10 Ağustos Tarihte Bugün

42 Dakika Okuma
10 Ağustos Tarihte Bugün
Google'da haber kaynağınızı Haber Kocaeli olarak seçin

Günün Tarihi / 10 Ağustos

10 AĞUSTOS’TA NELER KUTLANIYOR?

Dünya Aslan Günü

Her yıl 10 Ağustos, dünyadaki aslan nüfusunun korunmasına dikkat çekmek amacıyla Dünya Aslan Günü olarak anılıyor. 2013’ten bu yana uluslararası ölçekte yaygınlaşan gün; doğal yaşam alanlarının daralması, insan-yaban hayatı çatışmaları ve kaçak avcılık gibi tehditlerle karşı karşıya bulunan aslanların korunmasını gündeme getiriyor. Bir zamanlar Afrika’nın yanı sıra Avrupa ve Asya’nın geniş bölgelerinde yaşayan aslanların doğal yayılım alanı bugün büyük ölçüde Sahra Altı Afrika’yla sınırlı; Asya aslanlarının doğal yaşam alanı ise Hindistan’daki Gir bölgesinde bulunuyor. Hayvanat bahçeleri ve koruma kuruluşları 10 Ağustos’ta eğitim ve farkındalık etkinlikleri düzenliyor.

Ekvador Ulusal Günü

Ekvador, İspanyol sömürge yönetimine karşı bağımsızlık hareketinin başladığı 10 Ağustos 1809’u ülkenin ulusal günü olarak kutluyor. Quito’da bir grup yerel yönetici ve aydının İspanyol yönetimini reddederek oluşturduğu yönetim, Latin Amerika’daki bağımsızlık mücadelelerinin erken örneklerinden biri kabul edildi ve olay tarihe “İlk Bağımsızlık Çığlığı” olarak geçti. Ayaklanma kısa sürede bastırıldı; Ekvador kesin bağımsızlığına ancak 1822’de ulaştı. Buna rağmen 10 Ağustos, ülkenin bağımsızlık sürecinin başlangıcını simgeleyen başlıca ulusal kutlama günü olmaya devam ediyor.

Abay Günü

Kazakistan’da 10 Ağustos, ülkenin en önemli şair ve düşünürlerinden Abay Kunanbayulı’nın doğum günü anısına “Abay Günü” olarak kutlanıyor. 1845’te doğan Abay; şiirleri, felsefi yazıları, çevirileri ve eğitim düşüncesiyle modern Kazak yazılı edebiyatının ve edebî dilinin kurucu isimlerinden biri kabul ediliyor. Rus ve Avrupa edebiyatından yaptığı çevirilerle Kazak kültürünün dış dünyayla ilişkisini güçlendiren Abay’ın özellikle “Kara Sözler” adıyla bilinen düzyazıları ülkede kültürel ve ahlaki düşüncenin temel eserleri arasında bulunuyor.

Dünya Biyoyakıt Günü

10 Ağustos, fosil yakıtlara alternatif olarak bitkilerden, tarımsal atıklardan ve diğer biyolojik kaynaklardan elde edilen yakıtların kullanımına dikkat çekmek amacıyla Dünya Biyoyakıt Günü olarak anılıyor. Kutlama özellikle Hindistan’da 2015’ten bu yana Petrol ve Doğal Gaz Bakanlığının resmî etkinlikleriyle gerçekleştiriliyor. Amaç; petrol bağımlılığını azaltabilecek, tarımsal atıkları değerlendirebilecek ve daha düşük karbon salımı sağlayabilecek biyoyakıt teknolojilerini tanıtmak. Bazı takvimlerde aynı tarih “Uluslararası Biyodizel Günü” olarak da geçiyor; ancak bunun Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş resmî bir uluslararası gün olmadığını belirtmek gerekiyor.

Endonezya Ulusal Teknoloji Uyanışı Günü

Endonezya, 10 Ağustos’u Ulusal Teknoloji Uyanışı Günü olarak kutluyor. Tarihin seçilmesinin nedeni, ülkenin kendi imkânlarıyla geliştirdiği N-250 Gatotkaca yolcu uçağının 10 Ağustos 1995’te ilk uçuşunu gerçekleştirmesi. B. J. Habibie öncülüğündeki Endonezya havacılık sanayisinin geliştirdiği uçak, dönemine göre gelişmiş “fly-by-wire” kontrol sistemiyle ülkenin teknoloji alanındaki en iddialı projelerinden biriydi. İlk uçuşun ardından 10 Ağustos, devlet başkanlığı kararıyla bilim, teknoloji ve yerli inovasyonu teşvik eden ulusal bir anma günü ilan edildi.

Endonezya Ulusal Gaziler Günü

Endonezya’da 10 Ağustos aynı zamanda ülkenin bağımsızlığı ve egemenliği için mücadele eden gazilerin anıldığı Ulusal Gaziler Günü. Tarih, 2014 tarihli devlet başkanlığı kararıyla resmen kabul edildi; ancak resmî tatil değil. Kutlamalarda özellikle 1945-1949 arasındaki Endonezya Bağımsızlık Savaşı’nda görev yapanlarla ülkenin sonraki askerî mücadelelerinde yer alan gaziler anılıyor. İlginç biçimde Endonezya böylece aynı tarihte hem geçmişte savaşan kuşağını hem de geleceği temsil eden bilim ve teknolojiyi hatırlıyor.

 

10 AĞUSTOS’UN TUHAF GÜNLERİ

Aşağıdaki günlerin resmî veya uluslararası bir statüsü bulunmuyor. Büyük bölümü Amerikan özel gün takvimlerinden, fan topluluklarından veya çeşitli kampanyalardan doğmuş eğlencelik kutlamalar.

Tembellik Günü

10 Ağustos’un en uygun kutlamalarından biri kuşkusuz “Tembellik Günü”. ABD’de “National Lazy Day” adıyla yayılan günün kim tarafından ve ne zaman ortaya çıkarıldığı bilinmiyor; hatta kökenini araştırmaya kimsenin üşenmeden girişmemiş olması kutlamanın ruhuna oldukça uygun. Günün tek kuralı mümkün olduğunca az şey yapmak: geç kalkmak, işleri ertelemek, koltuktan kalkmamak ve bunu yaparken vicdan azabı çekmemek.

S’mores Günü

ABD’de 10 Ağustos, kamp ateşlerinin vazgeçilmez tatlılarından s’mores’a ayrılmış durumda. S’mores; ateşte kızartılmış marshmallow ile çikolatanın iki graham krakeri arasına sıkıştırılmasıyla hazırlanıyor. Bilinen en eski yazılı tariflerden biri 1927 tarihli bir Amerikan Kız İzciler kitabında “Some More” adıyla yer aldı; zamanla sözcük “s’more” biçimine dönüştü. Günün neden özellikle 10 Ağustos’a yerleştirildiğine ilişkin güvenilir bir tarihsel açıklama ise bulunmuyor.

Duran Duran’ı Takdir Etme Günü

1980’lerin en büyük pop gruplarından Duran Duran’ın hayranları için 10 Ağustos ayrıca özel bir gün. “Duran Duran Appreciation Day”in 1990’ların sonunda ABD’nin Michigan eyaletindeki bir radyo programcısı tarafından ortaya atıldığı anlatılıyor. Kutlama zamanla hayranlar arasında yaygınlaştı ve grup da 2000’lerden itibaren günü kendi resmî internet sitesinden kutlamaya başladı. Simon Le Bon ve arkadaşları 2010’daki mesajlarında günün nasıl ortaya çıktığını kendilerinin de tam bilmediklerini itiraf etmişti. Kutlamanın temel yöntemi ise şaşırtıcı değil: Duran Duran dinlemek.

Köpeğini Şımartma Günü

Bazı Amerikan özel gün takvimlerine göre 10 Ağustos “Köpeğini Şımartma Günü”. Sahiplerinden köpeklerine normalden fazla ilgi göstermeleri, sevdikleri yiyecekleri vermeleri, yeni oyuncak almaları veya onları uzun bir gezintiye çıkarmaları isteniyor. Günün güvenilir biçimde belgelenmiş bir kurucusu ya da tarihsel kökeni bulunmuyor. Zaten köpek sahiplerinin önemli bir bölümü için asıl soru, yılda yalnızca bir günün buna ayrılmasının yeterli olup olmadığı.

Gökdelenleri Takdir Etme Günü

10 Ağustos’ta ayrıca gökdelenlere bakıp hayran olmak için bile özel bir gün var. “Skyscraper Appreciation Day”, New York’taki ünlü Chrysler Building’in mimarı William Van Alen’in doğum günü olan 10 Ağustos’a yerleştirildi. Kutlamayı 2009’da Amerikalı hukukçu ve yazar Thomas Stevens’ın başlattığı belirtiliyor. Van Alen’in Art Deco başyapıtı Chrysler Building 1930’da tamamlandığında kısa bir süre için dünyanın en yüksek binası olmuştu. Böylece oldukça tuhaf görünen özel günün arkasında en azından gerçek bir mimarlık tarihi bağlantısı bulunuyor.

 

MÖ 30 – Kleopatra’nın ölümü Ptolemaios Hanedanı’nı sona erdirirken tarihin en kalıcı kadın ikonlarından birinin efsanesini başlattı

Ptolemaios Mısırı’nın son hükümdarı VII. Kleopatra, MÖ 30 yılının Ağustos ayında İskenderiye’de hayatını kaybetti. Ölümünün 10 Ağustos’ta gerçekleştiğini kabul eden kaynaklar bulunduğu gibi 12 Ağustos tarihini veren araştırmalar da bulunuyor. Bir yıl önce Aktium Muharebesi’nde Octavianus’a yenilen Kleopatra ile Marcus Antonius’un güçleri dağılmış, İskenderiye Roma kuvvetlerinin eline geçmişti. Antonius’un ölümünün ardından Kleopatra da yaşamına son verdi; ancak yüzyıllardır anlatıldığı gibi gerçekten bir kobra tarafından ısırılıp ısırılmadığı bugün kesin olarak bilinmiyor. Onun ölümüyle Mısır’da yaklaşık üç yüzyıldır hüküm süren Ptolemaios Hanedanı sona erdi ve ülke Roma egemenliğine girdi.

Kleopatra’nın etkisi ise ölümüyle sona ermedi. Roma döneminde siyasi bir düşman ve baştan çıkarıcı kadın olarak çizilen imgesi, yüzyıllar boyunca edebiyat, resim, tiyatro ve operada yeniden üretildi; Shakespeare’in Antonius ve Kleopatra tragedyası hikâyesini dünya edebiyatının en ünlü aşk anlatılarından birine dönüştürdü. 1963 tarihli Cleopatra filminde Elizabeth Taylor’ın canlandırdığı görkemli kraliçe ise modern popüler kültürdeki Kleopatra imgesini belirledi. Böylece tarihsel bir hükümdar olan Kleopatra, iki bin yılı aşkın süre sonra bile güzellik, iktidar, ihtiras ve trajediyle özdeşleştirilen dünyanın en tanınmış tarihî figürlerinden biri olmayı sürdürdü.

1519 – İnsanlığın ilk dünya çevresi yolculuğuna dönüşecek Magellan seferi Sevilla’dan yola çıktı

Portekizli denizci Ferdinand Magellan’ın komutasındaki beş gemilik filo, 10 Ağustos 1519’da Sevilla’dan ayrılarak tarihin en büyük keşif yolculuklarından birine başladı. İspanya adına sefere çıkan Magellan’ın amacı, Atlantik’ten batıya ilerleyerek Güney Amerika’nın ardından Baharat Adaları’na ulaşacak yeni bir deniz yolu bulmaktı. Filo daha sonra Sanlúcar de Barrameda’ya ulaştı ve 20 Eylül’de açık denize çıktı. Magellan Güney Amerika’nın güneyindeki, bugün kendi adını taşıyan boğazı aşarak Atlantik’ten Pasifik’e geçen ilk Avrupalı denizci oldu ancak 1521’de Filipinler’de öldürüldü. Yolculuğu Juan Sebastián Elcano sürdürdü; yalnızca Victoria adlı gemi 1522’de İspanya’ya dönebildi ve böylece insanlık tarihindeki ilk dünya çevresi deniz yolculuğu tamamlandı.

1543 – Kanûnî Sultan Süleyman’ın Macaristan seferinde Estergon Kalesi Osmanlı hâkimiyetine girdi

Kanûnî Sultan Süleyman’ın 1543 Macaristan seferinin başlıca hedeflerinden biri olan Estergon Kalesi, yaklaşık iki haftalık kuşatmanın ardından 10 Ağustos’ta Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti. Tuna kıyısındaki stratejik konumu ve Macaristan’ın eski dinî-siyasi merkezlerinden biri olması nedeniyle büyük önem taşıyan Estergon, fetihten sonra tahkim edilerek Budin eyaletine bağlı bir sancak merkezi hâline getirildi. Kale daha sonraki Osmanlı-Habsburg savaşlarında birkaç kez el değiştirdi ve uzun yıllar sınır mücadelelerinin önemli üslerinden biri oldu. Estergon adı, yüzyıllar sonra bile “Estergon Kalesi” türküsüyle Türk kültürel hafızasında yaşamayı sürdürdü.

1628 – Denizcilik tarihinin en ünlü tasarım felaketlerinden biri olan Vasa ilk seferinde Stockholm Limanı’nda battı

İsveç Kralı II. Gustav Adolf’un donanmasının en güçlü gemilerinden biri olması için inşa edilen Vasa, 10 Ağustos 1628’de Stockholm’den ilk seferine çıktı ancak yalnızca yaklaşık 1.300 metre ilerleyebildi. Üst yapısı ve ağır topları nedeniyle dengesiz olan gemi, rüzgârla yana yatınca açık top lombarlarından içeri su doldu ve dakikalar içinde battı; yaklaşık 30 kişi hayatını kaybetti. 333 yıl su altında kalan Vasa 1961’de denizden çıkarıldı ve olağanüstü ölçüde korunmuş hâliyle bugün Stockholm’deki Vasa Müzesi’nin merkezinde sergileniyor.

1675 – Dünya saatlerinin ve başlangıç meridyeninin referans noktası olacak Greenwich Gözlemevi’nin temeli atıldı

İngiltere Kralı II. Charles’ın denizcilikte konum ve boylam hesaplarını geliştirmek amacıyla kurulmasını emrettiği Greenwich Kraliyet Gözlemevi’nin temel taşı, 10 Ağustos 1675’te ilk Kraliyet Astronomu John Flamsteed tarafından Londra’daki Greenwich Parkı’nda konuldu. Christopher Wren ve Robert Hooke’un tasarımına katkıda bulunduğu gözlemevi, sonraki yüzyıllarda astronomi, denizcilik, haritacılık ve hassas zaman ölçümünün dünyanın en önemli merkezlerinden birine dönüştü. 1884’te uluslararası bir konferansla Greenwich’ten geçen meridyen 0 derece başlangıç meridyeni olarak kabul edildi; Greenwich Ortalama Zamanı da dünya çapındaki saat sistemlerinin temel referanslarından biri hâline geldi.

1680 – Kuzey Amerika’nın en başarılı yerli ayaklanmalarından Pueblo İsyanı İspanyol sömürge yönetimini New Mexico’dan 12 yıl uzaklaştırdı

Bugünkü New Mexico bölgesinde yaşayan Pueblo halkları, zorla çalıştırma, ağır vergiler ve geleneksel inançlarının bastırılmasına karşı 10 Ağustos 1680’de koordineli bir ayaklanma başlattı. Po’pay’ın önderliğinde yaklaşık iki düzine Pueblo topluluğunun katıldığı isyan kısa sürede yayıldı; İspanyol yerleşimciler Santa Fe’yi terk ederek güneye çekilmek zorunda kaldı. Pueblo halkları bölgenin denetimini 12 yıl boyunca ellerinde tuttu ve İspanyollar ancak 1692’de geri dönebildi. Ayaklanma, Kuzey Amerika’daki Avrupa sömürgeciliğine karşı yerli halkların gerçekleştirdiği en başarılı direnişlerden biri kabul ediliyor.

1792 – Tuileries Sarayı’nın basılması XVI. Louis’nin iktidarını sona erdirerek Fransız monarşisinin çöküşünü başlattı

Paris’teki devrimciler, sans-culotte’lar ve Marsilya’dan gelen gönüllüler 10 Ağustos 1792’de Tuileries Sarayı’nı kuşatarak kraliyet muhafızlarıyla şiddetli çatışmalara girdi. XVI. Louis ve ailesi saraydan ayrılarak Yasama Meclisine sığındı ancak Meclis aynı gün kralın yetkilerini askıya aldı ve yeni bir Ulusal Konvansiyonun seçilmesine karar verdi. Kraliyet ailesi birkaç gün sonra Temple Hapishanesi’ne gönderildi. 10 Ağustos ayaklanması böylece 1789’da başlayan Fransız Devrimi’nin monarşiden cumhuriyete geçişindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu; 21 Eylül 1792’de monarşi resmen kaldırılarak Fransa’da cumhuriyet ilan edildi.

1793 – Dünyanın en ünlü müzelerinden Louvre, Fransız Devrimi’nin ardından kraliyet koleksiyonlarını halka açtı

Yüzyıllar boyunca Fransız krallarının sarayı olarak kullanılan Louvre, 10 Ağustos 1793’te “Muséum central des arts” adıyla halka açıldı. Tarihin özellikle seçilmesi de anlamlıydı: Açılış, Tuileries Sarayı’nın basılarak monarşinin fiilen çöküşe sürüklendiği 10 Ağustos 1792 ayaklanmasının birinci yıldönümünde gerçekleştirildi. Kraliyet ailesi, aristokrasi ve kiliseye ait sanat eserlerinin kamusal bir koleksiyona dönüştürülmesi Fransız Devrimi’nin kültür alanındaki en güçlü simgelerinden biri oldu. Louvre sonraki iki yüzyılda dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen müzelerinden birine dönüştü.

1846 – Dünyanın en büyük müze, eğitim ve araştırma kuruluşlarından Smithsonian Institution kuruldu

ABD Başkanı James K. Polk, 10 Ağustos 1846’da Smithsonian Institution’ı kuran yasayı imzaladı. Kuruluşun öyküsü sıra dışıydı: İngiliz bilim insanı James Smithson, hayatında hiç gitmediği ABD’ye servetini “bilginin insanlar arasında artırılması ve yayılması” amacıyla kullanılmak üzere bırakmıştı. Bu mirasla Washington’da kurulan Smithsonian zamanla müzeler, araştırma merkezleri, arşivler, kütüphaneler ve hayvanat bahçesinden oluşan dev bir kuruma dönüştü ve bugün kendisini dünyanın en büyük müze, eğitim ve araştırma kompleksi olarak tanımlıyor.

1855 – Hereke Fabrika-i Hümayunu’nda görev yapan bir hekime ilişkin belge fabrikanın gündelik yaşamına küçük ama ilginç bir pencere açıyor

10 Ağustos 1855 tarihli Osmanlı belgesi, Hereke Fabrika-i Hümayunu’nda Covanni adıyla kaydedilen bir hekimin görev yaptığını ve Kütahya’ya gitmek için izin istediğini gösteriyor. Tek başına büyük bir tarihsel olay değil; ancak Osmanlı’nın erken sanayileşme girişimlerinden Hereke Fabrikası’nın yalnızca tezgâh ve üretimden ibaret olmadığını, çevresinde çalışanları ve çeşitli meslek gruplarını barındıran kurumsal bir yaşam oluştuğunu göstermesi açısından değerli. 1840’larda kurulan ve saray için ipekli kumaş üreten Hereke Fabrika-i Hümayunu, 19. yüzyıl Osmanlı sanayisinin en önemli tesislerinden biriydi.

1893 – Rudolf Diesel’in geliştirdiği ilk deneysel motor kendi gücüyle çalışarak dizel çağının kapısını açtı

Alman mühendis Rudolf Diesel’in daha verimli bir içten yanmalı motor geliştirmek amacıyla tasarladığı ilk deneysel motor, 10 Ağustos 1893’te Augsburg’da yapılan denemede ilk kez kendi gücüyle çalıştı. Diesel’in sistemi, benzinli motorlardan farklı olarak yakıtı bujiyle ateşlemek yerine silindir içinde yüksek basınçla sıkıştırılan havanın oluşturduğu sıcaklıktan yararlanıyordu. İlk prototip henüz güvenilir ve kullanıma hazır değildi; Diesel sonraki yıllarda tasarımını geliştirerek çalışan bir motor ortaya çıkardı. Onun adını taşıyan dizel motorlar daha sonra gemilerden lokomotiflere, kamyonlardan iş makinelerine ve elektrik üretim tesislerine kadar ulaşım ve sanayinin temel güç kaynaklarından biri hâline geldi.

1896 – İnsanlı uçuşun mümkün olduğunu binlerce planör denemesiyle kanıtlayan havacılık öncüsü Otto Lilienthal öldü

Alman mühendis Otto Lilienthal, bir gün önce planörüyle yaptığı deneme uçuşunda geçirdiği kazanın ardından 10 Ağustos 1896’da Berlin’de hayatını kaybetti. Kuşların uçuşunu ve kanatların aerodinamiğini yıllarca inceleyen Lilienthal, 1891’den itibaren kendi geliştirdiği planörlerle yaklaşık 2 bin kontrollü uçuş gerçekleştirdi ve insanın havadan ağır bir araçla tekrar tekrar uçabileceğini somut biçimde gösterdi. Uçuşlarının fotoğrafları dönemin gazetelerinde yayılarak dünya çapında büyük ilgi gördü. Lilienthal’ın deneyleri ve aerodinamik verileri daha sonra Wright Kardeşler tarafından da incelendi; böylece motorlu uçağın geliştirilmesine giden yolda önemli bilimsel ve pratik basamaklardan birini oluşturdu.

1897 – Aspirinin modern ilaca dönüşmesini sağlayacak saf ve dayanıklı asetilsalisilik asit Bayer laboratuvarında elde edildi

Bayer’in tarih kayıtlarına göre kimyager Felix Hoffmann, 10 Ağustos 1897’de Almanya’nın Elberfeld kentindeki laboratuvarda asetilsalisilik asidi kimyasal olarak saf ve depolanabilir bir biçimde sentezlemeyi başardı. Maddenin kendisi daha önce bilinmesine rağmen Hoffmann’ın çalışması, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak güvenilir biçimde üretilmesinin önünü açtı. Bayer ilacı daha sonra “Aspirin” adıyla piyasaya sürdü ve ürün 20. yüzyılın en yaygın kullanılan ilaçlarından birine dönüştü.

1909 – Elektro gitarın sesini ve biçimini değiştirecek Fender markasının yaratıcısı Leo Fender doğdu

Telecaster ve Stratocaster gibi elektro gitarlarla modern popüler müziğin sesini değiştiren Clarence Leonidas “Leo” Fender, 10 Ağustos 1909’da California’da doğdu. İlginç biçimde kendisi gitarist değildi; asıl tutkusu elektronik ve ses sistemleriydi. Kurduğu Fender şirketinin geliştirdiği seri üretime uygun solid-body elektro gitarlar ve bas gitarlar blues, country ve cazdan rock’a kadar birçok türün temel enstrümanlarına dönüştü. Jimi Hendrix’ten Eric Clapton’a, Buddy Holly’den David Gilmour’a sayısız müzisyenin kullandığı Fender gitarları 20. yüzyıl müzik kültürünün simgeleri arasına girdi.

1913 – Bükreş Antlaşması II. Balkan Savaşı’nı sona erdirerek Balkanlar’daki sınırları yeniden çizdi

Bulgaristan’ın Birinci Balkan Savaşı sonrasında Makedonya’nın paylaşımından memnun kalmayarak eski müttefikleri Sırbistan ve Yunanistan’a saldırmasıyla başlayan II. Balkan Savaşı, 10 Ağustos 1913’te imzalanan Bükreş Antlaşması’yla sona erdi. Bulgaristan; Romanya, Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan karşısında ağır toprak kayıplarını kabul etmek zorunda kaldı; Güney Dobruca Romanya’ya, Makedonya’nın büyük bölümü ise Sırbistan ve Yunanistan’a bırakıldı. Osmanlı Devleti Bükreş Antlaşması’na katılmadı; savaş sırasında Edirne ve Doğu Trakya’nın önemli bölümünü geri aldı ve Bulgaristan’la sınırını 29 Eylül’de imzalanan İstanbul Antlaşması’yla belirledi. II. Balkan Savaşı’nın ardından oluşan sınırlar Balkan devletleri arasındaki rekabeti sona erdirmedi; tersine Birinci Dünya Savaşı öncesindeki bölgesel gerilimlerin önemli kaynaklarından biri olarak kaldı.

1914 – Goeben ve Breslau’nun Çanakkale’ye ulaşması Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na giriş sürecindeki en kritik dönemeçlerden biri oldu

İngiliz donanmasından kaçan Alman savaş gemileri Goeben ve Breslau, 10 Ağustos 1914’te Çanakkale Boğazı’na ulaştı. Osmanlı Devleti henüz resmen tarafsızdı ve gemilerin boğazlardan geçirilmesi büyük bir diplomatik sorun yarattı. Çözüm olarak gemilerin Osmanlı donanmasına “satıldığı” açıklandı; Goeben Yavuz Sultan Selim, Breslau ise Midilli adını aldı ancak Alman mürettebat ve Amiral Wilhelm Souchon görevlerini sürdürdü. Souchon’un birkaç ay sonra Karadeniz’de Rus limanlarını bombalaması Osmanlı-Rus savaşını başlattı. Bu nedenle iki geminin 10 Ağustos’taki gelişi, Osmanlı Devleti’nin savaşa sürüklenmesinde belirleyici gelişmelerden biri sayılıyor.

1915 – Mustafa Kemal’in yönettiği Conkbayırı taarruzu İngiliz ve Anzak kuvvetlerini geri atarak Anafartalar’daki Türk başarısını pekiştirdi

Bir gün önce Birinci Anafartalar Muharebesi’nde İngiliz ilerleyişini durduran Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal, 10 Ağustos 1915 sabahı Conkbayırı’ndaki Türk birliklerini yeni bir taarruza kaldırdı. Saat 04.30’da başlayan süngü hücumunda Türk askerleri İngiliz ve Anzak birliklerini Conkbayırı’ndaki mevzilerinden çıkararak kıyıya doğru geri çekilmeye zorladı. Çatışmalar sırasında Mustafa Kemal’in göğsüne isabet eden bir şarapnel parçası cebindeki saate çarparak saati parçaladı ve yaralanmasını önledi. 9 Ağustos’taki Anafartalar başarısıyla birlikte 10 Ağustos Conkbayırı zaferi, İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’nı yararak Çanakkale Boğazı’na hâkim olma girişimini başarısızlığa uğrattı ve Mustafa Kemal’in “Anafartalar Kahramanı” olarak tanınmasında belirleyici oldu.

1920 – Osmanlı Devleti’ni parçalayarak egemenliğini büyük ölçüde ortadan kaldırmayı öngören Sevr Antlaşması imzalandı

İstanbul Hükûmeti adına Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşad Halis Bey, 10 Ağustos 1920’de Paris yakınlarındaki Sèvres’de İtilaf Devletleriyle Sevr Antlaşması’nı imzaladı. Antlaşma, Mondros Mütarekesi’nin ardından başlayan işgalleri kalıcı bir düzene dönüştürmeyi ve Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli’deki topraklarını İtilaf Devletleri ile onların desteklediği devletler arasında büyük ölçüde paylaştırmayı öngörüyordu. İzmir ve çevresi Yunan yönetimine bırakılıyor, Doğu Anadolu’da bir Ermenistan kurulması ve Kürtlerin yaşadığı bölgeler için özerklikten bağımsızlığa uzanabilecek bir süreç öngörülüyor; Boğazlar uluslararası bir komisyonun yönetimine veriliyor, Osmanlı ordusu yaklaşık 50 bin kişiyle sınırlandırılıyor ve devletin maliyesi İtilaf Devletlerinin denetimine sokuluyordu. Ankara’daki TBMM antlaşmayı kesin biçimde reddetti ve imzalayanlarla kabulünde sorumluluğu bulunanları vatan haini ilan etti. Sevr hiçbir zaman yürürlüğe girmedi; Millî Mücadele’nin zaferiyle uygulanamaz hâle geldi ve 1923 Lozan Barış Antlaşması’yla Türkiye’nin uluslararası statüsü bütünüyle farklı esaslar üzerinde belirlendi.

1927 – Geleneksel güldürü anlayışını Anadolu turneleriyle geniş kitlelere taşıyan tiyatro ustası Nejat Uygur doğdu

Tiyatro oyuncusu ve komedyen Nejat Uygur, 10 Ağustos 1927’de Kilis’te doğdu. Çocukluk yıllarında tiyatroyla tanışan Uygur, Güzel Sanatlar Akademisinin Heykel Bölümünde eğitim gördü ancak mezun olmadı; 1949’da kendi tiyatrosunu kurarak profesyonel sahne yaşamına başladı. Yıllar boyunca Anadolu’nun farklı kentlerini dolaşan topluluğuyla tiyatroyu büyük şehirlerin dışındaki seyirciyle buluşturdu. Cibali Karakolu, Kaynanatör, Hastane mi Kestane mi? ve Aman Özal Duymasın gibi oyunlarla tanınan Uygur, doğaçlamaya dayalı oyunculuğu, seyirciyle kurduğu doğrudan ilişki ve halk güldürüsünden beslenen üslubuyla Türkiye’nin en sevilen komedi sanatçılarından biri oldu. 1998’de Devlet Sanatçısı unvanı verilen Uygur, 2013’te hayatını kaybetti.

1938 – Cumhuriyet dönemi İzmit’inin simge yapılarından Halkevi binasının temeli sahilde törenle atıldı

İzmit’te uzun süredir yaşanan uygun Halkevi binası ihtiyacını gidermek amacıyla kentin sahil kesiminde yapılacak yeni yapının temeli 10 Ağustos 1938’de törenle atıldı. Törene Kocaeli Valisi Hamit Toskay’ın yanı sıra askerî ve mülkî yöneticiler, milletvekilleri, Halkevi üyeleri ve çok sayıda İzmitli katıldı. Mimar Seyfi Arkan’ın projesini hazırladığı yapı yalnızca kültür ve eğitim faaliyetleri için değil, yeni gelişen İzmit sahilinin kent planlamasına yön verecek önemli bir Cumhuriyet yapısı olarak tasarlanmıştı. Halkevi binası sonraki yıllarda İzmit’in en tanınan mimari simgelerinden biri oldu.

1944 – Bükreş bombardımanından dönen Amerikan B-24 Liberator uçağı İzmit’e zorunlu iniş yaptı

İstanbul Valiliği, 10 Ağustos 1944 saat 14.22’de kimliği belirlenemeyen bir uçağın Kocaeli yönünde ilerlediğini bildirince bölgedeki uçaksavar birlikleri alarma geçti ve uçağa ateş açıldı. Kısa süre sonra bunun ABD Hava Kuvvetlerine ait bir Liberator ağır bombardıman uçağı olduğu ve İzmit hava meydanına iniş izni aldığı anlaşılınca ateş kesildi. Bükreş’e yönelik hava harekâtından dönen uçak hafif hasarla İzmit’e indi; Kocaeli Valisi Ziya Tekeli, on kişilik mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu Ankara’ya bildirdi. Olay, Türkiye’nin savaş dışında kalmaya çalıştığı II. Dünya Savaşı yıllarının Kocaeli’ye kadar uzanan sıra dışı sahnelerinden biriydi.

1945 – Japonya’nın teslim şartlarını kabul etmeye hazır olduğunu bildirmesi Pasifik Savaşı’nın sona ermesine giden yolu açtı

Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları ile Sovyetler Birliği’nin Japonya’ya karşı savaşa girmesinin ardından Japon hükûmeti, 10 Ağustos 1945’te Müttefiklere Potsdam Bildirisi’ndeki teslim koşullarını kabul etmeye hazır olduğunu bildirdi. Ancak Tokyo yönetimi, İmparator Hirohito’nun egemenlik haklarının korunmasını şart koşuyordu. Müttefikler, imparatorun yetkisinin teslimiyetin ardından Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanına bağlı olacağını bildirerek bu koşula karşılık verdi. Birkaç gün süren görüşmelerin ardından Hirohito 15 Ağustos’ta Japon halkına teslim kararını açıkladı; resmî teslim belgesi ise 2 Eylül’de imzalandı ve II. Dünya Savaşı hukuken sona erdi.

1945 – İlk sıvı yakıtlı roketi uçurarak modern uzay çağının temelini atan Robert Goddard öldü

Amerikalı fizikçi ve mühendis Robert H. Goddard, 10 Ağustos 1945’te hayatını kaybetti. Uzaya ulaşabilecek roketler üzerinde çalışmaya henüz bu düşüncenin bilimkurgu sayıldığı yıllarda başlayan Goddard, 16 Mart 1926’da benzin ve sıvı oksijenle çalışan dünyanın ilk sıvı yakıtlı roketini başarıyla fırlattı. Sonraki yıllarda roketlerin yönlendirilmesi, çok kademeli sistemler, yakıt besleme düzenekleri ve yüksek irtifa uçuşları konusunda bugün de kullanılan pek çok temel teknolojinin öncülüğünü yaptı. Yaşadığı dönemde çalışmalarının değeri yeterince anlaşılmasa da roket teknolojisinin gelişmesi ve insanlığın uzaya çıkmasıyla Goddard, modern roketçiliğin kurucu isimlerinden biri olarak kabul edildi; NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi de onun adını taşıyor.

1948 – Bugünkü gizli kamera ve şaka programlarının televizyon atası Candid Microphone ilk kez ekrana geldi

Radyo yapımcısı Allen Funt’ın sıradan insanları habersizce sıra dışı durumlarla karşılaştırıp tepkilerini kaydettiği Candid Microphone, 10 Ağustos 1948’de ABD’de televizyona uyarlandı. Programda artık yalnız insanların söyledikleri değil, gizli kameralarla yüz ifadeleri ve davranışları da kaydedilebiliyordu. Yapım kısa süre sonra Candid Camera adını aldı ve onlarca yıl devam ederek dünyanın pek çok ülkesindeki gizli kamera ve şaka programlarının modeline dönüştü. Bugün televizyonlarda gördüğümüz “haberi olmadan şakaya düşürülen insan” formatının atalarından biri böyle doğdu.

1950 – Bulgaristan’ın 250 bin Türkün üç ay içinde Türkiye’ye gönderilmesini istemesi büyük göç krizini başlattı

Bulgaristan Hükûmeti, 10 Ağustos 1950’de Türkiye’ye verdiği notayla ülkeden ayrılmak isteyen 250 bin Türkün yalnızca üç ay içinde Türkiye tarafından kabul edilmesini istedi. Ankara yönetimi bu olağanüstü kısa süreyi ve notanın üslubunu tepkiyle karşıladı; ayrıca göçmenlerin taşınabilir mallarını yanlarında getirebilmelerinin sağlanmasını talep etti. Kriz karşılıklı notalarla büyüdü ve 1950-1951 yıllarında on binlerce Bulgaristan Türkünün Türkiye’ye göç ettiği büyük nüfus hareketine dönüştü. Cumhuriyet döneminde Balkanlardan Türkiye’ye gerçekleşen en büyük zorunlu göç dalgalarından biri böyle başladı.

1951 – Türkiye’nin deniz ulaşımı ve liman hizmetlerini tek çatı altında toplayacak Denizcilik Bankasının kuruluş kanunu kabul edildi

TBMM, 10 Ağustos 1951’de 5842 sayılı Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu’nu kabul etti. 500 milyon lira sermayeyle kurulması öngörülen kuruluşun hisselerinin yüzde 51’i Hazineye ayrılırken, Denizcilik Bankasına şehir hatlarını işletmekten Türkiye kıyıları ve yabancı denizlerde yolcu ve yük taşımaya; liman, kılavuzluk ve römorkör hizmetlerinden gemi yapımı ve onarımına, fenerler ve can kurtarma istasyonlarının işletilmesine kadar çok geniş görevler verildi. 1 Mart 1952’de faaliyete geçen Denizcilik Bankası, sonraki yıllarda Türkiye’nin deniz ulaşımı, liman işletmeciliği ve tersaneciliğinin en önemli kamu kuruluşlarından biri hâline geldi.

1957 – Tiyatro, sinema ve müzikte uzun soluklu kariyeriyle Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından Zuhal Olcay doğdu

Oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay, 10 Ağustos 1957’de İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünü bitiren Olcay, sahne oyunculuğunun ardından sinema ve televizyona geçti; Gecenin Öteki Yüzü, Gizli Yüz, İstanbul Kanatlarımın Altında, Salkım Hanım’ın Taneleri ve Yeditepe İstanbul gibi yapımlarla geniş kitlelerce tanındı. 1989’da Evita müzikalinde Eva Perón’u canlandırırken şarkıcılığı da dikkat çekti; daha sonraki yıllarda yayımladığı albümlerle oyunculuğunun yanında kendine özgü bir müzik kariyeri oluşturdu. Olcay, tiyatrodan sinemaya ve müziğe uzanan çalışmalarıyla Türkiye’nin farklı kuşaklar tarafından tanınan sanatçılarından biri oldu.

1960 – II. Abdülhamid’in saray yaşamını birinci elden anlatan önemli hatıratın yazarı Ayşe Sultan öldü

  1. Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan, diğer adıyla Ayşe Osmanoğlu, 10 Ağustos 1960’ta İstanbul’da hayatını kaybetti. Babasının 1909’da tahttan indirilmesinin ardından ailesiyle Selanik’e giden Ayşe Sultan, 1924’te hanedan üyelerinin yurt dışına çıkarılmasıyla Türkiye’den ayrıldı ve yaklaşık 28 yıl Paris’te yaşadı. Hanedanın kadın üyelerinin dönüşüne izin verilmesinin ardından 1952’de İstanbul’a döndü. 1960’ta yayımlanan Babam Sultan Abdülhamid adlı hatıratı; II. Abdülhamid’in kişiliği, aile hayatı, Yıldız Sarayı’nın gündelik yaşamı ve Osmanlı hanedanının son yılları hakkında birinci elden bilgiler içermesi nedeniyle dönemin önemli kaynaklarından biri oldu.

1960 – Kendine özgü sesiyle arabesk ve fantezi müziğin en tanınmış yorumcularından biri olacak Kibariye doğdu

Gerçek adı Bahriye Tokmak olan Kibariye, 10 Ağustos 1960’ta Manisa’nın Akhisar ilçesinde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren şarkı söylemeye başlayan sanatçı, 1970’lerde İzmir’de gazino ve pavyonlarda sahne aldı; güçlü sesi ve kendine özgü yorumuyla dikkat çekmesinin ardından İstanbul’a geçti. 1981 yılbaşı gecesinde televizyonda görünmesi geniş kitlelerce tanınmasını sağladı ve “Kim Bilir” başta olmak üzere çok sayıda şarkıyla 1980’ler ve 1990’ların en popüler arabesk-fantezi yorumcularından biri oldu. Daha sonraki yıllarda televizyon programlarıyla da tanınan Kibariye, sahnedeki doğallığı ve güçlü vokaliyle Türk popüler müziğinin kendine özgü isimlerinden biri hâline geldi.

1960 – Zorro’dan Desperado’ya Hollywood’un en tanınmış İspanyol yıldızlarından Antonio Banderas doğdu

İspanyol oyuncu Antonio Banderas, 10 Ağustos 1960’ta Málaga’da doğdu. Sinemaya Pedro Almodóvar’ın filmleriyle giren Banderas, 1990’larda Hollywood’a geçerek Philadelphia, Interview with the Vampire ve Desperado gibi yapımlarla uluslararası yıldız oldu. 1998’de The Mask of Zorro’daki Zorro karakteriyle dünya çapında geniş bir seyirciye ulaştı; daha genç kuşaklar ise onu Shrek serisindeki Çizmeli Kedi’nin sesi olarak tanıdı. Banderas, Avrupa sinemasından Hollywood yıldızlığına geçebilen en başarılı İspanyol oyunculardan biri oldu.

1966 – Apollo astronotları için güvenli iniş bölgeleri arayan Lunar Orbiter 1 Ay’a doğru fırlatıldı

NASA’nın Lunar Orbiter 1 uzay aracı, 10 Ağustos 1966’da Cape Canaveral’dan fırlatıldı. Görevin temel amacı Ay yüzeyini yüksek çözünürlükle fotoğraflayarak gelecekteki Surveyor araçları ve insanlı Apollo görevleri için güvenli iniş bölgeleri belirlemekti. Dört gün sonra Ay yörüngesine giren araç, bunu başaran ilk Amerikan uzay aracı oldu. Lunar Orbiter 1 ayrıca 23 Ağustos’ta Ay’ın yakınından Dünya’nın ilk fotoğrafını çekerek insanlığın kendi gezegenini başka bir gökcisminin çevresinden ilk kez görmesini sağladı.

1975 – Türkiye’yi 2002 Dünya Kupası’nda yarı finale taşıyan altın golün sahibi İlhan Mansız doğdu

Eski millî futbolcu İlhan Mansız, 10 Ağustos 1975’te Almanya’nın Kempten kentinde doğdu. Almanya’da futbola başlayan Mansız, Türkiye’de Kuşadasıspor ve Samsunspor’un ardından 2001’de Beşiktaş’a transfer oldu; ilk sezonunda 21 golle Süper Lig gol kralı oldu. Kariyerinin unutulmaz anı ise 2002 Dünya Kupası çeyrek finalinde Senegal’e karşı geldi. Uzatmaların 94. dakikasında attığı altın golle Türkiye’yi yarı finale taşıyan Mansız, millî takımın turnuvayı dünya üçüncüsü olarak tamamlamasında önemli rol oynadı. FIFA’nın daha sonra altın gol uygulamasını kaldırmasıyla bu gol, Dünya Kupası tarihinde atılan son altın gol olarak kaldı.

1978 – Ankara Balgat’ta dört kahvehaneye düzenlenen silahlı saldırıda 5 kişi öldürüldü

Türkiye’nin 12 Eylül öncesindeki siyasi şiddet ortamının ağır olaylarından biri 10 Ağustos 1978 gecesi Ankara’nın Balgat semtinde yaşandı. Saat 21.30-22.00 sıralarında bir otomobilden dört kahvehaneye otomatik ve yarı otomatik silahlarla ateş açıldı; 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Dönemin TBMM kayıtlarında olayın ideolojik amaçla gerçekleştirildiği belirtildi. Daha sonra “Balgat Katliamı” adıyla anılan saldırı, sağ-sol çatışmalarının cinayetler ve kitlesel saldırılarla tırmandığı 1978 yılının simgesel olaylarından biri hâline geldi.

1982 – Türkiye Ermenisi Artin Penik, ASALA’nın sivillere yönelik saldırılarını protesto etmek için Taksim’de kendini yaktı

61 yaşındaki terzi Artin Penik, ASALA’nın üç gün önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gerçekleştirdiği ve 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı protesto etmek amacıyla 10 Ağustos 1982’de Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde kendini ateşe verdi. Ermeni asıllı bir Türk vatandaşı olan Penik, bıraktığı mektupta masum insanların öldürülmesine karşı çıktığını ve ASALA’nın eylemlerini kınadığını belirtti. Çevredekilerin müdahalesiyle ağır yaralı olarak Cerrahpaşa Hastanesine kaldırılan Penik, birkaç gün sonra yaşamını yitirdi. Olay, ASALA terörüne Türkiye’deki Ermeni toplumunun içinden yükselen en çarpıcı protestolardan biri olarak hafızalara kazındı.

1988 – ABD, II. Dünya Savaşı sırasında kamplara kapattığı Japon kökenli Amerikalılardan resmen özür dileyerek tazminat ödemeyi kabul etti

ABD Başkanı Ronald Reagan, 10 Ağustos 1988’de Civil Liberties Act’i imzalayarak II. Dünya Savaşı sırasında Japon kökenli Amerikalıların zorla yerlerinden edilip kamplarda tutulmasının büyük bir haksızlık olduğunu devlet adına kabul etti. Yasa, hayatta kalan hak sahiplerine kişi başına 20 bin dolar tazminat ödenmesini öngörüyor ve uygulamanın ırksal önyargı, savaş histerisi ve siyasi liderlik başarısızlığından kaynaklandığını kabul ediyordu. Böylece savaş döneminde 100 binden fazla insanı etkileyen uygulama için ABD yönetimi yaklaşık yarım yüzyıl sonra resmî özür ve maddi tazminat yoluna gitti.

1990 – Magellan uzay sondası Venüs’e ulaşarak gezegenin yüzeyini ilk kez küresel ölçekte haritalayacak göreve başladı

NASA’nın Magellan uzay sondası, Dünya’dan yaklaşık 15 ay süren yolculuğun ardından 10 Ağustos 1990’da Venüs yörüngesine girdi. Gezegenin kalın bulut tabakası yüzeyin doğrudan görüntülenmesini engellediği için Magellan, bulutların içinden geçebilen radar dalgalarını kullanarak Venüs’ün yüzeyini haritaladı. Dört yılı aşkın süren görev boyunca gezegen yüzeyinin yaklaşık yüzde 98’inin yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edildi; dev volkanlar, lav kanalları, dağlık bölgeler ve tektonik yapılara ilişkin ayrıntılar ortaya çıkarıldı. Magellan’ın gönderdiği veriler, Venüs’ün jeolojik geçmişi ve Dünya’ya benzeyen büyüklüğüne rağmen neden böylesine farklı bir gezegene dönüştüğü konusundaki araştırmaların temel kaynaklarından biri oldu.

2002 – Nesne yönelimli programlamanın temellerini atan bilgisayar bilimci Kristen Nygaard öldü

Norveçli bilgisayar bilimci Kristen Nygaard, 10 Ağustos 2002’de Oslo’da hayatını kaybetti. Nygaard, Ole-Johan Dahl’la birlikte 1960’larda geliştirdiği Simula programlama diliyle bilgisayar programlarının kurulma biçimini kökten değiştiren “nesne yönelimli programlama” anlayışının temellerini attı. Nesneler, sınıflar ve kalıtım gibi kavramları programlama dünyasına taşıyan Simula, daha sonra Smalltalk, C++, Java ve C# gibi yaygın dillerin gelişimini doğrudan etkiledi. Nygaard ve Dahl bu çalışmaları nedeniyle 2001’de bilgisayar biliminin en prestijli ödülü kabul edilen Turing Ödülü’ne layık görüldü. Nygaard’ın geliştirilmesine öncülük ettiği yaklaşım, bugün kullanılan yazılımların büyük bölümünün temel düşünce biçimlerinden biri olmaya devam ediyor.

2003 – Yuri Malençenko Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan evlenerek uzaydayken nikâh kıyan ilk insan oldu

Rus kozmonot Yuri Malençenko, 10 Ağustos 2003’te Dünya’dan yaklaşık 400 kilometre yüksekte Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yaparken Houston’daki nişanlısı Ekaterina Dmitrieva ile evlendi. Texas yasalarının taraflardan birinin bulunmadığı vekâleten evliliklere izin vermesi sayesinde gerçekleştirilen törende Dmitrieva gelinliğiyle NASA’nın Johnson Uzay Merkezi’ndeydi; Malençenko ise uçuş tulumuna papyon takarak video bağlantısıyla nikâha katıldı. Yaklaşık 200 davetlinin izlediği törende damadın Dünya’daki yerini gerçek boyutlu karton maketi aldı. Böylece Malençenko, uzaydayken evlenen ilk insan olarak tarihe geçti; çift balayı için kozmonotun Dünya’ya dönmesini birkaç ay beklemek zorunda kaldı.

2006 – Yolcu uçaklarını sıvı patlayıcılarla havaya uçurma planının engellenmesi havalimanı güvenliğini kalıcı biçimde değiştirdi

İngiliz güvenlik birimleri, 10 Ağustos 2006’da İngiltere’den ABD ve Kanada’ya gidecek yolcu uçaklarına sıvı patlayıcılarla saldırmayı planlayan bir gruba yönelik büyük operasyon düzenledi. Planın ortaya çıkarılması üzerine İngiltere’de terör tehdidi en yüksek seviyeye çıkarıldı ve havalimanlarında olağanüstü güvenlik önlemleri uygulandı. Ardından Avrupa Birliği ve başka ülkeler el bagajında taşınabilecek sıvılara sınırlama getirdi; bugün yolcuların çok iyi bildiği 100 mililitrelik kap kuralı bu süreçte ortaya çıktı. Yirmi yıl sonra bile havalimanı güvenliğinin en görünür uygulamalarından biri olmayı sürdürüyor.

2014 – Türkiye’de cumhurbaşkanı ilk kez doğrudan halk oyuyla seçildi ve Recep Tayyip Erdoğan ilk turda kazandı

Türkiye, 10 Ağustos 2014’te tarihinde ilk kez cumhurbaşkanını doğrudan halk oyuyla belirlemek için sandık başına gitti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçerli oyların yüzde 51,79’unu alarak ilk turda Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı seçildi. Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 38,44, Selahattin Demirtaş ise yüzde 9,76 oy aldı; seçime katılım yüzde 74,13 olarak gerçekleşti. Cumhurbaşkanının daha önce TBMM tarafından seçildiği Türkiye’de 2007 anayasa değişikliğiyle getirilen doğrudan seçim sistemi böylece ilk kez uygulandı. Erdoğan 28 Ağustos’ta yemin ederek görevi Abdullah Gül’den devraldı; 10 Ağustos seçimi Türkiye’nin siyasal sisteminin sonraki yıllardaki dönüşümünde önemli dönüm noktalarından biri oldu.

2018 – Türk lirasının tarihî değer kaybı ve ABD’nin çelik-alüminyum vergilerini ikiye katlaması 2018 kur krizini derinleştirdi

Türk lirası 10 Ağustos 2018’de dolar karşısında gün içinde yüzde 18’e varan değer kaybıyla Cumhuriyet tarihinin en sert günlük düşüşlerinden birini yaşadı. Türkiye-ABD ilişkilerinin Rahip Andrew Brunson krizi nedeniyle gerildiği sırada ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’den ithal edilen çeliğe uygulanan gümrük vergisini yüzde 50’ye, alüminyum vergisini ise yüzde 20’ye çıkardığını açıkladı. Lira yılbaşından itibaren değer kaybediyordu ancak 10 Ağustos’taki sert düşüş krizi yeni bir aşamaya taşıdı; olay ekonomi tarihine “2018 kur krizi”nin en kritik günü olarak geçti.

2018 – Bir havalimanı çalışanının boş yolcu uçağını izinsiz havalandırması ABD havacılık tarihinin en sıra dışı güvenlik olaylarından birine dönüştü

Seattle-Tacoma Havalimanı’nda Horizon Air yer hizmetlerinde çalışan 28 yaşındaki Richard Russell, 10 Ağustos 2018 akşamı yolcusu bulunmayan bir Bombardier Q400 uçağını izinsiz olarak hareket ettirip havalandı. Yaklaşık bir saat süren uçuş boyunca hava trafik kontrolörleri Russell’la temas kurarken askerî savaş uçakları da bölgeye gönderildi. Uçak daha sonra Washington eyaletindeki Ketron Adası’na düştü ve Russell hayatını kaybetti. FBI soruşturması olayın terör saldırısı olmadığı ve başka kişilerin olaya karıştığına ilişkin kanıt bulunmadığı sonucuna vardı; buna karşılık olay havalimanı çalışanlarının uçaklara erişim güvenliğini dünya çapında tartışmaya açtı.

2018 – Köy yaşamını içeriden ve gerçekçi bir dille anlatan Bizim Köy’ün yazarı Mahmut Makal öldü

Yazar, şair ve öğretmen Mahmut Makal, 10 Ağustos 2018’de Ankara’da hayatını kaybetti. İvriz Köy Enstitüsünden mezun olduktan sonra öğretmenlik yaptığı köylerde gördüğü yoksulluğu, eğitimsizliği, sağlık sorunlarını ve gündelik hayatın güçlüklerini yazıya döken Makal, 1950’de yayımlanan Bizim Köy adlı kitabıyla büyük ses getirdi. Köyü idealize etmek yerine içeriden, gözleme dayalı ve yalın bir dille anlatması, Türk edebiyatında köy gerçekçiliğinin gelişmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Eserleri birçok dile çevrilen Makal, Köy Enstitüleri kuşağının yetiştirdiği en etkili yazarlardan biri olarak Türkiye’nin edebiyat ve eğitim tarihinde kalıcı bir yer edindi.

2019 – Çocuklara yönelik seks ticareti suçlamalarıyla tutuklu Jeffrey Epstein cezaevinde ölü bulundu

Amerikalı finansçı ve hüküm giymiş seks suçlusu Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center’da hücresinde ölü bulundu. Epstein, bir ay önce çok sayıda reşit olmayan kız çocuğunu yıllar boyunca cinsel olarak istismar etmek ve seks ticaretine sürüklemekle suçlanarak tutuklanmıştı. Ölümü nedeniyle 2019’daki federal dava sonuçlanamadı; ancak Epstein daha önce, 2008’de Florida’da reşit olmayan bir kişiye yönelik cinsel suç kapsamında suçunu kabul etmiş ve seks suçlusu olarak kayda geçmişti.

New York Adli Tıp Kurumu ölüm nedenini intihar olarak belirledi, FBI soruşturması da ölümünde başka bir kişinin suç teşkil eden müdahalesine ilişkin kanıt bulamadı. Buna karşılık daha sonra yapılan federal inceleme, cezaevinde Epstein’ın gözetimine ilişkin ciddi ihmaller yaşandığını; görevlilerin zorunlu kontrolleri yapmadığını ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını ortaya çıkardı. Epstein’ın zengin ve güçlü çevrelerle ilişkileri, hakkında yürütülen soruşturmanın kapsamı ve yargılanamadan ölmesi olayın dünya çapında büyük yankı uyandırmasına ve yıllarca sürecek komplo teorilerinin ortaya çıkmasına yol açtı.

2021 – Makedonya tiyatrosundan Türk televizyonlarının sevilen karakterlerine uzanan kariyeriyle Sabina Toziya öldü

Üsküplü oyuncu Sabina Toziya, 10 Ağustos 2021’de 75 yaşında hayatını kaybetti. Yarım yüzyılı aşan sanat yaşamında Makedonya’da tiyatro, sinema ve televizyonda çok sayıda önemli rol üstlenen Toziya, Türkiye’de geniş kitlelerce önce Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Afife Hatun, ardından Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisindeki otoriter ve güçlü Hayriye Çakırbeyli karakteriyle tanındı. Annemin Yarası ve Bal Kaymak filmlerinde de rol alan sanatçı, Balkan tiyatro geleneğiyle Türkiye televizyon dünyası arasında tanınan yüzlerden biri hâline geldi. Toziya, uzun süren sağlık sorunlarının ardından doğduğu Üsküp’te hayatını kaybetti.

2025 – Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem geniş bir bölgede hissedildi

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos 2025 saat 19.53’te 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Yaklaşık 11-13 kilometre derinlikte oluşan sarsıntı Balıkesir’in yanı sıra İstanbul, İzmir, Manisa, Kütahya, Bursa, Yalova, Sakarya ve çevre illerde de hissedildi. Sındırgı merkezinde bir binanın çökmesi sonucu enkazdan çıkarılan 81 yaşındaki bir kişi hastanede hayatını kaybetti; çok sayıda kişi yaralandı ve bölgede çeşitli yapılarda ağır ve hafif hasar oluştu. Depremin ardından yoğun bir artçı sarsıntı dizisi başladı; AFAD yalnızca 28 Eylül’e kadar büyüklükleri 0,6 ile 4,9 arasında değişen 11 binden fazla artçı kaydetti. Sındırgı bölgesi aynı yıl 27 Ekim’de yine 6,1 büyüklüğünde başka bir depremle sarsıldı.

Bu haber Haber Kocaeli özel içeriğidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi olsa haberin tamamı veya bir kısmı, yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz, başka mecralarda yayınlanamaz.
Haber Kocaeli
TarafındanHaber Merkezi
Haber Merkezi, Haber Kocaeli editör kadrosunun ortak imzasıdır. Ekibimiz Kocaeli ve İzmit gündemini yerinden takip eder; son dakika, asayiş, siyaset, ekonomi ve Kocaelispor haberlerini doğruluk esasıyla hazırlar. Ajans kaynaklı içerikler yayına alınmadan önce editör denetiminden geçer. Haber Merkezi imzalı içeriklerin editoryal sorumluluğu Yayın İlkelerimiz çerçevesinde yayın yönetimimize aittir. Haber önerisi ve düzeltme talepleri için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.