16 Ekim Tarihte Bugün

47 Dakika Okuma
16 Ekim Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 16 Ekim

DÜNYA GIDA GÜNÜ: 2026’NIN MESAJI “BUGÜN YENİLİK YAP, YARINI BESLE”

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) kuruluş yıl dönümü olan 16 Ekim, 1981’den bu yana Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor. Açlıkla mücadele, güvenilir gıdaya erişim ve sürdürülebilir tarımsal üretim konularına dikkat çekilen günün 2026 teması “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” olarak belirlendi. Bu yıl özellikle bilim, teknoloji ve geleneksel üretim bilgisinin bir araya getirilerek geleceğin gıda ihtiyacının karşılanması üzerinde duruluyor. Kandıra’nın tarım ve hayvancılığından Karamürsel’in meyve üretimine, Gebze ve İzmit’teki gıda işletmelerine kadar üretimin farklı aşamalarında yer alan Kocaeli için de günün ayrı bir önemi bulunuyor. Gıda güvenliği, israfın azaltılması ve yerel üreticilerin desteklenmesi hem bugünün hem de geleceğin temel meseleleri arasında.

DÜNYA ANESTEZİ GÜNÜ: 180 YIL ÖNCE AMELİYATLARIN KADERİ DEĞİŞTİ

16 Ekim, modern tıbbın en önemli dönüm noktalarından birinin yıl dönümü. 16 Ekim 1846’da, ABD’nin Boston kentindeki Massachusetts Genel Hastanesinde diş hekimi William Morton, ameliyat edilecek bir hastaya eter uygulayarak ağrısız cerrahinin mümkün olduğunu gösterdi. Doktor John Collins Warren’ın gerçekleştirdiği ameliyat, modern anestezinin gelişmesinde tarihî bir adım oldu. Bu nedenle her yıl 16 Ekim, Dünya Anestezi Günü olarak kutlanıyor. 2026’da bu gelişmenin üzerinden tam 180 yıl geçti. Günümüzde anestezi uzmanları yalnızca ameliyat sırasında hastanın ağrı duymamasını sağlamakla kalmıyor; yoğun bakım, acil müdahale ve ağrı tedavilerinde de önemli görevler üstleniyor. Kocaeli Şehir Hastanesi başta olmak üzere kentteki sağlık kuruluşlarında görev yapan anestezi ekipleri için de özel bir gün.

DÜNYA OMURGA GÜNÜ: 2026’NIN ÇAĞRISI “YAŞAM BOYU OMURGA SAĞLIĞI”

Her yıl 16 Ekim’de kutlanan Dünya Omurga Günü, bel, sırt ve boyun ağrılarına karşı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Dünya Kayropraktik Federasyonunun koordinasyonunda yürütülen etkinliğin 2026 teması “Yaşam Boyu Omurga Sağlığı” olarak belirlendi. Uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz yaşam, ağır yük kaldırmak ve uygun olmayan çalışma koşulları omurga sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Dünya genelinde yaklaşık bir milyar insanın omurgayla ilişkili ağrılar yaşadığı belirtiliyor. Fabrikalardan ofislere, depolardan lojistik merkezlerine kadar farklı çalışma koşullarının bulunduğu Kocaeli açısından da bugün, işyerinde ergonomi ve düzenli hareketin önemini hatırlatıyor.

DÜNYA KALP MASAJI GÜNÜ: ÖĞRENECEĞİNİZ BİR MÜDAHALE HAYAT KURTARABİLİR

2018’den bu yana her yıl 16 Ekim’de düzenlenen Dünya Yeniden Hayata Döndürme Günü, kalbi duran insanlara ilk dakikalarda doğru müdahale edilmesinin önemini anlatıyor. Dünya çapındaki kampanya, özellikle kalp masajının öğrenilmesini ve otomatik eksternal defibrilatör (OED) adı verilen elektroşok cihazlarının kullanımının yaygınlaşmasını amaçlıyor. Uzmanlara göre kalp durması sırasında çevredeki kişilerin hemen müdahaleye başlaması, hayatta kalma olasılığını iki, hatta üç katına çıkarabiliyor. Eğitimli olmasalar bile insanların acil yardım çağırması ve 112 görevlilerinin yönlendirmelerine uyması büyük önem taşıyor. Bugünün temel mesajı, hayat kurtarmanın yalnızca sağlık çalışanlarının görevi olmadığı.

DÜNYA EKMEK GÜNÜ: İNSANLIĞIN EN ESKİ YİYECEKLERİNDEN BİRİ KUTLANIYOR

Her yıl 16 Ekim, Dünya Gıda Günü’nün yanı sıra Dünya Ekmek Günü olarak da kutlanıyor. Uluslararası Fırıncılar ve Pastacılar Birliğinin 2006’da başlattığı kutlama, ekmeğin beslenme ve kültür tarihindeki önemini hatırlatıyor. Binlerce yıldır farklı toplumların temel yiyeceklerinden biri olan ekmek, dünyanın her yerinde başka biçimlerde hazırlanıyor. Türkiye’de ise sofraların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Kocaeli’nin köy fırınlarından İzmit’in mahalle fırınlarına kadar uzanan ekmek geleneği de bu kültürün bir parçası. Günün önemli mesajlarından biri, her yıl büyük miktarlarda çöpe atılan ekmeğin israf edilmesini önlemek.

MAMOGRAFİ GÜNÜ: 2026’DA 16 EKİM’E DENK GELİYOR

ABD’de her yıl ekim ayının üçüncü cuma günü anılan Ulusal Mamografi Günü, 2026’da 16 Ekim’e denk geliyor. Meme kanserinin erken teşhisinde mamografi taramalarının önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen gün, özellikle kadınların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesini amaçlıyor. Mamografi, meme dokusundaki bazı değişikliklerin henüz belirti vermeden tespit edilmesine yardımcı olabiliyor. Türkiye’de de uygun yaş grubundaki kadınlar, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) ücretsiz tarama hizmetinden yararlanabiliyor. 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü’nün hemen ardından gelen bu etkinlik, 2026’da iki gün üst üste meme sağlığına dikkat çekilmesini sağlıyor.

KÜRESEL KEDİLER GÜNÜ: BUGÜN SOKAĞIN SAHİPLERİNE ADANMIŞ!

ABD merkezli hayvan hakları kuruluşu Alley Cat Allies tarafından başlatılan Küresel Kediler Günü (Global Cat Day), her yıl 16 Ekim’de kutlanıyor. 2001’de Sokak Kedileri Günü olarak başlayan etkinlik, zamanla farklı ülkelere yayıldı. Günün amacı sokaklarda yaşayan kedilerin korunması, kısırlaştırma ve aşılama gibi veterinerlik hizmetlerine erişiminin artırılması ve hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi. Türkiye, özellikle de İstanbul ve Kocaeli gibi kentler, sokak kedilerinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu yerler arasında. Bugün, mahallenizin kedilerine biraz daha dikkat etmek için iyi bir fırsat.

 

16 EKİM’İN TUHAF GÜNLERİ

16 Ekim’in eğlenceli takvimlerinde patronlara, sözlüklere, kredi kartlarına ve büyük mağazalara ayrılmış özel günler de var. Bunların çoğu ABD’de ortaya çıkmış gayriresmî kutlamalar.

PATRONLAR GÜNÜ: BUGÜN MÜDÜRÜNÜZE İYİ DAVRANMANIZ BEKLENİYOR!

ABD’de her yıl 16 Ekim, Ulusal Patronlar Günü (National Boss’s Day) olarak kutlanıyor. Bu ilginç günün ortaya çıkışı 1958’e dayanıyor. Patricia Bays Haroski adlı bir kadın, aynı zamanda patronu olan babasının doğum günü 16 Ekim olduğu için çalışanların yöneticilerine teşekkür edebileceği özel bir gün oluşturmayı düşündü. Fikir zamanla yayıldı ve tebrik kartı şirketleri bile patronlara özel kartlar hazırlamaya başladı. Bugün bazı işyerlerinde yöneticilere küçük hediyeler veriliyor, teşekkür mesajları gönderiliyor. Ancak patronundan pek memnun olmayan çalışanlar için günün biraz zor geçebileceğini kabul etmek gerekiyor!

SÖZLÜK GÜNÜ: BUGÜN BİLMEDİĞİNİZ BİR KELİME ÖĞRENİN!

16 Ekim, ABD’de Ulusal Sözlük Günü olarak kutlanıyor. Günün tarihi, Amerikan İngilizcesinin gelişmesinde önemli rol oynayan sözlük yazarı Noah Webster’ın 16 Ekim 1758’deki doğumuna dayanıyor. Webster, 1828’de yayımladığı kapsamlı İngilizce sözlükle dil tarihinde önemli bir yer edindi. Bu eğlenceli kutlamada insanlara sözlük karıştırmaları, daha önce duymadıkları kelimeler öğrenmeleri ve kelime dağarcıklarını genişletmeleri öneriliyor. Türkçede de günlük yaşamda pek kullanılmayan binlerce sözcük bulunuyor. Bugün bir sözlük açıp rastgele bir kelime seçmek, sosyal medyada saatlerce dolaşmaktan daha öğretici olabilir.

KREDİ KARTINI KESME GÜNÜ: BORÇLARDAN KURTULMAK BU KADAR KOLAY MI?

ABD’deki eğlenceli takvimlerde 16 Ekim, Kredi Kartını Kesme Günü (National Cut Up Your Credit Card Day) olarak yer alıyor. Gün, kontrolsüz kredi kartı kullanımına dikkat çekmek ve insanları harcamalarını yeniden gözden geçirmeye çağırmak amacıyla anılıyor. Kutlama önerisi oldukça ilginç: Gereksiz harcamalara yol açan kredi kartlarını makasla kesip kullanmaktan vazgeçmek! Ancak küçük bir ayrıntı var: Kredi kartını kesmek, bankaya olan borcu ortadan kaldırmıyor. Dolayısıyla bugünü kutlamak isteyenler için önce hesap ekstresine bakmak, sonra makasa uzanıp uzanmayacağına karar vermek daha mantıklı.

BÜYÜK MAĞAZALAR GÜNÜ: ALIŞVERİŞİN DE BİR KUTLAMASI VAR!

ABD’de 16 Ekim, farklı ürünlerin aynı çatı altında satıldığı büyük mağazalara ayrılmış bir gün olarak da kutlanıyor. Department Store Day adı verilen etkinlik, modern alışveriş kültürünün doğuşunu hatırlatıyor. 19. yüzyılda Avrupa ve Amerika’da yaygınlaşan büyük mağazalar, giyimden ev eşyalarına kadar pek çok ürünün tek bir binada satılmasını sağlayarak alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi. Daha sonra alışveriş merkezlerinin gelişmesine de öncülük eden bu mağazalar, bir zamanlar şehir hayatının en önemli buluşma noktalarındandı. İzmit’in eski çarşılarından günümüzün büyük alışveriş merkezlerine uzanan değişim düşünüldüğünde, bu kutlamanın Kocaeli açısından da nostaljik bir tarafı var.

 

16 EKİM’DE NELER OLDU?

1793 – FRANSA KRALİÇESİ MARIE ANTOINETTE GİYOTİNLE İDAM EDİLDİ

Fransız Devrimi’nin en çok konuşulan isimlerinden Marie Antoinette, 16 Ekim 1793’te Paris’teki Devrim Meydanı’nda giyotinle idam edildi. Avusturya’dan gelerek Fransa Kralı XVI. Louis ile evlenen kraliçe, sarayın gösterişli yaşamı ve halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle büyük tepki topluyordu. Devrimin ardından monarşi kaldırılmış, kral da aynı yılın ocak ayında idam edilmişti. Vatana ihanetle suçlanan Marie Antoinette, mahkemenin verdiği ölüm kararının ardından 37 yaşında hayatını kaybetti. Kendisine atfedilen ünlü “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözünü gerçekten söylediğine ilişkin ise güvenilir bir tarihî kanıt bulunmuyor.

1834 – ESKİ HESAP ÇUBUKLARI İNGİLİZ PARLAMENTOSUNU YAKTI

Londra’daki Westminster Sarayı, büyük bir yangında ağır hasar gördü. Yangının nedeni, devletin hesap tutmak için kullandığı eski ahşap çubukların binanın sobalarında yakılmasıydı. Aşırı ısınan sistemden yayılan alevler, Avam Kamarası ile Lordlar Kamarası’nın bulunduğu yapıları sardı. Kullanımdan kalkmış muhasebe malzemelerinden kurtulma girişimi, ülkenin siyasi merkezini harabeye çevirmişti. Yangının ardından başlatılan yeniden inşa çalışmaları, bugün Londra’nın simgeleri arasında bulunan parlamento kompleksini ortaya çıkardı.

1843 – YÜRÜRKEN BULDUĞU FORMÜLÜ KÖPRÜYE KAZIDI

İrlandalı matematikçi William Rowan Hamilton, eşiyle Dublin’e doğru yürürken uzun zamandır üzerinde çalıştığı matematik probleminde aradığı çözümü buldu. “Kuaterniyonlar” adını verdiği sayı sisteminin temel bağıntısını unutmamak için Broom Köprüsü’nün taşına kazıdı. Hamilton’ın kendi mektuplarında da anlattığı bu yürüyüş, matematik tarihinin ünlü keşif anlarından biri oldu. Kuaterniyonlar daha sonra bilgisayar grafiklerinden uydu yönlendirmesine kadar, üç boyutlu hareketlerin hesaplandığı birçok alanda kullanıldı.

1859 – KÖLELİĞİ BİTİRMEK İÇİN SİLAH DEPOSUNU BASTILAR

Kölelik karşıtı John Brown ve beraberindekiler, ABD’nin Harpers Ferry kasabasındaki federal silah deposuna baskın düzenledi. Amaçları, ele geçirecekleri silahlarla köleleştirilmiş insanların katılacağı bir ayaklanma başlatmaktı. Girişim başarısız oldu; Brown yakalandı ve aynı yıl idam edildi. Ancak baskının etkisi kasabanın sınırlarını aştı. Kölelik yanlılarıyla karşıtları arasındaki gerilimi büyüten olay, iki yıl sonra başlayacak Amerikan İç Savaşı’na giden sürecin önemli dönemeçlerinden biri oldu.

1869 – “TAŞLAŞMIŞ DEV” AMERİKA’YI AYAĞA KALDIRDI

ABD’nin New York eyaletindeki Cardiff’te kuyu kazan işçiler, yaklaşık üç metre uzunluğunda bir insan biçimi ortaya çıkardı. “Cardiff Devi” adı verilen buluntu, taşlaşmış bir insan olduğu iddiasıyla ücret karşılığında sergilenmeye başladı. Kalabalıklar görmek için sıraya girdi; gazeteler keşfi tartıştı. Oysa heykel, George Hull tarafından hazırlatılıp toprağa gömülmüş bir aldatmacaydı. Gösteri dünyasının ünlü ismi P. T. Barnum da ilgiyi görünce devin bir kopyasını yaptırarak sergiledi.

1916 – AMERİKA’DA İLK DOĞUM KONTROL KLİNİĞİ AÇILDI, 10 GÜN SONRA POLİS KAPATTI

Amerikalı hemşire ve kadın hakları savunucusu Margaret Sanger, 16 Ekim 1916’da New York’un Brooklyn semtinde ülkenin ilk doğum kontrol kliniğini açtı. Kadınlara gebelikten korunma yöntemleri hakkında bilgi verilen klinik, özellikle yoksul ve göçmen ailelerin ilgisini çekti. Ancak o dönemde ABD’de doğum kontrolü hakkında bilgi vermek bile yasal sorunlara yol açabiliyordu. Polis, açılıştan yalnızca 10 gün sonra kliniğe baskın düzenleyerek Sanger ve arkadaşlarını tutukladı. Olay, kadınların üreme sağlığı ve doğum kontrol yöntemlerine erişimi konusunda yıllarca sürecek tartışmaların önemli dönüm noktalarından biri oldu.

1923 – MİCKEY MOUSE’UN DOĞMASINA BEŞ YIL VARDI: DISNEY ŞİRKETİ KURULDU

Dünyanın en büyük eğlence şirketlerinden Disney’in temelleri, 16 Ekim 1923’te Los Angeles’ta atıldı. Henüz 21 yaşındaki Walt Disney, ağabeyi Roy ile birlikte hazırladığı animasyonları dağıtmak için bir sözleşme imzaladı. Disney Brothers Cartoon Studio adıyla başlayan girişim, başlangıçta gerçek oyuncularla çizgi karakterleri birleştiren Alice Comedies adlı kısa filmler üretiyordu. Şirketin simgesi haline gelecek Mickey Mouse ise ancak 1928’de ortaya çıkacaktı. Küçük bir animasyon atölyesi olarak kurulan Disney, sonraki yüzyılda sinema filmleri, televizyon kanalları ve eğlence parklarıyla dünya çapında bir dev haline geldi.

1938 – ATATÜRK İLK AĞIR KOMASINA GİRDİ

Mustafa Kemal Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda sürdürülmekte olan tedavisi sırasında ilk ağır komasına girdi. Sağlık durumundaki ciddi kötüleşme, ertesi gün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği bildirisiyle kamuoyuna duyuruldu. Bu kriz, Atatürk’ün son haftalarındaki önemli dönüm noktalarından biriydi. İlk komanın ardından yeniden bilincini kazanan Atatürk, 8 Kasım’da ikinci ağır komaya girecek ve 10 Kasım sabahı hayatını kaybedecekti.

1945 – ANKARA’DA ESRARENGİZ CİNAYET: GENELKURMAY BAŞKANININ OĞLU SANIK OLDU

Türkiye’nin yakın tarihindeki en çok konuşulan cinayetlerden biri, 16 Ekim 1945’te Ankara’da işlendi. Doktor Neşet Naci Arzan, Ulus’taki muayenehanesinde yedi kurşunla öldürüldü. Ertesi gün Reşit Mercan adlı genç karakola giderek cinayeti üstlendi. Ancak soruşturma ilerledikçe dönemin Genelkurmay Başkanı Kâzım Orbay’ın oğlu Haşmet Orbay’ın olayla bağlantısı ortaya çıktı. Cinayetin örtbas edilmeye çalışıldığı iddiaları, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ı da tartışmaların merkezine taşıdı. Yargılama süreci yıllarca sürdü; olayın ardından Kâzım Orbay görevinden ayrıldı, Tandoğan ise 1946’da hayatına son verdi. Ankara Cinayeti, devletin üst kademelerine uzanan bağlantıları nedeniyle uzun süre gündemden düşmedi.

1946 – NÜRNBERG’DE ON NAZİ YÖNETİCİSİ İDAM EDİLDİ

Nürnberg Uluslararası Askerî Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırılan on Nazi yöneticisi, cezaevinin spor salonunda asılarak idam edildi. İdam edilenler arasında Joachim von Ribbentrop, Wilhelm Keitel ve Alfred Rosenberg de bulunuyordu. Ölüm cezası alan Hermann Göring ise infazından önce intihar etmişti. Nazi yönetiminin savaş ve insanlığa karşı suçlarının ele alındığı yargılamalar, devlet adına hareket eden yöneticilerin de uluslararası düzeyde kişisel sorumluluk taşıyabileceği anlayışının gelişmesinde belirleyici oldu.

1949 – YUNANİSTAN’DA ÜÇ YILLIK İÇ SAVAŞ SONA ERDİ

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Yunanistan’ı derinden sarsan iç savaş, 16 Ekim 1949’da komünist gerillaların silahlı mücadeleyi durdurduklarını açıklamalarıyla sona erdi. 1946’dan beri devam eden savaşta, Batılı devletlerin desteklediği Yunan hükümet kuvvetleriyle komünist gerillalar karşı karşıya gelmişti. On binlerce insanın hayatını kaybettiği çatışmalar, yüz binlerce kişinin evinden ayrılmasına yol açtı. İç savaşın sona ermesi, Türkiye’nin komşusu Yunanistan’ın siyasi geleceğini etkilerken Soğuk Savaş’ın Balkanlar’daki güç dengelerini de şekillendirdi.

1951 – PAKİSTAN’IN İLK BAŞBAKANI HALKIN ÖNÜNDE SUİKASTLA ÖLDÜRÜLDÜ

Pakistan’ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, 16 Ekim 1951’de Ravalpindi kentinde düzenlenen bir siyasi toplantıda silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Hindistan’ın bölünmesiyle 1947’de kurulan Pakistan’ın ilk hükümetini yöneten Han, ülkenin bağımsızlık mücadelesinde Muhammed Ali Cinnah’ın yakın çalışma arkadaşlarından biriydi. Konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada vurulan başbakanın katili, güvenlik görevlilerince olay yerinde öldürüldü. Suikastın arkasındaki nedenler uzun yıllar tartışıldı. Saldırının gerçekleştiği parkın adı daha sonra Liyakat Bağ olarak değiştirildi.

1962 – ABD BAŞKANI KENNEDY’YE KÜBA’DAKİ SOVYET FÜZELERİ GÖSTERİLDİ: NÜKLEER KRİZ BAŞLADI

ABD Başkanı John F. Kennedy, 16 Ekim 1962 sabahı kendisine sunulan gizli istihbarat fotoğraflarıyla Küba’da Sovyetler Birliği’ne ait nükleer füze tesisleri kurulduğunu öğrendi. Amerikan U-2 keşif uçağının iki gün önce çektiği görüntüler, Sovyet füzelerinin ABD topraklarını vurabilecek mesafede olduğunu gösteriyordu. Kennedy, hemen danışmanlarını toplayarak nasıl karşılık verileceğini görüşmeye başladı. Böylece dünya, Soğuk Savaş’ın en tehlikeli dönemlerinden biri olan 13 günlük Küba Füze Krizi’ne girdi. ABD ile Sovyetler Birliği arasında yaşanan gerilim, insanlığı nükleer savaşın eşiğine kadar getirdi.

1964 – ÇİN İLK ATOM BOMBASINI PATLATTI, DÜNYANIN BEŞİNCİ NÜKLEER GÜCÜ OLDU

Çin, 16 Ekim 1964’te ülkenin kuzeybatısındaki Lop Nur deneme sahasında ilk atom bombasını patlattı. Yaklaşık 20 kiloton gücündeki patlamayla Çin, ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Fransa’nın ardından nükleer silah geliştiren beşinci ülke oldu. Mao Zedung yönetimindeki Çin’in bu başarısı, Soğuk Savaş dönemindeki askerî güç dengelerini etkiledi. Pekin yönetimi, aynı gün yaptığı açıklamada nükleer silahları ilk kullanan taraf olmayacağını ilan etti. Üç yıl sonra Çin ilk hidrojen bombasını da deneyecekti.

1968 – OLİMPİYAT KÜRSÜSÜNDE HAVAYA KALDIRILAN İKİ YUMRUK DÜNYAYI SARSTI

Meksiko Olimpiyatları’nda 16 Ekim 1968’de düzenlenen erkekler 200 metre madalya töreni, spor tarihinin en unutulmaz protestolarından birine sahne oldu. Altın madalya kazanan Tommie Smith ile bronz madalyalı John Carlos, Amerikan millî marşı çalınırken siyah eldivenli yumruklarını havaya kaldırdı. İki sporcu, ABD’deki ırk ayrımcılığına ve siyahların maruz kaldığı eşitsizliklere dikkat çekmek istiyordu. Gümüş madalya sahibi Avustralyalı Peter Norman da insan hakları rozeti takarak onlara destek verdi. Smith ve Carlos, protestolarının ardından olimpiyatlardan uzaklaştırıldı. Ancak o kare, sporun toplumsal değişimdeki rolünün simgelerinden birine dönüştü.

1973 – PETROL FİYATLARI BİR GÜNDE YÜZDE 70 ARTTI, DÜNYA EKONOMİSİ SARSILDI

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) Basra Körfezi’ndeki üretici üyeleri, 16 Ekim 1973’te petrolün ilan edilen varil fiyatını yaklaşık 3 dolardan 5,12 dolara yükseltti. Yaklaşık yüzde 70’lik bu artış, dünya ekonomisini sarsacak petrol krizinin önemli adımlarından biriydi. Ertesi gün Arap petrol üreticileri üretimi azaltma kararı aldı; bunu bazı ülkelere yönelik petrol ambargoları izledi. Kriz kısa sürede akaryakıt fiyatlarının yükselmesine, enerji kıtlığına ve ekonomik durgunluğa yol açtı. İPRAŞ rafinerisine ev sahipliği yapan İzmit açısından da petrol fiyatlarındaki bu tarihî değişim, Türkiye’nin enerji ve sanayi geçmişinin önemli gelişmelerinden biriydi.

1975 – ÇİÇEK HASTALIĞININ AĞIR TÜRÜNDE SON DOĞAL VAKA

Bangladeş’in Bhola Adası’nda yaşayan Rahima Banu, çiçek hastalığına yakalandı. Dünya Sağlık Örgütünün ayrıntılı kayıtlarına göre hastalığı 16 Ekim’de başlayan küçük kız, daha ölümcül seyreden variola major türünün dünyadaki son doğal vakası oldu. Rahima’nın bulunduğu bölgede yürütülen aşılama ve hasta arama çalışmaları, hastalığın ortadan kaldırılması mücadelesinin önemli aşamalarındandı. Çiçeğin daha hafif türünün son doğal vakası 1977’de Somali’de görülecek; hastalığın dünya çapında yok edildiği 1980’de ilan edilecekti.

1978 – 455 YIL SONRA İLK KEZ İTALYAN OLMAYAN BİR PAPA SEÇİLDİ

Polonyalı Kardinal Karol Voytıla, 16 Ekim 1978’de Katolik Kilisesi’nin 264. papası seçilerek II. Jean Paul adını aldı. 1523’ten bu yana seçilen ilk İtalyan olmayan papa olan Voytıla, aynı zamanda 20. yüzyılın en genç papalarından biriydi. Göreve gelişinin ardından dünyanın pek çok ülkesini ziyaret etti, Katolik Kilisesi’nin uluslararası etkisini artırdı. Özellikle Polonya’daki Dayanışma hareketine verdiği destek, Doğu Avrupa’daki siyasi dönüşümde etkili oldu. 2005’e kadar görev yapan II. Jean Paul, tarihin en uzun süre görev yapan papaları arasında yer aldı.

1981 – 12 EYLÜL YÖNETİMİ TÜRKİYE’DEKİ BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİ KAPATTI

12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından ülkeyi yöneten Millî Güvenlik Konseyi, 16 Ekim 1981’de kabul ettiği 2533 sayılı kanunla bütün siyasi partileri feshetti. CHP, Adalet Partisi, Millî Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi dahil olmak üzere mevcut partilerin merkez ve taşra teşkilatları kapatıldı. Partilerin taşınır ve taşınmaz mallarının Hazineye devredilmesi kararlaştırıldı. Düzenleme, Atatürk’ün vasiyetnamesiyle CHP’ye bıraktığı mal varlığının idaresini de etkiledi. Türkiye’nin çok partili siyasi yaşamında önemli bir kesintiye yol açan bu kararın ardından, 1983’te yeni partilerle seçimlere gidildi. Fesih kanunu 1992’de yürürlükten kaldırıldı.

1986 – NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ’NÜ İLK KEZ SİYAH BİR AFRİKALI YAZAR KAZANDI

Nijeryalı yazar, şair ve tiyatrocu Wole Soyinka, 16 Ekim 1986’da Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Böylece ödülü kazanan ilk siyah Afrikalı yazar olarak tarihe geçti. Afrika’nın geleneksel anlatılarını modern tiyatroyla buluşturan Soyinka, eserlerinde iktidar, özgürlük ve insan hakları konularını işliyordu. Nijerya’daki askerî yönetimlere karşı eleştirileri nedeniyle bir dönem hapis de yatmıştı. Nobel Komitesi, sanatçının insan yaşamını geniş bir kültürel bakış açısıyla ve şiirsel bir dille anlattığını vurguladı. Ödül, Afrika edebiyatının uluslararası alanda daha fazla tanınmasını sağladı.

1987 – DÜNYANIN İZLEDİĞİ JESSICA BEBEK KUYUDAN KURTARILDI

ABD’nin Teksas eyaletindeki Midland kentinde bir su kuyusuna düşen 18 aylık Jessica McClure, yaklaşık 58 saat süren çalışmanın ardından kurtarıldı. İki gün önce başlayan operasyon, televizyonların kesintisiz yayınları sayesinde dünyanın izlediği bir olaya dönüşmüştü. Kurtarma ekipleri, dar kuyuda sıkışan çocuğa ulaşmak için yan taraftan başka bir kuyu ve bağlantı tüneli açtı. “Jessica Bebek”, bir insanın kurtarılma çabasının küresel bir televizyon olayına dönüşmesinin en çok hatırlanan örneklerinden biri oldu.

1990 – GORBAÇOV SOVYET EKONOMİSİNİ SERBEST PİYASAYA AÇACAK PLANI AÇIKLADI

Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, 16 Ekim 1990’da ülkenin merkezî planlama sisteminden piyasa ekonomisine geçişini öngören yeni bir reform programı açıkladı. Program, devlet işletmelerinin özelleştirilmesi ve fiyatların serbestleştirilmesi gibi köklü değişiklikleri içeriyordu. Ancak Gorbaçov’un açıkladığı uzlaşma planı, daha hızlı ve radikal bir dönüşüm isteyen Rusya lideri Boris Yeltsin tarafından yetersiz bulundu. İki lider arasındaki görüş ayrılığı giderek büyüdü. Sovyetler Birliği, ekonomik kriz ve siyasi çatışmaların ardından Aralık 1991’de dağıldı.

1992 – SINEAD O’CONNOR YUHALAMALARA ŞARKIYLA KARŞILIK VERDİ

Sinead O’Connor, Bob Dylan’ın müzik kariyerinin 30. yılı için New York’ta düzenlenen konserde yuhalamalarla karşılandı. Yaklaşık iki hafta önce televizyonda Papa’nın fotoğrafını yırtarak Katolik Kilisesi’ni protesto eden sanatçı, yoğun tepkilerin hedefindeydi. Planladığı Dylan şarkısını söylemek yerine müziği durdurdu ve Bob Marley’nin “War” şarkısını çalgı eşliği olmadan seslendirdi. Kris Kristofferson’ın sahnede kendisine destek verdiği gece, popüler müzik tarihinin en çok tartışılan konser anlarından biri olarak hatırlandı.

1994 – ALMANYA FEDERAL MECLİSİNE İLK TÜRK KÖKENLİ MİLLETVEKİLLERİ SEÇİLDİ

Almanya’da yapılan genel seçimlerde Cem Özdemir ve Leyla Onur, Federal Meclise seçilen ilk Türk kökenli milletvekilleri oldu. Özdemir Yeşillerden, Onur ise Sosyal Demokrat Partiden parlamentoya girdi. Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün başlamasından otuz yılı aşkın süre sonra gerçekleşen bu seçim, göçmen ailelerden gelen insanların ülkenin siyasal karar mekanizmalarındaki görünürlüğü açısından önemliydi. İki siyasetçinin aynı seçimde kazandığı milletvekillikleri, Almanya’daki Türklerin siyasi temsil tarihinde bir ilk oluşturdu.

1998 – ŞİLİ’NİN ESKİ DİKTATÖRÜ PİNOCHET LONDRA’DA GÖZALTINA ALINDI

Şili’nin eski diktatörü Augusto Pinochet, tedavi için bulunduğu Londra’da, İspanya’dan gelen yargı talebi üzerine gözaltına alındı. Ülkesindeki diktatörlük döneminde işlenen ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle başka bir ülkede hesap vermesi ihtimali, uluslararası gündemin başlıca konularından biri oldu. Süreç, eski devlet başkanlarının dokunulmazlığının sınırlarını tartışmaya açtı. Pinochet’nin gözaltına alınması, işkence ve benzeri suçların ülke sınırları dışında da soruşturulabilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası kabul edildi.

2002 – SADDAM HÜSEYİN OYLARIN YÜZDE 100’ÜNÜ ALDIĞINI AÇIKLADI!

Irak yönetimi, 16 Ekim 2002’de bir gün önce gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı halk oylamasının sonuçlarını duyurdu. Açıklamaya göre Saddam Hüseyin, 11 milyon 445 bin 638 seçmenin tamamının oyunu alarak yedi yıllık yeni görev süresine seçilmişti. Üstelik resmî verilere göre seçime katılım da yüzde 100’dü! Tek adayın Saddam Hüseyin olduğu ve bağımsız uluslararası gözlemcilerin bulunmadığı oylamanın sonuçları, dünyada büyük tartışma yarattı. Saddam’ın mutlak destek kazandığının ilan edilmesinden yalnızca beş ay sonra, Mart 2003’te ABD öncülüğündeki koalisyon Irak’ı işgal etti ve Saddam yönetimi devrildi.

2002 – ABD BAŞKANI BUSH, IRAK’A KARŞI ASKERÎ GÜÇ KULLANMA YETKİSİNİ İMZALADI

ABD Başkanı George W. Bush, 16 Ekim 2002’de Kongrenin kabul ettiği Irak’a karşı askerî güç kullanılmasına izin veren kararı imzaladı. Düzenleme, başkana Irak yönetiminin oluşturduğu ileri sürülen tehditlere karşı Amerikan Silahlı Kuvvetlerini kullanma yetkisi tanıyordu. Bush yönetimi, Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları geliştirdiğini savunuyordu. Ancak 2003’te başlayan işgalin ardından Irak’ta iddia edilen türde aktif kitle imha silahı stokları bulunamadı. Kararın imzalanması, milyonlarca insanın yaşamını etkileyecek Irak Savaşı’na giden yolda önemli bir adımdı.

2004 – LIONEL MESSI BARCELONA FORMASIYLA İLK RESMÎ MAÇINA ÇIKTI

Dünya futbol tarihinin en büyük yıldızlarından Lionel Messi, 16 Ekim 2004’te Barcelona A Takımı formasıyla ilk resmî karşılaşmasına çıktı. Henüz 17 yaşındaki Arjantinli futbolcu, Espanyol’a karşı oynanan lig maçının 82. dakikasında Deco’nun yerine oyuna girdi. Sırtında 30 numaralı forma vardı. Barcelona karşılaşmayı 1-0 kazandı. O gün kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük bir kariyerin ilk adımı atılmıştı. Messi, Barcelona’da geçirdiği yıllarda kulübün tarihî gol rekorlarını kırdı ve çok sayıda şampiyonluk yaşadı. Daha sonra Arjantin Millî Takımı’yla 2022 Dünya Kupası’nı kazandı.

2009 – “NEFES: VATAN SAĞOLSUN” SİNEMALARDA

Levent Semerci’nin yönettiği, Mete Horozoğlu’nun başrolünde yer aldığı “Nefes: Vatan Sağolsun”, Türkiye’de gösterime girdi. Sınır bölgesindeki bir karakolda görev yapan askerleri konu alan yapım, askerlerin korkularını, özlemlerini ve aralarındaki ilişkileri merkeze aldı. Film, savaşın ve askerlik deneyiminin sinemada nasıl anlatıldığı üzerine tartışmaların da konusu oldu. Box Office Türkiye verilerine göre yaklaşık 2 milyon 437 bin seyirciye ulaşarak geniş bir izleyici kitlesi edindi.

2017 – YOLSUZLUKLARI ARAŞTIRAN GAZETECİ ARABASINA KONULAN BOMBAYLA ÖLDÜRÜLDÜ

Malta’nın tanınmış araştırmacı gazetecilerinden Daphne Caruana Galizia, 16 Ekim 2017’de evinin yakınlarında otomobiline yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu hayatını kaybetti. 53 yaşındaki gazeteci, özellikle siyasetçilerle iş insanları arasındaki ilişkileri, yolsuzluk iddialarını ve Panama Belgeleri’ni araştırıyordu. Suikast, Avrupa’da basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliği konusunda büyük tepki yarattı. Sonraki yıllarda yürütülen soruşturmalarda cinayetle bağlantılı kişiler hakkında yargılamalar yapıldı. 2021’de açıklanan bağımsız soruşturma raporu, Malta devletinin gazeteciyi koruyamamasında ciddi sorumluluğu bulunduğu sonucuna ulaştı.

2017 – NÖTRON YILDIZLARININ ÇARPIŞMASI YENİ BİR ASTRONOMİ ÇAĞI AÇTI

Bilim insanları, iki nötron yıldızının birleşmesinden gelen kütleçekim dalgalarıyla ışığın ilk kez birlikte gözlemlendiğini dünyaya duyurdu. GW170817 adı verilen olayın sinyalleri 17 Ağustos’ta kaydedilmişti; sonuçlar 16 Ekim’de açıklandı. Yaklaşık 130 milyon ışık yılı uzaklıktaki birleşme, evreni farklı gözlem yöntemleriyle birlikte incelemek için yeni bir kapı açtı. Bulgular, altın ve platin gibi ağır elementlerin oluşumunda nötron yıldızı çarpışmalarının oynadığı role ilişkin güçlü kanıtlar da sundu.

2018 – BİR DUVAR YAZISI POMPEİ’NİN TARİHİNİ TARTIŞMAYA AÇTI

İtalya’daki Pompei Arkeoloji Parkı, kazılarda bulunan kömürle yazılmış bir duvar notunu kamuoyuna açıkladı. Notta, günümüz takviminde 17 Ekim’e karşılık gelen bir tarih bulunuyordu. Bu küçük ayrıntı, Vezüv Yanardağı’nın kenti yok eden MS 79 yılındaki patlamasının geleneksel olarak kabul edilen 24 Ağustos tarihini yeniden tartışmaya açtı. Kolay silinebilen kömür yazısının varlığı, felaketin sonbaharda gerçekleştiği görüşünü güçlendirdi. Ancak buluntu, patlamanın kesin gününü tek başına belirlemiyordu.

2024 – KARACAHİSAR’IN “RAMAZAN” YAZILI OSMANLI SİKKELERİ DUYURULDU

Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi kazılarında bulunan, I. Murad dönemine ait bronz sikkeler kamuoyuna tanıtıldı. Üzerlerinde “Ramazan 790” yazan ve 1388 yılına tarihlenen paralar, ay adını taşımalarıyla dikkat çekiyordu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, bunların Osmanlı sikkeleri içinde ay belirtilen özel bir grup olduğunu anlattı. Buluntular, kalenin erken Osmanlı dönemindeki kullanımına ilişkin veriler sunuyordu. Buradaki 16 Ekim tarihi, sikkelerin topraktan çıkarıldığı kesin gün değil, bulguların haberle kamuoyuna duyurulduğu tarihtir.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 16 EKİM

1898 – FEVZİYE CAMİİ’NİN YENİDEN YAPIMINA KATKI VEREN ESKİ BELEDİYE BAŞKANI İÇİN ÖDÜLLENDİRME TALEBİ

İzmit İdare Meclisi, 1894 depreminde yıkılan Fevziye Camii’nin yeniden inşasındaki çalışmaları nedeniyle eski belediye başkanı İbrahim Edhem Efendi’nin ödüllendirilmesi için 16 Ekim 1898’de bir mazbata hazırlayarak Bâbıâli’ye gönderdi. Moralı ailesinden gelen Edhem Efendi, belediye başkanlığı yapmadığı dönemlerde de kentin imar çalışmalarına katılmıştı. İlerleyen yıllarda Saat Kulesi, rıhtım ve belediye bahçesi gibi İzmit’in görünümünü değiştiren projelerde de emeği bulunacaktı. Bu tarih, Fevziye Camii’nin açılışını değil, yeniden yapımına katkıda bulunan bir kent insanı için hazırlanan resmî takdir talebini belgeliyor.

1912 – BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI OLARAK TANINACAK KEMAL BEY, GEBZE’YE ATANDI

Daha sonra Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey adıyla tanınacak Mehmet Kemal Bey, Gebze kaymakamlığına atandı. Doyran’da görev yaparken sağlık sorunları nedeniyle yer değişikliği isteyen Kemal Bey’in memuriyet hayatındaki yeni durağı böylece Kocaeli oldu. Gebze’nin ardından 1913’te Karamürsel kaymakamlığına geçti. Osmanlı’nın son dönemindeki yargılanması ve 1919’da idam edilmesiyle Türkiye tarihinin tartışılan isimlerinden biri olacak Kemal Bey’in, kamuoyunda daha az bilinen bir yönü de bu Gebze ve Karamürsel bağlantısıydı.

1920 – İZMİT VİLAYET OLDU, 18 GÜN SONRA KARAR İPTAL EDİLDİ

Osmanlı Devleti’nin son döneminde İzmit’in idari statüsünü değiştiren önemli bir karar, 16 Ekim 1920’de alındı. Damat Ferit Paşa Hükümeti, İzmit Sancağı’nı vilayete dönüştüren kararnameyi yayımladı. Yeni vilayetin sınırlarına Bursa ve Bolu’dan bazı ilçeler ve köyler de katılıyor, yönetim İzmit ve Adapazarı olmak üzere iki büyük bölüme ayrılıyordu. Ancak karar uzun ömürlü olamadı. Damat Ferit Paşa ertesi gün sadrazamlıktan ayrıldı. Yeni kurulan Ahmet Tevfik Paşa Hükümeti, genişleyen vilayetin yönetiminin zor ve maliyetli olacağı gerekçesiyle düzenlemeyi yeniden değerlendirdi. 3 Kasım 1920’de kararname iptal edildi ve İzmit yeniden mutasarrıflık statüsüne döndürüldü. Böylece İzmit’in Osmanlı’nın son dönemindeki vilayet olma girişimi, uygulanamadan sona ermiş oldu.

1992 – KOCAELİ SİGORTA ACENTELERİ DERNEĞİ KURULDU

Kocaeli Sigorta Acenteleri Derneği (KOSAD), 16 Ekim 1992’de kuruldu. Kentteki sigorta acentelerinin mesleki sorunlarını ortak bir zeminde ele almak üzere örgütlenen dernek, sonraki yıllarda toplantılar, eğitim ve tanıtım çalışmaları yürüttü. Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu’nun kurucu üyeleri arasında da yer alan KOSAD’ın kuruluşu, Kocaeli’nin meslek örgütleri tarihindeki yerel dönüm noktalarından biri oldu.

1993 – KOCAELİSPOR İLE GALATASARAY DOKUZ GOLLÜ UNUTULMAZ MAÇTA KARŞILAŞTI

Türk futbol tarihinin en heyecanlı karşılaşmalarından biri, 16 Ekim 1993’te İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda oynandı. Kocaelispor, Galatasaray karşısında 2-0 geriye düşmesine rağmen Melih Gürbüztürk, Tuncay Akgün ve Ümit Birol’un golleriyle 3-2 öne geçti. Ancak Galatasaray yeniden toparlandı; sarı kırmızılı takım attığı 3 golle skoru 5-3’e getirdi. 88. dakikada Saffet Sancaklı’nın attığı gol, karşılaşmanın sonucunu belirledi: Galatasaray 5, Kocaelispor 4. Maçta tam dokuz gol atılırken iki takım da birbirini yakalamak için son dakikaya kadar mücadele etti. Kocaelispor’un güçlü takımlara karşı çekinmeden oynadığı yılların en unutulmaz maçlarından biri olarak hafızalara kazındı.

1999 – KOCAELİ ECZACILARI DEPREMDEN SONRA İLK KEZ ODALARININ TOPLANTISINDA BULUŞTU

Kocaeli Eczacı Odası, 17 Ağustos depreminin ardından meslektaşlarıyla ilk toplantısını 16 Ekim 1999’da yaptı. Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Betül Bilgetekin ve Sayman Erkal Alphan’ın katıldığı buluşmada, depremde kaybedilen eczacılar anıldı; meslektaşların uğradığı zararlar ve karşılaştıkları sorunlar ele alındı. Birliğin deprem bölgesindeki çalışmaları hakkında bilgi verilen toplantı, ağır yıkımın ardından kentte meslek hayatını ve dayanışmayı yeniden kurma çabasının kayıtlarından biri olarak kaldı.

2016 – İLK TÜBİTAK ULUSLARARASI İHA YARIŞMASI GEBZE’DE SONUÇLANDI

Gebze Teknik Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası TÜBİTAK İnsansız Hava Araçları Yarışması, ödül töreniyle tamamlandı. 10–16 Ekim arasında gerçekleştirilen organizasyona 100 yerli ve altı yabancı takım katıldı. Öğrenciler, geliştirdikleri sabit ve döner kanatlı araçlarla yarıştı. Yangın ve kaza gibi durumlarda kullanılabilecek sivil teknolojilerin geliştirilmesini de amaçlayan etkinlikte, iki performans kategorisinin birinciliğini İstanbul Teknik Üniversitesi takımları kazandı. Gebze, yarışmanın ilk yılında gençlerin havacılık çalışmalarının buluşma noktası oldu.

 

16 EKİM’DE GAZETELERDE KOCAELİ

Eski gazetelerin 16 Ekim sayfalarında Kocaeli’nin gündelik hayatından sanayileşmesine uzanan farklı hikâyeler var. İzmitliler sinemada gösterilen filme itiraz ediyor, kadınlar el emeklerini sergiliyor, Karamürsel Belediyesi elektrik tesisi için motor arıyordu. Yıllar sonra aynı tarihin gazetelerinde, sanayinin büyümesiyle ağırlaşan çevre sorunları öne çıkacaktı.

1933 – İZMİT’TE İKİ SİNEMA VARDI, GÖSTERİLEN FİLM GAZETEYE ŞİKÂYET EDİLİYORDU

Milliyet’in 16 Ekim 1933 tarihli beşinci sayfası, sonbaharla birlikte kapalı salonlara yönelen İzmitlileri anlatıyordu. Habere göre kentte biri sesli, diğeri sessiz olmak üzere iki sinema vardı. Sesli filmlere ilgi büyüktü; iyi bir film geldiğinde salonda yer bulmak güçleşiyordu. Fakat işletmelerden biri, büyük ilanlarla “Mavi Tuna” filmini duyurduğu hâlde başka bir film göstermişti. Muhabir, seyircinin bu şekilde yanıltılmasına itiraz ediyor, eleştirisini halkın isteği üzerine yazdığını belirtiyordu. Aynı yazıda, Deniz Orkestrası’nın Üssü Bahri salonlarında verdiği haftalık konserler de övgüyle anılıyordu. İzmit’in kış akşamlarında sinemanın yanında konserlerin de yeri vardı.

1933 – İZMİTLİ KADINLARIN EL EMEĞİ SERGİYE ÇIKTI

Aynı gazetenin aynı sayfasındaki başka bir haber, İzmit Dikiş Yurdu’nun yıl sonu sergisini duyuruyordu. Kurumda eğitim gören kadınların ve genç kızların hazırladığı çalışmalar, ziyaretçilerden beğeni toplamıştı. Gazete, yurt müdürü Sacide Hanım’ı kutluyor ve genç kızlara kazandırılan becerilerin değerini vurguluyordu. Küçük bir haber, Cumhuriyet’in onuncu yılında İzmit’te kadınların mesleki eğitimine ilişkin somut bir iz bırakmıştı.

1936 – İZMİT KÂĞIT FABRİKASI İÇİN BÜYÜME PLANI

Tan’ın 16 Ekim 1936 tarihli sekizinci sayfasında, Sümerbank Genel Müdürü Nurullah Esat Sümer, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında yapılan yatırımları anlatıyordu. Sümer’in verdiği bilgilere göre İzmit Kâğıt Fabrikası, Türkiye’nin kâğıt ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılıyor ve aldığı siparişlerle üretim kapasitesini dolduruyordu. Fabrikanın 1937’de genişletilmesi, yanında bir selüloz fabrikası kurulması planlanmış; selüloz tesisinin makineleri için ihale de yapılmıştı. Henüz ilk üretim yılında olan İzmit’teki fabrikanın büyütülmesi, ülkenin sanayileşme gündemindeki başlıklardan biriydi.

1936 – İZMİT LİMANINDA MESAİ ÜCRETİ TARTIŞMASI

Tan’ın aynı günkü beşinci sayfasında bu kez bir okur mektubu vardı. Adının açıklanmasını istemeyen okur, İzmit’i İstanbul ile Anadolu arasındaki taşımacılıkta giderek önem kazanan bir iskele olarak tarif ediyordu. Şikâyeti ise iç ticaret mallarının boşaltılması sırasında istenen ek ücretlerle ilgiliydi. Mektupta, işlemleri mesai içinde yapılmış bir mavna veya motorun boşaltılmasının, çalışma saati bittiği gerekçesiyle durdurulduğu ve devam etmek için mesai ücreti istendiği ileri sürülüyordu. Okur, bu uygulamanın talimatnameye aykırı olduğunu savunuyordu. Haber, İzmit’in lojistik öneminin yanı sıra limandaki işleyişin de doksan yıl önce tartışıldığını gösteriyor.

1936 – KARAMÜRSEL BELEDİYESİ ELEKTRİK TESİSİNE YEDEK MOTOR ARIYORDU

16 Ekim 1936 tarihli Ulus’un altıncı, Cumhuriyet’in on birinci sayfasında Karamürsel Belediyesi’nin bir satın alma ilanı yayımlandı. Belediye, mevcut elektrik tesisine yedek olarak kullanılmak üzere 18-25 beygir gücünde, mazotla çalışan bir motor almak istiyordu. Tahmini bedel bin liraydı; ödemenin taksitle yapılması öngörülüyordu. İlanda, tekliflerin Türkiye’de bulunan makineler için verilmesi ve ihalenin 27 Ekim’de yapılması isteniyordu. Gazetelerin ilan sütunlarında kalan bu kayıt, Karamürsel’de elektrik hizmetinin belediyeye ait motorlu bir tesisle yürütüldüğü dönemi hatırlatıyor.

1976 – İZMİT KÖRFEZİ İÇİN KİRLİLİK UYARISI

Milliyet’in 16 Ekim 1976 tarihli ikinci sayfasında, Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Avni Öztüre’nin “Belediyeler, çevre sorunu için birleşiyor” başlıklı yazısı yayımlandı. Öztüre, plansız ve denetimsiz sanayileşmenin İzmit Körfezi’ndeki canlı yaşamını tehdit ettiğini belirtiyor; Yarımca, İzmit ve Gölcük çevresinde insanları etkileyen gaz kaçaklarını da gündeme getiriyordu. Yazıda, Marmara Belediyeler Birliği ile TMMOB Kimya Mühendisleri Odası arasında çevre denetimine yönelik bir anlaşma yapıldığı anlatılıyordu. Sanayi kuruluşlarının çevreye etkilerinin incelenmesi ve bir belgelendirme düzeni oluşturulması hedefleniyordu. Körfez’in korunması, bundan yarım yüzyıl önce de belediyeleri ve meslek örgütlerini ortak çalışma arayışına yönelten bir meseleydi.

 

16 EKİM’DE DOĞANLAR

1854 – OSCAR WILDE: İrlandalı yazar, şair ve oyun yazarı Dublin’de doğdu. “Dorian Gray’in Portresi” romanı, “Mutlu Prens” öyküsü ve “Salome” oyunuyla tanındı. Toplumsal ikiyüzlülüğü eleştiren mizahı ve keskin üslubuyla edebiyatın en çok okunan isimleri arasında yer aldı.

1888 – EUGENE O’NEILL: Amerikalı oyun yazarı New York’ta doğdu. Aile çatışmalarını, bağımlılığı ve insanın iç dünyasını işleyen oyunlarıyla modern Amerikan tiyatrosunun gelişiminde belirleyici rol oynadı. “Günden Geceye” ve “Anna Christie” gibi eserlerin yazarı, 1936’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

1891 – BEHZAT BUTAK: Tiyatro ve sinema oyuncusu Bursa’da doğdu. Darülbedayi’nin ilk kuşak sanatçıları arasında yer aldı; uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatroları’nda çalıştı. Tiyatro çevrelerinde “Behzat Baba” olarak anılan sanatçı, oyunculuğunun yanında resim ve eski para koleksiyonculuğuyla da ilgilendi.

1898 – OTHMAR PFERSCHY: Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Graz’da doğdu. Türkiye’ye 1926’da geldi; Cumhuriyet’in fabrikalarını, kentlerini, okullarını ve gündelik yaşamını fotoğrafladı. Görüntüleri “Fotoğrafla Türkiye” albümünde, “La Turquie Kemaliste” dergisinde, pullarda ve banknotlarda kullanıldı. Çalışmaları, erken Cumhuriyet döneminin görsel belleğinin önemli parçaları oldu.

1925 – ANGELA LANSBURY: Oyuncu ve şarkıcı Londra’da doğdu. Türkiye’de “Cinayet Dosyası” adıyla yayımlanan dizide, karşılaştığı cinayetleri çözen polisiye yazarı Jessica Fletcher’ı canlandırdı. Tiyatro ve müzikallerde de başarılı bir kariyer sürdüren Lansbury, “Güzel ve Çirkin” animasyonunun özgün seslendirmesinde Bayan Potts’a ses verdi.

1927 – GÜNTER GRASS: Alman yazar, bugün Polonya sınırlarında bulunan Danzig’de doğdu. “Teneke Trampet”, “Kedi ve Fare” ve “Köpek Yılları” kitaplarıyla tanındı. Almanya’nın Nazi geçmişini, savaşın bıraktığı izleri ve toplumsal sorumluluğu edebiyatının merkezine taşıdı. 1999’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

1941 – FARUK ERTUNÇ: Fotoğraf sanatçısı ve yüksek mimar İzmit’te doğdu. Kırmızı renk, şapka ve şemsiye gibi öğelerle oluşturduğu kurgusal fotoğraflarıyla ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı. Yunus Nadi Fotoğraf Ödülü’nün de sahibi olan Ertunç; arkeoloji, mağaracılık ve Kandıra çevresinin geçmişine yönelik araştırmalarıyla Kocaeli’nin kültür yaşamında iz bıraktı.

1947 – DAVID ZUCKER: Amerikalı yönetmen, senarist ve yapımcı Milwaukee’de doğdu. Türkiye’de “Çıplak Silah” adıyla tanınan komedi serisinin ilk iki filmini yönetti. Kardeşi Jerry Zucker ve Jim Abrahams’la birlikte hazırladığı “Airplane!” ve “Top Secret!” filmleriyle, ciddi sinema türlerini absürt mizahla ele alan parodi komedisinin önde gelen isimlerinden oldu.

1952 – COŞKUN SABAH: Şarkıcı, besteci ve ud sanatçısı Diyarbakır’da doğdu. “Beni Unutma” ve “Aşığım Sana” gibi şarkılarla geniş dinleyici kitlelerine ulaştı. “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi” başta olmak üzere besteleri başka sanatçılar tarafından da seslendirildi. Ud icrasını şarkıcılığıyla birleştiren sahne tarzıyla tanındı.

1958 – TIM ROBBINS: Amerikalı oyuncu ve yönetmen Kaliforniya’da doğdu. “Esaretin Bedeli” filminde canlandırdığı Andy Dufresne karakteriyle dünya çapında tanındı. “Gizemli Nehir”deki performansıyla 2004’te En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı. Yönetmen olarak da idam cezasını konu alan “Ölüm Yolunda” filmine imza attı.

1961 – KONCA KURİŞ: Kadın hakları savunucusu ve araştırmacı yazar Mersin’de doğdu. İslam’ın kadınlara ilişkin geleneksel yorumlarını sorgulayan görüşleriyle kamuoyunda tanındı. 1998’de Mersin’de kaçırıldıktan sonra Hizbullah tarafından öldürüldü. Cansız bedenine 2000’de Konya’da ulaşıldı. Yaşamı ve öldürülmesi, Türkiye’nin kadın hakları ve şiddet tarihindeki acı örneklerden biri oldu.

1969 – ALTAN DÖNMEZ: Yönetmen İstanbul’da doğdu. “Güneşi Beklerken”, “Sen Çal Kapımı” ve “Gelsin Hayat Bildiği Gibi” gibi dizilerin yönetmenliğini üstlendi. Görüntü yönetmenliği de yapan Dönmez, geniş izleyici kitlelerine ulaşan televizyon yapımlarının kamera arkasındaki isimleri arasında yer aldı.

1979 – İLKER AYRIK: Oyuncu ve sunucu Balıkesir’de doğdu. “Geniş Aile” dizisinde Mürsel’i, “Seksenler”de Çağatay’ı, “Çakallarla Dans” filmlerinde Muhasebeci Servet’i canlandırdı. “Ben Bilmem Eşim Bilir” ve “Yaparsın Aşkım” yarışmalarının sunuculuğuyla da tanındı. Tiyatro çalışmalarını, kurucuları arasında bulunduğu Pervasız Tiyatro’da sürdürdü.

1995 – ALPER RENDE: Oyuncu ve dijital içerik üreticisi İzmit’te doğdu. Vine’da yayımladığı kısa videolarla tanındı; ardından YouTube içerikleri ve sinema çalışmalarıyla daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. “Türk Lokumu”, “Oha Diyorum” ve “Sar Başa” filmlerinde rol aldı.

1996 – TOPRAK RAZGATLIOĞLU: Millî motosikletçi Alanya’da doğdu. Dünya Superbike Şampiyonası’nda 2021’de Yamaha, 2024 ve 2025’te BMW ile dünya şampiyonluğuna ulaştı. İki farklı markayla kazandığı üç şampiyonlukla Türkiye’nin uluslararası motor sporlarındaki en önemli başarılarından bazılarına imza attı.

1997 – CHARLES LECLERC: Monakolu Formula 1 pilotu Monte Carlo’da doğdu. Formula 1 kariyerine 2018’de Sauber’de başladı, ertesi yıl Ferrari’ye geçti. İlk Grand Prix zaferini 2019’da Belçika’da kazandı; bir hafta sonra İtalya Grand Prix’sini de kazanarak Ferrari taraftarlarının önünde önemli bir başarı elde etti.

1999 – MELISSA VARGAS: Küba doğumlu Türk millî voleybolcu dünyaya geldi. Pasör çaprazı olarak görev yapan Vargas, Türkiye’nin 2023’te Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası’nı kazanmasında önemli rol oynadı. Her iki turnuvada da en değerli oyuncu seçilerek Filenin Sultanları’nın tarihî başarılarının öne çıkan isimlerinden biri oldu.

 

16 EKİM’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1937 – JEAN DE BRUNHOFF: Kitapları ve çizgi filmleriyle kuşaklar boyunca çocukların tanıdığı fil Babar’ın yaratıcısı, Fransız yazar ve çizer Jean de Brunhoff hayatını kaybetti. İlk Babar kitabı 1931’de yayımlanmıştı. Brunhoff’un ölümünden sonra oğlu Laurent, babasının yarattığı karakterin maceralarını sürdürdü.

1959 – GEORGE C. MARSHALL: İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın ekonomik toparlanması için hazırlanan Marshall Planı’na adını veren Amerikalı asker ve devlet adamı hayatını kaybetti. Türkiye’nin de yardım aldığı bu program, savaş sonrası dönemin önemli gelişmelerindendi. ABD’de dışişleri ve savunma bakanlığı yapan Marshall, 1953’te Nobel Barış Ödülü’nü kazanmıştı.

1988 – GÜNERİ TECER: Türk sanat müziği sanatçısı ve besteci Güneri Tecer, Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 1957’de Ankara Radyosu’na giren Tecer, uzun yıllar radyo yayınlarıyla dinleyiciye ulaştı. Klasik Türk müziği eserlerini yorumlayışıyla, radyonun gündelik hayatta önemli yer tuttuğu dönemin tanınan seslerinden biri oldu.

1998 – JON POSTEL: Bugün kullandığımız internetin gelişmesinde önemli görevler üstlenen Amerikalı bilgisayar bilimci Jon Postel, 55 yaşında hayatını kaybetti. Bilgisayarların internet üzerinden haberleşmesini sağlayan ortak kuralların geliştirilmesine katkıda bulundu; internet adreslerinin ve alan adlarının düzenlenmesinde çalıştı. Adı geniş kitlelerce pek bilinmese de internetin işleyişini kuran öncü isimler arasındaydı.

2003 – AVNİ ARBAŞ: Türk resminin önemli isimlerinden Avni Arbaş, İzmir’in Foça ilçesinde hayatını kaybetti. Uzun yıllar Paris’te yaşayan sanatçı, özellikle atları ve Kuvayımilliye atlılarını konu aldığı resimleriyle tanındı. Bu resimler, Nâzım Hikmet’in “Avni’nin Atları” şiirine de ilham verdi.

2006 – FÜSUN SAYEK: Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanlığını 1996-2006 yılları arasında yürüten Dr. Füsun Sayek hayatını kaybetti. Göz hastalıkları uzmanı olan Sayek, hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, hasta hakları ve tıp eğitimi üzerine çalıştı. Körlüğün önlenmesi ve toplum sağlığının korunması için yürütülen ulusal ve uluslararası projelerde görev aldı.

2007 – DEBORAH KERR: Kral ve Ben ve İnsanlar Yaşadıkça filmleriyle tanınan İskoç oyuncu Deborah Kerr, 86 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle İnsanlar Yaşadıkça filminde Burt Lancaster’la sahilde oynadığı sahne, sinema tarihinin en çok hatırlanan görüntülerinden biri oldu. Kerr, İngiliz sinemasından Hollywood’a uzanan kariyerinde çok sayıda önemli yapımda rol aldı.

2014 – ERTUĞRUL OĞUZ FIRAT: Besteci, ressam, şair ve yazar Ertuğrul Oğuz Fırat, Ankara’da hayatını kaybetti. Hukuk öğrenimi gören ve yıllarca yargıçlık yapan Fırat, mesleğinin yanında müzik, resim ve edebiyatla uğraştı. Çağdaş müziğin Türkiye’de tanınmasına katkıda bulundu; genç müzisyenlerle bilgisini paylaştı. Birbirinden farklı alanlarda üreten sanatçı, 91 yaşındaydı.

2015 – MEMDUH ÜN: Türk sinemasının yönetmen, yapımcı ve oyuncularından Memduh Ün, 95 yaşında hayatını kaybetti. Üç Arkadaş, Ayşecik, Kırık Çanaklar, Postacı ve Garip gibi filmlere yönetmen olarak imza attı. Dramdan komediye uzanan çalışmalarıyla, sinema salonlarında ve televizyon ekranlarında kuşaklar boyunca izlenen yapımlar bıraktı.

2024 – LİAM PAYNE: One Direction grubuyla dünya çapında ün kazanan İngiliz şarkıcı Liam Payne, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te kaldığı otelin balkonundan düşerek 31 yaşında hayatını kaybetti. 2010’da The X Factor yarışmasında kurulan grubun üyelerinden olan Payne, daha sonra müzik çalışmalarını solo olarak sürdürmüştü.

2024 – YAHYA SİNVAR: Hamas Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta İsrail askerleriyle girdiği çatışmada öldürüldü. İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından Hamas’ın siyasi liderliğine seçilmişti. Sinvar’ın ölüm tarihi 16 Ekim olmakla birlikte, öldürüldüğü 17 Ekim’de kamuoyuna duyuruldu.

2025 – ARİF ERKİN GÜZELBEYOĞLU: Yabancı Damat dizisinin “Memik Dede”si olarak geniş kitlelerin tanıdığı oyuncu, besteci ve mimar Arif Erkin Güzelbeyoğlu, 90 yaşında hayatını kaybetti. İkinci Bahar ve Canım Ailem gibi dizilerde de rol aldı. Tiyatro oyunları ve filmler için müzik besteledi; Bizimkiler dizisinin müziklerine de imza attı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.