Günün Tarihi / 13 Eylül
13 EYLÜL’DE NELER KUTLANIYOR?
SAKARYA ZAFERİ’NİN YILDÖNÜMÜ
13 Eylül, Millî Mücadele’nin dönüm noktalarından Sakarya Zaferi’nin yıldönümü. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında, Polatlı ve Haymana çevresinde yürütülen 22 günlük mücadele, 13 Eylül 1921’de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Yunan ordusunun Ankara’ya ilerleyişini durduran bu büyük direnişin 2026’da 105. yıldönümü anılıyor.
SOMA VE KINIK’IN KURTULUŞ GÜNÜ
Manisa’nın Soma ve İzmir’in Kınık ilçeleri, 13 Eylül’de işgalden kurtuluşlarının yıldönümünü kutluyor. Büyük Taarruz’un ardından ilerleyen Türk kuvvetleri, her iki yerleşimde de Yunan işgalini 13 Eylül 1922’de sona erdirdi. Bakırçay havzasının bu iki komşu ilçesi için aynı takvim yaprağı, özgürlüğe kavuşmanın hatırasını taşıyor. 2026, kurtuluşun 104. yılı.
DÜNYA SEPSİS GÜNÜ
13 Eylül, 2012’den bu yana Dünya Sepsis Günü olarak değerlendiriliyor. Sepsis, vücudun bir enfeksiyona verdiği yanıtın kendi doku ve organlarına zarar vermesiyle gelişen, yaşamı tehdit eden bir durum. Küresel Sepsis Birliği’nin öncülük ettiği gün, hastalığın önlenmesine ve erken tanınmasına dikkat çekiyor. 2026’nın çağrısı ise “Sepsisle mücadeleye yatırım yap, hayat kurtar.”
YAZILIMCILAR GÜNÜ
Telefonlarımızdaki uygulamalardan fabrikalardaki üretim sistemlerine kadar hayatın pek çok alanını şekillendiren yazılımcılar, yılın 256. gününde anılıyor. Sayının seçilmesi tesadüf değil: Sekiz bitlik bir bayt, 256 farklı değeri temsil edebiliyor. “Programcılar Günü” adıyla da bilinen gün, normal yıllarda 13 Eylül’e, artık yıllarda 12 Eylül’e denk geliyor; dolayısıyla 2026’daki tarihi 13 Eylül.
ULUSLARARASI MAĞARALAR VE KARST GÜNÜ – İLK KEZ 2026’DA KUTLANIYOR
UNESCO’nun 2025’te ilan ettiği Uluslararası Mağaralar ve Karst Günü, ilk kez 13 Eylül 2026’da kutlanıyor. Gün; suda çözünebilen kayaçların zamanla şekillenmesiyle oluşan mağaralara, yeraltı su sistemlerine ve bu ortamlarda yaşayan canlılara dikkat çekiyor. Yeraltındaki bu hassas dünyayı korumak, aynı zamanda su kaynaklarını ve insanlık tarihinin izlerini korumak anlamına geliyor.
ROALD DAHL GÜNÜ
Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Matilda ve Yaman Tilki gibi kitapların yazarı Roald Dahl, doğum günü olan 13 Eylül’de eserleriyle hatırlanıyor. Özellikle çocukların hayal gücünü merkeze alan okuma ve hikâye etkinlikleriyle değerlendirilen gün, yetişkinlerin kurallarına kafa tutan küçük kahramanlara da bir selam niteliğinde. Dahl’ın tuhaf, komik ve zaman zaman ürpertici dünyası, yeni kuşak okurlarla buluşmayı sürdürüyor.
BÜYÜKANNE VE BÜYÜKBABALAR GÜNÜ
ABD’de büyükanne ve büyükbabaların aile hayatındaki yerini hatırlatan gün, 2026’da 13 Eylül’e denk geliyor. Her yıl eylül ayındaki İşçi Bayramı’nı izleyen ilk pazar günü kutlanan bu özel gün; ziyaretlerle, birlikte geçirilen zamanla ve aile hikâyelerinin paylaşılmasıyla değerlendiriliyor. Takvimin hatırlattığı şey basit: Ailenin geçmişini bilen insanların anlatacaklarını dinlemek için zaman ayırmak.
ROŞ AŞANA’NIN İKİNCİ GÜNÜ
Yahudi takviminde yeni yılın başlangıcını simgeleyen Roş Aşana, 2026’da 11 Eylül akşamı başlayıp 13 Eylül akşamı sona eriyor. Dolayısıyla 13 Eylül, bayramın ikinci günü. 5787 yılına girilirken dualar ediliyor, şofar adı verilen koçboynuzu üfleniyor ve yeni yılın güzel geçmesi dileğiyle sembolik yiyeceklerin bulunduğu sofralar kuruluyor.
13 EYLÜL’ÜN TUHAF GÜNLERİ
Bu bölümdeki günler, çoğunlukla ABD’de veya popüler özel gün takvimlerinde yer bulan gayriresmî kutlamalardır.
BATIL İNANÇLARA MEYDAN OKUMA GÜNÜ
Kara kedi görünce yolunu değiştirenler, 13 sayısından uzak duranlar, kötü bir şey duyunca hemen tahtaya vuranlar… Bugün, günlük hayatın içine yerleşmiş uğur ve uğursuzluk inanışlarını sorgulamaya çağırıyor. Kimin başlattığı kesin olarak bilinmeyen “Batıl İnançlara Meydan Okuma Günü”nün ayın 13’ünde olması da kendi başına küçük bir meydan okuma.
ULUSLARARASI ÇİKOLATA GÜNÜ
Çikolatanın takvimde birden fazla kutlama günü var; 13 Eylül de “Uluslararası Çikolata Günü” adıyla değerlendirilen tarihlerden biri. Üreticilerin özel ürünler ve kampanyalarla katıldığı bugün, Hershey markasının kurucusu Milton Hershey’nin 1857’deki doğum gününe de denk geliyor. Çikolata sevenler için takvimden çıkan tatlı bir bahane.
OLUMLU DÜŞÜNME GÜNÜ
13 Eylül, karşılaşılan güçlükler karşısında umudu ve iyimserliği hatırlatan “Olumlu Düşünme Günü” olarak da anılıyor. Sevilen biriyle konuşmak, kendine karşı daha anlayışlı olmak veya küçük bir iyilik yapmak, günün önerileri arasında. Sürekli şikâyet etmeye kısa bir ara verip hayatın iyi giden taraflarını da fark etmeye çağıran gayriresmî bir gün.
“KELLİK GÜZELDİR” GÜNÜ
ABD’de 13 Eylül, saçsız görünümü sahiplenen “Kellik Güzeldir Günü” olarak kutlanıyor. Gün, ister kendi tercihiyle başını tıraş etsin ister saç kaybı yaşasın, insanların görünüşlerinden utanmadan kendilerini kabul edebilmelerini destekliyor. Saçı güzelliğin vazgeçilmez şartı sayan anlayışa karşı, oldukça açık sözlü bir takvim maddesi.
MUTFAK ÇOCUKLARA EMANET GÜNÜ
ABD’deki Young Chefs Academy’nin desteklediği bu özel gün, çocukları sofranın hazırlanmasına katılmaya çağırıyor. 13 Eylül’de küçük aşçılar, gerektiğinde yetişkinlerin gözetiminde, tarif seçmekten malzemeleri hazırlamaya kadar mutfakta sorumluluk üstleniyor. Amaç, yemek yapmayı öğrenirken ailece vakit geçirmek; akşam yemeğinin kusursuz olması şart değil.
YER FISTIĞI GÜNÜ
ABD’de 13 Eylül, kavrulmuşundan ezmesine kadar pek çok biçimde tüketilen yer fıstığına ayrılıyor. Günün küçük sürprizi ise bitkinin kimliğinde saklı: Kuruyemiş tezgâhlarında gördüğümüz yer fıstığı, botanik açıdan bezelye ve fasulyeyle aynı aileden bir baklagil. Üstelik meyveleri toprağın altında gelişiyor.
KÖPEĞİNE SARILMA GÜNÜ
ABD’de eylülün ikinci pazar günü değerlendirilen “Köpeğine Sarılma Günü”, 2026’da 13 Eylül’e denk geliyor. Köpek davranışları uzmanı Ami Moore’un başlattığı gün, insanların köpekleriyle kurduğu bağı ve onların mutluluğunu öne çıkarıyor. Birlikte yürüyüş yapmak, oyun oynamak ve onlara daha fazla zaman ayırmak, bu sevimli kutlamanın önerileri arasında.
13 EYLÜL’DE NELER OLDU?
1229 – CENGİZ HAN’IN ARDINDAN ÖGEDAY BÜYÜK HAN OLDU
Cengiz Han’ın üçüncü oğlu Ögeday, Kerulen Nehri yakınlarında toplanan kurultayda Moğol İmparatorluğu’nun ikinci büyük hanı seçildi. Babasının 1227’deki ölümünden beri devleti geçici olarak kardeşi Tuluy yönetiyordu. Ögeday döneminde Moğol orduları Çin’den Avrupa içlerine uzanan seferlerle imparatorluğun sınırlarını genişletti. Karakurum’un başkent olarak gelişmesini sağlayan Ögeday, fethedilen geniş toprakları yönetebilmek için vergi sistemini ve atlı ulaklarla işleyen haberleşme ağını da düzenledi.
1501 – MİCHELANGELO, “DAVUT” HEYKELİNE BAŞLADI
Henüz 26 yaşındaki Michelangelo Buonarroti, Floransa’da yıllardır kullanılmadan bekleyen dev bir mermer blok üzerinde çalışmaya başladı. Ondan önce iki heykeltıraşın girişip yarım bıraktığı mermerden, yaklaşık iki buçuk yıllık çalışmanın sonunda Rönesans’ın en ünlü eserlerinden “Davut” ortaya çıkacaktı. Beş metreden yüksek heykel, Davut’u Golyat’la olan mücadelesinden hemen önceki gergin anda gösteriyordu. 1504’te tamamlanan eser, yalnızca Michelangelo’nun değil, Batı sanat tarihinin simgelerinden biri haline geldi.
1759 – 15 DAKİKALIK SAVAŞ KUZEY AMERİKA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Yedi Yıl Savaşı’nın Kuzey Amerika cephesindeki en önemli çatışmalarından Quebec Muharebesi, İngiliz ve Fransız ordularını Abraham Düzlükleri’nde karşı karşıya getirdi. Çatışmanın ana bölümü yaklaşık 15 dakika sürdü; İngilizler galip gelirken iki tarafın komutanları James Wolfe ve Louis-Joseph de Montcalm ölümcül yaralar aldı. Quebec’in düşüşü, Fransa’nın Kanada’daki hâkimiyetinin sona ermesinin yolunu açtı ve bugünkü Kanada ile Kuzey Amerika’nın siyasi haritasını değiştiren gelişmelerden biri oldu.
1848 – BEYNİNDEN DEMİR ÇUBUK GEÇTİ, HAYATTA KALDI: PHINEAS GAGE VAKASI
Demiryolu işçisi Phineas Gage, Vermont’ta kayaları patlatmak için çalışırken meydana gelen kazada tıp tarihinin en şaşırtıcı vakalarından birinin kahramanı oldu. Patlama, yaklaşık bir metre uzunluğunda ve altı kiloya yakın ağırlıktaki demir çubuğu Gage’in yanağından sokup kafatasının üstünden çıkardı. Gage hayatta kalmakla kalmadı; kısa süre içinde konuşup yürüyebildi. Ancak yakınları daha sonra kişiliğinde belirgin değişiklikler olduğunu anlattı. Vaka, beynin özellikle ön bölümleriyle kişilik ve davranış arasındaki ilişkinin anlaşılmasında nöroloji ve psikoloji tarihinin en tartışılan örneklerinden biri haline geldi.
1899 – ABD’DE OTOMOBİLİN ÖLDÜRDÜĞÜ İLK YAYA
New York’ta tramvaydan inen 68 yaşındaki emlakçı Henry Hale Bliss’e elektrikli bir taksi çarptı. Bliss ağır yaralandı ve ertesi sabah yaşamını yitirdi. Kayıtlara, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir motorlu taşıtın çarpması sonucu ölen ilk kişi olarak geçti. Otomobilin henüz büyük bir yenilik olduğu yıllarda yaşanan kaza, birkaç on yıl içinde kent yaşamını kökten değiştirecek yeni bir tehlikenin de habercisiydi. Kazanın meydana geldiği Central Park West ile 74. Sokak köşesine yüz yıl sonra Bliss anısına bir plaket yerleştirildi.
1921 – SAKARYA’DA ZAFER: MİLLÎ MÜCADELE’NİN SEYRİ DEĞİŞTİ
23 Ağustos’ta başlayan ve 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi, Türk zaferiyle sona erdi. Kütahya-Eskişehir muharebelerinin ardından Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilen Türk ordusu, Ankara’nın Polatlı ve Haymana çevresinde Yunan ilerleyişine karşı direndi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emri, birliklerin kaybettikleri her mevzinin ardından yeniden savunma kurarak mücadeleyi sürdürmesini esas alıyordu. Günlerce el değiştiren tepeler ve ağır kayıpların ardından Türk karşı taarruzu sonuç verdi; Yunan kuvvetleri Sakarya’nın batısına çekildi.
Zafer, Yunan ordusunun Ankara’ya ulaşarak Millî Mücadele’yi sona erdirme hedefini boşa çıkardı ve bağımsızlığın kazanılacağına duyulan güveni güçlendirdi. TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ve mareşal rütbesi verdi. Askerî başarı, Ankara hükümetinin diplomatik konumunu da sağlamlaştırdı; Fransa’yla 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması’nın önünü açtı. Türk ordusunun önünde artık, işgali sona erdirecek Büyük Taarruz için hazırlanacağı yaklaşık bir yıllık bir dönem vardı. Sakarya, bu son büyük hamleyi mümkün kılan dönüm noktalarından biri oldu.
1922 – BÜYÜK İZMİR YANGINI BAŞLADI
Türk ordusunun İzmir’e girişinden dört gün sonra, 13 Eylül’de Büyük İzmir Yangını başladı. Ermeni mahallesinde başlayan ve rüzgârın etkisiyle yayılan alevler, Rum ve Frenk mahallelerini de kapsayan geniş bir alanı harabeye çevirdi. Günlerce süren yangında evler, işyerleri, kiliseler ve kentin önemli ticaret merkezleri yok oldu. Yangından ve şehirdeki şiddetten kaçan kalabalıklar, deniz yoluyla kurtulabilmek için Kordon’a yığıldı; çok sayıda insan hayatını kaybetti, sağ kalanların önemli bölümü İzmir’den ayrılmak zorunda kaldı.
Yangının kimler tarafından çıkarıldığı, tarih yazımının tartışmalı konularından biri olarak kaldı. Türkiye’deki resmî anlatılarda Rum veya Ermeni kundakçılar sorumlu tutulurken, Türk birliklerinin sorumluluğuna işaret eden tanıklıklar ve araştırmalar da bulunuyor. Dönemin gazetecilerinden Falih Rıfkı Atay da anılarında Ermenileri suçlayan açıklamayı sorgulayarak Nurettin Paşa’nın rolüne ilişkin iddiaları aktardı. Yangın ve beraberindeki kitlesel göç, İzmir’in yüzyıllar içinde oluşmuş çok kültürlü toplumsal dokusunda büyük bir kopuş yarattı.
1923 – İSPANYA’DA KRALIN DESTEKLEDİĞİ ASKERÎ DARBE
General Miguel Primo de Rivera, 13 Eylül’de Barselona’da askerî darbe başlattı. Kral XIII. Alfonso’nun darbeye karşı çıkmayarak Rivera’yı hükümetin başına getirmesi, parlamenter yönetimin sonunu getirdi. Anayasa askıya alındı, parlamento dağıtıldı ve basına sansür uygulandı. Ülkeyi siyasi kargaşadan ve yolsuzluktan kurtaracağını söyleyen Rivera, yönetiminin geçici olacağını vaat etmesine rağmen 1930’a kadar iktidarda kaldı. Böylece İspanya’da, monarşinin korunduğu ancak yönetimin bir diktatörün elinde toplandığı bir dönem başladı.
1937 – DERSİM’DE SEYİT RIZA’NIN TESLİM OLDUĞU DUYURULDU
13 Eylül tarihli Akşam ve Kurun gazeteleri, Dersim’in önde gelen aşiret ve inanç önderlerinden Seyit Rıza’nın Erzincan’da “teslim olduğunu” duyurdu. Akşam’ın 12 Eylül tarihli Erzincan haberinde, Rıza’nın iki kişiyle birlikte şehre geldiği ve ifadesinin alındığı belirtiliyordu. Bu nedenle 13 Eylül, haberin yayımlandığı tarih olarak kayda geçirilmelidir.
Seyit Rıza’nın ele geçirilmesi, Dersim’deki askerî operasyonların sonu olmadı. Rıza, kasım ayında Elazığ’da idam edildi; 1938’de ise daha geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Bu süreç, Dersim’in toplumsal hayatında kuşaklar boyunca etkisi süren ağır bir yıkıma yol açtı.
1940 – İTALYAN BİRLİKLERİ MISIR’A SALDIRDI
Mareşal Rodolfo Graziani’nin yönetimindeki İtalyan kuvvetleri, 13 Eylül’de Libya’dan Mısır’a girerek İngiliz birliklerine karşı saldırıya geçti. Mussolini, Kuzey Afrika’daki hâkimiyetini genişletmek ve İngiltere için hayati önemdeki Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek istiyordu. Ancak İtalyan ordusunun ilerleyişi, ulaşım ve ikmal sorunları nedeniyle birkaç gün sonra Sidi Barrani çevresinde durdu. Aralık ayında İngiliz ve İngiliz Milletler Topluluğu birliklerinin başlattığı Compass Harekâtı, İtalyanları ağır bir yenilgiye uğratarak Libya’ya çekilmeye zorladı.
1955 – PITIRCIKTAN ESİNLENEN VELCRO’NUN PATENTİ VERİLDİ
İsviçreli mühendis George de Mestral’ın doğadan esinlenerek geliştirdiği cırt cırtlı bağlantı sisteminin ABD patenti verildi. Hikâye, De Mestral’ın yürüyüşten döndüğünde giysilerine ve köpeğinin tüylerine yapışan pıtrakları mikroskop altında incelemesiyle başlamıştı. Bitkinin küçük kancalarının kumaş liflerine nasıl tutunduğunu fark eden mühendis, yıllarca uğraşarak aynı prensibi kullanabilen sentetik bir bağlantı sistemi geliştirdi. Daha sonra “Velcro” markasıyla dünya çapında tanınan buluş; giysilerden ayakkabılara, tıbbi malzemelerden uzay çalışmalarına kadar sayısız alanda kullanıldı.
1959 – AY’A ULAŞAN İLK İNSAN YAPIMI ARAÇ: LUNA 2
Sovyetler Birliği’nin insansız uzay sondası Luna 2, Ay yüzeyine çarparak Dünya dışında bir gök cismine ulaşan ilk insan yapımı araç oldu. Bir gün önce fırlatılan sondanın görevi, bu çarpışmayla tamamlanacak şekilde tasarlanmıştı. Başarı, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışında Sovyetlere önemli bir üstünlük daha kazandırdı. Çarpışma, Greenwich saatine göre 13 Eylül gecesi gerçekleşirken Moskova’da takvimler 14 Eylül’ü gösteriyordu.
1968 – ARNAVUTLUK VARŞOVA PAKTI’NDAN AYRILDI
Enver Hoca yönetimindeki Arnavutluk, Sovyetler Birliği öncülüğündeki askerî ittifak Varşova Paktı’ndan resmen ayrıldı. Moskova’yla ilişkileri 1961’de kopan ülke, paktın çalışmalarından zaten fiilen uzaklaşmıştı. Ağustos 1968’de Çekoslovakya’nın Sovyet öncülüğündeki birliklerce işgal edilmesi, resmî ayrılığın gerekçesi oldu. Benzer bir müdahalenin kendisine de yönelmesinden kaygılanan Arnavutluk, Çin’le yakın ilişkilerini ve Enver Hoca’nın katı sosyalist yönetimini sürdürdü. Karar, Soğuk Savaş’ın sosyalist ülkeler arasında da derin ayrılıklar yarattığını gösteriyordu.
1971 – ATTICA CEZAEVİNE KANLI BASKIN: 39 KİŞİ ÖLDÜ
New York’taki Attica Cezaevi’nde dört gündür süren mahkûm isyanı, güvenlik güçlerinin cezaevine silahlı müdahalesiyle sona erdi. Mahkûmlar kötü yaşam koşullarının düzeltilmesi, ırk ayrımcılığının sona ermesi ve çeşitli hakların tanınması gibi taleplerde bulunuyordu. Görüşmeler sonuç vermeyince helikopterlerden göz yaşartıcı gaz atıldı; ardından polis ve cezaevi görevlileri yaklaşık iki bin el ateş etti. Baskında 29 mahkûm ile rehin tutulan 10 görevli öldürüldü. İlk açıklamalarda bazı rehinelerin mahkûmlar tarafından öldürüldüğü ileri sürüldüyse de otopsiler, ölen rehinelerin güvenlik güçlerinin ateşiyle vurulduğunu ortaya koydu. Attica, ABD’de cezaevi sistemi ve devlet şiddeti tartışmalarının simgelerinden biri haline geldi.
1974 – YILMAZ GÜNEY’İN HAYATINI DEĞİŞTİREN GECE: HÂKİM SEFA MUTLU ÖLDÜRÜLDÜ
“Endişe” filminin çekimleri için Adana’nın Yumurtalık ilçesinde bulunan Yılmaz Güney, 13 Eylül gecesi film ekibiyle gittiği bir lokantada ilçe hâkimi Sefa Mutlu ile tartıştı. Tartışma sırasında silahla vurulan Mutlu hayatını kaybetti; Güney olayın ardından gözaltına alındı ve daha sonra hâkimi öldürmekten 19 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edildi. Olayın tam olarak nasıl geliştiği ve tetiği kimin çektiği yıllar boyunca tartışılmaya devam etti; Güney’in ailesi de hükmün hatalı olduğunu savundu. Yumurtalık olayı, Türk sinemasının en ünlü ve tartışmalı isimlerinden Yılmaz Güney’in hayatının yönünü değiştirdi; Güney sonraki yıllarının önemli bölümünü cezaevinde geçirdi ve 1981’de izinli çıktığı cezaevinden kaçarak yurt dışına gitti.
1985 – SUPER MARIO BROS. PİYASAYA ÇIKTI
Nintendo, “Super Mario Bros.” oyununu Japonya’da Famicom için satışa çıkardı. Shigeru Miyamoto ve Takashi Tezuka’nın geliştirdiği oyun, Mario’nun engelleri aşıp Prenses Peach’i kurtarmaya çalıştığı basit hikâyesini, son derece başarılı bölüm tasarımıyla birleştiriyordu. Oyun Nintendo’nun en önemli markalarından birini yaratmakla kalmadı; 1980’lerin başındaki büyük çöküşün ardından video oyunu sektörünün yeniden yükselmesinde de önemli rol oynadı. Mario sonraki yıllarda oyun dünyasının en tanınmış karakterlerinden birine dönüştü.
1993 – RABİN VE ARAFAT BEYAZ SARAY’DA EL SIKIŞTI: OSLO ANLAŞMASI
Aylar boyunca Norveç’te gizlice yürütülen görüşmelerin ardından İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasındaki Oslo sürecinin ilk anlaşması Washington’da imzalandı. İsrail Başbakanı İzak Rabin ile FKÖ lideri Yaser Arafat’ın ABD Başkanı Bill Clinton’ın önünde el sıkıştığı görüntü dünyanın hafızasına kazındı. Taraflar birbirlerini karşılıklı olarak tanırken Batı Şeria ve Gazze’de geçici Filistin yönetiminin kurulması ve daha sonra kalıcı statü görüşmelerine geçilmesi hedeflendi. Süreç kalıcı barışa ulaşamadı; ancak 13 Eylül 1993, İsrail-Filistin çatışmasının yakın tarihindeki önemli diplomatik dönüm noktalarından biri olarak kaldı.
2013 – TALİBAN’DAN HERAT’TAKİ ABD KONSOLOSLUĞUNA SALDIRI
Afganistan’ın Herat kentindeki ABD Konsolosluğu, Taliban’ın üstlendiği bombalı ve silahlı saldırının hedefi oldu. Sabah erken saatlerde konsolosluğun girişinde meydana gelen patlamaları çatışma izledi. Afgan ve uluslararası güvenlik güçlerinin püskürttüğü saldırıda en az dört Afganın öldüğü, yaklaşık 20 kişinin yaralandığı bildirildi. Amerikalı personelden ölen olmadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, diplomatik temsilcilikleri hedef alan saldırıyı kınadı.
2025 – SEFERTEPE’DE 10 BİN YILLIK “KAFATASI ODASI”
Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi kapsamında sürdürülen Sefertepe kazılarında 12 insan kafatasının bulunduğu açıklandı. Bunların sekizi, arkeologların daha önce ortaya çıkardığı ve “kafatası odası” olarak adlandırdığı özel bir bölümden çıkarıldı; dört kafatası ise başka bir mekânda bulundu. Yaklaşık 10 bin 500 yıl öncesine tarihlenen buluntular, Neolitik dönemde ölüm, atalara saygı ve ritüeller konusundaki tartışmalara yeni malzeme sağladı. Göbeklitepe ve Karahantepe’nin de yer aldığı bölge, insanlığın yerleşik hayata geçiş dönemine ilişkin dünyanın en önemli arkeolojik araştırma alanlarından biri olmayı sürdürüyor.
KOCAELİ TARİHİNDE 13 EYLÜL
1705 – MACAR LİDER İMRE THÖKÖLY İZMİT’TE HAYATINI KAYBETTİ
Habsburg yönetimine karşı mücadele eden, Osmanlı himayesinde Orta Macar hükümdarı ve Erdel prensi olan İmre Thököly, İzmit’te hayatını kaybetti. Türk kaynaklarında Tököli İmre adıyla da anılan lider, Karlofça Antlaşması’nın ardından yaşamını Karatepe çevresindeki Çiçekli Çayır’da sürdürüyordu. İzmit’te bir Ermeni mezarlığına defnedilen Thököly’nin kalıntıları, 1906’da bugün Slovakya sınırlarında bulunan memleketi Kežmarok’a taşındı.
1833 – SULTAN II. MAHMUD İZMİT ZİYARETİNİ TAMAMLADI
Sultan II. Mahmud, tersane ve askerî birlikleri incelemek üzere geldiği İzmit’ten ayrıldı. Gemlik üzerinden kente ulaşan padişah, ziyareti sırasında İzmit Tersanesi’ni gezmiş, askerleri teftiş etmiş ve yapımı süren Feshâne’yi incelemişti. Gemi yapımında çalışan mimar ve mühendislerin de aralarında bulunduğu kişilere hediyeler verdiği bu gezi, İzmit’in Osmanlı denizciliği ve erken sanayi faaliyetleri içindeki yerini gösteren kayıtlardan biri oldu.
1894 – GEBZE’DE BİR ÖĞRETMEN 374 KURUŞLUK MAAŞINA ZAM İSTEDİ
Gebze Erkek Rüşdiye Mektebi öğretmeni Hacı Halil Sabri Efendi, 374 kuruşluk maaşının artırılması için başvuruda bulundu. 1883’ten beri okulda görev yapan ve öğrenci sayısının artmasına katkı sağlayan öğretmenin isteği, Maarif Nezareti tarafından uygun bulunmadı. Bir yıl önce binası halkın yardımlarıyla yeniden yapılan okulun kayıtları, Gebze’de eğitimi sürdürmenin öğretmen ve bütçe sıkıntılarıyla dolu geçmişinden küçük bir kesit sunuyor.
1921 – KOCAELİ GRUBU YENİDEN KURULDU
Başkumandanlığın 13 Eylül 1921 tarihli emriyle Kocaeli Grubu yeniden oluşturuldu ve komutanlığına Albay Halit Bey getirildi. Bölgedeki bütün millî kuvvetlerin de grubun emrine verilmesi kararlaştırıldı. Sakarya Zaferi’nin kazanıldığı gün yapılan düzenleme, Kocaeli ve çevresindeki kuvvetlerin yeniden örgütlenmesini sağladı. Birlik ilk kez Ocak 1921’de kurulmuştu.
1924 – İZMİT’İN UZUN ÖMÜRLÜ GAZETELERİNDEN “TÜRK YOLU” YAYIN HAYATINA BAŞLADI
İzmit’in Cumhuriyet dönemindeki önemli yerel gazetelerinden Türk Yolu’nun kendi kayıtlarında kuruluş tarihi 13 Eylül 1924 olarak veriliyor. Türk Ocakları çevresindeki isimlerin girişimiyle çıkarılan gazete, ilerleyen yıllarda İzmit’in ve Kocaeli’nin eğitimden tarıma, siyasetten gündelik yaşama kadar pek çok meselesini sayfalarına taşıdı. Gazetenin logosunun altında bir dönem “Cumhuriyet fazilettir” sözü yer aldı. Türk Yolu, bugün Kocaeli’nin erken Cumhuriyet yıllarındaki gündelik hayatını takip etmek isteyen araştırmacılar için önemli bir yerel hafıza kaynağı niteliğinde.
1957 – İZMİTLİ CENGİZ TOPEL PİLOT BRÖVESİNİ ALDI
İzmit doğumlu Cengiz Topel, Kanada’da gördüğü uçuş eğitiminin ardından pilot brövesini almaya hak kazandı. Pilotaj eğitimini tamamladıktan sonra T-33 jetleriyle çalışmalarını sürdüren Topel, aynı yılın sonunda Türkiye’ye döndü. 1964’te Kıbrıs’taki görevi sırasında şehit düşen pilotun adı, doğduğu kentte Cengiz Topel Havalimanı’na verildi.
1959 – İZMİT’TE ŞOFÖRLERİN VATAN CEPHESİ OCAĞI AÇILDI
Demokrat Parti İzmit Şoför ve Oto Sanatkârları Vatan Cephesi Ocağı açıldı. DP’nin Kocaeli milletvekillerinin de katıldığı açılışta 103 kişi ocağa üye oldu. Demokrat Parti çevresinde destek toplamak amacıyla oluşturulan Vatan Cephesi’nin bu yerel örgütü, 1950’lerin sonundaki siyasi kutuplaşmanın İzmit’in esnaf ve çalışma hayatına uzanan örneklerinden biriydi.
1965 – HEREKE’DE YETİŞEN ESKİ BAKAN FİKRİ IŞIK DOĞDU
Kocaeli siyasetinin tanınmış isimlerinden Fikri Işık, Gümüşhane’nin Babacan köyünde doğdu. İlkokulu Hereke Sümer İlkokulu’nda, ortaöğrenimini İzmit İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı; daha sonra matematik ve İngilizce öğretmenliği yaptı. 2007’de Kocaeli milletvekili seçilen Işık, ilerleyen yıllarda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerini üstlendi.
1989 – KOCAELİ’NİN ESKİ MİLLETVEKİLİ İSMAİL RÜŞTÜ AKSAL VEFAT ETTİ
1946’da Kocaeli milletvekili seçilen, eski Maliye Bakanı İsmail Rüştü Aksal İstanbul’da hayatını kaybetti. Pamukova doğumlu Aksal, Şemsettin Günaltay hükümetinde 1949–1950 yıllarında Maliye Bakanlığı yaptı; daha sonra CHP genel sekreterliği görevini üstlendi. Bakanlığı döneminde gelir ve kurumlar vergileri ile Emekli Sandığı düzenlemelerinin yasalaşmasında rol oynadı.
1998 – “KÖPRÜYÜ SATAMAZSINIZ” DİYEN KARAMÜRSELLİ NECDET CALP VEFAT ETTİ
Karamürsel doğumlu siyasetçi Necdet Calp, Ankara’da hayatını kaybetti. İlkokulu Karamürsel’de, ortaokulu İzmit’te okuyan Calp; kaymakamlık, valilik ve Başbakanlık müsteşarlığının ardından 1983’te Halkçı Parti’nin kurucu genel başkanı oldu. Seçim öncesindeki televizyon tartışmasında Turgut Özal’a söylediği “Köprüyü satamazsınız” sözüyle hafızalara yerleşti. Partisi, 1983 seçimlerinde 117 milletvekili çıkararak ana muhalefet konumuna gelmişti.
1999 – 17 AĞUSTOS’TAN 27 GÜN SONRA KÖSEKÖY ÇEVRESİNDE GÜÇLÜ ARTÇI
Marmara Depremi’nin üzerinden henüz 27 gün geçmişken, saat 14.55’te Köseköy yakınlarında güçlü bir artçı deprem meydana geldi. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun (USGS) 5,9 büyüklüğünde kaydettiği sarsıntı, Adapazarı-Gölcük-Kocaeli çevresinde yeni hasara yol açtı. Kurumun etki kaydına göre altı kişi yaşamını yitirdi, bir kişi kalp krizi sonucu öldü ve 422 kişi yaralandı.
13 EYLÜL’DE DOĞANLAR
1819 – ROMANTİK DÖNEMİN USTA PİYANİSTİ CLARA SCHUMANN
Alman piyanist ve besteci Clara Schumann, Leipzig’de doğdu. Henüz dokuz yaşında konser vermeye başlayan sanatçı, Avrupa’nın önemli salonlarında sürdürdüğü uzun kariyeriyle döneminin önde gelen piyanistlerinden oldu. Piyano konçertosu, oda müziği eserleri ve şarkılar besteleyen Schumann, kadınların profesyonel müzik hayatında sınırlı yer bulabildiği bir dönemde uluslararası ün kazandı.
1851 – SALGINLARLA MÜCADELENİN ÖNCÜLERİNDEN WALTER REED
Amerikalı askerî hekim Walter Reed, Virginia’da doğdu. Küba’da yönettiği araştırma ekibi, Carlos Finlay’in sarıhummanın sivrisineklerle bulaştığı yönündeki görüşünü doğruladı. Hastalığın yayılma yolunun anlaşılması, sivrisineklerle mücadeleye dayanan korunma çalışmalarının önünü açtı; Panama Kanalı’nın inşasını mümkün kılan sağlık önlemlerine de katkı sağladı.
1857 – ÇİKOLATADAN BİR KENT KURAN MİLTON HERSHEY
Hershey çikolatalarının kurucusu Milton Hershey, ABD’nin Pennsylvania eyaletinde doğdu. İlk girişimlerinde başarısız olduktan sonra karamel üretiminde kazandığı serveti çikolataya yatırdı. Fabrikasının çevresinde konutları, okulları ve parklarıyla Hershey kasabasını kurdu. Eşi Catherine ile 1909’da açtığı yatılı okul da çikolata gelirlerinin eğitime aktarılmasını sağlayan kalıcı bir kuruma dönüştü.
1874 – MÜZİĞİN KURALLARINI DEĞİŞTİREN ARNOLD SCHOENBERG
Avusturyalı besteci Arnold Schoenberg, Viyana’da doğdu. Geleneksel tonal müziğin sınırlarını zorlayan eserleri ve geliştirdiği on iki ton tekniğiyle 20. yüzyıl müziğinin yönünü değiştiren isimlerden biri oldu. Alban Berg ve Anton Webern’le birlikte İkinci Viyana Okulu’nun merkezinde yer alan Schoenberg’in çalışmaları, klasik müzikte “güzel ses” anlayışından armoninin temel kurallarına kadar pek çok yerleşik kabulü tartışmaya açtı. Nazi iktidarı sonrasında ABD’ye göç eden besteci, John Cage’in de aralarında bulunduğu yeni kuşak müzisyenleri etkiledi.
1903 – DENEME VE SANAT TARİHİNİN USTA İSMİ SUUT KEMAL YETKİN
Yazar, sanat tarihçisi ve akademisyen Suut Kemal Yetkin, Urfa’da doğdu. “Günlerin Götürdüğü” ve “Şiir Üzerine Düşünceler” gibi kitaplarıyla Türk denemeciliğinin önemli isimleri arasına girdi. Estetik, resim, mimarlık ve İslâm sanatı üzerine çalışmalarıyla da tanınan Yetkin, edebiyat ile sanat tarihini birlikte düşünen çok yönlü bir düşünce insanıydı.
1903 – HOLLYWOOD’UN ALTIN ÇAĞININ OSCARLI YILDIZI CLAUDETTE COLBERT
Amerikalı oyuncu Claudette Colbert Fransa’da dünyaya geldi. Broadway’den sinemaya geçen Colbert, Frank Capra’nın “Bir Gecede Oldu” filmindeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı. “Kleopatra”, “Midnight” ve “The Palm Beach Story” gibi filmlerle Hollywood’un Altın Çağı’nın en büyük yıldızlarından biri oldu. Özellikle romantik komedilerdeki zekâsı, hızlı diyalogları ve modern kadın karakterleriyle dönemin sinemasında kendine özgü bir yer edindi.
1916 – “CHARLIE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASI”NIN YAZARI ROALD DAHL
Britanyalı yazar Roald Dahl, Galler’de doğdu. “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”, “Matilda” ve “Koca Sevimli Dev” gibi kitaplarıyla çocuk edebiyatının en tanınmış isimlerinden oldu. Öğrenciyken bir çikolata fabrikasının yeni ürünlerini tatması, yıllar sonra ünlü romanına ilham verdi. Sürprizlerle ve sıra dışı karakterlerle dolu hikâyeleri, sinema uyarlamalarıyla da geniş kitlelere ulaştı.
1924 – “ÇAĞRI”NIN UNUTULMAZ MÜZİKLERİNİ BESTELEYEN MAURICE JARRE
Fransız besteci Maurice Jarre, Lyon’da doğdu. Türkiye’de de kuşaklar boyunca izlenen “Çağrı” filminin müziklerine imza atan Jarre, sinema tarihinin önemli bestecilerinden oldu. “Arabistanlı Lawrence”, “Doktor Jivago” ve “Hindistan’a Bir Geçit” için hazırladığı müziklerle üç Oscar kazandı. Elektronik müziğin tanınmış ismi Jean-Michel Jarre’ın da babasıydı.
1933 – NÂZIM HİKMET’İN HİKÂYESİNİ BALEYE TAŞIYAN ARİF MELİKOV
Azerbaycanlı besteci Arif Melikov, Bakü’de doğdu. Nâzım Hikmet’in “Ferhat ile Şirin” oyunundan hareketle bestelediği “Muhabbet Efsanesi” balesi, 1961’de sahnelendi ve uluslararası ün kazandı. Nâzım’la yakın dostluk kuran Melikov, şairin dizelerini başka bestelerinde de kullandı; müziğiyle Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel bağlara katkı sağladı.
1939 – JAMES BOND’UN ÇELİK DİŞLİ RAKİBİ RICHARD KIEL
Amerikalı oyuncu Richard Kiel, Detroit’te doğdu. James Bond serisinin “Beni Seven Casus” ve “Moonraker” filmlerinde canlandırdığı çelik dişli Jaws karakteriyle hafızalara yerleşti. İki metreyi aşan boyuyla dikkat çeken Kiel, karakterine kattığı mizahla da Bond serisinin en tanınmış yüzlerinden biri oldu.
1941 – TÜRKİYE’NİN 10. CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER
Türkiye’nin 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Afyonkarahisar’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra hâkimlik yaptı; Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinde görev aldı. 1998’de Anayasa Mahkemesi başkanlığına seçilen Sezer, 2000’de TBMM tarafından cumhurbaşkanı seçildi ve bu görevi 2007’ye kadar sürdürdü.
1941 – MİMARLIK EĞİTİMİ ALMADAN PRITZKER KAZANAN TADAO ANDO
Japon mimar Tadao Ando, Osaka’da doğdu. Gençliğinde profesyonel boks yapan Ando, hiçbir mimarlık okulundan mezun olmadan kendi kendini yetiştirdi. Beton, ışık, su ve yalın geometrik biçimleri bir araya getiren yapılarıyla çağdaş mimarlığın en önemli isimlerinden biri oldu. “Işık Kilisesi” ve Naoshima’daki yapılarıyla tanınan Ando, 1995’te mimarlığın en prestijli ödüllerinden Pritzker’i kazandı.
1942 – TÜRK BALESİNİN ÖNCÜ KOREOGRAFI SAİT SÖKMEN
Bale sanatçısı ve koreograf Sait Sökmen, Gine’nin başkenti Konakri’de doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarında eğitim gördü ve Devlet Balesinde başdansçı olarak çalıştı. 1968’de sahnelenen “Çark” adlı eseriyle Türkiye’de koreograflığın öncü isimlerinden oldu. Tiyatro, televizyon ve gösteri dünyası için hazırladığı koreografilerle dansı geniş kitlelere taşıdı.
1954 – TÜRK VE İTALYAN SİNEMASININ TANIDIK YÜZÜ SERRA YILMAZ
Oyuncu, yönetmen ve çevirmen Serra Yılmaz, İstanbul’da doğdu. “Şekerpare” ve “Anayurt Oteli” gibi filmlerin ardından Ferzan Özpetek’in “Harem Suare”, “Cahil Periler” ve “Karşı Pencere” yapımlarıyla İtalya’da da tanındı. Tarkan’ın “Hüp” klibinde de rol alan Yılmaz, “Cebimdeki Yabancı” filmiyle yönetmenliğe adım attı.
1958 – EKRANDAN EDEBİYATA AYŞENUR YAZICI
Sunucu ve yazar Ayşenur Yazıcı, Elazığ’da doğdu. TRT İzmir’de başlayan televizyon kariyerini farklı kanallarda sürdürdü; “Sütlü Kahve” gibi programlarla tanındı. “Ekmek Arası Hayat”, “Bedriye” ve “Çocuk Gelin” gibi kitaplar yayımlayan Yazıcı, televizyonculuğunun yanında kadınların yaşamlarını ve toplumsal sorunları konu alan yazılarıyla da okura ulaştı.
1960 – SAHADAN EKRANA: ABDÜLKERİM DURMAZ
Eski millî futbolcu ve yorumcu Abdülkerim Durmaz, İstanbul’da doğdu. Fatih Karagümrük’ten transfer olduğu Fenerbahçe’de savunmada görev yaptı ve 1984–1985 sezonunda lig şampiyonluğu yaşadı. Futbolculuk kariyerinde millî formayı da giyen Durmaz, sonraki yıllarda “Beyaz Futbol” programındaki yorumları ve tartışmalarıyla televizyon izleyicisinin tanıdığı isimlerden oldu.
1961 – METALLICA’DAN MEGADETH’E DAVE MUSTAINE
Amerikalı gitarist ve şarkıcı Dave Mustaine, California’da doğdu. Metallica’nın ilk döneminde gitar çaldıktan sonra 1983’te Megadeth’i kurdu. “Peace Sells” ve “Symphony of Destruction” gibi şarkılarla thrash metalin önemli isimlerinden biri oldu. Megadeth’in sert gitarlarını, siyasi göndermelerini ve kendine özgü vokalini bir araya getiren müziğinin başlıca yaratıcısıydı.
1967 – ATLANTA’DA TARİH YAZAN MICHAEL JOHNSON
Amerikalı atlet Michael Johnson, Dallas’ta doğdu. 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda hem 200 hem 400 metreyi kazanarak aynı olimpiyatta bu iki yarışta şampiyon olan ilk erkek atlet oldu. Kariyerini dört olimpiyat altını ve sekiz dünya şampiyonluğuyla taçlandıran Johnson, kendine özgü dik koşu stiliyle de atletizm tarihine geçti.
1971 – MODAYI AİLE SOYADINDAN BAĞIMSIZ KURAN STELLA McCARTNEY
İngiliz moda tasarımcısı Stella McCartney, Londra’da doğdu. Beatles üyesi Paul McCartney ile fotoğrafçı ve müzisyen Linda McCartney’nin kızı olmasına rağmen moda dünyasında kendi adını kurmayı başardı. Chloé’nin kreatif direktörlüğünün ardından kendi markasını yaratan McCartney, lüks modada deri ve kürk kullanmama politikası ve sürdürülebilir üretim konusundaki ısrarıyla sektörün çevre yaklaşımını etkileyen tasarımcılardan biri oldu.
1973 – DÜNYA KUPASI’NI KALDIRAN KAPTAN FABIO CANNAVARO
İtalyan futbolcu Fabio Cannavaro, Napoli’de doğdu. İtalya’nın 2006 Dünya Kupası şampiyonluğunda takım kaptanı olarak savunmanın merkezinde görev yaptı. Aynı yıl Ballon d’Or’u kazanarak bu ödüle ulaşan az sayıdaki savunma oyuncusundan biri oldu. Napoli, Parma, Inter, Juventus ve Real Madrid gibi kulüplerde forma giydi.
1975 – “GİŞE MEMURU”NUN ÖDÜLLÜ OYUNCUSU SERKAN ERCAN
Oyuncu Serkan Ercan, İstanbul’da doğdu. Tolga Karaçelik’in “Gişe Memuru” filminde canlandırdığı içine kapanık Kenan karakteriyle 2010 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Tiyatro ve sinemadaki çalışmalarının yanında, “Gidiş Dönüş” adlı gezi programıyla da farklı coğrafyaların insanlarını ve hikâyelerini ekrana taşıdı.
1977 – ALTERNATİF MÜZİĞİN SIRA DIŞI SESİ FIONA APPLE
Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve piyanist Fiona Apple, New York’ta doğdu. Henüz 18 yaşındayken yayımladığı “Tidal” albümü ve “Criminal” şarkısıyla büyük çıkış yaptı. Popüler müziğin alışılmış kalıplarından uzak duran sözleri, piyano ağırlıklı düzenlemeleri ve kişisel anlatımıyla alternatif müziğin özgün isimlerinden biri oldu. Kariyeri boyunca az sayıda albüm yayımlamasına rağmen çalışmalarının tamamı Billboard 200 listesinde ilk 20’ye girdi ve üç Grammy kazandı.
1989 – ALMAN FUTBOLUNUN GOLCÜSÜ THOMAS MÜLLER
Alman futbolcu Thomas Müller, Bavyera’nın Weilheim kentinde doğdu. 2010 Dünya Kupası’nda gol kralı oldu; 2014’te Almanya ile dünya şampiyonluğu yaşadı. Uzun yıllar formasını giydiği Bayern Münih’te çok sayıda kupa kazanan Müller, 2013 ve 2020’de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşan takımların da önemli oyuncularındandı.
13 EYLÜL’DE HAYATINI KAYBEDENLER
81 – KOLEZYUM’U AÇAN ROMA İMPARATORU TİTUS
13 Eylül 81’de hayatını kaybeden Roma İmparatoru Titus, imparator olmadan önce, 70 yılında Kudüs’ün kuşatılmasına komuta etmiş; kuşatma, İkinci Tapınak’ın yıkılmasıyla sonuçlanmıştı. Yalnızca iki yıl süren hükümdarlığı sırasında Pompeii’yi örten Vezüv patlaması yaşandı. Roma’nın simgesi Kolezyum da 80 yılında onun döneminde görkemli gösterilerle açıldı.
1506 – RÖNESANS’TA PERSPEKTİFİN USTASI ANDREA MANTEGNA
İtalyan ressam Andrea Mantegna, Mantova’da hayatını kaybetti. Resimde derinlik ve bakış açısıyla yaptığı denemelerle Rönesans’ın önemli ustalarından oldu. İsa’nın bedenini ayak ucundan bakılıyormuş gibi gösteren “Ölü İsa” tablosu, en tanınmış eserleri arasına girdi. Saray duvarlarına ve tavanlarına yaptığı resimlerde de gerçek mekânla resmin sınırlarını belirsizleştiren yanılsamalar yarattı.
1592 – “DENEMELER”İN YAZARI MICHEL DE MONTAIGNE
Fransız düşünür ve yazar Michel de Montaigne, 59 yaşında hayatını kaybetti. “Denemeler”inde dostluk, korku, eğitim, alışkanlıklar ve ölüm gibi konuları kendi deneyimlerinden hareketle ele aldı. Kesin hükümler vermek yerine “Ne biliyorum?” sorusunu öne çıkaran Montaigne, insanın kendisini sorgulamasını edebiyatın merkezine taşıdı ve deneme türünün kurucu isimlerinden oldu.
1871 – TÜRK BASINININ VE MODERN EDEBİYATIN ÖNCÜSÜ ŞİNASİ
Gazeteci, şair ve yazar İbrahim Şinasi, İstanbul’da hayatını kaybetti. Agâh Efendi’yle birlikte 1860’ta Tercüman-ı Ahvâl’i çıkaran Şinasi, iki yıl sonra Tasvîr-i Efkâr’ı kurdu. “Şair Evlenmesi” adlı eseriyle modern Türk tiyatrosunun öncüleri arasına girdi. Halkın anlayabileceği bir yazı dilini savunarak hem gazetecilikte hem edebiyatta yeni bir dönemin açılmasına katkı sağladı.
1928 – “ZENO’NUN BİLİNCİ”NİN YAZARI ITALO SVEVO
İtalyan yazar Italo Svevo, geçirdiği otomobil kazasının ardından 66 yaşında hayatını kaybetti. En tanınmış romanı “Zeno’nun Bilinci”nde, sigarayı bırakmaya sürekli karar verip her defasında yeni bir bahane bulan Zeno Cosini’yi anlattı. İnsanların kendilerini aldatma biçimlerini, hatıralarının güvenilmezliğini ve iç çatışmalarını mizahla işleyen Svevo, modern romanın önemli isimlerinden oldu.
1946 – “SCHINDLER’İN LİSTESİ”NDEKİ KAMP KOMUTANI AMON GÖTH İDAM EDİLDİ
Nazi subayı Amon Göth, savaş suçları nedeniyle yargılandığı Polonya’da idam edildi. Kraków yakınındaki Płaszów kampının komutanı olan Göth, Yahudi tutsakların öldürülmesinden ve ağır zulümden sorumluydu. Steven Spielberg’in 1993 yapımı “Schindler’in Listesi” filminde Ralph Fiennes tarafından canlandırılması, işlediği suçları dünya çapında geniş bir izleyici kitlesinin gündemine taşıdı.
1949 – İNSÜLİNİN YAYGINLAŞMASINA KATKI SAĞLAYAN AUGUST KROGH
Danimarkalı fizyolog August Krogh, 74 yaşında hayatını kaybetti. Kılcal damarlardaki kan akışının düzenlenmesini açıklayan çalışmalarıyla 1920 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandı. Kendisi de diyabet hastası olan hekim eşi Marie Krogh’la birlikte, insülinin Danimarka’da üretilmesine öncülük etti. Bu girişim, diyabet tedavisinin daha fazla hastaya ulaşmasına katkı sağladı.
1967 – UDU DÜNYA SAHNELERİNE TAŞIYAN ŞERİF MUHİTTİN TARGAN
Ud ve viyolonsel virtüözü, besteci ve ressam Şerif Muhittin Targan, İstanbul’da hayatını kaybetti. New York’ta verdiği konserlerle uluslararası müzik çevrelerinde tanınan Targan, Bağdat’ta kurduğu müzik eğitimi ortamıyla Irak’taki ud geleneğinin gelişmesine de katkı sağladı. Münir ve Cemil Beşir gibi önemli sanatçıların hocası olan Targan, 1950’de ses sanatçısı Safiye Ayla’yla evlenmişti.
1991 – TÜRK FUTBOLUNUN “TAÇSIZ KRALI” METİN OKTAY
Galatasaray’ın efsane futbolcusu Metin Oktay, İstanbul’da geçirdiği trafik kazasında 55 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’nin en üst liginde altı kez gol kralı olan Oktay, güçlü golcülüğü ve kulübüne bağlılığıyla hafızalara yerleşti. Ünü futbol sahalarının dışına da taşmış; 1965 yapımı “Taçsız Kral” filminde kendi hayatından esinlenen hikâyenin başrolünü oynamıştı.
1996 – RAP MÜZİĞİNİN SİMGE İSMİ TUPAC SHAKUR
Amerikalı rapçi ve oyuncu Tupac Shakur, Las Vegas’ta 7 Eylül’de uğradığı silahlı saldırıdan altı gün sonra, 25 yaşında hayatını kaybetti. “Me Against the World” ve “All Eyez on Me” gibi albümleriyle tanınan sanatçı, şarkılarında yoksulluğu, ırkçılığı ve sokaklardaki şiddeti anlattı. Kısa yaşamına rağmen hip-hop kültürünün en etkili isimlerinden biri oldu.
2008 – GEMİ İNŞAATININ ÖNCÜ HOCASI KEMAL KAFALI
Gemi inşaatı alanındaki çalışmalarıyla tanınan eski İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Kafalı, 87 yaşında hayatını kaybetti. Gemi tasarımları, ders kitapları ve yetiştirdiği mühendislerle Türkiye’nin denizcilik eğitimine katkı sağladı. Anılarında, üniversitede deney havuzu bulunmadığı yıllarda gemi modellerini Yıldız Parkı’ndaki havuzda denemeye çalıştığını, ancak izin engeliyle karşılaştığını anlatmıştı.
2011 – BEATLES’IN “BEYAZ ALBÜM” KAPAĞINI TASARLAYAN RICHARD HAMILTON
İngiliz sanatçı Richard Hamilton, 89 yaşında hayatını kaybetti. Reklamları, tüketim eşyalarını ve kitle iletişim araçlarının görüntülerini sanatına taşıyarak pop artın öncüleri arasına girdi. 1956 tarihli ünlü ev içi kolajı, akımın simge eserlerinden oldu. Hamilton, Beatles’ın 1968’de yayımladığı ve “Beyaz Albüm” adıyla tanınan plağın sade kapağını ve içindeki posteri de tasarladı.
2012 – NASA’DA ÇALIŞAN ÖNCÜ TÜRK ASTROFİZİKÇİ DİLHAN ERYURT
Türk astrofizikçi Prof. Dr. Dilhan Eryurt, Ankara’da 85 yaşında hayatını kaybetti. NASA’da yürüttüğü araştırmalarla Güneş’in ve yıldızların evriminin anlaşılmasına katkı sağladı. 1969’da Apollo Başarı Ödülü’ne, 1977’de TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye’ye dönüşünde ODTÜ’de astrofizik çalışmalarının gelişmesine ve yeni araştırmacıların yetişmesine öncülük etti.
2015 – RİBAUNTLARIN EFENDİSİ MOSES MALONE
Amerikalı basketbolcu Moses Malone, 60 yaşında hayatını kaybetti. Liseden doğrudan profesyonel basketbola geçen öncü yıldızlardan Malone, NBA’de üç kez normal sezonun en değerli oyuncusu seçildi. Philadelphia 76ers’ı 1983’te şampiyonluğa taşırken final serisinin de en değerli oyuncusu oldu. Altı kez ribaund kralı olan Malone, pota altındaki mücadele gücüyle basketbol tarihine geçti.
2017 – “SOPRANOS”UN PHIL LEOTARDO’SU FRANK VINCENT
Amerikalı oyuncu Frank Vincent, 80 yaşında hayatını kaybetti. “Sopranos” dizisindeki mafya lideri Phil Leotardo rolüyle tanınan Vincent, Martin Scorsese’nin “Sıkı Dostlar” ve “Casino” filmlerinde de unutulmaz karakterler canlandırdı. Kendine özgü sesiyle oyun dünyasına da girdi; “Grand Theft Auto” serisinin çeşitli oyunlarında Salvatore Leone karakterini seslendirdi.
2021 – PULSARLARIN KEŞFİYLE NOBEL KAZANAN ANTONY HEWISH
İngiliz radyo astronom Antony Hewish, 97 yaşında hayatını kaybetti. Cambridge’de yönettiği radyoteleskop projesinde, öğrencisi Jocelyn Bell Burnell’ın 1967’de fark ettiği düzenli sinyaller pulsarların keşfine yol açtı. Bu keşifteki katkısı, Hewish’e 1974 Nobel Fizik Ödülü’nü getirdi. Ödülü, radyo astronomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Martin Ryle ile paylaştı.
2022 – SİNEMANIN KURALLARINI DEĞİŞTİREN JEAN-LUC GODARD
Fransız-İsviçreli yönetmen Jean-Luc Godard, 91 yaşında hayatını kaybetti. “Serseri Âşıklar”, “Hayatını Yaşamak” ve “Çılgın Pierrot” gibi filmleriyle Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden oldu. Alışılmış hikâye anlatımını bozan kurgusu, sokak çekimleri ve siyasi sorgulamalarıyla sinemanın dilini değiştirdi. Filmleri, kendisinden sonra gelen çok sayıda yönetmeni etkiledi.
Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.

