Günün Tarihi / 8 Ekim
8 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
DÜNYA GÖRME GÜNÜ: DÜNYADA 2,2 MİLYAR İNSAN GÖRME SORUNU YAŞIYOR
Her yıl ekim ayının ikinci perşembesinde düzenlenen Dünya Görme Günü, 2026’da 8 Ekim’e denk geliyor. Günün amacı, önlenebilir görme kayıplarına dikkat çekmek ve herkesin ulaşılabilir ve uygun maliyetli göz sağlığı hizmetlerine erişebilmesini sağlamak. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2026 verilerine göre dünyada en az 2,2 milyar insan yakın ya da uzak görme bozukluğu yaşıyor; bunların en az 1 milyarında sorun önlenebilir ya da henüz gerekli tedaviye ulaşılmamış durumda. En yaygın nedenler arasında düzeltilmemiş kırma kusurları ve katarakt bulunuyor. Kocaeli gibi sanayi ve üretimin yoğun olduğu kentlerde göz sağlığı aynı zamanda iş güvenliğinin de önemli başlıklarından biri.
DÜNYA DİSLEKSİ GÜNÜ: ZEKÂ SORUNU DEĞİL, FARKLI BİR ÖĞRENME BİÇİMİ
8 Ekim, Dünya Disleksi Günü. Avrupa Disleksi Derneği, ekim ayını Disleksi Farkındalık Ayı, 5-11 Ekim 2026 tarihlerini Disleksi Farkındalık Haftası ve 8 Ekim’i de Uluslararası Disleksi Günü olarak belirliyor. Disleksi özellikle akıcı ve doğru okuma, yazma ve heceleme becerilerini etkileyebilen nörolojik temelli bir öğrenme farklılığı; kişinin zekâ düzeyini göstermiyor. Türkiye’de de Millî Eğitim Bakanlığı okullarda farkındalık çalışmaları yürütüyor ve doğru eğitim yöntemleriyle disleksili öğrencilerin eğitim hayatlarında desteklenebileceğini vurguluyor.
ULUSLARARASI PODİATRİ GÜNÜ: BÜTÜN VÜCUDU TAŞIYOR AMA EN SON ONU DÜŞÜNÜYORUZ
8 Ekim aynı zamanda Uluslararası Podiatri Günü. Uluslararası Podiatristler Federasyonu tarafından düzenlenen gün, ayak ve ayak bileği sağlığının genel sağlık üzerindeki önemine dikkat çekiyor. Ayak sorunları özellikle diyabet hastalarında ciddi sonuçlara yol açabildiği için erken tanı ve düzenli bakım önem taşıyor. Basit görünen bir nasırdan diyabetik ayak yaralarına kadar uzanan geniş bir alanla ilgilenen podiatri, dünyanın birçok ülkesinde bağımsız bir sağlık uzmanlığı olarak uygulanıyor.
DÜNYA UZAY HAFTASI DEVAM EDİYOR
4 Ekim’de başlayan Dünya Uzay Haftası, 10 Ekim’e kadar sürüyor. Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hafta; uzay bilimi ve teknolojisinin eğitimden iletişime, meteorolojiden afet yönetimine kadar günlük yaşama yaptığı katkıları gündeme taşıyor.
8 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
SEKİZ KOLU VAR, GÜNÜ DE AYIN SEKİZİNDE: DÜNYA AHTAPOT GÜNÜ
8 Ekim’in en güzel tarih oyunlarından biri Dünya Ahtapot Günü. Günün 8 Ekim olarak seçilmesinde ahtapotların sekiz kolunun etkisi var; kutlama, 2000’li yıllarda kafadanbacaklılara meraklı bilim insanları ve doğaseverlerin çevrim içi topluluğundan doğdu. Ahtapotların üç kalbi bulunuyor, renk ve deri dokularını olağanüstü hızla değiştirebiliyor, bazı türleri kavanoz kapaklarını açabiliyor ve problem çözme yetenekleriyle hayvanlar âleminin en dikkat çekici omurgasızları arasında yer alıyor.
HİDROJENİN GÜNÜ NEDEN 8 EKİM? CEVAP: 1,008
ABD’de 8 Ekim Hidrojen ve Yakıt Hücresi Günü olarak kutlanıyor ve tarihin seçilmesinin altında küçük bir bilim şakası var: Hidrojenin standart atom ağırlığı yaklaşık 1,008. Amerikan tarih yazımıyla 8 Ekim “10/08” olunca tarih doğrudan hidrojenin atom ağırlığına dönüşüyor. ABD Enerji Bakanlığı bu yıl günü daha da ileri götürüp çalışanları 1,008 mil yürümeye ya da koşmaya çağırıyor. Bilim insanlarının özel gün seçerken bile periyodik cetvelden vazgeçemediğinin kanıtı.
POLONYA’NIN MANTISI PİEROGİ’NİN DE GÜNÜ VAR
8 Ekim, ABD’de Pierogi Günü olarak da kutlanıyor. Polonya mutfağının en bilinen yemeklerinden pierogi; ince hamurun içine patates, peynir, lahana, mantar, et hatta meyve konularak hazırlanan, haşlanıp kimi zaman tereyağında kızartılan bir çeşit hamur işi. Türk mutfağından bakınca mantıyla gözleme arasında bir yere koymak mümkün. İşin daha tuhaf tarafı Kanada’nın Alberta eyaletindeki Glendon kasabasında yaklaşık 2,7 ton ağırlığında ve 7,5 metre yüksekliğinde dev bir pierogi heykeli bulunması.
FISTIK EZMESİYLE MARSHMALLOW’U EKMEĞİN ARASINA KOYDULAR, BİR DE GÜN İLAN ETTİLER
Amerikalıların yiyecek takvimindeki daha tuhaf 8 Ekim kutlaması ise Fluffernutter Günü. Fluffernutter, iki dilim ekmeğin arasına fıstık ezmesi ve marshmallow kreması sürülerek yapılan özellikle New England bölgesiyle özdeşleşmiş bir sandviç. Benzer tariflerin geçmişi 1910’lara uzansa da “Fluffernutter” adı 1960’larda bir reklam ajansı tarafından kullanılmaya başlandı. 8 Ekim’de de bu son derece Amerikan icadı için özel gün kutlanıyor.
8 EKİM’DE NELER OLDU?
451 – KADIKÖY’DE TOPLANAN KONSİL, HRİSTİYAN DÜNYASINDA YÜZYILLAR SÜRECEK AYRILIĞI DERİNLEŞTİRDİ
Hristiyanlık tarihinin en önemli toplantılarından Dördüncü Ekümenik Konsil, 8 Ekim 451’de o dönemde Kalkedon adıyla bilinen bugünkü Kadıköy’de başladı. Konsilde İsa’nın hem insan hem Tanrı olan iki doğaya sahip olduğu kabul edildi; ancak Ermeni Apostolik, Kıpti, Süryani ve Etiyopya Ortodoks kiliseleri bu görüşü benimsemedi. Kadıköy’de alınan kararların yol açtığı kilise ayrılığı bugün de varlığını sürdürüyor.
1480 – MOSKOVA’NIN TATAR-MOĞOL EGEMENLİĞİNDEN ÇIKIŞINDA DÖNÜM NOKTASI
Moskova Büyük Prensi III. İvan’ın ordusu ile Büyük Orda Hanı Ahmed Han’ın kuvvetleri, 8 Ekim 1480’de Uğra Nehri kıyısında karşı karşıya geldi. Büyük Orda’nın nehri geçme girişimleri engellendi; haftalar süren bekleyişin ardından Ahmed Han geri çekildi. “Uğra Nehri’nde Büyük Duraklama” olarak bilinen olay, Rus toprakları üzerindeki yaklaşık iki buçuk yüzyıllık Tatar-Moğol üstünlüğünün sona erişinin ve Moskova’nın bağımsız bir güç olarak yükselişinin sembolik dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.
1690 – OSMANLI, İKİ YIL SONRA BELGRAD’I GERİ ALDI
1683 Viyana bozgununun ardından Orta Avrupa’da toprak kaybeden Osmanlı Devleti, 8 Ekim 1690’da Belgrad’ı Habsburglardan geri aldı. Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa komutasındaki kuşatma sırasında Osmanlı ateşi kalenin cephaneliğini vurunca savunma çöktü. Belgrad’ın yeniden alınması, Osmanlı’nın Balkan cephesindeki toparlanmasının en önemli başarılarından biri oldu; şehir 1717’ye kadar Osmanlı yönetiminde kaldı.
1838 – BALTALİMANI ANTLAŞMASI KRALİÇE VİKTORYA TARAFINDAN ONAYLANDI
Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında imzalanan Baltalimanı Ticaret Antlaşması, 8 Ekim 1838’de Kraliçe Viktorya tarafından onaylandı. Antlaşma devlet tekellerinin önemli bölümünü kaldırdı, İngiliz tüccarlara Osmanlı pazarında geniş ticari haklar tanıdı ve dış ticaret düzenini köklü biçimde değiştirdi. Osmanlı ekonomisinin Avrupa ekonomisiyle daha sıkı bütünleşmesinin başlıca dönüm noktalarından biri olan anlaşma, yerli üreticilerin rekabet koşullarını da ciddi biçimde etkiledi.
1871 – BÜYÜK CHICAGO YANGINI BAŞLADI
8 Ekim 1871’de başlayan Büyük Chicago Yangını, üç gün içinde yaklaşık 18 bin yapıyı yok etti; en az 300 kişi öldü, 100 binden fazla kişi evsiz kaldı. Yangının, Catherine O’Leary’nin ineğinin bir lambayı devirmesiyle başladığı anlatısı sonradan efsane olarak kaldı. Felaketin ardından Chicago’nun yeniden inşası, daha sıkı yangın kuralları ve modern mimarinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
1871 – CHICAGO YANARKEN, AYNI GECE DAHA ÖLÜMCÜL PESHTIGO YANGINI YAŞANDI
8 Ekim 1871’de Chicago’yu harabeye çeviren büyük yangın başlarken, aynı gece Wisconsin’deki Peshtigo Yangını yaklaşık 1.500 kişinin ölümüne yol açtı. ABD tarihinin en ölümcül orman yangını kabul edilen felaket, Chicago yangınının yarattığı büyük medya ilgisinin gölgesinde kaldı.
1895 – KORE KRALİÇESİ MİN SARAYINDA ÖLDÜRÜLDÜ
Kore Kralı Gojong’un eşi Kraliçe Min, 8 Ekim 1895’te Seul’deki Gyeongbokgung Sarayı’na giren Japon askerleri ve silahlı kişiler tarafından öldürüldü. Japonya’nın Kore elçisi Miura Gorō’nun organize ettiği saldırı, Kore’de Japon nüfuzuna karşı büyük tepki yarattı ve Rusya’nın bölgedeki etkisinin artmasına katkıda bulundu. Daha sonra İmparatoriçe Myeongseong adıyla anılan Kraliçe Min’in öldürülmesi, Kore-Japonya tarihinin en önemli kırılmalarından biri oldu.
1906 – TOLSTOY, NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ’NÜ KENDİSİNE VERMEMELERİNİ İSTEDİ
Lev Tolstoy, Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildiğini öğrenince 8 Ekim 1906’da Finlandiyalı yazar Arvid Järnefelt’e mektup yazarak İsveç’teki dostlarından ödülün kendisine verilmemesini sağlamalarını istedi. Tolstoy, ödülü kazanırsa reddetmek zorunda kalacağını ve para ödülünü kabul etmek istemediğini belirtiyordu. 1906 Nobel Edebiyat Ödülü daha sonra İtalyan şair Giosuè Carducci’ye verildi.
1908 – OSMANLI’DA KAMU HİZMETLERİNDE SENDİKALAR YASAKLANDI, GREVLER SINIRLANDIRILDI
- Meşrutiyet’in ilanından sonra hızla yayılan işçi grevleri üzerine Osmanlı hükümeti, 8 Ekim 1908’de Tatil-i Eşgal Cemiyetleri Hakkında Kanun-ı Muvakkatı yürürlüğe koydu. Demiryolu, tramvay, liman ve benzeri kamu hizmeti veren kuruluşlarda mevcut sendikalar feshedildi, yeni sendikaların kurulması yasaklandı; grevlere katılan işçiler için de hapis ve para cezaları getirildi. Geçici düzenleme, 1909’da çıkarılan Tatil-i Eşgal Kanunu’nun temelini oluşturdu ve Türkiye’de çalışma hayatının ilk kapsamlı yasal düzenlemelerinden biri oldu.
1912 – KARADAĞ OSMANLI’YA SAVAŞ İLAN ETTİ; I. BALKAN SAVAŞI BAŞLADI
Karadağ, 8 Ekim 1912’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ederek I. Balkan Savaşı’nı başlattı. Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan’ın da katılmasıyla Osmanlı Devleti birkaç hafta içinde Rumeli’de ağır yenilgiler aldı; Selanik kaybedildi, Bulgar ordusu Çatalca’ya kadar ilerledi. Savaş, Osmanlı’nın Balkanlardaki yaklaşık beş asırlık hâkimiyetinin büyük ölçüde sona ermesine yol açan en ağır kırılma oldu.
1918 – TALAT PAŞA HÜKÜMETİ İSTİFA ETTİ, İTTİHAT VE TERAKKİ İKTİDARI SONA ERDİ
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisi kesinleşirken Talat Paşa hükümeti 8 Ekim 1918’de istifa etti. Böylece 1913’teki Babıâli Baskını’ndan beri devleti yöneten İttihat ve Terakki’nin iktidarı sona erdi. Cemiyet birkaç hafta sonra kendini feshetti; Talat, Enver ve Cemal Paşalar da kısa süre içinde ülkeyi terk etti. Osmanlı Devleti ise aynı ayın sonunda Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak savaştan çekildi.
1920 – İKİNCİ POZANTI KONGRESİ TOPLANDI
Millî Mücadele döneminin son yerel kongrelerinden İkinci Pozantı Kongresi, 8-9 Ekim 1920’de toplandı. Çukurova’daki direnişin örgütlenmesi, halkın mücadeleye daha etkin katılması, göçmenlerin yerleştirilmesi ve cephede savaşanların kışlık ihtiyaçlarının karşılanması ele alındı; kaput ve ayakkabı temini için 10 bin lira bağış toplanması kararlaştırıldı.
1923 – ÇATALCA İTİLAF DEVLETLERİNİN İŞGALİNDEN KURTULDU
İstanbul’un 6 Ekim’de işgalden kurtulmasının ardından Albay Tevfik Erdönmez komutasındaki Türk birlikleri 8 Ekim 1923’te Çatalca’ya girdi ve bölgedeki son İtilaf askerleri çekildi. Böylece Çatalca’da işgal dönemi sona erdi ve ilçe TBMM Hükümeti’nin denetimine geçti.
1933 – TÜRK RESMİNDE MODERNLEŞMENİN ÖNCÜSÜ D GRUBU İLK SERGİSİNİ AÇTI
Zeki Faik İzer, Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino ve heykeltıraş Zühtü Müridoğlu’nun kurduğu D Grubu, ilk sergisini 8 Ekim 1933’te Beyoğlu Narmanlı Han’daki Mimoza Şapka Mağazası’nda açtı. Yaklaşık 160 eserin yer aldığı sergi, kübizm ve konstrüktivizm gibi modern sanat anlayışlarının Türkiye’de yaygınlaşmasında önemli rol oynadı. Grup, Türkiye’deki dördüncü büyük sanat topluluğu olduğu için alfabenin dördüncü harfi olan “D” adını seçmişti.
1945 – MİKRODALGA FIRININ PATENTİ İÇİN BAŞVURU YAPILDI
Raytheon şirketi, Percy Spencer’ın geliştirdiği mikrodalga fırın için 8 Ekim 1945’te patent başvurusu yaptı. Hikâyenin en güzel kısmı, buluşun Spencer’ın radar sistemlerinde kullanılan magnetron üzerinde çalışırken cebindeki çikolatanın eridiğini fark etmesiyle başlaması. İlk ticari mikrodalga yaklaşık 1,8 metre yüksekliğinde ve 340 kilodan ağırdı; bugünkü mutfak tezgâhlarına ulaşması yıllar aldı.
1952 – LONDRA’DA ÜÇ TREN ÇARPIŞTI: 112 KİŞİ ÖLDÜ
Harrow & Wealdstone istasyonundaki üç trenli kazada 112 kişi öldü; resmî soruşturma, kazanın ardından sürücüyü sinyaller konusunda otomatik uyaran sistemlerin yaygınlaştırılmasını hızlandırdı. İngiltere’nin barış dönemindeki en ölümcül demiryolu kazası oldu.
1956 – BUGÜNKÜ AVM KÜLTÜRÜNÜN ÖNCÜSÜ AÇILDI
ABD’nin ilk tamamen kapalı ve iklim kontrollü alışveriş merkezi kabul edilen Southdale Center, 8 Ekim 1956’da Minnesota’da açıldı. Avusturya doğumlu mimar Victor Gruen’in tasarladığı merkez, mağazaları kapalı ortak alanların çevresinde toplayan modeliyle dünyanın dört bir yanındaki modern AVM’lerin öncüsü oldu.
1958 – DÜNYANIN İLK TAMAMEN VÜCUDA YERLEŞTİRİLEN KALP PİLİ TAKILDI
İsveç’te cerrah Åke Senning ve mühendis-hekim Rune Elmqvist, 8 Ekim 1958’de 43 yaşındaki Arne Larsson’a dünyanın ilk tamamen vücuda yerleştirilen kalp pilini taktı. İlk cihaz yalnızca birkaç saat çalıştı ve ertesi gün değiştirildi; ancak Larsson 43 yıl daha yaşadı. Bu operasyon, bugün milyonlarca insanın hayatını sürdüren teknolojinin başlangıcı oldu.
1967 – CHE GUEVARA BOLİVYA’DA YAKALANDI
Küba Devrimi’nin simge isimlerinden Che Guevara, Bolivya’da yürüttüğü gerilla mücadelesi sırasında 8 Ekim 1967’de Bolivya ordusunun 2. Ranger Taburu tarafından yaralı halde yakalandı ve La Higuera köyündeki bir okul binasına götürüldü. Guevara ertesi gün, 9 Ekim’de Bolivya ordusunun emriyle burada kurşuna dizildi. ABD ve CIA, Bolivya’nın Guevara’yı bulma operasyonuna istihbarat ve danışmanlık desteği vermişti; ancak yakalama doğrudan Bolivya askerleri tarafından gerçekleştirildi.
1971 – JOHN LENNON’IN “IMAGINE” ALBÜMÜ İNGİLTERE’DE YAYIMLANDI
John Lennon’ın solo kariyerinin en önemli albümü Imagine, 8 Ekim 1971’de İngiltere’de yayımlandı. Albüme adını veren “Imagine”, yarım yüzyılı aşkın sürede barış ve savaş karşıtlığının popüler kültürdeki en tanınmış şarkılarından birine dönüştü.
1978 – BAHÇELİEVLER’DE 7 TİP’Lİ ÖĞRENCİ ÖLDÜRÜLDÜ
Ankara Bahçelievler’de Türkiye İşçi Partisi üyesi yedi genç, 8-9 Ekim 1978 gecesi ülkücü bir grup tarafından öldürüldü. Olayın failleri arasında Haluk Kırcı ve Abdullah Çatlı da yer aldı. Türkiye’nin sağ-sol çatışmalarıyla sarsıldığı 1970’lerin en ağır siyasi cinayetlerinden biri olan olay, tarihe Bahçelievler Katliamı olarak geçti.
1982 – POLONYA’DA “DAYANIŞMA” SENDİKASI RESMEN YASAKLANDI
Polonya Parlamentosu, 8 Ekim 1982’de çıkardığı yasayla ülkedeki mevcut sendikaları feshetti ve komünist yönetime karşı milyonlarca kişiyi bir araya getiren Dayanışma (Solidarność) hareketini resmen yasakladı. Karar yeni protestolara yol açtı. Dayanışma birkaç yıl sonra yeniden güçlenecek ve Doğu Avrupa’daki komünist rejimlerin çözülme sürecinde belirleyici aktörlerden biri olacaktı.
1987 – “MUHSİN BEY” ALTIN PORTAKAL’DA EN İYİ FİLM SEÇİLDİ
- Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Yavuz Turgul’un “Muhsin Bey” filmi En İyi Film seçildi. Şener Şen aynı filmdeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu, Türkan Şoray ise Hayallerim Aşkım ve Sen ile En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. Muhsin Bey ayrıca Yavuz Turgul’a En İyi Senaryo, Uğur Yücel’e En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve Atilla Özdemiroğlu’na En İyi Müzik ödüllerini kazandırarak festivale damga vurdu.
1990 – HAREM-İ ŞERİF’TEKİ OLAYLARDA 20’DEN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
8 Ekim 1990’da Kudüs’teki Harem-i Şerif’te yaşanan olaylarda 20’den fazla Filistinli öldü, 150’den fazla kişi yaralandı. BM Güvenlik Konseyi dört gün sonra kabul ettiği 672 sayılı kararda yaşanan şiddetten duyduğu kaygıyı bildirdi ve özellikle İsrail güvenlik güçlerinin can kaybına yol açan eylemlerini kınadı.
1991 – HIRVATİSTAN, YUGOSLAVYA İLE BÜTÜN BAĞLARINI KESTİ
Hırvatistan Parlamentosu, 8 Ekim 1991’de Yugoslavya ile bütün devlet ve hukuk bağlarını sona erdirme kararı aldı. Bağımsızlık kararı aslında 25 Haziran’da verilmiş, ancak Brioni Anlaşması gereği üç ay ertelenmişti. Bir gün önce Yugoslav ordusuna ait savaş uçaklarının Zagreb’de devlet yönetiminin bulunduğu binayı bombalaması üzerine Parlamento güvenlik nedeniyle başka bir binada toplandı ve kararı oybirliğiyle kabul etti. Böylece Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan kopuşu hukuken tamamlandı.
1997 – KİM JONG-İL, KUZEY KORE’DE PARTİNİN RESMÎ LİDERİ OLDU
Kuzey Kore lideri Kim Jong-il, babası Kim Il-sung’un 1994’teki ölümünden üç yıl sonra, 8 Ekim 1997’de Kore İşçi Partisi Genel Sekreterliğine getirildi. Ordu ve devlet yönetimindeki kilit görevleri zaten elinde tutan Kim’in parti liderliğini de üstlenmesi, babasından devraldığı iktidarın resmen tamamlanması anlamına geliyordu. Kim Jong-il, 2011’deki ölümüne kadar Kuzey Kore’yi yönetti.
1998 – JOSÉ SARAMAGO, NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ’NÜ KAZANAN İLK PORTEKİZCE YAZAN YAZAR OLDU
Portekizli yazar José Saramago, 8 Ekim 1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Körlük, Baltasar ile Blimunda ve İsa’ya Göre İncil gibi romanlarıyla tanınan Saramago, böylece Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk Portekizce yazan yazar oldu. İsveç Akademisi, onun hayal gücü, ironi ve alegorilerle “kaçıcı bir gerçekliği yeniden kavranabilir hale getirdiğini” vurguladı.
2001 – MİLANO’DA İKİ UÇAK PİSTTE ÇARPIŞTI: 118 KİŞİ ÖLDÜ
Milano’daki Linate Havalimanı’nda yoğun sis sırasında yanlışlıkla aktif piste giren bir Cessna özel jeti, kalkış yapan SAS yolcu uçağıyla çarpıştı. Yolcu uçağı daha sonra bir bagaj binasına çarptı; iki uçaktaki herkes ile yerdeki dört görevli olmak üzere 118 kişi hayatını kaybetti. Facia, İtalya tarihinin en ölümcül havacılık kazası olarak kayıtlara geçti.
2004 – WANGARI MAATHAI, NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ ALAN İLK AFRİKALI KADIN OLDU
Kenyalı çevreci ve insan hakları savunucusu Wangari Maathai, 8 Ekim 2004’te Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü ve ödülü kazanan ilk Afrikalı kadın oldu. Kurduğu Yeşil Kuşak Hareketi aracılığıyla kadınları örgütleyerek on milyonlarca ağacın dikilmesini sağlayan Maathai’ye ödül, sürdürülebilir kalkınma, demokrasi ve barış için verdiği mücadele nedeniyle verildi.
2005 – KEŞMİR DEPREMİNDE 86 BİNDEN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Pakistan yönetimindeki Keşmir yakınlarında 8 Ekim 2005’te meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depremde 86 binden fazla kişi öldü, 69 binden fazla kişi yaralandı. En ağır yıkım Muzafferabad çevresinde yaşandı; çok sayıda köy tamamen yok oldu, binlerce heyelan meydana geldi. Felaket, Güney Asya’nın yakın tarihindeki en ölümcül depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.
2012 – YETİŞKİN HÜCRELERİN YENİDEN KÖK HÜCREYE DÖNÜŞEBİLECEĞİNİ GÖSTEREN ÇALIŞMALARA NOBEL
2012 Nobel Tıp Ödülü, 8 Ekim’de John Gurdon ve Şinya Yamanaka’ya, olgunlaşmış hücrelerin yeniden programlanarak farklı hücre türlerine dönüşebilecek hale getirilebildiğini göstermeleri nedeniyle verildi. Çalışmalar kök hücre ve rejeneratif tıp araştırmalarında yeni bir dönem açtı. Gurdon’un 2025’te 8 Ekim’de hayatını kaybetmiş olması da aynı günün ilginç bir tesadüfü.
2020 – KAPALI MARAŞ’IN BİR BÖLÜMÜ 46 YIL SONRA AÇILDI
1974 Kıbrıs Harekâtı’ndan bu yana kapalı tutulan Maraş’ın sahil kesiminin bir bölümü, 8 Ekim 2020’de yaya girişine açıldı. Kararı dönemin KKTC Başbakanı Ersin Tatar açıklamış, Türkiye de desteklemişti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ertesi gün karardan duyduğu kaygıyı bildirerek geri çevrilmesi çağrısında bulundu. Maraş’ın statüsü, Kıbrıs sorunundaki en tartışmalı başlıklardan biri olmaya devam etti.
2024 – HASANKEYF’TE 1600 YILLIK ROMA ASKERÎ YAPISI ORTAYA ÇIKARILDI
8 Ekim 2024’te, Hasankeyf Kalesi’ndeki kazılarda yaklaşık 1600 yıllık bir Roma askerî yapısının kalıntılarının bulunduğu duyuruldu. Tarihî kaynaklarda II. Konstantius döneminde Hasankeyf’te bir askerî yapı bulunduğu yazıyor ancak bugüne kadar fiziksel izine rastlanmıyordu. Kazı, yazılı kaynaklarda bilinen yapının ilk arkeolojik kanıtını ortaya çıkardı.
2024 – YAPAY SİNİR AĞLARININ TEMELİNİ ATAN ÇALIŞMALARA NOBEL FİZİK ÖDÜLÜ VERİLDİ
2024 Nobel Fizik Ödülü, 8 Ekim’de John Hopfield ve Geoffrey Hinton’a, yapay sinir ağlarıyla makine öğrenmesini mümkün kılan temel keşif ve buluşları nedeniyle verildi. Hopfield’ın örüntüleri saklayıp yeniden oluşturabilen belleği ve Hinton’ın verilerdeki özellikleri kendiliğinden öğrenebilen yöntemleri, bugünkü yapay zekâ sistemlerinin bilimsel temellerinden biri haline geldi.
2025 – ÇÖL HAVASINDAN SU TOPLAYABİLEN MOLEKÜLER YAPILARA NOBEL KİMYA ÖDÜLÜ
2025 Nobel Kimya Ödülü, 8 Ekim’de Susumu Kitagawa, Richard Robson ve Omar Yaghi’ye metal-organik kafesleri (MOF) geliştirmeleri nedeniyle verildi. Bu gözenekli moleküler yapılar çöl havasından su toplamak, karbondioksiti yakalamak ve gazları depolamak gibi uygulamalarda kullanılabiliyor.
KOCAELİ TARİHİNDE 8 EKİM
1889 – İZMİT REDİF DAİRESİ’NİN RESMÎ AÇILIŞI İÇİN İŞLEM BAŞLATILDI
8 Ekim 1889 tarihli Osmanlı belgesinde, İzmit’te inşa edilen yeni askerî depo, cephanelik ve Redif Dairesi’nin resmî açılışının yapılması istendi. Redif teşkilatının önemli merkezlerinden olan İzmit’teki yapı daha sonra askerî mahkeme olarak kullanıldı; 1999 depreminden sonra restore edilerek bugünkü Atatürk, Redif ve Etnografya Müzesi’ne dönüştürüldü.
1911 – İZMİT’TE PROTESTAN ERMENİ KİLİSESİ VE OKULLARININ YENİDEN İNŞA SÜRECİ BAŞLADI
İzmit’te 1870’lerden beri bulunan Protestan Ermeni Kilisesi harap hale gelince yerine yeni bir kilise ile kız ve erkek okullarının yapılması için yürütülen resmî süreçte 8 Ekim 1911’de arz tezkiresi yazıldı; padişahın inşa izni ertesi gün çıktı. Yeni yapıda erkek okulu ile kilise aynı binada, kız okulu ile papaz konutu ise ayrı bir binada yer aldı. Protestan Ermeni okulunda o yıl 225 öğrenci bulunuyordu.
1921 – RIFAT YÜCE MALTA SÜRGÜNÜNDEN DÖNDÜ, İZMİT MÜDAFAA-İ HUKUK’A KATILDI
Kocaeli tarihçiliğinin önemli isimlerinden Rıfat Yüce, İngilizler tarafından gönderildiği Malta sürgününden 8 Ekim 1921’de yurda döndü ve hemen İzmit Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne katıldı. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa’nın isteğiyle cemiyetin başkanlığını üstlenen Yüce, Türk Yolu gazetesini yayımladı ve 1945’te bugün de Kocaeli tarihi için temel kaynaklardan biri olan Kocaeli Tarih ve Rehberi’ni yazdı.
1922 – BUGÜNKÜ “KOCAELİ” ADININ RESMİLEŞMESİ İÇİN İLK ADIM ATILDI
Dâhiliye Vekâleti, 8 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti’ne sunduğu yazıyla, merkezin adının İzmit olarak kalmasını ancak bütün livanın tarihî adı olan “Koca İli” ile anılmasını önerdi. Teklif 21 Ekim’de İcra Vekilleri Heyeti tarafından kabul edildi. Böylece İzmit kent merkezinin, Kocaeli ise ilin tamamının adı haline gelmesine uzanan bugünkü idari ayrım resmileşti.
1952 – İZMİT’İN YENİ ADLİYE BİNASI AÇILDI
Temeli 1951’de atılan İzmit Adliye Binası, 8 Ekim 1952’de hizmete açıldı. Adalet Bakanlığının 300 bin liralık ödeneğiyle Valilik arazisine yapılan bina sayesinde adli kurumlar da Valilik, Defterdarlık, Nüfus ve Tapu gibi resmî kurumların bulunduğu merkezde toplandı. Kent büyüdükçe bina kısa sürede yetersiz kalacak ve sonraki yıllarda genişletilecekti.
8 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
Eski gazetelerin 8 Ekim sayfalarında Kocaeli, bazen büyük yatırımlarla bazen de gündelik hayatın küçük haberleriyle karşımıza çıkıyor: İzmit’e “Yerli Mallar Pazarı” aranıyor, Gölcük Tersanesi büyüyor, Yunanistan’dan gelecek futbol takımı konuşuluyor ve İzmit’ten kalkan bir vapurun elektrikleri denizin ortasında sönüyor.
1942 – SÜMERBANK İZMİT’TE “YERLİ MALLAR PAZARI” AÇACAKTI
Son Posta 8 Ekim 1942’de, Sümerbank’ın İzmit’te bir Yerli Mallar Pazarı açmaya karar verdiğini yazıyordu. Mağaza için uygun bina aranıyor, gazete haberin kentte memnuniyetle karşılandığını aktarıyordu. Aynı sayfada İzmit’te ilkokullara başvurunun çok arttığı ve hiçbir öğrencinin açıkta bırakılmaması için önlem alındığı da bildiriliyordu.
1952 – GÖLCÜK TERSANESİ’NDE 13 SAVAŞ GEMİSİNİN AYNI ANDA ONARILABİLECEĞİ LİMAN AÇILDI
Cumhuriyet’in 8 Ekim 1952 tarihli sayısındaki “Gölcük Tersanesinde” başlıklı yazı, tersanedeki yeni Onarım Limanı’nı anlatıyordu. Yedi rıhtımlı tesis sayesinde büyüklüklerine göre 13 savaş gemisi aynı anda onarıma alınabilecekti. Aynı törende Deniz Kuvvetlerinin yaptırıp Millî Eğitime devrettiği yeni ilkokul da açılmış, okulun öğrenci kapasitesi 250’den 600’e çıkmıştı.
1952 – İZMİT, YUNANİSTAN’DAN GELECEK FUTBOL TAKIMINI BEKLİYORDU
8 Ekim 1952 tarihli Ant gazetesi, Yunanistan’ın Gümülcine kentinden bir futbol takımının İzmit’e geleceğini haber veriyordu. 18 ya da 19 Ekim’de oynanması planlanan karşılaşmada kenti Acar, Merinos ve Çelikspor’dan oluşturulacak bir takımın temsil etmesi düşünülüyordu. 1950’lerin İzmit’inde uluslararası bir futbol karşılaşmasının yerel spor gündemine nasıl girdiğini gösteren hoş bir ayrıntı.
1955 – İZMİT’TEN KALKAN VAPUR DENİZİN ORTASINDA ELEKTRİKSİZ KALDI
Milliyet, 8 Ekim 1955’te Büyükada vapurunun İzmit’ten saat 12.30’da ayrıldıktan sonra bütün elektriğinin kesildiğini yazıyordu. Telsizi ve elektrikli imdat araçları da çalışmayan vapurda özellikle kadın ve çocuklar paniğe kapıldı. Durumu fark eden Büyükdere vapuru yolcuları alarak İstanbul’a götürdü; İzmit’ten öğlen yola çıkan yolcular ancak saat 20.40’ta varabildi. Gazete ayrıca Büyükada’nın İzmit’ten zaten arızalı halde çıkarıldığı iddiasını da aktarıyordu.
8 EKİM’DE DOĞANLAR
1842 – NİKOLAY YADRİNTSEV: Rus kâşif, arkeolog ve Türkolog. Türk tarihi açısından özel önemi, 1889’da Moğolistan’da Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarını bulması; bu keşif daha sonra Orhun Yazıtları’nın çözülmesine giden yolu açtı.
1848 – PIERRE DE GEYTER: Dünyanın en tanınmış işçi hareketi marşlarından Enternasyonal’in bestecisi olan Belçika doğumlu müzisyen. 1848’de Gent’te doğdu.
1850 – HENRY LOUIS LE CHATELIER: Fransız kimyager. Kimyasal dengedeki bir sistemin dışarıdan yapılan değişikliğe nasıl tepki vereceğini açıklayan Le Chatelier İlkesi, bugün hâlâ kimya eğitiminin temel konularından biri.
1883 – OTTO WARBURG: Alman hekim ve fizyolog. Hücrelerin solunum mekanizması üzerine çalışmalarıyla 1931 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı; kanser hücrelerinin enerji kullanımındaki farklılığı tanımlayan Warburg etkisi bugün de kanser araştırmalarında önemli bir kavram.
1895 – JUAN PERÓN: Arjantin siyasetinin 20. yüzyıldaki en etkili isimlerinden, üç kez devlet başkanlığı yapan asker ve siyasetçi. Eşi Eva “Evita” Perón ile birlikte oluşturduğu siyasi hareket, “Peronizm” adıyla bugün bile Arjantin siyasetinin başlıca damarlarından biri.
1920 – FRANK HERBERT: Bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden Dune’un yazarı. 1965’te yayımlanan roman; siyaset, din, ekoloji ve iktidar üzerine kurduğu dünyayla bilimkurguyu derinden etkiledi ve günümüzde yeniden sinemaya uyarlanarak geniş kitlelere ulaştı.
1928 – DIDI: Brezilya futbolunun efsane orta saha oyuncularından. Brezilya ile 1958 ve 1962 Dünya Kupalarını kazandı, 1958 turnuvasının en iyi oyuncusu seçildi.
1939 – PAUL HOGAN: Avustralyalı oyuncu ve komedyen. Dünya çapındaki ününü Timsah Dundee (Crocodile Dundee) ile kazandı; filmdeki performansıyla Altın Küre aldı ve senaryosuyla Oscar’a aday gösterildi.
1941 – JESSE JACKSON: ABD sivil haklar hareketinin önemli isimlerinden, din adamı ve siyasetçi. Martin Luther King Jr.’ın yakın çalışma çevresinde yer aldı, 1984 ve 1988’de Demokrat Parti’nin başkan adaylığı için yarıştı. 26 Şubat 2026’da hayatını kaybetti.
1943 – R. L. STINE: Çocuk ve gençlik korku edebiyatının dünyadaki en tanınmış isimlerinden. Türkiye’de de yayımlanan Goosebumps – Tüyler Ürperten Öyküler serisi yüz milyonlarca satan küresel bir fenomene dönüştü.
1948 – JOHNNY RAMONE: Punk rock’ın öncü gruplarından Ramones’un kurucu gitaristi olan Johnny Ramone, grubun 1974’ten dağılmasına kadar bütün albümlerinde yer aldı. Ramones 2002’de Rock and Roll Hall of Fame’e kabul edildi.
1949 – SIGOURNEY WEAVER: Alien serisinin Ellen Ripley’i olarak bilimkurgu sinemasının en ikonik kadın kahramanlarından birini yaratan Amerikalı oyuncu. Ghostbusters, Gorillas in the Mist ve Avatar gibi yapımlarla da tanınıyor.
1953 – NABİ AVCI: Türk akademisyen, yazar ve siyasetçi. İletişim bilimleri alanında akademisyenlik yaptı; daha sonra Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlerinde bulundu.
1956 – ERMAN KUNTER: Türk basketbolunun unutulmaz isimlerinden. Fenerbahçe formasıyla 1988’de Hilalspor karşısında tek maçta 153 sayı atarak Türkiye basketbol tarihinin hâlâ kırılamayan en dikkat çekici rekorlarından birine imza attı; daha sonra Türkiye ve Avrupa’da antrenörlük yaptı.
1958 – URSULA VON DER LEYEN: Alman siyasetçi. 2019’da Avrupa Komisyonu’nun ilk kadın başkanı oldu ve 2024’te ikinci dönem için seçildi.
1960 – REED HASTINGS: Amerikalı girişimci ve Netflix’in kurucularından. DVD kiralama şirketi olarak başlayan Netflix’in dünyanın en büyük dijital yayın platformlarından birine dönüşmesinde belirleyici rol oynadı.
1963 – ŞERİF EROL: Türk oyuncu, senarist ve seslendirme sanatçısı. Bir İstanbul Masalı, Hırsız Polis ve Bıçak Sırtı gibi dizilerin senaryolarında çalıştı; Kadın, Camdaki Kız ve Kızıl Goncalar gibi yapımlardaki rolleriyle geniş kitlelerce tanındı.
1964 – IAN HART: İngiliz oyuncu. Harry Potter ve Felsefe Taşı’nda Profesör Quirrell, The Last Kingdom’da Peder Beocca’yı canlandırdı; ayrıca John Lennon’ı farklı yapımlarda birkaç kez oynadı.
1968 – ZVONIMIR BOBAN: Hırvat futbolunun simge isimlerinden. Milan’da uzun yıllar forma giydi; Hırvatistan Millî Takımı’nın 1998 Dünya Kupası’nda üçüncü olan kadrosunun kaptanıydı.
1970 – MATT DAMON: Amerikalı oyuncu ve senarist. Ben Affleck’le yazdığı Can Dostum (Good Will Hunting) senaryosuyla Oscar kazandı; Bourne serisi, Er Ryan’ı Kurtarmak, Köstebek ve Oppenheimer gibi filmlerle çağdaş Hollywood’un en tanınmış oyuncularından biri oldu.
1970 – TETSUYA NOMURA: Japon tasarımcı ve yönetmen. Final Fantasy VII’nin karakter tasarımcısı, Kingdom Hearts serisinin ise yaratıcı ve yönetici isimlerinden biri olarak modern video oyunlarının görsel dilini etkiledi.
1985 – BRUNO MARS: Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve yapımcı. “Just the Way You Are”, “Locked Out of Heaven”, “Uptown Funk” ve “That’s What I Like” gibi dünya çapında hitlerle 2010’ların en başarılı pop yıldızlarından biri oldu.
1993 – GARBİÑE MUGURUZA: İspanyol tenisçi. 2016 Roland Garros ve 2017 Wimbledon şampiyonluklarını kazandı ve kadınlar dünya sıralamasında 1 numaraya yükseldi.
1993 – BARBARA PALVIN: Macar model. Uluslararası moda kampanyaları ve podyum çalışmalarıyla tanındı; Victoria’s Secret’ın öne çıkan modellerinden biri haline geldi.
8 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1793 – JOHN HANCOCK: Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ni imzalayan kurucu isimlerden ve Massachusetts’in ilk valilerinden. Bildirgenin altındaki son derece büyük ve gösterişli imzası o kadar ünlendi ki ABD’de bugün bile “John Hancock’unu koy” sözü “imzanı at” anlamında kullanılıyor.
1936 – MUNSHI PREMCHAND: Modern Hintçe ve Urduca edebiyatının kurucu isimlerinden Hint yazar. Roman ve öykülerinde yoksulluğu, kast sistemini ve kırsal hayatı işledi; özellikle Godaan Hindistan edebiyatının klasiklerinden biri kabul ediliyor.
1945 – FELIX SALTEN: Avusturyalı yazar Salten, dünya çapında özellikle Bambi: Ormanda Bir Hayat romanıyla tanındı; eser 1942’de Walt Disney tarafından sinemaya uyarlandı. Nazi döneminde Yahudi kökeni nedeniyle kitapları yasaklanan Salten, hayatının son yıllarını İsviçre’de geçirdi. 8 Ekim 1945’te Zürih’te öldü.
1953 – CHOJUN MIYAGI: Japon karate ustası ve Goju-Ryu karate stilinin kurucusu. Popüler kültürde ayrıca özel bir izi var: The Karate Kid filmlerindeki Mr. Miyagi karakterinin adı ona saygı amacıyla seçildi.
1967 – CLEMENT ATTLEE: 1945-1951 arasında İngiltere Başbakanı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkenin sosyal devlet sisteminin kurulmasında belirleyici rol oynadı; Ulusal Sağlık Sistemi NHS onun döneminde oluşturuldu, Hindistan da yine onun başbakanlığı sırasında bağımsızlığını kazandı.
1985 – GORDON WELCHMAN: İkinci Dünya Savaşı tarihinin önemli ama Alan Turing kadar tanınmayan isimlerinden. İngiliz matematikçi Welchman, Bletchley Park’ta Alman Enigma şifrelerinin çözülmesinde kilit rol oynayan ekiplerden birini yönetti ve şifre çözme çalışmalarının endüstriyel ölçekte örgütlenmesine katkı sağladı. 8 Ekim 1985’te hayatını kaybetti.
1987 – İSMET SIRAL: Türk cazının öncü müzisyenlerinden, saksofoncu, flütçü ve orkestra şefi. 1950’lerden itibaren Türkiye’nin ilk caz topluluklarından bazılarını kurdu; Ayten Alpman, Muvaffak Falay ve Arif Mardin gibi isimlerle çalıştı ve daha sonra Türk müziğiyle cazı buluşturan deneysel çalışmalara yöneldi.
1992 – WILLY BRANDT: Batı Almanya’nın eski başbakanı ve 1971 Nobel Barış Ödülü sahibi. Doğu Avrupa ve Sovyet bloğuyla ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan Ostpolitik politikasıyla Soğuk Savaş döneminin önemli devlet adamlarından biri oldu; 1970’te Varşova Gettosu Anıtı önünde diz çökmesi savaş sonrası Alman tarihinin simge görüntülerinden biri olarak kaldı.
2000 – ŞÜKRİYE ATAV: Yeşilçam’ın en tanınmış karakter oyuncularından. Tiyatrodan sinemaya geçen Atav, yüzlerce yapımda özellikle anne, komşu ve mahalle kadını rolleriyle izleyicinin hafızasında yer etti; Altın Portakal ödülü de kazandı. 8 Ekim 2000’de Antalya’da hayatını kaybetti.
2014 – VOLKAN SARAÇOĞLU: Türk tiyatro ve televizyon oyuncusu. En çok Bir Demet Tiyatro’daki Numan, yani Feriştah Yenge’nin eşi rolüyle tanındı. Uzun yıllar tiyatro yapan Saraçoğlu, 8 Ekim 2014’te 60 yaşında hayatını kaybetti.
2015 – SIRRI ELİTAŞ: Yeşilçam’ın üretken karakter oyuncularından. Öztürk Serengil tarafından keşfedildikten sonra yüzlerce filmde rol aldı; oyunculuğun yanı sıra senaryo yazarlığı ve yönetmenlik de yaptı. 8 Ekim 2015’te İstanbul’da hayatını kaybetti.
2016 – GIOVANNI SCOGNAMILLO: Türk sinema tarihinin en önemli araştırmacı ve yazarlarından. Sinema, fantastik edebiyat, korku ve bilimkurgu üzerine onlarca yıl yazdı; hakkında “Türk sinemasının yaşayan tarihi” ifadesi kullanılıyordu. İstanbul doğumlu Scognamillo, 8 Ekim 2016’da 87 yaşında hayatını kaybetti.
2020 – MUHAMMED RIZA ŞECERYAN: İran klasik müziğinin en büyük seslerinden biri kabul edilen hanende, bestekâr ve hattat. Yaklaşık yarım yüzyıllık kariyerinde İran müziğinin dünya çapında tanınmasına katkı sağladı; UNESCO tarafından da ödüllendirildi. 8 Ekim 2020’de Tahran’da hayatını kaybetti.
2023 – BURT YOUNG: Amerikan sinemasının tanınmış karakter oyuncularından. Rocky serisinde Rocky Balboa’nın yakın arkadaşı ve kayınbiraderi Paulie’yi canlandırdı; ilk Rocky filmindeki performansıyla Oscar’a aday gösterildi. Chinatown ve Bir Zamanlar Amerika gibi filmlerde de rol alan Young, 8 Ekim 2023’te 83 yaşında öldü.
2025 – NİYAZİ SAYIN: Türk klasik müziğinin en büyük neyzenlerinden, aynı zamanda ebru sanatçısı ve fotoğrafçı. Ney icrasında kendine özgü bir ekol oluşturan Sayın, çok sayıda sanatçının yetişmesine katkı verdi ve 2014’te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü aldı. 8 Ekim 2025’te İstanbul’da 98 yaşında hayatını kaybetti.
2025 – MİGUEL ÁNGEL RUSSO: Arjantinli eski futbolcu ve teknik direktör, özellikle Boca Juniors’ı 2007 Copa Libertadores şampiyonluğuna taşımasıyla tanındı; Rosario Central, San Lorenzo, Millonarios ve Al-Nassr gibi birçok kulübü de çalıştırdı. Boca Juniors’ın teknik direktörüyken 8 Ekim 2025’te 69 yaşında hayatını kaybetti.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

