Günün Tarihi / 19 Ekim
19 EKİM’DE NELER KUTLANIYOR?
MUHTARLAR GÜNÜ – MAHALLENİN SEÇİLMİŞ TEMSİLCİLERİ
Türkiye’de 19 Ekim, 2015 yılından bu yana Muhtarlar Günü olarak kutlanıyor. Gün, 19 Ekim 2015 tarihli ve 2015/11 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile belirlendi. Geçmişi 1829’a uzanan muhtarlık kurumu, vatandaşlarla kamu kurumları arasındaki en yakın bağlantılardan biri. Kocaeli’nin mahallelerinde de taleplerin ilgili kurumlara ulaştırılmasında görev alan muhtarların günü, aynı zamanda muhtarlıkların ihtiyaçlarının ve karşılaştıkları sorunların gündeme getirilmesini amaçlıyor.
DÜNYA ÇOCUK KEMİK VE EKLEM SAĞLIĞI GÜNÜ
Çocukların kemik, eklem ve kas sağlığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen gün, ilk kez 19 Ekim 2012’de gerçekleştirildi. ABD Kemik ve Eklem Girişimi’nin çocuk sağlığı çalışma grubu tarafından başlatılan etkinliğin ilk konusu, çocuklarda D vitamini eksikliğiydi. Sonraki yıllarda spor yaralanmaları ve obezitenin hareket sistemi üzerindeki etkileri gibi başlıklar ele alındı. Amaç, büyüme çağındaki çocukların hareket sağlığı konusunda aileleri ve sağlık çalışanlarını bilgilendirmek.
MEME KANSERİYLE MÜCADELE GÜNÜ – ERKEN TANIYA DİKKAT
19 Ekim, özellikle Latin Amerika ülkelerinde Meme Kanseriyle Mücadele Günü olarak anılıyor. Pan Amerikan Sağlık Örgütü’nün de dikkat çektiği bugün, ekim ayı boyunca yürütülen meme kanseri farkındalık çalışmalarının önemli tarihlerinden biri. Etkinliklerde erken tanının, zamanında tedavinin ve sağlık hizmetlerine erişimin önemi vurgulanıyor. Hastalıkla yaşayan kadınların psikolojik ve sosyal destek ihtiyaçları da gündeme getiriliyor.
19 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ
Resmî anma günlerinin yanında, çoğu ABD’de ortaya çıkan ve internet üzerinden yayılan gayriresmî günler de takvimde yer buluyor.
HAYATINI GÖZDEN GEÇİRME GÜNÜ – GİTTİĞİN YER, GİTMEK İSTEDİĞİN YER Mİ?
19 Ekim’in en düşündürücü gayriresmî günü, insanları durup hayatlarına bakmaya çağırıyor. İlginç günler takvimi hazırlayan Thomas ve Ruth Roy çiftinin ortaya attığı “Hayatını Gözden Geçirme Günü”, işimizden ilişkilerimize, alışkanlıklarımızdan ertelediğimiz hedeflere kadar bir değerlendirme yapmayı öneriyor. Büyük kararlar almak şart değil; uzun süredir ertelenen küçük bir değişikliğin ne olduğunu fark etmek de günün amacına uyuyor.
YENİ ARKADAŞLAR GÜNÜ – BİR SELAMDAN FAZLASI
ABD merkezli gayriresmî takvimlerde 19 Ekim, Yeni Arkadaşlar Günü olarak yer alıyor. Kim tarafından ve ne zaman başlatıldığı kesin olarak bilinmeyen günün önerisi basit: Her gün karşılaşıp yalnızca selam verdiğiniz biriyle biraz daha konuşun. Bir komşu, iş arkadaşı ya da ortak bir etkinlikte tanışılan kişi, yeni bir dostluğun başlangıcı olabilir. Bazı takvimler bugünü 19 Ocak ve 19 Temmuz’da da anıyor.
BİLGİSAYAR MASAÜSTÜNÜ TEMİZLEME GÜNÜ – “SON HÂLİ” DOSYALARINI TOPARLAMA ZAMANI
Ekran görüntüleri, indirilen belgeler ve “son”, “son2”, “gerçekten son” adlı dosyalar… Bilgisayarın masaüstü de zamanla dağınık bir çalışma masasına dönüşebiliyor. ABD’deki Sanal Masaüstünü Temizleme Günü, dosyaları düzenlemek ve gereksiz kısayolları kaldırmak için küçük bir hatırlatma. Ekim ayının üçüncü pazartesi günü kabul edilen bu gayriresmî gün, 2026’da 19 Ekim’e denk geliyor.
DENİZ ÜRÜNLERİ ÇORBASI GÜNÜ – BİR KÂSE ÇORBAYA AYRILAN TARİH
ABD’nin yemek takviminde 19 Ekim, Deniz Ürünleri Bisk Çorbası Günü olarak geçiyor. Fransız mutfağı kökenli “bisque”, karides, yengeç veya ıstakoz gibi kabuklu deniz ürünleriyle hazırlanan, pürüzsüz kıvamlı ve yoğun aromalı bir çorba. Kabuklardan elde edilen su, çorbanın karakteristik lezzetinde önemli rol oynuyor. Resmî bir niteliği bulunmayan gün, dünya mutfaklarının belirli yemeklerine ayrılan çok sayıdaki özel tarihten biri.
19 EKİM’DE NELER OLDU?
1448 – II. KOSOVA ZAFERİ KAZANILDI
Sultan II. Murat komutasındaki Osmanlı ordusu, Hünyadi Yanoş’un yönettiği müttefik kuvvetlerini II. Kosova Muharebesi’nde yenilgiye uğrattı. 17 Ekim’de başlayan savaş, 19 Ekim’de Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. Osmanlıların Balkanlar’daki hakimiyetini güçlendiren bu sonuç, İstanbul’un fethinden önce batıdan gelebilecek askeri baskıyı da azalttı. Birinci Kosova ve Varna’nın gölgesinde kalan savaş, Osmanlı tarihinin belirleyici zaferlerinden biriydi.
1469 – İSPANYA’NIN GELECEĞİNİ DEĞİŞTİREN EVLİLİK
Kastilyalı İsabel ile Aragonlu Ferdinand, Valladolid’de evlendi. İlerleyen yıllarda iki tacı aynı hanedan çatısı altında buluşturacak bu birliktelik, modern İspanya’nın oluşumunda belirleyici oldu. Çiftin hükümdarlığı döneminde Granada fethedilecek, Kristof Kolomb’un Atlantik seferi desteklenecek ve Yahudilerin İspanya’dan çıkarılması kararlaştırılacaktı. Evlilik, İspanya’yı aynı gün tek bir devlet haline getirmese de Avrupa ve dünya tarihini değiştirecek sürecin önemli başlangıçlarından biriydi.
1781 – AMERİKAN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİREN TESLİM
Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın belirleyici çarpışmalarından Yorktown Kuşatması, İngiliz kuvvetlerinin teslim olmasıyla sonuçlandı. George Washington ve Fransız komutan Rochambeau yönetimindeki orduların kazandığı zafer, Britanya’nın savaşı sürdürme iradesine ağır darbe vurdu. Amerika’nın bağımsızlığının resmen tanınması ise 1783’te imzalanan Paris Antlaşması’yla gerçekleşecekti.
1812 – NAPOLYON’UN MOSKOVA’DAN FELAKETE UZANAN DÖNÜŞÜ BAŞLADI
Napolyon Bonapart, Rus Çarı I. Aleksandr’ı barışa zorlayamayınca ordusuyla Moskova’dan ayrıldı. Rusya seferinin geri çekilme aşaması; yiyecek sıkıntısı, hastalıklar, Rus saldırıları ve giderek ağırlaşan kış koşullarıyla büyük bir felakete dönüştü. Ordusunun uğradığı kayıplar, Avrupa’nın büyük bölümüne hükmeden Napolyon’un gücünü sarsan başlıca gelişmelerden biri oldu.
1813 – NAPOLYON LEİPZİG’DE YENİLDİ
“Milletler Muharebesi” olarak bilinen Leipzig Savaşı, Napolyon’un yenilgisi ve Fransız ordusunun geri çekilmesiyle sonuçlandı. Rusya, Prusya, Avusturya ve İsveç kuvvetlerinin katıldığı savaş, yüz binlerce askeri karşı karşıya getirmişti. 16 Ekim’de başlayan çarpışmaların sonunda Napolyon’un Almanya üzerindeki hakimiyeti ağır darbe aldı. Leipzig yenilgisi, müttefiklerin Fransa’ya ilerlemesine ve imparatorun ertesi yıl tahttan çekilmesine uzanan sürecin dönüm noktalarından oldu.
1872 – AVUSTRALYA’DA 286 KİLOLUK ALTINLI KAYA BULUNDU
Avustralya’nın Yeni Güney Galler bölgesindeki Star of Hope madeninde, toplam 286 kilogram ağırlığında altın içeren bir kuvars kütlesi çıkarıldı. Madenin ortaklarından Bernhardt Holtermann’ın adıyla anılan buluntu, altına hücum döneminin simgelerinden oldu. İçindeki altın ayrıştırılmak üzere parçalanmadan önce çekilen fotoğraflar, bu olağanüstü buluntunun görüntüsünü günümüze taşıdı.
1900 – PLANCK, KUANTUM DEVRİMİNE GİDEN YOLU AÇTI
Alman fizikçi Max Planck, sıcak cisimlerin yaydığı ışınımı açıklayan yeni bağıntısını Berlin’deki fizik toplantısında sundu. Deney sonuçlarıyla uyum sağlayan bu çalışma, klasik fiziğin açıklamakta zorlandığı bir soruna çözüm getiriyor ve kuantum kuramına giden yolu açıyordu. Ancak enerji alışverişinin belirli paketler halinde gerçekleştiği fikrini içeren ünlü açıklaması 14 Aralık’ta gelecekti. 19 Ekim, Planck’ın ışınım yasasını ilk kez sunduğu gündü.
1901 – MOTORLU BALONUYLA EYFEL KULESİ’Nİ DOLAŞTI
Brezilyalı havacılık öncüsü Alberto Santos-Dumont, yönlendirilebilir motorlu balonuyla Paris yakınlarındaki Saint-Cloud’dan havalandı; Eyfel Kulesi’nin çevresini dolaşarak başlangıç noktasına döndü. Yaklaşık yarım saat süren uçuşuyla 100 bin franklık Deutsch Ödülü’nü kazandı. Büyük ilgi gören gösteri, havada belirlenmiş bir güzergâhı izleyerek yolculuk yapılabileceğini ortaya koyan önemli başarılardan biriydi.
1922 – REFET PAŞA İSTANBUL’DA COŞKUYLA KARŞILANDI
Refet Paşa, TBMM hükümetini temsil etmek ve Mudanya Mütarekesi uyarınca Doğu Trakya’nın teslim alınması sürecini yürütmek üzere Gülnihal vapuruyla İstanbul’a geldi. Kabataş’ta bayraklarla karşılanan Paşa’nın gelişi, Millî Mücadele’nin zaferini İstanbul halkına taşıyan büyük bir gösteriye dönüştü. Şehrin işgali henüz sona ermemişti; İstanbul’un kurtuluşu 6 Ekim 1923’te gerçekleşecekti.
1922 – ANADOLU’DAKİ YENİLGİNİN ARDINDAN LLOYD GEORGE HÜKÜMETİ DÜŞTÜ
İngiltere Başbakanı David Lloyd George, Muhafazakarların koalisyondan desteğini çekmesi üzerine görevinden ayrıldı. Türk ordusunun zaferinin ardından yaşanan Çanakkale Krizi ve Türkiye ile yeniden savaş ihtimali, hükümetin çözülmesinde etkili olmuştu. Böylece Millî Mücadele’nin sonucu, İngiliz siyasetinde de büyük bir sarsıntıya yol açtı. Lloyd George’un hükümetteki uzun kariyeri sona ererken, Türkiye’ye karşı izlediği politika da siyasi yenilgisinin önemli nedenlerinden biri oldu.
1934 – TURHAL ŞEKER FABRİKASI AÇILDI
Cumhuriyet’in sanayileşme hamlesinin önemli tesislerinden Turhal Şeker Fabrikası, Başbakan İsmet İnönü tarafından açıldı. Türkiye İş Bankası ile Ziraat Bankası’nın ortaklığıyla kurulan fabrikanın temeli bir yıl önce atılmıştı. Günlük bin ton pancar işleme kapasitesine sahip tesis, bölgedeki tarımsal üretimin sanayiyle buluşmasını sağladı. Fabrika 26 Eylül’de üretime geçmişti; 19 Ekim, resmi açılış töreninin tarihiydi.
1939 – TÜRKİYE, İNGİLTERE VE FRANSA İLE İTTİFAK KURDU
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından kısa süre sonra Türkiye, İngiltere ve Fransa arasında Ankara’da Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalandı. Antlaşma, belirli saldırı ve savaş koşullarında ülkelerin birbirine yardım etmesini öngörüyordu. Eklenen özel hüküm, Türkiye’yi Sovyetler Birliği ile savaşa sürükleyecek bir yükümlülüğün dışında tutuyordu. Bu ittifak, Türkiye’nin savaş yıllarındaki dış politikasının temel belgelerinden biri oldu.
1943 – VEREME KARŞI ETKİLİ İLK ANTİBİYOTİK KEŞFEDİLDİ
ABD’deki Rutgers Üniversitesinde, Selman Waksman’ın laboratuvarında çalışan genç araştırmacı Albert Schatz, streptomisini elde etti. Elizabeth Bugie’nin de katkıda bulunduğu araştırma, verem bakterisine karşı etkili ilk antibiyotiğin geliştirilmesini sağladı. Sonraki klinik çalışmalarla tedavide kullanılmaya başlayan streptomisin, o dönemin en korkulan hastalıklarından biriyle mücadelede büyük bir dönüm noktası oldu.
1945 – CUMHURİYET DÖNEMİNİN İLK TIP FAKÜLTESİ DERS BAŞI YAPTI
Cumhuriyet döneminde kurulan ilk tıp fakültesi olan Ankara Tıp Fakültesi, Cebeci’deki Gülhane Büyük Dershanesi’nde düzenlenen törenle eğitime başladı. Açılışa Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de katıldı. Ülkenin hekim ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan fakülte, ertesi yıl oluşturulacak Ankara Üniversitesinin bünyesinde Türkiye’nin başlıca tıp eğitimi ve sağlık merkezlerinden birine dönüşecekti.
1953 – KİTAPLARIN YAKILDIĞI DÜNYA, FAHRENHEIT 451’DE ANLATILDI
Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451 adlı romanı yayımlandı. İtfaiyecilerin yangın söndürmek yerine kitap yaktığı bir toplumda geçen eser, görevini sorgulamaya başlayan Guy Montag’ın hikayesini anlatıyordu. Sansür, düşünce özgürlüğü, okuma kültürü ve insanların sorgulamaktan uzaklaşması üzerine kurulan roman, bilimkurgunun en etkili klasiklerinden biri haline geldi. Bradbury’nin tasarladığı dünya, sonraki kuşakların yasaklar ve kitle iletişim araçları üzerine tartışmalarında da yerini korudu.
1955 – EUROVISION ŞARKI YARIŞMASI’NIN KURULMASI KARARLAŞTIRILDI
Avrupa Yayın Birliği Genel Kurulu, ülkeleri ortak bir müzik yarışmasında buluşturacak Eurovision’un düzenlenmesine karar verdi. İsviçreli yayıncı Marcel Bezençon’un öncülük ettiği fikir, Sanremo Müzik Festivali’nden esinlenmişti. İlk yarışma ertesi yıl İsviçre’nin Lugano kentinde yapılacaktı. Eurovision, zamanla televizyon tarihinin en büyük canlı yayın organizasyonlarından birine dönüşecekti.
1956 – JAPONYA İLE SOVYETLER BİRLİĞİ SAVAŞ DURUMUNU SONA ERDİRECEK BİLDİRİYİ İMZALADI
Japonya ile Sovyetler Birliği, aralarındaki savaş durumunun sona ermesini ve diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasını öngören ortak bildiriyi imzaladı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinin üzerinden on bir yıl geçmişti. Ada anlaşmazlığı nedeniyle kapsamlı bir barış antlaşmasına ulaşılamamış, bunun yerine ilişkileri normalleştirecek bir metin hazırlanmıştı. Bildiri, savaşın diplomatik sonuçlarının cephelerdeki çatışmalardan çok daha uzun sürdüğünün çarpıcı örneklerinden biri oldu.
1960 – YASSIADA’DA 6-7 EYLÜL DAVASI BAŞLADI
27 Mayıs darbesinin ardından Yassıada’da görülen davalardan 6-7 Eylül Olayları Davası başladı. Celal Bayar, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu davada, 1955’te gayrimüslim vatandaşların evlerine, işyerlerine ve ibadethanelerine yönelen saldırılardaki sorumluluklar ele alındı. Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır toplumsal saldırılardan biri, beş yıl sonra mahkeme gündemine taşındı.
1960 – ABD, KÜBA’YA GENİŞ KAPSAMLI İHRACAT AMBARGOSUNU AÇIKLADI
ABD yönetimi, gıda ve ilaç dışındaki malların Küba’ya ihracatını yasaklayan ambargo kararını duyurdu. Ertesi gün yürürlüğe girecek karar, Küba Devrimi sonrasında Washington ile Havana arasında giderek sertleşen ilişkilerde önemli bir eşikti. Daha sonra kapsamı genişletilecek yaptırımların temel aşamalarından biri olan bu adım, Küba ekonomisini ve iki ülkenin ilişkilerini uzun yıllar etkileyecek bir dönemin başlangıcında yer aldı.
1972 – NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ HEINRICH BÖLL’E VERİLDİ
Alman yazar Heinrich Böll’ün Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığı açıklandı. Savaşın yıkımını, savaş sonrası Alman toplumunu ve sıradan insanların yaşadığı ahlaki çatışmaları anlatan Böll, Türkçede de geniş bir okur kitlesine ulaştı. Palyaço ve Fotoğrafta Kadın da Vardı gibi romanların yazarı, ödül haberini Atina’da bulunduğu sırada aldı.
1979 – ŞEKER KIZ CANDY, TÜRKİYE’DE EKRANA GELMEYE BAŞLADI
Bir kuşağın çocukluk hafızasında yer edecek Japon çizgi dizisi Şeker Kız Candy, TRT’de gösterilmeye başladı. Yetimhanede büyüyen Candy’nin hikayesini anlatan yapımın ilk yayını, dönemin gazetesinde cuma akşamı saat 19.05 için duyuruldu. Milliyet’in 19 Ekim tarihli televizyon sayfası, yeni çizgi diziyi çocukların yanı sıra büyüklerin de ilgiyle izleyebileceğini belirtiyordu. Candy’nin Türkiye’deki ekran yolculuğu böyle başladı.
1982 – GELECEĞE DÖNÜŞ’ÜN OTOMOBİLİNE ADINI VEREN İŞ İNSANI GÖZALTINA ALINDI
Otomobil üreticisi John DeLorean, ABD’de bir uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı. Mali sıkıntı yaşayan şirketi ve operasyonun görüntüleri, olayı büyük bir kamuoyu gündemine dönüştürdü. DeLorean, 1984’te uyuşturucu suçlamalarından beraat edecekti. Ürettiği, kapıları yukarı doğru açılan paslanmaz çelik gövdeli otomobil ise 1985’te Geleceğe Dönüş filminde zaman makinesi olarak kullanılacak ve yaratıcısının yaşadığı skandalın çok ötesinde bir popüler kültür simgesine dönüşecekti.
1985 – VİDEO KİRALAMA DEVRİNİN SİMGESİ BLOCKBUSTER İLK MAĞAZASINI AÇTI
İlk Blockbuster video kiralama mağazası, ABD’nin Dallas kentinde açıldı. Geniş film seçkisi ve bilgisayarlı kayıt sistemiyle dikkat çeken mağaza, David Cook’un girişimiydi. Şirket kısa sürede büyüyerek evde film izleme alışkanlığının en tanınmış markalarından biri haline geldi. İnternet üzerinden film izlemenin yaygınlaşmasından önce, raflardan kaset seçip birkaç günlüğüne kiralamak, milyonlarca insan için hafta sonunun vazgeçilmez alışkanlıklarından biriydi.
1985 – TAKE ON ME, ÇİZGİ ROMANDAN LİSTELERİN ZİRVESİNE ÇIKTI
Norveçli A-ha grubunun Take On Me şarkısı, 19 Ekim tarihli Billboard listesinde ABD’nin bir numarası oldu. Şarkının başarısında, gerçek görüntülerle karakalem animasyonu buluşturan sıra dışı klibinin önemli payı vardı. Bir genç kadının çizgi roman dünyasına girdiği video, MTV döneminin en unutulmaz işlerinden birine dönüştü. Take On Me, bir klibin şarkıyı ve sanatçısını dünya çapında tanıtma gücünü gösteren örneklerden oldu.
1987 – KARA PAZARTESİ: DÜNYA BORSALARINDA BÜYÜK ÇÖKÜŞ
Dünya finans tarihine Kara Pazartesi olarak geçen çöküşte, New York Borsası’nın Dow Jones endeksi bir günde yaklaşık yüzde 22,6 değer kaybetti. Panik, Londra’dan Hong Kong’a çok sayıda piyasayı etkiledi. Yaşananlar, sert fiyat hareketlerinde borsa işlemlerini geçici olarak durduran “devre kesici” uygulamalarının geliştirilmesinde önemli rol oynadı.
1988 – SESLER YASAKLANDI, HABERLERE OYUNCULAR GİRDİ
Birleşik Krallık hükümeti, IRA ve Sinn Fein’in de aralarında bulunduğu 11 örgüt ve siyasi oluşumla bağlantılı kişilerin seslerinin radyo ve televizyonda yayımlanmasına kısıtlama getirdi. Yayıncılar, açıklamaları oyunculara okutarak bu yasağı aşmanın yolunu buldu. Ekranda konuşan kişinin görüntüsü gösterilirken sözleri başka birinin sesiyle duyuluyordu. Uygulama, yayıncılık tarihinin en sıra dışı sansür örneklerinden biri oldu.
1989 – BABAM İÇİN FİLMİNE KONU OLAN MAHKUMİYETLER BOZULDU
İngiltere’de “Guildford Dörtlüsü” olarak bilinen dört kişinin bombalı saldırılar nedeniyle aldığı mahkûmiyet kararları bozuldu. Yıllarca cezaevinde kalan sanıklara karşı kullanılan polis kayıtları ve ifadelerin güvenilirliğini çürüten bulgular, büyük bir adalet skandalını ortaya çıkardı. Gerry Conlon ve ailesinin yaşadıkları, daha sonra Daniel Day-Lewis’in başrolünü oynadığı Babam İçin filmine konu olacaktı. Olay, adli hatalar ve zorla alınan ifadeler üzerine tartışmaların simgelerinden biri oldu.
1997 – YAŞAR KEMAL’E ALMAN YAYINCILAR BİRLİĞİ BARIŞ ÖDÜLÜ VERİLDİ
Yaşar Kemal, Alman Yayıncılar Birliği Barış Ödülü’nü Frankfurt Kitap Fuarı sırasında, tarihi Paulskirche’de düzenlenen törende aldı. Yazarın onuruna yapılan konuşmayı Alman edebiyatının önemli isimlerinden Günter Grass gerçekleştirdi. Ödül gerekçesinde Yaşar Kemal’in edebi gücünün yanı sıra düşünce özgürlüğünü, insan haklarını ve farklı halkların barış içinde yaşamasını savunan tutumu vurgulandı. Tören, Türk edebiyatının uluslararası görünürlüğü açısından önemli bir buluşmaydı.
2009 – HABUR’DAN GİRİŞ TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNE YERLEŞTİ
Irak’tan gelen 34 kişilik grup, Habur Sınır Kapısı üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı. Grupta Kandil’den gelen sekiz PKK mensubu ile Mahmur Kampı’ndan gelen 26 kişi bulunuyordu. “Demokratik açılım” sürecinde gerçekleşen giriş, sınırdaki işlemler ve karşılamalar nedeniyle yoğun siyasi tartışmalara yol açtı. Kamuoyunda “Habur olayı” adıyla yerleşen gelişme, dönemin en çok konuşulan siyasi olaylarından biri oldu.
2011 – ÇUKURCA’DAN GELEN ACI HABER: 24 ŞEHİT
Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde güvenlik birimlerini ve askerî üs bölgelerini hedef alan eş zamanlı PKK saldırılarında 24 asker şehit oldu. Gece başlayan saldırılar sekiz ayrı bölgede gerçekleşti. Türkiye’yi yasa boğan olayın ardından bölgede geniş çaplı askerî operasyonlar başlatıldı. Çukurca saldırısı, yakın tarihin en ağır asker kayıplarından biri olarak hafızalara kazındı.
2014 – UZAY ARACI, KUYRUKLU YILDIZIN TOZUNDAN MARS’IN ARKASINA SIĞINDI
Siding Spring kuyruklu yıldızı Mars’ın yakınından geçti. Bilim insanları bu nadir karşılaşmayı gözlemlemek için uzay araçlarını hazırlarken, yüksek hızla ilerleyen toz parçacıklarına karşı da önlem aldı. NASA’nın Mars Reconnaissance Orbiter aracı, tehlikenin en yüksek olduğu sırada gezegenin arkasında korunarak geçişi hasarsız atlattı. Gözlemler, Güneş Sistemi’nin uzak bölgelerinden gelen kuyruklu yıldızın yapısını ve Mars atmosferine etkilerini araştırmak için önemli veriler sağladı.
2017 – GÜNEŞ SİSTEMİ’NİN YILDIZLARARASI ZİYARETÇİSİ KEŞFEDİLDİ
Hawaii’deki Pan-STARRS1 teleskobu, daha sonra Oumuamua adı verilen gökcismini keşfetti. Yörüngesi incelendiğinde, Güneş Sistemi’nin dışından geldiği doğrulanan ilk yıldızlararası ziyaretçi olduğu anlaşıldı. Hawaii dilinde “uzaktan gelen ilk haberci” anlamını taşıyan adıyla tanınan cisim, başka yıldız sistemlerinden kopan maddelerin uzayda yolculuk ederek yakın çevremizden geçebildiğini gözlemle ortaya koydu.
2018 – ARSLANTEPE’DEKİ FİLDİŞİ ESERİN MEZOPOTAMYA BAĞLANTISI GÜNDEME GELDİ
Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nde bulunan fildişi levhaya ilişkin araştırma sonuçları kamuoyuna aktarıldı. Üzerinde dağ keçileri ve bitkisel süslemeler bulunan eser, bölgenin Suriye ve Mezopotamya ile ilişkilerine dair ipuçları taşıyordu. Kazı Başkanı Marcelle Frangipane, motiflerin güneydeki örneklerle benzerliğine dikkat çekti. Buluntu iki yıl önce çıkarılmıştı; 19 Ekim 2018, eserin tarihi önemine ilişkin açıklamaların haberleştirildiği tarihti.
2022 – NEANDERTAL BABA İLE KIZININ AKRABALIĞI DNA’DAN BELİRLENDİ
Nature dergisinde yayımlanan araştırma, Neandertallerin aile yaşamına doğrudan bakış sağlayan önemli sonuçlar ortaya koydu. Sibirya’daki iki mağaradan elde edilen kalıntılarda 13 bireyin genetik verilerini inceleyen araştırmacılar, bir baba ile ergenlik çağındaki kızını ve başka akrabalık ilişkilerini belirledi. Yaklaşık 54 bin yıl önce yaşamış bu insanların DNA’sı, Neandertal topluluklarının büyüklüğü ve topluluklar arasındaki hareketlilik hakkında yeni ipuçları sundu.
2025 – KKTC’DE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİ TUFAN ERHÜRMAN KAZANDI
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman kazandı. Oyların yüzde 62,76’sını alan Erhürman, ilk turda seçilerek KKTC’nin altıncı cumhurbaşkanı olmaya hak kazandı. Görevdeki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ikinci sırada kaldığı seçimle, Kıbrıs Türk siyasetinde yeni bir cumhurbaşkanlığı dönemi başladı.
2025 – LOUVRE’DA KRALİYET MÜCEVHERLERİ ÇALINDI
Paris’teki Louvre Müzesi’nin Apollon Galerisi’nde gerçekleştirilen soygunda, Fransız kraliyet ve imparatorluk koleksiyonlarına ait sekiz mücevher çalındı. Soyguncular, yüksek güvenlikli iki vitrini hedef aldı. İmparatoriçe Eugenie’nin tacı ise kaçış sırasında geride bırakılmış halde bulundu. Ziyaretçilerin ve görevlilerin yaralanmadığı olay, dünyanın en tanınmış müzelerinden birinde gerçekleşmesi ve çalınan eserlerin tarihi değeri nedeniyle büyük yankı uyandırdı.
KOCAELİ TARİHİNDE 19 EKİM
1919 – MUSTAFA KEMAL’DEN İZMİT SEÇİMLERİ İÇİN TELGRAF
Mustafa Kemal Paşa, 19 Ekim 1919’da Ali Fuat Paşa’ya gönderdiği telgrafta, eski İzmit Mutasarrıfı Süreyya Bey’in İzmit’ten milletvekili seçilmesi için çalışılmasını istedi. Osmanlı Meclis-i Mebusanı için seçim hazırlıklarının sürdüğü günlerde Mustafa Kemal, Millî Mücadele’yi destekleyen isimlerin Meclise girmesine önem veriyordu. Süreyya Bey’in adaylığı için yapılan bu yazışma, İzmit’in Millî Mücadele’nin siyasi hazırlıkları içindeki yerini gösteren kayıtlardan biri oldu.
1919 – AZİZ BERKER’İN MESLEK YOLCULUĞU İZMİT’TE BAŞLADI
Türk kütüphaneciliğine ve eğitim tarihi araştırmalarına katkılarıyla tanınan Aziz Berker, 19 Ekim 1919’da İzmit Darülmuallimininde, yani erkek öğretmen okulunda göreve başladı. Resim, el işleri ve beden eğitimi dersleri verdiği bu okul, meslek hayatının ilk durağıydı. Berker, ilerleyen yıllarda öğretmenlik ve yöneticilik yaptı; 1939’dan 1964’e kadar ülkenin kütüphanelerini yöneten teşkilatın başında bulundu. Türkiye’nin eğitim ve kütüphanecilik tarihinde iz bırakan bu uzun çalışma hayatının başlangıç noktası İzmit’ti.
1971 – SEKA’NIN DALAMAN FABRİKASINDA İLK KAĞIT ÜRETİLDİ
İzmit’te doğup Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan SEKA’nın Dalaman tesisinde ilk kâğıt üretimi gerçekleştirildi. Temeli 1967’de atılan işletmede selüloz üretimi daha önce başlamıştı; 19 Ekim, kâğıt üretimine geçilen tarihti. Muğla’da gerçekleşen bu gelişme, İzmit’in sanayi tarihinin temel kurumlarından SEKA’nın ülke çapındaki büyümesinin önemli aşamalarından birini oluşturdu.
1975 – İZMİT’İN GEÇMİŞİNİ FOTOĞRAFLARIYLA YAŞATAN FAHRİ SEYREK ÖLDÜ
İzmit’in eski sokaklarını, evlerini ve günlük hayatını fotoğraflarıyla belgeleyen Fahri Seyrek, 19 Ekim 1975’te, 71 yaşında hayatını kaybetti. Kentte “Foto Fahri” olarak tanınan Seyrek, Atatürk’ün cenazesinin 1938’de İzmit’ten Ankara’ya uğurlanışını da görüntülemişti. Saatçi Ali Efendi Konağı’nı konu alan fotoğrafıyla 1972’de bir yarışmada ikincilik kazanan sanatçının çalışmaları, İzmit’in zaman içinde değişen görünümünü bugüne taşıyan önemli bir görsel miras bıraktı.
1980 – KOCAELİSPOR EN ÜST LİGDEKİ İLK GALİBİYETİNİ ALDI
Kocaelispor, 19 Ekim 1980’de deplasmanda Eskişehirspor’u 1-0 yenerek Türkiye’nin en üst futbol ligindeki ilk galibiyetini kazandı. Bugünkü Süper Lig’in karşılığı olan Türkiye 1. Futbol Ligi’nde ilk sezonunu geçiren yeşil-siyahlılar, ilk dört haftada galibiyet alamamıştı. Teknik direktör Zeynel Soyuer yönetimindeki takımın beşinci haftada kazandığı bu karşılaşma, Kocaelispor’un üst liglerdeki yolculuğunun ilk önemli başarılarından biri olarak kulüp tarihine geçti.
2022 – GEBZE’DE ÇOCUKLAR İÇİN MEYDAN PROVASI
Gebze’nin Osman Yılmaz Mahallesi’nde, araçların kullandığı bir alanın çocuklara ve yayalara ayrılması için 19 Ekim 2022’de bir günlük deneme uygulaması yapıldı. Gebze Belediyesi, Marmara Belediyeler Birliği ve proje ortaklarının çalışmasında, küçük düzenlemelerle mahallede güvenli bir buluşma ve oyun alanı oluşturulması amaçlandı. Mahallelinin yeni kullanımı deneyimlediği bu ilk uygulamanın ardından çalışmalar sürdürüldü; meydanın açılışı ise 31 Ekim’de gerçekleştirildi.
19 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ
Farklı yılların 19 Ekim tarihli gazetelerinde Kocaeli; Hereke’nin kumaşlarıyla, İzmit’in yol çalışmalarıyla, Cumhuriyet Bayramı hazırlıklarıyla ve kâğıt üretimiyle karşımıza çıkıyor. Haberlerin yanında ticari ilanlar ve satın alma duyuruları da kentin gündelik hayatından ayrıntılar sunuyor.
1931 – HEREKE KUMAŞLARI İSTANBUL’DA SATIŞTA
Milliyet’in 19 Ekim 1931 tarihli sayısının 6. sayfasında, Hereke Mensucat Fabrikasının İstanbul’daki toptan satış mağazasının ilanı yer aldı. Sultanhamam’daki Katırcıoğlu Hanı’nda bulunan mağaza; erkek takım elbisesi, pardösü ve palto için kumaşlar satıyordu. İlanda, isteyenlere kumaş örneklerini içeren katalog gönderilebileceği de belirtiliyordu. Hereke’nin yünlü dokumaları, gazete ilanları aracılığıyla İstanbul’daki müşterilere tanıtılıyordu.
1937 – İZMİT’TE YOL ÇALIŞMALARI VE BAYRAM HAZIRLIKLARI
Kurun gazetesinin 19 Ekim 1937 tarihli sayısının 9. sayfasında, İzmit’teki yol çalışmaları ve Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları anlatıldı. Şose yolların tamamlanmasının beklendiği belirtilirken, şehir ve çevresindeki yerleşimlerde bayram hazırlıklarının sürdüğü bildiriliyordu. Halkevi ve çeşitli kuruluşlar kutlamalar için çalışıyor, vilayet konağında bir balo düzenlenmesi planlanıyordu. Haber, Cumhuriyet’in 14. yıl dönümüne hazırlanan İzmit’ten bir kesit sunuyordu.
1938 – İZMİT’E YENİ BİR GAZETE: MARMARA
Cumhuriyet’in 19 Ekim 1938 tarihli sayısının 2. sayfasında, İzmit’te yeni bir gazete çıkarılacağı duyuruldu. Kısa habere göre Marmara adını taşıyacak gazetenin Cumhuriyet Bayramı’nda yayına başlaması planlanıyordu. “İzmit’te yeni bir gazete” başlığıyla verilen duyuru, kentin basın tarihindeki girişimlerden birini kayda geçirdi. Bu tarih, gazetenin ilk sayısının çıktığı gün değil, yayın hazırlığının ulusal basına yansıdığı gündü.
1940 – İZMİT İÇİN 40 TON ZEYTİN, 44 TON PEYNİR
Ulus’un 19 Ekim 1940 tarihli sayısının 6. sayfasındaki satın alma ilanlarında, İzmit Satın Alma Komisyonunun 40 ton zeytin ve 44 ton beyaz peynir temin etmek istediği görülüyordu. Tahmini kilogram bedeli zeytinde 22, peynirde 60 kuruştu. İlanlarda pazarlık görüşmeleri için 23 Ekim tarihi veriliyordu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımlanan bu duyurular, İzmit’teki büyük ölçekli gıda ihtiyacını ve dönemin fiyatlarını aynı sayfada buluşturuyordu.
1954 – İZMİT’TE HÜNKÂR KASRI’NIN MÜZE OLMASI İÇİN ÇAĞRI
Kemal Baruksal, Türkyolu gazetesindeki yazısında İzmit’te Hünkâr Kasrı’nın müze olarak değerlendirilmesi fikrine destek verdi. O dönemde yapı, vilayet ile tapu ve özel idarenin bazı birimleri tarafından kullanılıyordu. Yerel tarihçi F. Yavuz Ulugün’ün aktardığı bu yazı, İzmit’te müze kurulması ve kentin tarihi mirasının korunması yönündeki arayışların geçmişine ışık tutuyor.
1955 – İZMİT’İN KÂĞIDI İÇİN SATIŞ BÜROLARI
Zafer gazetesinin 19 Ekim 1955 tarihli sayısının ilk sayfasında, İzmit Kâğıt Fabrikasının ürünleri için satış büroları kurulacağı haberi yer aldı. İşletmeler Vekâletinin hazırlığı, fabrikada üretilen kâğıtların ihtiyaç sahiplerine daha kolay ulaştırılmasını amaçlıyordu. İzmit’in sanayi hayatı, bu kez üretim miktarları ya da yeni tesislerle değil, üretilen kâğıdın müşteriye nasıl ulaştırılacağı sorusuyla gazetenin ilk sayfasına taşınmıştı.
1973 – GÖLCÜK TERSANESİ ELEKTRONİK TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRMEK İÇİN ADAY ARIYORDU
Milliyet’in 19 Ekim tarihli sayısında yayımlanan ilan, Gölcük Tersanesi’nin elektronik alanında teknisyen yetiştirmek üzere aday kabul ettiğini duyurdu. Başvuruların 31 Ekim’e kadar yapılması isteniyor; kursiyerlere saat ücreti, iş elbisesi ve öğle yemeği verileceği belirtiliyordu. İlan, Gölcük Tersanesi’nin üretimin yanında mesleki eğitim yoluyla kendi nitelikli iş gücünü yetiştirme rolünü de gösteriyordu.
19 EKİM’DE DOĞANLAR
1862 – SİNEMANIN ÖNCÜLERİNDEN AUGUSTE LUMIERE DOĞDU
Sinemanın doğuşunda önemli rol oynayan Auguste Lumiere, Fransa’nın Besançon kentinde doğdu. Kardeşi Louis Lumiere ile birlikte geliştirdikleri sinematograf, hareketli görüntülerin çekilmesini ve perdeye yansıtılmasını sağladı. Lumiere kardeşlerin 1895’te Paris’te düzenlediği ücretli gösterimler, sinemanın geniş kitlelerle buluşmasının dönüm noktalarından biri oldu. Kısa gündelik hayat görüntüleriyle başlayan bu yolculuk, yeni bir sanatın ve büyük bir eğlence endüstrisinin gelişmesine katkıda bulundu.
1899 – NOBELLİ YAZAR MIGUEL ANGEL ASTURIAS DOĞDU
Guatemalalı yazar Miguel Angel Asturias dünyaya geldi. Yerli halkların kültürünü, mitolojisini ve toplumsal mücadelelerini edebiyata taşıyan Asturias, Latin Amerika romanının yenilenmesinde önemli rol oynadı. Sayın Başkan ve Mısır Adamları gibi eserleriyle tanınan yazar, 1967’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Diktatörlük, sömürü ve eşitsizlik üzerine yazdıkları, onu ülkesinin sınırlarını aşan bir edebiyatçı haline getirdi.
1909 – FRANSİYUM ELEMENTİNİ KEŞFEDEN MARGUERITE PEREY DOĞDU
Fransız bilim insanı Marguerite Perey, Paris yakınlarındaki Villemomble’da doğdu. Marie Curie’nin laboratuvarında çalışmaya başlayan Perey, 1939’da periyodik tablonun 87 numaralı elementi olan fransiyumu keşfetti. Teknisyenlikten profesörlüğe uzanan meslek hayatında radyoaktif maddeler üzerine araştırmalar yaptı. 1962’de Fransız Bilimler Akademisine haberleşme üyesi seçilen ilk kadın olarak bilim tarihinde bir başka önemli yer edindi.
1910 – NASA’NIN CHANDRA TELESKOBUNA ADINI VEREN BİLİM İNSANI DOĞDU
Hint asıllı astrofizikçi Subrahmanyan Chandrasekhar, bugün Pakistan sınırları içinde bulunan Lahor’da doğdu. Yıldızların yaşamlarının sonunda neye dönüşeceğini anlamamızı sağlayan çalışmalar yaptı; beyaz cüce denilen yıldız kalıntılarının kütlesinin belirli bir sınırı aşamayacağını gösterdi. 1983 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaşan Chandrasekhar’ın adı, NASA’nın evrendeki yüksek enerjili olayları inceleyen Chandra X-ışını Gözlemevi’ne verildi.
1916 – ORGAN NAKLİNİN ÖNCÜ İSİMLERİNDEN JEAN DAUSSET DOĞDU
Fransız hekim ve bağışıklık bilimci Jean Dausset, Toulouse’da doğdu. İnsanların dokularını birbirinden ayıran HLA sistemi üzerine yaptığı çalışmalar, organ ve doku nakillerinde uyumun anlaşılmasına önemli katkı sağladı. Vücudun nakledilen dokuyu neden reddedebildiğini açıklamaya yardımcı olan araştırmaları, modern nakil tıbbının temel taşları arasına girdi. Dausset, bu alandaki keşifleriyle 1980 Nobel Tıp Ödülü’nü paylaşan bilim insanlarından biri oldu.
1931 – CASUSLUK DÜNYASINI ROMANLARA TAŞIYAN JOHN LE CARRE DOĞDU
Soğuktan Gelen Casus ve Köstebek romanlarının yazarı John le Carre, İngiltere’nin Poole kentinde doğdu. Gerçek adı David Cornwell olan yazar, edebiyata yönelmeden önce İngiliz istihbarat teşkilatları MI5 ve MI6’da çalıştı. Bu deneyimini; ihanet, sadakat ve devletler arasındaki gizli mücadeleleri anlattığı romanlarına taşıdı. Çok sayıda eseri sinemaya ve televizyona uyarlanan le Carre, casusluk edebiyatının en tanınmış isimlerinden biri oldu.
1940 – HARRY POTTER’IN DUMBLEDORE’U MICHAEL GAMBON DOĞDU
İrlanda doğumlu oyuncu Michael Gambon, Dublin’de dünyaya geldi. Tiyatro ve televizyondaki uzun kariyerinin ardından, Harry Potter serisinde canlandırdığı Albus Dumbledore karakteriyle farklı kuşaklardan milyonlarca izleyiciye ulaştı. Rolü, Richard Harris’in ölümünden sonra serinin üçüncü filmi Harry Potter ve Azkaban Tutsağı ile devraldı. Gambon, İngiliz televizyon tarihinin önemli yapımlarından The Singing Detective dizisindeki başrolüyle de tanınıyordu.
1942 – ARAŞTIRMACI GAZETECİ HİKMET ÇETİNKAYA DOĞDU
Gazeteci ve yazar Hikmet Çetinkaya, Balıkesir’in Edremit ilçesinde doğdu. Uzun yıllar Cumhuriyet gazetesinde çalıştı; Anadolu’dan yaptığı röportajlar ve “Politika Günlüğü” başlıklı köşe yazılarıyla tanındı. Tarikat, ticaret ve siyaset ilişkilerini araştırdı; Fethullah Gülen yapılanmasını erken dönemlerden itibaren haber ve kitaplarına konu etti. Türk Dil Kurumu Basın Ödülü ve Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’nün de aralarında bulunduğu meslek ödülleri aldı.
1945 – İZMİT ŞEHİR TİYATROSUNU DA YÖNETEN YÜCEL ERTEN DOĞDU
Oyuncu, yönetmen, yazar ve çevirmen Yücel Erten, Muş’ta doğdu. Türkiye’de ve yurt dışında çok sayıda oyun sahneleyen Erten, Devlet Tiyatrolarında genel müdürlük ve başrejisörlük yaptı. Haziran 2002’den başlayarak iki yıl İzmit Şehir Tiyatrosunun genel sanat yönetmenliğini üstlendi. Bu göreviyle Kocaeli’nin tiyatro tarihinde de yer edinen sanatçı, oyun yönetmenliğinin yanında çevirileri ve tiyatro üzerine yazdığı kitaplarla tanındı.
1946 – ALTIN PUSULA’NIN YAZARI PHILIP PULLMAN DOĞDU
İngiliz yazar Philip Pullman, Norwich’te doğdu. Altın Pusula, Keskin Bıçak ve Kehribar Dürbün kitaplarından oluşan Karanlık Cevher üçlemesiyle dünya çapında tanındı. Genç kahramanların farklı dünyalar arasındaki yolculuğunu anlatırken özgürlük, otorite ve insanın seçimleri üzerine sorular sordu. Kitapları hem çocuklar hem yetişkinler tarafından okundu; yarattığı dünya, Altın Pusula filmi ve His Dark Materials dizisiyle ekrana taşındı.
1950 – KURTLAR VADİSİ’NİN İPLİKÇİ NEDİM’İ İSMAİL İNCEKARA DOĞDU
Tiyatro, sinema, dizi ve seslendirme sanatçısı İsmail İncekara, Bursa’da dünyaya geldi. Çocukluğu Sakarya ve Kanlıca’da geçen İncekara, Devlet Tiyatroları’nda çalıştı ve çok sayıda yapımda rol aldı. Geniş izleyici kitlesinin hafızasında özellikle Kurtlar Vadisi dizisindeki İplikçi Nedim karakteriyle yer etti. Kocan Kadar Konuş gibi sinema filmlerinde de görünen sanatçı, 2022’de hayatını kaybetti.
1952 – ZENGİNLER DE AĞLAR’IN VERONICA CASTRO’SU DOĞDU
Meksikalı oyuncu ve şarkıcı Veronica Castro, Meksiko’da doğdu. Türkiye’de Zenginler de Ağlar dizisindeki Mariana karakteriyle tanınan Castro, Latin Amerika yapımı pembe dizilerin geniş kitlelere ulaştığı dönemin yıldızlarından biri oldu. Aşk, sınıf farkı ve aile sırları etrafında gelişen hikâye, Türk izleyicisinin televizyon hafızasında da yer etti. Castro, oyunculuğunun yanında şarkıcılığı ve televizyon sunuculuğuyla da tanındı.
1962 – DÜNYA ŞAMPİYONU BOKSÖR EVANDER HOLYFIELD DOĞDU
Amerikalı boksör Evander Holyfield, Alabama’da doğdu. Hem yarı ağır sıklette hem ağır sıklette dünya şampiyonluğuna ulaşarak boks tarihinin önemli isimleri arasına girdi. George Foreman, Larry Holmes ve Mike Tyson gibi şampiyonları yendi. Tyson’ın kulağını ısırarak diskalifiye olduğu 1997’deki rövanş karşılaşması, spor tarihinin en çok konuşulan olaylarından biri oldu; ancak Holyfield’ın kariyeri, bu olayın çok ötesinde büyük ring başarılarıyla doluydu.
1966 – IRON MAN’İN YÖNETMENİ JON FAVREAU DOĞDU
Oyuncu, senarist ve yönetmen Jon Favreau, New York’ta doğdu. Yönetmenliğini yaptığı Iron Man, 2008’de Marvel’ın birbirine bağlı süper kahraman filmlerinden oluşan sinema evreninin başlangıcı oldu. Aynı filmlerde Happy Hogan karakterini de canlandırdı. Orman Çocuğu ve Aslan Kral uyarlamalarını yöneten Favreau, The Mandalorian dizisinin yaratıcısı olarak Star Wars dünyasının televizyona taşınmasında da önemli rol üstlendi.
1973 – FUTBOLCULUKTAN ŞAMPİYON TEKNİK DİREKTÖRLÜĞE UZANAN OKAN BURUK DOĞDU
Eski millî futbolcu ve teknik direktör Okan Buruk, İstanbul’da doğdu. Galatasaray’la 2000 UEFA Kupası’nı kazanan, Türkiye’nin 2002 Dünya Kupası üçüncülüğünü yaşayan kadrolarda yer aldı. Futbolculuğunun ardından teknik direktörlükte de başarı kazandı: Akhisar Belediyespor’a Türkiye Kupası’nı, Başakşehir’e tarihindeki ilk Süper Lig şampiyonluğunu getirdi. Daha sonra Galatasaray’ın başında da lig şampiyonlukları yaşadı.
1975 – MOR VE ÖTESİ’NİN BAS GİTARİSTİ BURAK GÜVEN DOĞDU
Müzisyen Burak Güven, İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında şan eğitimi aldı; 1997’de mor ve ötesi grubuna bas gitarist olarak katıldı. “Cambaz” ve “Bir Derdim Var” gibi şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan grubun çalışmalarında bas gitarı ve vokaliyle yer aldı. 2008 Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Deli” ile Türkiye’yi temsil eden kadronun da üyelerindendi.
1976 – “NİHAT’LA SİVRİSİNEK”İN SUNUCUSU NİHAT SIRDAR DOĞDU
Radyo programcısı ve yazar Nihat Sırdar, İstanbul’da doğdu. “Nihat’la Curcuna”, “Nihat’la Muhabbet” ve “Nihat’la Sivrisinek” programlarıyla tanındı. Gündemdeki olayları mizah ve eleştiriyle ele alan yayınlarını, dinleyicilerin doğrudan katıldığı bir buluşmaya dönüştürdü. Radyo çalışmalarının yanında kitaplar yazdı ve sahne gösterileri hazırladı. 2019’da kurulan Kafa Radyo’nun kurucuları arasında yer aldı.
1979 – “ELVEDA” VE “ŞEYTAN” ŞARKILARIYLA TANINAN ÖZGÜN DOĞDU
Sahne adı Özgün olan şarkıcı Özgün Uğurlu, Eskişehir’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarında viyola eğitimi aldıktan sonra pop müziğe yöneldi. 2005’te yayımladığı Elveda albümü ve aynı dönemde ses getiren “Şeytan” şarkısıyla geniş kitleler tarafından tanındı. “Kıvırır” ve “Sadece Arkadaşız” gibi şarkılarıyla da 2000’li yılların pop müziğinde yer edindi.
1989 – FENERBAHÇE FORMASIYLA DÜNYANIN EN GÜZEL GOLÜNÜ ATAN STOCH DOĞDU
Slovak futbolcu Miroslav Stoch, Nitra’da doğdu. Türkiye’de Fenerbahçe ve Bursaspor formaları giydi. Fenerbahçe’de oynarken Gençlerbirliği’ne ceza sahası dışından attığı vole golüyle 2012 FIFA Puskas Ödülü’nü kazandı. Dünyada yılın en güzel golüne verilen bu ödül, Stoch’un adını uluslararası futbol gündemine taşıdı ve Türkiye liglerinde atılmış bir golü dünya çapında hafızalara yerleştirdi.
19 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER
1745 – GULLİVER’İN YARATICISI JONATHAN SWIFT
Dünya edebiyatının en tanınan eserlerinden Gulliver’in Gezileri’nin yazarı Jonathan Swift, Dublin’de hayatını kaybetti. Küçük insanların ve devlerin ülkelerine yapılan yolculuklarla hatırlanan eserinde, siyaseti, toplumsal eşitsizlikleri ve insanın kendini beğenmişliğini hicvetti. Aynı zamanda din adamı olan Swift, servetinin büyük bölümünü ruh sağlığı sorunları yaşayan insanlar için bir hastane kurulmasına bıraktı.
1875 – TELGRAFIN ÖNCÜLERİNDEN CHARLES WHEATSTONE
İngiliz bilim insanı ve mucit Charles Wheatstone, Paris’te öldü. William Fothergill Cooke ile geliştirdiği elektrikli telgraf sistemleri, uzak mesafelere haber ulaştırmanın hızlanmasında önemli rol oynadı. Wheatstone ayrıca, iki ayrı görüntüyü birleştirerek derinlik hissi oluşturan stereoskopu geliştirdi. Böylece hem modern haberleşmenin hem de üç boyutlu görüntü teknolojilerinin tarihinde yer edindi.
1936 – MODERN ÇİN EDEBİYATININ ÖNCÜSÜ LU XUN HAYATINI KAYBETTİ
Çinli yazar Lu Xun, Şanghay’da hayatını kaybetti. Modern Çin edebiyatının kurucu isimlerinden kabul edilen yazar, gündelik konuşma dilini edebiyata taşıyan eserleriyle etkili oldu. Bir Delinin Günlüğü ve Ah Q’nun Gerçek Hikayesi gibi yapıtlarında toplumun alışkanlıklarını, baskıyı ve kendi kendini aldatma biçimlerini eleştirdi. Edebiyatı toplumsal uyanışın araçlarından biri olarak gören Lu Xun, sonraki kuşakların düşünce dünyasında derin iz bıraktı.
1937 – ATOM ÇEKİRDEĞİNİN KEŞFİNDE ERNEST RUTHERFORD İMZASI
Nükleer fiziğin öncülerinden Ernest Rutherford, 66 yaşında hayatını kaybetti. Manchester’da yürüttüğü çalışmalarla 1911’de atomun merkezinde bir çekirdek bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, maddenin yapısına ilişkin anlayışı değiştirdi. Yeni Zelanda doğumlu bilim insanı, radyoaktivite alanındaki çalışmalarıyla 1908 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmıştı.
1943 – HEYKELTIRAŞ CAMILLE CLAUDEL HAYATINI KAYBETTİ
Fransız heykeltıraş Camille Claudel, yaşamının son 30 yılını geçirdiği psikiyatri hastanesinde, 78 yaşında öldü. Vals ve Olgunluk Çağı gibi eserleriyle tanınan Claudel, birlikte çalıştığı Auguste Rodin’den bağımsız, güçlü bir sanatçı kimliği geliştirdi. Yaşamı ve eserleri, ölümünden yıllar sonra yeniden geniş ilgi gördü; Isabelle Adjani’nin başrolünü oynadığı 1988 tarihli film de tanınmasına katkı sağladı.
1957 – İNSANLIĞIN TARIM VE KENT SERÜVENİNİ ANLATAN GORDON CHILDE
Avustralyalı arkeolog Gordon Childe, 65 yaşında hayatını kaybetti. Avcı ve toplayıcı topluluklardan tarım toplumlarına geçişi “Neolitik Devrim”, kentlerin ve yeni toplumsal iş bölümlerinin ortaya çıkışını ise “Kentsel Devrim” kavramlarıyla açıkladı. Türkçede Kendini Yaratan İnsan adıyla da yayımlanan kitabıyla, tarihöncesi araştırmalarını geniş okur kitlelerine ulaştırdı.
1961 – TÜRKİYE’NİN SEKİZİNCİ BAŞBAKANI ŞEMSETTİN GÜNALTAY
Tarihçi ve siyasetçi Şemsettin Günaltay, İstanbul’da hayatını kaybetti. 1949–1950 yıllarında başbakanlık yaptı; Demokrat Parti’nin seçim zaferinin ardından görevi Adnan Menderes’e devretti. Siyasetin yanında akademik çalışmalarıyla da tanınan Günaltay, Türk Tarih Kurumunun kurucuları arasında yer aldı ve 1941’den ölümüne kadar kurumun başkanlığını yürüttü.
1987 – ÇELLONUN UNUTULMAZ İSMİ JACQUELINE DU PRE
İngiliz çellist Jacqueline du Pre, 42 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle Elgar’ın Çello Konçertosu yorumuyla dünya çapında tanındı; genç yaşta büyük orkestralarla konserler verdi. Multipl skleroz hastalığı nedeniyle henüz 28 yaşındayken konser yaşamını bırakmak zorunda kaldı. Kısa süren sahne kariyerine rağmen kayıtları, klasik müzik dünyasındaki yerini korudu.
1988 – “PAPATYA” TANGOSUNUN BESTECİSİ NECDET KOYUTÜRK
Türk tangosunun önemli bestecilerinden ve orkestra şeflerinden Necdet Koyutürk, İstanbul’da öldü. Askerliği sırasında bestelediği Papatya, en çok tanınan eserlerinden biri oldu. Dinle Sevgili ve Rüzgâr Gibi Geçti gibi besteleriyle de hatırlanan Koyutürk, radyo programları ve orkestrasıyla Türkçe tangonun geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulundu. Eserleri yurt dışında da seslendirildi.
2003 – BOSNA HERSEK’İN LİDERİ ALİYA İZETBEGOVİÇ
Bosna Hersek’in bağımsızlık sürecine ve savaş yıllarına damgasını vuran Aliya İzetbegoviç, Saraybosna’da 78 yaşında hayatını kaybetti. Ülkesini 1992–1995 savaşında yöneten İzetbegoviç, savaşı sona erdiren Dayton barış sürecinin başlıca aktörlerinden biriydi. Siyasi yaşamının yanında düşünce yazılarıyla da tanındı; Bosna’nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü mücadelesinin simge isimleri arasında yer aldı.
2009 – GREKOROMEN GÜREŞİN İLK TÜRK DÜNYA ŞAMPİYONU MUHARREM CANDAŞ
Türkiye’ye grekoromen güreşte ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran Muharrem Candaş, 88 yaşında hayatını kaybetti. Karşıyaka’da başladığı güreş yaşamının en büyük başarısını, 1950’de Stockholm’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda 87 kiloda altın madalya kazanarak elde etti. Candaş, spor yaşamından kalan madalya, kupa ve belgelerini 2004’te İzmir’deki Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’ne bağışlamıştı.
2018 – DENİZANASINDAN NOBEL’E UZANAN KEŞİF: OSAMU SHIMOMURA
Japon bilim insanı Osamu Shimomura, Nagasaki’de 90 yaşında öldü. Denizanasından elde ettiği yeşil floresan protein, zamanla bilim insanlarının canlı hücrelerdeki yapıları ve süreçleri izlemesini sağlayan önemli bir araştırma aracına dönüştü. Bu çalışma sayesinde hücrelerin içinde olup bitenler daha ayrıntılı incelenebildi. Shimomura, keşfiyle 2008 Nobel Kimya Ödülü’nü Martin Chalfie ve Roger Tsien ile paylaştı.
2021 – EĞİTİM VE ÜNİVERSİTE TARİHİNDE ORHAN OĞUZ
Eski Millî Eğitim Bakanı ve Marmara Üniversitesinin kurucu rektörü Prof. Dr. Orhan Oğuz, İstanbul’da hayatını kaybetti. Anadolu Üniversitesinin temelini oluşturan Eskişehir’deki yükseköğretim kurumunun kuruluşuna öncülük etti. Milletvekilliği ve RTÜK başkanlığı da yapan Oğuz, hem eğitim yönetiminde hem üniversitelerin gelişiminde görev aldı. Türkiye’nin yükseköğretim tarihindeki uzun çalışma yaşamıyla hatırlandı.
2021 – “FEELING GOOD”UN YAZARLARINDAN LESLIE BRICUSSE
İngiliz besteci ve söz yazarı Leslie Bricusse, 90 yaşında hayatını kaybetti. Anthony Newley ile yazdığı, Nina Simone’un yorumuyla ünlenen Feeling Good ve Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası filmindeki Pure Imagination, en çok tanınan eserleri arasındaydı. James Bond filmlerinden Goldfinger ve You Only Live Twice’ın şarkı sözlerine de imza atan Bricusse, kariyerinde iki Oscar kazandı.
2025 – SATRANCI EKRANDAN SEVDİREN DANIEL NARODITSKY
ABD’li satranç büyükustası Daniel Naroditsky, 29 yaşında hayatını kaybetti. 2007’de 12 yaş altı dünya şampiyonu olmuş, 2013’te büyükusta unvanını kazanmıştı. Turnuva başarılarının yanında YouTube ve Twitch yayınlarıyla tanındı. Karmaşık konumları sakin ve anlaşılır biçimde açıklaması, başlangıç seviyesindeki oyunculardan deneyimli satranççılara kadar geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

