Günün Tarihi / 8 Eylül
8 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA OKURYAZARLIK GÜNÜ
UNESCO tarafından 1966’da ilan edilen ve ilk kez 1967’de kutlanan Dünya Okuryazarlık Günü, okuma ve yazma becerisinin temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekiyor. Okuryazarlık artık yalnızca harfleri okuyup yazabilmekle sınırlı görülmüyor; dijital dünyada doğru bilgiye ulaşabilmek, bilgiyi değerlendirebilmek ve yanıltıcı içerikleri ayırt edebilmek de çağdaş okuryazarlığın parçaları arasında kabul ediliyor.
Dünya Okuryazarlık Günü 2026’da 60’ıncı yıldönümünü kutluyor. UNESCO bu yılın temasını “İnsanlar, gezegen ve refah için okuryazarlık” olarak belirlerken dünya çapındaki ana etkinlikler 8–9 Eylül tarihlerinde Meksika’nın Chiapas eyaletinde düzenleniyor.
DÜNYA FİZYOTERAPİ GÜNÜ
Hareket kabiliyetini korumaya, ağrıyı azaltmaya ve hastalık ya da yaralanma sonrasında insanların günlük yaşamlarına dönmesine yardımcı olan fizyoterapistlerin toplum sağlığındaki rolüne dikkat çekmek amacıyla kutlanıyor. Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu tarafından 1996’da oluşturulan günün 8 Eylül’e yerleştirilmesi, örgütün 1951’de aynı tarihte kurulmasına dayanıyor.
Dünya Fizyoterapi Günü’nün 2026 yılı teması, kalp-damar hastalıkları ile felcin önlenmesi, tedavisi ve rehabilitasyonunda fizyoterapinin üstlendiği role odaklanıyor.
DÜNYA KİSTİK FİBROZİS GÜNÜ
Akciğerler ve sindirim sistemi başta olmak üzere birçok organı etkileyen kalıtsal kistik fibrozis hastalığı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla 8 Eylül, hasta dernekleri ve sağlık kuruluşları tarafından Dünya Kistik Fibrozis Günü olarak anılıyor. CFTR genindeki değişikliklerden kaynaklanan hastalık, vücutta koyu ve yapışkan salgılar oluşmasına, tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına ve sindirim sorunlarına yol açabiliyor.
Hastalığın kesin tedavisi henüz bulunmasa da erken tanı, solunum fizyoterapisi, beslenme desteği ve bazı gen değişikliklerini hedefleyen yeni ilaçlar sayesinde hastaların yaşam süresi ve hayat kalitesi geçmişe göre önemli ölçüde arttı.
ULUSLARARASI GAZETECİLER DAYANIŞMA GÜNÜ
Uluslararası Gazeteciler Örgütü, 1958’de Bükreş’te düzenlediği kongrede 8 Eylül’ü gazeteciler arasında dayanışmaya adanan bir gün olarak kabul etti. Tarih, Nazi işgaline karşı direnişe katılan Çek gazeteci ve yazar Julius Fučík’in 8 Eylül 1943’te Berlin’de idam edilmesinden geliyor. Fučík’in hapishanede kaleme aldığı notlar daha sonra Darağacından Notlar adıyla yayımlandı.
Birleşmiş Milletler ya da UNESCO tarafından ilan edilmiş resmî bir dünya günü olmayan 8 Eylül, günümüzde daha sınırlı çevrelerde anılıyor. Buna rağmen savaş, baskı ve sansür koşullarında çalışan gazetecilerin karşı karşıya kaldığı tehlikeleri hatırlatan tarihsel bir anlam taşıyor.
MERYEM ANA’NIN DOĞUŞ BAYRAMI
Katolik ve Ortodoks kiliseleri başta olmak üzere çok sayıda Hristiyan topluluğu, 8 Eylül’de Meryem Ana’nın doğumunu kutluyor. Meryem’in doğum tarihi İncil’de yer almıyor; bayramın kökeni kilise geleneğine ve yüzyıllar içinde oluşan dinî anlatılara dayanıyor.
Hristiyan dinî takviminde doğumu özel bir bayramla kutlanan yalnızca üç kişi bulunuyor: İsa, Meryem ve Vaftizci Yahya. Meryem Ana’nın Doğuş Bayramı, farklı ülkelerde ayinlerin yanı sıra hac ziyaretleri, geçit törenleri ve yerel şenliklerle anılıyor.
KUZEY MAKEDONYA BAĞIMSIZLIK GÜNÜ
Kuzey Makedonya, Yugoslavya’dan ayrılma yolunda gerçekleştirilen 8 Eylül 1991 tarihli referandumun yıldönümünü bağımsızlık günü olarak kutluyor. Seçmenlerin büyük çoğunluğu egemen ve bağımsız bir devlet kurulması yönünde oy kullanırken ülke, Yugoslavya’nın parçalanma sürecindeki bazı komşularından farklı olarak bağımsızlığına büyük bir savaş yaşamadan ulaştı.
Balkanlar’daki siyasi dengeleri değiştiren bağımsızlık sürecinin ardından ülke 1993’te Birleşmiş Milletlere kabul edildi. Yunanistan’la uzun yıllar devam eden isim anlaşmazlığı ise 2019’da ülkenin adının Kuzey Makedonya olarak değiştirilmesiyle sonuçlandı.
8 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
STAR TREK GÜNÜ
Bilim kurgu tarihinin en etkili yapımlarından Star Trek’in ABD’deki ilk bölümü, 8 Eylül 1966’da NBC ekranlarında yayımlandı. Dizi ilk gösteriminde beklenen reyting başarısını yakalayamadı ve üç sezon sonra yayından kaldırıldı; ancak tekrar gösterimleri sayesinde büyüyen hayran kitlesi, yapımı televizyon ve sinema tarihinin en büyük kültür evrenlerinden birine dönüştürdü.
Hayranlar her yıl 8 Eylül’ü Star Trek Günü olarak kutluyor. 2026’daki gün ise dizinin tam 60’ıncı yıldönümüne denk geliyor. Paramount; özel televizyon programları, sinema gösterimleri ve dünyanın farklı yerlerindeki hayran etkinlikleriyle yıldönümünü kutlarken serinin ünlü Vulkan selamı için Londra’da dünya rekoru denemesi de düzenleniyor.
AMPERSAND GÜNÜ
“Ve” anlamına gelen & işaretinin de kendine ait bir günü var. Amerikalı tasarımcı ve tipograf Chaz DeSimone tarafından 2015’te oluşturulan Ampersand Günü, yazıda, yayıncılıkta, şirket adlarında ve grafik tasarımda kullanılan bu kıvrımlı işareti kutluyor.
Ampersand’ın biçimi, Latince “ve” anlamındaki et kelimesinin “e” ve “t” harflerinin zamanla birleşmesinden doğdu. İşaret, 19’uncu yüzyılda bazı İngilizce alfabe kitaplarında Z’den sonra gelecek kadar benimsenmişti. “Ampersand” adı da öğrencilerin işareti okurken kullandığı “and per se and” sözlerinin zamanla birbirine karışmasıyla ortaya çıktı.
İGUANA FARKINDALIK GÜNÜ
İguanaların sevimli ve küçük yavrular hâlindeyken düşünmeden satın alınmasını, büyüdüklerinde ise terk edilmesini önlemek amacıyla 8 Eylül’de İguana Farkındalık Günü düzenleniyor. Çünkü evcil hayvan olarak satılan yeşil iguanalar, kuyruklarıyla birlikte yaklaşık iki metre uzunluğa ulaşabiliyor ve uygun bakım sağlandığında 15 yıldan fazla yaşayabiliyor.
Günün amacı; bu sürüngenlerin geniş yaşam alanı, özel sıcaklık ve ışık düzeni, doğru beslenme ve uzun süreli bakım gerektirdiğini anlatmak. İguanaların başlarının üzerinde ışık ve gölge değişimlerini algılamalarına yardım eden, “üçüncü göz” olarak bilinen ışığa duyarlı bir organ da bulunuyor.
8 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1331 – SIRBİSTAN’I BALKANLARIN EN BÜYÜK GÜCÜ YAPACAK STEFAN DUŠAN KRAL OLDU
Babası Stefan Dečanski’ye karşı ayaklanan Stefan Dušan, onu tahttan indirip hapse attırdıktan sonra Sırbistan kralı olarak taç giydi. Daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki iç karışıklıklarından yararlanarak Makedonya, Arnavutluk, Teselya ve Epir’in önemli bölümünü ele geçiren Dušan, Orta Çağ Sırp devletini tarihindeki en geniş sınırlara ulaştırdı.
1346’da Üsküp’te “Sırpların ve Romalıların imparatoru” unvanıyla yeniden taç giyen Dušan, hazırlattığı kapsamlı kanunnameyle de Sırp tarihinde kalıcı bir iz bıraktı. Ancak 1355’teki ani ölümünden sonra imparatorluğu hızla parçalandı; Balkanlar’da ortaya çıkan siyasi bölünmüşlük, ilerleyen yıllarda Osmanlıların bölgedeki yükselişini kolaylaştıran koşullardan biri oldu.
1380 – RUS PRENSLİKLERİ ALTIN ORDA ORDUSUNU KULİKOVO’DA YENDİ
Moskova Knezi Dmitri İvanoviç’in önderliğindeki çeşitli Rus knezliklerinin kuvvetleri, Don Nehri yakınlarındaki Kulikovo Ovası’nda Altın Orda’nın batı bölümüne hâkim olan güçlü emir Mamay’ın ordusunu yendi. Zaferden sonra “Donskoy”, yani “Donlu Dmitri” adıyla anılan knez, açık bir meydan savaşında bozkır ordusunu mağlup ederek Moskova’nın diğer Rus knezlikleri arasındaki saygınlığını büyük ölçüde artırdı.
Ancak Kulikovo, sonraki yüzyıllarda anlatıldığı gibi Rus topraklarını Altın Orda hâkimiyetinden kurtaran kesin zafer değildi. Altın Orda Hanı Toktamış yalnızca iki yıl sonra Moskova’yı ele geçirip yaktı ve Rus knezlikleri vergi ödemeyi sürdürdü. Buna rağmen muharebe, Moskova merkezli bir Rus devletinin doğuşuna giden yolun ve yabancı egemenliğine karşı direnişin en güçlü tarihsel simgelerinden birine dönüştü.
1504 – MİCHELANGELO’NUN DÜNYACA ÜNLÜ DAVUT HEYKELİ HALKIN KARŞISINA ÇIKTI
Michelangelo’nun Rönesans’ın simgelerinden biri hâline gelen Davut heykeli, Floransa’daki Palazzo Vecchio’nun önünde halka gösterildi. Sanatçının üç yılda tamamladığı 5,17 metre yüksekliğindeki mermer heykel, İncil’deki genç Davut’u dev Golyat’la karşılaşmasından hemen önce, kararlı ve tetikte beklerken tasvir ediyordu.
Başlangıçta Floransa Katedrali’nin yüksek dış cephesine yerleştirilmesi planlanan eser, büyüklüğü ve yarattığı hayranlık nedeniyle kentin yönetim merkezinin önüne konuldu. Güçlü Golyat’a meydan okuyan Davut, zamanla Floransa Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve direniş simgesine dönüştü. Orijinal heykel, hava koşullarından korunması amacıyla 1873’te Accademia Galerisi’ne taşındı; eski yerinde bugün bir kopyası bulunuyor.
1529 – KANUNİ BUDİN’İ ALDI, MACAR KRALI’NI YENİDEN TAHTA ÇIKARDI
Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusunun kuşattığı Budin’i savunan Habsburg yanlısı Alman ve Macar askerleri teslim oldu. Bugünkü Budapeşte’nin batı yakasını oluşturan ve Osmanlı kaynaklarında “Budin” adıyla geçen şehir, Macar tahtı için Habsburg Arşidükü Ferdinand ile János Szapolyai arasında yaşanan mücadelenin merkezindeydi.
Kanuni, Budin’i bu seferde doğrudan Osmanlı topraklarına katmadı; şehri 14 Eylül’de Osmanlı’nın desteklediği János Szapolyai’ye bırakarak onu yeniden Macar tahtına yerleştirdi. Ardından ordusuyla Viyana üzerine yürüdü. Budin’in kesin olarak Osmanlı yönetimine girmesi ise 12 yıl sonra, 1541’de gerçekleşti.
1565 – OSMANLI ORDUSU MALTA’DAN ÇEKİLDİ, BÜYÜK KUŞATMA SONA ERDİ
Osmanlı donanması ve kara kuvvetlerinin Saint Jean Şövalyelerinin elindeki Malta’yı ele geçirmek için yaklaşık üç ay sürdürdüğü Büyük Malta Kuşatması sona erdi. Sicilya’dan gelen yardım kuvvetlerinin adaya ulaşmasının ardından Osmanlı ordusu 8 Eylül’de çekildi. Kuşatmanın başarısızlığı, Osmanlıların Batı Akdeniz’deki ilerleyişinin kırılma noktalarından biri hâline gelirken 8 Eylül bugün Malta’da “Zafer Günü” olarak kutlanıyor.
1664 – YENİ AMSTERDAM İNGİLİZLERİN ELİNE GEÇTİ, ADI NEW YORK OLDU
Manhattan Adası’nın güneyinde kurulan Hollanda sömürgesi Yeni Amsterdam, Richard Nicolls komutasındaki İngiliz filosuna teslim oldu. Hollandalı yönetici Peter Stuyvesant şehri savunmak istese de halkın ve ileri gelenlerin çatışmaya yanaşmaması üzerine teslim şartlarını kabul etti. Böylece şehir büyük bir çatışma yaşanmadan İngilizlerin eline geçti.
İngiltere Kralı II. Charles bölgeyi daha önce kardeşi York Dükü James’e bağışlamıştı. Yeni Amsterdam’ın adı da onun unvanından esinlenilerek “New York” olarak değiştirildi. Hollandalılar şehri 1673’te kısa süreliğine geri alıp “New Orange” adını verse de New York, ertesi yıl yeniden ve kalıcı olarak İngiliz yönetimine geçti.
1727 – KUKLA GÖSTERİSİNDE ÇIKAN YANGIN 78 CAN ALDI
İngiltere’nin Burwell köyünde gezici bir kukla topluluğunun gösterisi için yüzlerce kişi saman dolu bir ahırda toplandı. Samanların yakınına bırakılan mum ve fener yangın çıkarınca, kuru otlarla kaplı yapı birkaç dakika içinde alevler arasında kaldı. Biletsiz seyircilerin girmesini önlemek amacıyla kapılardan birinin çivilenmiş olması ve kullanılabilen çıkışın son derece dar kalması faciayı büyüttü.
Çıkışta üst üste yığılan insanların büyük bölümü dışarı ulaşamadı. Yangında 76 kişi olay yerinde, iki kişi de sonraki günlerde hayatını kaybetti; kurbanların 51’i çocuktu. Burwell’deki kilise bahçesinde bulunan anıt, İngiltere tarihinin en ölümcül yangınlarından biri olan faciayı bugün de hatırlatıyor.
1819 – BALON HAVALANAMAYINCA KALABALIK EĞLENCE PARKINI YIKTI
Philadelphia’daki Vauxhall Garden’da Fransız bir havacının balonla yükselmesi ve paraşütle atlaması bekleniyordu. Ancak kuvvetli rüzgâr nedeniyle gösteri gerçekleştirilemeyince saatlerdir bekleyen kalabalık öfkelendi. Seyirciler çitleri yıkarak alana girdi ve havalanamayan balonu parçaladı.
Öfke bununla da kalmadı; eğlence alanındaki tiyatro ateşe verildi, yiyecek tezgâhları ve müzik aletleri tahrip edildi. Kentin askerî birliklerinin müdahale etmek zorunda kaldığı olay tarihe “Philadelphia Balon İsyanı” olarak geçti. Vauxhall Garden daha sonra yeniden açılsa da bir balon gösterisinin bütün eğlence alanını harabeye çevirmesi dönemin en tuhaf toplumsal olaylarından biri oldu.
1862 – OSMANLI’NIN SIRBİSTAN’DAN ÇEKİLME SÜRECİNDE KRİTİK ADIM ATILDI
Belgrad’daki Osmanlı askerleriyle Sırplar arasında yaşanan çatışmaların ve Osmanlı garnizonunun şehri topa tutmasının ardından, İstanbul’un Kanlıca semtinde düzenlenen konferansta hazırlanan protokol imzalandı. Kanlıca Protokolü veya İstanbul Protokolü olarak anılan belge, Sokol ve Užice kalelerinin yıkılmasını ve kalelerin dışında yaşayan Müslüman nüfusun Sırbistan’dan ayrılmasını öngördü.
Protokol, Osmanlı’nın Sırbistan üzerindeki hâkimiyetini büyük ölçüde zayıflattı. Sırbistan’daki son Osmanlı birliklerinin 1867’de kalelerden çekilmesiyle ülkenin fiilî bağımsızlığı daha da güçlendi.
1888 – DÜNYANIN İLK FUTBOL LİGİNDE MAÇLAR BAŞLADI
İngiltere’de kurulan Football League’in ilk karşılaşmaları beş ayrı sahada oynandı. Ligin 12 kurucu kulübünden 10’u açılış gününde sahaya çıkarken Preston North End, Burnley’i 5-2 yendi. Sezonu yenilgisiz tamamlayan Preston, dünyanın ilk lig şampiyonu oldu. Bu organizasyon, bugün milyarlarca insanın takip ettiği modern lig futbolunun başlangıcını oluşturdu.
1888 – KARINDEŞEN JACK’İN İKİNCİ KURBANI ANNIE CHAPMAN OLDU
Annie Chapman’ın cesedi sabah saatlerinde Londra’nın Spitalfields semtindeki Hanbury Street’te bir evin arka bahçesinde bulundu. Chapman, kimliği hiçbir zaman kesin olarak belirlenemeyen Karındeşen Jack’e bağlanan beş cinayetin ikinci kurbanı kabul ediliyor. Cinayet, Londra’da büyük korku yaratırken Karındeşen Jack’i dünya tarihinin en ünlü faili meçhul katillerinden birine dönüştüren basın çılgınlığını da büyüttü.
1888 – ELEKTRİKLİ DENİZALTI ÇAĞININ ÖNCÜSÜ SUYA İNDİRİLDİ
İspanyol deniz subayı ve mühendis Isaac Peral’in tasarladığı elektrikli denizaltı, Cádiz’deki La Carraca Tersanesi’nde düzenlenen büyük bir törenle suya indirildi. Bataryalarla çalışan, su altında seyredebilen ve torpido atabilen Peral, askerî kullanıma uygun ilk elektrikli denizaltı tasarımlarından biri oldu. Deniz denemelerine 1889’da başlandı ancak başarılı sonuçlara rağmen İspanyol hükûmeti projeyi 1890’da durdurdu.
1900 – ABD TARİHİNİN EN ÖLÜMCÜL DOĞAL AFETİ GALVESTON’U YIKTI
Bugünkü ölçülere göre 4’üncü kategori şiddetindeki kasırga, Teksas kıyısındaki Galveston kentini vurdu. Yaklaşık 4,5 metreyi bulan deniz kabarması alçak ada kentini sular altında bırakırken kesin sayı belirlenemese de yaklaşık 8 bin kişi hayatını kaybetti, 3 bin 500’den fazla bina yıkıldı. Felaket, ABD tarihinin en fazla can alan doğal afeti olarak kayıtlara geçti.
Afetin ardından Galveston’u koruyacak büyük bir deniz duvarı inşa edildi ve kentin bazı bölümleri metrelerce yükseltildi. Ancak Teksas’ın başlıca ticaret merkezi olma üstünlüğü zamanla komşu Houston’a geçti.
1905 – İTALYA’NIN EN GÜÇLÜ DEPREMLERİNDEN BİRİ CALABRIA’YI YIKTI
Sabaha karşı Güney İtalya’nın Calabria bölgesini vuran yaklaşık 7 büyüklüğündeki deprem, çok sayıda kasaba ve köyü harabeye çevirdi. En az 557 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı; bazı tarihsel tahminlerde can kaybının 2 bin 500’e ulaştığı belirtiliyor. Binlerce evin yıkıldığı felaket, yüz binlerce insanı evsiz bıraktı.
Heyelanlara, zemin yarılmalarına ve küçük bir tsunamiye de yol açan deprem, İtalya’nın kaydedilmiş en güçlü sarsıntıları arasında yer aldı. Aynı bölge yalnızca üç yıl sonra, yaklaşık 80 bin kişinin öldüğü çok daha yıkıcı Messina Depremi’yle yeniden sarsıldı.
1919 – SİVAS KONGRESİ’NDE MANDA ÖNERİLERİ KABUL EDİLMEDİ
Sivas Kongresi’nin 8 Eylül’deki birleşiminde, Millî Mücadele’nin geleceğini belirleyen Amerikan mandası tartışmaları gündeme geldi. Bağımsızlığın yabancı bir devletin himayesi altında aranmasını savunan öneriler kongrede kabul edilmedi. Böylece millî egemenlik ve tam bağımsızlık düşüncesi güç kazanırken Anadolu ve Rumeli’deki direnişin ortak bir merkezden yürütülmesi yönündeki süreç ilerledi.
1921 – İLK MISS AMERICA 16 YAŞINDA SEÇİLDİ
Washington’ı temsil eden 16 yaşındaki Margaret Gorman, Atlantic City’de düzenlenen güzellik yarışmasının büyük ödülü “Altın Deniz Kızı” heykelciğini kazandı. Yarışma, yerel iş insanları tarafından yaz sezonu bittikten sonra turistleri kentte birkaç gün daha tutabilmek amacıyla düzenlenmişti.
Gorman kazandığı gün “Miss America” unvanını taşımıyordu. Ertesi yıl yarışmaya yeniden katılmak istediğinde Washington adına başka bir yarışmacı seçilmiş olduğu için kendisine “Miss America” unvanı verildi; böylece tarihe yarışmanın ilk kazananı olarak geçti. Mütevazı bir turizm etkinliği olarak başlayan organizasyon, ilerleyen yıllarda dünyanın en tanınmış güzellik yarışmalarından birine dönüştü.
1922 – TÜRK SÜVARİLERİ, ÇEKİLEN YUNAN ASKERLERİNİN ATEŞE VERDİĞİ MANİSA’YA GİRDİ
Büyük Taarruz’un ardından İzmir yönünde ilerleyen Türk süvarileri, bağlarda ve şehir içinde direnen Yunan artçı birlikleriyle çatışarak Manisa’ya girdi. Teğmen Seyfettin Çalbatur komutasındaki 14. Süvari Alayına bağlı birliklerin gelişiyle kentte üç yılı aşkın süren Yunan işgali sona erdi.
Geri çekilen Yunan birlikleri Manisa’yı terk etmeden önce şehri çeşitli noktalardan ateşe vermiş, halkın büyük bölümü canını kurtarmak için Spil Dağı’nın yamaçlarına sığınmıştı. Türk askerleri 8 Eylül’de alevler içindeki kente girerek yangının söndürülmesine yardım etti; evlerine dönen Manisalılar büyük ölçüde kül ve enkaza dönüşmüş bir şehirle karşılaştı.
1923 – ABD DONANMASINDA FACİA: DOKUZ SAVAŞ GEMİSİ PEŞ PEŞE KAYALIKLARA ÇARPTI
ABD Donanmasına bağlı destroyerler, yoğun sis altında Kaliforniya kıyılarında ilerlerken filonun bulunduğu yer yanlış hesaplandı. Santa Barbara Kanalı’na ulaşıldığı sanılarak kıyıya doğru erken dönüş yapılınca öndeki USS Delphy Honda Point kayalıklarına bindirdi; yakın düzende ilerleyen gemiler de peş peşe onu izledi.
Toplam dokuz destroyer kayalıklara oturdu. Bunlardan ikisi kurtarılırken yedisi tamamen kullanılamaz hâle geldi, 23 denizci hayatını kaybetti. Honda Point Felaketi, ABD Donanması tarihinin barış dönemindeki en büyük gemi kaybı olarak kayıtlara geçti.
1926 – SAVAŞTAN SONRA DIŞLANAN ALMANYA MİLLETLER CEMİYETİ’NE KABUL EDİLDİ
Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisi ve Versailles Antlaşması’nın ardından uluslararası siyasette yalnız kalan Almanya, Milletler Cemiyeti’ne kabul edildi ve Cemiyet Konseyinde daimî koltuk kazandı. Karar, Locarno Antlaşmaları’nın ardından Avrupa’da barış ve Almanya’yla uzlaşma umutlarının güçlendiği dönemin en önemli gelişmelerinden biri oldu.
Ancak bu iyimser hava uzun sürmedi. Adolf Hitler’in iktidara gelmesinden sonra Nazi Almanyası, 1933’te Milletler Cemiyeti’nden çekilme kararı aldı; Avrupa birkaç yıl içinde yeniden savaşa sürüklendi.
1930 – BUGÜN HER EVDE BULUNAN ŞEFFAF BANT İLK KEZ BİR MÜŞTERİYE GÖNDERİLDİ
3M, mühendis Richard Drew’nun geliştirdiği şeffaf yapışkan bandın ilk rulosunu potansiyel bir müşteriye gönderdi. Başlangıçta fırıncıların, kasapların ve bakkalların selofan ambalajları nem geçirmeyecek biçimde kapatabilmesi için tasarlanan ürün, kısa sürede çok farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı.
Şeffaf bant özellikle Büyük Buhran yıllarında büyük ilgi gördü. Yeni eşya almaya gücü yetmeyen insanlar onunla kitap sayfalarını, perdeleri, giysileri, oyuncakları ve hatta yırtılmış paraları onardı. Richard Drew’nun buluşu, zamanla evlerin ve iş yerlerinin vazgeçilmez ürünlerinden birine dönüştü.
1939 – ALMAN ORDUSU EN AZ 250 POLONYALI SAVAŞ ESİRİNİ KURŞUNA DİZDİ
Nazi Almanyası’nın Polonya’yı işgal etmesinden bir hafta sonra, Wehrmacht’ın 29. Motorize Piyade Tümeni’ne bağlı askerler Ciepielów yakınlarında esir aldıkları en az 250 Polonyalı askeri kurşuna dizdi. Ciepielów Katliamı, düzenli Alman ordusunun Polonya Seferi sırasında savaş esirlerine karşı işlediği en büyük suçlardan biri olarak tarihe geçti.
1941 – II. DÜNYA SAVAŞI’NDA, 872 GÜNLÜK LENİNGRAD KUŞATMASI BAŞLADI
Alman ordusunun Sovyet kenti Leningrad’ın son kara bağlantısını kesmesiyle tarihin en uzun ve yıkıcı kuşatmalarından biri başladı. Bugün St. Petersburg adını taşıyan kent, 27 Ocak 1944’e kadar 872 gün boyunca kuşatma altında kaldı.
Şehir teslim olmadı ancak açlık, dondurucu soğuk, hastalık ve bombardımanlar yaklaşık bir milyon sivil ve askerin ölümüne yol açtı. Donan Ladoga Gölü üzerinden kurulan “Yaşam Yolu”, kuşatma altındaki Leningrad’ın dış dünyayla hayati bağlantısı oldu.
1943 – İTALYA’NIN MÜTTEFİKLERLE YAPTIĞI ATEŞKES İLAN EDİLDİ
İtalya ile Müttefikler arasında 3 Eylül’de Sicilya’nın Cassibile kasabasında gizlice imzalanan ateşkes, 8 Eylül’de kamuoyuna duyurularak yürürlüğe girdi. Mareşal Pietro Badoglio’nun açıklamasından sonra Alman birlikleri İtalya’nın büyük bölümünü işgal etti; İtalyan ordusunda çözülme yaşandı ve ülke, Müttefikler ile Alman işgali altındaki faşist yönetim arasında bölündü. Ateşkesin ilanı, İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa cephesindeki önemli siyasi dönüm noktalarından biri oldu.
1944 – LONDRA İLK KEZ V-2 BALİSTİK FÜZESİYLE VURULDU
Alman birliklerinin işgal altındaki Hollanda’dan fırlattığı V-2 balistik füzesi, Londra’nın Chiswick semtindeki Staveley Road’a düştü. Patlamada üç kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı; saldırı, Britanya’ya yönelik aylar sürecek V-2 bombardımanının başlangıcı oldu.
Ses hızının üzerinde ilerlediği için yaklaşırken duyulamayan V-2, dünyanın ilk uzun menzilli balistik füzesi olarak tarihe geçti. Savaşın ardından ele geçirilen V-2 teknolojisi, modern füzelerin ve uzay araçlarının geliştirilmesinde önemli rol oynadı.
1946 – BULGARİSTAN’DA MONARŞİYE SON VEREN REFERANDUM YAPILDI
Bulgaristan’da, Sovyet işgali ve Komünist Partinin giderek güç kazandığı bir ortamda düzenlenen referandumda, resmî sonuçlara göre seçmenlerin büyük çoğunluğu monarşinin kaldırılması yönünde oy kullandı. Bir hafta sonra Bulgaristan Halk Cumhuriyeti ilan edildi; dokuz yaşındaki Çar II. Simeon, annesi ve kız kardeşiyle birlikte ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
- Simeon yıllar sonra ülkesine döndü ve kurduğu siyasi hareket 2001 seçimlerini kazandı. Çocukken tahtını kaybeden eski kral, bu kez demokratik seçimlerin ardından Bulgaristan Başbakanı oldu.
1951 – JAPONYA İLE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NI RESMEN BİTİREN ANTLAŞMA İMZALANDI
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 48 Müttefik devlet ile Japonya, San Francisco Barış Antlaşması’nı imzaladı. 28 Nisan 1952’de yürürlüğe giren antlaşmayla Japonya ile imzacı ülkeler arasındaki savaş hâli ve Müttefik işgali sona erdi; Japonya egemenliğini yeniden kazandı.
Sovyetler Birliği’nin imzalamadığı, Çin’i temsil eden hükûmetlerin ise konferansa çağrılmadığı antlaşma, Japonya’nın uluslararası sisteme dönüşünün ve Pasifik’te kurulan yeni düzenin temel belgelerinden biri oldu.
1952 – HEMINGWAY’İN “İHTİYAR ADAM VE DENİZ”İ KİTAP OLARAK YAYIMLANDI
Ernest Hemingway’in yaşlı Kübalı balıkçı Santiago’nun denizde verdiği büyük mücadeleyi anlattığı İhtiyar Adam ve Deniz, Charles Scribner’s Sons tarafından kitap olarak yayımlandı. Eserin tamamı bir hafta önce Life dergisinde okurla buluşmuştu.
İnsan iradesi, yenilgi ve direnme üzerine dünya edebiyatının en tanınmış eserlerinden birine dönüşen kısa roman, 1953 Pulitzer Kurgu Ödülü’nü kazandı; Hemingway’in 1954 Nobel Edebiyat Ödülü’ne uzanan yolunda da belirleyici oldu.
1954 – MANİLA PAKTI İMZALANDI, SEATO’NUN TEMELİ ATILDI
ABD, İngiltere, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda, Pakistan, Filipinler ve Tayland, Güneydoğu Asya’da komünizmin yayılmasına karşı ortak savunma amacı taşıyan Manila Paktı’nı imzaladı. Antlaşmayla Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatının, yani SEATO’nun hukuki temeli oluşturuldu. NATO kadar bütünleşik bir askerî yapıya dönüşemeyen teşkilat, etkisiz kaldığı eleştirileri arasında 1977’de dağıldı.
1957 – ALTHEA GIBSON ABD TENİS ŞAMPİYONLUĞUNU KAZANAN İLK SİYAH SPORCU OLDU
Amerikalı tenisçi Althea Gibson, bugünkü ABD Açık’ın öncülü olan ABD Ulusal Tenis Şampiyonası’nın tek kadınlar finalini kazanarak turnuvada şampiyonluğa ulaşan ilk siyah sporcu oldu. Aynı yıl Wimbledon’ı da kazanan Gibson, ırk ayrımcılığının spor dünyasında hâlâ güçlü olduğu bir dönemde tenisin en önemli kupalarını kaldırdı ve kendisinden sonra gelen siyah sporcular için tarihî bir kapı açtı.
1966 – GAZETECİ İLHAMİ SOYSAL KAÇIRILARAK DÖVÜLDÜ
Gazeteci ve yazar İlhami Soysal, Ankara’da kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından otomobile bindirilerek kaçırıldı, ağır biçimde dövüldü ve yol kenarına bırakıldı. Eleştirel yazıları nedeniyle hedef alındığı düşünülen Soysal’a yönelik saldırının failleri ortaya çıkarılamadı. Olay, Türkiye’de basın mensuplarına yönelik şiddetin ve gazetecilerin devlet içindeki karanlık yapılanmalarla ilgili kuşkularının simgelerinden biri hâline geldi.
1966 – “UZAY YOLU” ABD’DE EKRAN SERÜVENİNE BAŞLADI
Gene Roddenberry’nin yarattığı Star Trek, Türkiye’de bilinen adıyla Uzay Yolu, “The Man Trap” bölümüyle ABD’de NBC ekranlarında yayımlanmaya başladı. Kaptan Kirk, Spock ve Atılgan mürettebatının maceralarını anlatan dizi, ilk gösteriminde yalnızca üç sezon sürdü.
Tekrar yayınları sayesinde dünya çapında kültürel bir fenomene dönüşen Uzay Yolu; çok sayıda diziye, sinema filmine, kitaba ve oyuna uzanan bilimkurgu evreninin başlangıcı oldu. Dizinin yayın yıl dönümü olan 8 Eylül, bugün “Star Trek Günü” olarak kutlanıyor.
1968 – TÜRK MARATONCULAR BALKAN ŞAMPİYONASI’NDA İLK İKİ SIRAYI ALDI
Atina’da düzenlenen Balkan Atletizm Şampiyonası’nın maraton yarışında İsmail Akçay birinci, Hüseyin Aktaş ikinci oldu. İki Türk atletin kürsünün ilk iki basamağını paylaşması, Türkiye maraton tarihinin en parlak sonuçlarından biri olarak kayıtlara geçti.
İsmail Akçay, yaklaşık bir ay sonra Meksiko Olimpiyatları’nda maratonu dördüncü tamamlayarak Türk atletizminin olimpiyatlardaki en dikkat çekici derecelerinden birini de elde edecekti.
1974 – ABD BAŞKANI FORD, WATERGATE NEDENİYLE İSTİFA EDEN NIXON’I AFFETTİ
ABD Başkanı Gerald Ford, Watergate skandalı nedeniyle görevinden istifa eden eski Başkan Richard Nixon’a, başkanlığı sırasında işlemiş olabileceği bütün federal suçları kapsayan “tam, özgür ve koşulsuz” af verdi. Karar, Nixon’ın olası bir ceza davasında yargılanmasının önünü kapattı ve ülkede büyük tepki yarattı. Ford’un siyasi kariyerini de ağır biçimde etkileyen af, başkanlık yetkisi ve siyasi hesap verebilirlik tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
1974 – EVEL KNIEVEL ROKETLİ ARACIYLA KANYONU AŞMAYA ÇALIŞTI
Amerikalı gösteri sürücüsü Evel Knievel, buharla çalışan ve roketi andıran Skycycle X-2 aracıyla Idaho’daki Snake River Kanyonu’nu aşmaya çalıştı. Kalkıştan hemen sonra paraşütün açılması nedeniyle karşı kıyıya ulaşamayan Knievel, aracın kanyon tabanına doğru sürüklenmesine rağmen kazadan sağ kurtuldu. Kapalı devre televizyonla geniş kitlelere satılan gösteri, başarısızlıkla sonuçlandığı hâlde 1970’lerin en çok konuşulan medya olaylarından birine dönüştü.
1977 – İKİNCİ MİLLİYETÇİ CEPHE HÜKÛMETİ AĞIR ZAM PAKETİNİ AÇIKLADI
Süleyman Demirel başkanlığındaki İkinci Milliyetçi Cephe Hükûmeti, “Ekonomik İstikrar Önlemleri Paketi”ni açıkladı. Kamu mal ve hizmetlerinde geniş çaplı fiyat artışları getiren paket; kâğıt, demir-çelik, kömür, çimento, akaryakıt ve ulaşım başta olmak üzere çok sayıda kalemde ağır zamlar içeriyordu. Kararlar, 1970’lerin sonundaki döviz, enerji ve üretim darboğazını görünür kılarken Türkiye’nin ekonomi ve siyaset gündemini uzun süre meşgul etti.
1978 – İRAN DEVRİMİNİ HIZLANDIRAN “KARA CUMA” KATLİAMI YAŞANDI
Tahran’daki Jale Meydanı’nda Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimini protesto eden kalabalığa askerler ateş açtı. Can kaybına ilişkin farklı rakamlar açıklansa da sonraki araştırmalarda Tahran genelinde 88 kişinin öldüğü hesaplandı.
“Kara Cuma” olarak tarihe geçen katliam, rejim ile muhalefet arasındaki uzlaşma ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Ülke çapındaki grev ve gösterilerin hızlanmasının ardından Pehlevi monarşisi yaklaşık beş ay sonra devrildi.
1986 – “THE OPRAH WINFREY SHOW” ABD ÇAPINDA YAYINA BAŞLADI
Chicago’da yayımlanan yerel bir sabah programından doğan The Oprah Winfrey Show, ülke çapında yayına başladı. Kişisel itirafları, toplumsal sorunları ve ünlü kültürünü bir araya getiren program 25 sezon sürdü; televizyon söyleşi programlarının dilini değiştirdi ve Oprah Winfrey’i medya tarihinin en etkili isimlerinden birine dönüştürdü. Programın ilk ulusal bölümünün konusu “İstediğiniz erkek ya da kadınla nasıl evlenirsiniz?”di.
1988 – YELLOWSTONE, YANGINLAR NEDENİYLE TARİHİNDE İLK KEZ KAPATILDI
ABD’de aylarca devam eden büyük orman yangınları nedeniyle Yellowstone Millî Parkı ziyaretçilere kapatıldı. Böylece dünyanın en eski millî parklarından Yellowstone, kendi tarihinde ilk kez tamamen kapatılmış oldu.
Yangınlar parkın yaklaşık yüzde 36’sını etkiledi. Felaketin ardından millî parklarda doğal yangınlara müdahale politikaları ve kriz yönetimi uygulamaları yeniden gözden geçirildi.
1991 – KUZEY MAKEDONYA BAĞIMSIZLIK İÇİN SANDIĞA GİTTİ
Yugoslavya’nın dağılma sürecinde bugünkü Kuzey Makedonya’da bağımsızlık referandumu düzenlendi. Yaklaşık yüzde 76 katılımla gerçekleşen oylamada seçmenlerin yüzde 95’inden fazlası egemen ve bağımsız bir devlet kurulmasına destek verdi.
Parlamento resmî bağımsızlık bildirisini 25 Eylül’de kabul etti. Referandumun yapıldığı 8 Eylül, bugün Kuzey Makedonya’nın Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor.
1994 – 132 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KAZA BOEING 737’LERİN TASARIMINI DEĞİŞTİRDİ
USAir’in 427 sefer sayılı Boeing 737’si, Pittsburgh Uluslararası Havalimanı’na yaklaşırken aniden kontrolden çıkarak yere çakıldı. Uçaktaki 132 kişinin tamamı hayatını kaybetti.
Yaklaşık dört buçuk yıl süren soruşturma, yön dümenini kumanda eden sistemde dümenin pilotların komutunun tersine hareket etmesine yol açabilen bir arızayı ortaya çıkardı. Bulguların ardından Boeing 737’lerin dümen sistemi yeniden tasarlandı; pilot eğitimi ve uçuş verilerinin kaydedilmesine ilişkin güvenlik uygulamaları da geliştirildi.
2004 – NASA’NIN GENESIS KAPSÜLÜ PARAŞÜTÜ AÇILMAYINCA ÇÖLE ÇAKILDI
NASA’nın Güneş rüzgârından parçacık örnekleri toplayan insansız Genesis kapsülü, üç yıllık görevinin ardından Dünya’ya dönerken paraşüt sistemi çalışmayınca Utah çölüne çakıldı. İnceleme, paraşütü devreye sokması gereken sensörlerin ters yerleştirildiğini ortaya çıkardı.
Kapsül ve örnek plakaları büyük ölçüde parçalanmasına rağmen bilim insanları yaklaşık 15 bin parçayı tek tek sınıflandırarak kullanılabilir örnekleri kurtardı. Başlangıçta başarısızlık gibi görünen görev, sonraki yıllarda Güneş’in ve Güneş Sistemi’nin oluşumunun anlaşılmasına katkı sağlayan önemli bilimsel sonuçlar üretti.
2009 – TRAKYA VE İSTANBUL’U VURAN SELDE 32 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
8 Eylül’de Trakya’da etkisini artıran şiddetli yağışlar önce Tekirdağ’da, ertesi gün ise İstanbul’un batı ilçelerinde büyük bir sel felaketine dönüştü. Bölge, 80 yılın en yoğun yağışlarından birini alırken sel nedeniyle 32 kişi hayatını kaybetti; binlerce ev ve işyeri zarar gördü.
Özellikle Silivri, Çatalca, İkitelli ve Ayamama Deresi çevresinde ağır yıkıma yol açan felaket; dere yataklarındaki yapılaşmayı, yetersiz altyapıyı ve İstanbul’un taşkınlara karşı hazırlığını yeniden tartışmaya açtı.
2015 – IĞDIR’DAKİ DİLUCU SALDIRISINDA 13 POLİS ŞEHİT OLDU
Iğdır’dan Nahçıvan sınırındaki Dilucu Sınır Kapısı’na giden polisleri taşıyan servis aracına, PKK tarafından yola yerleştirilen patlayıcıyla saldırı düzenlendi. Saldırıda 13 polis şehit oldu, bir polis yaralandı. Dilucu saldırısı, 2015 yazında çözüm sürecinin sona ermesinin ardından yeniden tırmanan şiddet döneminin en ağır saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti.
2016 – ASTEROİT BENNU’DAN DÜNYA’YA ÖRNEK GETİREN OSIRIS-REX FIRLATILDI
NASA’nın ilk asteroit örneği getirme görevi olan OSIRIS-REx uzay aracı, Bennu asteroidine doğru Cape Canaveral’dan fırlatıldı. Araç 2018’de Bennu’ya ulaştı ve 2020’de yüzeyden kaya ve toz örnekleri topladı.
Örnekleri taşıyan kapsül, yedi yıllık yolculuğun ardından 24 Eylül 2023’te Utah çölüne indi. Güneş Sistemi’nin oluşumuna ve yaşamın kimyasal bileşenlerinin Dünya’ya nasıl ulaşmış olabileceğine ışık tutması beklenen örnekler incelemeye alınırken uzay aracı da OSIRIS-APEX adıyla Apophis asteroidine yöneldi.
2022 – 70 YILLIK II. ELIZABETH DÖNEMİ SONA ERDİ, III. CHARLES KRAL OLDU
Birleşik Krallık tahtında 70 yıl kalan Kraliçe II. Elizabeth, İskoçya’daki Balmoral Şatosu’nda 96 yaşında hayatını kaybetti. Annesinin ölümüyle birlikte Galler Prensi Charles, herhangi bir bekleme süresi olmaksızın III. Charles adıyla kral oldu.
III. Charles’ın tahta çıktığı 10 Eylül’de resmen ilan edildi; taç giyme töreni ise 6 Mayıs 2023’te yapıldı. II. Elizabeth’in ölümü, Britanya tarihinin en uzun hükümdarlık dönemini sona erdirdi.
2023 – FAS’I SARSAN DEPREMDE 2 BİN 946 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Fas’ın Marakeş kentinin güneybatısındaki Yüksek Atlas Dağları’nda 6,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Gece saatlerinde ve yüzeye yakın bir noktada gerçekleşen depremde 2 bin 946 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 674 kişi yaralandı.
Özellikle El-Huz bölgesindeki dağ köylerinde büyük yıkım yaşandı; yolların kapanması arama kurtarma çalışmalarını güçleştirdi. Marakeş’in tarihî yapılarının da zarar gördüğü afet, 1960 Agadir depreminden bu yana Fas’ın yaşadığı en ölümcül deprem oldu.
2024 – ANTALYA’DAKİ ANTİK LİMAN ANDRİAKE’DE BENZERİ GÖRÜLMEYEN ANTİK CAM PANOLAR DUYURULDU
Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra antik kentinin limanı Andriake’de yürütülen kazılarda, beşinci ve altıncı yüzyıllara tarihlenen çok sayıda dekoratif cam pano bulunduğu kamuoyuna duyuruldu. Farklı renklerdeki cam parçalarının bir araya getirildiği “millefiori” tekniğiyle yapılmış levhaların, Türkiye’de bu çeşitlilik ve yoğunlukta ilk kez ortaya çıkarıldığı bildirildi. Bulgular, antik limandaki seçkin yapıların görkemini ve dönemin ileri cam işçiliğini gözler önüne serdi.
2025 – BALÇOVA POLİS MERKEZİNE SALDIRIDA ÜÇ POLİS ŞEHİT OLDU
İzmir’in Balçova ilçesindeki Salih İşgören Polis Merkezi’ne 16 yaşındaki E.B. pompalı tüfekle saldırdı. Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Hasan Akın olay günü şehit oldu; ağır yaralanan polis memuru Ömer Amilağ da 30 Eylül’de hayatını kaybetti. Polis memuru Murat Dağlı ile bir sivil yaralanırken saldırgan yaralı olarak yakalandı.
Soruşturmanın ardından saldırganın DEAŞ ideolojisi doğrultusunda hareket ettiği iddiasıyla kendisinin de aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında dava açıldı.
KOCAELİ TARİHİNDE 8 EYLÜL
1899 – YARIMCA’DAKİ YANGIN TELGRAF HATTINA ZARAR VERDİ
Yarımca İstasyonu yakınlarında demiryolu boyunca çıkan yangın, İzmit bölgesindeki telgraf direkleri ile desteklerine zarar verdi. 8 Eylül 1899 tarihli ilk resmî bildirimde yangının, demiryolu işçilerinin hattı temizlemek amacıyla yaktığı kuru otlardan çıktığı ileri sürüldü. Daha sonra yapılan incelemede ise lokomotif bacalarından saçılan kıvılcımlar üzerinde duruldu. Olay, demiryolu ile telgrafın aynı koridorda geliştiği Kocaeli’de iki yeni ulaşım ve haberleşme teknolojisinin nasıl birbirini etkilediğini gösteren ilginç bir arşiv kaydı oldu.
1940 – İZMİT KÖRFEZİ’NDE TÜRK HAVA KURUMU YARARINA DENİZ YARIŞLARI DÜZENLENDİ
İzmit Halkevi Spor Şubesi, Türk Hava Kurumuna gelir sağlamak amacıyla İzmit Körfezi’nde geniş katılımlı deniz yarışları düzenledi. Sandal ve yelken yarışlarının yanı sıra 200 metre kurbağalama, 400 metre serbest, 1000 metre mukavemet yüzme ve yağlı direk yarışları yapıldı.
Akyeşil, Gölcük, İdman Yurdu ve Kağıtspor sporcularının da katıldığı organizasyon, İzmit Körfezi’nin bir zamanlar kentin önemli spor ve eğlence alanlarından biri olduğunu gösteren renkli bir kent hafızası kaydı oldu.
1941 – KANDIRALI PLANLAMACI VE YAZAR İSMAİL SARICA DOĞDU
Devlet Planlama Teşkilatı eski genel müdürlerinden İsmail Sarıca, Kandıra’nın Çerçilli köyünde dünyaya geldi. Öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesinde sosyoloji öğrenimi gören Sarıca, 1971’de girdiği DPT’de uzman yardımcılığından genel müdürlüğe kadar yükseldi ve 1994-2004 yılları arasında genel müdürlük yaptı. Emekliliğinde Kandıra’ya dönerek yerel hafıza çalışmalarına katılan ve Bir Zamanlar Kandıra: Anılar-Anlatılar kitabına katkı veren Sarıca, 3 Mayıs 2026’da hayatını kaybetti.
1949 – SEL HEREKE’Yİ KARANLIĞA GÖMDÜ, KUMAŞ FABRİKASINDA ÜRETİM DURDU
8 Eylül’de başlayıp ertesi güne uzanan şiddetli yağış ve sel, en büyük yıkımı Hereke’de yarattı. Hereke Kumaş Fabrikası’nın türbin dairesi suyla dolunca üretim durdu; elektriklerin kesilmesiyle kasaba karanlığa gömüldü. Fabrikadaki kumaş ve iplikler su altında kalırken bazı yün balyalarının denize sürüklendiği aktarıldı.
Köprüler ile demiryolu drenaj sisteminin zarar görmesi tren seferlerini de aksattı. Fabrikanın haftalarca çalışamayacak duruma gelmesi, afetin yalnız yerleşimi değil Hereke’nin ekonomik hayatını da felce uğrattığını gösterdi.
1955 – 6-7 EYLÜL SALDIRILARI KOCAELİ BASININA YANSIDI
İstanbul ve İzmir’de başta Rumlar olmak üzere gayrimüslimlerin evlerini, iş yerlerini ve ibadethanelerini hedef alan 6–7 Eylül saldırıları, 8 Eylül’de İzmit’te yayımlanan gazetelerin sayfalarına taşındı. Hürsöz, İstiklâl, Azim ve Bizim Şehir olayları, güvenlik önlemlerini ve İstanbul’daki gelişmeleri farklı haber ve köşe yazılarıyla okurlarına aktardı.
Kocaeli basını üzerine yapılan akademik inceleme, İstanbul’a yakınlığın gazetecilere gelişmeleri hızlı biçimde izleme olanağı verdiğini; buna karşılık sıkıyönetim ortamı ile dönemin resmî ve milliyetçi dilinin eleştirel değerlendirmeleri sınırlandırdığını ortaya koyuyor. Bu gazeteler, olaylar kadar Kocaeli basınının o günkü tutumunu da belgeleyen önemli tarihî kaynaklara dönüştü.
1999 – 17 AĞUSTOS DEPREMİNİN EKONOMİK FATURASI RAPORLANDI
17 Ağustos Marmara Depremi’nden 22 gün sonra Devlet Planlama Teşkilatı, felaketin ekonomik ve sosyal etkilerini ele alan 8 Eylül tarihli kapsamlı raporunu hazırladı. Depremin sermaye stoku ve millî gelir üzerindeki toplam etkisi 9 ila 13 milyar dolar arasında hesaplandı. En ağır yıkımın yaşandığı Kocaeli, Sakarya ve Yalova’nın ülkenin sanayi katma değerindeki payının yüzde 13,1 olduğu vurgulandı.
Raporda Tüpraş yangını ve petrol sızıntısından kara yolu, demiryolu, enerji ve haberleşme altyapısındaki hasara kadar Kocaeli’nin karşılaştığı zincirleme sorunlar kayda geçirildi. Plansız kentleşme, sanayi tesisleriyle konutların iç içe geçmesi, kıyı yapılaşması ve yetersiz denetim de felaketin sonuçlarını ağırlaştıran yapısal nedenler arasında gösterildi.
2001 – İSMETPAŞA’DA ALTI GOLLÜ KOCAELİSPOR–FENERBAHÇE DÜELLOSU
Kocaelispor, Süper Lig’in dördüncü haftasında İsmetpaşa Stadı’nda Fenerbahçe ile 3–3 berabere kaldı. Yeşil-siyahlılar üç kez geriye düşmesine rağmen Kwame Ayew’in bir ve Serdar Topraktepe’nin iki golüyle her defasında eşitliği sağladı.
İki takım arasındaki resmî karşılaşmaların en gollü beraberliği olarak kayda geçen mücadele, eski İsmetpaşa Stadı’nın unutulmaz maçlarından biri oldu.
2021 – İZMİT’İN UNUTULMAZ ESNAFI “KÖFTECİ BEHÇET” HAYATINI KAYBETTİ
Kapanönü Çarşısı’ndaki küçük dükkânını İzmit’in en tanınan lezzet duraklarından birine dönüştüren Ömer Behçet Karan, 93 yaşında hayatını kaybetti. “Köfteci Behçet” adıyla tanınan Karan; yalın menüsü, mangal başındaki ustalığı ve dükkânının önünde oluşan kuyruklarla kent yaşamının simge esnaflarından biri olmuştu.
Köfteci Behçet’in ölümü, yalnızca tanınmış bir esnafın kaybı değil, İzmit’in giderek silikleşen Kapanönü ve çarşı kültüründen bir parçanın daha kaybolması olarak hafızalara geçti.
8 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1779 – TAHTTA YALNIZCA 14 AY KALAN OSMANLI PADİŞAHI IV. MUSTAFA DOĞDU
Osmanlı padişahı IV. Mustafa İstanbul’da dünyaya geldi. Kabakçı Mustafa İsyanı’nın ardından III. Selim’in tahttan indirilmesiyle 1807’de padişah olan IV. Mustafa’nın saltanatı, Alemdar Mustafa Paşa’nın müdahalesiyle 1808’de sona erdi. Kısa hükümdarlığı, Nizam-ı Cedid reformları çevresindeki sert iktidar mücadelesinin ve Osmanlı merkezinde yaşanan büyük siyasi krizin simgelerinden biri oldu.
1841 – “YENİ DÜNYA SENFONİSİ”NİN BESTECİSİ ANTONÍN DVOŘÁK DOĞDU
Çek besteci Antonín Dvořák dünyaya geldi. Slav halk müziğinin ezgilerini klasik müziğin büyük formlarıyla birleştiren Dvořák; Slav Dansları, Viyolonsel Konçertosu ve özellikle Yeni Dünya Senfonisi ile ülkesinin müziğini evrensel bir dile taşıdı.
1881 – CUMHURİYETİN KORUYUCU SAĞLIK SİSTEMİNİN MİMARI REFİK SAYDAM DOĞDU
Hekim ve devlet insanı Refik Saydam, İstanbul’da dünyaya geldi. Millî Mücadele yıllarından başlayarak uzun süre Sağlık Bakanlığı yapan Saydam; salgın hastalıklarla mücadeleyi örgütledi, aşı ve serum üretimini geliştirdi ve Hıfzıssıhha Enstitüsünün kuruluşuna öncülük etti. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin dördüncü başbakanı oldu.
1920 – SOVYET UZAY PROGRAMININ KIRIM TATARI BİLİM İNSANI REFAT APPAZOV DOĞDU
Kırım Tatarı roket ve balistik uzmanı Refat Appazov, Akmescit’te dünyaya geldi. Sovyet uzay programının başındaki Sergey Korolyov ile çalışan Appazov; ilk yapay uydunun fırlatılması, Yuri Gagarin’in ilk insanlı uzay uçuşu ve Energia-Buran programı dâhil çok sayıda tarihî projede görev aldı. İlerleyen yıllarda Kırım Tatarlarının anayurtlarına dönüş mücadelesine de katıldı.
1925 – MÜFETTİŞ CLOUSEAU’YA HAYAT VEREN PETER SELLERS DOĞDU
İngiliz oyuncu ve komedyen Peter Sellers dünyaya geldi. Pembe Panter filmlerindeki sakar Müfettiş Clouseau karakteriyle uluslararası üne kavuşan Sellers, Stanley Kubrick’in Dr. Strangelove filminde birbirinden tamamen farklı üç kişiyi canlandırarak sinema tarihinin en unutulmaz oyunculuk gösterilerinden birine imza attı.
1928 – HEMŞİRELİK EĞİTİMİNİN BÜYÜK DESTEKÇİSİ SEMAHAT ARSEL DOĞDU
İş insanı ve hayırsever Semahat Arsel, Ankara’da dünyaya geldi. Genç yaşta geçirdiği çok sayıda ameliyat sırasında hemşireliğin önemini yakından gören Arsel, 1974’ten itibaren bu mesleğin gelişmesine yönelik çalışmalara öncülük etti. Binlerce hemşirelik öğrencisine burs verilmesini sağladı; eğitim yayınlarını, araştırmaları ve Türkiye’nin ilk lisansüstü hemşirelik eğitim merkezlerinden birinin kuruluşunu destekledi.
1932 – TÜRK TİYATROSUNUN USTA İSMİ MÜŞFİK KENTER DOĞDU
Türk tiyatrosunun en önemli oyuncu ve eğitmenlerinden Müşfik Kenter İstanbul’da dünyaya geldi. Ablası Yıldız Kenter ve Şükran Güngör’le birlikte Kenter Tiyatrosu’nu kuran sanatçı, sahnede yarım yüzyılı aşan kariyerinin yanı sıra sinema, televizyon ve seslendirme çalışmalarıyla da geniş kitlelere ulaştı. Yetiştirdiği oyuncular ve sahne anlayışıyla Türk tiyatrosunda kalıcı bir okul oluşturdu.
1946 – NOBEL ÖDÜLLÜ TÜRK BİLİM İNSANI AZİZ SANCAR DOĞDU
Türk bilim insanı Aziz Sancar, Mardin’in Savur ilçesinde dünyaya geldi. Hücrelerin hasar gören DNA’yı nasıl onardığını açıklayan çalışmalarıyla dünya çapında tanınan Sancar, 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanarak bilim dalında Nobel’e ulaşan ilk Türk oldu.
1946 – “YAPRAK DÖKÜMÜ”NÜN USTA OYUNCUSU HALİL ERGÜN DOĞDU
Tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu Halil Ergün, Bursa’nın İznik ilçesinde dünyaya geldi. Maden, Yol, Böcek, Hamam ve Yaprak Dökümü gibi çok farklı dönem ve türlerdeki yapımlarda rol alan Ergün, toplumsal gerçekçi sinemadan televizyon melodramına uzanan kariyeriyle Türkiye’nin en tanınmış oyuncularından biri oldu. Halil Ergün, 8 Eylül 2026’da 80 yaşına girdi.
1954 – ALTI YAŞINDA IRK AYRIMCILIĞINA MEYDAN OKUYAN RUBY BRIDGES DOĞDU
ABD’deki sivil haklar mücadelesinin simge isimlerinden Ruby Bridges dünyaya geldi. Bridges, 1960’ta henüz altı yaşındayken dört federal görevlinin korumasında, New Orleans’ta yalnızca beyaz öğrencilerin kabul edildiği William Frantz İlkokuluna girdi. Irkçı gösterilere rağmen eğitimini sürdüren küçük kızın cesareti, Norman Rockwell’in ünlü The Problem We All Live With tablosuna da konu oldu.
1979 – POP MÜZİĞİNİN ASİ YILDIZI PINK DOĞDU
Alecia Beth Moore, sahne adıyla Pink, ABD’nin Pensilvanya eyaletinde dünyaya geldi. Güçlü vokali, akrobatik sahne gösterileri ve Get the Party Started, Just Like a Pill, So What ile Just Give Me a Reason gibi şarkılarıyla 2000’li yılların en kalıcı pop yıldızlarından birine dönüştü. Şarkılarında beden algısı, toplumsal baskı ve kişisel bağımsızlık gibi konuları ana akım pop müziğine taşıdı.
1989 – ELEKTRONİK DANS MÜZİĞİNİ ANA AKIMA TAŞIYAN AVICII DOĞDU
Avicii adıyla tanınan İsveçli DJ ve müzik prodüktörü Tim Bergling, Stockholm’de dünyaya geldi. Levels, Wake Me Up, Hey Brother ve The Nights gibi parçalarla elektronik dans müziğini pop, folk ve country ezgileriyle buluşturan Avicii, kısa kariyerine rağmen bir kuşağın müzik anlayışını etkiledi. 2018’de 28 yaşında hayatını kaybeden sanatçının adı, gençlerin ruh sağlığı için çalışan Tim Bergling Vakfı ile yaşatılıyor.
8 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1894 – OFTALMOSKOBUN MUCİDİ HERMANN VON HELMHOLTZ HAYATINI KAYBETTİ
Alman hekim ve fizikçi Hermann von Helmholtz, 73 yaşında hayatını kaybetti. Gözün iç yapısının incelenmesini sağlayan oftalmoskobu geliştiren Helmholtz; sinir iletim hızından ses ve renk algısına kadar uzanan araştırmalarıyla fizyoloji ile fiziği buluşturdu, enerjinin korunumu ilkesinin bilimsel temellerine önemli katkılarda bulundu.
1942 – LOZAN ANTLAŞMASI’NIN İMZACILARINDAN RIZA NUR HAYATINI KAYBETTİ
Askerî hekim, siyasetçi ve yazar Rıza Nur, İstanbul’da 63 yaşında hayatını kaybetti. Millî Mücadele hükûmetlerinde bakanlık yapan Nur, saltanatın kaldırılmasına ilişkin kanunun metnini kaleme aldı ve Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayan Türk heyetinde yer aldı. Daha sonra Cumhuriyet yönetimiyle yollarını ayırması ve ölümünün ardından yayımlanan tartışmalı hatıralarıyla yakın tarihin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.
1949 – “BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”ÜN BESTECİSİ RICHARD STRAUSS HAYATINI KAYBETTİ
Alman besteci ve orkestra şefi Richard Strauss, 85 yaşında hayatını kaybetti. Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı senfonik şiirinin açılış bölümü, Stanley Kubrick’in 2001: Bir Uzay Destanı filminde kullanılarak dünya çapında tanındı. Strauss; Salome, Elektra ve Güllü Şövalye gibi eserleriyle geç romantik müziğin en önemli bestecileri arasına girdi.
1965 – EN İYİ KADIN OYUNCU OSCAR’INA ADAY GÖSTERİLEN İLK SİYAH KADIN HAYATINI KAYBETTİ
Amerikalı oyuncu ve şarkıcı Dorothy Dandridge, 42 yaşında hayatını kaybetti. Dandridge, Carmen Jones filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilen ilk siyah kadın olarak sinema tarihine geçti. Başarısına rağmen Hollywood’daki ırkçılık nedeniyle kendisine sunulan rollerin sınırlı kalması, kariyerinin önündeki en büyük engellerden biri oldu.
1965 – PLASTİK ÇAĞININ BİLİMSEL TEMELİNİ ATAN HERMANN STAUDINGER ÖLDÜ
Polimerlerin küçük moleküllerin gevşek birlikteliği değil, uzun zincirler hâlinde bağlanmış dev moleküller olduğunu ortaya koyan Alman kimyager Hermann Staudinger hayatını kaybetti. Başlangıçta yoğun itirazla karşılanan “makromolekül” yaklaşımı; plastik, sentetik kauçuk, lif ve biyopolimer araştırmalarının bilimsel temelini değiştirdi. Staudinger bu çalışmalarıyla 1953 Nobel Kimya Ödülü’nü aldı.
1970 – MİKRODALGA FIRININ MUCİDİ PERCY SPENCER HAYATINI KAYBETTİ
Amerikalı mühendis ve mucit Percy Spencer, 76 yaşında hayatını kaybetti. Düzenli bir mühendislik eğitimi almadan kendini yetiştiren Spencer, radar sistemlerinde kullanılan magnetronlar üzerinde çalışırken mikrodalga enerjisinin yiyecekleri ısıtabileceğini keşfetti. 1945’te geliştirdiği düzenek, bugün milyonlarca mutfakta kullanılan mikrodalga fırının temelini oluşturdu.
1980 – KARBON-14 YAŞ TAYİNİNİ GELİŞTİREN WILLARD LIBBY HAYATINI KAYBETTİ
Amerikalı fiziksel kimyager Willard Libby, 71 yaşında hayatını kaybetti. Organik kalıntılardaki karbon-14 miktarını ölçerek bunların yaşının belirlenmesini sağlayan yöntemi geliştiren Libby, arkeoloji, jeoloji ve paleontolojide çığır açtı. Bu çalışmasıyla 1960 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.
1985 – ÇOCUK FELCİ AŞILARININ ÖNÜNÜ AÇAN JOHN FRANKLIN ENDERS ÖLDÜ
Çocuk felci virüsünün laboratuvarda insan dokusu kültürlerinde üretilebileceğini gösteren Amerikalı virolog John Franklin Enders hayatını kaybetti. Thomas Weller ve Frederick Robbins’le yaptığı çalışma, Jonas Salk ve Albert Sabin’in çocuk felci aşılarını geliştirebilmesinin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırdı. Enders ve çalışma arkadaşları 1954 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü paylaşırken Enders daha sonra kızamık aşısının geliştirilmesine de katkı verdi.
2003 – “SÜPER VALİ” RECEP YAZICIOĞLU HAYATINI KAYBETTİ
Tokat, Aydın, Erzincan ve Denizli’de valilik yapan Recep Yazıcıoğlu, geçirdiği trafik kazasından altı gün sonra 55 yaşında hayatını kaybetti. Halka yakın yönetim anlayışı, bürokrasiye yönelik eleştirileri ve yerel girişimleri destekleyen uygulamalarıyla tanınan Yazıcıoğlu, kamuoyunda “Süper Vali” ve “Efsane Vali” adlarıyla anıldı.
2003 – NAZİ PROPAGANDASININ TARTIŞMALI YÖNETMENİ LENI RIEFENSTAHL ÖLDÜ
Alman yönetmen Leni Riefenstahl, 101 yaşında hayatını kaybetti. İradenin Zaferi ve Olympia filmlerinde kullandığı hareketli kamera, kurgu ve kitle koreografisi sinema dilini etkilerken eserleri Adolf Hitler ve Nazi rejimini yücelten propaganda araçlarına dönüştü. Riefenstahl’ın estetik yenilikleri ile totaliter iktidara hizmeti arasındaki ilişki, sanatçının siyasi ve ahlaki sorumluluğu tartışmasının en çarpıcı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.
2024 – ÇAYIROVA BELEDİYESPORLU MİLLÎ BASKETBOLCU İLKAN KARAMAN HAYATINI KAYBETTİ
Millî basketbolcu İlkan Karaman, Muğla’nın Datça ilçesinde bir otomobilin çarpması sonucu 34 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’de Fenerbahçe, Beşiktaş, Karşıyaka ve TOFAŞ gibi çok sayıda takımda oynayan Karaman, 2012 NBA Draftı’nda Brooklyn Nets tarafından seçilmişti. Deneyimli oyuncu, hayatını kaybettiği sırada Kocaeli temsilcisi Çayırova Belediyespor’un formasını giyiyordu.

