıt, 29 Temmuz 2023’te İzmit Doğu Kışla Gençlik Parkı’nda açıldı.

Bağımsız milletvekilliği yapan ve Dostluk Eşitlik Barış Partisini kuran Sadık Ahmet, Batı Trakya’daki azınlığın Türk kimliğinin tanınması için yürüttüğü mücadeleyle simgeleşmişti. Açılış törenine eşi Işık Sadık Ahmet, kızı Funda Sadık Ahmet, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği yöneticileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar katıldı. Anıt, Kocaeli’de yaşayan geniş Batı Trakya kökenli nüfusun kent hafızası açısından da önem taşıyor.

2024 – Tiyatrodan televizyona uzanan kariyeriyle milyonların tanıdığı Kenan Işık hayatını kaybetti

Türk tiyatrosunun usta oyuncu ve yönetmenlerinden Kenan Işık, 29 Temmuz 2024’te İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında hayatını kaybetti. Işık, 21 Mart 2014’te sporun ardından düşerek başını çarpmış ve beyin kanaması geçirmiş; yaklaşık on yıl boyunca komada kalmıştı.

1973’ten 2000’e kadar Devlet Tiyatrolarında oyuncu ve yönetmen olarak çalışan Işık, 1996–2000 yıllarında İstanbul Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmenliğini üstlendi; çok sayıda oyun yazıp sahneledi. Gazetelerde köşe yazarlığı, televizyonda haber sunuculuğu yaptı; “Dadı” dizisiyle tanınırlığını artırdı. En geniş izleyici kitlesine ise 2000’den itibaren farklı adlarla yayımlanan ve son olarak “Kim Milyoner Olmak İster?” adını alan bilgi yarışmasındaki sakin, ölçülü sunumuyla ulaştı. Güçlü diksiyonu ve kendine özgü üslubuyla yarışmayı Türk televizyon tarihinin en uzun ömürlü yapımlarından birine dönüştüren isimlerden biri oldu.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.
Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.