13 Ağustos Tarihte Bugün

53 Dakika Okuma
13 Ağustos Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 13 Ağustos

13 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?

Dünya Solaklar Günü

13 Ağustos, sağ elini kullananların çoğunlukta olduğu bir dünyada yaşayan solakların günü. International Left-Handers Day, solakların gündelik hayatta karşılaştığı güçlükleri görünür kılmak ve solaklığı kutlamak amacıyla her yıl 13 Ağustos’ta düzenleniyor. Bugünkü örgütlü kutlama, İngiltere’deki Left-Handers Club tarafından 13 Ağustos 1992’de başlatıldı. Makastan konserve açacağına, okul sıralarından müzik aletlerine kadar çok sayıda eşyanın sağ elini kullananlara göre tasarlanmış olması günün çıkış noktalarından biriydi. Bazı etkinliklerde sağ elini kullananlardan günlük işleri yalnız sol elleriyle yapmaları istenerek “solakların dünyası” deneyimletiliyor.

Solaklık geçmişte yalnız bir kullanım tercihi olarak da görülmedi. “Sol” anlamına gelen Latince sinister sözcüğünün zamanla “uğursuz” anlamı kazanması bile tarih boyunca solaklığa yüklenen olumsuz anlamların izlerinden biri. Çocukların sol elle yazmasının engellendiği dönemlerden, özel solak makaslarının ve bilgisayar ekipmanlarının üretildiği bugüne uzanan değişim düşünüldüğünde 13 Ağustos’un arkasında şaşırtıcı derecede uzun bir toplumsal hikâye bulunuyor.

Dünya Organ Bağışı Günü

13 Ağustos, birçok ülkede Dünya Organ Bağışı Günü olarak organ bağışının hayat kurtarıcı önemine dikkat çekmek amacıyla değerlendiriliyor. Gün; böbrek, karaciğer, kalp ve akciğer gibi organlara ihtiyaç duyan hastaların durumunu görünür kılmayı, organ bağışıyla ilgili yanlış inanışları azaltmayı ve insanları yaşamları sırasında bu konudaki tercihlerini aileleriyle paylaşmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Bir organ bağışçısı, koşullara bağlı olarak birden fazla insanın hayatını kurtarabiliyor.

Ancak burada küçük bir ayrım önemli: 13 Ağustos, çeşitli sağlık kuruluşlarınca “World Organ Donation Day” adıyla anılsa da Birleşmiş Milletler ya da Dünya Sağlık Örgütünün ilan ettiği resmî uluslararası günlerden biri değil. Türkiye’deki resmî Organ Bağışı Haftası ise 3-9 Kasım tarihlerinde düzenleniyor.

Japonya’da ölülerin eve döndüğüne inanılan Obon dönemi

Japonya’nın en önemli geleneksel dönemlerinden Obon, ülkenin büyük bölümünde 13 Ağustos civarında başlıyor ve 16 Ağustos’a kadar sürüyor. Budist geleneklerinden gelişen Obon sırasında ölen aile büyüklerinin ruhlarının birkaç günlüğüne dünyaya dönerek evlerini ziyaret ettiğine inanılıyor. Aileler mezarlıkları ziyaret ediyor, evlerinin önüne ve tapınaklara fenerler asıyor, ataların ruhlarını karşılamak ve daha sonra uğurlamak için ateşler yakıyor. Geleneksel Bon Odori dansları da bu dönemin en tanınmış parçalarından.

Obon resmî bir ulusal tatil olmamasına rağmen Japonya’da Yeni Yıl ve Golden Week’le birlikte yılın en büyük seyahat dönemlerinden birine dönüşmüş durumda. Milyonlarca kişi ailelerinin yaşadığı kent ve köylere dönerken trenler ve uçaklar doluyor. Bölgelere göre tarihler değişebiliyor; bazı yerlerde Obon temmuz ayında kutlanıyor ancak Japonya’nın büyük bölümünde geleneksel dönem 13-16 Ağustos. Kyoto’da 16 Ağustos gecesi dağların yamaçlarında yakılan dev ateşler ve nehirlerde yüzdürülen fenerler, yaşayanlarla ölüler arasındaki bu sembolik buluşmanın en etkileyici görüntülerini oluşturuyor.

Tunus Ulusal Kadınlar Günü

Tunus’ta 13 Ağustos, Ulusal Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Tarih, ülkenin bağımsızlığını kazanmasından yalnız birkaç ay sonra, 13 Ağustos 1956’da kabul edilen Kişisel Statü Kanunu’na dayanıyor. Kadınların aile hukukundaki konumunu önemli ölçüde değiştiren düzenleme çok eşliliği yasakladı, boşanmayı yargı sürecine bağladı ve evlilik konusunda kadınlara dönemin Arap ve Müslüman dünyasının önemli bölümünden daha geniş haklar tanıdı. Bu nedenle 13 Ağustos, Tunus’un modernleşme tarihinde ülkenin toplumsal dönüşümünün sembolik tarihlerinden biri kabul ediliyor. Tunus Aile, Kadın, Çocuk ve Yaşlılar Bakanlığı da günü her yıl resmî olarak “Tunus Ulusal Kadınlar Günü” adıyla anıyor.

Orta Afrika Cumhuriyeti Bağımsızlık Günü

Orta Afrika Cumhuriyeti, 13 Ağustos 1960’ta Fransa’dan bağımsızlığını kazandı. Ülkede 13 Ağustos bugün resmî tatil ve Bağımsızlık Günü olarak kutlanıyor. Fransa’nın Ubangi-Şari adıyla yönettiği bölge, 1958’de Fransız Topluluğu içinde özerk cumhuriyet olmuş, iki yıl sonra David Dacko yönetiminde tamamen bağımsızlığını ilan etmişti. Ülkenin sonraki tarihi darbeler, iç savaşlar ve Jean-Bédel Bokassa’nın kendisini imparator ilan ettiği sıra dışı dönem de dahil olmak üzere oldukça çalkantılı geçti.

 

13 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ

Aşağıdaki günlerin uluslararası ya da resmî bir statüsü bulunmuyor. Bazıları özel kuruluşların ve Amerikan “özel gün” takvimlerinin yarattığı eğlencelik kutlamalar; biri ise doğa korumacıların son yıllarda sahiplendiği oldukça sevimli bir farkındalık günü.

Uluslararası Armadillo Günü

Zırha benzeyen kabuğu nedeniyle hayvanlar âleminin küçük tanklarını andıran armadilloların da kendi günü var. 13 Ağustos, bazı doğa koruma kuruluşlarınca Uluslararası Armadillo Günü olarak anılıyor. Wildlife Conservation Society de günü özellikle yolların yaşam alanlarını bölmesi ve çok sayıda armadillonun araç çarpması sonucu ölmesine dikkat çekmek için kullanıyor.

Armadilloların tuhaflığı yalnız görüntülerinden ibaret değil. Dokuz bantlı armadillolarda döllenmiş tek bir yumurta bölünerek çoğunlukla genetik olarak birbirinin aynısı dört yavru meydana getiriyor. Bazı türler korktuklarında sıçrayabiliyor, bazıları ise kendilerini neredeyse tamamen top biçiminde kapatabiliyor. Kısacası doğa, 13 Ağustos için tuhaf bir hayvan seçecekse armadillodan çok daha uygununu bulmakta zorlanırdı.

Filet Mignon Günü

Amerikan özel gün takvimleri yılın bir gününü pahalı biftek sevenlere de ayırmış: 13 Ağustos, National Filet Mignon Day. Filet mignon, sığırın bonfile bölümünün en küçük ve yumuşak kısmından elde edildiği için etin en değerli ve genellikle en pahalı parçalarından biri sayılıyor. Adı Fransızcada kabaca “küçük/narin fileto” anlamına geliyor.

Günün neden tam 13 Ağustos’a denk getirildiği ise bilinmiyor. National Day Calendar da kutlamayı kimin başlattığını bulamadığını açıkça belirtiyor. Dolayısıyla Filet Mignon Günü’nün gerisinde büyük bir tarihsel olay aramamakta yarar var: Bazen insanlık yalnızca pahalı bir bifteğe özel gün ayırmak istemiş olabilir.

 

1521 – Tenochtitlan düştü; Aztek dünyasının siyasi merkezi İspanyolların eline geçti

Hernán Cortés komutasındaki İspanyol kuvvetleri ve onlarla ittifak kuran çok sayıdaki yerli halk, yaklaşık üç ay süren kuşatmanın ardından 13 Ağustos 1521’de Tenochtitlan ve son direniş merkezi Tlatelolco’yu ele geçirdi. Son Mexica hükümdarı Cuauhtémoc da kaçmaya çalışırken yakalandı. Bugünkü Mexico City’nin bulunduğu yerdeki görkemli başkentin düşüşü, Aztek İmparatorluğu’nun siyasi hâkimiyetinin sonunu getirirken İspanya’nın Meksika’daki sömürge yönetiminin kurulmasının önünü açtı.

1596 – Mira yıldızının keşfi gökyüzünün değişmez olduğu düşüncesini sarstı

Alman astronom David Fabricius, 13 Ağustos 1596’da Balina Takımyıldızı’nda daha önce dikkatini çekmeyen parlak kırmızımsı bir yıldız gözlemledi. Yıldız zamanla sönerek çıplak gözle görünmez oldu, yıllar sonra yeniden ortaya çıktı. Daha sonra “Mira”, yani “Harika” adı verilen yıldız, keşfedilen ilk uzun dönemli değişken yıldız olarak astronomi tarihine geçti. Bir yıldızın parlaklığının böylesine değişebildiğinin anlaşılması, gökyüzündeki yıldızların değişmez olduğu yönündeki eski düşüncenin aşılmasına katkıda bulundu.

1655 – Klarnetin mucidi kabul edilen Johann Christoph Denner doğdu

Alman çalgı yapımcısı Johann Christoph Denner, 13 Ağustos 1655’te Leipzig’de doğdu. Denner’in 1700’lerin başında chalumeau adlı eski nefesli çalgıyı geliştirerek klarnetin ortaya çıkmasını sağladığı kabul ediliyor; ancak müzik tarihçileri bu icadın doğrudan ona ait olduğu konusunda kesin kanıt bulunmadığını da belirtiyor. Buna rağmen klarnetin icadı geleneksel olarak Denner’e atfediliyor ve geliştirdiği çalgı sonraki yüzyıllarda klasik müzikten caz ve halk müziğine kadar dünyanın en yaygın nefesli enstrümanlarından birine dönüştü.

1791 – Osmanlı-Rus Savaşı’nda Osmanlı komutanları III. Selim’e açıkça “Bu orduyla savaş kazanamayız” dedi

1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı sürerken 13 Ağustos 1791’de Maçin sahrasında toplanan büyük askerî meşverette Osmanlı komutanları, ordudaki disiplinsizlik ve dağınıklık nedeniyle düzenli Rus kuvvetleri karşısında savaşı sürdürmenin mümkün olmadığını açıkça dile getirdi ve padişahtan barış yapılmasını istedi. Osmanlı askerî tarihinde benzeri az görülen bu toplu itiraz, III. Selim’in ordunun köklü biçimde yenilenmesi gerektiği düşüncesini güçlendirdi; birkaç yıl sonra kurulacak Avrupa tarzındaki Nizâm-ı Cedîd ordusuna giden sürecin önemli gerekçelerinden biri oldu.

1792 – XVI. Louis tutuklanarak ailesiyle birlikte Temple Hapishanesi’ne kapatıldı; Fransız monarşisinin sonu yaklaştı

Fransız Devrimi’nin en kritik günlerinden birinde, Fransa Kralı XVI. Louis 13 Ağustos 1792’de resmen tutuklanarak eşi Marie Antoinette, çocukları ve ailesinin diğer üyeleriyle birlikte Paris’teki Temple Kulesi’ne kapatıldı. Üç gün önce devrimcilerin Tuileries Sarayı’nı basması üzerine kraliyet ailesi Yasama Meclisine sığınmış, Meclis de kralın yetkilerini askıya almıştı. Böylece XVI. Louis artık tahtta oturan bir hükümdardan çok devrimin elindeki bir tutsağa dönüşmüştü.

Bir aydan biraz fazla süre sonra, 21 Eylül 1792’de Fransa’da monarşi tamamen kaldırılarak cumhuriyet ilan edildi. “Vatandaş Louis Capet” adıyla anılmaya başlayan eski kral daha sonra vatana ihanet ve devlet güvenliğine karşı suçlardan yargılandı; suçlu bulunmasının ardından 21 Ocak 1793’te Paris’te giyotinle idam edildi. XVI. Louis’nin 13 Ağustos’ta Temple’a kapatılması, yaklaşık sekiz yüzyıllık Fransız monarşisinin çöküşünü simgeleyen en önemli dönemeçlerden biri oldu.

1814 – Adı atomları ölçmekte kullanılan “ångström” birimine verilen Anders Jonas Ångström doğdu

İsveçli fizikçi Anders Jonas Ångström, 13 Ağustos 1814’te doğdu. Işığın tayfını inceleyen spektroskopi biliminin öncülerinden olan Ångström, özellikle Güneş’in tayfındaki dalga boylarını büyük bir hassasiyetle ölçtü. Ölümünden sonra atomlar, moleküller ve ışığın dalga boyları gibi son derece küçük uzunlukları ifade etmekte kullanılan ångström (Å) birimine onun adı verildi. Bir ångström, metrenin on milyarda birine, yani 0,1 nanometreye eşit.

1826 – Stetoskopun mucidi René Laënnec öldü

Fransız hekim René Laënnec, 13 Ağustos 1826’da 45 yaşında tüberkülozdan öldü. Laënnec, 1816’da hastaların kalp ve akciğer seslerini daha iyi dinleyebilmek için kâğıdı silindir biçiminde sararak kullandığı basit yöntemden yola çıkıp ilk stetoskopu geliştirdi. Ahşap bir tüpe benzeyen bu araç sayesinde kalp ve akciğer hastalıklarının tanısında “dolaylı dinleme” yöntemini sistemleştirdi ve modern fizik muayenenin temel araçlarından birini tıbba kazandırdı. İronik biçimde, akciğer hastalıklarının teşhisini değiştiren hekim yaşamını yine bir akciğer hastalığı olan tüberküloz nedeniyle kaybetti.

1844 – DNA’yı ilk kez izole eden Friedrich Miescher doğdu

İsviçreli biyolog Friedrich Miescher, 13 Ağustos 1844’te Basel’de doğdu. 1869’da hastane bandajlarındaki beyaz kan hücrelerinin çekirdeklerinden daha önce bilinmeyen bir maddeyi ayırdı ve ona “nüklein” adını verdi. Miescher o sırada bulduğu şeyin kalıtımın taşıyıcısı olduğunu bilmiyordu; ancak bu madde daha sonra DNA olarak tanımlandı. Böylece Watson ve Crick’in çift sarmal modelinden yaklaşık 80 yıl önce genetik biliminin en temel molekülünü ilk kez insanlığın karşısına çıkaran kişi oldu.

1865 – Doktorlara el yıkamayı öğreten Ignaz Semmelweis öldü

Macar hekim Ignaz Semmelweis, 13 Ağustos 1865’te 47 yaşında hayatını kaybetti. 1840’larda Viyana’daki doğum kliniğinde çalışan Semmelweis, doktorların doğum yapan kadınları muayene etmeden önce ellerini klorlu kireç çözeltisiyle temizlemesi hâlinde lohusa hummasına bağlı ölümlerin yüzde 18’lerden yüzde 2’nin altına düştüğünü gösterdi. Buna rağmen mikropların hastalık yaptığı henüz bilinmediği için görüşleri birçok meslektaşı tarafından reddedildi ve alaya alındı. Hayatının son döneminde bir akıl hastanesine yatırılan Semmelweis, burada geçirdiği yalnızca iki haftanın ardından enfeksiyon ve kan zehirlenmesi sonucu öldü. Louis Pasteur ve Joseph Lister’ın çalışmaları yıllar sonra onun haklılığını ortaya koyacak; Semmelweis tıp tarihine “annelerin kurtarıcısı” olarak geçecekti.

1877 – 93 Harbi’nin yüz binlerce muhaciri için halktan yardım toplayacak özel komisyon kuruldu

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yani 93 Harbi sırasında Balkanlar ve Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına doğru büyük bir göç dalgası başladı. İstanbul’a ve Anadolu’ya ulaşan muhacirlerin barınma, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için 13 Ağustos 1877’de Hacı Mehmed Tâhir Efendi başkanlığında Muhâcirîn İâne Komisyonu kuruldu. Şehremanetine bağlı çalışan komisyon halktan yardım toplarken, savaş yalnız cepheleri değil Osmanlı toplumunun demografik yapısını da kalıcı biçimde değiştiren büyük bir insan hareketine dönüştü.

1877 – Sekiz aydır öğretmensiz kalan Gebze Rüşdiyesi’ne 93 Harbi’nin sürüklediği bir öğretmen atandı

Gebze’de 1870’te açılan Erkek Rüşdiye Mektebi, öğretmeni Osman Efendi’nin izinsiz olarak memleketine gitmesi üzerine sekiz ay boyunca kapalı kaldı. Tam bu sırada 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yani 93 Harbi nedeniyle Balkanlardan İstanbul’a gelen öğretmenlerden Ahmet Tevfik Efendi, 13 Ağustos 1877’de Gebze’ye atandı ve okul yeniden eğitime başladı. Böylece büyük bir savaşın yol açtığı göç, Gebze’de öğretmensiz kalmış küçük bir okulun kaderini de değiştirmiş oldu.

1889 – Ankesörlü telefonun öncüsü için patent verildi

Amerikalı mucit William Gray, 13 Ağustos 1889’da para atılarak kullanılabilen telefon düzeneği için 408.709 numaralı patenti aldı. Gray’in geliştirdiği sistem, telefon sahibi olmayan insanların ücretini ödeyerek kamusal alanlardan görüşme yapabilmesinin önünü açtı. Birkaç yıl içinde ABD’de yaygınlaşmaya başlayan ücretli telefonlar, 20. yüzyıl boyunca tren istasyonlarından sokak köşelerine kadar kent hayatının vazgeçilmez parçalarından biri olacak; cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte ise neredeyse tamamen ortadan kalkacaktı.

1892 – İzmit’te hastane hizmetinin en eski somut kayıtlarından biri 13 Ağustos tarihini taşıyor

İzmit’te düzenli hastane hizmetine ilişkin en eski somut belgelerden biri 13 Ağustos 1892 tarihini taşıyor. Osmanlı arşiv belgesinde kentteki askerî hastaneye yaralı askerlerin gönderildiği, burada doktor ve subayların görevlendirildiği ve hastanenin bir süredir hasta kabul ettiği açıkça belirtiliyor. Bu kayıt, İzmit’te daha sonra büyük bir askerî sağlık kurumuna dönüşecek hastane hizmetinin 19. yüzyılın sonlarında faal olduğunu gösteriyor; yeni ve daha büyük İzmit Askerî Hastanesinin temeli ise 1904’te atılacaktı.

1894 – Argonun keşfi açıklandı ve periyodik tabloya yeni bir element ailesinin kapısı açıldı

İngiliz bilim insanları Lord Rayleigh ile William Ramsay, 13 Ağustos 1894’te Dünya atmosferinde daha önce bilinmeyen bir gaz keşfettiklerini açıkladı. Kimyasal tepkimelere neredeyse hiç girmediği için Yunancada “tembel” anlamına gelen argos sözcüğünden hareketle argon adı verilen element, keşfedilen ilk soy gaz oldu. Ardından helyum, neon, kripton ve ksenon gibi elementlerin bulunmasıyla periyodik tabloya yeni bir grup eklendi; Ramsay 1904 Nobel Kimya, Rayleigh ise aynı yıl Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.

1898 – Ferdinand von Zeppelin, adını gökyüzüne yazdıracak hava gemisi tasarımının patentini aldı

Alman general ve mucit Ferdinand von Zeppelin’in geliştirdiği yönlendirilebilir hava gemisi tasarımına ilişkin 98.580 numaralı Alman patent belgesi, 13 Ağustos 1898’de yayımlandı. Patent, alüminyum gibi hafif malzemelerden oluşturulacak sert bir iskelet içinde birden fazla gaz hücresinin bulunduğu, motor ve pervanelerle hareket ettirilebilen büyük bir hava aracı fikrine dayanıyordu. Tasarımın patent koruması geriye dönük olarak 31 Ağustos 1895’ten başlatıldı.

Zeppelin’in ilk gerçek hava gemisi LZ 1 ise 2 Temmuz 1900’de Almanya’daki Konstanz Gölü üzerinde havalandı. Sonraki yıllarda bu dev hava araçları yolcu ve posta taşımacılığından askerî görevlere kadar kullanıldı; mucidinin soyadı zamanla yalnız kendi araçlarının değil, sert gövdeli hava gemilerinin genel adı hâline geldi. Zeplinler 1930’larda Atlantik’i düzenli olarak aşan yolcu hava araçlarına dönüşecek, ancak 1937’de Hindenburg’un yanarak düşmesi bu görkemli dönemin sonunu hızlandıracaktı.

1899 – Gerilim sinemasının dilini değiştiren Alfred Hitchcock doğdu

Psycho (Sapık), Vertigo (Ölüm Korkusu), Rear Window (Arka Pencere), North by Northwest (Gizli Teşkilat) ve The Birds (Kuşlar) gibi filmleriyle sinema tarihinin en etkili yönetmenlerinden biri olan Alfred Hitchcock, 13 Ağustos 1899’da Londra’da doğdu. Seyircinin bildiği ancak karakterin bilmediği tehlikeler yaratarak gerilimi büyütmesi, sıra dışı kamera kullanımı ve filmlerindeki kısa sürpriz görünümleriyle kendi sinema dilini kurdu. 60 yıla yayılan kariyerinde 50’den fazla uzun metraj yöneten Hitchcock, “Gerilimin Ustası” olarak yalnız korku ve gerilim sinemasını değil, modern sinema anlatısını da derinden etkiledi.

1905 – Norveç halkı İsveç’ten ayrılmayı ezici çoğunlukla onayladı: Yalnızca 184 kişi “hayır” dedi

Norveç’te 13 Ağustos 1905’te yapılan referandumda halk, ülkenin İsveç’le 1814’ten beri devam eden birliğinin sona erdirilmesini neredeyse oybirliğiyle onayladı. Norveç Parlamentosu Storting, 7 Haziran’da birliğin feshedildiğini ilan etmişti; referandum ise bu kararın halk tarafından desteklenip desteklenmediğini ortaya koydu. Sandığa gidenlerden 368 bin 208’i ayrılmaya “evet” derken yalnızca 184 kişi karşı çıktı. Böylece bağımsızlık kararı yüzde 99,95 gibi olağanüstü bir destek aldı.

Ancak referandumda kadınların oy kullanmasına izin verilmedi. Bunun üzerine Norveçli kadın hakları savunucuları ülke çapında büyük bir imza kampanyası başlattı ve yaklaşık 300 bin kadın İsveç’ten ayrılma kararını desteklediğini imzasıyla gösterdi. Bu kitlesel hareket, Norveç’te kadınların siyasi hak mücadelesinin de önemli dönüm noktalarından biri oldu; kadınlar 1913’te genel seçimlerde erkeklerle eşit oy hakkına kavuştu. İsveç’le yürütülen görüşmelerin ardından birlik aynı yıl resmen sona erdi ve Norveç bağımsız bir krallık olarak yoluna devam etti.

1907 – Kandıra’da okul teftişi: Çocuklar geometri ve fen yerine yalnız ilmihal görüyordu

Kandıra Erkek Rüşdiye Mektebi’nde yapılan teftiş, Osmanlı taşrasındaki eğitim sorunlarını çarpıcı biçimde ortaya çıkardı. Yaklaşık 30 yıldır okulda çalışan, medrese kökenli öğretmen Osman Zühdü Efendi öğretmen okulu mezunu olmadığı için müfredattaki hendese, yani geometri; resim ve dönemin temel tabiat bilgisi dersi sayılabilecek “ilm-i eşya” derslerini okutamıyordu. 1907’de öğrenci sayısının 12’ye düştüğü ve çocukların “ilm-i hâlden başka ders görmediği” tespit edilince Maarif Meclisi, 13 Ağustos 1907’de Osman Zühdü Efendi’nin emekliye ayrılmasına karar verdi. Olay, Osmanlı’nın son döneminde modern okul müfredatıyla eski öğretmen yetiştirme düzeni arasındaki uyumsuzluğun Kandıra’daki küçük ama oldukça çarpıcı bir örneği oldu.

1910 – Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale öldü

İngiliz hemşire, sağlık reformcusu ve istatistikçi Florence Nightingale, 13 Ağustos 1910’da Londra’da 90 yaşında hayatını kaybetti. Kırım Savaşı sırasında İstanbul Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda yaralı askerlerin bakımını örgütleyen Nightingale, hastanelerde hijyen ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi için yürüttüğü çalışmalarla modern hemşireliğin temellerini attı. Gece elinde lambayla yaralıları dolaşması nedeniyle “Lambalı Kadın” olarak tanındı; 1860’ta Londra’daki St Thomas’ Hospital bünyesinde kurduğu hemşirelik okulu da mesleğin profesyonelleşmesinde dönüm noktası oldu. Ölümünün ardından Westminster Abbey’e gömülmesi önerildi ancak ailesi onun isteğine uyarak bu teklifi reddetti.

1911 – Modern reklamcılığın yaratıcı devrimini başlatan William Bernbach doğdu

Amerikalı reklamcı William “Bill” Bernbach, 13 Ağustos 1911’de New York’ta doğdu. 1949’da kurucuları arasında bulunduğu Doyle Dane Bernbach, yani DDB ile reklam dünyasının kalıplarını değiştirdi; metin yazarı ile sanat yönetmeninin birlikte çalışan yaratıcı bir ekip hâline gelmesi anlayışının öncülerinden oldu. DDB’nin Volkswagen Beetle için hazırladığı minimalist “Think Small” ve “Lemon” kampanyaları, gösterişli Amerikan otomobil reklamlarının tersine küçük ve sıra dışı bir otomobili dürüstlük ve mizahla pazarladı; “Think Small” daha sonra 20. yüzyılın en etkili reklam kampanyalarından biri kabul edildi.

1912 – Daha sonra Mütareke döneminin en tartışmalı gazetelerinden olacak Alemdar yayın hayatına başladı

Gazeteci Refi’ Cevad Ulunay’ın yönetimindeki Alemdar, 13 Ağustos 1912’de İstanbul’da yayın hayatına başladı. Önce İttihat ve Terakki’ye karşı sert muhalefetiyle tanınan gazete, 1918’de yeniden yayımlanmaya başladığında bu kez Mütareke yıllarının en keskin Millî Mücadele karşıtı yayın organlarından birine dönüştü. Refik Halit Karay, Rıza Tevfik ve Mustafa Sabri gibi isimlerin de yazdığı Alemdar, dönemin büyük siyasi ve basın tartışmalarının merkezindeki gazetelerden biri oldu.

1913 – Alman akrobat Otto Witte beş gün boyunca Arnavutluk Kralı olduğunu iddia etti; hikâyenin büyük bölümü muhtemelen uydurmaydı

Alman sirk akrobatı Otto Witte’nin yıllarca anlattığına göre, yeni bağımsızlığını kazanan Arnavutluk’un kendisine hükümdar aradığı günlerde Osmanlı hanedanından bir prensle olan benzerliğini fırsata çevirdi. Arkadaşı, kılıç yutucusu Max Schlepsig’le birlikte sahte telgraflar hazırlayarak Arnavutluk’a gittiğini, 13 Ağustos 1913’te prens sanılarak kral ilan edildiğini ve tam beş gün ülkeyi yönettiğini öne sürdü. Witte’nin anlatısında bir harem kurmak, Karadağ’a savaş ilan etmek ve foyası meydana çıkınca saray hazinesinden para alarak kaçmak gibi ayrıntılar bile vardı.

Sorun şu ki tarihçiler hikâyenin neredeyse tamamının Witte’nin hayal ürünü olduğu görüşünde. Olayı doğrulayan çağdaş Arnavut belgeleri bulunamadığı gibi Witte anlatısının tarihini bile zaman içinde değiştirdi. Buna rağmen hikâyesini öylesine başarıyla pazarladı ki Almanya’da ünlü oldu; Berlin polisi kimliğinde sanatçı unvanı olarak “Arnavutluk’un eski kralı” ifadesini kullanmasına izin verdi. Witte 1958’de öldüğünde aynı unvan mezar taşına da yazıldı. Böylece hiç kral olmamış olması kuvvetle muhtemel bir adam, hayatının geri kalanını “eski kral” olarak geçirmeyi başardı.

1913 – Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios doğdu

Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu ve siyasetçi III. Makarios, 13 Ağustos 1913’te Kıbrıs’ta doğdu. İngiliz sömürge yönetimine karşı yürütülen mücadelenin önde gelen siyasi figürlerinden biri olduktan sonra 1960’ta kurulan bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Kıbrıs Türkleri ile Rumlar arasındaki çatışmalar, Türkiye-Yunanistan gerilimi ve adanın geleceğine ilişkin mücadelelerin merkezindeki isimlerden biri olan Makarios, 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki cuntanın desteklediği darbeyle devrildi; Türkiye’nin 20 Temmuz’daki askerî harekâtından sonra aynı yılın aralık ayında adaya dönerek yeniden Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

1913 – Harry Brearley modern paslanmaz çeliği geliştirerek gündelik hayatı değiştiren bir malzemenin önünü açtı

İngiliz metalürji uzmanı Harry Brearley, 13 Ağustos 1913’te Sheffield’daki laboratuvarında yüzde 12,8 krom içeren ve paslanmaya karşı olağanüstü direnç gösteren bir çelik alaşımı üretti. Aslında amacı silah namlularının yüksek sıcaklık ve aşınmaya karşı dayanıklılığını artırmaktı; ancak ortaya çıkan “paslanmaz” çelik kısa sürede çatal-bıçaktan cerrahi aletlere, mutfak ekipmanlarından otomobillere ve gökdelenlere kadar modern hayatın hemen her alanında kullanılan temel malzemelerden birine dönüştü. Brearley bu alaşıma başlangıçta “rustless steel”, yani “paslanmayan çelik” adını verdi; bugün kullandığımız “stainless steel” adı daha sonra yerleşti.

1918 – Opha May Johnson ABD Deniz Piyadelerine katılan ilk kadın oldu

Opha May Johnson, 13 Ağustos 1918’de ABD Deniz Piyadeleri Yedek Kuvvetlerine kabul edilerek kurumun tarihindeki ilk kadın deniz piyadesi oldu. Birinci Dünya Savaşı sürerken kadın personel ağırlıklı olarak büro görevlerinde çalıştırılıyor ve böylece erkek deniz piyadelerinin cephe hizmetine gönderilebilmesi amaçlanıyordu. Johnson’ın ardından savaş sona erene kadar 304 kadın daha Deniz Piyadelerine katıldı.

1918 – İki kez Nobel Kimya Ödülü kazanan Frederick Sanger doğdu

İngiliz biyokimyager Frederick Sanger, 13 Ağustos 1918’de doğdu. Proteinlerin yapısını çözmeye yönelik çalışmaları ve özellikle insülinin aminoasit dizisini belirlemesi ona 1958 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandırdı. Daha sonra DNA’daki bazların sıralamasını belirlemeyi mümkün kılan “Sanger dizileme” yönteminin geliştirilmesine öncülük ederek 1980’de ikinci kez Nobel Kimya Ödülü aldı. Böylece tarihte aynı bilim dalında iki Nobel kazanan çok az sayıdaki bilim insanından biri oldu.

1920 – Varşova Muharebesi başladı; Kızıl Ordu’nun Batı Avrupa’ya ilerleyişi durduruldu

Polonya-Sovyet Savaşı’nın belirleyici çatışması olan Varşova Muharebesi, 13 Ağustos 1920’de Polonya başkentinin doğusundaki Radzymin ve Ossów çevresinde başladı. Varşova’nın düşmesi beklenirken Józef Piłsudski’nin hazırladığı karşı saldırı planı Kızıl Ordu’yu ağır yenilgiye uğrattı ve Sovyet kuvvetlerini geri çekilmeye zorladı. “Vistül Mucizesi” adıyla da anılan zafer, henüz iki yıl önce yeniden bağımsızlığını kazanmış Polonya’nın varlığını korudu ve Bolşevik ordularının Orta Avrupa’ya doğru ilerleyişini durdurdu.

1921 – Yunan ordusu Ankara’yı hedefleyerek Sakarya’ya doğru büyük yürüyüşünü başlattı

Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin ardından Türk ordusunun Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesini fırsat olarak gören Yunan kuvvetleri, 13 Ağustos 1921’de Ankara yönündeki büyük ilerleyişine başladı. Amaç Türk ordusunu kesin yenilgiye uğratmak, Ankara’yı ele geçirerek Millî Mücadele’nin siyasi merkezini çökertmekti. On gün sonra, 23 Ağustos’ta başlayacak Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün 22 gece sürecek ve Yunan ordusunun Anadolu’daki ilerleyişinin kırıldığı büyük dönüm noktalarından biri olacaktı.

1922 – Fevzi Paşa ve Genelkurmay Karargâhı Büyük Taarruz öncesinde gizlice cepheye hareket etti

Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, 13 Ağustos 1922’de karargâhıyla birlikte Ankara’dan ayrılarak gizlice Batı Cephesi’ne doğru hareket etti. Türk ordusu aylardır hazırlanan Büyük Taarruz için son düzenlemelerini yaparken harekâtın gizliliğine büyük önem veriliyordu. Ertesi gün, 14 Ağustos’ta birliklerin güneye ve Afyon cephesine doğru sessizce kaydırılmasına başlandı; on binlerce askerin ve büyük birliklerin intikali 24 Ağustos akşamına kadar tamamlandı. İki gün sonra, 26 Ağustos sabahı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, Yunan ordusunun Anadolu’dan çıkarılmasıyla sonuçlanacak kesin zaferin başlangıcı oldu.

1923 – Mustafa Kemal Paşa yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi

11 Ağustos’ta çalışmalarına başlayan II. TBMM’de yapılan başkanlık seçiminde Mustafa Kemal Paşa, 13 Ağustos 1923’te 197 milletvekilinden 196’sının oyunu alarak yeniden Meclis Başkanı seçildi. Mustafa Kemal, TBMM’nin açıldığı 1920’den beri yürüttüğü bu görevi Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923’e kadar sürdü; aynı gün Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Meclis Başkanlığı görevi sona erdi. 13 Ağustos 1923 seçimi böylece onun TBMM Başkanlığına son kez seçildiği tarih oldu.

1926 – Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro doğdu

  1. yüzyılın en etkili ve tartışmalı siyasi figürlerinden Fidel Castro, 13 Ağustos 1926’da Küba’nın doğusundaki Birán’da doğdu. 1959’da Fulgencio Batista yönetimini deviren Küba Devrimi’nin ardından ülkenin lideri oldu ve yaklaşık yarım yüzyıl boyunca Küba siyasetine hükmetti. Domuzlar Körfezi Çıkarması ve dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren 1962 Küba Füze Krizi sırasında Soğuk Savaş’ın merkezindeki isimlerden biri hâline geldi. Castro, destekçileri tarafından ABD karşısında bağımsızlık ve sosyal politikaların sembolü olarak görülürken, muhalifleri tarafından tek partili yönetim, siyasi baskılar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle sert biçimde eleştirildi.

1928 – Paris’ten dönen genç ressamlar bir yıl sonra Cumhuriyet’in ilk bağımsız sanatçı topluluğunu kuracak kadroyu oluşturdu

Devlet bursuyla Paris’e gönderilen Hale Asaf, Cevat Dereli, Mahmut Cuda, Muhittin Sebati ve Refik Epikman gibi genç sanatçılar yaklaşık üç buçuk yıllık eğitimin ardından 13 Ağustos 1928’de İstanbul’a döndü. Avrupa’daki çağdaş sanat akımlarını yakından tanıyan bu kuşak, 1929’da Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ni kurarak Cumhuriyet döneminin ilk bağımsız sanatçı topluluğunu oluşturacak ve Türkiye’de modern resim ile heykelin gelişmesinde önemli rol oynayacaktı.

1934 – Yenilenen Bakırköy Bez Fabrikası açıldı; Cumhuriyet’in sanayileşme hamlesinin simgelerinden biri oldu

Osmanlı döneminden kalan Bakırköy dokuma tesisi, Sümerbank tarafından modern makinelerle yenilenip üretim kapasitesi büyük ölçüde artırıldıktan sonra 13 Ağustos 1934’te Başbakan İsmet İnönü’nün katıldığı törenle yeniden açıldı. Bakırköy Bez Fabrikası, Cumhuriyet’in ithal edilen temel tüketim ürünlerini ülkede üretmeyi ve devlet öncülüğünde modern bir sanayi altyapısı kurmayı amaçlayan kalkınma politikasının önemli tesislerinden biri hâline geldi.

1940 – Nazi Almanyası “Kartal Günü”nü başlatarak İngiliz hava gücünü yok etmek için büyük saldırıya geçti

Nazi Almanyası, 13 Ağustos 1940’ta “Adlertag”, yani “Kartal Günü” adı verilen büyük hava harekâtını başlattı. Luftwaffe’nin amacı İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinin savaş uçaklarını yerde ve havada yok etmek, havaalanlarını ve uçak fabrikalarını devre dışı bırakarak İngiltere üzerindeki hava üstünlüğünü ele geçirmekti. Radar istasyonlarına yönelik saldırılar bir gün önce başlamış olsa da 13 Ağustos’tan itibaren özellikle RAF havaalanları yoğun bombardımana tutuldu. Ancak İngiliz radar ağı ve Fighter Command ayakta kaldı; Almanya hava üstünlüğünü sağlayamayınca Britanya’yı işgal etmeyi amaçlayan Deniz Aslanı Harekâtı da gerçekleştirilemedi.

1941 – Henry Ford “soya otomobili” diye ünlenen plastik gövdeli otomobilini tanıttı

Henry Ford, 13 Ağustos 1941’de Michigan’daki Dearborn Days etkinliğinde çelik bir iskelete bağlanmış 14 plastik gövde panelinden oluşan deneysel otomobilini tanıttı. Geleneksel otomobillerden yaklaşık 450 kilogram daha hafif olan araç, Ford’un tarım ürünlerini sanayi üretiminde kullanma arayışının sonucuydu. Otomobil tarihe “Soybean Car”, yani “Soya Otomobili” olarak geçse de kullanılan plastiğin kesin formülü bugün bilinmiyor; soya lifinin yanı sıra buğday, keten ve başka bitkisel maddelerin de karışımda bulunmuş olabileceği düşünülüyor. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle proje seri üretime ulaşamadı.

1942 – Disney klasiği “Bambi” ABD’de gösterime girdi

Walt Disney’in Felix Salten’in romanından uyarladığı Bambi, 13 Ağustos 1942’de New York’taki Radio City Music Hall’da ABD seyircisiyle buluştu. Ormanda büyüyen küçük bir geyiğin hikâyesini anlatan film, özellikle Bambi’nin annesinin avcı tarafından öldürülmesiyle sinema tarihinin çocuklar üzerinde en güçlü iz bırakan sahnelerinden birini yarattı. İlk gösteriminde savaş koşulları nedeniyle beklenen ticari başarıyı sağlayamayan Bambi, sonraki yıllarda defalarca gösterime sokuldu ve Disney’in en kalıcı animasyon klasiklerinden birine dönüştü.

1946 – Bilimkurgunun geleceğini şekillendiren H. G. Wells öldü

The Time Machine (Zaman Makinesi), The War of the Worlds (Dünyalar Savaşı), The Invisible Man (Görünmez Adam) ve The Island of Doctor Moreau (Dr. Moreau’nun Adası) gibi eserleriyle modern bilimkurgunun kurucu yazarlarından olan H. G. Wells, 13 Ağustos 1946’da Londra’da 79 yaşında öldü. Wells geleceğin teknolojilerini hayal etmekle kalmadı; uzaylı istilası, zaman yolculuğu, görünmezlik ve genetik müdahale gibi bugün bilimkurgunun temel motifleri sayılan fikirleri 19. yüzyılın sonunda geniş kitlelere taşıdı. Romanları defalarca sinema, televizyon ve radyoya uyarlandı; Dünyalar Savaşı özellikle Orson Welles’in 1938’deki ünlü radyo uyarlamasıyla popüler kültür tarihine de geçti.

1946 – Kandıra’daki savcı, seçimlerdeki usulsüzlüklere tepki göstererek görevinden istifa etti

Kandıra Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Yeredoğ Kişioğlu, 1946 genel seçimlerinde yapıldığını düşündüğü usulsüzlüklere tepki göstererek 13 Ağustos 1946’da görevinden istifa etti. Kısa süre sonra Kocaeli Barosuna kaydolarak İzmit’te avukatlığa başlayan Kişioğlu, Demokrat Parti’ye katıldı ve 1950 seçimlerinde Kocaeli milletvekili seçildi. Kişioğlu’nun istifası, çok partili siyasi hayata geçişin sancılı ilk seçimlerinden 1946 seçimlerinin Kocaeli’de bıraktığı dikkat çekici yerel izlerden biri oldu.

1950 – Demokrat Parti iktidara geldikten sonraki ilk seçim sınavını muhtarlık seçimlerinde verdi

14 Mayıs 1950 genel seçimlerinde 27 yıllık CHP iktidarını sona erdirerek hükûmeti kuran Demokrat Parti döneminin ilk sandık sınavı, 13 Ağustos 1950’de yapılan muhtar ve ihtiyar heyeti seçimleri oldu. DP 19 bin 52 muhtarlık kazanırken CHP 13 bin 152 muhtarlıkta başarı sağladı. Sonuçlar, genel seçimlerden üç ay sonra Demokrat Parti’nin yerel düzeyde de geniş halk desteğini koruduğunu gösterdi; bunu eylül ayındaki belediye ve ekim ayındaki il genel meclisi seçimleri izledi.

1950 – Darülbedayi’nin öncü kadın oyuncularından Kınar Hanım öldü

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin önemli tiyatro oyuncularından Kınar Sıvacıyan, bilinen adıyla Kınar Hanım, 13 Ağustos 1950’de İstanbul’da öldü. Henüz genç yaşta sahneye çıkan Kınar Hanım, Osmanlı döneminde kendi tiyatro topluluğunu kuran ilk Ermeni kadın sanatçılardan biri oldu ve daha sonra bugünkü İstanbul Şehir Tiyatrolarının temeli olan Darülbedayi’nin ilk oyuncuları arasında yer aldı. Türk tiyatrosunun en önemli dönüşüm dönemlerine tanıklık eden sanatçı, Afife Jale’nin polis tarafından yakalanmaktan kurtulmasına yardım eden isimlerden biri olarak da anılıyor; şair Ece Ayhan’ın ilk kitabı Kınar Hanımın Denizleri de onun adını taşıyor.

1956 – Türkiye’de din dersleri ortaokulların programına yeniden alındı

Bakanlar Kurulunun 13 Ağustos 1956 tarihli kararıyla Din Bilgisi dersi, ortaokulların ve dengi okulların 1. ve 2. sınıflarında isteğe bağlı olarak okutulmak üzere programa alındı. 1956-1957 öğretim yılında başlayan uygulama, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaöğretim programlarından çıkarılan din derslerinin yeniden ortaokullara dönüşü açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Din dersleri sonraki yıllarda liselere de yaygınlaştırılacak, 1982 Anayasası’nın ardından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu hâle gelecekti.

1957 – Kuzey ışıklarını matematikle açıklayan Carl Størmer öldü; boş zamanlarında gizli kamerayla Oslo sokaklarını çekiyordu

Norveçli matematikçi ve fizikçi Carl Størmer, 13 Ağustos 1957’de Oslo’da öldü. Størmer, Dünya’nın manyetik alanındaki yüklü parçacıkların hareketini matematiksel olarak inceleyerek kutup ışıklarının, yani auroraların anlaşılmasına önemli katkıda bulundu. Ancak hayatının daha sıra dışı yanı öğrencilik yıllarında ortaya çıktı: 1890’larda kıyafetinin altına sakladığı küçük bir “casus kamera”yla Oslo sokaklarında insanların haberi olmadan yüzlerce gündelik hayat fotoğrafı çekti; görüntülediği kişiler arasında ünlü oyun yazarı Henrik Ibsen de vardı. Böylece ciddi bir matematikçi ve aurora araştırmacısı, aynı zamanda erken dönem gizli sokak fotoğrafçılığının en ilginç isimlerinden birine dönüştü.

1961 – Doğu Almanya Berlin sınırını kapattı; Berlin Duvarı’nın inşası başladı

Doğu Almanya yönetimi, Batı’ya kitlesel kaçışları durdurmak amacıyla 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece Doğu ve Batı Berlin arasındaki sınırı asker ve polis birlikleriyle kapattı. Sokaklar kesildi, demiryolu bağlantıları durduruldu ve sınır boyunca dikenli teller çekildi. “Dikenli Tel Pazarı” olarak anılan 13 Ağustos, daha sonra Soğuk Savaş’ın en güçlü simgelerinden birine dönüşecek Berlin Duvarı’nın başlangıcı oldu. O tarihe kadar yaklaşık 3,5 milyon Doğu Alman Batı’ya geçmişti.

Dikenli tellerden oluşan engeller birkaç gün içinde beton bloklar ve duvarlarla güçlendirilmeye başlandı. Berlin’i yaklaşık 28 yıl ikiye bölen duvar, aileleri ve mahalleleri birbirinden ayırdı; Batı’ya kaçmaya çalışan çok sayıda insan hayatını kaybetti. Berlin Duvarı 9 Kasım 1989’da açıldı ve Soğuk Savaş’ın sona erişinin unutulmaz görüntülerinden biri hâline geldi.

1961 – “Super Mario” ve “Zelda”nın unutulmaz müziklerinin bestecisi Koji Kondo doğdu

Japon besteci ve ses tasarımcısı Koji Kondo, 13 Ağustos 1961’de Nagoya’da doğdu ve 13 Ağustos 2026’da 65 yaşına giriyor. 1984’te Nintendo’ya katılan Kondo, Super Mario Bros. ve The Legend of Zelda başta olmak üzere video oyunları tarihinin en tanınmış müziklerinden bazılarını besteledi. Birkaç saniyelik teknik sınırlar içinde akılda kalıcı melodiler yaratmayı başaran Kondo’nun Super Mario Bros. ana teması, 2023’te ABD Kongre Kütüphanesinin Ulusal Kayıt Siciline giren ilk video oyunu müziği oldu. Kondo 2024’te de Academy of Interactive Arts & Sciences tarafından Hall of Fame’e kabul edildi.

1964 – Britanya tarihindeki son idamlar aynı sabah iki ayrı cezaevinde gerçekleştirildi

Cinayet suçundan hüküm giyen Peter Allen ve Gwynne Evans, 13 Ağustos 1964 sabahı İngiltere’deki iki ayrı cezaevinde aynı anda asıldı ve Birleşik Krallık’ta idam edilen son kişiler oldular. Ülkede ölüm cezasının kaldırılması tartışmaları hızla sürerken, infazlardan bir yıl sonra cinayet suçlarında ölüm cezası geçici olarak askıya alındı; 1969’da bu düzenleme kalıcı hâle getirildi. Böylece Allen ve Evans’ın infazı, Britanya’da yüzyıllardır uygulanan idam cezasının fiilî sonu oldu.

1967 – “Bozayıların Gecesi”nde iki ayrı ayı saldırısı iki genç kadının ölümüne yol açtı

ABD’nin Montana eyaletindeki Glacier Ulusal Parkı’nda 13 Ağustos 1967’nin ilk saatlerinde, birbirinden yaklaşık 16 kilometre uzaktaki iki ayrı noktada iki farklı bozayı iki genç kadını öldürdü. 19 yaşındaki Michele Koons ile yine 19 yaşındaki Julie Helgeson’ın aynı gece birbirinden bağımsız saldırılarda hayatını kaybetmesi, parkın tarihinde kayda geçen ilk ölümcül bozayı saldırılarıydı. “Night of the Grizzlies – Bozayıların Gecesi” adıyla ünlenen olay, insanların ayıları çöpler ve yiyeceklerle yerleşimlere çekmesinin tehlikelerini gündeme taşıdı ve ABD ulusal parklarında insan-yaban hayatı ilişkisine yönelik politikaların değişmesine katkıda bulundu.

1969 – Ay’dan dönen Apollo 11 astronotlarını New York sokaklarında dev bir kalabalık karşıladı

Ay’a ilk insanlı inişi gerçekleştiren Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins, karantina dönemlerini tamamladıktan sonra 13 Ağustos 1969’da New York’ta düzenlenen büyük “ticker-tape” geçit töreniyle karşılandı. Astronotları taşıyan araç Manhattan’ın ünlü Broadway hattında ilerlerken binalardan tonlarca kâğıt ve konfeti yağdırıldı; ekip daha sonra Birleşmiş Milletleri ziyaret etti. Ay’a inişten üç hafta sonra yapılan tören, Apollo 11 ekibinin dünya çapında kahramanlara dönüştüğü en görkemli kutlamalardan biri oldu.

1974 – Türkiye sinemasının uluslararası alandaki önemli yönetmenlerinden Emin Alper doğdu

Yönetmen, senarist ve akademisyen Emin Alper, 13 Ağustos 1974’te Karaman’ın Ermenek ilçesinde doğdu ve 13 Ağustos 2026’da 52 yaşına giriyor. Tepenin Ardı, Abluka, Kız Kardeşler ve Kurak Günler filmleriyle Türkiye’de ve uluslararası festivallerde dikkat çeken Alper, toplumsal çatışma, iktidar, korku ve kutuplaşma temalarını sinemasının merkezine yerleştirdi. Yönetmenin 2026 yapımı Kurtuluş filmi de Berlin Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü Gümüş Ayı kazanarak kariyerinin en önemli uluslararası başarılarından birine ulaştı.

1974 – Türkçeyi ve Türk edebiyatını kuşaklara anlatan Nihad Sâmi Banarlı öldü

Edebiyat tarihçisi, yazar ve öğretmen Nihad Sâmi Banarlı, 13 Ağustos 1974’te 67 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Türkçenin Sırları ve iki ciltlik Resimli Türk Edebiyatı Tarihi başta olmak üzere eserleriyle Türkçenin tarihini, zenginliğini ve edebiyatını geniş okur kitlelerine aktaran Banarlı, uzun yıllar liselerde ve yüksek öğretmen okullarında edebiyat dersleri verdi. Yahya Kemal’in ölümünden sonra Yahya Kemal Enstitüsünün yöneticiliğini üstlendi; şairin dağınık hâlde bulunan şiir, yazı ve mektuplarının külliyat hâlinde yayımlanmasında büyük emek verdi.

1990 – Kocaeli’de aylar süren lastik grevleri “millî güvenlik” gerekçesiyle durduruldu

Kocaeli lastik sanayisinde 1990 baharında başlayan büyük grev dalgası, 13 Ağustos’ta hükûmet müdahalesiyle karşılaştı. Goodyear, Pirelli ve Brisa başta olmak üzere fabrikalarda toplu sözleşme anlaşmazlıkları nedeniyle aylardır devam eden grevler, Bakanlar Kurulu tarafından “millî güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle ertelendi; Duramel’deki grev de aynı karar kapsamına alındı. Lastik-İş Sendikası kendi tarihçesinde 13 Ağustos 1990’ı Türkiye’de sendikanın karşı karşıya kaldığı “grev ertelemeleri döneminin başlangıcı” olarak kaydediyor. Kocaeli’nin yalnız fabrikalarla değil, güçlü işçi ve sendika hareketleriyle biçimlenen sanayi tarihinde bu karar önemli dönüm noktalarından biri oldu.

1993 – Fazladan katlar eklenen Royal Plaza Hotel saniyeler içinde çöktü; 137 kişi öldü

Tayland’ın Nakhon Ratchasima kentindeki altı katlı Royal Plaza Hotel, 13 Ağustos 1993 sabahı aniden çöktü. Yapı neredeyse dikey biçimde kendi üzerine yığılırken 137 kişi hayatını kaybetti, 200’den fazla kişi yaralandı. Soruşturmalarda binanın başlangıçta üç katlı olduğu, daha sonra taşıyıcı sistem yeterince güçlendirilmeden üç kat daha eklendiği ortaya çıktı. Royal Plaza faciası, denetimsiz yapı değişikliklerinin yol açabileceği felaketlerin en çarpıcı örneklerinden biri olarak Tayland tarihine geçti.

1996 – Europa’nın buzlarının altında sıvı su bulunabileceğine ilişkin ilk güçlü ipuçlarından biri açıklandı

NASA’nın Galileo uzay aracından gelen yeni görüntüler, 13 Ağustos 1996’da bilim dünyasına duyuruldu. Jüpiter’in uydusu Europa’nın çatlamış buz yüzeyindeki izler, kabuğun altında “ılık buz” ya da sıvı su bulunabileceğini düşündürüyordu. Sonraki Galileo gözlemleri Europa’nın buz tabakasının altında küresel ve tuzlu bir okyanus bulunabileceğine dair kanıtları daha da güçlendirdi. Europa bugün Dünya dışında yaşam barındırabilecek ortamların araştırılmasında Güneş Sistemi’nin en önemli hedeflerinden biri kabul ediliyor.

1997 – “South Park” yayına başladı ve televizyon mizahının sınırlarını değiştirdi

Trey Parker ve Matt Stone’un yarattığı South Park, 13 Ağustos 1997’de Comedy Central’da yayımlanan “Cartman Gets an Anal Probe” bölümüyle ekran yolculuğuna başladı. Stan, Kyle, Cartman ve Kenny adlı dört çocuğun Colorado’daki küçük bir kasabada yaşadıklarını anlatan dizi; kaba dili, siyaset, din, ünlüler ve Amerikan toplumuna yönelik acımasız taşlamalarıyla kısa sürede kültürel bir fenomene dönüştü. Basit kesme-kâğıt görünümündeki animasyonuyla başlayan South Park, yıllar içinde televizyon tarihinin en uzun ömürlü ve en etkili yetişkin animasyonlarından biri hâline geldi.

1997 – TCG Gayret, müze gemiye dönüşeceği İzmit sahiline getirildi

Türk Deniz Kuvvetlerinde 22 yıl hizmet verdikten sonra 1995’te görevden alınan TCG Gayret, müzeye dönüştürülmesinin ardından 13 Ağustos 1997’de bugün bulunduğu İzmit Garı önündeki sahile getirildi. ABD Donanmasında USS Eversole adıyla Kore ve Vietnam savaşlarında görev yapan gemi, 1973’te Türkiye’ye devredilmiş ve TCG Gayret adını almıştı. Kocaeli Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Gölcük Donanma Komutanlığının çalışmalarıyla müzeye dönüştürülen savaş gemisi 20 Ağustos’ta ziyarete açıldı ve Türkiye’nin ilk müze gemilerinden olarak İzmit’in simgelerinden biri hâline geldi.

2001 – 17 Ağustos depremzedelerinin kayıtlarını bu kez İzmit’teki sel vurdu

İzmit ve çevresinde 13 Ağustos 2001’de etkili olan şiddetli yağışlar sele dönüşerek eski Vali Konağının zemin katını bastı. Burada saklanan 17 Ağustos 1999 depreminden sonra yapılan yardım, hak sahipliği, para, erzak ve nakliye işlemlerine ilişkin yaklaşık 50 bin dosya su altında kaldı; depolanan bazı kültür varlıkları da zarar gördü. 19 Ağustos’ta yaşanan ikinci selin ardından dosyalar İzmit Fuar alanına taşınarak güneşte kurutulmaya çalışıldı. Olay dönemin yerel basınında çarpıcı biçimde “Deprem kayıtlarını sel aldı” başlığıyla gündeme geldi.

2001 – Ohrid Anlaşması Makedonya’daki çatışmaların sona ermesinin yolunu açtı

Makedonya’da hükûmet güçleriyle etnik Arnavut silahlı grupları arasında aylardır süren çatışmaların ardından hazırlanan Ohrid Çerçeve Anlaşması, 13 Ağustos 2001’de imzalandı. Anlaşma Arnavut toplumunun kamu kurumlarında daha adil temsil edilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve dil haklarının genişletilmesi gibi düzenlemeler getirirken yedi aya yakın süren silahlı çatışmanın siyasi çözümünün temelini oluşturdu. Ohrid Anlaşması, bugünkü Kuzey Makedonya’nın çok etnili siyasi yapısının başlıca hukuki dayanaklarından biri olmaya devam ediyor.

2003 – Yeşilçam’ın unutulmaz karakter oyuncularından Kazım Kartal öldü

Gerçek adı Kazım Dilcan olan sinema ve dizi oyuncusu Kazım Kartal, 13 Ağustos 2003’te İstanbul’da 67 yaşında hayatını kaybetti. 1960’lardan itibaren yüzlerce filmde oynayan Kartal, özellikle kötü adam, kabadayı ve yardımcı karakter rolleriyle Yeşilçam’ın en tanıdık yüzlerinden biri oldu; iki senaryo yazdı ve bir film de yönetti. Bir dizi çekimi için bulunduğu Erzurum’un Hınıs ilçesinde rahatsızlandıktan sonra İstanbul’a dönen sanatçı, kısa süre sonra kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

2004 – Televizyonda yemek yapmayı bir eğlence türüne dönüştüren Julia Child öldü

Amerikalı aşçı, yazar ve televizyon yıldızı Julia Child, 13 Ağustos 2004’te 91 yaşında hayatını kaybetti. 1960’larda başlayan The French Chef programıyla Fransız mutfağının tekniklerini Amerikan evlerine taşıyan Child; hata yapmaktan çekinmeyen, esprili ve doğal ekran kişiliğiyle aşçılık programlarını sadece tarif anlatılan yayınlar olmaktan çıkarıp televizyon eğlencesinin bir parçasına dönüştüren öncü isimlerden biri oldu. Uzun yıllar kullandığı ünlü mutfağı bugün Smithsonian Ulusal Amerikan Tarihi Müzesinde sergileniyor.

2004 – Burundi’deki Gatumba mülteci kampına düzenlenen saldırıda en az 156 Kongolu mülteci öldürüldü

Burundi’nin başkenti Bujumbura yakınlarındaki Gatumba mülteci kampı, 13 Ağustos 2004 gecesi silahlı saldırganların hedefi oldu. Çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 156 kişi öldürüldü, yüzden fazla kişi yaralandı; kurbanların büyük bölümünü Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki çatışmalardan kaçarak Burundi’ye sığınan Tutsi kökenli Banyamulengeler oluşturuyordu. Saldırganlar kampı ateşe verirken kaçmaya çalışan insanlara ateş açtı. Human Rights Watch, saldırıda Burundi’deki Hutu ağırlıklı FNL örgütü mensuplarının önemli rol oynadığı sonucuna vardı. Gatumba katliamı, Büyük Göller bölgesindeki etnik çatışmaların mülteci kamplarına kadar uzandığını gösteren en ağır saldırılardan biri olarak tarihe geçti.

2004 – Yaz Olimpiyatları Atina’da başladı; Türkiye üç altın madalyayla döndü

Modern Olimpiyatların 1896’da doğduğu Atina, 13 Ağustos 2004’te ikinci kez Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmaya başladı. Türkiye’nin en büyük başarısı halterden geldi: Halil Mutlu üst üste üçüncü olimpiyat şampiyonluğunu kazanırken Taner Sağır da altın madalyaya ulaştı. Nurcan Taylan ise kadınlar 48 kiloda şampiyon olarak Türkiye’ye Olimpiyat tarihinde altın madalya kazandıran ilk kadın sporcu oldu. Boksta Atagün Yalçınkaya, güreşte Şeref Eroğlu ve tekvandoda Bahri Tanrıkulu gümüş; halterde Sedat Artuç, güreşte Aydın Polatçı ve Mehmet Özal madalya kazanan diğer Türk sporcular arasında yer aldı.

Atina’dan yıllar sonra yapılan doping incelemeleri sonuçları da değiştirdi. Halter 77 kiloda başlangıçta dördüncü olan Reyhan Arabacıoğlu, Rus Oleg Perepetchenov’un doping nedeniyle diskalifiye edilmesinin ardından IOC’nin 2013 kararıyla bronz madalyaya yükseltildi. Böylece Atina 2004, Türkiye olimpiyat tarihinin madalya bakımından en başarılı organizasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.

2014 – Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba öldü

Beşiktaş’ın Onursal Başkanı Süleyman Seba, 13 Ağustos 2014’te İstanbul’da 88 yaşında hayatını kaybetti. Futbolculuk yıllarında siyah-beyazlı formayı giyen Seba, 1984’ten 2000’e kadar kesintisiz 16 yıl Beşiktaş Başkanlığı yaptı; kulüp onun döneminde futbolda çok sayıda şampiyonluk ve kupa kazandı. Başkanlığı bıraktığında kendisine “Onursal Başkan” unvanı verildi. Mütevazı yaşamı, rakiplere karşı saygılı tavrı ve “Beşiktaşlılık duruşu” olarak anılan yöneticilik anlayışıyla yalnız kendi camiasında değil, Türk futbolunun genelinde saygı gören isimlerden biri oldu.

2017 – Türk bilim insanları tarafından keşfedilen ilk ötegezegen kamuoyuna duyuruldu

Ankara Üniversitesi ile Ege Üniversitesinden astronomların yer aldığı ekibin Dünya’dan yaklaşık 212 ışık yılı uzaktaki HD 208897 yıldızının çevresinde keşfettiği ötegezegen, 13 Ağustos 2017’de kamuoyuna duyuruldu. Yaklaşık 1,4 Jüpiter kütlesindeki gezegenin yıldızı çevresindeki bir turu yaklaşık 353 gün sürüyordu. Antalya’daki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevinin RTT150 teleskobunun da kullanıldığı çalışma, Türk bilim insanlarının keşfettiği ilk ötegezegen olarak Türkiye astronomi tarihinde önemli bir yer edindi.

2017 – Yeşilçam’dan “Kurtlar Vadisi”ne uzanan kariyeriyle tanınan Kuzey Vargın öldü

Yeşilçam’ın özellikle sert adam ve kötü karakter rolleriyle tanınan oyuncularından Kuzey Vargın, 13 Ağustos 2017’de Muğla’da hayatını kaybetti. 1960’lardan itibaren 100’ü aşkın filmde rol alan Vargın, sonraki kuşakların hafızasına ise Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Aksaçlı, yani Adil Eşrefoğlu karakteriyle yerleşti. 1997’de Çökertme filmiyle Altın Koza’da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü alan sanatçı, Yeşilçam’dan televizyon dizileri dönemine uzanan uzun kariyerinin ardından 77 yaşında öldü.

2018 – “Efsane Geri Dönüyor” kampanyası başladı; Kocaelispor yıllar sonra gerçekten geri döndü

Borçları ve transfer yasağı nedeniyle tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşayan Kocaelispor için Kocaeli Valiliği öncülüğünde “Efsane Geri Dönüyor” yardım kampanyası 13 Ağustos 2018’de başlatıldı. Kentin siyasi ve idari yöneticileri, oda ve sivil toplum temsilcileriyle Kocaelispor yönetiminin destek verdiği kampanyanın amacı kulübün transfer yasağına neden olan borçlarının kapatılmasına katkı sağlamaktı. Ancak kampanya beklenen ilgiyi görmedi; yaklaşık dört ay sonunda toplanan para 180 bin lira civarında kaldı.

Kampanyanın sloganı yıllar sonra sembolik olarak gerçekleşti. Kampanyayla doğrudan nedensellik kurmak doğru olmaz; ancak o tarihte 3. Lig’de hayatta kalmaya çalışan Kocaelispor, alt liglerden yeniden yükselerek 19 Nisan 2025’te 16 yıl aradan sonra Süper Lig’e dönmeyi garantiledi ve 2025-2026 sezonunda Süper Lig’de mücadele etti.

2020 – İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerini normalleştirme kararı aldı

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda varılan anlaşmayı 13 Ağustos 2020’de açıkladı. Böylece BAE, Mısır ve Ürdün’ün ardından İsrail’le tam diplomatik ilişki kurmayı kabul eden üçüncü Arap ülkesi oldu. Anlaşma kapsamında büyükelçiliklerin açılması, doğrudan uçuşların başlaması ve ticaret, turizm, teknoloji ve güvenlik alanlarında iş birliği öngörülürken İsrail de Batı Şeria’nın bazı bölümlerini ilhak etme planını askıya alacağını açıkladı. Taraflar 15 Eylül’de Washington’da İbrahim Anlaşmaları adı verilen normalleşme anlaşmasını imzaladı; kısa süre sonra Bahreyn de sürece katıldı.

2022 – Hattuşa’da herkesin yıllardır içinden geçtiği tünelde 3 bin yılı aşkın süredir fark edilmeyen hiyeroglifler bulundu

Arkeolog Bülent Genç, 13 Ağustos 2022’de öğrencileriyle fotoğraf çekmek için Hititlerin başkenti Hattuşa’daki Yerkapı Tüneli’nde dolaşırken taşların üzerinde kırmızı boyayla çizilmiş işaretleri fark etti. Yapılan incelemelerde tünel boyunca 249 Anadolu hiyeroglifi tespit edildi. Hattuşa’da kazıların 1907’den beri sürmesine ve arkeologların tünelden sayısız kez geçmiş olmasına rağmen işaretlerin daha önce fark edilmemiş olması keşfi daha da sıra dışı hâle getirdi.

Sonraki çözümlemelerde yazıların bir bölümünün tünelin yapımıyla ilgili bir tür kitabe olduğu anlaşıldı. İşaretlerde “Arişadu” adlı kişinin yapıyla ilişkisine ve Hititler için kutsal öneme sahip Tuthaliya Dağı’na ilişkin ifadeler tespit edildi. Böylece yüzyılı aşkın süredir araştırılan Hattuşa’da, göz önünde duran bir yapı 13 Ağustos 2022’de Hitit dünyasına ilişkin yepyeni bilgiler vermeye başladı.

2022 – Özlem Yılmaz Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın generali oldu

Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan Kıdemli Albay Özlem Yılmaz, 13 Ağustos 2022 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla tuğgeneralliğe terfi ederek Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın generali oldu. Daha önce Jandarma Genel Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Şube Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz, terfisinin ardından Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcılığına atandı. Karar, kadınların Türkiye’de üst düzey askerî komuta kademelerine yükselmesi açısından tarihî bir ilk olarak kayıtlara geçti.

2023 – İYİ Parti Kocaeli’nin tanınmış isimlerinden Şanbaz Yıldız hayatını kaybetti

İYİ Parti Kocaeli eski İl Başkanı ve milletvekili adayı Şanbaz Yıldız, 13 Ağustos 2023’te geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Kocaeli siyasetinde uzun yıllar etkin olan Yıldız’ın ölümü daha da beklenmedik bir zamanda geldi: Yıldız, yalnızca bir gün önce İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı 5. Bölge Koordinatörlüğüne getirildiğini açıklamıştı. Cenazesi Kocaeli siyasetinin farklı partilerinden çok sayıda ismi bir araya getirirken Yıldız, sonraki yıllarda da 13 Ağustos’ta mezarı başında anıldı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.
Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.