15 Eylül Tarihte Bugün

56 Dakika Okuma
15 Eylül Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 15 Eylül

15 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?

TÜRKİYE’DE AHİLİK VE İLKÖĞRETİM HAFTALARI DEVAM EDİYOR

2026’da 14-20 Eylül tarihleri arasında kutlanan 39. Ahilik Haftası, 15 Eylül’de de Türkiye’nin 81 ilinde çeşitli etkinliklerle devam ediyor. Esnaf ve sanatkâr kültürünün yüzyıllara uzanan geleneğini yaşatmayı amaçlayan hafta; meslek ahlakı, dürüst ticaret, usta-çırak ilişkisi ve dayanışmayı öne çıkarıyor. Aynı hafta Türkiye’de İlköğretim Haftası olarak da değerlendiriliyor; 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül’de başladığı için 15 Eylül milyonlarca öğrenci açısından yeni eğitim yılının ikinci günü.

ULUSLARARASI DEMOKRASİ GÜNÜ

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Uluslararası Demokrasi Günü, her yıl 15 Eylül’de kutlanıyor. BM Genel Kurulu, 2007’de aldığı kararla günü; ülkelerin demokrasinin durumunu değerlendirmesi, insan hakları, ifade özgürlüğü, siyasi katılım ve hukukun üstünlüğünün önemini hatırlaması amacıyla ilan etti. İlk kez 2008’de kutlanan gün, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını; insanların kendilerini ilgilendiren kararlara katılabilmelerini de gerektirdiğini vurguluyor.

DÜNYA LENFOMA FARKINDALIK GÜNÜ

15 Eylül, Dünya Lenfoma Farkındalık Günü. Lenf sisteminde gelişen kanserlerin ortak adı olan lenfoma konusunda toplumun bilinçlendirilmesini amaçlayan gün, Lymphoma Coalition öncülüğünde 2004’ten bu yana düzenleniyor. Boyun, koltuk altı veya kasıkta ağrısız şişlikler; açıklanamayan ateş, gece terlemesi, kilo kaybı ve sürekli yorgunluk hastalığın belirtileri arasında olabiliyor. 2026 kampanyası ise hastaların tanı ve tedavi yolculuğunda yalnız bırakılmamasına dikkat çekiyor.

PROSTAT KANSERİ FARKINDALIK GÜNÜ

15 Eylül aynı zamanda Prostat Kanseri Farkındalık Günü olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlar da bu tarihte erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekiyor. Bakanlığın 2026 verilerine göre prostat kanseri Türkiye’de erkeklerde en sık görülen kanserler arasında ikinci sırada bulunuyor; ülkede yılda yaklaşık 19 bin kişiye tanı konuyor ve yaklaşık 3 bin 300 kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

DÜNYA AFRO GÜNÜ – 2026’DA 10. YIL

Doğal Afro saçın ve Afrika kökenli saç kültürünün kabulünü destekleyen Dünya Afro Günü, her yıl 15 Eylül’de kutlanıyor. Gün, özellikle okullarda ve işyerlerinde insanların doğal saç biçimleri nedeniyle ayrımcılığa uğramasına dikkat çekmeyi amaçlıyor. İlk kez 2017’de düzenlenen etkinlik 2026’da 10. yılını kutluyor; İngiltere’de Afro saçın ayrımcılığa karşı yasal olarak daha açık biçimde korunması için yürütülen kampanyalar da günün önemli başlıklarından biri.

ORTA AMERİKA’DA BEŞ ÜLKE AYNI GÜN BAĞIMSIZLIĞINI KUTLUYOR

Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika, 15 Eylül’de bağımsızlık günlerini kutluyor. Beş ülkenin aynı tarihi paylaşmasının nedeni, 15 Eylül 1821’de Orta Amerika’daki İspanyol sömürgelerinin İspanya’dan bağımsızlıklarını ilan etmesi. Aradan iki yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen 15 Eylül, bugün beş ayrı ülkenin ulusal bayramı olmaya devam ediyor.

HİNDİSTAN’DA MÜHENDİSLER GÜNÜ

Hindistan’da 15 Eylül, ülkenin en önemli mühendislerinden Mokshagundam Visvesvaraya’nın doğum günü nedeniyle Mühendisler Günü olarak kutlanıyor. Barajlar, sulama sistemleri ve taşkın kontrol projeleriyle modern Hindistan’ın altyapısına büyük katkıda bulunan Visvesvaraya, ülkenin en yüksek sivil nişanı Bharat Ratna’yla ödüllendirilmişti. Burada küçük ama önemli bir ayrım var: Bazı internet takvimlerinin yazdığı gibi 15 Eylül “Dünya Mühendisler Günü” değil; Hindistan’ın Mühendisler Günü. UNESCO’nun Dünya Mühendislik Günü ise 4 Mart.

BRİTANYA MUHAREBESİ GÜNÜ

Birleşik Krallık’ta 15 Eylül, Battle of Britain Day olarak anılıyor. 15 Eylül 1940’ta Nazi Almanyası’nın Luftwaffe kuvvetleri İngiltere’ye karşı büyük bir hava saldırısı düzenlemiş, Kraliyet Hava Kuvvetleri saldırıyı geri püskürtmüştü. Savaşın dönüm noktalarından sayılan günün ardından Hitler, İngiltere’yi işgal etmeyi amaçlayan Deniz Aslanı Harekâtı’nı süresiz erteledi. RAF, her yıl 15 Eylül’de hayatını kaybeden havacıları törenlerle anıyor.

 

15 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ

Bu bölümdeki günlerin çoğu resmî bayram değil; çeşitli kuruluşların başlattığı veya popüler özel gün takvimlerinde yer bulan gayriresmî etkinliklerdir.

BEDAVA PARA GÜNÜ

Listenin adı en tuhaf olanlarından biri gerçekten “Bedava Para Günü”. 2011’den beri düzenlenen etkinlikte insanlar tanımadıkları kişilere kendi paralarından iki banknot veya madeni para veriyor ve karşılarındaki kişiden bunlardan birini başka birine vermesini istiyor. Amaç para dağıtmaktan çok, insanların para, paylaşım ve tüketim alışkanlıkları üzerine düşünmesini sağlamak. Tarihin 15 Eylül olarak seçilmesi de tesadüf değil: Lehman Brothers 15 Eylül 2008’de iflas başvurusunda bulunmuş ve küresel mali krizin en büyük sembollerinden biri olmuştu.

ULUSLARARASI NOKTA GÜNÜ

Bir kâğıda tek bir nokta koymak da özel gün çıkarmaya yetmiş. Ancak Uluslararası Nokta Gününün arkasında hoş bir hikâye var. Peter H. Reynolds’ın The Dot adlı çocuk kitabında resim yapamayacağını düşünen bir çocuk, öğretmeninin “bir nokta koy ve ne olacağına bak” teşvikiyle kendi yaratıcılığını keşfediyor. Amerikalı öğretmen Terry Shay, kitabı 15 Eylül 2009’da öğrencileriyle paylaşınca başlayan etkinlik zamanla dünyanın dört bir yanındaki okullara yayıldı. Günün teması yaratıcılık, cesaret ve “kendi izini bırakmak”.

BUGÜN ŞAPKALARIN GÜNÜ: HEM YAP HEM KEÇE OLSUN

15 Eylül’ün özel gün takvimlerinde iki ayrı şapka günü var: “Kendi Şapkanı Yap Günü” ve “Keçe Şapka Günü”. İlkinin kökeni bilinmiyor; insanları kâğıttan, kumaştan veya keçeden kendi şapkalarını tasarlamaya çağırıyor. Keçe Şapka Günü’nün arkasında ise eski bir giyim geleneği bulunuyor: ABD’de geçmişte yazlık hasır şapkaların kaldırılıp daha sıcak keçe şapkalara geçilmesi için eylül ortası uygun zaman sayılıyordu. Şapka takmanın bile takvime bağlı olduğu yıllardan kalma küçük bir moda hatırası.

ÇİFT ÇİZBURGER GÜNÜ

ABD’de 15 Eylül, tek köfteyi yetersiz bulanlara ayrılmış: Çift Çizburger Günü. İki köfte ve peynirden oluşan hamburger çeşidi için düzenlenen gayriresmî günün kimin tarafından başlatıldığı bilinmiyor. Hamburgerin üzerine peynir ekleme fikri 1920’lerde yaygınlaşırken çift köfteli versiyon sonraki yıllarda Amerikan fast-food kültürünün en tanınmış ürünlerinden birine dönüştü.

LİNGUINE GÜNÜ

15 Eylül’de ABD’nin gayriresmî yemek takviminde Linguine Günü de bulunuyor. Adı İtalyancada “küçük diller” anlamına gelen linguine, spagettiden daha yassı ve dar bir makarna çeşidi. Özellikle İtalya’nın Ligurya bölgesiyle özdeşleşen makarna; deniz ürünleri, pesto veya kremalı soslarla servis ediliyor. Günün nereden çıktığı konusunda ise makarnanın kendisinden daha az bilgi var.

BİLGİ İŞLEMDEKİ ARKADAŞA BUGÜN İYİ DAVRANIN

“Ulusal Bilgi Teknolojileri Profesyonelleri Günü” ABD’de her yıl eylül ayının üçüncü salı günü kutlanıyor ve 2026’da tam 15 Eylül’e denk geliyor. Gün; bilgisayar çöktüğünde, internet gittiğinde, şifre unutulduğunda veya yazıcı sebepsiz yere çalışmamaya karar verdiğinde aranan bilgi işlem çalışanlarına teşekkür etmek amacıyla oluşturuldu. Başka bir deyişle, bugün bilgisayarınızı açıp kapatmanızı söyleyen kişiye biraz daha anlayışlı davranabilirsiniz.

GREENPEACE GÜNÜ

Bazı özel gün takvimlerinde 15 Eylül Greenpeace Günü olarak da anılıyor ve bu kez tarihin arkasında gerçek bir olay var. 15 Eylül 1971’de 12 aktivist, ABD’nin Alaska’daki Amchitka Adası’nda yapacağı nükleer denemeyi protesto etmek için Vancouver’dan eski bir balıkçı teknesiyle yola çıktı. Üzerinde “Greenpeace” yazan tekne hedefe ulaşamadı ve nükleer deneme gerçekleştirildi; fakat yolculuk dünya çapında büyük ilgi gördü ve küçük protesto grubu zamanla dünyanın en tanınmış çevre örgütlerinden birine dönüştü. 2026, bu ilk yolculuğun 55. yıldönümü.

 

15 EYLÜL’DE NELER OLDU?

1656 – KÖPRÜLÜ MEHMED PAŞA SADRAZAMLIĞI ŞART KOŞARAK KABUL ETTİ

Osmanlı Devleti’nin siyasi, askerî ve mali bakımdan ağır bir kriz yaşadığı dönemde Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi. Ancak 80 yaşına yaklaşmış tecrübeli devlet adamı görevi hemen kabul etmedi; Sultan IV. Mehmed ve Valide Turhan Sultan’dan, yapacağı atamalara karışılmaması, sunduğu kararların uygulanması ve devlet adamlarının kendisi aleyhindeki telkinleriyle yetkilerinin sınırlandırılmaması gibi şartlar istedi. Talepleri kabul edilince 15 Eylül 1656’da sadrazamlık mührünü aldı. Köprülü’nün beş yılı aşan sert yönetimi devlet otoritesini yeniden güçlendirirken, oğlu Fazıl Ahmed Paşa’nın da ardından sadrazam olmasıyla Osmanlı tarihinde yaklaşık yirmi yıl sürecek “Köprülüler dönemi” başladı.

1821 – BEŞ ORTA AMERİKA ÜLKESİ AYNI GÜN İSPANYA’DAN KOPTU

Guatemala kentinde kabul edilen Orta Amerika Bağımsızlık Bildirgesi ile İspanya’nın bölgedeki sömürge yönetimine son verilmesi kararlaştırıldı. O dönemde Guatemala Genel Kaptanlığı içinde bulunan ve bugün Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika olarak bildiğimiz topraklar aynı bağımsızlık sürecinin parçasıydı. Bölgenin siyasi yapısı sonraki yıllarda Meksika İmparatorluğu’na katılma, Orta Amerika Federasyonu’nu kurma ve ayrı devletlere bölünme gibi aşamalardan geçti; ancak beş ülke bugün hâlâ 15 Eylül’ü ortak bağımsızlık günü olarak kutluyor.

1830 – DEMİRYOLU ÇAĞI BAŞLADI: LIVERPOOL-MANCHESTER HATTI AÇILDI

Dünyanın ilk şehirlerarası yolcu ve yük demiryolu kabul edilen Liverpool-Manchester Demiryolu, 15 Eylül 1830’da resmen açıldı. Düzenli tarifeyle çalışan ve trenlerini buharlı lokomotiflerin çektiği hat, yalnızca ulaşım tarihinde değil Sanayi Devrimi’nde de büyük bir kırılma yarattı; insanların, hammaddelerin, mamul malların ve haberlerin taşınma hızını değiştirdi. Liverpool Üniversitesi hattın açılışını, modern “demiryolu çağının” başlangıç noktalarından biri olarak değerlendiriyor. Açılış töreninin sevinci ise Liverpool milletvekili William Huskisson’ın George Stephenson’ın ünlü Rocket lokomotifinin altında kalarak ölmesiyle gölgelendi.

1835 – DARWIN GALAPAGOS ADALARI’NA ULAŞTI

Charles Darwin’i taşıyan HMS Beagle, 15 Eylül 1835’te Galapagos Adaları’na ulaştı. Darwin iki gün sonra San Cristobal’da karaya çıktı; sonraki haftalarda farklı adalardan bitki, hayvan ve jeolojik örnekler topladı. Galapagos’ta gözlemlediği türler, özellikle de adadan adaya farklılaşan canlılar, yıllar sonra geliştireceği doğal seçilim yoluyla evrim düşüncesinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Dolayısıyla 15 Eylül, bilim tarihinin en etkili yolculuklarından birinin en önemli duraklarından birine varış günüydü.

1885 – “JUMBO” ADINI DÜNYAYA BIRAKIP BİR TRENİN ALTINDA ÖLDÜ

  1. T. Barnum’un dünyaca ünlü dev Afrika fili Jumbo, 15 Eylül 1885’te Kanada’nın St. Thomas kentinde bir yük treninin çarpması sonucu öldü. Jumbo döneminin en büyük şöhretlerinden biriydi; ölümünün ardından iskeleti ve tahnit edilmiş derisi yıllarca sergilendi. Ünü öylesine büyüktü ki “jumbo” sözcüğü zamanla İngilizcede ve ardından pek çok dilde “normalden çok büyük” şeyleri anlatmak için kullanılan bir kelimeye dönüştü.

1896 – REKLAM İÇİN İKİ TRENİ KAFA KAFAYA ÇARPIŞTIRDILAR, SEYİRCİLER ÖLDÜ

ABD’nin Texas eyaletinde bir demiryolu şirketi, müşteri çekmek için akıl almaz bir reklam gösterisi düzenledi. 15 Eylül 1896’da iki eski buharlı lokomotif, yaklaşık 40 bin seyircinin önünde bilerek birbirine doğru sürüldü. “Crush” adı verilen geçici bir kasaba bile kuruldu. Lokomotifler çarpışınca iki kazan birden patladı; demir parçaları kalabalığın üzerine yağdı ve can kayıpları ile yaralanmalar yaşandı. Gösterinin organizatörü William Crush önce işten çıkarıldı, fakat olay şirkete öylesine büyük tanıtım sağladı ki kısa süre sonra yeniden işe alındı.

1910 – OSMANLI’NIN İLK TÜRK SOSYALİST PARTİSİ KURULDU

  1. Meşrutiyet’in yarattığı görece özgür siyasi ortamda, “İştirakçi Hilmi” olarak tanınan Hüseyin Hilmi Bey öncülüğünde Osmanlı Sosyalist Fırkası kuruldu. İştirak gazetesi çevresinde toplanan aydınların oluşturduğu parti; işçi hakları, eşitlik, özgürlük ve sosyalizm fikirlerini savunuyor, İttihat ve Terakki yönetimine muhalefet ediyordu. Meclis-i Mebusan’a milletvekili sokamayan ve güçlü bir örgütlenme kuramayan fırka uzun ömürlü olmadı; buna rağmen Türk siyasi tarihinde sosyalizm adıyla kurulan ilk siyasi örgütlerden biri olarak yerini aldı. Kuruluş tarihi kaynakların çoğunda 15 Eylül 1910 olarak veriliyor, ancak bazı araştırmacılar kesin günün belgelerle tam olarak doğrulanamadığını belirtiyor.

1916 – TANK İLK KEZ SAVAŞ ALANINA ÇIKTI

  1. Dünya Savaşı’nın en kanlı cephelerinden Somme’de, İngiliz ordusu tankı tarihte ilk kez savaşta kullandı. Flers-Courcelette Muharebesi için 49 adet Mark I tank hazırlanmıştı; ancak mekanik arızalar ve zorlu arazi nedeniyle yalnızca 18’i fiilen çatışmaya girebildi. Yavaş, hantal ve sık sık arızalanan bu ilk araçlar savaşın sonucunu tek başına değiştirmedi, fakat siperleri aşabilmeleri, dikenli telleri ezebilmeleri ve makineli tüfek ateşine karşı koruma sağlamaları kara savaşında yeni bir çağın başladığını gösterdi. 15 Eylül 1916’dan sonra tank, 20. yüzyıl savaşlarının vazgeçilmez silahlarından birine dönüşecekti.

1918 – KAFKAS İSLAM ORDUSU BAKÜ’YE GİRDİ

Nuri Paşa komutasındaki Osmanlı ve Azerbaycan kuvvetlerinden oluşan Kafkas İslam Ordusu, iki gün süren son taarruzun ardından Bakü’ye girdi. Kent o sırada Ermeni Taşnak birliklerinin ağırlıkta olduğu Merkezî Hazar yönetimi ile İngiliz askerlerinin denetimindeydi; İngiliz Dunsterforce birlikleri yenilginin ardından Bakü’den çekildi. 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Halk Cumhuriyeti böylece ülkenin en büyük ve en önemli kentini kontrol altına aldı ve kısa süre sonra hükümet merkezini Gence’den Bakü’ye taşıdı. Bakü için yürütülen harekâtta Kafkas İslam Ordusu yaklaşık 1.130 şehit verdi. Şehrin alınmasının hemen ardından Ermeni sivillere yönelik ağır intikam saldırıları ve kitlesel ölümler de yaşandı; bu nedenle 15 Eylül 1918, Türk ve Azerbaycan tarih yazımında “Bakü’nün kurtuluşu” olarak anılırken, dönemin çok kanlı etnik çatışmalarının da bir parçasıydı.

1921 – KIZILAY’IN RESMÎ DERGİSİNİN İLK SAYISI YAYIMLANDI

Bugünkü Türk Kızılay’ın öncülü Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin resmî yayın organı Hilâl-i Ahmer Mecmuası, Millî Mücadele’nin devam ettiği günlerde ilk kez yayımlandı. Dergi; cemiyetin cephelerde, hastanelerde ve Anadolu’nun farklı bölgelerinde yürüttüğü sağlık ve yardım çalışmalarını kamuoyuna duyuruyor, salgın hastalıklardan ilk yardıma kadar çeşitli konularda halkı bilgilendiriyordu. İlk 14 sayısı Osmanlı Hilâl-i Ahmer Mecmuası adıyla çıkan yayın, saltanatın kaldırılmasının ardından Türkiye Hilâl-i Ahmer Mecmuası adını aldı; kurumun Kızılay adını benimsemesiyle yayın da zaman içinde Kızılay’ın kurumsal dergisine dönüştü. 15 Eylül 1921’de başlayan yayın hayatı, bugün Millî Mücadele yıllarındaki sağlık, savaş ve yardım faaliyetleri için önemli bir tarih kaynağı niteliğinde.

1922 – AYVALIK YUNAN İŞGALİNDEN KURTULDU

Büyük Taarruz’un ardından Batı Anadolu’daki Yunan işgali sona ererken Türk birlikleri 15 Eylül 1922’de Ayvalık’a girdi ve kent işgalden kurtuldu. Ayvalık, Millî Mücadele tarihinde ayrıca özel bir yere sahipti; 1919’daki Yunan işgaline karşı bölgede ilk silahlı direnişi başlatan birliklerin başında 172. Alay Komutanı Ali Çetinkaya bulunuyordu.

1922 – TÜRKİYE İLE İNGİLTERE’Yİ SAVAŞIN EŞİĞİNE GETİREN ÇANAKKALE KRİZİ SERTLEŞTİ

İzmir’in kurtuluşunun ardından Türk ordusunun Çanakkale ve İstanbul yönüne ilerlemesi, Ankara Hükümeti ile İngiltere’yi doğrudan savaş ihtimaliyle karşı karşıya getirdi. İngiliz Kabinesi 15 Eylül 1922’de yaptığı toplantıda Mustafa Kemal Paşa’ya Boğazlardaki “tarafsız bölgeye” girmemesi yönünde bildirim yapılmasını ve sorunun çözümü için bir konferans toplanmasını kararlaştırdı. Sonraki günlerde “Çanakkale Krizi” olarak anılacak gerilim büyüdü; ancak silahlı çatışma çıkmadan Mudanya Mütarekesi sürecine geçildi.

1923 – LOZAN’LA TÜRKİYE’YE BIRAKILAN KARAAĞAÇ’IN TESLİM TARİHİ

Lozan Barış Antlaşması’na ek protokolle Türkiye’ye bırakılan Karaağaç ve çevresinin Türk makamlarına teslim tarihi 15 Eylül 1923 olarak belirlendi. TBMM arşivindeki protokolde, Meriç ile Türkiye-Yunanistan sınırı arasında Türkiye’ye iade edilecek arazinin 15 Eylül’de Türk memurlarına teslim edileceği açık biçimde yazıyor. Karaağaç’ın Türkiye’ye bırakılması, Yunanistan’dan savaş tazminatı karşılığı kabul edilmiş ve bugünkü Edirne sınırının şekillenmesinde belirleyici olmuştu.

1923 – TÜRKİYE’DE YÜZMENİN İLK DÜZENLİ YARIŞI BÜYÜKADA’DA YAPILDI

Türkiye’de yüzme sporunun ilk düzenli yarışması 15 Eylül 1923’te İstanbul Büyükada’da gerçekleştirildi. Osmanlı’nın son döneminde ve 1922’de İstanbul çevresinde çeşitli yüzme yarışları yapılmış olsa da bu organizasyon Cumhuriyet döneminde yüzmenin düzenli ve örgütlü bir spor dalına dönüşmesinin başlangıç noktalarından biri kabul edildi. Yarışlarda 100 metrede İtalyan Mai Limmeri birinci olurken, Fenerbahçeli Raşit Bey ikinci, Galatasaraylı Nejat Abud üçüncü oldu. Sonraki yıllarda kulüplerin yüzme şubeleri çoğaldı; 1931’de Büyükdere’de Türkiye’nin ilk yüzme havuzlarından biri açıldı ve yüzme giderek kurumsal bir spor dalına dönüştü.

1924 – ATATÜRK TRABZON’A İLK KEZ GELDİ

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından sonraki yurt gezileri kapsamında 15 Eylül 1924’te Trabzon’a ilk ziyaretini gerçekleştirdi. Kentte büyük bir kalabalık tarafından karşılanan Atatürk, belediye ve çeşitli kurumları ziyaret etti; Trabzonluların Millî Mücadele sırasında verdiği desteği özellikle vurguladı. Bu ilk ziyaretin tarihi daha sonra Trabzon’da “Atatürk Günü” olarak kabul edildi ve her yıl çeşitli törenlerle anılmaya başlandı. Atatürk, Trabzon’a 1930 ve 1937 yıllarında iki kez daha geldi; son ziyaretinde bugün Atatürk Köşkü olarak bilinen yapıda kaldı.

1927 – ESKİŞEHİR’İN YEREL BANKASI KAPILARINI AÇTI

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu’da yerel sermayeyi ekonomiye kazandırmak amacıyla kurulan Eskişehir Bankası, 15 Eylül 1927’de resmen açıldı. Yaklaşık 1.100 ortak ve 500 bin lira sermayeyle faaliyete geçen banka; tarım, sanayi, madencilik ve bayındırlık girişimlerini desteklemeyi amaçlıyordu. Kurucuları arasında Eskişehir’in önde gelen tüccar ve sanayicilerinin yanı sıra milletvekilleri de bulunuyordu. Mustafa Kemal Atatürk de gönderdiği telgrafla bankanın açılışını kutladı. Daha sonra Esbank adıyla Türkiye çapında büyüyen banka, 1999’da TMSF’ye devredildi ve 2001’de bankacılık tarihinden çekildi.

1929 – CUMHURİYET’İN İLK RESSAM BİRLİĞİ İLK RESMÎ SERGİSİNİ AÇTI

Cumhuriyet döneminin ilk bağımsız sanatçı topluluklarından Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği, resmen kurulmasının ardından ilk sergisini İstanbul Türk Ocağı’nda açtı. Hale Asaf, Nurullah Berk, Cevat Dereli, Zeki Kocamemi, Ali Avni Çelebi ve Ratip Aşir Acudoğlu gibi genç sanatçıların yer aldığı sergide yaklaşık yüz resim ve altı heykel gösterildi. Avrupa’da eğitim görüp Türkiye’ye dönen sanatçıların oluşturduğu Müstakiller, yeni resim anlayışlarını tanıtmayı, sanatçıların özgürce çalışabileceği bir ortam yaratmayı ve toplumda sanat ilgisini yaygınlaştırmayı amaçlıyordu. Grup ilk sergisini aynı yıl 15 Nisan’da Ankara Etnografya Müzesi’nde açmıştı; 15 Eylül’deki İstanbul sergisi ise birliğin resmiyet kazanmasından sonraki ilk sergisiydi.

1931 – EMPIRE STATE BİNASI’NA ZEPLİN BAĞLAMAYI DENEDİLER

Empire State Building’in sivri tepesinin ilk planlarından biri yalnızca dekoratif değildi: binanın gökdelenler arasında uçan hava gemileri için bir bağlama direği olarak kullanılması düşünülüyordu. 15 Eylül 1931’de küçük bir hava gemisi direğe kısa süreliğine bağlanmayı başardı; ancak güçlü rüzgârlar denemeyi hızla sona erdirdi. Manhattan’ın ortasında gökdelen tepesine yolcu indirip bindirme fikrinin pratik olmadığı anlaşıldı ve uygulama bir daha tekrarlanmadı.

1935 – NAZİLER NÜRNBERG YASALARINI ÇIKARDI

Nazi Almanyası’nda Nürnberg Yasaları 15 Eylül 1935’te kabul edildi. “Reich Vatandaşlık Yasası” ve “Alman Kanını ve Alman Onurunu Koruma Yasası” adı verilen düzenlemeler, Yahudileri Alman vatandaşlığının sağladığı siyasi haklardan mahrum bıraktı; Yahudilerle “Alman veya akraba kanından” sayılan kişiler arasındaki evlilikleri ve cinsel ilişkileri yasakladı. Böylece Nazi antisemitizmi yalnızca propaganda ve ayrımcılık olmaktan çıkarılıp devlet hukukunun parçası haline getirildi. ABD Holokost Anı Müzesi, yasaları Yahudilere yönelik sistematik zulmün hukuki çerçevesini oluşturan temel dönüm noktalarından biri olarak tanımlıyor.

1940 – HİTLER’İN İNGİLTERE PLANINI BOZAN BÜYÜK HAVA SAVAŞI

Nazi Almanyası’nın hava kuvvetleri Luftwaffe, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ni çökertmek amacıyla Londra ve Güneydoğu İngiltere üzerine iki büyük saldırı dalgası gönderdi. RAF’ın yoğun direnişi sonucu Alman bombardıman uçakları ağır kayıplar vererek geri çekildi. İngilizler o gün 185 Alman uçağı düşürdüklerini açıklasa da savaş sonrası kayıtlar gerçek Luftwaffe kaybının yaklaşık 56 uçak olduğunu gösterdi. Buna rağmen 15 Eylül çatışmaları, Almanya’nın İngiltere üzerinde hava üstünlüğü kuramayacağını gösteren Britanya Muharebesi’nin belirleyici dönüm noktalarından biri oldu. Hitler, İngiltere’yi işgal etmeyi öngören Deniz Aslanı Harekâtı’nı kısa süre sonra süresiz erteledi; 15 Eylül de daha sonra “Britanya Muharebesi Günü” olarak anılmaya başladı.

1945 – BİR KASIRGA 366 UÇAĞI VE 25 ZEPLİNİ AYNI ÜSTE YOK ETTİ

ABD’nin Florida kıyılarını vuran Homestead Kasırgası, Miami yakınlarındaki Richmond Deniz Hava Üssü’nde olağanüstü bir yıkıma yol açtı. Askerî yetkililer dev hangarların kasırgaya dayanacağını düşünerek çevredeki üslerden uçakları da buraya taşımıştı; ancak fırtına sırasında hangarlardan birinde çıkan yangın güçlü rüzgârın etkisiyle diğer ikisine sıçradı. Saatler içinde üç dev hangarla birlikte 366 askerî ve sivil uçak, 25 zeplin ve yaklaşık 150 araç tamamen yok oldu. Üssün itfaiye şefi yangınla mücadele ederken hayatını kaybetti, 36 denizci yaralandı. Savaş henüz birkaç hafta önce sona ermişken yaşanan felaket, ABD federal hükümetinin barış dönemindeki en büyük kayıplarından biri olarak kayıtlara geçti.

1949 – ADENAUER TEK OY FARKLA BATI ALMANYA’NIN İLK BAŞBAKANI OLDU

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Federal Almanya Cumhuriyeti’nin ilk şansölyesi Konrad Adenauer oldu. 73 yaşındaki Adenauer, Federal Meclis’te seçilebilmek için gereken 202 oyun tam 202’sini aldı; yani çoğunluğu yalnızca bir oy farkla sağladı ve daha sonra kendisine oy verdiğini de açıkça söyledi. 1949’dan 1963’e kadar 14 yıl görevde kalan Adenauer, Batı Almanya’nın ekonomik ve siyasi yeniden yapılanmasında, NATO’ya katılmasında ve ülkenin Batı Avrupa ile bütünleşmesinde belirleyici rol oynadı. Nazi döneminin ardından yeni Alman demokrasisinin kurucu liderlerinden biri olarak tarihe geçti.

1950 – KORE SAVAŞI’NIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN İNÇON ÇIKARMASI BAŞLADI

General Douglas MacArthur komutasındaki Birleşmiş Milletler kuvvetleri, 15 Eylül 1950’de Güney Kore’nin İnçon limanına büyük bir amfibi çıkarma yaptı. Gelgit farkı, dar geçitler ve yüksek deniz duvarları nedeniyle son derece riskli kabul edilen harekât başarılı oldu. Kuzey Kore kuvvetlerinin gerisine çıkan birlikler İnçon’u ele geçirdi, ardından Seul’e ilerledi; aynı sırada Pusan çevresindeki BM kuvvetleri de karşı saldırıya geçti. Operasyon, savaşın ilk aylarında sürekli geri çekilen Güney Kore ve BM kuvvetlerinin durumu tersine çevirmesinde belirleyici oldu.

1954 – MARILYN MONROE’NUN UÇUŞAN BEYAZ ELBİSELİ EFSANE KARESİ ÇEKİLDİ

Sinema tarihinin en tanınmış görüntülerinden biri 15 Eylül 1954 gecesi New York’ta çekildi. The Seven Year Itch filminin çekimleri sırasında Marilyn Monroe bir metro havalandırmasının üzerinde durdu ve aşağıdan gelen hava beyaz elbisesini havaya kaldırdı. Binlerce kişinin izlediği çekim aynı zamanda magazin tarihinin de parçası oldu: Monroe’nun eşi Joe DiMaggio gösteriden öfkelendi; Monroe birkaç hafta sonra boşanma başvurusunda bulundu.

1955 – DÖVİZ SIKINTISI BÜYÜDÜ, TÜRKİYE PARAYI VE İTHALATI DAHA SIKI DENETLEMEYE BAŞLADI

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 14 Sayılı Karar yürürlüğe girdi ve sekiz yıldır uygulanan 13 sayılı düzenlemenin yerini aldı. Yeni karar; döviz kaçakçılığını ve bedelsiz ya da usulsüz ithalatı önlemek amacıyla döviz işlemlerinden yurt dışına çıkışlara, otomobil ithalatından Türkiye’ye getirilebilecek eşyalara kadar çok sayıda konuda yeni sınırlamalar getiriyordu. Özellikle ağır otomobillerin ithalatının yasaklanması ve bazı araçlardan yüksek fiyat farkları alınması dikkat çekti. Karar, Demokrat Parti döneminde giderek büyüyen döviz darboğazının ve birkaç yıl sonra 1958 devalüasyonuna kadar uzanacak ekonomik sıkışmanın günlük hayata yansıyan işaretlerinden biriydi.

1955 – LOLITA İLK KEZ YAYIMLANDI

Vladimir Nabokov’un 20. yüzyıl edebiyatının en tartışmalı romanlarından Lolita, 15 Eylül 1955’te Paris’te yayımlandı. Bir yetişkin erkeğin 12 yaşındaki bir kıza yönelik saplantısını anlatan kitap, daha önce çok sayıda yayınevi tarafından reddedilmişti. Roman kısa sürede edebiyat, ahlak, sansür ve ifade özgürlüğü tartışmalarının merkezine yerleşti ve Nabokov’un en tanınmış eseri haline geldi.

1961 – YASSIADA’DA KARAR GÜNÜ: 15 KİŞİYE İDAM CEZASI VERİLDİ

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Demokrat Parti yöneticileri ve milletvekillerini yargılayan Yüksek Adalet Divanı, yaklaşık 11 ay süren Yassıada yargılamalarını tamamlayarak kararlarını açıkladı. 592 sanıktan 15’i idama, 31’i müebbet hapse mahkûm edildi; 123 kişi beraat etti, beş kişi hakkındaki dava düştü. İdam cezası verilenler arasında eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan da bulunuyordu. Millî Birlik Komitesi daha sonra Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın cezalarının infazına onay verdi; Zorlu ve Polatkan 16 Eylül’de, Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı’da idam edildi. Yassıada kararları ve ardından gelen idamlar, Türkiye’nin demokrasi tarihinin en ağır kırılmalarından biri olarak kaldı.

1963 – DÖRT KIZ ÇOCUĞUNU ÖLDÜREN BOMBA ABD’DE SİVİL HAKLAR MÜCADELESİNİ SARSTI

ABD’nin Alabama eyaletindeki Birmingham kentinde bulunan 16th Street Baptist Kilisesi’ne 15 Eylül 1963 sabahı bomba konuldu. Siyahların sivil haklar mücadelesinin önemli buluşma merkezlerinden olan kilisede patlayan dinamit, dört Afrikalı Amerikalı kız çocuğunu öldürdü ve 20’den fazla kişiyi yaraladı. Irkçı Ku Klux Klan üyelerinin gerçekleştirdiği saldırı ülke çapında büyük öfke yarattı; Amerika’daki sivil haklar hareketini güçlendiren ve 1964 Medeni Haklar Yasası’na giden toplumsal baskıyı artıran simgesel olaylardan biri haline geldi.

1963 – CEZAYİR’İN İLK CUMHURBAŞKANI AHMED BİN BELLA SEÇİLDİ

Fransa’ya karşı sekiz yıl süren bağımsızlık savaşının önde gelen isimlerinden Ahmed Bin Bella, bağımsız Cezayir’in ilk cumhurbaşkanı seçildi. Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin tek yasal parti olduğu seçimde tek aday olan Bin Bella, oyların yüzde 99’undan fazlasını aldı. Arap sosyalizmi ve bağlantısızlık politikalarını benimseyen yönetimi uzun sürmedi; 19 Haziran 1965’te Savunma Bakanı Huari Bumedyen’in gerçekleştirdiği askerî darbeyle devrildi ve yıllarca gözaltı ile ev hapsinde tutuldu. Böylece Cezayir’in bağımsızlığını kazanan kuşağın iktidarı, daha kuruluşunun ilk yıllarında askerî bir müdahaleyle el değiştirdi.

1966 – TÜRK MARATONCULAR SARAYBOSNA’DA İLK İKİ SIRAYI ALDI

Saraybosna’da düzenlenen Balkan Oyunları’nın açılış günündeki maratonda İsmail Akçay Balkan şampiyonu, Hüseyin Aktaş ise ikinci oldu. 42 kilometre 195 metrelik yarışı 2 saat 22 dakika 44 saniyede tamamlayan Akçay, o güne kadar bir Türk atletinin maratonda elde ettiği en iyi dereceye ulaştı; hemen arkasından gelen Aktaş da Türkiye’ye gümüş madalya kazandırdı. Saraybosna’daki bu çifte başarı, Türk uzun mesafe atletizminin en güçlü dönemlerinden birinin habercisiydi: İsmail Akçay iki yıl sonra 1968 Meksika Olimpiyatları maratonunda dördüncü olarak, Türkiye atletizm tarihinin en önemli olimpiyat derecelerinden birine imza atacaktı.

1968 – İNSANDAN ÖNCE KAPLUMBAĞALAR AY’IN ÇEVRESİNİ DOLAŞMAK ÜZERE YOLA ÇIKTI

Sovyetler Birliği, Zond 5 uzay aracını 15 Eylül 1968’de fırlattı. Araçta kaplumbağalar, sinekler, kurtçuklar, bitkiler, tohumlar ve mikroorganizmalar bulunuyordu. Zond 5 üç gün sonra Ay’ın çevresinden geçti ve ardından Dünya’ya dönmeyi başardı. NASA kayıtlarında görev, canlı organizmaları Ay’ın ötesine taşıyan ilk başarılı uzay uçuşu olarak yer alıyor. İnsanların Ay’ın çevresinde ilk kez dolaşacağı Apollo 8 uçuşundan yalnızca üç ay önce, iki Sovyet kaplumbağası yolu açmıştı.

1978 – MUHAMMED ALİ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNU ÜÇÜNCÜ KEZ KAZANAN İLK AĞIR SIKLET OLDU

Muhammed Ali, 15 Eylül 1978’de New Orleans’ta Leon Spinks’i yenerek ağır sıklet dünya şampiyonluğunu üçüncü kez kazandı. Böylece bunu başaran ilk ağır sıklet boksör oldu. Yedi ay önce Spinks’e kaybettiği kemeri geri alan 36 yaşındaki Ali’nin maçı, Louisiana Superdome’u dolduran on binlerce seyirci önünde yapıldı ve boks tarihinin en büyük geri dönüşlerinden biri oldu.

1980 – DARBEDEN SONRA 51 BİN İŞÇİ İŞBAŞI YAPTI, SENDİKALARIN PARALARI BLOKE EDİLDİ

12 Eylül darbesinin ardından çalışma hayatına yönelik ilk kapsamlı müdahalelerden biri uygulamaya konuldu. Bir gün önce bütün grev ve lokavtların ertelenmesi üzerine, darbe öncesinde grevde bulunan yaklaşık 51 bin işçi 15 Eylül’de yeniden işbaşı yaptı. Millî Güvenlik Konseyi aynı gün DİSK, MİSK ve Hak-İş ile bunlara bağlı sendikaların bankalardaki mevduatlarının bloke edilmesine ve ikinci bir emre kadar bu hesaplardan ödeme yapılmamasına karar verdi. Darbenin ardından belediye başkanları da görevden alınmaya ve yerlerine askerî yönetimin belirlediği isimler atanmaya başlanırken, sendikal faaliyetler kısa sürede sıkı denetim altına girdi. 15 Eylül aynı zamanda darbeden sonraki ilk normal banka iş günüydü; Kenan Evren daha sonra anılarında bankalara yatırılan mevduatın çekilenden fazla çıkmasını yeni yönetime duyulan güvenin göstergesi olarak yorumlayacaktı.

1982 – İSRAİL ORDUSU BATI BEYRUT’A GİRDİ

Lübnan’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Beşir Cemayel’in bir gün önce bombalı saldırıyla öldürülmesinin ardından İsrail ordusu tanklar ve zırhlı birliklerle Batı Beyrut’a girdi. İsrail yönetimi müdahalenin gerekçesini kentte düzeni sağlamak ve geride kalan Filistinli silahlı grupları etkisiz hale getirmek olarak açıkladı; günün sonunda İsrail birlikleri Batı Beyrut’un büyük bölümünde kontrol sağlamıştı. Operasyonun ardından İsrail kuvvetleri Sabra ve Şatila Filistin mülteci kamplarının çevresini kuşattı; 16 Eylül’de kamplara giren İsrail’in müttefiki Lübnanlı Falanjist milislerin sivillere yönelik katliamı, Lübnan İç Savaşı’nın en karanlık olaylarından birine dönüştü.

1995 – PEKİN EYLEM PLATFORMU KABUL EDİLDİ

Birleşmiş Milletler’in Pekin’de düzenlediği Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın son gününde, 15 Eylül 1995’te Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu kabul edildi. Kadınların eğitim, sağlık, ekonomik yaşam, siyasi karar alma süreçleri, şiddetten korunma ve insan hakları gibi alanlarda eşitliğini hedefleyen belge, sonraki yıllarda kadın hakları politikalarının dünya çapındaki en önemli referans metinlerinden birine dönüştü. Birleşmiş Milletler, Pekin Konferansı’nı toplumsal cinsiyet eşitliğinin küresel gündemin merkezine taşındığı temel dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriyor.

1997 – GOOGLE.COM ALAN ADI KAYDEDİLDİ

Bugün internetle neredeyse eş anlamlı hale gelen google.com alan adı 15 Eylül 1997’de kaydedildi. Larry Page ve Sergey Brin’in Stanford’da geliştirdikleri arama motoru henüz bugünkü şirkete dönüşmemişti; Google şirketinin resmî kuruluşu bir yıl sonra gerçekleşecekti. Dolayısıyla 15 Eylül “Google’ın kuruluş günü” değil, google.com adresinin doğduğu gün.

2002 – ABD’DEN GERİ GETİRİLEN 1800 YILLIK HEYKEL BU KEZ MANİSA MÜZESİ’NDEN ÇALINDI

Manisa Etnografya ve Arkeoloji Müzesi soyuldu; sergilenen Marsyas ve Eros heykelleri çalındı. Olayı daha da ilginç kılan Marsyas heykelinin geçmişiydi: MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen eser, 1987’de Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde kaçak kazıyla bulunmuş, yurtdışına kaçırılmış ve yıllar süren girişimlerin ardından 1994’te ABD’den Türkiye’ye geri getirilmişti. Ancak bu kez ait olduğu müzeden çalındı. Soruşturma sırasında soygunun müzede çalışan bazı kişilerin de yardımıyla gerçekleştirildiği ortaya çıktı; Marsyas heykeli yapılan takip sonucu 30 Eylül’de İstanbul’da bulunarak yeniden Manisa’ya getirildi.

2008 – LEHMAN BROTHERS İFLAS BAŞVURUSU YAPTI, DÜNYA EKONOMİSİ SARSILDI

158 yıllık Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers, 15 Eylül 2008’de Chapter 11 kapsamında iflas koruması için mahkemeye başvurdu. Bankanın çöküşü zaten büyümekte olan ABD mortgage krizini küresel bir finans paniğine dönüştüren başlıca kırılmalardan biri oldu; dünya borsaları sert biçimde düştü, kredi piyasaları dondu ve devletler bankacılık sistemini ayakta tutmak için olağanüstü müdahalelerde bulundu. 15 Eylül 2008, bugün hâlâ 2008 küresel mali krizinin simgesel tarihi olarak anılıyor.

2009 – ANKARASPOR SÜPER LİG’DEN DÜŞÜRÜLDÜ

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, 15 Eylül 2009’da Ankaraspor’u bir alt lige düşürdü. Gerekçe, aynı ligde mücadele eden Ankaraspor ile Ankaragücü arasındaki yönetim ilişkisinin “sportif rekabeti engelleyici” ve kamuoyunun ligin dürüstlüğüne ilişkin algısını zedeleyecek nitelikte bulunmasıydı. Ankaraspor Başkanı Ruhi Kurnaz ile Ankaragücü Başkanı Ahmet Gökçek’e de altışar ay hak mahrumiyeti cezası verildi. Türk futbolunda bir takımın saha sonuçlarının dışında, iki kulübün yönetimleri arasındaki ilişki nedeniyle ligden düşürülmesi bakımından son derece sıra dışı bir karardı.

2017 – CASSINI KENDİNİ SATÜRN’E BIRAKARAK 20 YILLIK GÖREVİNİ BİTİRDİ

NASA’nın Cassini uzay aracı, 15 Eylül 2017’de Satürn’ün atmosferine kontrollü biçimde dalarak yaklaşık 20 yıllık görevini tamamladı. Cassini 13 yıl boyunca Satürn sistemini incelemiş; halkaları, Titan’ı ve Enceladus’u ayrıntılı biçimde gözlemlemişti. Özellikle Titan ve Enceladus’ta okyanus niteliğinde ortamların keşfedilmesi, NASA’nın ifadesiyle Güneş Sistemi’nde yaşam aranabilecek yerler hakkındaki düşünceleri değiştirdi. Aracın Satürn’e düşürülmesinin nedeni de bu uyduların gelecekte olası Dünya kökenli mikroorganizmalarla kirletilmesini önlemekti.

2020 – İBRAHİM ANLAŞMALARI BEYAZ SARAY’DA İMZALANDI

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki ilişkileri normalleştiren İbrahim Anlaşmaları, 15 Eylül 2020’de Beyaz Saray’da düzenlenen törenle imzalandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani anlaşmaları ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde imzaladı. Anlaşmalar, İsrail ile bazı Arap devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerde onlarca yıl sonra gerçekleşen önemli bir jeopolitik değişiklik olarak tarihe geçti.

2021 – TAMAMEN ÖZEL BİR MÜRETTEBAT İLK KEZ DÜNYA YÖRÜNGESİNE ÇIKTI

SpaceX’in Inspiration4 görevi 15 Eylül 2021’de Florida’dan fırlatıldı. Dört kişilik mürettebatta profesyonel devlet astronotu bulunmuyordu; NASA görevi SpaceX’in astronot taşıyan ilk tamamen özel yörünge uçuşu olarak tanımladı. Üç gün süren uçuş, uzay yolculuğunun yalnızca devlet kurumları ve profesyonel astronotların alanı olmaktan çıkmaya başladığını gösteren önemli kilometre taşlarından biri oldu.

 

KOCAELİ TARİHİNDE 15 EYLÜL

1887 – BUGÜNKÜ YÜRÜYÜŞ YOLUNUN ATASI OLAN MODERN İZMİT CADDESİ ARŞİV BELGESİNE GİRDİ

Osmanlı arşivlerinde bulunan 15 Eylül 1887 tarihli bir belge, İzmit merkezinde yapımı süren modern bir şose yol ile baştan aşağı mermerden inşa edilen bir çeşmeden söz ediyor. Belgede bu eserlerin Sultan II. Abdülhamid’in adıyla anılması gündeme getiriliyor. Söz konusu yol daha sonra Hamidiye Caddesi/Bulvarı olarak kayıtlara geçen, bugünkü Hürriyet ve Cumhuriyet caddeleri ile Yürüyüş Yolu ekseninin öncülüydü. Demiryolunun kent merkezinden geçirilmesi ve iki yanına çınarların dikilmesiyle bu hat, sonraki yüzyılda İzmit’in en belirgin kent akslarından birine dönüşecekti.

1887 – KARAMÜRSEL’DEKİ BOSNA MUHACİRLERİ İÇİN ARAZİ BULUNMASI EMREDİLDİ

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bosna-Hersek’in Avusturya-Macaristan yönetimine bırakılmasının ardından çok sayıda Boşnak muhacir Kocaeli çevresine yerleştirildi. 1881’de Karamürsel’e sevk edilen 40-50 hanelik bir grup, yıllar geçmesine rağmen tarım yapabilecek yeterli araziye kavuşamayınca devlete başvurdu. Akademik araştırmalarda yer alan arşiv kayıtlarına göre 15 Eylül 1887 tarihli irade-i seniyye ile hükümete bu muhacirler için uygun arazi bulunması talimatı verildi. Karamürsel ve çevresindeki köklü Boşnak nüfusunun oluşumunu anlatan küçük ama önemli belgelerden biri de bu karar oldu.

1920 – O DÖNEM İZMİT SANCAĞINA BAĞLI YALOVA YUNAN İŞGALİNE GİRDİ

Bugün ayrı bir il olan Yalova, Millî Mücadele yıllarında İzmit Mutasarrıflığı’na bağlı bir kazaydı. Daha önce iki kısa işgal yaşayan Yalova, 15 Eylül 1920’de yeniden Yunan kuvvetlerinin denetimine girdi ve bu işgal 19 Temmuz 1921’e kadar sürdü. Bölgedeki çatışmalar Yalova’yla sınırlı kalmadı; İzmit Körfezi, Karamürsel ve Samanlı Dağları çevresi de Millî Mücadele’nin en hareketli sahalarından biri haline geldi. Yalova’daki yerel direniş birlikleri daha sonra düzenli ordunun yanında savaşa katıldı.

1921 – KIZILAY’IN İLK DERGİSİNİN GÜNDEMİNDE İZMİT MUHACİRLERİ VARDI

Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin, bugünkü Kızılay’ın, resmî dergisi Hilâl-i Ahmer Mecmuası’nın ilk sayısı 15 Eylül 1921’de yayımlandı ve ilk sayının önemli başlıklarından ikisi “İzmit muhacirleri” ile “İzmit için çiçek aşısı” oldu. Yunan işgalinin sona ermesinin ardından İstanbul’a sığınmış yaklaşık 10 bin İzmit, Adapazarı ve Sapanca yöresi muhacirinin memleketlerine dönüşü için vapurlar tahsis edilmişti. Bölgede salgın hastalık tehlikesine karşı da İzmit ve çevresine 5 bin tüp çiçek aşısı gönderildi; Karamürsel’de doktor bulunmadığı için Hilâl-i Ahmer ayrıca poliklinik açtı. Derginin ilk sayısı böylece Millî Mücadele sonrasında Kocaeli’de yaşanan büyük insanî krizin de önemli belgelerinden biri oldu.

1941 – 15 EYLÜL GAZETELERİNDE KOCAELİ: FABRİKA, DEV YILAN VE ELMALARIN ALTINDA KAÇAK TÜTÜN

15 Eylül 1941 tarihli gazetelere bakınca savaş yıllarındaki Kocaeli’den birbirinden tamamen farklı üç haber çıkıyor. İzmit’te yapımı tamamlanmak üzere olan ikinci kâğıt ve selüloz fabrikasına Sapanca Gölü’nden su getirecek tesisatın boruları kent merkezine kadar ulaşmıştı. Aynı gün gazeteler, merkeze bağlı Çubuklu Osmaniye köyünde çok daha ürkütücü bir olayı da aktarıyordu: Fasulye toplayan 30 yaşındaki hamile Hatice adlı kadın, olağanüstü büyük olduğu anlatılan bir yılanın saldırısına uğramış; uzun süre mücadele etmesine rağmen kurtarılamamıştı.

Bir başka Kocaeli haberi ise neredeyse polisiye hikâye gibiydi. İzmit’in Mahmuriye köyünden Rüstem İpek adlı bir kişi, 26 büyük paket kaçak tütünü bir beygire yüklemiş, üzerlerini elmalarla örterek köy köy “elma satıyorum” diye dolaşmaya başlamıştı. Kandıra’nın Karagüllü köyüne giderken hareketlerinden şüphelenen jandarma çuvalları boşalttı ve kaçak tütünleri ortaya çıkardı. Kaçmaya çalışan, ardından jandarmalara 25 lira teklif ettiği belirtilen adam tutuklandı. Böylece 15 Eylül 1941’in gazetelerinde aynı Kocaeli; bir yandan yeni sanayi tesisleri kuran, diğer yandan tarladaki yılanla, savaş yıllarının kaçakçılığıyla ve gündelik hayatın tuhaf hadiseleriyle yaşayan bir kent olarak görünüyordu.

1955 – 6-7 EYLÜL’DE ZARAR GÖRENLER İÇİN KOCAELİ’DE YARDIM KOMİTESİ KURULDU

6-7 Eylül 1955’te İstanbul ve İzmir’de özellikle Rum yurttaşların ev ve işyerlerine yönelik saldırıların ardından, zarar görenlere yardım etmek için ülke çapında başlatılan kampanyanın bir benzeri Kocaeli Valisi Cemal Babaç’ın öncülüğünde İzmit’te de kuruldu. 15 Eylül tarihli Yavuz ve Azim gazeteleri yardım komitesinin kuruluşunu duyurdu; komite ilçe ve nahiyelerde para ve yardım kolileri toplamaya başladı. Sonraki günlerde bir memurun bir aylık maaşını, altı kişilik ailesini geçindiren bir tenekecinin ise 100 lira bağışlaması yerel basına yansıdı. Dönemin gazetelerinin olaylara yaklaşımı ayrıca tartışmalı olsa da bu kampanya 6-7 Eylül’ün etkilerinin Kocaeli’de nasıl karşılandığını gösteren çarpıcı bir yerel hafıza kaydı.

1961 – YASSIADA’NIN KARAR GÜNÜ KOCAELİ MİLLETVEKİLLERİNE DE HAPİS CEZALARI GETİRDİ

Yassıada yargılamalarının kararlarının açıklandığı 15 Eylül 1961, Kocaeli’nin Demokrat Partili milletvekilleri için de hüküm günüydü. 1957 seçimlerinde Kocaeli’den milletvekili seçilenlerden Ömer Zihni Cebeci 6 yıl, Dursun Erol 5 yıl, Yunus Nüzhet Unat 5 yıl, Ömer Saadettin Yalım 5 yıl hapse mahkûm edildi; Cemal Tüzün’e ise müebbet hapis cezası verildi. Böylece 27 Mayıs darbesinin ardından başlayan Yassıada süreci, Türkiye siyasetinin yanı sıra Kocaeli’nin seçilmiş temsilcilerinin hayatında da ağır sonuçlar doğurdu.

1975 – KOCAELİ BASINI OFSET ÇAĞINA GEÇTİ

İzmit’te 16 Mayıs 1975’te tipo baskıyla Özgür Kocaeli adıyla çıkmaya başlayan gazete, Veb Ofset’le yapılan anlaşmanın ardından 15 Eylül’de “Kocaeli” adıyla sekiz sayfalık, bol fotoğraflı ve renkli ofset bir gazeteye dönüştü. Bu yayın, kentin basın tarihindeki ilk günlük bağımsız siyasi ofset gazetesiydi. Gazete İzmit’te hazırlanıyor ancak ilk üç yıl baskısı İstanbul’da yapılıyordu; kendi rotatif tesislerinin kurulmasıyla 1978’den itibaren tamamen İzmit’te basılmaya başlandı. İlk sayının spor manşetlerinden birinin Kocaelispor’un Mersin karşısındaki 2-0’lık galibiyeti için atılan “Dev sonuç” olduğu da dönemin gazetecilerinin anılarında yer alıyor.

1993 – KOCAELİSPOR TARİHİNİN İLK AVRUPA MAÇINA ÇIKTI

Kocaelispor, 15 Eylül 1993’te İsmetpaşa Stadı’nda Sporting Lizbon’la karşılaşarak tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası maçına çıktı. Bir önceki sezon Süper Lig’i dördüncü bitirerek UEFA Kupası’na katılma hakkı kazanan Körfez ekibi, Portekiz’in güçlü temsilcisiyle 0-0 berabere kaldı. Sporting kadrosunda Paulo Sousa, Krasimir Balakov ve henüz kariyerinin başındaki Luís Figo gibi ileride dünya futbolunun büyük yıldızları arasında yer alacak isimler bulunuyordu. Kocaelispor rövanşı Lizbon’da 2-0 kaybederek elendi; ancak İsmetpaşa’daki o gece, kulübün Avrupa tarihinin başlangıcı oldu.

2014 – TÜPRAŞ İZMİT’TE 2,7 MİLYAR DOLARLIK DEV PROJENİN MEŞALESİ YAKILDI

TÜPRAŞ’ın İzmit Rafinerisi’nde yürüttüğü 2,7 milyar dolarlık Fuel Oil Dönüşüm Projesi, tamamlanmasına 60 gün kala önemli bir aşamaya ulaştı ve 15 Eylül 2014 saat 11.00’de tesisin meşalesi yakıldı. Ağır ve düşük değerli fuel-oil ürünlerini motorin, benzin ve LPG gibi daha değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla gerçekleştirilen yatırım, şirket tarafından Türkiye’nin en büyük stratejik sanayi yatırımlarından biri olarak tanımlanıyordu. Proje birkaç ay sonra tamamen devreye girdi ve İzmit Rafinerisi’nin üretim yapısını önemli ölçüde değiştirdi.

2021 – TÜRKİYE’NİN KARADENİZ KIYILARINDAKİ İLK SUALTI KAZISI KERPE’DE BAŞLADI

Kandıra’daki Antik Kerpe Limanı’nda sualtı arkeoloji kazıları 15 Eylül 2021’de başladı. Kocaeli Müze Müdürlüğü başkanlığında gerçekleştirilen çalışma, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında yapılan ilk bilimsel sualtı kazısı olması bakımından ayrı bir önem taşıyordu. Amaç, antik çağdan Osmanlı dönemine uzanan deniz ticareti izlerini ve limanın sualtında kalmış kültür varlıklarını ortaya çıkarmaktı. Daha sonraki çalışmalarda antik limanın mendirek parçaları, MÖ 4. yüzyıldan Orta Çağ’a uzanan amfora ve seramikler, kale kalıntıları ile çeşitli batık alanları tespit edildi.

 

15 EYLÜL’DE DOĞANLAR

1881 – ETTORE BUGATTI: Dünyanın en ünlü otomobil markalarından Bugatti’ye adını veren İtalyan-Fransız otomobil tasarımcısı ve girişimci Ettore Bugatti, 15 Eylül 1881’de Milano’da doğdu. Daha 17 yaşındayken motorlu araçlar üzerinde çalışmaya başlayan Bugatti, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı değil, mühendislik ile estetiğin birleştiği bir tasarım nesnesi olarak ele aldı. Kurduğu marka bugün hâlâ dünyanın en pahalı ve en yüksek performanslı otomobilleriyle anılıyor.

1890 – AGATHA CHRISTIE: Polisiye edebiyatın tartışmasız en büyük isimlerinden Agatha Christie, 15 Eylül 1890’da İngiltere’nin Torquay kentinde doğdu. Hercule Poirot ve Miss Marple gibi unutulmaz dedektifleri yaratan Christie’nin Doğu Ekspresinde Cinayet, Nil’de Ölüm ve On Küçük Zenci gibi eserleri defalarca sinema ve televizyona uyarlandı. Christie, ölümünden yarım yüzyıl sonra bile dünyanın en çok okunan yazarları arasında.

1914 – ORHAN KEMAL: Türk edebiyatının büyük toplumcu gerçekçi yazarlarından Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan yazar; işçilerin, yoksulların ve gündelik hayatın görünmeyen insanlarının hikâyelerini Bereketli Topraklar Üzerinde, Murtaza, Cemile ve Hanımın Çiftliği gibi eserlerle edebiyata taşıdı.

1929 – MÜMTAZ SOYSAL: Türkiye’nin önemli anayasa hukukçularından, akademisyen ve siyasetçi Mümtaz Soysal 15 Eylül 1929’da doğdu. Uzun yıllar akademisyenlik yapan Soysal, 1961 Anayasası’nın hazırlanması sürecinde görev aldı; milletvekilliği ve 1994 yılında kısa süreliğine Dışişleri Bakanlığı yaptı. Türkiye’nin yakın siyasi ve hukuk tarihinin etkili aydınlarından biriydi.

1929 – NEJAT SAYDAM: Yeşilçam’ın üretken yönetmen ve senaristlerinden Nejat Saydam, 15 Eylül 1929’da İstanbul’da doğdu. Özellikle Belgin Doruk ve Ayhan Işık’la özdeşleşen Küçük Hanımefendi filmleriyle geniş kitlelere ulaştı; yönetmenliğin yanı sıra yaklaşık yüz senaryoya imza attı.

1929 – MURRAY GELL-MANN: Nobel ödüllü Amerikalı fizikçi Murray Gell-Mann, 15 Eylül 1929’da New York’ta doğdu. Temel parçacıkların sınıflandırılmasına yaptığı katkılar ve daha sonra “kuark” adı verilen parçacıkların kuramsal yapısının kurulmasındaki rolü nedeniyle 1969 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı. Modern parçacık fiziğinin kurulmasında belirleyici isimlerden biri kabul ediliyor.

1946 – MESUT MERTCAN: Türk televizyon tarihinin en tanınan spikerlerinden Mesut Mertcan, 15 Eylül 1946’da doğdu. Onu Türkiye’nin hafızasına kazıyan an ise 12 Eylül 1980 sabahı geldi: TRT’de askerî darbenin ilk bildirisini okuyan spiker Mertcan’dı. Yıllar sonra o gece askerler tarafından Ankara Radyosu’na götürüldüğünü ve metni silahlı askerlerin bulunduğu stüdyoda okumak zorunda kaldığını anlatacaktı.

1946 – TOMMY LEE JONES: Hollywood’un en tanınmış karakter oyuncularından Tommy Lee Jones, 15 Eylül 1946’da doğdu. Kaçak, Siyah Giyen Adamlar, İhtiyarlara Yer Yok ve JFK gibi filmlerle tanınan Jones, Kaçaktaki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.

1946 – OLIVER STONE: Amerikan sinemasının en politik ve tartışmalı yönetmenlerinden Oliver Stone da 15 Eylül 1946’da doğdu. Vietnam Savaşı’ndan Amerikan başkanlarına kadar yakın tarihin tartışmalı meselelerini Platoon, JFK, Doğum Günü 4 Temmuz ve Nixon gibi filmlerde ele aldı; yönetmenlik dalında iki Oscar kazandı.

1954 – HRANT DİNK: Gazeteci Hrant Dink, 15 Eylül 1954’te Malatya’da doğdu. 1996’da Türkçe ve Ermenice yayımlanan Agos gazetesinin kuruluşunda yer aldı ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Türkiye-Ermenistan ilişkileri, kimlik ve birlikte yaşama üzerine yazılarıyla tanınan Dink, 19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin önünde öldürüldü.

1956 – NİHAT GENÇ: Kendine özgü sert ve polemikçi üslubuyla tanınan gazeteci ve yazar Nihat Genç, 15 Eylül 1956’da Trabzon’da doğdu. Gazete, dergi ve televizyonlardaki yazı ve programlarıyla uzun yıllar Türkiye’nin siyasi ve kültürel tartışmalarının dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Genç, 4 Temmuz 2025’te 69 yaşında hayatını kaybetti.

1959 – NUMAN KURTULMUŞ: Akademisyen ve siyasetçi Numan Kurtulmuş, 15 Eylül 1959’da Ordu’nun Ünye ilçesinde doğdu. Saadet Partisi ve HAS Parti genel başkanlıklarının ardından AK Parti’ye katılan Kurtulmuş; Başbakan Yardımcılığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlerinde bulundu. Kurtulmuş, 2026 itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak görevini sürdürüyor.

1974 – MURAT YAKIN: Türk kökenli İsviçreli eski futbolcu ve teknik direktör Murat Yakın, 15 Eylül 1974’te Basel’de doğdu. Futbolculuk döneminde İsviçre Millî Takımı’nın yanı sıra Basel, Stuttgart ve Fenerbahçe formaları giydi. 2021’den bu yana İsviçre Millî Takımı’nın teknik direktörlüğünü yapan Yakın’ın sözleşmesi 2028’e kadar sürüyor.

1977 – TOM HARDY: İngiliz oyuncu Tom Hardy, 15 Eylül 1977’de doğdu. Inception, The Dark Knight Rises, Mad Max: Fury Road, Venom ve Peaky Blinders gibi yapımlarla dünya çapında tanındı.

1983 – TOMAS SIVOK: Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Çek stoper Tomas Sivok, 15 Eylül 1983’te doğdu. 2008’de Beşiktaş’a transfer olan Sivok yedi sezon siyah-beyazlı formayı giydi; ardından Bursaspor’a geçti.

1984 – PRENS HARRY: Kral III. Charles ile Prenses Diana’nın küçük oğlu Prens Harry, 15 Eylül 1984’te Londra’da doğdu. Sussex Dükü unvanını taşıyan Harry, Meghan Markle ile evliliği, kraliyet ailesindeki resmî görevlerinden çekilmesi ve ailesine ilişkin açıklamalarıyla son yıllarda dünya magazin ve haber gündeminin en konuşulan isimlerinden biri oldu.

1993 – DENNIS SCHRÖDER: Alman basketbolunun önde gelen isimlerinden Dennis Schröder, 15 Eylül 1993’te doğdu. Uzun yıllardır NBA’de forma giyen yıldız oyun kurucu, Almanya’yı 2023 FIBA Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıdı ve turnuvanın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.

 

15 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER

1859 – ISAMBARD KINGDOM BRUNEL: Sanayi Devrimi’nin en büyük mühendislerinden sayılan İngiliz Isambard Kingdom Brunel, 15 Eylül 1859’da hayatını kaybetti. Great Western Railway’i, devrin en önemli köprü ve tünellerinden bazılarını ve okyanus aşırı gemileri tasarlayan Brunel, demiryolu ve deniz ulaşımının gelişiminde belirleyici rol oynadı. Tasarladığı Great Britain, demir gövdeli ve pervaneli büyük gemilerin öncülerinden biri oldu.

1883 – JOSEPH PLATEAU: Sinemanın ortaya çıkmasından yıllar önce hareketli görüntünün temelindeki görsel yanılsamayı uygulamaya dönüştüren Belçikalı fizikçi Joseph Plateau, 15 Eylül 1883’te öldü. 1830’larda geliştirdiği fenakistiskop, art arda çizilmiş görüntüleri döndürerek hareket ediyormuş gibi gösteriyordu. Bu nedenle Plateau, animasyon ve sinemanın teknolojik öncülerinden biri kabul ediliyor.

1913 – ARMINIUS VÁMBÉRY: Türkoloji tarihinin en sıra dışı isimlerinden Macar araştırmacı Arminius Vámbéry, 15 Eylül 1913’te öldü. Türkçe dahil çok sayıda dil bilen Vámbéry, 19. yüzyılda derviş kılığına girerek Orta Asya’yı dolaştı; Osmanlı dünyasıyla yakın ilişkiler kurdu ve II. Abdülhamid’e de danışmanlık yaptı. Otuz sekiz kitap yazan Vámbéry, döneminin Avrupa’daki en tanınmış Türkologlarından biriydi.

1929 – FEHİME SULTAN: V. Murad’ın kızı Fehime Sultan, 15 Eylül 1929’da Fransa’nın Nice kentinde 54 yaşında hayatını kaybetti. Osmanlı hanedanının 1924’te yurt dışına çıkarılmasının ardından sürgüne giden Fehime Sultan’ın hayatının son yılları büyük bir yoksulluk içinde geçti. Saraylarda başlayan hayatı, beş yıl süren sürgünün ardından Nice’te sona erdi.

1945 – ANTON WEBERN: 20. yüzyıl çağdaş müziğinin en etkili bestecilerinden Avusturyalı Anton Webern, 15 Eylül 1945’te sıra dışı bir kazada yaşamını yitirdi. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden birkaç ay sonra Avusturya’nın Mittersill kasabasında, evinin önüne çıktığı sırada bir Amerikan askeri tarafından yanlışlıkla vuruldu. Schönberg ve Alban Berg ile birlikte İkinci Viyana Okulu’nun temel isimlerinden olan Webern’in müziği, sonraki kuşak besteciler üzerinde büyük etki bıraktı.

1972 – ULVİ CEMAL ERKİN: Cumhuriyet dönemi Türk müziğinin öncü bestecilerinden Ulvi Cemal Erkin, 15 Eylül 1972’de Ankara’da hayatını kaybetti. Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses’le birlikte “Türk Beşleri” arasında yer alan Erkin, geleneksel Türk müziğinin ezgi ve ritimlerini Batı’nın çok sesli müzik anlayışıyla buluşturdu. En bilinen eserleri arasında bugün de sıkça seslendirilen Köçekçe bulunuyor.

1978 – WILLY MESSERSCHMITT: Havacılık tarihinin en ünlü ve aynı zamanda en tartışmalı tasarımcılarından Alman mühendis Willy Messerschmitt, 15 Eylül 1978’de öldü. Adını taşıyan şirket, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Alman Hava Kuvvetleri için geliştirdiği savaş uçaklarıyla havacılık tarihine geçti. Messerschmitt’in adı, Nazi Almanyası’nın savaş endüstrisiyle olan yakın ilişkisi nedeniyle mühendislik tarihi kadar savaş tarihiyle de özdeşleşti.

1980 – BILL EVANS: Modern caz piyanosunun en etkili isimlerinden Amerikalı müzisyen Bill Evans, 15 Eylül 1980’de New York’ta 51 yaşında hayatını kaybetti. Kendine özgü armoni anlayışı ve şiirsel piyano diliyle cazın yönünü değiştiren Evans, Miles Davis’in efsanevi Kind of Blue albümünde de çaldı. Ardından kurduğu üçlülerle caz piyanosunun sonraki kuşaklarını derinden etkiledi.

1995 – GUNNAR NORDAHL: Avrupa futbol tarihinin en büyük golcülerinden İsveçli Gunnar Nordahl, 15 Eylül 1995’te hayatını kaybetti. AC Milan formasıyla 268 resmi maçta 221 gol atan Nordahl, hâlâ kulüp tarihinin en çok gol atan futbolcusu. Serie A’da beş kez gol kralı olan İsveçli yıldız, 1950’lerin efsane Milan takımının simgelerinden biriydi.

2002 – ŞÜKRAN GÜNGÖR: Türk tiyatrosunun usta oyuncularından Şükran Güngör, 15 Eylül 2002’de İstanbul’da 76 yaşında hayatını kaybetti. Muhsin Ertuğrul’un Küçük Sahne’sinde başlayan kariyerinde tiyatronun yanı sıra Aşk-ı Memnu, Güle Güle ve Büyük Adam Küçük Aşk gibi televizyon ve sinema yapımlarında da rol aldı. Son büyük sinema performansı olan Büyük Adam Küçük Aşk’taki emekli yargıç rolüyle çok sayıda “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü kazandı.

2006 – ORIANA FALLACI: 20. yüzyılın en ünlü ve en tartışmalı gazetecilerinden İtalyan Oriana Fallaci, 15 Eylül 2006’da Floransa’da hayatını kaybetti. Savaş muhabirliği yaptı, dünya liderleriyle yaptığı sert röportajlarla ün kazandı ve döneminin en korkulan röportajcılarından biri haline geldi. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra İslam ve Müslümanlar üzerine kaleme aldığı yazılar ise ağır eleştirilerin ve büyük tartışmaların odağı oldu.

2007 – COLIN McRAE: Ralli dünyasının efsane isimlerinden İskoç pilot Colin McRae, 15 Eylül 2007’de kendi kullandığı helikopterin düşmesi sonucu 39 yaşında hayatını kaybetti. Kazada beş yaşındaki oğlu Johnny ile iki kişi daha öldü. 1995’te Dünya Ralli Şampiyonu olan McRae’nin adı, 1998’de başlayan Colin McRae Rally video oyunu serisi sayesinde motor sporlarını takip etmeyen milyonlarca kişi tarafından da tanındı.

2008 – RICHARD WRIGHT: Pink Floyd’un kurucu üyelerinden klavyeci ve besteci Richard Wright, 15 Eylül 2008’de kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Wright’ın klavye ve vokalleri, The Dark Side of the Moon, Wish You Were Here ve The Division Bell gibi Pink Floyd albümlerinin karakteristik atmosferinin oluşmasında belirleyici rol oynadı. Grup, daha sonra yayımladığı The Endless River albümünü büyük ölçüde Wright’ın anısına şekillendirdi.

2020 – SUNA KIRAÇ: Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından ve hayırseverlerinden Suna Kıraç, 15 Eylül 2020’de 79 yaşında hayatını kaybetti. Vehbi Koç’un kızı olan Kıraç, uzun yıllar Koç Holding’de yöneticilik yaptı; Koç Üniversitesi, Koç Okulu ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın kuruluşlarında önemli rol oynadı.

Bu isim Kocaeli okuru açısından ayrıca önemli: Koç Topluluğu’nun kentteki Ford Otosan Gölcük ve Yeniköy fabrikaları ile Tüpraş İzmit Rafinerisi, bugün Kocaeli sanayisinin en büyük tesisleri arasında bulunuyor.

2023 – FERNANDO BOTERO: Dünyanın en kolay tanınan görsel üsluplarından birini yaratan Kolombiyalı ressam ve heykeltıraş Fernando Botero, 15 Eylül 2023’te Monaco’da 91 yaşında hayatını kaybetti. İnsanları, hayvanları ve nesneleri abartılı derecede hacimli biçimlerde resmettiği kendine özgü tarzı zamanla “Boterismo” olarak anılmaya başladı. Botero’nun dev bronz heykelleri bugün dünyanın birçok büyük kentinin meydan ve caddelerinde yer alıyor.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.