7 Eylül Tarihte Bugün

37 Dakika Okuma
7 Eylül Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 7 Eylül

7 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?

MAVİ GÖKYÜZÜ İÇİN ULUSLARARASI TEMİZ HAVA GÜNÜ

Birleşmiş Milletler tarafından 2019’da ilan edilen ve ilk kez 2020’de kutlanan gün, hava kirliliğinin insan sağlığı, iklim ve ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Sanayi ve ulaşım yoğunluğunun yüksek olduğu Kocaeli açısından özel anlam taşıyan 7 Eylül, temiz havanın yalnızca çevresel bir mesele değil, temel bir halk sağlığı gerekliliği olduğunu hatırlatıyor.

ULUSLARARASI POLİS İŞ BİRLİĞİ GÜNÜ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 2022’de aldığı kararla oluşturulan Uluslararası Polis İş Birliği Günü, ilk kez 2023’te kutlandı. Tarihin 7 Eylül olarak belirlenmesi, INTERPOL’ün öncüsü olan Uluslararası Kriminal Polis Komisyonunun 7 Eylül 1923’te kurulmasına dayanıyor. Gün; örgütlü suç, insan kaçakçılığı, siber suçlar ve terörizm gibi sınır aşan tehditlerle mücadelede ülkeler arasındaki bilgi paylaşımının önemini vurguluyor.

DÜNYA DUCHENNE FARKINDALIK GÜNÜ

Kasların zamanla güçsüzleşmesine yol açan nadir ve ilerleyici bir genetik hastalık olan Duchenne musküler distrofiye dikkat çekmek amacıyla düzenleniyor. Tarihin 7 Eylül olarak seçilmesi rastlantı değil: Hastalıkla ilişkili distrofin geni 79 ekzondan oluştuğu için 7/9 tarihi simgesel anlam taşıyor. BM’nin 4 Eylül 2026 tarihli açıklaması, bu yılın temasının ailelere ve ailelerin Duchenne ve Becker hastalarının yaşamındaki rolüne odaklandığını belirtiyor.

DÜNYA SAHA EPİDEMİYOLOJİSİ GÜNÜ

Salgınların kaynağını araştıran, hastalıkların yayılma yollarını belirleyen ve toplum sağlığını korumaya yönelik kararların alınmasını sağlayan saha epidemiyologlarına adanan gün, ilk kez 2021’de COVID-19 salgını sırasında düzenlendi. Gün, “hastalık dedektifleri” olarak da tanımlanan bu uzmanların çoğu zaman perde arkasında kalan çalışmalarını görünür kılmayı amaçlıyor.

BREZİLYA BAĞIMSIZLIK GÜNÜ

Brezilya, Portekiz’den bağımsızlığının ilan edildiği 7 Eylül 1822’yi ulusal bayram olarak kutluyor. Prens Pedro’nun São Paulo yakınlarındaki Ipiranga Irmağı kıyısında yaptığı ve tarihe “Ipiranga Çığlığı” olarak geçen bağımsızlık ilanı, modern Brezilya devletinin kuruluşundaki en önemli dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

AVUSTRALYA TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLER GÜNÜ

Avustralya’da nesli tükenme tehlikesi altındaki canlılara dikkat çekmek amacıyla 1996’dan bu yana 7 Eylül’de anılıyor. Tarih, bilinen son Tazmanya kaplanının 7 Eylül 1936’da Hobart Hayvanat Bahçesi’nde ölmesine dayanıyor. Tazmanya kaplanının yasal koruma altına alınması ölümünden yalnızca 59 gün önce gerçekleşmişti; bu çarpıcı gecikme, günün doğa koruma hareketleri açısından güçlü bir simgeye dönüşmesini sağladı.

 

7 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ

SALAM GÜNÜ

ABD’de ortaya çıkan gayriresmî Salam Günü, 2006’dan beri 7 Eylül’de kutlanıyor. Virginia eyaletinin Henrico kentinde Virginia Roper ve Christine Lucas tarafından kurulan “Salam Takdir Cemiyeti”, salamın diğer şarküteri ürünleri kadar ilgi görmediğini düşünerek bugünü başlattı. Kutlama için önerilen yöntem ise son derece yalın: Yeni bir salam çeşidi denemek ya da sevilen bir salamı arkadaşlarla paylaşmak.

“NE KAR NE YAĞMUR” GÜNÜ

ABD’de posta çalışanlarına adanan bu ilginç gün, New York’taki ana postane binasının 7 Eylül 1914’te açılmasının yıldönümünde kutlanıyor. Binanın cephesindeki, postacıları karın, yağmurun, sıcağın ve gecenin karanlığının durduramayacağını anlatan ünlü sözlerden adını alıyor. Ancak sanılanın aksine bu ifade ABD Posta Servisinin resmî sloganı değil; kökeni tarihçi Herodot’un antik Pers ulaklarını anlattığı satırlara uzanıyor.

 

7 EYLÜL’DE NELER OLDU?

70 – ROMA ORDUSU KUDÜS’ÜN SON SAVUNMA HATTINI YARDI

Daha sonra Roma imparatoru olacak Titus’un komutasındaki lejyonlar, aylar süren kuşatmanın ardından Kudüs’ün son savunma bölgesi olan Yukarı Şehir’e nihai saldırıyı başlattı. Surlarda gedik açılmasıyla direniş çöktü; Roma askerleri kente girerek büyük bir katliam ve yağma gerçekleştirdi, evleri ateşe verdi. Şehrin bütünüyle düşüşü ertesi güne tarihlenirken kuşatma sırasında İkinci Tapınak’ın da yıkılması, Yahudi tarihinin ve dinî yaşamının en büyük kırılmalarından birine dönüştü.

1566 – OSMANLI’NIN EN UZUN SÜRE HÜKÜM SÜREN PADİŞAHI KANUNİ HAYATINI KAYBETTİ

Osmanlı tahtında yaklaşık 46 yıl kalarak imparatorluk tarihinin en uzun süre hüküm süren padişahı olan Kanuni Sultan Süleyman, son seferi sırasında kuşatılan Sigetvar Kalesi yakınındaki otağında, 6 Eylül’ü 7 Eylül’e bağlayan gece hayatını kaybetti. Ağırlaşan hastalığına rağmen kuşatmayı takip eden padişah, kalenin ele geçirildiğini göremedi. Ordunun moralinin bozulmaması ve taht değişikliği sırasında karışıklık çıkmaması için ölümü, Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın öncülüğündeki dar bir çevre tarafından gizlendi.

Dönemin tanıklarından Feridun Bey’in aktardığına göre Kanuni’nin iç organları çıkarıldı, bedenine amber ve misk sürüldü; tabutu otağındaki tahtının altına geçici olarak gömüldü. Sigetvar’ın düşmesinden sonra ordu dönüşe geçtiğinde 42 gündür gömülü olan tabut çıkarılarak gizlice arabaya konuldu ve yol boyunca padişah hâlâ hayattaymış gibi davranıldı. II. Selim’in Belgrad’a ulaşmasının ardından ölüm haberi resmen açıklandı; İstanbul’a getirilen Kanuni, 23 Kasım’da Süleymaniye Camii’nin yanındaki türbesine defnedildi.

1520’de tahta çıkan Kanuni döneminde Belgrad ve Rodos fethedildi, Mohaç Zaferi kazanıldı, Budin ve Bağdat Osmanlı hâkimiyetine girdi. Barbaros Hayreddin Paşa’nın kazandığı Preveze Zaferi ile Osmanlı donanması Akdeniz’in başlıca güçlerinden biri olurken imparatorluğun siyasi ve askerî etkisi Orta Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya, Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na kadar uzandı. Mimar Sinan’ın eserleri, özellikle Süleymaniye Külliyesi, bu dönemin yalnızca askerî başarılarla değil mimari, sanat ve şehircilikle de anılmasını sağladı.

Bugün onu tanımlayan “Kanuni” sıfatı kendi döneminde yaygın biçimde kullanılmıyordu; hukuk düzenlemeleriyle özdeşleştirilen bu unvan sonraki yüzyıllarda yerleşti. Çağdaşı Avrupalılar ise onu “Muhteşem Süleyman” ve “Büyük Türk” adlarıyla tanıyordu. Hürrem Sultan’la evliliği, Pargalı İbrahim Paşa’nın idamı, Şehzade Mustafa’nın boğdurulması ve oğulları Selim ile Bayezid arasındaki taht mücadelesi, Kanuni’yi zaferlerin hükümdarı olduğu kadar Osmanlı tarihinin en büyük saray trajedilerinin merkezindeki kişi hâline getirdi. “Muhibbî” mahlasıyla şiirler yazan padişahın dönemi, yüzyıllar sonra romanlara ve filmlere, yakın zamanda ise Muhteşem Yüzyıl dizisine konu olarak yeni kuşakların da ilgisini çekti.

1776 – DÜNYANIN İLK DENİZALTI SALDIRISI BAŞARISIZ OLDU

Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında mucit David Bushnell’ın geliştirdiği tek kişilik Turtle (Kaplumbağa), 6 Eylül’ü 7 Eylül’e bağlayan gece New York Limanı’ndaki İngiliz filosuna doğru ilerledi. Ahşaptan yapılan ve insan gücüyle hareket ettirilen aracı kullanan Çavuş Ezra Lee’nin hedefi, Amiral Richard Howe’un bayrak gemisi HMS Eagle’ın gövdesine saat mekanizmalı bir patlayıcı yerleştirmekti.

Akıntıya karşı yaklaşık iki buçuk saat mücadele ederek gemiye ulaşan Lee, patlayıcıyı taşıyan vidalı düzeneği geminin gövdesine sabitlemeyi başaramadı. Gün ağarırken geri çekildi ve düzeneği suya bıraktı; bomba limanda büyük bir gürültüyle patladı ancak Eagle’a zarar vermedi. Askerî sonuç doğurmayan girişim, bir denizaltının savaşta kullanıldığı ve bir gemiye su altından saldırmayı denediği kayıtlara geçmiş ilk operasyon olarak deniz savaşları tarihine geçti.

1782 – SATÜRN’E BENZEYEN KOZMİK BULUTSU KEŞFEDİLDİ

Alman asıllı İngiliz astronom William Herschel, kendi yaptığı teleskopla Kova Takımyıldızı yönündeki NGC 7009’u keşfetti. İki yanındaki uzantılar nedeniyle halkalarıyla birlikte görülen Satürn’ü andıran gök cismi, daha sonra “Satürn Bulutsusu” adıyla tanındı. Ancak bulutsunun Satürn’le hiçbir fiziksel bağlantısı bulunmuyor: Bu yapı, yaşamının sonuna gelen Güneş benzeri bir yıldızın dış katmanlarını uzaya savurmasıyla oluştu ve merkezinde sıcak, yoğun bir beyaz cüce kaldı. Keşif, Herschel’in gökyüzünü sistemli biçimde taradığı dönemde yaptığı ilk önemli derin uzay buluşlarından biri oldu.

1812 – NAPOLYON’UN MOSKOVA YOLUNU AÇAN KANLI BORODİNO MUHAREBESİ

Napolyon Bonapart’ın Rusya seferindeki Büyük Ordu’su ile General Mihail Kutuzov komutasındaki Rus ordusu, Moskova’nın yaklaşık 110 kilometre batısındaki Borodino’da karşı karşıya geldi. Yaklaşık 250 bin askerin katıldığı ve iki tarafın toplamda 70 binden fazla ölü, yaralı ve kayıp verdiği muharebe, Napolyon Savaşları’nın en kanlı tek günlük çarpışması oldu. Fransızlar Rus mevzilerini ele geçirerek savaş alanında kaldı; Kutuzov’un ordusunun geri çekilmesiyle Moskova yolu açıldı.

Ancak Napolyon, Rus ordusunu yok etmeyi ve Çar I. Aleksandr’ı barışa zorlamayı başaramadı. Yaklaşık bir hafta sonra Moskova’ya girdiğinde büyük ölçüde boşaltılmış ve alevlere teslim olmuş bir şehirle karşılaştı; ikmal sıkıntıları ve yaklaşan kış nedeniyle başlayan geri çekilme ise Büyük Ordu için felakete dönüştü. Bu nedenle Borodino, Fransızların taktik zaferi fakat Napolyon’un Rusya seferindeki stratejik çıkmazın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

1813 – “SAM AMCA” ADI ABD HÜKÜMETİ İÇİN KULLANILDI

New York eyaletinin Troy kentinde yayımlanan Troy Post gazetesi, ABD federal hükümetini “Uncle Sam”, yani “Sam Amca” adıyla anan bir yazı yayımladı. 7 Eylül tarihli bu yazı uzun yıllar ifadenin basındaki ilk kullanımı olarak gösterildi. Ancak daha sonra bulunan belgeler, “Sam Amca”nın 1810’da Amerikalı denizci Isaac Mayo’nun günlüğünde, Aralık 1812’de ise Bennington News-Letter gazetesinde kullanıldığını ortaya koydu. Dolayısıyla 7 Eylül, Sam Amca adının basında yayılmasının en bilinen ilk örneklerinden biriydi.

Yaygın anlatıya göre adın kaynağı, 1812 Savaşı sırasında orduya et sağlayan Troylu tüccar Samuel Wilson’dı. “U.S.” damgalı et fıçılarının, çevresinde “Uncle Sam” diye tanınan Wilson’dan geldiği şakası zamanla federal hükümetin lakabına dönüştü. ABD Kongresi 1961’de Wilson’ı resmen simgenin esin kaynağı olarak tanıdı; ancak terimin Wilson’ın ordu sözleşmesinden önce kullanıldığını gösteren kayıtlar nedeniyle hikâyenin gerçekliği bugün hâlâ tartışılıyor. Beyaz sakallı, yıldızlı şapkalı ünlü Sam Amca görüntüsü ise çok daha sonra biçimlendi ve James Montgomery Flagg’in 1917 tarihli “I Want You” asker toplama afişiyle dünya çapında tanındı.

1822 – BREZİLYA PORTEKİZ’DEN BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETTİ

Portekiz Kralı VI. João’nun Brezilya’da naip olarak bıraktığı oğlu Dom Pedro, kendisini Lizbon’a çağıran ve Brezilya’nın özerkliğini sınırlayan kararlara başkaldırarak ülkenin Portekiz’den ayrıldığını ilan etti. São Paulo yakınlarındaki Ipiranga Çayı kıyısında gerçekleşen olay, Brezilya’nın ulusal hafızasına “Ipiranga Çığlığı” ve Dom Pedro’ya atfedilen “Bağımsızlık ya da ölüm!” sözüyle geçti. 7 Eylül bugün de Brezilya’nın Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor.

Ancak bağımsızlık tek bir günde tamamlanmadı. Dom Pedro 12 Ekim’de I. Pedro adıyla Brezilya İmparatoru ilan edildi, 1 Aralık’ta taç giydi ve ülke Brezilya İmparatorluğu adıyla bir monarşi oldu. Bazı bölgelerdeki Portekiz birlikleriyle çatışmalar 1824’e kadar sürerken Portekiz, eski topraklarının bağımsızlığını 1825’te resmen tanıdı. Brezilya böylece Latin Amerika’daki birçok bağımsızlık hareketinden farklı olarak, Portekiz hanedanının bir üyesinin yönetiminde bağımsızlığa geçti.

1901 – ÇİN’DE GERÇEKLEŞEN BOXER AYAKLANMASI AĞIR ŞARTLARLA SONA ERDİ

Çin’de yabancı devletlerin artan siyasi ve ekonomik nüfuzuna ve Hristiyan misyonerlerin faaliyetlerine tepki olarak doğan Boxer Ayaklanması, Çing yönetimi ile yabancı devletler arasında Boxer Protokolü’nün imzalanmasıyla resmen sona erdi. 1899’dan itibaren büyüyen hareket, yabancıları ve Çinli Hristiyanları hedef alan şiddete dönüşmüş; Pekin’deki yabancı elçilikler kuşatılmış ve Sekiz Devlet İttifakı’nın ordusu Ağustos 1900’de başkenti ele geçirmişti.

7 Eylül 1901 tarihli protokolle Çin’e 450 milyon gümüş tael tutarında savaş tazminatı yüklendi; bazı tahkimatların yıkılması, ayaklanmayla bağlantılı görevlilerin cezalandırılması ve yabancı devletlerin Pekin’de asker bulundurması kabul ettirildi. Ağır şartlar Çing Hanedanı’nı daha da zayıflatırken anlaşma, Çin’de yabancı müdahalesinin ve “aşağılanma yüzyılı” olarak anılan dönemin başlıca simgelerinden biri oldu.

1922 – AYDIN YUNAN İŞGALİNDEN KURTULDU

Büyük Taarruz’un ardından Batı Anadolu’da ilerleyen Türk kuvvetleri Aydın’a girerek yaklaşık 40 aydır devam eden Yunan işgaline son verdi. Yörük Ali Efe başta olmak üzere bölgedeki efelerin öncülüğünde gelişen Kuvâ-yi Milliye direnişinin simge şehirlerinden biri olan Aydın’da 7 Eylül, her yıl kurtuluş günü olarak kutlanıyor.

1927 – TAMAMEN ELEKTRONİK TELEVİZYONUN İLK GÖRÜNTÜSÜ İLETİLDİ

Henüz 21 yaşındaki Amerikalı mucit Philo T. Farnsworth, San Francisco’daki laboratuvarında geliştirdiği “görüntü ayrıştırıcı” adlı kamera tüpünü kullanarak bir cam levha üzerindeki düz çizginin görüntüsünü yan odadaki alıcıya iletti. Mekanik disklerle çalışan televizyon sistemleri daha önce denenmişti; Farnsworth’un bu deneyi ise görüntüyü baştan sona elektronik yöntemlerle aktaran ilk başarılı televizyon gösterimi kabul ediliyor. Ekranda beliren ilk görüntü yalnızca düz bir çizgiydi ancak bu çizgi, modern televizyon teknolojisinin önünü açan tarihî bir dönüm noktası oldu.

1938 – İSTİKLAL MARŞI HATAY DEVLETİ’NİN DE MİLLÎ MARŞI OLDU

Kuruluşunu beş gün önce ilan eden Hatay Devleti’nin Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin İstiklal Marşı’nı oy birliğiyle Hatay’ın da millî marşı olarak kabul etti. Aynı oturumda, Meclisin tatilde bulunduğu dönemde geçici kanunlar çıkarabilmesi için hükûmete geniş yetkiler verildi ve Meclis çalışmalarına ara verdi. İstiklal Marşı kararı, yeni devletin Türkiye ile kurduğu siyasi ve kültürel bağın en açık göstergelerinden biri oldu; Hatay, 29 Haziran 1939’da Meclisin aldığı kararla Türkiye’ye katıldı.

1940 – LONDRA’YI 57 GECE BOYUNCA SARSACAK ALMAN BOMBARDIMANI “BLITZ” BAŞLADI

Nazi Almanyası’nın hava kuvvetleri Luftwaffe, Londra’nın doğu ve güneyindeki limanlarla sanayi bölgelerine yüzlerce uçakla saldırarak kente yönelik geniş çaplı ve sistematik bombardımanı başlattı. Basının “Kara Cumartesi” adını verdiği ilk saldırıda yaklaşık 430 kişi öldü, 1600 kişi yaralandı; çıkan büyük yangınlar gece boyunca şehri sardı. Ardından Londra 57 gece art arda bombalandı. Britanya’nın üretim ve ikmal gücünü çökertmeyi, halkın direncini kırmayı amaçlayan ve “Blitz” adıyla tarihe geçen bombardımanlar, başka İngiliz kentlerine de yayılarak Mayıs 1941’e kadar sürdü.

1946 – CUMHURİYET TARİHİNİN İLK BÜYÜK DEVALÜASYONU YAPILDI

Recep Peker hükûmeti, savaş yıllarında biriken ekonomik dengesizlikleri azaltmak ve Türkiye’yi savaş sonrasının uluslararası ticaret düzenine uyarlamak amacıyla Türk lirasının dış değerini sert biçimde düşürdü. Resmî dolar kuru 1 lira 31,5 kuruştan 2 lira 80 kuruşa çıkarıldı. “7 Eylül Kararları” olarak anılan paketle ihracatın teşvik edilmesi, ithalat üzerindeki sınırlamaların gevşetilmesi ve dış ticaretin canlandırılması hedeflendi; ancak uygulama beklenen sonucu vermedi ve ilerleyen dönemde artan ithalat ile hayat pahalılığı nedeniyle yoğun biçimde eleştirildi. Kararlar, Türkiye’nin savaş dönemi ekonomisinden daha liberal ve dışa açık bir ekonomik modele yönelişinin önemli dönüm noktalarından biri oldu.

1955 – 6–7 EYLÜL OLAYLARINDA AZINLIKLARIN EV VE İŞ YERLERİ YAĞMALANDI

Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bomba atıldığı haberinin yayılması üzerine 6 Eylül akşamı İstanbul’da başlayan saldırılar, gece boyunca ve 7 Eylül sabahına kadar sürdü. Başta Rumlar olmak üzere Ermeni ve Yahudi yurttaşlara ait binlerce ev ve iş yeri yağmalandı; kiliseler, mezarlıklar, okullar ve fabrikalar tahrip edildi. Saldırılar İzmir’e de yayıldı.

Resmî kayıtlarda can kaybı ve yaralı sayıları farklı biçimlerde verilse de olayların maddi yıkımın çok ötesinde sonuçları oldu. Türkiye’nin Rum nüfusunun ülkeden ayrılmasını hızlandıran 6–7 Eylül, Cumhuriyet tarihinin azınlıklara yönelik en ağır kitlesel saldırılarından biri olarak hafızalara kazındı. Olaylardan sonra sıkıyönetim ilan edildi ve binlerce kişi gözaltına alındı; ancak saldırıların örgütlenmesindeki siyasi sorumluluk uzun yıllar boyunca tartışılmaya devam etti.

1956 – KÖLELİKLE MÜCADELEYİ GENİŞLETEN BM SÖZLEŞMESİ KABUL EDİLDİ

Birleşmiş Milletlerin çağrısıyla Cenevre’de toplanan uluslararası konferans, Köleliğin, Köle Ticaretinin ve Köleliğe Benzer Kurum ve Uygulamaların Kaldırılması Ek Sözleşmesi’ni kabul etti. 1926 tarihli Kölelik Sözleşmesi’ni tamamlayan belge; borç esareti, serflik, kadınların rızaları dışında evlendirilmesi veya başkalarına devredilmesi ve çocukların emeklerinin sömürülmesi amacıyla başkalarına verilmesi gibi uygulamaların ortadan kaldırılmasını öngördü. 30 Nisan 1957’de yürürlüğe giren sözleşme, kölelikle mücadelenin kapsamını çağdaş sömürü biçimlerini de içine alacak şekilde genişletti.

1977 – İSTANBUL’DA TÜP GAZ KUYRUKLARI UZADI

Türkiye’nin yaşadığı döviz ve enerji darboğazı, İstanbul’da mutfak tüpü bulmayı da güçleştirdi. 7 Eylül’e ait kayıtlarda tüp gaz kuyruklarının iyice uzadığı, bazı bayilerin tüpün parasını peşin alarak müşterilere sıra numarası vermeye başladığı aktarılıyor. Akaryakıttan tüp gaza ve temel tüketim ürünlerine kadar uzanan kıtlık ve kuyruklar, 1970’lerin sonundaki ekonomik bunalımın gündelik hayatta bıraktığı en görünür izlerden biri oldu.

1978 – ŞAH KARŞITI BÜYÜK YÜRÜYÜŞ İRAN’I “KARA CUMA”YA TAŞIDI

Tahran’da yüz bine yakın kişi, Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı düzenlenen büyük yürüyüşte bir araya geldi. Göstericiler sürgündeki Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ülkeye dönmesini ve monarşinin yerine İslami bir yönetim kurulmasını istedi. Yürüyüşün ardından Tahran ile 11 kentte sıkıyönetim ilan edildi; ertesi gün Jaleh Meydanı’nda askerlerin göstericilere ateş açmasıyla yaşanan “Kara Cuma”, İran Devrimi’nin geri dönülmez dönüm noktalarından biri oldu.

1979 – TURGUTLU’DA FIRIN BASKININDA DÖRT İŞÇİ ÖLDÜRÜLDÜ

7 Eylül’ü 8 Eylül’e bağlayan gece Halil Esendağ, Selçuk Duracık ve henüz 18 yaşını doldurmamış Ali Aksakal, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Çınar Ekmek Fırını’nı bastı. Mahkeme kayıtlarına göre önceki bir kahvehane saldırısına misilleme olarak planlanan baskında fırın sahibi Halis Haznedar tezgâhın altına saklanarak kurtuldu; sol görüşlü olduklarına inanılan işçiler Osman Haznedar, Yaşar Bilgin, Mustafa Şahin ve Mustafa Şenpınar kurşunlanarak öldürüldü. Esendağ ile Duracık ölüm cezasına, Aksakal ise yaşı nedeniyle 24 yıl ağır hapse mahkûm edildi; Esendağ ve Duracık’ın cezaları 1983’te infaz edildi.

1979 – SIKIYÖNETİM “BRECHT KABARE”NİN ANKARA GÖSTERİLERİNİ YASAKLADI

Dostlar Tiyatrosu’nun Bertolt Brecht’in çeşitli metinlerinden Genco Erkal’ın uyarladığı Brecht Kabare adlı oyununun Ankara Küçük Tiyatro’da başlayacak gösterileri, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yasaklandı. Genco Erkal ile Zeliha Berksoy’un rol aldığı yapımın metninin “uygun görülmediği” bildirildi; Erkal, kararın ardından Başbakan Bülent Ecevit’e telgraf çekti. Olay, 12 Eylül’e giden süreçte sıkıyönetimin kültür ve sanat alanına yönelik müdahalelerinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

1979 – DÜNYANIN İLK 24 SAAT YAYIN YAPAN SPOR KANALI ESPN AÇILDI

Spor yayıncılığını kökten değiştirecek ESPN, ABD’nin Connecticut eyaletindeki mütevazı stüdyolarından yayına başladı. Kanalın ilk programı, bugün de devam eden SportsCenter oldu; ilk canlı spor yayını ise profesyonel bir yavaş atışlı softbol karşılaşmasıydı. Başlangıçta yaklaşık 1,4 milyon kablolu televizyon abonesine ulaşan ESPN, spor karşılaşmalarını ve haberlerini günün 24 saati yayımlayan ilk televizyon ağı olarak yeni bir yayıncılık modeli oluşturdu. Bill Rasmussen’ın başlangıçta yalnızca Connecticut’taki spor karşılaşmalarını göstermek amacıyla tasarladığı kanal, uydu teknolojisinin kullanılmasıyla ülke çapında yayına dönüştü.

1982 – ESENBOĞA SALDIRISININ FAİLLERİNDEN LEVON EKMEKÇİYAN İDAMA MAHKÛM EDİLDİ

ASALA’nın 7 Ağustos’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’na düzenlediği ve dokuz kişinin hayatını kaybettiği saldırıda yaralı olarak yakalanan Levon Ekmekçiyan, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 3 Numaralı Askerî Mahkemesi tarafından ölüm cezasına mahkûm edildi. Hüküm 6 Ekim’de Askerî Yargıtay tarafından onandı; Ekmekçiyan 29 Ocak 1983’te Ankara’da idam edildi.

1985 – KUŞADASI’NDAKİ ORMAN YANGINI 15 CAN ALDI

Kuşadası’nın Davutlar beldesindeki Dilek Yarımadası’nda çıkan orman yangınına müdahale eden Söke 51. Piyade Alayı’ndan 14 er ile orman işçisi Ali Çevik, rüzgârın aniden yön değiştirmesi sonucu alevlerin arasında kalarak hayatını kaybetti. Facia, Türkiye’de orman yangınlarıyla mücadele tarihinin en büyük can kayıplarından biri olarak hafızalara kazındı.

1986 – DESMOND TUTU GÜNEY AFRİKA ANGLİKAN KİLİSESİ’NİN İLK SİYAHİ LİDERİ OLDU

Apartheid karşıtı mücadelenin önde gelen isimlerinden ve 1984 Nobel Barış Ödülü sahibi Desmond Tutu, Cape Town’daki St. George Katedrali’nde düzenlenen törenle Cape Town Başpiskoposu olarak görevine başladı. Güney Afrika’daki yaklaşık iki milyon Anglikanın ilk siyahi ruhani lideri olan Tutu, törendeki konuşmasında beyaz ırkçılığını eleştirerek barış ve uzlaşma çağrısı yaptı.

1986 – ŞİLİ DİKTATÖRÜ PİNOCHET’E ROKETATARLI SUİKAST GİRİŞİMİ

Şili diktatörü Augusto Pinochet’in Santiago yakınlarında ilerleyen konvoyu, Manuel Rodríguez Yurtsever Cephesi militanlarının roketatar, el bombası ve otomatik silahlarla kurduğu pusuda saldırıya uğradı. Beş koruma öldü, Pinochet’nin de aralarında bulunduğu 11 kişi yaralandı; sol elinden hafif yaralanarak kurtulan Pinochet’nin ardından ülke genelinde kuşatma hâli ilan edildi ve muhaliflere yönelik yeni bir baskı dalgası başladı.

1996 – TUPAC SHAKUR LAS VEGAS’TA SİLAHLI SALDIRIYA UĞRADI

Hip hop tarihinin en etkili isimlerinden Tupac Shakur, Las Vegas’ta Mike Tyson’ın boks maçını izledikten sonra plak şirketi yöneticisi Suge Knight’ın kullandığı otomobille ilerlerken silahlı saldırıya uğradı. Kırmızı ışıkta duran araca beyaz bir Cadillac’tan ateş açıldı; dört kurşunla vurulan 25 yaşındaki sanatçı, altı gün sonra hastanede hayatını kaybetti.

Cinayet yaklaşık 30 yıl boyunca çözülemedi ve sayısız komplo teorisine konu oldu. Saldırının düzenlenmesinde rol aldığı ileri sürülen Duane “Keffe D” Davis, 2023’te tutuklandı ve 31 Ağustos 2026’da birinci derece cinayetten suçlu bulundu. Böylece 7 Eylül 1996’daki saldırı, 30’uncu yıldönümünden yalnızca birkaç gün önce ilk kez bir mahkûmiyetle sonuçlandı.

1999 – ATİNA DEPREMİ 143 CAN ALDI, “DEPREM DİPLOMASİSİNİ” GÜÇLENDİRDİ

Atina’nın yaklaşık 18 kilometre kuzeybatısında meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depremde 143 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve binlerce kişi evsiz kaldı. Felaket, 17 Ağustos Marmara Depremi’nden yalnızca 21 gün sonra yaşandı; Türkiye’nin Yunanistan’a gönderdiği arama kurtarma yardımı, Yunanistan’ın Marmara’daki dayanışmasına karşılık verdi ve iki ülke arasında “deprem diplomasisi” olarak anılan yakınlaşmayı güçlendirdi.

2011 – LOKOMOTİV YAROSLAVL TAKIMINI YOK EDEN UÇAK FACİASI

Rusya’nın önde gelen buz hokeyi kulüplerinden Lokomotiv Yaroslavl’ın oyuncu ve teknik ekibini Belarus’un başkenti Minsk’teki sezonun ilk maçına götüren Yak-Service’in 9633 sefer sayılı Yak-42 uçağı, Tunoshna Havalimanı’ndan kalkışı sırasında yeterli yüksekliğe ulaşamayarak bir anten direğine çarptı ve nehir kıyısına düştü. Uçaktaki 45 kişiden 43’ü kaza günü, ağır yanıklarla kurtarılan oyuncu Aleksandr Galimov ise beş gün sonra hayatını kaybetti; yalnızca uçak teknisyeni Aleksandr Sizov hayatta kaldı. Takımın neredeyse bütün kadrosunu kaybettiği olay, modern buz hokeyi tarihinin en büyük facialarından biri oldu.

2016 – ESKİ BAKAN ARİF AHMET DENİZOLGUN HAYATINI KAYBETTİ

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin önde gelen isimlerinden Arif Ahmet Denizolgun, 61 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Ölümü başlangıçta beyin kanamasına bağlı doğal ölüm olarak kayıtlara geçti.

Ancak yıllar sonra başlatılan soruşturma kapsamında mezarı açıldı ve yeniden yapılan adli incelemede ölümün “şüpheli” kabul edilmesini gerektiren bulgular bulunduğu açıklandı. Ağustos 2026’da dosyaya giren bilirkişi raporu nedeniyle Denizolgun’un ölümü, onuncu yıldönümünde yeniden ülke gündemine taşındı.

2017 – MEKSİKA’YI SARSAN 8,2 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM 98 CAN ALDI

Meksika’nın Chiapas eyaleti açıklarında 8,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Ülkenin güney kıyılarında kaydedilen en büyük depremlerden biri olan sarsıntı tsunamiye ve geniş çaplı yıkıma yol açtı. Depremde Oaxaca’da 78, Chiapas’ta 16 ve Tabasco’da 4 olmak üzere toplam 98 kişi hayatını kaybetti.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 7 EYLÜL

1856 – BAHÇECİK’TE PROTESTAN ERMENİ KİLİSESİ İNŞASINA İZİN VERİLDİ

Bugünkü Başiskele sınırlarındaki Bahçecik’te yaşayan Protestan Ermeni cemaatinin kilise inşa etmesine ilişkin padişah iradesi 7 Eylül’de çıktı. O tarihe kadar bir evde ibadet eden cemaatin kilisesi 1901’de onarıldı; aynı yıl Bahçecik’te 103 hanede yaklaşık 600 Protestan Ermeni yaşıyordu.

1919 – GENERAL HARBORD HEYETİ DERİNCE’DEKİ YARDIM DEPOLARINI İNCELEDİ

General James G. Harbord başkanlığındaki Amerikan araştırma heyeti, 7 Eylül’de İstanbul’dan Anadolu’ya hareket ederken Derince’deki Yakın Doğu Yardım kuruluşuna ait tesisleri ziyaret etti. İkmal depolarında incelemeler yapan heyet, bölgedeki siyasi, askerî ve ekonomik şartları araştırdığı yolculuğun ilerleyen günlerinde Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa ile de görüştü. Ziyaret, Derince Limanı’nın savaş sonrasındaki uluslararası yardım ve ikmal ağında üstlendiği rolü gösteren önemli kayıtlardan biri oldu.

1943 – DİLİSKELESİ’NDE DEMİRYOLU KÖPRÜSÜ SELDE YIKILDI

Şiddetli yağışların taşırdığı Dilderesi, Diliskelesi’ndeki demiryolu köprüsünü yıkarak İstanbul ile Anadolu arasındaki tren ulaşımını kesti. Anadolu’dan gelen trenler Derince’den ileri gidemeyince yolcuların taşınması için Derince ile İstanbul arasında özel vapur seferleri konuldu. Onarılan köprüden ilk tren 18 Eylül sabahı geçti ve seferler normale döndü.

1980 – KOCAELİLİ ASTEĞMEN İLYAS BAYRAKTUTAR PKK TARAFINDAN KATLEDİLDİ

Kocaeli doğumlu 25 yaşındaki Jandarma Asteğmen İlyas Bayraktutar, görev yaptığı Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde PKK mensuplarınca kaçırılarak işkenceyle öldürüldü. Ailesinin anlatımına göre Bayraktutar, bazı okullarda Türk bayrağının göndere çekilmesini ve İstiklal Marşı’nın okunmasını sağlamasının ardından örgütün hedefi hâline gelmişti.

Naaşı İzmit Namazgâh Şehitliği’ne defnedilen Bayraktutar’ın adı bugün İzmit’teki bir park ve sokakta, ayrıca Başiskele Yuvacık’taki stadyumda yaşatılıyor. Cinayet, 12 Eylül askerî darbesinden yalnızca beş gün önce işlendi.

2024 – GÖLCÜK NECATİ ÇELİK DEVLET HASTANESİ TÖRENLE AÇILDI

Depreme karşı 243 sismik izolatörle inşa edilen yeni Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nin resmî açılışı yapıldı. Yaklaşık 51 bin metrekare kapalı alana ve 300 yatak kapasitesine sahip hastanede 64 poliklinik odası, dokuz ameliyathane, 39 yoğun bakım ve 26 hemodiyaliz yatağı bulunuyor.

 

7 EYLÜL’DE DOĞANLAR

1533 – İNGİLTERE’NİN “ALTIN ÇAĞ”INA DAMGA VURAN I. ELIZABETH DOĞDU

İngiltere Kralı VIII. Henry ile Anne Boleyn’in kızı I. Elizabeth, Greenwich’te dünyaya geldi. 1558’de tahta çıkan ve yaklaşık 45 yıl hüküm süren Elizabeth döneminde İspanyol Armadası geri püskürtüldü, İngiltere’nin deniz gücü yükseldi; Shakespeare ve çağdaşlarının eserleriyle ülke büyük bir kültürel canlılık yaşadı. Çocuğu olmayan Elizabeth’in ölümüyle Tudor Hanedanı sona erdi.

1795 – MODERN VAMPİR EDEBİYATININ KAPISINI JOHN POLIDORI AÇTI

İngiliz yazar ve hekim John William Polidori, Londra’da dünyaya geldi. Bir dönem Lord Byron’ın özel hekimliğini yapan Polidori’nin 1819’da yayımlanan The Vampyre adlı öyküsü, vampiri mezardan çıkan ürkütücü bir yaratık olmaktan çıkarıp aristokrat, çekici ve tehlikeli bir karaktere dönüştürdü. Eser, daha sonra Bram Stoker’ın Dracula romanıyla zirveye ulaşacak modern vampir edebiyatının temel taşlarından biri oldu.

1907 – TÜRK ÇOK SESLİ MÜZİĞİNİN ÖNCÜSÜ AHMET ADNAN SAYGUN DOĞDU

Türk Beşleri arasında yer alan besteci, müzikolog ve eğitimci Ahmet Adnan Saygun, İzmir’de dünyaya geldi. Atatürk’ün isteğiyle Özsoy operasını besteleyen Saygun, özellikle Yunus Emre Oratoryosu ile uluslararası ün kazandı. Geleneksel Türk müziğinin motiflerini Batı’nın çok sesli müzik anlayışıyla birleştiren sanatçı, Türkiye’nin ilk Devlet Sanatçıları arasında yer aldı.

1908 – MODERN KALP CERRAHİSİNE YÖN VEREN MICHAEL DEBAKEY DOĞDU

Kalp ve damar cerrahisinin öncü isimlerinden Michael DeBakey, ABD’nin Louisiana eyaletinde dünyaya geldi. Henüz tıp öğrencisiyken geliştirdiği makaralı pompa, daha sonra kalp-akciğer makinelerinin temel parçalarından biri oldu. Yapay damarların kullanılması, aort anevrizmalarının ameliyatla tedavisi ve savaş alanlarında gezici cerrahi hastanelerin geliştirilmesi gibi alanlarda çığır açan DeBakey, modern kalp cerrahisinin kurucularından biri kabul ediliyor.

1909 – İSTANBUL’DAN HOLLYWOOD’UN ZİRVESİNE ULAŞAN ELIA KAZAN DOĞDU

Anadolu Rumlarından bir ailenin çocuğu olan yönetmen Elia Kazan, İstanbul’da dünyaya geldi. Çocuk yaşta ailesiyle ABD’ye göç eden Kazan; İhtiras Tramvayı, Rıhtımlar Üzerinde ve Cennetin Doğusu gibi filmleriyle Amerikan sinemasına damga vurdu ve iki kez En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandı. Marlon Brando ve James Dean gibi oyuncuların yükselişinde etkili olan Kazan’ın 1952’de Amerikan Karşıtı Faaliyetler Komitesine bazı eski çalışma arkadaşlarının adlarını vermesi ise hayatı boyunca süren tartışmaların odağında kaldı.

1914 – DÜNYA’YI KUŞATAN RADYASYON KUŞAKLARINI KEŞFEDEN JAMES VAN ALLEN DOĞDU

Amerikalı fizikçi James Van Allen dünyaya geldi. Van Allen’ın ekibi tarafından geliştirilen ve Explorer 1 uydusuna yerleştirilen ölçüm cihazları, Dünya’yı çevreleyen yoğun radyasyon bölgelerinin keşfedilmesini sağladı. Daha sonra “Van Allen kuşakları” adı verilen bu bölgelerin belirlenmesi, Uzay Çağı’nın ilk büyük bilimsel keşiflerinden biri oldu.

1915 – “TARİHÇİLERİN KUTBU” HALİL İNALCIK DOĞDU

Osmanlı tarihçiliğinin dünyadaki en önemli temsilcilerinden Halil İnalcık, İstanbul’da dünyaya geldi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalarıyla Osmanlı’nın siyasi, ekonomik ve toplumsal yapısına ilişkin araştırmaları kökten değiştiren İnalcık, Chicago ve Bilkent üniversiteleri başta olmak üzere birçok kurumda akademisyen yetiştirdi. Doğum yılı bazı kurumsal kayıtlarda 1916 olarak geçse de sonraki biyografik çalışmalarda 7 Eylül 1915 tarihi esas alınıyor.

1930 – CAZIN “SAKSOFON DEVİ” SONNY ROLLINS DOĞDU

Caz tarihinin en büyük tenor saksofoncularından Sonny Rollins, New York’ta dünyaya geldi. Saxophone Colossus ve Way Out West gibi albümleriyle doğaçlama sanatının sınırlarını genişleten Rollins; St. Thomas ve Oleo gibi besteleriyle caz repertuvarına kalıcı eserler kazandırdı. Yetmiş yılı aşan kariyeri boyunca kuşaklarca müzisyeni etkileyen sanatçı, 2026’da 95 yaşında hayatını kaybetti.

1936 – ROCK AND ROLL’UN 22 YAŞINDA ÖLEN ÖNCÜSÜ BUDDY HOLLY DOĞDU

Rock and roll tarihinin öncü isimlerinden Buddy Holly, ABD’nin Teksas eyaletinde dünyaya geldi. That’ll Be the Day ve Peggy Sue gibi şarkılarıyla kısa sürede büyük ün kazanan Holly, gitar merkezli grup düzeni ve kendine özgü besteciliğiyle The Beatles’tan The Rolling Stones’a kadar pek çok topluluğu etkiledi. Holly, 1959’da geçirdiği uçak kazasında henüz 22 yaşındayken hayatını kaybetti.

1943 – “I WILL SURVIVE” İLE KUŞAKLARA SES VEREN GLORIA GAYNOR DOĞDU

Disko müziğinin simge isimlerinden Amerikalı şarkıcı Gloria Gaynor, New Jersey’de dünyaya geldi. 1978’de yayımlanan I Will Survive, yalnızca disko döneminin en büyük hitlerinden biri olmakla kalmadı; ayrılıklara, baskılara ve hayatın güçlüklerine karşı direnişin evrensel marşına dönüştü. Şarkı özellikle kadınların mücadelesiyle özdeşleşti.

 

7 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1871 – TANZİMAT’IN EN ETKİLİ DEVLET ADAMLARINDAN ÂLİ PAŞA HAYATINI KAYBETTİ

Osmanlı Devleti’nde beş kez sadrazamlık yapan Mehmed Emin Âli Paşa, 56 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Islahat Fermanı’nın hazırlanmasında ve Kırım Savaşı’nı sona erdiren 1856 Paris Antlaşması’nın görüşmelerinde belirleyici rol oynayan Âli Paşa, Keçecizade Fuat Paşa ile birlikte Tanzimat döneminin dış politikasını ve reform programını yönlendiren en güçlü devlet adamlarından biriydi.

1922 – MODERN CERRAHİ EĞİTİMİNİN KURUCULARINDAN WILLIAM HALSTED HAYATINI KAYBETTİ

Amerikalı cerrah William Stewart Halsted, 69 yaşında hayatını kaybetti. Johns Hopkins Hastanesinin kurucu hekimlerinden olan Halsted; ameliyatlarda steril çalışma düzeninin yerleşmesine, lastik eldivenlerin kullanılmasına ve cerrahların uzun süreli uzmanlık eğitimi aldığı asistanlık sisteminin kurulmasına öncülük etti. Tıp tarihinin en çarpıcı çelişkilerinden biri olarak, kokaini lokal anestezik olarak araştırırken bağımlı oldu ve yaşamının geri kalanında bağımlılıkla mücadele etti.

1981 – “SOL AYAĞIM”IN YAZARI CHRISTY BROWN HAYATINI KAYBETTİ

Doğuştan ağır serebral palsili olan İrlandalı yazar ve ressam Christy Brown, 49 yaşında hayatını kaybetti. Hareketlerini denetleyebildiği tek uzvu olan sol ayağıyla yazmayı ve resim yapmayı öğrenen Brown, yaşamını Sol Ayağım adlı otobiyografisinde anlattı. Eserinden uyarlanan film, Brown’ı canlandıran Daniel Day-Lewis’e En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandırdı. Brown, yemek yerken boğularak öldü.

1988 – MODERN TÜRK MİMARİSİNİN ÖNCÜSÜ SEDAD HAKKI ELDEM HAYATINI KAYBETTİ

Geleneksel Türk evinin mimari özelliklerini inceleyerek çağdaş yapılara uyarlayan mimar ve akademisyen Sedad Hakkı Eldem, 80 yaşında hayatını kaybetti. Güzel Sanatlar Akademisinde kurduğu Millî Mimari Semineri ile kuşaklarca mimarı etkileyen Eldem, Türk sivil mimarisinin belgelenmesine de büyük katkı sağladı. Tasarladığı Zeyrek Sosyal Sigortalar Kurumu binası, 1986’da Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne değer görüldü.

1994 – “SHŌGUN”IN YAZARI JAMES CLAVELL HAYATINI KAYBETTİ

Avustralya doğumlu İngiliz-Amerikan yazar, senarist ve yönetmen James Clavell, İsviçre’de hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlara esir düşerek Changi Hapishanesi’nde yaşadıklarını Kral Fare romanına aktaran Clavell; Shōgun, Tai-Pan ve Noble House gibi çok satan eserleriyle Doğu ile Batı arasındaki iktidar ve kültür çatışmalarını anlattı. Shōgun, farklı kuşaklarda çekilen televizyon uyarlamalarıyla dünya çapındaki etkisini sürdürdü.

1994 – JAMES BOND’U SİNEMADA ŞEKİLLENDİREN TERENCE YOUNG HAYATINI KAYBETTİ

İngiliz yönetmen Terence Young, Cannes’da geçirdiği kalp krizi sonucu 79 yaşında hayatını kaybetti. Serinin ilk filmi Dr. No ile Rusya’dan Sevgilerle ve Yıldırım Harekâtı filmlerini yöneten Young, James Bond’un sinemadaki zarif, soğukkanlı ve tehlikeli kişiliğinin oluşmasında belirleyici rol oynadı. Young’ın kurduğu görsel ve anlatısal dünya, sonraki Bond filmlerinin de temelini oluşturdu.

2005 – YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ JÖNLERİNDEN EFKAN EFEKAN HAYATINI KAYBETTİ

Yeşilçam’ın özellikle 1960’lı yıllarda öne çıkan başrol oyuncularından Efkan Efekan, akciğer kanseri nedeniyle 70 yaşında hayatını kaybetti. Ölmeyen Aşk filmiyle ün kazanan ve Muhterem Nur ile sevilen bir sinema çifti oluşturan Efekan; Lütfi Akad, Memduh Ün, Metin Erksan ve Halit Refiğ gibi önemli yönetmenlerle çalıştı. Kendisine verilmesi kararlaştırılan Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü alamadan öldü; ödülü daha sonra çocukları teslim aldı.

2012 – “ÇÖL KAPLANI” KEMAL MERKİT, RALLİDE HAYATINI KAYBETTİ

“Çöl Kaplanı” lakabıyla tanınan motosiklet yarışçısı Kemal Merkit, TransAnatolia Rallisi sırasında Konya’nın Karapınar ilçesi yakınlarında meydana gelen kazada 52 yaşında hayatını kaybetti. 2000 yılında Dakar Rallisi’ne katılan ilk Türk motosikletçi olan Merkit, 2002’de yarışı tamamlayarak finiş gören ilk Türk sporcu unvanını da kazandı. Dünyanın en zorlu parkurlarında yarışan Merkit, Türkiye’de motosiklet sporunun öncü isimlerinden biri oldu.

2017 – TÜRKİYE’NİN İLK KADIN BAKANI TÜRKÂN AKYOL HAYATINI KAYBETTİ

Tıp doktoru, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Türkân Akyol, Ankara’da hayatını kaybetti. Göğüs hastalıkları ve veremle mücadele alanlarında çalışan Akyol, 1971’de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına getirilerek Türkiye’nin ilk kadın bakanı oldu. 1980’de Ankara Üniversitesi rektörlüğüne seçilen Akyol, Türkiye’nin seçimle göreve gelen ilk kadın rektörü unvanını da aldı; 1982’de YÖK düzenlemesine karşı çıkarak görevinden ayrıldı.

2018 – RAP YILDIZI MAC MILLER 26 YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ

Gerçek adı Malcolm James McCormick olan Amerikalı rapçi ve yapımcı Mac Miller, Los Angeles’taki evinde 26 yaşında ölü bulundu. Blue Slide Park albümüyle genç yaşta büyük başarı kazanan Miller, daha sonraki çalışmalarında şöhretin baskısını, ruhsal sorunlarını ve bağımlılıkla mücadelesini anlattı. Adli tıp incelemesi, ölümünün fentanil, kokain ve alkolün birlikte kullanımından kaynaklanan kazara aşırı doz olduğunu belirledi.

2025 – HARRY POTTER DÜNYASINA BİÇİM VEREN STUART CRAIG HAYATINI KAYBETTİ

İngiliz yapım tasarımcısı Stuart Craig, uzun süredir mücadele ettiği Parkinson hastalığının ardından 83 yaşında hayatını kaybetti. Sekiz Harry Potter filminin tamamında görev alan Craig; Hogwarts’tan Diagon Yolu’na kadar serinin hafızalara kazınan mekânlarını tasarladı. Gandhi, Tehlikeli İlişkiler ve İngiliz Hasta filmleriyle üç Oscar kazanan sanatçı, sinema tarihinin en etkili yapım tasarımcılarından biri kabul ediliyor.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.