Günün Tarihi / 21 Eylül
21 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
ULUSLARARASI BARIŞ GÜNÜ
Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Uluslararası Barış Günü her yıl 21 Eylül’de kutlanıyor. BM Genel Kurulu günü ilk kez 1981’de kabul etti; 2001’de ise 21 Eylül’ü sabit tarih haline getirerek aynı zamanda 24 saatlik küresel ateşkes ve şiddetsizlik günü olarak tanımladı. 2026’nın teması “Barışa Yatırım Yap: Herkes İçin, Her Yerde, Her Gün”. Birleşmiş Milletler bu yıl yalnız devletleri ve diplomatları değil; mahallelerinde, okullarında ve toplumlarında uzlaşma için çalışan sıradan insanları da “barışın gündelik mimarları” olarak öne çıkarıyor.
Türkiye’de burada küçük bir tarih ayrımı var. “Dünya Barış Günü” uzun yıllardır özellikle sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve bazı siyasi çevreler tarafından 1 Eylül’de de anılıyor; bu gelenek II. Dünya Savaşı’nın 1 Eylül 1939’da başlamasına dayanan daha eski savaş karşıtı anma geleneğinden geliyor. Birleşmiş Milletler’in resmî Uluslararası Barış Günü ise 21 Eylül. Dolayısıyla iki tarih zaman zaman birbirine karıştırılıyor.
DÜNYA ALZHEIMER GÜNÜ
21 Eylül aynı zamanda Dünya Alzheimer Günü. Alzheimer’s Disease International tarafından 1994’te kuruluşun 10. yılı dolayısıyla başlatılan gün, bugün bütün eylül ayına yayılan Dünya Alzheimer Ayı’nın odak noktası. 2026 kampanyasının teması “Ne Kadar Erken Bilirseniz, O Kadar Fazla Şey Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir”. Bu yıl özellikle erken tanının tedaviye, bakıma ve destek hizmetlerine daha erken ulaşmayı sağlaması üzerinde duruluyor; 2026 Dünya Alzheimer Raporu da klinik araştırmalara odaklanıyor.
Günün Kocaeli için doğrudan bir karşılığı da var. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Sanayi Mahallesi’ndeki eski Vinsan Kampüsü’nde bir Alzheimer Merkezi bulunuyor. Merkezde Alzheimer ve demans tanısı almış kişilere psikoterapi, akıl oyunları, psikomotor çalışmalar, müzik, egzersiz ve el sanatları gibi destekler veriliyor; hasta yakınlarına da eğitim sağlanıyor. Merkeze kabul Kocaeli Üniversitesi Demans Polikliniği’nin değerlendirmesinin ardından yapılıyor.
ULUSLARARASI SAĞIRLAR HAFTASI BUGÜN BAŞLIYOR
Dünya Sağırlar Federasyonu’nun düzenlediği Uluslararası Sağırlar Haftası – International Week of Deaf People, 2026’da 21-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 1958’den bu yana düzenlenen haftanın bu yılki ana teması “Sağır İnsanların İnsan Haklarını İlan Etmek”. 2026 ayrıca Dünya Sağırlar Federasyonu’nun 75. yılına ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün 20. yılına denk geliyor. Haftanın 21 Eylül’deki ilk günü özellikle ulusal işaret dillerinin bağımsız ve eşit diller olarak tanınmasına ayrıldı; 23 Eylül ise ayrıca BM’nin Uluslararası İşaret Dilleri Günü.
Kocaeli’de bu konuda yıllardır sürdürülen çalışmalar da var. KO-MEK’in Türk İşaret Dili kurslarının yanı sıra Büyükşehir Belediyesi personeline ve Kocaeli Barosu avukatlarına da işaret dili eğitimleri verildi; Kocaeli Sağırlar Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile ortak projeler yürütüldü. KO-MEK, Kasım 2024 itibarıyla Türk İşaret Dili eğitimi verdiği kişi sayısının 8 bin 991’e ulaştığını açıklamıştı.
BUGÜN SIFIR EMİSYON GÜNÜ
21 Eylül, resmî bir Birleşmiş Milletler günü olmamakla birlikte dünyanın birçok ülkesinde Zero Emissions Day – Sıfır Emisyon Günü olarak da anılıyor. Bugünkü biçimiyle 2008’de Kanada’nın Nova Scotia bölgesinde başlatılan girişimin temel fikri oldukça basit: Dünyaya yılda hiç değilse bir gün fosil yakıtlardan kaynaklanan emisyonlardan “nefes alma fırsatı” vermek. İnsanlar o gün otomobil yerine yürümeye, bisiklete veya toplu taşımaya; mümkün olduğunca fosil yakıt kullanmamaya ve enerji tüketimini azaltmaya çağrılıyor. Avrupa Birliği’nin Avrupa İklim Paktı da günü iklim eylemi kapsamında destekliyor.
Türkiye’nin en büyük sanayi merkezlerinden Kocaeli açısından bugünün ayrıca bir karşılığı var. Kocaeli İklim Değişikliği Eylem Planı; toplu taşımanın artırılması, bisiklet ve yaya ulaşımının geliştirilmesi, alternatif yakıtların kullanılması ve trafikte sıfır emisyonlu araçlara geçiş gibi hedefler içeriyor. Kentte “Şarj-Bis” adı verilen, pedal gücüyle elektrik üreterek telefon şarj etmeye yarayan sıfır emisyonlu istasyonlar da çeşitli noktalara yerleştirildi.
21 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
Bu bölümdeki günlerin çoğu devletler veya Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî günler değil; kent yönetimlerinin, şirketlerin, popüler kültür çevrelerinin ya da özel girişimlerin oluşturduğu kutlamalar.
DÜNYA ŞÜKRAN GÜNÜ
21 Eylül’de kutlanan daha az bilinen günlerden biri World Gratitude Day – Dünya Şükran Günü. Fikir, Edna Fuerth Lemle tarafından 1960’larda ortaya atıldı; amaç milliyet ve din sınırlarını aşan bir “teşekkür etme günü” oluşturmaktı. 1983 tarihli ABD Kongre kayıtlarına göre kutlama o tarihe kadar 38 Amerikan eyaletinde ve iki ülkede resmen tanınmıştı. Birleşmiş Milletler’in resmî günlerinden biri değil ama yarım yüzyılı aşan geçmişiyle internette sonradan uydurulmuş özel günlerden de değil.
BUGÜN MİNİ GOLF GÜNÜ
21 Eylül, gayriresmî özel gün takvimlerinde Miniature Golf Day – Mini Golf Günü olarak da geçiyor. Amaç son derece ciddi: Mümkünse gidip birkaç tur mini golf oynamak. Günün kim tarafından ve neden 21 Eylül’e yerleştirildiği konusunda sağlam bir tarihçe bulunmuyor. Buna rağmen kutlama öylesine yerleşmiş durumda ki 2026’da ABD’de bazı belediyeler ve üniversiteler 21 Eylül için özel mini golf etkinlikleri bile düzenliyor.
“CHAİ”NİN DE GÜNÜ VAR, ÜSTELİK BİR İÇKİ ŞİRKETİ BAŞLATMIŞ
ABD’de 21 Eylül aynı zamanda National Chai Day – Chai Günü. Hindistan’ın süt, siyah çay ve kakule, tarçın, zencefil gibi baharatlarla hazırlanan ünlü içeceğine ayrılan gün eski bir Hint geleneğinden gelmiyor. SomruS adlı Hint esintili kremalı likör markası tarafından 2018’de oluşturuldu ve Amerikan özel gün takvimine kaydedildi. Yani binlerce yıllık bir içeceğin “millî günü”, bundan yalnızca sekiz yıl önce yapılan bir pazarlama kampanyasının ürünü.
BİR DE PEKAN CEVİZLİ KURABİYE GÜNÜ VAR
Amerikan yiyecek takvimlerinde 21 Eylül, National Pecan Cookie Day – Pekan Cevizli Kurabiye Günü olarak da yer alıyor. Pekan cevizi Kuzey Amerika’ya özgü çok eski bir yiyecek olmasına rağmen kurabiyenin neden özellikle 21 Eylül’de kutlandığı bilinmiyor. Bu kez elimizde bir şirketin pazarlama kampanyası bile yok: Günü kimin başlattığına ilişkin güvenilir bir kayıt bulunamadığı, özel günleri derleyen kaynaklar tarafından da açıkça kabul ediliyor.
21 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1792 – FRANSA’DA MONARŞİ KALDIRILDI
Fransız Devrimi’nin en önemli dönüm noktalarından biri 21 Eylül 1792’de yaşandı. Bir gün önce Valmy Muharebesi’nde Prusya ordusunun ilerleyişini durduran devrimci Fransa’da, yeni seçilen Ulusal Konvansiyon ilk toplantısında monarşinin kaldırılmasını oybirliğiyle kabul etti. Böylece yüzyıllardır Fransa’yı yöneten krallık rejimi sona ererken XVI. Louis artık “yurttaş Louis Capet” olarak görülmeye başlandı. Konvansiyon ertesi gün resmî belgelerin “Fransız Cumhuriyeti’nin birinci yılı” olarak tarihlendirilmesine karar verdi; böylece Birinci Fransız Cumhuriyeti dönemi başladı.
1845 – KULELİ ASKERÎ LİSESİ’NİN ÇEKİRDEĞİNİ OLUŞTURAN MEKTEP EĞİTİME BAŞLADI
Osmanlı ordusuna subay yetiştiren Harbiye’ye öğrencileri daha iyi hazırlamak amacıyla kurulan Mekteb-i Fünûn-ı İdâdî, 21 Eylül 1845’te eğitime başladı. Okulun Maçka Kışlası’nda açılması planlanmıştı ancak binanın tamiri nedeniyle ilk dersler Çinili Köşk’te yapıldı. Kurum daha sonra Maçka’ya, 1872’de ise Çengelköy’deki Kuleli Kışlası’na taşındı ve bundan sonra Kuleli Askerî İdâdîsi adıyla anılmaya başladı. Böylece Türkiye’nin en köklü askerî eğitim kurumlarından birinin yaklaşık 170 yıllık hikâyesi 21 Eylül’de başlamış oldu.
1857 – BABÜR İMPARATORLUĞU FİİLEN SONA ERDİ
Hindistan’daki 1857 Ayaklanması’nın merkezlerinden Delhi, günler süren şiddetli sokak çatışmalarının ardından 21 Eylül 1857’de Britanya ve Doğu Hindistan Şirketi kuvvetlerinin eline geçti. Son Babür hükümdarı Bahadır Şah Zafar da aynı gün teslim oldu. Böylece 1526’da Babür Şah’ın kurduğu ve üç yüzyılı aşkın süre Hindistan tarihine damgasını vuran Babür İmparatorluğu fiilen sona erdi. Zafar daha sonra yargılandı, tahttan indirildi ve 1858’de Rangoon’a sürgün edildi; aynı yıl Hindistan’ın yönetimi Doğu Hindistan Şirketi’nden doğrudan Britanya Kraliyeti’ne geçti.
1897 – “EVET VIRGINIA, NOEL BABA VAR” YAZISI YAYIMLANDI
Sekiz yaşındaki Virginia O’Hanlon, arkadaşlarının Noel Baba’nın gerçek olmadığını söylemesi üzerine gerçeği öğrenmek için The New York Sun gazetesine mektup yazdı. Gazetenin yazarı Francis Pharcellus Church’ün verdiği cevap, 21 Eylül 1897’de başyazı olarak yayımlandı. “Yes, Virginia, there is a Santa Claus” cümlesiyle hafızalara yerleşen metin, gazete tarihinin en çok yeniden basılan başyazılarından birine dönüştü; yaklaşık 20 dile çevrildi, kitaplara, filmlere ve şarkılara konu oldu.
1903 – WESTERN SİNEMASININ İLK ÖRNEKLERİNDEN “KİT CARSON” TESCİL EDİLDİ
Amerikan Mutoscope and Biograph Company, western sinemasının en erken örneklerinden Kit Carson filminin telif haklarını 21 Eylül 1903’te tescil ettirdi. Gerçek yaşamda 19. yüzyılın ünlü kâşif ve izcilerinden olan Kit Carson’ın maceralarını anlatan yaklaşık 21 dakikalık sessiz film, New York eyaletindeki Adirondack Dağları’nda çekildi. Bazı eski kaynaklarda 21 Eylül filmin prömiyer tarihi olarak verilse de American Film Institute kayıtları filmin gösterime çıkışını Ekim 1903 olarak tarihlendiriyor. Aynı yılın sonunda gösterime giren The Great Train Robbery – Büyük Tren Soygunu ise western türünü geniş kitlelere ulaştıran sinema tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olacaktı.
1915 – ÇANAKKALE MERKEZ HASTANESİ BOMBALANDI
Çanakkale Savaşları devam ederken İtilaf Devletleri’ne ait uçaklar, 21 Eylül 1915’te Çanakkale Merkez Hastanesi’ni bombaladı. Hastanenin askerî sağlık kurumu olduğu kendi haritalarında da işaretlenmiş olmasına rağmen gerçekleştirilen saldırıda bir kişi hafif yaralandı; Osmanlı yönetimi olayı diplomatik kanallardan protesto etti. Aynı gün Anafartalar’daki hizmetleri nedeniyle Albay Mustafa Kemal Bey’e Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası verildi.
1918 – MEGIDDO’DA OSMANLI CEPHESİ ÇÖKTÜ; FİLİSTİN VE SURİYE’NİN KAYBEDİLME SÜRECİ BAŞLADI
Birinci Dünya Savaşı’nın Sina-Filistin Cephesi’ndeki son büyük İngiliz taarruzu, 21 Eylül 1918’de Osmanlı savunmasının büyük ölçüde çökmesine yol açtı. General Edmund Allenby komutasındaki İngiliz ve müttefik kuvvetleri 19 Eylül’de başlayan Megiddo-Nablus harekâtında 8. Ordu cephesini yarmış, 21 Eylül’e gelindiğinde Osmanlı 7. ve 8. orduları ağır kayıplarla geri çekilmeye başlamıştı. Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığı aynı gün Dera’ya çekilme kararı aldı. Mustafa Kemal Paşa’nın komutasındaki 7. Ordu ise kuşatılma tehlikesi karşısında Şeria Nehri’nin doğusuna çekildi. Megiddo yenilgisi, Osmanlı’nın Filistin ve ardından Suriye’yi hızla kaybetmesine giden süreci başlattı; Şam 1 Ekim’de, Halep ise ekim sonunda İtilaf kuvvetlerinin eline geçti.
1921 – ALMANYA’DAKİ OPPAU FABRİKASINDA GÜBRE SİLOSU PATLADI: 500’DEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ
Almanya’daki BASF Oppau fabrikasında 21 Eylül 1921 sabahı, depolanan amonyum sülfat nitrat gübresini gevşetmek amacıyla rutin olarak yapılan patlatma işlemi büyük bir felakete dönüştü. Saat 07.32’de meydana gelen dev patlamada 500’den fazla kişi öldü, yaklaşık 2 bin kişi yaralandı; basınç dalgası 80 kilometreden daha uzaktaki kentlerde bile camları kırdı. Oppau faciası modern sanayi tarihinin en ölümcül kazalarından biri olarak kayda geçti.
1924 – ATATÜRK: “HALK BANA İKİ KELİMEYLE İŞ PROGRAMINI SÖYLEDİ: YOL, MEKTEP”
Mustafa Kemal Paşa, 21 Eylül 1924’te Samsun-Çarşamba demiryolu hattının temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Anadolu gezilerinde halktan dinlediği en temel ihtiyaçları iki kelimeyle özetledi: “Yol, mektep.” Köylülerin kendisine “Yol köylünün kanadıdır” dediğini aktaran Mustafa Kemal, ulaşımın ekonomik kalkınmanın, eğitimin ise toplumsal gelişmenin temel şartı olduğunu vurguladı. Cumhuriyet’in henüz birinci yılını doldurmadığı günlerde yapılan bu konuşma, yeni devletin önündeki iki büyük meselenin -ulaşım altyapısı ve eğitim- ne kadar açık biçimde görüldüğünü gösteren ifadelerden biri oldu.
1931 – BRİTANYA ALTIN STANDARDINI TERK ETTİ
Büyük Buhran’ın yarattığı finansal baskı altında İngiltere Parlamentosu, 21 Eylül 1931’de kabul edilen Gold Standard Amendment Act ile İngiltere Merkez Bankası’nın sterlini sabit bir kur üzerinden altına çevirmek zorunda olduğu sistemi askıya aldı. Aynı gün kraliyet onayı alan düzenleme, sterlinin altına bağlılığının sona ermesi ve kurun serbestçe dalgalanmasının önünün açılması anlamına geliyordu. Karar, 1930’ların dünya ekonomik krizinin para sistemi açısından en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
1932 – TAKSİM STADYUMU’NDA HİMAYE-İ ETFAL YARARINA “ALATURKA GÜREŞLER” BAŞLADI
Bugünkü Çocuk Esirgeme Kurumu’nun öncülü olan Himaye-i Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen “Alaturka Güreş” müsabakaları, 21 Eylül 1932’de Taksim Stadyumu’nda başladı. Üç gün sürecek organizasyona dönemin tanınmış pehlivanları katılırken, efsane başpehlivan Kurtdereli Mehmet de hakem heyetinde yer aldı. Meydana çadır bezi serildi, davul-zurna eşliğinde pehlivanlar yağlanarak güreşe çıktı. Müsabakalarda Kocaeli’den de isimler vardı; dönemin Servetifünun dergisi İzmitli Hüseyin ile Karamürselli Hüsnü ve Karamürselli Hilmi’nin güreşen pehlivanlar arasında bulunduğunu yazıyordu. Etkinliğin geliri Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne bırakıldı.
1937 – TOLKIEN’IN “HOBBİT”İ YAYIMLANDI
J.R.R. Tolkien’ın bugün fantastik edebiyatın klasiklerinden sayılan Hobbit (The Hobbit) adlı romanı, 21 Eylül 1937’de İngiltere’de George Allen & Unwin tarafından yayımlandı. Bilbo Baggins’in macerasını anlatan kitap ilk altı ayda binlerce sattı ve kısa sürede büyük başarı kazandı. Bu ilgi Tolkien’ın aynı evrende geçen Yüzüklerin Efendisini yazmasının da önünü açtı; Hobbit yıllar içinde yaklaşık 60 dile çevrildi.
1938 – SÜDET KRİZİ DERİNLEŞTİ, POLONYA DA ÇEKOSLOVAKYA’DAN TOPRAK TALEBİNİ GÜNDEME GETİRDİ
Avrupa’yı savaşın eşiğine getiren Südet Krizi, 21 Eylül 1938’de kritik bir aşamaya ulaştı. İngiltere ve Fransa, Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Edvard Beneš’e, Almanya’nın hak iddia ettiği Südet bölgelerinin bırakılmasını öngören planı kabul etmemesi halinde Hitler’e karşı tek başına kalacağını bildirdi. Prag yönetimi yoğun baskı altında planı kabul ederken Polonya da aynı gün Çekoslovakya’ya nota vererek, Teschen ya da Zaolzie olarak bilinen ve önemli bir Polonyalı nüfusun yaşadığı bölgenin statüsünün Südet Almanlarıyla aynı biçimde çözülmesini istedi. Polonya-Çekoslovakya sınırında askerî hazırlıklar ve gerilim de artıyordu. Kriz, birkaç gün sonra Münih Anlaşması’yla Çekoslovakya’nın parçalanmasına giden sürecin önünü açtı.
1942 – B-29 SUPERFORTRESS İLK UÇUŞUNU YAPTI
İkinci Dünya Savaşı’nın en gelişmiş bombardıman uçaklarından Boeing B-29 Superfortress’ın ilk prototipi XB-29, 21 Eylül 1942’de Seattle’daki Boeing Field’dan havalandı. Basınçlandırılmış mürettebat bölmeleri, gelişmiş radar ve uzaktan kumandalı silah sistemleriyle döneminin ileri teknolojilerini taşıyan uçak, savaşın son yıllarında Pasifik’te yoğun biçimde kullanılacaktı. Üç yıl sonra B-29 tipi Enola Gay ve Bockscar uçakları Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombalarını taşıdı.
1943 – İNÖNÜ ANSİKLOPEDİSİ’NİN İLK FASİKÜLÜ YAYIMLANDI
Cumhuriyet döneminin devlet eliyle hazırlanan ilk büyük genel ansiklopedi projesi olan İnönü Ansiklopedisi, 21 Eylül 1943’te ilk fasikülünün yayımlanmasıyla okurla buluştu. Dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in öncülüğünde hazırlanan eser, yabancı ansiklopedileri çevirmek yerine Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre hazırlanmış kapsamlı ve bilimsel bir başvuru kaynağı oluşturmayı amaçlıyordu. Dönemin önemli bilim insanları ve yazarlarının görev aldığı ansiklopedinin ilk dört cildi İnönü Ansiklopedisi adıyla çıktı; 1951’den itibaren adı Türk Ansiklopedisi olarak değiştirildi ve çalışma yıllar içinde 33 cilde ulaştı.
1947 – KOZLU’DA GRİZU FACİASI: 48 MADENCİ HAYATINI KAYBETTİ
Zonguldak’ın Kozlu bölgesindeki kömür ocaklarında 21 Eylül 1947 Pazar gecesi meydana gelen grizu patlamasında 48 işçi hayatını kaybetti. İki işçi yaralı olarak kurtarılırken, toplam 60 madenci ocaktan sağ çıkarıldı. Türkiye’nin kömür üretimini hızla artırmaya çalıştığı bir dönemde yaşanan facia, Zonguldak havzasındaki ağır çalışma koşullarını ve maden güvenliği sorunlarını yeniden gündeme getirdi. Dönemin Ereğli Kömür İşletmeleri yönetimi açısından da kazanın ardından ocaklardaki güvenlik tedbirlerinin ve çalışma şartlarının yeniden ele alınmasına yol açan önemli kırılma noktalarından biri oldu.
1949 – ERZURUM-HASANKALE DEMİRYOLU ULAŞIMA AÇILDI
Erzurum’dan Hasankale’ye, bugünkü Pasinler’e uzanan demiryolu hattı 21 Eylül 1949’da düzenlenen törenle ulaşıma açıldı. İlk tren saat 10.00’da halkın alkışları arasında Hasankale’ye ulaşırken, açılış kurdelesini Sağlık Bakanı Kemali Bayazıt kesti. Erzurum’dan, çevre ilçelerden ve Pasinler’in köylerinden binlerce kişinin katıldığı törende yirmiden fazla kurban kesildi. Hat, Cumhuriyet’in demiryolu ağını Doğu Anadolu’ya yayma politikasının önemli adımlarından biri olurken Hasankale’nin Erzurum ve ülkenin geri kalanıyla ulaşım bağlantısını da güçlendirdi.
1949 – YENİ ÇİN DEVLETİNİN KURULUŞUNU HAZIRLAYAN KONFERANS BAŞLADI
Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın ilk genel oturumu 21 Eylül 1949’da Pekin’de başladı. 30 Eylül’e kadar süren toplantılarda yeni devletin geçici anayasa niteliğindeki Ortak Programı kabul edildi; başkent, bayrak, geçici millî marş ve takvim gibi temel konular karara bağlandı ve yeni merkezî hükûmetin organları oluşturuldu. Çin Halk Cumhuriyeti on gün sonra, 1 Ekim 1949’da resmen ilan edildi.
1962 – ANKARALI KADINLAR TECAVÜZ VE KADIN KAÇIRMA OLAYLARINI PROTESTO İÇİN YÜRÜDÜ
Türkiye’de son dönemde art arda gündeme gelen tecavüz ve kadın kaçırma vakalarına tepki gösteren kadınlar, 21 Eylül 1962’de Ankara’da protesto yürüyüşü düzenledi. Kızılay’da toplanan göstericiler Zafer Anıtı’na kadar yürüyerek çelenk bıraktı ve suçlara karşı daha etkili önlem alınmasını istedi. Ertesi gün Cumhuriyet, olayı “Ankaralı kadınlar yürüyüş yaptılar” başlığıyla duyurdu. Bugünün kadın hareketi tarihinden bakıldığında oldukça dikkat çekici olan bu eylem, dönemin gündelik suç ve toplumsal güvenlik tartışmalarını da gösteriyor.
1964 – MALTA, BİRLEŞİK KRALLIK’TAN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANDI
Akdeniz’in stratejik adalarından Malta, yaklaşık 164 yıllık İngiliz egemenliğinin ardından 21 Eylül 1964’te bağımsızlığını kazandı. Yeni devlet İngiliz Milletler Topluluğu içinde kaldı ve Kraliçe II. Elizabeth bir süre daha Malta’nın devlet başkanı olarak kabul edildi. Malta 1974’te cumhuriyet oldu; İngiliz askerî varlığının tamamen sona ermesi ise 31 Mart 1979’u buldu. Böylece yüzyıllar boyunca Fenikelilerden Romalılara, Araplardan Saint Jean Şövalyeleri’ne ve İngilizlere kadar pek çok gücün egemenliğinde kalan ada, modern bağımsız devlet dönemine girdi.
1977 – TÜRK LİRASI YENİDEN DEVALÜE EDİLDİ
Türkiye’nin ağırlaşan döviz darboğazı ve ekonomik sorunlarla mücadele ettiği dönemde Türk lirası, 21 Eylül 1977’de yeniden devalüe edildi. ABD dolarının resmî kuru 17,50 liradan 19,25 liraya, Batı Alman markı ise 8,27 liraya yükseldi. Böylece lira dolar karşısında bir gecede yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti. Dönemin gazeteleri bunun Milliyetçi Cephe hükûmetleri döneminde yaklaşık bir yıl içinde yapılan üçüncü büyük kur ayarlaması olduğunu yazarken, Cumhuriyet toplam devalüasyon oranının yüzde 33,5’e ulaştığını duyurdu. Türkiye’nin giderek büyüyen dış ödeme ve döviz sıkıntısı sonraki yıllarda daha da ağırlaşacak ve 1980’de alınan 24 Ocak Kararları’na uzanan ekonomik krizin başlıca unsurlarından biri olacaktı.
1980 – 12 EYLÜL YÖNETİMİNİN YENİ HÜKÛMETİ AÇIKLANDI
12 Eylül askerî darbesinden dokuz gün sonra, Başbakan Bülend Ulusu 21 Eylül 1980’de yeni hükûmetin üyelerini açıkladı. Siviller, teknokratlar ve emekli askerlerden oluşan kabinenin en dikkat çekici isimlerinden biri, 24 Ocak ekonomik kararlarının hazırlanmasında önemli rol oynayan ve ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirilen Turgut Özal’dı. Aynı gün Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Orgeneral Haydar Saltık da Devlet Başkanı Genel Sekreterliğine atanırken MGK Genel Sekreterliği görevini sürdürdü. Ulusu Hükûmeti, askerî yönetim döneminin sivil görünümlü icra organı olarak 1983 genel seçimlerinin ardından Turgut Özal hükûmeti kuruluncaya kadar görev yaptı.
1981 – BELİZE, BİRLEŞİK KRALLIK’TAN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANDI
Orta Amerika’nın Karayip kıyısındaki Belize, 21 Eylül 1981’de İngiliz yönetiminden ayrılarak bağımsızlığını kazandı. 1862’den itibaren “Britanya Hondurası” adıyla İngiliz sömürgesi olan ülkenin adı 1973’te Belize olarak değiştirilmişti. Bağımsızlık sürecinin en önemli sorunlarından biri, komşu Guatemala’nın Belize topraklarının tamamı ya da bir bölümü üzerindeki tarihî hak iddiasıydı; Guatemala bu nedenle Belize’nin birkaç gün sonra Birleşmiş Milletler’e kabulü sırasında da karşı oy kullandı. Buna rağmen Belize 21 Eylül’de egemen devlet oldu, 25 Eylül’de de Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edildi.
1991 – ERMENİSTAN BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNDA SOVYETLER BİRLİĞİ’NDEN AYRILMAYA KARAR VERDİ
Ermenistan’da 21 Eylül 1991’de Sovyetler Birliği’nden ayrılarak bağımsız bir devlet olma konusunda referandum yapıldı. Seçmenlerin yaklaşık yüzde 99’u bağımsızlık yönünde oy kullandı. Referandum sonuçlarının ardından Ermenistan Parlamentosu 23 Eylül’de ülkenin bağımsızlığını resmen ilan etti. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Yüksek Sovyeti aslında 23 Ağustos 1990’da bağımsızlık bildirgesini kabul ederek süreci başlatmıştı; 21 Eylül referandumu ise bu sürecin halk oylamasıyla kesinleştiği tarih oldu. Günümüzde 21 Eylül, Ermenistan’da Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor.
1995 – BUCA CEZAEVİ’NDEKİ MÜDAHALEDE 3 TUTUKLU HAYATINI KAYBETTİ
İzmir Buca Cezaevi’nde cezaevi koşullarını protesto eden bazı tutukluların sayım vermemesi üzerine 21 Eylül 1995’te jandarma koğuşlara müdahale etti. Çıkan olaylarda Yusuf Bağ, Turan Kılıç ve Uğur Sarıaslan adlı üç tutuklu hayatını kaybetti; yaklaşık 40 tutuklu ile çok sayıda asker yaralandı. Olay, cezaevlerindeki kötü muamele, güvenlik uygulamaları ve tutuklu hakları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı; ardından başka cezaevlerinde de protestolar ve açlık grevleri başladı. TBMM’de Buca’daki olaylar ve cezaevlerinin genel durumu hakkında araştırma açılması için önerge verildi.
1999 – TAYVAN’DA BÜYÜK DEPREM: 2 BİNDEN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Tayvan’ın merkezindeki Nantou bölgesi, 21 Eylül 1999’un ilk saatlerinde ülke tarihinin en yıkıcı depremlerinden biriyle sarsıldı. “Chi-Chi Depremi” olarak bilinen 7,6 büyüklüğündeki depremde 2.415 kişi hayatını kaybetti, 11 binden fazla kişi ağır yaralandı. Chelungpu Fayı boyunca yaklaşık 100 kilometrelik yüzey kırığı oluşurken on binlerce bina tamamen yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Deprem, yalnız büyük can kaybıyla değil, bazı bölgelerde zeminin metrelerce yer değiştirmesi, heyelanlar ve sıvılaşma olaylarıyla da Tayvan’ın yakın tarihindeki en büyük doğal afetlerden biri oldu.
2003 – GALILEO UZAY ARACI, EUROPA’YI KORUMAK İÇİN JÜPİTER’E DÜŞÜRÜLDÜ
NASA’nın Galileo uzay aracı, 14 yıllık görevinin sonunda 21 Eylül 2003’te bilinçli olarak Jüpiter’in atmosferine yönlendirilerek imha edildi. Bunun nedeni aracın yakıtı bittikten sonra kontrolsüz biçimde Jüpiter’in uydusu Europa’ya çarpma ihtimaliydi; Galileo’nun gözlemleri Europa’nın buz tabakasının altında sıvı su okyanusu bulunabileceğine ilişkin güçlü kanıtlar sağlamıştı. NASA böylece olası bir Dünya kaynaklı biyolojik kirlenme riskini ortadan kaldırmayı seçti. Galileo ayrıca bir dış gezegenin yörüngesine giren ve bir asteroidi yakından görüntüleyen ilk uzay aracı olmuştu.
2017 – HASANKEYF’TE 11 BİN 500 YILLIK YERLEŞİM KAMUOYUNA DUYURULDU
Batman’daki Hasankeyf Höyük’te sürdürülen kurtarma kazılarında günümüzden yaklaşık 11 bin 500 yıl öncesine ait bir yerleşim alanının tespit edildiği 21 Eylül 2017’de kamuoyuna açıklandı. Dicle kıyısındaki kazılarda bölgenin Neolitik Çağ’ın çok erken dönemlerinden itibaren iskân edildiğini gösteren bulgular ortaya çıkarıldı.
2018 – İKİ KÜÇÜK ROBOT BİR ASTEROİTİN ÜZERİNDE HAREKET ETMEYİ BAŞARDI
Japonya’nın Hayabusa2 uzay aracı, MINERVA-II1 adı verilen iki küçük keşif robotunu 21 Eylül 2018’de Ryugu asteroidinin yüzeyine bıraktı. Rover-1A ve Rover-1B başarıyla yüzeye indi, görüntü gönderdi ve zıplayarak hareket etti. Japon uzay ajansı JAXA’ya göre bu görev, hareketli keşif robotlarının bir asteroidin yüzeyine başarıyla indiği ve burada otonom biçimde hareket ettiği dünyadaki ilk örnek oldu.
KOCAELİ TARİHİNDE 21 EYLÜL
21 EYLÜL’DE GAZETELERDE KOCAELİ: 32 YENİ MEKTEPTEN MONTGOMERY’YE, AKÇA KOCA’DAN “ÇADIR ÜNİVERSİTESİ”NE
21 Eylül 1932 tarihli Akşam gazetesinin Anadolu haberleri arasında küçük ama Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Kocaeli’yi anlatan önemli bir başlık vardı: “Yeni mektepler: İzmit havalisinde 32 mektep yapıldı.” Gazete, Kocaeli’de o yıl eğitim alanında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, yaz tatili boyunca yeni okul ve dersliklerin inşa edildiğini ve bunların vali tarafından denetleneceğini yazıyordu. Henüz köy enstitülerinin bile kurulmadığı bir dönemde bir gazetenin Kocaeli haberini “32 mektep” başlığıyla vermesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında okul yapımının taşradaki en görünür yatırımlardan biri olduğunu gösteriyordu.
Yirmi yıl sonra, 21 Eylül 1952’de Kocaeli bu kez Soğuk Savaş’ın askerî haritasının ortasındaydı. Milliyet, NATO Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı Mareşal Bernard Montgomery’nin İzmit ve Gölcük’te incelemelerde bulunduğunu birinci sayfasından duyuruyordu. Habere göre Montgomery, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Şükrü Kanatlı ile saat 12.40’ta askerî uçakla Köseköy’e gelmiş, buradan İzmit’e ve Gölcük’e geçmişti. Akşam da aynı gün Montgomery’nin Gölcük’te Türk donanmasını teftiş ettiğini manşetine taşıyordu. Türkiye’nin NATO’ya yeni katıldığı günlerde Kocaeli’nin hem Gölcük Donanması hem de İstanbul ve Boğazlara yakınlığı nedeniyle yeni savunma düzenindeki stratejik yeri gazete sayfalarına açık biçimde yansıyordu.
21 Eylül 1955 tarihli Kocaeli gazeteleri ise 6-7 Eylül olaylarının ardından oluşan sıkıyönetim ortamını yazıyordu. Yerel Yavuz, Demokrat Kocaeli ve İstiklâl gazeteleri, sıkıyönetim komutanlığının Hürriyet, Tercüman, Ulus ve Hergün gazetelerini kapattığını haber verdi. Ulus süresiz, diğer gazeteler ise 15 gün süreyle yayımlanamayacaktı. Aynı Kocaeli basını ayın önceki günlerinde 6-7 Eylül olaylarının ardından İzmit’te kurulan yardım komitelerini, yağmalanan eşyalarla yakalananları ve Hereke’deki Kıbrıs Türktür Cemiyeti şubesini de takip etmişti. Dolayısıyla 21 Eylül sayfaları yalnız İstanbul’daki olayların değil, olayların yarattığı siyasî ve basın rejiminin Kocaeli’ye nasıl yansıdığını da gösteriyordu.
21 Eylül 1962 tarihli Cumhuriyet’in yurt haberlerinde İzmit’ten küçük ama dönemin gündelik hayatını çok iyi anlatan bir haber vardı: “Bir izmarit 4500 liraya maloldu.” Habere göre İzmit’e bağlı Ketenciler köyünde gece uyanarak yatağında sigara içen İdris Sıltı, izmariti pencereden dışarı atınca yangına yol açmış; yaklaşık 4 bin 500 lira değerindeki saman kül olmuştu.
21 Eylül 1971 tarihli Yeni İzmit ise bugünün Kocaeli’sinde hâlâ tartışılan üç konuyu aynı küçük haberde buluşturuyordu: tarihî miras, turizm ve trafik. “Akçakocanın Mezarı” başlıklı haberde Vali Ertuğrul Ünlüer, Kocaeli Fatihi Akça Koca’nın mezarı için beş proje hazırlandığını açıklıyordu. Ardından Gebze’deki Hannibal mezarının Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlenerek turistik bir yer haline getirileceğini söylüyor; aynı açıklamanın devamında İzmit merkezli bir Trafik Bölge Müdürlüğü kurulması ve “ikinci yol” inşasına İzmit’ten Hereke yönüne başlanması gerektiğinden söz ediyordu. Yarım asır önce aynı sütunda yan yana duran “Akça Koca, Hannibal ve İzmit-Hereke trafiği”, kentin bazı meselelerinin ne kadar uzun ömürlü olduğunu gösteren hayli ilginç bir gazete kupürü.
21 Eylül 1980 tarihli Milliyet’in spor sayfasında ise Kocaelispor vardı. Gazete, Bursaspor’un saat 17.00’de Kocaeli’de yeşil-siyahlılarla özel bir karşılaşmaya çıkacağını, maç gelirinin iki kulüp arasında eşit paylaşılacağını yazıyordu. Kocaelispor o yıl tarihinde ilk kez Türkiye’nin en üst futbol ligine yükselmişti; artık yalnız kentin takımı değil, ülkenin büyük futbol sahnesindeki yeni temsilcilerinden biriydi.
Ve 21 Eylül 1999 tarihli Cumhuriyet. 17 Ağustos depreminin üzerinden yalnızca 35 gün geçmişti. Gazetenin altıncı sayfasındaki başlık, Kocaeli’de felaketin eğitime ne yaptığını tek başına anlatmaya yetiyordu: “Çadır üniversitesi kuruluyor.” Habere göre 20 bin öğrencili Kocaeli Üniversitesi’nin kente dağılmış fakülte, yüksekokul ve enstitülerinin büyük bölümü ya yıkılmış ya ağır hasar görmüş ya da uzun süre kullanılamayacak hale gelmişti. Aslanbey Kampüsü’ndeki bazı fakülte ve enstitü binaları tamamen yıkılmış, merkez kampüsteki rektörlük bile üç büyük çadıra taşınmıştı. Üniversitenin toplam maddi zararı yaklaşık 18,5 trilyon lira olarak hesaplanıyordu. Öğrencilerin bir akademik yılı kaybetmemesi için kış şartlarına dayanabilecek büyük çadırların derslik, laboratuvar ve yönetim birimleri olarak kullanılmasının hazırlıkları yapılıyor, çadır ihaleleri başlamış bulunuyordu. Bir ay önce binaları, evleri ve insanları yıkan deprem, bu kez bir üniversiteyi kelimenin gerçek anlamıyla çadıra taşımıştı.
1736 – OSMANLI DONANMASININ KERESTESİ İÇİN KOCAELİ SANCAKBEYİ SEFERDEN MUAF TUTULDU
Osmanlı donanmasının gemi yapımında ihtiyaç duyduğu kerestenin önemli kaynaklarından biri Kocaeli ve çevresindeki ormanlardı. Kocaeli Sancağı’nı yöneten İbrahim Paşa’nın görev süresi, 21 Eylül 1736’da Tersane-i Âmire için satın alınacak ve “ocaklık” olarak ayrılan kerestenin kesilmesi, toplanması ve İstanbul’a ulaştırılması şartıyla uzatıldı. İbrahim Paşa, bu işle bizzat ilgilenebilmesi için sefere katılmaktan da muaf tutuldu. Karar, Kocaeli’nin Osmanlı döneminde imparatorluğun deniz gücünü besleyen stratejik bir kereste ve lojistik merkezi olduğunu gösteriyor.
1925 – ATATÜRK İZMİT’E GELDİ, YARALI YAVUZ ZIRHLISINI ZİYARET ETTİ
Mustafa Kemal Atatürk, Bursa gezisi sırasında 21 Eylül 1925’te trenle İzmit’e geldi. Mudanya’ya geçmeden önce İzmit açıklarında demirli bulunan, Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma ağır hasarları henüz onarılmamış Yavuz Muharebe Kruvazörü’ne çıktı. Gemi komutanına Yavuz’un yeniden “sağlam ve kudretli bir zırhlı” haline getirileceğini söyleyen Atatürk, güçlü bir donanmanın Türkiye’nin dış politikadaki gücüne de katkı sağlayacağını vurguladı. Geceyi İzmit’te Reşitpaşa Vapuru’nda geçirdi; ertesi gün Mudanya’ya hareket etti. Yavuz birkaç yıl sonra Gölcük’te onarıldı ve Cumhuriyet donanmasının sancak gemisi oldu.
1953 – İZMİT HAL BİNASI’NIN TEMELİ ATILDI
Hızla büyüyen İzmit’in eski pazar ve hal alanlarının yetersiz kalması üzerine belediye yeni bir Hal Binası yapmaya karar verdi. Bugünkü İzmit Belediyesi ve Belsa Plaza’nın bulunduğu yerde 1951’de kamulaştırılan alanda yeni halin temeli 21 Eylül 1953’te atıldı. Proje, yalnızca sebze ve meyve satışının yapılacağı bir bina değildi, çevresinde pazar alanlarının bulunduğu düzenli bir ticaret merkezi olarak düşünülmüştü. Kent merkezinin 1950’lerden itibaren geçirdiği büyük dönüşümün izlerinden biri de böylece bugünkü Belsa çevresinde başladı.
1968 – İSMET İNÖNÜ DARICA ÇINARALTI’NDA HALKIN ŞİKÂYETLERİNİ DİNLEDİ
İsmet İnönü, 21 Eylül 1968 Cumartesi günü geldiği Darıca’da ilçenin tarihî buluşma noktalarından Çınaraltı Kahvehanesi’ne uğradı. Darıcalılar burada İnönü’ye yetiştirdikleri ürünleri İstanbul’a ulaştırmakta yaşadıkları sıkıntıları, araba vapuru ihtiyacını ve yol sorunlarını anlattı. İnönü ayrıca Millî Mücadele öncesinde Anadolu’ya geçişine yardımcı olan Darıcalı Kuvvacı Kaplan Dayı, yani Sönmezyıldız ile de görüştü. Yıllar sonra Birol Güven’in Seksenler dizisine esin kaynağı olacak Çınaraltı’nın, dönemin siyasî ve toplumsal buluşma noktalarından biri olduğu bu ziyaretle de görülüyor.
1971 – AKÇA KOCA’NIN ANIT MEZARI İÇİN HAZIRLANAN PROJELER KAMUOYUNA AÇIKLANDI
Kocaeli Valisi Ertuğrul Ünlüer, 21 Eylül 1971’de düzenlediği basın toplantısında Kocaeli’ye adını veren Akça Koca’nın Kandıra’daki mezarının düzenlenmesi için yürütülen çalışmaları açıkladı. İzmitli mimarlar tarafından beş proje hazırlanmıştı; daha sonra Mimar Mühendis Suat Uygun’un projesi uygulanarak Baba Tepesi’ndeki anıt mezar inşa edildi ve 22 Haziran 1974’te açıldı. Aynı toplantıda Hannibal’ın Gebze’deki mezarının turistik bir alana dönüştürülmesi düşüncesinden de söz edildi.
1999 – MARMARA DEPREMİ SONRASI KİRA VE ONARIM YARDIMLARININ ESASLARI BELİRLENDİ
17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 35 gün geçmişken, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü 21 Eylül 1999 tarihli genelgeyle depremden etkilenen illerde uygulanacak geçici barınma ve onarım yardımlarının esaslarını belirledi. Buna göre konutu yıkık, ağır veya orta hasarlı olan depremzedelere geçici barınma ve kira yardımı; az hasarlı konutlarda yaşayanlara ise onarım desteği sağlanacaktı. Depremin merkezindeki illerden Kocaeli için bu karar, enkaz kaldırma döneminden barınma ve yeniden yaşama dönme mücadelesine geçişin önemli adımlarından biriydi.
2015 – KOCAELİ SANAYİSİNİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN AHMET ARKAN HAYATINI KAYBETTİ
Otomotiv yan sanayisinin Türkiye’de örgütlenmesinde önemli rol oynayan sanayici Ahmet Arkan, 21 Eylül 2015’te İstanbul’da hayatını kaybetti. 1969’da Arfesan’ı kuran Arkan, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği TAYSAD’ın kurucuları arasında yer aldı ve uzun yıllar başkanlığını yaptı; Gebze’de organize sanayinin gelişmesine de katkı sağladı. 1999-2002 döneminde Kocaeli milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Arkan, özellikle Gebze’nin otomotiv yan sanayi merkezlerinden birine dönüşmesinde adı geçen sanayicilerden biriydi.
2020 – KURUÇEŞME TRAMVAY HATTI İÇİN YAPIM İHALESİNE ÇIKILDI
İzmit tramvayının Plajyolu’ndan Kuruçeşme’ye uzatılması için yapım ihalesi 21 Eylül 2020’de gerçekleştirildi. Projede D-100 üzerinden geçecek 332 metrelik çelik tramvay köprüsü, yeni bir istasyon ve iki yaya köprüsü bulunuyordu. Bu adım, 2017’de hizmete giren Akçaray’ın İzmit’in batısına doğru genişletilmesinin önemli aşamalarından biri oldu.
21 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1842 – II. ABDÜLHAMİD: Osmanlı Devleti’nin 34. padişahı II. Abdülhamid İstanbul’da doğdu. 1876-1909 arasında hüküm süren Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin ilk anayasası Kanûn-ı Esâsî ilan edildi ve ilk Meclis-i Mebusan açıldı; 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla anayasal yönetim yeniden yürürlüğe girdi.
1866 – H. G. WELLS: Bilimkurgu edebiyatının kurucu isimlerinden İngiliz yazar H. G. Wells doğdu. Zaman Makinesi (The Time Machine), Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds), Görünmez Adam (The Invisible Man) ve Dr. Moreau’nun Adası gibi eserleriyle zaman yolculuğu, uzaylı istilası ve genetik müdahale gibi kavramları popüler edebiyata taşıdı.
1902 – ALLEN LANE: Yayıncılık tarihinin en etkili isimlerinden İngiliz Allen Lane doğdu. 1935’te Penguin Books’u kuran Lane, iyi edebiyat ve nitelikli kurgu dışı kitapları ucuz cep kitabı formatında geniş kitlelere ulaştırarak yayıncılıkta büyük bir dönüşüm başlattı. Penguin’in ilk kitaplarının bir paket sigara kadar kolay ve ucuza satın alınabilmesi fikri, kitabın yalnız seçkinlerin erişebildiği pahalı bir nesne olmaktan çıkmasına önemli katkı sağladı.
1908 – NİYAZİ BERKES: Türk sosyolojisinin önemli isimlerinden Niyazi Berkes Lefkoşa’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde sosyoloji çalışmaları yapan Berkes, daha sonra Kanada’daki McGill Üniversitesi’nde görev aldı; özellikle Türkiye’de Çağdaşlaşma adlı eseriyle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e toplumsal değişim üzerine etkili çalışmalar bıraktı.
1912 – CHUCK JONES: Amerikan animasyon tarihinin büyük yönetmenlerinden Chuck Jones doğdu. Warner Bros.’ta yüzlerce kısa filme imza atan Jones; Bugs Bunny ve Daffy Duck’ın unutulmaz maceralarının yanı sıra Road Runner ile Wile E. Coyote gibi karakterlerin yaratıcılarından biri oldu.
1931 – MÜZAHİR SİLLE: Türk güreşinin olimpiyat şampiyonlarından Müzahir Sille İstanbul’da doğdu. Grekoromen güreşte mücadele eden Sille, 1955 ve 1958 Dünya Şampiyonalarında gümüş madalya kazandı; kariyerinin zirvesine ise 1960 Roma Olimpiyatları’nda 62 kiloda altın madalyaya ulaşarak çıktı. Türkiye’nin Roma’dan kazandığı yedi olimpiyat altınından biri Sille’ye aitti.
1934 – LEONARD COHEN: Kanadalı şair, romancı, şarkıcı ve söz yazarı Leonard Cohen doğdu. “Suzanne”, “So Long, Marianne” ve yıllar içinde yüzlerce sanatçı tarafından yorumlanan “Hallelujah” gibi eserleriyle 20. yüzyıl popüler müziğinin en etkili söz yazarlarından biri oldu.
1944 – FANNIE FLAGG: Amerikalı yazar, oyuncu ve senarist Fannie Flagg doğdu. En büyük ününü Türkçede Kızarmış Yeşil Domatesler (Fried Green Tomatoes at the Whistle Stop Cafe) adıyla yayımlanan romanıyla kazandı. Eser 1991’de yine Kızarmış Yeşil Domatesler adıyla sinemaya uyarlandı. Flagg, filmin senaryosunu Carol Sobieski ile birlikte yazdı ve En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar’a aday gösterildi.
1945 – JERRY BRUCKHEIMER: Hollywood’un en başarılı yapımcılarından Jerry Bruckheimer doğdu. Top Gun, Beverly Hills Cop – Sosyete Polisi, Karayip Korsanları (Pirates of the Caribbean) filmleri ile CSI dizisi gibi dünya çapında büyük izleyici kitlelerine ulaşan yapımların arkasındaki isimlerden biri oldu.
1947 – STEPHEN KING: Korku ve gerilim edebiyatının en çok okunan yazarlarından Stephen King doğdu. Carrie, Medyum (The Shining), O (It), Hayvan Mezarlığı (Pet Sematary) ve Yeşil Yol (The Green Mile) gibi çok sayıda eseri sinema ve televizyona uyarlandı.
1947 – DON FELDER: Rock tarihinin en tanınmış gitaristlerinden Don Felder doğdu. 1974’te Eagles’a katılan Felder, grubun klasik dönemindeki çift gitar soundunun önemli isimlerinden biri oldu; özellikle rock tarihinin en ünlü şarkılarından “Hotel California”nın ortak yazarlarından olması ve parçadaki unutulmaz gitar bölümlerindeki katkısıyla tanındı. Eagles ile birlikte 1998’de Rock and Roll Hall of Fame’e kabul edildi.
1948 – ALİ MURAT ERKORKMAZ: Türk mimar, animasyon sanatçısı, tasarımcı ve yazar Ali Murat Erkorkmaz doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra reklam, çizgi film, film ve video alanlarında çalışmaya başlayan Erkorkmaz, Türkiye’de animasyonun gelişme döneminin öncü isimleri arasında yer aldı; daha sonra bilgisayar grafikleri, insan simülasyonu ve yapay zekâ üzerine de çalışmalar yaptı. Çocuk yayıncılığından uzun metrajlı animasyona kadar çok farklı alanlarda ürün verdi.
1949 – ARTIS GILMORE: Amerikan basketbolunun efsane pivotlarından Artis Gilmore doğdu. 2,18 metrelik boyuyla “A-Train” lakabını alan Gilmore; ABA’de MVP, şampiyon ve sayı-ribaund yıldızlarından biri olduktan sonra Chicago Bulls ve San Antonio Spurs başta olmak üzere NBA’de uzun yıllar oynadı. NBA ve ABA kariyerinde toplam 11 kez All-Star seçildi ve 2011’de Basketball Hall of Fame’e kabul edildi.
1950 – HALE SOYGAZİ: Türk sinemasının önemli oyuncularından Hale Soygazi İstanbul’da doğdu. 1970’lerden itibaren Yeşilçam’ın öne çıkan kadın oyuncularından biri olan Soygazi; Maden, Bir Yudum Sevgi, Küçük Bey ve Kadının Adı Yok gibi filmlerde rol aldı.
1950 – BILL MURRAY: Amerikalı oyuncu ve komedyen Bill Murray doğdu. Hayalet Avcıları (Ghostbusters), Bugün Aslında Dündü (Groundhog Day) ve Bir Konuşabilse (Lost in Translation) gibi filmlerle birkaç kuşağın tanıdığı oyunculardan biri haline geldi.
1955 – FRANÇOIS CLUZET: Fransız sinemasının tanınmış oyuncularından François Cluzet Paris’te doğdu. Claude Chabrol’dan Bertrand Tavernier’ye pek çok önemli yönetmenle çalışan Cluzet, Türkiye’de özellikle Omar Sy ile başrolü paylaştığı ve büyük ilgi gören Can Dostum (Intouchables) filmindeki felçli aristokrat Philippe rolüyle tanındı. 2007’de Ne le dis à personne – Kimseye Söyleme filmindeki performansıyla César Ödülü kazandı.
1957 – ETHAN COEN: Amerikalı yönetmen, senarist ve yapımcı Ethan Coen doğdu. Kardeşi Joel Coen’le birlikte Fargo, Büyük Lebowski (The Big Lebowski), İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men) ve İçimdeki Llewyn Davis (Inside Llewyn Davis) gibi filmlere imza attı.
1960 – MAURIZIO CATTELAN: Çağdaş sanat dünyasının en provokatif isimlerinden İtalyan Maurizio Cattelan doğdu. Papa II. Jean Paul’ü bir göktaşının altında gösteren La Nona Ora, tamamen altından yapılmış çalışan bir klozet olan America ve özellikle 2019’da bir duvara koli bandıyla yapıştırılmış gerçek bir muzdan oluşan Comedian adlı eseriyle sanatın ne olduğu ve ne kadar edebileceği üzerine dünya çapında tartışmalar yarattı. Muzlu eserinin bir edisyonu 2024’te 6,2 milyon dolara satıldı.
1965 – DAVID WENHAM: Avustralyalı oyuncu David Wenham doğdu. Dünya çapında özellikle Yüzüklerin Efendisi: İki Kule ve Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü filmlerindeki Faramir rolüyle tanındı; Van Helsing’de Rahip Carl’ı, 300 filminde ise Dilios’u canlandırdı. Kariyerinde Moulin Rouge!, Avustralya, Top of the Lake ve Karayip Korsanları gibi çok farklı yapımlarda da yer aldı.
1971 – ALFONSO RIBEIRO: Amerikalı oyuncu, komedyen ve televizyon sunucusu Alfonso Ribeiro doğdu. 1990’ların fenomen dizisi The Fresh Prince of Bel-Air’da Will Smith’in kuzeni Carlton Banks karakterini canlandırdı. Dizide yaptığı ve daha sonra “Carlton Dansı” adıyla popüler kültüre yerleşen dans, karakterin kendisi kadar ünlü oldu.
1984 – JASON CITRON: İnternet iletişiminin son yıllardaki en büyük platformlarından Discord’un kurucularından Jason Citron doğdu. Daha önce mobil oyunlar için OpenFeint adlı sosyal ağı kuran Citron, 2015’te kullanıma açılan Discord’u başlangıçta oyuncuların sesli ve yazılı iletişim kurabileceği bir platform olarak geliştirdi; hizmet daha sonra oyun dünyasının dışına çıkarak yüz milyonlarca kullanıcının topluluk oluşturduğu küresel bir iletişim ağına dönüştü.
1990 – CHRISTIAN SERRATOS: Amerikalı oyuncu Christian Serratos doğdu. Alacakaranlık (Twilight) film serisinde Angela Weber karakterini canlandırdıktan sonra The Walking Dead dizisindeki Rosita Espinosa rolüyle dünya çapında tanındı. Daha sonra Netflix yapımı Selena: The Series’de Latin müziğinin efsane ismi Selena Quintanilla’yı canlandırdı.
1999 – ALEXANDER ISAK: İsveçli futbolcu Alexander Isak Stockholm’de doğdu. AIK altyapısından yetişen golcü, henüz 17 yaşındayken İsveç Millî Takımı formasıyla gol atarak ülkesinin A millî takım tarihindeki en genç golcüsü oldu. Avrupa’nın önde gelen liglerinde oynayan Isak, 2020’li yıllarda İsveç futbolunun en önemli hücum oyuncularından birine dönüştü.
21 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
MÖ 19 – VERGİLİUS: Roma edebiyatının en büyük şairlerinden Publius Vergilius Maro, 21 Eylül MÖ 19’da hayatını kaybetti. Roma’nın kuruluş mitini Troya Savaşı’na bağlayan Aeneis destanının yazarı olan Vergilius, yalnız Latin edebiyatını değil, Dante’den modern Avrupa edebiyatına kadar iki bin yılı aşkın bir kültürel geleneği etkiledi.
1558 – V. KARL: 16. yüzyıl Avrupa tarihinin en güçlü hükümdarlarından Kutsal Roma İmparatoru V. Karl, İspanya Kralı I. Carlos adıyla da hüküm sürdüğü imparatorluğu bıraktıktan sonra çekildiği Yuste Manastırı’nda 21 Eylül 1558’de hayatını kaybetti. İspanya’dan Orta Avrupa’ya ve Amerika’daki İspanyol topraklarına uzanan çok geniş bir siyasî yapının hükümdarı olan Karl’ın dönemi Reform hareketleri, Fransa’yla savaşlar ve Kanuni Sultan Süleyman yönetimindeki Osmanlı Devleti ile mücadelelerle geçti.
1832 – WALTER SCOTT: İskoç yazar Sir Walter Scott, 21 Eylül 1832’de hayatını kaybetti. Ivanhoe ve Rob Roy gibi eserleriyle tarihî romanın modern biçiminin kurucu isimlerinden biri kabul edilen Scott, gerçek tarihsel olaylarla kurmaca kahramanları bir araya getiren anlatı biçimini 19. yüzyıl Avrupa edebiyatında yaygınlaştırdı.
1860 – ARTHUR SCHOPENHAUER: Alman filozof Arthur Schopenhauer, 21 Eylül 1860’ta Frankfurt’ta hayatını kaybetti. Dünyayı insanın doyurulması güç isteklerinin yönettiği düşüncesiyle açıklayan Schopenhauer; Nietzsche, Freud, Wagner, Thomas Mann ve modern psikolojiden edebiyata kadar çok geniş bir düşünsel alan üzerinde etkili oldu.
1932 – AHMET RASİM: Türk edebiyatının, gazeteciliğinin ve İstanbul yazılarının önemli isimlerinden Ahmet Rasim, 21 Eylül 1932’de Heybeliada’daki evinde hayatını kaybetti. Şehir Mektupları, Falaka ve yüzlerce gazete yazısında İstanbul’un gündelik hayatını, insanlarını, eğlencelerini ve değişen toplumunu canlı bir dille kayda geçirdi; aynı zamanda besteci ve milletvekiliydi.
1953 – NECMETTİN SADIK SADAK: Gazeteci, sosyolog, siyasetçi ve eski Dışişleri Bakanı Necmettin Sadık Sadak, 21 Eylül 1953’te tedavi gördüğü New York’ta hayatını kaybetti. 1918’de yayımlanmaya başlayan Akşam gazetesinin kurucularından olan Sadak, uzun yıllar başyazarlık ve milletvekilliği yaptı; 1949-1950 arasında Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olarak görev aldı.
1959 – RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN: Yazar, gazeteci ve diplomat Ruşen Eşref Ünaydın, 21 Eylül 1959’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Dönemin önde gelen edebiyatçılarıyla yaptığı söyleşileri Diyorlar ki adıyla kitaplaştırarak Türk edebiyatında röportaj türünün öncü örneklerinden birini verdi; Millî Mücadele’ye katıldı, milletvekilliği yaptı ve daha sonra Türkiye’yi çok sayıda ülkede büyükelçi olarak temsil etti.
1971 – BERNARDO HOUSSAY: Arjantinli fizyolog Bernardo Houssay, 21 Eylül 1971’de Buenos Aires’te hayatını kaybetti. Hipofiz bezinin hormonlarının şeker metabolizmasındaki rolünü ortaya koyan çalışmalarıyla 1947 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandı; araştırmaları diyabetin hormonal mekanizmalarının anlaşılmasında önemli bir aşama oldu.
1974 – WALTER BRENNAN: Amerikan sinemasının önemli karakter oyuncularından Walter Brennan, 21 Eylül 1974’te hayatını kaybetti. Brennan, 1936, 1938 ve 1940’ta kazandığı ödüllerle üç oyunculuk Oscar’ına ulaşan ilk kişi oldu; westernlerden dramalara uzanan uzun kariyerinde Hollywood’un en tanınmış yardımcı oyuncularından biri haline geldi.
1975 – BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU: Ressam, şair ve yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu, 21 Eylül 1975’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Resimde Anadolu’nun halk sanatları, kilimleri, yazmaları ve geleneksel motiflerini modern sanatla buluştururken edebiyatta özellikle “Karadut” gibi şiirleriyle iz bıraktı; mozaikten seramiğe, duvar resminden gravüre çok farklı alanlarda eser verdi.
1976 – BENJAMIN GRAHAM: Modern yatırım dünyasının en etkili isimlerinden Benjamin Graham, 21 Eylül 1976’da Fransa’da 82 yaşında hayatını kaybetti. Security Analysis ve The Intelligent Investor kitaplarıyla “değer yatırımı” yaklaşımının temellerini atan Graham’ın öğrencileri arasında Warren Buffett da vardı. Graham, finans dünyasında “finansal analizin babası” olarak anılıyor.
1987 – JACO PASTORIUS: Elektrik bas gitarın kullanımını değiştiren Amerikalı caz müzisyeni Jaco Pastorius, 21 Eylül 1987’de henüz 35 yaşındayken hayatını kaybetti. Weather Report’la ve Joni Mitchell, Pat Metheny, Herbie Hancock gibi isimlerle çalışan Pastorius, perdesiz elektrik bası melodik ve armonik açıdan başlı başına bir solist enstrümana dönüştüren müzisyenlerden biri oldu. 12 Eylül’de bir gece kulübünün önünde uğradığı ağır saldırının ardından komaya girdi ve dokuz gün sonra öldü.
1989 – ERTEM EĞİLMEZ: Türk sinemasının en etkili yönetmen ve yapımcılarından Ertem Eğilmez, 21 Eylül 1989’da İstanbul’da 60 yaşında hayatını kaybetti. Arzu Film çatısı altında Hababam Sınıfı, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Gülen Gözler, Canım Kardeşim, Namuslu ve Arabesk gibi bugün hâlâ geniş kitlelerce izlenen filmlere imza attı; kariyerinde 44 film yönetti ve 97 filmin yapımcılığını üstlendi.
1998 – FLORENCE GRIFFITH-JOYNER: Atletizm tarihinin en ikonik sprinterlerinden Florence Griffith-Joyner, 21 Eylül 1998’de henüz 38 yaşındayken hayatını kaybetti. “Flo-Jo” lakabıyla tanınan Amerikalı atlet, 1988 Seul Olimpiyatları’nda üç altın madalya kazanmış; aynı yıl 100 metrede 10,49, 200 metrede 21,34 saniyelik dünya rekorlarına ulaşmıştı. Gösterişli yarış kıyafetleri ve sıra dışı uzun tırnaklarıyla sporun popüler kültür ikonlarından birine de dönüşmüştü.
2000 – LEONİD ROGOZOV: Sovyet cerrah Leonid Rogozov, 21 Eylül 2000’de hayatını kaybetti. Adını tıp tarihine geçiren olay 1961’de Antarktika’da yaşandı: bulunduğu Sovyet araştırma üssündeki tek doktor kendisiydi ve apandisit olduğunda kendi ameliyatını yapmak zorunda kaldı. Lokal anestezi, ayna ve iki yardımcının desteğiyle kendi apandisini çıkaran Rogozov’un yaklaşık iki saat süren ameliyatı başarıyla sonuçlandı.
2005 – TANJU KOREL: Türk sinema ve televizyon oyuncusu Tanju Korel, 21 Eylül 2005’te İstanbul’da hayatını kaybetti. 1960’lardan itibaren Yeşilçam’da çok sayıda filmde rol alan Korel, kariyerinin ilerleyen döneminde televizyon dizilerinde de yer aldı.
2019 – SIGMUND JÄHN: Uzaya çıkan ilk Alman olan Sigmund Jähn, 21 Eylül 2019’da 82 yaşında hayatını kaybetti. O dönem Doğu Almanya vatandaşı olan Jähn, 26 Ağustos 1978’de Sovyetler Birliği’nin Soyuz 31 aracıyla Salyut 6 uzay istasyonuna giderek uzaya çıkan ilk Alman olmuştu.
2020 – ARTHUR ASHKIN: Amerikalı fizikçi Arthur Ashkin, 21 Eylül 2020’de 98 yaşında hayatını kaybetti. Lazer ışınlarını kullanarak atom, molekül ve hatta canlı hücreler gibi mikroskobik parçacıkları tutup hareket ettirebilen “optik cımbızları” geliştiren Ashkin, bu buluşuyla 2018 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı. Teknik bugün biyoloji ve tıp araştırmalarında yaygın biçimde kullanılıyor.
2020 – MICHAEL LONSDALE: Fransız-İngiliz oyuncu Michael Lonsdale, 21 Eylül 2020’de Paris’te 89 yaşında hayatını kaybetti. Yarım yüzyılı aşan kariyerinde François Truffaut, Luis Buñuel ve Alain Resnais gibi yönetmenlerle çalıştı; geniş kitleler onu özellikle James Bond filmi Moonraker’daki kötü adam Hugo Drax ve Gülün Adı (The Name of the Rose) filmindeki engizisyoncu karakteriyle tanıdı.
2021 – WILLIE GARSON: Amerikalı oyuncu Willie Garson, 21 Eylül 2021’de 57 yaşında hayatını kaybetti. Sex and the City dizisinde Carrie Bradshaw’un yakın arkadaşı Stanford Blatch karakteriyle dünya çapında tanındı; ayrıca White Collar, Friends, The X-Files ve Twin Peaks gibi çok sayıda popüler televizyon yapımında rol aldı.
2024 – METİN AROLAT: Türk pop müziğinin 1990’larda tanınan isimlerinden şarkıcı, söz yazarı ve yönetmen Metin Arolat, 21 Eylül 2024’te İstanbul’da 52 yaşında hayatını kaybetti. Kozyatağı’nda sahne aldığı sırada fenalaşan Arolat, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. 1995’te Ayrılık Olmaz albümüyle müzik dünyasına giren Arolat, şarkıcılığın yanı sıra çok sayıda müzik klibi ve reklam filminin yönetmenliğini yaptı.
2024 – BENNY GOLSON: Caz tarihinin büyük saksofoncu ve bestecilerinden Benny Golson, 21 Eylül 2024’te Manhattan’daki evinde 95 yaşında hayatını kaybetti. “I Remember Clifford”, “Killer Joe”, “Along Came Betty” ve “Whisper Not” gibi caz standartlarını besteleyen Golson; Dizzy Gillespie ve Art Blakey gibi isimlerle çalıştı. Popüler sinema izleyicisinin onu hatırlayabileceği hoş bir ayrıntı da var: Steven Spielberg’in Terminal (The Terminal) filminde Tom Hanks’in canlandırdığı Viktor Navorski’nin New York’a geliş nedenlerinden biri Benny Golson’ın imzasını almaktır; Golson filmde kendisini oynadı.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.


