Günün Tarihi / 9 Ekim
9 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA POSTA GÜNÜ: TÜRKİYE KURUCULAR ARASINDAYDI
9 Ekim, dünyanın en eski uluslararası örgütlerinden Evrensel Posta Birliği’nin (UPU) kuruluş yıldönümü olduğu için Dünya Posta Günü olarak kutlanıyor. 9 Ekim 1874’te İsviçre’nin Bern kentinde imzalanan antlaşma, ülkelerin birbirinden kopuk posta sistemlerini ortak kurallara bağladı ve bugünkü uluslararası posta ağının temelini attı. Üstelik Türkiye açısından da özel bir tarih: Bern Antlaşması’nı imzalayan 22 devlet arasında Osmanlı Devleti de bulunuyordu. Dünya Posta Günü 1969’dan bu yana her yıl 9 Ekim’de kutlanıyor.
1840’ta Posta Nezareti adıyla kurulan PTT de Türkiye’de bugünü düzenli olarak anıyor. Kocaeli’de de geçmiş yıllarda Dünya Posta Günü kapsamında İzmit Belediyesi yöneticileri Kocaeli PTT Başmüdürlüğü’nü ziyaret etmişti. Mektubun yerini büyük ölçüde elektronik mesajlar alsa da posta ağı bugün kargo, e-ticaret, lojistik ve finans hizmetleriyle yaşamın içinde kalmayı sürdürüyor.
2026’DA 9 EKİM AYNI ZAMANDA DÜNYA YUMURTA GÜNÜ
Her yıl ekim ayının ikinci cuma günü kutlanan Dünya Yumurta Günü, 2026’da 9 Ekim’e denk geliyor. Üstelik bu yıl kutlamanın 30. yıldönümü. İlk kez 1996’da Viyana’da ilan edilen gün, yumurtanın beslenmedeki yerini ve dünya genelinde ulaşılabilir bir protein kaynağı oluşunu hatırlatmayı amaçlıyor. 2026’nın teması da yumurtanın yüksek kaliteli protein içeriğine dikkat çeken “Protein that Powers and Protects”, yani kabaca “Güç veren ve koruyan protein”.
KORELİLER ALFABELERİNİ KUTLUYOR: HANGIL GÜNÜ
Güney Kore’de 9 Ekim, ülkenin resmî tatillerinden Hangıl Günü. Gün, Kral Sejong döneminde geliştirilen ve 1446’da “Hunminjeongeum” adıyla ilan edilen Kore alfabesi Hangıl’ı anıyor. Bir milletin kendi alfabesini ulusal bayram düzeyinde kutlaması başlı başına dikkat çekici. Hangıl, karmaşık Çince karakterlere alternatif olarak halkın daha kolay okuyup yazabilmesi amacıyla geliştirilmişti.
KOLOMB’DAN YÜZYILLAR ÖNCE AMERİKA’YA ULAŞAN VİKİNG İÇİN ÖZEL GÜN
ABD’de 9 Ekim aynı zamanda Leif Erikson Günü. Viking denizci Leif Erikson’un yaklaşık 1000 yılında Kuzey Amerika kıyılarına ulaşarak, bilinen tarihte kıtaya ayak basan ilk Avrupalılar arasında yer aldığı kabul ediliyor. İlginç olan, 9 Ekim’in Erikson’un Amerika’ya vardığı tarih olmaması. Gün, 9 Ekim 1825’te Norveçli göçmenleri taşıyan Restauration adlı geminin New York’a ulaşmasının anısına seçildi. ABD Kongresi 1964’te başkana her yıl 9 Ekim’i Leif Erikson Günü ilan etme yetkisi verdi.
UGANDA’NIN BAĞIMSIZLIK GÜNÜ
Afrika ülkesi Uganda, 9 Ekim 1962’de Britanya yönetiminden bağımsızlığını kazandı. Bu nedenle 9 Ekim ülkede ulusal bayram. Uganda 2026’da bağımsızlığının 64. yılını kutluyor.
9 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
Aşağıdakiler Birleşmiş Milletler gibi kurumlar tarafından ilan edilmiş resmî günler değil. Büyük bölümü ABD’de ya da internet kültüründe ortaya çıkmış, zamanla takvimlere girmiş eğlenceli özel günler.
BİRA İLE PİZZAYI AYNI GÜNDE KUTLAMAK YETMEMİŞ: İKİSİNİN ORTAK GÜNÜ VAR
9 Ekim, Uluslararası Bira ve Pizza Günü olarak da kutlanıyor. Günün geçmişi sandığınız kadar eski değil. Nick Saulino adlı bir Amerikalı, bira için de pizza için de özel günler olduğunu fakat ikisini birlikte kutlayan bir gün bulunmadığını fark edip 2016’da 9 Ekim’i “Bira ve Pizza Günü” ilan etti. Arkasında uluslararası bir kuruluş ya da tarihî bir olay yok; fikir internette yayıldı, barlar ve pizzacılar da sahiplenince dünyanın çeşitli ülkelerinde kutlanır hale geldi.
KÜFLÜ PEYNİR GÜNÜ: BU KEZ KÜF KÖTÜ HABER DEĞİL
ABD’nin tuhaf yiyecek takvimlerinden biri de Küflü Peynir Günü. Rokfor, gorgonzola ve stilton gibi bazı peynirlerde küf, bozulmanın değil üretim sürecinin bir parçası. 9 Ekim’de amaç da bu peynirleri tatmak ve tanıtmak. Yalnız küçük bir ayrıntı var: Buzdolabında unutulup kendi kendine küflenen her peynir bu kutlamaya dahil değil. Günün kim tarafından ve neden 9 Ekim’de başlatıldığı ise bilinmiyor.
ESRARENGİZ OLAYLAR GÜNÜ: GÜNÜN KENDİSİNİN KÖKENİ DE ESRARENGİZ
UFO’lar, Bermuda Şeytan Üçgeni, Loch Ness Canavarı, kayıp uygarlıklar ve açıklanamayan tarihî olaylar ilginizi çekiyorsa 9 Ekim sizin gününüz: Esrarengiz Olaylar Günü ya da özgün adıyla Curious Events Day. Gün, insanları dünyanın çözülememiş gizemlerini araştırmaya çağırıyor. Daha güzeli, bugünü kimin ortaya çıkardığının da bilinmemesi. Yani Esrarengiz Olaylar Günü’nün ilk esrarengiz olayı, bizzat kendisi.
NANOTEKNOLOJİ GÜNÜ: TARİHİ BİLE MATEMATİK ŞAKASI
9 Ekim’in en zekice seçilmiş özel günlerinden biri Nanoteknoloji Günü. Bir nanometre, metrenin milyarda biri, yani 10⁻⁹ metre. ABD’de tarihler ay/gün biçiminde yazıldığı için 9 Ekim “10/9” oluyor ve 10 üzeri eksi 9’a gönderme yapıyor. ABD Ulusal Nanoteknoloji Koordinasyon Ofisi tarafından düzenlenen gün, 2026’da onuncu kez kutlanacak. Küçücük teknolojilere adanan günün tarihini de küçücük bir sayı belirlemiş.
9 EKİM’DE NELER OLDU?
1264 – ENDÜLÜS’TE MÜSLÜMANLARIN ELİNDEKİ JEREZ KASTİLYA’NIN KONTROLÜNE GEÇTİ
Geleneksel tarih anlatımına göre Kastilya Kralı X. Alfonso, 9 Ekim 1264’te Endülüs’ün önemli kentlerinden Jerez de la Frontera’yı kesin olarak ele geçirdi. Jerez’in kaybı, Kastilya’nın İber Yarımadası’nın güneyindeki hâkimiyetini güçlendirirken Müslümanların elinde kalan toprakların giderek Gırnata Emirliği çevresinde daraldığı uzun Reconquista sürecinin önemli dönemeçlerinden biri oldu. Ancak son dönem araştırmalarında kentin kesin olarak Kastilya’ya geçişinin 1264 değil, 1266’da gerçekleşmiş olabileceği de ileri sürülüyor.
1410 – 600 YILI AŞKIN SÜREDİR ÇALIŞAN PRAG ASTRONOMİK SAATİ TARİH SAHNESİNE ÇIKTI
Bugün Prag’ın simgelerinden biri olan Prag Astronomik Saati’nin bilinen en eski yazılı kaydı 9 Ekim 1410 tarihini taşıyor. Saat ustası Mikulas of Kadan ile astronom Jan Sindel tarafından yapılan mekanizma, Güneş ve Ay’ın gökyüzündeki konumlarını da gösteriyordu. Sonraki yüzyıllarda takvim kadranı, hareketli figürler ve ünlü “Havarilerin Yürüyüşü” eklendi. Dünyanın üçüncü en eski astronomik saati olan yapı, bugün halen çalışan en eski astronomik saat kabul ediliyor.
1514 – İNGİLTERE KRALI VIII. HENRY’NİN KIZ KARDEŞİ FRANSA KRALİÇESİ OLDU
İngiltere Kralı VIII. Henry’nin kız kardeşi Mary Tudor, 9 Ekim 1514’te Fransa Kralı XII. Louis ile evlendi ve Fransa Kraliçesi oldu. Evlilik, İngiltere ile Fransa arasındaki siyasî yakınlaşmanın bir parçasıydı; ancak yalnızca birkaç ay sürdü. Mary’den yaklaşık 30 yaş büyük olan XII. Louis, 1 Ocak 1515’te hayatını kaybetti. Mary Tudor daha sonra İngiltere’ye döndü ve ağabeyinin onayını almadan sevdiği Charles Brandon ile gizlice evlenerek Tudor sarayında büyük bir krize yol açtı.
1829 – AĞRI DAĞI’NIN ZİRVESİNE KAYITLARA GEÇEN İLK TIRMANIŞ YAPILDI
Baltık Almanı doğa bilimci Friedrich Parrot, Ermeni din adamı ve daha sonra önemli bir yazar olacak Haçatur Abovyan ile beraberindeki ekiple 9 Ekim 1829’da Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaştı. Bu tırmanış, 5 bin metreyi aşan Ağrı Dağı’nın zirvesine yapılan kayıtlara geçmiş ilk başarılı çıkış olarak kabul ediliyor. Ekip, iki başarısız denemenin ardından üçüncü girişiminde zirveye ulaşmayı başardı. Dönemin kaynaklarına göre Parrot ve arkadaşları zirveye öğleden sonra 3.15 civarında vardı; Abovyan burada buzun içine bir haç yerleştirdi ve zirveden aldığı buzu şişeyle aşağı taşıdı. Ağrı Dağı’na yapılan bu çıkış, 19. yüzyılın bilimsel keşif ve dağcılık tarihinin dikkat çekici dönüm noktalarından biri oldu.
1854 – OSMANLI, İNGİLİZ VE FRANSIZ KUVVETLERİ SİVASTOPOL’U KUŞATTI
Kırım Savaşı’nın en önemli cephelerinden Sivastopol Kuşatması, 9 Ekim 1854’te müttefik kuvvetlerin kuşatma siperleri ve topçu mevzilerini hazırlamaya başlamasıyla yeni bir aşamaya girdi. Osmanlı, Britanya ve Fransa kuvvetlerinin hedefinde, Rus İmparatorluğu’nun Karadeniz’deki en önemli deniz üssü olan Sivastopol vardı. Yaklaşık 11 ay süren kuşatma, ağır bombardımanlar, salgın hastalıklar ve çok büyük kayıplarla Kırım Savaşı’nın simge mücadelelerinden birine dönüştü. Müttefiklerin 17 Ekim’de başlattığı büyük bombardımanın ardından çatışmalar aylarca sürdü; Rus kuvvetleri Eylül 1855’te Sivastopol’un güney kesimini boşaltmak zorunda kaldı. Kentin kaybı, savaşın Rusya aleyhine sonuçlanmasına giden yolda belirleyici gelişmelerden biri oldu.
1888 – TAMAMLANDIĞINDA DÜNYANIN EN YÜKSEĞİYDİ: WASHINGTON ANITI RESMEN AÇILDI
ABD’nin ilk başkanı George Washington anısına başkent Washington’da inşa edilen Washington Anıtı, 9 Ekim 1888’de resmen halka açıldı. Yapımına 1848’de başlanan ancak maddi ve siyasi sorunlar nedeniyle yıllarca yarım kalan 169 metre yüksekliğindeki dikilitaş, 1884’te tamamlandığında Köln Katedrali’ni geride bırakarak dünyanın en yüksek yapısı olmuştu; bu unvanı 1889’da Eyfel Kulesi tamamlanana kadar korudu. İnşaatın iki ayrı dönemde sürdürülmesi nedeniyle anıtın mermerlerinde bugün bile gözle görülebilen bir renk değişimi bulunuyor. Anıt 1885’te törenle adanmış, 9 Ekim 1888’de ise resmen ziyaretçilere açılmıştı.
1914 – BİR AY DİRENEN ANVERS ALMANLARIN ELİNE GEÇTİ
- Dünya Savaşı’nın ilk aylarında Belçika’nın en güçlü savunma merkezlerinden biri olan Anvers, yaklaşık bir ay süren kuşatmanın ardından 9 Ekim 1914’te Alman İmparatorluğu kuvvetlerinin eline geçti. Ağır Alman toplarının kentin çevresindeki tahkimatları birer birer etkisiz hale getirmesi üzerine Belçika ordusunun büyük bölümü batıya çekilmeyi başardı; kentte kalan kuvvetler ise teslim oldu. Anvers’in düşüşü Almanya için önemli bir askerî başarıydı, ancak Belçika ordusunun yok edilmeden geri çekilmesi savaşın devamı açısından belirleyici oldu: Birlikler kısa süre sonra Yser Nehri hattında yeniden savunmaya geçti ve Almanların Manş Denizi kıyılarına ulaşma girişimine karşı direndi. Alman birlikleri Anvers’e 9 Ekim’de girdi; teslim işlemleri ise ertesi gün tamamlandı.
1923 – ANKARA’NIN BAŞKENT OLMASI İÇİN İLK RESMÎ ADIM ATILDI
Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili, 9 Ekim 1923’te Ankara’nın yeni Türk devletinin başkenti olması için TBMM’ye tek maddelik bir yasa teklifi sundu: “Türkiye Devletinin makarrı idaresi Ankara şehridir.” Teklif dört gün sonra, 13 Ekim 1923’te kabul edildi ve Ankara resmen başkent oldu. Aynı gün Ankara’da yayımlanan Yeni Gün gazetesinin “Yakında Cumhuriyet ilan edilecektir” başlıklı yazısı da Cumhuriyet’in ilanına yalnızca 20 gün kaldığı bir dönemde başkent ve rejim tartışmalarının birlikte yürüdüğünü gösteriyordu.
1936 – TÜRKİYE HATAY İÇİN FRANSA’YA RESMÎ NOTA VERDİ
Türkiye, 9 Ekim 1936’da Fransa’ya resmî bir nota vererek İskenderun Sancağı’na, Suriye’ye tanınması planlanan bağımsızlığın benzerinin verilmesini istedi. Fransa’nın Suriye üzerindeki manda yönetimini sona erdirmeye hazırlanması, Antakya ve İskenderun’un geleceğini belirsiz bırakmıştı. Türkiye’nin 9 Ekim’deki diplomatik girişimi, Atatürk’ün kısa süre sonra “Hatay” adını vereceği bölge için yürütülen mücadelenin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Hatay Devleti 1938’de kuruldu, bölge 1939’da Türkiye’ye katıldı.
1936 – HOOVER BARAJI’NIN ELEKTRİĞİ 428 KİLOMETRE ÖTEDEKİ LOS ANGELES’A ULAŞTI
ABD’nin en büyük mühendislik projelerinden Hoover Barajı’nda üretilen elektrik, 9 Ekim 1936’da ilk kez yaklaşık 428 kilometre uzaklıktaki Los Angeles’a ulaştı. Saat 19.36’da verilen akım, o dönem dünyanın en yüksek gerilimli uzun mesafe iletim hatlarından biri üzerinden Nevada-Arizona sınırındaki barajdan Kaliforniya’ya taşındı. Los Angeles’a elektriğin gelişi, ışık gösterileri ve geçit törenleriyle kutlandı; dönemin kayıtlarına göre yaklaşık bir milyon kişi kent merkezindeki etkinlikleri izledi. Hoover Barajı’nın elektriği sonraki yıllarda Los Angeles’ın hızla büyüyen enerji ihtiyacının önemli bölümünü karşılayarak Güney Kaliforniya’nın gelişmesinde büyük rol oynadı.
1937 – ATATÜRK NAZİLLİ BASMA FABRİKASI’NI AÇTI
Türkiye’nin Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın en önemli yatırımlarından Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası, 9 Ekim 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün katıldığı törenle üretime açıldı. Sovyet kredisi ve teknik desteğiyle kurulan tesis yalnızca kumaş üreten bir fabrika değildi; laboratuvarları, işçi eğitimleri, spor alanları, çocuk kütüphanesi ve 700 kişilik tiyatro salonuyla Cumhuriyet’in “fabrikanın çevresindeki toplumu da dönüştürmesi” anlayışının dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
1944 – ANITKABİR’İN TEMELİ ATILDI: İLK HARCI BAŞBAKAN ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU KOYDU
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için Ankara’daki Rasattepe’de yapılacak Anıtkabir’in temeli, 9 Ekim 1944’te düzenlenen törenle atıldı. Saat 10.00’da başlayan törende dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu ilk harcı koydu. Mimarlar Emin Onat ve Orhan Arda’nın projesine göre inşa edilen Anıtkabir’in yapımı dört aşamada yaklaşık dokuz yıl sürdü; inşaat 1953’te tamamlandı. Atatürk’ün 1938’den beri Ankara Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrinde bulunan naaşı ise 10 Kasım 1953’te Anıtkabir’e nakledildi.
1944 – BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN KURULUŞ TASLAĞI DÜNYAYA AÇIKLANDI
- Dünya Savaşı henüz sürerken ABD, Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve Çin, savaş sonrasında kurulması planlanan yeni uluslararası örgütün temel yapısını belirleyen Dumbarton Oaks Önerileri’ni 9 Ekim 1944’te kamuoyuna açıkladı. Washington’da haftalar süren görüşmeler sonunda hazırlanan taslakta örgütün adının Birleşmiş Milletler olması; bir Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve Sekretarya kurulması öngörülüyordu. Güvenlik Konseyi’ndeki oy ve veto sistemi gibi bazı önemli konular henüz çözülememişti; ancak bu belge, 1945’te San Francisco’da hazırlanacak Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın temel çalışma metni oldu. BM Antlaşması 26 Haziran 1945’te imzalandı ve örgüt 24 Ekim 1945’te resmen kuruldu.
1953 – DÜNYACA ÜNLÜ YÜZÜCÜ ÇANAKKALE BOĞAZI’NI GEÇTİ, DUMLUPINAR ŞEHİTLERİNİ SELAMLADI
Açık deniz yüzücülüğünün efsane isimlerinden Amerikalı Florence Chadwick, 9 Ekim 1953’te Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçti. Dönemin Akşam gazetesi, Chadwick’in Nara Burnu ile Eceabat arasındaki gidiş-dönüş parkurunu 1 saat 50 dakika 8 saniyede tamamlayarak yeni bir rekor kırdığını yazdı. Şiddetli yağmur altında başlayan yüzüş sırasında Chadwick, aynı yıl 4 Nisan’da batan Dumlupınar denizaltısının 81 şehidini denizde selamladı; kıyıya çıktıktan sonra kendisine verilen çiçek buketini de onların anısına suya bıraktı. Chadwick sıradan bir yüzücü değildi: Manş Denizi’ni iki yönde geçen ilk kadın olmuş, Cebelitarık ve İstanbul Boğazı’nı da yüzerek geçmişti. Uluslararası Yüzme Onur Listesi, 1953’teki Çanakkale geçişini de kariyerinin önemli başarıları arasında sayıyor.
1963 – BARAJ YIKILMADI AMA DEV DALGA YAKLAŞIK 2 BİN KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ
İtalya’daki Vajont Barajı’nda 9 Ekim 1963 gecesi yaşanan facia, mühendislik tarihinin en çarpıcı afetlerinden biri oldu. Monte Toc’tan kopan yaklaşık 266 milyon metreküplük kaya kütlesi, baraj gölüne saniyeler içinde düştü ve dev bir dalga oluşturdu. Su barajın üzerinden aşarak aşağıdaki Longarone ve çevresindeki yerleşimleri birkaç dakika içinde yok etti; yaklaşık 1.900 kişi hayatını kaybetti. En çarpıcı ayrıntı ise barajın kendisinin büyük ölçüde ayakta kalmasıydı. Felaket, jeolojik risklerin göz ardı edilmesinin nasıl kitlesel bir faciaya dönüşebileceğinin klasik örneklerinden biri haline geldi.
1967 – CHE GUEVARA YAKALANDIKTAN BİR GÜN SONRA BOLİVYA’DA İNFAZ EDİLDİ
Küba Devrimi’nin önde gelen isimlerinden Arjantin doğumlu devrimci Ernesto “Che” Guevara, Bolivya’da yürüttüğü gerilla mücadelesi sırasında 8 Ekim 1967’de Bolivya askerleri tarafından yaralı olarak yakalandı. 39 yaşındaki Guevara, ertesi gün 9 Ekim’de La Higuera köyündeki bir okul binasında Bolivya askerî yönetiminin emriyle kurşuna dizilerek öldürüldü. Cesedi kimliğinin doğrulanması için Vallegrande’de basına gösterildi, daha sonra gizlice gömüldü. Mezarının yeri yıllarca bilinmedi; kalıntıları 1997’de bulunarak Küba’ya götürüldü ve Santa Clara’da yeniden toprağa verildi. Ölümünün ardından Che Guevara’nın Alberto Korda tarafından çekilen bereli portresi, 20. yüzyılın en tanınmış politik imgelerinden birine dönüştü.
1967 – BUGÜN MİLYONLARIN YAPTIĞI PİLATES’E ADINI VEREN JOSEPH PILATES ÖLDÜ
Bugün dünyanın dört bir yanında uygulanan Pilates egzersiz sisteminin kurucusu Joseph Hubertus Pilates, 9 Ekim 1967’de New York’ta hayatını kaybetti. Almanya doğumlu Pilates, kendi geliştirdiği yönteme başlangıçta “Contrology” adını vermiş; vücudun, zihnin ve nefesin birlikte kontrol edilmesini esas alan yüzlerce egzersiz ile Reformer ve Cadillac gibi özel aletler geliştirmişti. Yöntemi ölümünden sonra kendi soyadıyla anılmaya başladı ve küresel bir fitness sistemine dönüştü.
1971 – DENİZ GEZMİŞ VE 17 ARKADAŞI HAKKINDA İDAM KARARI VERİLDİ
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, Deniz Gezmiş’in de aralarında bulunduğu 18 sanığı 9 Ekim 1971’de idama mahkûm etti. THKO-1 Davası’nda sanıklar, dönemin Türk Ceza Kanunu’nun 146/1. maddesi uyarınca Anayasa’yı değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve TBMM’nin görevini yapmasını zorla engellemeye teşebbüs suçundan ölüm cezasına çarptırıldı. Kararın temyiz edilmesinin ardından Askerî Yargıtay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam cezalarını onayladı; diğer 15 sanık hakkındaki kararları bozdu. Gezmiş, Aslan ve İnan hakkındaki cezaların infazı daha sonra Meclis sürecinden geçti ve üçü 6 Mayıs 1972’de Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde idam edildi.
1975 – SOVYET HİDROJEN BOMBASININ BABALARINDAN SAKHAROV’A NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ
Sovyetler Birliği’nin hidrojen bombası çalışmalarında önemli rol oynadıktan sonra nükleer silahlanmanın ve devlet baskısının en etkili eleştirmenlerinden birine dönüşen fizikçi Andrey Saharov, 9 Ekim 1975’te Nobel Barış Ödülü’ne değer görüldü. Nobel Komitesi ödülü, insan haklarını ve insan onurunu savunmadaki mücadelesi nedeniyle verdi. Saharov, ödülü kazanan ilk Sovyet vatandaşı oldu; Sovyet yönetimi Oslo’ya giderek ödülü almasına izin vermedi.
1981 – FRANSA ÖLÜM CEZASINI KALDIRDI: GİYOTİN TARİHE KARIŞTI
Fransa’da ölüm cezasını kaldıran yasa, 9 Ekim 1981’de yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın seçim vaatlerinden biri olan düzenlemenin Parlamento’dan geçirilmesinde, dönemin Adalet Bakanı Robert Badinter belirleyici rol oynadı. Badinter’in 17 Eylül’de Ulusal Meclis’te yaptığı tarihî konuşmanın ardından tasarı 363’e karşı 117 oyla kabul edildi; Senato da aynı ay içinde düzenlemeyi onayladı. Böylece yüzyıllar boyunca idamlarda giyotin kullanmasıyla da hafızalara kazınan Fransa’da ölüm cezası sona erdi. Ülkedeki son idam, bundan dört yıl önce, 10 Eylül 1977’de Hamida Djandoubi’nin giyotinle infaz edilmesiyle gerçekleştirilmişti. Fransa, ölüm cezası yasağını 2007’de Anayasa’ya da ekledi.
1983 – GÜNEY KORE DEVLET BAŞKANINA SUİKAST GİRİŞİMİ: 21 KİŞİ ÖLDÜ
Güney Kore Devlet Başkanı Chun Doo-hwan’a yönelik suikast amacıyla 9 Ekim 1983’te Burma’nın başkenti Rangoon’daki Şehitler Mozolesi’ne yerleştirilen bombalar patladı. Başkanın konvoyunun gecikmesi onu ölümden kurtardı; ancak aralarında Güney Kore Dışişleri Bakanı’nın da bulunduğu 21 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. Yakalanan saldırganlardan birinin Kuzey Koreli subay olduğunu itiraf etmesi üzerine saldırı Kuzey Kore’ye bağlandı ve iki Kore arasındaki gerilimin en kanlı olaylarından biri olarak tarihe geçti.
1986 – “OPERADAKİ HAYALET” PERDELERİNİ AÇTI VE TİYATRO TARİHİNE GEÇTİ
Andrew Lloyd Webber’in “The Phantom of the Opera – Operadaki Hayalet” müzikali, 9 Ekim 1986’da Londra’daki Her Majesty’s Theatre’da ilk kez resmen sahnelendi. Michael Crawford ile Sarah Brightman’ın başrollerini paylaştığı yapım sonraki yıllarda 35 ülkede 140 milyondan fazla seyirciye ulaştı ve yaklaşık 6 milyar dolar hasılat elde etti. Broadway versiyonu da 13 bin 981 gösteriyle uzun yıllar Broadway tarihinin en uzun süre sahnelenen müzikali oldu.
1992 – GÖKYÜZÜNDEN GELEN 12 KİLOLUK TAŞ PARK HALİNDEKİ OTOMOBİLİ DELDİ
9 Ekim 1992 gecesi ABD’nin doğu kıyısındaki binlerce kişi gökyüzünde parlak bir ateş topu gördü. Olayı 15’ten fazla kişi videoya kaydetti; böylece tarihin en iyi belgelenmiş göktaşı düşüşlerinden biri ortaya çıktı. Atmosferde parçalanan cismin yaklaşık 12,4 kilogramlık bir parçası New York eyaletinin Peekskill kentinde 18 yaşındaki Michelle Knapp’ın evinin önünde duran kırmızı 1980 model Chevrolet Malibu’ya çarptı, bagajı delip aracın altındaki zemine saplandı. Daha sonra “Peekskill göktaşı” adıyla ünlenen taş kadar, delik otomobil de koleksiyonluk bir nesneye dönüştü.
1997 – İKTİDARI HİCVEDEN DARIO FO’YA NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ VERİLDİ
İtalyan oyun yazarı, oyuncu ve yönetmen Dario Fo’nun 1997 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldüğü, 9 Ekim 1997’de İsveç Akademisi tarafından açıklandı. Modern farsın ve politik tiyatronun önde gelen isimlerinden Fo, eserlerinde iktidarı, bürokrasiyi, toplumsal eşitsizliği ve adaletsizliği sert bir mizahla eleştiriyordu. İsveç Akademisi ödül gerekçesinde Fo’nun, Orta Çağ soytarılarının geleneğini sürdürerek iktidarı hicvettiğini ve ezilenlerin onurunu savunduğunu belirtti. “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Mistero Buffo” gibi eserleriyle dünya çapında tanınan Fo, politik taşlama ile halk tiyatrosunu birleştiren özgün üslubuyla 20. yüzyıl tiyatrosunun en etkili isimlerinden biri oldu.
1988 – WANKEL DÖNER MOTORUNUN MUCİDİ FELIX WANKEL ÖLDÜ
Klasik pistonlu motorlardan farklı çalışan Wankel döner motorunun mucidi Alman mühendis Felix Wankel, 9 Ekim 1988’de hayatını kaybetti. Wankel’in geliştirdiği motor, pistonların doğrusal hareketi yerine dönen üçgen biçimli bir rotor kullanıyordu. NSU’dan Mazda’ya, Mercedes-Benz’den General Motors’a birçok üretici teknolojiyle ilgilendi; motor özellikle Mazda’nın spor otomobilleriyle otomotiv tarihinin kalıcı parçalarından biri oldu.
2004 – AFGANİSTAN HALKI TARİHİNDE İLK KEZ CUMHURBAŞKANINI SEÇMEK İÇİN SANDIĞA GİTTİ
Taliban yönetiminin 2001’de devrilmesinden yaklaşık üç yıl sonra Afganistan tarihindeki ilk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimi, 9 Ekim 2004’te yapıldı. 18 adayın yarıştığı seçimde 8 milyondan fazla kişi oy kullandı; seçime katılım kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 70’ine ulaştı ve oy kullananların yaklaşık yüzde 40’ını kadınlar oluşturdu. İran ve Pakistan’daki yüz binlerce Afgan mülteci de sandığa gitti. Seçim günü bazı adaylar usulsüzlük iddialarında bulundu; daha sonra oluşturulan bağımsız inceleme heyeti tespit edilen sorunların genel sonucu değiştirecek boyutta olmadığı sonucuna vardı. Geçiş döneminin devlet başkanı Hamid Karzai, oyların yüzde 55,4’ünü alarak Afganistan’ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
2005 – BRİTANYA’DA SİGARA İÇİLEBİLEN SON YOLCU TRENİ DE TARİHE KARIŞTI
Birleşik Krallık’ta tren yolculuklarının yıllarca alışılmış görüntülerinden biri olan sigara dumanı, 9 Ekim 2005’te son kez tarifeli bir yolcu treninden çıktı. First ScotRail, Londra ile İskoçya arasında çalışan gece treni Caledonian Sleeper’daki sigara içilebilen bölümleri kaldırdı. Böylece ülkedeki tarifeli yolcu trenlerinin tamamı sigarasız hale geldi. Karar, Birleşik Krallık’ta kapalı alanlarda sigara kullanımına yönelik daha geniş yasaklardan da önce geldi; İngiltere’de işyerleri ve kapalı kamusal alanları kapsayan genel sigara yasağı 2007’de yürürlüğe girdi.
2005 – EVEREST’İN YÜKSEKLİĞİ YENİDEN ÖLÇÜLDÜ: ZİRVEDEKİ KAYA 8.844,43 METRE
Çin, 9 Ekim 2005’te dünyanın en yüksek dağı Everest’in zirvesindeki kaya yüzeyinin yüksekliğini 8.844,43 metre olarak resmen açıkladı. Aylar süren çalışmada GPS, klasik jeodezik ölçüm yöntemleri ve ilk kez zirvedeki kar ve buz tabakasının kalınlığını belirleyen radar teknolojisi birlikte kullanıldı. Sonuç, daha önce yaygın biçimde kullanılan 8 bin 848 metrelik değerden daha düşük görünüyordu; bunun nedeni Çin’in ölçümde zirvedeki yaklaşık 3,5 metrelik kar ve buz tabakasını çıkartarak ana kayanın yüksekliğini esas almasıydı. Everest’in yüksekliği daha sonra Çin ve Nepal’in ortak çalışmasıyla yeniden ölçüldü ve 2020’de, kar örtüsü dahil 8.848,86 metre olarak açıklandı.
2006 – GOOGLE, HENÜZ 20 AYLIK YOUTUBE’U 1,65 MİLYAR DOLARA SATIN ALACAĞINI AÇIKLADI
Google, 9 Ekim 2006’da henüz Şubat 2005’te kurulmuş olan YouTube’u 1,65 milyar dolar değerindeki Google hissesi karşılığında satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı. O tarihte YouTube’da günde 100 milyondan fazla video izleniyor, her gün yaklaşık 65 bin yeni video siteye yükleniyordu. Satın alma işlemi 13 Kasım 2006’da tamamlandı; YouTube kendi markasını ve bağımsız yapısını korudu. Sonraki yıllarda platform, internet videosunun yanı sıra müzik, haber, eğitim, reklamcılık ve içerik üreticiliği ekonomisinin da merkezlerinden biri haline geldi.
2006 – KUZEY KORE İLK NÜKLEER DENEMESİNİ YAPTI
Kuzey Kore, 9 Ekim 2006’da tarihindeki ilk nükleer silah denemesini yer altında gerçekleştirdiğini açıkladı. Patlama düşük güçteydi; ancak dünyanın farklı noktalarındaki 20’den fazla sismik gözlem istasyonu tarafından kaydedildi. Yaklaşık iki hafta sonra Kanada’daki bir ölçüm istasyonunda saptanan radyoaktif ksenon-133 izleri de olayın nükleer bir patlamayla uyumlu olduğunu gösterdi. Deneme uluslararası alanda büyük tepki yarattı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, beş gün sonra 1718 sayılı kararı oybirliğiyle kabul ederek Kuzey Kore’nin nükleer denemesini kınadı ve ülkeye yönelik yaptırımlar getirdi. 9 Ekim 2006’daki bu deneme, Kuzey Kore’nin sonraki yıllarda hızla genişleteceği nükleer silah programının dünyaya açık biçimde ilan edildiği dönüm noktası oldu.
2007 – BİLGİSAYARLARIN VERİ DEPOLAMA KAPASİTESİNİ DEĞİŞTİREN KEŞFE NOBEL FİZİK ÖDÜLÜ
2007 Nobel Fizik Ödülü’nün, dev manyetodirenç (GMR) etkisini birbirlerinden bağımsız olarak keşfeden Fransız fizikçi Albert Fert ile Alman fizikçi Peter Grünberg’e verileceği 9 Ekim 2007’de açıklandı. İkilinin 1988’de ortaya koyduğu bu fiziksel etki, çok küçük manyetik değişimlerin elektrik direncinde büyük değişiklikler yaratmasını sağlıyor ve sabit disklerdeki verilerin çok daha hassas biçimde okunabilmesine imkân veriyordu. GMR teknolojisini kullanan ilk okuma kafaları 1997’de piyasaya çıktı ve kısa sürede standart hale geldi; böylece sabit disklerin küçülürken çok daha fazla veri saklayabilmesinin önü açıldı. Keşif aynı zamanda elektronların yalnız elektrik yükünden değil, spin adı verilen kuantum özelliğinden de yararlanan spintronik teknolojisinin gelişmesinde önemli rol oynadı.
2009 – BARACK OBAMA BAŞKANLIĞININ DOKUZUNCU AYINDA NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NÜ KAZANDI
ABD Başkanı Barack Obama’nın 2009 Nobel Barış Ödülü’nü kazandığı, 9 Ekim 2009’da açıklandı. Nobel Komitesi gerekçesinde Obama’nın uluslararası diplomasiyi ve halklar arası iş birliğini güçlendirme çabalarını, özellikle de nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya vizyonunu öne çıkardı. Karar dünya çapında şaşkınlık ve tartışma yarattı; çünkü Obama başkanlık görevine başlayalı henüz dokuz ay bile olmamıştı. Obama da aynı gün yaptığı konuşmada kararı beklemediğini ve ödülü kendi başarılarının bir değerlendirmesi olarak görmediğini söyledi.
2012 – 15 YAŞINDAKİ MALALA OKULDAN DÖNERKEN BAŞINDAN VURULDU
Pakistan’da kız çocuklarının eğitim hakkını savunan Malala Yusufzay, 9 Ekim 2012’de okuldan eve dönerken bindiği araca giren Taliban mensubu bir saldırgan tarafından başından vuruldu. Ağır yaralanmasına rağmen hayatta kalan Malala’nın tedavisi daha sonra İngiltere’de sürdürüldü. Saldırı onu susturmak yerine dünya çapında tanınan bir eğitim hakkı savunucusuna dönüştürdü; 2014’te, 17 yaşındayken Nobel Barış Ödülü’nü kazanarak tarihin en genç Nobel ödüllüsü oldu.
KOCAELİ TARİHİNDE 9 EKİM
1572 – İZMİT’İN YENİ CUMA KÜLLİYESİNİ VASİYET EDEN PERTEV PAŞA ÖLDÜ
Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim dönemlerinde vezirlik yapan, 1571’deki İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlı donanmasının serdarlarından Pertev Paşa, 9 Ekim 1572’de hayatını kaybetti. Kocaeli açısından asıl kalıcı izi ise ölümünden sonra ortaya çıktı. İzmit’te mülkleri bulunan Pertev Paşa’nın vasiyeti üzerine Mimar Sinan, kentte cami, mektep, imaret, kervansaray, hamam ve çeşmeden oluşan bir külliye inşa etti. 1579’da tamamlanan yapı topluluğundan günümüze ulaşan Pertev Paşa Camii, yani Yeni Cuma Camii, bugün de İzmit’in en önemli Osmanlı eserlerinden biri.
1894 – DEPREMDE HASAR GÖREN İZMİT ÇUHA FABRİKASI İÇİN 62 BİN KURUŞLUK ONARIM
10 Temmuz 1894’te Marmara’yı vuran büyük deprem, İzmit’te camilerden okullara pek çok yapının yanı sıra İzmit Çuha Fabrikası’na da zarar verdi. Hasar gören bölümlerin onarılması için yapılan keşifte 62 bin 95 kuruşa ihtiyaç olduğu belirlendi; normal bütçede para bulunmadığından bedelin olağanüstü harcamalar kaleminden karşılanmasına ilişkin belge 9 Ekim 1894 tarihini taşıyor. 1844’te Sultan Abdülmecid döneminde açılan Çuha Fabrikası, ordunun kumaş ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuş ve Kocaeli’nin Osmanlı dönemindeki en önemli sanayi yatırımlarından biri olmuştu.
1911 – OSMANLI İZMİT’İNDE PROTESTAN ERMENİ CEMAATİNE KİLİSE VE İKİ OKUL İZNİ
Osmanlı döneminin çok dinli ve çok kültürlü İzmit’inden dikkat çekici bir kayıt 9 Ekim 1911 tarihini taşıyor. Kentteki Protestan Ermeni cemaatinin eskiyen kilisesinin yerine, alt katında erkek ilkokulu ve üst katında kilise bulunan yeni bir yapı ile kız ilkokulu ve papaz konutundan oluşacak ikinci binanın inşası için gerekli irade-i seniye o gün çıkarıldı. Kâgir olarak yapılması planlanan yapıların toplam maliyeti 210 bin kuruştu. Kayıtlara göre 1911’de İzmit’te Protestan Ermenilere ait 55 hane bulunuyordu; inşaat tamamlandıktan sonra kız ve erkek okulları faaliyete geçti.
1919 – GEBZE’DEKİ KAYMAKAM KRİZİ MUSTAFA KEMAL’E TAŞINDI
Milli Mücadele’nin henüz teşkilatlanma aşamasında olduğu günlerde Gebze, İstanbul ile Anadolu arasındaki kritik merkezlerden biriydi. Hüseyin Hüsnü Efendi başkanlığındaki Gebze Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi, 9 Ekim 1919’da Sivas’a gönderdiği telgrafta Kaymakam Nurettin Bey’i, Kuva-yı Milliye hareketini küçümsemek ve halk arasında ayrılık yaratmakla suçlayarak görevine devam etmesine itiraz etti. Mustafa Kemal Paşa imzalı cevapta ise şimdilik sükûnet ve düzenin korunması istendi; İstanbul’dan Gebze’ye inceleme için güvenilir kişilerin gönderileceği bildirildi. Yazışma, Gebze’deki yerel bir yönetim krizinin daha 1919 sonbaharında doğrudan Sivas’taki Heyet-i Temsiliye ve Mustafa Kemal’e kadar ulaştığını gösteriyor.
1920 – TÜRKİYE’NİN İLK İKİ ÇİMENTO FABRİKASI GEBZE’DE GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ
Türkiye’de çimento sanayiinin temellerini atan ilk fabrika 1910’da bugünkü Darıca’nın Taşliman mevkiinde, ikincisi ise 1911’de Eskihisar’da üretime geçti. İki kuruluş, I. Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarının ağır koşullarının ardından 9 Ekim 1920’de “Arslan ve Eskihisar Müttehit Çimento ve Su Kireci Fabrikaları Anonim Şirketi” adı altında birleşti. Yeni şirket, işgücü, hammadde ve yakıt sıkıntılarına rağmen 1918-1922 arasında toplam 135 bin ton çimento üretti. Böylece bugünkü Darıca-Gebze hattı, Cumhuriyet kurulmadan önce bile Türkiye’nin çimento sanayiinin doğduğu merkez olmuştu.
2008 – BAUMIT, TÜRKİYE’DEKİ İLK ÜRETİM TESİSİNİ GEBZE’DE AÇTI
Avusturya merkezli yapı malzemeleri şirketi Baumit, Türkiye’deki ilk üretim tesisini 9 Ekim 2008’de Gebze’de açtı. 14 milyon euro yatırımla kurulan tesisin yıllık yaklaşık 300 bin ton üretim kapasitesine ulaşması ve tam kapasitede 50 kişiye istihdam sağlaması planlanıyordu.
9 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
Eski gazetelerin 9 Ekim sayfalarında Kocaeli bazen bir savaşın eşiğindeki İzmit Cephesi, bazen kendi matbaasını ayakta tutmaya çalışan küçük bir Anadolu şehri, bazen de grevlerin ve toplu işten çıkarmaların yaşandığı büyük bir sanayi havzası olarak karşımıza çıkıyor.
1922 – İKDAM: İZMİT CEPHESİNDE “TARAFSIZ BÖLGE” GERİLİMİ
9 Ekim 1922 tarihli İkdam, Mudanya Konferansı sürerken İzmit Cephesi’ndeki askerî gerilimi manşetlerine taşıdı. Gazete, İngiliz karargâhının bildirisini aktararak Türk birliklerinin “tarafsız bölgeyi” ihlal etmeye devam ettiğini ve bölgede yaklaşık bir buçuk tümen bulunduğunun tahmin edildiğini yazıyordu. Aynı gün Mudanya’da Fransız General Charpy ile İtalyan General Monbelli de harita üzerinde İzmit bölgesindeki Türk birliklerini İsmet Paşa’ya göstererek aynı iddiayı gündeme getirdi. İsmet Paşa ise İzmit bölgesinde taraflar arasında bir sınır belirlenmediğini, dolayısıyla Türk birliklerinin hareketinin sınır ihlali sayılamayacağını söyledi. İki gün sonra, 11 Ekim’de Mudanya Mütarekesi imzalandı.
1935 – TÜRK YOLU: İZMİT HALKEVİ MATBAASI YILLIK 320 LİRAYA KİRAYA VERİLDİ
Kentin eski gazetelerinden Türk Yolu’nun 9 Ekim 1935 tarihli sayısında, İzmit’in basın tarihinden küçük ama güzel bir ayrıntı vardı. Eski Vilayet Matbaası kısa süre önce İzmit Halkevi Matbaası adıyla yeniden açılmış ve Türk Yolu 9 Eylül’den itibaren burada basılmaya başlamıştı. Bir ay sonra gazete, CHP İl Yönetim Kurulu ile Halkevi Yönetim Kurulu’nun matbaayı matbaacı Ahmet Fevzi’ye yıllığı 320 liraya kiraladığını duyurdu. Haber, 1930’ların İzmit’inde yerel gazeteciliğin yalnızca haber toplamakla değil, gazeteyi basacak matbaayı ayakta tutmakla da uğraştığı günlerden küçük bir kent hafızası bırakıyor.
1960 – CUMHURİYET: PETROL OFİSİ İZMİT’TE 39 SAATLİK AÇLIK GREVİ
9 Ekim 1960 tarihli Cumhuriyet’in birinci sayfasında İzmit’ten bir işçi eylemi vardı: “39 saatlik açlık grevi yapan idare heyeti.” Gazete, Petrol Ofisi İzmit’te yöneticilerin işçilere karşı sert tutumunun protesto edildiğini yazıyordu. Dönemin işçi eylemlerini derleyen kronoloji de Petrol Ofisi İzmit Bölge Müdürlüğü’nde 9-11 Ekim 1960 arasında “açlık ve uykusuzluk grevi” yapıldığını ve işyerinde Marmara Bölgesi Petrol İşçileri Sendikası’nın örgütlü olduğunu kaydediyor. Kocaeli’nin sanayi tarihi anlatılırken çoğu zaman fabrikalar ve üretim rakamları öne çıkıyor; bu haber aynı tarihin bir de işçi ve sendika cephesi olduğunu hatırlatıyor.
1970 – CUMHURİYET’İN BİRİNCİ SAYFASINDA GEBZE: 140 İŞÇİ İŞTEN ÇIKARILDI
9 Ekim 1970 tarihli Cumhuriyet, Aliağa’daki işçi direnişinin yanında Gebze’den de çarpıcı bir çalışma hayatı haberi veriyordu: “Gebze’de 140 işçi işten çıkarıldı.” Aynı sayfada Türk-İş Genel Sekreteri Halil Tunç da toplu işten çıkarmalara karşı açıklama yapıyordu. Haber, 1970’e gelindiğinde Gebze’nin ulusal basında büyük bir sanayi ve işçi merkezi olarak yer etmeye başladığını açık biçimde gösteriyor.
9 EKİM’DE DOĞANLAR
1835 – CAMILLE SAINT-SAËNS: Fransız besteci, piyanist ve orkestra şefi. Özellikle “Hayvanlar Karnavalı” ve Samson ve Dalila operasıyla tanınan Saint-Saëns, romantik dönem Fransız müziğinin en önemli isimlerinden biri oldu.
1852 – HERMANN EMIL FISCHER: Alman kimyager. Şekerler ve pürinler üzerine yaptığı öncü araştırmalarla modern organik kimyanın gelişmesine büyük katkı sağladı; 1902 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.
1859 – ALFRED DREYFUS: Fransız ordusunda subayken işlemediği vatana ihanet suçundan mahkûm edilen Dreyfus, 19. yüzyıl sonunun en büyük siyasi ve adli skandallarından Dreyfus Davası’nın merkezindeki isim oldu. Yahudi karşıtlığının belirleyici olduğu dava, Émile Zola’nın ünlü “Suçluyorum” yazısına da yol açtı.
1862 – FATMA ALİYE TOPUZ: Türk edebiyatının öncü kadın yazarlarından Fatma Aliye, İstanbul’da doğdu. Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı olan Fatma Aliye, romanları, çevirileri ve kadınların toplumsal konumuna ilişkin yazılarıyla Osmanlı’nın son dönemindeki kadın edebiyatının en önemli isimlerinden biri oldu. İlk eserlerinde “Bir Hanım” ve “Mütercime-i Meram” gibi imzalar kullandı.
1873 – KARL SCHWARZSCHILD: Alman fizikçi ve astronom. Einstein’ın genel görelilik kuramının denklemlerine ilk kesin çözümlerden birini buldu. Bugün kara delik fiziğinde kullanılan “Schwarzschild yarıçapı” onun adını taşıyor.
1879 – MAX VON LAUE: Alman fizikçi. Kristallerde X-ışını kırınımını keşfetmesi, atomların ve kristal yapıların incelenmesinde yeni bir çağ açtı; bu çalışmasıyla 1914 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.
1892 – İVO ANDRİÇ: Yugoslav yazar ve diplomat. Balkanların tarihini, etnik ve kültürel çatışmalarını anlatan eserleriyle tanındı. En ünlü romanı “Drina Köprüsü” olan Andriç, 1961’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.
1907 – JACQUES TATI: Fransız oyuncu ve yönetmen. Mösyö Hulot karakteriyle sinema tarihine geçen Tati, diyalogdan çok görüntü, ses ve gündelik hayatın küçük tuhaflıklarından beslenen özgün komedileriyle modern sinemanın büyük ustalarından biri kabul ediliyor.
1930 – RAHMİ M. KOÇ: Türk iş insanı. Vehbi Koç’un oğlu olan Rahmi Koç, 1984-2003 yılları arasında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı; bugün holdingin Şeref Başkanı. Türkiye’nin sanayi ve iş dünyasının en uzun soluklu isimlerinden biri olan Koç, 9 Ekim 1930’da Ankara’da doğdu.
1933 – PETER MANSFIELD: İngiliz fizikçi. İnsan vücudunun içini ameliyatsız biçimde görüntülemeyi mümkün kılan manyetik rezonans görüntüleme, yani MR teknolojisinin geliştirilmesindeki çalışmaları nedeniyle Paul Lauterbur ile birlikte 2003 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü aldı.
1940 – JOHN LENNON: Beatles’ın kurucularından İngiliz müzisyen, besteci ve söz yazarı John Lennon, Liverpool’da doğdu. Paul McCartney ile oluşturduğu Lennon-McCartney ortaklığı popüler müzik tarihinin en etkili şarkı yazarlığı birliklerinden biri oldu. Beatles sonrasında solo kariyerine devam eden Lennon, “Imagine” ile de dünya çapında bir barış sembolüne dönüştü.
1944 – JOHN ENTWISTLE: İngiliz rock grubu The Who’nun bas gitaristi. “The Ox” ve “Thunderfingers” lakaplarıyla tanınan Entwistle, bas gitarı yalnızca ritim sağlayan bir enstrüman olmaktan çıkarıp rock müziğinde daha belirgin ve saldırgan bir role taşıyan öncü müzisyenlerden biri oldu. 9 Ekim 1944’te doğdu.
1948 – JACKSON BROWNE: Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı. 1970’lerin Kaliforniya rock sahnesinin önemli isimlerinden biri olan Browne, “Running on Empty”, “The Pretender” ve “Doctor My Eyes” gibi şarkılarıyla tanındı; Rock and Roll Hall of Fame ile Songwriters Hall of Fame’e kabul edildi.
1948 – OLIVER HART: İngiliz-Amerikalı ekonomist. Şirketlerin, çalışanların ve kurumların yaptığı sözleşmelerin nasıl işlemesi gerektiğine ilişkin sözleşme teorisi çalışmaları nedeniyle Bengt Holmström ile birlikte 2016 Nobel Ekonomi Ödülü’nü aldı. 9 Ekim 1948’de Londra’da doğdu.
1949 – ROD TEMPERTON: İngiliz söz yazarı ve müzisyen. İsmi geniş kitlelerce çok bilinmese de dünyanın en ünlü pop şarkılarından bazılarını o yazdı: Michael Jackson’ın “Thriller”, “Rock with You” ve “Off the Wall” şarkılarının arkasındaki isim Temperton’dı.
1950 – JODY WILLIAMS: Amerikalı aktivist. Kara mayınlarının yasaklanması için yürüttüğü uluslararası kampanyayla 1997 Nobel Barış Ödülü’nü, Uluslararası Kara Mayınlarını Yasaklama Kampanyası ile birlikte kazandı.
1952 – SHARON OSBOURNE: İngiliz televizyon yıldızı ve müzik menajeri. Ozzy Osbourne’un eşi ve uzun yıllar menajeri olan Sharon Osbourne, daha sonra The Osbournes, The X Factor ve America’s Got Talent gibi programlarla kendi başına da dünyanın en tanınmış televizyon kişiliklerinden birine dönüştü. 9 Ekim 1952’de doğdu.
1953 – TONY SHALHOUB: Lübnan kökenli Amerikalı oyuncu. Türkiye’de de yayımlanan “Monk” dizisindeki obsesif kompulsif dedektif Adrian Monk rolüyle geniş kitlelerce tanındı; bu rolle üç kez Emmy kazandı.
1954 – SCOTT BAKULA: Amerikalı oyuncu. Bilimkurgu dizisi “Quantum Leap”teki Dr. Sam Beckett ve Star Trek: Enterprise’daki Kaptan Jonathan Archer rolleriyle özellikle televizyon izleyicisinin hafızasında yer etti. 9 Ekim 1954’te doğdu.
1964 – GUILLERMO DEL TORO: Meksikalı yönetmen, senarist ve yapımcı. Fantastik sinema ile korkuyu masalsı bir dünya içinde birleştiren “Pan’ın Labirenti”, “Suyun Sesi” ve “Pinokyo” gibi filmleriyle tanınıyor. Suyun Sesi ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film Oscarlarını, Pinokyo ile de En İyi Animasyon Oscarını kazandı.
1968 – MURAT GÖĞEBAKAN: Anadolu rock ve özgün müziğin sevilen isimlerinden Murat Göğebakan, 9 Ekim 1968’de Adana’da doğdu. 1996 tarihli Ben Sana Aşık Oldum albümüyle geniş kitlelere ulaştı; özellikle “Ay Yüzlüm” ve “Vurgunum” gibi şarkılarıyla hafızalarda yer etti. 2014’te 45 yaşında hayatını kaybetti.
1969 – PJ HARVEY: İngiliz şarkıcı, söz yazarı ve müzisyen. Alternatif rock’ın en özgün kadın sanatçılarından biri kabul edilen PJ Harvey, Stories from the City, Stories from the Sea ve Let England Shake albümleriyle iki kez Mercury Prize kazanarak bu ödülü iki kez alan ilk sanatçı oldu.
1975 – SEAN LENNON: John Lennon ile Yoko Ono’nun oğlu Sean Lennon, babasıyla aynı gün, 9 Ekim’de doğdu. Müzisyen, söz yazarı ve yapımcı olarak kendi kariyerini sürdüren Lennon, 1975 doğumlu.
1984 – MARIE KONDO: Japon düzenleme uzmanı ve yazar. Eşyaları “insana neşe verip vermediğine” göre ayırmayı öneren KonMari yöntemi, kitapları ve Netflix programıyla dünya çapında bir fenomene dönüştü.
1987 – BARIŞ ARDUÇ: Türk dizi ve sinema oyuncusu. “Kiralık Aşk” dizisindeki Ömer İplikçi karakteriyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Arduç; Kuzgun, Kulüp ve Alparslan: Büyük Selçuklu gibi yapımlarda da başroller üstlendi. 9 Ekim 1987’de İsviçre’de doğdu.
1996 – BELLA HADID: Filistin kökenli Amerikalı model. 2010’ların ortalarından itibaren dünyanın en tanınmış moda modellerinden biri haline gelen Hadid; Dior, Versace, Chanel ve Givenchy gibi uluslararası moda evleriyle çalıştı.
9 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1806 – BENJAMIN BANNEKER: Kendi kendini yetiştiren Amerikalı astronom, matematikçi ve arazi ölçümcüsü. Özgür doğmuş bir siyah Amerikalı olan Banneker, 1791’de yeni başkent Washington’ın sınırlarının belirlenmesinde görev alan ölçüm ekibinde çalıştı; astronomik hesaplara dayanan almanaklar da yayımladı. 9 Ekim 1806’da 74 yaşında hayatını kaybetti.
1876 – MUSTAFA CELÂLEDDİN PAŞA: Asıl adı Konstanty Borzecki olan Leh asıllı Osmanlı asker ve düşünce adamı. 1848 ihtilallerinin ardından Osmanlı Devleti’ne sığındı, Müslüman oldu ve orduda paşalığa kadar yükseldi. 1869’da yayımladığı Eski ve Modern Türkler adlı eseriyle erken dönem Türkçülük düşüncesinin dikkat çekici isimlerinden biri oldu. Aynı zamanda Nâzım Hikmet’in anne tarafından büyük dedesiydi. 9 Ekim 1876’da hayatını kaybetti.
1911 – JACK DANIEL: Adını dünyanın en tanınmış viski markalarından birine veren Amerikalı girişimci Jasper Newton “Jack” Daniel, 9 Ekim 1911’de hayatını kaybetti. Tennessee’de kurduğu damıtımevi ve kendi adını taşıyan marka, ölümünden sonra dünya çapında tanınan bir ticari simgeye dönüştü.
1934 – YUGOSLAVYA KRALI I. ALEKSANDAR VE FRANSA DIŞİŞLERİ BAKANI LOUIS BARTHOU: Yugoslavya Kralı I. Aleksandar, 9 Ekim 1934’te Fransa’ya yaptığı resmî ziyaret sırasında Marsilya’da uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. Aynı araçta bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Louis Barthou da saldırının ardından hayatını kaybetti. Suikastın görüntülenmiş olması, olayı 20. yüzyılın en çarpıcı siyasi suikastlarından biri haline getirdi.
1943 – PIETER ZEEMAN: Hollandalı fizikçi. Manyetik alanın ışığın tayf çizgileri üzerindeki etkisini ortaya koyan ve bugün Zeeman etkisi adıyla bilinen keşfi nedeniyle Hendrik Lorentz ile birlikte 1902 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. 9 Ekim 1943’te Amsterdam’da öldü.
1958 – XII. PIUS: Katolik Kilisesi’ni 1939’dan ölümüne kadar yöneten Papa XII. Pius, 9 Ekim 1958’de Castel Gandolfo’da hayatını kaybetti. Papalığı II. Dünya Savaşı’nın tamamını ve Soğuk Savaş’ın ilk yıllarını kapsadı.
1959 – ŞİRO İŞİİ: II. Dünya Savaşı sırasında Japon ordusunun gizli biyolojik savaş merkezi 731. Birim’i yöneten askerî doktor ve mikrobiyolog. İşgal altındaki Mançurya’da binlerce esir ve sivili kapsayan ölümcül insan deneylerinin örgütlenmesinde merkezi rol oynadı. İşii, savaşın ardından yargılanmadan yaşamını sürdürdü ve 9 Ekim 1959’da öldü.
1967 – CHE GUEVARA: Küba Devrimi’nin simge isimlerinden Arjantinli devrimci Ernesto “Che” Guevara, Bolivya’da yakalanmasından bir gün sonra, 9 Ekim 1967’de 39 yaşındayken infaz edildi. Ölümünün ardından Alberto Korda’nın çektiği bereli fotoğrafı, 20. yüzyılın en tanınmış politik imgelerinden birine dönüştü.
1973 – SISTER ROSETTA THARPE: Rock müziğin ortaya çıkmasından yıllar önce gospel şarkılarını elektrik gitarla birleştiren Amerikalı müzisyen. “Rock and roll’un vaftiz annesi” olarak anılan Tharpe; Elvis Presley, Chuck Berry, Little Richard ve Johnny Cash gibi isimleri etkiledi. 9 Ekim 1973’te hayatını kaybetti.
1974 – OSKAR SCHINDLER: II. Dünya Savaşı sırasında fabrikalarında çalıştırdığı yaklaşık 1.200 Yahudiyi Nazi toplama ve imha kamplarına gönderilmekten kurtaran Alman iş insanı. Hayatı daha sonra Steven Spielberg’in Schindler’in Listesi filmine konu oldu. Schindler, 9 Ekim 1974’te 66 yaşında öldü ve vasiyeti üzerine Kudüs’te defnedildi.
1978 – JACQUES BREL: Belçikalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu. “Ne me quitte pas” başta olmak üzere şarkıları onlarca dile çevrilen Brel, Fransızca şanson geleneğinin dünya çapındaki en büyük isimlerinden biri oldu. 9 Ekim 1978’de henüz 49 yaşındayken hayatını kaybetti.
1982 – ANNA FREUD: Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un kızı ve özellikle çocuk psikanalizinin öncü isimlerinden biri. Çocukların psikolojik gelişimine ve savunma mekanizmalarına ilişkin çalışmalarıyla psikanalizin uygulama alanını genişleten Anna Freud, 9 Ekim 1982’de Londra’da öldü.
1989 – ERCÜMENT KARACAN: Türk gazeteci ve yayıncı. Uzun yıllar Milliyet gazetesinin sahibi olan Karacan, Türkiye’nin yakın dönem basın tarihinde önemli rol oynayan isimlerden biriydi. 9 Ekim 1989’da hayatını kaybetti.
1989 – YUSUF ATILGAN: Modern Türk edebiyatının en özgün romancılarından Yusuf Atılgan, 9 Ekim 1989’da İstanbul’daki evinde hayatını kaybetti. Aylak Adam ve Anayurt Oteli romanlarında yalnızlık, yabancılaşma ve bireyin iç dünyasını güçlü bir psikolojik dille işledi. Üzerinde çalıştığı Canistan romanını tamamlayamadan öldü.
1999 – MILT JACKSON: Caz tarihinin en önemli vibrafoncularından Amerikalı Milt Jackson, 9 Ekim 1999’da öldü. Dizzy Gillespie, Thelonious Monk ve Charlie Parker gibi devlerle çalışan Jackson, kırk yıla yakın süre Modern Jazz Quartet’in üyelerinden biri olarak caz vibrafonunun sesini belirleyen müzisyenlerden oldu.
2010 – MAURICE ALLAIS: Fransız ekonomist ve fizikçi. Piyasaların işleyişi ve kaynakların etkin kullanımı üzerine çalışmaları nedeniyle 1988 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandı. Ekonomi literatüründeki ünlü “Allais paradoksu” da onun adını taşıyor. 9 Ekim 2010’da 99 yaşında öldü.
2015 – RICHARD F. HECK: Modern organik kimyanın önemli isimlerinden Amerikalı kimyager. Palladyum kullanılarak karbon atomları arasında yeni bağlar kurulmasını sağlayan çalışmalarından dolayı Akira Suzuki ve Ei-ichi Negishi ile birlikte 2010 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Bugün ilaçlardan elektroniğe pek çok alanda kullanılan yöntemlerden biri onun adıyla Heck reaksiyonu olarak biliniyor. 9 Ekim 2015’te hayatını kaybetti.
2016 – ANDRZEJ WAJDA: Polonya sinemasının büyük ustalarından yönetmen. Kanal, Küller ve Elmaslar, Vaatler Ülkesi ve Katyn gibi filmleriyle ülkesinin savaş, işgal ve komünizm dönemlerini sinemaya taşıdı. 2000’de Onur Oscarı alan Wajda, 9 Ekim 2016’da 90 yaşında hayatını kaybetti.
2017 – FEYZİ HALICI: Türk şair ve yazar. Yarım yüzyıla yakın süre yayımladığı Çağrı dergisi, düzenlediği Konya Âşıklar Bayramı ve Mevlânâ’yı anma etkinlikleriyle halk şiği ve âşıklık geleneğinin yaşatılmasına önemli katkıda bulundu. Bir dönem Cumhuriyet Senatosu’nda Konya’yı da temsil eden Halıcı, 9 Ekim 2017’de hayatını kaybetti.
2018 – THOMAS A. STEITZ: Amerikalı biyokimyacı ve moleküler biyofizikçi. Hücrelerin protein üreten “fabrikaları” olan ribozomların yapısını atom düzeyinde ortaya koyan çalışmalarıyla 2009 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. 9 Ekim 2018’de 78 yaşında öldü.
2023 – HALUK AKAKÇE: Türkiye çağdaş sanatının uluslararası alanda tanınan isimlerinden ressam ve iç mimar. Video enstalasyonları, duvar resimleri ve dijital çalışmalar üreten Akakçe’nin eserleri New York, Londra ve İstanbul’daki önemli müze ve sanat kurumlarında sergilendi. Haluk Akakçe, 9 Ekim 2023’te 53 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti.
2024 – RATAN TATA: Hindistan’ın en etkili iş insanlarından, Tata Group’un eski yönetim kurulu başkanı Ratan Tata, 9 Ekim 2024’te 86 yaşında hayatını kaybetti. 1991-2012 arasında yönettiği grubu Hindistan merkezli bir sanayi devinden küresel bir holding haline getirdi; döneminde Tetley, Corus ve Jaguar Land Rover gibi büyük uluslararası satın almalar gerçekleştirildi. Eğitimden sağlığa uzanan hayır faaliyetleriyle de tanınıyordu.
2024 – LILY EBERT: Auschwitz’den sağ kurtulan Macaristan doğumlu Lily Ebert, 9 Ekim 2024’te 100 yaşında hayatını kaybetti. İleri yaşlarında büyük torunuyla birlikte sosyal medyayı kullanmaya başlayarak Holocaust deneyimini özellikle genç kuşaklara anlattı ve TikTok’ta milyonlarca kişiye ulaşan sıra dışı bir tarih anlatıcısına dönüştü.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

